-
Ağlayan Çocuklar
Kafesli evlerde ağlar çocuklar,
Odalarda akşam olurken henüz.
O zaman gözümün önünde parlar,
Buruşuk buruşuk, ağlayan bir yüz.
Ne vakit karanlık kaplasa yeri,
Başlar çocukların büyük kederi;
Bakınır, korkuyla dolu gözleri:
Ya artık bir daha olmazsa gündüz?
Gittikçe kesilir derken sedalar,
Gece; bir siyah el gözümü bağlar;
Duyarım, içime sığınmış, ağlar,
Bir ufacık çocuk, bir küçük öksüz...
1924
Necip Fazıl Kısakürek
*******************************
AnneciÄŸim
Ak saçlı başını alıp eline,
Kara hülyalara dal anneciğim!
O titrek kalbini bahtın yeline,
Bir ince tüy gibi sal anneciğim!
Sanma bir gün geçer bu karanlıklar,
Gecenin ardında yine gece var;
Çocuklar hıçkırır, anneler ağlar,
Yaşlı gözlerinle kal anneciğim!
Gözlerinde aksi bir derin hiçin,
Kanadın yayılmış çırpınmak için;
Bu kış yolculuk var, diyorsa için,
Beni de beraber al anneciÄŸim!..
1926
Necip Fazıl Kısakürek
*******************************
Aynadaki Hayalime
Akmayan yaşlarla sıcacık yüzün;
Yavrum, bugün seni pek ölgün gördüm.
Gözünde bir küçük noktadır hüzün,
Neş'eni ne bugün, ne de dün gördüm.
EÄŸri dallar gibi halsiz, yorgunsun,
BirikmiÅŸ sulardan daha durgunsun,
Görünmez bıçakla içten vurgunsun,
Seni öz yurdunda bir sürgün gördüm.
Geçti bir cenaze peşinde ömrüm;
Bilemem, vardığın neresi, bugün?
Hergün yürüdüğün kadar yürüdün,
Arkasından kendi ölünün; gördüm.
1926
Necip Fazıl Kısakürek
*********************************
Bendedir
Ne azap, ne sitem bu yalnızlıktan,
Kime ne, aşılmaz duvar bendedir,
Süslenmiş gemiler geçse açıktan,
Sanırım gittiği diyar bendedir.
Yaram var, havanlar dövemez merhem;
Yüküm var, bulamaz pazarlar dirhem.
Ne çıkar, bir yola düşmemiş gölgem;
Yollar ki, Allah'a çıkar, bendedir.
1936
Necip Fazıl Kısakürek
****************************
Veda
Elimde, sükutun nabzını dinle,
Dinle de gönlümü alıver gitsin!
Saçlarımdan tutup, kor gözlerinle,
Yaşlı gözlerime dalıver gitsin!
Yürü, gölgen seni uğurlamakta,
Küçülüp küçülüp kaybol ırakta,
Yolu tam dönerken arkana bak da,
Köşede bir lahza kalıver gitsin!
Ümidim yılların seline düştü,
Saçının en titrek teline düştü,
Kuru bir yaprak gibi eline düştü,
İstersen rüzgara salıver gitsin!
1923
Necip Fazıl Kısakürek
sevgili dostlar..."şairler sultanı"ndan küçük bir güldeste hazırladım sizlere...selam ve sevgilerimle....
-
Merhaba, gectigimiz kasım ayında 2008 model 0 km alfa romeo marka bir arac satın aldık. 2hafta öncesine kadar hersey cok güzeldi fakat 2hafta önce yagan yagmurda yani aracımızın ilk yagmur görüşünde arka camın altından su sızdıgını tavanda ıslaklık oldugunu gördük. İnanılmaz derecede sasırdık cünkü 2008 model 0 km ve daha 1aylık bile olmayan bir otomobilde böle bir sorun nasıl olurdu?? Bu kesinlikle bir üretim hatası olması gerekir degil mi? Bununlada kalmayıp aracın arka stop lambaları soguk havada buğulanma yapıyor, bu karsımıza ayrı bir sorun olarak cıktı. Ayrıca eklemek istiyorum bahsettigim aracın su aldıgı yer can güvenligi olarak cok önemli bir bölge havayastıgının acılıs yerinedeki delik. Yani ben arac konusunda uzman degilim ama bukadar hayati önem tasıyan bi konuda sessiz kalmayı kendime yakıstıramadım. Biz dogal olarak ve bence hakkımız olarak aracımızın yenisiyle degiştirilmesi veya para iadesi istiyoruz. Bu haklarımızı nasıl ararız hangi yollarla neler yapabiliriz? Yardımcı olursanız cok sevinirim. Tesekkürler.
-
Yazan: 08 - 01 - 2008 : 21.59 - karaaslan
Ücretlilere Vergi İadesi veya Vergi İndirimi Amaçlı Getirilen Yeni Düzenleme:
04.04.2007 tarih, 26483 sayılı Resmi gazete’de yayımlanan, 5615 sayılı “Gelir Vergisi Kanunu ve Bazı Kanunlarda DeÄŸiÅŸiklik Yapılmasına Dair Kanun” ile uzun zamandır uygulanmakta olan ücretlilere vergi iadesi sistemine 31.12.2006 tarihi itibariyle son verilmiÅŸ ve 01.01.2008 tarihinde uygulanmak üzere “asgari geçim indirimi” adı altında yeni bir sistem getirilmiÅŸ bulunmaktadır.
Yukarıdaki metne göre kamuda çalışan işçi ve memurlar 15/01/2008 tarihinde alacakları maaşla birlikte Asgarî geçim indirimini de alabilecekler mi?
-
Yazan: 08 - 01 - 2008 : 21.29 - deniz02
Çin'de kürkleri için öldürülen kedi ve köpeklerle ilgili geçen yıl ortaya çıkan görüntülerin ardından yeni bir video daha ortaya çıktı.
Geçtiğimiz yıl uluslararası hayvan hakları dernekleri tarafından kamuoyuna ve medya kuruluşlarına dağıtılan bir video, dünyadaki kürk ticaretinin yüzde 70'ini tek başına üstlenen Çin'de süregiden vahşeti açığa çıkarmıştı.
Film, kürkleri için öldürülen kedi ve köpeklerin görüntülerini içermekteydi. Birçok insanın tepkisini çeken bu görüntülerle ilgili protestolar yapılmıştı.
Merkezi ABD'de bulunan PETA (People For The Ethical Treatment of Animals / Hayvanlara Etik Muamele İçin Mücadele Edenler Derneği) tarafından yeni yayınlanan bir video kürkleri için öldürülen kedi ve köpeklerin durumunu bir kez daha gözler önüne seriyor.
