-
Yazan: 26 - 02 - 2008 : 22.40 - muhe
Ben market işletiyorum ve yanımda 16 aydır calışan elemanımı kamera kayıtlarında hırsızlık yaparken yakaladım.
Kamerada kasadan para çalarken ve sigara çalarken net bir şekilde görünüyor. Daha sonra yaptıgım tespitler sonucunda elemanımın 8 aya yakın benden devamlı olarak hırsızlık yaptıgını ve 20 milyara yakın mal ve para aldığını hesapladım.(yaklaşık olarak).
Bu sahsın depoya düzenli olarak mal koydugunu ve ertesi gün bunları aldıgını farkettim. Depoda yaptıgım arama sonucunda çok miktarda sigara ve değişik üünler buldum saklanmış olarak.
Kamera kaydında 100 milyondan fazla para aldıgı açıkça görünüyor. Şahıs yanımda servis ve temizlik elemanı olarak çalışıyordu. Ben bu kamera görüntüsüyle beraber savcılığa başvurdum.
İlk sorum bu şahıs bu kamera görüntüsüne bakılarak ceza alırmı, alırsa ne cezası alır? Bu şahsın yakalanmadan önceki aldıklarını nasıl ispatlayabilirim bu mümkünmüdür? Sadece kamera kayıtlarına bakılarak mı karar verilir yani sadece o görüntüde yaptıgından mı sorumludur yoksa daha öncekilerde dikkate alınırmı? Yardımcı olursanız sevinirim.. Elimdeki kamera görüntüsünü isteyenler olursa gönderebilirm. Saygılar...
-
Yazan: 26 - 02 - 2008 : 20.18 - camuka
Önce ağırlaştırılmış müebbet, sonra müebbet'e dönüştürülen bir ceza için kişi ne kadar süre içeride kalır. Suç tarihi 2001. ağırlaştırılmış müebbet son yasaya göre uyumlandırma ile verildi. mahkeme indirim ile cezayı müebbet e çevirdi.
-
Yazan: 26 - 02 - 2008 : 18.48 - aliolcay
Öncelikle saygılar diliyorum.Açtığım konu adının doğruluğundan emin değilim eğer öyleyse şimdiden siteden ve sizlerden özür dilerim.
22 yaşındayım.3 yaşımdayken annem ve babam boşandı.Mahkeme kararıyla yaz 18 yaşına kadar yaz aylarında babamla kalacaktım ancak 9 yaşından sonra bir daha görüşmedim yüz yüze.Uzun süre psikolojik tedavi aldım.15 aydır evliyim.Halen üniversite öğrencisiyim ve başarılı bir öğrenci olduğumu notlarıma dayanarak söyleyebilirim.Normalde babamdan aldığım ama açıkçası benim hiç haberim olmayan bir nafakam varmış,velayetim annemin üzerinde olduğu için bu nafaka ile ilgili konuyu 18 yaşından sonra öğrendim ve hatta babam bana nafakayı üstüme aldığım ilk zaman dava açtı imzada sahtecilik suçundan.Neyse o konunun akibetini bilmiyorum açıkçası bir uyarı almadım.Babam nafakanın iptali için zamanını tam olarak bilmiyorum ama sanırım önceki sene iptal davası açmış ve tek bir iddaasında bile doğru söylememiş,2 şey belirtmiş ve 2'sininde yalan olduğunu ispatlamam mümkün.Evlendiğim kişinin belediyede kadrolu bir çalışan olduğunu söylemiş,yalan,eşim sözleşmeli işçidir.Benim şuan okuduğum üniversitede 2. yılım ve ben bundan önce bir üniversite bıraktım,babam dava açarken notlarımdan dolayı okuldan atılacakken kendi isteğimle kaydımı aldığımı iddaa etmiş,yalan,notlarımla veya atılma ile ilgili en ufak bir konu yoktu,2 yıl okuduğum o okulun kapısından belki 20'den fazla girmemişimdir,şahsıma uygun olmadığı için okulu bırakma kararı almış ancak 2. yıl ÖSS'ye girmiş vede okulumu değiştirmişimdir,zaten okulumuzun kurallarında notlarından dolayı bir öğrencinin atılması için 5 yada 6 sene gerekirken ben 2. yılımdan sonra okulumu bırakmıştım.20 şubat itibari ile babam davasını kazandı.Ben utancımdan mahkemeye dahi gitme gereği duymadım,çünkü ben babamdan 10 kuruş harçlık dahi beklemiyordum.Şuan okuduğum okulda bir sene harç paramı toplayamadığım için sene kaybım oldu ancak çalışarak üstten ders almayı başardım.Babamdan tek beklediğim okuluma destek olması idi,yapmadı,canı sağolsun.
Sorularım ;
1-Babamı red etme şansım yokmuş,ismini sildirebilirmiyim ?
2-Ben son derece inançlı bir insanım ve soyadımın dünyada sadece tek bir dilde anlamı var,ve inancıma çok ters bir anlam teşkil ediyor,büyük rahatsızlık duyuyorum,değiştirmem için neler gerekir ?
3-Adımı babam koymuş,hayatım boyunca kendisinden en küçük bir maddiyatı geçtim,manevi olarak küçücük bir yardım,destek görmedim,bu yüzden adımı dahi taşımak istemiyorum,değiştirmem mümkün mü?
Saygılarımla.
-
Yazan: 26 - 02 - 2008 : 18.38 - laruz
Selamlar.. Ben bundan 2 hafta önce bir daire satın aldım. tapuyu devraldım Anlaşmamıza göre içinde kiracı olarak kalacak tı. paranın da tamamını daha vermedim. (5/1 ni verdim.) bu aşamada satan kişinin daireyi babasından satın almışgibi yapıldığını gördüm. Halbuki bana dedesinden miras kaldığını (vasiyetinde) söylemişt. Ayrıca bana sakın kimse duymasın, bilmesin diye tembihledi .. hem böyle dedi. hem içinde oturuyor. paranıda tamamını vermeme az kaldı içime bir kurt düştü. Muvaza durumuna konu oluyorum.
Paranın tamamını aldıktan sonra diğer diğer kardeş bana tapu iptal davası açacak. bizim satışta gösterdiğimiz 8 000 olan rayiç bedel i verecek,100 bin lira verdiğim meskeni nin tapusu geri alacaktı. (Güvendiğim için, 20 bin i şahitsiz bir yerde verdim.) al şu 20 000 ytl ni ver tapmu diyorum . Kübul etmiyor. Paramı verip tapusunu almıyor. Evde de oturuyor
sonra bir ara konuşurken benim bu daire dedemden kaldı . Hatta Verasetname de var dedi. Tapu yanlışlıkla babamın üstüne çıkmış, benim üzerime çıkmalı idi diyor.,,,
Ben bu durum da ne yapayım acaba.. Lütfen yardım edin..
-
Yazan: 26 - 02 - 2008 : 18.02 - ufuk112
Bir Ltd. şirket Ortağiyim Aramizda çikan Husumetten Dolayi Hisselerimin Tümünü Hiç Bir Karşilik Beklemeden Ortağima Kendine Yani Bir Ortak Bulana Kadar Noterden Devir Edebilirmiyim ???
Bana Bu Konuda Yardimci Olursaniz Sevinirim ...
Birde Ortağima Devirden Sonra Dava Açmam Gerekecek şirketle Alakali Hangi Mahkemeye Başvurmam Gerekir
Teşekkürler .
Bilgi Paylaştikça Değerlidir.
-
Yazan: 26 - 02 - 2008 : 17.57 - zsahin
Sayın arkadaşlar, benim adresime plakası aracıma ait ama rengi ve modeli farklı olan ve ceza maddesi 60 olan bir ceza ihbarnamesi gönderilmiş. Cezanın kesildiği yerde benim işim yoktu vede sanırım ceza puanındaki gibi orada yanlış bir yerde park etmemiştim, tam aksine benim aracım garajdan zaten arızalı olduğu için çok nadir çıkar. Bu cezaya nasıl ve ne şekilde itiraz etmeliyim. Bulunduğum il istanbul ve ilçe beyoğlu... Vereceğiniz bilgiler için şimdiden teşekkürler...
-
Yazan: 26 - 02 - 2008 : 17.47 - leventcan
Arkadaşlar merhaba cahilliğimi bagışlayın ama çok merak ettim.Avukat müvekkilini neden savunmaktan vazgeçer dosyayı geri çeker bütün anlaşmalar yapıldıktan sonra savunmaktan vazgeçmiş olabilir?..Herkese teşekkürler..
