-
Bu bölüme pek fazla yazı yazılmadığını görünce bazı bilgilerimi aktarmak istedim.
Bir çoğunuzun ihtiyacı olacağını sanmıyorum. Ancak
MSN'de konuştuğunuz kişinin IP adresini bulmak hiç zor değil.
MSN'de konuştuğunuz kişinin IP adresini bulmak istiyorsanız:
1- Internete bağlı olan MSN dışındaki tüm programları, görüntüleyici (Browser= internet explorer, firefox vs.) KAPATIN. Sadece MSN açık kalsın.
2- Bilgisayarınızın BAŞLAT>ÇALIŞTIR kutucuğuna CMD yazın ve gelen siyah ekrana şunu yazıp enter'a basın : netstat -n
Netstat -n komutu o anda bilgisayarınıza bağlı tüm IP adreslerini gösterecektir.
IP adresini buldunuz, neresi olduğunu mu merak ediyorsunuz? İşte size bir adres :
[whatismyipaddress.com] ( bu siteye ilk girdiğinizde kendi IP adresinizi görürsünüz, LOOKUP IP ADDRESS kutucuğuna bulduğunuz IP numarasını yazın, nerede olduğunu bulun...
Örnek olarak hukuki net forumcu programını kullanıyorsanız listede 212.174.113.7 adresini görürsünüz...
Not: Siyah ekrandan çıkmak için exit yazıp enter'a basabilir veya ctrl+esc tuşlarına basarak bilgisayarın masaüstüne dönebilirsiniz.
Saygılarımla.
-
:mahcup: Herkese merhaba. Sorunumu şu şekilde özetleyeyim. Yakın zamanda eski aracımı verip Farkını kredi vasıtasıyla ödeyip yeni bir araç aldım. Aracı alırken işilemler tamamlanana kadar geçici olarak aramızda araç satış sözleşmesi imzaladık ve kredi çekilince geri vermek kaydıyla 13500 ytl karşılığında senet imzaladım. Fakat kredi galerinin hesabına yattıktan sonra ben senedi almayı unuttum açıkçası dalgınlığıma geldi. Asıl sorun buradan sonra ortaya çıkıyor sattığım aracın geçmişine yönelik benden önceki sahibinden kaynaklanan benimde yeni öğrendiğim önceden uzman olmadan asla öğrenemeyeceğim sorunlar ortaya çıktı ve galerinin aracı satarken biraz zarar etme ihtimali var kendi tabiriyle. Bana
1-3000 lira olan bu zararın yarızını ödeme etiklik v.s. telkinlerde bulundular kendileri. Ben kesinlikle hiçbirşey ödeme taraftarı değilim ama senet adamların elinde . Bana henüz herhangi bir şekilde senetten bahsetmediler ama akıllarına gelirse ne gibi sorun yaşarım?Sonuçta söz konusu mebla galeri tarafından benim adıma bankadan imza karşılığı alındı. Bütün sözleşme ve kayıtlar ortada. Bu haliyle olayın yaptırımı nedir? İlginize teşekkürler . Kolay gelsin....
-
Yazan: 03 - 03 - 2008 : 17.13 - özgür1
Site yöneticilerine ve sorunlarımıza yardımcı olan herkese çok teşekkür ederim....08.2007(1 Tarihli alacaklı olduğum senedin geçerliliği ne kadardır?(2.alacaklı olduğum kişi sigorta emeklisi bunun bir faydası olur mu?
-
Yazan: 03 - 03 - 2008 : 17.04 - ömer8
Sayın arkadaslar; benım babam 80 yasında bır hanım (45)kendılıgınden onun bulundugu yere gıdıp ben sana bakarım demiş ve hiç bır sey talep etmemiş.8 ay imam nıkahlı olarak yasadılar. Ancak kadın babama anlattıgı gıbı bırı cıkmamış.Kendısı hakkında yalan soylemiş.Babam da bunu ogrenınce kadınla iliişkisini koparmak ıstıyor. Ancak kadın babmın evınden gıtmıyor. Babam kendısı kadın gıtsın dıye beklıyor. Bu durumda savcılıga sıkayet etmelı mıyız ? Suc duyurusunda bulunmak istiyoruz cunku kadın yalan soylemiş ve babam su an ıstemıyor. Bılgı verırsenız sevınırım.Bız ne tur zorluklarla karsılasabılırız?
-
bn hiç evlenmemiş ve çalışmamış biriyim bu yüzden babamın ölümünden sonra babamın emekli maaşını alıyordum yalnız daha sonra ortağımla birlikte bi şirket kurduk yalnız bu şirketten hiç kar edemedim şirket ortaklığından ayrılırsam tekrar babamın emekli maaşını alabilirmiyim teşekkürler iyi çalışmalar
-
yazlığımız eşim ve benim üstüme yarıyarıya daha sonra eşimin benden habersiz hendi hissesini ipoteklediğini duydum hisseli yer diğer ortağın haberi olmadan ipoteklenmesi yasalara uygunmu şuan eşimin işleri kötüye gidiyor borcunu ödeyemezse yazlık satışamı çıkar ? ilginiz için teşekkür ederim çalışmalarınızda kolaylık dilerim
-
Yazan: 03 - 03 - 2008 : 17.00 - ahmkara
Merhaba,
Ar-Ge üzerine bir kamu kuruluşunda sözleşmeli olarak çalışmaktayım. Yeni çıkan Ar-Ge teşvik yasasında pek çok madde "Kamu personeli hariç" olarak nitelendirilmiş ve bu personel teşviklerden muaf tutulmuş.
Burada kastedilen "Kamu personeli" normal memur kadrosu mu yoksa kamuda çalışan sözleşmeli/sözleşmesiz tüm personel midir?
Kanun hakkında bilgi için:
[www.tbmm.gov.tr]
Şimdiden teşekkürler,
-
Yazan: 03 - 03 - 2008 : 16.23 - gonenn67
Mehaba size sormak istediğim,Beko Elektronik'le olan tek taraflı sözleşmemiz gereği tek taraflı olarak servisliğimiz iptal edildi,Türkiye genelinde 360 Beko Elektronik servisinin 340 tanesi kapatıldı herbirinde minumun 10 kişi çalışan işyerleriydi bununla birlikte bütün işletmelerin devam eden borçlarını ödeyemediğinden her biri iflas etti,hepimiz borç içinde yüzüyoruz,konu tektaraflı olan sözleşmenin böyle genel bir durum için yada tazmanit almamız için yapmamız gereken bir durum varmı.saygılar.
-
8.5.1985 günlü, 3201 sayılı Yurt Dışında Bulunan Türk Vatandaşlarının Yurt Dışında Geçen Sürelerinin Sosyal Güvenlikleri Bakımından Değerlendirilmesi Hakkında Kanun’un geçici 1. maddesinin birinci fıkrasında yer alan “...en çok iki yıl içinde...” ibaresinin iptaline karar verilmiştir.
gerekçeli karar henüz Resmi Gazetede yayınlanmamıştır.
