-
Yazan: 05 - 01 - 2008 : 23.30 - Floyd
02/01/2008 tarihinde
www.hepsiburada.com internet alışveriş sitesinden yaptığım alışverişin ödeme aşamasında kredi kartı bilgilerimi girdim. Sonra saat 20.50 de banka ile iletişim kurulamıyor, lütfen daha sonra tekrar deneyiniz uyarısı aldım. Daha sonra saat 21.48 de yaptığım deneme başarılı oldu ve siparişim 28842147 numarası ile onaylandı. Ancak ilk denemem sırasında siparişim onaylanmamasına rağmen banka kredi kartıma harcama tutarı yansıtılmış. Daha sonra onaylanan siparişim de ayrıca bir harcama olarak gösterilmiş. Bankanız internet şubesinden aldığım kart harcama ayrıntılarını aşağıda veriyorum.
02.01.2008 20:50:51 HEPSI BURADA.COM İSTANBUL 63,30
02.01.2008 21:48:02 HEPSI BURADA.COM İSTANBUL 61,16
02.01.2008 21:48:02 HEPSI BURADA.COM Bonus Kullanımı 2,14-
Toplam tutar : 124.46
Saat 20.50 de gerçekleşen bir harcamam yoktur. Onaylanan siparişim saat 21.48 de gerçekleşmiştir. Hatanın düzeltilmesini istiyorum. Site yöneticileri ile iletişe geçtiğimde ödemenin yapıldığını ilettiler. Aynı tarihte bir geri ödeme yapıldı ancak o iade 25/12/2007 tarihinde sipariş verdiğim ve geçikmesinden dolayı iptal ettiğim siparişin bedelidir. Oysa ki 02/01/2008 tarihinde saat 20.50 de kredi kartımdan çekilen 63,30 YTL iade edilmemiştir. İade edildi ise belgesini gönderin dedim cevap bile vermediler. Bu konuda yardımcı olursanız sevinirim.
-
Yazan: 05 - 01 - 2008 : 23.20 - hukuk_var
biz aldığımız evi kiraya verdik .. içinde oturan kiracı evden çıkıp evi kendisininmiş gibi gösterip başka birine kiraya vermiş ve istediğin kadar oturabilirsin demişş. ama kiracının bizde oturma süresi 2 yıll . şimdi 2 yıl doldu ama bu oturan kiracı evden çıkmıyorr. kirayıda ödemiyor.. insanlıkla konuşuyoruz evden çıkın diyoruzz çıkmıyorlarr. kirayıda ödemiyorlar .. yapılan bir kira kontratıda yokk. evimizi gasp etti . devamlı kaçıyor eve uğramıyor. biz bunu nasıl çıkarabilirizz. ayrıca kendi üstlerine olan su elektrik faturalarını ödememişlerr. ???????
-
Yazan: 05 - 01 - 2008 : 23.07 - tk___46
20.12.2000 de müessir fiil suçu işlendi.20 mayıs 2001 de dava başladı ve 16 ay askerlik için ertelendi.2002 aralıkta yeniden başladı ve 2 ay hapis verildi , oda paraya çevrildi ve ertelendi.Dosya Yargıtaya gitti.Yeni uyum yasalarından dolayı BOZMA şeklinde geri geldi.2005 yılı aralık ayında davanın ilk celsesinde müşteki şikayetinden biz arkadaşla barıştık diyerek vazgeçti.(Bu arada suç:yerel mahkemeye göre spreyle etkili eylemdir.Ancak yargıtaydan gelen yazıda sadece 456/4 diyordu.yani 457 li -silahla ilgili-bir madde yoktu.)Yerel mahkeme kararıda 2 ay hapis ,paraya çevrilme ve erteleme şeklindeydi.Bu kararda yargıtaya gönderildi.Daha herhangi bir yazı gelmedi.Sonuç ne olabilir ve bu davada zaman aşımı söz konusu mudur? Teşekkürler.
__________________
-
Yazan: 05 - 01 - 2008 : 21.20 - obrador
arkadaşlar bişe ögrenmek istiyorumm...kişinin kasıtlı yaralanması sonucu vucudunda organ işlevinin sürekli zayıfladığı nezdinde cezalandırılma tck 87/1a-d yapılıyor.kalıcı sakatlığın belirlenebilmesi için doktorlar 9 ay daha süre weriyor..yargılama bittikten sonraki zamana geliyor....kalıcı sakatlık raporu alındığında ceza artırımı için tekrar mı mahkemeye başvuru yapılcak..bu şeklin usule uygun nasıl davranılabilir..yardımlarınızı bekliyorumm.
http://www.hukuki.net/forum/showthre...110#post151110
Kendi mesajınıza eklenmiş notu gördünüz mü?
İmla kurallarına uyulmaması,daha önce yapılan uyarının dikkate alınmaması nedeniyle konu kilitlenmiştir.
-
Bana yardımcı olacak arkadaşlara şimdiden teşekkürler,
1,5 ay önce evlendiğim insandan acilen boşanmam gerekli. 1 yıl içinde tanıştık evlendik ama bu süreç çok sancılı geçti. Kayınvalide sürekli bizim aramızda problemdi. Her olayda ciddi problemler yarattı. Tabi bana dışardan bakınca salak mısın sen diyenler olabilir ama yaşayan anlar. Çok severek evlenmedim ama çok uyumlu bir insandı. Ailesiyle evlenmediğimi düşündüm ama yanılmışım.Annesi sürekli evlenene kadar problem yarattı.
Evlenme sürecinde beraber yaşadık. Evlenince kız birden değişiverdi. Ben bir firma sahibiyim ve gelirim biraz standart üstü. Kız tamamen herşeyi bana yükledi onunda geliri ortalamanın çok üstünde olmasına rağmen. Onu sürekli uyardım ama her gördüğünü almak istiyor,önceden böyle bir huyu yoktu. Buda sorun değil sürekli bir tartışma konusu çıkarıp kapris yapıp yatak odasına gidip orda bilgisayarla uğraşıyor. Hiçbirşey paylaşamıyoruz. 1,5 aylık evliyim ama konuşabildiğimiz süreç 15 günü geçmiyor biz ayrı rüyalardayız. Boşanmamız için ne yapmamız gerekli?
-
Yazan: 05 - 01 - 2008 : 20.22 - kerbelos
Ufak bir kasabanın malmüdürlüğünde memur olarak çalışıyorum.bundan 4-5 ay önce,mesai arkadaşım olan bir bayanla yaptığım sert tartışmada kullandığım bazı kelimelerden ötürü,bu bayan şikayetçi olunca hakkımda idari soruşturma açıldı.Soruşturma memuru,dairemizin müdürüydü.Soruşturma ifademde şikayetçi bayana karşı kullandığım-afedersiniz-"geri zekalı" kapa çeneni" gibi kelimeleri kullanmamın nedeni,bu şikayetçi bayanın bir haftadır şahsıma karşı devam eden hakaret,taciz ve aşağılamaları olduğunu anlattım.Olaydan bir hafta önce,bu bayanın bana dangalak diye hakaret ettiğini,bu kelimeden rencide olmakla birlikte belki pişman olur diye şikayet konusu yapmadığımı,ancak birkaç defa hakaret değil ama sataşma olarak nitelenebilecek davranışlarda bulunduğunu,en sonunda yaşadığım şiddetli elem ve gazap duygusunun etkisiyle sonradan pişman olduğum o kelimeleri sarfettiğimi,ancak hemen akabinde özür dilediğimi söyledim.Bana dangalak demek suretiyle hakaret ettiğinde,iki arkadaşın buna şahit olduğunu ilave ettim.Bir süre sonra,il disiplin kurulu,-soruşturmacının önerisi doğrultusunda- kademe ilerlemesinin durdurulması istemiyle savunmamı istedi.Savunmamda olayın nasıl gerçekleştiğini anlattıktan sonra,şikayetçi bayanın şahsıma karşı aleni olarak yaptığı hakaret ve diğer tacizkar davranışlarının soruşturma kapsamına alınmayıp,o bayan hakkında hiçbir işlem yapılmamasının Anayasa ve 657 sayılı yasadaki "kanun önünde eşitlik" ilkesinin ihlali anlamına geldiği ve soruşturmanın iptal edilip yeni bir soruşturma açılmasının yasaya uygun olacağı şeklinde özetlenebilecek bir savunma verdim.Bu savunmama rağmen,il disiplin kurulu hakkımda kademe ilerlemesinin durdurulması cezasını teklif etti ve valilik de bunu aynen kabul etti.Disiplin kurulu soruşturması sürecinde hakkımdaki soruşturma raporunu görme istemim geri çevrildiği gibi,il disiplin kurulunun kararında "gerekçe" olarak nitelenebilecek birşeye de rastlamak mümkün değildi.
