-
CAN PARÇASI
Yağmur ertesi gözlerinden süzüldü kristaller
Yüreğimde parladı
Kırılan bir can parçasıydı
Adındı
Güneş öncesi buz dağının maviliğiydi görünmeyen
Gözlerindeydi gözlerime dökülen
Yarım kaldı yıldız tanesi
Düşerken kaderimin zahiri ellerinden
Yeniden doÄŸmak geceye
Ezberlemek adını hece hece
Kaybolmak bir ÅŸairin hislerinde
Rüya olmak bir aşığın geleceğinde
Seninle yalnızca seninle ağlamak bir sonbahar hüznüne
Esirgeme hüznünü hüzünlerimden…
Ersin TOSUN
-
Yazan: 30 - 01 - 2008 : 21.58 - moulen
tesekkur ederım
-
Yazan: 30 - 01 - 2008 : 21.26 - 4temmuz
Nafaka alan boşanmış eş, vefat etmiş babasının emekli maaşını da alabilirmi? Alınan emekli maaşı nafaka ödemeyi devam ettirir mi? Boşanmış eşin annesi de vefat etmiş babasının emekli maaşını almaya devam etmektedir.
-
Yazan: 30 - 01 - 2008 : 21.16 - cantur
Merhabalar,
Sorularım kısa ve öz olsun istiyorum.
Halihazırda çalıştığım şirket teknokent şubesi açmakta ve vergi muafiyeti yaşayacak
1 - Brüt aldığımız maaşlarımızdan vergileri kesip ortalama aldığımız paraya göre nete geçecekler.Biliyorum bu yasaya aykırı sözleşmede yazan maaşı ödemek zorundalar.Fakat bunu yapmayacaklarını söylediler.Elimde önceki aylara ait onaylı bordro yok.Sözleşmemde yazan maaşı almak için ne yapabilirim?
2 - Yeni bir sözleşme imzalatacaklarmış ve yeni net maaşı yazacaklarmış buna nasıl itiraz edebiliriz ? İmzalamayıp bordromda yazan maaşı mı istemeliyim?
3 - Şirket bizi bir sabah bir akşam olmak üzere teknokent personelinin yapmak zorunlu olduğu yüz okuma sistemine tabi tutmak için sabah ve akşam teknokente gitmek zorundasınız diyerek zorunlu tuttu.Fiili olarak çalışma yerimiz teknokent dışında olacak bu kesin ama sadece yüz tanıma sistemi için sabah ve akşam bunu tüm personele zorunlu tuttu.Biliyorum bu da "4691 Sayılı TGB Kanunu" vergi konusunda yasak.Kanunsuzluğu engellemek için ne yapabiliriz?
Teşekkürler
-
Yazan: 30 - 01 - 2008 : 20.07 - nzmkck
Ben yaklasik 4 sendir bi sirkette calisiyorum...2 vardiye olarak calisiyoruz ve gece 10 saat calisiyorum ve bu 12 saate cikarilicak ve ben gece calismasinda 7.5 saatten sonrasinin yasal olmadigini okumustum ben bu 7.5 saatin dısında calismak ıstemıyorum ve calısma saatımız 12 saate cıkarıldıgında nasıl bır yol ızlemelıyım benı bılgılendırebılırırmısınız
Ayrıca 3.5 senedir vardiyeli bi sekilde calisiyoruz ve gece farki verilmiyor...Bu farkı iş veren vermek zorundamıdır bole bır zorunlulugu varsa da ben 3.5 senelık gece calısmıs oldugum farkı nasıl alabılırım ne yapmam gerekıyor...
Åžimdiden ilginize tsk ederim saygilar
-
Yazan: 30 - 01 - 2008 : 19.42 - frn15
Bir kamu kurulusunda calısıyordum. Kuruma bağlı iktisadi işletmenin saymanlığını yurutmekteydim. Maliyece vergi denetimine alındık. Denetleme sonucunda işletmenin kurumlar vergisinden muaf olan birimleri vergiye tabi birimlerinden ayrıştırılarak " ayrıca kamu kurumuna baglı bir işletme olduğumuzdan, kamu kurumunun işletmemizden yaptığı alımların faturaları ita amirince kestirilmeden stoklarda kalması ve vergi denetmenleri tarafından bu malların depomuz olmadığından stoklanamayacağı ve satılmıs mal olarak işlem yapılarak" vergi tahakkuk ettirildi ve tahakkuk eden vergi gecekme faizi ile kurumdan tahsil edildi. İç işleri bakanlığı kontrolorlerince ise yapılan bu vergi ödemesine ait gecekme faizlerini hazırlanan layiha da kamu zararı olarak gosterildi. Bu yapılan işlem benim hiçbir kusur ve ihmalim yoktu. Çünki vergi dairesine tum beyanname ve vergi beyannamelerini zamanında verilmiştir. Sadece ita amiri tarafından kurumdan işletmeye ödeme yapılmadığından ve fatura kestirilmediğinden meydana gelen vergilere ait gecikme faizlerinin kamu zararı olup olmadığı hususunda bilgisi olan arkadaslar varsa ve cevaplarsa memnun olurum.
-
Yazan: 30 - 01 - 2008 : 19.23 - al2560
devlet hastanesine yapılmış olduğum 2 yılık bilgi sistem sözleşmem var hiç bir gerekçe olmadan benim yapmış olduğum 2 yılık sözleşmemi hiçe sayarak yeni bir ihaleye çıkıyorlar bununla ilgili ne yapmam gerekir ve sözleşmeminde bitmesine 13 ay var ama hiç bir uyarı ve ihtar almış değilim verdiğim hizmetede aralıksız devam ediyor idarenin bana yaptığı bu haksızlığa karşı haklarım ve hukuki boyutu ne ola bilir nelerdir veya ne yapa bilirim bu konuda bana nasıl yardımıcı ola bilirmisiniz teşekür ederim
-
Yazan: 30 - 01 - 2008 : 18.54 - TUNCCAN
Kendi adıma kiralamış olduğum ofisi bir süre önce arkadaşıma tekrar komisyon ödememesi için verdim ve elektrik, su açması için kendi aramızda kontrat yaptık. Mal sahibine bu durumu söylememe rağmen avukata giderek şikayetçi olmuş. Arkadaşta sağolsun sanki hiç bir şeyden haberi yokmuş gibi davranmış. Ben bu şartlarda cezalı olur muyum? Sonuçta iyi niyetli olmamın cezasını çekeceğim ama 1 sene hapis yatacaksın dediler. Lütfen yardımcı olun.. Teşekkürler.