Geçici Madde 1 – Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce yurda dönmüş olmakla birlikte, 30/5/1978 tarih ve 2147 sayılı Kanuna göre hizmet sürelerini değerlendirmemiş olanlar; a) Prim, kesenek ve karşılık ödemek suretiyle sigortalısı veya iştirakçisi olduğu sosyal güvenlik kuruluşuna;
b) Sosyal güvenlik kuruluşlarından hiçbirine tabi bulunmamaları halinde Sosyal Sigortalar Kurumuna;
Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren en çok iki yıl içinde yazılı istekte bulunmak.
Yurt dışında geçen sürelerinin tamamını veya dilediği kadarını, 4 üncü madde hükümlerine göre tahakkuk ettirilecek borç miktarını ödeme tarihindeki doların, Türk Lirası karşılığı esası ile ödemek,
Suretiyle değerlendirebilirler.
-
Yazan: 03 - 03 - 2008 : 16.06 - deniz02
İran’da bir kadın “çok cimri” olduğu gerekçesiyle kocasına dava açtı, kocaya 124 bin kırmızı gül alma cezası verildi.
TAHRAN - Hengame adlı kadın, İtimad gazetesine yaptığı açıklamada, 10 yıllık evliliğin ardından “çok cimri olan kocasını cezalandırmak istediğini” belirtti.
“On yıl önce evlendik, ancak evliliğin üzerinden çok kısa zaman geçmişti ki Şahin’in cimri olduğunun farkına vardım. Lokantaya gittiğimizde benim kahvemi bile ödemiyor” diyen Hengame, mahkemeden çeyiz bedeli olan 124 bin kırmızı gül talebinde bulundu.
Günde sadece 5 gül alabileceğini söyleyen Şahin ise mahkemede, “Bunu kafasına milyarder arkadaşları soktu” diye yakındı.
Mahkeme, yaklaşık 200 bin dolar değerindeki 124 bin gülün tamamı alınana dek Şahin’in 64 bin dolarlık evine el koydu.
ÇEYİZ BEDELİNİ İSTİYORLAR
İran yasalarına göre evlilik sırasında kadın çeyiz bedelini isteyebiliyor, kocaysa karısının getirdiği çeyizin bedelini vermekle yükümlü.
Son yıllarda İranlı kadınlar, evlilik sözleşmesinde astronomik miktarlarda çeyiz bedeli istiyor.
Milliyet
-
Yazan: 03 - 03 - 2008 : 16.04 - özgür1
Ben 3 ortakla bir işyeri kiraladım sözleşmede hem kefil hem kiracı durumundayım kişisel nedenlerle bu işi ve kiraladığım yerden ayrıldım ama sözleşmede imzam olduğu için ve işyeri sahibine bildirmeme rağmen sözleşmeden çıkmama razı olmadığından şu an borçlu görünüyorum icra takibiyle uğraşmaktayım ne yapmalıyım?
-
Yazan: 03 - 03 - 2008 : 15.57 - deniz02
Türk bilimadamları, Hatay'ın Kırıkhan İlçesi'nde oturan Ulaş Ailesi'nin çocuklarında görülen el ve ayakları üzerinde maymun gibi yürüyüp kendi aralarında ortak bir dil kullanması hastalığına neden olan geni buldu. Hastalıktan sorumlu genin ‘VLDLR’ olduğunun ortaya çıkmasıyla insanların iki ayak üzerinde yürümesi ile ilişkili ilk gen de tespit edilmiş oldu. Genin bulunması, Amerikan Bilimler Akademisi'nin yayın organı olan Proceedings of the National Academy of Sciences'da (PNAS) yer alarak tıp literatürüne geçti.
Çukurova Üniversitesi (ÇÜ) Tıp Fakültesi Fizyoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Üner Tan, tarafından 3 yıl önce tanımlanan "genetik hastalık sonucu ortaya çıkan 4 ayak üzerinde yürüme sendromu"nun (Ünertan Sendromu) geninin bulunduğu bildirildi.
ÇÜ’den yapılan yazılı açıklamada, Prof. Dr. Üner Tan tarafından yaklaşık 3 yıl önce tanımlanan, "evrim teorisi için kanıt oluşturabileceği" ifade edilerek dünya literatüründe büyük yankı uyandıran "Ünertan Sendromu" geninin, ÇÜ, Bilkent ve Başkent Üniversitesindeki bilim adamlarının ortak çalışması sonucu keşfedildiği belirtildi.
Buluşla ilgili makalenin, dünyanın en önde gelen bilim dergilerinden "Proceedings of the National Academy of Sciences (USA)"de bugün yayınlandığı belirtilen açıklamada, Ünertan sendromunun, yüz yıl kadar önce Hulusi Behçet tarafından bulunan "Behçet sendromu"ndan sonra, Türk bilim insanlarınca dünya bilim tarihine geçen ikinci sendrom olması nedeni ile tarihsel önemi olduğu kaydedildi.
Hatay’ın Kırıkhan ilçesinde, akraba evliliği sonucu 6 kardeşte "Ünertan Sendromu" olarak da adlandırılan genetik bozukluk tespit edilmişti.
Milliyet
-
Yazan: 03 - 03 - 2008 : 15.47 - poyrazim
Öncelikle bu kadar güzel bi siteyi yapan bu durumlara getiren herkese binlerce teşkler.Allah hepinizden razı olsun. konuya geçiyorum...
2000 yılında Belediyede işçi olarak işe başladım.2005 in 9.cu ayında sayın Belediye başkanının bi takım siyasi baskıları ile (işte haftada bir yer deiştirme bilmediğim alanlarda işe yollama,hor görme hakir görme aşşağılama hakkım olduğu halde yıllık izinlerimi vermeme) ve bunlara ek olarak yaklaşık 25 ay bir fiil maaş alamama sebeblerinden dolayı girdiyim bunalım ve geçirdiğim çok sıkıntılı günler sonucunda işten ismeyerek ayrılmak zorunda kaldım.Maaşlarımı alamadığım içim mağdur olduğuma dair dilekçemi sundum ve işten ayrıldım.Kıdem tazminatımı ve biriken maaşlarımı uzun bi süre alamadığım için avukat bi arkadaşa davayı verdim. 1 sene de paramı taksit taksit zor aldım.
bilmek istediklerim ;
1.Belediye de 3 sene zabıta görevlisi olarak günde 10 saat den az olmamak,hafta sonları 15 saat çalışıyordum.aldığım parada mesailerim den tek kuruş yoktu.Şimdi bu mesailerim hakkında ne gibi haklarım var?
2.Kıdem tazminatı aldığım sigortalı günlerim yeni bi işe girdiğimde emekliliğime sayılırmı ?
3.Çevreden duyduğum bi konu,kişi mağdur olduğuna dair işten çıkmışsa 5 sene içinde işine geri dönebilir bu doğrumu ?doğru ise yolu nedir ?
4.İsteğe bağlı sigortalı hakkım varmı hala varsa izleyeceğim yol ve bana aylık külfeti ne olur ?
5.Sözleşmeli olduğum için bi sendikamız vardı ve bu sendikaya her ay sizinde malumunuz belli bi ücret kesiliyordu bizden,sendikanın bu duruma sezsiz kalması hakkımı aramaması nın hukuki boyutu nedir ? benden her ay kestikleri ücreti boş yeremi aldılar?
6.Arıyacağım bi yasal hakkım hala mevcutmu yani zaman aşımı süreci söz konusumu ?
