-
"Bedava Film İzle Dizi İzle Full İndir" gibi kavramlara hepimiz alıştık artık. Sürekli izlediğiniz bir dizinin kaçırdığınız bölümlerini izlemek veya televizyonda yayınlanmış bir filmi bilgisayarınıza indirmek istediğinizde tıklarız bir iki internet sitesine; hiç bir sorumluluk hissetmeden basıp çıkarız.
Televizyonda yayınlanan materyallerin, yalnızca televizyonda yayınlanması dolayısıyla kamu malı olduğu düşüncesi hakimdir. "Bir dizinin üzerinde hangi haklar olabilir ki, zaten geçen hafta televizyonda oynamıştı..." diyebilirsiniz.
Sizce durumun hukuki boyutu nedir?
-
İyi günler.Boşanma sonrasında hükmedilen yoksulluk nafakasının miktarı nasıl belirlenir?Bunun nafaka yükümlüsünün maaşına bir oranı varmıdır?Nafaka miktarı belirlenirken yükümlünün giderleri örneğin kira gideri göz önünde bulundurulurmu?Teşekkürler.
-
BEŞİR AYVAZOĞLU
b.ayvazoglu@zaman.com.tr Kültür Sanat
120 Vanlı çocuğun hazin hikâyesi
Cepheye karakışta uzun bir yürüyüşle mühimmat taşıyan 12 ile 17 yaş arasında yüz yirmi Vanlı çocuğun hikâyesi meğerse gerçekmiş; hatta Van'da bu çocuklar için dikilen bir âbide bile varmış! Doğrusu ben Özhan Eren'in muhayyilesinden çıktığını sanıyordum!
Sarıkamış faciasına özel bir ilgi duyan, hatta bir de Sarıkamış türküsü besteleyen Özhan Eren, ilk senaryo yazarlığı ve yönetmenlik denemesinde, büyük bir cesaretle bu trajik hikâyeye el atmış! Sonuç? Böyle bir hikâyeyi doğru dürüst anlatabilmek için gereken bütçeye ve teknolojik imkânlara sahip olmamasına rağmen yadırganmadan seyredilebilen, daha da önemlisi seyredenleri derinden etkileyen bir film otaya koymuş. Adı: 120
1914 Haziran'ında Van'dayız. Balkan Harbi'nin yaralarını sarmaya çalışan halk, kısa süren bir barış döneminin ardından, tecrübesiz ve maceracı İttihat ve Terakki'nin gözü kapalı verdiği bir kararla kendini Birinci Dünya Harbi'nin içinde bulur. Ve Ruslar Erzurum istikametinde taarruza geçerler. Fırsattan yararlanan Taşnak çeteleri de büyük bir isyana hazırlanmaktadır. Bu kritik duruma rağmen, Van'daki Jandarma Tümeni merkezden gelen bir emirle Kafkas Cephesi'nde Ruslarla savaşmak üzere şehirden ayrılmak zorunda kalır. Sarıkamış'ta büyük bir faciayla sonuçlanan ölüm-kalım savaşı başlamış ve kısa bir süre sonra Kâmil Paşa kumandasındaki Van Jandarma Tümeni'nin de cephanesi tükenmiştir. Van'da bir miktar cephane bulunmaktadır, ancak eli silah tutan herkes askere alındığı için bu cephaneyi cepheye ulaştırmak imkânsızdır; şehirde yaşlılar, kadınlar, çocuklar ve onları Taşnak çetelerinden korumaları için bırakılan küçük bir Jandarma birliği vardır, o kadar.
Vali ve şehrin ileri gelenleri, uzun tartışmalar sonunda, içleri kan ağlayarak, cephaneyi yaşları 12 ile 17 arasında değişen erkek çocuklarla göndermeye karar verirler. Bu tehlikeli görevi hiç tereddüt etmeden kabul eden yüz yirmi çocuk, hazırlıklar tamamlandıktan sonra, 1915 yılı Ocak ayında, insanın kanını donduran ayaza aldırmaksızın cephaneyi sırtlayıp karlı dağlara doğru yürümeye başlarlar. Başlarında, cephelerde pişmiş eski bir asker olan Musa Çavuş vardır. Ve valinin onları korumaları için görevlendirdiği birkaç jandarma neferi... Yolda Taşnak çeteleri tarafından taciz edilen yüz yirmi çocuk, cepheye ulaşmayı başarırlarsa da dönüşte şiddetli bir fırtınaya yakalanırlar. Van'a çok azı dönebilir. Yüz yirmi çocuktan sadece yirmi ikisi hayatta kalabilmiş, diğerleri ya yolda yahut Van'a ulaştıktan sonra can vermişlerdir.
Filmde, elbette asıl hikâyeye geçilmeden önce ortam ve kahramanlar tasvir edilerek seyirci gelişmelere hazırlanıyor. Van'da harp öncesi durum; yüz yirmi çocuğu temsil eden üç çocuğun birbirleriyle ilişkileri, ruh halleri, heyecanları; Taşnak çetelerinin faaliyetleri, durumun vahametini fark eden Kâmil Paşa'nın çocuklara atış talimi yaptırarak gerektiğinde muhtemel gelişmelere hazırlaması ve tabii hazin bir aşk hikâyesi... Süleyman Teğmen, İdadi Müdürü Cemal Hoca'nın kızıyla nişanlıdır, fakat cepheden cepheye koştuğu için bir türlü evlenemez. Balkan Harbi'nden döndükten sonra düğün hazırlıklarına başlamıştır, fakat dünya harbi çıkınca yeniden cepheye koşar ve cephane taşıyan yüz yirmi çocuğa cepheye yaklaştıkları sırada saldıran bir Taşnak çetesiyle çatışırken şehit düşer.
Hikâye hakikaten o kadar etkileyici ki, filmi seyrederken kusurlarını görmüyorsunuz.
Bana sorarsanız, eski Van'ın tabii şehir dokusu gölden açılarak gösterilebilirdi. Büyük bir kısmı Safranbolu'da çekilen film, hadiselerin Van'da geçtiği duygusunu pek vermiyor. Daha da önemlisi, Cemal hocanın evi için Safranbolu'da restore edilmiş bir konağın seçilmesini doğru bulmadım. Tahtaları kararmış, sıvaları dökülmüş eski bir konak, salaş evler vb. tercih edilseydi, Osmanlı Devleti'nin geçen asrın başlarındaki acıklı vaziyeti sembolik bir dille anlatılmış olurdu. Yüz yirmi çocuğun zor yolculuğu da bana yeterince vurgulanmamış gibi geldi. Hadisenin ayrıntıları ne kadar biliniyor, bilmiyorum; ama gidiş sırasında da özellikle küçük çocuklardan bazılarının kaybedilmiş olması muhtemeldir. Filmde çetin kış şartlarına ve Taşnak çetelerinin saldırılarına rağmen çocukların tamamı cepheye ulaşıyor. Bütün kayıplar dönüşte...
Dedim ya, kendinizi hikâyeye kaptırıyor ve bu kusurları görmüyorsunuz. Bu türden filmlerde, teknolojik imkânların en iyi şekilde kullanılabilmesi için büyük bütçeler gerekiyor. Özhan Eren ve arkadaşları, zor şartlarda, kısıtlı bütçe imkânlarıyla çok güzel ve etkileyici bir film ortaya koymayı başarmışlardır. Oyuncuların da hikâyeden etkilendikleri ve hissederek oynadıkları hemen fark ediliyor. Emin Olcay, Özge Özberk, Burak Sergen, Demir Karahan, Ahmet Uz, Cansel Elçin ve küçük oyuncular, hepsi canla başla çalışarak rollerinin hakkını vermişler. Onların başarısı ve yarattıkları duygu sağanağı seyirciye geçiyor ve filmin teknik problemlerini görünmez kılıyor.
