-
Yazan: 12 - 01 - 2008 : 22.28 - moli
İnternetde
www.xxxxxxx.com tarzında açık artırma esasına dayanan satıcıların ve alıcıların buluştuğu bir web sitesi yapmak istiyorum. Ancak herhangi bir ticari kimliğim yok. Hangi adımları atmam gerekiyor.
Teşekkür ederim.
-
Yeni bir binada oturuyoruz.Binamızın sığınağı dört taraftan su sızdırıyor. Muhtemelen yeraltı suyu muhtemelen diyorum çünkü ne iski ne de belediye konuyu ciddiye almıyor.Bina sakinleri olarak bizde suyun sığınamıza bilahare binamıza ve binanın taşıyıcı sistemine zarar verdiğini düşünüyoruz. Muhatabımız kimdir ve mevzuatın hangi kısmı bizim olayı dava konusu yapmamıza gerekçe olur. Yardımcı olursanız sevinirim. Teşekkürler...
-
Yazan: 12 - 01 - 2008 : 21.32 - alper242
Geçen sene bir araba almıstım. Noterden satışını almamıştım.Bende sadece aracı aldığıma dair kendi aramızda yapılmıs imzalı bir yazı var. Araca haciz geldi satan kişi bana bir yerden mal aldığını ve senet yaptıklarını senetleri taksitli şekilde yatırdıgını son taksiti oderken senete mukavilen parayı yatırmadıgını ve karsı tarafın seneti vermeyip mehkemeye basvurdugunu söyledi. Şu an aracı aldığım kişi dava açtığını ve elinde dekontların olduğunu söylüyor. Size sorum :
Aracı aldığım kişi bu şekilde hacizi kaldırtabilir mi?
Bu şekilde bir dava uzun sürer mi?
Davayı kaybetmesi halinde aracın dısında haciz nerelerden alınabilir?(yani şahsın diğer mal varlıklarından karsılarlar mı)
Şimdiden çok teşekkür ederim.
-
Yazan: 12 - 01 - 2008 : 21.06 - tanerdag
Merhaba,
8 seneden beri bilgisayar mağazası işletiyorum. Dükkan sahibimin benim işyerim gibi 6 dükkanı daha var.
Dükkan sahiplerim kardeşler, kiraları kendi aralarında paylaşıyorlar. Fakat aralarında kavga çıkmış ve kardeşlerden bir tanesi 3 dükkanı yıkıp oğluna market açıcam nedeni ile 1 ila 3 ay arasında çıkmamızı istiyor.
Diğer dükkanlarda enaz benim kadar eski geçmişleri var. Benim herhangi bir kontratım yok, diğer dükkan sahibinin bir tanesinin kontratının bitmesine daha 4 yıl var.
Ben kendi dükkanıma gerek iç gerekse dış birçok masraf yaptım ve 3 tane sigortalı çalışanım var, vergimi ödüyorum ve en önemlisi tüm müşterilerim beni bu adresden biliyorlar.
Size sormak istediğim bunca senelik emeğimin olduğu bu işyerinde, ne gibi haklarım var ? Herşey bu kadar basit mi ? Benim gibi diğer dükkan sahipleride çıkmak istemiyor. Bu konuda neler yapılabilir ?
Cevaplarsanı sevinirim, teşekkürler.
-
Yazan: 12 - 01 - 2008 : 20.14 - atakan01
iyi günler ben sigorta tescil dökümüme girdiğimde 01A,13A,13E,13I gibi kısaltmalar çıkıyor.bunların anlamı nedir?
-
Yazan: 12 - 01 - 2008 : 19.57 - ktukek
Merhabalar.. Benim sorum şu olacak, benim kendimin tamamen kodlama ( php ) yaptığım bir web sitem var ve ben bu siteyi 2 kişiye sattım.. Bu siteyi bir kişi çaldığını ve internete rızam olmadan yayacağı şeklinde tehtidde bulundu beni.. Bunu bana aynı bu tarz bir forum'dan özel mesaj yoluyla yollamıştır. Mesajı forum özel mesaj bölümünde kayıtlı olup ekran görüntüsü kaliteli bir şekilde alınmıştır. İlk olarak sitemin içeriğini ( tasarımı ) tescil ettirip daha sonra adliyeye ya da neresi ise öğrenmek istiyorum buradan; şikayette bulunsam bu kişi hakkında yasal süreç başlar mı ve sonucu ne olabilir? Sabırsızlıkla yanıt bekliyorum, ona göre pazartesi günü işlemleri başlatmayı planlıyorum..
-
Yazan: 12 - 01 - 2008 : 19.50 - doÄŸal
Yöneticilik yapmak yasal olarak zorunlu mudur?Zorunlu ise kaçış yolu var mıdır?Yapılmazsa sonuç ne olur?
-
Yazan: 12 - 01 - 2008 : 19.33 - brooks
2 ay önce ehliyetime alkollü olduğumdan dolayı el konuldu.6 ay hapis cezası paraya çevrildi. Ehliyetsiz araç kullanırken tekrar yakalandım.Hapis cezası varmıdır, bu cezayı paraya çevirebilirmiyiz. Sonuç nasıl olabilir. Lütfen yardımcı olun.Teşekkürler.
