-
Yazan: 31 - 01 - 2008 : 16.06 - eyle2008
Öncelikle böyle bir konuyu nereye acacağımı kestiremedim kusura bakmayın bir şekilde vergi dairesi ile ilintili garip bir konu.
Beş sene evvel işyerimin kapanışını vergi dairesine bildirdim. Esnaf ve sanatkarlar odasına hiç bir borcum bulunmamaktaydı kapanışı verdiğim tarihte.
Bir hafta evvel eve gelen kağıtta benim vergi dairesine kapanış verdiğim tarihten sonraki süreçteki aidatları borç olarak kaydetmişler ve ödememi istedikleri yazıyordu.
Ben kapanış verdiğim tarihten itibaren esnaf olarak gözükmüyorum ve esnaf olmayanların esnaf ve sanatkarlar odasına bağlı olamıyacakları hükmü mevcud tüzüklerinde. Bugün vergi dairesinden aldığım kapanış belgesini götürdüm fakat yinede "Orta yolda anlaşılırız" gibilerinden bir tutumla karşılaştım. Bu haksız bir ödeme olmuyor mu ? Ne yapmalıyım sizce ? Bir de 5 yıl boyunca neden adresim belli olduğu halde icraya veremiyorlar ?
Not: Bu para ödenemiyecek miktarda bir rakam değil ama ben böyle bir parayı ödemiyeceğim.
-
Merhaba
Ben 50 Dairelik Bir Sitenin Yöneticisiyim.binalarimiz 3 Blok 4 Der Katli.
Sorunumuz şudur:
Kat Maliklerimizden Birisi Balkonuna Güneş Enerjisi Taktirmak Istiyor.taktirmasi Mümkün Müdür?kat Malikleri Kanunu Buna Izin Veriyor Mu?ya Da Diğer Site Sakinlerinin Iznini Mi Almasi Gerekiyor.
Teşekürler Iyi çalişmalar.
-
Hukuk Makaleleri ve Mevzuat Kısmına yeni bir hukuki kaynak eklendi, üzerinde tartışmak ister misiniz :
Eser Sözleşmesi-Gizli Ayıp
-
Dedem 80 yaş civarında daha önce 2 kere beyin kanaması geçirdi ve felçli, dedemin üzerine 2 katlı bir bina var.Babam ve halam tek mirasçılar 2000 yılında dedem binayı bakım karşılığı halamın üzerine vermiş. Dedem felç ve beyin kanamalarını 2000 tarihi öncesinde geçirdi. Babamın hak mahrumiyetini engellemek için şu anda ne gibi bir yol izlemeliyim veya dedemin vefatı durumunda ne gibi bir yol izlemeliyim?
Yardımlarınız için şimdiden teşekürler.
Saygılarımla.
-
Yazan: 31 - 01 - 2008 : 15.06 - erdoğanc
Merhaba arkadaşlar benim emekliliğim hakkında bir sorum olacak.
Doğum tarihim 01 01 1960 ben 1979 yılında okumak için Almanya ya gittim. Beni yaşım büyük diye kabul etmediler bende 1981 yılında Türkiye ye döndüm, yaşımı 3 yaş küçülttüm. Yeni doğum tarihim 01 01 1963 oldu ve ben 1984 yılında işe başladım. Şu anda 8400 günüm doldu 10 03 2008 de ise 25 yılım doluyor. Ben şimdi hangi doğum tarihime göre emekli olacağım? Ya da hangi tarihte emekli olacağım?
-
-
Hukuk Makaleleri ve Mevzuat Kısmına yeni bir hukuki kaynak eklendi, üzerinde tartışmak ister misiniz :
Ayıplı Mal-Satıcıya Ayıplı Mal Hakkında Derhal İhbar Yapılmamış Olması Halinde
-
Yazan: 31 - 01 - 2008 : 14.59 - serodero
Bir firmadan bir işyapmak üzere 1500 ytl aldım.işi daha yapamadım.bu arada firma beni arayıp paramızı iade et diyor.parayı şu anda iade edemiyorum .ama işide yapacağım.buna rağmen ceza davası açılabilirmi.
-
Merhaba. Ben Üniversitede hizmetli kadrosunda çalışıyorum. Üniversitede yapılan görevde yükselme sınavına girdim ve kazandım. sınavdan 15 gün öncesi ilgili yasa ile çalıştığım Yüksekokulun bulunduğu ilde Üniversite kuruldu ve bizi yeni Üniversiteye devredildik. Şimdi iki üniversite arasında kaldım kimse muhatap olmuyor dava açmamızın gerektığini söylüyolar bu konu ile ilgili yapmam gerekenler hakkında bilgi yazarsanız sevinirim teşekkürler.
-
Yazan: 31 - 01 - 2008 : 14.20 - libert
Merhaba,
01.06.200-31.05.2006 tarihleri arasında çalıştığım işyerimden evlilik sebebiyle ayrıldım noter kanalı ile istifamı beyan ettim.Tabiki ödeme yapılmadı 01.07.06 tarihinde dava açtım. 4 dava geçti hiçbir davaya katılmadılar 1 davada beyan edecekleri olduğunu sölediler tabiki son davaya gelmediler.Hakim karar diyerek Ticaret odasından bir bilgisayar firmasında 6 senedir çalışan bir muhasebe sorumlusunun maaş ortalamasının hesaplanmasını işkurdan gelen yazıların incelenmesi yönünde karar verdi.
anlamak istediğim bu durumda davayı kazanmış mı oluyorum.?
Diyelimki gene ödenmedi bu tazminat nasıl hareket etmeliyim?
ayrıca odadan araya birilerini koyarak düşük maaş ortaya çıkarabilirlermi?
Yardımlarınızı rica ediyorum.
şimdiden teşekkürler....
Selma Yılmaz
-
Yazan: 31 - 01 - 2008 : 14.19 - mpancol
Merhabalar,
1998 yılında mal sahibim ile anlaşarak işyerimiz için 15 yıl süreli kira kontratı yaptık.2000 yılında mal sahibim vefaat etti ve işyerimiz eşine kaldı.2007 yılına kadar başka bir kira kontratı yapmadık.2007 yılında mirascı mal sahibimiz 15 yıllık kira kontratımızın geçersiz olduğunu ve kabul etmediğini söyledi.Daha sonra bu 15 yıllık yaptığımız kontratın aslında 5 yıllık olduğunu ve üzerinde tahrifat yapıldığını idda ederek kontratın iptali için dava açtı.Kontratı 2 nüsha olarak hazırlamıştık ve bir nüshasıda onlarda.Şimdi sizlere danışmak istediğim konular şöyle:
1-Ölen mal sahibim ile yaptığım kontrat geçerlimidir?
2-Bu kontrat tarafımdan 2 nüsha olarak elle yazdığımız bir kontrat ve kira süresinin yazıldığı yerde yazılarda kayma olmuş.Bu kaymayı tahrifat olarak değerlendiriyorlar.Ayrıca kontratın özel şartlarında da yazı ile 15 yıllık olduğu belirtilmiş.Kontratın aslını mahkemeye verdim.Bu durumda 2 nüsha olarak yapılan ve aslında 5 yıllık olduğunu idda ettikleri onlardaki nüshayı göstermeleri gerekmiyormu?
3-Tahrifat yapılıp yapılmadığı mahkemece nasıl tesbit ediliyor?Nasıl bir süreç devam edecek?
4-Kontrat üzerindeki yazıların önce yada sonra yazıldığını nasıl anlayacak mahkeme.
5-Ayrıca eski mal sahibim öldükten sonra,elden ödediğim kira bedelleri için mirasçı eşinin de bu kontrat üzerinde alındı imzaları var.Ben nasıl ispat edeceğim bu konratımını tarhifatsız olduğunu?
Lütfen bilgilendirmelerinizi rica ediyorum.
Saygılarımla.
-
Yazan: 31 - 01 - 2008 : 14.12 - poyent
İyi Günler ben 22.01.2007 tarihinde sağlık hizmetleri üzerine limited şirket kurdum. Şirketi kurduğum gün itibariyle devlet hastanesinde ki görevim nedeniyle emekli sandığına üyeydim. Bu nedenle bağkurlu olmadım. 03.07.2007 tarihinde ise devlet hastanesindeki görevimden istifa ettim, Aynı gün başka bir özel hastanede hizmet aktiyle çalışmaya başladım ve 03,07,2007 tarihinde ssk lı oldum. şuanda ssk hizmetlerinden yararlanamıyorum işveren gözüktüğüm için bağkurlu olmak zorundasın deniliyor, arada hiç boşluk yok ve ben hizmet aktiyle maaşlı olarak çalışmaya devam ediyorum. Ben bağkurlumu olmak zorundayım yoksa ssk ya devam edebilirmiyim saygılar
Katılımcılarımız arasında UZMANLIK SORUSU UZMANI bulunmadığından sorunuza cevap verilememektedir.
Başlığınızı konu içeriğini açıklayacak şekilde değiştirirmisiniz?
http://www.hukuki.net/forum/editpost...tpost&p=157169
-
Yazan: 31 - 01 - 2008 : 13.42 - gokkhan
İyi Günler,Ordu Evlerine Sivillerin Girmesi İçin Özel Giriş Kartları Oluyormuş Peki Bunu Nereden Çıkarttırabiliriz ve Kimler Alabilir ? Cevabınızı Bekliyorum...
-
Dünden kalan hayalin var,
Bak evlâdı ayalin var,
Çok da nahif bir halin var
Söyle niye ağlıyorsun?
Hayallerin mi yıkıldı?
Evin barkın mı yakıldı?
Kalbin tele mi takıldı?
Söyle niye ağlıyorsun?
Gecesi var, gündüzü var,
Gecenin, nurlu yüzü var,
Her tepenin bir düzü var,
Söyle niye ağlıyorsun?
Bu kar da biter, boran da,
Bir gün kapanır yaran da,
Yalnız iz kalır insan da,
Söyle niye ağlıyorsun?
Terki diyar eder gibi,
Melül mahzun gider gibi,
Herkese küstüm der gibi,
Söyle niye ağlıyorsun?
Mehmet Taştan
Ankara / 2008
-
Yazan: 31 - 01 - 2008 : 12.59 - poyent
İyi Günler ben 22.01.2007 tarihinde sağlık hizmetleri üzerine limited şirket kurdum. Şirketi kurduğum gün itibariyle devlet hastanesinde ki görevim nedeniyle emekli sandığına üyeydim. Bu nedenle bağkurlu olmadım. 03.07.2007 tarihinde ise devlet hastanesindeki görevimden istifa ettim, Aynı gün başka bir özel hastanede hizmet aktiyle çalışmaya başladım ve 03,07,2007 tarihinde ssk lı oldum. şuanda ssk hizmetlerinden yararlanamıyorum işveren gözüktüğüm için bağkurlu olmak zorundasın deniliyor, arada hiç boşluk yok ve ben hizmet aktiyle maaşlı olarak çalışmaya devam ediyorum. Ben bağkurlumu olmak zorundayım yoksa ssk ya devam edebilirmiyim saygılar
-
Yazan: 31 - 01 - 2008 : 12.48 - dg8337
Eşim bir tekstil firmasında 6 yıldır çalışmaktadır. Firma 1 yıldır maaşlarını düzenli olarak vermiyor. 30 günlük çalışma süresine karşılık maaşları 45-60 günde oda sadece 1 ayı veriyor. İşveren mali sıkıntılardan söz ediyor ve herkesin istifa etmekte özgür olduğunu söylüyor bundaki amacı tazminat ödemekten kaçınmak ama işyerindekilerle yaptığım görüşmelerde işverinin mali sıkıntılarım var demesine rağmen diğer ödemeleri yaptığını sadece çalışanlara ücretlerini geç ödediğini öğrendim.
Eşim noterden ihtar kanalıyla işten çıkacak ve iş mahkemesinde dava açağız fakat ben 1 yıldır düzenli ödenmeyen maaşlar yüzünden firmaya maddi ve manevi tazminat davası açmak istiyorum. sonuç olarak kredi kartı borçlarını ödemede ve araba kredimizi ödemede zorluklar çektik ve çoğu zaman faizli ödedik. Böyle bir dava açmam mümkün mü?