Filmi seyrederken, böyle trajik bir hikâyenin bugüne kadar niçin kimsenin dikkatini çekmediğini düşündüm. Tarihimizde kim bilir doğru dürüst anlatılmadığı için unutulmuş böyle daha nice hikâye var! 120, sinemanın özellikle gençlerde tarih şuurunun uyandırılması için ne kadar büyük bir imkân olduğunu gözler önüne sermesi bakımından da dikkate değer bir çalışmadır.
Filme emek veren herkesi tebrik ediyor ve annelere, babalara sesleniyorum: 120'yi çocuklarınıza mutlaka seyrettiriniz.
06 Mart 2008, PerÅŸembe
-
06.03.2008 Günlü Milliyet'ten bir haber;
Cumhuriyet'te 30 yıldır karikatür çizen Tan Oral Yeni Şafak'taki açıklamaları ve karikatürü yüzünden Cumhuriyet'ten uzaklaştırılmış.. Haber metni aşağıdadır;
Cumhuriyet gazetesi Oral’la yollarını ayırdı
İSTANBUL Milliyet
Gazetenin 30 yıllık karikatüristi Tan Oral, Yeni Åžafak’a röportaj ve karikatür verince iÅŸinden oldu. Cumhuriyet’ten bir yetkili, “Gazetenin politikasına ters düştü” dedi
Karikatürist Tan Oral, geçen hafta Yeni Åžafak’ta yayımlanan röportajında hem CHP’yi ve Deniz Baykal’ı hem de türban serbestisine karşı çıkan rektörleri eleÅŸtirmiÅŸti.
Habere yorum yaz
Haber ile ilgili mail gönder
Sitene ekle
Sayfayı yazdır
Cumhuriyet gazetesi, kendi gazetesiyle aynı gün Yeni Åžafak gazetesine de aynı karikatürü veren ve türbanlı kızlara destek sözlerinin yer aldığı röportajı yayımlanan karikatürist Tan Oral’la yollarını ayırdı. Üst düzey bir yetkili, “Gazetenin politikasına ters düştüğü için kendisiyle yollarımızı ayırdık” dedi.
Rektörlere eleştiri
Cumhuriyet gazetesinde 30 yıldır karikatürist olarak görev yapan Oral’ın, 28 Åžubat’ta Yeni Åžafak gazetesinde röportajı yayımlandı. CHP lideri Deniz Baykal’ı eleÅŸtirerek, Baykal’ın tavrını 7. CumhurbaÅŸkanı Kenan Evren’e benzeten Oral, “Yıllar önce Kenan Evren’i çizmiÅŸtim, aynı ÅŸekilde ÅŸimdi de Baykal’ı çizdim. Çünkü Evren’in yaptığının aynısını Baykal yapıyor. Ayetlerle insanların inançlarını çürütmeye çalışıyor. Oysa inanç tartışma dışıdır. İnanç ne savunulabilir ne de çürütülebilir” dedi.
Oral röportajında ayrıca CHP’nin demokratik bir tavır takınmamasını da normal karşıladığını belirterek, aksi bir durumda CHP’nin silahlı ve silahsız bürokratik tabanını kaybedeceÄŸini savundu. Oral, türbanlı kızları üniversiteye almayan rektörleri şöyle eleÅŸtirdi:
“Rektörler televizyonlara çıkıp, ağızları köpürerek gergin suratlarla, korku dolu ifadelerle açıklamalar yapıyorlar. Bu hiç saÄŸlıklı bir durum deÄŸil. Bu acılar kısa bir süre daha yaÅŸanacak. Ama merak etmeyin, bu insanlar saçmaladıklarını bir gün anlayacaklar.” Oral’ın röportajının manÅŸetten duyurulduÄŸu Yeni Åžafak’ta, bir karikatürü de, “Cumhuriyet karikatüristi Tan Oral Yeni Åžafak için çizdi” baÅŸlığıyla yayımlandı. Ancak bu karikatürün aynısı, aynı gün Cumhuriyet gazetesinin arka sayfasında da yer aldı.
Tan Oral kimdir?
1960’lı yıllardan bu yana karikatür çizen Oral’ın günlük karikatürleri ilk kez 1976’da Politika gazetesinde yayımlanmaya baÅŸlandı. Daha sonra Cumhuriyet gazetesinde günlük karikatürler çizen Oral, Mimar Sinan Üniversitesi’nde öğretim görevlisi olarak çalıştı. Oral halen, EskiÅŸehir Anadolu Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi’nde öğretim görevlisi olarak çalışıyor.
-
06.03.2008 Günlü Milliyet'te Melih Aşık'ın köşesinden bir yazı;
Dilberdudağı
Samanyolu TV’de Osman Usta‘nın sunduÄŸu yemek programında kadını çaÄŸrıştıran yemek ve tatlı isimleri deÄŸiÅŸtirilmiÅŸ. Haber, Medyatava’da gözümüze iliÅŸti. kadınbudu köftenin tarifi verilirken izleyiciler:
- Ancak buna Kadınbudu demeyin, bunun adı “pirinçli köfte” diye uyarılmış...
Bir gün sonra ise aynı programda dilberdudağı tatlısının tarifi verilmiş... Bu tatlının adına da dilberdudağı yerine ay tatlısı adı verilmesi istenmiş...
Ne olur yemeklere kadınsı adlar verilirse? Bunu Türkiye’yi etkisi altına alan “yeni kültür”ün temsilcilerine sormalı!..
(Benim yorumum: Allah akıl fikir versin. Abbas Bilgili)
-
Hürriyet Gazetesi'nin 2 Mart 2008tarihli Güney/Çukuova ekinde bir yazı okudum ve paylaşmak istedim.
Yazı şöyle;
ÇAY DEYİP GEÇMEMEK LAZIM
Çayın alt demliği evdeki kaynanadır, devamlı kaynar durur.
Üst demlik evdeki gelindir, alt demlik kaynadıkça o olgunlaşır, demlenir.
Gelinin kocası ise bardaktır, biraz kaynana doldurur onu biraz da gelin..
Çocukar çayın şekeridir, tat verir.
Görümce ise çay kaşığıdır, arada bir gelir karıştırır gider.
Kayınbabaya gelince; o da bardak altıdır, dökülenleri bir araya toplar.
Çay deyip de geçmeyelim..
-
Ben 1 ay önce bir daire satın aldım ama toplam meblağın 5/1 ini verdim. Fakat tapuyu devretti. Sonra şu durumun farkına vardım. Meğer bana satan kişi babasından devralmış. Ve birde kardeşi var.Muvazaya kurban gitmemek için. Hileli satış(Çünkü bana satmadan önce dedesinden miras kaldığın söylemişti.) diyerek. Tapu iptal davası açabilir miyim..?
-
Merhabalar,
Kayinbabam 1986 yilinda ssk'li olmus.1998 de ise corap isletmesi acarak zorunlu bagkur'a tabi olmus.2000 yilina ait birkac odeme disinda baska prim odemesi yapmamis.Bugun baktigimda bagkura 32.000 ytl borcu gozukmektedir.Zannedersem corap uretimini 2000 yilindan sonra birakip bir iste ssk li olarak tekrar calismaya baslamis ama isyerinin kapanisini tam olarak ne zaman yapmis bilmiyorum. Simdi kayinbabam yeni uygulamaya gore bagkura ait butun haklarindan vazgecip ssk ya devam edip emekli olabilir mi? Bagkurdan vazgecmesi ssk dan emekliliginde herhangibir probleme neden olur mu?