-
Yazan: 12 - 01 - 2008 : 18.48 - rita
ŞÜPHELİ MAİLLERİ AÇMAYIN
Gazetede Yahoo, Google, MSN Messenger gibi haberleşme programlarının şifrelerini kıran kötü niyetli kişilerin vatandaşları dolandırdığını. Şifresi kırılan internet kullanıcısının adresinde bulunan kişilere ulaşan hırsızların kontör talebinde bulunduğunu bazı hırsızların da kırdıkları MSN messengerde kayıtlı adreslerden borç para talep ettiğini ayrıca bazı sitelere yönlendirerek ya da dosyalar göndererek, kullanıcılara ait şifre bilgilerinin haksız kazanç elde edebilmek için ele geçirilmeye çalışıldığını. Bazı zararlı yazılımlarla bilgilerin ele geçirildiğini ''Bir başka yöntemle ise 'haberi gördün mü, girip okusana, senin için bak ne yazdım, ne hazırladım' tarzı ilgi çekici söylemler ile vatandaşları hazırlanan sahte web sayfalarına yönlendirip MSN şifreleri yazmaları sağlandığını . ve bilgileri hackerların eline geçmekte. Olduğunu Modern ve teknolojik hırsızların , MSN kullanıcılarını mağdur ettiğini okudum
Hıhhh daha yeni uyarıyorlar.Ben bunu öğreneli çok oluyor.
Her zamanki gibi MSN’im açık çalışıyordum.aysedemir adlı bir adresten davet aldım
Aaaa,ne hoş bu eşimin tayfasından biri.Aslında biraz şaşırdım ama yinede sevinçle kabul ettim.Kısa bir hoş beşten sonra zanettiğim kişi olmadığını anladım Bu Ankaralı bir Kız kardeşimiz idi benden 10 yaş ufaktı.Biraz havadan sudan bahsettik.daha sonra kendisinin sapkınlık içinde olduğunu öğrendim.Ablayız yaa,eee toplumsal sorumluluk ta var (bizde öyle sorumluluk bilinci var işte)Kendimce Nasihatler,nasihatler Söz verdi bana bir daha yapmayacak.Aslında iyi Kız yanlışa düşmüş bir kere düzelir inşallah Birde Tatlı dilli sürekli ablacım ablacım diyor.Neyse niyetim kendisine selamet dileyip engellemek Abla sana cam açayım dedi Tamam Kız aç hadi dedim.
Sonra?
Efendim sonrası şok tabi, ne zaman bu tarz mevzular geçse bu değerli kardeşimizi beddua ile anarım.
Ne yapalım hayatta bunlar da var bizde daha yeni yeni öğreniyoruz.Bundan sonra kendimce karar aldım kendi deyimimle asil kadın mantığı uyguluyorum
“BEN SEÇİLMEM SEÇERİM”
Tanımadığım daveti kabul etmem ,maili de almam.
-
Yazan: 12 - 01 - 2008 : 18.08 - emneacar
bir özel okulda çalışan öğretmen devlet okuluna atandığından sözleşme süresi dolmadan istifa etmiştir. Kurum sözleşme şartlarına uymadığından dava açacağını söylemiştir.. Hukuki yönden kurum öğretmenden tazminat alabilir mi.
-
Yazan: 12 - 01 - 2008 : 17.14 - brky01
cevaplarsanız çok sevinirim.
kiracımız bir gece vakti kamyonla evi boşalttı, yani kaçtı.
geride 4 aylık ödenmemiş kira ve su,elektrik faturaları....
şimdi elimizdeki ödenmemiş senetleri avukata versek kiracı yok yurtdışında
yakın zamanda da gelmeyecekmiş öğrendiğimize göre..
3 milyara yakın alacağımız mevcut.
vereceğiniz cevap için şimdiden çok teşekkür ederim
-
Yazan: 12 - 01 - 2008 : 17.05 - bahtsız7
HACİZLİ(H)(1) anlamını ogrenebilirmiyim
-
Merhabalar;
Benim bir sorum var: Dedem çok zengin ve malı mülkü olan birisi ve 2 tane dayım var ve bütün mallarını dedem ölmeden önce 2 dayıma paylaştırmış ama anneme hiç bişey vermememiş. Annem en büyük çoçuğu olduğu halde annem hiç bir haktan maldan - mülkten yararlanamaz mı? Hakkını aramak için ne yapması gerekiyor? Yani annem şu an basit de olsa 2 tane daire hukuki yollardan alamaz mı kardeşlerinden? Böyle bir yasa var mı? Dedemin 12 tane dairesi var. Bir çok tarlası, arsası olan zengin bir insan ama anneme dayılarım bişey vermiyor. Çünkü dedem tapuyu diğer çocuklarına vermiş. Ne yapmamız gerekiyor? Saygılarımla, iyi günler...
-
Yazan: 12 - 01 - 2008 : 15.24 - derush
Merhaba...Müvekkilim(bayan) eşinden boşanmak istiyor.1997 de evlenmişler, o zamandan bu yana eşi hiç çalışmamış, uyusturucu bagımlısı ve müvekkilimin iş hayatını hep zora sokmus.Müvekkilim 24 saat çalışan, kocasına ve iki cocuga bakan ve kocasından şiddet tehdit gören bir bayan. Bunların hepsi ispatlanabilir durumda. 2002 den sonra müvekkilim iki ev almış.Şimdi canına tak etmiş ve bosanmak istiyor. Edinilmiş mal sistemi var diye eşinden hergun dayak yiyen, evlendiklerinden beri hiç çalişmayan ve uyusturucu bagımlısı olup sizi de uyusturucu bagımlısı yaparım diye tehdıtler savuran eşine evlerin yarısı verilecek mi ? yardım ederseniz sevinirim...