Bu işlemin iptali için açtığım davada "yasa önünde eşitlik" ilkesinin nasıl ihlal edilmiş olduğunu,Anayasa ve 657 sayılı yasadaki yasal dayanakları ile birlikte ayrıntılı ve gerekçeli biçimde açıkladım.Bunun yanı sıra soruşturma raporunun bana gösterilmeyişinin savunma hakkımın ihlali olduğunu,il disiplin kurulunun kararının gerekçeli olmaması,oy birliği ya da oy çokluğu ile alınıp alınmadığına dair bir ifadeye rastlanmaması ve karar oy çokluğu ile alındıysa raportörün karşı oy yazısına yer verilmemesinin disiplin yönetmeliğine aykırı olduğunu izah ettim.Ayrıca yürütmeyi durdurma talebinde bulundum.
Yürütmeyi durdurma istemim reddedildi.Ancak işin ilginç tarafı,yürütmeyi durdurma talebini reddeden kararla birlikte idarenin savunması gönderilmemişti.Ayrıca bu kararda,idarenin savunmasını verip vermediğine ilişkin bir ifadeye yer verilmemişti.
Bu karara karşı bölge idare mahkemesine itiraz ve şikayette bulundum.İtirazımın nedeni,mahkemenin yürütmeyi durdurma istemimi reddeden kararın yanlışlığı,şikayetimin nedeni ise mahkemenin idarenin savunmasını yürütmeyi durdurma kararı ile birlikte göndermeyişi idi.Mahkeme savunmayı bana yürütmeyi durdurma istemini reddeden kararı ile birlikte göndermeyerek,bu red kararına itirazımda idarenin savunmasına dayanmak gibi bir hakkımı çiğnemişti.
Uzatmayalım;bölge idare mahkemesi itirazımı yerinde görmeyip reddetti.Ancak savunmanın gönderilmeyişine ilişkin şikayetim hakkında bir karar verilmemişti.
Sorularım şunlar:İdarenin savunmasının davacıya tebliğ edilmemesi yasaya aykırı değil midir?İdare savunma vermediyse ,yürütmenin durdurulması istemini reddeden karar açıkça yanlış değil midir?(Çünkü mahkeme ara kararında,yürütmenin durdurulması istemini karara bağlamayı , davalı idarenin savunmasının alınması sonrasına bırakmıştı!)Savunmanın davacıya tebliğ edilmemesi,temyiz aşamasında bozmayı gerektirecek ağırlıkta bir hukuka aykırılık mıdır?Savunmanın davacıya tebliğini belli bir süreye (30 gün) bağlayan medeni usul kanunu maddesinin idari yargılama alanında uygulaması yok mudur?
Son olarak,sorularıma cevap vermeyi düşünen arkadaşlar,hiç kuşku duymasınlar,bu idari işlemde yasa önünde eşitlik ilkesinin çiğnendiği sabittir.Çünkü soruşturma raporunu görmemiş olsam da,soruşturmanın nasıl yürütüldüğünü,zabıt katipliği yapan arkadaşa,ifade veren arkadaşlara,hatta soruşturmayı yürüten müdüre sordum.Benim şikayetçi bayan hakkındaki iddialarım hakkında hiçbir soruşturma yapılmamıştı.Cevap verip konuyu aydınlatacak arkadaşlara şimdiden teşekkürü bir borç biliyorum.
-
Yazan: 05 - 01 - 2008 : 20.11 - geranimo
Borcundan dolayı icraya verilmiş,daha sonra icraya veren kişinin kendi isteğiyle icra takibi durdurulmus.fakat dosyanın borcun ödenmediginden dolayı kapanmaması ne anlama geliyor?.ilerde sıkıntı yaratabilir mi?
-
Yazan: 05 - 01 - 2008 : 19.15 - alptis
Merhaba,
Konuya hemen giriyorum.
Bir işçinin sözleşmesinde yazan madde "İşçi işbaşı tarihinden itibaren 180 gün süre ile ikramiye talebinde bulunamaz ve hak kazanamaz." yazıyor.
Şu an 180 gün dolmuş durumda ve ikramiye verilmedi.
Fakat sözleşmedeki diğer bir madde ise "İşçi yıllık 14 maaş alacaktır."
Bu firmada 12 maaş +2 maaş uygulaması var ama bu +2 maaşı firma ikramiye olarak yorumlamaktadır. (Sözleşmede +2 maaşın ikramiye ile ödeneceği belirtilmemiştir. Sadece yıllık 14 maaş yazmaktadır.)
Bu durumda firma yıl sonunda ilk 6 aylık ikramiyeyi ödemez ise toplamda 13 maaş ödemiş olacak.
Dolayısıyla 1 yılını doldurduğunda işçinin sözleşmeye göre maaşını 14'e tamamlatma hakkı varmıdır? Veya bu 14. maaş ödenmez ise eksik ödemeden dolayı sözleşmeyi tek taraflı fesih hakkı mevcutmudur?
Teşekkürler.
-
Yazan: 05 - 01 - 2008 : 19.12 - fremd
Sayın yetkililere sormak istediğim konu 2001 yılından kalma turkcell borcu yüzünden yurtdışına çıkarken sorun yaşanabilir mi?
-
Yazan: 05 - 01 - 2008 : 18.58 - bora0007
Abimin adına sahte kımlık cıkartıp 2003 ve 2004 tarıhlerınde kredı kartı cıkardım.2006 sonuna kadar kullandım kartları ve su an kartlar kılıtlendı...bunlardan dolayı alacagım ceza ne kadardır...zaman asımı surelerı neye gore uygulanır kartı cıkardıgım tarıh mı en son kullandıgım tarıhmı yoksa mahkemelık olduktan sonra mahkemenın vercegı karar tarıhınden ıtıbarenmı uygulkanır zaman asımı ve zaman asımı suresı ne kadardır...vede her banka ıcın ayrı ayrı hukum mu gıyerım yoksa dosyaların bırlesme ıhtımalı varmı
-
Sivil Savunma Arama Kurtarma Birliginde teknisyen memur olarak görev yapıyorum..Bana kullanmam için izin verilen araçla birlik sınırları içersinde ehliyeti olan fakat yeterli olmayan memur arkadaşa aracı kullanmayı ögretirken müdür bey tarafından görülüp savunmamız alınmıştır....ve hakkımızda soruşturma açılmış,cmuık ;un 132.maddesi uygulanmasına karar verilmiş bu olayda savunmamızı nasıl yapabiliriz....
-
Sivil Savunma Arama Kurtarma birliklerinde 24 saat süreyle acil müdahele ekibi olarak nöbet tutmaktayız nöbetin hukuki bir dayanagı yok nöbet istirahatlarını neye göre kullanabiliriz
-
Yazan: 05 - 01 - 2008 : 16.37 - dkodakci
Skoda marka aracimla 2006 yilinin Ekim ayinda bir kaza gecirdim. Aracimin sasisi daha once pert olmus bir aracin sasisi ile degisti. Bunun karsiliginda tamiri gerceklestiren servis bana bir fatura verdi ve `musait oldugunda emniyete giderek yeni sasiyi ruhsata islet` dedi. Ancak kaza sonrasinda esimin uzun sure yatalak kalmasi ve benim de iyilesmemin zaman almasindan dolayi yeni sasiyi ruhsata isletmeyi unuttum. Bu arada arabanin uc yillik ilk genel muayenesini yaptirdim ve bunu da ruhsata islettim. Daha sonra da iki ay once araci satilmasi icin bir galeriye biraktim. Bu fatura ruhsatin icindeki diger evraklarla birlikte galericiye verildi. Galerici arabanin satisini gerceklestirdikten sonra arabanin yeni sahibi ruhsat islemlerini gerceklestirip araci uzerine almis. Ancak bir sure sonra araci bakim icin servise goturdugunde aractaki sasi numarasi ile ruhsattaki sasi numarasinin ayni olmadiginin farkina varmis ve durumu galericiye bildirmis. Bunun uzerine galerici beni aradi ve ben faturanin ruhsatin icinde oldugunu soyledim. Ama ne yazik ki fatura bulunamadi. Ben aracin yeni sahibi ile de gorustum ve durumun duzeltilmesi icin yapabilecegim bir sey varsa soylemesini istedim. Aracin yeni sahibine galericiden arabayi alirken aracin hicbir kazasi olmadigi soylenmis. Hakli olarak galericiye dava acacagini bildirdi. Soz konusu davanin beni ilgilendiren hukuki boyutlarinin neler olabilecegi hakkinda bilgilendirebilirseniz memnun olurum. Saygilarimla.
