-
Yazan: 07 - 02 - 2008 : 23.57 - 1ol
Babam annem oldükten sonra bir başka kadınla evlendi. Babam vefat etti, kadın yaşıyor. Kadının babamdan ve önceki eşinden çocuğu yok. Kadın vefat edince Babamdan kendisine intikal eden miras nasıl bölüştürülür. Saygılar.
-
Yazan: 07 - 02 - 2008 : 23.55 - deniz02
Mersin'de, Hıfzıssıhha Kurulu'nun yasak kararına rağmen, evsel ve sanayi atıklarının akıtıldığı Deliçay'ın kirli suyunda yıkanan sebzeler, pazarlarda satılıp sofralarımıza geliyor
Mersin'de, Karaduvar Mahallesi ile Kazanlı, Adanalıoğlu, Karacailyas beldelerindeki üreticiler, Toros Dağları'ndan çıkıp Çay Mahallesi'nden geçerek Akdeniz'e dökülen Deliçay'ın denizle birleştiği noktada, tarlalardan söktükleri yeşil sebzeleri yıkıyor.
Mersin'de yıllardır yapılan uygulama, Deliçay'ın suyunun sanayi ve evsel atıklarla kirlendiğinin saptanması üzerine yasaklandı. Ancak bu yasak, kâğıt üzerinde kaldı.
Engelle karşılaşmayan üreticiler, sabah erken saatlerde getirdikleri sebzeleri aynı şartlarda yıkamayı sürdürüyor. Sebzeler yıkandıktan sonra Sebze ve Meyve Hali'ne götürülüp Mersin ve çevre iller başta olmak üzere İstanbul, Ankara ve İzmir gibi büyük illere de gönderiliyor.
'Yeni su kaynağı lazım'
Deliçay'daki kirliliğin, D-400 karayolunun Çay Mahallesi Köprüsü ile Ataş Rafinerisi'nin doğusundan denize kadar uzanan 3 kilometrelik bölümünde son yıllarda ürkütücü boyutlara ulaştığı ileri sürülüyor.
Mersin Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Çevre Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Halil Kumbur, çayın suyunun canlı sağlığına zararlı toksik ve kanserojen maddeler de içerdiğini belirterek, şunları söyledi:
"Belediyeler, çayın suyu dışında sebzelerin yıkanabileceği günlük havuzlar veya buna benzer sistemler kurup üreticilere yardım etmelidirler. Buradaki sebzelerin üretilmesi o bölgede yaşayan insanların geçim kaynağı. Onlara başka su kaynakları sağlamamız lazım. Belediyelere bu konuda ciddi görev düşüyor. Bunlar yurtdışına bile pazarlanıyor."
Üreticilerden Alkan Öner, "Tüm Türkiye'ye buradan sebze gidiyor. Avrupa'ya bile gidiyor. Yıkayacak yer göstersinler, çayın suyunu kullanmayalım" dedi.
Milliyet
-
Yazan: 07 - 02 - 2008 : 23.49 - 1ol
Kardeşim eşinden boşanmak üzere mahkemeye başvurdu. Mülkiyeti kendi üzerine olup babm zamnında kendisine verilmiş olan bir malda kocası "Ben aldım ve eşimin üzerine yaptım " diye iddia ediyor. Mülkiyetin kardeşimin üzerine geçme tarihi 2002 den önce. Kardeşimin mülkiyet belgeleri yanısıra malın önceki sahibinin tanıklığı da var, Kocasının ise belgesi ve tanığı yok. Aralarında Mal rejimi sözleşmesi de yok. Mahkemede malın kardeşime ait olduğunu kanıtladıktan sonra kocası hakkında hangi kanunun hangi maddesine göre dava açabiliriz. Ve cezası ne olur. Saygılar.
-
Yazan: 07 - 02 - 2008 : 23.49 - deniz02
Sağlık Bakanlığı'nda, doktor olmadığı halde sahte diploma ile 10 yıldır çeşitli illerde hekimlik yaptığı tespit edilen bir kadın yakalandı. Sahte doktor, başka bir yere atama yapılması için geldiği bakanlıkta yakayı ele verdi.
Edinilen bilgiye göre, 36 yaşındaki Z.B.K., 1998 yılında düzenlediği sahte belgelerle kendisini tıp fakültesi mezunuymuş gibi gösterip hekimlik için müracaat etti.
Z .B.K. başvurusunun ardından Gaziantep Kömürler Şatır Höyük Sağlık Ocağı'nda doktor olarak göreve başladı. 10 yıl boyunca normal bir doktor gibi hasta muayene eden hatta ilaç bile yazan uyanık kadın, en son Çanakkale Ayvacık Küçükkuyu Sağlık Ocağı'nda görev yapıyordu.
Başka bir yere atanmak için bugün Sağlık Bakanlığı Personel Genel Müdürlüğü'ne gelen Z.B.K.'nin kişisel dosyasındaki bilgilerinde anormallik olduğu fark edildi. Bu şüphe üzerine bilgileri ayrıntılı bir şekilde incelenen kadının sahte diploma ile 10 yıl boyunca hekimlik yaptığı tespit edildi.
Görevliler, durumu polise bildirince sahte doktor olduğu iddia edilen kadın gözaltına alındı. Olayla ilgili soruşturma sürüyor.
MynetHaber
-
Yazan: 07 - 02 - 2008 : 23.32 - systemexp
Değerli Sn. hukukçu yetkililer, 3 yıl garantili olarak almış olduğum samsung lcd monitörüm 11. ayında arızalandı,ben de aldığım bayiye durumu bildirip,gerekli kontrolünü yaptırdım,arızayı gösterip, garanti kapsamında yapılması için ilimizin dışında farklı bir şehirdeki bayiye , o bayide kendi ilinde bulunan yetkili servis merkezine gönderdi,ancak ilk gönderim sonunda cihaz olduğu gibi arızalı şekilde bana iade edildi, kontrolümüzde arızayı tekrar görünce yeniden gönderdik,ancak yine aynen arızalı olarak iade edildi, bunun üzerine müşteri hizmetlerini arayıp,uzunca bir süre sorunu izah ettim, ancak anlamak istemedikleri için bana 40 dolar + kdv + kargo öderseniz bakarız dediler.
Bu yaptıklarının üzerine de birde sizinlemi uğraşıcağız gibi bir tavırda sergilenince, bende yasal haklarımı kullanacağımı beyan ettim,bunu hiç umursamayıp istediğinizi yapın biz uzmanlarımızın dediğine bakarız dediler,ayrıca 1 aylık süreyi de geçtiğini hatırlattım onlara ,bunun üzerine bizde cihazınız 13 iş günü kalmıştır,kargolama süreleri bizi ilgilendirmez dediler...
Cihazı 05-12-2006 da aldığımda kdv dahil :450.17 ytl ödedim.
Elimde 2 defa gönderdiğime ilişkin belge ,ve 1 servis raporu bulunuyor...
1-Yasal olarak yapabileceğim işlemler nelerdir?Bilgilendirmenizi,?
2-Garanti kapsamında 3 yıllık süre dolmadan isteğim anda bu işlemleri gerçekleştirmem de bir fark olurmu ? (şuan derslerim yoğun)
3-35 gün monitorsüz kaldım, ilgili yasal süre kargo hariç olarak mı hesaplanıyor?
4-Tüketici hakem heyetine başvurursam ilgili tutar oaln 450 ytl 2006 yılı limitlerinin içerisinde kalırmı?
5-Tüketici hakem heyetine cihazımın arızalı olduğunu nasıl kanıtlarım?
6-Tüketici hakem heyetine başvurumu yaparken ilgili memurlar ilgilenmezlerse, onlara karşı nasıl bir yaklaşımda bulunmalıyım?(Daha önce başka ürünle ilgili pek ilgili olmamışlardı.)
7-Bir firmanın servis merkezinin veya temsilci servisinin bulunduğum ilde olmamasının tüm garanti süresince sorumluluğunu ortadan kaldırmayacağını düşünerek,oluşabilecek kargolama ve diğer masrafların karşılanması yasal olarak kime ait olacaktir?
8-Çıkan hakem heyeti kararı bağlayıcı mıdır? Buna rağmen işlem yapılmazsa ne yapılabilir?
Bilgilendirmeler için şimdiden teşekkürlerimi sunarım....
İyi çalışmalar...
-
Muğla Milas'ta Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi öğretmeni öğrencilerine cüppe ve sarık giydirerek fotoğraf çekti.
Milas İlçesi'ne bağlı Çamköy Köyü´nün ilköğretim okulunda görevli 37 yaşındaki Rahmi Yavuzer hakkında, "öğrencilerini camiye götürüp, ellerine tespih verip, başlarına sarık, üzerlerine cüppe giydirerek fotoğraflarını çektiği, fotoğrafları da öğrencilere sattığı" iddiasıyla kaymakamlıkça soruşturma açıldı. Din öğretmeninin, fotoğrafları satın almak istemeyen öğrencilere de zayıf not verdiği iddia edildi. Gazetecilere, ``Sizin başka işiniz yok mu'' diye tepki gösteren Okul Müdürü Hüseyin Özçelik ise ``Din öğretmeni çocukları ister camiye, ister kiliseye ister cemevine götürüp gezdirebilir'' dedi.
