-
Yazan: 10 - 01 - 2008 : 23.38 - ksarac
Merhaba
Ben eşimle 2006 yılı başında anlaşmalı olarak boşandım. Mahekeme sonucu 4 yaşındaki oğlumuz için aylık 200ytl iştirak nafakası ödüyorum. Kararda eşim bir madde koydurmuştu "ortak çocuğun bakım eğitim sağlık vs. gibi giderlerinin yarısının davacı tarafından karşılanması"diye ve eski eşim bu maddeye istinaden benden sürekli ek para talep etmektedir. Benim maaşım 830 ytl ve bu ay %10 artışla beraber 220ytl nafaka yatıracağım. Benden bu ay için ayrıca 200ytl daha istiyor.Kendisi 2000ytl civarında maaş alıyor ve kasım ayı içinde birisiyle yeniden evlenmiş(evlendiği kişinin maaşı da 1500ytl civarında). Bende 2 ay içinde evleneceğim ve bu miktarda para göndermeme imkanım yok. Bu durumda yapabileceğim birşey var mı? Yardımcı olursanız cok sevinirim. Saygılarımla...
-
Yazan: 10 - 01 - 2008 : 23.23 - loco
Annem ve babama ait olan eve (hali hazırda içinde kiracısı bulunmakta) yakında evlenecek olmam nedeniyle yerleşmek istiyorum. Kiracı ile konuştum. En erken 4 ay içinde evden çıkabileceğini söyledi.
Benim sormak istediğim kiracıyı evden daha erken çıkarabilmek için uygulanan hukuki bir yaptırım varmı? Kendi üzerime bir gayrimenkulüm yok ve kiracının kontratı Aralık 2007'de uzatılmış.
-
Yazan: 10 - 01 - 2008 : 23.13 - sadal
Kardeşim 1994 yılında bir araç alıyor. Noterden satışını alıyor. Ama trafiğe tescil ettirmiyor. Başka bir şehrin haciz müdürlüğü tarafından 2007 yılının şubat ayında bu arabaya eski sahibinin borçluları tarafından haciz konuluyor. Bu hacizi kaldırmak için ne yapmalıyız? Hacizi kaldırmak için o şehre gitmemiz mi gerek, yoksa kendi bulunduğumuz şehirden hacizi kaldırabilir miyiz? Bize yardımcı olursanız çok memnun oluruz.
-
Yazan: 10 - 01 - 2008 : 20.41 - ilkcan35
Biz 17 yıllık evliyiz.Eşim(hanımım) evi terk edip 6 aydır annesinin yanında kalıyor.Evi terk ettiği için boşanma davası açmasını istiyorum fakat kabul etmiyor.Şayet ben dava açarsam 2002 yılında annesinin almış olduğu eşimin üzerine olan evin bahçesine yapmış olduğum inşaatın masraflarını boşanırsam talep edebilirmiyim?
Ayrıca eşimin üstüne olan evden hak albilirmiyim?
Şimdiden vereceğiniz cevaplar için teşekkür ederim.
-
Bekirağa bölüğü günlerinden sonra Mustafa kemal kurtulduğuna inanamıyor ama sürgün bekliyordu. Gerçi kendilerine nereyi isterlerse oraya tayin edileceklerini söylemişler oda anacığının yanı Selanik i istemişti. 11 Ocak 1905 te Kurmay Yüzbaşı olarak Hark akademisini bitirmiş hiç olmayacağını bildiği halde Selanike tayinini beklemeye başlamıştı. Beklenen haber gecikmedi Selanik e tayin olamamıştı ama Alfabede bir sonraki harf olan ( Gerçi o gün bu alfabe yoktu ama olsun ben yazdım oldu kızmayın ) Ş harfinden bir yere Şam' daki 5. orduya atandı 5 Şubat1905 te görevine başladı. ( Tesadüfe bakın Şam - Şubat . Ordu 5 1905 ) Neyse tarih bilgisi gibi oldu ben anıya dömeyim.
İngiliz Ajanlar Suriye ve Arap topraklarında cirit atarken Mustafa Kemal ve Müfit görevlerini en iyi yapabilmek için çalışıyorlardı. Aslında birer bölük komutanıydılar fakatgerçek anlamda bir komutanlıkları yoktu. Sadece eğitim alanlarındaki çavuşlara emir verebiliyorlardı. Bu durum şüphesiz stajer olmalarından değil sürgün olmalarından dolayı idi.
Gerçekte durumları Şam sokaklarından daha pisti ama ikiside mesleklerini öyle seviyorlardı ki her türlü sıkıntıya rağmen kendilerine emanet edilen askerleri çok iyi yetiştirmeye çalışıyorlardı. Bu konuda da en büyük yardımcıları onbaşı ile çavuşlardı. Onbaşı ve çavuşların hemen hemen tamamı Türk erlerin çoğu ise Arap tı.
Ordunun sorumluluk bölgesinde , İngiliz e uşaklık eden birçok Arap kabile reisi varken ordu içindeki bu erlere ne kadar güvenilebilirdi? Bu soruyu kendisine soran Mustafa Kemal alınacak tedbirleri biliyordu ancak ne Rütbesi ne mevkii buna yeterli değildi. Buna rağmen kendi bölüğündeki eğitim için canla başla çalışıyordu onbaşı çavuş ve erlerle iyi bir diyaloğu vardı. ( Zaten daha sonra anılarda çokça yer alır Şam anıları ) Ancak emrindeki Mekadon bir Türk yüzbaşısına canı çok sıkılıyordu . Ve işte bu yüzbaşı ile olan bu hikaye 2007 ile kıyaslama yapacağımız hikayeyi oluşturuyordu. Unutmayalım Mustafa Kemal sadece ve sadece sürgünde bulunan bir kurmay yüzbaşıdır. Yani o güne göre aslında bir hiçtir....
Bu Makedonyalı Türk yüzbaşı '' necip Millet'' hikayesini çok ciddiye alıyor bu yüzden Arap erlerine olağanüstü yüz veriyorAnadoludan gelmişkıt'a onbaşı çavuşlarına bağırıp çağırıyordu. Yüzbaşının bu haline tahammül edemeyen Mustafa Kemal ' ya sabır'' çekip duruyordu. Ve bir gün zurna zırt dedi....
