-
Yazan: 31 - 01 - 2008 : 16.06 - eyle2008
Öncelikle böyle bir konuyu nereye acacağımı kestiremedim kusura bakmayın bir şekilde vergi dairesi ile ilintili garip bir konu.
Beş sene evvel işyerimin kapanışını vergi dairesine bildirdim. Esnaf ve sanatkarlar odasına hiç bir borcum bulunmamaktaydı kapanışı verdiğim tarihte.
Bir hafta evvel eve gelen kağıtta benim vergi dairesine kapanış verdiğim tarihten sonraki süreçteki aidatları borç olarak kaydetmişler ve ödememi istedikleri yazıyordu.
Ben kapanış verdiğim tarihten itibaren esnaf olarak gözükmüyorum ve esnaf olmayanların esnaf ve sanatkarlar odasına bağlı olamıyacakları hükmü mevcud tüzüklerinde. Bugün vergi dairesinden aldığım kapanış belgesini götürdüm fakat yinede "Orta yolda anlaşılırız" gibilerinden bir tutumla karşılaştım. Bu haksız bir ödeme olmuyor mu ? Ne yapmalıyım sizce ? Bir de 5 yıl boyunca neden adresim belli olduğu halde icraya veremiyorlar ?
Not: Bu para ödenemiyecek miktarda bir rakam değil ama ben böyle bir parayı ödemiyeceğim.
-
Merhaba
Ben 50 Dairelik Bir Sitenin Yöneticisiyim.binalarimiz 3 Blok 4 Der Katli.
Sorunumuz ÅŸudur:
Kat Maliklerimizden Birisi Balkonuna Güneş Enerjisi Taktirmak Istiyor.taktirmasi Mümkün Müdür?kat Malikleri Kanunu Buna Izin Veriyor Mu?ya Da Diğer Site Sakinlerinin Iznini Mi Almasi Gerekiyor.
Teşekürler Iyi çalişmalar.
-
Hukuk Makaleleri ve Mevzuat Kısmına yeni bir hukuki kaynak eklendi, üzerinde tartışmak ister misiniz :
Eser Sözleşmesi-Gizli Ayıp
-
Dedem 80 yaş civarında daha önce 2 kere beyin kanaması geçirdi ve felçli, dedemin üzerine 2 katlı bir bina var.Babam ve halam tek mirasçılar 2000 yılında dedem binayı bakım karşılığı halamın üzerine vermiş. Dedem felç ve beyin kanamalarını 2000 tarihi öncesinde geçirdi. Babamın hak mahrumiyetini engellemek için şu anda ne gibi bir yol izlemeliyim veya dedemin vefatı durumunda ne gibi bir yol izlemeliyim?
Yardımlarınız için şimdiden teşekürler.
Saygılarımla.
-
Yazan: 31 - 01 - 2008 : 15.06 - erdoÄŸanc
Merhaba arkadaşlar benim emekliliğim hakkında bir sorum olacak.
Doğum tarihim 01 01 1960 ben 1979 yılında okumak için Almanya ya gittim. Beni yaşım büyük diye kabul etmediler bende 1981 yılında Türkiye ye döndüm, yaşımı 3 yaş küçülttüm. Yeni doğum tarihim 01 01 1963 oldu ve ben 1984 yılında işe başladım. Şu anda 8400 günüm doldu 10 03 2008 de ise 25 yılım doluyor. Ben şimdi hangi doğum tarihime göre emekli olacağım? Ya da hangi tarihte emekli olacağım?
-
-
Hukuk Makaleleri ve Mevzuat Kısmına yeni bir hukuki kaynak eklendi, üzerinde tartışmak ister misiniz :
Ayıplı Mal-Satıcıya Ayıplı Mal Hakkında Derhal İhbar Yapılmamış Olması Halinde
-
Yazan: 31 - 01 - 2008 : 14.59 - serodero
Bir firmadan bir işyapmak üzere 1500 ytl aldım.işi daha yapamadım.bu arada firma beni arayıp paramızı iade et diyor.parayı şu anda iade edemiyorum .ama işide yapacağım.buna rağmen ceza davası açılabilirmi.
-
Merhaba. Ben Üniversitede hizmetli kadrosunda çalışıyorum. Üniversitede yapılan görevde yükselme sınavına girdim ve kazandım. sınavdan 15 gün öncesi ilgili yasa ile çalıştığım Yüksekokulun bulunduğu ilde Üniversite kuruldu ve bizi yeni Üniversiteye devredildik. Şimdi iki üniversite arasında kaldım kimse muhatap olmuyor dava açmamızın gerektığini söylüyolar bu konu ile ilgili yapmam gerekenler hakkında bilgi yazarsanız sevinirim teşekkürler.