Milas´a bağlı Çamköy Köyü´nde, 280 öğrencinin eğitim gördüğü Çamköy İlköğretim Okulun'da görevli Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi öğretmeni Rahmi Yavuzer´in, yaklaşık 1 yıldan beri çeşitli aralıklarla, 4, 5 ve 6. sınıf öğrencilerini ders sırasında okula 300 metre uzaklıktaki, 1830 yılında yapılan Çamköy Camii´ne götürüp, ellerine tespih verip, başlarına sarık, üzerlerine cüppe giydirerek fotoğraflarını çektiği iddia edildi. Din öğretmeninin, çektiği fotoğrafları da öğrencilere 1.5 YTL karşılığında sattığı, almak istemeyen öğrencilere ise zayıf not verdiği ileri sürüldü. Rahmi Yavuzer´in ayrıca derste 12- 14 yaş grubundaki öğrencilere, sorular sorup bilemeyenlere 1 YTL ceza verdiği belirtildi.
Öğretmen hakkında Çamköy Muhtarı Saffet Keskin ile Mehmet Kaya, Burçin Kaya, Tarık Akan, Bilal Keskin ve Sevtap Çelik isimli öğrencilerin velileri tarafından Milas Kaymakamlığı'na, İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü'ne ve Milas Cumhuriyet Savcılığı´na suç duyurusunda bulundu. Kaymakamlık, öğretmen Yavuzer hakkında soruşturma başlattı.
"CAMİDE AYYILDIZ DALGALANIR"
Okula 9 köyden öğrencinin geldiğini anlatan Muhtar Saffet Keskin ise öğretmen Yavuzer´in dinle ilgili aşırı tavırları nedeniyle daha öncende de birçok kez şikayet edildiğini ve uyarıldığını kaydetti. Muhtar Keskin, ``Ancak, öğretmenin bu yıl öğrencileri camiiye götürüp cüppeli, sarıklı fotoğraflarını çekmesi daha sonra da satmaya çalışması, almak istemeyenlere 1 notu vermesi, bardağı taşıran son damla oldu. Öğrencilerin karnelerindeki kırık notlarla olay patlak verdi. Mağdur öğrencilerin velileri ile birlikte şikayetimizi yaptık. Biz köyümüzün camisine ayyıldızlı Türk bayrağı takıp dalgalandırdık. Camide küçük beyinlerin yıkanmasına karşıyız. Müfredat dışına çıkılmıştır'' dedi.
ÇOK BORCU VARMIŞ
Öğretmen Yavuzer´in sorduğu soruları bilemeyen öğrencilerden para alması konusunda da Muhtar Keskin, ``Bu konuda yaklaşık 20 öğrenci velisi bana müracaat etti. Benim çocuğum da dahil, tüm çocuklar öğretmenin kendilerinden sürekli para istediğini anlattı. Sözlüye kaldırıldıklarını, bilemeyince de ceza yediklerini söylediler. Ben de bu durumu okul müdürüne bildirdim. Okul müdürü ise bu durumun normal olduğunu, çünkü öğretmenin çok borcu olduğunu, hatta bu nedenle kendisine sürekli ek ders verdiğini anlattı. Müdürün açıklamasına çok şaşırdım. En sonunda durumu ilçe milli eğitim müdürlüğü ve kaymakamlığa bildirmeye karar verdim'' diye konuştu.
SİZİN BAŞKA İŞİNİZ YOK MU
Çamköy İlköğretim Okulu Müdürü Hüseyin Özçelik ise, olayı araştıran gazetecilere tepki gösterdi. Özçelik, ``Sizin araştıracağınız başka bir şey kalmadı mı? Din dersi öğretmeni, öğrenciyi ister camiye, ister kiliseye, isterse cemevine götürebilir. Bu konuda kendisine karışamam. Ama öğrencilere cüppe ve sarık giydirdiğini, fotoğraf sattığını duymadım. Bazı öğrencilerin ders notlarının 1 olması normal. Konu ile ilgili gerekli soruşturma başlatıldı, başka bir şey söyleyemem'' diye konuştu.
CÜPPELİ FOTOĞRAFLAR BARDAĞI TAŞIRDI
Olayın köyde duyulması ve minik öğrencilerin camide çekilmiş cüppeli, sarıklı fotoğraflarının ortaya çıkmasının ardından bugün (perşembe) Çamköy Muhtarlığı önünde toplanan 40'a yakın öğrenci velisi ise protesto eylemi yaptı. Öğrenci velilerinden Muhsin Bige, ``Çocuklarımızı, Atatürk, cumhuriyet ilke ve inkilapları doğrultusunda eğitim almaları için okula gönderiyoruz. Öğretmenin bu tür davranışları aylardır huzursuzluk yaratmıştı. Ancak okul yönetimi önlem almadığı gibi adeta öğretmenin bu yöndeki davranışlarını destekler tutum sergiledi. Çocuklarımızın cüppeli fotoğrafları ise bardağı taşıran son damla oldu'' dedi.
İMAMIN HABERİ YOKMUŞ
Köylüler olayla ilgil imam Münir Oluktaş'tan da bilgi almaya çalıştı, cami önünde sık sık tartışmalar yaşandı. Çamköy Camii imamı Münir Oluktaş ise öğretmen Yavuzer'in öğrencileri gezdirmek ve ders anlatmak için sık sık camiye geldiğini aktardı. İmam Oluktaş, ``Ben Yavuzer'in caminin içinde cüppe giydirdiğini, sarık giydirdiğini ve fotoğraf çektiğini görmedim, ancak bunları duydum. Benden caminin anahtarını istediğinde kendisine veriyordum. Cüppeleri ne amaçla kullandığını bilmiyorum'' diye konuştu.
SORUŞTURMA BAŞLATILDI
Milas Kaymakamı Bahattin Atçı ise öğretmen hakkında yasal ve idari işlemlerin başladığını belirterek, ``Bu, bir eğitim kurumuna yakışmayacak olay. Geniş ve detaylı araştırılması için soruşturma başlatıldı. Konuyla ilgili fotoğraflar incelenecek. Şu an izinde olan öğretmen, okul müdürü ve öğrenci velilerinin ifadelerine başvurulacak. Bu konuda ne gerekiyorsa yapılacak, soruşturma sonunda öğretmene ne ceza gerekiyorsa verilecek'' dedi.
Öğretmein yarıyıl tatili nedeniyle Milas´da olmadığı öğrenildi.
Kaynak : Milliyet
-
Kar Vakti
Beyazlar içinde mücevher ağlar.
Parlar sadeliğinde o vakit.
Gönlüme buz gibi bir dağ bakışı çarpar .
Yaradır, kanatır. Der ki: git.
Gidemem…
Ellerin ellerime değmeden,
Yüzün yüzüme sürülmeden.
Saçlarının kokusunu benliğime hapsetmeden,
Gidemem…
Biri var ki içimde benden geçemez.
Sessizce ağlar, laldir;
Seni seviyorum diyemez…
Soğuk aşkım, sıcak umutlarım var.
Parıldayan yıldızlarım, yalnızlıklarıma kanar.
Kelebek kanadında dünya taşıyan,
Sevgisini karların üzerine kazıyan yaşar.
….Silinmez toprağa ulaşan sevda …
Ersin TOSUN/07.02.2008
-
Yazan: 07 - 02 - 2008 : 21.22 - aysemebe
Fenerbahçe-Galatasaray derbisinde "taraftar taraftar olalı böyle çile çekmedi" dedirten bir 'polis işkencesi' yaşandığı ortaya çıktı. Maçtan önce gözaltına alınarak aynı nezarethaneye konulan Fenerli ve Cimbomlu fanatikler, polislerin "golll" çığlıklarıyla meraktan deliye döndü.
Vatan Gazetesi'nin haberine göre, FORTİS Türkiye Kupası çeyrek final maçında geçen hafta karşı karşıya gelen Fenerbahçe-Galatasaray derbisinde "taraftar taraftar olalı böyle çile çekmedi" dedirten bir 'polis işkencesi' yaşandığı ortaya çıktı. Ancak "işkence"ye maruz kalanlar, Fenerbahçe Stadı’ndaki taraftarlar değil; maç öncesi olay çıkartıp, polis tarafından aynı nezarethaneye konulan bir grup Fenerli-Cimbomlu fanatik...
