-
Yazan: 12 - 05 - 2008 : 10.23 - alex28
Sayın Hukukçular,
X firmasından almış olduğumuz mallara karşı değişik vadelerde senetler düzenlemiş ve borçlu olduğumuz firmaya vermiştik. Senetleri vadelerinde haricen ve elden makbuz karşılığı ödemiştik. ( Makbuzlarda nakten ve elden ve hangi senede istinaden ödediğimize dair şerh düşmüş ve nakiti ödediğimiz ve karşı firmada ssk lı olarak çalıştığını bildiğimiz kişinin isim soyad ve imzasını
-
Yazan: 09 - 05 - 2008 : 21.06 - germanboy
Sn.Forum
Oncelikle turkce yazim icin ozur dilerim , ben almanya dogma ve buyumeyim ,yasim 35 evliyim ve 2 cocugum var , ben 20nisanda turkiyeye geldim ve burada (buyuk bir hata oldugunu biliyorum) bir rus bayanla bir barda tanistim , ve onunla birlikte onunn tanidigi 2 taksiciden 4 kez uyusturucu aldim (sigaralik) , dun beni Polis aradi ve Emniyete cagirdi , (telefonum kendi ustume kayitli) ,
-
savcıların şikayete bağlı suçlarda kamu dava açma süresi yokmuş. fakat iş yoğunlukları her nekadar olursa olsun suç ispatlanmış bir dosyayı takipsizlik yada kamu davası açma yönünde sonuçlandırma 2 yıldan fazla sürer mi.
-
Yazan: 07 - 05 - 2008 : 16.49 - bleed
Yardim ve yataklik sucundan hüküm giymis bir sahsin sucu zaman asimina ugrarmi?Ugrarsa zaman asimi süresi ne kadardir?
Yardimlariniz icin simdiden cok tesekkürler.
-
Yazan: 07 - 05 - 2008 : 03.21 - ehocaoglu
Merhaba.
Bir Arkadaşim Eski Eş Tarafinda Darp Edildi Ve Arkadaşim Eski Eşini Savciliğa Suç Duyurusunda Bulundu. Savcilik Mahkemeye Sevk Etmiş.arkadaşimin Nerak Ettiği Tck.86/2,86/3 Den Yargilanan Eski Eşi Eğer Mahkemeye Gelmzse Ve Arkadaşimda Gitmezse Cezali Duruma Düşerlermi? Ve Mahkeme Süreci Ne Olur.?dava Düşermi? Ve Bu Maddelerden Hüküm Giyerse çocuklarinin Velayetini Geri Alabilirmi? Tck.53
-
Yazan: 06 - 05 - 2008 : 03.14 - emrey
Birkaç gün önce konuyu bir kere daha gündeme getirmiştim ama yeterli cevap alamadım ve baya dağıldı konu. Ayrıca bazı detayları yazmayı unutmuşum. O yüzden affınıza sığınarak tekrar sormak istiyorum.
Bundan yaklaşık 10 gün önce trafikte tatsız bir olay yaşadım. Arabamla tek başıma seyahat ederken yine tek başına arabasını kullanan bir askeri hakimle karşı karşıya geldim. Detaylara girmeden kısaca
-
Yazan: 05 - 05 - 2008 : 12.57 - fkm
ceza dairesinde görülen bir davada komşu tarlaya tecavüz suçundan 5 ay hapis ve masraflar paraya çevrilmek suretiyle ceza aldım. temyiz 28 ocak 2008 de başvurdum. temyiz davası görülmeye başladı mı başlamadı mı bilmiyorum. ancak geçen süre içinde keşifte tanıklık eden iki kişiden ikisinin de beyanatlarının aynı kaydedildiğini farkettim. oysa ikisi farklı gerçekleri savunuyordu. bu bilgiyi ve yeni
-
Yazan: 04 - 05 - 2008 : 05.41 - emrey
Bundan yaklaşık 10 gün önce trafikte tatsız bir olay yaşadım. Arabamla tek başıma seyahat ederken yine tek başına arabasını kullanan bir askeri hakimle karşı karşıya geldim. Detaylara girmeden kısaca anlatıyorum. Trafik hali önüne kırdım mecburen ve o da selektör atmaya başladı. El kol hareketleri ile beraber bunu yapınca kenara çektim arabamı. Çok detaya giremiyorum çünkü gerçekten unuttum tam ol
-
Yazan: 02 - 05 - 2008 : 09.55 - padelt
Anayasaya aykırılık iddiası Ceza Muhakemesi Kanunu madde 77 hakkındadır.Bu madde kadın şüpheli veya sanığın hakkında şöyle bir düzenleme getirmektedir; ''Kadının muayenesi, istemi halinde ve olanaklar elverdiğinde bir kadın hekim tarafından yapılır.''
Bu hüküm yalnızca jinekolojik müdahaleyi değil her türlü müdahaleyi kapsadığından kötüye kullanılabilecek bir madde olmakla birlikte kadın er
-
Yazan: 02 - 05 - 2008 : 09.02 - gronland
mrb arkadaşlar ben polis memuruyum arkadaşlarla sohbet ederken konu üst aramasına geldi ve arkadaşın biri önleyici aramada avukatların üstü aranır mı dedi bende evet aranır fakat avukatlar sonuçta kanun adamlarıdır onları aramak etik olmaz dedim arkadaş ise önleyici aramada avukatların üstü etik olsun olmasın aranmaz dedi. Benim merak ettiğim ağır cezalık hallerde avukatların üstünün arandığını bi
-
Yazan: 28 - 04 - 2008 : 14.37 - berna7806
cebir hile ve tehtit ile kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma diye karar verilmişti.temyize gidildi sonuç ne olur.3 kişi yargılanıyor bu konuda.
-
Yazan: 22 - 04 - 2008 : 17.07 - stgoktas
merhaba,
basit zimmetten 3 yıl 10 ay ceza aldım yaklaşık 5 ay cezaevinde yattım ve tahliye oldum.(para ödendi,banka davadan çekildi)hakkımda 2 tane bilirkişi raporu var.birincisi nitelikli dolandırıcılık diğeri basit zimmet.biz üçüncü bir bilirkişi istemedik tahliye olabilmem için.itirazımızı yargıtaya yaptık.şu an yargıtay da.sormak istediğim onanırsa eski tck ya göre 11 ay daha yatarım var.bir
-
bana iftira atılıyorda beni bilgilendirirmisiniz ne yapmam gerekiyor cok zor durumdayım
avukat arkadaşıma söyledim savcılığa git suc duyurusunda bulun dedi (765 sayılı Türk Ceza Kanunu’nda düzenlenmiş bulunan; iftira (madde 285), suç uydurma (madde 283/1)) ee sonra ne olacak bende mahkemeye gidermiyim dosya üstünden mi ceza alır 2 tane suc duyurusunda bulundu bana ikiside takipsizlik aldı
-
Yazan: 21 - 04 - 2008 : 03.15 - humeh
Herkese öncelikle selamlar
Sormak istediğim geçen sene yapmış olduğumuz trafik kazasında eşim ve oğlum yaralandı tutulan rapora itiraz ettim, ve şu anda raporda asli kusur bilirkişi tarafında karşı tarafa verildi. Yeni kanunlara göre bu ceza davasında aynı oranda iki tarafta ceza alacak görünüyor.( anlamış değilim ) Karşı taraf anlaşma teklif ediyor. Fakat arabanın hasarını bu davada değil açılac
-
Arkadaşlar benim bir sorum olacak. Yargıtay kararı ile Yargıtay ilamı arasında bir fark var mı? Yargıtay ilamlarında genelde 'kararda açıklandığı üzere' ve 'toplanan deliller karar yerinde incelenmis' gibi ibareler var. Dolayısıyla şöyle düşündüm: acaba Yargıtay ilamına dayanak oluşturan bir Yargıtay kararı da mı var? Varsa bu kararları nerede bulabilirim? Yardımınız için şimdiden teşekkür ederim!
