Nedir en derin korkularımızın içinde yatan asıl sebep, nedir bizi dinç tutan, tetikte tutan, yarınlara tedirgin baktıran Yaşlanmaktan mı korkar insan yoksa yalnız kalmaktan mı? Karanlıktan mı korkar yoksa ışığın gözünü almasından mı? Bir gülü tutarken dikeninin batmasından mı korkar yoksa kırılmasından mı? İncinmekten mi kokar incitmekten mi? Ağlamaktan mı korkar ağlatmaktan mı? Yaşamaktan mı korkar ölmekten mi? Nedir bize geri adım attıranlar ya da harekete geçirenler. Duygularımızda yaşadığımız bu karmaşalar, düşüncelerimizde ki belirsizlikler, düşlerimizde ki bulanıklıkların nedir sebebi? En derinlerde, diplerde yatan, gizlediğimiz, bizi belki zayıf gösterecek olan ama aslında yüceltecek olan saklımız nedir? Neden çocuksu yanlarımızı ortaya çıkartmaktan korkarız, saf duygularımızdan neden kaçarız?
Hayata bir çocuÄŸun gözlerinden bakmamızı engelleyen ÅŸey ne? Bize olur olmaz yerlerde “dur” diye, “ söyleme” diye seslenen kim? İçimizdeki sesi bizden farklı kılan ne? Kendimiz olduÄŸumuzu sandığımız bir anda aslında olmadığımızı anladığımızda yaÅŸadığımız burukluk neden? Farklı olma ihtiyacı niye? Bizi biz olmaktan uzak kılan bu ÅŸey ne..?
