-
Yazan: 08 - 02 - 2008 : 23.50 - 1ol
Kardeşim kocası tarafından dövüldü ve "Hayata kast, pek fena muamele ve onur kırıcı davranış" sebebiyle boşanma davası açtı. Kardeşimin elinde devlet hastanesinden alınmış darp raporu var. Şahsın polis karakolunda alınan ifadesinde "bir tokat attım." şeklinde imzalı ifadesi mevcut. Ancak mahkemeye verdiği ifadede "gözlüğüm yanımda değildi okumadan imzaladım. İfade kasıtlı olarak öyle yazılmış" şeklinde beyanda bulunmuş. 23 ve 18 yaşında ki çocukları anne lehine şahitlik yapacaklar. Davanın uzama ihtimali olur mu? Maddi ve manevi tazminat taleplerinin muhtemel neticeleri ne olur? Saygılar.
-
Yazan: 08 - 02 - 2008 : 23.10 - tyler_d
merhaba;
benim durumum biraz karışık.üniversiteden 2006 yılında mezun oldum ve şu an doktora yapmaktayken kullandığım ilaçların konsantrasyon kaybı yapması nedeniyle okulu bıraktım ancak kaydımı almadım.yani şu an için öğrenciyim ve tecilliyim.ama askere gitmek için tecil bozdurup bi sonraki sevk döneminde(nisan) askere gitmek istemekteyim.
sormak istediğim şu: atipik psikotik bozukluk ve sosyal fobi tanısıyla yaklaşık 9 aydır(2 mayıs 2007'den beri) tedavi görmekteyim.ancak heyet raporu almadım;sigortam olmadığı için hastaneye değil özel bir psikiyatriste gitmekteyim.hastalıklar ve arızalar listesine baktım ve durumumun 15. maddenin B ve C şıklarına uyduğunu gördüm.askere alınır mıyım diye merak etmekteyim.
yardımlarınız için teşekkürler
-
Yazan: 08 - 02 - 2008 : 23.04 - hipokrat
13 Ocakta seçilen yönetici 6 Şubatta istifasını verdi.10 Şubat için olağanüstü toplantı istedi durum acil olduğundan 15 günlük kişilere bildirme süresini beklemedi sanırım.
Bu durumda yönetim kurulunun ve alınan kararların durumu ne olur?(Genel toplantı kararları dışında önemli olan kararı yeniden tartışmaya açılmasını düşünüyorum.
1-Karar defterini getirmek zorundalar mı?(Ana toplantıda olmadığımdan gerekli şerhleri düşmek amacıyla.
2-23 günlük yönetim denetçinin raporuyla ibra edilmek zorunda mı?
Bu noktalarda acil bilgiye ihtiyacım var ,çok teşekkür ederim..
-
Berber Davut Danışmaz, önceki gün saat 21.00 sıralarında Ereğli Devlet Hastanesi Çocuk Servisi’nde yatan oğlunu ziyarete gitti. Danışmaz, ziyaret sırasında oğlunun yanında refakatçi olarak bulunan boşandığı eşi Pelin Temel’in rahatsızlanması üzerine aynı hastanenin acil servisine götürdü. Nöbetçi doktor Kenan Şahin, boğaz ağrısı, mide buluntısı şikayeti bulunan Pelin Temel’i muayene ettikten sonra iğne yapılması talimatını verdi. Acil serviste görevli erkek hemşire, Pelin Temel’e iğne yapmak isterken, Davut Danışmaz’ın engellemesiyle karşılaştı. Davut Danışmaz, iğnenin bayan hemşire tarafından yapılmasını isteyerek erkek hemşireyi istemedi. Bu sırada doktor Kenan Şahin araya girdi. Erkek hemşirenin eski eşine iğne yapmasını istemeyen Davut Danışmaz, doktorla de tartıştı. Tartışmanın büyümesi üzerine hastane polisi olaya müdahale etti. Doktor Şahin’in kendisine küfür ettiği ve hakarette bulunduğunu öne sürerek şikayetçi olması üzerine Davut Danışmaz gözaltına alındı.
Davut Danışmaz, ‘görevli memura hakaret’ ve ‘küfür" suçlamasıyla sevk edildiği cumhuriyet savcılığı tarafından tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldı.
20 yıllık doktor 46 yaşındaki Kenan Şahin, hastayı muayene ettikten sonra iğne yapılması için erkek hemşirelere yönlendirdiğini belirterek şöyle konuştu:
“Acilde yoğunluk olduğundan iğneyi erkek hemşire yapacaktı. O sırada hastanın eşi olduğunu söyleyen kişi duruma müdahale etti. Kendisine böyle bir hakları olmadığını, bunun çalışma düzenlerini bozacağını, bekleyen diğer hastaların da hayati tehlikesi olabileceğini anlatmaya çalıştım. Ancak hakarete uğradım. Benim için hastanın sağlığı önemli. Bir ay içinde bu olaya benzer 4 olayla karşılaştım.”
Davut Danışmaz ise, boşandığı eşine erkek hemşire tarafından iğne vurulmaması için doktorla tartıştığını, iğnenin bayan hemşire tarafından yapılmasını istediğini söyledi.
-
merhaba,
babam vefat ettikten sonra(22/04/2005) bağkur emekli maaşını anneme bağlattık
yıllar öncesinde annemin babası vefat ettiğinde bir yakını annemi evlat edinmiş.ve babamın vefat zamanında gazetelerde çift maaş bağlatmak için bu yıl sonu son vs vs gibi söylemler vardı biraz araştırdık ve annemin evlatlık gittiği kişininde emeklilik maaşının anneme bağlanması için emekli sandığına başvuruda bulunduk ve maaşı bağlandı..
şu anda annem hem babamın bağkur emekli maaşını hemde annemi evlat eden akrabasının emekli sandığı emekli maaşını alıyor..
sağlık karnesi olarak da emekli sandığını ( evlat edeninki )kullanıyor ama doğan soyadını (babamın soyadı) olarak görünüyor
hem bu çift maaş hem de karnedeki soyadı farklılığı ileride bir sorun teşkil eder mi?
teşekkürler
-
Ben bir şirkette sigortasız olarak çalışıyorum. Malum hayat şartlarından dolayı sigortalı iş bulamadım. Ama çalıştığım şirket bana çeklerini verip benim adıma tahsilat yaptırıyor. işten atılma korkusuylada mecburen çekleri cirolayıp yada karşılığı olmadığı zamanlar yazdırıp işlem yaptırıyorum. 1 ayda bile üstümden binlerce YTL işlem yapıldı. Eğer maliye ile ilgili bir durum söz konusu olursa benim ne yapmam gerekir? Böyle bir işlemin suçu var mıdır? Yardımcı olursanız sevinirim...
-
Merhaba,
6yıldır evliyim ve bu evlilikten şu an dört yaşında bir oğlum var. Bundan 3 yıl önce eşimin beni aldattığından şüphelendiğim için onu takip ettim. Sonuçta cinsel ilişki yaşanmamış olsa da bu şüphemin doğru olduğu ortaya çıkmıştı. Oğlum çok küçük olduğundan eşimden boşanmadım ancak beni aldattığını yazan bir yazıyı imzalatıp sakladım. Maalesef aramızdaki anlaşmazlıklar bitmedi ve şu an boşanma aşamasındayız. Çocuğun velayetini almak istiyorum ancak çocuğun ileride annesini iffetsizlikle suçladığımı bilmesinden de rahatsız oluyorum. Eşim de çocuğun velayeti konusunda geri adım atmıyor.