-
Merhaba ben 20 ocak 2008 de uzaktan bir akraba ile görücü usulü yöntemiyle tanıştırıldım,bir kaç gün ailemin baskısı ile onunla gezdim,28 ocakta söz,29 ocakta nişan, 30 ocakta resmi nikah oldu.Düğün haziran ayında olacaktı.Sonra 6 gün falan zaman gectikten sonra nikahlandığım insan asker olduğu için çalışması gereken şehre gitti,bir gün sonra aklım başıma geldi,naptım ben dedim ama çok baskı altında bu nikah gerçekleşti.Neyseki 26 şubatta onun vekaletname yollaması sonucu resmen boşandık.Artık aile baskısı da bitmişti,onlar da yaptıkları hatayı anlamışlardı,benim o dönem de psikolojim çok bozuktu.Bitti fakat öğrendimki benim boşandığım resmi tüm evraklarda görünecekmiş.Ama bu adil değil,hem nikahlandığım adamla bir şey yaşamadım,hem de baskı altında idim.Sizden öğrenmek istediğim vukuatlı nüfus kaydında bunun görünmemesi için dava açabilir miyim? Böyle bir hakkım var mı? o kişi ile hiçbir şekilde birşey yaşamadım,aynı eve girmedim,eşi olmadım.Bunun hayatımın diğer kısmını etkilemesini istemiyorum,bunun için yapabileceğim yasal bir işlem var mı?Bu durumu kanıtlamak için neler yapmalıyım ve nereye dava açabilirim?
-
Merhabalar,
öncelikle tüm öneri ve yardımlarınız için çok teşekkür ederim hukuki konuda sıkıştığımda ilk girdiğim site oluryo böyle bir site hazırlayan ve devam ettirilmesine yardımcı olan arkadaşlarıma teşekkürü borç biliyorum.
Benim konum..
Annem 1953 doğumlu ve sadece 2005yılında 170 gün ssk primi yatırıldı,yaşlı olduğu için 9000 prim gününü doldurmayıp yerine parasını yatırarak veya yaşından dolayı tanınmış bi hakkı varsa onu kullanarak erken emekli olma şansı varmıdır? böyle bir şey duymuştum ama tam bilgim yok konu hakkında bilgisi olan arkadaşlar yardımcı olursanız sevinirim..
Şimdiden teşekkür ederim ..
-
Yazan: 06 - 03 - 2008 : 14.32 - ozan75
Merhabalar.. Ben Almanya'dayım. Geçen sene Türkiye'de evlendim şimdi anlaşmalı olarak boşanmak istiyoruz. Türkiye 'de ikamet eden eşim adliyeye giderek boşanma başvurusu yapabilir mi? Boşanma tarihi belli olduğunda da ben buradan Türkiye'ye giderek boşanmayı gerçekleştirebilir miyiz? Başvuruda benim de orada olmam gerekiyor mu, veya herhangi bir evrak gibi belgeler göndermek zorundamıyım ve bunlar ne olabilir?
Avukat tutmak istemiyoruz, bizzat kendim gidip mahkemeye girmek istiyorum.
Bu işlemler için toplam bana mehkeme masrafları ne kadar tutar?
Saygılarımla.
-
Babam 2005 aralık ayına emekli oldu, 11 ay sonra emekliğinde bir sorun oluşutuğu üzerine olan günlerin bir kısmının kendine ait olamadığı ve bu nedenle emekliliğin iptal edileceği, almış olduğumuz maaşlarında iade edeceğimizi söylediler. Yanlız bu kadar süredir ne sosyal hakkımız nede maaşımız var bu konu hakkında ne yapabiliriz. Çok teşekkürler iyi varsın hukuki net.
-
merhaba. babam, annem vefat ettikten sonra ikinci kez evlenmiştir. evlendikten iki yıl sonra adına kayıtlı taşınmaz gayri menkulleri çocuklarına resmi satış yaparak devir etmiştir. birde annemden kalan ve henüz veraseti çıkmamış olan bir ev bulunmaktadır. şuandaki eşinin evi terk edip gitmesinden dolayı boşanmayı düşünmektedir. şuanki eşi bu malvarlığı paylaşımının geçersiz olduğunu öne sürmekte ve boşanmak için bizden gayrimenkullerden hisse hakkı talep etmektedir. yapılan satış işlemleri geçersiz olurmu ve veraseti çıkmamış evden dolayıda hisse sahibi olurmu? babamın bu mal varlığı ikinci eşi ile evlenmeden önce edindiği gayrimenkullerdir. konu ile ilgili bilgi verirseniz memnun oluruz. tşk.ler
-
Yazan: 06 - 03 - 2008 : 14.10 - sine10
İyi günler,
Daha önce eşimide tanıyan bir avukatla görüşüp boşanmak için dilekçe verdim, kendisi beni yanlış yönlendirip sosyal kültürel uyuşmazlık diye bir dilekçe verdirtti sonradan dilekçeyle ilgili herhangi bir haber gelmeyince şüphelenip eşimin tanımadığı başka bir avukatla görüştüm,kendisi daha önce dava açılmışsa üstüne tekrar dava açmanın uygun olmayacağını söyleyip dava açılıp açılmadığını öğrenmek için eski avukatımı aradı, aradğında eski avukatım bunun bir aile meselesi olduğunu falan söyleyip dilekçeyi verip vermediğinide belirtmedi sonra ben eski avukatımla ne olduğunu öğrenmek için yüzyüze görüşmeye gittigimde eşimde ordaydı ve ikisi beni boşanmamam için ikna etmeye çalıştı hatta eşim kolumdan tutup zorla beni arabasına bindirmeye çalıştı.
birincisi bu ilk görüştüğüm avukat beni yanlış yönlendirdi,bana yanlış bilgiler vererek sonuçta ilk kez boşanıyorum ve bir avukata danışıyorum ama kendisi şiddetden dolayı bir dava açmam gerekirken, sosyal uyuşmazlık diye dava açmama sebep oldu ayrıca hala dilekçeyi verip vermediğindende tam emin değilim net bir bilgi vermiyor çünkü kendisi benim avukatımken nasıl eşimle iş birliği yapabilir onuda anlamış değilim, bu durumda dava açıldıysa eğer açtığım davanın gerekçesini değiştirebilirmiyim ve kendisi avukatlık mesleğini icra etmeye devam edebilirmi bu yaptığı sanırım suç değilmidir? kendisinden şikayetçi olabilirmiyim ayrıca?
kendim çalışan bir bayanım ve 2 yasında bir kızımız var kızımın velayetinide almak istiyorum ve zaten 6 aydırda ayrı evlerde yaşıyoruz ama eşim ısrarla boşanmak istemiyor ve dışarda bir yerlere gittiğim zaman beni takip ediyor aniden karşıma çıkıyor bir keresinde sinemaya gittiğimde karşıma çıktı ayrılmıyacağını söyleyip benle tartışıp beni rahatsız ediyor ve bu durumda halen devam ediyor bu yüzden huzurlu bir yere gidemez oldum, maddi durumuda iyi bu yüzden ortak tanıdığımız avukata parada yedirmiş olabilir yada bir şekilde avukatı kendi tarafına çekmiş işte, sonuç olarak
1. Kızımın velayetini alabilirmiyim?
2. Verdiğim dilekçeyi yukarda bahsettiğim durumlardan dolayı değiştirmek istiyorum sosyal farklılık değil şiddetli geçimsizlik, aile içi şiddet olucak
3. Bu avukat hakkında şikayetçi olmam gerekirmi, çünkü yaptığı şey ne meslek ahlakına nede avukatlık yasalarına uyduğunu sanmıyorum, bu durumda ne yapmam gerekir?