-
cevaplarınız için şimdiden teşekkür ederim.
bir arkadaşımın sıkıntıları var işlerinden dolayı ve çalışmış olduğu firmaya vermiş olduğu çekleri ödemede sıkıntı yaşıyor.
1. ileri vadeli çekleri firma gününde önce işleme koyabilir mi ?
benim bildigim çekde vade yoktur. ama çeki gününden önce ödemezse (çünkü ödeme tarihi gelmemiş) ne gibi yaptırımlar yapabilirler.?
2.firmaya vermiş olduğu çekleri firma gününden önce avukata verip tahsil yoluna gidebilirmi.?
3 arkadaşım nasıl bir yol izleyebilir.? malesef şu anda piyasa daki sıkıntılardan dolayı bu sıkıntılar içinde kötü niyet ve artniyet kesinlikle söz konusu degil.
-
Yazan: 30 - 01 - 2008 : 18.23 - peri_0
selamlar
yeni başladığım bir firmadan 1 hafta sonra 2.şahıslar tarafından çıkarıldım. olay kesinlikle benden habersiz oldu ve işveren istifa dilekçesi imzalamamı istedi bende mecbur kabul ettim yanlış bişey yapmışmıyım veya bu gibi durumlarda ne yapmam gerektiği hakkında bilgilendirirseniz çok memnun olurum şimdiden teşekkürler
-
Merhabalar;
Son günlerde adıma açılan bir facebook grubunda kişilere küfür edilmekte resmim çalınıp gruba konulmakta hakaret vari sözler bana karşı sarf edilmekte.Bunu savcılığa vermek çin nasıl bir dilekçe yazarım.Yapan kişi belli değil.Şimdiden teşekkür ederim.
Saygılarımla...
-
Merhaba! Ankara' da cep telefonu alım satımı yapıyorum. Yıllar önce bir yakınıma sattığım telefon için ifadem gerekti. Karakola gittiğimde bizim sattığımız makinanın seri numarasının başka bi telefona ait olduğu ve diğer telefonun çalındığı ortaya çıktı. Çok şaşırdım. Benim sattığım telefon nokıa 6230 idi. Çalınan telefon ise nokıa 8800mış. Sattığım arkadaşım karakola benden aldığını beyan etmiş ve karakola 6230 u teslim etmiş. İfadesinde benden aldığını sölediği için mahkeme beni sanık olarak yargılayacak. Daha hiç duruşma olmadı. Ben de zamanında o telefonu kutulu garantili ve faturalı olarak aldım ama aldığım kişiden ne bir form ne de bir kimlik aldım. Kutulu faturalı olarak geldiği için şüphelenmedim hiç ama şu anda hırsızlık malı bilerek satmakla yargılanıyorum. Çalınan telefon ve bizim makinamız farklı cihazlar. Yardımcı olursanız sevinirim.
-
Yazan: 30 - 01 - 2008 : 17.28 - themis08
Merhabalar,
Boşanma davasının açıldığı tarihten sonra ancak boşanma ilamı kesinleşmeden önce eşlerden biri tarafından alınmış bir taşınmaz var.Boşanma davası boşanmayla sonuçlanmıştır.
Diğer eşin açtığı mal rejiminin tasfiye davasında boşanma kesinleşmeden önce alınan bu taşınmaz edinilmiş mal olarak tasfiyeye dahil edilir mi acaba ?
Yardımı olacak arkadaşlara şimdiden teşekkürler.
-
Yazan: 30 - 01 - 2008 : 17.27 - umutomer
merhaba ben apartmanda kapıcı olarak görev yapıyorum ben haziran ayında işe başladım benim sigortam 1 ağustos'ta yatırılmaya başlanmış işe giriş tarihim 1 ağustos olarak gözüküyor sözleşmede imzamda var fakat sorun şu ki benim aralık sonunda çocuğum rahatsızlandı ve ben cebimden 450 ytl para ödedim ben haziranda işe girdiğimi ispatlayamam mı ve beni işten çıkarıyorlar bana yazı imzalatmak istediler 15 gün içinde evi boşaltacaksın diye bende imzalamadım araştırıp ole imzalıyacağımı soledim evrakların fotokopisini istedim bana vermediler avukatın gelsin dediler.. ne yapmam gerek yorumlarınızı bekliyorum saygılar teşekkürler... evdeb çıkamıyorum çünkü ev kirası ödeyecek param yok nisana kadar müsade dediler ama çıkardılar...
-
Yazan: 30 - 01 - 2008 : 17.18 - taner_10
Öncelikle herkese kolay gelsin.Olay şöyle gelişti;Ben meslek lisesi 3.sınıf öğrencisiyim,okulumun öğle arasında kardeşimi alıp eve götürmek üzere onun okuluna gitmiştim,kardeşimi aldıktan sonra onu bisikletime bindirerek eve doğru gidiyorduk,Fevzi Çakamak ismindeki cadde üzerinde seyir halindeydim,cadde yokuş aşağı doğru idi.Geçmiş olduğum cadde üzerinde daha önce çok kaza olduğunu bilmiyordum,bisikletimle yokuş aşağı inerken yol ayrımına geldiğimde karşıma bir araba çıktı,ben bisikletimin frenine basıp durdurmaya çalıştım fakat karşıdan gelen araç yoluna devam etti ve çarpıştık,ben ve kardeşim bisikletimle birlikte arabanın üstünden uçarak kaldırıma çarptık,araç içindeki şahış tüm bu olanlara rağmen yoluna devam ediyordu,ben ayağa kalktığımda kardeşimi baygın görünce şok olmuştum,o şok anı ile ne yapacağımı şaşırmıştım,hemen 112'yi arıyordum,bu arada çarpıştığımız araç hiç aldırmadan yoluna devam ediyordu,çevreden bir kaç insan çarpan şahısın arkasından bağırdı,sen çarpıpta nereye kaçıyorsun diye,sonra şahıs durdu,bende kardeşimi alarak,bize çarpan şahısın arabasına binerek hastahaneye gitecektik,tam yola koyulmuştuk ki,daha sonra olay yerinden polisler geçiyormuş,çevredeki vatandaşlarda,polise hemen bu olayı anlatıp,araçın plakasını vermiş,biz şahısın arabası ile hastahaneyegiderken,polis yolda arkamızdan anons ederek bizi durdurdu,ben kardeşimi alarak direk polis arabasına bindik,bu şekilde hastahaneye ulaştık,kardeşim basit tıbbi müdahele ile yaralandı,benim kolumda yaralar var,bunun raporlarını aldık ve polise ifade verdik,ve bize çarpan şahıstan şikayetçi olduk.Nisan ayında mahkememiz var....Siz çok Saydıdeğer avukat abilerim bu davanın sonucu ne olur bana bilgi verirseniz çok sevinirim,şimdiden teşekkürler.....