İTİRAF. COM'DA YAZILINCA ORTAYA ÇIKTI
Tarihe geçecek komik işkence itiraf.com’a yazılan bir itirafla kayda geçti. Manitoba rumuzuyla siteye yazan kişi, Cimbom fanatiği arkadaşının "maç kaç kaç bitti?" sorusuyla Türk polisinin işkence konusunda nasıl devrim yaptığını öğrendiğini söylüyor. İşte o işkence: "Haftasonu oynanan F.Bahçe-G.Saray maçı öncesi birkaç küçük sorun sebebiyle karakola alınan ve maç boyunca karakolda tutulan arkadaşımın anlattıklarını size aktarmak ve herkesi yepyeni bir işkence tekniğiyle tanıştırmak istedim. Fenerli, Cimbomlu ayrımı yapılmadan aynı nezarete kapatılanların önce saat, telefon ve kimliklerine el konulmuş.
FANATİKLERİ ÇILDIRTAN ÇIĞLIKLAR
O sırada maçın başlamasını bahane eden bütün polisler ortadan kaybolmuş. Aradan 10 dakika geçmeden içeriden ‘Goool!’ çığlıkları yükselmiş. Tabii nezarethanedekiler parmaklıklara yapışıp 'Kim attı? Kim attı?' diye bağırmaya başlamış. Cevap veren olmamış. 10-15 dakika geçmiş ortalık yine 'Goooll!' nidalarıyla yıkılmış. Nezarettekiler çıldırmış tabii. 'Abi Allah rızası için kim attı söyleyin' diye yalvaranlar olmuş. Yine cevap verilmemiş. Bu durum gollerin sayısı beşi buluncaya kadar sürmüş. Gol sesleri hep aynı polislerden çıkınca içerdekiler 5 golü de aynı takımın attığını düşünmüş. G.Saraylı arkadaşım düşünmeye başlamış, 'Biz Kadıköy’de Fener’e beş atabilir miyiz? Sanmam. Öyleyse golleri biz yedik' diyerek içleri içlerini yemiş. Hatta paranoyadan birbirlerine saldırma noktasına gelmişler. Bazıları kendileri-ni iyice kaybetmiş, 'Kaç kaç lan bu maç?' diye başlarını parmaklıklara vuruyorlarmış. İçlerindeki şüphe hepsini öldürüyormuş. Nihayet işkence hakemin düdüğüyle birlikte sona ermiş. Polisler gelip arkadaşımı ve diğerlerini serbest bırakmış. Çıkar çıkmaz aradı arkadaşım ve skoru sordu. ‘0-0’ dedim. Cevabı duyunca kendinden geçti. Her ne kadar arkadaşıma çok üzülsem de polise hayran kaldım. Hem işe de yaramış. Arkadaşım bir daha maç öncesi en ufak tartışmaya karışmamaya yeminli.”
-
Yazan: 07 - 02 - 2008 : 20.49 - nzmkck
Yaklasik 4 senedir bi şirkette vardiyeli olarak calisiyorum ve iş yerinde baskidan dolayi işcilerin haklarinin verilmesinden dolayi işciler toplanıp hafta sonu ve hafta ici mesaisine gelmeme karari alindi (hafta ici 10 saat calıstıgımızdan dolayı cumartesi gunleri mesai olarak geciyor calısma zorunlulugumuz yok) bundan oturude şirket 3 kişinın ısine bu aksam son verdi fakat bizden istifa etmemizi istifa vermemiz dahilinde haklarimizi tazminatimizi alabilcegimizi solediler,ben istifa vermeyecegımı ve benım yazılı olarak ısıme son verıldıgını belırten bı kagit ıstedım bana noter yoluyla gondereceklerını soledıler bu durumda ben sozlu olarak işten cıkarıldım haklarımı nasıl alabilirim lutfen benı bılgılendırısenız sevırım cunku işten 3 saat once atıldım gec haklarımı kullanabılmek ıcın gec kalmak ıstemıyorum bilgileriniz icin tsk ederim.Saygilar
-
Yazan: 07 - 02 - 2008 : 20.00 - rita
Sanat İçin Soyunmak
--------------------------------------------------------------------------------
Türban tartışmalarının yoğun oldu şu günlerde bizde kendimizce düşünmeden edemedik .Türbana üniversitelerde izin çıktı ama bağlama şekli nasıl olacak sıkma baş denen tarzda mı bağlanacak yoksa özellikle genç kızların hiç hoşlanmayıp anneanne modeli dedikleri çene altı bağlanan baş örtüsü modelimi uygulanacak belki bazıları da Shakira tarzı yapıp baş örtüsünü kalçaya bağlamayı tercih edecek.Anlaşılan kimse sonuçtan mutlu olmayacak bu tartışmada böyle sürüp gidecek.
Bu güne kadar türbana bir alerjim yoktu ama o kadar bahsedildi ki hani öğğğkkk geldi derler yaaa, öyle işte sanki hafiften midem mi bulanıyor ne?Bildiğim bir şey var ki başkası ne isterse yapsın ben hiç birşey örtmekte,çıkarmakta istemiyorum.
Şu günlerde herkese inat örtünenlerden çok soyunanları merak eder oldum.Hani derler ya sanat için soyunmak!... varmı ki böyle birşey ...Estetik nerede biter, nerede başlar? Teşhircilik ve cinsel sapkınlıkların genellikle sanat ve bilim adı kullanarak ahlaki
gösterilmeye çalışıldığına dair iddialar var.
Sanat için soyunmak denilen nedir aslında?Soyunurken kültürümüze bir şeyler katılabilir mi?Şöhret İçin Soyunmak Bir sanatçı olarak; yapılması gereken zorunlu bir hareketmidir? Soyunmak sanat içinse ahlakidir tezi doğrumudur? insanlar sanat için mi yoksa para için mi soyunuyorlar?
Sanat için soyunmak olabilir tabi ama sadece sanat için olmaz sanat için soyunmanin karsiligi olan bedel hesap numarama yatırılmalı diyenler olduğu gibi Soyunmak için bahane arıyoruz.diyenler de olabilir.Bende merak ettim şirkette küçük bir anket yaptım kendimce .Sonuç çok enteresandı diyebilirim.
Herkese aynı soru soruldu.
Sanat için soyunurmusun?
Önce bir şaşkınlık, sonra aptal bir gülümseme.
-Yaa gevşemeyin işte ciddi soruyorum
... Genel olarak insanlar neden soyunacakları ile değil kiminle beraber sanat adına soyunacaklarıyla ilgilendiler.Ben kiloluyum benim sanatım biçimli değildir sanatına güvenen soyunsun diyenler olduğu gibi canı soyunmak isteyenlerin yedikleri halta buldukları kılıf olduğunu düşünenler, bana soyunmak olsun bahanesi önemli değil ,sanat için,protesto için,yardım amaçlı bile olur bir alo yeter diyenler,Şöhret olurmuyum bak iyi aklıma getirdin diyenler.ohoo soyunmak sanatsa afrikanin yarisindan cogu sanatci diyenler Soyunmak var soyunmak var soyunmak ta bi nevi sanattır.yapacak babayiğit usulune göre yapsın diyenler de oldu .Sadece bir arkadaşım olayı ciddiye alarak ben sanat için soyunmam çünkü ben sanat adamı değilim dedi.
Benim vardığım sonuç:Bu insanlarla bırak sanatı anket bile yapılmaz bir, iki dakika ciddi duramadılar.Ayrıca anket yapmak o kadar da kolay değilmiş oldu.madem bir sonuca varamadık bizde Konuyu bir fıkrayla kapatalım
Üç genç kız yüzmek için göl kıyısında arabadan indiler. Çevrede kimsecikler yoktu. Soyunmaya başladılar. İlk soyunan kız mayosunu giymeye gerek görmeden çırılçıplak göle doğru ilerledi. Suya dalacakken, bir bekçi arkasından seslendi:
- "Bayan, burada göle girmek yasak!" Kıpkırmızı olan genç kız, bir eliyle orasını,burasını kapatmaya çalışarak arabaya doğru giderken:
- "Soyunmadan önce söyleseydin ya!" diye bağırınca
Bekçi sırıtarak genç kıza şöyle der:
- "Soyunmak yasak değil ki..."
-
Yazan: 07 - 02 - 2008 : 19.34 - destroer
Merhabalar.Kafamı karıştıran çok çelişkili bir konu var.2000 yılında işlenen bir suç nedeniyle özel bir banka Sanık hakkında emniyeti suistimal suçundan dava açıyor.2003 yılında ise değişen bankacılık yasasına göre zimmet suçlamasıyla dava açılıyor.Benim bildiğim suçun işlendiği dönem yürülükte olan yasa ve sonra çıkan yasalardan hangisi sanık lehine ise o yasayla yargılanır.Lakin 2003 de çıkan bankacılık yasası 1999 dan sonra işlenen suçlarıda kapsıyor.Sırf bu yasa ile suçun cezası ağırlaştırılmıştır.Zaten yasanın 1999 u sınır alması sanki birilerini kurtarmak,kollamak için koyulmuş gibi.Yasa sınırı 1998 veya birkaç sene daha geriye çekse çok kişinin canı yanacaktı.Ve o tarihteki suça göre zamanaşımı bu kişileri kurtardı.O tarihleri hatırlarsanız önemli vakaları görürsünüz.2003 te onanan bir yasa ile bu sanığın yargılanması adilmidir?Sanığın suç işlediği tarihte yürürlükte olan yasa ile yargılanması lazım değilmidir?Yıl 2008 dir ve dava halen devam etmektedir.saygılar.