-
Yazan: 31 - 01 - 2008 : 14.20 - libert
Merhaba,
01.06.200-31.05.2006 tarihleri arasında çalıştığım işyerimden evlilik sebebiyle ayrıldım noter kanalı ile istifamı beyan ettim.Tabiki ödeme yapılmadı 01.07.06 tarihinde dava açtım. 4 dava geçti hiçbir davaya katılmadılar 1 davada beyan edecekleri olduğunu sölediler tabiki son davaya gelmediler.Hakim karar diyerek Ticaret odasından bir bilgisayar firmasında 6 senedir çalışan bir muhasebe sorumlusunun maaş ortalamasının hesaplanmasını işkurdan gelen yazıların incelenmesi yönünde karar verdi.
anlamak istediğim bu durumda davayı kazanmış mı oluyorum.?
Diyelimki gene ödenmedi bu tazminat nasıl hareket etmeliyim?
ayrıca odadan araya birilerini koyarak düşük maaş ortaya çıkarabilirlermi?
Yardımlarınızı rica ediyorum.
şimdiden teşekkürler....
Selma Yılmaz
-
Yazan: 31 - 01 - 2008 : 14.19 - mpancol
Merhabalar,
1998 yılında mal sahibim ile anlaşarak işyerimiz için 15 yıl süreli kira kontratı yaptık.2000 yılında mal sahibim vefaat etti ve işyerimiz eşine kaldı.2007 yılına kadar başka bir kira kontratı yapmadık.2007 yılında mirascı mal sahibimiz 15 yıllık kira kontratımızın geçersiz olduğunu ve kabul etmediğini söyledi.Daha sonra bu 15 yıllık yaptığımız kontratın aslında 5 yıllık olduğunu ve üzerinde tahrifat yapıldığını idda ederek kontratın iptali için dava açtı.Kontratı 2 nüsha olarak hazırlamıştık ve bir nüshasıda onlarda.Şimdi sizlere danışmak istediğim konular şöyle:
1-Ölen mal sahibim ile yaptığım kontrat geçerlimidir?
2-Bu kontrat tarafımdan 2 nüsha olarak elle yazdığımız bir kontrat ve kira süresinin yazıldığı yerde yazılarda kayma olmuş.Bu kaymayı tahrifat olarak değerlendiriyorlar.Ayrıca kontratın özel şartlarında da yazı ile 15 yıllık olduğu belirtilmiş.Kontratın aslını mahkemeye verdim.Bu durumda 2 nüsha olarak yapılan ve aslında 5 yıllık olduğunu idda ettikleri onlardaki nüshayı göstermeleri gerekmiyormu?
3-Tahrifat yapılıp yapılmadığı mahkemece nasıl tesbit ediliyor?Nasıl bir süreç devam edecek?
4-Kontrat üzerindeki yazıların önce yada sonra yazıldığını nasıl anlayacak mahkeme.
5-Ayrıca eski mal sahibim öldükten sonra,elden ödediğim kira bedelleri için mirasçı eşinin de bu kontrat üzerinde alındı imzaları var.Ben nasıl ispat edeceğim bu konratımını tarhifatsız olduğunu?
Lütfen bilgilendirmelerinizi rica ediyorum.
Saygılarımla.
-
Yazan: 31 - 01 - 2008 : 14.12 - poyent
İyi Günler ben 22.01.2007 tarihinde sağlık hizmetleri üzerine limited şirket kurdum. Şirketi kurduğum gün itibariyle devlet hastanesinde ki görevim nedeniyle emekli sandığına üyeydim. Bu nedenle bağkurlu olmadım. 03.07.2007 tarihinde ise devlet hastanesindeki görevimden istifa ettim, Aynı gün başka bir özel hastanede hizmet aktiyle çalışmaya başladım ve 03,07,2007 tarihinde ssk lı oldum. şuanda ssk hizmetlerinden yararlanamıyorum işveren gözüktüğüm için bağkurlu olmak zorundasın deniliyor, arada hiç boşluk yok ve ben hizmet aktiyle maaşlı olarak çalışmaya devam ediyorum. Ben bağkurlumu olmak zorundayım yoksa ssk ya devam edebilirmiyim saygılar
Katılımcılarımız arasında UZMANLIK SORUSU UZMANI bulunmadığından sorunuza cevap verilememektedir.
Başlığınızı konu içeriğini açıklayacak şekilde değiştirirmisiniz?
http://www.hukuki.net/forum/editpost...tpost&p=157169
-
Yazan: 31 - 01 - 2008 : 13.42 - gokkhan
İyi Günler,Ordu Evlerine Sivillerin Girmesi İçin Özel Giriş Kartları Oluyormuş Peki Bunu Nereden Çıkarttırabiliriz ve Kimler Alabilir ? Cevabınızı Bekliyorum...