-
20 yıldır çalıştığım limited şirket de mühendis olarak görev yapıyorum.yönetim kurulunda baba ve oğlunun bulunduğu bu firma ya ait fabrikada ve büroda toplam 15 çalışan daha var.
Ağustos 2007 de firma sahipleri aniden ortadan kayboldu.kendilerine ulaşamadığımızdan önceleri ne olduğunu anlamadık ama sonra sahipsiz kalan fabrika, alacaklı akınına uğrayınca anladık ki şirket sahipleri kamu ve şahıslara aşırı derece borçlanmış ve ödeyemeyeceğini anlayınca ortadan kaybolmuş.Şirkete ait mali durumu, kimlere nasıl ne şekilde ne kadar borçlandığını,alacaklılardan kurtulmak için yapılan muvazaalı işlemleri vs bilen yada bilmesi gereken 2 kişiden biri, serbest muhasebeci diğeri de , şirkette çalışan ve şimdi sadece telefonla ulaşabildiğimiz emekli bir mali müşavir .Bu kişiler işveren adına ssk bildirimlerimizi yapıyor ancak maaş alacaklarımız için sadece sabır diliyor.Çalışma müdürlüğüne gittik aciz vesikası yada iflas kararı olmadan ücret garanti fonundan yararlanmamızın mümkün olmadığını ayrıca şikayet dilekçesi yazsak ta sonuç almamızın zor olduğunu zira işyerinde kimsenin olmadığını söylediler.avukata gittik kağıt üzerinde şirket adına hiçbir şey gözükmediği için davayı kazansak ta sonuç almanın mümkün olmadığını söyledi.bu durumda kimse ne yapacağını bilmiyor ücret ve kıdemini yitirmek istemediği gibi iş bulmanın zor olduğu bu dönemde hiç değilse ssk bildirimlerinin yapılmasını kar sayıyor.Böyle bir tablo karşısında hepimizin aklından geçen şu soruyu sormak istiyoruz.
1-Kıdem ve ücret alacak haklarımızı kaybetmemek için bu şirkete istifa dilekçesi vermeden bir başka şirkette işbaşı yapabilirmiyiz?
2-2 yerde ssk lı gözükmek işveren için tek taraflı fesih hakkı oluştururmu?
konu hakkında bilgi verenlere şimdiden teşekkürler.
-
Yazan: 30 - 01 - 2008 : 15.41 - mesaog
Yıllardır göremediğim bir arkadaşım istanbulda .Adresi ve telefonu değişmiş.Kendi adına , anesı-babası adına kayıtlı herhangi bir telefon mevcutdeğil yada rehberlerde kayıtlı değil.Bu arkadaşa ulaşabilmemin yollarını ararken ssk nın sitesine girdim ve ssk numarasından hala istanbulda oldugunu öğrendim.
Sorum şu İl-şube 34/09 işyeri no:208328 olarak yazıyor. buişyeri numarasından iş adresini nasıl ögrenebılırım veya ögrenmenın yöntemi varmı.?
Şimdiden teşekkür ederim.
-
Yazan: 30 - 01 - 2008 : 15.40 - eyup92
iyi günler ben 2002-10.07.2007 ylı arası sigorlalı çalıştım,işten çıktım.
15.10.2007 de tekrar işe girdim ve 27.01.2008 de işten çıkarıldım haksız sebep ten dolayı.Ben şimdi işsizlik maaşı alırmıyım.
-
Miras yoluyla 4 hissedar olarak sahip olduğumuz gayrimenkulun satışını tapudan yaptık ve yeni tapu yeni alıcıya verildi.
Bir süre sonra sattığımız binadan yönetici gelip, 2 sene önce açılan binada çatı yapılması ile ilgili bir dava olduğunu ve bunla ilgili davanın sonuçlandığını, bizimde kendi payımıza düşen bir para olduğunu ve bu parayı bizden ödememizi istemişdir.
Bizde artık bizim öyle bir yerimiz olmadığını, vergi dairesinden ve belediyeden borcu yoktur belgeleriyle birlikte satışı gerçekleştirip sattığımız söyledik.
Tapusu bize ait olmayan, daha öncesindede bir tek gün bile kullanmadığımız ve kiraya bile vermediğimiz bir yer için bizden para talep edebilirlermi?
-
Ben bir konuda bilgi rica edeceğim benim adslim var ama telekom biliyorsunuz telefon hattıda ayriyeten istiyor ama telefonumu hiç kullanmıyorum konuşma açısından ama adsl için bulundurmak zorunda kalıyorum.Ben hattımı iptali isteyip sadece adsl kullanamazmıyım Telekom bunu kabul etmiyor ama dava açsam telefonum iptali isteyip sadece adsl kullansam olmazmı.Çünkü kullanmadığım halde hat için ayda 19YTL ücret ödemekteyim konuşma yok bunun içinde.Vereceğiniz bilgiler için şimdiden teşekkür ederim
-
Yazan: 30 - 01 - 2008 : 14.46 - sty
Haftada 5 gün günde 1.5 saat çalışan bir kişinin kıdem tazminatı nasıl hesaplanır.Yasada belirtilen maddi hakları kıyaslanır ifadesi zaten ücret tespitinde yapılıyor .Yani kısmi çalışan tam gün çalışana göre elbette daha düşük ücret alıyor.Esas sorun kıdem tazminatına esas sürenin hesabında çıkıyor.Yargıtayın bu konuda farklı kararları olduğunu gördüm.Son durum nedir?