Sözkonusu videoda kedilerin ve kopeklerin kafeslerinden çıkarılıp bağlandığı ve kaynar suya atıldığı izleniyor. Görüntülerden, kürkleri yüzülen bazı hayvanların bu esnada bilinçlerinin kaybolmamış olduğu gözlemleniyor.
Peta tarafından yeni yayınlanan videoyu aşağıdaki linkten izleyebilirseniz. Ancak uyarıyoruz videoyu 18 yaşından küçüklerin izlemesi kesinlikle sakıncalıdır.
VAHŞİCE Katliam!
CNN TÜRK
-
Yazan: 08 - 01 - 2008 : 20.50 - G_V_Z
bunun hakkında proje hazırlıyorum..
bildiğiniz kaynak veya bilgi varsa paylaşırsanız beni sevindirirsiniz.
hepinize kolay gelsin..
-
Yazan: 08 - 01 - 2008 : 20.50 - saetta
Ananem 2. evliğini yaptığı için tapu çıktığında ananemin soyadı 2. evliliğinin soyadını aldı.Ananem evlendiği kişiden yani üvey dedemden önce vefat etti.Üvey dedem daha sonra vefat etti.Annemler 3 kardeşler fakat en büyük olan yani(dayım) da vefat etti.Yalnız üvey dedemin varisleri var üvey dedemin ananemden çocuğu yok. Üvey dedem hiç evlenmemiş çocuğu yok bu varislerler üvey dedemin kardeşleri ve kardeş çocukları.Annemler üvey dedemin varislerine ulaşamıyorlar ve tanımıyorlar bu sebebten dolayı annem ve teyzem evi üzerelerine alamıyorlar ama evin vergisi düzenli olarak ödeniyor. evi üzerlerine almaları için ne yapmalıyız veya neler yapmalıyız ?
saygılarımla
-
Yazan: 08 - 01 - 2008 : 20.36 - zozoz
Merhabalar;
Çalışmış olduğum şirketten ayrılmak üzereyim.Yalnız daha önce rakip firmada çalışamayacağıma dair bir belge imzaladım.
Yeni çalışmaya başlayacağım firma tam olarak rakip değil.Yalnız sadece 2 kalem malda bu firmalar rakip durumda.Bu da onların ürün bazında maksimum % 5 lik kısmı.
Benim öğrenmek istediğim iki firmanın rakip sayılması için gerekli kanun veya kural nedir?
-
Yazan: 08 - 01 - 2008 : 20.13 - ulastan
İyi günler
2006 yılının ağustos ayında askere gittim ve kredi kartlarımın borcunu ödeyemedim. Eve icra takip kağıdı da geldi ve şimdi yeni bir işe gireceğim ve yeni işte benden ehliyet istiyorlar. Benim sorum ehliyet için başvurduğumda sabıka kaydı alırken sabıka kaydında benim bu icradan doğabilicek herhangi bir problem çıkar mı? Ya da ehliyeti alma sürecindeki herhangi bir mevkide benim ehliyet almama engel olabilecek bir problem çıkar mı? Yardım ederseniz sevinirim. İyi çalışmalar.
-
Yazan: 08 - 01 - 2008 : 19.46 - nihat_ak
Merhaba arkadaÅŸlar,
Ben bir firmada maaşlı olarak çalışmaktayım. Bunun dışında da yurtdışından aylık 100 YTL ile 1.000 YTL arasında değişen bir gelirim var. Bu gelirin kaynağı web siteme aldığım reklamlardır.
Sizlere sormak istediğim ; ben bu kazancımın vergisini nasıl ödeyebilir ve bu kazancımı yasal hale getirebilirim ?
Teşekkür ederim
-
Yazan: 08 - 01 - 2008 : 19.05 - lowkuki
Apartmanımızın giriş tarafında oluşan bi rutubet sebbiyle apartmanda yaptığımız araştırma sonucu bu rutubetin bizden değil de yan apartmanın bir dairesinden sızıntı olduğu kanısındayız. Yan apartmandaki kiracı olan kişinin banyosunda bir sızıntı olduğu kanısındayız ama bakmamıza izin vermediği gibi içeri bile almıyor hatta her türlü masrafı yapacağız dememize rağmen kadın içeri girmemize müsade etmiyor, acaba bu hususu Borçlar Kanunu 58 ile çözmemiz mümkün mü ve kiracıya ihtar gönderecek bir çözüm var mı şimdiden teşekkür ederim...
-
Yazan: 08 - 01 - 2008 : 17.45 - zatzot
Öncelikle hepinizi saygıyla selamlıyorum.Böyle bir ortamda gerçekten he konuda bilgili insanların bizim gibi yardımı olanlara yardım etmesi küçümsenmeyecek birşey.Konuyu arattım ama bulamadım tamamıyla.
Tt net in adsl kampanyasındani24 aylık anlaşma yapmıştık.Onda sorun yok sayılır ama sabit telefonlar zamlanacakmış ve bu pahalılık yüzünden ev telefonumuzu iptal ettirmeyi düşünüyoruz.İptal olunca,adsl de iptal olmak zorunda kalacak.Kendi lehime kullanabilir miyim bu durumu?Bir de,kablolu tv nin daha ucuz internetini örnek gösterip,tüketicinin haksızlığa uğradığı gerekçesiyle adsl yi iptal ettirebilir miyim?
Cevap duymayı umuyorum.Saygılar...
-
Öncelikle sitenin yapımında emeğe geçen ve bizi bilgilendiren herkese teşekkür ediyorum. Lafı fazla uzatmadan konuya girmek istiyorum.
Bundan iki ay önce bende bulunan ancak nişanlıma ait olan kredi kartının takibe alındığı haberini aldım. Durum çok talihsizdi çünkü yurtdışında olmam ve süregelen koşuşturmacalar sonucunda bu kartın bırakın borcunu varlığını bile unuttum. Kart üniversite öğrencilerine verilen 200 YTL limitli bi karttı. Bildiğiniz üzere 196 YTL borcu olan kart temerrüt ve artı fazileriyle beraber 307 YTL'ye ulaştı. Olayı haber almamdan sonra ilgili bankaya 307 YTL ödemeyi yaptım.
Talihsizlikten kastım şu ki, benim ihmalim yüzünden kartın asıl sahibinin sicili artık Merkez Bankasında...
Kendisi bir ay öncesinde öğretmen oldu, gerekli belgeler ve bordrosuyla bankaya gitmesine rağmen başvuruları doğal olarak geri çevrildi.