-
Dünden kalan hayalin var,
Bak evlâdı ayalin var,
Çok da nahif bir halin var
Söyle niye ağlıyorsun?
Hayallerin mi yıkıldı?
Evin barkın mı yakıldı?
Kalbin tele mi takıldı?
Söyle niye ağlıyorsun?
Gecesi var, gündüzü var,
Gecenin, nurlu yüzü var,
Her tepenin bir düzü var,
Söyle niye ağlıyorsun?
Bu kar da biter, boran da,
Bir gün kapanır yaran da,
Yalnız iz kalır insan da,
Söyle niye ağlıyorsun?
Terki diyar eder gibi,
Melül mahzun gider gibi,
Herkese küstüm der gibi,
Söyle niye ağlıyorsun?
Mehmet TaÅŸtan
Ankara / 2008
-
Yazan: 31 - 01 - 2008 : 12.59 - poyent
İyi Günler ben 22.01.2007 tarihinde sağlık hizmetleri üzerine limited şirket kurdum. Şirketi kurduğum gün itibariyle devlet hastanesinde ki görevim nedeniyle emekli sandığına üyeydim. Bu nedenle bağkurlu olmadım. 03.07.2007 tarihinde ise devlet hastanesindeki görevimden istifa ettim, Aynı gün başka bir özel hastanede hizmet aktiyle çalışmaya başladım ve 03,07,2007 tarihinde ssk lı oldum. şuanda ssk hizmetlerinden yararlanamıyorum işveren gözüktüğüm için bağkurlu olmak zorundasın deniliyor, arada hiç boşluk yok ve ben hizmet aktiyle maaşlı olarak çalışmaya devam ediyorum. Ben bağkurlumu olmak zorundayım yoksa ssk ya devam edebilirmiyim saygılar
-
Yazan: 31 - 01 - 2008 : 12.48 - dg8337
Eşim bir tekstil firmasında 6 yıldır çalışmaktadır. Firma 1 yıldır maaşlarını düzenli olarak vermiyor. 30 günlük çalışma süresine karşılık maaşları 45-60 günde oda sadece 1 ayı veriyor. İşveren mali sıkıntılardan söz ediyor ve herkesin istifa etmekte özgür olduğunu söylüyor bundaki amacı tazminat ödemekten kaçınmak ama işyerindekilerle yaptığım görüşmelerde işverinin mali sıkıntılarım var demesine rağmen diğer ödemeleri yaptığını sadece çalışanlara ücretlerini geç ödediğini öğrendim.
Eşim noterden ihtar kanalıyla işten çıkacak ve iş mahkemesinde dava açağız fakat ben 1 yıldır düzenli ödenmeyen maaşlar yüzünden firmaya maddi ve manevi tazminat davası açmak istiyorum. sonuç olarak kredi kartı borçlarını ödemede ve araba kredimizi ödemede zorluklar çektik ve çoğu zaman faizli ödedik. Böyle bir dava açmam mümkün mü?
-
Yazan: 31 - 01 - 2008 : 12.30 - okai
Merhabalar.Benim kredi kartını 13/12/2007 tarihinde mail order işlemlerine tamamıyla kapattırdım.Fakat 29/01/2008 tarihinde telefonla bankayı borcum için aradım.2472,95 ytl kadar bir borcum olduğunu ve limit aşımı nedeni ilede ayrı bir faiz ödeyeceğim söylendi.Ben bu kadar harcama yapmamıştım ve banka atm sine giderek hesap ekstresi aldım.Aldığım ekstrede o kadar borcum olmadığını gördüm ve döküm aldım.Dönem içi tuşuna basarak oradan kontrol ettiğimde Latife Ö. isimli şahsın 31/12/2007 tarihinde 1000 ytl, 22/01/2008 tarihinde 500 ytl ve 22/01/2008 tarihinde de 250 ytl olarak mail order den para çektiğini gördüm.Tekrar eve dönerek bankayı aradım ve bunun mümkün olmadığını kartımın mail ordere kapalı olduğunu belirtim.Telefondaki bayan da bana evet 13/12/2007 tarihinde kapattırmışsınız dedi.Peki nasıl oluyor bu dediğimde kötü amaçlı firmaların bu şekilde işlem yapabildikleri ve itiraz faks numarasına itiraz edebileceğimiz söylendi.İtirazdan 30 -45 gün sonra olumlu veya olumsuz bize bilgi vereceklerini söylediler.Fakat bu aşamada bu parayı ödememiz gerektiğini de ayrıca belirtti.Ben bu konuda çok mağdur oldum.Ne yapmam gerekiyor.Böyle birşey doğrumu yardımcı olursanız çok memnun olurum.
