Hemen hemen hepimiz müvekkillerimizle, danışmak isteyen şahıslarla, ya da duruşmalarda komik, garip anlar yaşıyoruzdur. Ben de geçenlerde bir olay yaşadım, hakikaten fıkra gibiydi, paylaşmak istedim.
Ben adliyedeyken bir bayan büromu arayarak sekreterimize benimle görüşmek istediğini söylemiş. Sekreterimiz de randevu verebilmek için kim olduğunu, hangi konuda görüşmek istediğini falan sormuş. Bayan, Kocaeli'den aradığını, telefonuma internetten ulaştığını (Muhtemelen av.tr sitemizden), benimle görüşmek istediğini söylemiş. Sekreterimizde daha önce sıkı sıkı tembihlediğim gibi, telefonda danışma hizmeti vermediğimi, görüşmek için büroya gelmesi gerektiğini söylemiş ve kapatmış.
Büroma geldim, akşam üzeri telefon çaldı, yine aynı bayan arıyor. Sekreterimiz bayana hala aynı şeyleri açıklıyor ama anladım ki bayan pes etmeyecek. Sekreterimizi bu işkenceden kurtarayım, bayana kısa bir açıklama yapıp kapatayım telefonu diye düşünerek bağlamasını söyledim.
Telefonun diğer ucunda panik, heyecanlı bir ses, kendisini Eczacı Ö. diye tanıttı ve hemen konuya girdi. Lafı kısa keseceğim ya, hanımefendi sekreterimin de dediği gibi telefonda danışma hizmeti vermiyorum, özellikle de internetten arandığımda bu mümkün değil dedim.
Bu kez, ama ben sizin internette yazdığınız kararları gördüm ve çok beğendim sizinle mutlaka görüşmem lazım dedi. Biri benimle dalga geçiyor herhalde diye düşünmeye başladım. Bakın hanımefendi dedim, o kararlar bana ait değil, onlar Yargıtay kararı, kararları veren de yazan da ben değilim, ben sadece sitemize ekledim. Biliyorum dedi heyecanla ve ekledi, ama ben çok beğendim. :)
Ne desem de ikna etsem diye düşünürken, bayan çoktan kalemi kağıdı hazırlamış ve benden adres istiyor. Hanımefendi dedim tekrar derin bir nefes alarak, bu kararlar için buraya kadar yorulmanıza, masraf yapmanıza inanın gerek yok. Bulunduğunuz yerde herhangi bir avukata sorsanız o da size bulur bu kararları, ya da internette bulabilirsiniz ki zaten bulmuşsunuz, buraya gelmenize gerek yok. Öyle mi dedi? Evet öyle dedim. Hala adres istiyor, o kararlar için ben oraya bile gelirim dedi. :o
Son bir kez, tane tane konuşarak verdiğim yanıtları tekrarladım ve hayal kırıklığına uğramış bir ses işittim bu kez, "Hay Allah, ama ben çok beğenmiştim o kararları..."
Nihayet telefonu iyi günler deyip kapattım, kendi kendime gülmeye başladım, sonra da sekreterimize anlattım, beraber kıkırdadık.
Sen aklımıza mukayyet ol Tanrım... :)