-
Yazan: 31 - 01 - 2008 : 12.30 - okai
Merhabalar.Benim kredi kartını 13/12/2007 tarihinde mail order işlemlerine tamamıyla kapattırdım.Fakat 29/01/2008 tarihinde telefonla bankayı borcum için aradım.2472,95 ytl kadar bir borcum olduğunu ve limit aşımı nedeni ilede ayrı bir faiz ödeyeceğim söylendi.Ben bu kadar harcama yapmamıştım ve banka atm sine giderek hesap ekstresi aldım.Aldığım ekstrede o kadar borcum olmadığını gördüm ve döküm aldım.Dönem içi tuşuna basarak oradan kontrol ettiğimde Latife Ö. isimli şahsın 31/12/2007 tarihinde 1000 ytl, 22/01/2008 tarihinde 500 ytl ve 22/01/2008 tarihinde de 250 ytl olarak mail order den para çektiğini gördüm.Tekrar eve dönerek bankayı aradım ve bunun mümkün olmadığını kartımın mail ordere kapalı olduğunu belirtim.Telefondaki bayan da bana evet 13/12/2007 tarihinde kapattırmışsınız dedi.Peki nasıl oluyor bu dediğimde kötü amaçlı firmaların bu şekilde işlem yapabildikleri ve itiraz faks numarasına itiraz edebileceğimiz söylendi.İtirazdan 30 -45 gün sonra olumlu veya olumsuz bize bilgi vereceklerini söylediler.Fakat bu aşamada bu parayı ödememiz gerektiğini de ayrıca belirtti.Ben bu konuda çok mağdur oldum.Ne yapmam gerekiyor.Böyle birşey doğrumu yardımcı olursanız çok memnun olurum.
-
Yazan: 31 - 01 - 2008 : 12.00 - xgamzex
merhabalar
icra hukukunda, kendilerine kıymet takdir raporu tebliğ edilen ilgililere rapora itiraz etme hakkı tanınmıştır ve tebliğ edilecek kişiler de sayılmıştır. bu kişiler arasında gayrimenkulün paydaşı bulunmamaktadır. (ortaklığın giderilmesi davası da söz konusu değil) buna rağmen bu kişi itiraz ediyorsa reddedilmesi gerekir. öyle değil mi?
işte bu konuya ilişkin elinde yargıtay kararı olan varsa ve gönderebilirse çok sevineceğim.
saygılar
-
Yazan: 31 - 01 - 2008 : 11.45 - meyil
X şahsı bacanağına uzunca bir süre maddi yardımda bulunmuş.Bacanağı da yapılan bu yardımlara karşılık olarak X şahsına a ilindeki gayrimenkul üzerinde hak sahibi kılmış.Ama sanırım herhangi bir yazılı mukavele yapılmamış.Bacanak ölmüş ve mirasçıları bu gm.ü sattırmak istiyorlar.Bu X şahsına da bir şey vermek istemiyorlar doğal olarak.Bu adam ne yapabilir?İlk etapta bu hukuki meselenin oturabildiği hukuki zemin nedir?İşin içinden ben çıkamadım.Ayrıntılı bilgi sahibi de değilim.Yardımcı olan birileri olursa sevinirim.
-
Yazan: 31 - 01 - 2008 : 11.38 - leon_4577
Site yönetimi ve burada birbirlerine bir nebzede yardımcı olmaya çalışan tüm arkadaşlara teşekkürler ile başlamak istiyorum.
Arkadaşlar ben 21,08,1995 tarihinde Uzm.J.Okuluna katıldım.1 sene eğitim sonunda 30.08.1996 yılında mezun oldum ve şark hizmeti için doğu illerinden birinde görevime başladım.Astsubaylık sınavını kazanarak 1998 yılında astsubay okulunda 1 yıl eğitim sonunda 1999 yılında mezun oldum ve yeni birliğime katıldım.Buradaki görev sürem içerisinde yıllık iznim kullandırılmadığı için 8 gün firar ettim.(bununla ilgili tüm belgeleri dosyama ekledim).tayinim çıktığı için mahkeme yeni birliğimde devam etti.Yeni birliğime gelen bir talimat yazı ile Erzurum Askeri Savcılığında bir psikolog kontrolünde ifade verdim.Yapılan yargılama sonunda 1 yıl üzerinden yargılanmışım ve 4 ay ceza almışım.Askeri yargıtaya itiraz ettim.Ama sonuç çıkmadı.63 gün mahkeme yüzü görmeden Trabzon Askeri ceza evinde cezam infaz edildi.Bu olaydan sonra kendimi toparlayamadım.kişisel,maddi manevi bir takım sorunlarla karşılaştım.17 Nisan 2003 te 10 günlük yıllık izine ayrıldım.O tarihten itibarende halen firardayım.(31,01,2008)
Benim şimdi degerli hukukcu arkadaşlarıma ve bu konuda bana yardımı olabilleceğini düşünen arkadaşlarıma bir kaç sorum olacak.Vereceğiniz cevaplar beni inanın mutlu eder.çünkü artık bu kaçıştan sıkıldım.heryerde önüme engel olarak çıkıyor.
1, Teslim olmak istediğim yer neresi olmalı.Firar ettiğim birlik Trabzon 48 nci İç Güvenlik Askeri Mahkemesine bağlı.
2. Ne kadar süre ceza alırım.Çünkü bu benim ikinci firarım.Ve alacağım ceza nerede infaz edilir.(Sivil cezaevi mi-Askeri Cezaevimi)
3. İlk firarımda haklı olduğum halde (belgeleriyle mevcut) mahkeme yüzü görmeden 63 gün cezaevinde yatmamdan dolayı İnsan hakları mahkemesine başvursam bi sonuç alabilirmiyim.(Askeri yargıtaya itirazımla iç hukuk yolları bitti)
4. Bir psikolog olay üzerinden yaklaşık 6-7 ay geçtikten sonra kişinin o anda içinde bulunduğu durumu tespit edebilir mi ?
5. Teslim olup cezam bittikten sonra askerlikten terhis belgemi hangi birlikten almam gerekiyor.son birliğimmi, mahkeme mi, yoksa J.Gn.K.lığından mı?
6. Sanırım artık T.S.K dan ilişiğim kesildi.herhangi bir tazminat ödemem gerekiyormu.?varsa miktarını nasıl öğrenebilirim.
7. Emekli sandığında birikmişimi alabilirmiyim.
8. Emekli sandığından S.S.K ya geçiş yapabilirmiyim.
İlgilenen tüm herkese teşekkürler.
-
Yazan: 31 - 01 - 2008 : 11.35 - VATANKENT
Sitemiz 75 apartmandan ve yaklaşık 1800 daireden oluşuyor toplantı esnasında uyulması gereken kurallar,seçim nasıl yapılır,adaylar listelerini ne zaman açıklar,llistelerde bulunacak asil ve yedek yönetici adayları kaç kişi olmalı,toplantı esnasında seçilen toplantı başkanının yetkileri nelerdir ve en önemlisi seçilen başkan oylamanın sandıkla mı yoksa el kaldırma üsülüyle yapılmasını oylayabilir mi? Sandıkla yapılırsa vekaleten bir kat maliki toplu yapılar site yönetimi seçiminde kendi oyu dişında kaç adet vekalet ile oy kullanabilir ve vakalet nasıl verilir(noter,kendi aralarında,v.s.)
Not:Sitemizde kabul edilmiş bir yonetim planı yoktur
Toplu yapılarda site yönetimi seçimi ve seçilen yonetimin görev ve icratları ili ilgili bilgiler KAT MÜLKİYETİ KANUN'unun dişından bulabilirmiyiz
Saygılarımla
Akif ÖZTÜRK
-
Yazan: 31 - 01 - 2008 : 11.26 - kama76
Merebalar.Değerli avukat arkadaşlar benim sorum şu; Halen Zimmet ve sahte evrak suçundan davam devam ediyor kesinleşmiş bir sonuç yok:Ama yüksek disiplin kurulu benim ihracımı vermiş. Mahkeme sonuçlanmadan bu karar yürürlüğe girermi. Çünkü halen ihraç sebebi gösterilen suçların mahkemesi devam ediyor.Kesinleşmiş bir suçum yok.Bu ihraç kararı yürürlüğe girermi? Eğer ki girerse bu yasalmı? Halen ilişiğim kesilmedi memuriyetten ama disiplin kurulu kararı geldi personel başkanlığına dosya gönderildi diye.
Şimdiden teşekkürler...
-
Yazan: 31 - 01 - 2008 : 11.02 - Engin_Er
Annem iki evli ve ilk kocasından iki kızı olmuş, daha sonra babamla evlenmiş ve iki çocukta biz olmuşuz.
Babam 1997 yılında vefat etti annem ise2003 yılında vefat etti. Babam öldükten sonra
Veraset ilamı çıkarttık ve veraset ilamında Annem,ben ve kız kardeşim mirascı görünüyor, daha sonra annem ölünce yine veraset ilamı çıkarttık, onda da kızkardeşim ve ben mirascı olarak görünüyoruz.
1 - Bu durumda ; Annemin ilk kocasından olma iki kızı yani bizim üvey ablalarımız babamın mirasından pay alma hakları varmıdır.
2 - Yoksa sadece kız kardeşim ve ben mi mirascı olarak mirası almaya hak kazanırız.
3- Babam öldükten sonra kız kardeşim ile iki şahit önünde aramızda bir sözleşme (muvafakat)imzaladık. Kız kardeşim benden tüm miras payına karşılık 500milyon lira aldığını ve anneminde miras payını bana satmasına da muvafakat gösterdiğini beyan etti ve imzaladı.
Aramızda yazılmış bu yazının ne kadar hükmü vardır.
4 - Babamın ölümünden sonra, 1998 yılında anneme adli tabiblikten akli dengesi yerindedir raporuda almak şartı ile ve hissesi karşılığı bedeli banka aracılığı ile ödemek suretiyle annemin mirastaki payı olan 2/8 hissesini (pay temliki suretiyle)satın aldım.
5 - Tapu kaydında annemin miras payını bana pay temliki yaptığı ve benim hissemin 5/8 olduğu ve kızkardeşiminde 3/8 oranında verasete iştirak olduğu yazılı.
6 -Kız kardeşimden daha sonra aramızda yaptığımız sözleşme gereği tapuya davet ederek hissesini tapudan resmi olarak bana satış yapmasını istedimsede buna yanaşmadı.
7 - Babamın ve annemin ölümüne kadar her şeyi ile ben ve eşim ilgilendik hastaneye yatırmak ameliyat ettirmek ve tüm masraflarını karşılamak ve hatta başlarında refakatci kalmak gibi her şeyleri ile eşim ve ben ilgilendik ne öz nede üvey hiç bir kardeş kesinlikle ilgilenmedikleri gibi cenazelerine bile gelmediler.
Not: Miras olarak kalan bir tek ev vardır.
Ayrıca babamın sağlığında şu anda benim oturduğum babamdan kalma evden pay istememesi sözü karşılığında kız kardeşime tek katlı bir ev satın alarak tapu kaydınıda direk onun üzerine yapmıştık,kız kardeşim daha sonra bu evi satarak başka bir yerden ev almıştır. ve şu anda da verdiği sözde durmadığı gibi şahitler önünde imzaladığı muvafakatıda inkar etmektedir.
Bu durumda benim yapmam gerekenler nelerdir.
Değerli hukukcularımızdan aydınlatıcı bilgilerini esirgememelerini istirham ediyorum. Saygılarımla
-
Müteahhitten adi sözleşme ile yapmakta olduğu inşaattan daire satın aldım. Bu arada dairenin kat irtifakı tapusunu aldım. Müteahhit adi sözleşmeye göre daireyi 31.07.2007 tarihinde bitmiş olarak bana teslim etmesi gerekiyordu. Ancak bu olmadı. Görünüşe göre 15/02/2008 tarihinde teslim edebilecek gibi. Sözleşmede geç teslim halinde cezai şart bulunmamaktadır. Ben buna rağmen yaklaşık 6,5 aylık gecikme nedeniyle yoksun kaldığım kira gelirini ileri sürerek hak talebinde bulunabilir miyim?
-
Bir süredir tanımadığım bir şahış eşimi takip etmeye başladı.Laf atmış kaçırma tehdidinde bulunmuş.2 defa da bahçeme girip pencereden eşimle konuşmaya çalışmış.Benim merak ettiğim bu şahsı bahçemde yakaladığımda darp etsem ceza alırmıyım yada ne ceza alırım?Şimdiden teşekkür ederim.
-
Merhabalar,
Aradığımız soruların cevabını burada bilebileceğimizi umarak,vereceğiniz bilgiler için şimdiden teşekkür ederiz.
