-
Tanrı insanlara, belki de tüm canlılara düşenme yetisi, yeteneği vermiştir.
İnsan düşünmeli, düşüncelerini açıklamalı, açıklama cesaretini göstermeli, bunun bir maliyeti varsa göze almalı, maliyetine de katlanmalıdır.
Tanrı'ya yürekten inanıyorsak, kulluğumuzun Tanrı'nın tüm evrenin, canlıların yaratıcısı ve efendisi olduğunun bilincinde olmalıyız.
Bizler nihayet birer kuluz. Tanrı tüm kullarına a
-
Tanrı insanlara, belki de tüm canlılara düşenme yetisi, yeteneği vermiştir.
İnsan düşünmeli, düşüncelerini açıklamalı, açıklama cesaretini göstermeli, bunun bir maliyeti varsa göze almalı, maliyetine de katlanmalıdır.
Tanrı'ya yürekten inanıyorsak, kulluğumuzun Tanrı'nın tüm evrenin, canlıların yaratıcısı ve efendisi olduğunun bilincinde olmalıyız.
Bizler nihayet birer kuluz. Tanrı tüm kullarına a
-
Yazan: 22 - 10 - 2009 : 18.28 - senoleker
Adliyelerde bir ön kapı, bir arka kapı bulunurmuş. Söyleyenlerin yalancısıyım.
Arka kapıdan adliye personeli özel kimlik kartları ile giriş yaparlarmış. Öyle her isteyen oradan geçemezmiş.
Gazeteciler, ziyaretçiler, sanık ve tanıklar ise ön kapıdan girer, ön kapıdan çıkarmış.
Ama gördük ki, gazeteciler ön kapıda beklerken, devletin malını çaldıkları iddiasıyla yargılananlar kimsenin geçmesine i
-
Yazan: 22 - 10 - 2009 : 18.28 - senoleker
Adliyelerde bir ön kapı, bir arka kapı bulunurmuş. Söyleyenlerin yalancısıyım.
Arka kapıdan adliye personeli özel kimlik kartları ile giriş yaparlarmış. Öyle her isteyen oradan geçemezmiş.
Gazeteciler, ziyaretçiler, sanık ve tanıklar ise ön kapıdan girer, ön kapıdan çıkarmış.
Ama gördük ki, gazeteciler ön kapıda beklerken, devletin malını çaldıkları iddiasıyla yargılananlar kimsenin geçmesine i
-
Aileler mahkemelik oldu!
Antalya'da parkta oynayan iki çocuktan birinin diğerini öpmesi üzerine başlayan tartışma, iki aileyi mahkemelik etti.
AA muhabirinin aldığı bilgiye göre, Üçgen Mahallesi'nde çocuk parkında oynayan komşularının 3 yaşındaki erkek çocuğu B.D'nin 3.5 yaşındaki kızını öptüğünü gören anne C.F.K, çocuğa tepki gösterdi.
Sesleri duyarak parka gelen B.D'nin annesi A.
-
Rusya'nın Dağıstan Bölgesi'nde bulunan Mahaçkale'de yaşayan bir ailenin daha bir yaşına bile gelmemiş bebeğinin vücudunda ortaya çıkan Arapça yazılar ülkedeki günün en çok konuşulan konuları arasına girdi.
Doğduktan iki gün sonra bebeğin vücudunda yazıların ortaya çıkmaya başladığını söyleyen anne ve babası ortaya çıkışında bebeğe oldukça acı veren yazıların kendilerini şok ettiğini açıkladı.
-
İngiliz bilim adamları, iki insanın beyin dalgalarıyla iletişim kurmasını sağladı!
Southampton Üniversitesi tarafından yapılan deneyde, birbirlerinden kilometre uzakta olan iki insan, beyin dalgaları yardımıyla haberleşti..
Uzmanlar, henüz emekleme aşamasında olan bu sistemin, yıllar sonra insanların beyinleriyle konuşabilmesine, birbirlerine mesaj göndermesine veya birbirlerine gördü
-
Şaka değil, Maya Takvimi'ne dikkat kesilen bir sürü insan bu soruyla meşgul. Astronomlar, Maya takviminde önemli bir zaman diliminin sona ereceğine işaret edilen 21 Aralık 2012 ile ilgili soru bombardımanı altında...
MEKSİKO CITY - Maya Takvimi’nde gösterildiÄŸi gibi 2012’de dünyanın sonu gelecek mi? Bu soru, söylenenleri kabul eden veya etmeyen milyonlarca kiÅŸinin kafasını ku
-
Mohandas Karamçand Gandi 2 Ekim 1869 – 30 Ocak 1948), Hindistan ve Hindistan Bağımsızlık Hareketi'nin siyasi ve ruhani lideri. Gerçek ve kötülüğe karşı aktif ama ÅŸiddet unsuru içermeyen direniÅŸ ile ilgili olan Satyagraha felsefesinin öncüsüdür. Bu felsefe Hindistan'ı bağımsızlığına kavuÅŸturmuÅŸ ve dünya üzerinde vatandaÅŸlık hakları ve özgürlük savunucularına ilham kaynağı olmuÅŸtur. Gandi Hi
-
11 ayın sultanı olarak bilinen Ramazan, gıda spekülatörleri için fırsat ayı oldu. Peynirden pastırmaya kadar her ürünün fiyatı arttı.
İslam dünyasında 11 ayın sultanı olarak bilinen Ramazan, gıda spekülatörleri için zam ayı oldu. Her yıl olduğu gibi tüm uyarı ve denetimlere rağmen birçok ürünün fiyatı daha ramazan başlamadan önemli oranda artırıldı. Mübarek Ramazan ayının başlamasıyla zam furya
-
Bir dava dosyasında hakaret, hafif tehdit, özel hayatı deşifre etmek,rahatsız etmek,rezil etmek (fotoğraflarla) gibi suçlar bulunmakta. Müştekinin feragat etmesi durumunda kovuşturma sona erer ve kamu davasına dönüşmez. Bu suçların hepsi şikayete bağlı kovuşturulan ve devam eden suçlar değil mi? Sadece tehdit ağır olsaydı kamu davasına dönüşebiliyor diye biliyorum. Ayrıca dava aşamasında da müştek
-
8 Temmuz 1909 tarihinden bu yana ilk defa cuma günü, tarih ve saatler artan değerle arka arkaya sıralanacak. Bu 'an'ı yakalamak isteyenlerin tam olarak saat 12.34.56'da gözlerini saatlerine çevirmesi gerekecek. 7 Ağustos'ta işte bu anda tarih ve saat değerleri yani yüzyılın 9'uncu yılı, 8'inci ayı, 7'nci günü yan yana konulduğunda 12.34.56/7/8/9 veya 123456789 şeklinde karşımıza çıka
-
Atomu bölen, insanın aya kadar gitmesini sağlayan ve hatta DNA'sını çözen bilim, insanoğlunun bazı gizemli davranışlarını açıklamak konusunda yetersiz kalıyor.
İngiliz The Daily Telegraph gazetesinde yayımlanan habere göre, The New Scientist dergisi, insanların, bilim dünyasının açıklayamadığı davranışlarını sıraladı.
Nedenlerine ilişkin değişik teorilere de yer verilen listede şu davranış b
-
Türk araştırmacılar nanoteknoloji sayesinde, beyazperde de görmeye aşina olduğumuz ''görünmezlik pelerinini'' gerçeğe dönüştürdü.
Haber3 - 31 Temmuz 2009
Bilkent Üniversitesi Nanoteknoloji Araştırma Merkezi NANOTAM araştırmacıları, cisimleri belli frekanslarda görünmez kılan nanoteknoloji
-
Kurumun deneyimli isimlerinden Yalçın Çetin'in spor müdürü olmasının ardından, TRT Spor'da değişim rüzgarları esiyor. Bu akşam Türk televizyonlarında ilk defa bir kadın spiker, 90 dakika boyunca maç anlatacak.
TSYD Ankara Åžubesi tarafından 42 yıldır aralıksız sürdürülen Dörtlü futbol turnuvasının 43’üncüsü, Yenikent AsaÅŸ Stadı’nda oynanacak karşılaÅŸmalarla baÅŸlayacak.
Saat 17:30
-
Ünlü işadamı H.Toprak, üçüncü kez nikah masasına oturmaya hazırlanıyor. 71 yaşındaki H. Ağa, 1992 doğumlu Nazlıcan Tagizade adlı genç kızla bugün Kuşadası'nda evleniyor.
Devamı:
http://www.hurriyet.com.tr/magazin/h...69.asp?gid=229
N'olmuÅŸ sanki, sadece rakamlar yer deÄŸiÅŸtirmiÅŸ o kadar... :deli:
:rolleyes:
-
Mucize Aşk ''zorunlu'' olarak ''out off record'' oldu.. Başka bir deyişle ''mucizenin gerçekleşmesi için kendi haline bırakıldı'' Ama Aşk kendi başına kalmadı.. Herkesin yaşadığı bir aşk vardır işin kötüsü aşık olanın derdi büyük aşık olunanın ise derdi küçüktür.. Keşke herkes aşkına karşılık bulabilse... Mucize aşkı belki en iyi uğurlama şöyle olur..
Sevmiyorum sevmiyorum diyorum
Duyurmak ist
-
MUÅž’un Varto İlçesi'ne baÄŸlı Taşçı Köyü’nde, 18 yıl önce 34 yıllık eÅŸiyle tartıştıktan sonra evini terk ederek daÄŸa kaçan ve o tarihten beri yaptığı taÅŸtan kulübede ‘Robinson’ hayatı yaÅŸayan 76 yaşındaki Şükrü Akbel inadından vazgeçmiyor.
Hürriyet / Gündem
O dönem araya girenlere, eşinin kendisinden
-
Michael Jakson hepimizin bildiği ve sevdiği bir popstar. Ve bilindiği üzere yakın zamanda öldü. Michel jaskson nasıl öldü, neden öldü artık uzun zaman tartışılacak. Çünkü daha 50 yaşındaki ünlü şarkıcının ölümü ile şimdiden 12 kişinin intihar ettiği de düşünüldüğünde dünya uluslarının Micheal Jackson'un ölüm nedenini bilmesi ve nasıl öldüğünü bilmesinde büyük fayda var.
Ölüm ve devamında gelen
-
A'dan Z'ye Sözün Özü Gerçeğin Gözü
AŞK: Sahtesini gerçek sandığımız, gerçeğini kolay kolay bulamadığımız.
BALIK: Bilinçsizce avlayıp köküne kibrit suyu ektiğimiz.
BENCİLLİK: Bir türlü başımızdan atamadığımız.
CAMBAZLIK: Yaşamak için öğrenmek zorunda olduğumuz.
ÇIKARCILIK: Duvarını kolayca yıkamadığımız.
DOĞRULUK: Kendimizden başkasında göremediğimiz.
DÜŞÜNCE: Çoğu in
-
Yazan: 10 - 06 - 2009 : 18.44 - çoban
İki keçi bu dağda karşılaşırsa ne olur? (tıkla)
Bir değil bin ders çıkarmamız gerek...
Mesela!
Ne var gündemde?
-
Yazan: 25 - 05 - 2009 : 16.48 - çoban
BİLGİSAYAR VE İMAN
Cami imamı Abdullah hoca , bir iş için resmi dairelerden birine gider.
Kendisinden TC kimlik numarası istenince, en yakın internet- cafenin yolunu tutmak zorunda kalır.
Cafenin kapısından girerken levhada yazılı isim 'fesubhânallah' lar,estagfirullah'lar çektirir hoca efendiye, hem de peşpeşe:
CEN.NET CAFE
Cafe işleten delikanlıya:
- Evlâdım T.C. kimlik numarası ist
-
Yazan: 16 - 05 - 2009 : 07.46 - gecem1970
Yaz geliyor. Malum bu dönemde yaşamın en önemli sorunlarını (!) tartışmak bir hukuki net geleneği. Toplumun önemli sorunlarından biri malum şu aralar erkeğin düşüncesini almadan çocuğunu doğuran bir ünlü hanımın bu eylemi. Gerçi nerden tutsanız elinizde kalıyor ama olsun. Olayın hukuki sonuçları da düşünülürse Hukuki.net ailesinin söyleyecek sözü vardır diye düşündüm.
-
Kendisini karşılayan sekretere; Nazif Beyle görüşmek istediğini söyledi.
Bunun üzerine sekreter birden ciddileşti: "Nazif Bey mi?"dedi.
"Evet, Nazif Bey!" diye cevap alınca, hüzünlü bir ses tonuyla
"Nazif Bey sizlere ömür efendim, onu kaybedeli dört yıl oldu." dedi.
Hiç beklemediği bu haberle bir acı saplandı yüreğine. "Ya, öyle mi...?" diyebildi sadece.
Hicranlı bir suskunlukl
-
Yazan: 03 - 05 - 2009 : 02.54 - fugue
3 yıl para biriktirdim ama en sonunda şimdi oturduğum evi satın almak zorunda kaldım o paralarla..sanırım sahip olabilmem için piyango çıkması gerekiyor
Manuel Rodriguez Sr.(Brazilian Rosewood)
üzerinde hiç boya olmayıp,görülen tüm renkler doğadan gelmektedir.Dünyanın en ünlü gitar yapımcısı Manuel Rodrigu
-
Birbirinden güzel bu 20 genç kızdan biri kraliçelik tacı giyecek.
TÜRKİYE GÜZELİ ADAYLARININ KOSTÜMLÜ FOTOĞRAFLARI
29 Nisan akşamı Kral TV ve CNBC-e'den naklen yayınlanacak yarışmanın finalistleri, büyük gün için Dedeman Şile'deki kampta durup dinlenmeden çalışıyor, podyuma hazırlanıyor.
Güzeller, geçtiğ
-
Yazan: 23 - 04 - 2009 : 16.44 - çoban
İngiliz araştırmacılar bardağın dolu tarafını görmeye yardımcı olan geni buldu
LONDRA- Hayatın hep güzel taraflarını görmeye, kötü olan herşeyde bir iyilik bulmaya çalışan kitap kahramanı Pollyanna'nın sırrı çözüldü. İngiliz araştırmacılar bardağın dolu tarafını görmeye yardım eden bir gen buldu. Arştırma, söz konusu geni taşıyan insanların, etraflarındaki olumsuz olaylara daha az ilgi gö
-
Yazan: 18 - 04 - 2009 : 16.14 - çoban
Avrupa Birliği Uyum çalışmaları doğrultusunda sürücü ehliyetleri de değişiyor. Yeni ehliyetlerde kan grubu, organ bağışı ve TC kimlik numarası olması zorunlu olacak. Sürücüler 10 yılda bir sağlık kontrolünden geçecek.
