Aslında bu yazıyı dün yazacaktım ama elde olmayan nedenlerden dolayı bugüne sarktı. 11 Ocak 1921 Her nekadar hukuki.net in kuruluş yıldönümü ve yaş günüde olsa Türkiye Cumhuriyeti içinde çok büyük bir anlam ifade eder.
1. İnönü zaferinin kazanıldığı ve TC temellerinin sağlamlaştığı tarihtir bu tarih.
11 Ocak 1921 de TBMM si balkonunda milletvekilleriyle bu olayı halka anlatırken...
4 haziran 1921 de 1. ve II. inönü zaferleri kazanılmış yaklaşan zafer net olarak ortaya çıkmışken iki kader arkadaşı iki liderin çankaya da kendinden emin halde durum değerlendirirkenki halleri ne kadar keyifli ve gururlular Nasıl da hak ediyorlar...
11 Ocak 1925 te Atatürk Konyadaydı. Bu rtarih 1. İnönü zaferinin 4. yıl dönümüne denk geliyordu. Konya Alaaddin tepesinde bir konuşma yaptı. Burada tarihe not düşülen konuşmalardan birini yapan Mustafa kemal Atatürk ''Zafer benimdir !'' sözünüde burada söylemiştir. işte çağımıza ışık tutacak o günü anlatan konuşma...
''Birinci İnönü Meydan Savaşı, devrim tarihimizin çok önemli, çok verimli bir sayfasıdır. Gelecek kuÅŸaklarımız ve bütün dünya bu sayfayı inceleyip üzerinde düşündükçe, Türk Devrimini yapan bugünkü Türk Ordusu’nu ve bu orduyu baÄŸrından çıkaran bugünkü Türk toplumunu, kuÅŸkusuz, saygıyla anacak ve deÄŸerlendirecektir.
Bu önemli ve parlak zafer, yeni Türk devletinin her anlamıyla yeni oluÅŸmaya baÅŸladığı günlerde elde edilmiÅŸti. Ordumuz yeni düzenlenip örgütlendirilmekte idi. Büyük cephenin çok üstün düşman güçleri karşısında korunması için her türlü güçten yararlanmak zorunluÄŸunda bulunuyorduk. Bu zorunluluk yüzünden idi ki, cephenin önemli bir parçasının üzerinde niteliÄŸi ve amacı kuÅŸkulu kuruluÅŸlar bulunuyordu. Bu kuruluÅŸların başında bulunanlar, Türk ulusunu, düşman uçaklarıyla atılan halife fetvalarına baÅŸeÄŸdirmek, doÄŸal olarak ulusu düşman isteklerine tutsak etmek için ayaklandılar; düşman ordusuyla birleÅŸtiler. Bir avuç Türk ordusu bu hainleri cezalandırıp bastırmak için Gediz yakınlarında toplandı. İşte bu sırada idi ki, Yunan ordusunun Bursa’daki güçleri, EskiÅŸehir yönünden hareket ve saldırıya geçti.
Durum güç idi. Ama Türk ordusu Türk ulusal amacının haklılığından ve bu amacın zaferinden öyle emin idi ki, bir an duraksamadı. Her yön için düşündüğü önlemleri uyguladı. Ve üç zayıf tümen ile üç katı düşman gücünü İnönü sırtlarında karşılamaktan ve onunla sonuç-verici meydan savaşı kabul etmekten çekinmedi.
Bu meydan savaşı öylesine olayların yaÅŸanmasına yol açtı ki, o gerçekleri kısaca anlatmak için diyeceÄŸim ki, zafer, “Zafer benimdir!” diyebilenindir; baÅŸarı, “BaÅŸaracağım!” diye baÅŸlayanın ve “BaÅŸardım!” diyebilenindir. Bilirsiniz ki çarpışma, sürekli mücadele durumunda bulunan gözle görülmez güçlerin görünürdeki biçimidir. Onun için I. İnönü savaÅŸ meydanının ufuklarında yükselen zafer güneÅŸi, Türk ulusunun yüksek erdeminin ve içsel-zenginliÄŸinin beliriÅŸidir. Bu yükseliÅŸ üzerine büyük bozgunlar oldu ...
Birinci İnönü Zaferi, İkinci İnönü Zaferinin, büyük Sakarya kanlı-boÄŸuÅŸmasının ve en sonunda Türk yurdunun, Türk bağımsızlığının ilk zafer müjdecisi olmuÅŸtur. Bu nedenle I. İnönü Zaferini kazanan Türk Ordusu’nun bütün bireyleri, dünya tarihine unutulmaz, ÅŸanlı bir destan sahibi olarak sonsuza deÄŸin yaÅŸayacaklardır.
Bu gün dolayısıyla Türk Ordusu gazilerini saygı ve gönül-borcuyla anarım. Ve şehitlerin değerli ruhlarına kutsamalarımı sunarım.''