Aralık ayı itibariyle yönetimini aldığımız,kamu yararına çalışan bir derneğiz.
Yönetimi devir alırken merkezimizin ve lokalimizin bulunduğu yerin mülk sahibi ile herhangi bir kontrat yapmadık.Mevcut bir kontrat ile devam kararı aldık.
Civarımızda bizim gibi dernek merkezi olarak kullanılan yerlerin kirası 1000 YTL civarındadır.Şu anda mevcut kiramız 1500 YTL'dir.Mal sahibi bina için yapılacak hiç bir harcamaya katılmamaktadır.Derneğin ısıtma sistemleri bile eski yönetim tarafından yapılmıştır.Zemin kaplama v.s tadilatlarda bizim yönetimimizce yapılmıştır.Aylık kira bedeli de mal sahibine gününde ve elden ödenmektedir.
Yani kısacası mal sahibine karşı her türlü iyi niyette bulunulmaktadır.
Eski yönetimce yapılmış olan kira kontratı elimizde bulunmamaktadır.Kira stopajı 400 YTL kira bedeli üzerinden hesaplanıp her 3 ayda bu bedel üzerinden ödenmektedir.
Sorumuz şu:
Şubat 2008 itibariyle kirasının artırılacağını ve 1500 YTL olan kira bedelinin 2000YTL olması gerektiğini,ödenmemesi durumunda KİRA TESPİT DAVASI açacağını belirten bir ihtarname ile karşımıza çıkan bu mal sahibi için yapmamız gerekenler konusunda yardımcı olursanız seviniriz.
-
Yazan: 31 - 01 - 2008 : 02.40 - insider
Selamlar, ben başıma gelen olayı kısa yoldan anlatayım belki beni aydınlatabilirsiniz. 3 yıllık bir ilişkim vardı. Evlilik niyetindeydim fakat o okulunun bitmesini beklememi istedi bekledim bitti sonra kursu bitireyim dedi tamam dedim bekledim oda bitti sonra ailemde konuyu bildikleri için bana baskı yaptılar sonra o ailemi ciddi niyetli olduğuna ikna etmek için ailemle tanışmak istediğini söyledi ve tanıştılar. ikna etti ailemi ama kendi ailesini ikna edemedi. İkimiz bu olaylardan önce defalarca kez cinsel ilişki yaşadık ben bir erkeğim ve onun duygu sömürü yaptı bende yenik düştüm. Evlenmeden böyle birşey yapmak istemiyordum kız reşit ve ilişkiye ilk girdiği kişi ben değildim. Ailesi istemediği için benden ayrılmak istedi fakat bunu yüzyüze konuşmak için benden gizledi ve her buluşmamızda önce cinsellik yaşamamızı bekledi ve her cinsel ilişkiden sonra ayrılmak istediğini söyledi bu defalarca oldu ama ayrılamadık. Ailesi onu yurt dışına gönderdi göndermeden 2 gün önce yine aynı şeyleri yaşadık. uçağa binmeden 1 kaç dakika önce bu bahane olsun beni unut bende seni unutmaya çalışacağım diye mesaj atıp telefonunu kapattı. Birlikte çekindiğimiz samimi fotograflar vardı o gittikten 2 hafta sonra resimlerden bahsettim benden ayrılmaması için. Oda bu esnada orda bir başkasıyla ilişki kurmaya başlamış. Resimler yüzünden beni geldiğinde dava etmesini istedim eğer beni sevmiyorsan bunu yap dedim. Neyse ilişki süresince sürekli tutarsız konuşmaları olduğundan defalarca yalanlarını yakalamıştım her seferinde bir daha olmayacağını söyleyip her seferinde de yaptı psikolojim tamamen bozuldu ve hala psikolojim bozuk. Buraya geldiği zamandan 1 ay sonra hafta içi diğer ilişkide olduğu kişiyle buluşuyordu ve bana çeşitli bahanelerle yalan söylüyordu
hafta sonu ise benimle birlikteydi birbirlerimizin mail şifrelerini biliyorduk ve ben onun bir mailinde beni aldattığını açık ve net bir şekilde öğrenince sinir krizi geçirip ona tehditler hakaretler savurmaya başladım. Ona benim yanıma gelmesini söyledim gelemeyeceğini anca eşyalarını toparlayıp ailesine belli etmeden 3 gün sonra gelebileceğini söyledi. Elimde hangi resimlerin olduğunu söyledi onunla buluştuğumda resimlerin hepsini silmiştim ancak o resimleri mailinde saklamış onun mailinden ona yolladım. Ertesi gün yola çıktığını benim onu terminalden almamı istediğini söyledi telefonda benden çok korktuğunu biliyordum. Yalnız gelmeyeceğini de biliyordum ama ne olursa olsun herşeye rağmen onu seviyordum ve sonucu ne olursa olsun katlanmak gerekirse ölmek istiyordum. Geldi ve yalnız gibi davranıyordu telefonunu istedim ve mesajları okudum benim için diğer arkadaşına küfürlü kelimeler yazmıştı ve deliye dönmüştüm vurmak istedim ama vuramadım. Sonra telefonundan babasının telefonunu bulup onunla konuşmak istediğimi söyledim. Tam babasının telefonunu bulup arayacağım anda 2-3 kişi saldırdı. Saldıran adamlardan biri terminal jandarmasına doğru götüreceğini söyleyip otopark a doğru götürmeye başladı burnum kanadığı için burnumu yıkama bahanesine biraz oyaladım. Eğer jandarma gelmemiş olsaydı ben oyalarken ne olurdu bilmiyorum ancak jandarma gelmeden hemen önce telefon geldi ve adam senin arabaya getirdim gel götürelim dediğini duydum. Jandarma hepimizi durdurunca bana şikayetçimisin dedi değilim dedim ancak bana saldıranlar biz şikayetçiyiz dedi. Başıma bir çok darbe aldığım için dengem ve düşünme yeteneğimi tam anlamıyla kullanamıyordum. Şubat 27 sinde mahkemem var şantaj suçundan ve 3 mart ta benim açtığım dava var. Konuyu en başından anlattım biraz uzun oldu ama olayları tamamen bilip öyle değerlendirmenizi istedim. Cevap yazsanızda yazmasanızda şunu belirteyim. Herhangi birşey yapacak değildim. Çünkü onu gerçekten sevmiştim.
-
Yazan: 31 - 01 - 2008 : 02.34 - sevsence
İyi Günler,Ben Bir Film Web Sitesi Açacağım Yani Ayrıntılarını Açıklıyayım;
*Film İndirme Ve Film İzleme Seçenekleri Bulunduracağım
*Fakat Ben Bunları Kendi Siteme Yüklemeyeceğim Yani Önceden Başkalarının
Yüklediği "Rapidshare" Dediğiniz Linklerden Koyacağım Siteme
Sonuç : Bunun Hukuk Açısından Siteme Bir Zararı Olurmu Yani Sitem Kapanırmı ?
Kapanmaması İçin Neler Yapılabilir ? Siz Değerli Avukatlarımızdan Cevap
Bekliyorum Şimdiden İlgilendiğiniz İçin Teşekkürlerimi Sunuyorum.
-
Yazan: 31 - 01 - 2008 : 02.09 - gokkhan
İyi Günler,Ordu Evlerine Sivil Ziyaretçi Yani Misafir Getirebiliyormuyuz ?Bu Konu Hakkında Herhangi Bir Düzenleme Var Mı.Cevabınızı En Kısa Zamanda Bekliyorum.
-
Yazan: 31 - 01 - 2008 : 00.38 - hipokrat
26 daireli bir apartmanın zemin katında oturmaktayım.15 yıllık bir yapı ve geçen sene asansör 2-3 kat aşağı kayarak düştü ve sıkıştı bunun sonuncunda yaklaşık daire başı 100 tl ödenerek geçici bir çözüm bulundu.Zemin katta olsam da düşen payı ödedim(eve yerleşmenin 3. yılında-not : burada hem asansörü kullanmamakla ilgili hem de asansörün neredeyse 15 yıldır kullanımda olması ile ilgili noktalarından itirazım olmadı)
Bu seneki toplantıya katılmadım,ancak aidat için kapıcı geldiğinde elindedki kağıtlardan öğrendiğime göre "asansörün sorunlarının müzminleştiği ve kazaya sebebiyet vermemesi için makine motor aksamının değiştirimesi için anlaşmalı firmayla 8.260 tl(sekizbinikiyüzaltmış tl)ya anlaşıldığı(3 yıl garantili) ayrıca teyid?! ettirmek için başka bir firmaya kontrol ettirildiği " şeklinde yazılmış.
Bu para da her daireyle eşit olarak bana da 320 tl olarak 5 taksitte ödenecek şekilde (Şubat ayında başlamak üzere) bölünmüş.
Öncelikle ilk toplantılara katıldığımda 26 dairelik apartmanda 4-5 kişilik bir gurubun dışında kimse ilgili değil ,katılım az ve aralarında yöneticilik dönüp durmakta,ve defter tutulmasına rağmen bir çok noktada eksikleri ,bilgisizlikleri ve hesap verme alışkanlıkları olmadığını gördüğümden son iki toplantıya girmedim.(örnek vermek gerekirse yönetimdekiler ap. yöneticisi el kitabı benzeri kitapları bulundurmuyor ve kullanmıyorlar-Alınan kararların çoğu uygulanmıyor,toplanan para bankaya yatırılmıyor,alınan kararlar panoya 3 haftadır asılmıyor ,doğalgaza geçiş olduğu halde yangın tüpü alınmıyor vd)
Ev sahibi olsam da henüz banka borçlarımın devam etmesi ve diğer ekonomik gerekçeler de konuyla dolaylı olarak ilgili görünüyor.
Bu noktalar ışığında;
1- Zemin katta oturmamdan dolayı bu yapılan paylaşıma itiraz ederek yeniden hesaplanmasını ,payıma düşen miktarın azaltılmasını ve makul taksitlere bölünmesini isteyebilir miyim?
Ayrıca asansörün katlara göre kullanım sıklığının belirlenmesi isteyerek buna göre yeniden makul bir paylaşım yapılmasını isteyebilir miyim?13 Ocakta toplantı yapıldı henüz panoya aslımadı ve tarafıma bildirilmedi (Şubatta başlayacakmış)
2-Apartman yönetiminin (belli bir gurubun elinde olmasından dolayı ve ilk toplantılarda hesaplara bakmak istediğimde izin verilmemesi benzeri deneyimlerim olduğundan ) uygulamalarından her zaman şüphe etmekteyim.
Sözgelimi ilgili firmayla anlaşılmasından sonra başka firmaya teyid ettirildiği şeklinde bir ifade var yazıda.
Öncelikle ana firmadan alınan teklifin yazılı olarak alınması ve bunun panoya asılarak bildirilmesi gerekmiyor mu?Ayrıca bu bedelin gerçek rakamı yansıtıp yansıtmadığını bir başka bağımsız firma ya da firmalara yazılı olarak istenmesi ve bununda herkese bildirilmesi gerekmez mi?
3-Toplantının üzerinden yaklaşık 3 hafta geçti,itirazımı yöneticiye yazılı olarak bildirmem en uygunu mu, zaman kaybım var mı ve toplantıya katılmamakla ilgili bir hak kaybım olma olasılığı var mı?
4-Sözgelimi yönetim tüm bunları reddederse ben de makul bir sonuç almadığımdan dolayı ödeme yapmaz ya da vadeleri uzatırsam yönetimin yapacakları nelerdir?Sözgelimi icraya vermek yöntemi varmış,burada bana icradan bir uyarı geliyor ve ben de buna 1 hafta içinde gerekçelerimle itiraz edersem yargı aşamasına mı geçiyor?
Konuyu biraz uzatmış ve detaylı sorular sormuş olabilirim,ancak tüm amacım herşeyin hakkaniyete göre yapılması ,eşitlik ve yönetimin tüm bu işlemleri kurallara uygun olarak yapıp yapmadığından emin olmak diyebilirim.
Yanıtlayanlara şimdiden çok teşekkür ederim.