Biraz uzun oldu ama herkesin affına ve sabrına sığınıyorum.Cevapları verecek güzide kardeşimiz,abimiz hakkını helal etsin.Teşekkürler saygılar selamlar..
-
Yazan: 03 - 03 - 2008 : 15.45 - salesman
İyi akşamlar.. ben 05.08.2002 tarihinde özel bir şirkette işe başladım ve 31.03.2008 tarihi ile askerlik görevi için işte ayrılıyorum. Brüt maaşı 802 ytl fakat net yol ücretim 85 ytl ve net yemek ücretim 221 ytl. şimdi hesaplarken yol ve yeemek ücretlerimizi hesaba katıyor muyuz yoksa sadece brüt maastan mı hesaplanıyor?.Sitelerdeki programlar yol ve yemek ücretinin netini brütünü gibi girdiğimde 6500 ytl ya yakın bir tutar çıkıyor girmedigimde sadece brüt ücretimi giridiğimde 4500 ytl gibi bi rakam çıkıyor. Sizden rcam benim hesaplamamda hangisi doğru yarıdımcı olursanız sevinirim.
-
Anayasa metinleri, toplumsal kesimlerin kamuya ve özel hayata yönelik hak ve menfaatlerinin sağlanması açısından önem arzeden klozlar içermelidir.
Bazı vehimlerin birçok normları kendi doğruları yönünde yorumlayarak, azınlığın çoğunluğa tahakkümünü tesis etme gayretleri kaydadeğer olduğu yeni tesbit edilmemiştir. Bu değerlendirmeler insanlık tarihinin derinliklerinden bugüne değin ONLAR DÜŞÜNEMEZ, BİZ ONLAR İÇİN DÜŞÜNÜRÜZ diye düşünen garip bir felsefi yaklaşımı olan aristokrat azınlığın davranış biçimidir.Tabi, ülkemizde azınlığında çoğunluğunda toplumsal birliktelikleri oluşturmaya taban teşkil edecek esas ve kaideler hakkında söz söyleme hakkı olduğu bir gerçekdir. Sadece dar kesimlerin geniş kesimlere baskısı değil, geniş kesimlerin de dar kesimlere baskısı insan hak ve özgürlüklerini ihlal eden bir davranış şeklidir.Biz onlar için düşünürüz, onlar için üretiriz, şeklindeki işgüzarlık, daha sonra onlar için kazanır ve yaşarız keyfiyetine kadar uzanır. Ortak yaşam alanı ve kişinin evrensel hak ve özgürlüklerine temel olacak özgün esasları devlet sağlamak zorundadır.Bireyin sözkonusu bu asgari kapasitesini sağlamak kamu idaresinin yükümlülüğündedir.İDEALİMİZ, ZAMAN, MEKAN, DOĞRULTU, ŞEKİL, NİCELİK, NİTELİK GÖZETMEKSİZİN, SONSUZ BİLGİYE ULAŞABİLECEĞİMİZ GÜNÜMÜZDE,evrensel pozitif ve doğru dökümanları girdi değelendirip, kişilikli,erdemli hak ve yükümlülüklerini bilen, ülkemizin, tarih süzgecinden geçerek kazandığı müsbet güzel norm ve hasletlere sadece saygı değil, sahip çıkan bireyler yetiştirmek tüm kesimlerin görevi olsun. Birey, aile, millet gelişir ve güçlenirse ülkemiz de çağdaş medeniyetler seviyesine taşınır.
Gelişme ve kalkınmanın sadece fiziki, materyal bazda olmayıp, onlarla birlikde insan hak ve özgürlükleri, birlikde yaşama hassasiyetlerinin kazanıldığı optimum ortamdır.Bireysel ve müşterek alanların huzurlu olmasına baz oluşturacak metinlerin üretilmesi ve derlenmesi tüm kesimlerin asgari müşterekde birleşmesiyle olmalıdır.
ANAYASALAR VE YASALAR ; HİTAB ETTİKLERİ BİREY VE ÜLKELERE YÜK DEĞİL PROBLEMLERİN ÇÖZÜMÜ,HUZURUN TEMİNİ ÖNGÖRÜ OLUŞTURMAYA YÖNELİK KILAVUZ VE ESAS OLMALIDIR.Haklı gerekçelere dayalı bireyciliğin öne çıktığı,fırsat eşitliğinin sağlandığı,özel farklı yetenek potansiyel olan kişi,kurum ve organizasyonların motive edildiği bir platformun üretilmesine esas oluşturmalıdır.Özgürlükler insiyatifi ele geçirmiş veya kazanmışların lütfuyla tadılmamalı ve yaşanmamalıdır.Milletin oluşturduğu kamu düzeninin eseri olmalıdır.
MEHMET SÜMER
(ekonomist)
-
Merhaba ben askerlıkten dolayı muaf raporu alacağım.
İşyerlerı bu askerliğe elverışlı değildır bıcımınde verılen raporların neye ıstınaden verıldığını öğrenme hakkına sahıpmıdır.
Çunku raporun verılme sebebı psikoseksuel bozukluk adı altında olacak.
Kımsenın,askerlığe elverışlı değildır raporumun neye ıstınaden verıldıpını bılmek ıstememem doğal değilmi? Benım özluk haklarıma gasp olmuyor mu?
-
MADDE 433.- Temyiz, kararın icrasını durdurmaz. İcra ve İflas Kanununun icranın geri bırakılmasıyla ilgili 36 ncı maddesi hükmü saklıdır.
Nafaka kararlarında icranın geri bırakılmasına karar verilemez.
Kişiler ve aile hukukuna, taşınmaz mala ve bununla ilgili ayni haklara ilişkin kararlar kesinleşmedikçe yerine getirilemez.
Bu madde ile ilgili meslektaşlarımızın çok fazla sorusunun olduğunu görüyorum ve bu başlık altında sorularını paylaşacaklarını umuyorum.
Kiracının tahliye esnasında mecura vermiş olduğu zararın giderilmesi ve bu zararın giderilmesi için gereken süreye ilişkin kira kaybının tahsiline ilişkin davada verilen karar için kesinleşme şartı aranır mı?
-
Bordroda yazan ücretten daha fazla ücret alıyorum ama ssk primim asgari ücret üzerinden yatıyor bununla ilgili bi hakkım varmı teşekkür ederim.
-
Yazan: 03 - 03 - 2008 : 14.26 - zeus1907
merhaba
bankamın müşteri hizmetlerini arayarak sordum ama dolaylı cevaplar verdiler.
sorum şu; 300ytl borcum ve 60ytl asgari ödemem varsa, 60ytl ödedğimde 240 ytl bakiye kalıyor, gecikme faizi 4,7 dersek,
240*4,7% = 11,28
günde 11,28ytl faiz oluyor.
11,28*30 = 338,4 ytl
240ta önceden vardı toplamı 240+338= 578ytl
hesap böylemi?