-
Yazan: 12 - 01 - 2008 : 13.40 - c_selin
Yargıtay , 6 kez akü ve elektrik aksamında arıza olmasına rağmen, sorunu düzeltilemeyen lüks otomobilin hatalı üretildiği gerekçesiyle geri iade edilmesini ve bedelinin faiziyle birlikte müşteriye ödenmesini kararlaştıran İstanbul 5. Tüketici Mahkemesinin kararını onadı.
2004 model lüks bir otomobili aksesuarlarıyla birlikte, 334 bin 259 YTL `ye satın alan Mustafa Arpacı , 11 Mart 2004 tarihinde 90 kilometrede olan otomobilinin çalışmadığını fark etti.
Yetkili servis görevlilerince çektirilen ve bittiği belirtilen aküsü değiştirilen Arpacı `nın aracı, 4 gün sonra kendisine teslim edildi. Teslim aldığı otomobilinde 3 gün sonra yeniden akü kaynaklı arıza çıkan Arpacı , benzer sorunlar nedeniyle aracını 15 Ağustos 2004, 4 Nisan 2005, 18 Nisan 2005 ve 15 Kasım 2005 tarihlerinde servise götürdü.
Otomobilinde yaşanan sorunlardan rahatsız olan Arpacı , daha sonra "aracının değiştirilmesi" talebiyle, otomobili üreten şirkete ve bu şirkete bağlı yetkili servis şirketi hakkında İstanbul 5. Tüketici Mahkemesinde dava açtı.
Mustafa Arpacı `nın avukatı tarafından hazırlanıp mahkemeye verilen dava dilekçesinde, Arpacı `nın ihtarnameyle arızalı aracın aynı markalı yeni bir otomobille değiştirilmesini ya da bedeli olan 334 bin 259 YTL `nin, otomobilin alındığı tarihten itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte kendisine ödenmesini istediği bildirdi.
Davalı şirketlerin avukatları ise, mahkemeye sundukları itiraz dilekçelerinde,mahkemenin davanın reddine karar vermesini talep etti.
Arızalı otomobili bilirkişi olarak inceleyen İstanbul Teknik Üniversitesi Makine Fakültesi Otomotiv Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof . Dr. Turgut Özaktaş, raporunda, otomobilin arızasının kullanım hatasından kaynaklanmadığını, otomobilin onarımının da mümkün olduğunu vurguladı.
Davayı karara bağlayan hakim Sevtap Kaya , kararında, davacının, açıklanan yasa ve yönetmeliklere göre "bedel iadesi" talebinde haklı olduğunun anlaşıldığını belirterek, malın ayıplı olduğunu ve ayıbın üretim hatasından kaynaklandığının belirlendiğini bildirdi.
Hakim Kaya , dava konusu lüks otomobilin davalılara iade edilmesine ayrıca, aracın fiyatı olan 334 bin 259 YTL `lik bedelin, söz konusu aracın davalılara iade tarihinden itibaren faiziyle birlikte davalılardan alınarak Arpacı `ya verilmesine karar verdi.
Dosyayı inceleyen Yargıtay 13. Hukuk Dairesi de bir süre önce yayımladığı ilamında, mahkemenin kararını onadı.
Kaynak:Haber 7
-
Yazan: 12 - 01 - 2008 : 13.31 - Tolga91
Selam arkadaÅŸlar
Bugün msn listemde önceden beri ekli olan biri vardı beni ne için eklediğinide bilmiyordum . Uzun zaman sonra bugün bana mesaj attı ve ilk mesajında ağıza alınmayacak laflar hakaretler küfürler "sen nerde oturuyosun lan" gibi tehdit içerikli mesajlar yazdı . Konuşma dökümanı bilgisayarımda kayıtlı . Hukuki yönden ne yapılabilir acaba ? İşleri zorlaştırmak istemiyorum ama adamın amacı ne onu anlayamadım ben. Bende kendisini korkutmak amaçlı kayırları savcılığa vericem gibi sözler söyledim bu bir sorun olabilirmi acaba?
-
Yazan: 12 - 01 - 2008 : 13.26 - ilkcan35
Biz 17 yıllık evliyiz.Eşim(hanımım) evi terk ederek 6 aydır annesinin yanında kalıyor.Evi terk ettiği için boşanma davası açmasını istiyorum fakat kabul etmiyor.Eğer ben dava açarsam; 2002 yılında annesinin almış olduğu eşimin üzerine olan evin bahçesine yapmış olduğum inşaatın masraflarını, boşanırsam talep edebilirmiyim?
Ayrıca eşimin üstüne olan evden hak alabilirmiyim?
Şimdiden vereceğiniz cevaplar için teşekkür ederim.
-
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, boÅŸanma davası açtığı eÅŸine iliÅŸkin yakın çevresine “EÅŸim kız deÄŸil. Benimle evlenmeden baÅŸkasıyla iliÅŸkiye girmiÅŸ” diyen kocanın tazminat ödemesi gerektiÄŸine karar verdi.
EÅŸine karşı açtığı boÅŸanma davasında, eÅŸinin evlenmeden önce baÅŸkasıyla iliÅŸkiye girdiÄŸi iddiasında bulunan kocanın açtığı boÅŸanma davası reddedildi. EÅŸi de, kendisini, ‘kız deÄŸilsin' diye suçlayarak boÅŸanma davası açan kocası aleyhine manevi tazminat talebiyle dava açtı. Adana 2. Aile Mahkemesi kadının manevi tazminat talebinin reddine karar verdi. Dosyanın temyiz incelemesini yapan Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, yerel mahkemenin verdiÄŸi kararı bozdu.