-
Yazan: 26 - 02 - 2008 : 17.45 - birth
Kurum avukatı olarak görev yapmaktayım. 2007 mart ayında bir duruşmaya girmediğim için (kurumda göreve başlayalı 2 ay olmuştu ve dava dosyalarına hakim değildim, ayrıca o tarihten sonra da başka hiç bir ihmalim olmadı) dosyam müracaata kaldı.1 aylık sürede dosya yenilendi fakat yeniden yatırmamız gereken masraflar oldu.Ayrıca şu anda davalıya tebligat yapılamıyor.Bu masrafları cebimden ödemeyi önerdiğime ve fakat müdürün gerek görmediğine kurumdaki şube müdürleri de şahit. Fakat müdürümle geçen ay bir sözlü tartışma yaptık.Bunun üzerine 1 hafta sonra 2007 mart ayındaki bu olaydan ötürü savunmamı istedi ve görevi ihmalden savcılığa şikayette bulundu.Savunmamı yapacağım, ceza alırsam idare mahkemesine başvuracağım,fakat öğrenmek istediğim asıl şu:
Bakanlığın emsal durumda soruşturma izni vermediği bir hikayeniz var mı?
Olay mart ayında oldu ama şikayet 1 sene sonra yapıldı. Burada 6 aylık şikayet zamanaşımına dayanabilir miyim?
Peki kuruma kpss puanı benden bir altta olan yiğeninin girmesini isteyen ve bunu muhtelif yerlerde dile getiren, beni göndermeye çalışan müdürümün bu davranışını şahitlerle mahkemeye /baroya sunsam faydası olur mu?
Uzattığım için afedersiniz.
-
Yazan: 26 - 02 - 2008 : 17.18 - asiinsan
iyi geceler bilginizi umarım benimle paylasırsınız degerli forum üyeleri forumu okudum arama yaptım ama tam olarak anlayamadım.
olayın gelişimi su sekilde olmustur.bir devlet kurumunda calısmaktayım ve gündüz nöbetini devredip diğer arkadasıma evime gittim. o gece nöbeti devir alan arkadasım klavyenin altında 0.5gram bir kgıda sarılı esrar madedisi bulmus o gece gelen arkadaslara göstermiş. 5 gün sonra tutanak tutarak müdüre teslim etmiş müdürmüzde 5 gün sonra bunu polise bildirmiş. polisler de beni ifade vermeye cagırdılar bende gittim bu maddeyi bir kaz kez kullandıgımı sözlü olarak belirttim.ve onlara yardımcı oldum aldıgım yerlerle ilgili. sonra ifademi aldılar ama ifademe ben bu maddeyi kullanmadım bilmiyorum seklinde ifademi yazdırdılar sen memursun sana bişey olmasın dediler. en son cıkısta doktora götürüldüm ve saglam yani darp almamıs rapaoru verildi yani nem oyle anladım. bana savcılık olayı büyütmez delil yetersizlğinden dava acmaz dendi. fakat dava acıldı . ayın 26 sı yani bu gün davaya gec kaldım gidemedim ben canakkalede olan davaya gittim ama gecitim cünkü iş yerimden 1 ay gecici görevle gökceadaya gönederildim. hakim polis zoruyla diye bişey yazdırmıs martın 19 zunda davam var.bana yollanan kagıtta aynen sunlar yazıyor:
'' süphelinin x istasyonunda tekniker olarak saat 20:00 a kadar nöbeti oldugu sırada kagıda sarılı sekilde 0.5gram esrar maddesini nöbet tuttuğu masanın üzerindeki bilgisayar klavyesinin altına koydugu , nöbeti teslim edip giderken almayı unutarak söz konusu maddenin kendisinden sonra nöbet tutan Y tarafından kalvyenin altında bulundugu yapılan incelemelerde elde edilen maddenin thc ihtiva eden hint keneviri bitkisi oldugunun ekspertiz raporu ile tespit edildiği , bu suretle şüpheli umutun müsnet suçu işlediği yukarıdaki delillerle anlasıldıgından ;
süphelinin yargılanmasının mahkemenizce yapılarak eylemine uyan yukarıdaki sevk maddesi uyarınca cezalandırılmasına kakra verilmesi kamu adına talep ve iddaa olunur.26/11/2007 yazılmıs
Deliller:iddia,olay tutanağı,görev belgesi, tanık beyanları,ekpertiz raporu , nüfus sapıka kaydı ve tüm dosya kapsamı...
suç:kullanmak için uyusturucu ve uyarıcı madde satın almak
davacı: K.H
suc tarihi:17/09/2007
sevk maddesi:TCKnun 191/1-2
şimdi benim adli subede verdiğim ifadeyi mahkemede aynen söylemem gerekiyor değil mi degerli forum üyeleri..
bu maddeyi denemek maksatlık 7 veya 8 kez kullanmıs bulundum yani fazla değil polisler bana sen rahat ol dediler bir kac kez de benimle sohbet ettiler bende o sürecte bir kac kez kulandım bir ayı gecen süre zarfında ise kulanmadım alkol içmeye dewam ettim ..
Birkac sorum olucak:
1.) bu esrar madesini kulandıgım için kanıtlanırsa memuriyetten atılırmıyım 9 yılı gecen bir memurluk sürem var.. cok pişmanın uyku uyuyamıyorum psikoljimm cok bozuldu sadece keyif için kullanmıstım..
2.) şimdi kanımda cıkarmı hakim beni hapse mi yollar denetimli serbestliğe mi yollar yoksa
3:) hakim karsısında ne demem gerekiyor nasıl bir tutum sergilemeliyim. benim ifademi alan polis bundan bişey tutturamazlar diyor bana inkar et inkar ettim diyelim kanımda cıktı ozaman ne olur okadar arada kaldım ki lütfen fikirleriniz benim için yol göstericek. yoksa bir avukat tutmam gerekmektemidir. l
vaktinizi aldıgım için özür dilerim umutsecgin hot mail com burdan da bana yardımcı olabilirsiniz suan cok kötü bir haldeyim
-
Yazan: 26 - 02 - 2008 : 17.16 - asiinsan
iyi geceler bilginizi umarım benimle paylasırsınız degerli forum üyeleri forumu okudum arama yaptım ama tam olarak anlayamadım.
olayın gelişimi su sekilde olmustur.bir devlet kurumunda calısmaktayım ve gündüz nöbetini devredip diğer arkadasıma evime gittim. o gece nöbeti devir alan arkadasım klavyenin altında 0.5gram bir kgıda sarılı esrar madedisi bulmus o gece gelen arkadaslara göstermiş. 5 gün sonra tutanak tutarak müdüre teslim etmiş müdürmüzde 5 gün sonra bunu polise bildirmiş. polisler de beni ifade vermeye cagırdılar bende gittim bu maddeyi bir kaz kez kullandıgımı sözlü olarak belirttim.ve onlara yardımcı oldum aldıgım yerlerle ilgili. sonra ifademi aldılar ama ifademe ben bu maddeyi kullanmadım bilmiyorum seklinde ifademi yazdırdılar sen memursun sana bişey olmasın dediler. en son cıkısta doktora götürüldüm ve saglam yani darp almamıs rapaoru verildi yani nem oyle anladım. bana savcılık olayı büyütmez delil yetersizlğinden dava acmaz dendi. fakat dava acıldı . ayın 26 sı yani bu gün davaya gec kaldım gidemedim ben canakkalede olan davaya gittim ama gecitim cünkü iş yerimden 1 ay gecici görevle gökceadaya gönederildim. hakim polis zoruyla diye bişey yazdırmıs martın 19 zunda davam var.bana yollanan kagıtta aynen sunlar yazıyor:
'' süphelinin x istasyonunda tekniker olarak saat 20:00 a kadar nöbeti oldugu sırada kagıda sarılı sekilde 0.5gram esrar maddesini nöbet tuttuğu masanın üzerindeki bilgisayar klavyesinin altına koydugu , nöbeti teslim edip giderken almayı unutarak söz konusu maddenin kendisinden sonra nöbet tutan Y tarafından kalvyenin altında bulundugu yapılan incelemelerde elde edilen maddenin thc ihtiva eden hint keneviri bitkisi oldugunun ekspertiz raporu ile tespit edildiği , bu suretle şüpheli umutun müsnet suçu işlediği yukarıdaki delillerle anlasıldıgından ;
süphelinin yargılanmasının mahkemenizce yapılarak eylemine uyan yukarıdaki sevk maddesi uyarınca cezalandırılmasına kakra verilmesi kamu adına talep ve iddaa olunur.26/11/2007 yazılmıs
Deliller:iddia,olay tutanağı,görev belgesi, tanık beyanları,ekpertiz raporu , nüfus sapıka kaydı ve tüm dosya kapsamı...
suç:kullanmak için uyusturucu ve uyarıcı madde satın almak
davacı: K.H
suc tarihi:17/09/2007
sevk maddesi:TCKnun 191/1-2
şimdi benim adli subede verdiğim ifadeyi mahkemede aynen söylemem gerekiyor değil mi degerli forum üyeleri..
bu maddeyi denemek maksatlık 7 veya 8 kez kullanmıs bulundum yani fazla değil polisler bana sen rahat ol dediler bir kac kez de benimle sohbet ettiler bende o sürecte bir kac kez kulandım bir ayı gecen süre zarfında ise kulanmadım alkol içmeye dewam ettim ..