-
Yazan: 07 - 02 - 2008 : 19.33 - Lale35
Ben Antalyada yaşıyorum. Kardeşim Ankarada. Annem yıllar önce öldü.Babam onaylamadığımız bir kadınla Bursadaki evinde yaşamaya başladı. Uzun yıllar boyunca görüşmediK.Babam özel bir bankadan emekliydi.Annemden kalan mirası bitirmiş arabasını satmış hep. Yazın haber geldi hasta olduğuna dair gittim gördüm.Bu arada kadın evin yarısının üzerine olduğunu kimsenin evden onu atamıyacağını söyledi. Babam diğer yarısını benim üzerime yapmak istediğini kadının yanında belirtti.Ben o zaman istemedim. Nikah olmamasının sebebide kadının babasından maaş almasıymış. Şimdi babam vefat etti. Telefonla tapudan rica minnet öğrendimki evin yarısı kadının üzerine ve irtifa hakkıda kadının. Kardeşim ilgilenmiyor.Hatta cenazeye bile yetişemedim kadın alıp götürmüş. Şimdi verasetin çıkmasını bekliyorum. İş inada bindi. Ev eşyasına ihtiyacım yok ama kadından babamın aldığı beyaz eşyaları salon takımını dedemden kalma aletleri almak istiyorum.Ne gibi bir işlem yapmalıyım? Elektrik su telefon doğalgaz babamın üzerine ayrıca babamın kredi kartlarıda kadında. Borçdan dolayı başımın ağrımasını istemiyorum..Etraftaki herkez nikahlı zannediyor. Evden eşyaları kaçırabilirmi?Yazın kamerayla çektiğim görüntüler elimde mevcut..İlginize şimdiden teşekkürler..
-
Yazan: 07 - 02 - 2008 : 19.25 - Yekdiver
Üç kişilik bir yönetim kurulu tarafından yönetilmekte olan bir apartmanda üç yöneticininde aynı anda istifa etmesi durumunda; 1) Yedek yönetici tüm sorumlulukları üstlenerek (Bankalardan para çekme, aidat toplama v.s) yönetime devam edebilir mi? 2) Olağanüstü genel kurul çağrısını tek başına yapabilir mi?
Bu konuda yardımcı olmanızı rica ederim.
Saygılarımla
-
Yazan: 07 - 02 - 2008 : 19.15 - Yekdiver
Yedi sene önce annem henüz hayatta iken parsel komşusu tarafından annemin aleyhinde açılmış olan bir dava, mirasçısı olan ben ve kardeşimin adresini bilmedikleri için tebligat yapılamadığından halen görülemedi.
Böyle bir durumda zaman aşımı varmıdır? Varsa kaç senedir?
(Bu davanın detayları zaman aşımı konusunu etkiliyorsa sizi bilgilendiririm)
İlgi göstererek cevapladığınız için teşekkür ederim.
Saygılarımla
-
Sayın Avukat;
Eşimin emekliliği için SSK kurumuna müracaat ettiğimizde bize emeklilik için hak kazandığımızı söylediler.Eşimde halen çalışmakta olduğu şirketten emeklilik sebebiyle istifa etti.Evraklarımızı hazırlayıp müracaat ettik. Bize beklememiz söylendi. 2 ay gibi bir süre sonra bize 230 gün eksiğimiz olduğunu bu sebepten dolayı emekli olamayacağını bildiren bir yazı geldi.Oysa internetten bakıldığında günümüz dolmuştu.Bunun üzerine SSK'ya bu konuyla ilgili başvurduğumuzda 4 sene önce eşimin çalışmış olduğu şirketin elemanlarını paravan bir şirket (hayali ) üzerinden sigortalı gösterdiğini ve bundan dolayı 120 kişinin daha mağdur olduğunu öğrendik.Eşim kendi isteğiyle istifa ettiği şirket tarafından halen sigorta yapılmadı.SSK'nın denetimsizliğinın bedelini biz ödüyoruz.Bu konuda neler yapabilirz.Yardımcı olursanız sevinirim.Şimdiden teşekkurler.
Saygılarımla
-
Yazan: 07 - 02 - 2008 : 18.57 - elanim
Emeği geçen herkese teşekkürler.
23.09.2004 yılından beri özel bir şirkette 639.00 ytl net maaşla çalışmaktayım 5 ay önce müdürlerim çıkartıldı ve maddi ihtiyaçlarım yüzünden işimide sevdiğim halde huzursuz bir ortamda çalışmaya devam etmekteydim .Yeni müdürler geldi beraber işi öğrettikten 2 ay sonra istifa dilekçesi imzalamaya zorlandım(18.01.2008)düşünün tekrar gelin dediler 23.01.2008 de gittim sebebi de firmadan ayrılan kişilerle konuştuğum msn kayıtlarım ellerine geçmiş ve bu konuşmalarım tüm çalışanlara teşhir edilerek ya imzala yada bu kapıdan kuruşsuz çek git dediler.
1.Msn kayıtlarını izinsiz almak özel hayata müdahale suçu sayılmaz mı
2.Bu firma yıllardır çalışanları asgari ücretten gösterip devleti kandırdığı için şuan çalışanı tarafından mahkemelik , bende dava açabilirmiyim elimde muhasebe müdürünün yazısıyla verdiği maaş zarfıları mevcut.
3.Beni siz çıkartıyorsanız bütün haklarımı ödemelisiniz dedim kabul etmediler bende aynı tarihte(23.01.2008) noterden ihtarname çekip taleplerimi detaylarıyla yazdım ama cevap gelmedi
4. Onlarda ihtarname çekmiş (25.01.2008)msn ye girmemi ve birçok asılsız sebepten savunma yazmamı aksi takdirde iş akdizi fesh edeceklermiş ki ben çektiğim ihtarnamede tüm detayları tarih ve gerekçeleri yazmıştım tekrar cevaba gerek varmı? benden savunma almak için geç kalmadılar mı?
5.İşveren tarafından haksız yere işsiz kaldım devletten almam gereken ödeneğe ve tazminatımı alamadım bu belge ve dayanaklar artı ihtarnameler sonucunda şuan ne yapmalıyım??
Yardımlarınızı bekliyorum teşekkür ederim.
-
Merhaba,
Ben aktif durumda bulunan bir şahıs firmasına resmi kurumlara bildirmeksizin firma sahibi ile "yalnızca yazılı bir sözleşme" yapmak şartıyla ortak olmak istiyorum.
Öncelikle bu tür bir ortaklığın bir adı var mı?
Bunun yanısıra, bu ortaklığım yasal olarak tanınır mı?
Firmanın gelecekte sözleşmeye rağmen ortaklığımı tanımaması sözkonusu olabilir mi?
Teşekkür ederim.
-
Yazan: 07 - 02 - 2008 : 18.42 - kama76
Merebalar.Ben milli eğitim de memur olarak çalışıyorum işlemiş olduğum suç sabit olmamakla beraber zimmet ve sahte evrak düzenleme.Daha açıkcası verile emri belgelerindeki rakamları fazla gösterip mal edinmek.Yüksek disiplin kurulu soruşturmacı müfettişlerin teklifi olan ihraç kararını aynen kabul edip bana tebliği ettiler ve aynı gün kurum ilişiğimi kesmiş.Yüksek disiplin kurulu kararı ilişiği kesme anlamınamı geliyor ? yoksa dosya personel başkanlığına gidip ordanmı ilişik kesilmesi için talimat veriliyor.
Not:Halen mahkeme sürecim devam ediyor karar daha verilmedi.