4. Daha önce dilekçe verilip verilmediğini bir dava açılıp açılmadığını nasıl öğrenebilirim çünkü anlaşıldığı üzere eski avukatla bir alakam kalmamıştır, kendisi ne yaptı davayı açtımı açmadımı haberim bile yok
5. Avukatın yanlış yönlendirmesiyle eğer dilekçe verilmişse bu durumda dilekçeyi çekip daha doğru bir dilekçe nasıl verebilirim, yani sosyal uyuşmazlık yerine şiddetli geçimsizlik ve aile içi şiddetden dolayı nasıl dava açabilirim?
İlginize ve yardımlarınıza şimdiden çok teşekkür ederim.
-
İyi günler arkadaşlar.......
Benim bir forum sitem vardı, ayrıca bir de mp3 sitem vardı.....
Bu 2 sitem bugun aniden kapatıldı.....
Mevcut sitelerimin anasayfasıına girmeye çalıştığım zaman '' bu siteye erişim mahkeme kararı ile engellenmiştir '' ibaresi yer alıyordu....
Sitelerimin bulunduğu servercı arkadaş ile görüştüm ona hiçbir uyarı,ikaz maili gelmemişti...Bana da aynı şekilde maillerime hiçbir uyarı babında e-mail gelmemişti...
Servercı birkaç arkadaşımla görüştüm..
Onlar da dediki bir avukat arkadaşla görüş onun yardımı ile bir dilekçe yaz ve savcılığa götür dedi..Anca bu şekilde geri cevap alabilirsin dedi...Ya da temyiz davası açabilirsin dediler..
Siteyi kapatan mahkeme adı ve karar nosu yazmıyordu...
Eğer yazsaydı ilgili mahkeemeyle görüşüp kapatılma gerekçesini öğrenecektim...
Fakat bunlar yoktu,ÅŸimdi yapmam gereken nedir?
Mevcut domainlerimin geri tekrar açılması için avukat tutmama gerek var mı?
Sadece dilekçe ile çözebilir miyim bu durumu?
Sitelerimin içeriği pornografik veya illegal unsurlar içermiyordu ayrıca müyaptan da daha önce herhangi bir uyarı gelmemişti.
Ne yapmam gerek yardımcı olurmusunuz?
Simdiden teÅŸekurler..
-
Herkese merhaba.İki sene once internet ortamındaki bir sohbet sitesine üye olmuştum.Bu sitedeki kullanıcı kimliğime iki adet resmimi yüklemiştim.Bu kullanıcı kimliğimin kullanımı süresiz kapatıldı(banlandı).Kullanıcı kimlğime giriş yapamamadığım için resimlerimi silemiyorum ve resimlerim istemediğim halde yayınlanıyor ve başka sitelerde resimlerimin dolaştığını gördüm.Bu durum beni psikolojik olarak her yönden çok kötü ekliyor(saç dökülmeleri,ders çalışamama...).Bu sitenin resimlerimi silmesi için hukuki olarak ne yapabilirim?
-
Yazan: 06 - 03 - 2008 : 12.26 - rotten833
merhaba
En yakın arkadaşım 2007 nisan ayında bir hat almıştı hattı bir hafta sonra kaybetti.Ve geçtiğimiz ay o hat üzerinden bir şahsa haziran ayında ölüm tehdidi yapıldığına dair mahkeme kağıdı geldi. 3-4 defa arama yapılmış ve birde mesaj atılmış.Önümüzdeki nisan ayında mahkemesi var.Ve arkadaşn daha önceden bir sabıkası yok. Şu sorulara yardımcı olursanız sevinirim;
1. Karşı taraf davadan vazgeçebilirmi? geçerse ne olur
2. hattın kaybolduğunu nasıl ispatlayabiliriz
teşekkür ederim
-
ben meb de öğretmenim
bir borcumdan dolayı maaşıma haciz kondu. bende avukatla anlaşarak maaşımdan 250 ytl kesilsin diye muafakatname verdim. ancak mal müdürlüğü ek dersiminde tamamına haciz koymuş. bu yasal mı bu durumda ne yapabilirim
arkadaşlar lütfen yardımcı olun
-
Yazan: 06 - 03 - 2008 : 12.13 - garip8688
6 Aylık evlilik sonucu boşanma davası açıldı nafaka talep edildi, boşanma davasında davacı kazanırsa davayı nafaka yı alabilrimi, duyduğuma göre 6 aylık evli kalan birine hakim nafaka bağlamazmış bu doğrumu?
-
22 ocak 2008 kpss-2008/1 yerleştirme sonuçlarının açıklanmasıyla,
mersin tarsus yeşiltepe sağlık ocağına TOPLUM SAĞLIĞI TEKNİSYENİ
olarak yerleştirildiğimi öğrendim... Kayıt işlemleri için gerekli
evrakları hazırlayarak, istanbuldan-mersine gittim... Mersin il
sağlık müdürlüğü evrak kabul komisyonına teslim ettim... Yaptıkları
ön değerlendirme sonrasında mezun olduğum HACETTEPE ÜNİVERSİTESİ
SAĞLIK HİZMETLERİ MESLEK YÜKSEK OKULUNDA görmüş olduğum PROTEZ-ORTEZ
programı sebebiyle TOPLUM SAĞLIĞI TEKNİSYENİ olamayabileceğim
şüpesiyle sağlık bakanlığıyla telefon diplomasisine geçtiler...
Sonrasındada bakanlık kararıyla kayıt işlemlerimin durdurulmasına karar verildi...
Ancak kpss tercih klavuzunda <<sağlık memurluğu veya sağlık
teknikerliği ön lisans programından mezun olmak (kpss kitapçığındaki nitelik kodu 3061) ve askerlikle alakası olmaması (kpss kitapçığındaki nitelik kodu 6003 )>> şartları varidi.
Bende bu ÅŸartlar banada uyuyor diyerek tercihlerimide bu doÄŸrultuda
yaptım... Çünkü diplomamda (KENDİSİNE YÜKSEK ÖĞRENİM DİPLOMASI İLE
SAĞLIK TEKNİKERİ ÜNVANI VERİLMİŞTİR.) ibareleri açık ve net olarak
belirtilmiştir... Yaptığım araştırmalar sonrası haklılık düzeyin yüksek fakat konuyu mahkeme sonuçlandırırır dediler... Varsa emsal davalarla ilişki içinde olmuş ve sonuçlandırmış arkadaşlardan ne yönde bir çalışma yapmam konusunda beni yönlendirecek yardım istiyorum... Keza oluşan psikolojik maduriyetim haricinde bakanlığın (kayıt işlemleri öncesinde enson çalıştığı yerden ilişkisini kesmiş olması) yayınladığı duyuru sonrası işsiz statüsünede düştüm... Maduriyetim benim için oldukça büyük... Kazanmış olduğumu düşündüğüm bu hakkımın haksız gerekçelerle elimden alınması beni oldukça üzüyor... BİLGİLENDİRMELERİNİZİ BEKLİYORUM...
-
Anayasa Mahkemesi'nin İİK.m.337/1 hükmünün iptaline karar vermesinden sonra Yerel Mahkemenin örnek kararı...
yararlı olacağı düşüncesi ile....