-
Yazan: 16 - 04 - 2008 : 10.24 - magic.01
çocuk mahkemesinde sürmekte olan bir davam var davacı taraf mahkeme süresi içinde mahkemeden vazgeçtiğini söledi peki bundan sonra neler olur?? dava düşermi halen ceza falan alırmıyım?
-
cmuk 231 maddesi , 2 yıldan az hapis cezası almış sanıkların belli şartları taşıması halinde erteliyor.
ama bu kanun askeri suçlarada uygulanıyor mu yada uygulanacak mı....
bununla ilgili askeri mahkemelerce verilen kararlar mevcut.
KANUNDA ASKER SİVİL AYRIMI YAPILMAMASI NEDENİ İLE ASKERİ SUÇLARA UYGULANMAMASI KANUNA AYKIRI DEYİL Mİ
TEŞEKKÜR EDERİM.
-
arkadslar ben bi arkdsa telefonu bozuldugu zaman yardım edip tamir ettirdim ancak sora o tel calıntı cıktı falan bi sürü olay oldu.şimdi elime bi savcılık yazısı geldi ne diyor ne yapmam gerek bi yazın lütfen.
en alt paragrafta yazan
şüpheliler ve baskaca kimse hakkında kavusturmaya yer olmadıgına kararın sorusturma sırasında ifadeleri alınan süpheliler ................ ile müştekiye tebligi
-
5271 sayılı ceza muhakemeleri usul kanunundan yararlanan ve askeri ceza kanununa göre yargılanan arkadaşlar ...
eğer cezanın zertelendi ise lütfen emsal teşkil etmesi açısından mahkemenin erteleme kararlarını paylaşırmısınız.....
-
Bildiğiniz gibi 46/2-d maddesi Gidişe ayrılan en soldaki şeridi sürekli işgal etmek, anlamına geliyor bana 8 mart 2008 tarihinde ceza yazılmış olmasına rağmen tebliğ 4 nisan 2008 tarihinde yani bügün geldi.Araba sürme tarzıma göre kesinlikle sürekli olarak sol şeridi ihlal etmem.
Buna itiraz etmek için ne yapmalıyım?
-
Yazan: 01 - 04 - 2008 : 08.22 - turk77
Sevgili arkadaşlar kimi tanısam bu forumu önerdi ,
Benim bir sorum olacak bugünlerde 102. madde ve ceza indirimi hakkında birşeyler varmı yokmu bir türlü bulamadım.
Ayrıca yargıtayın sitesine girdigimde bir türlü dosya sorgulama kısmını çözemiyorum mahkeme esas numarası 2/4 şeklindemi yazılıyo lütfen yardım..
-
Merhabalar adım Ercan Bu konu Türkiyedeyiz diyemi acaba başımdan geöeni anlatmak ve paylaşmak isterim.19.05.2006 Günü bir arkadaşım aracılığı ile bir bayanla tanıştım kız 20 yaşında bir kız ve bir kız çocuğu var bana tecavüze uğradığını söyledi ve çocukta böyle doğmuş vs ilişkiye başladık zaman geçti tabi gönül bu ak ve kara sevdim.ama tecavüzle suçladığı adamın çocuğunun babası olduğunu söyledi f
-
Yazan: 28 - 03 - 2008 : 04.56 - opheria
Merhabalar, benim merakım şu;
Bir Cumhuriyet savcısı için ortalama iddianame düzenleme ya da takipsizlik kararı verme süresi nedir?
-
Yazan: 26 - 03 - 2008 : 10.50 - yazerah
Iş Yerimize Biri Baş Vurdu Sicil Kaydinda şunlar Yaziyor
Adli Sicil Kaydi Vardir Arşiv Kaydi Yoktur
C:001202004c0388454 (01261025-04) 29.01.2002 Ck:497/2 59 31 33;tmk:471(2 Kez);ck:71.ankara;7.ağm 32y16a Ah;m Khm;ykh.06/10/2003 2003/319-2003/333 10/06/2004
T:000002006t0095589 (99025061-06)29.01.2002 Ck:497/2 59 31 33 40.ankara;7.ağm 32y16a Ah.06/10/2003 2003/319-2003/333 Yeni Türk Ceza Ka
-
Yazan: 26 - 03 - 2008 : 06.31 - phaselis
Saygıdeğer arkadaşlar;
Bir yakınım dolandırıcık suçundan 1.Ağır Cezada yargılandı ve 5 yıl hapis ve 100.000 YTL adli para cezasına çarptırıldı.Yargıtay ilgili daireside kararı onadı ama kararın yanlış olduğunu görüştüğümüz avukatlar söyledi.Aynı şahıs daha öncede aynı suçtan Asliye Ceza Mahkemelerinde yargılandı ve onlardan beraat etti.Bu durumda yargılanmanın yenilenmesi veya Tashihi kararı nası
-
Yazan: 25 - 03 - 2008 : 11.09 - muh82
Merhaba
Bundan yaklaşık 2 yıl önce ailevi bir nedenle karakolda ifade verdim.İfade vermeden 1 saat önce 127 promil alkollü olduğum tespit edilmiş. Verdiğim ifadede ailemden şikayetçi olmuşum ve ben bunu hatırlamıyorum. Şimdi benim adıma kamu davası açılmış ve ben ailemden şikayetçiymişim ailemden biri daha önce benzer bir suçtan para cezası aldı ve şuan devlete bağlı çalışıyor.
Sevk maddesi: T
-
Yazan: 25 - 03 - 2008 : 04.05 - Doc
Sayın üyeler,
2797 sayılı Yargıtay Kanunu'nun "Hukuk ve Ceza Genel Kurullarının görevleri" 15.maddesi bildiğiniz gibi şöyledir:
------------
Hukuk ve Ceza Genel Kurullarının görevleri:
Madde 15 - Hukuk ve Ceza Genel Kurullarının görevleri şunlardır:
1. Yargıtay dairelerinin bozma kararlarına karşı mahkemelerce verilen direnme kararlarını inceleyerek karar vermek,
2.