Avrupa Birliği Uyum çalışmaları doğrultusunda Türkiye'nin önüne bir çok kriter çıkıyor. Son Avrupa Birliği Uyum Kriteriyse araç sürücülerini ilgilendiriyor. Bundan sonra Sürücüler
-
Yazan: 14 - 04 - 2009 : 16.06 - çoban
Milli Piyango'nun 2005 yılındaki çekilişinde, biletine 5 milyon TL'lik ikramiye isabet eden 9 çocuk babası A. Bayram dün akşam intihar etti. Bayram'ın intihar sebebinin kumar ve evlilik dışı ilişkisi olduğu iddia edildi.
Erzurumlu A. Bayram'ın (43) hayatı 2005 yılbaşında çeyrek biletine büyük ikramiyenin isabet etmesiyle bir anda değişti. Uzun süredir işsiz olan 9 çocuk babası Bayram, hemen aile
-
Dere kenarında buldukları rakıdan içen 5 arkadaştan biri daha öldü. Bursa'da son bir ay içinde yaşamını yitirenlerin sayısı 7'ye çıktı.
Bursa'da 5 arkadaş Demirtaş ve Samanlı mahalleleri arasından geçen derenin kenarında bir koli rakı buldu. 5 arkadaş, hileli rakıyı içince zehirlendi ve hastanelere kaldırıldı.
Hastanede metil alkol zehirlenmesi tanısı konulan Zafer Kara, iki gün önce hayatı
-
Gününüzün vazgeçilmezi hangisi?
-
2008’de yitirilen önemli kiÅŸiler
Dünyaca ünlü Kırgız Yazar Cengiz Aytmatov, Almanya’nın Nürnberg kentinde böbrek yetmezliÄŸi nedeniyle tedavi gördüğü hastanede 10 Haziranda hayatını kaybetti. Avustralyalı aktör Heath Ledger 22 Ocakta, 28 yaşında yaÅŸamını yitirdi.
2008’de yaÅŸamını yitiren önemli kiÅŸilerden bazıları şöyle:
POLİTİKA
Eski Endonezya Devlet Başkanı Hac
-
Yazan: 18 - 03 - 2009 : 17.38 - çoban
VAN'a genellikle göçle gelen ailelerinin oturduğu Yalım Erez Mahallesi'nde doktorluk yapan Hazan Caner, çocuklarla birlikte haftada 1 gün mahallede tandır ekmeği yiyemeyen yaşlılara ekmek dağıtıyor.
Çocuklar her gün ellerinden geldiÄŸince iyilik yapıp bunları da bir deftere not ediyor. Dr. Hazan Caner, mahallede çocuklarla sohbet ederken, çocukların ‘Aslanlar Çetesi' kurduÄŸunu öğrendiÄŸini be
-
Yazan: 11 - 03 - 2009 : 18.24 - çoban
Vallahi bilmiyorum bıçak nerede durur?
Hacer ALKAN
hacer@internethaber.com
Biz Türkler herşeyi
evelallah çok iyi biliriz... Oturduk mu "
mangalda kül bırakmayız"... Her konuda
uzmanız... Her konuda
bilgi sahibiyiz... Ve her konuda mutlaka
en doğruyu biz düşünürüz... Hani iş arayan
-
-
BUGÜN HAVA GÜZEL
Bugün hava güzel,
Bugün içim içime sığmıyor.
Annemden mektup aldım,
Memlekette gibiyim.
Allaha çok şükür karnım tok;
Elimi uzatsam kahve fincanı dudaklarımdadır.
Kuşlar kaçmıyor benden;
Bir güvercin kanadında okşuyorum
Göklerin maviliğini.
Serçelerin cıvıltısıyla siniyor içime
Ağaçların yeşilliği.
Bulutların ipek gölgesi
Çocukların yüzünde hışırdıyor.
Çember
-
Marmara beşik gibi sallandı
İnternethaber - 01 Mart 2009
Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü yetkililerinden alınan bilgiye göre Marmara Denizi, Tekirdağ Yeniköy açıklarındaki ilk deprem saat 03.11'de yerin 5.6 kilometre derinliğinde meydana geldi.
3.5 büyükl
-
Yazan: 27 - 02 - 2009 : 15.21 - erendoga
birgün yavru kedi sokağın başında kendi kuyruğunu kovalayıp duruyormuş.. hiç usanmadan kuyruğunu yakalamaya çalışıyormuş.. oradan geçen büyük bir kedi bu yavru kediyi görmüş ve gülümsemiş.. Ne yapıyorsun böyle yavru kedicik diye sormuş. YAVRU KEDİ HEYECANLA AÇIKLAMIŞ: MUTLULUĞUN KUYRUĞUMDA OLDUĞUNU SÖYLEDİLER ONU ELDE ETMEYE ÇALIŞIYORUM.. Ama bir türlü yakalayamıyorum. büyük kedi biraz düşünmüş ve
-
Yazan: 26 - 02 - 2009 : 15.50 - çoban
Mezar başında aglayan bir kız var. Mezarda yatan kadının annesi mezar başında aglayan kızın annesinin kaynanasıdır. Mezarda yatan kadın mezar başında aglayan kızın nesi olur?
Bilin bakalım kimmiş!
-
Bilim İnsanı Gerçeği Aramakla Yükümlüdür - 7
Türk İnternet.com / Yazar:
Prof.Dr.İbrahim Ortaç
Bilimsel düşünce yapısı kazanmış bir kimse her şeyden önce gerçekçi bir yapıya sahiptir. Olaylara saygılıdır ve her olayın bir nedenden kaynaklandığın
-
Yazan: 31 - 01 - 2009 : 19.35 - deniz02
Nüfus sayım sonuçları ilginç veriler ortaya koydu.
Nüfusun yüzde 30'u 3 kentte yaşıyor. Nüfusun yüzde 30'u 3 kentte yaşıyor. En az nüfuslu il ise bakın hangisi?
[size=2][font=Verdana, Geneva, Arial, Sans-serif][b]Türkiye nüfusu 2008 yılı sonu itibariyle geçen yıla oranla binde 13,1 artarak 70 milyon 586 bin 256 kişiden 71 milyon 517 bin 100
-
Yazan: 27 - 01 - 2009 : 16.54 - deniz02
Burcunuz deÄŸiÅŸti mi?
4 bin yıl içinde takım yıldızların yer değiştirdiğini belirten astronomlar, astrolojik bilgilerimizi alt üst edecek çağdaş burç haritası çıkardı.
Astronomlar 13'üncü burç Yılancı'nın astrolojiye katılmasını savunuyor. Bu durum diğer 12 burcuda etkiliyor ve neredeyse herkesin burcu değişiyor.
Aslanlar, Terazi oldu
30 Kasım-18 Aralık arasın
-
Yazan: 27 - 01 - 2009 : 15.33 - deniz02
Oyuncu Atilla Olgaç'ın askerliği döneminde 10 Rum esiri öldürdüğü yönündeki sözleriyle başlayan tartışma büyüyor. Kıbrıs Rum yönetimi, konuyu Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne taşıyacağını duyurdu.
Kayıplar Komitesi'nin Rum üyeleri bugün bir araya geldi ve Olgaç'ın sözlerini değerlendirdi.
Rum yönetimi, 1974'te kaybolan 1500 Rum'un akıbetlerinin açıklığa kavuşması için iddiaları Avrupa Konseyi
-
Yazan: 27 - 01 - 2009 : 15.22 - deniz02
Deprem Dede olarak tanınan, BoÄŸaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi ve Deprem AraÅŸtırma Enstitüsü eski müdürü Prof. Dr. Ahmet Mete Işıkara “Hatay’da gecikmiÅŸ bir deprem vardır. Altını önemli çiziyorum; Hatay’da 7 ve 7’nin üzerinde bir deprem eninde sonunda olacak. Bu gerçeÄŸi kabul edelim ve gerekeni yapalım” dedi.
Deprem gerçeğini herkesin kabul etmesi g
-
Sizlere iki sorum olacak. Sorularımdan biri konu başlığından da belli olduğu gibi sayeniz de dünya liderini belirleyeceğiz...
Åžimdi;
Özürlü sekiz çocuğu olan ve frengi hastası hamile bir kadına rastlasaydınız, ona kürtaj olmasını tavsiye eder miydiniz? (Hamileliğinin 3. haftası)
Bu sorunun yanıtını vermeden önce lütfen aşağıdaki soruyu da okuyunuz. Cevapları birlikte isteyeceğim sizden.
Åžimdi b
-
Yazan: 20 - 01 - 2009 : 17.00 - ayazoglum
bilginin maÄŸlubiyeti.........................
biri bir gün bir kayık getirir hayatına. biner ve açılırsın uçsuz bucaksız ufuklara. yeni dünyalar keşfedersin
bildiklerin küçük bir çakıyla asırlık çınarlara şekil verir gibi ağır ağır yontulur...
ve açılırsın farkına varmadan açılırsın o ufuklara...
birgün bir bakarsın ardına; geldiğin yerden çok çoook uzaklardasın. yaşadığın süreçteki bütün öğ
-
Yazan: 11 - 01 - 2009 : 04.52 - hokolomon
Merhaba. Geçenlerde bir hukuk bürosunda otururken , avukatımız bana çay söyledi ve ben de kazara çayı döktüm. Hem de mahkeme evraklarının üzerine.
Avukatımız sağolsun, bana çok kritik bi evrek olmadığını söyledi. Ama ben huzursuzum. Çünkü orada bazı arşivlenmesi gereken evraklar vardı. Evrağın birisi orta derecede hasarlı iken (temyiz kararı) diğerleri hafif derecede hasarlı.
Böyle bir duru
-
Yazan: 31 - 12 - 2008 : 13.18 - deniz02
[quote]
A - Münazara:
1.Bir konu üzerinde, belli kural ve yöntemlere uyularak yapılan tartışma,
2.Divan edebiyatında zıt varlıklar ve kavramlar arasındaki karşıtlığı anlatan yazı türü.
Örnek:"Bir fikrin münazarasıyla kütüphanesinin önünde sabahladığımız geceler olurdu." - A. H. Müftüoğlu
B - Müzakere:
1. Bir konuyla ilgili fikir alışverişinde
-
Yazan: 28 - 12 - 2008 : 13.23 - deniz02
FARE İNSANLAR
Görünüşleri fareleri andırıyor. Her birinin bir sahibi var ve köle gibi çalıştırılıyorlar. Her birinin hazin bir hikayesi var.
Onlara "Fare İnsanlar" deniliyor. Çünkü görünüşleri gerçekten çok farklı. Kulaklarının şekli, yüz yapıları, gözlerinin birbirine yakınlığı, ağız
-
Yazan: 19 - 12 - 2008 : 14.13 - marita
[b]E-devlete girişin faturası
19 Aralık 2008 Cuma 16:55
E-devlet hizmetinden faydalanmak için elektronik ya da mobil imza gerekiyor. Elbette bunun da bir faturası var. İşte rakamlar;
www.türkiye.gov.tr açıldı. Siteye eriÅŸimde Türkçe karakter sorunu yok, ancak birçok iÅŸlem için ÅŸifre gerekiyor. Åžifre PTT’lerden bir günde, oturduÄŸunuz yerden ise bir haftada
-
Yazan: 15 - 12 - 2008 : 14.52 - deniz02
Gök bilimciler, Dünya'ya 10 milyar ışık yılı uzaklıkta dev bir kara deliği inceleme ve analiz etmeyi başararak, bu tip cisimleri tanımlayan teorileri doğruladı.
İsviçre'nin Lozan kentindeki Federal Politeknik Okulu (EPFL), uluslararası astronomi ekibinin, şu anki en büyük teleskoplardan bin kez daha üstün bir teleskopla, kara deliğin çevresinde dönen ve giderek genişleyen diskin dış bölüm
-
Yazan: 13 - 12 - 2008 : 07.59 - deniz02
[quote]
Bartın'da, internetten tanıştığı ve kendisini yüzbaşı olarak tanıttığı kadınla, kardeşinin evinde buluşan asker kıyafeti giyen kişi, kadının eşi ve kayın babası tarafından yakalandı.
Sahte yüzbaşı, çıkarıldığı mahkemece tutuklandı.
[font=Arial]İddiaya göre, evli olan N.K. (32) ile sanal ortamda konuşmaya başlayan ve Genelkurmay Başkanlığı'nda yüz
-
Öyle şeyler söylenİr ki ülkemizde reel birşey göremezsiniz.Yüzeysel hikayeler anlatılır ki rasyönel bir bakış bulamazsın.İhanet gruplarının ihanetleri övünülerek anlatılırken yerkürede,garipleri,mazlumları,hatırlayani bulamazsınız.hıristiyanların nasıl haçları varya onu göstererek korkuturlarya dindaşlarını, öyle alırlar ölüleri önlerine ve resimleri dayarlar suratına insanın,inadına derler sanki
-
Yazan: 11 - 12 - 2008 : 11.31 - deniz02
Avusturya'da bir tiyatrocu, sahnede rolü gereği kendi boğazını keserken yanlışlıkla gerçek bıçak kullanınca, ölümden kıl payı kurtuldu.
Başkent Viyana'nın Burgtheater tiyatrosundaki talihsiz olayda, Daniel Hoevels isimli aktör, kör sahne bıçağı yerine gerçek bıçakla boğazını kesince kanlar içinde yere yığıldı.
Şans eseri şah damarını kesmeyen aktör boğazındaki derin kesikle acilen hastaneye ka
-
Site kuralları gereği k.m ile soru sormak yasak olup lütfen genel alanlarda sorularınızı sorun.
Site Yönetiminden Duyurular Forumlarda arama yapmadan soru veya yorum eklemeyiniz. - Kısa Mesaj ile hukuki soru sormayınız.
-
Yazan: 09 - 12 - 2008 : 13.05 - nikon
Fenerbahçe Kulübü'nün ilk kuruluş tüzüğünün orijinali bulundu. Eski bir sahaf dükkanında bulunan tüzükte dikkati çeken bir madde rakipleri kıskandıracak...