Eklenmiş Dosya
-
Yazan: 06 - 03 - 2008 : 11.52 - caltun
Ben Aöf de 2 sene üst üste kaldım ve tecil hakkım kalmadı.Şuan yoklama kaçağıyım.85 doğumluyum.Ama hala aöf de öğrenciyim ve 3.sınıftayım ben öğrenciliğimin devam etmesini istiyorum.Yani ben şimdi askerlik şb.sine basvurursam beni ne zaman askere alırlar onu öğrenmek istiyorum.Acilen yardımlarınızı bekliyorum...Teşekkürler..
-
Yazan: 06 - 03 - 2008 : 11.13 - kuresin
Merhaba,
Bir kişi/firmanın gecikmiş bir borcuna karşılık tüm araçlarına yakalamalı haciz koyulabilir mi?Bu borç bir aracın 1/5 i kadardır.Borçlu mağduriyetinden dolayı dava açabilir mi?
-
Yazan: 06 - 03 - 2008 : 11.04 - canosman
2005 yılın da boşandığım eşim yabancı uyruklu tc vatandaşi mahkeme 3 çoçuğumuzun velayetini eşime verdi bu tarihe kadar çoçuklar için aynı evi paylaşiyorduk ançak kendi isteğiyle ayrı ev tutup çalışacağını beyan edip ayrıldı,kendisi ilgilenemediği için tek kelime türkçe bilmeyen ane annelerini getirmiş çoçuklarıma bakması için. Budurum çoçukların gelişimini, eğitimini sosyalleşmelerini olumsuz etkileyeceğini düşündüğümden huzursuz oluyorum.. Lütfen bir yol gösterin ne yapabilirim
-
Yazan: 06 - 03 - 2008 : 10.46 - elpida
Öncelikle Merhabalar. Sitenize yeni üye oldum. Aslında Kamu İhale Kanunu ve ikincil mevzuatı hakkında bir bölüm arıyordum ancak böyle bir bölümün olmadığını gördüm. Site Yöneticisi arkadaşlara KM ile böyle bir bölümün açılmasının gerektiğini söyleyecek ve rica edecektim ancak 9 mesaj yazıp 3 gün beklemeden KM gönderemeyeceğimi öğrendim. bende saçma sapan 9 mesaj yazmaktansa bölümün açılabileceği uygun bir yere böyle bir konu açmayı daha mantıklı buldum.
Sanırım ne istediğim yaklaşık olarak anlaşılmıştır. Ülkemizdeki pek çok kişiyi ilgilendiren ve ciddi sorunların yaşandığı Kamu İhale Kanunu ve Uygulamaları için ayrı bir bölüm açılmasını site yöneticilerinden rica ediyorum. bu bölümde görüş paylaşmak isteyec ek arkadaşlar için internette emsal bir forum bulunmamakta. Pek çok değerli arkadaşın bulunduğu bu forum bence bu işin tam yeridir. Saygılarımla
-
Bana yardımcı olursanız sevinirim. Dün itibariyle ortağı ve müdürü olduğum ltd şti,de hissemi devrettim fakat 7. aya kadar olan imzalamış olduğum çekler var ayrıca şirketin ssk maliye bağkur ve bankalardan alınan şirket kredi kartlarına borcu var birde ortağımının evini ipotek ederek kredi almıştık ordada müdür olarak imzalamış olduğum belgeler var şimdi sorum şu: hissemi devrettikten sonra yukarıda belirttiğim ayrıca kaygılandığım durum beni ne kadar ilgilendirir şimdiden yardımlarınız için teşekkür ederim.
-
merhaba,
26 yaşında bir oğlum var ve ailesinin evinde ikamet ediyor. Düzenli bir geliri olmamasına karşın birçok kredi kartı var ve aşırı harcama yapıyor. Uyardığım zaman "banane, ödeyecek sensin. İstersen ödeme, hacizle alsınlar!", diye tehdit ediyor. Ben de borç bulup ödüyorum. En son Bir gazinoda 800-1000ytl harcama yapmış. Ben ilgili bankalara durumu bildirdim ve oğlumun kredi kartının iptal edilmesini ve bir daha verilmemesini istedim. Ancak olumsuz yanıt aldım. Oğlumun evimize hiçbir maddi katkısı yok ve evimizdeki tüm eşyaları eşimle ben aldık, Yani oğlumun kendi parasıyla aldığı bir çorabı bile yokken onun borçları nedeniyle evimize haciz yapılabilir mi? Çok zor durumdayım. Eşimle benim emekli ikramiyelerimizle satın aldığımız bir evimiz var, artık bu evimizi satmayı düşünüyoruz. Lütfen yardımcı olun. Saygılar.
-
Yazan: 06 - 03 - 2008 : 10.16 - MOri
Ben bir fabrikanın üretim sorumlusu olarak çalıştım.Emekli olarak 2005 te ayrıldım.Fabrika bünyesinde kullanılan bir aracın trafik muayenesi sahte olarak muameleciye yaptırılmış.Aradan geçen iki yıl sonra durum ortaya çıkınca benim adıma bir Tahsis belgesi düzenlenerek suç faili olarak ben gösterilmişim.
tahsis belgesi şubat 2003 tarihi atılarak 2006 yılında acilen duzenleniyor.Oysa araç fabrikaya 2004 yılında geliyor.
Bu belgenin Kriminoloji testleri ile sahteliği ispatlanabilirmi.Aksi takdirde Tahsis belgesinde imzam olmamasına rağmen üretim sorumlusu diye suçlu olarak savcılık iddianamesi mevcut.Ve yargılanma devam ediyor.Fabrikada çalışan herkes gerçek dışı olduğunu bilmesine rağmen korkularından şahitlik yapamamaktadırlar.Fabrikadan ayrılmış olan 2 müdür ve 1 ustabaşı şahitlik yapacak.Böyle bir suçu asla işlememş olmama rağmen eğer ceza alırsam sanırım 50 yaşımdan sonra kirletilmiş olucam.Sizce adalet yerini bulurmu.Çünki avukatlar diyor ki parasal güç nerdeyse adalet ordadır.
Saygılarımla
-
Yazan: 06 - 03 - 2008 : 10.03 - rita
Elma sindirimi kolay, düşük kalorili bir meyvedir.Yüksek tansiyon, adele ağrıları, böbrek taşlarına , gastrit ve ülsere de iyi gelir.Yemeklerden sonra yenen elma, çiğnenirken dişlerin arasını çok iyi bir şekilde temizler.
Bağırsak sorunu çeken kişiler için dengeleyici ve normalleştirici bir besindir.
Elma her derde deva değilmi ? ha haa siz öyle sanın
Bir kere Elma yiyen kişinin cin gibi olması gerek saf olanlara göre bir meyve değil.
Çok çok eski bir tarihte Makedonyanın dağ köylerinden birinde yaşayan Bir kadın Çocuk sahibi olamadığı için eşi ve ailesi tarafından ezilip,hor görülmekteydi.Evde ne kadar ağır iş varsa kül kedisi misali ona yaptırılır,yine de kimseyi memnun edemezdi. çünkü o defoluydu Eşine ve ailesine soylarının sürebilmesi için bir evlat verememişti.Her türlü eziyeti ve aşağılamayı hak ediyordu.Tek hayali bir yolunu bulup bu evden ve bu insanlardan kurtulmaktı.Belki çekip gitse kimse umursamazdı ama annesi ve babası olmadığı için gidecek bir yeri de yoktu. sadece umut ediyordu işte...
Birgün Köy sakinlerinden saygın bir ailenin gelini rahatsızlanarak hayatını kaybetti.Geride en küçüğü iki yaşında olan beş çocuk bıraktı.