Sorum şu eşimin imzaladığı belge onun iffetsizlik yaptığına dair bir belge olarak kabul edilirmi? Çocuğun velayetinin bana verilmesi bu belgeyi sunmadan mümkünmüdür?. Teşekkürler
-
Yazan: 08 - 02 - 2008 : 20.16 - tlny
Değerli uzman arkadaşlarım. Daha öncede burada firarlailgili bir kaç şey yazmıştım. Yalnız aklıma geldikce buraya not düşüyorum. Ben daha öncede belirttiğim gibi sicil bozma yollarını denedim. Fakat bu şekilde nedense olmadı. İlk 100 sıradan sonlara kadar düştüm fakat hala amirlerimden bir hareket göremedim. Yalnız bunu yaparken gerçekten kendime baya yüklendim. Çünküsicil bozma yollarının nelşer olduğunu azçok buradaki meslektaşlarım olsun ve diğer hukukçu arkadaşlarım olsun bilirler. Bu işleri yaparken aksi tutumlar sergilenirbazı aykırıklar yapılır. Ayrıca maaşa hacizde getirttim bilerek. Buna karşılık cezalar almama rağmen hala ben sanki boşa kürek çekmiş gib oldum. Benim sormak istediğim şu; bu kadar borç yaptık haciz getirttik, ödendi bunlar şuan borcumuz yok ama bilindiği üzere kırmızılistegibi birşeyler var. ben yurt dışında olmama rağmen bu liste yani merkez bankası listesinde olmam ne gibi etkiler beni. burada da yapacağım girişimlerimi ne derece etkiler.
-
-
Yazan: 08 - 02 - 2008 : 19.50 - mburak09
Merhaba siteye yeni kayıt oldum açtığım konunun birçok örnekleri var ama ben birşey anlayamadım kendi payıma.
Bana dün(07.02.2008) ihtarname geldi 700 bir kartıma 480 bir kartıma olmak üzere toplamda 1180 ytl tutarında 1 hafta içinde ödeme yapmam gerekiyor.
Ben bunun hepsini mi ödemem lazım 1 hafta içinde..
Bir de bana geldiği tarih mi önemli yoksa üzerinde mühürle basılmış tarih mi ...
Üzerinde ki tarih 31.01.2008 bana geç geldi..Ödeyemezsem ne gibi faiz işleyecek ve ödersem de kartımı yeniden kullanabilecekmiyim?..
Yardımcı olursanız çok sevinirim hatta bilgisi olan msn adresimi eklerse beni bilgilendirirse çok sevinirim tşk ederim şimdiden
-
2007 ocak ayında şiddetli geçimsizlikten boşanma davamız, eşim tarafından açıldı fakat anlaşmalı olarak değil. boşanmayı kabul ettim. birde kızımız var 6 yaşında eşimde velayetini almak istiyor fakat kızım bende şuan. ortada eşimin hayatında başka biri olduğuna ve evi ihmal ettiğine dair idafelerim var. tanıklarım eşimin hatalı olduğuna ve evini ihmal ettiğine dair ifade verdiler. davam kasım ayı gibi red edildi ve şuan dosyamız yargıtayda.
sormak istediğim şu: şayet yargıtay temyiz isteğimizi red ederse beklememiz gereken bu 3 yıl bizim aleyhimize mi olur zaman kaybı açısından. eğer temyiz onaylanırsa daha mı çabuk sonuçlanır dava? ayrıca her temyizden sonra kaç red olma ihtimali olur. cevap verirseniz çok memnun olurum. teşekkürler
-
Yazan: 08 - 02 - 2008 : 18.38 - aranan
Merhaba , Çalıştığım şirket hissesinin büyük bölümü yabancı bir şirkete satıldı. Bu benim iş sözleşmemi fes ederek tazminat alabilmem için haklı fesih nedeni sayılırmı?
-
Yazan: 08 - 02 - 2008 : 18.35 - mithatb
Cep telefonumu bundan yaklaşık 2-3 ay önce kaybetmiştim herhangi bir kapatma işlemi uygulamadım bugün bir arkadaşımı birisi aramış arkadaşımın numarasını benden aldığını söylemiş ben onu tanımıyorum ve benim birisine o numarayı vermem imkansız çünkü arkadaşımın yeni numarası bende yok çalınan telefonumda vardı. Çocuğun telefon numarasını kime kayıtlı olduğunu msn adresini buldum. Sizden ne yapmam gerektiği hakkında yardım istiyorum.
-
Yazan: 08 - 02 - 2008 : 18.19 - capadocem
bireysel iş hukuku forumunda bende sorunuma çare bulmaya çalışıyorum ama yeni konu açamıyorum neden acaba ? o forumda bütün arkadaşların sorunlarını ve verilen cevapları okudum benim sorunumla ilgili bir cevap aradım bulamadığım için yeni konu açmaya çalıştım ama açamıyorum yardımcı olabilirmisiniz???
-
Yazan: 08 - 02 - 2008 : 18.06 - cakalkurt
Merhaba Abimin 900 Ytl Lik Seneti Var Icralik Olmuş Işyerlerimiz Ayni Sitenin Içinde Abim Babamin Yaninda çalişiyor Tebliğ Zarfini Postaci Bana Verdi Bu Sefer Avukat Geldi Tebliği Ben Aldiğim Için Benim Işyerimi Icra Edeceğini Söyledi Borç Benim Borcum Değil Ne Yapmam Gerekir Eğer Icra Gelirse Cumartesi Günleri Icra Olurmu?
-
Yazan: 08 - 02 - 2008 : 17.51 - Tripnaz
Selamlar...
Bu siteye yeni üye oldum birçok çalışan gibi benimde işveren tarafından mağdur edildiğim bir konu var...
Ben bir yeminli mali müşavirlik ofisinde sekreterlik yapıyorum.İşverenle yaptığım iş görüşmesinde 10-15 gün sonra ssk mı başlatacığını, kısa zamanda da yol ve yemek ücretini vereceğini söylemişti.Fakat yuvarlak cümleler kurmasından dolayı içim rahat etmediği için kendisinden net bir zaman bildirmesini özgeçmişimin arkasına bunu not düşmesini rica ettim.O' da kendi el yazısıyla özgeçmişimin arkasına "Girişten bir ay sonra ücret değerlendirmesi yapılacak" şeklinde bir not düştü.İş görüşmesinin (10.09.2007) bir hafta sonrasında işe kabul edildim ve 17.09.2007 tarihi itibariyle işe başladım.Maaş konusunu asgari ücret şeklinde konuşmuştuk.Maaşlar ay başında ödendiği için ekim başında 14 iş günü ücreti olan 210 ytl yi aldım(450 ytl üzerinden hesaplanan ücrettir).Maaş ödemelirimiz bordrosuz elden makbuz imzalatarak yapılıyordu(makbuzların üzerinde maaş ödemesi ya da avans ödemesi şeklinde bilgiler yer aldığı gibi işverenin;ünvanı,adı soyadı,telefon/fax numaraları ver adreside yer almaktadır ve bu belgeler elimde bulunmaktadır).Bu ücreti aldıktan sonra ilk ayım dolduğunda maaşıma 50 ytl yol ücreti yansımıştır.Fakat sigortamın yapılması konusunda konuştuğumda deneme süremin henüz dolmadığını söyleyip önümüzdeki ay bakacağını belirtmiştir.Fakat bu esnada sözünü verdiği yemek parasınıda vermemiştir.Velhasıl bu kişi benim sigortamı 4 ay geç başlatmıştır(devamlı hatırlatmama rağmen erteleyip oyalayarak!).Sigortamı başlattığı tarih 21.01.2008 dir.
Benim sorularım şunlardır:
-Ben bana sözü verildiği halde ödemediği sigorta ücretimi kendisinden talep edeceğim.Fakat vereceğini düşünmüyorum.Bunun için hukuki yollara başvurmam gerekebilir.Ama mahkeme ile ve diğer işlemlerle ilgilenecek maddi gücümde yok(öğrenciyim) eğer paramı alamazsam son çare olarak mahkemeye başvurmayı düşünebilirim.Sizce bu kişiye karşı hukuki haklarım nedir?Bu konuda kendisine nasıl yaptırım uygulayıp hakkım olan sigorta ücretimi alabilirim?