İlk kuruluş tüzüğü, 1913 yılında Osmanlıca olarak yazılmış orijinal haliyle Fenerbahçe Müze Kurulu Başkanı Dr. R. Sertaç Kayserilioğlu tarafından eski bir sahaf dükkanında bulundu.
Kulübün kuruluş amacının belirtildiği tüzüğün ikinci ma
-
-
Yazan: 08 - 12 - 2008 : 12.31 - deniz02
"Allahım sen otomotivi kurtar"
ABD, tarihinin en kötü krizlerinden birini yaşarken, özellikle otomotiv sektörü neredeyse dibe vurdu. Araç satışlarının iyice düştüğü ve arka arkaya işten çıkarmaların yaşandığı sektörün tekrar ayağa kalkabilmesi için Amerikalılar umudunu kiliseye bağladı.
Otomotiv sektörünün kalbi sayılan Detroit'in en büyük kiliselerinden biri olan Gr
-
Yazan: 08 - 12 - 2008 : 11.45 - nikon
ÇOCUĞUNU ÖYLE KARŞILA Kİ;
eve geldiği zaman, en güzel yere geldiğini hissetsin....
EŞİNİ ÖYLE KARŞILA Kİ;
yanına geldiği zaman, en doğru insana kavuştuğunu hissetsin....
ANNENİ ÖYLE KARŞILA Kİ:
doğumundaki ağrıları lezzetle takas etsin....
BABANI ÖYLE KARŞILA Kİ;
ömür boyu bir başka evlada imrenmesin....
FAKİRİ ÖYLE KARŞILA Kİ;
ona serdiğinden büyük, bir dua sofrası sersi
-
Yazan: 04 - 12 - 2008 : 15.54 - deniz02
Çok şirin :) hiç kıyamam...
Tıkla
-
Karşımda oturmuÅŸ sakin sakin anlatıyor:[b]”Donör bulunduÄŸunu öğrenince hastaneye koÅŸtum. Sabah 07’de ameliyata girdim, önce donörden organları aldım.
O arada alıcılar hazırlandı. KaraciÄŸeri naklettim, sonra iki böbrek ve bir pankreas, akÅŸam saat 22.00’da çıktım ameliyathaneden.
Organ beklemez ki, koy dolaba ertesi gün yap ameliyatı. Belgelemiş olsaydım herhalde Guinness Rekorlar
-
Yazan: 19 - 11 - 2008 : 15.48 - deniz02
Almanya'da M.Ö 4600 yılına ait mezarlarda bulunan ve dünyanın en eski çekirdek ailesi olarak nitelendirilen anne, baba ve iki çocuğun bir baskında katledilerek öldürüldüğü ortaya çıktı.
Çoğu çocuk ve kadınlara ait 5 bin yıllık kalıntılardaki kırık kemikler, ailenin bir baskında öldüğünü ortaya koydu.
Avrupalı araştırma
-
EĞER HÂLÂ SİZİNLEYSE...
1 yaşınızdayken sizi elleriyle besledi ve yıkadı;
2 yaşınızdayken size yürümeyi öğretti;
Size seslendiğinde odadan kaçarak teşekkür ettiniz.
3 yaşinizdayken size özenle yemekler hazirladi;
Tabaginizi masanin altina dökerek tesekkür ettiniz.
4 yasinizdayken elinize rengârenk kalemler tutusturdu;
Evin bütün duvarlarina resim yaparak tesekkür ettiniz.
-
Nasıl bir okuyucusunuz? Test etmeye var mısınız?
Buradan lütfen...
-
Olgunlaşmak insan bedeninin şekillenmesi, beyinin gelişmesi ve davranışlarının tutarını dengelemek midir? Sizce olgun olmak, olgunlaşmak nedir?
-
Ah yine Çocuk Olsam...
Cümlesini kurmayan yoktur. Çocukluğunuz da annenizle, babanızla veya arkadaşlarınızla yaptığınız, aklınızda iz bırakan konuları bizlerle paylaşmaya ne dersiniz?
Ah yine çocuk olsam da çır, yakar top, saklanbaç oynayabilsem. :)
-
Efendim site'de "Fenerbahçeliler buraya" diye bir forum açılmış.Ben de bir G.S forumu açmayı düşündüm.Galatasaray'lı arkadaşlar bu forum altında ara sıra buluşmaya,takımımızın son durumlarını değerlendirmeye ne dersiniz?:o
-
Deniz Yıldızı Çorbası
"Kurtarabilirim" diyordu kendi kendi kendine. "Deniz yıldızlarını kurtarabilirim." Kumsalda sayısız deniz yıldızı ile karşılaşmıştı. Binlerce hatta milyonlarca olduğu söylenebilirdi. Deniz yıldızlarını denize atmaya başladı birer. O sırada bir adam yaklaştı yanına "Ne Yapıyorsun" diye sordu. "Ben" dedi adam "deniz yıldızlarını kurtarıyorum". Diğeri " ama sayıları o kadar ço
-
-
Yazan: 29 - 10 - 2008 : 07.25 - werther
(Alıntıdır)
Sevgili büyükanneler, büyükbabalar,
bu bir imdat çağrısıdır. Lütfen çocuklarınıza yardım edin.
Biz birbirimize yekten “Sen bu iÅŸi beceremiyorsun kardeÅŸ...” diyemiyoruz, bari siz büyüklük gösterip, duruma müdahale edin.
Bakın, sevmelere doyamadığınız torunlarınız hem öksüz, hem de yetim. Zira sizin çocuklarınız ana-baba deÄŸil. Torunlarınızın “arkadaşı” onlar
-
Yazan: 26 - 10 - 2008 : 18.32 - nikon
Eskilerin eÄŸlenceli bir animasyon oyunu,
Amaç;1 düzine yumurtayı kırmadan en tepeye ulaştırabilmek
400 puan yaptım, bakalım siz kaç yapabileceksiniz :o
kolay gelsin & iyi eÄŸlenceler...
Kod:
Oynamak İçin Tıklayın
-
Yazan: 26 - 10 - 2008 : 15.33 - deniz02
New York'taki Vahşi Hayvanları Koruma Derneği'nin sahip çıktığı cüce ipek maymunları, derneğin maskotu oldu. Yeni doğan 15 gramlık yavrularını sırtında taşıyan "Kral" lakaplı baba ile anne maymun Squirt, iyi bir aile örneği oluşturuyor.
Yapılan araştırmalar, dünyanın en iyi babalarının ipek maymunlar olduğunu ortaya koyuyor.
-
Yazan: 25 - 10 - 2008 : 16.59 - nikon
.
[b]Önemli bir haber olduğu için ekleme yapıyorum,evimizde sıkça kullandığımız Uydu alıcılarımızın şu anki frekansları bir işe yaramayacak, herkes kendi uydu alıcısından kanalları eklemeli,
2a uydusu 27 ekimde görevini 3a ya devrediyor.Bu yüzden pazartesi günü uydunuzu açınca şok olmayın,şu anki frekanslardan görüntü alamayacaksınız,teknik servislerede 20-30 ytlnizi kaptır
-
Yazan: 24 - 10 - 2008 : 10.44 - c_selin
Değerli üyemiz ve benim çok sevdiğim Av.İlknur Sezgin Temel'i tanımam Hukuki Net sayesinde olduğu için bu haberi buraya eklemek istedim.
Sevgili İlknur abla..
Arkadaşından duyduğun için pek emin olamadığın ve bugün adliyede sessizce "ilk kez seninle paylaşıyorum Selin"dediğin, doğru mu acaba diye birlikte baroya sorduğumuz fakat "bize henüz bilgi gelmedi" denilen Ankara Barosu Öykü Yarışması b
-
Gözde Bedeloğlu, Jale ve benim ilk çocuğumuz, ilk göz ağrımızdı. Şimdi okudu,büyüdü de yazar oldu güzeller güzeli İzmir'lim.
[quote]
KÜÇÜLMÜŞ DÜŞLER, PARAMPARÇA BEDENLER
01 AÄŸustos 2008
Büyük bir gürültü yankılanıyor havada önce.
Sonrası... Sevgiler, hayatlar, bedenler paramparça...
[b]Tek tek görüyoruz yüzlerini gazete sayfalarında ve televizyo
-
KÖLENİN ANITI DİKİLECEK
ABD'nin Vermont eyaletinde, Afrika'dan kaçırılan kölelerin hayatına günlüğüyle ışık tutan eski bir kölenin anıtı dikilecek. Anıtla ilgili tören, Jeffrey Brace adıyla bilinen eski kölenin günlüğünün 1810 yılında basılan kopyalarından birini çalıştığı Vermont Üniversitesinin kütüphanesinde bulan Kari Winter ile Brace'in torunlarının öncülüğünde gerçekleşecek.
R
-
Ramazan Bayramı tatilinin 9 güne çıkarılmasına dava açıldı İzmir Barosuna kayıtlı stajyer avukat bayram tatilinin uzunluğu konusunda girişimde bulundu.
Bayram tatili davalık oldu - Bahri KARATAŞ/İZMİR, (DHA)
İZMİR Barosu'nun stajyer avukatlarından Tolga Küçük, Türk hukuk sisteminde kamu görevlilerine ülke çapında idari izin verilebileceğine dair yasal düzenleme olmadığı halde, Ramazan
-
Yazan: 03 - 10 - 2008 : 15.01 - deniz02
Bir hükümdar amansız bir hastalığa yakalanmıştı. Ülkenin bütün hekimleri saraya geldi, komşu ülkelerin hekimleri de çağırıldı. Ama hastalığa hiçbir çare bulunamadı. Hükümdar, herkesin gözü önünde her gün biraz daha erimeye devam ediyordu. Umutsuzluk içinde çırpınırken son çare olarak bütün falcıların, büyücülerin bulunup saraya getirilmesini istedi.
Adamları koşuşturdu. Ülkede ne kadar adı falcıy
-
3-4 gün önce bir blog oluşturdum kendime , bugunden itibaren google da çıkıyor ama adımı soyadımı yazdığımda 2.sayfa sonuçlarda hukuki.net profilim çıkıyor :D
Ne çok hite sahipmiş ki hukuki net o kadar arama arasında 2.sayfadan çıkarıyor beni :)
-
Yazan: 29 - 09 - 2008 : 09.36 - esmerman
Başta Hukuki Net yetkilileri olmak üzere,Tüm üyelerin ve Müslüman aleminin Mubarak Ramazan Bayramını,En icten Dileklerimle Kutlarım.
-
en popüler 45 boşanma NEDENİ şöyle:
-Zina sebebiyle boÅŸanma
-Hayata kast sebebiyle boÅŸanma
-Pek kötü ve onur kırıcı davranış sebebiyle boşanma.
-Suç işleme sebebiyle boşanma
-Haysiyetsiz hayat sebebiyle boÅŸanma
-Terk sebebiyle boÅŸanma
-Akıl hastalığı sebebiyle boşanma
-Evlilik birliğinin sarsılması sebebiyle boşanma
-Alay etmek
-Aşağılamak
-Küçük düşürmek
-Tükürmek
-Küçümsemek
-Ba
-
Yazan: 25 - 09 - 2008 : 16.08 - milo
Mustafa Cansız ismi, eğer Trabzonlu değilseniz size pek bir şey ifade etmeyecektir. Fakat onun yetiştirdiği din profesörü, günümüzün parti lideri Yaşar Nuri Öztürk'ü ise bilmeyen yoktur. Trabzon'da bir efsane gibi anlatılan, dini sorulara nükteyle, küfürle cevap vermesiyle meşhur Cansız Hoca, 1990'larda ses kayıtları ortaya çıkan ama varlığı kanıtlanamayan Oflu Hoca'nın aksine gerçek. Karadeniz
-
Yazan: 23 - 09 - 2008 : 15.16 - deniz02
ABD'nin İllionis eyaletinde, dansçı müvekkilinin borcunun bir kısmının karşılığını "striptiz" olarak alan avukat bir yıldan fazla süreyle görevinden uzaklaştırıldı.
Chicago Tribune gazetesinin haberine göre, İllionis Savcılığı ve Disiplin Komisyonu önceki gün, avukat Scott Robert Erwin'in 2002'de görevini kötüye kullandığı için gelecek aydan itibaren 15 ay süreyle görevinden uzaklaştırılm
-
Yazan: 22 - 09 - 2008 : 16.17 - deniz02
Sevimli fareye fetva geldi (tıkla)
[b]Miki Fare Masalları (Mickey Mouse); 1928'de Walt Disney tarafından yaratılmış ve seslendirilmiş karikatür ka
-
-
Yazan: 21 - 09 - 2008 : 15.14 - milo
Mini eteği yasaklıyorlar
Mini eteğin insanlar üzerindeki "kötü etkileri" gözönünde tutularak yasaklanması istendi.
Uganda Etik ve Namus Bakanı Nsaba Buturo, mini etekle dolaşan kadınlar taşıt sürücülerinin dikkatini dağıttığı ve kazalara yolaçtığı için, mini etek giyilmesinin yasaklanmasını
-
010-BIYIĞIMI KESTİRMEM!
Kadının belirteci saçtır..Saçsız dazlak kadın gördünüz mü?Hayır! Oysa,kadının saçı da erkekler gibi dökülür.Kadın da dazlak olur.Ama kadın toplum içine saçsız çıkmaz.Kadınlığın,kadın cinsinin belirteci saçtır.İnsanlar arasından kadın cinsini ilk önce saçı ile ayırırız.Bu nedenle saç kadında ayıraç görevi de görür.
Esir kamplarının zorunlu ortamında savaş hallerinde v
-
-
Yazan: 20 - 09 - 2008 : 14.17 - deniz02
Denver
-
Dünyanın en büyük örümceği
-
Yazan: 20 - 09 - 2008 : 08.07 - admin
National Geographic uzmanları, 200 bin yıl önce Avrupa ve Asya'da hüküm süren Neanderthal insanın kalıntılarını inceleyerek, ilk kez "ilkel kadının" neye benzediğini tespit etti.
[IMG]http://galeri.milliyet.com.tr/2008/9/19Iste_ilk_kadin!/14.jpg[/I
-
*Sigara içmeyen şehirler arası otobüs şoförü
*Siz istemeden fiş veren küçük esnaf..