-
Yazan: 24 - 03 - 2008 : 22.09 - naz_11
2004 yılında verilen 150 ytl olan çocuğa ödenekcek nafaka ki çocuk o dönemde okula gitmiyordu şu anda 3 sınıfa gitmekte yıl 2008 karşı taraf 1milyar maaş almakta ssk ödenmekte ev kirası ödemesi yok son yasaya göre sanırım sürekli nafaka arttırımı olmaması için tüfe yada üfe gibi oranlarda arttırılmakta yanlışta biliyor olabilirim 4 yıllık nafaka tahmini ne kadar olabilir
saygılarımla
-
Yazan: 24 - 03 - 2008 : 14.31 - trafik
Herkese Merhaba; Boşandıktan yaklaşık üç sene sonra yerel mahkeme ödemiş olduğum nafaka miktarını 50 ytl kadın için yoksulluk nafakası ve 50 ytl çocuk için iştirak nafakası olarak toplam 100 ytl daha artırdı. Bu durumda ise ödediğim toplam nafaka 450 ytl oldu.
Ancak yerel mahkeme bu kararı verdiğinde boşandığım bayan sigortalı olarak bir işyerinde çalışıyordu, fakat yerel mahkemenin verdiği kara
-
Yazan: 22 - 03 - 2008 : 14.21 - sul3yman
Arkadaşım darp etme gerekçesiyle iftiraya maruz kaldı ve konu mahkmeye taşındı. 2 Yıl Hapis cezası aldı. Ancak bu karar alındıktan hemen sonra davacı taraf bir dilekçe ile davayı geri çekmek istediklerini bir dilekçe ile bildirdirdiler ve Savcı da bu dilekçeyi dava dosyasına koydu. Arkadaşımın cezası af olunur mu ? yoksa Hukuki süreç devam mı eder ?
-
arkadaşlarımla yaptığım bi kavgadan dolayı olayda bulunan kişilerden birisinin burnu kırıldı ve rapor aldı davacı oldu mahkemeye çıktık,daha sonra davacı olan kişiyle aramızda barıştık ve o günden sonra 1 mahkemeye daha gittim,eve kağıt geldi 2000 ytl para cezası ve bir hafta süre itiraz hakkı bulunduğu yazıyor.bu durumda ne yapmam gerekir yardımcı olursanız gerçekten çok seviniceğim,saygılarımla,
-
Yazan: 18 - 03 - 2008 : 11.17 - normandia
Merhabalar Hırsızlık suçundan (Büyük bir Süpermarket zincirinden alınan çayın unutulan ödemesi ) arkadaşım yargılandı sonuç olarak 1 Milyar Lira (1000 YTL) para cezası verildi.bu cezayı belirli taksitlerde öderken son ödeme yaptığı sırada kararın geçersiz olduğunu bugüne yatırdığı paraları mal müdürlüğünden geri alması gerektiğini yani yeni TCK yasalarına göre tekrar yargılanacağını öğrendi.Bu dur
-
Yazan: 18 - 03 - 2008 : 10.45 - ahmet01
Evrakta sahtecilik:
Merhaba arkadaşlar;
Ben 24 yaşında üniversite öğrencisi birisiyim. Şuan evrakta sahtecilik yapmak iddiasıyla şikayet edilmişim. Olayı kısaca şöyle açıklayayım;
Yaklaşık 3 yıl okuduğum fakültede bir kız ile birlikteliğimiz oldu. Ve neredeyse nişanlı gibi idik. Aileler biliyordu. Geçen yıl bu zamanlara yakın aramız bozuldu ve bana hiç ummadığım şekilde şeyler söyledi. Ve y
-
Merhaba arkadaşlar
Yakın bir arkadaşım yaklaşık bir kaç ay önce eşini dövmekten 3 ay ceza almış cezası ertelenmişti.Şimdi yeniden eşiyle kavga etti. Eşi şikayetci olmuş.Özetle savcılık mahkemeye sevketti, mahkeme de tutuklanmasına karar verdi.Arkadaşım içerideyken eşi şikayetinden vazgeçti.Fakat mahkeme olmadığından hala içerde.Bu durumda şikayetçi olunmadığına göre acaba arkadaşım mahkemede serb
-
Mrb forumda cep telefonu rahatsızlıklarını okudum ama benim durumum biraz daha farklı olduğu için konuyu açmaya karar verdim.
Ben izmir de yaşıyorum. Ablam öğretmen ve ilk atama olarak Ağrı'ya atandı. Bir hafta önce benim cep telefonuma ablan şuan şurda diye mesaj geldi. Korktum çünkü mesaj atan kişi ablamın yerini bildiği için takip ediyordu. Bana mesaj attıktan 2 saat sonra numara avea dan k
-
Yazan: 10 - 03 - 2008 : 10.40 - emperatif
Herkese Merhabalar;Bilindiği üzere kamuoyunda mini af olarak tabir edilen değişiklikle CMK'nın 231.maddesindeki hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumunun kapsamı genişletildi.
Bugün katılan vekili olarak bulunduğum bir davada sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilerek tarafımıza vekalet ücretine hükmedildi.Ancak cmk 231/5 gereği hükmün açıklanmasının geri b
-
Yazan: 09 - 03 - 2008 : 12.53 - safari28
Öncelıkle boyle bir site hazırladığınız için sizlere teşekkür etmek istiyorum.Benim sorumda şu.ehliyetimi 6 ay süreyle aldırdım.İçtiğim 1 duble rakı akşam 22,30 almıştım trarik denetlemesine gece 1,30 civarlarında dek geldim.Alkolmetreye rahatlıkla ufleyebileciğimi düşünmüştüm.Fakat cıkan promil 59 gösterdi.yalnız bende hiçbir şekilde sarhoşluk veya dikkatsizlık yoktu.İtirazıma binayen hastaneye
-
Bundan 1 yıl önce ilk davamı kazanmıştım. Tescil plakasına fahri trafik müfettişi tarafından kesilen bir ceza tutanağı, tarafıma tutanağın düzenlenişinden 1,5 yıl sonra tebliğ edildiği için savunma hakkım elimden alınmış idi. Çünkü ilgili yönetmelik gereğince tebligat bana tutanağın düzenlenişinden 7 gün içinde yapılmalı idi.
[quote]20062 sayılı, 27.01.1989 tarihli Trafik Para Cezalarının Tahsi
-
Yazan: 08 - 03 - 2008 : 06.16 - SARTORYUS
Cinsel suçtan yargılanan kişilerin şikayetçinin şikayetini geri alması sonucunda berat etme durumları söz konusumudur?Avukatın savcılığın yazmış olduğu iddanameye şikayetçinin şikayetinden vazgeçtiğini söylemesi üzerine tutuksuz yargılanmak üzere serbest bıraklılmalarını talep edebilirmi?
-
Yazan: 08 - 03 - 2008 : 04.21 - sule3040
Tensip zaptı örneği ve sorguyu içeren ilk celse tutanağı bulmamda yardımcı olabilecek bir hocam varmı acaba?