Birkac sorum olucak:
1.) bu esrar madesini kulandıgım için kanıtlanırsa memuriyetten atılırmıyım 9 yılı gecen bir memurluk sürem var.. cok pişmanın uyku uyuyamıyorum psikoljimm cok bozuldu sadece keyif için kullanmıstım..
2.) şimdi kanımda cıkarmı hakim beni hapse mi yollar denetimli serbestliğe mi yollar yoksa
3:) hakim karsısında ne demem gerekiyor nasıl bir tutum sergilemeliyim. benim ifademi alan polis bundan bişey tutturamazlar diyor bana inkar et inkar ettim diyelim kanımda cıktı ozaman ne olur okadar arada kaldım ki lütfen fikirleriniz benim için yol göstericek. yoksa bir avukat tutmam gerekmektemidir. l
vaktinizi aldıgım için özür dilerim umutsecgin hot mail com burdan da bana yardımcı olabilirsiniz suan cok kötü bir haldeyim
-
İyi Çalışmalar sayın hukukçu arkdaşlar. Lafı uzatmadan direk konuya girmek istiyorum.
01.07.2004 tarihinde Mesul MÜdür olarak bir LTD şirketinde işe başladım ancak işyeren arkadaş "resmi işlemlerin daha hızlı yürümesi için" beni %2 oranında şirket ortağı yaptı ve 30.07.2007 tarihinde bu ortaklıktan ayrıldım buna göre
1. Bu ortaklıktan doğacak bağkur borçlarının sorumluluğu bende mi?
2. Bu şirket adına kullanılan kredi leasing ve vergi borçlarında sorumluluğum varmı
3. Maaş alacaklarımı nasıl tahsil edebilirim.Elimde herhangi bir evrakyok
Bir sorumdaha var u konuyla ilgisi olamayan
-Ali isminde bir şahış mesut A.Ş den mal alıp ödemeyi senetle yapıyor.Senedin günü geliyor ve ali'nin adina veli gidip senedi bankaya ödeyip senedi alıyor.Bu senet karşılığı veli ali'den ödediği miktarı tahsil edebirlirmi?Senedin arkası mesut A.Ş taradından ciro edilmiş.
Yardımlarınız için şimdiden teşekkürler.
-
Merhaba,
bir saattir forumu aradim, fakat net bir cevap bulamadim. Daha önce de bu konu ile ilgili sizlerden yardim almistim.
Durumun özeti:
Esimin 2004 yilinda ilk esinden anlasarak bosandi. Eski esinden 1999 dogumlu bir oglu var. Velayet anneye verildi, ayrica cocuk icin o zaman 130 ytl nafaka baglandi. Bosandiktan sonra, anne oglani esimin annesine (yani kayinvalideme) birakti. Cocugunu 1 - 2 ayda bir orda görmeye gidiyor. Esim de, cocuk kendi annesinde oldugu icin, eski esine degil de annesine para veriyor, ama düzenli olarak degil. Duruma göre elden veriyor, fazla da veriyor, daha az da veriyor. Annesi ile anlasiyorlar. Zaten kayinvalidem sirf cocuk onda yasasin diye, bir esimle, bir cocugun annesi ile isbirligi yapip, her ikisinden de düzensiz bir sekilde para aliyor (tabii alacak, fazlasini harciyor), aslinda ama kayinvalidem durumun degismesini istemiyor. Yani esim cocugu almak istiyor resmi olarak (zaten cocuk en az haftanin 3 günü ve nerdeyse tüm tatillerde bizde, okul servisi bizim evden aliyor >> delil var), fakat kendi annesinin destek olacagina pek güvenemiyor bu yüzden. Kayinvalidem de onun eski esini idare ediyor, zaten o kadin da cocugu ile pek fazla ilgilenmiyor. Bu sekide babaanne mutlu oluyor aslinda.
Cocugun annesi yine 2004 yilindan beri duydugumuz kadari ile hala evli olan bir adam bir beraberlik sürdürüyor (Adamin ailesi Yunanistan da). Özel bir TV Kanali ciftin bir dönem birlikte islettikleri bir mekani Ana Haber Programlarinda tanitirken, adam da kac yildir beraber yasadiklarini ve evlenmek istediklerini anlatmisti. (Delil) Kadin alkol bagimlisi, ama cocugun acisindan bu konulari cok fazla desmeden, ortaya cok fazla kirli camasir dökmeden, velayet ve nafaka ile ilgil islemler ne olabilir? (Yani cocugun babaanne ve bizde yasadigi, annenin belli bir ikametgahi olmadigi yetermi?)
Esim velayeti almak istiyor, ama kayinvalidem de, cocugun annesi o zaman esimi ödemedigi nafakalar ile ilgil icraya verecegini söylüyor. Durumu aklayana kadar, icra gelirmis bize. Üstelik esim Eylül'den beri issiz, ancak sagdan soldan aldigi paralar ile ve benim maasim ile geciniyoruz, ama benim isim de Mart da bitiyor. Esimde korkudan hic bir sey yapmiyor, ama ben bu sekilde cok huzursuz oluyorum. 2004'den beri resmi olarak birikmis nafakalar var, ne olacak? Bekledikce daha cok 'borc' birikiyor ama! İcraya verilirse, olan bana olacak, evliligimize olacak.
Parasiz pulsuz bu isi nasil cözebiliriz? Esim ogluna o kadar düskün, tüm dersleri ile o ilgileniyor (ögretmen sahit), ona en güzel yemekleri pisiriyor, gezdiriyor, hep olumlu konusuyor vs. ben bile cocugun annesinden daha cok ilgileniyorum, ama bazen de 'keske ilgilense, biz de nafakayi versek' diyorum, cocugun psikolojisi alt üst, esimin de öyle. Kayinpederim gecen yaz bize oturmak üzere daire verdi (tapuyu vermedi), cocuga odayi ben aldim, yerlestirdim. Hep bu tehtitlerden biktim usandim.
Adim adim ne yapabiliriz? Biriken nafakalar ne olur?
Saygilarimla, ve kusura bakmayin, 'özet' dedik, roman yazdik...
Dilara
-
Yazan: 26 - 02 - 2008 : 16.43 - sabri57
Hukuki işlemlere başlamadan önce böyle birşeyin mümkün olup olmayacağı konusunda fikir sahibi olmak istiyorum.Dedem beni halamın çocuğu olmadığı için, halama evlatlık olarak vermiş ben bebekken.Ancak üvey babam beni nüfusuna geçirme gereği duymamış.Şuanda 20 yaşındayım.Üvey babamın hiçbir sosyal güvencesi yok ve sağlık problemleri var.Eğer onun nüfusuna geçersem benim SSK haklarımdan faydalanabilir mi ? Sağlık karnesi ona da çıkartabilir miyim ? Yardımcı olursanız çok bahtiyar olurum.Yardımcı olan arkadaşa teşekkür eder mesleki hayatında başarılar dilerim...
-
Yazan: 26 - 02 - 2008 : 16.39 - talha_
Arkadaşlar bundan 4-5 ay önce bir forum sitesinde x kişiye hakaret ettim. Fakat yazdığım mesajda direk onun ad ve soyadını veya rumuzunu kullanmadım.. Bu kişi yazdıklarımı kendi üzerine alıp, ve kaydedip savcılığa suç duyurusunda bulunmuş.. İnternet benim üzerime değil annemin üzerine..