*Arabasının üzerine bavullarını saran Almancılar
*Bu kıyafet size yakışmadı diyen tezgahtar,
*Emniyet kemeri takan taksi şöförü,
*Trafikte küfür etmeyen araç şoförleri,
*Kadınların dişilikten daha çok insan olduklarını düşünen erkekler ,
*Şarkıları, müzikleri ile sözlerini bağdaştırarak söyleyen şarkıcılar
-
Cix bir gün kendi kendine eğlenirken birden aklına gelir...
benim dünyam bu kadar küçük olamaz, der.
[URL="http://www.milliyet.com.tr/content/galeri/yeni/goster.asp?prm=0,7127305&id=22&galeriid
-
Yazan: 18 - 09 - 2008 : 18.35 - önder71
KANSER İLE SAVAŞIM
Önder ÖZLEM
2007 yılının başında rahatsızlandım ve Erzurum’a sevk edildim. BaÅŸta teÅŸhis konulamadı, en sonunda ağır bir ameliyat geçirdim.
Ameliyat etkisi ve acısı azalıp, biraz kendime geldiğimde evrakları istedim. Çünkü herkes gülüyor, şaka yapıyor ancak yüz ifadeleri gülüş ve şakacı tavırları ile örtüşmüyor, birbiri ile çelişiyordu. Neyse, evraklar geldi teşhis böl
-
Yazan: 13 - 09 - 2008 : 10.02 - CixGkn
[center]Burada basamakları tek tek tırmanırsın. Koşarsın, çabalarsın ve zirve tam karşındadır ama ulaşamazsın.
Hukuki.Net'te dostluğunun sonu yoktur. Sürekli çıktığın dostluk merdivenleridir.
Çiçekli yollardan geçersin
Hukuki.Net'te, tüm dostların sana elini uzatır, çiçeğin suya uz
-
Yazan: 11 - 09 - 2008 : 15.19 - deniz02
Bu duvar resmi 216 ressam tarafından ve her karesi ayrı bir ressam tarafından yapılmış.
Her karenin üstünü tıklayıp o karenin alındığı resmin bütününü görebilirsiniz. Hiç bir karedeki resim aslında büyük resimle alakası yok, kareler yerlerine ( renk,sekil,ton) olarak yerleştir
-
Yazan: 09 - 09 - 2008 : 14.12 - milo
'O çiçeği senin için koparmazdım'
Kocam bir mühendisti. Onunla sâkin tabiatını sevdiÄŸim için evlenmiÅŸtim. Bu sâkin adamın göğsüne başımı koymak içimi nasıl da ısıtırdı…
Gel gör ki iki yıl nişanlılık ve beş yıl evlilikten sonra bu sâkinlik beni yormaya başlamıştı. Eşimin -bir zamanlar çok sevdiğim- bu özelliği artık beni huzursuz ediyordu.
İş ilişkiye gelince oldukça içli,
-
Åžeref
Öğrencileri bilge K’ya şöyle bir soru sordu:
“Åžeref nedir?”
Bilge K. biraz düşündü, sonra konuştu:
[size=2][FONT=Verdana, Ari
-
Yazan: 05 - 09 - 2008 : 18.22 - deniz02
Seni sen yapan...
* Bir yer olsun,sadece senin gidebildiğin;gidebilmek veya gidebileceğini bilmek kalmayı kolaylaştırır!
* Bir yolun olsun,sadece sen git,kimse bilmesin;yol bildiklerini yeniden öğrenmek,öğrendiklerini temize çekmek gibidir...
* Bir kapın olsun sadece senin açıp,girdiğin;kapı düştür,sadece senin gördüğün...
* Bir penceren olsun,sadece senin bakabildiğin;pencere,dışın
-
Yazan: 05 - 09 - 2008 : 15.46 - CixGkn
[center]
[url=http://imageshack.us]

[/UR
-
Bu soru Albert Einstein tarafından hazırlanmış, dünyadaki insanların %2'sinin bu soruyu çözebileceğini söylemiş. Ben denedim, hem eğlenceli, hem de çözünce insan seviniyor. :) Sizinle de paylaşmak istedim, internette cevapları var ama belki kendinizi sınamak istersiniz.
KURALLAR :
1)Beş farklı renkte beş farklı ev var.
2)Her evde beş farklı ülkeden birer kişi oturuyor.
3)Bu evlerde ya
-
Yazan: 11 - 08 - 2008 : 14.31 - deniz02
Emanete ihanet etmeyin
Halinizden ÅŸikayet etmeyin
Büyüğünüze emretmeyin
BoÅŸ ÅŸeylerde israr etmeyin
Cahillerle sohbet etmeyin
Nefesinizi boşa tüketmeyin
İnsanları bekletmeyin
Etrafınızı kirletmeyin
Hayatınızı mahvetmeyin
Kimseye minnet etmeyin
İnsanları yüzüne karşı methetmeyin
Kimseye küfretmeyin
Kötülüge meyil etmeyin
Malınızı boşa sarf etmeyin
Sırrınızı açık etmeyin
Her ÅŸeyi m
-
Yazan: 07 - 08 - 2008 : 15.46 - deniz02
Bahçeşehir Üniversitesi, 2008-2009 öğretim yılı için yöneticilere yönelik yeni bir yüksek lisans programı hazırladı. Yüksek lisans programı öğrencilerine görgü (adabımuaşeret) kurallarını da titizlikle öğretmeyi amaçlıyor.
Üniversiteden yapılan yazılı açıklamada, “Executive MBA Programı”nın içeriÄŸinin yurt dışındaki önde gelen üniversitelerin programları ve Türk iÅŸ dünyasının
-
Yazan: 07 - 08 - 2008 : 10.44 - roTiNda23
SEVGİ...!
Alışverişe gitmek üzere evden çıkan bir kadın, kapısının karşısındaki kaldırımda oturan bembeyaz sakallı üç yaşlıyı görünce önce duraksadı, sonra onları, tüm içtenliğiyle evine davet etti; "Burada böyle oturduğunuza göre, üçünüz de kesinlikle acıkmış olmalısınız" dedi. "Lütfen içeri gelin, size yiyecek birşeyler hazırlayayım."
Üç yaşlıdan biri, kadına, eşinin evde olup olmadığını sor
-
Merhaba arkadaslar belki de forumun en ilginç mesajı ve sorusu olacak :) Kız arkadasıma hediye alıcam kendisi hakimlik sınavına hazırlanıyor onu motive etmek açısından ona bi hakim tokmağı almak istiyorum ama nerde arasam, nette bulamadım. Bu sitede birçok avukat arkadas var nereden bulabileceğimi bilen varsa yazarsa cok sevinirim :) İstanbulda her yer kabulum ayrıca Bursa Balıkesir Yalova Tekird
-
Yazan: 22 - 07 - 2008 : 03.51 - hksvr
:o MATEMATİK YALAN SÖYLEMEZ..???
A = 1
B = 2
C = 3
Ç = 4
D = 5
E = 6
F = 7
G = 8
Äž = 9
H = 10
I = 11
İ = 12
J = 13
K = 14
L = 15
M = 16
N = 17
O = 18
Ö = 19
P = 20
R = 21
S = 22
Åž = 23
T = 24
U = 25
Ü = 26
V = 27
Y = 28
Z = 29
-----------------------------------
Z =29
E = 6
K =14
A = 1
ZEKA = 50% BAÅžARI
---
-
Yazan: 21 - 07 - 2008 : 17.44 - sedatif
Ben en çok commodore1tr in masa üstünü merak ediyorum :))
Buyrun ben başlıyorum, pek bir sade...
-
Yazan: 20 - 07 - 2008 : 14.07 - deniz02
Ünlü halk ozanı Aşık Veysel ÅžatıroÄŸlu’nun anısına Sivas ValiliÄŸi, Åžarkışla Kaymakamlığı ve Åžarkışla Belediyesi’nin katkılarıyla "Uluslararası Aşık Veysel Aşıklar Bayramı" düzenlendi.
Programa katılan Emerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Hilmi Güler, vatandaşları enerjiyi verimli kullanmaları konusunda uyarırken, "Bir olalım, iri olalım, diri olalım ve bu çalışmaları birlikte gönü
-
Yazan: 20 - 07 - 2008 : 06.31 - deniz02
20. Asya'dan Avrupa'ya Uluslararası Yüzme, Kürek, Yelken ve Kano Yarışları, İstanbul Boğazında Kanlıca ile Kuruçeşme arasında yapıldı.
Yarışa Devlet Bakanı Kürşat Tüzmen de katıldı. Yarışmada Bakan Tüzmen kendi yaş katgorisinde 2'inci oldu. Tüzmen genel sıralamada 22'nciliği elde etti.
Yarış Kanlıca İDO iskelesinde başladı ve Kuruçeşme Sahili'nde sona erdi. Yarışa farklı
-
Yazan: 11 - 07 - 2008 : 18.47 - cognis
Organize İlçe
MARDİN'in Kızıltepe İlçesi'nde, Ortaoğretim Kurumları Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Sınavı'nın (OKS) yapıldığı 9 okuldan 8'inde organize şekilde kopya çekildiği belirlendi. 36 öğrenincinin sınav sonuçları açıklanmazken, Valilik olayla ilgili soruşturma başla
-
Sevgili üyemiz "Nikon" un çektiği bu şahane fotoğrafları ben de sizinle paylaşmak istedim...
-
Yazan: 06 - 07 - 2008 : 14.58 - CixGkn
Hayatımda saygı ve sevgi var;
Beklentim olan insanlarda adım yok.
Oyunumuza böyle devam edelim...
-
Yazan: 06 - 07 - 2008 : 07.08 - deniz02
Ordu'da yaşayan 75 yaşındaki Sıtkı Ekşi, yaklaşık 40 yıldır uzattığı, 2 metreye ulaşan bıyıklarıyla dikkat çekiyor.
Ordu'nun Mesudiye ilçesine bağlı Aşağı Gökçe köyünde yaşayan Ekşi, askerlikten sonra bıyık bırakmaya başladığını ve yaklaşık 40 yıldır bıyıklarını kesmediğini söyledi.
Türkiye bıyık yarışmasında daha önce 1 metre 35 santimetre olan bıyığıyla birinci olduğunu anlatan Sıtk
-
Yazan: 05 - 07 - 2008 : 20.52 - HHGme
Ben 28 yaşındayım ve hayatımı hep babamla birlikte çalıştığım işyerine göre çizdim. Ökuduğum okulu bile ona endeksliyerek 2 yıllık üni. okudum. Öyle, böyle geldik bugünlere... Babam sıfırdan geldi şuanki durumumuza ve çok zengin oldu. 30 yıllık bir sürede. Ama annem ben hepbirlikte çalıştık. Şimdi babamın adını bile anmek istemiyorum. Annemi boşamak istedi ve çocuklarına en fazlada bana 1 sene
-
Yazan: 03 - 07 - 2008 : 13.50 - deniz02
IÄŸdır’ın 7 Kasım Mahallesi’nde oturan ve iki eÅŸinden 3’ü kız 15 çocuk, 102 torun sahibi Abbas Koca 117’nci yaÅŸ gününü kutladı.

Nüfus cüzdanındaki kayıtlara göre 01.07.1891 tarihinde dünyaya gelen Koca, bir asırı geride bırakmasına karşın hálá dimdik ayakta. Ailesinin
-
Yazan: 29 - 06 - 2008 : 13.48 - deniz02
Sadece aydınlatmada dikkat edilecek birkaç küçük ayrıntı bile önemli oranlarda elektrik tasarrufu yapılabiliyor.
ÖrneÄŸin, akkor lamba yerine fluoresan ampul kullanmak Türkiye genelinde ayda 1 milyar 120 milyon kWh’lık bir tasarruf anlamına geliyor.
Elektrik İşleri Etüt İdaresi Genel Müdürlüğü Ulusal Enerji Tasarrufu Merkezi’nce konutlarda elektrik enerjisinin verimli kullanılma
-
Yazan: 29 - 06 - 2008 : 13.20 - deniz02
Takip ve Danışmanlık Hizmetleri Büro yöneticisi M. S, yaptığı açıklamada, 2 yıl önce dedektiflik bürosunu faaliyete geçirdiklerini ve bugüne kadar çok sayıda iş aldıklarını söyledi.
''Bu işi yaparken TCK kanunlarına aykırı olmamak şartıyla delil topluyoruz. Takip yaptığımız tarafı rahatsız etmeden işimizi yürütüyoruz''
Genellikle eşlerini, sevgililerini ve çocuklarını izlettirmek isteyen
-
Yazan: 20 - 06 - 2008 : 19.06 - nikon
Ay-Yıldızlı ekibimizin Hırvatistan zaferi Dünya basınında yine bomba etkisi yarattı.

Avrupa'nın önemli internet siteleri maçtaki geri dönüşümüze vurgu yaparken en ilginç başlık Soccernet'ten geldi: "Geri dönüşün kralları"
Avrupa'nın diğer önemli medya kuruluşları şu başlıkları kullandı:
Skysports: Penaltılarda Türk lokumu
Corriera
-
Yazan: 16 - 06 - 2008 : 16.42 - deniz02
Cep telefonları ne kadar zararlı, neler dikkat etmeli, neler yapmalı? Gelecekte bizi hangi tehlikeler bekliyor. Prof Dr. Osman Müftüoğlu tüm bu sorulara açıklık getirdi.
Cep telefonlarının çok zararlı olduğunu ve bunun bilimsel araştırmalarla kanıtlandığını belirten Prof. Dr. Osman Müftüoğlu, özellikle çocuklara cep telefonun 2 kat fazla zarar verdiğini söyledi.
Müftüoğlu, sözlerine şöy
-
Yazan: 10 - 06 - 2008 : 14.48 - deniz02
10 yıl önce cinsiyet değiştiren ve tamamen erkek görünümüne kavuşan Thomas Beatie, dört hafta sonra bir kız çocuğu dünyaya getirecek. "Hamile baba" Thomas Beatie yapay döllenmeyle başka bir erkekten hamile kaldı.[b]
[color=red][URL="http://fotogaleri.hurriyet.com.tr/galeridetay.aspx?ci
-
Yazan: 08 - 06 - 2008 : 09.37 - CixGkn
Aşağıda ki soru Akıl Oyunları Şampiyonası 2006 eleme sınav sorusudur.