-
Yazan: 05 - 03 - 2008 : 20.32 - Kipak
Merhaba daha öncede foruma yazdım boşanma hakkında kimse bir yorum yazmamiş, şimdi tekrar bir başka konu hakkında yazmak istiyorum umarım birisi yorum yapar.Ben internette konuştuğum bir Finlandiya lı bayanla 2 yıl aradan sonra Türkiye'de evlendik daha öncede 4 kez geldi Türkiye'ye ve 50 gün önce evlendik.Bana orada ev kiralayacağım ikimiz için dedi. Daha sonra bana evin kira dekontu olduğu Fince bir kağıt imzalamı söyledi ve imzaladim ve bana ev kirasi için 500 euro ve ev eşyası için para istedi. Ben de ona güvenip 30 000 bin euro verdim.Daha sonra evlendik Finlandiyaya geri döndü, ve Türkiyedeki apostilemi çikarip ona gönderdim evliliğimizi finlandiyada kayit etsin diye. Ondan sonra bana kayıt ettiğini söyledi, kısa bir süre sonra bende oturum izni almak için Ankara Finlandiya konsululuğa gittim, oturum iznini beklerken aradan iki hafta geçti eşimim bana olan tavırları değişti, bana yalandan sen eroin ve esrar kullaniyorsun sen yalancisin ailen hakkında yalan söyledin bana yıl boyunca dedi iftira atti. Bana yeni bir erkek arkadaş bulup onunla birlikte olduğunu söyledi, bu da yetmemiş gibi polise gitmişler eşim Finlandiya ya gelirse eğer beni öldürecek demiş.Şimdi ise hiç telefonu açip cevap vermiyor msn ye gelmiyor inaninki hayatımı kaydırdı ben ne yapmalıyım ? Tazminat davasi açarsam nasil ispat edeceğim beni dolandirdiğini parayi verdiğime dair yazili bir kağit yok, sizce ne yapmalıyım bilgi verirseniz sevinirim...!
-
Merhaba,
İnternet sitesi üzerinden şahısla yaptığım alışveriş sonucunda dolandırıldığımı fark ettim. Ödemesini yaptığım kişi satın almış olduğum elektronik cihazı bana ulaştırmamakla birlikte telefonlarını'da kapatarak iletişimi tamamen kopardı. internet bankacılığı ile Ödemesini yaptığım şahsın bilgileri bende mevcut "hesap no, şube kodu isim soyisim" gibi, bu bilgilerden yola çıkarak savcılığa yarın suç duyurusunda bulunacağım. Bir netice çıkarmı? veya başka izlemem gereken yol varmı? Ayrıca savcılığa ilk defa başvuracağım için izlemem gereken yollar nelerdir?
saygılar.
-
Öncelikle böyle yararlı bir site için emeği geçen herkeze çok teşekkur ederim
Benim sorum kardeşim 18 yasından küçük okulda 4 - 5 kişi bir çocugu dövmüşler ama cocuk devamlı sataşıyormus bunlara serseriymiş tabiri caizse okuldan falanda uzaklaştırılmıs daha sonra zaten sonra cocugun ailesi bu kavgadan sıkayetcı oldular ve davacı oldular kardesım ve dıger arkadasları ıfade verdıler sonra aradan 1 yıl gectı ve mahkeme kagıdı geldı aynen su yazıyor :
Basit yaralama sucundan dolayı ekte bir süreti gönderilen iddaname ile hakkınızda mahkememize kamu davası acılmıstır.
CMK'nun 145/1 hukumleri uyarınca aynı kanunun 175/2 ve 176/1-2 maddelerine göre tarafınıza cıkartılan bu cagrı kagıdını alıpta mazeretinizi bildirmeksizin gelmediginiz taktirde zorla getirilmenize karar verilecektir.
Daha once hic bi olaya karısmamıs sıcılı temız ılk defa boyle bısey oluyor ne gibi bi sonuc cıkabilir bu mahkemeden bilgilendirebilirseniz cok sevinirim
teşekkurler
selamlar
-
TUTUKLAMA KARARI
Madde 101 - (1) Soruşturma evresinde şüphelinin tutuklanmasına Cumhuriyet savcısının istemi üzerine sulh ceza hâkimi tarafından, kovuşturma evresinde sanığın tutuklanmasına Cumhuriyet savcısının istemi üzerine veya re'sen mahkemece karar verilir. Bu istemlerde mutlaka gerekçe gösterilir ve adlî kontrol uygulamasının yetersiz kalacağını belirten hukukî ve fiilî nedenlere yer verilir.
(2) Tutuklamaya, tutuklamanın devamına veya bu husustaki bir tahliye isteminin reddine ilişkin kararlarda hukukî ve fiilî nedenler ile gerekçeleri gösterilir. Kararın içeriği şüpheli veya sanığa sözlü olarak bildirilir, ayrıca bir örneği yazılmak suretiyle kendilerine verilir ve bu husus kararda belirtilir.
(3) Tutuklama istenildiğinde, şüpheli veya sanık, kendisinin seçeceği veya baro tarafından görevlendirilecek bir müdafiin yardımından yararlanır.
(4) Tutuklama kararı verilmezse, şüpheli veya sanık derhâl serbest bırakılır.
(5) Bu Madde ile 100 üncü Madde gereğince verilen kararlara itiraz edilebilir.
TUTUKLAMA NEDENLERİ
Madde 100 - (1) Kuvvetli suç şüphesinin varlığını gösteren olguların ve bir tutuklama nedeninin bulunması halinde, şüpheli veya sanık hakkında tutuklama kararı verilebilir. İşin önemi, verilmesi beklenen ceza veya güvenlik tedbiri ile ölçülü olmaması halinde, tutuklama kararı verilemez.
(2) Aşağıdaki hallerde bir tutuklama nedeni var sayılabilir:
a) Şüpheli veya sanığın kaçması, saklanması veya kaçacağı şüphesini uyandıran somut olgular varsa.
b) Şüpheli veya sanığın davranışları;
1. Delilleri yok etme, gizleme veya değiştirme,
2. Tanık, mağdur veya başkaları üzerinde baskı yapılması girişiminde bulunma,
Hususlarında kuvvetli şüphe oluşturuyorsa.