-
CAN PARÇASI
Yağmur ertesi gözlerinden süzüldü kristaller
Yüreğimde parladı
Kırılan bir can parçasıydı
Adındı
Güneş öncesi buz dağının maviliğiydi görünmeyen
Gözlerindeydi gözlerime dökülen
Yarım kaldı yıldız tanesi
Düşerken kaderimin zahiri ellerinden
Yeniden doğmak geceye
Ezberlemek adını hece hece
Kaybolmak bir şairin hislerinde
Rüya olmak bir aşığın geleceğinde
Seninle yalnızca seninle ağlamak bir sonbahar hüznüne
Esirgeme hüznünü hüzünlerimden…
Ersin TOSUN
-
Yazan: 30 - 01 - 2008 : 21.58 - moulen
tesekkur ederım
-
Yazan: 30 - 01 - 2008 : 21.26 - 4temmuz
Nafaka alan boşanmış eş, vefat etmiş babasının emekli maaşını da alabilirmi? Alınan emekli maaşı nafaka ödemeyi devam ettirir mi? Boşanmış eşin annesi de vefat etmiş babasının emekli maaşını almaya devam etmektedir.
-
Yazan: 30 - 01 - 2008 : 21.16 - cantur
Merhabalar,
Sorularım kısa ve öz olsun istiyorum.
Halihazırda çalıştığım şirket teknokent şubesi açmakta ve vergi muafiyeti yaşayacak
1 - Brüt aldığımız maaşlarımızdan vergileri kesip ortalama aldığımız paraya göre nete geçecekler.Biliyorum bu yasaya aykırı sözleşmede yazan maaşı ödemek zorundalar.Fakat bunu yapmayacaklarını söylediler.Elimde önceki aylara ait onaylı bordro yok.Sözleşmemde yazan maaşı almak için ne yapabilirim?
2 - Yeni bir sözleşme imzalatacaklarmış ve yeni net maaşı yazacaklarmış buna nasıl itiraz edebiliriz ? İmzalamayıp bordromda yazan maaşı mı istemeliyim?
3 - Şirket bizi bir sabah bir akşam olmak üzere teknokent personelinin yapmak zorunlu olduğu yüz okuma sistemine tabi tutmak için sabah ve akşam teknokente gitmek zorundasınız diyerek zorunlu tuttu.Fiili olarak çalışma yerimiz teknokent dışında olacak bu kesin ama sadece yüz tanıma sistemi için sabah ve akşam bunu tüm personele zorunlu tuttu.Biliyorum bu da "4691 Sayılı TGB Kanunu" vergi konusunda yasak.Kanunsuzluğu engellemek için ne yapabiliriz?
Teşekkürler
-
Yazan: 30 - 01 - 2008 : 20.07 - nzmkck
Ben yaklasik 4 sendir bi sirkette calisiyorum...2 vardiye olarak calisiyoruz ve gece 10 saat calisiyorum ve bu 12 saate cikarilicak ve ben gece calismasinda 7.5 saatten sonrasinin yasal olmadigini okumustum ben bu 7.5 saatin dısında calismak ıstemıyorum ve calısma saatımız 12 saate cıkarıldıgında nasıl bır yol ızlemelıyım benı bılgılendırebılırırmısınız
Ayrıca 3.5 senedir vardiyeli bi sekilde calisiyoruz ve gece farki verilmiyor...Bu farkı iş veren vermek zorundamıdır bole bır zorunlulugu varsa da ben 3.5 senelık gece calısmıs oldugum farkı nasıl alabılırım ne yapmam gerekıyor...
Şimdiden ilginize tsk ederim saygilar
-
Yazan: 30 - 01 - 2008 : 19.42 - frn15
Bir kamu kurulusunda calısıyordum. Kuruma bağlı iktisadi işletmenin saymanlığını yurutmekteydim. Maliyece vergi denetimine alındık. Denetleme sonucunda işletmenin kurumlar vergisinden muaf olan birimleri vergiye tabi birimlerinden ayrıştırılarak " ayrıca kamu kurumuna baglı bir işletme olduğumuzdan, kamu kurumunun işletmemizden yaptığı alımların faturaları ita amirince kestirilmeden stoklarda kalması ve vergi denetmenleri tarafından bu malların depomuz olmadığından stoklanamayacağı ve satılmıs mal olarak işlem yapılarak" vergi tahakkuk ettirildi ve tahakkuk eden vergi gecekme faizi ile kurumdan tahsil edildi. İç işleri bakanlığı kontrolorlerince ise yapılan bu vergi ödemesine ait gecekme faizlerini hazırlanan layiha da kamu zararı olarak gosterildi. Bu yapılan işlem benim hiçbir kusur ve ihmalim yoktu. Çünki vergi dairesine tum beyanname ve vergi beyannamelerini zamanında verilmiştir. Sadece ita amiri tarafından kurumdan işletmeye ödeme yapılmadığından ve fatura kestirilmediğinden meydana gelen vergilere ait gecikme faizlerinin kamu zararı olup olmadığı hususunda bilgisi olan arkadaslar varsa ve cevaplarsa memnun olurum.
-
Yazan: 30 - 01 - 2008 : 19.23 - al2560
devlet hastanesine yapılmış olduğum 2 yılık bilgi sistem sözleşmem var hiç bir gerekçe olmadan benim yapmış olduğum 2 yılık sözleşmemi hiçe sayarak yeni bir ihaleye çıkıyorlar bununla ilgili ne yapmam gerekir ve sözleşmeminde bitmesine 13 ay var ama hiç bir uyarı ve ihtar almış değilim verdiğim hizmetede aralıksız devam ediyor idarenin bana yaptığı bu haksızlığa karşı haklarım ve hukuki boyutu ne ola bilir nelerdir veya ne yapa bilirim bu konuda bana nasıl yardımıcı ola bilirmisiniz teşekür ederim
-
Yazan: 30 - 01 - 2008 : 18.54 - TUNCCAN
Kendi adıma kiralamış olduğum ofisi bir süre önce arkadaşıma tekrar komisyon ödememesi için verdim ve elektrik, su açması için kendi aramızda kontrat yaptık. Mal sahibine bu durumu söylememe rağmen avukata giderek şikayetçi olmuş. Arkadaşta sağolsun sanki hiç bir şeyden haberi yokmuş gibi davranmış. Ben bu şartlarda cezalı olur muyum? Sonuçta iyi niyetli olmamın cezasını çekeceğim ama 1 sene hapis yatacaksın dediler. Lütfen yardımcı olun.. Teşekkürler.
-
cevaplarınız için şimdiden teşekkür ederim.
bir arkadaşımın sıkıntıları var işlerinden dolayı ve çalışmış olduğu firmaya vermiş olduğu çekleri ödemede sıkıntı yaşıyor.
1. ileri vadeli çekleri firma gününde önce işleme koyabilir mi ?
benim bildigim çekde vade yoktur. ama çeki gününden önce ödemezse (çünkü ödeme tarihi gelmemiş) ne gibi yaptırımlar yapabilirler.?
2.firmaya vermiş olduğu çekleri firma gününden önce avukata verip tahsil yoluna gidebilirmi.?
3 arkadaşım nasıl bir yol izleyebilir.? malesef şu anda piyasa daki sıkıntılardan dolayı bu sıkıntılar içinde kötü niyet ve artniyet kesinlikle söz konusu degil.
-
Yazan: 30 - 01 - 2008 : 18.23 - peri_0
selamlar
yeni başladığım bir firmadan 1 hafta sonra 2.şahıslar tarafından çıkarıldım. olay kesinlikle benden habersiz oldu ve işveren istifa dilekçesi imzalamamı istedi bende mecbur kabul ettim yanlış bişey yapmışmıyım veya bu gibi durumlarda ne yapmam gerektiği hakkında bilgilendirirseniz çok memnun olurum şimdiden teşekkürler
-
Merhabalar;
Son günlerde adıma açılan bir facebook grubunda kişilere küfür edilmekte resmim çalınıp gruba konulmakta hakaret vari sözler bana karşı sarf edilmekte.Bunu savcılığa vermek çin nasıl bir dilekçe yazarım.Yapan kişi belli değil.Şimdiden teşekkür ederim.
Saygılarımla...
-
Merhaba! Ankara' da cep telefonu alım satımı yapıyorum. Yıllar önce bir yakınıma sattığım telefon için ifadem gerekti. Karakola gittiğimde bizim sattığımız makinanın seri numarasının başka bi telefona ait olduğu ve diğer telefonun çalındığı ortaya çıktı. Çok şaşırdım. Benim sattığım telefon nokıa 6230 idi. Çalınan telefon ise nokıa 8800mış. Sattığım arkadaşım karakola benden aldığını beyan etmiş ve karakola 6230 u teslim etmiş. İfadesinde benden aldığını sölediği için mahkeme beni sanık olarak yargılayacak. Daha hiç duruşma olmadı. Ben de zamanında o telefonu kutulu garantili ve faturalı olarak aldım ama aldığım kişiden ne bir form ne de bir kimlik aldım. Kutulu faturalı olarak geldiği için şüphelenmedim hiç ama şu anda hırsızlık malı bilerek satmakla yargılanıyorum. Çalınan telefon ve bizim makinamız farklı cihazlar. Yardımcı olursanız sevinirim.
-
Yazan: 30 - 01 - 2008 : 17.28 - themis08
Merhabalar,
Boşanma davasının açıldığı tarihten sonra ancak boşanma ilamı kesinleşmeden önce eşlerden biri tarafından alınmış bir taşınmaz var.Boşanma davası boşanmayla sonuçlanmıştır.
Diğer eşin açtığı mal rejiminin tasfiye davasında boşanma kesinleşmeden önce alınan bu taşınmaz edinilmiş mal olarak tasfiyeye dahil edilir mi acaba ?
Yardımı olacak arkadaşlara şimdiden teşekkürler.
-
Yazan: 30 - 01 - 2008 : 17.27 - umutomer
merhaba ben apartmanda kapıcı olarak görev yapıyorum ben haziran ayında işe başladım benim sigortam 1 ağustos'ta yatırılmaya başlanmış işe giriş tarihim 1 ağustos olarak gözüküyor sözleşmede imzamda var fakat sorun şu ki benim aralık sonunda çocuğum rahatsızlandı ve ben cebimden 450 ytl para ödedim ben haziranda işe girdiğimi ispatlayamam mı ve beni işten çıkarıyorlar bana yazı imzalatmak istediler 15 gün içinde evi boşaltacaksın diye bende imzalamadım araştırıp ole imzalıyacağımı soledim evrakların fotokopisini istedim bana vermediler avukatın gelsin dediler.. ne yapmam gerek yorumlarınızı bekliyorum saygılar teşekkürler... evdeb çıkamıyorum çünkü ev kirası ödeyecek param yok nisana kadar müsade dediler ama çıkardılar...
-
Yazan: 30 - 01 - 2008 : 17.18 - taner_10
Öncelikle herkese kolay gelsin.Olay şöyle gelişti;Ben meslek lisesi 3.sınıf öğrencisiyim,okulumun öğle arasında kardeşimi alıp eve götürmek üzere onun okuluna gitmiştim,kardeşimi aldıktan sonra onu bisikletime bindirerek eve doğru gidiyorduk,Fevzi Çakamak ismindeki cadde üzerinde seyir halindeydim,cadde yokuş aşağı doğru idi.Geçmiş olduğum cadde üzerinde daha önce çok kaza olduğunu bilmiyordum,bisikletimle yokuş aşağı inerken yol ayrımına geldiğimde karşıma bir araba çıktı,ben bisikletimin frenine basıp durdurmaya çalıştım fakat karşıdan gelen araç yoluna devam etti ve çarpıştık,ben ve kardeşim bisikletimle birlikte arabanın üstünden uçarak kaldırıma çarptık,araç içindeki şahış tüm bu olanlara rağmen yoluna devam ediyordu,ben ayağa kalktığımda kardeşimi baygın görünce şok olmuştum,o şok anı ile ne yapacağımı şaşırmıştım,hemen 112'yi arıyordum,bu arada çarpıştığımız araç hiç aldırmadan yoluna devam ediyordu,çevreden bir kaç insan çarpan şahısın arkasından bağırdı,sen çarpıpta nereye kaçıyorsun diye,sonra şahıs durdu,bende kardeşimi alarak,bize çarpan şahısın arabasına binerek hastahaneye gitecektik,tam yola koyulmuştuk ki,daha sonra olay yerinden polisler geçiyormuş,çevredeki vatandaşlarda,polise hemen bu olayı anlatıp,araçın plakasını vermiş,biz şahısın arabası ile hastahaneyegiderken,polis yolda arkamızdan anons ederek bizi durdurdu,ben kardeşimi alarak direk polis arabasına bindik,bu şekilde hastahaneye ulaştık,kardeşim basit tıbbi müdahele ile yaralandı,benim kolumda yaralar var,bunun raporlarını aldık ve polise ifade verdik,ve bize çarpan şahıstan şikayetçi olduk.Nisan ayında mahkememiz var....Siz çok Saydıdeğer avukat abilerim bu davanın sonucu ne olur bana bilgi verirseniz çok sevinirim,şimdiden teşekkürler.....