-
Bir bilgisayar firmasından kampanya kapsamı içinde eski ekran kartımı götürüp fark ödeyerek yeni bir ekran kartı aldım. Kartın kutusunda ana firma tarafından 3 yıl garantili yazıyor, lakin bizdeki garanti süresi 2 yıl sanırım. Neyse, görüntü de bozulmalar olduğu için kartı teknik servise verdim, bana arıza olmadığını söylediler ama ısrarlarım sonucu daha kapsamlı bir testten geçirildiği zaman arıza tespit edildi ve ve kart birebir değiştirildi. aradan 6 ay kadar geçtikten sonra verilen yeni kartta aynı sorun nüksetti, Servise verdiğim zaman garanti süresinin bittiğini söylüyorlar. Şimdi
1) para verilerek kampanya ile değiştirilen bir ürünün garanti süresi yeni kartın alındığı tarihmidir yoksa ilk ürünün alındığı tarihmidir?
2) garanti kapsamı içinde birebir değiştirilip yenisi verilen bir ürünün garantisi yeniden mi başlar yoksa eski ürünün garanti süresi içine mi dahil edilir? (kart onarılıp geri verilmemiş resmen farklı seri numarasına ait yeni bir ürün verilmiştir.)
3) yurtdışından kendi orjinal ibaresi ile bazı ürünler mesela 5 yıl garantilidir ama bizim kanunlarımıza göre bunun garantisi 2 yıl mı dır ?
-
Yazan: 30 - 01 - 2008 : 14.04 - acacoon
Su anda oturdugum ev satilmak uzere. Evi almayi dusunen kisi yatirim amacli alacagini ve evde oturmaya devam edebilecegimi soyledi. 5 Subat 2008'de kontratimizin suresi doluyor. Evi alacak kisi kira konusunda istedigi artisi yapabilir mi yoksa artis mevcut kontrata gore mi yapilir? Bu konuda kiraciyi koruyan ve yeni ev sahibinin keyfi ucuk kira artisi yapmasini onleyen bir kanun var mi?
Tesekkurler.
-
kayıp bir kabilenin şivesiyle konuşmak istiyorum seni
dile düşmesin, kirlenmesin heveslerim
unutulmuş alfabelerle yazmak gökyüzüne ismini
sesini çizmek henüz bestelenmemiş şiirlere
içinde filizlenmek belki de kim bilir
sende dirilmek
dinlenmek teninde
çözmek ve çözülmek ilmek ilmek
yıkılmış medeniyetlerin en şatafatlı gecesinde okşamak gölgeni
kainatın ilk sabahlarında kulağına fısıldamak
seninle ıslanmak baharın ılık yağmurlarında doyasıya
sokaklarda serseri bir ıslığı hevesle kovalamak
sürüklenmek peşin sıra soluk soluğa
sıcaklığında uyumak, uyanmak
yazılmak masallara
çocuk olmak, çoğalmak
kayıp bir kabilenin şivesiyle konuşmak istiyorum seni
ve seninle kadın olmak
ocak 2008 / zeugma
arzu eÅŸbah
www.adalethanim.azbuz.com
-
Sayın İlgililer,
3 ay önce evlendim. Şiddetli geçimsizlik,ağır kişilik çatışması,hakaret ve aile problemleri yüzünden ayrılma kararı aldık.Hiçbir mal varlığım yok evdeki eşyalarıda paylaştık ve eşim annesinin yanına gitti. Şimdi babası beni arayıp düğünde ailesinin taktıklarını geri isteme şartıyla davayı uzatmayacaklarını söylüyor. Harcanan takıları eşimin rızasıyla ortak ihtiyaçlarımız için harcadık.Ayrıca son gün kavgamızda yüzümü paramparça etti.Bunun için bi yere başvurmam gerekiyor mu?
Benden bunları isteme hakları var mı,benim harcadıklarım ne olacak? Dava haline dönerse muhtemelen sonuç ne olur.
Yardımlarınız için teşekkürler.
Saygılarımla.
-
Arkadaşlar merhaba sn günlerde çılgınlık haline dönüşen facebook ta adıma bir grup açılmış ****'dan nefret edenler die kendi profilimin resmi çalınarak gruba konulmuş en yakın arkadaşımın facebookta üyeliği olduğu halde tekrar açılmış ve onu grubun admini yapmışlar grubu kuran şahıs tüm herkese küfür dolu mesajlar yollamış onları gruba davet etmiş bu grubun kapatılması ve şahsa ceza verilmesi için ne yapmam gerekiyor.Çok zor durumdayım Şimdiden yardımlarınız için çok teşekkür ederim.
-
Yazan: 30 - 01 - 2008 : 12.48 - icebox
Bu sorunuma yardımcı olabilecek arkadaşlar şimdiden çok teşekkür ederim.
Sigorta Poliçesi eşimin üstüne olan araçla bir kaza yaptım.
Kazada 20% ben 80% karşı taraf suçlu bulundu, fakat benim ehliyetimin alman ehliyeti olmasından dolayı ve türkiyede bulunduğum dönem 1 seneyi aştığı için sigorta ehliyetsiz duruma düştüğümü ve perte çıkan aracın (29,000 YTl) bedelini ödemeyeceklerini beyan ettiler. Bu durumun sigorta poliçesinde yazmadığını söylediğimde bana sigorta genel şartlarını öne sürdüler bunun üzerine bir araştırma yaptım ve orada sadece ehliyetsiz olmaktan yabancı ehliyetten söz etmediğini belirttiğimde bu sefer bana trafik kanunu öne sürdüler.
Bu durumda acaba ne yapabilirim.
Not: Almanya'da büyüdüğümden dolayı türkçemi hoşgörmenizi diliyorum.
Teşekkürler.