:(
-
Yazan: 03 - 03 - 2008 : 14.15 - aykut55
Ben öğrenciyim ve benim kaloriferlerim 10 güne yakındır yanmıyor... Bunu yazılı olarak hiç belgelemedik ve ev kiram 400 YTL.. Odemekte zorluk çekioruz.. Mayıs ayında kontratım doluyor ve ben bugun itibari ile 300 YTL ye aynı sartlarda ev buldum ve bu 300 YTL 1 sene boyunca geçerli olacak.. Aynı şartlarda burda kalırsam bugun ev sahibi ile yaptğım konuşmayla kiramı 480 YTL yapacığını sözlerine ekledi.. Benim kalan 2 şer tane 400 YTL lik senetlerim vardır.. Ev sahibi ile anlaşacağımızı hiç zannetmiorum.. 3 gündür rahatsızım ve bgn okuluma da gidemedim... Birazdan bulduğum evin sahibiyle görüşmeye gideceğim... Evin ısınmadığını notere tasdik edip, ve yarın evi boşaltacağıma dair ihtar çekip ayın 15 inde oturdğum ayın kirasını ödeyip çıkabilir miyim.. Kontrat her hangi bi kırtasiyeden alınmış olup hiç bir madde eklenmeden imzalanmıştır.. Ve Senetlerin Kiraya karşılığı gösterilmeden senetler imzalanmıştır...Kontrat 400 YTL lik imzalanıp ev sahibinde, elektriği üstüme alırken 200 YTL lik ayrı bi kontrat imzalatıp TEDAŞ oraya vermiştir.. KIsacası vergi kaçakcılığı değil midir ? Bunu da koz olarak kullanabilir miyim ona karşı.. Lütfen 15 dakika içinde cvp atarsanız çok sevinirim.. Terim yanlışlığı kullandıysam da kusuruma bakmayın.. Teşekkürler
-
Yazan: 03 - 03 - 2008 : 13.50 - lesyev
İşe başlarken alacağımın olmadığına dair belge imzalatıldı imzalamamam halinde işe alınmayacaktım. Maaşlarımızı bordurolu olarak almıyoruz . İşten ayrılma gibi bir durumda alacaklarımı temin edebilirmiyim?
-
AKP Genel Başkan Yardımcısı Dengir Mir Mehmet Fırat ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın talebiyle yeni anayasa taslağını hazırlayan akademisyen heyetinin başkanı Prof. Ergun Özbudun, henüz resmen açıklanmayan ve TBMM'ye iletilmeyen anayasa taslağını ABD'ye taşıyor.
ABD'nin tanınmış akademik kuruluşlarından Columbia Üniversitesi'nin Demokrasi, Hoşgörü ve Din Çalışmaları Merkezi (CDTR) ile Din, Kültür ve Kamu Yaşamı Enstitüsü'nün 3 Mart'ta New York'ta düzenleyeceği konferansta Fırat ve Prof. Özbudun'un yanı sıra AKP Mardin Milletvekili Cüneyt Yüksel ile demokratikleşme ve Anayasa yapımı konusunda önde gelen akademisyenlerden Alfred Stepan ve Andrew Arato da konuşmacı olacak.
Taslağın Türkiye'de resmen açıklanmadan ABD'de tartışılması konusunda ise Prof. Özbudun, "Bu benim değil AKP'nin sorunu. Ben Columbia'nın ricasıyla hazırladığımız taslağı dünyanın önde gelen Anayasa uzmanlarıyla tartışacağım" dedi. Muhalefet temsilcilerinin çağrılmaması konusunda ise Prof. Özbudun, "Bu da Columbia'nın takdiri. Benim katılımcılar hakkında bilgim yoktu" dedi.
-
herkese selamlar ben bir ilçede öğretmen olarak görev yapmaktayım il'e geliş gidiş yapıyoruz. ilçede tek bir taşımacılık kooperatifi bulunmakta okulumuzun öğretmen servisinide bu kooperatif üstlenmekte ama haksız yaptırımlarda bulunmakta ve fahiş fiyat istemekte . Benim öğrenmek istediğim il'den başka bir taşımacılık kooperatifi bize servis hizmeti verebilir mi bunun için ne gibi hukuki işlemlerde bulunmalıyız cevaplarınız için şimdiden teşekürler...
-
Yazan: 03 - 03 - 2008 : 12.55 - melih_79
İyi akşamlar
ben özel bir sektörde çalışmaktayım çalıştığım işyeride günde 7,5 saat mesaiye bırakıyorlar.Kalmıyacaz deyince
bu sefer her gün 4 saat yazıyorlar ve servis çıkarmıyorlar.
Böyle olunca mesaiye kalmıyorum
benim bu konuda ne gibi yasal haklarım vardır?
Şimdiden teşekür ederim
-
Yazan: 03 - 03 - 2008 : 12.33 - HHHTTT
2007 Aralık ayı içerisinde özel bir şirketin yurtdışındaki temsilcisi olmak üzere işe başladım. 1 ay kadar süren oryantasyon süresinin sonunda yurtdışına çıktım. Planlandığı gibi 3 hafta sonra yurda döndüm. Ancak döndükten 2 gün sonra işveren geçerli bir sebep göstermeksizin beni işten çıkardı. O güne kadar olan alacağım hesaplanark ödendi. Ancak işten çıkartmaya konu olabilecek herhengi bir gerekçe sunulmadı. Çalıştığım süre içerisinde SSK kaydım da yapılmadı. Yurtdışında bulunduğum süre için de masraflarım dışında herhangi bir harcırah ödemesi yapılmadı. Bu konu ile ilgilenen bir avukat arkadaş varsa ve dava açmak avantajlı ise benimle irtibata geçmesini istiyorum. Bu konuda bilgisi ya da benzer tecrübeleri olan kişiler de deneyeimlerini benimle paylaşırlarsa çok memnun olacağım. Herkese iyi günler diliyorum.
-
RÜZGÂR OLSAM II.
Bir rüzgâr olsaydım serin
Yüzü gülerdi çiçeklerin
Göçmen kuşlar dönerdi
Bademler gelinlik içinde
Çocuklar çığlık çığlık
-Tahtadan tüfek bamyadan fişek
-Pazarda balık tepesi delik
Sokaklar bayram yeri
Kırda çimen sesleri
Bir rüzgâr olsaydım ılık
Bütün yüzler aydınlık
Sevgi tüter bacalar
Gökte ebemkuşağı
El ele sevgililer
-“Deve tellal pire berber”
-Dördüncü cemre gönüllere
Ayrı düşenler umutlu
Bütün insanlar mutlu
Bir rüzgâr olsaydım eğer
Çadıra çıkardı çingeneler
Bahar koşup gelirdi
Bir dilim ekmek iki zeytin
Sonrası özgürlük
-Dere boyu, söğüt altı, çadır içi, bila no
-Sepet örer *Çalayka’m
Ekinler başakta
Uçurtmalar bulutta
M.ÖZKAN
*Çalayka : (Romanca) Meslekli çingene
-
Yazan: 03 - 03 - 2008 : 11.50 - transdost
Merhabalar,
1985 yılında belediye imar planında akaryakıt istasyonu olarak görülen bir yerim var.Ancak daha sonra kardeşimle anlaşamadık ve arsayı iki parsele böldük.Şimdi ben de o da karayolu kenarındaki arsamıza akaryakıt istasyonu açmak istiyoruz.Ancak belediye ne karar vereceğini bilemiyor emsal yok bu konuda.Hukuki olarak sonuç ne olabilir.yani tek ruhsatla iki istayon açabilirmiyiz?Şimdiden teşekkürler
-
Yazan: 03 - 03 - 2008 : 11.34 - koguz
İlginiz için teşekkür ederim,
benim sorunum satın aldığım daire hakkında. Bizler 20 dairelik bir apartmandan bir daire satın aldık. Daha sonra mütahit henüz su saatlerinin ve elektirik saatlerinin olmadığını ama zaman içerisinde takılıp sorunun çözüleceğini söyledi. Aradan 5 aylık bir süreç geçmesine rağmen henüz hiçbir işlem yapılmadı. Ben bu durumla ilgili olarak yaptığım araştırma sonucunda binamızın içinde projede garaj olarak görülen ama sonradan dükkan olarak tamamlanarak satılması gibi bir durum olduğunu öğrendim. İskan izninin henüz alınamadığını ve maliye ve sigorta ile ilgili işlemler tamamlanmış olup evraklar ilgili belediyeye teslim edildikten sonra yapılan keşfin ; raporunun olumsuz olması sonucunda belediyenin binaya izin vermediğini öğrendim. Ayrıca mütahitin bu durumla ilgili olarak 70.000 ytl lik bir ceza aldığınıda öğrenmiş bulunmaktayım. Apartman sakinleri olarak mağdur durumdayız. Bununla ilgili olarak nasıl bir yol izleyebiliriz hukuki olarak hakkımız nedir??