-
Yazan: 05 - 01 - 2008 : 15.20 - can1043
Öncelikle bu konuda bilgi veren herkese teşekkür ederim. Yüksek lisans yapmak için Ekim ayında İstanbul da daire kiraladım ve 1 yıllık da sözleşme yaptık. Şu an hala burada ikamet etmekteyim. Fakat bana meb den burs çıktı ve yurtdışında yüksek lisans eğitimi hakkı kazandım. Bu yüzden istanbul da ki eğitimimi bırakıp, meb in ankara da açtığı kursa katılmam gerekiyor. Bu yüzden zorunlu olarak Ankara ya taşınmam gerekiyor. Kursun başlamasına 20 günlük bir süre var. 1-2 gün sonra ev sahibime durumu anlatacağım, fakat kabul etmemesi durumunda ne yapmam gerekiyor? Herhangi bir şekilde keyfi olarak evi terk etmiyorum, buna mecburum ve boşu boşuna oturmadığım bir eve para ödemek istemiyorum. Teşekkürler
-
Babam ve amcalarım arsalarını kat karşılığı noterden sözleşme yaparak kooperatife verdiler. Kooperatif başkanı babam ve amcamlara projeyi getirmiş.Onlarda projeden birşey anlamadıkları için imzalamışlar.Noterde yapılan sözleşmede çatı katının normal bir şekilde kapanacağı yazıyordu.
İnşaata gittiğimde çatı katındaki dört dairenin üstüne birer kat daha çıkarak dört adet dubleks hale getirmişler.Müteahitle görüştüğümde projeyi bu şekilde imzaladınız dedi.
Belediyeden projeyi çıkarttığımda imzaların üstündeki boşluk yazı ile doldurulmuş.Anlaşılan biraz üçkağıda getirildik.Noterde yapılan sözleşmede dubleks yok projede var.Biz bu çatı dubleksleri yıktırma kararı yada dubleks yapılarak doğan emsal farkınının arsa sahiplerine düşen bölümünü alabilirmiyiz?
Aynı konuda farklı başlıklar açmayınız.
-
Yazan: 05 - 01 - 2008 : 14.14 - osıs
Nışanlım ikinci evliliğini ben ise ilk evliliğimi yapacağım.İlk eşinden bir kızı var.Şubat ayında 10 yıllık kredi çekilerek bir mülk alınacak.ve biz mayıs ayında evleneceğiz. Bildiğim kadarıyla evlendikten sonra edinilen mallar yasal mal rejimiyle eşler arasında eşit paylaştırılıyor.
Merak ettiğim ise bu mülk şubat ayında alınacak fakat mayıs ayından sonra kredileri evliyken ödenecek benim bu durumda bir hakkım olacak mı?
-
Yazan: 05 - 01 - 2008 : 14.12 - bora0007
Abimin adına sahte kımlık cıkartıp 2003 ve 2004 tarıhlerınde kredı kartı cıkardım.2006 sonuna kadar kullandım kartları ve su an kartlar kılıtlendı...bunlardan dolayı alacagım ceza ne kadardır...zaman asımı surelerı neye gore uygulanır kartı cıkardıgım tarıh mı en son kullandıgım tarıhmı yoksa mahkemelık olduktan sonra mahkemenın vercegı karar tarıhınden ıtıbarenmı uygulkanır zaman asımı ve zaman asımı suresı ne kadardır...vede her banka ıcın ayrı ayrı hukum mu gıyerım yoksa dosyaların bırlesme ıhtımalı varmı
-
Merhaba
DTP başkanı Demirtaş'ın ve benzeri durumdakilerin davasıyla ilgili bilgisi olan varmI?Varsa bilgilerini paylaşırsa çok sevinirim.Şu anda askeri mahkemede yargılanıyor ama asker değil bu hukuğa aykırı değilmi?
[www.hukuki.net]
1d.
Bir Kullanıcının Aynı Sorun Hakkında Birden Fazla Yeni Konu Açması
Bazı kullanıcıların soruları için birden fazla Yeni Konu açtığı hatta bazılarının bunu bir alışkanlık haline getirdiği tespit edilmiştir. Bu davranış forumlarda konu kirliliğine ve sebep olmaktadır ve bütünlüğe zarar vermektedir. Bir soru, bir sorun hakkında birden fazla konu açmak yerine, açılmış olan konunun altına yanıt ekleme yoluna gidilmesi şüphesiz ki daha yerindedir. Aksi tutum içinde bulunan kullanıcıların iletileri forum bütünlüğünü korumak adına silinecektir.
-
Ankara Sinema Kültür Derneği'nin hazırlayıp düzenlediği, benim uzunca süredir takip ettiğim SineTek Avrupa film gösterim programlarını, sinemaya gidip film izlemek isteyen fakat çoğunlukla pop kültür kaynaklı Hollywood filmleri arasında aradığını bulamayan sinemaseverler için, bundan sonra burada paylaşacağım. Tüm dünya ülkelerinden eserlerin yer aldığı bu organizasyondaki bol ödüllü, orijinal, bazen başyapıt niteliğinde olan filmleri sinema zevkiyle izlemekten hoşlanacağınızı umut ediyorum.
Ayrıca, biletini gösterim gününden önce sinema giÅŸesinden alan ilk 50 kiÅŸi filmleri 5YTL’ye izliyor!
SineTek Avrupa
OCAK 2008 Programı
Ankapol Sineması
(Kızılırmak Sok. No:14, Kızılay / Tel:419 39 59)
Filmler 35mm ve Türkçe Altyazılıdır
10 Ocak PerÅŸembe Saat:20.00
KELEBEK VE DALGIÇ GİYSİSİ
THE DIVING BELL AND THE BUTTERFLY
Fransa - ABD, Renkli, 35mm, Görüntü 1: 1.85, 2007, 112’
Yönetmen: Julian Schnabel
Oyuncular: Mathieu Amalric, Emmanuelle Seigner, Marie-Josée Croze, Anne Consigny
Fransızca ve İngilizce; Türkçe altyazılı
2007 Cannes Film Festivali En İyi Yönetmen ve Teknik Başarı Ödülleri
Ressam, fotoÄŸraf sanatçısı ve yönetmen Julian Schnabel’in son filmi Kelebek ve Dalgıç Giysisi, Jean Dominique Bauby'nin dilimize de çevrilmiÅŸ aynı adlı romanından uyarlanmış. Film, genç yaÅŸta beyin kanaması geçirerek sol gözü hariç bütün bedensel fonksiyonlarını yitirmiÅŸ bir gazetecinin hayata baÄŸlanma öyküsünü anlatıyor. Gerçek yaÅŸam hikâyesinden yola çıkarak sinemaya uyarlanan film, duygularını dış dünyaya bedeniyle yansıtmaya çalışan bir insanın iç dünyasını çarpıcı bir biçimde beyazperdeye yansıtıyor.