-İşe giriş tarihim 21.01.2008 tarihinde görüldüğü için bu yıl çıkan asgari ücret indiriminden de kanuni olarak, çalışmış olmama rağmen ayın 21 inden ay sonuna kadar olan iş gününe kadar ücret alacağım görünüyor.Ben kendisinden ay başından itibaren hesap etmesini talep edeceğim.Ama bu konudada olumlu bir sonuç alacağımı düşünmüyorum.Bu konuda ne yapabilirim?Hatta işveren tamamiyle asgari ücret indirimlerimi vermemeye kalkarsa bu hakkımı nasıl savunabilirim?Kendisini nereye şikayet edebilirim?Şikayet ettiğimde sonuçları ne olur?
Bu sorularım hakkında başvurabileceğim mercileri yada yapmam gerekenleri bana bildirip yardımcı olursanız gerçekten çok mutlu olurum.Çünkü belirttiğim gibi maddi gücümün yetersizliğiyle ilişkili olarak yardım alabileceğim başka bir yer yok sanırım.Şimdiden çok teşekkür ediyorum.
SAYGILARIMLA
-
Yazan: 08 - 02 - 2008 : 17.48 - Force07
Yaklaşık 5 yıldır çalıştığım özel sektöre ait fabrikadan ayrılmak durumundayım. Bu fabrikada 5 yıl boyunca her ay bir hafta sonu olacak şekilde fazla mesaili olarak çalıştım. Ayrıca gece saatlerinde defalarca fabrikaya arıza için geldim. Bir çok günde mesai saati 18:00 da bitmesine rağmen, 22:00-24:00 saatlerine kadar iş yerine kaldığım oluyordu. Fazla mesaileri ispatlamak adına elimde 2003-2008 yılları arasında her ayın bir hafta sonunda iki gün boyunca fabrikada nöbetçi olarak çalıştığıma dair fabrikanın müdür seviyesinde en az iki personelinin imzaladığı evrakların fotokopisi mevcuttur. Ayrıca gün içi ve gece saatlerinde fazla mesai yaptığıma dair şahitlik edebilecek 2-3 arkadaşım bulunuyor. Bu durumlar yeterli ispatlar olarak sayarak işten ayrılırken kıdem tazminatımı isteyebilirmiyim? Ayrıca istifa dilekçemde kıdem tazminatımı talep ettiğimi nasıl belirtmem uygun olur? Kıdem tazminanıtımı vermemeleri durumunda gerekli başvuruları hangi merciye ve nasıl yapmam gerekecektir?
Teşekkür ediyorum.
Saygılarımla
-
Merhaba
Bu konu çok önemli patron tazminat vermemek için sürekli ihtar çekiyor. Ne olur acil cevaplarmısınız? Yoksa haklarım gidebilir.
Çok teşekkür ederim.
Benim sorunum diğerlerinden biraz daha farklı.
Bu firmada uzun yıllardır çalışıyorum. İşe ilk girdiğim andan itibaren bordrodaki net maaşımdan daha düşük bir maaş almaktayım. Bu durum şundan dolayı oluyor, onuda açıklayayımda maaşı farklı bir firmadan aldığım için yüksek gözüküyor fakat elime geçmiyor. Ben ödemeyi bankadan alıyorum. Herhangi bir evrakta imzalamadım. İlk zamanlar pek rahatsız olmadım ama sonradan zamlarımı düzenli yapmayınca mağdur durumda kalmaya başladım. Üstelik bordroma yapılan zamlar ,zamanında yapılıyor ve eğer geç yapılıyorsa aradaki fark karşı firmadan tahsil ediliyor. Ama ben zam farklarımı bile alamıyorum.
Bu konuları patronumla konuşmadım. Maaşıma 2 yıldır zam yapılmayınca 3 ay önce zam istedim ama ilgilenmedi.
Sorum şu olacak;
1- Öncelikle izlemem gereken yollar nelerdir?
2- İş sözleşmemi ücretin tam ödenmemesinden dolayı fesh edebilirmiyim. Edebilirsem eğer ne şekilde etmem gerekir.
3- Maaş farklarımın hepsini alabilirmiyim?
4- Bölge çalışma işverenden farklarını iste dedi ama sözlü olarak zaten zam istedim. Onu vermiyor bana , bunumu verecek. İşverene yazılı evrakta vermem gerekiyormuş. İyide bu onu onaylamazki. Sonuçta benim haklarım kayıtlarda belli neden bu kadar formaliteye gireyim anlamadım.Yani ben bu yolları izlemeden direk işten ücretim tam ödenmediği için işten çıkıyorum desem , tazminat ve farklarımı alamayacakmıyım.
-
Yazan: 08 - 02 - 2008 : 16.59 - ^^Tt^^
Merhaba
Ali Nesin'in babasına ait olduğunu söyleyerek röportajda kullandığı Cümlelerden "Başörtüsünü yasaklamaya çalışmak aptallıktır " Sözleri
"...Cumhuriyetin laiklik niteliğinin değiştirilmesi amacını güdemeyecekleri gibi bu amaca yönelik faaliyetlerde, beyanlarda bulunamayacakları, bu kuralı göz ardı etmenin laiklik ilkesinin korunmasını imkansız kılacağını keyfiliğe yol açacağı...
..Yüce milletimiz ve ülke ile milletin koruyucusu olan yasalar önünde sorumluluğun anayasa ve yasalar gereği bu yönde beyan ve faaliyetlerde bulunan siyasi partilere ait olacağı gözden kaçırılmamalıdır...
...Anayasa'da yer alan hak ve hürriyetlerin devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğünü bozmayı ve insan haklarına dayanan demokratik ve laik cumhuriyeti ortadan kaldırmayı amaçlayan faaliyetler biçiminde kullanılamayacağı, Anayasa ve yasalarda hüküm altına alınmış, ayrıca yaptırımları gösterilmiştir.''
Yargıtay Başsavcısı Abdurrahman Yalçınkaya'nın yukarıdaki Açıklamasına göre Suç teşkil eder mi?
Laiklik aleyhtarlığı Düşünce özgürlüğü kapsamında değerlendirilebilir mi?
Herşeyden önce Sözler Ali Nesin'e ait olsaydı Bu sözlerinden dolayı Yasalarda var olan bir konuyu Aptallıktır sözleri ile eleştirmek,fikir beyan etmek(Türkiye Cumhuriyetinin Hukuk'un üstünlüğünü kabul edersek-ki öyledir;en azından bu amaçtadır...) Hukuk'a yasa yapıcılarına anayasa ve Laiklik elkesine muhalif Düşüncede değerlendirilebilir mi?