-
Yazan: 30 - 01 - 2008 : 16.24 - erdoğan35
20 yıldır çalıştığım limited şirket de mühendis olarak görev yapıyorum.yönetim kurulunda baba ve oğlunun bulunduğu bu firma ya ait fabrikada ve büroda toplam 15 çalışan daha var.
Ağustos 2007 de firma sahipleri aniden ortadan kayboldu.kendilerine ulaşamadığımızdan önceleri ne olduğunu anlamadık ama sonra sahipsiz kalan fabrika, alacaklı akınına uğrayınca anladık ki şirket sahipleri kamu ve şahıslara aşırı derece borçlanmış ve ödeyemeyeceğini anlayınca ortadan kaybolmuş.Şirkete ait mali durumu, kimlere nasıl ne şekilde ne kadar borçlandığını,alacaklılardan kurtulmak için yapılan muvazaalı işlemleri vs bilen yada bilmesi gereken 2 kişiden biri, serbest muhasebeci diğeri de , şirkette çalışan ve şimdi sadece telefonla ulaşabildiğimiz emekli bir mali müşavir .Bu kişiler işveren adına ssk bildirimlerimizi yapıyor ancak maaş alacaklarımız için sadece sabır diliyor.Çalışma müdürlüğüne gittik aciz vesikası yada iflas kararı olmadan ücret garanti fonundan yararlanmamızın mümkün olmadığını ayrıca şikayet dilekçesi yazsak ta sonuç almamızın zor olduğunu zira işyerinde kimsenin olmadığını söylediler.avukata gittik kağıt üzerinde şirket adına hiçbir şey gözükmediği için davayı kazansak ta sonuç almanın mümkün olmadığını söyledi.bu durumda kimse ne yapacağını bilmiyor ücret ve kıdemini yitirmek istemediği gibi iş bulmanın zor olduğu bu dönemde hiç değilse ssk bildirimlerinin yapılmasını kar sayıyor.Böyle bir tablo karşısında hepimizin aklından geçen şu soruyu sormak istiyoruz.
1-Kıdem ve ücret alacak haklarımızı kaybetmemek için bu şirkete istifa dilekçesi vermeden bir başka şirkette işbaşı yapabilirmiyiz?
2-2 yerde ssk lı gözükmek işveren için tek taraflı fesih hakkı oluştururmu?
konu hakkında bilgi verenlere şimdiden teşekkürler.
-
Yazan: 30 - 01 - 2008 : 15.41 - mesaog
Yıllardır göremediğim bir arkadaşım istanbulda .Adresi ve telefonu değişmiş.Kendi adına , anesı-babası adına kayıtlı herhangi bir telefon mevcutdeğil yada rehberlerde kayıtlı değil.Bu arkadaşa ulaşabilmemin yollarını ararken ssk nın sitesine girdim ve ssk numarasından hala istanbulda oldugunu öğrendim.
Sorum şu İl-şube 34/09 işyeri no:208328 olarak yazıyor. buişyeri numarasından iş adresini nasıl ögrenebılırım veya ögrenmenın yöntemi varmı.?
Şimdiden teşekkür ederim.
-
Yazan: 30 - 01 - 2008 : 15.40 - eyup92
iyi günler ben 2002-10.07.2007 ylı arası sigorlalı çalıştım,işten çıktım.
15.10.2007 de tekrar işe girdim ve 27.01.2008 de işten çıkarıldım haksız sebep ten dolayı.Ben şimdi işsizlik maaşı alırmıyım.
-
Miras yoluyla 4 hissedar olarak sahip olduğumuz gayrimenkulun satışını tapudan yaptık ve yeni tapu yeni alıcıya verildi.
Bir süre sonra sattığımız binadan yönetici gelip, 2 sene önce açılan binada çatı yapılması ile ilgili bir dava olduğunu ve bunla ilgili davanın sonuçlandığını, bizimde kendi payımıza düşen bir para olduğunu ve bu parayı bizden ödememizi istemişdir.
Bizde artık bizim öyle bir yerimiz olmadığını, vergi dairesinden ve belediyeden borcu yoktur belgeleriyle birlikte satışı gerçekleştirip sattığımız söyledik.
Tapusu bize ait olmayan, daha öncesindede bir tek gün bile kullanmadığımız ve kiraya bile vermediğimiz bir yer için bizden para talep edebilirlermi?
-
Ben bir konuda bilgi rica edeceğim benim adslim var ama telekom biliyorsunuz telefon hattıda ayriyeten istiyor ama telefonumu hiç kullanmıyorum konuşma açısından ama adsl için bulundurmak zorunda kalıyorum.Ben hattımı iptali isteyip sadece adsl kullanamazmıyım Telekom bunu kabul etmiyor ama dava açsam telefonum iptali isteyip sadece adsl kullansam olmazmı.Çünkü kullanmadığım halde hat için ayda 19YTL ücret ödemekteyim konuşma yok bunun içinde.Vereceğiniz bilgiler için şimdiden teşekkür ederim
-
Yazan: 30 - 01 - 2008 : 14.46 - sty
Haftada 5 gün günde 1.5 saat çalışan bir kişinin kıdem tazminatı nasıl hesaplanır.Yasada belirtilen maddi hakları kıyaslanır ifadesi zaten ücret tespitinde yapılıyor .Yani kısmi çalışan tam gün çalışana göre elbette daha düşük ücret alıyor.Esas sorun kıdem tazminatına esas sürenin hesabında çıkıyor.Yargıtayın bu konuda farklı kararları olduğunu gördüm.Son durum nedir?
-
Bir bilgisayar firmasından kampanya kapsamı içinde eski ekran kartımı götürüp fark ödeyerek yeni bir ekran kartı aldım. Kartın kutusunda ana firma tarafından 3 yıl garantili yazıyor, lakin bizdeki garanti süresi 2 yıl sanırım. Neyse, görüntü de bozulmalar olduğu için kartı teknik servise verdim, bana arıza olmadığını söylediler ama ısrarlarım sonucu daha kapsamlı bir testten geçirildiği zaman arıza tespit edildi ve ve kart birebir değiştirildi. aradan 6 ay kadar geçtikten sonra verilen yeni kartta aynı sorun nüksetti, Servise verdiğim zaman garanti süresinin bittiğini söylüyorlar. Şimdi
1) para verilerek kampanya ile değiştirilen bir ürünün garanti süresi yeni kartın alındığı tarihmidir yoksa ilk ürünün alındığı tarihmidir?
2) garanti kapsamı içinde birebir değiştirilip yenisi verilen bir ürünün garantisi yeniden mi başlar yoksa eski ürünün garanti süresi içine mi dahil edilir? (kart onarılıp geri verilmemiş resmen farklı seri numarasına ait yeni bir ürün verilmiştir.)
3) yurtdışından kendi orjinal ibaresi ile bazı ürünler mesela 5 yıl garantilidir ama bizim kanunlarımıza göre bunun garantisi 2 yıl mı dır ?
-
Yazan: 30 - 01 - 2008 : 14.04 - acacoon
Su anda oturdugum ev satilmak uzere. Evi almayi dusunen kisi yatirim amacli alacagini ve evde oturmaya devam edebilecegimi soyledi. 5 Subat 2008'de kontratimizin suresi doluyor. Evi alacak kisi kira konusunda istedigi artisi yapabilir mi yoksa artis mevcut kontrata gore mi yapilir? Bu konuda kiraciyi koruyan ve yeni ev sahibinin keyfi ucuk kira artisi yapmasini onleyen bir kanun var mi?
Tesekkurler.
-
kayıp bir kabilenin şivesiyle konuşmak istiyorum seni
dile düşmesin, kirlenmesin heveslerim
unutulmuş alfabelerle yazmak gökyüzüne ismini
sesini çizmek henüz bestelenmemiş şiirlere
içinde filizlenmek belki de kim bilir
sende dirilmek
dinlenmek teninde
çözmek ve çözülmek ilmek ilmek
yıkılmış medeniyetlerin en şatafatlı gecesinde okşamak gölgeni
kainatın ilk sabahlarında kulağına fısıldamak
seninle ıslanmak baharın ılık yağmurlarında doyasıya
sokaklarda serseri bir ıslığı hevesle kovalamak
sürüklenmek peşin sıra soluk soluğa
sıcaklığında uyumak, uyanmak
yazılmak masallara
çocuk olmak, çoğalmak
kayıp bir kabilenin şivesiyle konuşmak istiyorum seni
ve seninle kadın olmak
ocak 2008 / zeugma
arzu eşbah
www.adalethanim.azbuz.com
-
Sayın İlgililer,
3 ay önce evlendim. Şiddetli geçimsizlik,ağır kişilik çatışması,hakaret ve aile problemleri yüzünden ayrılma kararı aldık.Hiçbir mal varlığım yok evdeki eşyalarıda paylaştık ve eşim annesinin yanına gitti. Şimdi babası beni arayıp düğünde ailesinin taktıklarını geri isteme şartıyla davayı uzatmayacaklarını söylüyor. Harcanan takıları eşimin rızasıyla ortak ihtiyaçlarımız için harcadık.Ayrıca son gün kavgamızda yüzümü paramparça etti.Bunun için bi yere başvurmam gerekiyor mu?
Benden bunları isteme hakları var mı,benim harcadıklarım ne olacak? Dava haline dönerse muhtemelen sonuç ne olur.
Yardımlarınız için teşekkürler.
Saygılarımla.
-
Arkadaşlar merhaba sn günlerde çılgınlık haline dönüşen facebook ta adıma bir grup açılmış ****'dan nefret edenler die kendi profilimin resmi çalınarak gruba konulmuş en yakın arkadaşımın facebookta üyeliği olduğu halde tekrar açılmış ve onu grubun admini yapmışlar grubu kuran şahıs tüm herkese küfür dolu mesajlar yollamış onları gruba davet etmiş bu grubun kapatılması ve şahsa ceza verilmesi için ne yapmam gerekiyor.Çok zor durumdayım Şimdiden yardımlarınız için çok teşekkür ederim.
-
Yazan: 30 - 01 - 2008 : 12.48 - icebox
Bu sorunuma yardımcı olabilecek arkadaşlar şimdiden çok teşekkür ederim.
Sigorta Poliçesi eşimin üstüne olan araçla bir kaza yaptım.
Kazada 20% ben 80% karşı taraf suçlu bulundu, fakat benim ehliyetimin alman ehliyeti olmasından dolayı ve türkiyede bulunduğum dönem 1 seneyi aştığı için sigorta ehliyetsiz duruma düştüğümü ve perte çıkan aracın (29,000 YTl) bedelini ödemeyeceklerini beyan ettiler. Bu durumun sigorta poliçesinde yazmadığını söylediğimde bana sigorta genel şartlarını öne sürdüler bunun üzerine bir araştırma yaptım ve orada sadece ehliyetsiz olmaktan yabancı ehliyetten söz etmediğini belirttiğimde bu sefer bana trafik kanunu öne sürdüler.
Bu durumda acaba ne yapabilirim.
Not: Almanya'da büyüdüğümden dolayı türkçemi hoşgörmenizi diliyorum.
Teşekkürler.