(3) Aşağıdaki suçların işlendiği hususunda kuvvetli şüphe sebeplerinin varlığı halinde, tutuklama nedeni var sayılabilir:
a) 26.9.2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununda yer alan;
1. Soykırım ve insanlığa karşı suçlar (Madde 76, 77, 78),
2. Kasten öldürme (Madde 81, 82, 83),
3. (Ek bent: 06/12/2006 - 5560 S.K.17.md) Silahla işlenmiş kasten yaralama (madde 86, fıkra 3, bent e) ve neticesi sebebiyle ağırlaşmış kasten yaralama (madde 87),
4. İşkence (Madde 94, 95)
5. Cinsel saldırı (birinci fıkra hariç, Madde 102),
6. Çocukların cinsel istismarı (Madde 103),
7. (Ek bent: 06/12/2006 - 5560 S.K.17.md) Hırsızlık (madde 141, 142) ve yağma (madde 148, 149),
8. Uyuşturucu veya uyarıcı Madde imal ve ticareti (Madde 188),
9. Suç işlemek amacıyla örgüt kurma (iki, yedi ve sekizinci fıkralar hariç, Madde 220),
10. Devletin Güvenliğine Karşı Suçlar (Madde 302, 303, 304, 307, 308),
11. Anayasal Düzene ve Bu Düzenin İşleyişine Karşı Suçlar (Madde 309, 310, 311, 312, 313, 314, 315),
b) 10.7.1953 tarihli ve 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanunda tanımlanan silah kaçakçılığı (Madde 12) suçları.
c) 18.6.1999 tarihli ve 4389 sayılı Bankalar Kanununun 22 nci Maddesinin (3) ve (4) numaralı fıkralarında tanımlanan zimmet suçu.
d) 10.7.2003 tarihli ve 4926 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanununda tanımlanan ve hapis cezasını gerektiren suçlar.
e) 21.7.1983 tarihli ve 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanununun 68 ve 74 üncü Maddelerinde tanımlanan suçlar.
f) 31.8.1956 tarihli ve 6831 sayılı Orman Kanununun 110 uncu Maddesinin dört ve beşinci fıkralarında tanımlanan kasten orman yakma suçları.
(4) (Değişik fıkra: 25/05/2005-5353 S.K./11.mad) Sadece adlî para cezasını gerektiren veya hapis cezasının üst sınırı bir yıldan fazla olmayan suçlarda tutuklama kararı verilemez.
TUTUKLULUĞUN İNCELENMESİ
Madde 108 - (1) Soruşturma evresinde şüphelinin tutukevinde bulunduğu süre içinde ve en geç otuzar günlük süreler itibarıyla tutukluluk hâlinin devamının gerekip gerekmeyeceği hususunda, Cumhuriyet savcısının istemi üzerine sulh ceza hâkimi tarafından 100 üncü Madde hükümleri göz önünde bulundurularak karar verilir.
(2) Tutukluluk durumunun incelenmesi, yukarıdaki fıkrada öngörülen süre içinde şüpheli tarafından da istenebilir.
(3) Hâkim veya mahkeme, tutukevinde bulunan sanığın tutukluluk hâlinin devamının gerekip gerekmeyeceğine her oturumda veya koşullar gerektirdiğinde oturumlar arasında ya da birinci fıkrada öngörülen süre içinde de re'sen karar verir.
.../..
5237 Sayılı TCK ve 5271 Sayılı CMK larının evrensel hukuk normları olarak tüm hukuk düzlemlerinde kabul görmüş/görmekte olan ve temelde kişi hak ve özgürlükleri ile yasaklamalar arasında demokratik/sosyal/hukuk devleti ölçeklerinde bir dengeyi esas alan Avrupa İnsan Hakları Sözleşmelerine/Çok kültürlü toplumlar arasındaki kabul gören anlaşma/konsensüse uyum yasaları olduğu bilinmektedir. Yargılama yöntemi ve hukuku temel yaptırım normu kadar önemli sayıldığından Anayasal güvence altına alınan hak ve özgürlükler konusunda yasa koyucu Gözaltı/gözetim altına alma, yakalama ve tutuklama hukuksal işlemlerini düzenlerken bu ölçülere özen göstermiş ve 1412 Sayılı CMUK dan farklı düzenlemeler getirmiştir.
5271 Sayılı CMK.nun 5353 Sayılı Yasanın 10. Maddesi ile değişik 98/1 Madde ve fıkrası ile YAKALAMA EMRİ ve NEDENLERİ ile TUTUKLAMA KARARI ve NEDENLERİ arasındaki hassas denge “...Ayrıca, tutuklama isteminin reddi kararına itiraz halinde, itiraz mercii tarafından da yakalama emri düzenlenebilir...” şeklindeki düzenleme ile uygulamada yanlış değerlendirme yapılmasına neden olunmuş/ola gelmiştir. Yakalama emri ve nedenlerini düzenleyen 98 maddeye tutuklama isteminin reddine ilişkin karara itirazın düzenlenmesi nasıl anlaşılmalıdır?...CMK.91/5. Maddesi ile çok açık bir şekilde “(5) Gözaltı süresinin dolması veya sulh ceza hâkiminin kararı üzerine serbest bırakılan kişi hakkında yakalamaya neden olan fiille ilgili yeni ve yeterli delil elde edilmedikçe ve Cumhuriyet savcısının kararı olmadıkça bir daha aynı nedenle yakalama işlemi uygulanamaz.” Tanımı ile serbest kalan kişinin yeniden yakalanabilmesi için yeni maddi olguların varlığını gerekli ve zorunlu olarak öngörmüştür. Yeni ve maddi olgular olmadan gözlem altına alınamayan kişinin hiçbir olgu değişmediği halde yakalanması ya da tutuklanması nasıl mümkün olacaktır? Sorun burada gizlidir.
Yakalama emri ve nedenlerini düzenleyen 98 Madde dikkatle izlenecek olduğunda “Soruşturma evresinde çağrı üzerine gelmeyen veya çağrı yapılamayan şüpheli hakkında, Cumhuriyet savcısının istemi üzerine sulh ceza hâkimi tarafından yakalama emri düzenlenebilir....”tanımı ile yakalama emrinin amacı belirlenmiş bulunmaktadır. Gelmeyen ve çağrı yapılamayan tanımları yakalanmış ve tutuklanması istemiyle yargı önüne çıkartılmış kişinin durumu ile hiç aynı değildir. Çünkü o kişi yargısal birimlerin elinde olmakla gelmeyen ve çağrı yapılamayan konumunda olan kişi değildir. Yargı birimlerince serbest bırakılan kişi de her ne kadar şüpheli de olsa yukarıda gözlem altına alma ile ilgili kuralda belirlendiği gibi yeni ve maddi olgular olmadan çağrı üzerine gelmeyen ve çağrı yapılamayan kişi olarak değerlendirilemez. Yasa Koyucunun bu nedenle serbest bırakma kararına özel bir önem ve anlam verdiği görülmektedir. Yakalama emri düzenlemenin amacı ve gerekçeleri ile tutuklama kararının gerekçelerinin taban tabana çok farklı olması karşısında 98/1 maddesindeki atfın hem ilk kez tutuklama istemi ve hem de tutukluluk durumunun sürdürülmesine yönelik istemin reddine dair kararlara karşı bir itirazı düzenlediği ve fakat farklı bir tanım ile o kişi/şüpheli hakkında itirazı inceleyen mercii tarafından yakalama emri düzenlenebilir demekle şüphelinin tutuklanacağı anlamını yüklemek istenmediği açıkça görülmektedir. Ancak burada neden yakalama emri düzenlenebileceği sorusu askıda kalmaktadır ki şüpheli zaten sorgulanmış durumundadır. Bu normun tutuklama kararı başlığını düzenleyen hükümler arasında olması daha doğru bir tercih olurdu ve yeni olgular olmadan serbest bırakılanın şüpheli yeniden tutuklanamaz denilerek açık bir düzenleme ile uyum yasalarının ruhu korunabilirdi. CMK. 101 maddesine dikkat edilecek olunursa hepsinde TUTUKLAMAYA, TAHLİYE İSTEMİNİN REDDİNE,TUTUKLAMANIN DEVAMINA yönelik kararlara İTİRAZ edilebileceği 101/5 bentte düzenlenmiş olmakla;
Yargı birimlerince serbest bırakılan şüpheli hakkında itiraz edilmesi ve yakalama emri düzenlemesi mümkün ise de, hiç bir olgu değişmeden ve yeni maddi olgular bulunmadan TUTUKLANMASI hem yasa koyucunun amacına uygun değildir ve hem de yasal bir tanımdan yoksundur. Bu konuda acil ve hemen açık bir düzenlemeye gereksinim olduğu gibi, 1412 Sayılı CMUK ile 5271 Sayılı CMK.nun düzenlenmeleri ve ruhlarının ayrı temeller üzerinde olduklarının da unutulmamasının gerekli olduğu görüşündeyim.