Birinin Kaybı diğerinin kazancıdır derler.Bunda da öyle oldu.Kadersiz gelinimiz Bu küçük çocukların babasıyla hayatını birleştirerek o kötü günleri geride bıraktı.Belki hiç çocuğu olmadı ama, hiç değilse hayatının geri kalanında saygı ve değer gördü.
Hikayenin kahramanları dedem ve babaannemdir.
Åžimdi Elma ile ne alaka diyeceksiniz var iÅŸte olmaz olur mu ?
Babaannem anlatırdı.
Deden hiç bakmazdı bana.Bir türlü kendimi fark ettiremezdim.Ben dedeni elma ile kandırdım.Evimizin önünden geçerdi her sabah ve ben ona her sabah bir elma yuvarlardım derdi.
Babaannem dedemi kandırmış.Hem de bir elma ile.
Havva ile Adem mit'inde olduÄŸu gibi.
Demekki İnsanlığın ilk tarihinden beri Havvalar Ademleri Bir elma ile kandırmaya devam etti.
Haaa birde aklıma gelen pamuk prenses masalı var ki bilmeyen yoktur sanırım kötü kalpli kraliçenin prensesi
bir elma ile kandırıp zehirlediği.
Eh şimdi hal böyleyken yok canım Elma meyvelerin sultanıdır ondan bir zarar gelmez diyebiliyorsanız söyleyecek lafım yok. Siz bilirsiniz.
Sahi yeri gelmiÅŸken.
Bir elma versem yermisiniz.
-
Arkadaşlar Yaklaşik 9 Yil önceden Verilmiş Bir Senedim Var..10 Yilda Senedin Zaman Aşimina Uğrayabileceğini Duydum..mümkün Mü Acaba..elden Verilmiş Bir Senettir.ödeme Tarihi 99 Marttir
Yönetim:
Açtığınız ilk konuyu hatırlıyormusunuz?Lütfen aşağıdaki linkten devam ediniz.
[www.hukuki.net]
-
Merhabalar,
Benim iki sorum var,
1. 1982 doğumlu kuzenimin 2003'te yoklama kağıdı gelmişti. o sırada yaklaşık 1 sene cezaevindeydi ve çıkmadan önce öss'ye girerek Açık Öğretim İşletme Bölümünü kazandı. Çıktıktan sonra da sadece 1 sene devam etti, ondan sonra herhangi bi kayıt yenileme yapmadı ve sınavlarına gitmedi (Sanırım kayıt iptal ettirmedikçe bu durumda dondurulmuş sayılıyor Açık Öğretim'de.). Şimdi yasal olarak 1 yıl tecilli görünüyor, ama 2002-2003 döneminden sonra gitmediği için tecilli sayılmıyor. Bu sene de ÖSS'ye girmek istiyor. ÖSS'ye girmesi bir problem oluşturur mu yani, Sınava giriş kaydını yaptırıp, sınavına girebilir mi? Evetse, bir üniversite kazandığı durumda o üniversiteye kaydolup öğrenci olduğu için tecil yaptırabilir mi?
2. Ben 1985 doğumluyum, benim yoklama kağıdının geleceği dönemde Anadolu Üni.'de Yüksekokul okuyordum. 'Okul otomatik olarak tecil ediyor' denilince hiç üzerinde durmadım. O okulu bitirdikten sonra, Açık Öğretim'de 2 senelik bölüme geçtim, orda 1. sınıfı okudum 2 dersten geçerek 1. sınıfı, 2.sene de okudum.. Üçüncü sene ise (bu dönem) kayıt yenileme yaptırmadım, yani o bölümden çıkmayı planlayıp tekrar ÖSS'ye girerek 4 yıllık bir bölüm tercih etmek istiyorum. Bu konumda, benim askerliğim ne durumda olabilir? ÖSS'de bir problem olur mu ve tekrar 4 yıllık okuyabilir miyim? (Bu arada bana hiç yoklama kağıdı gelmedi.)
Şimdiden çok teşekkür ediyorum. Sizin cevaplarınıza göre bu sene ÖSS'ye kayıt yaptıracağız. Cevaplandırırsanız sevinirim.
-
İş yerim belirli bir süreliğine başka bir ilde buraya ait bir binada işlerin yapılması için beni gönderiyor.
Gittiğim yerde kaldığım 1 hafta boyunca çalıştığım saatler ve orada otelde konaklamam da dahil olarak nasıl bir ücretlendirme yapılması gerekli
orada bulunduğum sürede otelde kalsam bile mesai sayılırmı yani çalışmadığım ama evimde olmadığım zaman ve hafta sonu na sarkarsa ben orada kalırsam hafta içi bir gün iş biter gelirsem nasıl hesaplama yapılmalı bilgilerinizi iletirseniz memnun olurum.
-
"Attila İlhan'a özlemle"
“…gidiyorsun
yazılmamış şiirler gece gibi suskun
heceye vurgun dölsüz harfler
hece kısır hece yorgun
g i d i y o r s u n
içimde cümle nehirler durgun…”
l
y o k s u n
gece uzun
ve hesapsız… /
yoksul ve de yoksun
ll
kalakaldı içim an’sız
kırıldı sırsız ayna acı sınırsız
her parmağımda bir melek
cansız ve kanatsız
kararsız sesler dökülür dudağımdan
arsız sorular cevapsız… /
zamansız ölümler gibi kayboluşun
vezinler kekeme
rediflerde aşikâr yokluğun
lll
ahh yokluÄŸun
tanımsız boşluk
ve soÄŸuk
ardından, donuk bir kadın öyküde kalan tek konuk
2005/haziran/ephessus
-
Yazan: 06 - 03 - 2008 : 09.04 - avukatzd
merhaba arkadaşlar, önümde bulunan bir idari davada davalı taraf olarak ısrarla, davacının yaptığı idari başvuruda belirtmediği bir sebeple dava açmış olduğunu belirtmemize rağmen mahkeme bu beyanımızı kabul etmeyerek davacının davasını kabul etmiştir. bu konuyla ilgili danıştay kararı aramama rağmen rastlayamadım. bu konuyla ilgili elinde danıştay kararı olan arkadaşlardan yardım bekliyorum. şimdiden teşekkürler.
-
Yazan: 06 - 03 - 2008 : 09.04 - ereza
iyi günler ben ve arkadslarım sene basında dernek altında dersaneye gıdıyorduk ve ara senede bıraktık cunku ıse basladık ve bıze arıyarak taksıtlerınızın gerı kalanını verın yoksa mahkemye verırız dıyorlarrrrr senet ımzalamadık sadece dernege uyelık kagıdı vardı onu doldurduk ve ımzaladık ondada ısım soy ısım uyruk tel felan yazıyordu su kadar para odıyecek dıye bırsey yazmıyorduuuuuuu... bende ımzaladım onu bunu kullanarak mahkemeye verıp parayı alabılırlermıııııııı dıye soracaktımmmm cevap yazarsanız gercekten cok sevınırımmmm lutfen yardımmmmm
-
"Ben Türkleri Sevmiyorum!" demek anayasa ve Türk Ceza Kurumuna göre suç mudur?
