- ey ÅŸiir!…cellâdın kadar masumum…affet!...
cam kırıkları toplardın küçüğüm
gül yavrusu bahçende…
çıplak ayakların öperken toprağı
çilek kokusuyla selâmlardın
ısırganları solardı…
şehvetli akşamlardan kalmaydı
umarsızlığı nefretin
uzaktaydı
çığlığı duyulmazdı...
ardımızda salınan
özgürlüğümüzün izdüşümünden
kotarmıştık oysa aşkı
(c)esaretimiz ondandı…
pamuk ırgatı emeğiyle toplanan sentetik yaşamlar
ölümü damıtsalar da imbiklerinde
yüreğimiz dağlanırdı kör bir bıçakla
ve
acının serumu olmaz…
çıplak ayakların küçüğüm
öperken toprağı
ısırgan karamsarlığı dağılırdı...
cam kırıkları toplardın çilek kokusuyla
gül yavrusu bahçende…
dökülürdü avuçlarımızdan yaşadıklarımız
bir paçavra gibi atılırdı izbe çöplüklere
çöpçüler görmesin diye
köpekler leÅŸe doysun diye…
mi ki?
kim bilir???
Hayri BUYRUK
19.11.2006 / MENGEN
