-
Yazan: 06 - 10 - 2008 : 14.37 - sinopsis
Merhabalar ;
Bir miras davası ile ilgili profesyonel hukuki desteğe ihtiyacım bulunmaktadır. İzmir-Karşıyaka'da ikamet etmekteyim. Konu ile ilgili olarak önerebileceğiniz hukukçu bir arkadaşınız var mı?
Teşekkürler.
-
Yazan: 22 - 09 - 2008 : 14.04 - Filinta32
Tek katlı, ahşap köy evindeki hareket birden duruldu. Sevincin yerini üzüntü aldı. Ayşe Hanım doğum yapmış, kız çocuğu dünyaya getirmişti. Ufacık-tefecik, küçücük bir kız çocuğu. Aradan on yıl geçti, on beş yıl geçti, yirmi yıl geçti, ama onun boyu 95 cm. idi, yani 1 metre bile değil. Daha sonra da boyu hiç uzamadı zaten, hep 95 cm. kaldı. Siyah saçlı, kahverengi gözlü ve güzel yüzlüydü. İyi ka
-
Yazan: 08 - 09 - 2008 : 10.00 - Filinta32
[b][size="4"]Annesi, babası fakirdi Ahmet’in. Tek göz odalı bir gecekonduda oturuyorlardı. Babasının ciÄŸerleri hasta olduÄŸundan zorunlu emekliye ayrılmıştı. Ahmet okul olmadığı zamanlar simit satarak zorlukla ilkokulu bitirdi. Daha sonra komÅŸusunun yardımıyla bir lokantaya bulaşıkçı olarak girdi. Ahmet hayalini gerçekleÅŸtirmek için ilk adımını atmıştı. Eskiden lokantaların camları arkasında
-
Yazan: 01 - 03 - 2008 : 06.35 - rita
Sesler gittikçe uzaklaşıyor.Sonu görünmeyen bir patikadayım.Yolum uzun görünüyor ağır ağır ilerliyorum.Başımı gökyüzüne kaldırıyorum annem,babam kardeÅŸlerim…
Zayıf bünyeli bir çocuktum.ÇocukluÄŸumu hatırladığımda her zaman hasta oluÅŸum gelir aklıma Bir türlü sabahı olmayan uzun geceler yanımda annem… anneciÄŸim….
Bir eli alnımda sürekli kontrol ediyor. Gece uzun ,ben ateÅŸler içinde, annem yorgun,annem bitkin…. Masallar anlatıyor bana .Dinlemezdim ben yaÅŸardım bu masalları adeta kabarık etekler içinde bir prenses olurdum mesela , bedenimdeki virüs büyürdü, büyürdü, kocaman bir dev olurdu kaçırmak isterdi beni uzaklara.Annem bırakmazdı sıkı sıkı tutardı ellerimi.Hep korurdu, kollardı, severdi beni anneciÄŸim.Ne güzel masallar anlatırdı bana.
Kimin sözüydü hatırlayamadım EÄŸer tanrı cenneti vaad etmeseydi insanlara, hiç kimse ona secde eder miydi acaba? Karşılıksız ,beklentisiz sevmek var ya, böyle bir ÅŸeye ÅŸahit olmadım ben bu dünyada Belki bir tek annem vardı hiç bir beklentisi olmadan veren .Çok emeÄŸi geçti bana…Hiç ödeyemedim ki…
Gözüm eşime ve çocuklarıma takılıyor sonra Allahın bana armağanları onlar.Onlarla sarıldım hayata.Üzüntülerine ağladım,sevinçlerine güldüm.insan olmanın her türlü durumunu yaşattılar bana
Gökyüzündeki bu büyük aile fotoÄŸrafı silinmeye baÅŸladı .FlulaÅŸtı.Yüzlerdeki gülümsemeler belli belirsiz bir hal aldı, yavaşça kayboldu.Ardından bir yıldız yaÄŸmuru…
Işıl ışıl. YavaÅŸ yavaÅŸ yürümeye devam ediyorum bu saÄŸanak yıldız yaÄŸmuru altında.Kar taneleri gibi düştükleri yerde tutunamıyor, ışıltıları sönüyor, söndüğü yere bir baÅŸka yıldız düşüyor sonra ….