-
Yazan: 07 - 02 - 2008 : 18.26 - farukkalu
Bir bankaya olan kredi kartı borçumdan dolayı daha önce maaşıma haciz yazısı geldi diğer borçlardan dolayı kesinti olmadığından dolayı beklemekte idi aynı banka aynı dosya numarası ile sonunda 2006/xxxE olarak belirtilmiş bir şekilde 3.760 ytl olan borcu 5.800 ytl olarak gönderdiler işyerimdeki maaş muteemeti bu durumda 3.760 bitince 5.800 olan kesilmeye başlar diyor ben ikiside aynı borç diyorum sizcede öylemi ama icra müdürlüğünden yazı getir diyor ben bankanın avukatına gittiğimde borçumun 6.500 ytl olduğunu söylediler icra dairesine gittim ödenmiş paralarla birlikte mevcut borçumun 4.700 olduğunu söylediler ve bu miktarı oraya o gün itibari ile ödersem dosyayı kapatacağınıda söyledi şimdi size sormak istediğim sorular
1- dosya numarasının sonunda yazan E harfi ne anlama geliyor ilkinde yoktu ama dosya numaraları aynı bu dosyalar aynımı
2-ben bu borçumu direk icra dairesine yatırmaya gitsem onların söylediği miktarı yatırsam borç kapanırmı ki öyle söyledi ama yinede güvenemedim
cevaplarınız ve yorumlarınız için şimdiden teşekkürler iyi çalışmalar herkese
-
Yazan: 07 - 02 - 2008 : 18.05 - mavv75
Merhabalar,
Yeni bosanmis bir babayim. Oglumun velayeti ben de kaldi. Yurtdisina tatile gitmek istiyoruz. Kendine ait pasaportu var. Bu durumda anneden herhangi bir izin isteniyor mu?
Bu konuda beni aydinltirsaniz sevinirim. Tesekkurler...
-
Yazan: 07 - 02 - 2008 : 17.57 - marita
Umarım doğru foruma konu açmışımdır.
ALINTIDIR:
PROFESÖR DOKTOR İLBER ORTAYLI TARİHİ YALANLARIN, O ÜLKENİN İNSANLARINI OBJEKTİF DEĞERLENDİRMELER KARŞISINDA DAHA DA ZOR DURUMA DÜŞÜRECEĞİNİ SÖYLÜYOR VE TÜRK HALKININ YANLIŞ BİLGİLENDİRİLDİĞİ TARİHSEL OLAYLARI ŞÖYLE DÜZELTİYOR:
1)KATERİNA - BALTACI MEHMET OLAYI:
KATERİNA'NIN BALTACI MEHMET'İN OTAĞINA GELİP MÜCEVHERLERLE KENDİNİ SUNDUĞU SÖYLENMEKTEDİR. BU GENELİN HOŞUNA GİDEN BİR EFSANE. OYSA KAYITLARDA BÖYLE BİR ŞEY YOK.
2)HEZARFEN ÇELEBİ UÇTU MU?
HEZARFEN'İN GALATA'DAN UÇUŞU EVLİYA ÇELEBİ'YE DAYANAN BİR HİKÂYEDİR. TÜRK HAVA KURUMU DA BU OLAYI ŞİŞİRDİ. TARİHSEL DOKÜMANLARDA BÖYLE BİR OLAY VE KİŞİ YOK.
3)ULUBATLI HASAN VAR MIYDI?
ULUBATLI HASAN HİKÂYESİNİ YAZANLAR, SON DEVİR BİZANS - OSMANLI TARİHÇİLERİDİR. SANCAĞI DİKEN BİRİ VAR MUTLAKA. AMA BU ULUBATLI DEĞİL. KAYITLARDA ULUBATLI HASAN YOK.
4)FATİH AYASOFYA'YA ATLA GİRDİ Mİ?
NİYE ATLA GİRSİN? KORİDOR BÖLÜMÜNE TÖRENSEL ANLAMDA GİRMİŞ OLABİLİR. BİZANS İMPARATORLARI DA BUNU YAPARDI. MABEDE ATLA GİRDİĞİ DOĞRU DEĞİLDİR. HAÇLILARIN İSTANBUL'A YAPTIĞI İŞGALLE FETİH, BİRBİRİNE ÇOK KARIŞTIRILIYOR.
5)FATİH AYASOFYA'YI SATIN ALDI MI?:
TABİİ Kİ HAYIR. ŞEHRİN EN BÜYÜK MABEDİ, FETİH HAKKIDIR. CAMİYE ÇEVRİLİR. AYASOFYA, YERYÜZÜNÜN EN BÜYÜK, EN PARLAK, EN ŞÖHRETLİ MABEDİYDİ. FATİH, İSTESE ADINI FETHİYE CAMİİ YAPABİLİRDİ, YAPMADI
6)AMERİKALI YAZAR RİCHARD SHENKMAN’DA DÜNYA TARİHİNE İLİŞKİN YALANLARI YAZMIŞTIR. DÜNYANIN TARİHİ PALAVRALARI DA ŞÖYLEDİR:
TRUVA SAVAŞI OLDU MU?
TRUVA SAVAŞININ OLMADIĞINI SÖYLEMEKTEDİR. TRUVA İLE YUNANLILAR ARASINDA HELEN ADINDA BİR KRALİÇE, TAHTA AT BULUNDUĞUNA DAİR KANIT YOKTUR. BUNU SAVAŞIN ON YIL SÜRMESİNİN MÜMKÜN OLMADIĞINA VE ORDU DİSİPLİNİNİN SAĞLANAMAYACAĞINA, DÜNYA TARİH UZMANI FİTZ ROY RAGLAN TARİHTE BİR KRALİÇENİN YABANCI BİR PRENSLE KAÇTIĞI KONUSUNDA BİR OLAYA RASTLANMADIĞINA BAĞLAMAKTADIR.
7)ASLAN YÜREKLİ RİCHARD GERÇEKTEN ASLAN YÜREKLİ MİYDİ?
İNGİLTERE KRALI I. RİCHARD, HAÇLI SEFERİ KAHRAMANI OLARAK BİLİNİR. KUDÜS'Ü ALAMAMIŞTIR. ZAMANINI İNGİLTERE DIŞINDA GEÇİRMİŞ VE İNGİLİZCE BİLE ÖĞRENEMEMİŞTİR. HAÇLI SEFERLERİNE PARA SAĞLAMAK İÇİN ÜLKEYİ SOYMUŞTUR.
8)ALMANLAR KIŞ YÜZÜNDEN Mİ YENİLDİ?
1812 DEKİ YENİLGİ RUS KIŞINA BAĞLANMIŞTIR. ASLINDA ASKERLERİ ÖLDÜREN HASTALIKTIR. ÇÜNKÜ BİRKAÇ YIL ÖNCE GEORGE WASHİNGTON'UN ASKERLERİ ÇOK DAHA SOĞUK HAVADAN SAĞ ÇIKMIŞLARDIR. NAPOLYON’UN ORDUSU SICAKTAN DA ETKİLENMİŞTİR. SAVAŞIN KAYBEDİLMESİNİN ASIL SEBEBİ 650 BİN KİŞİLİK ORDUNUN DÜŞMAN TOPRAĞINA SOKULAMAYACAK OLUŞU VE İKMAL YAPILAMAMASIDIR.
9)DRAKULA VAMPİR MİYDİ?
GERÇEK BİR İNSANDIR. EFLAK BEYLİĞİNİN VOYVODASI (PRENS) İDİ.VOYVODA III. VLAD DÜŞMANLARINI (ÖZELLİKLE ESİR ALDIĞI OSMANLI ASKERLERİNİ) KAZIKLARA ÇAKARAK İŞKENCEYLE ÖLDÜRMESİYLE TARİHE GEÇMİŞTİR. SONRADAN BRAM STOKER'IN DRAKULA ROMANINA VE DRAKULA FİLMLERİNE KONU OLMUŞTUR.
10)ARABİSTANLI LAWRENCE ARAPLARIN DOSTU MUYDU?
ARAPLARIN DOSTU DİYE BİLİNİR AMA ARAPLARI SATMIŞTIR. BİRİNCİ DÜNYA SAVAŞI'NDA ARAP İSYANININ SAVUNUCUSU DEĞİLDİR. BUNU MEKTUPLARINDAN ANLAMAKTAYIZ.
11)İSKOÇLAR TARİH BOYUNCA HEP ETEK GİYİP GAYDA MI ÇALDI?
İSKOÇYALININ GURURU OLAN ETEK 1727'DE İNVERNESS YAKINLARINDA THOMAS RAWLİNSON ADINDA BİR İNGİLİZ TARAFINDAN YARATILMIŞTIR. BUNU İCAT ETMESİNİN NEDENİ SIRADAN BİR İSKOÇYALI’NIN PANTOLON ALACAK PARASININ OLMAYIŞIDIR. 1745 İNGİLİZ PARLAMENTO BU ETEĞİ YASAKLAMIŞTIR. 1745’DEN ÖNCE ÜST SINIF ETEK GİYMEZLERDİ. 1745’DE ETEK İSKOÇ MİLLETİNİN MİLLİ GİYECEĞİ OLMUŞTUR. İSKOÇYA'DA GEZİCİ MÜHENDİSLER GAYDA DEĞİL ARP ÇALARLARDI
Yorumsuz
-
Yazan: 07 - 02 - 2008 : 17.49 - taygun11
Posta yolu ile elime ulaşan danıştay kararında yatırmış oldğum harcın geri ödeneceği yazmaktadır. Bu ücreti ne zaman ve nasıl alacağım hakkında bilgi rica ediyorum. Aşağıda gönderilen kararın taraması bulunmaktadır. Şimdiden teşekkür ediyorum.