O gün Makedonyalu yüzbaşı eğitimden kaytardıkları için Arap erleri azarlayan çavuşu görünce bağırmaya başladı
'' Sen nasıl olurda peygamber efendimizin mensubu olduğu Necip Arap kavminin çocuklarına kaba davranabilirsin ? Haddini bil densiz ! Sen onların ayaklarına su bile dökemezsin....''
Mustafa kemal ile Müfit olanları uzaktan izliyordu. Çavuş makedon yüz başıya ses çıkarmayınca yüzbaşı hakaretlerini biraz daha arttırdı . Her zaman itaat sembolü olmuş olan Mehmetçil , kumandanının bu haksız davranışı karşısında önce bakışlarındaki saygıyı kaybetti sonra dişlerini sıktı ve nihayet gözlerinden yaş boşandı...
Çavuşluktan yükselerek kumandan olmuş alaylı yüzbaşı hala '' Necip milletin itibarlı gençlerinden'' bahsediyor susmak bilmiyordu. Mustafa kemal daha fazla dayanamadı ve sonunda dağarcığındaki '' ya sabırlar '' tükeniverdi....
'' Yüzbaşı Efendi susunuz.....
Bu gürleme üzerine yüzbaşı anında sustu koşa koşa geldi Mustafa kemal e selam çaktı
''Kötü bir şey mi yaptım komutanım ? ''
Mustafa kemal bu sefer daha yüksek sesle bağırdı
'' Hemde çok fena bir şey yaptınız. Buna hakkınız yok ! Araplar necip bir kavim olabilir, lakin senin de benim de çavuşun da Müfit'inde mensubu olduğumuz Türk milleti, Arap kavminden aşağımıdır ? Türklerin asaletinden şüphe mi ediyorsunuz ? Bu ne soysuzluk.........
10 Kasım 2007...
5 kilo Bulgur 250 kg kömür karşılığında Cumhurbaşkanı ve başbakan olmuş iki zat Aşiret reisi bile olamayacak bir çöl bedevisinin ayağına gitti Bu bedevi bu iki zatı birini bir yanına birini bir yanına oturttu protokoldeki en ağır hakareti yaptı. Orası bu iki zat için beni hiç ilgilendirmedi ama bu çöl Bedevisi TÜRKİYE CUMHURİYETİNDE ANITKABİR İ ZİYARET ETMEDİ. ATATÜRK RESMİNİ İNDİRİP KENDİ RESMİNİ KOYDURDU 10 KASIMA SAYGI BİLE DUYMADI ÜSTÜNE ÜSTLÜK MADALYA ALDI Bu kepazeliği bu iki zat gelişme taktik çağa ayak uydurma olarak geçiştirdi şakşakçı medyada destekledi...
İşte benim Kalbimdeki CUMHURBAŞKANI
-
13 Mart 1899 da Mustafa Kemal Pangaltı daki Harp Okulu Piyade sınıfına 1283 no ile yazılmıştır. Artık harbiyelidir Mustafa Kemal çok samimi arkadaşlıklar ilk planlar ilk hapis ilk ciddi çekişmeler burada yaşanacaktır. Yaşıtı olan ancak kendisinden iki sınıf büyük birisi vardır Harbiyede Enver...
İki ayrı kutubun sonunda karşılacakları bellidir. Bellidirde nasıl olacaktır bu ?
Enver yakışıklı, güler yüzlü, herkesle iyi geçinen, çevresini etkileyen bir gençti. Ama aşırı kibirli ve hayalperestti.
Deleleri Gagavuz Türklerinden olup Romanya'nın Kilye kasabasından göç etmişlerdi. Annesi Ayşe Hanım babası Fen memuruAhmet Efendiydi. Amcası Halil babası enverle üvey kardeşti. Enver'in Hasene veMediha adında ikide kardeşi vardı.
Mustafa Kemal gibi Enver de Abdülhamitten nefret ediyordu. Padişah ellerine geçse bir kaşık suda boğardı.
Enver farklıydı hayalleri çok büyüktü. Bir gün gelecek Osmanlı ordusunun başına geçecek padişahın tüm yetkilerini kendisinde toplayacak ve sömürgecilere haddini bildirmekle kalmayıp Orta Asya daki Türk soylu kardeşlerinide alarak Osmanlıyı yeniden en büyük yapacaktı. Bu fikir ve hayallerini arkadaşlarıyla paylaşıyor taraftaarda buluyordu. Ama... gerek öğretmenleri gerekse arkadaşları övgüyle '' Mustafa kemal '' diye birisinden söz ediyorlar bu isim sık sık kulağına geliyor ve rahatsız oluyordu. Ne demekti bu onun olduğu mekanda başkası olamazdı. enyakışıklı bilgili ve başarılı o olmalıydı.
Dayanamadı bir gün Ali fethi 'ye ''Beni şu Mustafa Kemal denen çocukla tanıştırın görelim bakalım nasıl zekiymiş''dedi. Ali Fethi 'de Enver ile Mustafa kemal'i dört köşe olan okul bahçesinin bir köşesinde buluşturdu. Bu onların ilk karşı karşıya gelişi oldu....
Meraklı bir dinleyici grubunun karşısında iki genç subay adayı memleketin geleceği konusunda bir süre sohbet ettiler. İdarenin baskıcılığı vatanın ufkundaki tehlikelr gibi bir çok konuda anlaşabiliyorlardı ama görünen oyduki Mustafa Kemal alabildiğine gerçekçi Enverde alabildiğine hayalperestti.
Sohbetleri sona ererken Enver birazda alaycı bir şekildeküçük bir çocuğun elini tutar gibi Mustafa Kemal in elini tutup
''Devletimizin geleceği için kaygılarına katılıyor ve saygı duyuyorumMustafa Kemal Efendi , lakin bunlar sana göre değil , büyük işler. Memleket, cemiyet kurmak, dergi çıkarmakgibi çocukça şeylerle düzelmez düzeltilemez. Memleketimiz için çok daha ciddi anlamda çalışmak istediğin zaman beni bul, ne yapacağını sana söylerim''
diyivermişti. Herkes şaşırmış FethibozulmuştuKemal bu kaba davranışı hazmedemezkesinlikle karşılık verirdi. Herkes '' Al başına belayı!'' diyorduki hep birlikte yanıldılar. Bela filan çıkmadı tam tersine Mustafa Kemal Enver'in kabalığını gülümseyerek karşıladı
''Hay hay Enver efendi, büyük işler yapacağım zaman zat-ı alinize danışırım...''