-
Yazan: 06 - 03 - 2008 : 08.25 - osmann
Merhaba arkadaşlar.1.nisan 2007-31 mart 2008 tarihleri arasında geçerli olmak üzere hazırlanmış bir kontrat ile ev.tuttum.kontrat süresi dolmadan mart ayının 2 sinde evi tahliye ettim.tahliye sebebim ise ev sahibinin kontrat süresinin sona ermesinden 1.5 ay önce yeni kontratta kira artışının olacağı,ve kendisine ivedi cevap vermemi çünkü evi görmek isteyen başkalarının olduğu idi.bu görüşmenin üzerine ev sahibine söz konusu kira bedelinden rahatsız olduğumu ve bu kira ile oturamayacağımı evi görmek isteyenlerinde gelip evi görebileceklerini ve ay sonunda da evi tahliye edeceğimi şubat ayının ortalarında sözlü olarak bildirdim.ev sahibi de tamam diyerek konuyu kapattık.kontrat süresi dolmadan 1 ay önce ev sahibine söylediğim zamanda evi tahliye edip anahtarları ev sahibine teslim ettim.fakat ev sahibi bu teslimden sonra evi tutarken ödemiş olduğum depozitoyu bir ay önce evi tahliye ettiğim için teslim etmek istemiyor.kontratta depozitonun alındığı yazıyor.fakat kontratta söz konusu tarihler arasında kiracı 1 ay öncesinden yazılı bilgi vermek sureti ile evi tahliye edebilir diye bir madde de var.sözlü tebliğ etmem geçerlimidir illa ki yazılı mı tebliğ etmem gerekirdi?depozitonun alınması konusunda bir zaman aşımı sözkonusu olabilirmi? depozitomu nasıl geri alabilirim.ne yapmam gerktiği konusunda beni aydınlatırsanız sevinirim.şimdiden teşekkürler...
-
Yazan: 06 - 03 - 2008 : 07.39 - fyaras
Başka bir konunun altına sorunumu yazmıştım fakat cevap alamadım. Buradan tekrar sormak istiyorum.
5 ay önce Sony Ericsson marka bir cep telefonu aldim. Fakat ekrani surekli agrizalaniyordu ve her seferinde serviste 10-15 gun bekletip sonra yapildi diye teslim ediyorlardi. Fakat hicbir degisiklik olmadi telefonda. En son teslim almaya gittigimde (ayni hatadan en az 3.kez servise gittiginden emin olduktan sonra) secimlilik hakkimi kullanmak istedigimi ve ucret iadesi istedigimi soyledim. Boyle bir hakkim olmadigini ama telefonu "ust mevkiye" gondereceklerini ve onaylanirsa degisim yapilacagini soylediler. Simdi 20 is gunu oldu henuz cevap gelmedi. 30 is gunu dolmadan, aldigim urunun sık arızalanması nedeniyle maldan yararlanamamanın süreklilik arz etmesinden dolayi (3 kez ayni hatadan servise gitmesinden bahsediyorum) ucret iadesi talebinde bulunabilir miyim? Eger 3 kez ayni hatadan servise gitmesi, "secimlilik hakki"mi kullanmam icin yeterli bir sebep ise Tuketici Hakem Heyeti'ne basvuracagim (telefonum 550 ytl tutmustu). Yoksa halen 30 is gununun gecmesini beklemeli miyim? Yardimci olursaniz cok sevinirim. Tesekkurler, iyi calismalar.
-
Yazan: 06 - 03 - 2008 : 07.10 - discofb
Başka bir arkadaşıma kefil oldum vede hala ödemelere devam ediyor. Ben kendime şuan kredi çekebilirmiyim.Teşekkürler
-
Yazan: 06 - 03 - 2008 : 07.08 - acn10
Değerli Hukukçularımız:
Çalışmalarınızda başarılar diliyorum.Eşimin babasından kalan arsanın 7/1 hissesi için Büyük Abisine müteahhit firmaya verilmek üzere genel vekalet vermiş bulunmaktadır.Bundan dolayı müteahhit ile aralarında resmi olmayan inşaat sözleşmesi bulunmaktadır.Ayrıca müteahhit Belediyeden inşaat ruhsatı almamış olup arsa sahiplerini oyalamaktadır.Sizlerden ricam noter kanalıyla yapılan abime vermiş olduğum vekaleti iptal ettirmek istiyorum.Bilgileriniz için şimdiden çok teşekkür eder sağlıklı ve başarılı günler dilerim.
-
Yazan: 06 - 03 - 2008 : 07.07 - hypnen
Ağır Ceza Mahkemesince müvekkil hakkında aynı dosyadan cinsel istismar suçundan şikayet yokluğundan davanın düşürülmesine, kişiyi hürriyetinden yoksun kılmak suçundan da unsurları oluşmadığından beraatine karar verildi. Haksız tutuklama nedeni ile taminat davası açacağım. Fakat müvekkilin tutuklanmasına karar verilen sorgu tutanağından müvekkilin sadece cinsel istismar suçundan tutuklanmış olduğu anlaşılıyor. Ancak bahsettiğim gibi cinsel istismar suçundan dolayı müvekkil hakkındaki davada şikayet yokluğundan dolayı düşme kararı verildi. Bildiğim kadarıyla tazminat alabilmek için beraat kararı gerekiyor. Böyle bir durumda tazminat alınbilir mi? Ayrıca bu davada müvekkil tarafından kendi avukatına ödenen avukatlık ücreti de maddi tazminat kapsamında talep edilebilir mi, serbest mesek makbuzu sunulmalı mı?
Değerli görüşlerinizi paylaşmanız dileğiyle...
-
Bugün elime geçen ödeme emrinde, 5275 Sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkındaki Kanunun 106/6 maddesi gereğince, mahkum olduğum 1.500 ytl adli para cezasını tebliğ tarihinden itibaren bir ay içerisinde ödemem gerektiği istenmiş. Bu durumum ile ilgili öğrenmek istediğim konular;
1) Adli para cezasını nereye ödemem gerekir?
2) Tebliğ tarihi 18.12.2007 ama ödeme emri dediğim gibi bugün elime geçti bu bir sorun teşkil eder mi?
3) Bu ceza sicilime işler mi ve memur olmak istemem halinde sorun yaratır mı?
İlgilenen arkadaşlara şimdiden teşekkürler
-
Yazan: 06 - 03 - 2008 : 04.49 - ege_09
Ben bir üniversitede memurum benim işyerindeki bilgisayardan okul müdürü benim rızam olmadan gizli bir şekilde msn görüşmelerim alıp hakkımda özel msn görüşmesi yaptığım ve bu görüşmeler ahlak dışı olarak değerlendirilip hakkımda soruşturma açıldı ve beni 2 aylığına açığa aldılar bu yapılan kanunimi.
-
Yazan: 06 - 03 - 2008 : 04.42 - fruko27
Şahsıma ait telefonu başkası kullanarak uyuşturucu satıcısından kendi ismini vererek uyuşturucu talebinde bulunmuş daha sonra beni ve satıcı ile görüşme yapan kişileri fade için çağırdılar bu olaydan haberim yoktu zaten.Önüme görüşme kayıtlarını sundular baktığımda numara benim ancak şahsın yani talep eden kişi kendi ismini vermiş 3 sefer tekrar ederek.Olaydan haberim yok tek hatam telefonumu ne amaçla kullanacapını bilmeğim için tel.imi vermek oldu.Bu şekilde somut olmayan ve benle alakası olmayan soyut bir nedenden dolayı (tel sahibine) ametem veya başka bir ceza tahakkuk edermi.?Bu tür şeylerle benim işim olmaz ifademdede belirttim satıcıyıda tanımadığımı ve benle alaksı olmadığınıda belirttim.tarafıma mahkeme kağıdı geldi hakim karşısısına çıkıcam.satıcının telefonu dinlendiğinden olay tespit edilmiş.Çok korkuyorum alacağım en ufak bir ceza geleciğimi çok etkiler ailemde olayı bilmiyor.Acil cvp verirseniz çok sevinirim.Şimdiden tşk ederim saygılar:(
-
Yazan: 06 - 03 - 2008 : 04.03 - simil
Öncelikle iyi çalışmalar dilerim,
Biz 468 haneli bir sitede kiracı olarak oturmaktayız. Burada 2 yılımız bitmek üzeredir.Evimizde köpek beslemekte olup bizim haricimizde 15 kişinin daha köpeği bulunmaktadır. Site kurallarında köpek beslemek yasak değildir, hatta köpeklerin kısa süreli barınması için köpek kulübeleri bile bulunmaktadır. Köpekler ile ilgili kurallar ise i köpeklerin dışkılarının toplanması ve tasmasız dolşatırılmamasıdır.Maalesef bu kurallara bazı köpek sahipleri uymadığından sürekli yasaklamalar getirilmektedir. Köpek kulübelerinide kısa süreli değil sürekli bırakanlar olduğundan dolayı kaldırma kararı almışlardır. Şimdi ise haziranda kurulda köpek yasaklama çıkartacaklarını belirtmişlerdir. Ancak yönetim hiçbir zaman köpek sahiplerini toplayıp konuşmamış, kendi kendilerine kararlar çıkartmıştır. Size sormak istediklerim ise;
* Biz köpekler ile ilgili yönetim harici imza toplasak etkisi olurmu?