Savcılık bu gün annemi aramış ifade almak için annem de gitmiş ''interneti ben kullanmıyorum daha çok oğlum kullanıyor'' demiş ve bunu üzerine savcılık beni çağırdı...
İşin özü sizden yardım istiyorum.Nasıl bir ifade vermeliyim ki davadan kurtulayım?..
Sonuçta o yazıları benim yazmadığıma dair bir sürü olasılık ortaya atılabilir.. Onları yazdığıma dair bir ispat mı var? Ben yapmadım derim. Başkası yazmış derim. Ya da forum moderatörü mesajımı editleyip benim yerime hakaret etmiş suç üstüme kalmış vs. vs. gibi ifadeler öne sürersem sonuç ne olur?... Yardım ederseniz çok sevinirim..Bundan nasıl sıyrılabilirim?...
ek:20 yaşındayım
-
Yazan: 26 - 02 - 2008 : 16.23 - Recai61
Emekli Sandığı emeklisi ölen yakınım Banka dan tüketici kredisi kullanmış olup,kredi verilirken kendisi 60 yaşın üzerinde olduğundan dolayı sigortalı kredi verilmiştir.Bu durumda ölen emeklinin varislerinden kredi borcu geri ödemesi talep edilebilir mi?
Cevaplayacak olanlara şimdiden çok teşekkür ederim.
-
Yazan: 26 - 02 - 2008 : 16.09 - kimyonet
Merhabalar. Öncelikle Forumda yeniyim ve Hukuk alanında hiçbir bilgim yok. Sorum Şöyle :
Gazetelerde okuduğum kadarıyla; Uyum yasası ile ilgili olarak son çıkan kanunda, 2 yıla kadar olan cezaların indirileceği söylenmişti. Bu kanun kapsamında mal beyanında bulunmayıp da, 10 (on) gün ceza yiyen kişiler istifade edecek mi? Bu ceza indirilecek mi?
Bilgisi olan ilgililerden bunun cevabını rica ediyorum.
Syg
Onur Aytekin
Mak. Müh.
-
Yazan: 26 - 02 - 2008 : 15.51 - Mcalioglu
İyi günler,
5 senelik sözleşme Haziran 2008'de bitiyor. Kiracıyla konuşup çıkmasını istedim. Ama çıkmak istemediğini, 5 sene içinde dükkana masraflar yaptığını, dekore ettiğini hukuki haklarını sonuna kadar kullanarak işi olabildiğince uzatacağını söyledi.
Kiracıya ihtarname çektim. İhtarnamede Haziran 2008'de sözleşmenin bittiğini ve yenilenmeyeceğini söyledim. İhtarnameleri bilerek almadı.
(İhtarname ona verilmek üzere o mahallenin muhtarına gitmiş kiracı da muhtarda kaydının olmadığını söyleyerek muhtarla kavga etmiş.)
Bir avukat bulup dava açmayı düşünüyorum. Kiracının çıkmasını daha kolay ve ucuza nasıl sağlayabilirim.
Teşekkürler
Mahir.
-
Sevgili Arkadaslar,
Önce selamlar,
Ben Almanyada yasayan, 4 yil önce alman vatandasligina gecmis, yasanan 25 yillik bir birliktelikten sonra esi tarafindan bir Romanyali kadin yüzünden terk edilmis saftirik bir insanim. Tüm cabalarima ragmen esim kadini birakmadi ve ben Almanyada bosanma davasi actim ve 1 yillik ayrilik süresi doldugu icin bosandik. Karsilikli taleplerimiz olmadi ben nafaka falan istemedim hatta versorgungsausgleich bile istemedim. Aradan 8 ay gecti. Türkiyede tanitmadik. O simdi Türkiyeye yerlesti, is yapiyor(kadinla daha özgürce yasayabilmesi icin. Nedense Türkiyede mümkün, burada rezil olurdu) Kendisi Türk vatandasi, bürokratik sorunlarinda(oturum) halen destek oluyorum. Onurum cok incindiginden simdiye kadar düsünmedigim seyler var. Biz tüm yatirimlarimizi Türkiyede yapmistik (1 yazlik, 2 daire).
Yazlik 2000 de daireler 2002 de alindi. Hepsi tabii esimin üzerinde. Kendinden "bu da senin olsun, hatali benim, hakkindir, sen benden cok calistin" demedi. "Paylasalim, hakkimi ver" dedigimde bosanirken söyleseydin dedi.
Acaba gercekten hic hakkim kalmadimi?
Ne yapmami önerirsiniz?
Calistigim halde gecim sikintisi cekiyorum, avukat tutmayi birakin Türkiyeye gidecek parayi bulamiyorum.
Cevap ve önerileriniz icin simdiden tesekkür ederim.
-
Yazan: 26 - 02 - 2008 : 15.37 - nameless
Merhaba,
Çağrı Merkezi olarak çalışan bir şirkette bir yıldır çalışmaktayım. Yaptığım sözleşmede iş tanımı olarak sadece bir operasyon adı yazmakta. İşe giriş yaparken (sürekli olmasada) farklı operasyonların çağrılarınıda karşılayabileceğimiz bilgisi verildi (Ücreti karşılığında). Fakat işe başladığım tarihten beri hem kendi operasyonumun hem de başka bir operasyonun çağrılarını karşılıyorum. Her iki operasyonada destek vermeme rağmen sadece bir operasyonun ücretini alıyorum. Bu konuda öğrenmek istediğim eğer ekstra bir operasyon için çağrı karşılıyorsam (sözleşmemde yer almadığı için) bunun bugüne kadarki ücretini almam mümkünmüdür ve mümkünse bu ücret nasıl belirlenir? Veya bu operasyona ait çağrıları karşılamayı reddetmek gibi bir opsiyonum olabilirmi?
-
MAKASÇININ ÖYKSÜ
Zaman an bekler susar ötelerde
Işıklar söner yara kanar
Gözden-ırak kapanır perde...
Çark amansız bir dönencedir
Kanatlar gerilir zembereğinde
Titrer kör-karanlık izbelerde...
Gelmeyecek treni bekler makasçı
Bilir de çeker dudaklarından ayazı
Bir o yan bir bu yan gece gündüz
Çevirir durur paslı rayları
Bir kırağı gibi düşer saçlarına
Gelmeyecek olanın sevdası
Düş gizlenir ütopyalarda
Tırmanır her gördüğü surlara
Kumdan kaledir aşılmaz
Umut gizeminde saklıdır ki
Dönülür hep başlangıç noktasına
Zaman an bekler kaybolur ötelerde
Karanlık çöker bir sızı gibi yaranın derinliğine
Bilinmezin şarkısı dile gelir rüzgar çarptıkça tellere
Makasçı çömelir avuçlarına yapışmış demirle
Tipi dökülür beyaza boyanırken gece
Bürünür o buzdan bir heykele
Selamını götürsün kırlangıç kanatlarında
Baharı kucakladıklarında gelmeyen sevgiliye
Küçüksu
24/25 Şubat 2008
-
Yazan: 26 - 02 - 2008 : 15.00 - Skysea
Merhaba, başıma gelen bir olayla ilgili soru sormak istiyorum. 2000 Yılı başında başladığım ve yaklaşık 2 sene zarfında kapatmak zorunda kaldığım bir işletmedeki 1 işçinin 12/2000 - 01/2001 dönemlerini denk gelen stopaj ve prim borcundan ötürü 1 ay evvel tebligat geldi ve neticesinde haciz ve ihtiyati haciz başlığı altında bir bildirim tarafıma gelmiş bulunmakta. Sormak istediğim şu, aradan 7 sene gibi bir süre geçmesine rağmen, bana bu süre zarfında hiçbir bildirim yapılmamıştır, böyle bir borçtan hiçbir şekilde haberdar olmadım. Meğer borcum vardı neden aslı 220ytl olan miktarın 1800 ytl olmasını beklediler. Bunları sormak için SSK müdürlüğüne gittiğimde ise "İlgili personelin bulunduğu bölümde yaklaşık 10 kişi çalıştıklarını ve her çalışanın da önünde 5000 dosya olduğunu, bunun neticesi olarakta bana ancak sıra geldiğini ifade ettiler." Tabi bende yarıntısını hatırlayamadığım borcu kabul etmek zorunda kalıyorum. Sormak istediğim ise meğer bu borç benim(hala emin değilim), bunu 7 yıl bekletmelerinde, bu kadar faizlenmesinde kendilerinin hiç mi suçu yok. Bu haksızlığı gidermek konusunda yapabileceğim bir şey olabilir mi? Bilgi verirseniz çok sevinirim. Saygılar.