Fransız Elle dergisi editörü 43 yaşındaki Jean-Dominique Bauby hayata tutkusuyla tanınan biridir. Aralık 1995’te felç geçirir ve beyin faaliyetleri durur. O anda hayatı sonsuza kadar deÄŸiÅŸir. 20 gün komada kaldıktan sonra uyandığında kendisini zihinsel faaliyetleri çalışır ama hareket kabiliyetini yitirmiÅŸ vaziyette bulur. Kaderine razı olmayı reddeden Bauby hayaller dünyasına sığınır. ÇektiÄŸi acıyı sadece sol gözüyle ifade edebilmektedir. Sol gözünün hareketleri dış dünyayla bir iletiÅŸim yöntemine dönüşür. Böylece hastanede yatarken yavaÅŸ yavaÅŸ yaÅŸamak için bir sebep bulur. Bir kitap yazmalıdır…
24 OCAK PerÅŸembe Saat:20:00
KIZIL ÇEMBER
THE RED CIRCLE
Fransa-İtalya, Renkli, 35mm, Görüntü 1:1.85, 1970, 136’
Yönetmen: Jean-Pierre Melville
Oyuncular: Alain Delon, Yves Montand, Mattei André Bourvil, Gian Maria Volonté, François Périer
Fransızca, Almanca ve Türkçe altyazılı
“Benim için bir film önce bir hikayedir, bir serüvendir. Åžu anda Fransa’da söylemek istediÄŸinizi en güzel anlatmanın yolu polisiye. Hırsızlarla polisler arasındaki bu çekiÅŸmelere trajediyi sokmak çok kolay. Ama bunu yaparken de ahlakçı olmaya çalışıyorum.” – Jean Pierre Melville
Fransız polisiye sinemasının en önemli temsilcisi Jean-Pierre Melville’in (asıl adı Jean-Pierre Grumbach’tır. Ünlü yazar Herman Melville’e hayranlığı dolayısıyla bu soyadını almıştır) kariyerinin doruÄŸundayken çektiÄŸi en baÅŸarılı filmlerinden Kızıl Çember, bu türün en iyi örneklerinden biri olarak gösteriliyor. BaÅŸrollerinde Alain Delon, Yves Montand ve Gian Maria Volontè gibi dönemin en karizmatik üç oyuncusunu buluÅŸturan film, Paris’in göbeÄŸinde gerçekleÅŸtirilen akıl almaz bir mücevherci soygununun öyküsünü anlatan heyecan dolu ve zekâ ürünü bir baÅŸyapıt.
Film, üç kiÅŸilik bir grubun Paris’te Vendome meydanında bulunan ve burjuva müşterilere hizmet veren bir mücevherciden yaptığı büyük soygunu anlatıyor. SoÄŸuk ve serinkanlı bir hırsız olan Corey’in hapisten çıktığı gün, cinayet sanığı olan Vogel de polis ÅŸefinin gözetimindeyken bir trenden kaçar. Corey, eski bir çete patronundan zorla para alır. Eskiden bir polis olan ama ÅŸimdi kendini içkiye vermiÅŸ keskin niÅŸancı Jansen de bu ikiliye dâhil olunca, birlikte zekice bir soygun planı yaparlar.
31 Ocak PerÅŸembe Saat:19.30
RUS BEBEKLER
(İSPANYOL PANSİYONU II)
THE RUSSIAN DOLLS
Fransa-İngiltere, Renkli, 35mm, Görüntü 1:1.85, 2005, 125’
Yönetmen: Cédric Klapisch
Oyuncular: Romain Duris, Audrey Tautou, Cécile De France, Kelly Reilly, Kevin Bishop, Evguenya Obraztsova, Irene MontalÃ
İngilizce-Rusça-Fransızca-İspanyolca-İtalyanca ve Türkçe altyazılı
Fransız sinemasının genç yeteneÄŸi Cédric Klapisch’in ülkemizde gösterime girmeyen son filmi Rus Bebekleri, büyük beÄŸeni ile izlenen İspanyol Pansiyonu’nun devamı niteliÄŸinde. Barselona’da üniversite okurken küçük bir apartman dairesini paylaÅŸtığı farklı ülkelerden gelen öğrencilerle arkadaÅŸ olunca sabit fikirleri deÄŸiÅŸen Xavier, artık okuldan mezun olmuÅŸ ve otuz yaşına gelmiÅŸ sorumluluk sahibi ve olgun birisidir. Ne var ki, hala aradığı kızı bulamamıştır. Bu hayat dolu, eÄŸlenceli ve matrak filmin baÅŸrollerinde Romain Duris, Audrey Tatou ve Cécile De France gibi şöhretli ve usta oyuncular göz kamaÅŸtırıyor. Avrupa kültürünün çeÅŸitliliÄŸi üzerine yine komik ve duyarlı bir deneme niteliÄŸindeki filmin öyküsü Paris, Londra ve St. Petersburg’da geçiyor. MüthiÅŸ kurgusuyla da dikkati çeken filmde bu kez çok daha olgun bir sinema dili öne çıkıyor. Kendinizi iyi hissettirecek bu komediye dâhil olmak için ilk filmi izlemiÅŸ olmanız gerekmediÄŸini de hatırlatalım.
İspanyol Pansiyonu günlerinin üzerinden beş yıl geçmiştir. Xavier artık otuzuna basmıştır. Öğrencilik yılları geride kalsa da yetişkin de sayılmaz. Kariyerinin de tatmin edici olduğu söylenemez: Ünlü bir yazar olmaktan çok uzakta, muhabirlik ya da isimsiz yazarlık gibi küçük işlerle yetinmek zorunda kalmaktadır. Edebiyattaki en büyük başarısı romantik bir pembe diziye yaptığı katkıdır. Aşk hayatı da çok farklı değildir, tek gecelik ilişkiler ve yarım kalan aşk hikâyeleri ile yetinmektedir. Acaba hayatını bir düzene sokabilecek midir?
Not: 17-18-19-20 Ocak Saat:20:30 da sinemamızda "Amerikan Enstitüsü Bağımsız Film Gösterimleri" yer alacaktır.
-
Merhaba arkadaÅŸlar,
yeni bi kiracı oldugumdan henüz haklarımın farkında degilim ,sorunum şu ev sahibim ocakda kiramı artırdı bir daha ne zaman artırabilir?İkincisi evde devamlı tamirat işi çıkıyor ve ücretini biz ödüyoruz ev sahibimiz pek yanaşmıyor ödemeye,bu tarafların iyi niyetine mi kalmış, yoksa ödemesimi gerek? Son olarak bizim şu anda sözleşmemiz yok 2008 de yenilenen kira kanunlarına göre kira artırımı enflasyon oranını geçemiycek bu durumda bizim sözleşmemiz olmasada bu hakkımızı kullanabilirmiyiz? Teşekkür ederim
-
İdari görevi ile ilgili görevini kötüye kullanan kolluk görevlisinin maruz kalabileceği hukuki yaptırımlar nelerdir
-
AMERİKAN FİLM ENSTİTÜSÜ
BAĞIMSIZ FİLM GÖSTERİMLERİ
AMERICAN FILM INSTITUTE INDEPENDENT FILM SCREENING
17-20 OCAK'TA ANKAPOL SİNEMASI'NDA…
17–20 Ocak 2008 tarihleri arasında tanınmış Amerikalı yönetmenler ve uluslararası alanda çalışan bağımsız yönetmenlerin filmlerinden oluÅŸan 4 filmlik bir seçki, Ankapol Sineması’nda Ankaralı sinemaseverlerle buluÅŸuyor.
Bu etkinlik kapsamında "Çatal/American Fork", "Su Tanrıçası Faro/Faro: Goddess of Waters", "KayboluÅŸlar/Disappearances", "Cyrano Fernandez" isimli filmler ücretsiz olarak gösterilecek. Ayrıca etkinlik kapsamında sinemaseverler, “Su Tanrıçası Faro”nun yönetmeni Salif Traoré ve “Çatal”ın yönetmeni Chris Bowman ile söyleÅŸi imkânı bulacaklar.
GÖSTERİM PROGRAMI
17 OCAK PERÅžEMBE
20:30 SU TANRIÇASI FARO / FARO GODDESS OF THE WATERS
Yönetmenin Katılımıyla
Evlilik dışı bir iliÅŸkinin meyvesi olduÄŸu için, doÄŸduÄŸu köyden kovulan Zanga, ÅŸehirde mühendislik eÄŸitimini tamamladıktan sonra, babasının kimliÄŸini ortaya çıkarmak ve bir su dağıtım projesini yürütmek için köyüne geri döner. Rastlantı eseri, o sırada, köyün gençlerinden biri, nehirde boÄŸulur. Köyün ileri gelenleri, suların hâkimi olduÄŸuna inanılan tanrıça Faro’nun, Zanga’nın geri dönüşüne öfkelendiÄŸini ve bundan kurtulmanın tek yolunun bir kurban vermek olduÄŸunu düşünürler. Böylece Zanga’nın eski inançlar ve geleneklerle mücadelesi baÅŸlar.