Saygılarımla S.Nur
-
Yazan: 08 - 02 - 2008 : 16.24 - dicarlo36
Merhaba, ben 5 Ay boyunca bir firmada çalıştım. Bu firma beni 5. Ayın sonunda işten çıkarttı fakat yazılı bir belge tarafıma verilmedi.Sonraki gün kabul etmeyip işe gidince güvenlik almadı.1 aylık maaşım + İhbar Tazminatı + KDV geri ödemesi alacağı var üzerinden 1 ay geçti sigortamı da yatırmışlar ancak parayı henüz alamadım 6 ayım da dolmuş oldu şimdi işe iade davası açsam sonuç alabilir miyim. teşekkürler
-
Yazan: 08 - 02 - 2008 : 15.48 - mdemir010
sayın avukatlar
benim üzerime olan bir borçdan dolayı icra ğeldi. fakat bu borcun bir kısmı senetli bir kısmıda senetsiz. tebliğat süresi içersinde itiraz etmediğim için borcu kabul etmiş oldum. benim sormak istediğim ;
1. bu benim senetsiz olan borcumu ödedikten sonra dava açarsam alabilirmiyim
2. mal beyanında bulunmadığım için ben cezaevindeyken eşim avukatla ğörüşmüş.avukat beni cezaevnden çıkarmak için belli bir miktar(200 ytl) asıl borç harici bir para vermiş bu yasalmıdır.
sayğılarımla
-
Yazan: 08 - 02 - 2008 : 15.48 - Tripnaz
Merhabalar
4 ay ödenmeye sigorta hakkımı işverenden talep edeceğim.Fakat konuşarak alabilceğimi sanmıyorum bu konuda izlemem gereken hukuki yol nedir ? Bunun dışında da bu yıl çıkan asgari ücret indirimi uygulaması ile ilgili bir sorumda olacak.Eğer devletin bize vermeyi uygun gördüğü bu ücretide vermemek gibi bir durumu olursa,bu konuda kendisini şikayet edeceğim merciler neresidir?Nasıl bir yol izlemeliyim?Yardımcı olacaklara şimdiden teşekkür ederim...
-
Yazan: 08 - 02 - 2008 : 15.45 - seltop
Babam sağ annem öleli bir kaç yıl oldu. Kardesimin birtanesi değerli mulkumuzu kendi ustune gecirdi ve kendi olmayan ama bizlerin olup ta gecmiste kendi ustune gecirdigi mallarla takas gibi gosterip bu son mallari karsilik gostermiscesine kendi ustune gecirdi. Takas mallarini da babamiz diger kardeslerime verdi. Ben memurum ve bu olaylar hep onların cevresinde gelisiyor. Ama buyuk haksizliklar oldugunu herkes biliyor. Ben babam olunce dava acmak istiyorum ama cok buyuk masraflar odemem gerektiginden bahis ediliyor. Toplam mallarin bedeli 3-5 milyon YTL civari. Ben memur olarak sifir durumdayim. Bana bu davalar ile ilgili maliyet v.s. (gerci anlasmaya bakar ama avukat dahil) ile ilgili bir yol gosterirseniz cok sevinecegim. Magduriyetimin mutlaka cozumunu bulmam lazim. Simdiden tesekkurler.:rolleyes:
-
doğrudan gelir desteklenmesine haciz konulmasına ilşkin 2 farklı yargıtay kararı var bu tarihten sonraki yargıtay kararı bulamadım .varsa meslektaşlarım benimle paylaşırsa memnun olurum
T.C. YARGITAY
12.Hukuk Dairesi
Esas: 2003/4478
Karar: 2003/7240
Karar Tarihi: 03.04.2003
ÖZET: Çiftçilere yapılacak doğrudan gelir desteği ödemeleri, diğer kamu kurum alacaklarına mahsup edilemez.Bu sebeple borçlunun banka hesabındaki paranın haczi mümkün değildir. Temelde devlete ait bu paranın borçlu çiftçiye veriliş amacı da gözetilerek haczi mümkün değildir.
(2004 S. K. m. 82)
Dava: Merci kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Tarımda mevcut destekleme politikalarının değiştirilerek çiftçilere doğrudan gelir desteği sağlanması ve kayıt sisteminin oluşturulması amacı ile ülke çapında uygulama yapılmasına ilişkin 13.12.2001 tarih ve 2001/3405 sayılı kararnameye eklenen 1. maddeye göre (çiftçilere yapılacak doğrudan gelir desteği ödemeleri diğer kamu kurum ve kuruluşlarının alacaklarına mahsup edilemez)
Somut olayda, borçlunun yukarıda açıklanan nitelikteki banka hesabına haciz konulduğu görülmektedir. Dairemizin yerleşik içtihadına göre temelde devlete ait bu paranın borçlu çiftçiye veriliş amacı da gözetilerek haczi mümkün değildir.
Alacaklının sıfatı kamu kuruluşu niteliğinde olup olmaması ya da özel hukuk tüzel kişisi olması yukarıdaki ilkeye etkili bulunmamaktadır.
O halde, şikayetin kabulüne karar vermesi gerekirken reddi isabetsizdir.
Sonuç: Borçlunun temyiz itirazlarının kabulü ile mercii kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK. 366 ve HUMK.'nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA) , 03.04.2003 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
T.C. YARGITAY
11.Hukuk Dairesi
Esas: 2004/9452
Karar: 2005/6054
Karar Tarihi: 13.06.2005
ÖZET : Uyuşmazlık, davacı adına yatırılan doğrudan gelir desteği ödemesinin haczedilip, başka borçlara mahsup edilip edilmeyeceği noktasında toplanmaktadır. Bu durum karşısında, mahkemece icra takip dosyası ile doğrudan gelir desteği ödenmesine ilişkin kararların örnekleri dosya içine getirtilip, şayet 2000/2172 sayılı karara göre yapılan bir ödeme olduğunun anlaşılması halinde 2001/3405 sayılı karara göre haczinin dolayısıyla borca mahsubunun yapılamayacağı, 2002/4165 sayılı karara ilişkin ise borca mahsubuna engel bir durum bulunmadığı dikkate alınarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekir.
(2004 S. K. m. 82)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Kızılırmak Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 15.04.2004 tarih ve 2003/104 - 2004/56 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Berkant Şengel tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı, davalı kooperatifin üyesi olduğunu, borçların taksitlendirilmesinden yararlanarak ana parayı ödediğini, buna rağmen adına tahakkuk ettirilen çiftçi destekleme parasının borca mahsup edildiğini, anılan paranın iadesi gerektiğini ileri sürerek, 2.120.000.000.-TL.nin tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı temsilcisi, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, davacının davalı kooperatife ait borcu nedeniyle doğrudan gelir desteğine haciz konularak tahsil edildiği, temelde devlete ait olan bu paranın veriliş amacı da dikkate alınarak haczinin mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, 2.119.824.000.-TL.nin tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, haczedilen doğrudan gelir desteğinin tahsili istemine ilişkindir.
Bakanlar Kurulu'nun 12.12.2000 tarih ve 2000/2172 sayılı kararı ile çiftçilere doğrudan gelir desteği ödenmesi kararı alınmış ve anılan karara 13.12.2001 tarih 2001/3405 sayılı kararla ek madde ilave edilerek çiftçilere yapılacak doğrudan gelir desteği ödemelerinin diğer kamu kurum ve kuruluşlarının alacaklarına mahsup edilemeyeceği düzenlenmiştir. 2000/2171 sayılı karara dayalı ödemelerin 2001 yılının ikinci yarısı ile 2002 yılının ilk yarısında ödeneceği hükme bağlanmıştır.
Bakanlar Kurulu'nun 04.05.2002 tarih 2002/4165 sayılı kararı ile çiftçilere doğrudan gelir desteği sağlanması uygulamasına devam edilmiş, ancak ödemelerin mahsubuna ilişkin bir düzenleme yapılmamıştır.