-
Yazan: 26 - 02 - 2008 : 14.53 - vatan07
Bir tanıdıgıma isteyinden dolayı kısa süreliyine günlüyü 50 ytl den aracımı kiraya verdim amma aracımı verirken sözlü olarak anlaştık bu şahıs aracı almış oldugum bayanın eski eşiydi aracı alırken 4 bin ytl elden 15 bin ytl de banka kradisiyle almıştım şuan haila taksitlerini ödüyorum aracımı alan şahıs aracımı istememe ragmen bana iade etmedi ve araçla beraber ortadan kayboldu daha sonra kendisine ulaştıgımda adamlarını üzerime saldı ve beni tehtitlerle gerek telefondan gerekse sözlü önüme geçip korkutmaya çalıştılar bende savcılıga tehtit edtiklerinden dolayı suç duyurunda bulundum ve noterden şahsa aracın iadesini ve birikmiş olan 11 aylık kira bedelinin karşılıgı olan 16.500 ytl yi tarafıma 7 gün içersinde ödemesini aksi taktirde tüm avukatlık masrafları ve faizlerini karşılayacagına dair bir protesto yoladım noterden şahsa protestonun ulaştıgına dair bana şert koydular amma karşı taraf hiçbir şekilde bana cevap vermedi şimdi ben bu protestoyla ne yapa bilirim açacagım davada haklı oldugum ispatlanırmı alacagımı ve aracımı geri alabilirmiyim? teşekkürler.
-
Yazan: 26 - 02 - 2008 : 14.46 - 7777777
arkadaşım gerek elden gerek kredi kartlarımı haberim olmadan kullanarak 4000 lira borç takıp sırra kadem bastı.Hem kendisine nasıl ulaşacağımı öğrenmek hemde bu borcu nezaman ödeyeceğini öğrenmek için annesini bir çok kez aradım.ancak telefonunda kayıtlı numaramı gördüğünde açmadığından farklı numaralardan,ev telefonundan,ve numaramı gizleyerek telefon ettim.ev telefonuna telesekretere msj bıraktım.bugun beni arayarak rahatsız ettiğimi ve savcılığa vereceğini söyledi.çevresindeki insanların şahitlik yapacağını söyledi.şimdi haklıyken haksız konuma düşeceğim.nasıl bir yol izlememi önerirsiniz?
-
Önemli günlerden geçiyoruz. Canımız, canlarımız Kuzey Irak'ta. Kaygı ve endişenin yanında aynı zamanda gururla izlediğim bu tabloya küçük bir fırça darbesi de ben atayım.
Not: Benimle aynı duyarlılığa sahip olduğunu gördüğüm sevgili Av.Fırat Bayındır başta, benzer duyguları taşıyan dostlara armağandır.
MEHMETÇİK
Kin, nefret, kötülük sarınca yurdu,
Sevgiyle uzanan kollar sen oldun.
Gün geldi düşmanlar arkadan vurdu
Vatanı koruyan kullar sen oldun.
Bileğinde kuvvet, kalbinde iman
Yıllardır kötüye vermedin aman
Yurdumda güneşler battığı zaman
Aydınlığa giden yollar sen oldun.
Gecede, gündüzde, her yerde varsın
Kötülüğe karşı çelik duvarsın
Rüzgarsın, yağmursun, dolusun, karsın
Şer bendini yıkan seller sen oldun.
Adım adım yurdu sen dolaşırsın,
Köyüme kentime huzur taşırsın.
Yıkılmaz iraden, tükenmez hırsın!
Şerefinle yaşa yıllar sen oldun.
Huzur ver ülkeme, aziz vatana
Huzur ver toprakta şehit yatana
Ne kadar methetsem az gelir sana
Çünkü tutunduğum dallar sen oldun.
Elbette insansın, kökün toprakta
Vardır kaderinde şehit olmak da
O zaman kefenin olan bayrakta
Ay ve yıldız sensin, allar sen oldun.
-
“…ne yazılmışsa sevdaya dair yalandır
ve avucunda yaralı bir yürek, sevdaya düşmek
ateşe adanmaktır
aldanmaktır inanmak
sevda, ancak ruhumuzda sınanacak çıkmaz sokak…”
l
sözümüzün, sessizliği kırıp dökerek düştüğü şu gece
nasıl da ketum şimdi nasıl da beyhude
benli göğsümle sevişen, bıçak kadar kör
ve nankör yazmadığımız her hece
her hece, şimdi gece kadar âlelâde, gece kadar fahişe
-sofalarda karanlık doğurgandır biteviye
ve de göz yaşlarına sağır
yalnızlık, satılık duvarlarda satır satır ve ağrılıdır
a d a m l ı k t ı r y o k s a t a n b u f a s ı l d a
k a d ı n l ı k s a g ü n a h k a d a r a ğ ı r
yüreğimize bir hançer gibi saplanan, yanılgının yangınıdır-
ll
ah persephone,
benim yalın hece geçtiğim cümle şehirlerde
saatler geceyi işaret eder ve güzü beslerdi mevsimler
övgüler düzülürdü ölülerin düşlerine caddelerde
(a)damsız evlerin o masum çehresinde
lâl bir çarmıha gerilirdi durmaksızın gülüşler
işte bu yüzden, daha demlenmeden
erken ölürken sezgiler
bereketli ve acemiydi serzenişler
ah persephone, benim yazıldığım cümle öykülerde
tutulmayacak sözleri istiflerken takvimler
kahraman seçildi aydınlığı katleden esirler
lll / bu s a h n e d e b ü t ü n g r a m a f o n l a r k ı r ı l d ı
o y n a m a d ı y i n e d e i ç i m i n y ı l g ı n k ı z ı
t u t u l d u d i l i a k l a n d ı v e s u s t u a c ı
y a l ı n d ı
gelinlerin duvaklarını taşırken yeisle o kambur mezarcı
dile geldi hüzünden mezarlık taşları
saymıyorum zambakları
adamcıkları
dahası ak mendilli kadınları
usulden ağladı arnavut kaldırımları
karanlığı, usulca im’leyen
mumun titreyen ışığı kadar, naif ve tanıdıktı
benim geçtiğim cümle şehirlerde sızı
elif kadar mağrur ve dik ve inatçıydı
lV
ah kederli tanrıça persephone, dinle
benim ö l d ü r ü l d ü ğ ü m cümle kitâbelerde
dört nar tanesi düştü önce hissemize
ardından, sözlerinde ağulu yalan
kadınları kurban ederek sinsi bir hevesle tekerrüre
kurşuna dizdiler şiirleri sesimizde
yüreğimiz sağır, güncemiz topal olsun diye
ağustos 2007 / zeugma
-
Yazan: 26 - 02 - 2008 : 13.32 - bolvadin
İyi akşamlar ,
benim sorunum 20 nisan 2007 tarihi itibariyle evimi kiraya verdim kira sözleşmem 1 yıllık olup bunun yanı sıra elimde açık tarihli adıma yazılı 5 bin ytl.senet var.ayrıca 20 nisan 2008 detahliye edeceğine dahir taliye tahütnamesi olup bunun imza tarihi ise 11 mayıs 2007 tarihlidir.kiracım agustos 2007 tarihinden itibaren 5 aydır kirasını yatırmamaktadır.defatten görüşmeme ragmen beni hep oyaladı.bunun üzerine bende 04 aralık 2007 tarihinde icra md.lüğüne alacak ve tahliye talebi ile icra takibi başlattım ilk tebliğatlar yapılamadığından ev adresinde evde bulunmadığı ayrıca mahalle muhtarında kaydının mevcut olmayısından dolayı tebliğat yapılamadı.kira sözleşmesinde verdiği iş adresinden ayrılmış kendi çabamla yeni iş adresini bulup oraya yeni tebliğat çıkartım ancak bu seferde kanunların boşluğundan yaralanıp dilekçe ile borcum yoktur itirazı ettiğinden icra takibi durduruldu.bunun üzerine noterden tahliye tahütnamesine istinaden evi 20 nisan 2008 kadar boşaltmasını ve agustos 2007 itibaren 5 aylık kira bedelinin ilgili banka şubesine yatırmasını yatırmadığı taktirde kendisini mahkemeye verecegim konusunda ihtar çektim.
ihtar çalıştığı yerin baglı oldugu mahalle muhtarlığına tebliğ edilmiştir.SİZDEN RİCAM YUKARIDA ARZ ETTİĞİM KONU ÇERÇEVESİNDE BUNDAN SONRAKİ AŞAMALARDA NASIL BİR YOL İZLEYEREK EN KISA ZAMANDA ÖNCELİKLE KİRACIYI TAHLİYE EDİP DAHA SONRA KİRA BEDELLERİNİ NASIL ALABİLİRİM.YARDILARINIZ İÇİN TEŞEKKÜR EDERİM.