Mütahiti bu durumla ilgili olarak mahkemeye verebilirmiyiz??
Hepinize kolay gelsin iyi akşamlar
-
Yazan: 03 - 03 - 2008 : 11.22 - esraduru
04 ocak 2008 'de nişanlandım. 06şubat 2008 Öğretmen atamaları için resmi nikah oldu. Düğün 5temmuzda olacaktı. Ancak ciddi uyumsuzluk oldu . Ben ayrılmak istiyorum. Ne yapmam gerekir? Boşanma süreci ne kadar olur? Avukat tutmam gerekir mi? Nişanlm da ayrılmak istiyor. 1yıldan önce anlaşmalı boşanma olmuyormuş.
-
Yazan: 03 - 03 - 2008 : 11.09 - kapbana
Merhabalar,
çırak olarak çalıştığı yerde kaza geçirerek elini kaybeden ve reşit olmayan çocuk adına velisi maddi tazminat davası açtı. Ancak mahkeme ara kararında, "velinin maddi tazminat isteminde bulunmakla aylık bağlanması amacıyla SSK kurumuna müraacat etmek için süre ver"di, ama kazaya uğrayan çocuk ve annesi yalnızca ona velayeten davayı açmış bulunmakta. Bu durumda veliye SSk aylığı bağlanması gerektiğine ilişkin karar ne kadar uygundur? Bu konuda özellikle içtihadi bilgi verilirse sevinirim.
-
Benim 2007 mayıs ayında mahkemem sona erdi . Kararımız şu güne kadar hala kesinleşmedi gönderdiğimiz tüm adreslerden de dönüyor tebligat. Nerdeyse 1 yıl olacak davam zaman aşımına uğrayıp davanın düşmesi olabilirmi ve kararımın kesinleşmesi için neler yapabilirim yardım bekliyorum.Diğer bir sorunumda biz ayrılma aşamasındayken evimiz eşimin babasına devroldu ondanda başkasına satıldı bu ev üstünde hakkım varmı ev 2003 yılında alınmıştı teşşekürler.
-
Yazan: 03 - 03 - 2008 : 10.37 - fakilic
Ben 1996 yılında Türk Dili ve Edebiyatı öğretmenliğinden mezun oldum. O yıllarda biz hem ilköğretimlerde hem de liselerde öğretmen olabiliyorduk; çünkü üniversitelerde Türkçe öğretmenliği diye bir bölüm yoktu. Ben uzun yıllar Meb'e başvurmadım. Bu geçen yıllarda birçok üniversitede Türkçe öğretmenliği bölümü açıldı. 2006da MEbe başvuracak oldum. Ama 2006 yılında Danıştay, Türk Dili ve Edebiyatı öğretmenliği mezunlarının Türkçe öğretmeni olma kapısını kapattı. Şimdi Türkçe öğretmenliği için gereken KPSS puanı Edebiyat öğretmenliğine göre çok daha düşük. Benim sorum şu:
Ben 96 mezunu olarak hem Türkçe hem de edebiyat öğretmeni olabilecek haklara sahiptim (türkçe öğretmenliği yoktu o zaman) Bu bir kazanılmış hak mıdır? Yoksa alınan kararhepimizi aynı oranda mı etkiler? Yani hakkımızı aramak istesek sonuç alabilir miyiz? Değerli hukukçularımız bize bir yol gösterebilirse müteşekkir oluruz....
Fatih KILIÇ
fakilic@hotmail.com
-
Ben dört yıldır özel bir eğitim-öğretim kurumunda çalışmaktayım. Her yıl sözleşme esnasında daha ileriki bir tarihe istifa dilekçesi imzalamak zorunda kalmaktayım. İstifa dilkeçesinin bir örneğide bende olup tazminat hakkı için bu dilekçenin bana bir yardımı dokunabilir mi? Acilen cevap beklemekteyim. Şimdiden hepinize teşekkürler.
-
Yazan: 03 - 03 - 2008 : 10.15 - ostracoda
Selamlar,
İcra borçlusu belediyenin, hizmet kusurundan doğan borcundan ötürü takibe konmuş olan icra takibine itirazının iptali için nerede dava açılması gerekmektedir ? Genel mahekemel ile İdare Mahkemesi arasında kararsız kalmış durumdayım. Cevaplar için şimdiden teşekkür ederim.
-
Merhaba avukat arkadaşlar. Yakın bir zamanda kız kaçırmaya teşebbüsten dolayı hakkımda kişi hürriyetini yoksun bırakma maddesine muhalefetten dosya hazırlanmış savcılığa intikal ettirilmişti. Daha sonra şikayette bulunan kişi şikayetini geri aldığını dava açılmayacağını söylemişti. Şimdi olayda beraber olduğumuz arkadaşıma ifadesinin alınmasıyla alakalı bir tebligat gelmiş. Kız 22 yaşındaydı.Olayda darp cinsel taciz yok. 15 dk sonra kızı evine geri bırakmıştık.
Şimdi sizlere sormak istediğim konu neden hala bizim ifademizi istiyorlar vede şikayetin geri alınmasına rağmen savcı hakkımızda dava açabilirmi? Beni bu konularda aydınlatırsanız sevinirim... Şimdiden teşekkürler
-
Yazan: 03 - 03 - 2008 : 09.40 - ytmercan
Benim sorum emekli çalıştırmayla ilgili olacak. İşyerimde sigortasız emekli çalıştırmaktayım bu durumda herhangi bir teftiş söz konusu olduğunda sigortasız çalışan emekliye herhangi bir cezai yaptırım sözkonusu mudur? Bana verilecek ceza sanırım asgari ücret kadar olacak ama sevgili emeklime herhangi bir ceza verilecekmi merak ediyorum bilen varsa lütfen beri gelsin.
Teşekkürler.
-
Yazan: 03 - 03 - 2008 : 08.46 - italyan
Bence cok fazla, bir asker 15 ayda aldığı silah eğitimini 5 ayda da alabilir.