Değerli arkadaşlar size sormak istediğim soru -bir çıkar yolu var mı?- Devamlı çalıştığım bir bankanın müdürüne sordum ve bana şunu dedi "verdiğimiz belgeleri eksiksiz doldurursa, banka olarak bi görüş bildirerek sicil kalkmasını sağlayabiliriz" Bu sizce etkili olabilir mi?
-
-
AK Parti Grubunda, Türk Ceza Kanununun (TCK) 301. maddesi için değişiklik çalışmaları sürerken, maddede yer alan ''Türklüğü'' kelimesi ''Türk Milletini'', ''Cumhuriyeti'' kelimesinin de 'Türkiye Cumhuriyeti Devletini'' şeklinde değiştirilmesi görüşü ağırlık kazandı.
AK Parti Grubunda değişiklik çalışmaları bütün hızıyla devam ederken, 301. maddenin 1. fıkrasında geçen ''Türklüğü'' kelimesinin ''Türk Milletini'', ''Cumhuriyeti'' kelimesinin de ''Türkiye Cumhuriyeti Devletini'' şeklinde değiştirilmesi görüşü benimsendi. Böylece değişiklik, Yargıtay'ın içtihatlarına da uygun olacak.
Değişiklikte, maddenin ilk iki fıkrasının birleştirilmesi öngörülürken, ''Türklüğü aşağılamanın yabancı bir ülkede bir Türk vatandaşı tarafından işlenmesi halinde, verilecek ceza üçte bir oranında artırılır'' şeklindeki 3. fıkra, madde metninden çıkartılacak.
Madde hükümlerine aykırı hareket edenlerle ilgili kovuşturma açma yetkisi de eskiden olduğu gibi Adalet Bakanlığına bırakılıyor. 301. maddeye aykırı hareket
edenlerle ilgili cezanın üst sınırının da 3 yıldan 2 yıla düşürülmesi planlanıyor.
Bu arada AK Parti grubuna, kovuşturma açma yetkisinin Cumhurbaşkanına bırakılması yönünde öneriler de geldiği öğrenildi. Bu öneriyi yapanların, ''Adalet Bakanı, hükümetin bir üyesi. Vereceği kovuşturma izinleri siyasi bulunabilir. Bunun için kovuşturma iznini tarafsız bir kurum olan Cumhurbaşkanlığı versin'' görüşünü öne sürdüler.
MADDENİN YENİ HALİ
AK Parti grubunda başka bir değişiklik yapılmazsa, Meclise sunulması beklenen kanun teklifinde TCK'nın 301. maddesinin yeni hali şöyle olacak:
''(1) Türk Milletini, Türkiye Cumhuriyeti Devletini veya Türkiye Büyük Millet Meclisini, Türkiye Cumhuriyeti Hükumetini, Devletin yargı organlarını, askeri veya emniyet teşkilatını alenen aşağılayan kişi, altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(2) Eleştiri amacıyla yapılan düşünce açıklamaları suç oluşturmaz.
MEVCUT HALİ
TCK'nın 301. maddesinin yürürlükteki mevcut hali ise şöyle:
''(1) Türklüğü, Cumhuriyeti veya Türkiye Büyük Millet Meclisini alenen aşağılayan kişi, altı aydan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(2) Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini, Devletin yargı organlarını, askeri veya emniyet teşkilatını alenen aşağılayan kişi, altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(3) Türklüğü aşağılamanın yabancı bir ülkede, bir Türk vatandaşı tarafından işlenmesi halinde, verilecek ceza üçte bir oranında artırılır.
(4) Eleştiri amacıyla yapılan düşünce açıklamaları suç oluşturmaz.''
AÇILAN DAVALAR
Öte yandan, TCK'nın 301. maddesine aykırı hareket edildiği gerekçesiyle,
2006 yılında 328, 2007 yılının ilk 9 ayında ise 182 kişi hakkında dava açıldı.
AA
-
-
Hukuk Makaleleri ve Mevzuat Kısmına yeni bir hukuki kaynak eklendi, üzerinde tartışmak ister misiniz :
Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanmak suçu - Sanığa yüklenen suçun sabit olup olmadığı sorunu
-
Yazan: 08 - 01 - 2008 : 16.00 - French
Merhaba,
13. maaş, yani ikramiye hesabın nasıl yapılıyor ? Bu ikramiyeden SSK kesilir mi ? Kesilirse, bu kesilen SSK primi işçi hesabına mı, işveren hesabına mı SSK'ya yatırılıyor, ya da nereye yatırılması gerekiyor ?
Teşekkürler.
-
-
-
Medeni Kanun, savurgan ya da evi idare edemeyen eşe karşı boşanmaya gerek kalmadan çeşit çeşit nafakalar ve kısıtlamalar öngörüyor. Hukukçu Prof. Burcuoğlu bu düzenlemeleri anlattı.
NTVMSNBC’nin haberine göre Susurluk Aile Mahkemesi'nin kararını bozan Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, 45 yıllık evli kocanın evine bakmadığını, elektrik-su faturasını ödemediÄŸini ve kumar oynadığını ileri sürerek aylık 300 YTL nafaka baÄŸlanmasını talep eden davacı eÅŸi haklı buldu. Yargıtay, BaÄŸ-Kur emeklisi kocanın maaşının karısına baÄŸlanması gerektiÄŸine karar verirken, “BaÄŸ-Kur Yasası yönünden bir engel bulunmamaktadır. Davalı kocanın sorumluluk sahibi olmadığı ifade edilmektedir. Medeni Kanun'un 198. maddesinin öngördüğü koÅŸulların gerçekleÅŸtiÄŸi kabul edilebilir” dedi.
Kararda sözü edilen Medeni Kanun'un 198. maddesi şöyle:
Madde 198 - Eşlerden biri, birliğin giderlerine katılma yükümlülüğünü yerine getirmezse, hâkim onun borçlularına, ödemeyi tamamen veya kısmen diğer eşe yapmalarını emredebilir.
ALKIŞLANACAK BİR KARAR
Prof. Dr. Haluk Burcuoğlu, kararı değerlendirirken, karara dayanak oluşturan Medeni Kanun hükmünün 1 Ocak 2002'den beri yürürlükte olduğunu belirtti ve şöyle dedi:
“Alkışlanacak bir karar. Yargıtay'ı kutluyorum. Böyle hayta bir adam varsa, dava açılabilir. Aynı ÅŸekilde kadın para basıyor, evinin giderleriyle hiç ilgilenmiyorsa koca da dava açabilirdi. 1 Ocak 2002'deki deÄŸiÅŸiklikten itibaren bu da olabiliyor. Yargıtay, böyle bir karar vermiÅŸ. Kutluyorum. 1 Ocak 2002'deki deÄŸiÅŸiklikten önce de vardı. Koca ‘ailenin reisi' olduÄŸu için karısına ve çocuklarına bakmakla yükümlüydü. 2002'deki deÄŸiÅŸiklikle eÅŸler arasında tam eÅŸitlik getirildikten sonra durum biraz daha farklı oldu. Normalde bizde koca ekonomik olarak kadından güçlü olduÄŸu için, bakım yükümlüsü esas olarak hâlâ koca. Ama prensip eÅŸitlik.”