Yıldız düşüyor yürüdüğüm patikaya ,etime,saçlarıma,
Dokunuyorum çıplak tenime,üşümüyorum,sıcak ta değil böyle şeyler hissetmiyorum burada,Endişelerim.yok,korkularım yok,Çıplaklığımdan utanmıyorum da .Şimdi bu duygular ne kadar da saçma geliyor bana.İçimde derin bir huzur duygusu yürüyorum sadece
Ellerim çıplak tenimde dümdüzüm .Kadın deÄŸilim artık,ama erkekte deÄŸilim.Cinsiyetimi soyunmuÅŸum bu yolda…Bilmem neden?Artık ÅŸaşırtmıyor beni hiçbir ÅŸey patikanın her iki yanında bulunan , filizlenen,açan bir anda solan rengarenk ışıltılı çiçekler bile .
Yılbaşı ağaçlarının süslendiği renkli minik ışıklar gibi ışıl ışıl yanıp sönüyor ve sürekli aynı şey tekrarlanıyor
Hızlı hızlı .Filizleniyor, büyüyor, açıyor ve ölüyor.Acaba her şey o kadar hızlı mı yaşamda.?
Yürüyüşüm hızlanıyor yokluyorum kendimi öncem yok hatırlayamıyorum hiçbir şeyi kimim,nerden geldim.Arkaya bakıyorum ,az önce yürüdüğüm yollar yok ,açıp solan çiçekler yok ,öncem yok,sonram umurumda değil .Yürüyorum hızlıca
Attığım her adımda ayaklarım yerden kesiliyor yükseliyorum .Ben mi yükseliyorum yoksa Yukarı doÄŸru çekiliyor muyum bilmiyorum…
Kollarım açık iki yanımda, başım dik ,gözlerim kapalı
Yükseliyorum...Yükseliyorum…Yükseliyorum…
Allahım sana geliyorum…
-
Yazan: 26 - 01 - 2008 : 14.59 - esin_28
Konuşmak gerekiyor bazen susmak artık çare değilse...Anlatmaya başlamalı kendinle barışıklığını bitirdiğin yerden,Başlıyorum o zaman bak dinle ;İstesemde istemesemde ardından değişti hayatım,geceler değişti anlamsız kara karu oldu biraz daha fazla acı çektirir oldu...mevsim uzun zamandır sonbahar rengi soluk,yüreğim yorulmuş ayaz bir kış gecesi gibi donuk çaresiz.Dinlediğim bütün şarkılar aynı ama farklı anlamlar kazandı,halbuki şarkılar bu kadar canımı yakmazdı,güneşi seven ben, ay ışığında aydınlatmaya çalıştığım dünyamı ve yıldızlar başka türlü parlar oldu gökyüzünde...yalnızlığımı anlatmak istercesine..Artık evim bir başka oldu yavaş yavaş çektim perdelerimi.Çekmeceye çektim çocuksu duygularımı,sevinçlerimi..Sanki büyüdüm bir kerede harcadım bütün yıllarımı,beklediğimden daha fazla olgun bir şekilde yaşadım ayrılığı..kapadım kapılarımı topladım bütün yaşadığım anılarımı attım denizin derinliklerine...Ama sen halen varsın içimdesin gelirsin gidersin ama aynı yerdesin....sen aklıma gelecektin ama sadece yüreğime uğramıyacaktın,düşünecektim ama dokunmayacaktım,üzülcektim ama ağlamayacaktım...Sana gel dedim ama gelmedin..rahat bırak uykularımı gecelerimi,kabus olma,halen içimdesin gitmiyorsun,bit..bit..lütfen..
Yar..!yollarında şimdi kalbim...senin için incindim kahroldum..başardın sonunda oldu bak istediğin yaralı hayallerim..Hep aynı olmak zorunda mı ayrılıklar,yanlızlığımın sesini kimse dinlemedi...ben yanlızlığımı haykırdım ama kimse duymak istemedi...