Bir kabilede kadınlar Pazartesi, Salı, Çarşamba günleri Erkekler ise Perşembe, Cuma, Cumartesi günleri yalan söylemekteler, diğer günlerde ise doğruyu söylemekteler.
KADIN: Dün yalan söylüyordum.
ERKEK: Ben de.
Sorumuz; Bugün günlerden nedir?
-
Selamlar
Ben seneye ÖSS'ye gireceğim. Şu an fen lisesinde sayısal bölümde okuyorum fakat istersek seneye eşit ağırlığa geçebiliyoruz.
Siz Hukuk tavsiye eder misiniz? (ekonomik boyutunu merak etmiyorum)
Hukuktan korkmamın en büyük nedeni hukukçu tanıdığım abilerimin hepsinin yüzlerce sayfalık kitaplara sabahlara kadar çalışması.
Ayrıca Hukuk bölümü okursam avukat olmak
-
Bu konu hukuki bir konu gibi görünüyor. Neden burada açıldı yoksa yanlışlıkla mı denebilir? Aslında ben konunun farklı bir boyutunu tartışmak istediğim için konuyu bu bölümde açtım. Bana göre konu daha çok yaşamla ilgili. Aslında hukuk da yaşam içinde bizlerin yaşamını düzenleyen kurallar bütünü değil midir?
Konu şu: Soyadı meselesi.. Ben evlenmeden önceki soyadımı kullanabileceğim konusunu önc
-
Işığı söndürmeyin
Bazen Türkiye’yi bir deÄŸirmen olarak düşünüyorum. Ekmek için un deÄŸil, insan öğütüyor.
[font=Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif]Sonra bir elek olarak düşünüyorum, Türkiye’yi. Öğütülen insan magmasını silkeleyip, kemikl
-
-
Yazan: 26 - 05 - 2008 : 14.40 - deniz02
Bir günde en fazla kaç fincan kahve içmeliyiz? Ne kadarı yararlı, ne kadarı zararlıdır. Aşırı doz kahve öldürücü olabilir mi?
Fazla fincan kahveye düşkünlük, rahatsızlık, huzursuzluk, uykusuzluk, heyecan, bulantı, kusma ve yüzde kızarıklık gibi semptomlara neden olabilir. Ciddi doz aşımının semptomları ise sayıklama ve nöbeti de içerir.
Alarm halinde olma durumunu artırır
İnsan
-
Yazan: 25 - 05 - 2008 : 05.45 - ayscns
bi arkadaşıma ulaşmak istiyorum ama nasıl yapıcam bilmiyorum..telefon kullanmadığı için şuan benim nmr bilmiyor..geçen evi aradı özelden fakat ailem yanımda diye konuşamadım yanlış nmr diyip kapatmak zorunda kaldım..bursada oturuyor..adını ve soyadını biliyorum ve yaşı..ona ulaşmak istiyorum..fikir verebilceğinizi umuyorum... :(
-
http://www.flash.gen.tr/index.php?ac...ile&fileid=810
Bin kez yandıktan sonra lütfen bırakın oynamayı :o Sakın hırs yapmayın, çok pis kapılıp gidiyorsunuz. Su an 25. aşamadayım ama 2369 kez yandım :)
-
SOKAKTA ÇOCUK OLMAK
Kültür denilen olgu doğaya yabancılaşmayla başlar ve ona dönemediği oranda yozlaşır. Kültür tarihsel ve sosyal olarak üretmektir, yozlaşma ise tam tersine bunu tüketmek ve gerilemek ile eş anlamlıdır. Evren ve doğa insan düşüncesinden ve bilincinden bağımsız olarak vardır. Ayakları üzerine kalkan canlı türü olarak insanın bağımsız kalan ellerinin ?ilk alet ? olduğu gerçeğ
-
Bir üyemiz henüz 22 yaşında olduğunu ve şu anda 15 yaşını dahi doldurmamış bir çocukla nişanlı olup onunla yıl içerisinde evlenmek istediğini dile getirmiş.
Medeni Kanunumuzun evlilik yaşının alt sınırlarını belirlemiş olmasına içerleyen başka üyelerimizin mesajları da var.
"Ağaç yaşken eğilir." atasözünü evlilik gibi bir konuda okumuş olmak beni hem üzdü hem düşündürdü. Küçük çocuklarla ya
-
Yazan: 02 - 05 - 2008 : 22.27 - cognis
Ben, bir erkeğin kendisine emanet edilen kadın mahremiyetini hayatı pahasına koruması gerektiğine inanan kuşaktanım.
Bizim kuşak, cinayetten yargılanırken geceyi birlikte geçirdiği kadının adını vermemek için
cinayet saatinde nerede olduğunu açıklamayan ve idama razı olan erkeklerin hikayelerini anlatan kitaplarla, filmlerle büyüdü.
Kadının mahremiyeti bizim için kutsaldır.
O mahremiyete ih
-
Sevdiğimiz isimler,kendi ismimiz ve anlamlarını paylaşmaya ne dersiniz?
Kendimden başlayayım.Adım Ferda.Anlamı; Gelecek,yarın,istikbal demek.
-
İlk sorumuz:
Bir ücretsiz oyun indirme sitesinden oyun indirenlerin sayısı, her saat başı Fibonecci dizisine benzer bir şekilde artmaktadır. Herhangi bir saat başındaki sayı, önceki iki saat başı sayılarının toplamıdır. Eğer 7. saatte 79 ve 11 saatte 542 kişi siteye bağlanmış ise 18. saatte kaç kişi bağlanmış olacaktır?
-
Yazan: 21 - 04 - 2008 : 05.11 - c_selin
Üyeler arasında kendisinden ders alma fırsatı yakalayan var mı bilmiyorum fakat değerli hocamız Sayın Haluk Konuralp,geçirdiği kalp krizi sonucu vefat etti.
Üzerimde emeği olduğunu düşündüğüm kişilere karşı büyük hassasiyet taşıyorum.Bu nedenle oldukça üzgünüm.
Tüm medeni usül bilgileri ve ısmarladığınız kahve için teşekkürederim Haluk Hoca..
Ailesine başsağlığı dileklerimle..
-
-
Yazan: 16 - 04 - 2008 : 16.15 - deniz02
Nerede çekildiği tam olarak belirtilmeyen bu görüntüler bütün dünyayı ayağa kaldırdı.İnternet sitelerinden alınan bu video görüntülerde henüz bir yaşındaki bir bebek karşısındaki kobra yılanından kendisini korumaya çalışıyor.
Ancak görüntülerden anlaşıldığı kadarıyla bebeği bu vahşi dövüşe iten de yakın çevresi.
[URL="http://www.youtube.com/watch?v=aQIz_r9DIDk&eurl=http://yenisafak.com.tr/vi
-
Yazan: 16 - 04 - 2008 : 15.52 - deniz02
'Aphosis' adı verilen göktaşının dünyaya çarpma ihtimali yanlış hesaplanmış
13 yaşındaki bir Alman genci, ABD Ulusal Havacılık ve Uzay Dairesi'nin (NASA), dünyaya bir asteroidin çarpması ihtimaline ilişkin hesabını düzeltti, NASA da hatasını kabul etti.
[font=Arial]Yerel bir Alman gazetesinin haberine göre, lise öğrencisi Nico Marquardt, Potsdam kentindeki astrofizik
-
Yazan: 09 - 04 - 2008 : 14.16 - deniz02
İnsanın DNA ÅŸifresini çözerek bilim tarihine geçen Francis Collins, “Laboratuvarda çalışırken Tanrı’nın varlığını hissettim” dedi.
Dünyanın en büyük genetik uzmanlarından biri olarak gösterilen ve sekiz yıl önce çalışma arkadaşı Craig Venter’le birlikte insan DNA’sının ÅŸifresini çözerek büyük şöhret yakalayan Dr. Francis Collins, “imana geldi.”
Ve
-
Yazan: 07 - 04 - 2008 : 07.07 - admin
Avustralya öz kızı ile iliÅŸki yaÅŸayan ve çocuk sahibi olan 61 yaşındaki John Deaves'i konuÅŸuyor. ‘Kanal 9'da yayınlanan ‘60 Dakika' isimli programa konuk olan John Deaves ve öz kızı 39 yaşındaki Jenny Deaves'le iliÅŸkisini anlattı. 30 yıl önce eÅŸinden ayrılan ve bu evlilikten bir kızı dünyaya gelen John Deaves daha sonra ailesi ile olan bütün baÄŸlarını kopardı.
Babasını
-
Yazan: 02 - 04 - 2008 : 16.53 - admin
Tebrikler Fenerbahçe ... 3 gol attık, 2 onlara 1 bize = FB-Chelsea = 2-1
-
Yazan: 31 - 03 - 2008 : 19.45 - admin
Ahmet Çakar bikiniden sonra 10.000 dolarına iddiaya girdi; Fenerbahçe Chelsea'yi elerse 10000 dolar ödeyecekmiş... Chealse elerse 5000 dolar bana yeter dedi. Ve ancak, yine anında sözünden rücuu ederek, şaka dedi...
-
Yazan: 30 - 03 - 2008 : 09.27 - deniz02
Unutulmaz bilgisayar Commodore 64, 25 yıl aradan sonra, bugün bile adından söz ettirmeye devam ediyor.
Commodore 64: 25 yıl sonra, bugün bile bu bilgisayar hala tüm bilgisayar üreticilerini kıskandıracak bir konumda. 1983'te piyasaya çıkan, daha çok bir ekmek kutusunu andıran bu bilgisayar daha o yıllarda başarılı grafiği
-
Yazan: 23 - 03 - 2008 : 16.23 - deniz02
Sabahları paldır küldür yataktan fırlayıp kendimize bir merhaba bile demeden strese günaydın dememiz hiç kimsenin suçu değil. Yazar ve kişisel gelişim uzmanı Patricia Muradi "Ne kadar güçlü, kendimizden emin olursak olalım nihayetinde insanız!" diyor ve soruyor "Kendinizi motive etmek için 60 saniyeniz de mi yok?.
"Doğamız gereği de kabul görmeye, beğenilmeye, motive edilmeye ihtiyaç duya
-
Yazan: 23 - 03 - 2008 : 08.28 - deniz02
Erzurum'da, doğuştan engelli Yusuf Aslan, sol ayağı ile çizdiği resimlerin yer aldığı kişisel sergisini açtı.

[font=Verdana]Ellerini kullanamadığı için sol ayağı ile resim yapan Yusuf Aslan , Erzurum Kültür ve Turizm Müdürlüğü Resim Heykel Galerisi'ndeki ''Sol ayağım 3'' isimli resim sergisinin açılı
-
Yazan: 22 - 03 - 2008 : 16.50 - deniz02
Alzheimer Derneği ve Vakfı'nın hastalıkla ilgili düzenlediği söyleşi "Beyaz Melek" filmiyle dikkatleri yaşlıların hayatlarına çeken Mahsun Kırmızıgül'ün de katılımıyla yapıldı. Söyleşide söz alan Prof. Dr. Rukiye Pınar, 'Beyaz Melek Yasası' olarak bilinen yasanın ardından Ulusal Yaşlılık Merkezi'nin de kurulması yolunda çalışmalarının hızla sürdüğünü belirtti.
İstanbul- 18-24 Mart Yaşl
-
Yazan: 22 - 03 - 2008 : 16.23 - deniz02
"Bencil "yalnız " olarak doğmuştu. Çok büyük sıkıntıları vardı yaşama gözlerini açarken. Aç , güçsüz ve çaresizdi. Lakin bunu anlatacak çok güçlü bir silahı vardı Elinde " Gözyaşları" Sadece kendini düşünmeliydi çünkü sadece o vardı ve tek başına idi.
Derken önce "Şefkat " daha sonra da " Sevgi" ile tanıştı. Onu hemen kollarına almışlar, giydirip ısıtmışlar, karnını doyurmuşlar, şarkılar söyleyip
-
Beşiktaşlı bir avukata ihtiyacım var acilinden..
bir konu danışacağım..
özür dilerim böyle bir konu açtığım için ama çok önemli ..
-
Yazan: 19 - 03 - 2008 : 13.32 - deniz02
Bir adam hileyle kuşun birini tuzağa düşürerek yakaladı. Kuş dile geldi, yalvardı:
"Ey ulu insan, sen koyunları, öküzleri yedin, bir çok deveyi kurban ettin. Bu dünyada onlarla bile doymadın, benimle mi doyacaksın? Eğer beni bırakırsan ben sana üç öğüt vereceğim.
Bunlara uyarsan her müşkülün hallolur.
Birincisini, dindeyken vereyim, eğer beğenirsen beni bırakırsın.
İkincisini şu dama konarken,
-
Yazan: 15 - 03 - 2008 : 15.00 - deniz02
Uzaktaki sevgiliden, arkadaştan veya bir akrabadan gelen aşk, sevgi ve özlem dolu mektupları ulaştıran postacıların yolu, artık banka hesap ekstreleri, su, elektrik, doğal gaz ve telefon gibi giderlerin faturalarını getirdiği için gözlenmez oldu.
Geçmiş yıllarda haberleşmek, baş sağlığı veya özür dilemek, davet etmek, teşekkür sunmak, bayram, yılbaşı ve özel günlerde tebrik
-
Yazan: 06 - 03 - 2008 : 10.03 - rita
Elma sindirimi kolay, düşük kalorili bir meyvedir.Yüksek tansiyon, adele ağrıları, böbrek taşlarına , gastrit ve ülsere de iyi gelir.Yemeklerden sonra yenen elma, çiğnenirken dişlerin arasını çok iyi bir şekilde temizler.
Bağırsak sorunu çeken kişiler için dengeleyici ve normalleştirici bir besindir.
Elma her derde deva değilmi ? ha haa siz öyle sanın
Bir kere Elma yiyen kişinin cin gibi olması gerek saf olanlara göre bir meyve değil.
Çok çok eski bir tarihte Makedonyanın dağ köylerinden birinde yaşayan Bir kadın Çocuk sahibi olamadığı için eşi ve ailesi tarafından ezilip,hor görülmekteydi.Evde ne kadar ağır iş varsa kül kedisi misali ona yaptırılır,yine de kimseyi memnun edemezdi. çünkü o defoluydu Eşine ve ailesine soylarının sürebilmesi için bir evlat verememişti.Her türlü eziyeti ve aşağılamayı hak ediyordu.Tek hayali bir yolunu bulup bu evden ve bu insanlardan kurtulmaktı.Belki çekip gitse kimse umursamazdı ama annesi ve babası olmadığı için gidecek bir yeri de yoktu. sadece umut ediyordu işte...