Bu sözleri öyle bir alaycı tavıla söylemiştikiEnver önce şaşırdı sonra Mustafa Kemal e ters ters bakarak çekti gitti...
Her ikisinide tanıyanlarşimdilik büyük fırtınanın geçtiğini ama bu olayın böyle kapanmayacağını anlamışlardı... Tarih daha yeni başlamıştı....
-
Merhaba ben Bahadır 16 yaşında lise ögrencisiyim bundan tam 96 gün önceydi babam tutuklandı ben bilmiyordum tutuklanınca ögrendim.Olay şu babamın çekleri varmış 18 adet çekten yargılanıyor bunların 2 tanesi iş yaptıgı firma ancak krizden dolayı şirket batınca ödeyememiş diğerleri galiba tefeciler onlarla konuşmuş ödeyeceğine söz vererek senet imzalamış.Bu arada dosyaların aralarında 3 tanesi turkcell telefon faturası gibi daha küçük seyler var onların cezası 10 günmüş dediler.Senet imzaladığı kişilerle 3 ay önce konuştuk çekeriz geri çekleri demişti bizde rahatlamıştık.Avukat olarakda görüştügümüz kişilerin avukatını tuttuk çünkü babamın durumunuda iyi biliyordu.Şimdi ise çekmiyorlar para istiyorlar dedemin evinin ölünce onlarını kalmasını istiyorlar.Bizde bunları kabul etmediğimiz için çekmeyecekler gibi görünüyor.Eğer çekmezlerse babam ne kadar yatar? Bu ticari suçun belli bir zamanı geçmiyormuş acaba bu süre ne kadar ? bu dosyalar birleştirilip tek bir dosya olup daha az sürede yatamazmı ? Son olarak yeni çıkacak bir kanuna göre borçdan hapis yatma kalkıcakmış bu olursa babam hemen dışarı çıkacakmış acaba bunun çıkma olasılıgı ve zamanı ne olur ? herkese iyi akşamlar
-
saygı değer site yöneticileri;
24.04.2007 tarihinde almış olduğum iş yerimi 24.04.2008 tarihinde teslim edilmek üzere tahliye taahhütnamasi (noterde) düzenlendi.taahhütnamede geçmeyen bir durumla karşılaştık.3, kişiye iş yerinin satılması durumu
kişi işletmekte olduğu işyerini babasına devretmiştir.Benim bu durumda nasıl davranmam gerektiğini aaçıklar mısınız?
(taahhütnamede devri konusu geçmemektedir)
-
öncelikle herkeze slm..
ben 1988 doÄŸumluyum
askerlik muayene kağıdım gelmiş memlekete yollamışlar daha yeni geldi kağıt & muayene günüm geçmiş..
şimdi ben Grafikerlik & Web tasarım kurslarına gidicem..
lise 3 den 2 tane sorumlu sınavım var... Yani diplomam yok
1 sene tecil ettire bilirmiyim acaba ?
kaç gündür başıma ağrılar giriyor..
yardımınız için şimdiden çok teşekkürler :mahcup:
-
Şiir tabiiki benim değil . Geçemnerde dostlarda otururken Hikmet Hocanın orada yaşlıca bir amca geldi. Bende baktım tokalaştım sanki tanıdık geldi ama tam çıkaramadım. Dediler ki Mehmet Sait Ergenç sanki şehir tiyatrolarından anımsar gibi oldum ama çıkaramadığımdan gülümsedim seksen yaşında dimdik.
Sonra bana daha iyi tanıtmak için '' Halil Ergenç'in babası'' dediler. Ben iyice mal mal baktım. İçimden dedim bu Halil Ergenç melhur biri olsa gerek ama ben bilmiyorum çaktırma!!!! Allah sizi inandırsın babası daha tanıdık geldi. Benim merak sardığım zamanda emekli olmuş sonunda çözdüm. Ama söz yazarı şailik devam ediyormuş. Bu arada Halil Ergenç Aliye ve 1001 Gece adlı dizilerde baş rol oyuncusuymuş tabiiki Hikmet Hoca dahil herkes benden tepki bekliyor.. Muhtemel HAAAAA bildim diye... Ama heyhat ben o dizileri bilmiyorum ki.... Adlarını annem sayesinde biliyorum ama hiç izlemedim dolayısıyla gereksiz bir tanıtım oldu benim için ben sadece gülümsemeye devam ettim. Böylece benim bu dünya dışında yaşadığım konusunda hemfikir oldular...
Neyse Mehmet bey bir şiir yazmış bastırmış çok güzel.. Ben üç kere okudum vay dedim ne güzel... Umarım beğenirsiniz . 80 Yaşındaki Mehmet Sait ERGENÇ şiirini...
Ey Gafil !.. Utanmadan ikibinli yıllarda
Kendini arıyorsun hala çıkmaz yollarda
Keramet sanıyorsun sakalında saçında
Sen hala namusunu arıyorsun kıçında
Sanma İffet saçtadır, fazilet sakaldadır
Keramet kılda değil ! imanda akıldadır
İnsanın asaleti ruhunda özündedir
Namusu şerefi verdiği sözdedir
Selamet istiyorsan asam ol sözünde dur
BaÅŸka yerde arama senin namusun budur.
-
Yazan: 10 - 01 - 2008 : 17.10 - selyuc77
Merhaba,
1 hafta önce evime hirsiz girdi. Çelik kapiyi kırmış. Ev sahibimi aradim ve kapının durumunu gösterdim. Ev sahıbımde usta gönderdi ve kapıyı değiştirdik. Bu durumda kapının ücretini ev sahibi mi öder yoksa kiraci olarak benım mi ödemem gerekiyor??
Yardimlarınız için şimdiden teşekkürler,
Selim Yücel
-
Yazan: 10 - 01 - 2008 : 17.03 - canan.un
Merhaba,
Şu an için karşıma çıkmış bir sorunla ilgili görüşlerinizi almak istiyorum.
Elimde daha önceden takibe konulmuş ve tahsil edilmemiş senetler var. Ancak bu senetlere dayalı takip başlatırken senette kefil olan kişiyi borçlu olarak göstermemiş ve ödeme emri göndermemiştim.