TÜRLÜ TÜRLÜ NAFAKA VAR
Prof. BurcuoÄŸlu, eÅŸlerin birbirinden talep edebileceÄŸi çeÅŸitli nafakalar olduÄŸunu belirterek ÅŸu bilgileri verdi: “Nafaka için boÅŸanma davası açmaya gerek yok. Kararda, evlilik birliÄŸinin korunması amacıyla nafaka verilmesi sözkonusu. Biz buna ‘bakım nafakası' diyoruz. Aile hukukunda farklı nafaka türleri var. Evlilik birliÄŸi devam ederken eÅŸlerin birinin diÄŸerinden istediÄŸi nafaka ‘bakım nafakası'dır. BoÅŸanma davası açıldıktan sonra dava süresince ödenen nafaka ise ‘tedbir nafakası'dır. Genelde kadın kocasından nafaka ister ama, teorik olarak eÅŸitlik olduÄŸu için ikisi de birbirinden nafaka isteyebiliyor. BoÅŸanmadan sonra eÅŸlerin birbirlerinden talep edebilecekleri ‘yoksulluk nafakası' denen bir nafaka türü daha var. Bu üç nafaka türü birbirinden farklı. Yargıtay'ın kararında koruyucu bir tedbir olarak ‘bakım nafakası' talep edilmiÅŸ.”
Prof. BurcuoÄŸlu, Medeni Kanun'un 406. maddesinde öngörülen “aileyi yoksulluÄŸa düşürme tehlikesi olan kiÅŸinin kısıtlanması” hükmünü de deÄŸerlendirdi. Sözkonusu madde şöyle: “Savurganlığı, alkol veya uyuÅŸturucu madde bağımlılığı, kötü yaÅŸam tarzı veya mal varlığını kötü yönetmesi sebebiyle kendisini veya ailesini yoksulluÄŸa düşürme tehlikesine yol açan ve bu yüzden bakıma muhtaç olan ya da baÅŸkalarının güvenliÄŸini tehdit eden her ergin kısıtlanır.
SAVURGANLIK HALİNDE KISITLAMA İSTENEBİLİR
Prof. BurcuoÄŸlu, bu hükmü de şöyle anlattı: “406. maddenin uygulanabilmesi için çok daha ağır koÅŸullar gerekiyor. Kadın veya yakınlarından biri, sözgelimi Ahmet beyin son derece savurgan olduÄŸunu, alkolik olduÄŸunu ve bu durumun kendisi ve ailesine zarar verdiÄŸini ortaya koyarak Ahmet beyin kısıtlanmasını isteyebilir. Mahkeme bunu sabit görürse Ahmet beyi kısıtlar ve kendisine bir vasi tayin edebilir. Bu vasi, Ahmet beyin karısı da olabilir. Bu baÅŸka bir ÅŸeydir. Diyelim ki; ailede tek para kazanan benim. Çok doÄŸru bir aile babasıyım. Aile reisliÄŸi kalmadı Medeni Kanun deÄŸiÅŸikliÄŸinden sonra, biliyorsunuz. Parayı eÅŸime veriyorum ve ‘al sen deÄŸerlendir' diyorum. Sonra eÅŸimin son derece kumarbaz biri olduÄŸunu öğreniyorum. Eve hiçbir katkısı yok, doÄŸru dürüst yemek bile bulamıyoruz. Bu ÅŸartlarda 406. madde çerçevesinde eÅŸimin kısıtlanmasını isteyebilirim. Parayı kazananın savurganlığı deÄŸil sadece, parayı harcayanın da savurganlığı kısıtlama tedbiri alınmasına konu edilebilir.”
MYNET
-
07.11.2005 tarihinde bir 2 ortaklı bir Ltd.Şti.'nde çalışmaya başladım.Sigortam sürekli bir sonraki ay kesin yapıcaz diyerekten aksatıldı.İyi niyetim ve iş hayatındaki tecrübesizliğim kötüye kullanıldı, şirket yeni kurulduğu için çalışanlardan yaklaşık 10'unda aynı sorun mevcuttu. 06.10.2006 tarihinde işe girişim verilerek nihayetinde 11 ay sonra sigortam yatırıldı.(prim asgari ücretten yatırılmıştı benim o tarihte aldığım ücret 600 ytl idi) 04.01.2007 tarihinde benim ve şirkette sigortalı görünen 2 iş arkadaşımın daha sigortası kesilmiş ve tasviye işlemleri başlatılmış, bu durumu ancak 05.02.2007 tarihinde çalışmakta olduğumuz şirketimizin aynı alanda faaliyet gösteren başka bir şirketle(ki burda da deneme süresi bahanesiyle 2 ay sigortam yatırılmadı) birleştirileceği söylendiğinde öğrendim.Bu tarihten itibaren çalışma adresimiz söz konusu yeni şirket olmuştur. Sözlü ortaklık yapılmıştır ve eski işverenlerimiz anlaşarak çalışmış olduğumuz ilk şirketi kapatarak yollarına ayrı şekilde devam etme kararı vermişlerdir. Bize önceden haber vermeden aniden artık diğer şirkette çalışacağımız söylendi ve haklarımız,tazminat, yatmayan sigorta primleri vs. konuşulmadı. Ben vatani görevimi yapmak için mart ayında şu an çalıştığım iş yerimden ayrılacağım. Eski şirketimizin patronu şu anki şirkette de ortaktır fakat bu kağıt üzerinde değil sözlü olarak yapılmıştır. Bu durumda ben yatırılmayan sigorta primlerimle vede tazminat ile ilgili ilk çalıştığım şirket(tasviye işlemleri başlatılmış olduğu halde) ve sonradan sözlü birleşilen ve şu anda çalışmakta olduğum şirketten hak talep edebilirmiyim? Ne yapmam gerekiyor, ne talep etmem gerekiyor lütfen beni yönlendirirmisiniz? Çok zor durumdayım beni bilgilendirirseniz sevinirim, şimdiden teşekkür ederim.
-
CEZA MUHAKEMESİ KANUNU GEREĞİNCE GÖREVLENDİRİLEN MÜDAFİ VE VEKİLLERE YAPILACAK ÖDEMELERE İLİŞKİN 2008 YILI TARİFESİ
Amaç
MADDE 1 – (1) Bu Tarifenin amacı, 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu gereÄŸince soruÅŸturma ve kovuÅŸturma makamlarının talebi üzerine görevlendirilen müdafi veya vekillere ödenecek meblaÄŸları belirlemektir.