-
Yazan: 30 - 01 - 2008 : 12.03 - pdgarzu
İyi günler;
Kardeşim üniversite öğrencisi.Ek kontenjanla ekim ayında okula kayıt yaptırdı.Bulunduğu bölgede okuluna yakın bir yurt bulunmadığı için öğrencilerin kaldığı bir pansiyona yerleşti.Hazırlanan sözleşme öğrencilerin eğitim öğretim gördükleri (Eylül-Haziran)9 aylık süreyi kapsıyor.Kardeşim bu sözleşmeyi imzalayarak dolayısıyla 9 ay boyunca pansiyonda kalacağını taahhüt etmek durumunda kalmış.Ancak şartlarından memnun kalmadığı için 3 ay (Ekim-Aralık)kalıp eve çıktı.Kalmış olduğu sürelerin ödemesi elden yapıldığı halde karşılığında makbuz verilmediği için bunu ispatlıyamıyor.Pansiyondan yararlanmadığı Eylül ayı ve ödemenin yapılmadığı iddia edilen bir başka ayın ödemelerini tahsil etmek için pansiyon sahibi yasal işlem başlatmak üzere sözleşmeyi avukata vermiş.Elimizde sözleşmenin bir örneği olmadığı için bunu avukattan faxlamasını istiyorum ancak avukat göndermek istemiyor.Pansiyon sahibi bu şartlarda yasal işlem başlatabilir mi?,avukatın sözleşmeyi faxlamaktan çekinmesi normal olabilir mi?Teşekkürler
-
Merhaba hizmete başlama tarihim 1988.Toplam pirim ödeme gün sayısı 6.651 gün.Doğum tarihim 20.08.1954 ne zaman emekli olabilirim.En kısa sürede ne zaman maaşa bağlanabilirim?(Erken yaşlanma)Her iki durumdada emeklilik tarihlerini yazarmısınız?
-
Yazan: 30 - 01 - 2008 : 10.56 - bestercab
Merhaba. Özel bir şirkette 6 yıldır memurluk yapmaktayım. Askerlik için karar aldırdığım süre yaklaşmakta. Askerlik nedeniyle istifa etmem halinde tazminat alma hakkım var mı? Son zamanlarda bununla alakalı kanun değişiklikleri oldumu? Yardım edenler şimdiden teşekkür ederim.
Saygılar.
-
Yazan: 30 - 01 - 2008 : 10.50 - oceansoul
Değerli arkadaşlar, bir taşınmaz üzerine taşınmazı yapan şirket tarafıdan konulmuş sembolik bir ipotek mevcut. Fakat bu şirket 5-6 yıl kadar önce tasfiye edilmiş bu sebepten kendilerine başvurup ipotek bedelini ödeyemiyoruz. Bu ipoteği kaldırmamız için ne yapmamızı önerirsiniz? İcra dairesine başvurup ipoteğin kaldırılmasını mı talep etmeliyiz? Elimzde ipotek sahibine ait bir adres mevcut değil.
Bu konuda ne yapmamızı önerirsiniz? Şimdiden teşekkürler...
-
Doğan CÜCELOĞLU'NUN, Eğitimindeki Katılımcılarla bir konuşmasından
alıntıdır.
Doğan Cüceloğlu: Arkadaşlar, aranızda ölümcül hastalığı olan var mı?
Bir Katılımcı: Hocam Allah'a Şükür bildiğimiz kadarıyla yok.
Doğan Cüceloğlu: Ne güzel! Peki, bana, istisnasız tüm insanların, yani
altı milyar insanın da başına geleceği garanti bir şey söyler misiniz?
Cevap: (neredeyse otomatik olarak çıkar) ÖLÜM
Cüceloğlu: Gerçekten de ölüm tüm insanların başına geleceği
kaçınılmaz olan tek şeydir. Doğum da tüm insanların başına kesinlikle
gelmiştir ama bundan sonra başa gelmesi kesin olan tek şey
ölümdür. Başka hiçbir şey insanların tümünün başına gelmeyecektir.
Peki, madem öleceğimiz garanti, bu benim ölümcül bir hastalığım
olduğunu göstermez mi?
Katılımcılar: (Burada sessizce, başlarıyla onaylamaya
başlarlar)
Cüceloğlu: Öleceğim belli ise, benim ölümcül bir hastalığım olduğuda açıktır...
Peki, ne zaman öleceğimizi biliyor muyuz?
Katılımcılar: Hayır
Cüceloğlu: Bu saniye içinde olma olasılığı var mı?
Bir Katılımcı: Evet var.
Cüceloğlu: Ya Yarın?
Bir Katılımcı: Evet.
Cüceloğlu: Ya 30 yıl sonra?
Bir Katılımcı: Olabilir.
Cüceloğlu: Peki bunlardan hangisinin sizin başınıza geleceğini biliyor musunuz? Mesela bu akşam eve sağ salim varacağınızı nereden biliyorsunuz?
(Sınıf sessizce dinlemeye devam eder. Çünkü;genellikle yaşama böyle bakmamışlardır.)
Cüceloğlu: Peki bir de tersini düşünelim, bu akşam eve döndüğünüzde, bu sabah evden çıkarken sağ salim bıraktıklarınızı sağ bulma garantiniz nedir? , Var mıdır böyle bir garanti?
Bir Katılımcı: Yoktur Hocam.
Cüceloğlu: Peki nereden biliyoruz az sonra telefonun çalmayacağını
ve evdekilerden birinin az önce öldüğünün bize söylenmeyeceğini?
(Katılımcılar burada rahatsız olmaya başlarlar) ve bir katılımcı:
Hocam konuyu değiştirsek?
Cüceloğlu: Ama en yalın ve açık gerçek üzerine konuşuyoruz,
biraz daha devam edelim bence. Peki, acaba bunu dün gece bilseydiniz, yani
evde akşam birlikte olduğunuz kişilerden birinin yarın ölüm günü olduğunu bilseydiniz, o zamanı aynı dün gece olduğu biçimde mi geçirirdiniz? Yoksa farklı şeyler mi yapardınız?
Bir Katılımcı: Kesinlikle çok farklı geçerdi Hocam.
Cüceloğlu: Şimdi sizden rica ediyorum, lütfen bir an arkanıza yaslanın, gözlerinizi kapatın ve bu sabah evden çıkarken evde bıraktıklarınızdan birinin gerçekten öleceğini düşünün, dün akşamınızı nasıl geçirirdiniz? Aynı iletişim mi olurdu? Onunla aynı konuları mı konuşurdunuz? Aynı konular, tartışma yada gerginlik yaratır mıydı? Yoksa önemsiz hale mi gelirdi? Bu sabah evden
çıkarken, bu son görüşünüzde ona ne derdiniz? Onun boynuna
sarılmakta tereddüt eder miydiniz? Çok sıkı sarılmaya mı, aynaya mı vakit
ayırırdınız? Ona, yüreğinizin derininden gelen bir 'Seni gerçekten
çok seviyorum' demeye ne gerek var diye düşünür müydünüz? Onun ölecek olması sizin ona duyduğunuz sevgiyi yoğunlaştırmaz mıydı?
(Burada bazı katılımcılar ağlıyordur. Belli ki dün akşam yaptıklarından bir kısmının ne kadar anlamsız olduğunu şimdi fark etmişlerdir)
Cüceloğlu: Şimdi gözlerinizi açabilirsiniz, acaba kaç tartışmamızı
bu kadar gereksiz biçimlerde yapıyoruz, kaçı gerçekten yaşamda
karşımızdakinin varlığından daha önemli, hangilerinde 'Şimdi
kalbini kırdım, ama zaman içinde ben ondan özür dilemesini bilirim' diye
kendi kabuğumuza çekilip tartışmaları donduruyoruz. Yarattığımız
kırgınlıkları tamir etme olanağımız gerçekten var mı? Buna zamanımız
gerçekten kaldı mı?
ÖMER HAYYAM'in dizelerinde dediği gibi;
İNSAN yiyeceksiz, giyeceksiz edemez.
Bunlar için didinmene bir şey denmez.
Ondan ötesi ha olmuş, ha olmamış.
Bu güzelim ömrünü satmaya değmez.
-
Yazan: 30 - 01 - 2008 : 10.45 - rita
Bu gün çok soğuk.Sabah işe gelirken düşündümde hayat ne kadar hızlı değişiyor.Hayata bakışımız,yaşam tarzımız,kullandığımız eşyalar her şey, her şey değişiyor.Hepsi yaşam kalitemizi yükseltmek daha rahat ve mutlu olmamız için.Annelerimize göre ne kadar da rahatız.Deyim yerindeyse karnımız tok sırtımız pek.Eskiden cislavet denen lastik ayakkabılar varmış.Bu günkü gibi karlı kış günlerinde elde örülmüş yün çorapların üstüne giyilirmiş.Şimdi öylemi ya ?her kıyafete göre ayrı bot, ayrı çizme evlerin her köşesi sıcacık,çeşmelerden sıcak su akıyor,elimizde televizyonumuzun uzaktan kumandası,kucağımızda laptopumuz,bir tıkla anında dünya karşımızda,nerdeeee şimdi anneannelerimizin kullandığı kor ütüler,
Her şey bu kadar kolay ,bu kadar rahatta neden mutlu olamıyoruz peki? nedir eksiğimiz.? içimizi dolduran bu koca kara boşluk neden?
Bizim yapmamız gereken her şeyi makinlar yapıyorsa artık neden hiç vaktimiz yok.küçük bebeğimizin anlatmaya çalıştığı bir şeyi önünde diz çökerek ellerini tutup taaa gözlerinin içine bakarak anlamaya çalışıyormuyuz .yoksa mızıl mızıl gelen sesini tamam ,olur ,sonra bakarız tarzından cümlelerle geçiştiriyormuyuz.Hiç çocukluğumuzu anlattık mı onlara çocukken yaşadığımız korkuları yada hatıraları paylaştıkmı?
Ufff çok üşüdüm.Kar da kararsız yağsam mı? yağmasam mı? Yağ gitsin işte beee.Mevsimler de bozuldu.Babam anlatırdı, o çocukkken kar yağarmış onlarda kürekle oyarak kardan odacıklar yapar içinde oynarlarmış.Koşmuş,oynamış düşmüş yaralanmış,her yara izinin bir hikayesi var.Benim hiç izim yok hiç düşmedim ki.ağaca tırmanmadım.kardan evim de olmadı.Sokakta oynadığım bile sayılıdır bir yada iki
Çocuklarıma bakıyorum onlarda benim gibi.Oynayacak yerleri yok enerjilerini koltuk tepelerinde zıplayarak atmaya çalışıyorlar.Aslında o da yasak. dur, sus ,oynama yoksa komşumuz rahatsız olabilir sonra .7yıldır buradayız ama onlarla da tesadüf gelirsek bir merhabamız var.insanlar uzaklaşıyor gittikçe birbirinden.O kadar işte bir kuru merhaba.
Babam anlatırdı eskiden televizyon yoktu radyo bile çok sonradan geldi derdi.herkes her akşam birinin evinde toplanır oyunlar oynanır şakalaşılır patates haşlanır,mısır patlatılır hatta binbir gece misali masallar anlatılırmış.herkes mutluymuş .özellikle çocuklar Birbirleriyle yarışmalarını gerektiren sınavlar yokmuş o zaman,Herkes birbirinin sorununu bilir yapılacak bir iş olduğunda imece usulü yardımlaşılırmış.Şimdi en büyük samimiyet bir kuru merhaba.
Aaaa yaşasın servis geldi.ooff bu günde çok iş var.Çek var para eksik,fen işleri aranacak,tamirdeki makina aranıp acele edilmesi için sıkıştırılacak,hesaplara bakılacak.
Yeni bir koşturmaca başlıyor yine .Servise biniyorum.
Hepinize günaydın arkadaşlar.
-
Yazan: 30 - 01 - 2008 : 09.48 - hrclerk
Merhaba,
Çalışıyor olduğum iş yerimde Asgari geçim indirimlerini kişilerin bilgisayarda kayıtlı kartlarına giriyorum ve şöyle bir problemle karşı karşıyayım,
Çalışan personelimin erkek çocuğu 20 yaşının üstünde ve Zihinsel ve Bedensel özürlü, asgari geçim indirimi mevzuatında özürlü çocukların yararlanabilmesi diye bir madde yok, bu konuda ne yapmalıyım,
İlginize Teşekkürler,
-
Yazan: 30 - 01 - 2008 : 09.11 - ncb
8 senedir call center şirketinde çalışmaktayım. işe ilk başladığımda 1 sene çağrı aldıktan sonra çağrı almayan, çağrı alan kişileri denetleyen bir bölümde işe devam ettim ve bu yönde eğitimler aldım. Doğum iznine çıkarken çalıştığım bölüm kapandı,4 kişi yeni bölümleri kabul etmediler ve tazminatları ödendi. doğum iznine çıkıcağım için yeni bir bölüm bulunmadan izne çıkartıldım. Şu anda işe ilk başladığımda yaptığım çağrı alma işini yaptırmak istiyorlar. Bende aldığım eğitimlere ve tecrübeme göre bir bölümde çalışmak istediğimi eğer böyle bir bölüm bulunamıyorsa geçen seneki arkadaşlar gibi tazminat verilmesini talep ettim. Tazminat talebim kabul edilmedi. ya çağrı alınan bölüme geç ya da ücretsiz izin al işe gelme dendi. ne yapabilirim? işverenin gösterdiği bölümde çalışmak zorunda mıyım? daha önceden tazminat verilmişti, böyle bir hakkım olabilir mi? not: benim derecemle bana gösterdikleri bölümün derecesi aynı. sadece yaptığım iş farklı.