Sadece bu kefile karşı yeni bir takip başlatabilir miyim?
Yardımlarınız için şimdiden teşekkür ederim.
-
Mal sahibi annedir.Oğlu evinde 20 yıldır oturmaktadır.Ancak oğlu ile araları son zamanlarda bozuk olduğu için ve diğer mirasçılarında etkisi ile şimdi anne oğlunu evden çıkarmak istemektedir.Evi satacaktır.
Oğlu çıkmalımıdır?
Tapuya satışın yapılmaması için şerh konulabilir mi?
Mal sahibi evi habersiz satarsa mirasçının hakkı nedir?
Mahkemeye dava açarak miras paylaşımı yapılabilir mi?
Cevaplarınızı bekliyorum.
-
Yazan: 10 - 01 - 2008 : 16.12 - redlock
Anlaşmalı boşanma tebligatı geldi bir iki gün oldu sanırım buna 10 gün içersinde itiraz yazısı yazmam gerekiyormuş, protokole o anki psikolojik baskı altında imza attım fakat eşimden boşanmak istemiyorum. Bu 10 günlük süre içersinde hazır matbu bir dilekçe örneği varmıdır, nasıl bir savunma yazmak gerekiyor.
-
Yazan: 10 - 01 - 2008 : 15.46 - er78en
Kiracım kiralarını surekli gecikmeli olarak yatırıyor.Kira doneminin 7,8,9.aylarını toptan 10.ay içinde 10,11,12. ayların kira bedelininin yarısını sonrakı kira doneminde yatırıyor. Sürekli uyarılarıma rağmen tamamını yatırmıyor yada geciktiriyor. Kanuni olarak nasıl bir takip başlatabilirim? Kiracımdan kira bedelini ve tahliyeyi nasıl isteyebilirim. Sözkonusu kira bedelinin yarısını yatırırken hangi aya ait olduğunu belirtmemiş. Buna rağmen icra dairesinden takip başlar mı? Teşekkür ederim.
-
Yazan: 10 - 01 - 2008 : 15.36 - vangerof
Merhabalar,
Benim bir yakınım Almanya'da ve boşanmak istiyor.Eşiyle yedi yıldır evli ve eşi Alman vatandaşı ayrıca 5 yaşında bir çocukları var ama evlilikleri 2 yıldır kağıt üzerinde devam ediyor sadece şiddetli geçimsizlikleri var.
Bilgi sahibi olmak istediğim konu şu: Boşanmak için yakınımın ne yapması gerekiyor o ülkenin hukuk'u bu konuda nasıl işliyor ve çocuğun velayet konusu nasıl sonuçlanabilir?
Ykınımın eşiyle anlaşması mı gerekiyor yoksa kendi dava açıp onunda kabul etme durumu olabilirmi?
Beni bilgilendirebilirseniz memnun olurum
Saygılar.
-
Yazan: 10 - 01 - 2008 : 15.30 - selmas
1989 yılında resmi nikahla evlendim eşim emniyet mensubuydu 93 yılında öğrendimki eşim 87 yılında abisinin ölümünden sonra yengesiyle bir beraberlik yaşamış ve 88 yılında bir çocukları olmuş öğrendiğimde çok kötü günler yaşadım bu arada 90 yılında bir çocuğumuz olmuştu direnmeme karşın yengesinden olan çocuğu benim nüfusuma kaydettik yani annesi ben gözüküyorum sizden öğrenmek istediğim konu şimdi 20 yaşında olan bu genci gerçek annesinin kaydına geçirmek mümkün mü baba yine aynı fakat anne değişebilir mi ? şimdiden tşk ederim saygılarımla
-
Yazan: 10 - 01 - 2008 : 15.27 - DONMEZ79
Merhaba, 05.01.2007 Tarihinde kiralamış olduğum mülkü kontrat bitiş tarihinden 19 gün önce telefonla evsahibine haber vererek boşaltacağımı bildirdim.Maalesef araya bayram girdiğinden yasal süre içerisinde yazılı bildirimde bulunma imkanı bulunmuyordu.Evsahibine yapılan görüşmede ev için kiralık yada satılık ilanı verilebileceği ve evin gösterilebileceği konusunda anlaştık.Sonrasında evi 31.12.2007 tarihinde boşaltarak anahtarları teslim ettik.
Ancak mevcut durumda evsahibi depozitoyu ödeme konusunda anlamsız gerekçeler öne sürerek işi yokuşa sürmeye başladı.Mevcut durumda yapabileceklerim nelerdir?
-
Yazan: 10 - 01 - 2008 : 15.25 - NPC
Bir apartmanda farklı dairelerde (metrekare olarak) farklı ısınma sözkonusu olmaktadır. Ön cephedeki daireler iyi ısınırken arka daireler iyi ısınmamaktadır. Yaptığım ölçümlerde metrekare bazında yaklaşık petek kullanılırken yönler düşünülmediğinden kuzey tarafta ve arka tarafta olan daireler ısınmamaktadır. Dairemizin ısınması için ne yapmamız lazım.
-
Yazan: 10 - 01 - 2008 : 14.54 - tolg
Maaşımın yatmış olduğu bir bankada 600 ytl. Limitli kredi kartım bulunmakta. Bu karttan internet ortamında 2 ay süreyle, aynı bankadaki diğer hesabıma 600 ytl. nakit para aktardım. İşleyen faizin haricinde hesap özetinde 20 ytl.lik nakit çekme masrafı adı altında bir ücret alınmakta. Bu masrafı almak hakları mıdır ?
-
Yazan: 10 - 01 - 2008 : 14.44 - baturica
Tüzel bir kişilikle yaptığımız işlerden dolayı verdiğimiz teminat senedi ve işlere karşılık ödeme için verdiğimiz çekler ilgili firmanın muhasebe müdürü tarafından zimmetine geçirelerek alehimizde icra takibi başlatıldı. İcra takibi ile mallarımız haciz edildi.
Fakat biz suç duyurusunda bulunduk. Savcılık davayı açtı ve bahsi geçen senet ve çeklere müsadere kararı verdi.
Bu karara rağmen ve dolandırılık suçu ile ilgili dava devam etmesine rağmen karşı taraf haciz işlemlerine devam etmekte ve borcun acilen ödenmesi sürekli baskı yapmakta.