Alıntı:Ot yolup, kurumuş yaprakları toplayıp, ağaçlara selam verip, gördüğün herkese selam vermenin 15 ayda 3 defa kursun sikmanın milliyetçilikle bir alakası var mıdır? Askerlik yapan biz hariç diğer avrupa ülkesinin Yunanistan olması nasıl bir tesadüftür ve askerlik hakkında konuşanlar neden hep askeri mahkemelerde halkı askerlikten soğutmaktan yargılanırlar. Askerlik sıcak yenen bir yemek midir?
Alıntı:Bu isi artik profesyoneller yapmali.
20 yas civarindaki bir suru genc insani mecburi askere almak ciddi bir is gucu kayibi. Ayni zaman da, o kisa sureli egitimden gecirilen genclerin de ne kadar 'asker' olabildikleri buyuk bir tartisma konusu herhalde.
Bir kaç alıntı yaptım;
eğerki gercektnen vatan borcuysa herkese eşit şartlarda uygulanmalı okuyanla okumayan ayırt edilmemeli parası olan 1 ay olmayan 15 ay (bedelli ne zaman cıkacağı belli olamayan bir uygulama)evet şimdi ben bunları söylüyorsam haksızmıyım benim gibi düşünen binlerce genc var acaba bunları büyüklerimiz düşünmüyor mu?
Site Yönetiminden Duyurular
Forumlarda arama yapmadan soru veya yorum eklemeyiniz. - Kısa Mesaj ile hukuki soru sormayınız.
Türkçe yazım kurallarına özen gösteriniz. - Cümlelerinize büyük harf ile başlayınız, başlık ve iletilerinizin tamamını büyük harflerle yazmayınız. - Konularınızı doğru kategoride açmaya özen gösteriniz. - Başlıklarınızda "Acil, Lütfen Yardım, İmdat, Slm, Mrb" gibi kelimeler kullanmayınız. - Kurallara aykırı davranan üyeler ve forumları kilitlenecektir
-
Yazan: 03 - 03 - 2008 : 08.41 - gebba
Merhabalar,
Oturdugum evde kontratim 1 Haziranda doluyor. Evsahibim kizini Agustos ayinda evlendirecegini soyleyerek evi bosaltmami istedi. Ben evi bosaltmak istemiyorum ve bir yil daha oturmak amacindayim. Kiralarimi heryil sozlesmeye gore artiriyorum ve hic aksatmadan oduyorum bu konuda bir sorun yok. Forumlardan ve kanundan okudugum kadariyla kizini evlendirip bu evde oturtmak istemesi hakli tahliye sebebi. Benim ogrenmek istedigim ben bosaltmayi reddedersem ve dava yoluna gidersek bu is nekadar surer, ne zamana sonuclanir, acaba bir sene daha oturabilir miyim? Ben Nisanda askere gidecegim, ben askerdeyken bu isler nasil olur? Ben askerden donene kadar davayi erteleme/uzatma imkani var mi (zaten askerden donunce evi bosaltacagim)?
Cevap verecek kisilere simdiden cok tesekkur ederim.
-
Yazan: 03 - 03 - 2008 : 08.36 - murat83
Süresi içerisinde Mal beyanında bulunmayanların karşılaştığı bir müeyyide olan;
İİK,
Madde 337 - (Değişik: 18/2/1965 - 538/132 md.)
(Değişik: 6/6/1985 - 3222/39 md.) Müddeti içinde beyanda bulunmak üzere ma-
zereti olmaksızın icra dairesine gelmeyen veya yazılı beyanda bulunmayan borç-
lular, alacaklının şikayeti üzerine, tetkik mercii tarafından on günden bir aya
kadar hafif hapis cezasıyla mahküm edilir. Borçlunun haczi kabil mallarını ala-
caklının bildiği veya bilmesi lazım geldiği ispat olunursa borçluya ceza veril-
mez.
162, 209, 216 ncı maddeler hükümlerine muhalefet eden müflis hakkında da
iflas idaresinin vereceği müzekkere üzerine tetkik mercii tarafından aynı ceza
hükmolunur.
İstanbul 10. İcra Ceza Mahkemesi’nin Anayasa mahkemesine başvurması sonucunda yüksek mahkeme aşağıdaki kararı vererek İik 337. maddesinin 1.fıkrasının iptaline karar vermiştir. Gerekçeli karar henüz yayımlanmamış olduğu için sadece fıkranın İptaline karar verilmiş olduğunu söylemekle yetinebiliyorum. Sonuç olarak borçlular artık süresinde mal beyanında bulunmadıkları gerekçesiyle 10 günlük disiplin hapsi cezası ile karşılaşmayacaklar. Bu durumda İcra mahkemelerinin yükü azalacak ama, avukatların müvekkillerinin alacaklarını tahsilde büyük bir faydaya haiz olan bu fıkranın kalkması gerçekten alacaklılar ve avukatlar için yerinde olmayacak ve cezai bir yaptırım yoluna gidilemeyecektir.
İptal hükmü bir yıl sonra yürürlüğe gireceği için şu anki sistem hala korunmakta. Lakin kanun koyucu bu bir yıllık süre içerisinde maddede bir değişiklik de yapabilir. Gerekçe hakkında her ne kadar fikir yürütmek zor olsa da hukukun genel kuralı olan borç için hürriyeti bağlayıcı ceza verilemez sisteminin de etkili olabileceğini düşünüyorum. Bakalım zaman ne gösterecek.
İşte belkide yüz binleri etkileyebilecek bir karar.
2006/71
İstanbul 10. İcra Ceza Mahkemesi’nin Anayasa mahkemesine başvurması sonucunda,
1- 9.6.1932 günlü, 2004 sayılı “İcra ve İflas Kanunu”nun 31.5.2005 günlü, 5358 sayılı Yasa ile değiştirilen 337. maddesinin birinci fıkrasının,
2- 4.12.2004 günlü, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 2. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (L) bendinin,
iptaline karar verilmesi istemi.
- 2004 sayıl Yasa’nın 337. maddesinin birinci fıkrasının İPTALİNE, birleştirilen davalarda yer alan diğer hükümler ile 5271 sayılı Yasa ile ilgili başvurunun REDDİNE,
- İptal hükmünün BİR YIL sonra yürürlüğe girmesine
-
Yazan: 03 - 03 - 2008 : 08.26 - avukatzd
Merhaba arkadaşlar. Önüme harcırahla ilgili dava gelmediği için ne yapacağım konusunda kararsızım. Davacı kendi isteğiyle ekim 2005te tayin oluyor. Aralık 2005te harcırah ödenmediğinden bahisle dava açıyor. Mahkeme kabul kararı veriyor. Dava açma aşamasında usuli bir eksiklik olmamakla birlikte söz konusu karara karşı davalı taraf olarak temyize gitmemin herhangi bir faydası varmı,? Yani mevzuatı toplu olarak değerlendirdiğimizde verilen kabul kararı doğrumu? Şimdiden cevap veren arkadaşlara teşekkürler.
-
Merhaba arkadaslar,
Turkiyeden Norvec"e tekstil urunleri getirmeyi dusunuyoruz, kot kumas pantolon gomlek vs. bir de deri mont.