-
Yazan: 30 - 01 - 2008 : 12.03 - pdgarzu
İyi günler;
Kardeşim üniversite öğrencisi.Ek kontenjanla ekim ayında okula kayıt yaptırdı.Bulunduğu bölgede okuluna yakın bir yurt bulunmadığı için öğrencilerin kaldığı bir pansiyona yerleşti.Hazırlanan sözleşme öğrencilerin eğitim öğretim gördükleri (Eylül-Haziran)9 aylık süreyi kapsıyor.Kardeşim bu sözleşmeyi imzalayarak dolayısıyla 9 ay boyunca pansiyonda kalacağını taahhüt etmek durumunda kalmış.Ancak şartlarından memnun kalmadığı için 3 ay (Ekim-Aralık)kalıp eve çıktı.Kalmış olduğu sürelerin ödemesi elden yapıldığı halde karşılığında makbuz verilmediği için bunu ispatlıyamıyor.Pansiyondan yararlanmadığı Eylül ayı ve ödemenin yapılmadığı iddia edilen bir başka ayın ödemelerini tahsil etmek için pansiyon sahibi yasal işlem başlatmak üzere sözleşmeyi avukata vermiş.Elimizde sözleşmenin bir örneği olmadığı için bunu avukattan faxlamasını istiyorum ancak avukat göndermek istemiyor.Pansiyon sahibi bu şartlarda yasal işlem başlatabilir mi?,avukatın sözleşmeyi faxlamaktan çekinmesi normal olabilir mi?Teşekkürler
-
Merhaba hizmete başlama tarihim 1988.Toplam pirim ödeme gün sayısı 6.651 gün.Doğum tarihim 20.08.1954 ne zaman emekli olabilirim.En kısa sürede ne zaman maaşa bağlanabilirim?(Erken yaşlanma)Her iki durumdada emeklilik tarihlerini yazarmısınız?
-
Yazan: 30 - 01 - 2008 : 10.56 - bestercab
Merhaba. Özel bir şirkette 6 yıldır memurluk yapmaktayım. Askerlik için karar aldırdığım süre yaklaşmakta. Askerlik nedeniyle istifa etmem halinde tazminat alma hakkım var mı? Son zamanlarda bununla alakalı kanun değişiklikleri oldumu? Yardım edenler şimdiden teşekkür ederim.
Saygılar.
-
Yazan: 30 - 01 - 2008 : 10.50 - oceansoul
Değerli arkadaşlar, bir taşınmaz üzerine taşınmazı yapan şirket tarafıdan konulmuş sembolik bir ipotek mevcut. Fakat bu şirket 5-6 yıl kadar önce tasfiye edilmiş bu sebepten kendilerine başvurup ipotek bedelini ödeyemiyoruz. Bu ipoteği kaldırmamız için ne yapmamızı önerirsiniz? İcra dairesine başvurup ipoteğin kaldırılmasını mı talep etmeliyiz? Elimzde ipotek sahibine ait bir adres mevcut değil.
Bu konuda ne yapmamızı önerirsiniz? Şimdiden teşekkürler...
-
Doğan CÜCELOĞLU'NUN, Eğitimindeki Katılımcılarla bir konuşmasından
alıntıdır.
Doğan Cüceloğlu: Arkadaşlar, aranızda ölümcül hastalığı olan var mı?
Bir Katılımcı: Hocam Allah'a Şükür bildiğimiz kadarıyla yok.
Doğan Cüceloğlu: Ne güzel! Peki, bana, istisnasız tüm insanların, yani
altı milyar insanın da başına geleceği garanti bir şey söyler misiniz?
Cevap: (neredeyse otomatik olarak çıkar) ÖLÜM
Cüceloğlu: Gerçekten de ölüm tüm insanların başına geleceği
kaçınılmaz olan tek şeydir. Doğum da tüm insanların başına kesinlikle
gelmiÅŸtir ama bundan sonra baÅŸa gelmesi kesin olan tek ÅŸey
ölümdür. Başka hiçbir şey insanların tümünün başına gelmeyecektir.
Peki, madem öleceğimiz garanti, bu benim ölümcül bir hastalığım
olduğunu göstermez mi?
Katılımcılar: (Burada sessizce, başlarıyla onaylamaya
baÅŸlarlar)
Cüceloğlu: Öleceğim belli ise, benim ölümcül bir hastalığım olduğuda açıktır...
Peki, ne zaman öleceğimizi biliyor muyuz?
Katılımcılar: Hayır
Cüceloğlu: Bu saniye içinde olma olasılığı var mı?
Bir Katılımcı: Evet var.
Cüceloğlu: Ya Yarın?
Bir Katılımcı: Evet.
Cüceloğlu: Ya 30 yıl sonra?
Bir Katılımcı: Olabilir.
Cüceloğlu: Peki bunlardan hangisinin sizin başınıza geleceğini biliyor musunuz? Mesela bu akşam eve sağ salim varacağınızı nereden biliyorsunuz?
(Sınıf sessizce dinlemeye devam eder. Çünkü;genellikle yaşama böyle bakmamışlardır.)
Cüceloğlu: Peki bir de tersini düşünelim, bu akşam eve döndüğünüzde, bu sabah evden çıkarken sağ salim bıraktıklarınızı sağ bulma garantiniz nedir? , Var mıdır böyle bir garanti?
Bir Katılımcı: Yoktur Hocam.
Cüceloğlu: Peki nereden biliyoruz az sonra telefonun çalmayacağını
ve evdekilerden birinin az önce öldüğünün bize söylenmeyeceğini?
(Katılımcılar burada rahatsız olmaya başlarlar) ve bir katılımcı:
Hocam konuyu deÄŸiÅŸtirsek?
Cüceloğlu: Ama en yalın ve açık gerçek üzerine konuşuyoruz,
biraz daha devam edelim bence. Peki, acaba bunu dün gece bilseydiniz, yani
evde akşam birlikte olduğunuz kişilerden birinin yarın ölüm günü olduğunu bilseydiniz, o zamanı aynı dün gece olduğu biçimde mi geçirirdiniz? Yoksa farklı şeyler mi yapardınız?
Bir Katılımcı: Kesinlikle çok farklı geçerdi Hocam.
Cüceloğlu: Şimdi sizden rica ediyorum, lütfen bir an arkanıza yaslanın, gözlerinizi kapatın ve bu sabah evden çıkarken evde bıraktıklarınızdan birinin gerçekten öleceğini düşünün, dün akşamınızı nasıl geçirirdiniz? Aynı iletişim mi olurdu? Onunla aynı konuları mı konuşurdunuz? Aynı konular, tartışma yada gerginlik yaratır mıydı? Yoksa önemsiz hale mi gelirdi? Bu sabah evden
çıkarken, bu son görüşünüzde ona ne derdiniz? Onun boynuna
sarılmakta tereddüt eder miydiniz? Çok sıkı sarılmaya mı, aynaya mı vakit
ayırırdınız? Ona, yüreğinizin derininden gelen bir 'Seni gerçekten
çok seviyorum' demeye ne gerek var diye düşünür müydünüz? Onun ölecek olması sizin ona duyduğunuz sevgiyi yoğunlaştırmaz mıydı?