-
Yazan: 26 - 02 - 2008 : 13.25 - civic
1) Apartman ya da site yönetimine
2) Kamu kurumuna
verilen:
a) Talep/soru içeren dilekçelerin,
b) Bildirim/bilgi verme/ihbar içeren dilekçelerin belli bir sürede yanıtlanma mecburiyeti var mıdır? Var ise, yanıtlanmaması durumunda başvuru sahibi ne yapabilir?
Teşekkür ederim.
-
Yazan: 26 - 02 - 2008 : 13.23 - zaferbaş
Bir bayana yoldan geçerken ısrarla sözlü sarkıntılık yapan,ahlaksız sözler sarfeden bir şahıs nasıl şikayet edilir?
Polis çağırılarak şahsı yakalattırıp hakkında şikayetçi olunursa bu eylemi yüzünden nasıl cezalandırılır?
Konu ile ilgili yardımlarınızı rica ederim.Buradan alacağım fikir doğrultusunda hukuki yollara başvurmak istiyorum.İlginiz için teşekkürler.Saygılarımla.
-
Yazan: 26 - 02 - 2008 : 12.42 - berkemert
iyi günler.bir süre önce bir bayanı şantaj ettiğim iddası ile davalı olduk.fakat davadan önce bayan pişman olduğunu söyleyerek şikayetini geri aldı.ben konu kapandı derken savcı bey konuyu kamu davası olarak değerlendirdi ve dava açıldı.bugün mahkemeye girdim ve ben hiç konuşturulmadan çıkabilirsiniz dendi ve bende çıkıp işyerime geldim.be bu bayanla 2 yıl birlikte oldum ve ayrıldım.görüntülerimizi almış ve ben göndermişim gibi planlı bir iş yaparak beni suçladılar.benimle tekrar birlikte olmak için bena santaj yaptı diyor.deliller ondan yana görünüyor ve mahkemede hissettiğim taraflı bir tutum var.sonuç ne olur acaba merak ediyorum ve elim kolum bağlı bekliyorum ne yapabilirim.hakkımda ceza verilebilirmi.verilirse cezam ne olur
ilginize şimdiden teşekkür ederim
-
Yazan: 26 - 02 - 2008 : 11.52 - atekin
İyi günler
Kafamdaki soru işaretlerini kaldırmak için forumunuzda arama yaptım. nispeten benzer konular bulmama rağmen tam bir cevap bulamadığım için yeni konu açıyorum. umarım hata olarak algılamazsınız.
Ankara'da 15 dairesi olan bir apartmanda oturmaktayım. dairede 1.5 yıldır kiracıyım. Bu süre içerisinde apartman yönetim kurulu hiç toplantı yapmadı. toplantı yapmadığı gibi verilen aidatların nereye harcandığını gösteren ne bir belge, nebir döküman ne de bir fatura gördük. İlk 6 ayın sonunda apartman aidatı arttı. artışa da yönetici kimseye sormadan ve danışmadan kendisi karar verdi. Bu olanlar yetmezmiş gibi yine kimseye danışmadan apartmanın çeşitli yerlerine masraf yaptı. bu masrafları da yakıt için topladığı paralardan karşıladı.
Hikayenin özü 1.5 yıldır ısınmayan bir apartmanımız var. ısınmayan apartmanımızın yanında yapılan masrafları da hiçbir şekilde göremiyoruz.
Sormak istediğim konuları maddeler halinde yazarsam daha açıklayıcı olur diye düşündüm.
1- Kalorifer dairesi gibi ortak kullanım alanlarına yapılan masraflardan sorumlu olan taraf kiracı mıdır ev sahibi midir? Kat malikleri kanununda yazdığına göre bu masraflar için ev sahibinden para talep edilmesi gerek diye biliyorum fakat yöneticim "bunlar bakım gideridir" diyerek kiracılara ödetmeye çalışıyor.
2- Yönetici hiçbir şekilde yaptığı harcamaların faturalarını ve dökümünü kat maliklerine göstermiyor. Göstermesini rica ettiğimizde de iş hakaret etmeye kadar gidiyor. bu hesapların kontrolü için hangi kuruma başvurmamız gerekir?
3- Aidat arttırımı, çift aidat toplanması gibi kararların apartman sakinlerinin ortak kararı doğrultusunda alınması gerekmez mi? Yöneticinin istediği gibi aidat bedelini belirleme hakkı varmıdır?
Cevaplar için şimdiden teşekkürler
-
Yazan: 26 - 02 - 2008 : 11.26 - fayik
T.C.
SOSYAL SİGORTALAR KURUMU BAŞKALIĞI
Sigortalı Emeklilik İşlemleri Daire Başkanlığının
STİ-G2/76772
07.02.2008 tarih ve 99005 sayılı yazısı.
İlgi sayılı yazı ile babam Hasan DEMİR in 01.05.2007-24.03.2008 tarihleri arasındaki almış olduğu 5372,19-YTL SSK maaşının borç kaydedilmesi ve babam dan tahsil edilmesi istenilmektedir.
YERSİZ ÖDEMENİN NEDENİ:Yurtdışı borçlanma ve tahsisler daire başkanlığının 28.01.2007 tarih ve XI-İSVR-597 sayılı yazılarında adı geçenin 01.03.1988-18.11.1988 süresi 189 günlük çalışmasının 3201 sayılı yasaya göre borçlandırılmadığını bildirmesi üzerine adı geçenin aylıkları 2008/mart ayı itibariyle durdurulmuş başlamgıç itibariyle iptal edilmiştir.Denmekte.
babam yukarıdaki vermiş olduğum tarihte 3600 gün ile yaşlılık aylığına bağlanmış olup günleri tamdır. 3600 günün üzerinde gün sayısı ile maaş bağlanmıştır. şu an maaşın durdurulduğu hasta olan annemin ilaçlarını alamadığı ve mağdur duruma düşmüştür.
tahsis no:G2100076772
SSK no:10874253
Askerlik:600-Gün
SSk Hizmeti_868-Gün
Tarım SSk:01.01.1995-01.04.2007 arası tam ödenmiştir.
Yurt dışı 420 Gün gelmiş bunun 219 günü sayılmıştır.
sayılmayan 189 gün için maaşını kesmişlerdir.
TOPLAM:3600_ GÜn üzerinde ödenmiş primi olup babam 10.05.1949 doğumludur.
Bu bilgiler doğrultusunda benim kanaatim dava açmak gerekecek bana bu konuda görüş ve önerilerinizi yazarsanız sevinrirm.
-
Yazan: 26 - 02 - 2008 : 11.12 - oborahan
Selamlar,
31.01.2008 tarihinde bir firmada işe başladım ve 14.02.2008 tarihinde 15.02.2008 de işi bırakacağımı belirten bir istifa dilekçesi verdim. 15.02.2008 tarihinde elden bir miktar para almıştım. Kalan paranın tarafıma ödenmesi için 2 defa taraflarina email gönderdim. Bu konuda ne yapabilirim.
Ilgili firmadan biraz once aldigim emailde odeme yapmayacaklarini aldigim avansin ise haneme borc kaydedildigini belirten bir aldim.
Izlemem gereken yasal surec hakkinda bilgi alabilirsem cok memnun olurum.
Saygilarimla,
-
Yazan: 26 - 02 - 2008 : 10.10 - zinnur.1
Sayın Dostlar! X Limited Şirketinin % 80 hissedarı olan bir ortak, şirkete ait bir kurumu diğer ortaklardan ve şirket müdüründen habersiz satabilirmi. Satarsa hukuken ne tür işlem yapabiliriz.Teşekkürler.