Somut olayda davacı adına Kızılırmak Ziraat Bankası Şubesi'ne yatırılan 2.119.824.000.-TL doğrudan gelir desteğinin, haciz sonrası davalının takip alacaklısı bulunduğu Kızılırmak İcra Müdürlüğü'nün 2001/384 sayılı takip dosyasına aktarıldığı anlaşılmaktadır. Uyuşmazlık, davacı adına yatırılan doğrudan gelir desteği ödemesinin haczedilip, başka borçlara mahsup edilip edilmeyeceği noktasında toplanmaktadır. Bu durum karşısında, mahkemece icra takip dosyası ile doğrudan gelir desteği ödenmesine ilişkin kararların örnekleri dosya içine getirtilip, şayet 2000/2172 sayılı karara göre yapılan bir ödeme olduğunun anlaşılması halinde 2001/3405 sayılı karara göre haczinin dolayısıyla borca mahsubunun yapılamayacağı, 2002/4165 sayılı karara ilişkin ise borca mahsubuna engel bir durum bulunmadığı dikkate alınarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın, davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 13.06.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
-
Ben bir arkadaşa 4.ooo.ytl kefil olmak üzere bankaya kefalet sözleşmesini imzalamak üzere gittim.Şartnamenin son sayfasında ismimin bulunduğu yeri imzaladığım sırada banka görevlisi bana kefaletimin 4.000.ytl olmadığını 65.000.ytl olduğunu söylemesi üzerine imzalamaktan vazgeçtim.İmza attığım şartnameyi istemem üzerine banka görevlisi bana borçlu ve diğer kefilin imzalarını göstererek sayfaların tümü imzalanmadıkça şartname geçersizdir diyerek borçlu ve kefilin şartnamenin tüm sayfalarını tek tek imzaladıklarını gördüm.Ancak daha sonra borcun bir kısmının ödenmediği iddiasiyla bana noter kanalıyla tebliğat çekildi.Bende kanuni süre içerisinde bu borca Noter kanalıyl itiraz ettim.Banka bunun üzerine borçlu tarafından ipotek olarak verilen gayrimenkule rücu etti.
Bu durumda benim riskim nedir.?aydınlatılırsam memnun olurum.
-
Yazan: 08 - 02 - 2008 : 15.07 - omer_sea
Dedem 1. dünya savaşı sırasında Kosova' dan Türkiye' ye gelmiş. Türkiye'ye geliş tarihi ile vatandaşlığa kabul tarihini öğrenmek istiyoruz.Tüm kimlik bilgileri mevcuttur.Yardımcı olursanız sevinirim......
-
Yazan: 08 - 02 - 2008 : 14.51 - fatih530
merhaba benim size bi sorum olacak biz 2005 yılında cilio engelli arabası aldık engel:işitme ve duyma
bize 5 yıl vergi ödemeyeceğimizi söylediler ve 2008 de 2,400 kdv vergisi çıkardılar ve şubat 2008 de ise 7,350 ytl ÖTV vergisi çıktı ama bize 5 yıl hiçbir vergi ödemeyeceksiniz dediler.kdv vergisini 2,400 ytl olarak ödedik fakat bu ötv vergisi çok pahalı biz dava açmayı düşünüyoruz dava açsak kazanırmıyız?bu davayı açmak bize kaç ytl olur?cevabınız için teşekkür ederim
-
Yazan: 08 - 02 - 2008 : 14.48 - themis08
Kooperatif aleyhine açılmış alacak davası devam ederken kooperatif tasfiye edilmiş.Bunu alacak davası sonuçlandıktan sonra öğrendik.Bu durumda ne yapılabilir ? Tüzel kişiliğin ihyası davası açmaya gerek var mı? Bu konuda Yargıtay kararı da bulamadım.Yardımcı olabilirseniz sevinirim..
-
Merhaba.
Kendime ait blog sayfamda yorum yolu ile ağır derecede bana ve nişanlıma hakaret edildi. Kişinin Ip adresi ve tarihi saati şu an bende mevcut. Dava açmayı düşünüyorum çünkü hayatımda ilk kez böyle birşeyle karşılaşıyorum ve derin üzüntü içindeyim.. Sormak istediğim.
Detay: olay Türkiye saati ile 00:43 de olmuş internet kafede olma ihtimali son derece az. yada o saatte bir internet kafe çıksa bile açık olmaması gerekmekte ancak kendisi orada olabilir.
1.) dava açmak için belirli bi para yatırmam gerekir mi ?
2.) bu kişiye verilecek cezanın ağır olması için manevi tazminat davası açabilirmiyim ?
-
Yazan: 08 - 02 - 2008 : 14.36 - 3gül
Bir belediyede 1995 yılından 1997 kasım ayına kadar işçi olarak ve 1997 yılından bu yana da devlet memuru olarak çalışmaktayım. 1996 - 2000 yılları arasında zorunlu tasarruf payı kesildiği halde belediyece yatırılması gereken pay yatırılmamış. hangi mercilere başvurmam gerekir... İdare mahkemesinde dava açabilirmiyim. açarsam ne şekilde açabilirim. teşekürler ...
-
selamlar ben kavacık goksu evlerinde guvenlik gorevlisi olarak görev yapmaktaydım vardıyamızda nobet mosasında yangın cıktı ve moba kullanılmaz hale geldi polıs ve itfaiye kayıtlarında ismım gecmemesine ragmen benden ve diğer arkadaşlardan 50 veya 100 ytl arası para kesildi işten çıkış için istifa dilekçemizi verdiğimizde içerde kalan 5 gunumuzude moba parası diye 125 ytl alı konuldu bana yardımcı olurmusunuz bu konu hakkında nasıl bır yol izlemem gerekiyorr
-
Yazan: 08 - 02 - 2008 : 13.53 - ak8244
Sn. Hukuki.net üyeleri;
Öncelikle forumun diğer sayfalarını gezerek sorunuma yakın cevaplar olup olmadığını gözlemledim,tam anlamıyla net bir cevap bulamadım.Eğer var da gözümden kaçtıysa tekrar meşgul ettiğim için özür dilerim.
Sorum şu;
2007 Şubat ayında kurulan 120.000 ytl sermayeli bir anonim şirketin %10 hisseli üyesiyim.Aslında şirketin zorda kalmaması,iş yapması amacıyla ortak oldum.
Halen şirketin hem çalışanı hem de yönetim kurulu üyesi vasıflarım var.Şirket ortağı olduğum için bağkura üyeliğim yapıldı.Ancak bu güne kadar şirket benim bağkuruma hiç bir ödeme yapmamış ve 3.500 ytllik bir borç birikmiş durumda.
Bu borç şirketin borcumu yoksa benim şahsi borcum mu?
Ayrıca şirket henüz 2007 yılı vergisini de ödemedi,bundan sorumlu olduğum kısım ne oranda?Bir de şirketin üzerine 20 dönümlük bir arazi var.Şirkete ait gayrimenkul olması ilerde bu borçların haczi gerekirse nasıl bir durum getirir?
Sanırım yoğun bir soru içeriği oldu.Yardımcı olan arkadaşlar çok teşekkür ederim.
Saygılar.
İyi çalışmalar.
-
Yazan: 08 - 02 - 2008 : 12.44 - Tripnaz
Merhabalar
4 ay ödenmeye sigorta hakkımı işverenden talep edeceğim.Fakat konuşarak alabilceğimi sanmıyorum bu konuda izlemem gereken hukuki yol nedir ? Bunun dışında da bu yıl çıkan asgari ücret indirimi uygulaması ile ilgili bir sorumda olacak.Eğer devletin bize vermeyi uygun gördüğü bu ücretide vermemek gibi bir durumu olursa,bu konuda kendisini şikayet edeceğim merciler neresidir?Nasıl bir yol izlemeliyim?Yardımcı olacaklara şimdiden teşekkür ederim...
-
Merhabalar;
2007 ekim ayında üniversitem aleyhine, yürütmeyi durdurmak için dava açtım. mahkeme yürütmenin durdurulmasına karar verdi.
Daha sonra okulun itirazını da reddederek kararı bana gönderdi. Fakat dava dilekçemde yargılama giderlerinin karşı tarafa yükletimesini istmeme rağmen son gelen yazıda mahkeme bu konuyla ilgili bir açıklama getirmemiş, sadece itirazın reddedildiğini belirtmiştir.
Şimdi yargılama giderlerini alabilirmiyim? Ve almak için nereye başvurmam gerekir?
yardımlarınız için teşekkürler.