(Burada bazı katılımcılar ağlıyordur. Belli ki dün akşam yaptıklarından bir kısmının ne kadar anlamsız olduğunu şimdi fark etmişlerdir)
Cüceloğlu: Şimdi gözlerinizi açabilirsiniz, acaba kaç tartışmamızı
bu kadar gereksiz biçimlerde yapıyoruz, kaçı gerçekten yaşamda
karşımızdakinin varlığından daha önemli, hangilerinde 'Şimdi
kalbini kırdım, ama zaman içinde ben ondan özür dilemesini bilirim' diye
kendi kabuğumuza çekilip tartışmaları donduruyoruz. Yarattığımız
kırgınlıkları tamir etme olanağımız gerçekten var mı? Buna zamanımız
gerçekten kaldı mı?
ÖMER HAYYAM'in dizelerinde dediği gibi;
İNSAN yiyeceksiz, giyeceksiz edemez.
Bunlar için didinmene bir şey denmez.
Ondan ötesi ha olmuş, ha olmamış.
Bu güzelim ömrünü satmaya değmez.
-
Yazan: 30 - 01 - 2008 : 10.45 - rita
Bu gün çok soğuk.Sabah işe gelirken düşündümde hayat ne kadar hızlı değişiyor.Hayata bakışımız,yaşam tarzımız,kullandığımız eşyalar her şey, her şey değişiyor.Hepsi yaşam kalitemizi yükseltmek daha rahat ve mutlu olmamız için.Annelerimize göre ne kadar da rahatız.Deyim yerindeyse karnımız tok sırtımız pek.Eskiden cislavet denen lastik ayakkabılar varmış.Bu günkü gibi karlı kış günlerinde elde örülmüş yün çorapların üstüne giyilirmiş.Şimdi öylemi ya ?her kıyafete göre ayrı bot, ayrı çizme evlerin her köşesi sıcacık,çeşmelerden sıcak su akıyor,elimizde televizyonumuzun uzaktan kumandası,kucağımızda laptopumuz,bir tıkla anında dünya karşımızda,nerdeeee şimdi anneannelerimizin kullandığı kor ütüler,
Her şey bu kadar kolay ,bu kadar rahatta neden mutlu olamıyoruz peki? nedir eksiğimiz.? içimizi dolduran bu koca kara boşluk neden?
Bizim yapmamız gereken her şeyi makinlar yapıyorsa artık neden hiç vaktimiz yok.küçük bebeğimizin anlatmaya çalıştığı bir şeyi önünde diz çökerek ellerini tutup taaa gözlerinin içine bakarak anlamaya çalışıyormuyuz .yoksa mızıl mızıl gelen sesini tamam ,olur ,sonra bakarız tarzından cümlelerle geçiştiriyormuyuz.Hiç çocukluğumuzu anlattık mı onlara çocukken yaşadığımız korkuları yada hatıraları paylaştıkmı?
Ufff çok üşüdüm.Kar da kararsız yağsam mı? yağmasam mı? Yağ gitsin işte beee.Mevsimler de bozuldu.Babam anlatırdı, o çocukkken kar yağarmış onlarda kürekle oyarak kardan odacıklar yapar içinde oynarlarmış.Koşmuş,oynamış düşmüş yaralanmış,her yara izinin bir hikayesi var.Benim hiç izim yok hiç düşmedim ki.ağaca tırmanmadım.kardan evim de olmadı.Sokakta oynadığım bile sayılıdır bir yada iki
Çocuklarıma bakıyorum onlarda benim gibi.Oynayacak yerleri yok enerjilerini koltuk tepelerinde zıplayarak atmaya çalışıyorlar.Aslında o da yasak. dur, sus ,oynama yoksa komşumuz rahatsız olabilir sonra .7yıldır buradayız ama onlarla da tesadüf gelirsek bir merhabamız var.insanlar uzaklaşıyor gittikçe birbirinden.O kadar işte bir kuru merhaba.
Babam anlatırdı eskiden televizyon yoktu radyo bile çok sonradan geldi derdi.herkes her akşam birinin evinde toplanır oyunlar oynanır şakalaşılır patates haşlanır,mısır patlatılır hatta binbir gece misali masallar anlatılırmış.herkes mutluymuş .özellikle çocuklar Birbirleriyle yarışmalarını gerektiren sınavlar yokmuş o zaman,Herkes birbirinin sorununu bilir yapılacak bir iş olduğunda imece usulü yardımlaşılırmış.Şimdi en büyük samimiyet bir kuru merhaba.
Aaaa yaşasın servis geldi.ooff bu günde çok iş var.Çek var para eksik,fen işleri aranacak,tamirdeki makina aranıp acele edilmesi için sıkıştırılacak,hesaplara bakılacak.
Yeni bir koşturmaca başlıyor yine .Servise biniyorum.
Hepinize günaydın arkadaşlar.
-
Yazan: 30 - 01 - 2008 : 09.48 - hrclerk
Merhaba,
Çalışıyor olduğum iş yerimde Asgari geçim indirimlerini kişilerin bilgisayarda kayıtlı kartlarına giriyorum ve şöyle bir problemle karşı karşıyayım,
Çalışan personelimin erkek çocuğu 20 yaşının üstünde ve Zihinsel ve Bedensel özürlü, asgari geçim indirimi mevzuatında özürlü çocukların yararlanabilmesi diye bir madde yok, bu konuda ne yapmalıyım,
İlginize Teşekkürler,
-
Yazan: 30 - 01 - 2008 : 09.11 - ncb
8 senedir call center şirketinde çalışmaktayım. işe ilk başladığımda 1 sene çağrı aldıktan sonra çağrı almayan, çağrı alan kişileri denetleyen bir bölümde işe devam ettim ve bu yönde eğitimler aldım. Doğum iznine çıkarken çalıştığım bölüm kapandı,4 kişi yeni bölümleri kabul etmediler ve tazminatları ödendi. doğum iznine çıkıcağım için yeni bir bölüm bulunmadan izne çıkartıldım. Şu anda işe ilk başladığımda yaptığım çağrı alma işini yaptırmak istiyorlar. Bende aldığım eğitimlere ve tecrübeme göre bir bölümde çalışmak istediğimi eğer böyle bir bölüm bulunamıyorsa geçen seneki arkadaşlar gibi tazminat verilmesini talep ettim. Tazminat talebim kabul edilmedi. ya çağrı alınan bölüme geç ya da ücretsiz izin al işe gelme dendi. ne yapabilirim? işverenin gösterdiği bölümde çalışmak zorunda mıyım? daha önceden tazminat verilmişti, böyle bir hakkım olabilir mi? not: benim derecemle bana gösterdikleri bölümün derecesi aynı. sadece yaptığım iş farklı.