Müsadere altına alınan bu çek ve senetle icra takibine devam etmeleri hukukimidir?
Bu çek ve senetle ilgili daha önceden yaptıkları haciz işleminin iptali ve kaybettiğimiz parasal değerleri geri talep edebilirmiyiz ya da bunlarında müsadereseni isteyenbilirmiyiz.
Yardımlarınız içn şimdiden teşekkür ederim.
Not : Müsadere ile ilgili bir çok kanunu okudum fakat genelde suç eşyalarından bahsettiği için tam olarak bizim bu layla bağdaştıramadım. Ayrıca görüştüğümüz Avukatlar icra takibinin durması gerektiğini söylüyorlar. Peki bu karşı taraf avukatı icraa devam ederek suç işlemiş olmuyor mu?
-
Yazan: 10 - 01 - 2008 : 14.24 - LooPUS67
2007 yılındaki ödediğimiz vergilerin iadesi ne oalcak yardımcı olurmusunuz???
-
Yazan: 10 - 01 - 2008 : 13.42 - platinyum
İlgili yazıları okudum fakat tam anlamıyla çözemedim,
1982 dogumluyum ve ticaret lisesi mezunuyum,lisede okurken stajerlik donemimi bir belediyede yaptım. Sigorta kartım var.Fakat kartın üstünde sigorta sicil no su bulunmuyor.Benim ilk işe giriş tarihim 14 ,09 ,1998 olarak görünüyor.Yani ben 16 yaşında ilk işe girmiş oluyorum.Arastırmalarımdan bir sonuca ulaşamadım.
Eger bana ait sigorta primlerim yatmamışsa ve sigorta sicil kaydım da yoksa sayet bunun sorumlusu kim olur?Ben kanuni hakkımı arayabilirmiyim, zaman aşımı söz konusu olurmu? Yardımcı olabilirseniz çok sevinirim.Şimdiden teşekkürler...
-
Kiracımız yaklaşık 1 ay kadar önce 2 ay sonra evi boşaltacağını haber verdi.(kontratta 2 ay önceden haber verme maddesi var) Bahsettiği boşaltma tarihi kontrat bitiminden 2 ay öncesine denk geliyor. Telefon konuşmamızda kiralık ilanı astırabileceğimi ve evi isteyene gösterebileceğini söylediği halde 1 aydır emlakçının ilan asmasına izin vermiyor. Bu durumda bana erken tahliyesini haber vermesinin( ki bunu sms yolu ile yaptı ve bende olumlu cevap verdim) bir anlamı kalıyor mu? Yasal hakkımı kullanarak kalan kirayı talep etmeyi denersem bu sms olayı benim aleyhime mi olur? Ayrıca bu ayın kirasınıda yatırmıyor ve sadece evi tutarken verdiği 1 kira depozitonun zam farkını vereceğini bu ayın hesaplaşma ayı olduğunu söylüyor. İlk telefon görüşmesinde kirayı yatıracağı ve evi boşalttığında evin durumuna göre depozitoyu iade edeceğim konusunda anlaşmıştık. Evi boyalı badanalı ve şohben takılı olarak teslim etmiştik. Evi kendisinin boyayacağını temiz tuttuğunu ve şohbeninde eski olduğu için bozulduğunu ve bunun onunla bir alakası olmadığını iddia ediyor.
Bu durumda ben hakkımı korumak için ne yapabilirim,nasıl yapabilirim? Açıkçası maddi durumum çok kötü olduğu için bu yasal işlemlerin neye malolacağı ve nekadar süreceği konusuda elimi kolumu bağlıyor. Bana bu konuda yardımcı olabilirseniz çok sevinirim. Ayrıca kontrata göre kirayı herayın 7 sinde yatırması ve en fazla 5 işgünü geciktirebileceği yazılı. Yani 2 günü kaldı. bunu lehime kullanabilirmiyim?
-
Yönetici arkadaşlar,
Cevabımın forumlarda olacağını söyleceksiniz, fakat çok aradım, istediğim konuyu bulamadım,...
Onun için özür dileyerek kısaca sorum şöyle;
Devlet Memuruyum, birkaç bankadan kredim ve kredi kartlarım var,
Şu anda ödeyememe durumum oluştu...
Maksimum ne zaman sonra (yani son ödeme tarihinden sonra) yasal olarak icra ve haciz işlemleri başlar...?
Devlet Memuru olduğumdan yani maaşım olduğundan dolayı icra mı öncelik olur, yoksa haciz mi...?
Yani anlatmak istediğim sadece maaşıma mı icra olur veya evimede haciz olur
mu...?
Teşekkürler...
-
Yazan: 10 - 01 - 2008 : 13.02 - cowinus
ben 27 yaşındayım ama yaşımı 25 indirmek istiyorum ama nasıl yapacağımı bilmiyorum yardımcı olursanız sevinirim
-

Geç geldi ama aldığımda şaşırdım. Belçikadan birisi yollamış. Tanımıyorum ama çok hoşuma gitti paylaşmak istedim . Daniel Dumoulin Belçikada bir bankacıymış ama çok sıkı bir Kemalistmiş her sene yeni yılı böyle bir özel tasarımla kutlarmış sağ olsun var olsun.
Kartı gönderen altına şunuyazmış Türkçe olarak Belkide buda özel formattır ama çok güzel ....
''
TÜRKİYE; ATATÜRK'Ü ALLAH'A BORÇLUSUN ,
GERİYE KALAN HERŞEYİ DE ATATÜRK'E...
-
Adalet Bakanlığı Kanunlar Genel Müdürlüğü, “İcra İflas Kanunda ve ÇeÅŸitli Kanunlarda DeÄŸiÅŸlik Yapılmasına Dair Kanun” taslağı hazırladı. Hazırladığı kanun taslağını ilgili yerlerden görüş almak üzere gönderen Bakanlık, gelen görüşler sonrası taslaÄŸa son ÅŸeklini verecek.
Taslağa göre, icra ve iflas davalarında yapılacak her türlü işleme ilişkin alınacak paralar, doğrudan banka hesaplarına yatırılacak. Yasada yapılması öngörülen bu değişiklik ile icra dairelerinde "rüşvet" söylentilerinin önüne geçilmesi amaçlanıyor.