-YARGITAY, “KIZ DEĞİLSİN İDDİASI KADININ ÅžAHSİYET HAKLARINI ZEDELER”
Yargıtay, eÅŸine ‘kız deÄŸilsin' suçlamasında bulunan kocanın tazminat ödemeye mahkum edilmesi gerektiÄŸine hükmetti. Yargıtay'ın gerekçeli kararında ÅŸu görüşlere yer verildi:
“Davalı, elinde hiçbir kanıt ve emare olmadığı halde davacının kız olmadığını, kendisiyle evlenmeden evvel baÅŸkasıyla iliÅŸkiye girdiÄŸini iddia etmiÅŸtir. Tanıklar, davacının kız olmadığını davalıdan duyduklarını ifade etmiÅŸ. Bu iddia, davalı tarafından ortaya atıldıktan sonra köyde davacı kadının kız olmadığı ve baÅŸkasıyla iliÅŸkisi olduÄŸu yönünde dedikodu çıktığı anlaşılmıştır. BoÅŸanma davası, davalı kadının davacıyla evlenmeden önce kız olmadığı yolundaki iddianın kanıtlanamaması nedeniyle reddedilmiÅŸ ve bu red kararı temyiz edilmediÄŸi için kesinleÅŸmiÅŸtir. BoÅŸanma davasında dinlenen bir kısım tanık beyanlarına göre, kadının ısrarla doktora muayene olmak istediÄŸini belirtmesine raÄŸmen, davalı kocanın doktor muayenesi yaptırmadığı anlaşılmaktadır. Kocanın, davacının kız olmadığını iddia etmesi, savunma amacını aÅŸar ve kadının ÅŸahsiyet haklarını zedeler. Bu durumda davalının manevi tazminatla sorumlu tutulması gerekirken isteÄŸin reddi doÄŸru görülmemiÅŸtir.”
ANKA
-
Aslında bu yazıyı dün yazacaktım ama elde olmayan nedenlerden dolayı bugüne sarktı. 11 Ocak 1921 Her nekadar hukuki.net in kuruluş yıldönümü ve yaş günüde olsa Türkiye Cumhuriyeti içinde çok büyük bir anlam ifade eder.
1. İnönü zaferinin kazanıldığı ve TC temellerinin sağlamlaştığı tarihtir bu tarih.
11 Ocak 1921 de TBMM si balkonunda milletvekilleriyle bu olayı halka anlatırken...
4 haziran 1921 de 1. ve II. inönü zaferleri kazanılmış yaklaşan zafer net olarak ortaya çıkmışken iki kader arkadaşı iki liderin çankaya da kendinden emin halde durum değerlendirirkenki halleri ne kadar keyifli ve gururlular Nasıl da hak ediyorlar...
11 Ocak 1925 te Atatürk Konyadaydı. Bu rtarih 1. İnönü zaferinin 4. yıl dönümüne denk geliyordu. Konya Alaaddin tepesinde bir konuşma yaptı. Burada tarihe not düşülen konuşmalardan birini yapan Mustafa kemal Atatürk ''Zafer benimdir !'' sözünüde burada söylemiştir. işte çağımıza ışık tutacak o günü anlatan konuşma...
''Birinci İnönü Meydan Savaşı, devrim tarihimizin çok önemli, çok verimli bir sayfasıdır. Gelecek kuÅŸaklarımız ve bütün dünya bu sayfayı inceleyip üzerinde düşündükçe, Türk Devrimini yapan bugünkü Türk Ordusu’nu ve bu orduyu baÄŸrından çıkaran bugünkü Türk toplumunu, kuÅŸkusuz, saygıyla anacak ve deÄŸerlendirecektir.
Bu önemli ve parlak zafer, yeni Türk devletinin her anlamıyla yeni oluÅŸmaya baÅŸladığı günlerde elde edilmiÅŸti. Ordumuz yeni düzenlenip örgütlendirilmekte idi. Büyük cephenin çok üstün düşman güçleri karşısında korunması için her türlü güçten yararlanmak zorunluÄŸunda bulunuyorduk. Bu zorunluluk yüzünden idi ki, cephenin önemli bir parçasının üzerinde niteliÄŸi ve amacı kuÅŸkulu kuruluÅŸlar bulunuyordu. Bu kuruluÅŸların başında bulunanlar, Türk ulusunu, düşman uçaklarıyla atılan halife fetvalarına baÅŸeÄŸdirmek, doÄŸal olarak ulusu düşman isteklerine tutsak etmek için ayaklandılar; düşman ordusuyla birleÅŸtiler. Bir avuç Türk ordusu bu hainleri cezalandırıp bastırmak için Gediz yakınlarında toplandı. İşte bu sırada idi ki, Yunan ordusunun Bursa’daki güçleri, EskiÅŸehir yönünden hareket ve saldırıya geçti.
Durum güç idi. Ama Türk ordusu Türk ulusal amacının haklılığından ve bu amacın zaferinden öyle emin idi ki, bir an duraksamadı. Her yön için düşündüğü önlemleri uyguladı. Ve üç zayıf tümen ile üç katı düşman gücünü İnönü sırtlarında karşılamaktan ve onunla sonuç-verici meydan savaşı kabul etmekten çekinmedi.