-
Yazan: 31 - 01 - 2008 : 12.00 - xgamzex
merhabalar
icra hukukunda, kendilerine kıymet takdir raporu tebliğ edilen ilgililere rapora itiraz etme hakkı tanınmıştır ve tebliğ edilecek kişiler de sayılmıştır. bu kişiler arasında gayrimenkulün paydaşı bulunmamaktadır. (ortaklığın giderilmesi davası da söz konusu değil) buna rağmen bu kişi itiraz ediyorsa reddedilmesi gerekir. öyle değil mi?
işte bu konuya ilişkin elinde yargıtay kararı olan varsa ve gönderebilirse çok sevineceğim.
saygılar
-
Yazan: 31 - 01 - 2008 : 11.45 - meyil
X şahsı bacanağına uzunca bir süre maddi yardımda bulunmuş.Bacanağı da yapılan bu yardımlara karşılık olarak X şahsına a ilindeki gayrimenkul üzerinde hak sahibi kılmış.Ama sanırım herhangi bir yazılı mukavele yapılmamış.Bacanak ölmüş ve mirasçıları bu gm.ü sattırmak istiyorlar.Bu X şahsına da bir şey vermek istemiyorlar doğal olarak.Bu adam ne yapabilir?İlk etapta bu hukuki meselenin oturabildiği hukuki zemin nedir?İşin içinden ben çıkamadım.Ayrıntılı bilgi sahibi de değilim.Yardımcı olan birileri olursa sevinirim.
-
Yazan: 31 - 01 - 2008 : 11.38 - leon_4577
Site yönetimi ve burada birbirlerine bir nebzede yardımcı olmaya çalışan tüm arkadaşlara teşekkürler ile başlamak istiyorum.
Arkadaşlar ben 21,08,1995 tarihinde Uzm.J.Okuluna katıldım.1 sene eğitim sonunda 30.08.1996 yılında mezun oldum ve şark hizmeti için doğu illerinden birinde görevime başladım.Astsubaylık sınavını kazanarak 1998 yılında astsubay okulunda 1 yıl eğitim sonunda 1999 yılında mezun oldum ve yeni birliğime katıldım.Buradaki görev sürem içerisinde yıllık iznim kullandırılmadığı için 8 gün firar ettim.(bununla ilgili tüm belgeleri dosyama ekledim).tayinim çıktığı için mahkeme yeni birliğimde devam etti.Yeni birliğime gelen bir talimat yazı ile Erzurum Askeri Savcılığında bir psikolog kontrolünde ifade verdim.Yapılan yargılama sonunda 1 yıl üzerinden yargılanmışım ve 4 ay ceza almışım.Askeri yargıtaya itiraz ettim.Ama sonuç çıkmadı.63 gün mahkeme yüzü görmeden Trabzon Askeri ceza evinde cezam infaz edildi.Bu olaydan sonra kendimi toparlayamadım.kişisel,maddi manevi bir takım sorunlarla karşılaştım.17 Nisan 2003 te 10 günlük yıllık izine ayrıldım.O tarihten itibarende halen firardayım.(31,01,2008)
Benim şimdi degerli hukukcu arkadaşlarıma ve bu konuda bana yardımı olabilleceğini düşünen arkadaşlarıma bir kaç sorum olacak.Vereceğiniz cevaplar beni inanın mutlu eder.çünkü artık bu kaçıştan sıkıldım.heryerde önüme engel olarak çıkıyor.
1, Teslim olmak istediğim yer neresi olmalı.Firar ettiğim birlik Trabzon 48 nci İç Güvenlik Askeri Mahkemesine bağlı.
2. Ne kadar süre ceza alırım.Çünkü bu benim ikinci firarım.Ve alacağım ceza nerede infaz edilir.(Sivil cezaevi mi-Askeri Cezaevimi)
3. İlk firarımda haklı olduğum halde (belgeleriyle mevcut) mahkeme yüzü görmeden 63 gün cezaevinde yatmamdan dolayı İnsan hakları mahkemesine başvursam bi sonuç alabilirmiyim.(Askeri yargıtaya itirazımla iç hukuk yolları bitti)
4. Bir psikolog olay üzerinden yaklaşık 6-7 ay geçtikten sonra kişinin o anda içinde bulunduğu durumu tespit edebilir mi ?
5. Teslim olup cezam bittikten sonra askerlikten terhis belgemi hangi birlikten almam gerekiyor.son birliğimmi, mahkeme mi, yoksa J.Gn.K.lığından mı?
6. Sanırım artık T.S.K dan ilişiğim kesildi.herhangi bir tazminat ödemem gerekiyormu.?varsa miktarını nasıl öğrenebilirim.