Bakanlık, yargı reformu çerçevesinde İcra ve İflâs Kanununu Avrupa Birliğine üye ülkelerdeki uygulamalarla uyumlu hâle getirmek, icra ve iflâs dairelerinde yaşanan aksaklıkları gidermek amacıyla değişiklik taslağını hazırladı.
İcra İflas Kanunu'nun 9. maddesinde yer alan düzenleme şöyle:
“Her türlü para tahsilatı, icra ve iflas müdürlüklerinin banka hesap numarası üzerinden yapılır. Haciz sırasında para tahsilatı yapılmış ise tahsil edilen paranın, en geç ertesi iÅŸgünü çalışma saati sonuna kadar icra ve iflas müdürlüklerinin banka hesabına yatırılması zorunludur.
Tahsil edilen paralardan kanunen alacaklıya ödenmesi gerekenler, talep edilmesi hâlinde icra ve iflas müdürlüklerinin hesap numarasının bulunduÄŸu bankaya talimat verilmek suretiyle gecikmeksizin ödenir; talep edilmezse masrafı alacaklıya ait olmak üzere en geç üç gün içinde 58 inci maddenin ikinci fıkrasının (1) numaralı bendinde gösterilen alacaklının banka hesap numarasına talimat verilmek suretiyle aktarılır. İcra ve iflas müdürlükleri aldıkları kıymetli evrak ve deÄŸerli ÅŸeyleri kasalarında muhafaza ederler. İcra ve iflas müdürlüklerince alacaklı dışındaki diÄŸer gerçek ve tüzel kiÅŸilere yapılması gereken ödemeler, bankaya verilecek talimat yoluyla yapılır.”
MYNET
-
Tck'daki adli para cezaları için olan bir maddede, ödeme süresi tebligat tarihinden 30 gün içinde başlar diyor.
İlk taksitin erken yatırılması diğer taksitleri önde çeker mi ? yani gün olarak tebligattan bir ay sonrası mı dır her taksit için yoksa erken yatan taksitin gününden itibaren mi bir aydır ?
teşekkürler.
-
Yazan: 10 - 01 - 2008 : 11.44 - tobeor
Şahıs şirketini emekli bir memurun üzerine kurmanın vergi avantajı var mı?
-
Yazan: 10 - 01 - 2008 : 10.46 - cetos
Önce Merhaba Herkese ve şimdiden ilginize teşekkürler & Bir çözüm veya cevabını yazarsanız minnetkar olurum .
Sorunumuz ÅŸu;
YeÄŸenim 1967/8 DoÄŸumlu
SSK Başlangıcı 1987/1 ayı
1987 yılı 80 gün SSK
1989 yılı 110 gün SSK
1990 Bağkur a iş yeri olarak giriş ama ssk aktarması yok
1990 1993 arası 3 yıl 7 ay BAĞ-KUR
1993 de iş yerini kapatıyor ve 1995 de ssk yatırıyor normal çalışan olarak
1995 yılı 15 gün SSK
1996 yılı 30 gün SSK
1997 yılı 210 gün SSK
1998 yılı 88 gün SSK
1998 de tekrar iş yeri acıyor ve bağkura geciyor
1998 2005 yılı arası 6 yıl 10 ay BAĞ-KUR
2005 de iş yerini kapatıyor ve işe giriyor
2006 yılı 120 gün SSK
2007 yılı 241 gün SSK
2008 yılı halen ssk lı çalışıyor ama suan rahatsız
Bağkur toplamı 10 yıl 5 ay
SSk Toplamı 910 gün
bu arada 1988 1990 arası askerlik yaptı ama suanda askerliğini borçlanmadı ssk için askerlik in faydası olurmu gerekirse
ve suan ssk lı çalışıyor en son bağkurdan sonraki ssk günü 390 civarı ve hiç ssk veya bağkur birleşmemiş ayrı ayrı duruyor
2006 ve 2007 yılllarında ssk lı çalısırken rahatsızlanıyor ve 9 ayında rapor alıyor ve vergi indirimide alıyor raporu yeni onaylandı ve %60 vergi indirimi aldı
hastalığının ağırlık derecesi ruhsal şizofren ve deprasyon orta derece pisikoz işi bilgisayar tamir ve programcısı idi şu durumda Terimlerini tam biliyorum ama Malülen emekli olabilirmi olursa ssk dan olmak istiyor ssk dan olabilirmi veya olamazsa bağkurdan olabilirmi yada neyapmalı nasıl nereden olur size ayrıntılı yazdım teşhis doğru olsun diye yardımcı olursanız çok memnun oluruz
-
Yazan: 10 - 01 - 2008 : 10.17 - sirinsu
Türkiye Vatandaşı olan ve İstanbulda ikametgah eden biriyim. Nişanlım ise Hindistan vatandaşı ve Amerika'da yaşıyor. Aynı ülkede yaşayabilmemiz için gerekli resmi işlemlerin zamanında yapılabilmesi için, önümüzdeki 6 ay içerisinde Türkiye'de evlenmemiz gerekiyor. Sorun şu ki; nişanlım önümüzdeki 6 ay içerisinde sadece 1 kereye mahsus olmak üzere ve 5 iş günü süreli Türkiye'de kalabilecek kadar bir izne sahip.
Bu durumda yani 5 iş günü süresi içerisinde;
Türkiye'de yıldırım nikahı ile evlenebilir miyiz?
Yıldırım nikanının uluslararası düzeyde herhangi bir hukiki geçerlilik sorunu var mıdır?
Yıldırım nikahı için özellikle nişanlımın sağlaması gereken resmi belgeler nelerdir?
Yardımlarınız için şimdiden teşekkürler...
-
Sevgili Hukukçu Arkadaşlar;
24/06/2007 tarihinde çok severek evlendiğim eşim ile henüz askerlik görevimi, bu yaşıma dek tamamlamamış olmam sebebini göz önünde bulundurarak ailemin(anne-baba) yaşadığı ve 4 kişinin kolaylıkla barınabileceği geniş yüz ölçümüne sahip evimize yerleştik. Kaldı ki 24/06/2007 olan evlilik tarihimizden 6 ay önce yani nişanlandığımızda, eşim ailesinin kent dışında yaşıyor olması ve ev arkadaşı ile yaşadığı problemler sebebiyle zaten benim ailemle yaşadığım eve taşınmıştı. Bu noktaya kadar olan kısımda herhangi bir problem yoktu ve eşimden rica ettiğim süreyle mevcut baba ocağında, ben askerlik hizmetimi aradan çıkartıncaya dek kalmayı da hem ailesi hemde kendisi kabul etmişti.