Birgün Köy sakinlerinden saygın bir ailenin gelini rahatsızlanarak hayatını kaybetti.Geride en küçüğü iki yaşında olan beş çocuk bıraktı.
Birinin Kaybı diğerinin kazancıdır derler.Bunda da öyle oldu.Kadersiz gelinimiz Bu küçük çocukların babasıyla hayatını birleştirerek o kötü günleri geride bıraktı.Belki hiç çocuğu olmadı ama, hiç değilse hayatının geri kalanında saygı ve değer gördü.
Hikayenin kahramanları dedem ve babaannemdir.
Åžimdi Elma ile ne alaka diyeceksiniz var iÅŸte olmaz olur mu ?
Babaannem anlatırdı.
Deden hiç bakmazdı bana.Bir türlü kendimi fark ettiremezdim.Ben dedeni elma ile kandırdım.Evimizin önünden geçerdi her sabah ve ben ona her sabah bir elma yuvarlardım derdi.
Babaannem dedemi kandırmış.Hem de bir elma ile.
Havva ile Adem mit'inde olduÄŸu gibi.
Demekki İnsanlığın ilk tarihinden beri Havvalar Ademleri Bir elma ile kandırmaya devam etti.
Haaa birde aklıma gelen pamuk prenses masalı var ki bilmeyen yoktur sanırım kötü kalpli kraliçenin prensesi
bir elma ile kandırıp zehirlediği.
Eh şimdi hal böyleyken yok canım Elma meyvelerin sultanıdır ondan bir zarar gelmez diyebiliyorsanız söyleyecek lafım yok. Siz bilirsiniz.
Sahi yeri gelmiÅŸken.
Bir elma versem yermisiniz.
-
Yazan: 03 - 03 - 2008 : 16.06 - deniz02
İran’da bir kadın “çok cimri” olduÄŸu gerekçesiyle kocasına dava açtı, kocaya 124 bin kırmızı gül alma cezası verildi.
TAHRAN - Hengame adlı kadın, İtimad gazetesine yaptığı açıklamada, 10 yıllık evliliÄŸin ardından “çok cimri olan kocasını cezalandırmak istediÄŸini” belirtti.
“On yıl önce evlendik, ancak evliliÄŸin üzerinden çok kısa zaman geçmiÅŸti ki Åžahin’in cimri olduÄŸunun farkına vardım. Lokantaya gittiÄŸimizde benim kahvemi bile ödemiyor” diyen Hengame, mahkemeden çeyiz bedeli olan 124 bin kırmızı gül talebinde bulundu.
Günde sadece 5 gül alabileceÄŸini söyleyen Åžahin ise mahkemede, “Bunu kafasına milyarder arkadaÅŸları soktu” diye yakındı.
Mahkeme, yaklaşık 200 bin dolar deÄŸerindeki 124 bin gülün tamamı alınana dek Åžahin’in 64 bin dolarlık evine el koydu.
ÇEYİZ BEDELİNİ İSTİYORLAR
İran yasalarına göre evlilik sırasında kadın çeyiz bedelini isteyebiliyor, kocaysa karısının getirdiği çeyizin bedelini vermekle yükümlü.
Son yıllarda İranlı kadınlar, evlilik sözleşmesinde astronomik miktarlarda çeyiz bedeli istiyor.
Milliyet
-
çArşı kapalının ortasında sıralanan bir grup değildir.
çArşı, yüreğinde Beşiktaş aşkını hisseden herkestir.
çArşı bir ruhtur.
çArşı, New York’da metro trenine yazılmış siyah beyaz bir grafitidir, Prag'da duvara yazılmış bir yazıdır, Erzincan'da bir dağın yamacına yazılmış sevgidir, Adana'da bir derneÄŸin duvarlarına boyanmış siyah'la beyazdır, Galatasaray Lisesi duvarına yazılmış "çArşı ULAN" iÅŸaretidir.
Bir tiyatro sahnesinde hiç bir dekora uymadan sırtında taşınan kutsal BEŞİKTAŞ formasındadır çArşı.
Zonguldak'ta maden göçüğünden çıkarıldığında ilk nefesle sorulan "maç kaç kaç?" sorusundadır çArşı.
Hakeme kızdığında "Satanist hakem" diye bağırıp gündemi takip edenlerdir.
Atatürk’e dil uzatan dönemin milletvekili Hasan Mezarcı'ya "Hasan Mezarcı'ya kafam girsin" diyen tezahüratıyla Cumhuriyet'in Kemalist çizgisindeki duruÅŸunun ödünsüz sesidir.
Fenerbahçelilerin yalakalıklarına "TEK ADAM, ATAM" ya da "Bir Pankartta Verhaugen’e Aç Avrupa Åžampiyonu Ol Fener" diyen zekadır.
çArşı, fenerbahce lisesinde sarı lacivert kravat yerine siyah beyaz kravat takıp dolaÅŸabilme cesaretidir, BEŞİKTAÅž aÅŸkını pankartlarda "BaÅŸka Boyutların Tanrısı" diye ifade eden kalp’dir.
Ceza'sı gereği boş kalmış tribünlere "RUHUMUZ YETER" yazan yüreklerdir.
Kaşınanı tesislerinde ziyaret eden yada ellerine verdikleri "Cobarde Gallina Ortega (Korkak Tavuk Ortega)" pankartıyla maymun edenlerdir.
"Erkek Adam Renkli Takım Tutmaz" deyip alemi dut yemiş bülbüle çevirenlerdir. "Işıklar Söndüğü Zaman Tüm Fenerliler Güzeldir" pankartıyla taraflı tarafsız herkesi güldürenlerdir.
Futbolcusuna kızdığında "Aşkımız renklere sizlere değil" diyen renk aşkıdır.
2 Km bayrak yapıp dünya rekoru kıran sevgidir, o bayrağın en arkasında hiç bırakmadan duran 72 yaşındaki teyzedir.
S.Bükreş maçında televizyonların gösterdiği, o soğukta, ayakta, boynunda siyah beyaz kaşkoluyla titreyerek KARAKARTALLARINI seyreden nine'dir.
Tribünde bir doktordur, işçidir, iş adamıdır, okuma yazma bilmeyen bir sokak çocuğudur, profesördür.
Omuz omuza zıplayıp "BeÅŸiktaÅŸ’ım benim biricik sevgilim" diye gözünde yaÅŸ, gırtlağını yırtan Solcusudur, SaÄŸcısıdır, Ateistidir, Hacısıdır, Müslümanıdır, Ermenisidir, Yahudisidir, Hristiyanıdır.
Irak işgalinden önce Savaşa karşı duran yurtseverlerin yanındaki ruhtur.
Mitinglerde "BEŞİKTAŞLIYIZ, SAVAŞA KARŞIYIZ" tezahüratlarında, Tribün'de "Savaşa HAYIR", "Amerikan Şahinlerine karşı Karakartallar" pankartlarıyla tepkisini koyandır.
Bir F16 burnuna yapılmış Kartal’dır. çArşı’nın "A" sını AnarÅŸinin "A"sıyla yazan, güce tapmayan isyankarlıktır.
"Siyah Beyaz Ölüm Yaşam" diyen felsefedir. Delikanlılığı da hayat felsefesi olarak benimseyenlerdir.
Sevinmek için sevmeyendir, inadına inançla bağlı olandır.
Nazım Hikmet'in "ASLOLAN HAYATTIR" ına tribünlerin Hacı Babasıyla "HAYATTA BEŞİKTAŞ" diye ölümsüzleştirenlerdir.
"çArşı, MUSTAFA KEMAL HARİÇ HERKESE, HATTA KENDİNEDE KARŞI" diyen aykırılıktır.
Tribüne boydan boya "Ölüm Ne Zaman ve Nereden Gelirse Gelsin; Mezarıma Siyah Beyaz Güller Atılacaksa, Mezar Taşıma BEŞİKTAŞ Yazılacaksa, Böyle Ölüm Hoş Gelsin Sefa Gelsin..." yazan ölümsüz sevgidir.
çArşı ruhu BEŞİKTAŞININ uslanmaz asi ruhudur, BEŞİKTAŞINI taparcasına seven çılgın aşığıdır.
Alp Batu Keçeci

-
Yazan: 02 - 03 - 2008 : 14.21 - milo
Reha ERUS / ROMA

İTALYANLARIN nazara karşı ulu orta "İo mi tocco" (Kendime dokunayım), diğer bir deyişle "Penis avuçlama" inancına mahkemeden yasak geldi.
Batıl inanç sahibi İtalyan erkekleri felaketlerden veya ciddi sorunlardan söz ederken pantolonlarının üzerinden erkeklik organlarını avuçlayarak kendilerince nazara karşı önlem almayı amaçlıyorlardı.
Karar, Como yakınlarındaki bir kasabada uluorta penisini avuçlayan 42 yaşında bir adama yönelik ÅŸikayet üzerine alındı. Mahkemede 200 Euro para cezasına çarptırılan adamın, bu hareketin nazara karşı refleks olduÄŸu savunması kabul edilmedi ve eylem suç sayıldı. Aynı hareketi baÅŸbakanlığı sırasında Silvio Berlusconi de bir geçit töreninde yapmış ve büyük eleÅŸtiriler almıştı. Berlusconi kendisini, "Irak’taki askerlerimizin başına bir ÅŸey gelmesin diye temennide bulunmuÅŸtum" ÅŸeklinde savunmuÅŸtu.
-
Yazan: 29 - 02 - 2008 : 14.41 - deniz02
Adapazarı’nda Küçük Rüstemler Köyü’nde oturan ve daha önce at kestiÄŸi için jandarma tarafından gözaltına alınan Basri Havar, ihbar üzerine evinin bahçesinde kestiÄŸi atı parçalamaya çalışırken elinde bıçakla yakalandı.
Jandarmayı karşısında gören Basri Havar kestiÄŸi atın etini kendisinin yiyeceÄŸini öne sürerek, "Ne satması. Ben evde yemek için kestim. Kimseye satmayacaktım. Biz at kesip yiyoruz" dedi. Gözaltına alınan Havar hakkında yasal iÅŸlem yapıldıktan sonra Cumhuriyet Savcısı’nın talimatıyla serbest bırakıldı.
Hürriyet
-
Yazan: 07 - 02 - 2008 : 21.22 - aysemebe
Fenerbahçe-Galatasaray derbisinde "taraftar taraftar olalı böyle çile çekmedi" dedirten bir 'polis işkencesi' yaşandığı ortaya çıktı. Maçtan önce gözaltına alınarak aynı nezarethaneye konulan Fenerli ve Cimbomlu fanatikler, polislerin "golll" çığlıklarıyla meraktan deliye döndü.
Vatan Gazetesi'nin haberine göre, FORTİS Türkiye Kupası çeyrek final maçında geçen hafta karşı karşıya gelen Fenerbahçe-Galatasaray derbisinde "taraftar taraftar olalı böyle çile çekmedi" dedirten bir 'polis iÅŸkencesi' yaÅŸandığı ortaya çıktı. Ancak "iÅŸkence"ye maruz kalanlar, Fenerbahçe Stadı’ndaki taraftarlar deÄŸil; maç öncesi olay çıkartıp, polis tarafından aynı nezarethaneye konulan bir grup Fenerli-Cimbomlu fanatik...
İTİRAF. COM'DA YAZILINCA ORTAYA ÇIKTI
Tarihe geçecek komik iÅŸkence itiraf.com’a yazılan bir itirafla kayda geçti. Manitoba rumuzuyla siteye yazan kiÅŸi, Cimbom fanatiÄŸi arkadaşının "maç kaç kaç bitti?" sorusuyla Türk polisinin iÅŸkence konusunda nasıl devrim yaptığını öğrendiÄŸini söylüyor. İşte o iÅŸkence: "Haftasonu oynanan F.Bahçe-G.Saray maçı öncesi birkaç küçük sorun sebebiyle karakola alınan ve maç boyunca karakolda tutulan arkadaşımın anlattıklarını size aktarmak ve herkesi yepyeni bir iÅŸkence tekniÄŸiyle tanıştırmak istedim. Fenerli, Cimbomlu ayrımı yapılmadan aynı nezarete kapatılanların önce saat, telefon ve kimliklerine el konulmuÅŸ.
FANATİKLERİ ÇILDIRTAN ÇIĞLIKLAR
O sırada maçın baÅŸlamasını bahane eden bütün polisler ortadan kaybolmuÅŸ. Aradan 10 dakika geçmeden içeriden ‘Goool!’ çığlıkları yükselmiÅŸ. Tabii nezarethanedekiler parmaklıklara yapışıp 'Kim attı? Kim attı?' diye bağırmaya baÅŸlamış. Cevap veren olmamış. 10-15 dakika geçmiÅŸ ortalık yine 'Goooll!' nidalarıyla yıkılmış. Nezarettekiler çıldırmış tabii. 'Abi Allah rızası için kim attı söyleyin' diye yalvaranlar olmuÅŸ. Yine cevap verilmemiÅŸ. Bu durum gollerin sayısı beÅŸi buluncaya kadar sürmüş. Gol sesleri hep aynı polislerden çıkınca içerdekiler 5 golü de aynı takımın attığını düşünmüş. G.Saraylı arkadaşım düşünmeye baÅŸlamış, 'Biz Kadıköy’de Fener’e beÅŸ atabilir miyiz? Sanmam. Öyleyse golleri biz yedik' diyerek içleri içlerini yemiÅŸ. Hatta paranoyadan birbirlerine saldırma noktasına gelmiÅŸler. Bazıları kendileri-ni iyice kaybetmiÅŸ, 'Kaç kaç lan bu maç?' diye baÅŸlarını parmaklıklara vuruyorlarmış. İçlerindeki şüphe hepsini öldürüyormuÅŸ. Nihayet iÅŸkence hakemin düdüğüyle birlikte sona ermiÅŸ. Polisler gelip arkadaşımı ve diÄŸerlerini serbest bırakmış. Çıkar çıkmaz aradı arkadaşım ve skoru sordu. ‘0-0’ dedim. Cevabı duyunca kendinden geçti. Her ne kadar arkadaşıma çok üzülsem de polise hayran kaldım. Hem iÅŸe de yaramış. Arkadaşım bir daha maç öncesi en ufak tartışmaya karışmamaya yeminli.”