18 OCAK CUMA
19:00 SÖYLEŞİ: BAĞIMSIZ YÖNETMENLER İÇİN FİLM YAPIM OLANAKLARI VE ZORLUKLARI
(SALIF TRAORE VE CHRIS BOWMAN’IN KATILIMIYLA)
20:30 ÇATAL / AMERICAN FORK
Yönetmenin Katılımıyla
Tracy Orbison, hayattaki bütün giriÅŸimleri bir dizi trajikomik maceraya dönüşen, kimlik arayışında azimli bir hayalperesttir. Tracy, sıkıcı bir alışveriÅŸ merkezindeki bir markette tezgâhtar olarak çalışmakta, ama oyunculuk hayallerinin kendisi için bir çıkış yolu olduÄŸuna inanmaktadır. Kara listeye alınmış bir oyuncu olan Truman Hope’un büyüsüne kapılsa da, onun gerçek karakterini fark etmeye baÅŸlayınca, bu hayranlık, hayal kırıklığına dönüşür. Kötü çocuk Kendis Cooley’le olan dostluÄŸu, Tracy’nin bir sonraki projesine yön verir: genç ve kavgacı serserilerden oluÅŸan bir çeteyi ıslah etmek. Ne yazık ki, Tracy’nin çabaları yine hayal kırıklığıyla sonlanır. Neyse ki, Tanrı’dan korkan, memnuniyetsiz annesi Agnes ve âşık olmak için sürekli birini arayan, inatçı kız kardeÅŸi Peggy ile yaÅŸadığı evde ise biraz olsun teselli bulmaktadır. Bütün bunların arasında, Tracy bir yandan ehliyet sınavını geçip, kilo vermeye çalışırken, diÄŸer yandan da şöhret kazanmak için uÄŸraÅŸmaktadır.
19 OCAK CUMARTESİ
20:30 KAYBOLUÅžLAR / DISAPPEARANCES
Yönetmen: Jay Craven
YaklaÅŸmakta olan uzun kış aylarından sığır sürüsünü korumak için para bulma umudunu yitiren düzenbaz ve hayalperest Quebec Bill Bohomme, ailenin geleneksel mesleÄŸi olan viski kaçakçılığı iÅŸine girer. Yanına oÄŸlu Wild Bill ile esrarengiz viski kaçakçısı Henry Coville’i ve kiralık has adamı, umutsuz sabıkalı Rat Kinneson’ı da alır. Hep beraber sınırı aÅŸarak, “korku ve merak dolu” bir dört gün için, Kanada’nın uçsuz bucaksız vahÅŸiliÄŸine doÄŸru unutulmaz bir yolculuÄŸa çıkarlar.
20 OCAK PAZAR
20:30 CYRANO FERNANDEZ / CYRANO FERNANDEZ
Yönetmen: Alberto Arvelo
Latin Amerika’nın en büyük varoÅŸlarından birinde, hayatın güçlükleriyle kahramanca yüzleÅŸen, vahÅŸi ama romantik bir modern zaman savaşçısı. Orijinalinde olduÄŸu gibi Cyrano Fernandez de, Cyrano, Roxana ve Cristian arasındaki aÅŸk üçgenini anlatıyor. Cyrano’nun yaÅŸadığı mahalle, yoksulluÄŸun vurduÄŸu, “güçlü olanın hayatta kaldığı” ifadesinden öte “cesur ve korkusuz olanın hayatta kaldığı” bu varoÅŸ mahallesi, acımasız, cüretkâr ve bazen de küçük düşürücüdür. İşte Cyrano da; insanların, deÄŸerlerin, ilkelerin teminatı, her an savunucusu olan ve mahallede yaÅŸayan herkesin imrendiÄŸi bir kahramandır. Acımasızlığın ve ÅŸiddetin kol gezdiÄŸi bu varoÅŸta yaÅŸayan bir kahraman için çok ÅŸey söylenebilir. Zaten varoÅŸlarda iÅŸ bitirecek maharet Cyrano’da fazlasıyla da mevcuttur…
Tüm Gösterimler Ücretsizdir.
Chris Bowman’ın "Amerikan Fork", Malili yönetmen Salif Traore’nin "Su Tanrıçası Faro" isimli ilk uzun metrajlı filmleridir. Yönetmen Alberto Arvelo’nun "Cyrano Fernandez" baÅŸlıklı filminin de dünya prömiyeri gerçekleÅŸtirilecek.
-
Yazan: 05 - 01 - 2008 : 11.41 - c_selin
05-01-2008, 11:12:51
salus Kayıt Tarihi: Jan 2008
Nerede: Bursa
İletiler: 0
Yardım
--------------------------------------------------------------------------------
Rahatsız ettiğimden dolayı şimdiden özürlerimi kabul edin;
bana verilen ödev nedeniyle biraz zorlanmaktayım yardımınızı isteyebilirmiyim?
Konum;506 Nolu SSk kanunu (1964) incelenmesi.
Åžimdiden teÅŸekkurlerimi iletirim.
Saygılarımla Salih Aydın
Üye notu kısmına eklediğiniz iletiyi buraya eklemek daha doğru.Ordan yanıt vermem olanaksız çünkü.
Kanun incelemesi konusunda yardıma ihtiyaç duyulan kısım nedir?
-
Yazan: 05 - 01 - 2008 : 11.37 - ulasan
Yeğenim resmi evrakta sahtecilikten aranmaktaydı. Kendi rızası ile mahkemeye heyetinin önüne çıkıp ifadesini verdi. Aleyhine maddi delil yok. Söz konusu suç tarihlerinde yaşı 18'in altında ve bu yönde mahkemede de lehine delilleri sundu, ancak Ağır ceza mahkemesi 20 bin YTL kefalet karşılığında serbest bıraktı. Miktar çok olduğu için ödeyemedi.
Bu kefalet miktarına itiraz edilebilirmi ?. Kefalet miktarı tekrar mahkeme tarafından düzenlenebilir mi ?.
Kısa zamanda cevaplarınızı bekliyorum. İlginize şimdiden teşekkür ederim.
-
31.12.2007 tarihinde 1,5 yıl (21.06.2006 - 31.12.2007) çalışmış olduğum iş yerimden mükerrer defalar ücretimin düzenli ödenmemesi nedeniyle belirsiz süreli iş sözleşmemi fesih ettim.
Yeni başladığım işyerime ise 31.12.2007 tarihi itibariyle sigortalı işe giriş belgelerini imzaladım.
- eski iş yerimden almam gereken haklarımı henüz almadım. (kıdem, ihbar tazminatı, fazla çalışma ücretleri, aralık / 2007 ayı çalışma ücreti v.b.)
bu duruma göre sigorta çıkış ve giriş tarihlerimin arasında gün atlaması olmaması nedeniyle (31.12.2007 çıkış - 31.12.2007 giriş) kıdem ve ihbar tazminatlarım yeni iş yerime devredilmiş durumuna mı geliyor.
Yada benim bu durumuma en uygun açıklama ne olabilir. bu noktadan sonra ne gibi bir yol izlemem gerekir.
cevaplayacak herkese şimdiden teşekkür ederim.
-
Yazan: 05 - 01 - 2008 : 10.03 - alex28
Saygıdeğer Hukukçular,
Şirketimiz adresinde faaliyet göstermesine rağmen her nasılsa postacı icra tebligatını muhtara zannediyorum tebligat kanunu 21. maddeye göre yapmış. Muhtar da bizlere bilgi vermediği için mal beyanında bulunmamaktan hakkımızda dava açıldı. Tebligat parçasına adreste bulunmama sebebi yazılmamış. ( Sizce bu tebligatta usulsüzlüğü gerektirirmi.? ).
İcra ceza mahkemesine sunduğumuz savunmamız şu şekildedir ;
...... İcra ceza mahkemesi sayın hakimliğine
1.) Müştekinin şikayete dayanak gösterdiği .... müdürlüğünün .... sayılı dosyası ile yapılan ilamsız icra takibine ilişkin ödeme emri usulüne uygun tebliğ edilmediğinden , ...... icra hukuk mahkemesinin ...... sayılı dosyası ile dava açılarak borca ve yetkiye itirazımızın süresinde yapıldığına karar verilmesi talep edilmiş olup dosya halen derdesttir. Bu dava sonunda verielecek karar eldeki ceza davasının sonucuna doğrudan etki edeceğinden ...... mahkemesinin ..... sayılı dosyasının sonucunun beklenmesini diliyoruz. ( Tebligat parçasına adreste bulunmama sebebi yazılmadığı ve şirkete tebliğ edilmediği için ).
2.) Şikayete konu icra takibine başlandığı ve takibe ilişkin ödeme emrinin tebliği tarihlerinde ......... Ltd. şirketini temsile yetkili hiç kimse bulunmamaktaydı. Ekli imza sirkülerinden de anlaşılacağı gibi şirketin önceki yasal temsilcilerinin temsil yetkisi çok daha önce bitmiş ve şirkete yeni bir yasal temsilci tayin edilmemiştir. Bu hususun ..... ticaret memurluğundan araştırılmasını talep ediyoruz. Temsil yetkisi olmayan şirket ortağının mal bildiriminde bulunma yükümüde yoktur.