Genel aile yapısı ve sosyo-kültürel yapı olarak eşim ve ailesi varoş diye tabir edebileceğimiz bir bölgede, düzenli gelire sahip olmadan çeşitli ekonomik güçlüklerle yaşamaktaydı buna karşın ben ve ailem yaşadığımız büyük kentin gelir ve kültürel düzeyi en yüksek ilçesinde, saygın bir sosyal statüyle yaşamaktaydık ve hala da bu böyle devam etmektedir. Eşim bahsettiğimiz bu bölgedeki pek de iyi olmayan bir liseden mezundur ve ben de İ.İ.B.F Kamu Yönetimi mezunu, belirli bir süre yurt dışında yaşamış ve kamu sektöründe iyi bir kariyere sahip bir işte çalışmaktayım.
Henüz evliliğimizin ilk 30 günü dolmamıştı ki eşim çok basit gerekçeler sebebiyle beni terk etti ve 1 hafta süreyle ailesinin yanında yaşadı...Kendisine karşı herhangi olumsuz bir davranışım, hakaretim, şiddet yanlısı bir girişimim olmamasına karşın gidip kendisini ailesinden geri getirmiş ve bu arada da malesef sosyo-kültürel olarak bana fikir ve telkin etmelerine ihtiyaç duymadığım ailesinin fikirlerini de eşime olan saygım ve sevgim sebebiyle sessizce dinleyerek içime attım. Eşimin eve geri dönüşünün ardından tekrar, henüz 1 ay geçmişti ki yine sudan bir sebepten çıkan bir tartışma sebebiyle ben evde yokken tüm eşyalarını toplayarak eşim bir kez daha beni 1 haftalığına terk etti ve aynı problemleri bir kez daha bana yaşattı. Yaklaşık 1,5 ay önce yine gözle görülür büyük bir sebep olmaksızın eşim beni terk etti ancak bu kez durum biraz farklı! Şöyle ki eşim tüm bu beni terk edişlerinin ardında her defasıonda farklı sebepler sunmuştu ve buna ek olarak da ayrı bir evde yaşamak istediğini de belirtmişti ancak eşimi tanıdığım ilk günden bu yana her istediğini gerçekleştirmeye çalışırken ve arada bir de nikah-düğün gibi maddi külfet getiren organizasyonlar yaşadığımdan oldukça borçlu bir noktaya ulaştım. Kendisine borçları kapatmadan kiralık bir ev tutmanın getireceği yükü defalarca matematiksel hesaplarla anlatmış olmama karşın bu isteğinden vazgeçmedi.(üstelik daha önce beli bi süre mevcut evimde, ailemle yaşamayı hem kendisi hem de ailesi kabul etmişti)
Geçtiğimiz haftalarda bir gece kendisini ayrı bir ev tutma kararı aldığımı açıklamak için geç vakit aradığımda telefonunun meşgul olduğunu gördüm. Yaklaşık 2 - 2,5 saat boyunca gece 03:15e dek biriyle görüşme yaptı ve biraz zorladığımda bu görüştüğü kişinin bir erkek olduğunu ancak yalnızca dertleştiğini söyledi. Kaldi bana ait olan telefon hattının dökümünü aldığımda bu kişiye ait farklı telefonları defalarca aradığını gördüm. Son olarak dün kendisiyle görüştüğümde tüm görüşmeleri ve hatta 1 kez buluştuğunu bile itiraf etti ancak yaşadığı ağır psikolojik travmalı dönemde yalnızca bu kişiyle dertleştiğini söyledi.Ayrıca kendisi dün, MK 134/1 inden bana boşanma davası açtı.ŞİMDİ MERAK ETTİĞİM KONU ŞUDUR Kİ HENÜZ 1 YILI DOLDURMAMIŞ BİR EVLİLİKTE MK 134/1 DEN(ANLAŞMALI BOŞANMA) ŞEKLİNDE VERİLEN BİR DİLEKÇE İLE BOŞANMA GERÇEKLEŞİR Mİ? YOKSA BİZİ EVLİLİK DANIŞMANINA MI YÖNLENDİRİRLER.DAHA ÖNCE BUNA BENZER GÖRÜLMÜŞ DAVALARLA KARŞILAŞAN ARKADAŞLARIN FİKİRLERİNA İHTİYACIM VAR. BU ARADA EŞİMİ HALA SEVİYORUM...
Bugüne dek ne ben ne de ailem tarafından eşime hiç bir şekilde hakaret, sözlü saldırı, şiddet girişimi olmamıştır ANCAK EŞİMİN TEYZELERİ VE KENDİ ANNESİ PROBLEMLİ EVLİLİKLER YAŞAMAKTADIR, EŞİMİ HER TARTIŞMANIN ARDINDAN BOŞANMASI YÖNÜNDE TEŞVİK ETMİŞLERDİR. SON OLARAK DA BENİMLE BOŞANMAK İSTEDİĞİNİ SÖYLEDİĞİ VE EVİ TERK ETTİĞİ GÜN YANİ 27/11/2007 TARİHİNDE BENİ BOŞANMA TALEBİYLE ARAMADAN ÖNCE YİNE TEYZELERİNDEN BİRİYLE YAPTIĞI NEREDEYSE 1 SAATLİK TELEFON GÖRÜŞMESİNİ DE TESPİT ETMİŞ BULUNMAKTAYIM. KALDI Kİ KENDİSİ O SABAH BENİ ÖPEREK, HERHANGİ BİR PROBLEM OLMAKSIZIN EVDEN AYRILMIŞ ANCAK ÖĞLENDE TEYZESİ İLE YAPTIĞI BU UZUN GÖRÜŞMESİNİN ARDINDAN BENİMLE BOŞANMA KARARI ALARAK BENİ ARAMIŞTIR...
Vereceğiniz nazik cevaplara şimdiden teşekkür ederim...
Sevgiler...