-
Yazan: 08 - 02 - 2008 : 12.16 - seref.a
Herkese Selam.....
Türkiye'de 9000 is gününü 3,5 $(dollar)'dan pesin ödemek istiyorum !!
Almanya'da is balangic 27.11.1979
Almanya'da is bitis 31.12.2004
31.12.2004'den bugüne kadar hicbir yerde calismadim. Hicbir yerden aylik gelirim yoktur, ve Almanya'da calismayi hic düsünmiyorum.
Ailem calistigi icin hastalik sigortam onun üzerinden devam edioyor.
1. Benim kesin bilmek istedigim 32.000 $ (dollar) ödediğim'de (YTL) aylik maasim nedir ??
2. Türkiye'ye kesin dünüs sartim var mi ??
3. Almanya'dan kesin dönüs sonrasi Türkiye'de pirim iadesi süresi nekadardir ??
4. Almanya'dan gelen pirim iadesi SSK'ya bırakilarak emekli olabilirmiyim ??
5. 25'sene is verenden kesilen pirim 26.343 € (euro)
Benden kesilen 26.888 € (euro)
6. 25 yilik calismis sürem ve 51 yasindayim ......!!!
Kesin ve net bilgi istiyorum
Selamlar / Sevgiler - Iyi mesailer
A.S
-
Yazan: 08 - 02 - 2008 : 11.37 - maliyet
Merhabalar,
1 yılı geçkin bir Süper Market'te, Cumartesi ve Pazar dahil açık olan bir işletmede Eşim çalışmakta. Yıllık izin olarak 14 gün deniliyor. İzin başlangıcı 28.01.2008 bitiş olarakta 11.02.2008 belirlenmiş. Normalde 14 + 2 olması gerekmezmi bu yıllık izin'nin. Bu konuda yardımcı bilgi verebilirmisiniz. Eğer hakkımız ise (14+2) bunu nasıl talep edebiliriz.
Teşekkürler...
-
Yazan: 08 - 02 - 2008 : 10.20 - gaffur130
Arkadaşlar Merhaba.
Hepimiz ister istemez fazla mesaiye zorlanmaktayız ve iyi niyetlerimizi kullanarak bizden fazla çalışma yönünde faydanan firmalarda hepimiz ekmek parası için sesimizi çıkarmadan çalışmaktayız.Yaptığım araştırmalar sonucu sen beyaz yakalı sen mavi yakalısın gibi mesaiye vermemek için yapılan sınıflandırma diye bir şeyin olmadığını özel sektörde mavi -beyaz yakalı şeklinde bir çalışan gurubu olmadığını (sadece devlete ait iş yerlerinde olduğunu)her çalışanın 45 saat üzeri çalışmasının fazla mesai gerektirdiği hakkında bilgi aldım.Konu hakkında bilgisi olan arkadasların bilgisini ve yorumlarını beklemekteyim gerçektente böyle bir şey varmıdır.
Saygılarımla
-
Yazan: 08 - 02 - 2008 : 10.02 - ogulter
Bir kamu kurumunun Basın ve Halkla İlişkiler Yönetmeliğini hazırlıyorum. Yönetmeliğin halkla ilişkiler bölümü ile ilgili düzenleme yaparken, faaliyetlerin organizasyonu sırasında sponsorluk müessesinden faydalanılabileneceğini gördüm. Bunun hukuki dayanağını araştırdım, ancak sadece 3289 sayılı kanunla sportif alanda yapılan düzenlemeye ulaşabildim. Kamu kurumlarının sponsorluk müessesesinden yararlanabilirliği konusunda bilgi ve belgesi olanların yardımcı olmasını istiyorum. Saygılarımla.
-
ZAMAN MEYHANESİNDE
Bir kadeh dakika içtim bir saniyede,
Ümidi ümitsizlikte bulduğum zaman meyhanesinde.
Ayların yılları kovaladığını aynalarda ki bende gördüm,
Saçlarımda sonbahar mevsimini pamuk pamuk yaşadım.
Gençlik dediğim en ulvi ömrü,
Budadım birkaç sayfa içinde makas makas..
Sonsuz ufukta iğne ucu kadar bir ışık,
Ben koştum o uzaklaştı zaman meyhanesinde.
Gerçekleri yazdığımda kağıt gecenin karanlığı gibi,
Mürekkep utancından siyah içinde kaybolmuş kırmızı..
Takat yok derman dertte kaldı ,
Çileler harman oldu feryat mevsiminde.
Bin hayat öldü bin hayat dirildi,
Ama bir hayat pisi pisine zaman meyhanesinde.
Hüseyin Tuztaş
-
Yazan: 08 - 02 - 2008 : 04.45 - cheliksel
Öncelikle konu ile ilgili onlarca mesaj bulunmasına rağmen yinede kendi sorularıma cevap niteliğinde yeni cevaplarla karşılaşabileceğim için yeniden bu konuda mesaj yazıyorum. Yönetimden bu durum yüzünden özür dilerim.
-----------------
A bankasından 8000 ytl limitli bir kredi kartım.
B bankasından toplam 3250 ytl limitli bir kredi kartım ve 7500 ytl olarak çektiğim ve ilk üç taksitini ödeyebildiğim bir bireysel kredim mevcut. ( idi )
2007 yılı başından itibaren iş hayatım çok zor duruma girdiği için ödeme yapamaz duruma düştüm ve o günden itibaren herhangi bir ödeme yapamadım. ( bireysel kredi bahsettiğim zamandan yaklaşık 4 ay sonra çekildi ve kullanıldı )
Durumum doğal olarak belli bir süre sonra bankalardan avukatlara intikal etti ve birkaç defa noter aracılığıyla ihtarname gönderildi. 2007 nisan ayında bazı sebeplerden dolayı ailemin yanından ayrılarak ( o güne kadar ailemin yanında yaşıyordum ) başka bir semte taşınmak zorunda kaldım ve bazı işsel durumlar dolayısıyla ikametimi oturduğum yeni adresime almak durumunda kaldım. ve 2007 Nisan ayında eski oturduğum adresimdeki muhtarlıktan naklimi alarak yeni adresime verdim. Bu esnada ikametgah gerektiren durumlar iptal olduğu için yeni muhtarlığa gitme gereğim olmadı. ve takribi 10-2007 ayı içerisindeydi sanırsam yine ikametgah ihtiyacım olduğunda yeni muhtarlığıma gttim ve ikametgah almak istedim. Fakat kaydımın olmadığını söylediler. Şükür ki nakil belgemide sanki içime doğmuşcasına yanıma almıştım. Onu verdim ve o şekilde kaydımı yaptırmış oldum ve ikametgahımı almış oldum. Eski yani ailemin adresinde bir bağım kalmadı. Yalnızca haftada bir iki günlüğüne onlara misafir olarak gidip kalıyorum. Avukatlar ile ( her iki bankanın ) görüşmeler sonucunda şu sıralar ( konuşma yaptığım dönem olan 10. aylar için ) ödeme yapamayacağımı, işlerimin kötü olduğunu fakat ödememe niyetinde olmadığımı ancak müsait duruma geldiğimde ödeme yapabileceğimi söyledim. Onlarda bu işler senin işlerinin iyileşmesini beklemez diyerek ailemin evine icra memurları gönderdiler. ( tebligatlar oraya yapılmıştı ve eldenherhangi bir tebligat almamış olmama rağmen postacı muhtarlığa bırakmış. muhtarlık kaydımın oırda olmadığını söylemesine rağmen postacı beyan etmiş ve muhtarlık almak zounda kalmış. burada postacı beyanının geçerli olduğunu öğrendim bazı araştırmalarım sonucu ve dolayısıyla muhtarlığa adıma bırakılan bir evrakında benim şahsen imzalayarakalmış sayıldığımı öğrendim) evde olmadığım zamanlarda giden icra memurlarını babam eve almak istememiş ve orda yaşamadığımı kendisiyle bir bağım kalmadığını söylemiş. Onlarda gelsin borçları için konuşalım anlaşalım gibi not bırakmışlar. her iki banka adına gelen memurlar içinde aynı senaryo yenilenmiş.