Kapsam
MADDE 2 – (1) Bu Tarife, Ceza Muhakemesi Kanunu gereÄŸince görevlendirilen müdafi veya vekillerin yapacakları hukuki yardımlar için uygulanır.
Dayanak
MADDE 3 – (1) Bu Tarife, 23/3/2005 tarihli ve 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Åžekli Hakkında Kanunun 13 üncü maddesi gereÄŸince hazırlanmıştır.
Tarife
MADDE 4 – (1) Ceza Muhakemesi Kanunu gereÄŸince yapılan hukuki yardımlara yönelik iÅŸlemlerde;
a) Soruşturma evresinde takip edilen işler için 135 YTL,
b) Sulh ceza mahkemelerinde takip edilen davalar için 210 YTL,
c) Asliye ceza mahkemelerinde takip edilen davalar için 230 YTL,
ç) Ağır ceza mahkemelerinde takip edilen davalar için 420 YTL,
d) Çocuk mahkemeleri:
1) Çocuk mahkemelerinde takip edilen davalar için 230 YTL,
2) Çocuk ağır ceza mahkemelerinde takip edilen davalar için 420 YTL,
e) Kanun yolları mahkemeleri:
1) Bölge adliye mahkemelerinde görülen duruşmalı davalar için 420 YTL,
2) Yargıtayda görülen duruşmalı davalar için 470 YTL,
ödenir.
Yürürlük
MADDE5 – Bu Tarife l Ocak 2008 tarihinde yürürlüğe girer.
-
Yazan: 08 - 01 - 2008 : 14.32 - zoraki
Süreli hizmet akdi imzalayarak girmiş olduğum işyerimden sözleşme bitimine henüz 8 ay var iken çıkmak istiyorum. Hizmet akdinde işveren her yılın ocak ayında zam yaptığını söylemesine rağmen bir buçuk seneye yakın çalışıyorum henüz ssk hizmet dökümümde zam görünmemekte. Bu durumda işyerim sözleşme bitiminde beni tazminat maddelerini yerine getirmem için mahkemeye verirse (ki verdikleri sözleri yerine getirmedikleri için çıkmak istiyorum). Benim mahkemede bunu delil olarak gösterme ve sözleşme fes oldu deme hakkım var mı? İlgini için teşekkür ederim.
-
Yazan: 08 - 01 - 2008 : 14.01 - mehmet51
Merhaba,
yaklaşık 2 yıldır süren boşanma davamda, Pedagog raporu tamamen lehime.Fakat son 2 davadır , ilkinde bu rapora karşılık hazırlık yapma isteği , 2.sinde ise mahkemeye gelmeyerek en son şubat başına ertelendi davam.
son karar davası olacak sanıyorum bu dava...zira, ertelemek için 2 davada gün atmasından 6 ay kazandı karşı taraf.
avukatım, raporun lehime olmasının davanın da lehime olacağı konusunda umut veriyor, ama size sormaktaki amacım, bu tür davalarda, red olma ihtimali yüksek midir?
iyi çalışmalar
-
Yazan: 08 - 01 - 2008 : 13.57 - alex28
Değerli Hukukçular,
Leasing ile alınan bir makineyi süresinde iade etmemekten asliye ceza mahkemesinde açılan hizmet nedeniyle emniyeti suistimal davası ile ilgili acilen yargıtay kararlarına ihtiyacım var.
Yardım edebilecek herkese şimdiden teşekkürler.
-
İyi gunler bana hakaret ve tehdit davasi acıldı. Hic birsey demedigim halde sırf bana olan gıcıklıgından savciliga hakkımda suc duyurusunda bulundu,guya ben ona kufur etmisim ve evini basina yıkacam demisim.Birde o kisinin cevresi genis oldugu icin bir tane yalancı sahit bulmus. Ben boyle birsey demedigimi nasil ispat edebilirim.. Birde bu kisi kahvelerde benim kızımın gelinimin namusuna surekli iftiralar atiyor.Benim ne yapmam gerek?Birde ' ben zenginim ona yalanci sahitler bulup ondan maddi tazminatlar alıp cami onlerine mendil serdirecek duruma getirecem' diyormus. Demedigim bir sey hakkında hakim onune cıkacak olmam zok zoruma gidiyor .. Lutfen bir yol gosterin.
-
Yazan: 08 - 01 - 2008 : 13.44 - etikhukuk
İyi günler. Ben affınıza sığınarak bir sorunumu sizlerle paylaşıp, neler yapabileceğim konusunda sizlerin fikrini almak istiyorum.
Ben Gazi Üniversitesi İletişim Fakültesi mezunuyum. Daha doğrusu mezunu değilim. Şöyle ki; okulumdaki bütün derslerden başarılı olmama ve kredimi tamamlama rağmen isteğe bağlı hazırlıktan başarısız olduğum için diploma talebimi geri çeviriyorlar. Benim gibi bir çok insan var ve bu ilerde başımızı ağrıtacağa benziyor. Ben biraz araştırma yaptım ve söylenene göre okul bize büyük haksızlık yapıyor.
İsteğe bağlı ingilizce hazırlık sınıfından başarısız olmama rağmen fakültede norlam eğitimime devam ettim. Her yıl yapılan muhafiyet sınavlarında yine başarısız oldum. Sonuç olarak 2006 yılında okulumu tamamlamama rağmen, her yıl yapılan o sınavdan yine başarısızım. Ne yapsam olmuyor.
Şimdi sizlere şunları sormak istiyorum:
1-İsteğe bağlı ingilizce hazırlık eğitimi veren veya zorunlu hazırlık eğitimi veren üniversiteler, bu eğitimi almış öğrencilere kendi fakültelerinde alan derslerinin en az %30'unu ingilizce vermek zorundadır diye bir şey söyleniyor. Bunun doğruluğu var mıdır? (Kendi bölümümde böyle bir eğitim sözkonusu değildir.) Eğer öyle ise mahkemeye başvursam diplomamı hakedebilir miyim?
2-Ankara Üniversitesi İletişim Fakültesi'nde de aynı durum söz konusudur. İsteğe bağlı ingilizce hazırlık sınıfına gitmek isteyen öğrenciler gider, başarılı yada başarısızlar fakültedeki eğitimine başlar ve dört yıl sonunda halen başarısız olan öğrenciler diplomalarını haketmiş sayılır. Sonuçta isteğe bağlı hazırlıktan kaldığı için ingilizce hazırlık başarı belgesi verilmez ama diploması verilir. Mahkemeye bu denkliği göstermem ne kadar işime yarar?