-
arkdslar ben telefonumu 7 ocak 2008 de servise verdim.30 iş günü içinde hiç ses cıkmadı.fatura bedeli iadesini isteyince ne hikmetse telefonunuz yapıldı türk telekomdan kayıtı bekleniyor dedi.(anakrt degişimi olmus) ben 30 iş günü doldugu için paramı istiyorım dedim..napıcam bilemiyorum samsung a bi sürü e mail attım.sanırım tüketici hakem heyetinden karar cıkarıcam..ben sunu sormak istiyorum tüketici hakem heyetinden karar cıkarmak işimi çözermi.ve izmirde konak ilçesinde oturyorum tüketici hakem heyeti burda nerde?? lütfen yardım edin.
-
Yazan: 26 - 02 - 2008 : 10.01 - enbitane
Merhabalar ;
31.08.2008 tarihli Akbank ' a ait bir müşteri çeki almıştım.Ben 2. ciroya yaptığım hizmet karşılığı olarak aldım.O gün bankaya sordum çeki yanımda götürüp bir problem olmadığını hatta hala hesapta para olduğunu daha önce bi sorun olöadığını belirttiler.Aldım çeki bekledim 2 ay gününe kadar sonra o gün bankaya gittim.Çek çalıntı dediler.Çek sahibini falan aradım ama sonuçsuz kaldı ne yapacağımı bilmiyorum mebla düşük değil,bu parayı alabilirmiyim?Alırsam ne kadar fazi ile alırım.Bi kere adam çekin çalındığı konusunda yalan beyan veriyor.Şimdiden teşekkür ederim.
-
Yazan: 26 - 02 - 2008 : 09.54 - istanbul_
Bağlı bulunduğum ilçe belediyesinin 1:5000 ölçekli imar planında ibadet alanı olarak belirtilmiş 4 nolu, park alanı olarak belirtilmiş 5 nolu parsel ve spor sahası olarak belirtilmiş 6 nolu parsellerin üzerine (bu parseller birbirine bitişik ve yokuş aşağıdır) yine aynı ilçe belediyesince planda herhangi bir değişiklik yapılmadan çevresi bir bütün olarak duvarlarla çevrilip içi doldurulmuş ve üzeri asfaltlanarak semt pazarı alanı inşa edilmiştir.
Benim plana aykırı olarak yapılan bu yapının yıkımı için dava açma hakkım varmıdır.? Şayet varsa yetkili mahkeme idare mahkemesimidir.?
Cevaplarınızla beni aydınlatacağınızı düşünüyorum....
-
Yazan: 26 - 02 - 2008 : 09.51 - qpqa
48 DAİRELİK BİR SİTEDE KAT SAHİBİYİM.SİTEMİZİN ISINMA SİSTEMİ KÖMÜRLE.BU YIL YÖNETİM KURULUNUN ANLAŞTIĞI KÖMÜR FİRMASINDAN KÖMÜR ALMADIM VE BAŞKA BİR FİRMAYI TERCİH ETTİM.ŞU ANDA YÖNETİM EK KÖMÜR İÇİN SENET DÜZENLEMEYİ TALEP ETTİ KABUL ETMEDİM.AMA EK KÖMÜR ALINACAĞINI VE BU KÖMÜRÜN ÜCRETİNİN HUKUKİ YÖNTEMLERLE ÖDENEĞİNİ SÖYLEDİLER.SİZDEN BU KONUDA YARDIM İSTİYORUM AYRICA TEK OLARAK DOĞALGAZA GEÇİŞ YAPABİLİRMİYİM ŞİMDİDEN TEŞEKKÜR EDERİM..
(NOT:SENET YAPMADIM)
-
Yazan: 26 - 02 - 2008 : 09.42 - 478
eşim ayrılmak istemiyor, ben siddetle ayrılmak istiyorum.
şöyle birsey var mı : davayı acan kişi haksız olursa bosanma olmazmıs? dogru mu acaba?
ayırca haksız oldugumu düsünmüyorum ama sonucta bu mahkeme yani kanıtlamak gerekiyor sanırım.
bir de söyşe birsey var, evlilkteki sorunlar tamamen bizim aramızda olmus seyler, yani birileri bunlardan haberdar degil. nasıl kanıtlıcam ki ?
-
Yazan: 26 - 02 - 2008 : 09.37 - baba1968
Merhabalar, Mart 1990' da mühendis olarak başladığım memuriyetten Şubat 2008' de Müdür pozisyonunda iken kendi isteğimle çekildim. Önümüzdeki günlerde özel bir şirkette çalışmaya başlayacağım. Emekli olmama 13 yıl kadar bir süre var. Sosyal güvenlik açısından hangi yasaya veya kuruma tabii olacağım. Emekli sandığı' na devam edebilirmiyim, yoksa önceki hizmetlerim aktarıp SSK yasasına mı tabii olacağım??
Aydınlatırsanız sevinirim.
Teşekkür ederim
-
Yazan: 26 - 02 - 2008 : 09.25 - c_selin
10 gün önce oldukça ünlü bir ayakkabı markasına ait 140 YTL değerinde bir ayakkabı satın aldım.Alış veriş sırasında iki ayakkabı arasında tereddüte düşmüştüm ve tercihimi bu yönde kullandıran faktörlerden biri de markanın indirime girmeyen bir ürünü olan bu ayakkabının fiyatının ,satış görevlisince bir hafta sonra iki katı fiyatına çıkacağı yönündeki ifadeleriydi.
Dün,aynı ayakkabının 99 YTL ye indiğini gördüm,mağazanın satış müdürüyle görüştüm.Satış görevlisinin fiyat konusunda algılarımı etkilediğini,vaadedilen fiyat artışının gerçekleşmediğini,bilakis ürünün indirime girdiğini,geleceğee yönelik fiyat tahminlerinin bir satış politikası olarak satış görevlilerince kullanılmaması gerektiğini,vaadedilenle şuan varolan durumun örtüşmediğini,bunun firma adına bir AYIP olduğunu ifade ettim
Maksadım bunun farkında olduğumu ve markayı sıklıkla tercih eden bir tüketici olarak markaya duyduğum güvenin sarsıldığını dile getirmekken,aradaki fiyat farkı tarafıma iade edildi.
Bir tüketici olarak iyi bir sınav verdiğimi düşünüyorum.
-
Bayrağı eliyle üstünden alıp
Şehidim önümde oluyor rehber,
Yakışır mı bize geride kalıp
Olmamak olur mu onla beraber?
Yürü şehidim gittiğin yol belli
Menzile ulaşmak bizlere yeter...
CENNET, Vatanın oluyor temelli
Oraya NEBİ şehitlerle girer...
Alper Kürük
(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
-
Bir Kamu Kuruluşunda 1 yıl süreyle vekaleten yürüttüğüm üst düzey bir göreve 657 sayılı Kanunun 71 ve 76. maddeleri ile 2451 sayılı Kanunun 2. maddesi gereğince üçlü kararname ile asaleten atandım.
Atandıktan sadece 1 ay sonra Bakan atadığı tüm üst düzey bürokratlardan tarihsiz dilekçe aldığı gerekçesiyle bana da şiddetli manevi baskı ile icbaren tarihsiz istifa dilekçesi yazdırarak aldı. Ertesi gün hiçbir gerekçe olmaksızın (disiplin soruşturması veya olumsuz sicil gibi) sadece bila tarihli istifa dilekçesine istinaden yazarak üçlü kararname ile atandığım görevden beni sadece kendi imzası ile yani Bakan onayı ile görevden aldı ve göreve atanmadan önceki bulunduğum kadrodan bile yaklaşık 200 YTL daha az maaşlı bir başka göreve atadı.
Ben de İdare Mahkemesi’nde dava açtım. Davalı İdarede tarihsiz istifa dilekçesi alınmasının bir teamül haline geldiğine dair bir sürü hukuki deliller sundum. Bir işlemle 2 kez mağdur edildiğimi yani atanmadan önceki maaşımı da kaybettiğimi belirttim. Üçlü kararname ile atandığım bir görevden Bakan onayı ile alınamayacağımı da yazdım. Ancak İdare Mahkemesi bunların hiçbirini dikkate almadı ve karar aleyhime alındı.
Sonra Danıştay’a temyiz müracaatında bulunarak dilekçemi verdim.
Siz değerli hukukçularımızın görüşlerine ve yardımlarına ihtiyacım var. Şöyle ki:
1- Bir kişi 1 yıl vekaleten yürüttüğü göreve üçlü kararname ile atandığı görevden atandıktan sadece 1 ay sonra kazandığı tüm mali ve özlük haklarını bir tarafa bırakarak hiçbir neden yokken istifa eder mi? Bu konuda hukukta karar alıcıların kanaatlerinin hiçbir rolü olmaz mı?