Bu meydan savaşı öylesine olayların yaÅŸanmasına yol açtı ki, o gerçekleri kısaca anlatmak için diyeceÄŸim ki, zafer, “Zafer benimdir!” diyebilenindir; baÅŸarı, “BaÅŸaracağım!” diye baÅŸlayanın ve “BaÅŸardım!” diyebilenindir. Bilirsiniz ki çarpışma, sürekli mücadele durumunda bulunan gözle görülmez güçlerin görünürdeki biçimidir. Onun için I. İnönü savaÅŸ meydanının ufuklarında yükselen zafer güneÅŸi, Türk ulusunun yüksek erdeminin ve içsel-zenginliÄŸinin beliriÅŸidir. Bu yükseliÅŸ üzerine büyük bozgunlar oldu ...
Birinci İnönü Zaferi, İkinci İnönü Zaferinin, büyük Sakarya kanlı-boÄŸuÅŸmasının ve en sonunda Türk yurdunun, Türk bağımsızlığının ilk zafer müjdecisi olmuÅŸtur. Bu nedenle I. İnönü Zaferini kazanan Türk Ordusu’nun bütün bireyleri, dünya tarihine unutulmaz, ÅŸanlı bir destan sahibi olarak sonsuza deÄŸin yaÅŸayacaklardır.
Bu gün dolayısıyla Türk Ordusu gazilerini saygı ve gönül-borcuyla anarım. Ve şehitlerin değerli ruhlarına kutsamalarımı sunarım.''
-
-
Yukarıda resmini gördüğünüz '' tipleri'' ve benzerlerini gerçekte gördüğünüz an en yakın polis jandarma gibi devlet güvenlik güçlerine bildiriniz. Çünkü sonunda gerçek düşmanın bu olduğu yetkililerce belirlendi..
Orman genel müdürü Osman Kahveci '' Ormanlarımızın asıl düşmanı keçilerdir başka bir şey değil.... '' buyurmuş. Ben bugüne kadar hep '' ormanı yakan, kesen yok edeni'' hep insan sanırdım. meğersem tatil yörelerindeki ormanları çaktırmadan yakıp tatil köyü yapan, ormanı yok ederek ekim yapan tarla yapan bağ yapan, ormanları yok ettirip Alfabenin ikinci Harfini yan yana getirerek uyduruk bir harf ile bu arazileri sağa sola peşkeş çeken hep ''keçiymiş...'' Gerçi insanoğlu doğada bu kadar çok değilken keçiler gene vardı ve her yer yemyeşildi ama neyse...
Koskoca müdür yalan söylemeyeceğine göre vatandaşlık görevini yapalım gerçek düşman olan ''keçileri'' yakalatalım.
Ama ben genede aşağıdaki tiplerede dikkat edin derim , iyi bakın hangisi daha masum !!!!
-
Yazan: 12 - 01 - 2008 : 12.15 - gemra
mrb
örnek 13 ile ihtarneme çektikten sonra halen hem borcunu ödemiyip hemde çıkmıyorsa açacağımız derhal tahliye davası acaba ne kadar sürer erkene aldırma mümkünmü acaba
bilginize ihtiyacım var
-
Yazan: 12 - 01 - 2008 : 11.55 - kasım66
slm basıma gelenleri yazsam inanmaz hiç kimse , ordudan ihraç edilen arkadaşlar varsa bilgi paylaşımında bulunmak isterim. ne zanan yargıda bize diğer meslekler gibi yargı yolu açılacak hayatımı mahveden şeyler çok küçük ama cezası çok büyük ALLAH yardımcım olsun...
-
Yazan: 12 - 01 - 2008 : 11.48 - arhabi
Değerli meslek mensupları, ben 5 ortaklı br A.Ş. te kurucu ortağım ve yönetim kurulu üyesiyim. Hisselerimi devredip yönetim kurulu üyeliğinden de çekilmeyi düşünüyorum.
Hisse sahibi ve yönetim kurulu üyesi olduğum zamanlarda yapılmış ve geçerliliğini sürdüren anlaşmalar var. Bu anlaşmaların hükümleri ileri tarihlerde yerine getirlmediği zaman benim sorumluluğum varmıdır.
İlginiz için teşekkür ederim.
-
Yazan: 12 - 01 - 2008 : 11.08 - stone3
doğum yılı 1961 bagkura gırıs 20-04-1982 bagkur a gırıs suana kadar 6060 gun hızmetım var 1987 ile 1989 arası 290 gun ssk var suan bagkurluyum ne zaman emeklı olabılırım erkek ıcın degerlendırın
-
Yazan: 12 - 01 - 2008 : 10.43 - avhsm
Sayın forum üyesi meslekdaşlar konu ile ilgili fikir ve yorumlarınızı bekliyorum.
Takip konusu bir kira sözleşmesi var fakat elimde takip konusu kira sözleşmesi ile aynı tarihte yapılmış başka bir kira sözleşmesi daha var ve takip konusu olmayan 2. sözleşmenin miktarı daha düşük.Yürürlükteki kira sözleşmesinde bu 2. kira sözleşmesi
Yani takip dayanağı olan kira sözleşmesinin aslında o değil elimdeki 2. kira sözleşmesi olduğuna dair itiraz edicem.Fakat takibe konu sözleşmedeki aylara ilişkinde gerçekten borç mevcut tabi 1.sözleşmedeki meblağ değil yürürlükte olan 2. kira sözleşmesi şartlarına göre.
itirazım kabul edilirse takip dayanağı gerçek sözleşme olmadığından takibin iptaline karar verilirmi?