-
Yazan: 07 - 02 - 2008 : 17.35 - redondo10
Merhaba,
bir şirkette çalışıyordum,685 ytl + prim maaş alıyorduk. Sigorta satış işi.
1 ocak itibariyle maaşlarımızı asgari ücret yani 435+prime düşürdüler.
Nasıl yaptılar bilmiyorum.
Bu durumla ilgili toplantıda müdür dedi ki, kendisi istifa etmek isteyen olursa tazminat konusunda sonuna kadar yardımcı olacam..
Ben de ona güvenip benim satış müdürüme , tazminatı verirlerse ayrılmak istiyorum dedim. Adam gitti konuştu geldi. Dedi ki, tazminatı vermiyor. Bir adamı tazminat vermeden çıkarmak için birçok prosedür var.. Kendin ayrıl. Sicilin temiz kalsın dedi..
Ben de sinirlendim ne yapabilirseniz yapın bakalım dedim.
1 hafta sonra bir üst müdürle konuşmaya gittim. Adam nasıl konuştu ettiyse beni ikna etti . Kendin ayrıl sana referans oluruz vs gibi güzel söyler söyledi.Ama referans mektubu istedim onu da vermedi daha sonra. Ben de istifayı imzaladım verdim ve işten ayrıldım..
Ama şimdi enayi yerine koymuşlar gibi hissediyorum
para sorun değil. Bişeyler yapmak istiyorum. İşyerindeki herkes huzursuz.Ne yapabilirim ? Kime şikayet edeyim. İstanbul merkeze mi? İnsan kaynaklarına mı?
Teşekkürler.
-
Yazan: 07 - 02 - 2008 : 17.29 - bellima
Avea ya olan borcumdan dolayı avukatın hesabına yaptığım ödemeleri icra dosyasında göremiyorum bu konu ile ilgili olarak tespit davası açabilirmiyim?Teşekkürler
-
Yazan: 07 - 02 - 2008 : 17.26 - marita
İki kıta arasında köprü olmanın dışında,isterseniz birde sınırlarımızın dışındaki Vatandaşlarımıza sahip çıkalım.Ne dersiniz?
Alıntı:
'Irkçı saldırı' giderek güçlendi!
07 Şubat 2008 Perşembe 08:29
Dokuz Türk'ün öldüğü yangında çok sayıda ipucu ortaya çıkıyor...
Almanya’nın Ludwigshafen kentinde dokuz Türk’ün öldüğü yangında ırkçı saldırı şüphesi giderek güçleniyor. Binanın girişine yangından önce Naziler’in kullandığı SS işaretiyle ‘Hass’ (nefret) yazıldığı ortaya çıktı
Almanya’nın güneyindeki Ludwigshafen kentinde beşi çocuk dokuz Türk’ün can verdiği yangının bir kundaklama olduğu yönündeki şüphelere bir yenisi daha eklendi.
1993’teki 5 Türk’ün öldüğü Solingen faciasına benzetilen yangından sağ kurtulan iki Türk kız kardeşin “Beyaz tenli Alman bir adamın tutuşturduğu kağıtları binanın içine attığını” söylemesinin ardından dün de yanan binanın giriş katındaki Türk Kültür Merkezi’nin kapısına ırkçı ifadeler yazıldığı tespit edildi. Ludwigshafen Polis Müdürlüğü sözcüsü Michael Lindner, “Kültür merkezinin kapısına sprey boyayla iki kez ’Hass’ (Almanca’da nefret) kelimesinin yazıldığını fark ettik. Kelimenin son iki harfi Nazilerin SS sembolü şeklinde yazılmıştı” dedi.
Yangından önce yazılmış
Bu yazıların ne zaman yazıldığını bilmediklerini söyleyen Alman sözcü, “Ancak yangından önce olduğu kesin. Her türlü ipucunu büyük bir ciddiyetle dikkate alıyoruz” bilgisini verdi.
Basın ikiye bölündü
Alman basını ise yangında inceleme yapmak üzere Türk heyetinin gelmesi konusunda bölündü. Bazı gazeteler bunu yersiz buluken bazıları da “Türk uzmanların katılması çok doğru. Hem Türkler arasında araştırmalar yapabilir, hem de Türk toplumunu sakinleştirebilirler” yorumu yaptı.
Sabotaj varsa ortaya çıkmalı
Yurt dışındaki Türklerden sorumlu Devlet Bakanı Mustafa Said Yazıcıoğlu, Alman hükümetinin göç ve uyumdan sorumlu Devlet Bakanı Maria Böhmer ile yanan binanın önüne bakanlığı adına çelenk koydu. Bir sabotaj varsa saklanmadan aydınlatılması gerektiğini söyleyen Yazıcıoğlu, gurbetçilere “Hiçbir kaygınız ve sıkıntınız olmasın, arkanızda olduğumuzu bilmenizi isteriz” dedi.
kaynak: Vatan
|
-
Yazan: 07 - 02 - 2008 : 17.13 - afeve
Avukatlık yapmaktan mennun olmayan var mı?Ayrıca ne tür davalara bakmaktasınız?
-
Yazan: 07 - 02 - 2008 : 17.10 - bellima
Merhaba Avea ya borcumdan dolayı avukata yaptığım ödemeler icra dosyamda görünmüyor nasıl birişlem yapabilirim teşekkürler
-
Yazan: 07 - 02 - 2008 : 17.01 - muslum
10 yaşındaki kızımın velayeti annesinde. Annesi, kızımı görüş günlerimin kısıtlanması için dava açtı (hiç bir haklı gerekçesi yok. Sırf kızımı bana mümkün olduğunca göstermemek için!). Bu dava 1 yıldır sürüyor. Bende kızımı yanıma almak için, velayetin değiştirilmesi davası açtım (1 ay önce). İlk duruşmada hakim Humk 45'e göre "davaların sonuçları birbirini etkiliyor" gerekçesi ile davaları birleştirdi. Şimdi sorularım şöyle;
1. Konuları ve tanıkları farklı bu iki dava birleştirilebilir mi?
2. Onun açtığı dava büyük ihtimalle bir sonraki duruşmada neticelenecek. O zaman benim açtığım bu dava da sona mı erecek?
cevaplarınız için şimdiden çok teşekkür ederim...
-
Yazan: 07 - 02 - 2008 : 16.24 - sakar
Çiftçi değilim.Şu anda bulunduğum yer çiftçilerini panikleten Mal Müdürlüğü Millî Emlâk servisince istenen 8 yıllık, Hazine yerleriyle ilgili ecrimisil bedelleri konusunda öğrenmek istediğim iki husus var: 1-Danıştaya göre 10,Yargıtay Hukuk Genel Kurulu kararına göre 5 yıl olan zaman aşımı gerçekte nedir?Yani İdare 8 yıl öncesinden ecrimisil isteyebilir mi?
2-3083 S Tarım Reformu Kanununun 4/a maddesi:"Devletin hüküm ve tasarrufu veya özel mülkiyetinde olup,kamu hizmetlerinde kullanılmak üzere tahsis edilmemiş arazi uygulama kararının Resmî Gazetede yayımı ile..UYGULAYICI KURULUŞUN tasarrufuna geçer."
Kanun metninde de "İLGİLİ ve UYGULAYICI KURULUŞ:T.Orman ve Köyişleri Bk.na bağlı Toprak ve Tarım Reformu Genel Müdürlüğünü ifade eder " hükmü vardır.
Olayın geçtiği yer Bakanlar Kurulunun 16.09.1989 tarih ve 89/14543 sayılı kararıyla reform uygulama alanı ilân edildiğine göre;Mal Müdürlüğünün hazine yerleriyle ilgili tasarrufta bulunma yetkisi var mıdır?
Gerçekten merak ediyorum.Teşekkürler...
-
Yazan: 07 - 02 - 2008 : 15.50 - kızılok
Merhabalar...
Yakın bi zamanda babamızı kaybettik...Babam emekli sandığından asker emeklisiydi...Annem ise SSK dan emekli...Şimdi babamdan kalan maaş tamamen anneme kalabilecekmi, yoksa annem ssk dan veya babamın emekli sandığından olan maaşının ikisinin birinden seçim yapmak zorundamı...Cevap için şimdiden teşekkürler...