Saygı ile...
-
Yazan: 03 - 03 - 2008 : 05.28 - mayk
merhabalar 2004 yılında kirizden dolayı iflas ettik,dört ortaklı bir limited şirketiydik,ortaklardan ikisi birlikte imza atmak zorundalardı,birinin imzası olmadan diğerinin imzası geçersizdi,ikiside bana tek imza için vekalet vermişlerdi,imza yetkilisi olan ortaklardan biri olmadığı zaman çekleri diğer ortak ile ben imzaladım,şuan yetkili olan ortak cezaevinde,bende aranmaktayım,vekalet olduğu için veya ortağım ceza aldığı için bende ceza alırmıyım ve ayrıca karşılıksız çekten maksimum ne kadar hapis cezası alınır ayrıca yeni af karşılıksız çekide kapsıyor mu,yardımlarınız için şimdiden çok tşk ederim,iyi günler
-
Yazan: 02 - 03 - 2008 : 17.47 - aykat
Bu mesajı daha önce yazmıştım ama yanıt alamadığım için tekrar yazma ihtiyacı hissettim çünkü 1 hafta kaldı mahkemeye ve çok korkuyorum 15.12.2007 tarihinde bir arkadaşımla birlikte birini darp ettim ben sopayla kişinin 2 kez sırtına vurdum ve arkadaşımda çevreden kendini korumak için bulduğu bıçakla yaralamak amacı olmadan sırtında küçük bir çiziğe yol açtı ve bu aradan polis geldi çizik 1 dikişle tedavi edildi ne kadar rapor aldı bilmiyorum polis merkezinde bizden şikayetçi oldu ve ben alkollüydüm 58 ytl kabahat cezası verdiler arkadaşımda alkol yoktu ifadem alındıktan sonra beni selbest bıraktılar arkadaşım savcı gördükten sonra selbest bırakıldı mahkememiz bir ay sonra yapılacak ceza alırsam ne kadar ceza alırım cevaplarınız için şimdiden teşekkür ederim
-
İyi günler
2005 Yılında aracımı bir kısmı(7500ytl) çekle olmak üzere sattım çek karşılıksız çıktı sahibi bir çok kişiye aynı eylemi yapmış ve kaçmış.Cumhuriyet savcılığına başvurdum beni müdahil olarak bir davaya dahil ettiler.Sonra birini tutuklamışlar(sahte nüfus cüzdanı ile çek karnesi aldığı için) daha sonra bu kişi beraat etti ve karar "kamu davası açılması "diyerek mahkeme sonuçlandı biz ne yapacağız şimdi diye sorduk dava açılınca sizinde haberiniz olur dendi ama bir daha ses çıkmadı bu durumda bu konuyu nereden nasıl izleyebilirim bana haber verilmesi gerekmiyormuydu yardımcı olursanız sevinirim
-
Yazan: 02 - 03 - 2008 : 09.58 - Efser
Merhablar saygıdeğer Hukukçular
11.01.1982 doğumluyum 1998 yılında liseden mezun oldum mezun olduğum dönem babam vefat etti . Emekli olan babamın vefatı üzerine, almış olduğu emekli maaşı bölünerek anneme ve benim herhangi bir talebim olmadan 18 yaşını doldurmadığımdan dolayı bana bağlandı. Aradan uzun zaman geçtiğinden dolayı tam olarak hatırlayamıyorum ancak 18 yaşını doldurmama yakın bir tarihte ANKARA SSK BAŞKANLIĞI ndan bir tebligat gelerek öğrenciliğimin devam edilip edilmediğini bildirmem gerektiği tarafıma tebliğ etmişlerdi. Bu durumda ne yapılması gerektiğini, mevzuatları bilmeyecek kadar küçük yaşta olduğumdan bu konuda bilgisinin olabileceğini sandığım tüm insanlara danışarak ne yapmam gerektiğini sordum. Yaşadığım yer olan Siverek küçük ve bilgi düzeyinin çok düşük olduğu bir ilçeydi. Sorduğum insanlardan aldığım cevap ise “sen mezun oldun fakat dershanede halen öğrenciliğin devam etmekte”, bazıları ise benim öğrenciliğimin askerlik çağına kadar devam ettiğini bu nedenle mezun olsam dahi öğrenci olduğumu, eğitim gördüğüm dershaneden öğrencisi olduğumu kanıtlayan bir belgenin yeterli olacağını söylediler. Bunun üzerine dershaneye gidip dershanenin yetkili birimine durumu anlatarak tarafıma öğrenci olduğumu kanıtlayan bir belge verilmesini arz ettim. Ancak Dershane vereceği öğrencilik belgemin herhangi bir işe yaramayacağı ve bunun resmi bir yazı olması gerektiğini, bununda mezun olduğum okuldan alabileceğimi söylediler. Bunun üzerine gerekli belgeleri almak için okula gitip. Okulun girişinde bir başka okulda görev yapan adını ve soyadını bile zor hatırladığım ailemi tanıyan ( X ) ile karşılaştım hal hatır sorduktan sonra kendisinin de Lisede işi olduğunu söyledi ve benim neden okula geldiğimi sordu bende kısa bir şekilde anlatım kendisine durumu izah ettim. Okuldan mezun olduğuma ancak dershanede öğrenciliğimin devam ettiğine ve sınavlara hazırlık ettiğimden dolayı öğrenci olduğumu kanıtlayan bir belge almam gerektiğini söyledim. ( X ) ise bu işlemin uzun sürebileceğini ancak benim kısa sürede bunu halletmem gerektiğini ve kendisinin işlemleri kısaltarak halledebileceğini ve benim dışarıda kendisini beklememi söyledi. Bunun üzerine ben dışarıda ( X) yı bekledim ve aradan kısa bir süre sonra elinde 08.03.2006 tarihli ve 1510-178 sayılı bir öğrenim belgesi ile yanıma gelerek haletliğini ve acil bir şekilde ANKARA SSK BAŞKANLI NA göndermem gerektiğini söyledi. Kendisine Teşekkür ederek öğrenim belgesini aldım. Bu öğrenim belgesinin sahte olduğunu bilmiyordum ve ANKARA SSK BAŞKANLIĞI na gönderdim. Kısa bir süre sonra maaşım tekrar bağlandı. Askerliğime yakın bir tarihte 2001 yada 2002 yılında maaşım kesildi ve maaşımın ilk bağlanmasında söylenen “askerlik yapana kadar öğrencisin” sözüne tamamen inandığımdan maaşımın tekrar bağlanması ile ilgili herhangi bir başvuruda bulunmadım. O yıllarda da ve halen annemle beraber yaşamaktayım. 