7. Emekli sandığında birikmişimi alabilirmiyim.
8. Emekli sandığından S.S.K ya geçiş yapabilirmiyim.
İlgilenen tüm herkese teşekkürler.
-
Yazan: 31 - 01 - 2008 : 11.35 - VATANKENT
Sitemiz 75 apartmandan ve yaklaşık 1800 daireden oluşuyor toplantı esnasında uyulması gereken kurallar,seçim nasıl yapılır,adaylar listelerini ne zaman açıklar,llistelerde bulunacak asil ve yedek yönetici adayları kaç kişi olmalı,toplantı esnasında seçilen toplantı başkanının yetkileri nelerdir ve en önemlisi seçilen başkan oylamanın sandıkla mı yoksa el kaldırma üsülüyle yapılmasını oylayabilir mi? Sandıkla yapılırsa vekaleten bir kat maliki toplu yapılar site yönetimi seçiminde kendi oyu dişında kaç adet vekalet ile oy kullanabilir ve vakalet nasıl verilir(noter,kendi aralarında,v.s.)
Not:Sitemizde kabul edilmiş bir yonetim planı yoktur
Toplu yapılarda site yönetimi seçimi ve seçilen yonetimin görev ve icratları ili ilgili bilgiler KAT MÜLKİYETİ KANUN'unun dişından bulabilirmiyiz
Saygılarımla
Akif ÖZTÜRK
-
Yazan: 31 - 01 - 2008 : 11.26 - kama76
Merebalar.Değerli avukat arkadaşlar benim sorum şu; Halen Zimmet ve sahte evrak suçundan davam devam ediyor kesinleşmiş bir sonuç yok:Ama yüksek disiplin kurulu benim ihracımı vermiş. Mahkeme sonuçlanmadan bu karar yürürlüğe girermi. Çünkü halen ihraç sebebi gösterilen suçların mahkemesi devam ediyor.Kesinleşmiş bir suçum yok.Bu ihraç kararı yürürlüğe girermi? Eğer ki girerse bu yasalmı? Halen ilişiğim kesilmedi memuriyetten ama disiplin kurulu kararı geldi personel başkanlığına dosya gönderildi diye.
Şimdiden teşekkürler...
-
Yazan: 31 - 01 - 2008 : 11.02 - Engin_Er
Annem iki evli ve ilk kocasından iki kızı olmuş, daha sonra babamla evlenmiş ve iki çocukta biz olmuşuz.
Babam 1997 yılında vefat etti annem ise2003 yılında vefat etti. Babam öldükten sonra
Veraset ilamı çıkarttık ve veraset ilamında Annem,ben ve kız kardeşim mirascı görünüyor, daha sonra annem ölünce yine veraset ilamı çıkarttık, onda da kızkardeşim ve ben mirascı olarak görünüyoruz.
1 - Bu durumda ; Annemin ilk kocasından olma iki kızı yani bizim üvey ablalarımız babamın mirasından pay alma hakları varmıdır.
2 - Yoksa sadece kız kardeşim ve ben mi mirascı olarak mirası almaya hak kazanırız.
3- Babam öldükten sonra kız kardeşim ile iki şahit önünde aramızda bir sözleşme (muvafakat)imzaladık. Kız kardeşim benden tüm miras payına karşılık 500milyon lira aldığını ve anneminde miras payını bana satmasına da muvafakat gösterdiğini beyan etti ve imzaladı.
Aramızda yazılmış bu yazının ne kadar hükmü vardır.
4 - Babamın ölümünden sonra, 1998 yılında anneme adli tabiblikten akli dengesi yerindedir raporuda almak şartı ile ve hissesi karşılığı bedeli banka aracılığı ile ödemek suretiyle annemin mirastaki payı olan 2/8 hissesini (pay temliki suretiyle)satın aldım.
5 - Tapu kaydında annemin miras payını bana pay temliki yaptığı ve benim hissemin 5/8 olduğu ve kızkardeşiminde 3/8 oranında verasete iştirak olduğu yazılı.
6 -Kız kardeşimden daha sonra aramızda yaptığımız sözleşme gereği tapuya davet ederek hissesini tapudan resmi olarak bana satış yapmasını istedimsede buna yanaşmadı.
7 - Babamın ve annemin ölümüne kadar her şeyi ile ben ve eşim ilgilendik hastaneye yatırmak ameliyat ettirmek ve tüm masraflarını karşılamak ve hatta başlarında refakatci kalmak gibi her şeyleri ile eşim ve ben ilgilendik ne öz nede üvey hiç bir kardeş kesinlikle ilgilenmedikleri gibi cenazelerine bile gelmediler.
Not: Miras olarak kalan bir tek ev vardır.