-
Yazan: 07 - 02 - 2008 : 15.33 - ilhan19
Herkese selamlar Hukuki net e bize boyle bir hizmet sundugu icin tesekkur ederiz.Arkadaslar ben yaklasik 9 yildir esimle de 6 yildir beraber bir firmada calistik 2007 kasim ayinda isten mecbur kaldigimiz icin baski gordugumuz icin ayrilmak zorunda kaldik ayrilma sebebimiz ise ben bu firmada stres ve agir calisma sartlarindan dolayi diabet hastasi oldum gunde 4 defa insulin kullaniyorum is veren benim bu halimi bildigi halde beni agir sartlarda calistiriyordu gunde 14-15 saat mesaisiz calisiyorduk kendim ssk hastanesinin raporlu hastasiyim ve sagligima cok dikkat etmem gerekiyor mecbur kaldim ve bu sartlarda calisamadim isten ayrildim fakat isten ayrilirken is veren bana seni madur etmeyecegim cok emegin var bizde dedi bana bir kagit imzalatti resmi bir belge degil bu sadece bos normal bir cizgisiz dosya kagidiydi alacagim yoktur yazdik ve kendi istegimizle ayriliyoruz yazdik esimle beraber bize issizlik maasi almamiz icin gerekli belgeyi verdi belgenin maddesi 4857/17 cikarildik bu madde bizi kendi cikarti olmuyormu ozaman ve ayrica isten cikmamizin diger sebebi ise mesai ucretlerimizi vermemesi yemek paramizi vermemesi sigortamizin eksik yatmasi mesela ben 9 yildir calisiyorum ilk 1 yilim sigortasiz daha sonraki 3 yil 15 gun yatirilmis daha sonraki son donemler 30 gun olarak yatirilmis esimin giris yili 2001 fakat 2004 yilinda sigortasini 1 ay yatirip girdi cikti gostermis daha sonra esim bu konuda isverene baski yapinca 2005 yilinda tekrar sigortasini baslatti yaklasik 4 yil eksik sigortasi ve ayrica ben 9 yil hic izin kullanmadim ve izin parami almadim verecegini soyledi ama vermedi esimde 6 yillik izin parasini almadi bu konulari is verene actik fakat isteyen calisir isteyen calismaz benim sartlarim budur dedi bizde artik okadar zorum durumda kaldikki bu sozuzun uzerine biz isten ayriliyoruz dedik madur etmeyecegini soylemesinin sebebi sanirim tazminat degil ssk primleri tabii sozunu tutmadi biz tazminatimizi istedik kendisinden cunklu mecbur birakti bizi isten ayrilmamiz icin issizlik maasi almamiz icin verecegi kagidi bir sartla verdi bu kagida kendimiz ayrildik yazip imzalama sarti ile bizde guvendik ve imzaladik esimin girisi 2001 yilindan 2007 yilina kadar orada calistigina dair bu is yerinde daha once ssk li olarak calismis is arkadaslarimiz var sahitlik yapacak mahkemeye verecegiz haklarimizi alabilirmiyiz bu konuda nasil bir yol izlemeliyiz lutfen bize yardimci olamanizi bu konuda bilgilendirmenizi ricaederiz cok madur olduk
bu is yerinde yaklasik 7 -8 kisi calisiyor
-
Yazan: 07 - 02 - 2008 : 15.02 - birgunay
Merhaba,birçok kişi gibi ben de kredi kartlarımın borcunu ödeyemez hale geldim.İcra ile ilgili tebligat bize ulaştıktan sanırım 7 gün içerisinde mal beyanında bulunmak gerek..Bu konuda forumda çok yazıldı hepsini okudum fakat kafama takılan bir şey var..Mal beyanının tam olması için mal bilgilerinin dışında borçlunun borcunu ne zaman ve ne şekilde ödeyeceğini belirtmesi gerek fakat..Şu anda bu borcu ödeyebilecek durumda değilim,yani beyanın tam olması için"..Borcumu dört eşit taksitte ödemek istiyorum" diye yazsam fakat dört taksitte ödemezsem ne olur.
Ya da ..."Borcumu durumum düzeldiğinde 1,2 yıl içerisinde ödeyeceğim.." yazsam olur mu..Yani beyanın eksik olmaması için "...borcunu ne zaman ve ne şekilde ödeyeceğini belirtmesi.." kısmına ne yazmalıyım..
Bu konuda yardımcı olabileceklere şimdiden teşekkür ederim...
-
Yazan: 07 - 02 - 2008 : 14.59 - serap35
Merhaba sayın hukukcu arkadaslar .Benım ev sahıbım Almanya'da ıdı fakat vefat etmıs yenı ogrendım 2008 agustos ayındada ev kardesler uzerınde mal paylasımında erkek kardese kalmıs .Bu gune kadar kıralarımı ben ev sahıbımın bana bıldırdıgı bankaya yatırıyordum hıc aksatmadan.Bu evde 1996 yılından berı oturmaktayım kıram 235 ytl dır.Ev sahıbı ıle aramda hıc bır yazılı mukavele,kontrat,akıd,ve bunun gıbı hıç bır sozlesme yok. Fakat ev sahıbımın oglunun vekılı avukattan 31 ocakta noterden bir ıhtarname geldı.Aynen yazıyorum:01/01/2005 baslangıc tarıhlı kıra akdı ıle aylık 500 ytl kıra bedelı ıle kıracısı oldugunuz (adresım) dekı tasınmaz21/8/2007 tarıhınde muvekkıl tarafından satın alınmıstır.Bugune kadar muvekkıl tarafından sıfahen bıldırılmesıne karsılık kıra bedellerı odenmemıstır. 2007 yılı agustos eylul ekım kasım aralık yenı donem zamlı ocak ayı kıra bedelı olmak uzere toplam 3100 ytl kıra bedelını ve bundan sonra ısleyecek aylık 600 ytl kıra bedellerını her ayın bırınde elden ve makbuz karsılıgı vekılı olarak yukarıda adresını verdıgımız (avukatın adresı) ne odemenızı ıhtar ederız .
İhtarname bu sekılde oysa benım o aylara aıt odedıgım kıralarımın banka makbuzları elımde.Sızden rıcam nasıl ne yapmam gerektıgıne daır bır yol rıca edıyorum sımdıden tesekkurler saygılarımla.
-
Yazan: 07 - 02 - 2008 : 14.38 - new1970
Eşim Filistin uyruklu ve Suudi Arabistan'da özel izinle kalıyor.Çunku gidecek bır ulkesi yok.Defalarca dolandırıcılıktan ülkeden atılmak istenmiş ama durumundan ötürü birsey yapamamışlar(bunları boşanma kararımdan sonra ögrendim).Oglumuzun dogumundan sonra yasadıgımız Suudı Arabıstan'a dondum gereklı evrakları hazırlarken kendısının aslında 86 dan beri bir baska kendi ailesinden bayanla evli ve 4 cocugu oldugunu ögrendim.Bu evrakları elde edemedim.10 yıldır saklayabilecek kadar profesyonel bir insan.İşinden aldıgı paralar da bu aileye gittigi icin beni parasal yönden senelerce sömürmüs.Bosanmak isteyince şiddet uyguladı.ogluma cıkış izni vermedigi icinde ülkeden ayrılamadım.3gün oglumu kacırdı yola gelmem icin.Daha sonra dolandırıcılıktan tutuklandı.Tek basıma 4 ay gecınmeye calıstım sonra tanıdıkların baskısıyla izin verdi.Ama oglumu anneme bırakıp dönmem calısmaya devam etmem sartıyla.İsim cok iyi aylık gelırim olduka yuksekti.Tabı kı donmedım.2.5 yıl oldu.Tebligatları almıyor kacıyor,adresini bilmiyorum.Davam İstanbul'da açıldı ama ben baska bir sehirde yaşıyorum.Evli oldugunu kanıtlayamam cunku oradakı sistem cok yavas ve yardmcı olmuyorlar,tanıdıklar da ondan korktuğu icin karışmak istemiyorlar..Kullanabilecegim bir süre yada yardımcı olabileceginiz yol varsa lütfen cevaplayın.2004 ten beri hiçbir parasal yardımı olmadı,sürüneceksin gelince gösteririm sana diyor.Korkuyorum ne yapabilirim?
-
05/10/1992 yılında kamuda işe başlayan işçi personel ( toplu iş sözleşmesi ile artırılan yıllık iznini ) 30 gün olarak hangi tarihten itibaren kullanmaya başlayabilir?
-
Yazan: 07 - 02 - 2008 : 14.20 - gaffur130
Sn. Yönetici.
Özel bir şirkette 2001 yılından bu yana beyaz yaka adı altında yetkli bir pozisyonda çalışmaktayım.Çalışmış olduğum şirkeyim c.tesi günlerine tarafıma fazla mesai olarak her hangi bir ücret vermemektedir.Çalışma saatlerim Hafta içi 08:00-18:00 yada işimin bitme durumuna göre hafta sonu ise c.tesi 08:00 16:00 yada işimin bitme durumuna göre.Şirketimiz beyaz yaka adı altında tarafıma mesai ücreti vermemektedir.Benden sonra işe başlayan mavi yakalı personelimiz mesai ücreti ile birlikte 7 yıllık çalışmış olmama rağmen benim maaşımdan fazla ücret almaktadır.Son yapılan zamlardan sonra bir daha c.tesi günü çalışması olduğunda şirekete gelmeyeceğimi kanunen benı 45 saat çalıştıracaklarını ve c.tesi gelmem halinde mesai ücreti ödemeleri gerektiğini kendilerine belirttim.Benim haklarım nelerdir.Yardımcı olursanız seviniri 2001 yılından bu yana yapmış olduğum emeklerimin boşa gitmesini istemiyorum.