-
Yazan: 30 - 01 - 2008 : 09.10 - tk___46
20.12.2000 de müessir fiil suçu işlendi.20 mayıs 2001 de dava başladı ve 16 ay askerlik için ertelendi.2002 aralıkta yeniden başladı ve 2 ay hapis verildi , o da paraya çevrildi ve ertelendi.Dosya Yargıtaya gitti.Yeni uyum yasalarından dolayı geri geldi.2005 yılı aralık ayında davanın ilk celsesinde müşteki , şikayetinden ,"Biz arkadaşla barıştık." diyerek vazgeçti.(bu arada suç:Adli Tıp ve yerel mahkemeye göre spreyle etkili eylemdir.Ancak Yargıtay'dan gelen yazıda sadece 456/4 diyordu.yani 457 li -silahla ilgili-bir madde yoktu.)Bu mahkemenin kararı da 2 ay hapis ,paraya çevrilme ve erteleme şeklindeydi.Bu karar da Yargıtay'a gönderildi.Daha herhangi bir yazı gelmedi.Sonuç ne olabilir ve bu davada zaman aşımı söz konusu mudur?
Ayrıca;5271 Sayılı Uzlaşma Müessesesi benim için işler mi?
Madde 253 - (Değişik: 19/12/2006-5560/24 md.)
(1) Aşağıdaki suçlarda, şüpheli ile mağdur veya suçtan zarar gören gerçek veya özel hukuk tüzel kişisinin uzlaştırılması girişiminde bulunulur:
a) Soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı suçlar.
b) Şikâyete bağlı olup olmadığına bakılmaksızın, Türk Ceza Kanununda yer alan;
1. Kasten yaralama (üçüncü fıkra hariç, madde 86; madde 88),
2. Taksirle yaralama (madde 89),
3. Konut dokunulmazlığının ihlali (madde 116),
4. Çocuğun kaçırılması ve alıkonulması (madde 234),
5. Ticari sır, bankacılık sırrı veya müşteri sırrı niteliğindeki bilgi veya belgelerin açıklanması (dördüncü fıkra hariç, madde 239),
suçları.
(2) Soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı olanlar hariç olmak üzere; diğer kanunlarda yer alan suçlarla ilgili olarak uzlaştırma yoluna gidilebilmesi için, kanunda açık hüküm bulunması gerekir.
(3) Soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı olsa bile, etkin pişmanlık hükümlerine yer verilen suçlar ile cinsel dokunulmazlığa karşı suçlarda, uzlaştırma yoluna gidilemez.
(4) Soruşturma konusu suçun uzlaşmaya tâbi olması halinde, Cumhuriyet savcısı veya talimatı üzerine adlî kolluk görevlisi, şüpheli ile mağdur veya suçtan zarar görene uzlaşma teklifinde bulunur. Şüphelinin, mağdurun veya suçtan zarar görenin reşit olmaması halinde, uzlaşma teklifi kanunî temsilcilerine yapılır. Cumhuriyet savcısı uzlaşma teklifini açıklamalı tebligat veya istinabe yoluyla da yapabilir. Şüpheli, mağdur veya suçtan zarar gören, kendisine uzlaşma teklifinde bulunulduktan itibaren üç gün içinde kararını bildirmediği takdirde, teklifi reddetmiş sayılır.
(5) Uzlaşma teklifinde bulunulması halinde, kişiye uzlaşmanın mahiyeti ve uzlaşmayı kabul veya reddetmesinin hukukî sonuçları anlatılır.
Teşekkürler.
-
Yazan: 30 - 01 - 2008 : 09.10 - emiman
Merhabalar,
Kirasini surekli 10-15 gun geciktiren bir kiracim var.
Kendisine ihbarname cekecegim, bunu Noter'den mi veya Icra dairesinden mi yapmaliyim?
1. Kontrat donemi icerisinde, ikinci bir ihbarname daha yerse - hemen tahliye davasi acsam, kesin daireyi bosaltmak zorunda kalir mi?
2. Bu davalar ne kadar surer?
3. Elektrik ve Su sayaci bizim uzerimize, bu hususta bir art niyet ile karsilasirsak ne yapmaliyiz (elektrige kacak baglanti yapip gidiyorlar)
Tesekkur ederim
-
Firmamamızda çalışan personelimizin maaşına bir haciz müzekkeresi geldi. Müzekkerede maaşının bildirilmesini ve maaş alacağının 1/4' ünün icra dairesi hesabına yatırılması isteniyor bu konudaki sorularım şöyle olacak;
1- Söz konusu maaş bildirimini ne tür bir yazıyla cevaplamamız gerekiyor. Bu yazının ekine kişinin son maaş bordrosunu da koymamız gerekiyormu? Bu cevap yazısına bir örnek verebilirmisiniz?
2- Kesintiler her maaş ödemesi esnasında mı yapılacak. Tebliğ tarihi itibariyle ücretlinin maaşını ödedik ilk kesintiyi bir sonraki maaşındanmı yapılacak?
3- Müzekkerede belirtilen borç miktarı 2.000 YTL ve bunu maaşının bürütünün 1/4' ü olarakmı yoksa net ücretin 1/4' ü olarakmı kesilecek?
4- Müzekkerede belirtilen rakama faiz işliyormu? Yoksa yapılacak kesinti toplamı net 2.000 YTL' Mİ?
5- Firma olarak biz kesintileri yaparken ayrıca borçlu dilerse söz konusu icra dairesine ayrıca ödeme yapabilirmi bu ödemeyi nasıl yapmalı?
Kusura bakmayın gerçekten bu konuda hiç bilgimiz yok ve ilk defa karşılaştık sorularımızı yanıtlarsanız çok seviniriz.
Saygılar,
-
Yazan: 30 - 01 - 2008 : 02.40 - delcom
Merhabalar,
154 ytl civarinda sabit telefon borcum vardı. bu borcu nezaman ödediğimi hatırlamıyorum fakat eve gelen faturalardan ekim ayından bu yana geçmiş tarihli borcum bulunmadiği belirtilmektedir. buna ragmen bugün önce kapiya icra memuru olduklarini soyleyen 2 bayan geldi. ve asıl borcunuz 154 ytl fakat giderlerle birlikte 475 ytl ödemeniz gerekmektedir dediler. ve herhangi bir talebim olmadan "sizi evde bulamadik şeklinde kayıt alıyoruz en gec 4 gün içinde borcu ödeyin yoksa çilingirle girer icra işlemini gerçekleştirirz dediler." Borcumuzun olmadiğini ve dekontları bulabileceğimizi söylememize ragmen bizi ilgilendirmez bu parayayi ödeyeceksiniz haklıysanız dava açarsınız. dediler.
telekom borc servisini aradik borcumuzun bulunmadigini soylediler.
bu borc odeneli en az 4 ay oldu ve telefon hattımızıda kullanabiliyoruz. Uyku uyuyamiyorum korkudan ne yapabilirim lutfen yardim.
-
Yazan: 30 - 01 - 2008 : 01.05 - gamo34
İlk öncelikle böyle bir siteyi oluşturduğunuzdan dolayı tebrik ederim sizleri.evliliğimi kısaca anlatmak istiyorum.2003 yılında beni senelerce isteyen ve sevdiğine inandığım biriyle evlendim.bir hafta bile balayı denilen ayımız olmadı.kavgalarımız başladı ama saygı vardı.2005 de bebeğim oldu.eşim sinirli bir bey.her daim küfür eder,konuşmaz,sohbet etmeyiz.günde 3 cümleyi geçmiyor sohbetlerimiz.(hoşbulduk,yemeyi hazırla istersen,iyi geceler)gezmelerimizde günden güne azaldı.zaten benim zorumla oluyodu.ve birlikteliğimizde 3 ayda bir yada 4 ayda bir gerçekleşiyordu.bu son sene katlanamaz hale geldim ki oda sanırım.bağırıp çağıran bir yapıya sahip.2 yaşındaki oğluma bile dini ile ilgili,inancımızla ilgili küfürler bile sarfediyo.bende onun çocuk olduğunu hatırlatınca banada hakaretler ediyo.benimde artık dayanamamanla ilgili cevap vermemlede kavgalar büyüyo.kaba kuvvet yok o nedenle rapor filan alamam belgelemek için.aldatmada şimdilik yok bunun bilincindeyim.ben anlaşarak ayrılma yolunada gitmeye çalıştım.böylee beyenmeyen defolur gider gibi laflar sarfediyor.ben ödedim eşyalar benim çocuğuda bırak defol git beğenmiyosan diyor.ki bunu herhafta duyarım genelde.biz ailelerin yardımı olmadan evlendik.ikimizde çalıştığımız için o dönemlerde herşeyimizi beraber aldık.heray ikimizin maaşını birleştirip bir eşyamızı aldık.ama evlendikten sonra 2. yılını evde geçirdiğim için beni beslediğini ve herşeye kendisinin sahip olduğunu dile getiriyor.eşya filanda istemiyorum.maddi durumumda yok tek başıma göğüsleyebileceğim davayı.tek amacım şuan iki buçuk yaşındaki oğlumuda alıp ailemin yanına gitmek istiyorum.hayatımdan onu siniri asabiyeti küfürü silip atmak istiyorum.karı koca ilişkimizde olmadığından hepden soğumuş durumdayım eşimden.bana bu konuda yardım ederseniz sevinirim.nedir,ne değildir,nasıl yapılır,avukat parası gerekirmi,ne kadardır,ilk önce ne yapmam gerekir,bana boşanmak herşeyle ne kadara mal olur,bana yardım ederseniz sevinirim.şimdiden teşekkür ederim.kendimi çıkmazda gibi hissediyorum.
-
Yazan: 30 - 01 - 2008 : 00.17 - alobariks
Merhabalar..1998 yılında er olarak başladığım askerlik hizmetim sırasında 1999 yılında askeri kantin açığından kaynaklanan zimmet suçlamasıyla karşı karşıya kaldım.Korktum , ve çarşı iznimde 4 gün firar ettim.Kaçmanın beni suçlu pozisyona düşürdüğünü anlayıp birliğime teslim oldum. 20 gün disiplin suçu alıp bunuda yattım. Askerliğim devam ederken yargılandım ve bu süre içinde ( 1999 ) tutuklanıp Mamak Askeri Ceza Evinde hapsolundum..Ortalama 4 ay tutuklu kaldıktan sonra tahliye oldum ( 2000 ) ve geri kalan askerlik hizmetime aynı birlikte ( K.H.O ) devam ettim.Mahkeme sürecim tezkede aldıktan sonrada devam etti.Bu süre içindede ben 1 kere mahkemeye gittim .Mahkemem Ankara K.K.K'lığında idi..Ben İstanbulda yaşıyorum.Daha sonraki mahkemelere avukatım gitti .Ancak ben askerlik dönüşü maddi sıkıntı yaşadığımdan avukat masraflarını son mahkemelerde ödeyemedim.Daha sonrada hiç ilgilenmedim..
Şu an bu olay üzerinden 8 yıl geçti..Suç oluş tarihi 1999..Adli kaydıma bu suç işlenmiş..O zaman 4,5 milyar açık tutarı vardı.Dava sonucunu nasıl öğrenirim.Ehliyet almama engel olurmu.Korkudan alamıyorum aramam vardır diye.GBTde sorun çıkar hapsederlermi.GBT mi nasıl öğrenirim.Çok uzun bir konu oldu ama anlayış göstereceğinizi umuyorum , ilgileriniz için şimdiden teşekkür ederim..
-
Yazan: 30 - 01 - 2008 : 00.04 - iacar
Ben ağır sanayii de çalışan bir işçiyim bir demir çelik fabrikası ama benim ssk primlerim yıllardır 01A belge kodu ile yatıyor....Şimdi yeni duydum 2008 yılına girerken fabrika aramızdan birkaç kişinin belge kodunu 03A yapmış..ben ise aynı...bunun bir sakıncası varmı varsa neler...eğer bir haksızlık varsa hakkımı nasıl arayabilrim...yardımcı olursanız sevinirim.