Ogrenmek istedigim norvec gumruk vergileri oranlarini nerden ne sekilde ogrenecegim
tesekkurler
-
Yazan: 03 - 03 - 2008 : 08.13 - aynem2001
Merhaba,
Bir süredir internet üzerinden maillerime ve cep telefonlarıma farklı kişilerden saldırı vardı. Bunların tespit edilmesi için Beyoğlu Cumhuriyet Savcılığına suç duyurusunda bulundum. Hatta işlemin hızlanması için savcılığa yaptığım rica üzerine Gayrettepe İnternet ve Bilişim Suçları bölümüne dosyamı kendim teslim ettim. Emniyetin yaptığı incelemeler sonucunda tarafıma saldırıların tek bir kişi üzerinden yapıldığını öğrendim. ve bu kişinin emniyete verdiği ilk ifadede yalana başvurduğunu ve daha sonra emniyetin elindeki delliller yüzünden suçunu itiraf ettiğini ve yaptığımdan dolayı pişmanım ve uzlaşmak istiyorum şeklinde ifade verdiğini öğrendim. Şimdi emniyetten dosyam tekrar savcılığa gitmiş. Ve beni az önce savcılıktan aradılar ve tekrar ifade vermek ve uzlaşmak üzere savcılığa çağırdılar.Ben emniyetin bulmuş olduğu kişiyi uzun zamandır tanıyorum kendisi benimle arkadaşlık kurmak istemişti ve ben bunu red edince senelerdir beni ve ailemi bir şekilde rahatsız ediyordu. Ancak mailler farklı farklı isimlerden geldiği için bunuda yapanın o olduğunu emniyet bulana kadar sadece tahmin etmekle yetiniyordum. Emniyet bunun bilgisayarına el koymak üzere evine gittiğinde hiç tanımadığım ailesinin bana çamur attığını öğrendim.Daha sonra bu kişi ifade vermek üzere emniyete gittiğindede hala bana çamur atmaya ve kendisininde beni mahkemeye vermek için yollar aradığını öğrendim. Bunlar sorun değil sonunda kendisine karşı açığım yok. Ancak ben bundan sonraki olayın akibetini merak ediyorum. Savcılığa tekrar gittiğimde o şahıs orada olmayacak ve savcılık bana galiba direkt uzlaşmak isteyip istemeyeceğimi soracak. eğer uzlaşırsam elinden yazılı bir kağıt alabilme şansım varmı. Eğer uzlaşmak istemezsem bu kişi hakkında nasıl bir işlem uygulanır.Aslına bakarsanız hapis cezası falan alırsa orada bana kin besleyip daha farklı şeyler yapmasındanda korkuyorum. Ama o olmadan elinden yazılı bir kağıt almadanda ben uzlaşmayı seçer şikayetçi olmazsam olaylara devam etmesindende korkuyorum.Eğer ben uzlaşırsam dava düşerse ve o tekrar beni rahatsız etmeye devam ederse benim bu şahış hakkında tekrar suç duyurusunda bulunma şansım varmı. Beni bu konularda aydınlatırsanız çok sevinirim. Göstermiş olduğunuz ilgiye şimdiden çok teşekkür ederim. Saygılarımla
-
Yazan: 03 - 03 - 2008 : 08.00 - asal
Bir yıl önce yeni bir daire aldım, bu sene iki balkonumdan manzaralı olmayanı pvc ile kaplatmak istiyorum. Şu an herhangi bir sorunum yok ama ilerde komşuların şikayeti olursa bir sorun yaşar mıyım?
Saygılar.
Birol DOĞAN
-
Yazan: 03 - 03 - 2008 : 08.00 - sinoplum
İş sahibi idim.İşim bozuldu. Vermiş olduğum çeki ödeyemedim. Yargılama sonucu 18.000 YTL adli para cezasına çarptırıldım. Bunu da ödeyemeyince bu para karşılığında 6 aylık hapis cezası aldım.
2 yıla kadar olan hapis cezalarında ki son çıkan değişikliğe göre ertelemeden yararlanabilirmiyim?
Yararlanabilmek için ne yapmam gerekir?
-
Yazan: 03 - 03 - 2008 : 07.57 - tilhan
Ben üniversite hastanesinde kadrolu hemşire olarak çalışıyorum.5 yılım doldu.
Başka bir ilde çalışmak istiyorum fakat tayinim eleman sıkıntısı yüzünden çalıştığım kurum tarafından kabul edilmiyor.
Bu konuda ne yapabilirim, ayrıca devlet memuruyken kpss'ye girip atanabilme hakkım var mı?Yardımcı olursanız sevinirim.Şimdiden teşekkürler.
-
Merhaba ben de kira kontratı bitmeden evden cıkmak istiyorum. Nedenlerim ise oldukça fazla. Ev sahibim evle hiç ilgilenmiyor bugüne kadar eve hiç bakım yaptırmamış. Doğalgaz ya da kombimizde bir sorun var. Kombi kapalıyken bile faturamız 250-260 ytl arası geliyor. Kendisine 2-3 hafta kadar önce bildirdik, telefonda ilgileneceğini söyledi ama 10 gün bekledik herhangi bir geri bildirimde bulunmadı.
Ayrıca eve taşınmamızın 2.günü kaloriferleri çalıştırınca ev su altında kaldı. Peteğin vanası bozuktu. Kendisi gelince gösterdik, gene baktırayım dedi 10 gün sonra kendimiz yaptırdık çünkü ne aradı ne sordu tekrar. En son noktada evin banyosu 1 yıla yakındır alt katın üstüne akıyormuş. Ben 4 aydır bu evde oturuyorum ve alt katta oturanlar ev sahibine ve benden önceki kiracılara da durumu bildirmişler. Ama hiç bir şekilde ilgilenmemiş. Bende Mart ayının 18 inde evi tahliye edeceğimi 3 Mart'ta noterden ihtarnameyle ve tahliye nedenleriyle birlikte gönderdim. Sizce ev sahibi benden kira bedelini kontrat süresi dolana kadar isteme hakkına sahip mi? Birde kontratım 1 Kasım 2008 de sona erecek ama ben zaten eve taşınırken temmuz ağustos gibi tayin olacağımı ve bu zamanlarda evi boşaltabileceğimi söylemiştim.
-
Yazan: 03 - 03 - 2008 : 07.18 - qpqa
Merhaba.
Sizlerden asagıdaki konu hakkında yardımınızı istiyorum.
1979'dan itibaren işci ssk sigortalısıyım.Emeklilik yılım 2 sene önce doldu fakat emekli olmadım.
Aldığım duyumlara göre eger 2008 yılı mayıs ayı sonuna kadar emeklilik dilekcesini vermezsem ve daha sonraki yıllarda emekli olmak istersem emekli oldugumda emekli aylığımda ve ikramiyemde kesinti olacak mı?
Eğer bu kesintiler olmasa dahir şimdi emekli olmamın bi yararı var mı?Olmassam bi hak kaybım olur mu?
Teşekkürler
-
Yazan: 03 - 03 - 2008 : 07.06 - karabekir
Çok yüksek prim ödemeleriyle 25 yıllık hizmeti tamamlayarak yaklaşık 10 yıl kadar evvel emekli olan amcam şu anda 670 YTL emekli maaşı alıyor. Primi ona göre daha az olan başka bir akrabam ise 1 ay kadar evvel emekli oldu ve 850 YTL maaş alıyor.
