-
Yazan: 23 - 04 - 2008 : 09.44 - marmara_2
merhabalar,staja başlamak için takdimden önce avukatlık kanunu madde 19 gereğince bir avukatın stajer adayı hakkında rapor vermesi gerekiyomuş.ondan sonra askı süreci ve staj istemi kabul oluyormuş..bu rapora ilişkin örnekleriniz varmı,yada bakabileceğim bir site..yardımınız için teşekkürler.
-
Yazan: 01 - 04 - 2008 : 17.45 - marmara_2
Merhabalar,
merak ettiğim bir husus,bir miras malı dükkan var.Baba vefat ettiğinde 4 kardeş mahkemede bu dükkan üzerinda 1/4 hisse ile paylı mülkiyetini kazanmış..Annelerine ise intifa hakkı tanınmış..Bu dükanın alt katıda erkek kardeş B ye bırakılmış..B ise zamanla kendi dükkanını kiraya vermiş ve üst katada içeriden merdiven yaptırmış..Diğer paylı mülkiyet hakkına sahip kardeşlerin haberi olmada
-
Yazan: 01 - 04 - 2008 : 17.14 - marmara_2
merhabalar,(konunun anlaşılması için ilgili haber linkini koydum ve de sorum olacak!!)
harcırahla sorunu olanlar bu haberi okmuştur heralde.yinede ayrıntıyı koyayım ''http://www.memurlar.net/haber/84832/''..buradaki bölge idare mahkemesi kararına ilişkin olarak kamu külfetlerinde eşitlik,hak ve nesafete uygun olarak ''ister re'sen ister istemle atanmış ayrımı yapmaksızın ilk defa atananlar
-
Yazan: 01 - 01 - 2008 : 19.41 - marmara_2
Evli bir çift birkaç ay önce anlaşmalı boşanma kararı alıyorlar ve bir protokol hazırlıyorlar, ancak yeni doğum sebebiyle taraflar evliliği devam ettirme kararı alıyor.. Ancak bundan bikaç ay sonra erkeğin karısını aldattığını, msndeki yazışmaların OTOMATİK OLARAK BİLGİSAYARA KAYDEDİLMİŞ olması nedeniyle kadın eş tesadüfen görüyor ve boşanma kararı alıyor.. Msn yazışmaları boşanmada hukuka aykırı delil niteliğinde olur mu? Araştırmalarımda kişisel değerlendirmelere rastladım, parolalı olması sebebiyle hukuka aykırıdır gibi şahsi değerlendirmeler okudum. Ancak bilgisayar eşlerin ortak kullandığı bir konutta ve msn şifresinin yazılması suretiyle değil, msn yazışmalarının otomatik olarak bilgisayara kaydedilmesi modunda olduğu için ve ortak konutta kullanılan bir bilgisayarda diğer eşin bu bilgilere kolaylıkla ulaşabileceği kanaatinde olduğum için hukuka aykırı delil olmayacağı kanaatindeyim..
2004 yılında yargıtay kararında da aldatan kadının günlüğünü yatak odasında bulan eşin bu günlüğü delil olarak kullanması kararınıda hatırlatmak isterim.(Yargıtay Hukuk Genel Kurul Kararı - E.2002/2-617, K2002/648,KT25.09.2002 ) ancak tartışmalı bu hususda net emsal davalar var mı? görüşleriniz nelerdir?
ikinci husus ise yukarıdada belirttiğim gibi ilk boşanma kararı alınıp da protokol hazırlanmış, ancak daha sonra evliliğe devam kararı alınmış, o zaman imzalanan protokol şiddetli geçimsizliğe dayalı boşanma davası açılırsa delil oluşturur mu? Mesela cezada uzlaşma müessesesi sırasında olayların kabulu ve ikrarı neticesinde bile anlaşma sağlanmazsa daha sonra açılacak davada bu ikrarlar delil olarak ileri sürülemiyor..
arkadaşlar yardımınız için şimdiden teşekkürler.