Ayrıca babamın sağlığında şu anda benim oturduğum babamdan kalma evden pay istememesi sözü karşılığında kız kardeşime tek katlı bir ev satın alarak tapu kaydınıda direk onun üzerine yapmıştık,kız kardeşim daha sonra bu evi satarak başka bir yerden ev almıştır. ve şu anda da verdiği sözde durmadığı gibi şahitler önünde imzaladığı muvafakatıda inkar etmektedir.
Bu durumda benim yapmam gerekenler nelerdir.
Değerli hukukcularımızdan aydınlatıcı bilgilerini esirgememelerini istirham ediyorum. Saygılarımla
-
Müteahhitten adi sözleşme ile yapmakta olduğu inşaattan daire satın aldım. Bu arada dairenin kat irtifakı tapusunu aldım. Müteahhit adi sözleşmeye göre daireyi 31.07.2007 tarihinde bitmiş olarak bana teslim etmesi gerekiyordu. Ancak bu olmadı. Görünüşe göre 15/02/2008 tarihinde teslim edebilecek gibi. Sözleşmede geç teslim halinde cezai şart bulunmamaktadır. Ben buna rağmen yaklaşık 6,5 aylık gecikme nedeniyle yoksun kaldığım kira gelirini ileri sürerek hak talebinde bulunabilir miyim?
-
Bir süredir tanımadığım bir şahış eşimi takip etmeye başladı.Laf atmış kaçırma tehdidinde bulunmuş.2 defa da bahçeme girip pencereden eşimle konuşmaya çalışmış.Benim merak ettiğim bu şahsı bahçemde yakaladığımda darp etsem ceza alırmıyım yada ne ceza alırım?Şimdiden teşekkür ederim.
-
Merhabalar,
Aradığımız soruların cevabını burada bilebileceğimizi umarak,vereceğiniz bilgiler için şimdiden teşekkür ederiz.
Aralık ayı itibariyle yönetimini aldığımız,kamu yararına çalışan bir derneğiz.
Yönetimi devir alırken merkezimizin ve lokalimizin bulunduğu yerin mülk sahibi ile herhangi bir kontrat yapmadık.Mevcut bir kontrat ile devam kararı aldık.
Civarımızda bizim gibi dernek merkezi olarak kullanılan yerlerin kirası 1000 YTL civarındadır.Şu anda mevcut kiramız 1500 YTL'dir.Mal sahibi bina için yapılacak hiç bir harcamaya katılmamaktadır.Derneğin ısıtma sistemleri bile eski yönetim tarafından yapılmıştır.Zemin kaplama v.s tadilatlarda bizim yönetimimizce yapılmıştır.Aylık kira bedeli de mal sahibine gününde ve elden ödenmektedir.
Yani kısacası mal sahibine karşı her türlü iyi niyette bulunulmaktadır.
Eski yönetimce yapılmış olan kira kontratı elimizde bulunmamaktadır.Kira stopajı 400 YTL kira bedeli üzerinden hesaplanıp her 3 ayda bu bedel üzerinden ödenmektedir.
Sorumuz ÅŸu:
Şubat 2008 itibariyle kirasının artırılacağını ve 1500 YTL olan kira bedelinin 2000YTL olması gerektiğini,ödenmemesi durumunda KİRA TESPİT DAVASI açacağını belirten bir ihtarname ile karşımıza çıkan bu mal sahibi için yapmamız gerekenler konusunda yardımcı olursanız seviniriz.