Saygılarımla.
Rumuz gaffur 130
-
Yazan: 07 - 02 - 2008 : 14.18 - b.boy
Öncelikle ben bakanlık il müdürüyüm.Başka bir ilde geçici görevli iken hakkımda soruşturma açıldı ve valilik tarafından açığa alındım.Yaklaşık bir kaç gün öncede resmi gazetede yayınlanan karar ile başka bir göreva atanmak üzere alındım müşterek kararname ile başka biri kadromun bulunduğu ile atandı.Ben açığa alındığım ilde yaklaşık 24 aydır geçici görev yürütüyordum.İlin valisi ile aramızda sürtüşmeler oldu tabiri caiz ise bana kafayı taktı.valiliğin isteği ile İlk önce Bakanlık müfettişi geldi bir kaç husutan dolayı bana ceza önerdi ve İl İdare Kurulu tarafından da kınama ile cezalandırıldım.Bu karar için İdare mahkemesine itiraz ettim.Ayrıca soruşturma izni verildi bunuda Bölge İdare Mahkemesi bozdu.Daha sonra savcılık hakkımda soruşturma başlattı 12 ay soruşturma sürdü ve ilk mahkemem 2 gün önce oldu ve mahkemem ileriki bir tarihe ertelendi(2 ay sonraya).Ayrıca iddanamede Bölge İdare Mahkemesinin bozduğu kararla ilgili olay ve Valiliğin kınama cezası verdiği olayda yer almakta.Öğrenmek istediğim bu durumda yürütmeyi durdurma davası açarsam göreve dönme ihtimalim ne olur.Önerilerinizi bekliyorum.Teşekkür ederim.
-
Yazan: 07 - 02 - 2008 : 14.12 - aimar82
DUN EVIME HACIZ GELDI EVDE TEK YASADIGIM ICIN KAYDA DEGER BIR MAL BULUNMADIGINDAN HACIZ YAPILMADI GITTILER.BUNDAN SONRA NE OLACAK.NE KADAR SUREDE DAVA ACILIR.MAL BEYANINDA BULUNURKEN SADECE UZERIMDE MAL BULUNMADIGINA DAIR VE EVDEKI ESYALARI YAZDIM NASIL ODEYECEGIM HAKKINDA BISEY YAZMADIM ORADAKI MEMUR SOYLEMEDIGI ICIN.IDDAA OYNAMAK ICIN ALINAN BI BORCTU.
BORCLAR KANUNU YASASINDA
Alacağın dava ve takip edilememesi
MADDE 604- Kumar ve bahisten doğan alacak hakkında dava açılamaz ve takip yapılamaz.
Kumar veya bahis için bilerek verilen avanslar ve ödünç paralar ile kumar ve bahis niteliğinde oldukları takdirde, borsada işlem gören malların, yabancı paraların ve kıymetli evrakın fiyat farkı esası üzerine yapılan vadeli satışlar hakkında da aynı hüküm uygulanır.
Borç senedi verme ve isteyerek ödeme
MADDE 605- Kumar oynayan veya bahse giren kişi tarafından imzalanmış âdi borç veya kambiyo senedi üçüncü bir kişiye devredilmiş olsa bile, hiçbir kimse bunlara dayanarak dava açamaz ve takip yapamaz. Kıymetli evrakın iyiniyetli üçüncü kişilere sağladığı haklar saklıdır.
Kumar ve bahis borcu için isteyerek yapılan ödemeler geri alınamaz. Ancak, kumar veya bahsin usulüne göre yürütülmesi beklenmedik olayla veya diğer tarafın fiiliyle engellenmişse ya da diğer taraf kumar veya bahse hile karıştırmışsa, isteyerek yapılan ödeme geri alınabilir.
BOYLE 2 MADDE BULDUM.NE KADAR SUREDE MAHKEME ACILIR VE HAPIS CEZASI COK FAZLAMIDIR.MIKTAR 20BIN YTL.
-
Yazan: 07 - 02 - 2008 : 13.55 - DEATHER
Merhaba.
Ben askerlik yüüznden çalıştığım firmadan ayrılacapım.
Fakat şöyle bi durum varki. 15 nisanda işe başladım 1 haziranda sigortalı oldum. 45 gün lük bi açığım var.
ve Mayıs ayında askre gideceğim. 1 sene dolması için mayısn bitmesi ve haziran 1 olması gerekiyor. Ama ben askerde olacağım için öğrenemm gereken şey. Asker olarak göründüğümüz gün hangisidir. silüs elimize geçtiğindemi yoksa teslim olduğumudamı yada Mayıs ayına girdiğimizdemi asker sayılıyorum.
Bunu sormamaın nedeni iş yeri ile konuşup beni haziran 1 e kadar sgortalı gösterebilirlermi eğer gösterrilerse askerlik kıdem tazminatı alabileceğim.
Hatta sorduğumda bana asker sayıldığın gün iş kur a bildireceklerini ve ona göre iş kur işsizlik maaşı için kayıt alacaklarını söylediler.
Ben bu asker sayılma gününü ve çıkış tarihimi 1 haziran olarak ayarlatabilirmiyim. Askere giderken biraz para alabilirmiyim !
Teşekkürler.
-
Yazan: 07 - 02 - 2008 : 13.17 - serkansi
Emlak vergisinin en çok ne kadar geciktirilebileceğini sormak istiyorum. Şu anda sende iki kez ödeniyor. Fakat cezalarına da katlanmak şartıyla mesela 3 veya 5 sende bir ödenebilir mi? Bunun yaptırımı nedir? Yani ne kadar geciktirirsek ne olur? Maksimum süresi nedir? Şimdiden teşekkürler.
-
Yazan: 07 - 02 - 2008 : 12.58 - dilanya
öncelikle herkese merhaba.
%90 özürlülük belgesi olan, 10 yaşında ve özürlülük belgesine istinaden yaklaşık 85,00-YTL aylık alan bir çocuğun; SSK lı olarak çalışan babası asgari geçim indiriminden yararlanabilir mi ? Aynı zamanda çocuğun annesi çalışmıyor. Şimdiden cevaplarınız için teşekkür ederim.
-
VERGİ DAVALARINDA DANIŞTAYIN VERMİŞ OLDUĞU YÜRÜTMEYİ DURDURMA KARARINDAN SONRA VERGİ DAİRELERİNDEN İHALELERE KATILMAK İÇİN VERGİ BORCU YOKTUR BELGESİ ALINABİLİRMİ?
(not:vergi dairesi icra durur diyor ancak borcu yoktur balgesi alamazsınız.) BİLGİSİ OLAN ARKADAŞLAR VARSA YARDIMCI OLURSANIZ SEVİNİRİM. TEŞEKKÜRLER İYİ ÇALIŞMALAR
Yönetimin Notu: Aynı konuda birden fazla forum açmayınız. Lütfen buradan devam ediniz.
-
Merhaba yenibir site oluşturdum ve orda birisinin youtubeye yüklediği aöf videoları var bu videoları sitemde yayınlasam bende suçlu olurmuyum. Çinkü bazı sitelerde videoalr youtubede barındırılmakdatır telif hakları youtube ye aittir diye bazı ibareler var kanunen kabul edileir bir şey mi .
Birde eğer sitemede yayınlamam suçsa sitemde link versem tıklayınca youtubeye gitse bu beni kanuni anlamda bağlar mı ?
-
Yazan: 07 - 02 - 2008 : 11.41 - tokuslu
Asgari geçim indirimini şirket istediği zaman verebilirmi yoksa verilmesi gereken bir tarihi varmı zamanında verilmeyen Asgari geçim indirimi için şirkete bir yaptırım veya cezası varmı.... Teşekkür ederim...
-
Yazan: 07 - 02 - 2008 : 11.24 - soru12
Birkaç yıldır bitişik bina sahibi her hafta evinin dış cephesini balkonundan hortum tutarak tazyikli su sıkarak yıkıyor, evinin dışındaki tüm pisliği bizim camlarımıza yapıştırıyor.
Her hafta camlarımızı onun temizliğinden sonra silmek zorunda kalıyoruz. Defalarca uyarmamıza, evini yıkarken fırça kullanmasını teklif etmemize rağmen bu şekilde devam edeceğini söylüyor.
Zabıtaya şikayet ettik ceza kestiler yine değişen birşey olmadı, geçen sene polise şikayet ettim, savcılığa ileteceğiz dediler henüz bir haber çıkmadı.
Ne yapmalıyım bana yardımcı olabilir misiniz. Bu konuda emsal davalar ve kararlar varmı, bu eylemi sonlandırabilir miyim?
Yardımlarınız için teşekkürler
-