3.) Ayrıca müşteki sayın mahkemenize verdiği şikayet dilekçesinde doğrudan şirketi şikayet etmiş ve şirket ortaklarını belirtmişlerdir. Oysa bu tür şikayetler sadece kişiler hakkında yapılır. Şirket tüzel kişiliği hakkında şikayet yoluyla bu tür ceza davası açılamaz. Sözkonusu şikayetin geçerli olmayacağı kanatindeyiz.
4.) Diğer bir konu ise alacaklının ve vekilinin şirketin mal varlığı konusunda yeterince bilgi sahibi olduğudur. Şöyleki ; Alacaklı şirket müvekkil ile ticari ilişki içinde olduğu ve bu ilişki gereği sık sık müvekkil şirkete iş için gelmeleri nedeniyle müvekkil şirkete ait işyerini ve mal varlığını yakından bilmektedir. Alacaklı şirket ve müvekkil şirket arasındaki yakın ilişkiyi mahekeme ye sunacağımız kanıtlarda ispatlayacaktır. Ayrıca takipten sonra alacaklı vekili tarafından çeşitli zamanlarda müvekkil şirkete hacze gelinmiş ve müvekkil şirket hakkında gerekli herşeyi öğrenmişlerdir. Gerek icra dosyası ve gerekse talimat icra dosyası içeriğinden bu husus anlaşılacaktır. Sayın mahkemenize yapılan şikayet haksızıdır.
Yukarıda kısaca sunulan nedenler karşısında ve kanıt sunma kanıt sunma hakkımız saklı kalmak kaydı ile ........ icra hukuk mahkemesinin .......sayılı dosyası ile açılmış olan dava sonucunun beklenmesine.
Savunma ve delillerimizi sunmamız için ek süre verilmesine.
Açıklanan nedenler karşısında açılmış olan ceza davasının reddi ile sanıkların beratine karar verilmesini saygıyla dileriz.
Sormak istediklerim ;
1.) Tebligat parçasına bulunmama sebebinin yazılmaması dava sonucunu ne yönde etkiler. Bu usulsüz tebigatmı olur.?
2.) İcra ceza mahkemesi bu açıklanan nedenler ışığında icra hukuk hakimliğindeki dava sonucunu beklermi yoksa direk karara gidermi.?
3.) Tebliğ tarihinde şirkete temsile yetkililerin olmaması ( Geçerli imza sirküleri bakımından ) dava sonucuna nasıl etki eder.? Davanın reddini gerektirir bir sebepmidir.?
4.) Tebligattan sonra alacaklı vekilinin icraya gelmesi ( Hacil olmadı ) ve mal varlığından haberdar olması davayı ne yönde etkiler.
5.) İcra hukuk hakimliğinde usulsüz tebligat nedeniyle açmış olduğumuz dava red edilir ise bu İcra ceza davasını ne yönde etkiler.?
6.) Bu tüm açıklamaların ışığında davadan beraat edebilirmiyiz.?
Vereceğiniz cevaplar için şimdiden teşekkür eder saygılar sunarım.
-
Yazan: 05 - 01 - 2008 : 09.14 - esin_28
Gömdüm Seni ve Yaşanmışlarımızı kuytu derinlerime...
Ansızın Girivermiştin hayatıma,
Yalnız gecelerime...
Ve ansızın çıktın hayatımdan
Yok sayıyorum seni ve yaşadıklarımızı...
........
Sen giderken bir ölü bıraktın geride....
Şimdi dört duvar.
Senden uzakta senden bir parça taşıyan ama,
Yalnızca bir ölü...
......
Ne kadar hasretmiÅŸim sana bir bilsen...
Ne kadar sevmiÅŸ seni ben.
Bilemessin... sen bana çok uzaklardasın..
Farklı bir şehirde farklı biriyle...
.......
Kolay unuturum sanmıştım.
Evin her yerinde senden bir iz bir dokunuş bir gülüş....
Unutamam..unutamıyacağım...!!
......
Sen giderken bir ölü bıraktın geride...
Şimdi dört duvar.
Senden uzakta senden bir parça taşıyan ama
Yalnızca bir ölü...!!!
-
Yazan: 05 - 01 - 2008 : 05.31 - cumhur ak
Tarlama yapılan imar parselasyon planında bana net 1490 metre kare bağimsız parsel düşmüştü.Başkaları itiraz etmiş olacak ki,imar parselasyon planını belediyece değiştirdiler. değiştirildiğinde bu kez parseli ikiye bölüp 1029 metre kare bağımsız tek parsel,kalan 461 metre karesinide da ona bitişik 1000 metre karelik komşu parsele ortak yapıp,altı kişiyi de 1000 metre kare olan parsele 100 er küsür metre karelerle bana ortak yapmışlar. Bunu öğrendiğimde plan o gün askıya çıkmıştı. O günlerde yurt dışına gideceğimden eşime genel bir vekaletname bırakıp belediye ye parselimin tekrar 1490 metre kare ye büyütülmesi için itiraz dilekçesi vermesini söyledim.Belediye de plan askıdan indikten sonra dilekçeye gönderdiği cevapta. Vekaletnamenin dilekçeye ekli olmadığı gerekçesiyle dilekçeyi red ettiğini yazdı. Bu kez de iadeli taahütlü posta ile vekaleti gönderdik.Belediye bu kez yazdığı cevapta; Planın askıdan indiğini yapılacak bir şey kalmadığını ifade eden cevap göndedi.Bu durumda ben idari mahkeme de Belediye ye dava açabilirmiyim? İdari mahkeme için dilekçe hakkının kullanılmasına dair kanun maddesi ilemi dava açıyım? Yada imar parselasyon planındaki haksızlık için mi dava açıyım? Yoksa her ikisi içinmi dava açıyım? Birde yürütmeyi durdurma talebinde bulunuyum mu? Lütfen bu konuda yardım edin. İdarimahkemeye başvurmak için verilen 60 günlük yasal sürem dolmak üzere. Belediye dilekçede telefon numarası olduğu halde neden telefonla vekaleti istemedi? Yada müracaatta neden vekalet istemedi? Cevap yazacağınızı düşünerek,şimdiden teşekkür ederim.CUMHUR AK
-
Yazan: 05 - 01 - 2008 : 04.32 - troian
karanlık tutuşur
gidersen;
geçmişinden,
gecesinden utanır
ÅŸehir...
çünkü,
(yaşanmamışlıklar)
ar gelir...
kırılgandır dizeler,
yerinir yoksunluÄŸundan
çığlıklarla
ÅŸiir
ÅŸiir
ölür
-üm...
-
Yazan: 05 - 01 - 2008 : 04.30 - troian
çok eskiden
çocuklardık büyümeyen,
çiçeklerden yüreÄŸimiz…
biz hiç ölmezdik…
öldüremezdik…
Cüneyt Özkurnaz
-
Yazan: 05 - 01 - 2008 : 04.29 - troian
oturmuÅŸuz bir bara
dostlarım elbet yanımda...
bir laklaka
bir laklaka...
sağımda
buzlu muhabbetler,
sol yanım duman dumana ihtilaller...
nasıl da yoruyor millet kafasını,
bense düşünüyorum
bu zil günümde
hesabın kimde kalacağını...
Cüneyt Özkurnaz
-
Yazan: 05 - 01 - 2008 : 04.28 - troian
sevmeseydim
seni almazdım giderken...
ve gitseydim güzelliğim,
sen,
bende kalmazdın...
Cüneyt Özkurnaz
-
Yazan: 05 - 01 - 2008 : 04.25 - troian
iÅŸim,
her yeni günde,
bir yürek sevinciyle
yeniden başlatmaktır yaşamı
gözlerinin gülüşünde…
Cüneyt Özkurnaz
-
Yazan: 05 - 01 - 2008 : 04.06 - xon
Selamlar,
(konuyu açmadan önce forum içerisinde aradım ama bulamadım.)
1 yıldır yeni evimizde oturuyoruz. Daha önce arsa olan yerimizi kat karşılığı müteahite verdik. kış gelmesi ve oluşan ihtiyaç üzerine aşağıya indiğimizde kömürlüğümüz olmadığını gördük ve öğrendik.
Sevgili müteahit arkadaşımız kendine düşen dairelere kömürlük yapmış ve tapularına malesef biz arsa sahiplerine yapmamış.