* Kurulda yasaklama kararı çıkar ise mahkemeye başvurup yasaklamanın iptalini sağlayabilirmiyiz?
* Kiracı olarak kurulda oy kullanma hakkına sahipmiyiz?
* Yönetimin bu yasakları ile ilgili bizlere danışmadan karar çıkartması doğru ve etikmidir?
-
Yazan: 06 - 03 - 2008 : 03.53 - sertunc
Arkadaslar yakın bı arkadasım surucu kursuna olan borcundan dolayı evıne icra geldı fakat icra borcu karsılamadıgı ıcın mahkemeye tekrar verıldı ve caza evıne gonderılecek.acaba bu konuda ızlememız gerken yol nedır elımız kolumuz baglı kaldı lutfen yardımlarınızı beklıyorum
Saygılar...
-
Kadınsın diye seni geriye atan kafa
Elinden gelse inan Caminden de kovacak...
İnsan olmandan doğan hakların bir bir rafa
Kaldırılıyor yine seni kim koruyacak?
“ VEDA HACCI “ nda bile PEYGAMBER söylemiÅŸti
Kadın kutsallığını ve kadın haklarını,
“Kadın, ALLAH ‘ın size emaneti...” demiÅŸti
Boğazına geçirdi erkek, tırnaklarını...
Bir meta diye o göz öyle gördükçe seni
İşine geldiğince yararlanıp atacak...
Türban diye başına doladığın kefeni
Boynuna ip yerine takıp sallandıracak...
Eşitliğin uğruna verdiğin mücadele
Bir kalemde boÅŸuna gidiyor...ister misin?
Korkunun olmamıştır hiç engeli ecele
Kaderim kadın olmak...deyip de geçer misin?
Verdiklerini veren yeniden geri aldı
Bunların hepsi şimdi yoksa oldu mu masal?
Saygınlığı sadece giden canda mı kaldı?
Kadında tek saltanat şimdi dört kollu bir sal...
Alper Kürük
(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
-
Yazan: 06 - 03 - 2008 : 02.04 - ooptpt
merhaba;
Cezaevlerinde mahkum olanlar sayıca karşılaştırıldıklarında , adam öldürme suçunun ardından ikinci sırayı alabilen uyuşturucu kaynaklı suçlara istinaden ve , forumda aynı konunun karmaşık kalabalıklığıda ortadayken, belli ki cevaplamaktan artık bıkkınlık duyacağınız sorular sormamdan beni mazur görmenizi diliyorum; forumda adı geçen başlıkları tek tek incelemiş olsamda aynı karmaşalık kafamı sanki biraz daha karıştırıyor..
olayım ise;
içinde 4 kişinin seyir halinde olduğu otomobilden, polis takip etmesi sebebiyle atılmış olan ve 1 gramı dahi bulmayan esrar maddesinin polisin görmesi üzerine artık bir suç haline gelmiş olmasıdır.
karakolda geçen sürede ise; hiçbir suretle parmak izi veyahut fotoğraflama gibi işleme tabi tutulmadı hiçbirimiz.
ifademde; arabanın hangi tarafında oturduğuma ek olarak , daha önce esrar kullanmadığımı, bulunan esrar maddesinden de haberim olmadığımı ve suçu reddettiğime içeren, şu an yazdığım kısalıktaki kadar bir ifade verdim. diğer 3 kişinin ifadesi de aynı ifadenin isimleri değiştirilerek yazılmasıyla oluştu. ifadeleme işlemlerinin ardından, savcının telefonda salıverilmesi talimatına uyularak salıverildik.
merak ettiklerim;
Diğer 3 kişi memleketim olan şehirden, öğrenci olduğum şehre, bir kaç saatliğine, işleri dolayısı ile gelmiş, yakın bir tanıdığım olmamalarına rağmen yol tarif etmek amacıyla onlara eşlik etmiştim, şimdi de farklı şehirlerde olmamızdan dolayı herbirimizin mahkemesi ayrı ayrı mı görülecek yoksa hepimizin aynı mahkemeye çıkması gibi bir karine varmıdır? (verdiğim adresde öğrenci olduğum şehir onlar ise diğer şehre verdiler)
Belirtiğim üzre gibi ifadem de, suçu hiç bir şekilde kabullenmemiştim, adli sicil kaydımın tertemiz olması ve öğrenci olmamda göz önüne alınarak mahkeme heyetine verdiğim ifade de tutarlı olursam mahkeme tarafından o anda beraat kararı verilmesi mümkün müdür yoksa karar için mutlaka testlere tabi tutulmam gerekecekmidir?
Mahkemenin olduğu tarih ile teste tabi tutulmam ve sonuçlarının değerlendirilmesi arasında süre genellikle ne kadar olmaktadır?
Diğer bir yandan, her ne kadar ifadem de reddetmiş olsamda, bu madde arasıra kullandığım bir madde olup, bunun ortaya çıkması sonucunda alıcağım denetimli serbestlik cezasında;
Okuduğum bölüm icabıyla, bir yıl sonra çalışmaya başlama ihtimalim olacak kamu kuruluşlarından muaf tutulma yaptırımının içeriği hakkında neler söyleyebilirsiniz?
ayrıca; aynı cezanın adli sicile etkisi ne şekilde ve ne kadar süreyle zuhur etmekte özellikle ehliyet sahibi olma konusunda ne gibi etkilere sebeb olabilmektedir. ehliyet sahibi olmak ile ehliyeti yeni alıcak olmak arasında bu sicile göre ne gibi farklar doğmaktadır?
Son olarak bir avukatın bana tavsiyesinde belirttiği gibi, mahkeme başkanına mahkeme tarihime yakın bir tarihte gidip, ona durumumu, ceza verilmesi halinde bunun öğrenciliğime ve iş yaşamıma ve genel olarak hayatımın bütünene etki edebileceğini hatta karartıcağını nazik ve uygun bir uslup ile belirtsem bir faydası olabilir mi sizce?
Tekrar tekrar sorulmuş ama bölük pörçük şekilde çeşitli başlıklarda yer almış soruların cevaplarının kendi örneğimden ileri gelerek bir araya gelmesinin faydalığı olacağını düşünerek , bazı sorularda aynı soruya verilmiş çeşitli hatta kimi zaman zıt cevapların, belirli ve net bir zemine oturmasından da yanayım. hukuki danışmanlığın parayla olacağının farkında biri olsamda, teşekkürü bir borç bilirim.