670 YTL maaş alan amcam; bir yerde işe başlayıp SSK'dan almakta olduğu aylığı kestirse (durdursa) ve bu çalışmalarından sonra tekrar emeklilik için müracaat etse maaşı yükselir mi veya yeniden hesaplanır mı yoksa eski maaş üzerinden mi maaşı verilmeye devam olunur.
NOT:Cevap verirseniz çok müteşekkir olurum, SSK'da çalışan memur arkadaşların işgüzarlığından ve tersleme ihtimallerinden çekindiğim için burada sorduğumu da belirtmekte fayda görüyorum.
-
Yazan: 03 - 03 - 2008 : 06.53 - bicemezgi
1-Yargıtay içtihatları yargılama safhasında mahkemelerce ne derece dikkate alınmaktadır.?
2-idari soruşturma safhasında alınan tanık ifadeleri sanık lehine adli soruşturma safhasında ise aynı tanıklardan bazılarının verdiği ifadeler sanık aleyhine ise, bir kaç tanığın idari-adli soruşturması sırasında alınan ifadelerindeki bu çelişkiler net bir şekilde ortaya konduğu taktirde sanık lehine bir durum ortaya çıkabilir mi?
teşekkürler
-
Yazan: 03 - 03 - 2008 : 06.51 - kefum
Eşim 2000 yılında çalışmış olduğu firmadan ayrıldı,ayrılırken de şirket için kullandığı ama kendi adına kayıtlı olan kredi kartını firmaya iade etti.Eşim, şirket sahibine, kartta biriken harcamayı ödeyeceğine dair yazılı bir evrak verdi.(iki tarafında imzasının bulunduğu)
Gel gör ki şirket sahibi ilk 4-5 ay ödemeyi yaptı ondan sonra hiç ödeme yapmaya yanaşmıyor, işleri kötü imiş.Malum bankada eşimin izini buldu emekli aylığından kesiyor. 2 yıldır. Daha 7,339 YTL ödememiz var :Ortalama 4.4 yıl gibi bir süre biz her ay ödeyeceğiz.
Ben bu tinetsiz, karaktersiz insan görünüşlü varlıktan nasıl hakkımı alırım.
Yol gösterir misiniz?
Teşekkür ederim.
-
çArşı kapalının ortasında sıralanan bir grup değildir.
çArşı, yüreğinde Beşiktaş aşkını hisseden herkestir.
çArşı bir ruhtur.
çArşı, New York’da metro trenine yazılmış siyah beyaz bir grafitidir, Prag'da duvara yazılmış bir yazıdır, Erzincan'da bir dağın yamacına yazılmış sevgidir, Adana'da bir derneğin duvarlarına boyanmış siyah'la beyazdır, Galatasaray Lisesi duvarına yazılmış "çArşı ULAN" işaretidir.
Bir tiyatro sahnesinde hiç bir dekora uymadan sırtında taşınan kutsal BEŞİKTAŞ formasındadır çArşı.
Zonguldak'ta maden göçüğünden çıkarıldığında ilk nefesle sorulan "maç kaç kaç?" sorusundadır çArşı.
Hakeme kızdığında "Satanist hakem" diye bağırıp gündemi takip edenlerdir.
Atatürk’e dil uzatan dönemin milletvekili Hasan Mezarcı'ya "Hasan Mezarcı'ya kafam girsin" diyen tezahüratıyla Cumhuriyet'in Kemalist çizgisindeki duruşunun ödünsüz sesidir.
Fenerbahçelilerin yalakalıklarına "TEK ADAM, ATAM" ya da "Bir Pankartta Verhaugen’e Aç Avrupa Şampiyonu Ol Fener" diyen zekadır.
çArşı, fenerbahce lisesinde sarı lacivert kravat yerine siyah beyaz kravat takıp dolaşabilme cesaretidir, BEŞİKTAŞ aşkını pankartlarda "Başka Boyutların Tanrısı" diye ifade eden kalp’dir.
Ceza'sı gereği boş kalmış tribünlere "RUHUMUZ YETER" yazan yüreklerdir.
Kaşınanı tesislerinde ziyaret eden yada ellerine verdikleri "Cobarde Gallina Ortega (Korkak Tavuk Ortega)" pankartıyla maymun edenlerdir.
"Erkek Adam Renkli Takım Tutmaz" deyip alemi dut yemiş bülbüle çevirenlerdir. "Işıklar Söndüğü Zaman Tüm Fenerliler Güzeldir" pankartıyla taraflı tarafsız herkesi güldürenlerdir.
Futbolcusuna kızdığında "Aşkımız renklere sizlere değil" diyen renk aşkıdır.
2 Km bayrak yapıp dünya rekoru kıran sevgidir, o bayrağın en arkasında hiç bırakmadan duran 72 yaşındaki teyzedir.
S.Bükreş maçında televizyonların gösterdiği, o soğukta, ayakta, boynunda siyah beyaz kaşkoluyla titreyerek KARAKARTALLARINI seyreden nine'dir.
Tribünde bir doktordur, işçidir, iş adamıdır, okuma yazma bilmeyen bir sokak çocuğudur, profesördür.
Omuz omuza zıplayıp "Beşiktaş’ım benim biricik sevgilim" diye gözünde yaş, gırtlağını yırtan Solcusudur, Sağcısıdır, Ateistidir, Hacısıdır, Müslümanıdır, Ermenisidir, Yahudisidir, Hristiyanıdır.
Irak işgalinden önce Savaşa karşı duran yurtseverlerin yanındaki ruhtur.
Mitinglerde "BEŞİKTAŞLIYIZ, SAVAŞA KARŞIYIZ" tezahüratlarında, Tribün'de "Savaşa HAYIR", "Amerikan Şahinlerine karşı Karakartallar" pankartlarıyla tepkisini koyandır.
Bir F16 burnuna yapılmış Kartal’dır. çArşı’nın "A" sını Anarşinin "A"sıyla yazan, güce tapmayan isyankarlıktır.
"Siyah Beyaz Ölüm Yaşam" diyen felsefedir. Delikanlılığı da hayat felsefesi olarak benimseyenlerdir.
Sevinmek için sevmeyendir, inadına inançla bağlı olandır.
Nazım Hikmet'in "ASLOLAN HAYATTIR" ına tribünlerin Hacı Babasıyla "HAYATTA BEŞİKTAŞ" diye ölümsüzleştirenlerdir.
"çArşı, MUSTAFA KEMAL HARİÇ HERKESE, HATTA KENDİNEDE KARŞI" diyen aykırılıktır.
Tribüne boydan boya "Ölüm Ne Zaman ve Nereden Gelirse Gelsin; Mezarıma Siyah Beyaz Güller Atılacaksa, Mezar Taşıma BEŞİKTAŞ Yazılacaksa, Böyle Ölüm Hoş Gelsin Sefa Gelsin..." yazan ölümsüz sevgidir.
çArşı ruhu BEŞİKTAŞININ uslanmaz asi ruhudur, BEŞİKTAŞINI taparcasına seven çılgın aşığıdır.
Alp Batu Keçeci

-