-
Yazan: 06 - 02 - 2008 : 23.14 - deniz02
Bu belge ile resmi olarak yetiÅŸkinlikten istifa ettiÄŸimi bildiririm.
Tekrar 8 yaşın tüm sorumluluklarını kabul etmeye hazırım.
Yağmur sonrası çamurlu sularda tahta parçası yüzdürmek, kayalarda yürümek istiyorum.
Çikolatanın paradan daha iyi olduğunu çünkü daha tatlı ve yenilebilir olduğunu düşünmek istiyorum.
Sıcak bir yaz gününde bir meşe ağacının gölgesinde oturup arkadaşlarımla limonata satmak istiyorum.
Hayatın daha basit olduğu zamana dönmek istiyorum.
Bütün bildiğin, renkler, çarpım tablosu ve ninniler ama bu kadar az bilmek seni rahatsız etmiyor çünkü ne bilmediğini bilmiyorsun ve umurunda da değil.
Bildiğin tek şey mutlu olmak, çünkü seni üzecek veya kızdıracak şeylerden tamamen bihabersin.
Dünyanın adil olduğunu, herkesin iyi ve dürüst olduğunu düşünmek istiyorum.
Her şeyin mümkün olduğuna inanmak istiyorum.
Yaşamın karmaşıklığını unutup, yeniden küçük şeylerden fazlasıyla heyecanlanmak, zevk almak istiyorum.
Tekrar basit yaÅŸamak istiyorum.
Günümün, bilgisayar arızaları, kağıt yığınları, üzücü haberler, bankada para olmadan ay sonunu getirme kaygıları, doktor faturaları, dedikodu, hastalık ve sevdiklerin kaybedil- mesinden ibaret olmasını istemiyorum.
Aşkın varlığını (daha doğrusu yalan olduğunu) bilmek dahi istemiyorum.
Gülümseme, kucaklaşma, tatlı bir söz, doğruluk, adalet, barış, rüyalar, hayaller ve kardan adam yapmanın gücüne inanmak istiyorum.
İşte, çek defterim ve arabamın anahtarları, kredi kartlarımın ekstreleri, gelir belgelerim.
Resmi olarak yetiÅŸkinlikten istifa ediyorum.
Eğer bu konuda benimle daha fazla konuşmak istiyorsanız, önce beni yakalamanız lazım, çünküüüü; Ebeee, elim sendeeeee!
Kaynak:ŞiirParkı/Yazarı bilinmiyor
-
Yazan: 06 - 02 - 2008 : 22.21 - deniz02
Hürriyet,
"Bu İdama Seyirci Kalmayın" başlıklı bir yazı yayınlamıştı. Bu gün aynı başlığı ilgilendiren "İDAM EDİLMEYECEK" haberini görünce nasıl sevindiğimi tahmin edersiniz.
İdam edilmemesi için başlatılan "Kampanya" etkili olmuş belki ama kimbilir daha kaçtane insan böyle idam edildi/edilmekte...
Aslında şu alıntıdan çok şey anlamak mümkün!
"Savunması alınmayan, avukat bulundurmayan ve mahkemede sadece 3 dakikalık bir yargılama sonucunda idama mahkum olan Said Pervez Kambas'ın davası yeniden başlayacak. Ancak bu kez cezası idam olmayacak."
" Bu da suç mu?" diyesi geliyor insanın, aslında çok şey diyesi geliyor ya insanın...
:rolleyes:
İlgili Haber:
[www.hurriyet.com.tr]
Saygılarımla,
-
Doğan CÜCELOĞLU'NUN, Eğitimindeki Katılımcılarla bir konuşmasından
alıntıdır.
Doğan Cüceloğlu: Arkadaşlar, aranızda ölümcül hastalığı olan var mı?
Bir Katılımcı: Hocam Allah'a Şükür bildiğimiz kadarıyla yok.
Doğan Cüceloğlu: Ne güzel! Peki, bana, istisnasız tüm insanların, yani
altı milyar insanın da başına geleceği garanti bir şey söyler misiniz?
Cevap: (neredeyse otomatik olarak çıkar) ÖLÜM
Cüceloğlu: Gerçekten de ölüm tüm insanların başına geleceği
kaçınılmaz olan tek şeydir. Doğum da tüm insanların başına kesinlikle
gelmiÅŸtir ama bundan sonra baÅŸa gelmesi kesin olan tek ÅŸey
ölümdür. Başka hiçbir şey insanların tümünün başına gelmeyecektir.
Peki, madem öleceğimiz garanti, bu benim ölümcül bir hastalığım
olduğunu göstermez mi?
Katılımcılar: (Burada sessizce, başlarıyla onaylamaya
baÅŸlarlar)
Cüceloğlu: Öleceğim belli ise, benim ölümcül bir hastalığım olduğuda açıktır...
Peki, ne zaman öleceğimizi biliyor muyuz?
Katılımcılar: Hayır
Cüceloğlu: Bu saniye içinde olma olasılığı var mı?
Bir Katılımcı: Evet var.
Cüceloğlu: Ya Yarın?
Bir Katılımcı: Evet.
Cüceloğlu: Ya 30 yıl sonra?
Bir Katılımcı: Olabilir.
Cüceloğlu: Peki bunlardan hangisinin sizin başınıza geleceğini biliyor musunuz? Mesela bu akşam eve sağ salim varacağınızı nereden biliyorsunuz?
(Sınıf sessizce dinlemeye devam eder. Çünkü;genellikle yaşama böyle bakmamışlardır.)
Cüceloğlu: Peki bir de tersini düşünelim, bu akşam eve döndüğünüzde, bu sabah evden çıkarken sağ salim bıraktıklarınızı sağ bulma garantiniz nedir? , Var mıdır böyle bir garanti?
Bir Katılımcı: Yoktur Hocam.
Cüceloğlu: Peki nereden biliyoruz az sonra telefonun çalmayacağını
ve evdekilerden birinin az önce öldüğünün bize söylenmeyeceğini?
(Katılımcılar burada rahatsız olmaya başlarlar) ve bir katılımcı:
Hocam konuyu deÄŸiÅŸtirsek?
Cüceloğlu: Ama en yalın ve açık gerçek üzerine konuşuyoruz,
biraz daha devam edelim bence. Peki, acaba bunu dün gece bilseydiniz, yani
evde akşam birlikte olduğunuz kişilerden birinin yarın ölüm günü olduğunu bilseydiniz, o zamanı aynı dün gece olduğu biçimde mi geçirirdiniz? Yoksa farklı şeyler mi yapardınız?
Bir Katılımcı: Kesinlikle çok farklı geçerdi Hocam.
Cüceloğlu: Şimdi sizden rica ediyorum, lütfen bir an arkanıza yaslanın, gözlerinizi kapatın ve bu sabah evden çıkarken evde bıraktıklarınızdan birinin gerçekten öleceğini düşünün, dün akşamınızı nasıl geçirirdiniz? Aynı iletişim mi olurdu? Onunla aynı konuları mı konuşurdunuz? Aynı konular, tartışma yada gerginlik yaratır mıydı? Yoksa önemsiz hale mi gelirdi? Bu sabah evden
çıkarken, bu son görüşünüzde ona ne derdiniz? Onun boynuna
sarılmakta tereddüt eder miydiniz? Çok sıkı sarılmaya mı, aynaya mı vakit
ayırırdınız? Ona, yüreğinizin derininden gelen bir 'Seni gerçekten
çok seviyorum' demeye ne gerek var diye düşünür müydünüz? Onun ölecek olması sizin ona duyduğunuz sevgiyi yoğunlaştırmaz mıydı?
(Burada bazı katılımcılar ağlıyordur. Belli ki dün akşam yaptıklarından bir kısmının ne kadar anlamsız olduğunu şimdi fark etmişlerdir)
Cüceloğlu: Şimdi gözlerinizi açabilirsiniz, acaba kaç tartışmamızı
bu kadar gereksiz biçimlerde yapıyoruz, kaçı gerçekten yaşamda
karşımızdakinin varlığından daha önemli, hangilerinde 'Şimdi
kalbini kırdım, ama zaman içinde ben ondan özür dilemesini bilirim' diye
kendi kabuğumuza çekilip tartışmaları donduruyoruz. Yarattığımız
kırgınlıkları tamir etme olanağımız gerçekten var mı? Buna zamanımız
gerçekten kaldı mı?
ÖMER HAYYAM'in dizelerinde dediği gibi;
İNSAN yiyeceksiz, giyeceksiz edemez.
Bunlar için didinmene bir şey denmez.
Ondan ötesi ha olmuş, ha olmamış.
Bu güzelim ömrünü satmaya değmez.
-
Yazan: 30 - 01 - 2008 : 10.45 - rita
Bu gün çok soğuk.Sabah işe gelirken düşündümde hayat ne kadar hızlı değişiyor.Hayata bakışımız,yaşam tarzımız,kullandığımız eşyalar her şey, her şey değişiyor.Hepsi yaşam kalitemizi yükseltmek daha rahat ve mutlu olmamız için.Annelerimize göre ne kadar da rahatız.Deyim yerindeyse karnımız tok sırtımız pek.Eskiden cislavet denen lastik ayakkabılar varmış.Bu günkü gibi karlı kış günlerinde elde örülmüş yün çorapların üstüne giyilirmiş.Şimdi öylemi ya ?her kıyafete göre ayrı bot, ayrı çizme evlerin her köşesi sıcacık,çeşmelerden sıcak su akıyor,elimizde televizyonumuzun uzaktan kumandası,kucağımızda laptopumuz,bir tıkla anında dünya karşımızda,nerdeeee şimdi anneannelerimizin kullandığı kor ütüler,
Her şey bu kadar kolay ,bu kadar rahatta neden mutlu olamıyoruz peki? nedir eksiğimiz.? içimizi dolduran bu koca kara boşluk neden?
Bizim yapmamız gereken her şeyi makinlar yapıyorsa artık neden hiç vaktimiz yok.küçük bebeğimizin anlatmaya çalıştığı bir şeyi önünde diz çökerek ellerini tutup taaa gözlerinin içine bakarak anlamaya çalışıyormuyuz .yoksa mızıl mızıl gelen sesini tamam ,olur ,sonra bakarız tarzından cümlelerle geçiştiriyormuyuz.Hiç çocukluğumuzu anlattık mı onlara çocukken yaşadığımız korkuları yada hatıraları paylaştıkmı?
Ufff çok üşüdüm.Kar da kararsız yağsam mı? yağmasam mı? Yağ gitsin işte beee.Mevsimler de bozuldu.Babam anlatırdı, o çocukkken kar yağarmış onlarda kürekle oyarak kardan odacıklar yapar içinde oynarlarmış.Koşmuş,oynamış düşmüş yaralanmış,her yara izinin bir hikayesi var.Benim hiç izim yok hiç düşmedim ki.ağaca tırmanmadım.kardan evim de olmadı.Sokakta oynadığım bile sayılıdır bir yada iki
Çocuklarıma bakıyorum onlarda benim gibi.Oynayacak yerleri yok enerjilerini koltuk tepelerinde zıplayarak atmaya çalışıyorlar.Aslında o da yasak. dur, sus ,oynama yoksa komşumuz rahatsız olabilir sonra .7yıldır buradayız ama onlarla da tesadüf gelirsek bir merhabamız var.insanlar uzaklaşıyor gittikçe birbirinden.O kadar işte bir kuru merhaba.
Babam anlatırdı eskiden televizyon yoktu radyo bile çok sonradan geldi derdi.herkes her akşam birinin evinde toplanır oyunlar oynanır şakalaşılır patates haşlanır,mısır patlatılır hatta binbir gece misali masallar anlatılırmış.herkes mutluymuş .özellikle çocuklar Birbirleriyle yarışmalarını gerektiren sınavlar yokmuş o zaman,Herkes birbirinin sorununu bilir yapılacak bir iş olduğunda imece usulü yardımlaşılırmış.Şimdi en büyük samimiyet bir kuru merhaba.
Aaaa yaşasın servis geldi.ooff bu günde çok iş var.Çek var para eksik,fen işleri aranacak,tamirdeki makina aranıp acele edilmesi için sıkıştırılacak,hesaplara bakılacak.
Yeni bir koşturmaca başlıyor yine .Servise biniyorum.
Hepinize günaydın arkadaşlar.
-
Yazan: 24 - 01 - 2008 : 11.45 - 09efe
Biliyorum kırgınsın bize… Biz insanlar, seni kirlettikçe kirlettik. Seni ÅŸekilden ÅŸekle soktuk, iflah olmaz egolarımız sayesinde… Biliyor musun, artık adın cinsellikle eÅŸ anlamlı kullanılmaya baÅŸladı. Kendimizden utanabiliriz!
Eski fotoÄŸraflarda kaldın artık, küf kokulu mekanlarda… GeçmiÅŸinle avutuyoruz kendimizi, kaybettiklerimize hüzünlenerek… Seni özlüyoruz. Gerçek olan ‘seni’ özlüyoruz! Bunca çirkinliÄŸe raÄŸmen, güzel kalman beklenemezdi. Bunca pisliÄŸin içinde o temizlik çok görüldü sana…
Biliyor musun, ‘sadakat’ nedir, bilmez olduk. Åžimdilerde çiçek çiçek geziyoruz. Modaymış öyle diyorlar. Alışkanlık yaptı nefislerimize… Sadık kalmak ‘out’ diyorlar, ihanet ‘in’… ‘in’ ve ‘out’lar arasında bir yaÅŸam sürüyoruz. Bize sunulanlarla yaşıyoruz. HoÅŸumuza da gitmiyor deÄŸil…
Sana yalan diyorlar artık! Alaylı cümlelerin vazgeçilmezi olmuşsun.
Önceleri ‘karşılıksız’ deÄŸer verilirmiÅŸ sana… Menfaatsiz düşler kurulurmuÅŸ. Åžimdi sen bir yana, selam alıp vermede dahi hesap yapar olduk biz insanlar…
Önceleri ‘yüce duygu’ diye baÅŸlanırdı seni anlatmalar, ÅŸimdi ayaklar altında geziyorsun, haramzade yurdunda…
çünkü seni kaybetmiÅŸiz. Seni kaybetmek, kavgayı yitirmek, manayı terk etmek… Seni çocuk saflığında hissedebilmeyi özledik..Karanlıklarda yaşıyoruz artık, güneÅŸe hasret yani sana hasret… DoÄŸmanı bekliyoruz yeniden bu kalplere… Gel desek gelirmisin yeniden… En güzel destanları yazarız bıraktığımız yerden yine… Bizi affet EY AÅžK ! Bizi affet!!