-
Yazan: 30 - 01 - 2008 : 09.10 - tk___46
20.12.2000 de müessir fiil suçu işlendi.20 mayıs 2001 de dava başladı ve 16 ay askerlik için ertelendi.2002 aralıkta yeniden başladı ve 2 ay hapis verildi , o da paraya çevrildi ve ertelendi.Dosya Yargıtaya gitti.Yeni uyum yasalarından dolayı geri geldi.2005 yılı aralık ayında davanın ilk celsesinde müşteki , şikayetinden ,"Biz arkadaşla barıştık." diyerek vazgeçti.(bu arada suç:Adli Tıp ve yerel mahkemeye göre spreyle etkili eylemdir.Ancak Yargıtay'dan gelen yazıda sadece 456/4 diyordu.yani 457 li -silahla ilgili-bir madde yoktu.)Bu mahkemenin kararı da 2 ay hapis ,paraya çevrilme ve erteleme şeklindeydi.Bu karar da Yargıtay'a gönderildi.Daha herhangi bir yazı gelmedi.Sonuç ne olabilir ve bu davada zaman aşımı söz konusu mudur?
Ayrıca;5271 Sayılı Uzlaşma Müessesesi benim için işler mi?
Madde 253 - (DeÄŸiÅŸik: 19/12/2006-5560/24 md.)
(1) Aşağıdaki suçlarda, şüpheli ile mağdur veya suçtan zarar gören gerçek veya özel hukuk tüzel kişisinin uzlaştırılması girişiminde bulunulur:
a) Soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı suçlar.
b) Şikâyete bağlı olup olmadığına bakılmaksızın, Türk Ceza Kanununda yer alan;
1. Kasten yaralama (üçüncü fıkra hariç, madde 86; madde 88),
2. Taksirle yaralama (madde 89),
3. Konut dokunulmazlığının ihlali (madde 116),
4. Çocuğun kaçırılması ve alıkonulması (madde 234),
5. Ticari sır, bankacılık sırrı veya müşteri sırrı niteliğindeki bilgi veya belgelerin açıklanması (dördüncü fıkra hariç, madde 239),
suçları.
(2) Soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı olanlar hariç olmak üzere; diğer kanunlarda yer alan suçlarla ilgili olarak uzlaştırma yoluna gidilebilmesi için, kanunda açık hüküm bulunması gerekir.
(3) Soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı olsa bile, etkin pişmanlık hükümlerine yer verilen suçlar ile cinsel dokunulmazlığa karşı suçlarda, uzlaştırma yoluna gidilemez.
(4) Soruşturma konusu suçun uzlaşmaya tâbi olması halinde, Cumhuriyet savcısı veya talimatı üzerine adlî kolluk görevlisi, şüpheli ile mağdur veya suçtan zarar görene uzlaşma teklifinde bulunur. Şüphelinin, mağdurun veya suçtan zarar görenin reşit olmaması halinde, uzlaşma teklifi kanunî temsilcilerine yapılır. Cumhuriyet savcısı uzlaşma teklifini açıklamalı tebligat veya istinabe yoluyla da yapabilir. Şüpheli, mağdur veya suçtan zarar gören, kendisine uzlaşma teklifinde bulunulduktan itibaren üç gün içinde kararını bildirmediği takdirde, teklifi reddetmiş sayılır.
(5) Uzlaşma teklifinde bulunulması halinde, kişiye uzlaşmanın mahiyeti ve uzlaşmayı kabul veya reddetmesinin hukukî sonuçları anlatılır.
Teşekkürler.
-
Yazan: 30 - 01 - 2008 : 09.10 - emiman
Merhabalar,
Kirasini surekli 10-15 gun geciktiren bir kiracim var.
Kendisine ihbarname cekecegim, bunu Noter'den mi veya Icra dairesinden mi yapmaliyim?
1. Kontrat donemi icerisinde, ikinci bir ihbarname daha yerse - hemen tahliye davasi acsam, kesin daireyi bosaltmak zorunda kalir mi?
2. Bu davalar ne kadar surer?
3. Elektrik ve Su sayaci bizim uzerimize, bu hususta bir art niyet ile karsilasirsak ne yapmaliyiz (elektrige kacak baglanti yapip gidiyorlar)
Tesekkur ederim
-
Firmamamızda çalışan personelimizin maaşına bir haciz müzekkeresi geldi. Müzekkerede maaşının bildirilmesini ve maaş alacağının 1/4' ünün icra dairesi hesabına yatırılması isteniyor bu konudaki sorularım şöyle olacak;
1- Söz konusu maaş bildirimini ne tür bir yazıyla cevaplamamız gerekiyor. Bu yazının ekine kişinin son maaş bordrosunu da koymamız gerekiyormu? Bu cevap yazısına bir örnek verebilirmisiniz?
2- Kesintiler her maaş ödemesi esnasında mı yapılacak. Tebliğ tarihi itibariyle ücretlinin maaşını ödedik ilk kesintiyi bir sonraki maaşındanmı yapılacak?
3- Müzekkerede belirtilen borç miktarı 2.000 YTL ve bunu maaşının bürütünün 1/4' ü olarakmı yoksa net ücretin 1/4' ü olarakmı kesilecek?
4- Müzekkerede belirtilen rakama faiz işliyormu? Yoksa yapılacak kesinti toplamı net 2.000 YTL' Mİ?
5- Firma olarak biz kesintileri yaparken ayrıca borçlu dilerse söz konusu icra dairesine ayrıca ödeme yapabilirmi bu ödemeyi nasıl yapmalı?
Kusura bakmayın gerçekten bu konuda hiç bilgimiz yok ve ilk defa karşılaştık sorularımızı yanıtlarsanız çok seviniriz.