3-Diploma alamadığımdan dolayı gerek iş hayatında gerek özel hayatımda bir çok problemlerle karşılaşıyorum ayrıca her yıl her hangi bir öğrenim görmememe rağmen katlanarak harç kredisi ödemek zorunda kalıyorum. Okulu bitiremediğim görüldüğü için askere gidemiyorum, iş bulma olanağım azalıyor. Hayatımı her sınavdan sonra bir yıl daha erteliyorum ama o imkanda gelecek yıl son buluyor. son hakkımızı kullanacağız. Sonuçta yine kalırsak okuldan atılacağız ve bunu aileme, arkadaşlarıma açıklamakta güçlük çekeceğim. Bu nedenleri mahkemeye sunduğum takdirde ne gibi bir sonuç alabilirim?
4-Bu göstergeler ışığında mahkemeye başvurmalı mıyım?
Başınızı ağrıttığım için affınıza sığınarak bu sorularım konusunda bana yardımcı olmanızı rica ediyorum. Şimdiden teşekkür ederim.
-
Yaklaşık altı yıl önce hoqkin lenfoma ( lenf kanseri ) tanısıyla tedavi gördüm ve rahatsızlığım geçti.Ancak askerlik kanunlarına göre askerliğe elverişsiz olduğum ve askerlik yapamayacağım söylendi. Askerlik işlemlerim başladığında okuyordum ancak tecil için şubeye başvurduğumda muayene ve yoklama kaçağı olarak gözüktüğüm söylendi tasnif dışı olarak muayene için askerlik şubesi beni ana ve çocuk sağlığına gönderdi oradaki pratisyen hekime durumu bildirmeme rağmen hastalığın geçtiği için bi sorun olmayacağını söyledi ve olur verdi kasım ayının 21.de birliğime teslim oldum ancak ilk muayenede boynumdaki biopsi izini gören doktor astteğmen erbaş cüzdanıma acil olarak çanakkale askeri hastanesine sevk edilmemi yazdı ancak birlikteki işlemlerden dolayı 18 gün boyunca askerlik yaptım ve ç.askeri hastanesinden gata haydarpaşa onkoloji kliniğine sevkim yapıldı gataya gittim ve ailemden raporlarımı göndermelerini istedim raporlar ve biopsi preparatları geldiğinde heyete girdim ve askerliğe elverişsiz raporu aldım. bu işlemlerin ilk muayenede 2-3 günde sonuçlanması gerekirken ben 42 gün boyunca tabiri caizse süründüm bu süre zarfında mecburen işimden ayrılmak zorunda kaldım. Bu durumda nereye ve ne koşulda bir dava açabilirim bu konuda bana yardımcı olacak arkadaşlara şimdiden teşekkür ederim...
-
Benim sıkıntım;
A) Babam ticaretle uğraşıyordu, 2007 mayıs ayında alkole dayalı beyin tahribatı geçirdi ve hafızasının güncel kısmını kaybetti. Kısaca son 10 seneyi hatırlamıyor. 29.07.2006 tarihinde imzaladığı senet 10.07.2007 tarhinde icraya verilmiş ve davası mal beyanı bulunmadığından karşı taraf 10 gün disiplin cezası başvurusunda bulunmuş mahkemeye. Eve gelip eşya tespitinde bulunmuşlar. Babama tutanağı imzalatmışlar. Bende icra dairesine giderek dosyayı inceledim. İmzalar babama ait senet gerçek. Annemi 31.5.2006 yılında kaybettik. Babam bu tarihten öncede aşırı alkol tüketmekteydi ve başka kadınlarla mal varlığımızı tüketmekteydi. Annem öldükten sonra 7 ay gibi bir sürede herşeyini kaybetti. Bende hacir altına alınması için dava açtım, vasi tayinliği istiyorum. miktarı ödeyebilecek gücüm yok. Babamın babasından kalan 3 hisseli intikali yapılmamış ev bulunmakta. resmiyette 2 kat, gerçekte 3,5 kat. bu evin akıbeti ne olur. böyle bir eve keşif ve bilir kişi fiyat belirlerken neleri göze alır.
B) Annem öldüğünde veraset ilanı çıkartıp annemden kalan para ve maaş işlemlerini hallettik. Yeni çıkan kanunda 2001 yılından sonra ortak edinilmiş mallar eşler arasında paylaşılmaktadır. Babama kalan evin intikali yapılmadığına göre anneme babamın intikal işleminden sonra pay düşer mi?
C) Ben vasi olursam, dava açıp babamın borcunu ödeyeceğimi tahahhüt etsem ve karşılığnda babamın evdeki hissesini istesem hakimden bana olumlu bir karar çıkarmı?
bana vereceğiniz cevaplar karşısında hukuki yollara başvuracağım.
-
Yazan: 08 - 01 - 2008 : 13.09 - aalper26
Merhabalar . Benim sorunum ile ilgili forumlarda epey gezdim ve ev sahibim ile konusmayı denedim ; ancak adam laftan anlamıyor yardım lütfen.
Kira kontratımızda ( noterden falan değil adi sözleşme ) 14. maddede şu ibare var.
"Kiracı, kiraya verene 2 ay önceden yazılı olarak ihbar etmek sureti ile mecuru boşaltabilir . Bu süre zarfında kiracı, kiralayanın mecuru kiraya verebilmesi için, haftanan belirlenen 3 günü mecuru gezdirmeyi kabul etmiştir ."
deniliyor buna istaneden yaptığım nedir.
1-) Kontratta ev sahibinin adresi bulunmaması nedeni ile şifayen yani sözlü olarak evi boşaltmak istediğimi söyledim.( yıllık kira süremin dolmasına daha 10 ay var.) Gerekçem evin ısınma probleminin bulunması ve site yönetiminin ancak ısıtma sisteminin kapanabileceği kadar güzel olan bir havada tamirata izin vereceğini belirtmesi( ocak ayındayız. ). Herneyse... Ben bu nedenle 2 aylık kira bedelini ödeyeceğimi kabul ederek tüm zararıma ragmen (eşim ve ben doktora para vermekten bıktık) evi değiştirmek istediğimi dile getirdim.
2-) Ev sahibim bir avukat ve bu kontratın bağlayıcı olmadığını bu maddenin onu ilgilendirmediğini (altında imzası var) ve beni mahkemeye verip cok fazla uğraşıp, canımdan bezdirip on aylık kira bedelini peşinen isteceğini, alacağını ve benim bundan kurtulamayacağımı bu davayı kesinlikle kazanacağını söyleyip beni tehdit ediyor.