Åžimdi,
1- Sözleşmede kendine yada arsa sahiplerine kömürlük yapımı ile ilgili en ufak bir bilgi yada madde yok ve sadece kendisine yapmış ve tapularına da işletmiş.
2- Bundan hiç bir arsa sahibi daire sahibinin haberi yok. Herkes yeni uyandı. Dolayısıyla yapılan yada bildirilen ek bir sözleşme de mevcut değil.
3- Sözleşmede belirtilen daire, bağımsız bölüm dışında fazladan yapılacak yada sığacak dublex daire yada bağımsız bölümlerin %40'ı arsa sahiplerine verilir diyor. Bu bizim işimize yararmı?.
4- Sözleşmede kömürlük/eklenti ile ilgili en ufak bir bilgi olmadığına göre müteahit bizim hakkımıza tecavüz etmiş olmazmı?. (ki kömürlük yapılan yerler sözleşmede belirtilmediğine göre bütün dairelerin sayılır.)
5- müteahitin bu hareketi kötü niyet göstergesi değilmidir.?
Kısacası biz bunu adalet önüne taşısak davayı kazanma şansımız olurmu?.
Bu konuda benzer verilmiÅŸ bir karar mevcutmu?
Değerli yardımlarınız için şimdiden çok teşekkür eder, saygılarımı sunarım.
Aydın
-
Merhaba kısaca konuyu izah edeyim ben internette frelance yani serbest olarak webtasarımı yapmaktayım kendime bir sözleşme bularak bunu kullanmak istiyorum herhangi bir vergi levham yok bu işleri açtığım siteme gelen siparişlerle yürütüyorum
Benim merak ettiğim şehir dışı veya yutdışından gelen talepleri nasıl kauni duruma sokabilirim örneğin sözleşmeyi imzalamalarını isteyip fax yolu veya email yolu ile alsam bu geçerli olurmu yada aps ilemi yapmalıyım bunuda riski gerçek kişinin imzalayıp imzalamadığı olur tabi
Herhangi bir firmaya bağlı değilim sözleşmeyi kendi ismim ile ve müşteri ismi ile mi hazırlamalıyım
Aramızdaki para alış verişini nasıl garanti altına alabilirim bu konuda yardımcı olursanız sevinirim.
Yardımcı olanlara şimdiden teşekkürler
-
Yazan: 05 - 01 - 2008 : 03.41 - kuzgun12
2'si itibariyle işten çıktım. Bir önceki ay (maaşımı aldım) ve içinde olduğumuz ay için birer tediye makbuzu imzaladım. Bir de ek olarak tüm hak ve alacaklarımı aldığıma dair bir istifa dilekçesi (02.01.08 itibariyle) yazdım.
Aklıma takılan konu şu: 2 günlük alacağım için olan tediye makbuzuna sadece imza attım. Tarihi ve ne için olduğu yazılı değil.
Bu tediye makbuzunun aleyhimde kullanılma şansı olabilir mi.
Olası tehlikeleri açıklarsanız ona göre kafamı rahatlatmak için dönüp boş kısımların doldurulmasını sağlayacağım.
Dilekçemde 2' sinde çıkmış olduğumu belirttiğimden sorun olmaz diye düşündüğüm için önemsemedim ancak sonradan aklıma takıldı.
Yardımcı olursanız sevinirim.
-
Bir Su Yılı Denebilirdi...
Bir su yılı denebilirdi geldi geçti
Üstünde durmuyorum
Terledim, bulanık baktım
Ne varsa kendiliÄŸindendi
Hemen hemen evden çıkmadım.
Sanki avuçlarımda sürekli
Yıkanmış, tabağa konmuş bir meyvenin ellenmişliği
Ola ki makyajı bir oyuncunun karışmış gözyaşlarına
Yeni kireçlenmiş bir duvarın kireci
Avuçlarımda sürekli
Bir su yılı denebilirdi üstünde durmuyorum
Kalmışsa kalmıştır bir çomak gibi
Kuru
Artık kullanılmayan bir demiryolu
Kararmış, kırık dökük
Üstünde bir yük vagonu.
Mavi bir araba kapımın önünde
Bütün yıl
Bir su yılı
Kapısını kimse açmadı
Açıp kapamadı hiç kimse
Aslında mavi de sayılmazdı pek
Balkıyıp duruyordu kırmızı bir şakayığın renginde
Yani sabah güneşlerini denizde
Günbatımını denizde
Severek yaşayan bir balık da denebilirdi ona
Çünkü düşler gerçekle
Gerçekler düşle
Anlayınca bir gün buluştuğunu
Geçirir her günceye kısa bir yolculuğu
Ama bir takı eksik gibidir bir sözcükte
Damağın dudağın alışkanlığına karşı
Kalbin atışlarıyla çok uyumlu bir de.
Hadi anlat deseler anlatamam
Bir yere gidiyorken cayıp bir başka yere gitmeyi
Yani bir kunduzu karşıdan karşıya yüzdüren sezgi
Nedir ben bilemem ki
Belki bir raslantıdır da ondan mı sevdanın yeri
En yakın yeri
En uzak yeri
Bitmeyen yeri
Bitecek yeri
Farkedilmez zaten anlaşılmış sevdanın
Anlaşılmaz sevda ile bütün ekleri.
Gözlerim sevdim seni
Köklerim gözlerimin
Suyunu benden içen ıssız bir kasaba gibi
Edip Cansever
-
Yazan: 05 - 01 - 2008 : 02.45 - obrador
Evimizin önünde bir kavga olmuş bu kavgadan yaralar almış idim..karşı taraf yarım saat sonra olay yerine tekrar gelmiş silahla kardeşimi bacagının üst kısmından ve belinden yaraladılar...neticesinden kardeşim sakat kaldı...adam öldürmeğe teşebbüsden dava açılmasına rağmen kasti yaralama ile mutala oldu... bizde itiraz edip süre istedik.. kendimizin hiç bir şahidini şahitlerin korkması sebebiyle ve karşı tarafın baskılarıyla mahkemeye sunamuyorum.. tanık koruma yasasının şuan nasıl oldugunun? savcılık ilk mutalasının değişip değişemeyeceğinin? belden giren kurşunu adam öldürmege teşebbüs sayılıp sayılamayacağının?ayrıca bununla ilgili yargıtay kararlarının nasıl temin edeceğim?ve nasıl bir yol çizmem lazım avukatım üzerindede etki bıraktıkları için (hakaret-tehdit) çok büyük bir haksızlığa ugrayacağım şüphesiyle çok acil yardımlarınızı bekliyorumm selamlarrr iyi çalışmalar...
-
Yazan: 05 - 01 - 2008 : 01.51 - milo
Sayın Orhan Ercan dikkatlerine, Ankara, 12.01.1988
Konu: .Gözlük
Pek Muhterem Orhan Ercan bey kardeÅŸim,
8 ocak 1988 tarihinde lütfedip beni evinizde misafir etmiştiniz. Pek büyük bir şanssızlık neticesinde ve biraz da acele etmemden sebeple, gözlüğümü kıymetli evinizin nadide banyosunda unutmuş bulunmaktayım. Binaenaleyh, zamanınızı almaktan son derece müteessir olmakla beraber, gözlüksüzlüğün ne denli zor bir durum olduğunu takdir edeceğinizi ümid etmekten başka yapacak bir şeyim yoktur. Pervasız misalimi mazur görün, bir nev-i yarım insan gibi addediyorum gözlüksüzken kendimi efendim. Kıymetli zamanınızdan bir kısmını ayırarak, gözlüğümü yurtiçi kargo marifetiyle tarafıma gönderebilirseniz (misal, bir diş macunu kutusuna koyup gönderebilirsiniz) size olan minnetimin ziyadesiyle artacağını arz ederim efendim.