Saygılar,
-
Yazan: 30 - 01 - 2008 : 02.40 - delcom
Merhabalar,
154 ytl civarinda sabit telefon borcum vardı. bu borcu nezaman ödediğimi hatırlamıyorum fakat eve gelen faturalardan ekim ayından bu yana geçmiş tarihli borcum bulunmadiği belirtilmektedir. buna ragmen bugün önce kapiya icra memuru olduklarini soyleyen 2 bayan geldi. ve asıl borcunuz 154 ytl fakat giderlerle birlikte 475 ytl ödemeniz gerekmektedir dediler. ve herhangi bir talebim olmadan "sizi evde bulamadik şeklinde kayıt alıyoruz en gec 4 gün içinde borcu ödeyin yoksa çilingirle girer icra işlemini gerçekleştirirz dediler." Borcumuzun olmadiğini ve dekontları bulabileceğimizi söylememize ragmen bizi ilgilendirmez bu parayayi ödeyeceksiniz haklıysanız dava açarsınız. dediler.
telekom borc servisini aradik borcumuzun bulunmadigini soylediler.
bu borc odeneli en az 4 ay oldu ve telefon hattımızıda kullanabiliyoruz. Uyku uyuyamiyorum korkudan ne yapabilirim lutfen yardim.
-
Yazan: 30 - 01 - 2008 : 01.05 - gamo34
İlk öncelikle böyle bir siteyi oluşturduğunuzdan dolayı tebrik ederim sizleri.evliliğimi kısaca anlatmak istiyorum.2003 yılında beni senelerce isteyen ve sevdiğine inandığım biriyle evlendim.bir hafta bile balayı denilen ayımız olmadı.kavgalarımız başladı ama saygı vardı.2005 de bebeğim oldu.eşim sinirli bir bey.her daim küfür eder,konuşmaz,sohbet etmeyiz.günde 3 cümleyi geçmiyor sohbetlerimiz.(hoşbulduk,yemeyi hazırla istersen,iyi geceler)gezmelerimizde günden güne azaldı.zaten benim zorumla oluyodu.ve birlikteliğimizde 3 ayda bir yada 4 ayda bir gerçekleşiyordu.bu son sene katlanamaz hale geldim ki oda sanırım.bağırıp çağıran bir yapıya sahip.2 yaşındaki oğluma bile dini ile ilgili,inancımızla ilgili küfürler bile sarfediyo.bende onun çocuk olduğunu hatırlatınca banada hakaretler ediyo.benimde artık dayanamamanla ilgili cevap vermemlede kavgalar büyüyo.kaba kuvvet yok o nedenle rapor filan alamam belgelemek için.aldatmada şimdilik yok bunun bilincindeyim.ben anlaşarak ayrılma yolunada gitmeye çalıştım.böylee beyenmeyen defolur gider gibi laflar sarfediyor.ben ödedim eşyalar benim çocuğuda bırak defol git beğenmiyosan diyor.ki bunu herhafta duyarım genelde.biz ailelerin yardımı olmadan evlendik.ikimizde çalıştığımız için o dönemlerde herşeyimizi beraber aldık.heray ikimizin maaşını birleştirip bir eşyamızı aldık.ama evlendikten sonra 2. yılını evde geçirdiğim için beni beslediğini ve herşeye kendisinin sahip olduğunu dile getiriyor.eşya filanda istemiyorum.maddi durumumda yok tek başıma göğüsleyebileceğim davayı.tek amacım şuan iki buçuk yaşındaki oğlumuda alıp ailemin yanına gitmek istiyorum.hayatımdan onu siniri asabiyeti küfürü silip atmak istiyorum.karı koca ilişkimizde olmadığından hepden soğumuş durumdayım eşimden.bana bu konuda yardım ederseniz sevinirim.nedir,ne değildir,nasıl yapılır,avukat parası gerekirmi,ne kadardır,ilk önce ne yapmam gerekir,bana boşanmak herşeyle ne kadara mal olur,bana yardım ederseniz sevinirim.şimdiden teşekkür ederim.kendimi çıkmazda gibi hissediyorum.
-
Yazan: 30 - 01 - 2008 : 00.17 - alobariks
Merhabalar..1998 yılında er olarak başladığım askerlik hizmetim sırasında 1999 yılında askeri kantin açığından kaynaklanan zimmet suçlamasıyla karşı karşıya kaldım.Korktum , ve çarşı iznimde 4 gün firar ettim.Kaçmanın beni suçlu pozisyona düşürdüğünü anlayıp birliğime teslim oldum. 20 gün disiplin suçu alıp bunuda yattım. Askerliğim devam ederken yargılandım ve bu süre içinde ( 1999 ) tutuklanıp Mamak Askeri Ceza Evinde hapsolundum..Ortalama 4 ay tutuklu kaldıktan sonra tahliye oldum ( 2000 ) ve geri kalan askerlik hizmetime aynı birlikte ( K.H.O ) devam ettim.Mahkeme sürecim tezkede aldıktan sonrada devam etti.Bu süre içindede ben 1 kere mahkemeye gittim .Mahkemem Ankara K.K.K'lığında idi..Ben İstanbulda yaşıyorum.Daha sonraki mahkemelere avukatım gitti .Ancak ben askerlik dönüşü maddi sıkıntı yaşadığımdan avukat masraflarını son mahkemelerde ödeyemedim.Daha sonrada hiç ilgilenmedim..
Şu an bu olay üzerinden 8 yıl geçti..Suç oluş tarihi 1999..Adli kaydıma bu suç işlenmiş..O zaman 4,5 milyar açık tutarı vardı.Dava sonucunu nasıl öğrenirim.Ehliyet almama engel olurmu.Korkudan alamıyorum aramam vardır diye.GBTde sorun çıkar hapsederlermi.GBT mi nasıl öğrenirim.Çok uzun bir konu oldu ama anlayış göstereceğinizi umuyorum , ilgileriniz için şimdiden teşekkür ederim..
-
Yazan: 30 - 01 - 2008 : 00.04 - iacar
Ben ağır sanayii de çalışan bir işçiyim bir demir çelik fabrikası ama benim ssk primlerim yıllardır 01A belge kodu ile yatıyor....Şimdi yeni duydum 2008 yılına girerken fabrika aramızdan birkaç kişinin belge kodunu 03A yapmış..ben ise aynı...bunun bir sakıncası varmı varsa neler...eğer bir haksızlık varsa hakkımı nasıl arayabilrim...yardımcı olursanız sevinirim.