-
Yazan: 20 - 01 - 2008 : 11.17 - esin_28
Nedir en derin korkularımızın içinde yatan asıl sebep, nedir bizi dinç tutan, tetikte tutan, yarınlara tedirgin baktıran Yaşlanmaktan mı korkar insan yoksa yalnız kalmaktan mı? Karanlıktan mı korkar yoksa ışığın gözünü almasından mı? Bir gülü tutarken dikeninin batmasından mı korkar yoksa kırılmasından mı? İncinmekten mi kokar incitmekten mi? Ağlamaktan mı korkar ağlatmaktan mı? Yaşamaktan mı korkar ölmekten mi? Nedir bize geri adım attıranlar ya da harekete geçirenler. Duygularımızda yaşadığımız bu karmaşalar, düşüncelerimizde ki belirsizlikler, düşlerimizde ki bulanıklıkların nedir sebebi? En derinlerde, diplerde yatan, gizlediğimiz, bizi belki zayıf gösterecek olan ama aslında yüceltecek olan saklımız nedir? Neden çocuksu yanlarımızı ortaya çıkartmaktan korkarız, saf duygularımızdan neden kaçarız?
Hayata bir çocuÄŸun gözlerinden bakmamızı engelleyen ÅŸey ne? Bize olur olmaz yerlerde “dur” diye, “ söyleme” diye seslenen kim? İçimizdeki sesi bizden farklı kılan ne? Kendimiz olduÄŸumuzu sandığımız bir anda aslında olmadığımızı anladığımızda yaÅŸadığımız burukluk neden? Farklı olma ihtiyacı niye? Bizi biz olmaktan uzak kılan bu ÅŸey ne..?
-
Yazan: 19 - 01 - 2008 : 16.00 - esin_28
Günümüzde özelikle hani hep denilir yaa..ah nerde o eski samimiyetlikler,arkadaşlıklar vs...bitmez anlatmakla ama galiba çok haklıklar eskileri anlatmakla.Ben çalışan bir bayan olarak o kadar yakınımda yaşıyorumki riyakarlıkları,mutsuz arkadaşlıkları.Arkadaşız denilip aslında hemen arkasından onun hakkında konuşmalar o kadar benim canımı sıkıyorki..Bir gün iş yerindeki arkadaşlarımızla yemeğe gitmeye karar verdik,5 kişiydik ve bir arkadaşımız gelmemeye karar verdi oysaki ara ara yemeklerde gelirdi katılırdı bize.Son zamanda ne olduysa vazgeçti gelmekten ama ben şaşırdım gelmediği için.Gittik oturduk yemeğe arkadaşımız bir gün önce yemeğe gelmeğen arkadaşımızı öve öve bitiremiyordu ama sonra ne olduysa yemekte başladı konuşmaya.Çok şaşırdım ve ben dayanamam böyle şeylere.Söyledim arkadaşımız varken neden söylemiyorsun bu söylediklerini veya neden görüşüyorsun..?Hem arkadaşımız hakkında ileri geri konuşuyorsun hemde olduğu zaman canım cicim.Bana verdiği cevap çok komikti" biz arkadaşız onunla".Bu nasıl bir arkadaşlıktı ki?ben çok şaşırdım,neden buna ihtiyaç duyuyoruz ki?yoksa kendimize karşı mı dürüst değiliz?Kafamda halen soru işaretleri var,halen düşündürüyor beni..Bana göre değil bunlar değil...Bunu sizlerlede paylaşmak istedim.
-
Yazan: 18 - 01 - 2008 : 16.03 - c_selin
Bugün icra sınavı olan bir talebe olacaktı buralarda gördünüz mü ;)
-
Yazan: 14 - 01 - 2008 : 02.10 - admin

Kızılderililerin Türk olduğu yönündeki iddia, ilk kez her iki tarafın da katılacağı bir zirvede ele alınacak.
İstanbul Üniversitesi Mezunlar Derneği Başkanı Ali Çınar'ın girişimleri ile 26 Ocak'ta Türkevi'nde yapılacak zirveye, George Washington Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Türker Özdoğan, Amerikan İçişleri Bakanlığı Kızılderililer Doğu Yakası Daire Başkanı Frank Keel, Michigan Devlet Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Timur Kocaoğlu, Birleşmiş Güney ve Doğu Kabileleri Başkanı Brian Paterson, Araştırma Profesörü Marjorie Mandelstam Balzer ve Amerikan Kızılderilileri Araştırma Bölümü Arizona Devlet Üniversitesi öğretim üyesi Doçent Carol Lujan katılacak.
Zirvede 'En Genç Şarkıcı ve En İyi Genç Sanatçı Albümü, 50. Grammy Ödülleri Giriş Kategorisi 2007, Yılın En İyi Flüt Sanatçısı, Kızılderililer Müzik Ödülleri 2007 sahibi Ozan Evren'in yanı sıra Orta Asya'dan Melodiler albümünün sahibi İlhan Sami Özülü de müziklerinden örnekler sunacak.
Ali Çınar konu ile ilgili açıklamasında, "Yıllardır Türk ve Kızılderililerin benzerliklerini ve bağlarını konuşuruz. Şimdi her iki taraftan da araştırmacıların katılımıyla bu bağların ne olduğunu öğrenip, herkese duyurma imkanı bulacağız" dedi.
Öte yandan Kızılderililerin Türk olduğunu öne sürenler, gelenek benzerliklerin yanı sıra dillerdeki ortak kelimeleri de delil olarak ortaya koyuyor. İşte o kelimeler:
Yatkı: Ev, yatılan yer, Dodohişça: Dudak, Lı-ık: Vatan, ili, Tamazkal: Hamam, temiz kal, T-sün: Uzun, Hogan: Kerpiç ev, Hopan, Missigi: Mısır, Tepek: Tepe, Hu: Selam, Tete: Dede, Türe: Türe, Töre, Atış-ka: Ateş, Yanunda: Yanında, Aş-köz: Yemek, Tapa: Tuba, Yu: Su, yu-mak, yıkamak, İldiş: Dişleme, Kün: Gün, Tepek: Tepe, Kuşa: Kuş, Köç: Göç..
-
Yazan: 09 - 01 - 2008 : 21.07 - deniz02
Nâzım Hikmet, ilk kez sergilenen kiÅŸisel eÅŸyaları, özel belgeleri ve elyazmalarıyla, Yapı Kredi Kültür Merkezi Sermet Çifter Salonu’nda memleketinin insanlarıyla buluÅŸacak.
9 Ocak – 22 Mart tarihleri arasında açık kalacak “Åžehrime ulaÅŸamadan bitirirken yolumu…” / Nâzım ve Vera, Moskova’dan İstanbul’a baÅŸlıklı sergi, Nâzım Hikmet’in eÅŸi Vera Tulyakova’yla paylaÅŸtığı ve yaÅŸamının son yıllarını geçirdiÄŸi Moskova’nın 2. Pesçannaya Sokağı’ndaki evinden getirilen çok sayıda özel eÅŸyayı ÅŸairin sevenlerine ve edebiyat meraklılarına sunucak.
BAHTİYAR OL NÂZIM
Nâzım Hikmet’le Vera Tulyakova’nın bilinen bazı fotoÄŸraflarına yansıyan kıyafetlerinden örnekleri de içeren ve Nâzım Hikmet’in Moskova’daki dünyasını, ilk kez sergilenen özel eÅŸyalarıyla İstanbul’a taşıyan sergi, büyük ÅŸairin yaÅŸadığı mekâna dair ilginç ayrıntıları izleyicilerle buluÅŸturacak. İzleyiciler, bu eÅŸyaların/giysilerin çiftin yaÅŸamında nereye denk geldiÄŸini ve günlük hayatlarının neresinde durduÄŸunu, YKY’nin bu ay yayımlayacağı Vera Tulyakova imzalı Bahtiyar Ol Nâzım adlı kitaptan alıntılanan metinlerden takip edebilecekler. M. Melih GüneÅŸ’in küratörlüğünde hazırlanan ve Sadık Karamustafa tarafından tasarlanan sergi, Vera Tulyakova’ya ait bazı kiÅŸisel eÅŸyaları da kapsıyor.
PESÇANNAYA SOKAÄžI’NDAKİ EVİNDEN İSTANBUL’A NAZIM...
Sergi, Nâzım Hikmet’i sabahlığından pijamasına, yeleklerinden takım elbiselerine, cüzdanından telefon defterine, oyuncaklarından plaklarına, çoÄŸu ilk kez sergilenen fotoÄŸraflarından evlilik cüzdanına, üzerinde özel notları da bulunan 1963 yılı masa takviminden mektuplarına, daktilosundan kalem kutusuna, elyazmalarından bavuluna, imzalı kitaplarından banka hesap cüzdanına uzanan eÅŸyalarıyla, Pesçannaya Sokağı’ndaki evinden İstanbul’una getiriyor. Bu eÅŸyalara, Vera Tulyakova’nın elbiseleri, ÅŸapkaları, ayakkabısı, seyahat çantası ve ÅŸairin ölümünden çok sonra gerçekleÅŸtirebildiÄŸi İstanbul gezisinin fotoÄŸrafları ile yatak odalarının perdesi eÅŸlik ediyor.
MOSKOVA’DAKİ SON YILLAR
Küratör M. Melih Güneş, sergiyle ilgili düşüncelerini şu sözlerle açıklıyor:
“Bu sergiyle olanaklar elverdiÄŸince, Nâzım Hikmet’in Moskova’daki son yıllarının dünyasını, büyük ustanın ‘hasret gittiÄŸi’ İstanbul’da, İstanbullularla buluÅŸturmaya çalıştık. Nâzım Hikmet ve Vera’nın birlikte yaÅŸadığı evde bulunan eÅŸya ve belgelerin sergilenmesi genel ilke olarak kabul edildi. Sergide Vera’nın kullandığı, Nâzım’ın etkisini taşıyan bazı giysiler ve eÅŸyalar da yer alıyor. O eÅŸyalar ki, ak yakalı kara paltodaki “kocaman sedef düğmeler” gibi Nâzım Hikmet’in sanatının da içine girmiÅŸti.”
NÂZIM HİKMET’İN GİYSİLERİNİ, NÂZIM’SIZ GÖRMEK...
Vera Tulyakova’nın kızı Anna Stepanova da, Vera’nın Nâzım Hikmet arÅŸiviyle ilgili ÅŸu bilgileri veriyor:
“Nâzım’ı seven ve onun nasıl yaÅŸadığını öğrenmek isteyen insanlar, ölümünün ardından annemi ziyaret ettiler. Nâzım’la ve Nâzım hakkında konuÅŸmak annem için önemliydi. (…) Evde Nâzım Hikmet’in ayak seslerini iÅŸitip, bir ÅŸekilde onun evde yaÅŸamayı sürdürdüğüne inandığı için çalışma odasıyla, konuk odasını hemen hemen hiç deÄŸiÅŸtirmemiÅŸti. Vera, sadece evi deÄŸil Nâzım Hikmet’in arÅŸivini de korudu. Sadece, mezarına anıt taşını koydurabilmek için bazı evrakları Edebiyat ve Sanat Devlet ArÅŸivi’ne bedel karşılığı vermek zorunda kaldı. (…) Nâzım Hikmet’in arÅŸiviyse eskisi gibi korunmakta. (…) Vera, Nâzım Hikmet’in kiÅŸisel eÅŸyalarını da sakladı. Onların durduÄŸu bavulu çok ender açardı. Yıllar geçse de annemin özlemi hiç azalmadı, Nâzım Hikmet’in giysilerini, Nâzım’sız görmek hep acı verdi ona.”
Nazım'ın cüzdanında para değil, şiir ve sevdiği kadının fotoğrafı görünüyor.
NTV
-
Yazan: 09 - 01 - 2008 : 20.59 - deniz02
Yaralı, ambulansa götürülürken sedyeden düştü
Adana'da, kullandığı otomobilin kanala uçması sonucu yaralanan 43 yaşındaki Metin Topçu, beyin tomografisi çekinmek üzere başka bir hastaneye götürülürken sedyeden düştü. Başını yere çarpan Topçu'yu sağlık görevlileri aynı sedyeye koyup, yeniden hastaneye götürürken, Topçu'nun alnına ve dudağına düşmeden dolayı 6 dikiş atıldı. Metin Topçu'nun kardeşi Saime Göksu, "Sağlam adamı öldürüyorlardı. Bu ne sorumsuzluk" diye isyan etti.
Görüntü
-
İstanbul dünden beri başlayan kar yağışının etkisi ile yavaş yavaş beyaza bürünmekte, Donan yerlerimizin sayısı artmakta,
ELHAN-I ŞİTA
Bir beyaz lerze, bir dumanlı uçuş,
EÅŸini gaib eyleyen bir kuÅŸ
gibi kar
Geçen eyyâm-ı nev-bahârı arar.
Ey kulûbun sürûd-ı şeydâsı,
Ey kebûterlerin neşîdeleri,
O bahârın bu işte ferdâsı:
Kapladı bir derin sükûta yeri
karlar
Ki hamûşâne dem-be-dem ağlar.
Ey uçarken düşüp ölen kelebek,
Bir beyaz rîşe-i cenâh-ı melek
gibi kar
Seni solgun hadîkalarda arar.
Sen açarken çiçekler üstünde
Ufacık bir çiçekli yelpâze
Na'şın üstünde şimdi ey mürde
Başladı parça parça pervâze
karlar
Ki semâdan düşer düşer ağlar.
Uçtunuz, gittiniz siz ey kuşlar;
Küçücük, ser-sefîd baykuşlar
gibi kar
Sizi dallarda lânelerde arar.
Gittiniz, gittiniz ey mürgan,
Şimdi boş kaldı ser-te-ser yuvalar,
Yuvalarda -yetîm-i bî-efgan:-
Son kalan mâi tüyler kovalar
karlar
Ki havâda uçar uçar ağlar.
Cenap Åžehabettin