-
Yazan: 31 - 01 - 2008 : 02.40 - insider
Selamlar, ben başıma gelen olayı kısa yoldan anlatayım belki beni aydınlatabilirsiniz. 3 yıllık bir ilişkim vardı. Evlilik niyetindeydim fakat o okulunun bitmesini beklememi istedi bekledim bitti sonra kursu bitireyim dedi tamam dedim bekledim oda bitti sonra ailemde konuyu bildikleri için bana baskı yaptılar sonra o ailemi ciddi niyetli olduğuna ikna etmek için ailemle tanışmak istediğini söyledi ve tanıştılar. ikna etti ailemi ama kendi ailesini ikna edemedi. İkimiz bu olaylardan önce defalarca kez cinsel ilişki yaşadık ben bir erkeğim ve onun duygu sömürü yaptı bende yenik düştüm. Evlenmeden böyle birşey yapmak istemiyordum kız reşit ve ilişkiye ilk girdiği kişi ben değildim. Ailesi istemediği için benden ayrılmak istedi fakat bunu yüzyüze konuşmak için benden gizledi ve her buluşmamızda önce cinsellik yaşamamızı bekledi ve her cinsel ilişkiden sonra ayrılmak istediğini söyledi bu defalarca oldu ama ayrılamadık. Ailesi onu yurt dışına gönderdi göndermeden 2 gün önce yine aynı şeyleri yaşadık. uçağa binmeden 1 kaç dakika önce bu bahane olsun beni unut bende seni unutmaya çalışacağım diye mesaj atıp telefonunu kapattı. Birlikte çekindiğimiz samimi fotograflar vardı o gittikten 2 hafta sonra resimlerden bahsettim benden ayrılmaması için. Oda bu esnada orda bir başkasıyla ilişki kurmaya başlamış. Resimler yüzünden beni geldiğinde dava etmesini istedim eğer beni sevmiyorsan bunu yap dedim. Neyse ilişki süresince sürekli tutarsız konuşmaları olduğundan defalarca yalanlarını yakalamıştım her seferinde bir daha olmayacağını söyleyip her seferinde de yaptı psikolojim tamamen bozuldu ve hala psikolojim bozuk. Buraya geldiği zamandan 1 ay sonra hafta içi diğer ilişkide olduğu kişiyle buluşuyordu ve bana çeşitli bahanelerle yalan söylüyordu
hafta sonu ise benimle birlikteydi birbirlerimizin mail şifrelerini biliyorduk ve ben onun bir mailinde beni aldattığını açık ve net bir şekilde öğrenince sinir krizi geçirip ona tehditler hakaretler savurmaya başladım. Ona benim yanıma gelmesini söyledim gelemeyeceğini anca eşyalarını toparlayıp ailesine belli etmeden 3 gün sonra gelebileceğini söyledi. Elimde hangi resimlerin olduğunu söyledi onunla buluştuğumda resimlerin hepsini silmiştim ancak o resimleri mailinde saklamış onun mailinden ona yolladım. Ertesi gün yola çıktığını benim onu terminalden almamı istediğini söyledi telefonda benden çok korktuğunu biliyordum. Yalnız gelmeyeceğini de biliyordum ama ne olursa olsun herşeye rağmen onu seviyordum ve sonucu ne olursa olsun katlanmak gerekirse ölmek istiyordum. Geldi ve yalnız gibi davranıyordu telefonunu istedim ve mesajları okudum benim için diğer arkadaşına küfürlü kelimeler yazmıştı ve deliye dönmüştüm vurmak istedim ama vuramadım. Sonra telefonundan babasının telefonunu bulup onunla konuşmak istediğimi söyledim. Tam babasının telefonunu bulup arayacağım anda 2-3 kişi saldırdı. Saldıran adamlardan biri terminal jandarmasına doğru götüreceğini söyleyip otopark a doğru götürmeye başladı burnum kanadığı için burnumu yıkama bahanesine biraz oyaladım. Eğer jandarma gelmemiş olsaydı ben oyalarken ne olurdu bilmiyorum ancak jandarma gelmeden hemen önce telefon geldi ve adam senin arabaya getirdim gel götürelim dediğini duydum. Jandarma hepimizi durdurunca bana şikayetçimisin dedi değilim dedim ancak bana saldıranlar biz şikayetçiyiz dedi. Başıma bir çok darbe aldığım için dengem ve düşünme yeteneğimi tam anlamıyla kullanamıyordum. Şubat 27 sinde mahkemem var şantaj suçundan ve 3 mart ta benim açtığım dava var. Konuyu en başından anlattım biraz uzun oldu ama olayları tamamen bilip öyle değerlendirmenizi istedim. Cevap yazsanızda yazmasanızda şunu belirteyim. Herhangi birşey yapacak değildim. Çünkü onu gerçekten sevmiştim.
-
Yazan: 31 - 01 - 2008 : 02.34 - sevsence
İyi Günler,Ben Bir Film Web Sitesi Açacağım Yani Ayrıntılarını Açıklıyayım;
*Film İndirme Ve Film İzleme Seçenekleri Bulunduracağım
*Fakat Ben Bunları Kendi Siteme Yüklemeyeceğim Yani Önceden Başkalarının
Yüklediği "Rapidshare" Dediğiniz Linklerden Koyacağım Siteme
Sonuç : Bunun Hukuk Açısından Siteme Bir Zararı Olurmu Yani Sitem Kapanırmı ?
Kapanmaması İçin Neler Yapılabilir ? Siz Değerli Avukatlarımızdan Cevap
Bekliyorum Şimdiden İlgilendiğiniz İçin Teşekkürlerimi Sunuyorum.
-
Yazan: 31 - 01 - 2008 : 02.09 - gokkhan
İyi Günler,Ordu Evlerine Sivil Ziyaretçi Yani Misafir Getirebiliyormuyuz ?Bu Konu Hakkında Herhangi Bir Düzenleme Var Mı.Cevabınızı En Kısa Zamanda Bekliyorum.