-
Yazan: 12 - 01 - 2008 : 10.21 - Onur-34
Selamlar,
Babamdan kalan mirası annem kardeşim ve ben reddetmek için mahkemeye başvurduk. Fakat oradaki memur eşiminde reddetmesi gerektiğini söyledi acaba doğru mudur? (çocuğumuz yok)
Eşim, babamın mirascısı mıdır? Benim mirası reddetmem yeterli değil mi?
-
Yazan: 12 - 01 - 2008 : 04.10 - erolkocak
kiracım dolandırıcıymış borc takıp kactı. ayrıca telefon hattıma girip konuşmuş 750 ytl telefon parası ödedim. kiracımı mahkemeye verdim 2 senedir mahkeme devam ediyor. ben her duruşmaya gittim kendisi gelmedi. mahkeme surekli sanığın duruşmaya gelmediği için duruşmayı erteliyor. sanığı bulamıyorlar. öğrendiğime gore dava dosyasında sanığın dolandırılıcıktan bir cok sabıkası varmış. bu dava sanık gelmediği surece devam edermi eyer dava sonuclanırsa sanığın alacağı ceza nedir. 2 tane şahit götürdum lehime tanıklık yaptılar ve konuştuğu kişilerin dokümanını da dava dosyasına koydum dava lehime sonuclanırsa kiracım ssk dan emekli bana olan borcunu ssk maaşına haciz koydurup alabilirmiyim bu konuda bana akıl veerbilirmisiniz saygılar
-
Yazan: 12 - 01 - 2008 : 02.35 - makmuh
Şahsıma ait 4 adet kredi kartım bulunmakta. Bunların limitleri sırasıyla 1500,1000,800,1000 YTL. 1500 YTL limiti olan kredi kartımın limitinin arttırılması için bankaya başvurduğumda, limitim de bir artış söz konusu olmadı. Her ay ortalama 800 YTL civarı olan harcamalarımı düzenli olarak ödememe rağmen limitimin arttırılmaması ile ilgili detaylı bilgi almak için bankanın müşteri hizmetlerini aradım. Müşteri hizmetleri bana verdiği cevapta;
“Kredi kartları yasası gereÄŸi kart limitimin arttırılamayacağı cevabını verdiler.Ayrıca eÄŸer ilk kredi karınız 1Mart 2006’dan önce çıkarmış olsaydınız bu kanundaki "limitinizin gelirinizin ilk yıl için 2 katını aÅŸamaz hükmünün" uygulanmayacağını söylediler.Yani geliriniz ne olursa olsun İLK KREDİ kartınızı 1 mart 2006 dan önce çıkarmış olsaydınız kart limitinizin arttırılmasında gelirinizin 2 katı yada 4 katı hükmü uygulanmazdı dediler” Bu durum pek mantıklı gelmediÄŸi için 5464 no’lu Banka Kartları Ve Kredi Kartları Kanunu incelediÄŸimde,Kanunun 9.Maddedesin de düzenlenen kart limit sınırlarının bana söylendiÄŸi gibi sadece 1 Mart 20006 dan sonra ilk defa kart çıkaranlar için deÄŸil tüm herkesi ilgilendirdiÄŸi kanaatine vardım.Konuyu internetten araÅŸtırdığımda, Bankacılık Denetleme ve Düzenleme Kurulu Bankacılık BaÅŸuzmanı İhsan Ülgentürk’ün NTV ye sorun programında bir izleyiciye kart limit hakkında verdiÄŸi cevaba ulaÅŸtım.Programda Ülgentürk’ün limit artışı konusunda izleyiciye aÅŸağıdaki cevabı veriyor:
“Bu hususta banka ve kredi kartları kanununda düzenlenmiÅŸti hatırlarsınız. 9. ncu maddenin 2. nci fıkrasında maaÅŸla orantılı bir limit tespit edildi. Yalnız ÅŸu husus sanırım gözden kaçırılıyor bazen; bu limitler yani birinci sene maaşınızın 2 katı, ikinci sene maaşınızın 4 katı olan limit sadece ve sadece kredi kartını ilk defa alan kiÅŸiler için uygulanan bir hükümdür. Daha önceden kredi kartı sahibi olan ve örneÄŸin cebinizde iki kredi kartı var ve üçüncüsünü almak istiyorsunuz, bu limit hükmünden zaten siz etkilenmiyorsunuz. ETKİLENEN ÅžAHISLAR DEDİĞİM GİBİ SADECE VE SADECE İLK DEFA KREDİ KARTI ALACAK KİŞİLERDİR.”cevabını veriyor
Kaynak (
[www.turkforum.net])
5464 no’lu Kredi kartları kanunun 22. maddesinde ;
“Kart çıkaran kuruluÅŸ tarafından bir gerçek kiÅŸinin sahip olduÄŸu tüm kredi kartları için tanınacak toplam kredi kartları limiti, ilk yıl için, ilgilinin aylık ortalama net gelirinin iki katını, ikinci yıl için ise, dört katını aÅŸamaz. Bu fıkra uygulamasında bin Yeni Türk Lirasına kadar limitler hariç olmak üzere, aylık veya yıllık ortalama gelir düzeyi kart hamili tarafından beyan edilen ve ilgili kuruluÅŸlarca teyit edilen gelirler üzerinden tespit edilir. Kart hamilinin talebi üzerine üçüncü kiÅŸiler adına asıl karta baÄŸlı ve asıl kart limitini aÅŸmamak kaydı ile ek kredi kartı düzenlenebilir.
Kurul, ikinci fıkrada yer alan sınırlama da dahil olmak üzere, kart çıkaran kuruluşların
genel ve bireysel risk sınır ve oranlarını belirlemeye yetkilidir.” demektedir.