2005 yılında çevredekiler ve diğer emekliler annemin almış olduğu maaşın çok düşük olduğunu söylediler. Bunun üzerine BURSA SSK İL MÜDÜRLÜĞÜ ne başvuruda bulundum ve oradaki görevlilerin araştırması sonucu 2001 yada 2002 yılında kesilen maaşımın tekrardan annemin aldığı maaşa eklenmesi gerektiğini zamanında benim aldığım maaşında annemin alması gereken maaştan bölünerek verildiğini ancak bu konuda ANKARA SSK BAŞKANLIĞI na başvuruda bulunmamız gerektiğini söylediler. Bunun üzerine annem ve ben birer dilekçe hazırlayarak ANKARA SSK BAŞKANLIĞI na benim kesilen maaşımın annemin maaşına eklenmesini ve mağduriyetimizin giderilmesi hususunu arz ettik. Ben 08.03.2006 tarihinde düzenlenen öğrenim belgesinin sahte olduğunu bilseydim 2005 yılında dilekçe ekinde istenmeyen Siverek Lisesinden Mezuniyet tarihimi belirten belge ile başvuruda bulunurmuydum. Sosyal Sigortalar Kurumunun araştırmaları sonucu bu belgenin sahte olduğu saptanmış ve beni evrakta sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçlarından suçluyorlar. Ancak sosyal sigortalar kurumundan 2 yıl boyunca almış olduğum parayı annemin maaşından kesildiği belirtildi ve annem şu an sosyal sigortalar kurumundan alacaklı konumdadır. Bu durumda kamu zararı bi nevi oluşmamıştır. ancak yargılandığım atılı suçların hiç birini kabul etmedim şimdiz siz saygıdeğer hukukçulardan Bu durumun sonucu hakkında tahmin yürütmenizi ve ben bu davayı çözerim diyen hukukçularımızın bana yardım etmesini arz ederim. 0533 692 38 69 davanın il duruşması Ankara 6. ağır ceza mahkemesinde 13 mart 2008 de olucaktır. Saygılar
-
Merhabalar... Cevabını bilmediğim ve bulamadığım bir konu hakkında fikirlerinizi almak istiyorum.
Dernek olarak faaliyetini sürdüren bir yer, kumar oynatıldığı iddiasıyla kolluk kuvvetleri tarafından mühürleniyor. Bildiğim kadarıyla derneklerin mühürlenmesi farklı usullere tabi, bu konuda itiraz mercii hangi mahkemedir? Dernek olan bir yeri kolluğun mühürleme hakkı var mıdır?
-
Yazan: 27 - 02 - 2008 : 05.52 - rmzoskan
23.02.2008 cumartesi günü arabamla maddi hasarlı bir kaza geçirdim. Trafik lambası bana yeşil yanar iken karşı tarafa geçmem sırasında sol tarafta üç sıra araba kırmızı ışıkta bekliyordu, ben onların önünden geçip sağ şeritte yer alan iki sıra arabayıda kontrollü biçimde geçiş yapar iken sağ taraf en son şeritten hızlı bir şekilde gelen araç benim arabamın sağ arka kapı ve tekerlek tarafından bana vurdu, çarpmanın şiddeti ile benim aracın arka kısmı kaldırıma çıktı ve orda kaldım. yetkili arkadaşlar olay mahalline geldi ve kaza tespit tutanağı düzenlendi, ancak karşı taraf ifadesinde kendisine yeşil yanmakta olduğunu ve beni sol tarafındaki araçlardan göremediğini beyan etti. kaza tespit tutanağında kusur dağılımı yapılamadı diye belirtildi. Olay karakola iletildi, karakolda ifadelerimiz alındı ve birbirimizden şikayetçi olduk, karşı tarafın arabasının kaskosu bulunmakta benim ise trafik sigortam,benim sormak istediğim hususlar;
1-Mahkeme süreci ne kadar zaman alır,
2-Mahkeme sonuçlanana kadar ben arabamı tamir ettirir isem ve mahkeme sonucunda haklı çıkar isem tamir parasını karşı taraftan talep edebilirmiyim.
Hepinize saygılarımı sunarım,,
-
Yazan: 26 - 02 - 2008 : 08.39 - HaticeB.
Herkese merhaba..Bir konuda acil olarak bilgisi olan arkadaşlarımın yardımına ihtiyacım var. Müvekkil hakkında isnat edilen suç nedeniyle yaklaşık 10 yıl boyunca ağır ceza mahkemesinde yargılandıktan sonra hakında beraat kararı verilmiştir. Müvekkil yargılama sırasında 6 ay 13 gün tutuklu kalmıştır. Şimdi müvekkilin haksız yere tutuklu kalmasından dolayı CMK 141-144 hükümlerine dayanarak tazminat davası açılacak. Ancak davanın açılma süresi yönünden bir sıkıntı söz konusu. Zira; beraat kararı 15.11.2007 tarihinde kesinleşmiş görünüyor. CMK.142 maddesinde " karar veya hükümlerin kesinleştiğinin ilgilkisine tebliğinden itibaren 3 ay ve her halde karar veya hükümlerin kesinleşme tarihini izleyen 1 yıl içinde tazminat isteminde bulunulabilir" deniyor. Benim sormak istediğim, bu 3 aylık sürenin başlangıç tarihi?3 aylık süre kararın kesinleşme tarihinden itibarenmi hesaplanır yoksa kesinleşmiş kararın, kesinleşmiş olduğu şerhiyle ayrıca tebliği şartı aranır mı? Birinci ihtimalde süre kaçmış görünmekte bizim olayımızda, eğer bu söz konusu olursa " herhalde 1 yıl içinde " ibaresinden ne anlamak gerekir? öngörülen 1 yıllık süreden faydalanma şartları nelerdir? kanu ile bilgisi olan arkadaşlarım acil olarak paylaşırlarsa çok memnun olurum. Şimdiden teşekkürler...Saygılarımla...