Ben ne yapabilirim.dediklerini yapabilir mi? Kontrat bağlayıcı değil mi? Ben mecurun ısınmadığını site yönetimi tarafından ve kendisininde gelip görmesi ile ispatlayabiliyorum ama illa noter kanadı ve mahkeme kanadıylamı hareket etmeliyim.
yardım lütfennn!!!!!
-
Yazan: 08 - 01 - 2008 : 12.45 - ASL79
Mali müşavir olmak çok zor mu?Sınava her giren sınavı kazanamıyor mu?
-
İyi günler,
Forumları aradım. Ev sahibinin erken tahliyeden dolayı kiraları isteyebileceğini okudum ancak ben iki kez ihtarname çektim. Evimde evin temiz bırakıldığına dair video kayıtları mevcut. Ayrıca ben evde otururken evimin penceresine kiralık yazısı da astı ve evi kiraya verdi akabinde. Ben de evine kiracı bulması için yardımcı oldum. Ancak şimdi birikmiş 4 aylık kira diye benden talep ediyor. ne yapabilirim?
Teşekkür ederim
-
Yazan: 08 - 01 - 2008 : 11.17 - carizma76
Merhaba.Babam emekli.İşyerini onun adına basit usulde açarsam maaşında kesinti olur mu? Vergi türü basit usul yerine ticari olursa ne gibi fark doğar?Kendi adıma açarsam(ki deftere tabi olurum) ne gibi vergiler ödemem gerekecek?Beni biraz aydınlatırsanız çok müteşekkür olacağım.İyi çalışmalar dilerim.
-
Yazan: 08 - 01 - 2008 : 10.47 - mmuren
Biz eşimle 2 yıldır beraber yaşıyoruz ama 5 aydır evliyiz. 1 yaşında da kızımız var. Eşimin, yaşları 27-37-38 olmak üzere bizimle beraber yaşan ve çalışan 3 ablası var. Başından beri evlenmemizi istemiyorlardı, çocuğumuz olmasına rağmen sürekli ayırmak için uğraşıp durdular. Eşimle birbirimizi çok seviyoruz ve ayrılmak istemiyoruz. Eğer evimizi ayırırsak mutlu ve herşeyden önemlisi huzurlu bir yuvamız olacağını biliyorum ama eşim kardeşlerini kırmak istemediği için yanaşmıyor. Bu durumda kızımın o evde sağlıklı ve ahlaklı bir şekilde büyümesi kesinlikle mümkün değil. Çünkü hiç biri örnek davranışlar sergilemiyor ve sürekli kavga edip duruyorlar.
Kısacası "ailesiyle beraber yaşamaya dayalı şiddetli geçimsizlik" var aramızda.
Sırf bu nedenlerden dolayı boşanma davası açmak istiyorum. Acaba ailesiyle beraber yaşadığımız için boşanma kararı çabuk onaylanır mı? Ve kızımı karşı taraf alabilir mi? Çünkü eğer ayrılmaya kalkasam çocuğumu benden ayırmakla tehdit ediyor eşim. Ben 21 yaşındayım ve çalışmıyorum. Eşim ise 29 yaşında ve geliri iyi.
-
Yazan: 08 - 01 - 2008 : 10.43 - Mulder
İyi günler;
Ben halen 4857 sayılı iş kanununa tabi olarak TÜBİTAK Marmara Araştırma Merkezi'nde görev yapan bir bilgisayar mühendisiyim. Şu sıralar Ar-Ge faaliyetlerinin desteklenmesi ile ilgili bir yasa tasarısı gündemde. Bu tasarıya göre Ar-Ge personelinin stopaj kesintisi %80-90 oranında düşürülüyor. Fakat burada kamu personeli hariç yazıyor. Bu durumda biz bu yasadan yararlanabilecek miyiz?
Tasarıya ilişkin bağlantı:
[www2.tbmm.gov.tr]
Teşekkürler...
-
Yazan: 08 - 01 - 2008 : 10.28 - jivago
2007 Şubat ayında aracımı arkadaşa 1 günlüğüne verdim. Arkadaşımda gece 12 sularında tek taraflı olarak orta tretuar taşlarına çarparak araçta büyük ölçüde maddi hasar meydana getirmiş. Olayın vermiş olduğu şok ve korkuyla aracın yanından uzaklaşmış. Kendine geldiğinde aracın yanına hemen geri dönmüş. Geldiğinde polisler aracın yanında olayı inceliyorlarmış. Aracın sürücüsü olduğunu ve korkup şoka girdiğini söylemiş. Hastaneye götürüp alkol raporu almışlar. Raporu ertesi gün almasını söylemişler. Biz raporu aldığımızda şok olduk. Raporda polis olayın anlatışıyla oluşu farklı olduğundan sürücü olmadığı kaanatine varılmıştır diye bir kelime kullanmış. Olay yerine kusur olduğundan biz hemen mahkemeden keşif istedik. Sürücüde bu keşfe katıldı. Daha sonra kaskoya müracaat ettik eksper geldi. Tahmini hasar yaklaşık 32.000 ytl çıktı. Bu arada araç kaza yaptığında 10 aylıktı ve yeni değer klozu vardı. Aracın yaniside o tarihte 31.000 ytl.idi. Sigorta tam 2 ay bizi oyaladı. Hemen ihtarname çektik. Ama ona bile cevap vermediler. Sonunda acenta aracılığı ile hasar ödemesinin ret edildiğini öğrendik. Daha sonra hemen karşı dava açtık. Dava şu anda devam ediyor. Böyle bir olayda sizin fikirlerinizide öğrenmek istedim. Şimdiden teşekkür ederim.
-
Yazan: 08 - 01 - 2008 : 10.17 - cembou
Ben beyaz eşya bayisiyim ve satıcı olarak müşterime express limit kullandırdım. Bize gerek bayisi olduğumuz markadan gerekse bankalardan gelen tüm yazılarda express limitle yapılan işlemlerde faturalandırmanın faizli tutardan değil ana tutar üzerinden olması gerektiği söylendiği için bizde tüm işlemlerimizi o şekilde faturalandırdık. Ancak vergi denetmenleri bunun neye dayanarak yapıldığını yasal kaynağının gösterilmesi gerektiğini soruyorlar. Banakadan gelen emailleri ve yazıları göstermemiz onları ikna etmiyor. Yasal dayanak istiyorlar. Lütfen acil yardım. Teşekkür ederim.