Yukarıda yaptığım açıklamalar doğrultusunda aşağıda soracağım sorulara hukukçu bir arkadaş cevap verirse sevinirim;
1) 5464 no’lu banka kartları ve kredi kartları kanunun çıkış tarihinden önce herhangi bir bankadan kart çıkaranların limitlerine herhangi bir sınırlama getirilmemesi bu kanunun hangi hükmüne dayanmaktadır. En azından eski kullanıcıların var olan limitleri korunsa da yeni kart çıkarmak için bir bankaya baÅŸvurduklarında kart limit sınırlarının bu kiÅŸilere de uygulanması gerekmez mi.Zaten bu sınırların sadece ilk defa kart çıkaranlara uygulanması ne kadar adil olur.
2)Bazı firmalar ayın bazı günlerinde promosyon olarak bir ürünü belli bir bankın kredi kartına % 20 indirim ile 5 taksit satmaktadırlar. Eğer ürünü peşin alsanız dahi % 20 indirimden faydalanamıyorsunuz.O bankanın kredi kartını çıkartıp alacağınız ürünün fiyatına uygun bir limit istediğinizde bankanın müşteri hizmetlerinden yeni yasanın duruma izin vermediği yanıtını alıyorsunuz Bu durum tüketiciler arasında HAKSIZ REKABET oluşturmuyor mu? Ben hem peşin hem de daha pahalı almak durumunda kalıyorum.Buda HAKSIZ REKABET değimlidir? Haksız rekabette yasalar tarafından yasaklanmamışmıdır
3)Ben makine mühendisiyim. Ülkemizdeki makine mühendisleri ne yazık ki ayda 4000- 5000 YTL ücret almıyor. Ortalama 1100–1200 YTL maaÅŸla çalışan bir çok makine mühendisi var. Durum makine mühendisleri odasına sorulursa da benzer bir cevap alınacaktır.Kısaca yasadan sonra kredi kartı çıkaran bir makine mühendisi,sadece market alış veriÅŸlerine yetecek düzeyde bir kart limiti olacaktır. Bu da demektir ki siz kullanmanız gereken televizyon buzdolabı vs… gibi eÅŸyalarınızı eÄŸer kredi kartınızı yasa çıkmadan önce almamışsanız PEŞİN almak zorundasınız.Hatta mesleÄŸiniz icabı kullanmanız gereken cad programlarını kullanabileceÄŸiniz bir bilgisayarın ortalama 2000-2500 YTL olduÄŸunu düşünürsek,1 mart 2006 dan sonra kredi kartı çıkarmamışsanız yasadan önce kredi kartı çıkarmış olan arkadaşınızın peÅŸin fiyatına 12 taksit alacağı ürünü siz peÅŸin paraya almak zorundasınız.Bu da tüketiciler arasındaki haksız rekabet oluÅŸturmaktan baÅŸka bir ÅŸey deÄŸilmidir
4)5464 no’lu banka kartları ve kredi kartları kanunu 9.maddesinde kart limiti belirlenirken kıstaslardan biri olarak da, kart talep eden kiÅŸinin ekonomik ve SOSYAL durumunun, göz önüne alınacağı hükmü getirilmiÅŸtir. Buradaki sosyal durumu neyi ifade etmektedir.Yani 1100 YTL maaÅŸ alan ve limiti maksimum 2200 YTL olabilecek olan bir makine mühendisinin toplumdaki sosyal konumuna uygun bir limit verilmiÅŸ olur mu?
5)Bir yasanın iptali için kimler,nereye başvurabilir.Kişisel olarakda başvuru yapılabilir mi.?Ayrıca böyle bir sürecin maddi külfeti nedir
Saygılarımla
-
Yazan: 12 - 01 - 2008 : 02.04 - neczer
Emniyet personeli olarak 1 yıl asalet tasdikinden sonra eğitim durumundan tayin isteğim reddedilirse mahkeme tarafından tayinim çıkabilir mi ? bu konuda trabzon bölge idare mahkemesinin kararını gördüm fakat bu emn.gn.müd. içinde geçerlimidir? İkinci sorum yürütmenin durdurulmasına ilişkin açacağım dava kaç gün içerisinde sonuçlanır? Teşekkürler..
-
Merhabalar ben 1997 yılında ilk kez Türkiye Cumhuriyetine ayak bastım Gürcü kökenliyim. 2001 yılında askerliğimi yapmak üzere ülkeme geri dönmek zorunda kaldım 2004 yılından bu yana Türkiyede yaşamaktayım kesintisiz diyeceğim ama bazen en fazla 5 günlüğüne Türkiye dışında kaldım...
Türkiye cumhuriyeti vatandaşı ablalarım var hepsi de evli çocuk sahibi aile düzeni kurmuş insanlar...
Ben şimdi vatandaşlığa geçiş için ne yapmalıyım Nüfüs Müd. başvursam 5 yıl kesintisiz oturum gerekiyor ise ozaman PES EDECEĞİM... ? mi
yoksa bunun evlilik dışında bir yolu var mı ?
yaşım 24 kız arkadaşım da TC değil zaten o konuda da şansım yok...
peki ablalarımın velayetine geçme şansım var mı ?
var ise nasıl olur?