Not: Kargo mesarifleri bizzat tarafımdan ödenecektir. Saygı ve muhabbetlerimle kucaklarım,
Muharrem Ensari
--------------------------------------------------------------
Sayın Muharrem Ensari dikkatlerine, İstanbul, 13.01.1988
Konu: Gözlük
Aziz dostum Muharrem Ensari bey,
Gözlüğünüzü bizim fakirhanenin banyosunda unutmuş ve dolayısiyle zor bir durumda kalmış olmanızı büyük bir teessürle müşahede ettim. Filhakika bu sabah, zevcem Belkıs hanımefendi, gözlüğünüzü banyoda bulduklarını bana söylemişlerdir. Kendisinin bana bildirirken yüzünün kızardığı bir başka gerçekten yola çıkarak anladımki, gözlüğün unutkanlık ve acelecilik sebebiyle banyoda kaldığı aşikardır, zira sifon da çekilmemiştir. Netice itibariyle, pek tabii ki kıymetli gözlüğünüzü tarafınıza yollayacağım (omo kutusuyla göndermem daha yerinde olacaktır kanaatindeyim, diş macunu kutusunda gözlüğünüz kırılabilir maazallah). Ancak, bahis açılmışken izninizle benimde küçük bir istirhamım olacak. Daha öncede defaten arz ettiğim ve tahmin ediyorum ki sizin de unutmuş olabileceğiniz gibi, 1985 senesinin kasım ayında evinizde kalmış olan esvablarımın tarafıma gönderilmesi, bu iki önemsiz ve fakat can sıkıcı tesadüfün aynı anda tatlıya bağlanmasına vesile olacaktır.
Not: Kargo masrafları küçük bir detaydır, ehemmiyetsizdir, size bir şey olmasın. Muhabbetle kucaklarım,
Orhan Ercan
--------------------------------------------------------------------
Sayın Orhan Ercan dikkatlerine, Ankara, 14.01.1988
Konu: Gözlük
Pek muhterem Orhan Ercan beyciÄŸim,
dün göndermiş olduğunuz faks mesajınızı aldım, teşekkür ederim, teveccüh buyurmuşsunuz efendim. Esvablarınızın size gönderilmemesindeki ihmalkarlığım affedilecek cinsten değildir. Faksınızı okurken bir kez daha utandığımı arz etmek isterim. Amma velakin, nur içinde yatsın, cebir müderrisimiz Edib beyin de söylediği gibi elmalarla armutların toplanmaması icab eder. Gözlüğün ehemmiyetiyle, birkaç parça esvabın ehemmiyeti kıyaslanmamalıdır. Zira siz esvablarınız olmadan da örtünebilirken, benim gözlüksüz "Yüce Mevlam dostlardan uzak eylesin" bir amadan farkım kalmamıştır. Gözlüğüm olmadan esvablarınızın, evin hangi köşesinde olduğunu bulabileceğim dahi şüphelidir. Mevzua pek iyi bildiğim aklıseliminizle bakacağınızdan eminim efendim.
Not: Zevceniz hanımefendiye en derin hürmetlerimi iletiniz efendim, sifonu çektim lakin zannederim ki şamandrası bozuktu, çalışmadı. Sevgi ve muhabbetle kucaklarım,
Muharrem Ensari
------------------------------------------------------------
Sayın Muharrem Ensari dikkatlerine, İstanbul, 15.01.1988
Konu: Gözlük
Muharrem beyciÄŸim,
faksınızı aldım, teşekkür ederim ne rahmetle hatırladığımız cebir müderrisimiz edib beyin, ne de cebirin, mevzumuzla bir alakası olduğu kanaatindeyim. Yok eğer mevzumuz cebir ise biz ne der idik unuttum, şimdiki talebelerin fonksiyon tabir ettiği şeyi nazari dikkate alacak olursak, a * x = b*y+c misalinde olduğu gibi x in değeri ilk evvela y daha sonrada a,b ve c gibi değerlerle alakalıdır. Bu misalin ana fikri şudur; Ne ekersen onu biçersin. Yani siz doğru dürüst bir y olsa idiniz x de ixliğini bilir sizin gözlüğünüzü memnuniyetle gönderir idi.
Not: Belkıs’ında selamı var. Muhabbetle ellerinizi sıkarım.
Orhan Ercan
-----------------------------------------------------------
Sayın, Orhan Ercan dikkatlerine Ankara, 16.01.1988
Konu: Gözlük
Orhan bey,
faksınızı aldım. Muhtemelen eskiciden alınmış olan değersiz esvabların, bir ihtiyarın sıhhati ile oynamak için alet ediliyor oluşunu ibretle takip ediyorum. Gözlüğümü çerçevesiyle beraber (safilodur) acilen tarafıma göndermenizi aksi halde dalağınızla cima etmek mecburiyetinde kalacağımı binnetice arz ederim.
Not: Belkıs hanım’a bir ÅŸey olmasın. Hışımla ellerinizi sıkarım.
Muharrem Ensari
--------------------------------------------------------------
Sayın Muharrem Ensari dikkatlerine, İstanbul 17.01.1988
Konu: Gözlük
Muharrem,
faksını aldım. Hoşt köpek. Mevzuu daha fazla dallandırıp budaklandırmanın alemi yok, ne ka ekmek o ka köfte. Gönder esvabları al gözlüğü.
Not: Bu iÅŸe Belkıs’ı karıştırma, Allah belanı versin,
Orhan Ercan
------------------------------------------------------------------
Sayın Orhan Ercan dikkatlerine Ankara 18.01.1988
Konu: Gözlük
Orhan öküzü,
küstah faksını aldım. Köpek senin babandır, nur içinde yatsın, enik! Esvablarını banyo sobasında yaktım. Gözlüğü bedenindeki en münasip deliğe sok.
Not: Belkıs’ın neler karıştırdığını bilseydin keÅŸke. Afyon vali muavini Ekrem bey’i bir sor bakalım kendisine. Helvanı yeriz inÅŸaallah.
Muharrem Ensari
--------------------------------------------------------------
Sayın Muharrem Ensari dikkatlerine, İstanbul 19.01.1988
Konu: Gözlük
Salak Muharrem,
gözlüğü sattım. Epeyde para etti mubarek. İki kat yeni esvab aldım kendime. Benim bu işte karıdan gayrı bir ziyanım olmadı, bu yaştan sonra da karıyı neyleyim, kovdum orospuyu kurtuldum zaar, olan senin gözlüğe oldu.
Not: O ekrem itini görürsen söyle, onunla görülecek hesabım var. Tez vakitte geberesin.
Orhan Ercan
-
Yazan: 05 - 01 - 2008 : 01.45 - decc
Merhaba,
Kişi babasının evinde 10 yıldır kira vermeksizin oturmaktadır.Bu evin tapudaki maliki oturan kişin babası değil karşı dairenin sahibi gözükmektedir.Karşı dairenin fiilen sahibi olan kişi de tapuda, çocuğun oturduğu evin maliki gözükmektedir.Ve 25 senedir durum bu şekildedir, yani fiili kullanımın tam tersi tescil edilmiştir.Ve bu baba tapuda malik olduğu evi bir başkasına satmıştır ve bu yeni malik de çocuğa yeni iktisab eden kişinin ihtiyaç nedeniyle kiracıyı tahliyesi yoluna giderek kanuni süre olan 1 ay içinde,evin 6 ay içinde kendi ihtiyacı nedeniyle tahliye edilmesini,geçen süre için kira bedeli ödemesi aksi takdirde tahliye davası açacağı hakkında ihtarname göndermiştir.Bu durumda ,
1)Bu evde oturan çocuk ihtarnameye tapuda malikin ihtarname çeken kişi gözükmediği hususunda cevap vermeli mi?
2)Vermezse kira sözleşmesini kabul etmiş olur mu ve hakkın kötüye kullanımı olarak görülür mü?
3)Açılacak tahliye davasında mı husumet itirazında bulunulması daha iyi olur?
4)Ayrıca kişiler tapudaki mevcut tescili fiili kullanıma uygun olarak düzelttirdikten sonra tescilin düzeltilmesinden önceki zamanlar için kira bedeli isteyebilirler mi?
Saygılarımla
-
Anneme motorsıklet carptı.Hemen hastaneye kaldırıldıgı ıcın olay yerınde tutanak yazılmamıs.Karsı taraf bız sıkayetı gerı alana kadar masrafları odedı.Ancak sıkayetı gerı aldıktan sonrakı masrafları odememeye basladılar.Annemın fızık tedavısı hala surmekte.Sıgortadan parayı tahsıl etmek ıstedıgımızde kusur oranı bellı olmadıgı ıcın odeme yapamayacaklarını soyledıler.Bu kusur oranını nereden ogrenebılırız?Trafık sıgortası denıyor.İstanbulda varmı?Avukatsız ben sahsen basvurabılırmıyım?Saklı olan maddı manevı tazmınat davası hakkımızı aynı sekılde avukatsız sahsen kullanabılırmıyım?Annemın kolunda en az %30 hareket kaybı var,bu dogrultuda manevı tazmınat nasıl hesaplanır?