-
Yazan: 31 - 01 - 2008 : 00.38 - hipokrat
26 daireli bir apartmanın zemin katında oturmaktayım.15 yıllık bir yapı ve geçen sene asansör 2-3 kat aşağı kayarak düştü ve sıkıştı bunun sonuncunda yaklaşık daire başı 100 tl ödenerek geçici bir çözüm bulundu.Zemin katta olsam da düşen payı ödedim(eve yerleşmenin 3. yılında-not : burada hem asansörü kullanmamakla ilgili hem de asansörün neredeyse 15 yıldır kullanımda olması ile ilgili noktalarından itirazım olmadı)
Bu seneki toplantıya katılmadım,ancak aidat için kapıcı geldiğinde elindedki kağıtlardan öğrendiğime göre "asansörün sorunlarının müzminleştiği ve kazaya sebebiyet vermemesi için makine motor aksamının değiştirimesi için anlaşmalı firmayla 8.260 tl(sekizbinikiyüzaltmış tl)ya anlaşıldığı(3 yıl garantili) ayrıca teyid?! ettirmek için başka bir firmaya kontrol ettirildiği " şeklinde yazılmış.
Bu para da her daireyle eşit olarak bana da 320 tl olarak 5 taksitte ödenecek şekilde (Şubat ayında başlamak üzere) bölünmüş.
Öncelikle ilk toplantılara katıldığımda 26 dairelik apartmanda 4-5 kişilik bir gurubun dışında kimse ilgili değil ,katılım az ve aralarında yöneticilik dönüp durmakta,ve defter tutulmasına rağmen bir çok noktada eksikleri ,bilgisizlikleri ve hesap verme alışkanlıkları olmadığını gördüğümden son iki toplantıya girmedim.(örnek vermek gerekirse yönetimdekiler ap. yöneticisi el kitabı benzeri kitapları bulundurmuyor ve kullanmıyorlar-Alınan kararların çoğu uygulanmıyor,toplanan para bankaya yatırılmıyor,alınan kararlar panoya 3 haftadır asılmıyor ,doğalgaza geçiş olduğu halde yangın tüpü alınmıyor vd)
Ev sahibi olsam da henüz banka borçlarımın devam etmesi ve diğer ekonomik gerekçeler de konuyla dolaylı olarak ilgili görünüyor.
Bu noktalar ışığında;
1- Zemin katta oturmamdan dolayı bu yapılan paylaşıma itiraz ederek yeniden hesaplanmasını ,payıma düşen miktarın azaltılmasını ve makul taksitlere bölünmesini isteyebilir miyim?
Ayrıca asansörün katlara göre kullanım sıklığının belirlenmesi isteyerek buna göre yeniden makul bir paylaşım yapılmasını isteyebilir miyim?13 Ocakta toplantı yapıldı henüz panoya aslımadı ve tarafıma bildirilmedi (Şubatta başlayacakmış)
2-Apartman yönetiminin (belli bir gurubun elinde olmasından dolayı ve ilk toplantılarda hesaplara bakmak istediğimde izin verilmemesi benzeri deneyimlerim olduğundan ) uygulamalarından her zaman şüphe etmekteyim.
Sözgelimi ilgili firmayla anlaşılmasından sonra başka firmaya teyid ettirildiği şeklinde bir ifade var yazıda.
Öncelikle ana firmadan alınan teklifin yazılı olarak alınması ve bunun panoya asılarak bildirilmesi gerekmiyor mu?Ayrıca bu bedelin gerçek rakamı yansıtıp yansıtmadığını bir başka bağımsız firma ya da firmalara yazılı olarak istenmesi ve bununda herkese bildirilmesi gerekmez mi?
3-Toplantının üzerinden yaklaşık 3 hafta geçti,itirazımı yöneticiye yazılı olarak bildirmem en uygunu mu, zaman kaybım var mı ve toplantıya katılmamakla ilgili bir hak kaybım olma olasılığı var mı?
4-Sözgelimi yönetim tüm bunları reddederse ben de makul bir sonuç almadığımdan dolayı ödeme yapmaz ya da vadeleri uzatırsam yönetimin yapacakları nelerdir?Sözgelimi icraya vermek yöntemi varmış,burada bana icradan bir uyarı geliyor ve ben de buna 1 hafta içinde gerekçelerimle itiraz edersem yargı aşamasına mı geçiyor?
Konuyu biraz uzatmış ve detaylı sorular sormuş olabilirim,ancak tüm amacım herşeyin hakkaniyete göre yapılması ,eşitlik ve yönetimin tüm bu işlemleri kurallara uygun olarak yapıp yapmadığından emin olmak diyebilirim.
Yanıtlayanlara şimdiden çok teşekkür ederim.