-
Trafik kazasýnda ben tali kusurlu iken , karþý taraf asli kusurluydu. Asli kusurlu nun eþi kazada kemik kýrýðý olduðu rapuru ile þikayetçi olmuþ ve ben tali kusurlu olarak vede trafik kazasý tutanaklarýna göre asli kusurludan daha haklý olduðum halde karþý taraf beraat etti ve ben ceza aldým. kararýn tebliðinden itibaren 7 gün içinde temyiz yoluna baþvurdum. kararda 2240-ytl adli idari para cezasý ve 3 aylýk sürücü belgemin geri alýnmasý kararý vardý. Bu kararýn temyizden dönen en kötü sonuçu ne olur , ne zaman sonuçlanýr.? öðrenmek istiyorum. Daha öncede bu soruyu sormama raðmen kimseden bir cevap alamadým.
saygýlar.
-
Yazan: 21 - 02 - 2008 : 20.53 - ander
Merhabalar...
2008 Ocak ayýnýn 15. gününde kemerburgaz yolunda tek þeritli gidiþ geliþli ve ortadan kesiksiz çizgiyle ayrýlmýþ sollama yapýlmasý kurallara aykýrý olan yolda viraj giriþinde hatalý sollamaya çýkan bayan sürücü karþý taraftan gelen arkadaþýmýn kullandýðý araca çarparak arkadaþýmýn olay yerinde ölümüne sebebiyet vermiþtir.Jandarmanýn tuttuðu rapora göre bayan sürücü asli kusurlu bulunmuþtur.Fakat bayan sürücü olay yerinden özel bir hastaneye gidip rapor almýþ ve bir süre burada kalarak baþka bir özel hastaneye geçmiþtir.Oradada bir süre kalarak evine dönmüþtür.Bayan sürücünün ifadesi olaydan günler sonra alýnmýþtýr.Bayan sürücü 1967 doðumlu 2 çocuk sahibidir. eþinden ayrý yaþadýðýný ifade etmiþtir.Kazada ölen arkadaþým 1973 doðumlu evli ve kaza günü 1 yaþýna giren bir kýz çocuðu babasýydý.
Cevabýný öðrenmek istediðim sorularý aþþaðýda sýralayacaðým.Bana bu konuda yardýmcý olabilecek arkadaþlara þimdiden teþekkür ederim.
1) Forumlarda veya baþka yerlerde buna benzer birçok olayda kusurlu sürücü ilk mahkeme tarihine kadar tutuklu kalýrken bahsi geçen bayan sürücü neden tutuklanmamýþ olabilir? Eðer bunun nedeni rapor almasý ise devlet hastanesinin raporu gerekmezmi?
2) Bahsi geçen bayan sürücünün maddi konumu çok iyi durumda ve Türkiyede önemli bir markanýn sahibinin gelinidir.Ýfadesinde eþinden ayrý olduðunu nafaka ile geçindiðini belirtsede oturduðu yer ve kazada kullandýðý aracýn markasý hafife alýnacak türden deðildir.Ayrýca eþinin sahip olduðu bir firmada yönetim kurulu üyesi ve hisse sahibidir.Biraz üst kademe bir yaþama ait olduðundan sözü geçen kimselerin yardýmýyla bu olaydan en hafif þekilde kurtulabilirmi?Eðer kurtulabilirse buna karþýlýk bizim yapabileceðimiz birþey varmýdýr?
3) Kazada ölen arkadaþýmýn genç olmasý,yaklaþýk 8 yýl tedavi ile uðraþtýktan sonra 1. doðum gününü kutlayamadýðý bir kýz çocuðuna sahip olmasý,kýz kardeþinin bundan 17 yýl önce yine bir trafik kazasýnda kaldýrýmda yürürken bir kamyonun kaldýrýma çýkýp ezmesi sonucu 19 yaþýnda yaþamýný yitirmiþ olmasý,geride kalan eþinin ve çocuðunun hayat standartýnýn kaza öncesinden düþük olmasýnýn tazminat davasýndaki etkisi nedir?
4) Bu olay neticesinde görülecek mahkemede hapis cezasý almaz ise baþvurabileceðimiz merci nedir?Bu olaya örnek olabilecek gösterebileceðimiz daha önce görülmüþ dava varmýdýr?Eðer var ise bunun etkisi ne olabilir?
5) Olayýn olduðu yerde kesiksiz çizgi olmasý ve tam viraj baþlangýcý olmasý nedeni ile sollamaya çýkan bayan sürücünün yaptýðý bilinçli taksirle ölüme neden olma olarak deðerlendirilebilirmi?Eðer bu þekilde deðerlendirilirse ilk mahkeme sonrasý tutuklanýrmý?
6) Kazada vefat eden arkadaþým bir firmada bilgisayar donaným uzmaný olarak haftada 2 gün çalýþmaktaydý.Haftanýn diðer günlerinde ise bu firmadan baþka 3 firmaya danýþmanlýk hizmeti vermekte idi.Ayrýca kendine ait firmasý üzerinden bayisi olduðu bir bilgisayar markasýnýn parça satýþýnýda yapmaktaydý.Anlatmak istediðim iyi bir gelire sahip olduðudur.Þimdi ise geride býraktýðý eþi ve çocuðu bu gelirden mahrum kaldýðýndan mahkeme bunu göz önüne alacakmýdýr?
7) Kaza olduðu tarihten bu zamana kadar olay anlayamadýðýmýz bir þekilde medyada yer bulamamýþtýr.Eðer bu olay neticesinde mahkemece istediðimiz sonucun alýnamamasý durumunda olayýn medya,internet v.s. gibi ortamlarda isimlerin zikredilerek duyurulmasý,karþý tarafýn tutumunun açýkça sergilenmesi ve karþý tarafýn toplum karþýsýnda bizim tarafýmýzdan deþifre edilmesi suç kapsamýna girermi?
Not: Kaza sonrasý karþý taraftan avukat veya herhangi biri tarafýndan taziye mesajý dahil hiçbir yaklaþýmda bulunulmamýþtýr.Bu tutum bizde karþý tarafýn olaydan etkilenmediði bir an önce bu durumdan en hafif þekilde kurtulmak istendiði kanýsý uyandýrmaktadýr.Bu yüzden elimizden geldiðince hakkýmýzý aramak istiyoruz.
-
Yazan: 07 - 02 - 2008 : 18.42 - kama76
Merebalar.Ben milli eğitim de memur olarak çalışıyorum işlemiş olduğum suç sabit olmamakla beraber zimmet ve sahte evrak düzenleme.Daha açıkcası verile emri belgelerindeki rakamları fazla gösterip mal edinmek.Yüksek disiplin kurulu soruşturmacı müfettişlerin teklifi olan ihraç kararını aynen kabul edip bana tebliği ettiler ve aynı gün kurum ilişiğimi kesmiş.Yüksek disiplin kurulu kararı ilişiği kesme anlamınamı geliyor ? yoksa dosya personel başkanlığına gidip ordanmı ilişik kesilmesi için talimat veriliyor.
Not:Halen mahkeme sürecim devam ediyor karar daha verilmedi.
-