-
Yazan: 10 - 01 - 2008 : 08.35 - pcbocugu
İyi günler sayın hukukçular;
benim sorum şu şekilde: Binanın dış cephesine yapılacak boya ve mantolama farklı işlemlerdir diye düşünüyorum. Boya dış cephenin güzelleşmesi ve bakımı için bir sorumluluktur, buna katılıyorum ancak mantolama sadece mantolama yapılan daireyi ısıtan bir durum olduğu için genel gider olarak görülmez. Yani 15 daireli bir apartmanda 3 adet dairenin sahibi mantolama yaptırmak istemeyebilir. Geri kalanlar da kendi arsa payı oranında değil; dış cephedeki mantolama yapılacak sathın ölçüsü oranında ödemeye katılır.
DoÄŸru mu?
-
2004 yılında bi kaç bankaya borçlandım ve ödeyemediimden dolayı şehir deiştirdim.bulunma ihtimalim varmı.uğraşıp bulmak avukata mı bağlıdır?birde yasal takip süresi ne kadardır.?
-
Yazan: 10 - 01 - 2008 : 02.05 - has-bi
Selam,16 yıl önce beni ögrenci gösterip almanya ya aldılar ve orda resmi olarak evlendim.Şimdi boşanmak istiyorum.Türkiyede ailemle beraber kalıcam.
1.Ben Türkiye'den boşanma davası acabilirmiyim?
2.Eşim boşanmayı istemezse ki muhtemelen istemiyecek dava ne kadar sürer?
3.İki tane cocugum var kızım 14 oglum 10 yaşında cocuklarım çifte vatandaş ve burda Türkiye'de benimle kalmak istiyorlar, mahkeme cocukları kime verir?
4.Türkiye'de ayrılma gercekleşirse ben cocuklar için nafaka alabilirmiyim?Eşim taksi şöförü olduğundan dolayı verilen cocuk nafakasını alma şansım varmı? Ödemezse ne yapabilirim?
5.Almanya'da alınan cocuk parasını,cocuklar burda benimle kalırsa alabilirmiyim?Şimdi Türkiye'de izindeyim cocukların okul kayıtları için ordan evrak istediler.O evrakları alıp geri döneceğim fakat bu konuda bana yardımı olacak bir avukat arkadaş olursa gercekten minnettar olurum.
Saygılarımla
-
Yazan: 10 - 01 - 2008 : 00.54 - asimomoto
NORMAL ÇALIŞMA:30,0 ===== 995,00
fazla mesai :===========0
EK KAZANÇLAR
çocuk yardımı 7,00
yakacak yardımı:48,00
ıkramıye:331,00
yolyardımı:100,00
KAZANÇLAR TOPLAMI:1481,67
ÖZEL KESİNTİLER
vakıf kesintisi:60,00
bordro:299,00
TOPLAM 359
YASAL KESİNTİLER
SSK:206,45
İŞSİZLİK PRİMİ:14,75
GELİR VERGİSİ:250,69
DAMGA VERGİSİ:8,89
TOPLAM:480,78
KESİNTİLER TOPLAMI:839,78
NET ÖDENEN 641,78
MAAŞ SAAT ÜCRETİ :995,00 ( BU NET OLARAK BANA ODENEN MAAŞIMBURDAN-60,00 YTL VAKIF KESINTISI VAR)
benim burada anlamadığım bordro:299.00 ytl ne anlama gelıyor nereye gıdıyor bu 299.00 ytl avans mıdır bu 299.00ytl
:(
not: bakın buradaki fazla mesai:0 olarak gozüken yer diğer konumdda belırttığım mahkemem de delil olarak çok işime yarıyor tamamen %100 kanıta gırıyor
-
Yazan: 10 - 01 - 2008 : 00.33 - Hirra
Merheba öncelikle böyle faydalı forum için teşekkürler.
Ben 4 yıldır daimi olarak gece çalışıyorum 12 saat hatta hiç hafta sonu bayram izinide vermiyor vermedigi gibi parasınıda vermiyor istememize ragmen bu işyerinde sadece 2 kişi calışıyoruz bir gündüzcü bir gececi olarak vede ssk,lı 2 kişi gözüküyor işyerinde maaş dökümanlarında gece vardiyası hiç gözükmüyor bende bu işyerinde ayrılmak istiyorum çünkü yeni evlendigim için zor olmaya başladı ama tazminat haklarımı ala bilirmiyim ssk,ya asgari gösteriyor vede bize yüksek veriyor bu hususlardan iş fessi isteye bilirmiyim.
Ben bu konuların hepsini ispat edebilirim hem belgelerle hemde şaitlerle.
Hangi konuda iÅŸ fessi istersem tazminat alabilirim.
Şimdiden alakanıza vede ilginize teşekkürler.
-
2007'nin temmuz ayında yol aramasında çantamda 4 gram kenevir maddesi bulundu ama kağıda sarılı olduğu için kağıtla tarttılar 12 gram geldi (bana söylediklerine göre paketiyle tartılırmış)jandarmaya verdiğim ifadede içmek için bulundurduğumu söyledim ama hayatımda ilk defa kullanacaktım oda olmadı zaten pişman olduğumu falan söyledim savcıyı aradılar oda bırakın dedi şimdi mahkemeden ilam geldi.Ne yapmam gerekiyor avukat tutmamı tavsiye edermisiniz bugüne kadar hiç kullanmamış olmam bişey değiştirirmi bu işin sonunda en kötü ihtimal ne olur.Teşekkürler
-
31.12.2007 tarihinde 1,5 yıl çalışmış olduğum iş yerinden ayrılmış bulunmaktayım. 24.12.2007 tarihinde asgari geçim indirimi ile ilgili aile bildirim formunu doldurup, şirketin muhasebe departmanına teslim ettim.
02.01.2008 tarihi itibariyle yeni bir şirkette işe başladım. yeni başladığım şirkete aile bildirim formu vermem gerekir mi? yoksa zaten eski şirketime vermiş olduğum aile bildirim formu geçerlimidir?
ayrıca bu asgari geçim indirimi için ödenecek olan ücretinin ödenmesi gereken şekli nasıldır? ocak / 2008 ayı için ödenecek olan ücret maaşıma yansıtılmazsa ne gibi bi yol izlemem gerekir.
aydınlatıcı ve yol gösterici cevaplar için şimdiden teşekkür ederim?