2- İdare beni atanmadan önce bulunduğum kadronun maaşından çok daha az bir maaşla meslek ve görevimle ilgisi olmayan başka bir kadroya atayabilir mi? Bunda hukuka uyarlık var mıdır?
3- 2451 sayılı Kanunun 2. maddesinde “Bu Kanuna ekli (1) sayılı cetvelde gösterilen unvanları taşıyan görevlere Bakanlar Kurulu kararı ile, (2) sayılı cetvelde gösterilen unvanları taşıyan görevlere müşterek kararla atama yapılır. BUNLARIN NAKİLLERİ VE GÖREVDEN ALINMALARI DA AYNI USULE GÖRE OLUR.” denilmektedir. Benim asaleten atanmam bu Kanunun 2. maddesine göre ve (2) sayılı cetvel çerçevesinde oldu.
İdare, beni üçlü kararname ile atandığım bir görevden tarihsiz istifa dilekçesi gerekçesi ile de olsa 2451 sayılı kanunun sarih maddesine ve hukukun temel ilkelerinden biri olan “yetki ve usulde paralellik ilkesine” aykırı olarak sadece Bakan onayı ile görevden alarak başka bir göreve atayabilir mi? Benim tarihsiz istifa dilekçesine istinaden de olsa yine üçlü kararname ile görevden alınmam gerekmezmiydi? Söz konusu işlem yetki, usul ve şekil yönünden hukuka ve kanuna aykırı değil midir?
Bu konuda varsa bana örnek kararlar temin edebilirmisiniz? Bana tavsiyeleriniz olabilir mi? Bana yapacağınız yardımlar için şimdiden sizlere teşekkür ve minnetlerimi sunarım.
-
Yazan: 26 - 02 - 2008 : 08.39 - HaticeB.
Herkese merhaba..Bir konuda acil olarak bilgisi olan arkadaşlarımın yardımına ihtiyacım var. Müvekkil hakkında isnat edilen suç nedeniyle yaklaşık 10 yıl boyunca ağır ceza mahkemesinde yargılandıktan sonra hakında beraat kararı verilmiştir. Müvekkil yargılama sırasında 6 ay 13 gün tutuklu kalmıştır. Şimdi müvekkilin haksız yere tutuklu kalmasından dolayı CMK 141-144 hükümlerine dayanarak tazminat davası açılacak. Ancak davanın açılma süresi yönünden bir sıkıntı söz konusu. Zira; beraat kararı 15.11.2007 tarihinde kesinleşmiş görünüyor. CMK.142 maddesinde " karar veya hükümlerin kesinleştiğinin ilgilkisine tebliğinden itibaren 3 ay ve her halde karar veya hükümlerin kesinleşme tarihini izleyen 1 yıl içinde tazminat isteminde bulunulabilir" deniyor. Benim sormak istediğim, bu 3 aylık sürenin başlangıç tarihi?3 aylık süre kararın kesinleşme tarihinden itibarenmi hesaplanır yoksa kesinleşmiş kararın, kesinleşmiş olduğu şerhiyle ayrıca tebliği şartı aranır mı? Birinci ihtimalde süre kaçmış görünmekte bizim olayımızda, eğer bu söz konusu olursa " herhalde 1 yıl içinde " ibaresinden ne anlamak gerekir? öngörülen 1 yıllık süreden faydalanma şartları nelerdir? kanu ile bilgisi olan arkadaşlarım acil olarak paylaşırlarsa çok memnun olurum. Şimdiden teşekkürler...Saygılarımla...
-
Yazan: 26 - 02 - 2008 : 08.08 - beytrap
MERHABA
Bugün görülen duruşmamda hakim tarafında DAVAYA KONU TAŞINMAZIN DAVALIYA SATISINA İLİŞKİN SATIŞ AKİT TABLOSUNUN İSTENMESİNE GEREKLİ MASRAFIN DAVACI TARAFINDAN VERİLMESİNE diye bir ibare yazıldı ne anlama geliyor.
-
Kıdem tazminatı kaldırılıyor
Hükümet ‘kıdem tazminatı’ yerine, her çalışan için çalışırken aldığı maaş tutarının üzerinden yapılacak kesintiye göre bir fon oluşturacak. Çalışanın işsiz kalması durumunda bu fondan para alması sağlanacak Hükümet ‘kıdem tazminatı’ yerine yeni bir düzenlemeye gidiyor. Buna göre ‘kıdem tazminatı’ yerine her çalışan için çalışırken aldığı maaş tutarı üzerinden yapılacak kesintiye göre bir fon oluşturulacak ve işsiz kaldığında bu fondan para alması sağlanacak. Bir tür ‘işsizlik bankası’ oluşturulacak. Çalışma Bakanı Faruk Çelik, kıdem tazminatının sağlıklı işlemediğini belirterek, ‘Kıdem tazminatı bir yerde varsa diğer yerde uygulanmıyor. Bu nedenle kıdem tazminatı yerine, işsizlik sigortasını artırma ya da işsizlik fonu oluşturma gibi çalışmalar yapıyoruz. Bu istihdam paketi içinde yer alacak’ dedi.
3 ALTERNATİF VAR
Çalışma Bakanlığı’nın çalışmasına göre, bu üç alternatif üzerinde duruluyor. İlk alternatif İşsizlik Sigortası’ndan yararlanmanın kolaylaştırılmasını içeriyor. Bu alternatifte, kıdem tazminatı kaldırılarak İşsizlik Sigortası’ndan yararlananların sayısının üç kat artması öngörülüyor. İşsizlik ödemesinin tavanının, brüt asgari ücretin iki katına kadar artırılması planlanıyor. Bu durumda İşsizlik Sigortası’ndan yararlanma sürelerinin prim ödenen gün sayısının yarısına kadar uzatılması, İşsizlik Sigortası’ndaki bu genişlemeleri karşılamak üzere, İşsizlik Sigortası işveren priminin 5-6 puan artırılması gerekiyor. İkinci alternatif, her işçi için yatırılan primlerin ortak bir fonda toplanması ve işçilerin mevcuttaki kadar kıdem tazminatı almasını içeriyor.
ORTAK FONDA TAZMİNAT
‘Katılımlı Fon’ denilen üçüncü alternatifte ise, işçilerin bireysel hesaplarında izlenerek nemalandırmaya gidilecek. Bu kapsamda işverenin, işçiye kıdem tazminatı ödemek yerine, her ay işçinin fondaki hesabına, ücretin belirli bir oranında (yüzde 3-5) prim yatırması, işçinin de işten ayrıldığında fonda biriken parayı nemasıyla alması öngörülüyor.
TÜRK-İŞ TEPKİLİ
TÜRK-İŞ Genel Başkanı Mustafa Kumlu, ‘İstihdam Paketi’nde, yıllardan beri işverenlerin göz diktiği kıdem tazminatının da konu edildiğini, mevcut biçimin işverenler lehine yeniden düzenlenmesinin planlandığını söyledi. Türk-İş’in Genel Eğitim ve Teşkilatlandırma Sekreterleri toplantısında konuşan Kumlu, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik’in, ‘Kıdem tazminatları kaldırılacak’ şeklinde açıklamalar yaptığını öne sürdü. Kumlu, artan işsizlik için çözüm bulmaya yönelik tek bir adım atılmadığını iddia etti.
STAR
-
Rize'de hapisten kurtaran karar... Suç: hırsızlık, ceza: "Suç ve Ceza"nın özetini çıkarmak
26.02.2008 14:50
Rize’de hırsızlığa teşebbüsten yargılanan iki kişiye mahkemece verilen 5’er aylık hapis cezası, Denetimli Serbestlik Uygulaması kapsamında 5 ay boyunca günde 3’er saat kitap okuma cezasına dönüştürüldü.
Pazar İlçesi'nde 22 yaşındaki M.Ö. ve 24 yaşındaki S.Ç., bir eve girmeye çalıştıkları sırada yakalanarak gözaltına alındı. Tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakılan iki kişi hakkında Pazar Asliye Ceza Mahkemesi’nde hırsızlığa teşebbüs suçundan dava açıldı. Dava sonucunda M.Ö. ve S.Ç.’ye 5’er ay hapis cezası verildi. Ancak mahkeme, sanıkların iyi hali, mağdurun herhangi bir zararının olmaması ve ileride bir daha suç işlemeyeceklerine dair kanaat getiril