SAYGILARIMLA
-
Yazan: 12 - 01 - 2008 : 01.23 - guney_12
Merhabalar
Kişi adında bir web sayfamız var. (mesela
www.mehmetgüney.com) ve şimdi ilgili sayfaya .../forum ekledik Başlangıçta kendi içeriğimizi kullandık ve bi süre sorunsuz devam etti. şimdilerde forum büyüdü ve yeni bölümler ekledik. şimdi prolem şu ki forumda ne yasaldır ne değildir. bu konuda herhangi bi içerik bulamadım.
mesela oyun bölümü yaptık şimdilerde üyeler full oyun linkleri vermeye başladılar. bu linklerin bulunması yasalmı. sonra aynı oyunların crack ve serial linkleri. yani rapid vs. site linklerinin (oyun program film) yasalmı. özetle verinin kendimize ait hostumuzda barındırmayıp linklerinin verilmesi bi sorumluluk yaratırmı. ve eğer böyleyse bu yasal sorumluluk tam olarak kimindir ve ne tür yaptırımları olabilir.
son olarak baştada belirttiğim gibi sayfamız kişisel bir sayfadan gelişiyor. örnek vermek gerekirse
www.mehmetgüney.com kişisel sayfası gibi. ama gerek domain gerekse host bizim tarafımızdan açılıp kullanılıyor. bu durumda mehmet güney beyin yasal bi sorumluluğu doğarmı. kısaca çekingemiz bi problem yaşasak bile bunu mehmet güney beye bulaştırmayalım.
cevaplarınız için şimdiden teşkrler.
saygılar
-
Nihayet sonbahar yağmaya başladı ruhumuza, bir dua gibi pencerelerde yağmur, damarlarımızda küllenmiş tanıdık bir tutkuyu kıvılcımlandırıyor. Şiir
bahçedeki yaprak yağmuruyla uyanıyor yaz uykusundan. Yağmurlarla gelen mısralar, ansızın geceye sızıp can suyu veriyor kurak ruhlarımıza.
"Gözyaşlarının gücü vardı eskiden" diyor Adnan Özer, "...ırmak yüklü adamlardık, tuz katarlarının ardınca giden/gölgemizde damlaların bıraktığı izlerden/açılırdı hayal, tuzun suda bukağısı çözülürken"...
Şiir çekip alıyor bizi gömüldüğümüz seviyesiz bataklığın kucağından...
Dizelere yapışıp ayaklanıyoruz.
Meğer ne çok olmuş O'nu kovalı hayatımızdan...
Ne çok olmuş, uykuda bir sevgilinin alnına bir minik buse, sofranın kenarına bir küçük mum kondurmayışımız.
Abdülhak Hamid, kendisinden 40 küsur yaş küçük Lüsiyen'ine yazdığı mektuplara "Bahar-ı Ömrüm" diye başlıyordu:
"Bahar-ı ömrüm; aşk bir maniadır ki ya aşmak veya tahrip etmek lazım; yahut da huzu*runda kalmak ve yok olmak..."
Biz, tahrip ettik o "mania"yı; huzurunda kalmanın bedelini göze alamadığımızdan...
O yüzdendir "ömrümün baharı" diye başlayan mektuplar almamamız nicedir...
Sevdiğine "Yüreğim" diyen o tılsımlı zerafeti yitirdiğimizden beridir, burkulmaz oldu yüreğimiz bunca nefretin karşısında...
Gözyaşlarımız gücünü kaybetti.
Şimdi şairler ağlıyor bizim yerimize, bizim halimize...
Yeni yetmeler şarkı sözü ezberliyor artık taşlama yerine küfür, seranad yerine taciz...
Felaket haberlerine alışırken şehir, "dilsiz bir kuytuda ölüyor şiir"...
"Şiir toplumdan kopmuyor, asıl toplum şiirden kopuyor" demişti Tuğrul Tanyol, birkaç yıl önce, yaklaşan bir ihaneti haber verircesine...
Şiir, popüler kültür gibi lümpenleşmeyle uzlaşmamış, direnmiş ve belki de o yüzden okurunu yitirmişti.
Akın akın loto kuponu doldurmaya koşan bir kalabalığın ardından dizeler haykırmak, ancak bir şairin göze alabileceği bir soylu direniş, bir nafile çabaydı.
Duymadı toplum...
Ucuz pop şarkıları söyleyerek başıbozuk bir dere gibi akarken, önüne kattı sanattan yana ne varsa; bir tek şiir hariç...
Şiir, soylu bir çınar gibi direndi köklerini oyan bu sele... terkedilmiş bir sevdalı gibi yapayalnız ama mağrur durdu tarihin akışına inat...
Ve sonunda bir o kaldı soysuzlaşan ruhlarımızı avutacak...
Haydi bir şiir okuyun bugün...
Bunaldıysanız haberlerin aleladeliğinden, sıkıldıysanız şarkıcı dedikodularından, futbolcu fıkralarından, lotaryayla köşe dönme hesaplarından, bıktıysanız ekranların, sayfaların işportacı ağızlarından gelin, siz de şiire sığının...
...ve hatırlamaya çalışın bir zamanlar nasıl, "ırmak yüklü adamlardık, tuz katarlarının ardınca giden.../ Yağmur bir dua gibi geçerdi pencerelerden/ yetim insan, toprağın vicdanıyla doyardı/ gözyaşlarının gücü vardı eskiden."
Can Dündar
-
Yazan: 12 - 01 - 2008 : 00.52 - bagera
eşimleanlaşmalı olaraka boşanmaya karar verdik .dava görüldü karar aşamasına gelindi fakat şehri terk etti.yani kararı almaya gelmeyaceğini öğrendim.şimdi de başka biriyle yaşamaya başladı.ne yapmalıyım.o davadan vazgecip başka bir davamı acmam gerekir.teşekkürler..