Şimdi sorularım şunlar.
1- ben ailemin evinde yaşamıyor olmama ve sadece haftada bir iki gün misafir olarak gidip kalıyor olmama rağmen ve o evde yani o adreste adıma hiç bir mal bulunmamasına rağmen o adreste haciz işlemi yapılabilir mi ?
2- benim ikametgahımı oradan alarak başka bir yere naklettirmiş olmamın böyle bir duruma etkisi nedir.Yani tebligat oraya yapıldı ama artık orada yaşayan biri değilim. Dolayısıyla orada yaşamadığıma göre icra memurlarının oraya gitmeleri yinede normal mi ?
3- 8000 liralık kredi kartımın enson 15 gün kadar önce konuştuğumda 17,000 ytl civarında olduğu ve 3250 liralık kredi kartı borcumun 5750 ytl civarı ve 7500 liralık ve 3 taksitini ödediğim kredi borcumunda 12,000 ytl civarında olduğunu öğrendim. Bu kadar artışlar normal midir ?
4- Ödememe niyetinde değilim fakat şu an çalıştığım işyerinde 800 ytl maaş alıyorum ve sigortamın yapılmasını istemedim. ( haciz koyulmaması için ) Bu koşullarda ancak en fazla 500 ytl sini ayırabilirim. avukatlara gidip ben bu durumdayım iki bankaya 250 şer ytl ödeyebilriim aylık, ancak borcun durdurulmasını ayrıca faizlerinde silinmesini istiyorum desem, makul bir teklifte bulunmuş olur muyum ?
Çünkü hepinizin takdiri;
19,000 ytl borcunu ödeyemeyen bir kişi 35,000 ytl borcu nasıl ödesin.
5- burada beni en çok tedirgin eden olay, artık orada yaşamıyor olmama rağmen ailemin evine gidilmesi. Orada yaşamadığım halde ve orada bana ait tek bri şeyin dahi bulunmuyro olmasına rağmen, o adreste herhangi bir haciz işlemi yapılabilir mi ?
Çünkü babam kalp rahatsızlığı olan birisi. Böyle bir durumda Mazallah kötü birşeyler olmasından korkuyorum. Kaldı ki Allah korusun öyle bir durum vuku bulduğu anda bende bırakın borç ödemeyi, katil olmamak için kendime nbasıl hakim olacağımı bilemiyorum.
Sizlerden ricam lütfen bana bilgi vermeniz. Elbetteki kimse buna mecbur değil bunun bilincindeyim. Bu yüzden çok rica ediyorum. Kabul aramızda avukatlar ve benim gibi durumda olanların davalarına bakan avukatlarda mevcut. Ve işiniz bu ama netice itibariyle zor durumdayım ve benim davalarıma bakan avukatlar dahil kimsenin kendi parası değil bu borçlar. O yüzden bir vatandaş olarak inanın zor durumdayım. Sayısız avukata danıştım. Hepsi farklı yorumlar yaptılar. Kimisi ne yapar ne eder o adreste haciz yaparlar diyor. Kimisi senin adına birşey yoksa korkma hiçbirşey alınamaz o adresten diyor. Ama inanın kafam çok karıştı.Lütfen beni nelerin beklediği konusunda fikirlerinizi esirgemeyin benden.
Bu arada bütün dosyalar için mal beyanında bulunmuş olmama rağmen öğrendiğim kadarıyla hepsi içinde ayrı ayrı mal beyanı davası açılmış durumda.ve hepsi için mahkemem var. Bu durumda herhangi bir ceza söz konusu olur mu. Mal beyanında bulunduğum dosyaların yani evrakların hepsinin kopyaları bende mevcut.
---------------
Çok uzun bir mesaj yazdığım için ve sizleri bu kadar uzun bir yardım mesajı okumak zorunda bıraktığım için herkesten çok çok özür dilerim. Amacım maksimum bilgiyi verebilmek ve cevap verme tenezzülünde bulunacak lan kişilere durumum hakkında yeterli açıklamayı yapabilmiş olmaktı.
Şimdiden herkese çok teşekkür ederim.
-
Yazan: 08 - 02 - 2008 : 03.09 - alroy
Değerli yardımsever arkadaşlar ;
Bu sorunuma ilgi gösteren okuyan cevaplayan , cevaplamayan veya cevaplayamayan herkese şimdiden çok teşekkür ediyorum.
Ben 2 aydır daha yeni yapımı bitmiş , 41 dairesi olan 13 dairesi dolu olan bir sitede kiracı olarak ikamet etmekteyim.
Benim sıkıntım sitenin otomatik(elektirik) , asansör , kapıcı giderleri vs.. gibi tüm masrafları mütahit tarafından bu 13 daireye paylaştırılarak tahsil edilmek isteniyor.
Benim mantığıma göre (benim mantığım doğrumu yanlışmı bilemiyorum) bu giderlerin 41 daireye bölünmesi ve boş olan dairelere düşen bedelde daire sahiplerinden tahsil olunması gerektiğin düşünüyorum.
Bu konudaki bana değerli yorumlarınızı yazmanızı rica ediyorum.
Bu konu ile alakalı bir kanun var ise o kanuna nasıl ulaşabileceğim hakkında yardımcı olursanız çok sevinirim.
Herkese şimdiden saygılar sevgiler.
-
Başbakan Erdoğan, dış destek aramak için İngiltere'yi
ziyarete gitmiş. Ziyareti sırasında Kraliçe tarafından çay içmeye davet
edilen Erdoğan, Kraliçeye kendi liderlik felsefesinin ne olduğunu
sormuş. Kraliçe de çevremi akıllı insanlarla doldurmak cevabını vermiş.
Erdoğan bunun üzerine kraliçeye çevresindeki insanların akıllı olup
olmadıklarını nasıl ayırt ettiğini sormuş.
Kraliçe, onlara doğru soruları sorarak ayırt ediyorum diye
yanıtlamış ve izin verin göstereyim demiş.
Kraliçe hemen Tony Blair'i aramış ve Sayın Başbakan, lütfen bu
soruya cevap verin:
Annenizin bir çocuğu var, babanızın bir çocuğu var ve bu çocuk sizin
ne kız ne de erkek kardeşiniz.Kimdir bu? diye sormuş.
Tony Blair: Bu benim, majesteleri diye yanıtlamış.
Kraliçe: Doğru.Teşekkürler,iyi çalışmalar Blair demiş ve Erdoğan'a dönerek:
Gördünüz mü Sayın Erdoğan?
Evet majesteleri, çok teşekkür ederim, bu metodunuzu kesinlikle
kullanacağım diyerek oradan ayrılmış.
Yurda dönüşünde hemen Unakıtan'ı yanına çağıran Erdoğan,
"Kemal abi sana soracağım bir soruyu cevaplamanı istiyorum" demiş.
Unakıtan "Tabii efendim, nedir?"
Erdoğan:
"Annenin bir çocuğu var, babanın bir çocuğu var, ve bu çocuk senin
ne kız ne de erkek kardeşin. Kimdir bu?"
Unakıtan sağa bakmış sola bakmış düşünmüş taşınmış ve en sonunda:
"Efendim bunu biraz düşünüp sonra size cevap versem??" demiş.
Erdoğan kabul etmiş ve Unakıtan oradan ayrılmış, vakit kaybetmeden
Bakanlar Kurulunu toplantıya çağırmış, saatlerce bu soru üzerinde
düşünmüşler, ama kimse bir cevap bulamamış.