-
Yazan: 08 - 01 - 2008 : 10.14 - jivago
Yardımınız için şimdiden teşekkür ederim. Benim sorunumda kredi kartı sorunu. 2007 yılı Ocak ayında başıma gelen bir trafik kazası sonucu mali durumum bozuldu. Ancak 2 ay öncesine kadar en azından kartların asgari tutarlarını yatırabiliyordum. Ancak iki aydan buyana asgari tutarı bile yatıramıyorum. Beni arıyorlar onlara borcumu taksitlendirmeleri konusunda rica ediyorum. Ve hep aynı cevap bankamızın böyle bir uygulaması yok. Bu mudur müşteri memnuniyeti. İnsan oğlu sıkıntıya düşemezmi. Tabi bankalardan birisi kartı iptal ederek taksitlendirdi. Son taksidini bu ay ödeyeceğim. Bu konuda diğer bankalara karşı ne yapabilirim. Olay henüz icra takibine dönüşmemiştir.
-
Yazan: 08 - 01 - 2008 : 10.07 - m&n
Elimde devam eden davamda mahkemeye delil olarak sunacağım bazı ses kayıtları var fakat gürültülü bir ortamda kayıt yapıldığından sesler çok net değil.Bunları nasıl netleştirebilirim?Bu iş için çözümleme yapanların kullandığı bir program var mı?Olduğu gibi verirsem dikkate alınmaz diye endişeleniyorum.
-
Ticaret Mahkemesinde davası devam eden ve henüz harçları yatırılmadığından derdest olan bir davamız var, bu dava konusu ise akdin feshi dava değerini arttıran taşınmazın, davalı tarafından satılmaması için tedbir talebinde bulunduk, malesef ! bu tedbir reddedildi, davaya sözkonusu taşınmazın satılması durumunda davanın konusuz kalacağınıda belirtmemize rağmen malesef mahkemeden tedbiri alamadık (deliller vs. satılacağına dair ilanlarında verilmiş olmasına rağmen)
Bizde kendi sitemizde bu konuyla ilgili kendimizce taşınmazımızın satılmaması için tedbir aldık ve bu olayla ilgili aşağıda yazdıklarımızı yayınladık.
1) taşınmazın adını ve yerini ve tapu bilgilerini resimlerini vs. belirttik
2) davalı olan kişilerin isimlerini ve yaptığımız sözleşmeleri belirttik
3) dava ile ilgili bazı dilekçeleri ihtarnameleri ekledik
4) kamuoyunu aydınlatması için ise bu taşınmaz ile ilgili davalar olduğunu ve burayı satın alan kişilerin ileride karşılaşacakları problemlerden sorumlu olmadığımızı yazdık.
Bu duruma rağmen davalı taşınmazın kendi paravan bir kuruluşuna satıp kötü niyetle davayı konusuz bırakmıştır,
İşin enteresan tarafıda ben dürüst bir işadamıyım diyerek ismimi kirletiyor, çok ciddi maddi kayıplarım var diyerekte hakkımızda savcılığa suç duyurusunda bulundu.. (yavuz hırsız misali)
Bu enteresan olayla ilgili yorumlarınızı bekliyorum..
sevgiyle kalın
-
Yazan: 08 - 01 - 2008 : 09.16 - redlock
Merhabalar, adım mustafa 8 yıllık evliyim. Eşim 1 ay önce kendi eşyalarını alarak evini terk etmiştir. Ve karşılığındada boşanma davası açmıştır. Anlaşmalı boşanma olarak, psikolojik baskı altında protokolü imzaladım karşılıklı birbirimizden birşey istemiyoruz. Fakat şöyle bir durum sözkonusu 8 yıllık bir evlilikten sonra aramızda hiçbir şiddetli geçimsizlikten tutunda, ne içkim ne kumarım ne de karı kız şeyi olan biri değilimdir. Evimden işime işimden eve giden normal bir insanım, sanırım eşimin istekleri çok farklı şeyler sıkılmış, tabi birde artık kendi ayaklarının üstünde durabiliyor benim iki veya üç katım maaş alıyor ve iş hayatındaki arkadaşları kendisini etkilemiş bunlar benim ve onun ailesinin ve etrafımızda bizi tanıyan herkezin düşünceleri, bana bende bittin diyor sana anlatamıyorum herhalde diyor, ben ailesi ile görüşüyorum boşanma oğlum diyorlar artık ailesinide dinlemiyor ayrı bir eve çıkmaya çalışıyor. ben 32 eşim 29 yaşında bunuda belirteyim. Gerçekten kendisini çok seviyorum. Bütün hayatımı onun üzerine kurdum, bütün ilişkilerim onun üstüne kuruldu. Hayatımda çekip gitti bütün düzenim bütün dünyam yıkıldı. Şimdi benim buradaki sorum şu daha henüz mahkeme için gün kağıdı gelmedi eli kulağındadır. Bu anlaşmalı boşanmada ben karımı seviyorum boşanmak istemiyorum diyeceğim ve bunları söyledikten sonraki gelişmeler ne yönde olacaktır. Bundan sonra sanırım bir avukat tutmam gerekecekki anlaşmalı boşanmadan sonra eğer hakim boşanmamıza izin vermezse bu süre ne kadar olur, bundan sonra açacağı dava sanırım şiddetli geçimsizlik olacaktır. Bu süre içersinde ben kendisi ile devamlı irtibatlar kurmaya çalışıyorum devamlı görüşmeye çalışıyorum ama kendisi mahkemeye kadar görüşmenin uygun olmayacağını söylüyor bu aşamadan sonra benim kazanacağım zaman nedir ve neler yapabilirim bu konuda yardımcı olabilirmisiniz.
-
Yazan: 08 - 01 - 2008 : 09.04 - ASL79
Adli takip adli sicil kaydında görünüyor mu?
-
Yazan: 08 - 01 - 2008 : 03.01 - çakal45
yiğenim yaklaşık olarak 3 ay firar etti.Halen daha askerri birliğime teslim olmadı.Kendisi teslim olursa ne kadar ceza alır?Şu ana kadar aranması çıkmadı.Ne zamana kadar arnması çıkar?yakalanırsa ne kadar ceza alır?yanıtlarsanız sevinirim.teşekkürler..
arkadaşlar acil olarak cevap yazarsanız.çok sevinirim.saygılar..
-
Yazan: 08 - 01 - 2008 : 01.21 - beyazfil
Merhabalar, özel eğitim kurumları, sinema salonlarında filmden önce reklam verebilirler mi acaba? Yeni özel eğitim kurumları kanununda bu yönde bir belirsizlik var. Yardımcı olabilir misiniz?
-
Oturduğum sitede, işçilik adı altında 60.000 ytl gibi bir gider çıkarıldı. fakat yapılan bu harcamalar belgelenemiyor. İşçilik harcamalarının nasıl belbelenmesi gerekir? bu durumda site sakini olarak ben ne yapabilirim. nereye ve nasıl müracaat etmem gerekir.
teşekkür ederim.