En sonunda Kemal Unakıtan Kemal Derviş'i aramış ve durumu açıkladıktan sonra:
"Annenizin bir çocuğu var, babanızın bir çocuğu var, ve bu çocuk;sizin ne kız ne de erkek kardeşiniz. Kimdir bu?"
Derviş: Bunda bilemeyecek ne var, tabii ki benim! diye yanıtlamış.
Cevabı alan Unakıtan hemen Tayyip'i arayarak:
"Cevabı buldum efendim, kim olduğunu biliyorum, Sayın Kemal Derviş"
demiş.
Tayyip büyük bir hayal kırıklığıyla cevap vermiş:
"Yanlış cevap Kemal Abi. Doğru cevap Tony Blair idi." :p
-
Merhaba
Öncelikle burada herkese yardımcı olduğunuz için teşekkür ediyorum. Sonrasına şöyle bir sorum, sorunum var..
Ev arkadaşım annesinin aynı şehire geleceğini o yüzden başka eve çıkmak istediğini bugün bana söyledi fakat sözlememizi biz 3 yıl önce temmuz ayında yaptık ve sözde olarak o sözleşme üzerinden zam yaparak devam ettirmekteyiz.
Bizim kendimiz çalışmadığımız için bir adet de kefilimiz bulunmakta. Ev arkadaşım sorumsuzca ben çıkıyorum diyerek beni yüz üstü bırakıyor bende bu parayı tek başıma ne yazik ki karşılayamam. Sözleşmede Benim ve ev arkadaşımın ve kefilin imzası bulunmakta. Bu durumda:
1.) Ev arkadaşım bu sözleşmeden hala sorumlu mudur?
2.) İzlemem gereken yol nedir?
3.) Ben kendime ait kirayı ödemeye devam ettiğimde o ödemezse dekontları saklayarak borcun ona ait olduğunu söyleyerek sorumluluğu ona devredebilirmiyim?
4.) Evle ilgili Aidat borcu gibi aylık giderler konusunda ne olur.
Vakit ayırıp okuğunuz için teşekkür ediyorum.
İyi Çalışmalar.
-
Yazan: 08 - 02 - 2008 : 01.33 - amoklavin
Yaklaşık 8 ay süren bir boşanma davası sonucunda mahkeme bugün beni haklı bularak eşimin açmış olduğu boşanma davasını reddetti..Eşim dava açıldığında çalışmıyordu,fakat şu an çalışıyor ve ssk sı yatıyor. Hakimin daha önce takdir ettiği aylık 250 ytl lik nafakayı ödüyorum. Şu an dava sonuçlandığı için nafaka indirim talebinde bulunabilir miyim. Dava şu an temyizde. Yoksa tekrar ayrı bir nafaka indirim davası mı açmam gerekir.
-
Yazan: 08 - 02 - 2008 : 01.16 - zhlkrt
Yurt disinda velayeti sizde olan cocugunuzla devamli kalmak istediginde, cocugun kendine ait pasaportu varsa, velayeti gosteren belge disinda her turlu resmi islemleri halletmek icin oturma izni basvurusu yada gocmenlik basvurusu gibi, diger tarafin baska yazili iznine gerek varmidir? Boyle bir belge varsa yazili ornegini bulmak mumkunmudur? Velayetin sizde oldugunu gosteren vukuatli nufus kayit ornegi disinda baska ayrintili bir belge alabilmek mumkunmudur?
Saygilarimla.
-
Yazan: 08 - 02 - 2008 : 01.09 - frk
2001 yılında kiraladığım bir araçla karıştığım bir trafik kazası sonucu taksirle yaralamadan(davacı şahsın bacağı kırıldı) ceza aldım. Karşı taraf iş görmezlik raporuna dayanarak maddi ve manevi tazminat davası açmış.Bu arada iş ve şehir değişikliğnden dolayı hiç bir tebligat almadım (kaza tarihinde iş yeri lojmanında kalıyordum).Dava görülmüş temyiz yolu kapanmış (danıştığım bir avukat karşı tarafta kimse olmadığından istedikleri gibi karar aldırmişlar dedi)
bir şekilde, 2006 mayısında evime icra geldi,iki bankada bulunan hesaplarıma (hesabı ben açmıştım şirket ödemeleri benim üstünden yapıyordu şirkete borçlandım işten çıkarıldım). İcradan gelen yazıyla boke oldu.Araştırdığımda mahkemenin 100000 ytl hüküm verdiğni ve faiz + masraflarla 600000 ytl ödemem gerektiğini öğrendim.(Kamu davası görülürken asgari ücretli çalıştığımı beyan etmiştim
avukatla görüştüğümde bu borcun ödenmesinin zor olduğunu ne alınırsa yoluna gidildiğini ima etti.Araç sahibindende tahsil edileceğini belirtti.Sonuçta ondan ve benden ana para kadar bir tahsilat yapıldı.(araç sahibi anlaşmış bir miktar ödeme yapmış benim işim bitti dedi bana)Avukatı daha sonra aradığımda tamam artık bu işi karıştırma dedi.Takipsizlik ile ilgili bir yazı istediğimde vermedi.
Ben bu borçla ömür boyu yaşayacakmıyım?
2006 mayıstan beri dosyada işlem yapılmadı sonucu ne olur?
Aynı banka hesabıma bilmeyen bir borçlum tarafından 500 ytl bir para yatırılmış
banka bloke var diye parayı vermedi.İcra dairesinden yazı istedi(diğer bankada işlem yapabiliyorum).Dosyada işlem yapılmayınca mekul kıymet olarak1 yılı aşan süreye girer mi?
Şu anda işsizim ve bu olaydan dolayı bir işe de giremiyorm.Sigortamı bir şirkete yatırtıyordum. Maaşa hiç bir haciz gelmedi.Ama canları isteyince haciz koyarlar mı?
Biraz uzun oldu kusuruma bakmayın.Tavsiyede bulunacak hukukçu arkadaşlara çok teşekkür ederim.
Sürç-i lisan ettimse affola.
-
Yazan: 08 - 02 - 2008 : 00.58 - admin
Sayın Hukukçu Özel bölüm üyelerimiz, çeşitli vesileler ile özel bölüme üye olanlar için çeşitli süprizlerimiz olacağını belirtmiştik. İşte bu süprizlerden bir tanesi ;
Sizler için hazırlanan Hukuki Net Forumcu v1 programını ileti sonundaki linkten indirebilir, program hakkındaki bilgi, soru ve yorumlar için
http://www.hukuki.net/forum/showthre...threadid=33563 linkindeki forumu kullanabilirsiniz.
Programı kullanabilmeniz için tek şartımız, bu programı başkaları ile paylaşmamanızdır. Bu program sadece hukuki net özel bölüm üyeleri için hazırlanmış olup, herhangi bir amaç için paylaşılmaması, dağıtılmaması önemle rica olunur.
Programın yapımcısı sayın Ulaş Değirmenci'ye teşekkürlerimizle ve Tüm Hukuki Net özel bölüm üyelerine faydalı olması dileklerimizle.
Eklenmiş Dosya
-
Yazan: 08 - 02 - 2008 : 00.45 - admin
Hukukçular için Hukuki Net Forumcu v1 Programı yayında
Sitemiz üyelerinden sayın Ulaş Değirmenci'nin yoğun çalışmaları sonucunda, Hukuki Net ÖZEL BÖLÜM ÜYELERİ İÇİN, tüm Hukuki Net haber, forum ve gelişmelerini takip edebileceğiniz bir program hazırlandı.
Hukuki Net forumcu, tüm hukuk dallarına göre anlık haberleri bilgisayarınızın masaüstüne getiriyor ve sizi uyarıyor. Dilerseniz tıklayarak anında sitey