-
Yazan: 29 - 01 - 2008 : 23.30 - halil2202
Selamlar hastane yanında hemen 10 dairelik lojman da kalıyoruz burdaki lojmanda yüzde 35 sağlık personeli yüzde 25 yardımcı sağlık personeli gibi değerlendirmeye tabi tutuyorlar. Buna göre de bizim dairesin yardımcı hizmetli sınıfına ayrıldığı örneğin yeni doktor geldiğinde lojman isterse bu sebeple çıkabileceğimiz söylendi. Benim araştırmama göre hastane yanında hastane çalışanları için yapılmış lojmanlarda yüzde diye bişey yok sadece görev tahsisi olanlar var onun dışında geriye kalanın tamamen sıra tahsisli yapılıyo yani geriye kalanın şu kadarı doktor şu kadarı hemşire şu kadarı hizmetli olacak diye bişey yok biliyorum ama burdakiler yüzde li olduğunu söylüyorlar bu doğrumu... cevap için şimdiden teşekkür ederim...
Lütfen konu tekrarı yapmayınız.Aynı konu hakkında açmış olduğunuz diğer 4 (DÖRT) konu YÖNETİM tarafından silinmiştir.Açmış olduğunuz ilk konudan devam ediniz.
[www.hukuki.net]
-
Yazan: 29 - 01 - 2008 : 23.22 - musab
Banka, sahip olduğum kredi kartından benden habersiz ferdi kaza sigortası ücreti aylık prim ücreti almaya başladı. Önce bunun iptali için başvudum. Kesilen paramın geri ödeneceğini bilmiyorum. Şu anda yapabileceğim başka birşey , izleyebileceğim bir hukuki yol var mıdır?
-
Merhabalar benim sorum sole olucak 6 senedir ozel bi sirkette calismaktayim her nedense calistigim sirket herkes ile sozlesme imzalama karari aldi .benim sorum su; acaba bu sozlesmeyi imzalarsam ipleri onlarin eline vermismi olurum "tazminat vermemeleri acisindan"
2.maddedeki sozlesmenin feshi konu basligi altindaki "kisinin yetersizligi" kelimesi bizim isimizin cok cesitli alanda servis hizmeti olmasindan dolayi her konuya vakif olmamiz zor bunu dile getirerek bir sey yapabilirmi..ve ayrica 3. maddeden dolayi "sirket kurallari ve politikalari" konu basligindaki kosul biraz agir geldi.
asagida sozlesme kosullari vermekteyim
2. sozlesmenin feshi: 4857 is yasasinin gereklilikleri dogrultusunda,taraflarin birbirlerini yazili olarak bilgilendirmeleri ile fesedilebilir.Bununla beraber xxxxxxxxx A.S. is yasasinin ongordugu kosullar cercevesinde ,calisanin guvenirligi sarsmasi,gizli bilgiler paylasmasi,kisinin yetersizligi,ihmalkarlik ve sozlesme kurallarina uyulmamasi durumunda karsi tarafi uyarmadan sozlesmeyi feshedebilir.
3.sirket kurallari ve politikalari:Calisan ise baslamasindan once veya sonra,sirket tarafindan tanimlanan,tum kurallar ve politikalara uyacani kabul etmektedir.
cevaplariniz icin tesekurler
-
şartlı salıverme ve erteleme ile ilgili bir ödev konum var. gerekli genel bilgilere ulaşabiliyorum ama bu konuyla ilgili kararlar ve örnek olaylar konusunda yardımlarınızı bekliyorum.şimdiden çok teşekkürler:)
-
Yazan: 29 - 01 - 2008 : 22.24 - Rklcl
Bir kurumun binlerce masum vatandaşı mağdur etmesi ve bu mağdur olan kişilerin bir çatı altında toplanarak yaşadıkları ve hala yaşamaya devam ettikleri sorunları dile getirmesinde hukuki yönden bir sakınca varmıdır.
Açıklama :
xxxxxxx Eğitim Teknolojileri Akademisi (
www.xxxxxxxxx.com) beni mağdur etti. Bende mağduriyetimi dile getirmek amacıyla
www.xxxxxxxxxzede.com diye bir site açtım. Sitemde
www.xxxxxxxvar.com tarzında bir sistem kuracak ve bu firmanın mağdur ettiği binlerce masum vatandaşı bir araya getirecektim. Fakat bu firmanın avukatları benimle iletişime geçti ve yaptığımın büyük bir suç olduğunu söylediler bende sitemin yayınını geçici olarak durdurdum.
Yaşadığım soruna örnek :
Bir lokantaya gidiyorsunuz ve seçtiğiniz fiyatı 10 ytl olan yemeği istiyorsunuz. Yemek geliyor, gelen yemekten bir kaşık alıyorsunuz ve yemeği beğenmiyorsunuz. Garsonu yanınıza çağırıp yemeğin hem çiğ hemde çok tuzlu olduğunu söylüyor ve iddianızı kanıtlıyorsunuz. Garson haklı olduğunuzu söylüyor ve '' Yemeği yememekte haklısınız şimdi size bazı seçenekler sunucam ve bunlardan birini seçmek zorundasınız'' diyor.
Seçenekler
* Yemek 10 ytl ve bu yemekten 1 kaşık aldın. Onun ücretide 5 ytl, onu ödeyeceksin
* Yemeği beğenmesende yemeye devam edeceksin
* Yemeğin parasını vereceksin ve başka zaman gelip aynı yemekten yeme hakkına sahip olacaksın
* Yemeği yemesi için çiğ ve aşırı tuzlu yiyebilecek bir arkadaşını getireceksin, biz bu yemeği ona verip parasını ondan alıcaz
Benim sorunumda aynen bu şekilde ve sunulan seçeneklerde aynısı. Hiçbirini kabul etmedim ve beni almadığım bir eğitim için borçlu çıkarttılar.
Şimdi benim bu yaşamış olduğum sorunları onlara karşı bir site açarak tüm Türkiye'ye ve bu firma hakkında bilgi almak isteyen 3.şahıslara duyurmamda hukuki yönden bir sakınca varmıdır.
İlginize teşekkür ederim.
R.Kılıçlı
-
Bir işyerim var sözleşme süresinin bitmesine altı ay kaldı. Ama zorunlu nedenlerden dolayı işi bırakmak istiyorum . İdare mahkemeye veririz dava acarız dedi. Ne yapmalıyım
-
Yazan: 29 - 01 - 2008 : 22.03 - vct2000
İyi günler. Geçen yıl Kanada' da doğan ve şimdi kanada vatandaşı olan yeğenime Türk kimliğide çıkarmayı düşünyoruz yani çifte vatandaş olacak. Babası Türk, annesi Kanadalı. Bu durumda askerlik çağına gelince askerlik yapması zorunlu mu? Yurt dışında doğmuş olması askerlikten muaf olmasını sağlar mı?
-
Yazan: 29 - 01 - 2008 : 21.57 - Rklcl
Öncelikle böyle vatandaşa faydalı bir forum kurduğu için yönetici arkadaşa teşekkür ediyorum.
Konularda aradım ama benzer bir mesaj bulamadım
Sorum şu cevaplarsanız sevinirim
Evimizin tapusu babamın üzerineydi tek tapu yani. Daha sonra babam ipka satışı ile tapuyu 4 hisseye ayırdı ve 1/4 ünü bana verdi. Bende kredi kartı mağduruyum ve her an haciz gelebilir. Öğrenmek istediğim benim hisseme haciz gelirmi? Gelirse evin satılması istenirmi?
Kanunları bilmiyorum ama mantıken öyle birşey olmaması gerekir. Çünkü bir ev düşünelim. 1/4 ü benim yani. Evin 4 odası var. 1 oda benim sayılır. Benim hissem yabancı birine verilirse eve yabancı biri gelmiş olacak. Yani evin bir odası yabancı birine verilmiş olacak.
Hisseme haciz konursa diğer hisse sahiplerinin izni olmadan benim hissemin satışı yapılabilirmi.
Kafama takılıyor sürekli bu konu. Uykum kaçıyor gece saat 2 de kalkıp elime kağıt-kalem alıp hesaplar yapıyorum. Ne yapacağımı şaşırdım. Sorumu cevaplarsanız sevinirim.
-
Yazan: 29 - 01 - 2008 : 21.57 - vct2000
İyi günler.Yıllardır çıkacağından söz edilen ama bir türlü çıkmayan stajyer sürücü uygulaması yine gündemde, sanırım şuan yasa taslağı halinde. Nisan 2008 de mecliste görüşülecek bu taslağın yasalaşıp yürürlüğe girme süreci ne kadar sürer?
27 Nisan direksiyon sınavına gireceğim bu yasa bana etki eder mi?
Bazı sitelerde özellikle sürücü kurslarında bilgi sahibi olmamalarına rağmen nisan da başlıyor denilyor. Yasalaşma süreci bu kadar kısa mı?
-
Yazan: 29 - 01 - 2008 : 21.34 - nfguler
Merhaba.
Ben yurtdışında yaşayan bir T.C. vatandaşıyım. Maalesef Turkiye'de yaşadığım dönemden kalmış bir kredi kartı borcum varmış. Tabiki ödenmediğinden dolayı banka bunu posta aracılığı ile tebliğ etmiş ve haciz kararı çıkmış ve ardından mal beyanında bulunmadığımdan dolayı İ.İ.K. 337 maddesi gereğince hapis cezası ile sonuçlanmış. Şimdi benim bu durumu çözmem için Türkiye sınırlarına girmem gerekli. Sınır kapılarında herhangi bir yaptırım ile karşılaşma ihtimalim var mı?
Saygılarımla,
-
Yazan: 29 - 01 - 2008 : 21.20 - comrade83
Merhabalar,
Hukukçu değilim. Hukukçu olan veya bu konuda tecrübeli olan arkadaşların bilgisine ihtiyacım var. Yardımcı olur musunuz. Çok önemli.
Çalışmakta olan bir subayım. Askeri okula girerken yüklenme senedi imzaladık. Senedin metnini aşağıda yolluyorum. Liseye giderken reşit olmadığım için yerime babam imzaladı ve amcamda kefil oldu. Şimdi bir şekilde kendimi ordudan attırırsam devlet okurken yaptığı masrafları benden mi isteyecek yoksa babam ve amcamdan mı? Senette subay çıkıncaya kadar ayırma olursa tazminat ödeyeceğim diyor oysaki ben okulu bitirdim ve subay çıktım. Bu durumda devlet yinede babam ve amcamdan mı ister yoksa sadece benden mi ister? Bu senedin herhangi bir geçerliliği var mı?
Çok teşekkürler.
ASKERI OKULLARA GİRME HAKINI ELDE EDEN ÖĞRENCİLER İÇİN
DÜZENLENECEK YÜKLENME SENEDI
Silahlı Kuvvetler adına öğrenci olarak okulun giriş şartlarına uygun şekilde kayıt ve kabulüm yapıldığı takdirde Subay/Astsubay çıkıncaya kadar, yürürlükte bulunan veya öğrenim süresi içerisinde çıkacak kanun, tüzük, yönetmelik, yönerge ve sair mevzuat hükümlerini kabul ettiğimi, bunlara aynen uyacağımı, öğrencilik sıfatımın devamı süresince evlenmeyeceğimi, karı koca gibi yaşamayacağımı taahhüt ve beyan ederim.
Taahhütlerime aykırı hareket etmem, beyanlarımın gerçek dışı olduğunun tespit edilmesi, herhangi bir nedenle öğrenimi kendiliğimden terk etmem, okul yönetmelik veya yönergelerine göre okul idaresine ibraz ettiğim belgelerden herhangi birinin gerçeğe aykırı olduğunun anlaşılması, derslerden başarı gösterememem, okul yönetmelik veya yönergelerine aykırı harekette bulunmam, yetkili merciler veya mahkemelerce hakkımda verilen herhangi bir ceza nedeniyle yetkili merci veya kurullarca ittihaz olunan karara istinaden okuldan çıkarılmam halinde, Silahlı Kuvvetler adına askeri öğrenci olarak öğrenime başladığım tarihten ilişiğimin kesilmesine kadar Milli Savunma Bakanlığınca zimmetime tahakkuk ettirilecek tazminatı (yiyecek, giyim, kuşam, öğrenci aylığı, kitap ve kırtasiye, vize, diploma, sınav ve benzeri harçlar, öğretim ve eğitimin gerektirdiği ulaşım hizmetleri, şahsım için yapılan ilaç ve tedavi giderleri, barındırma giderleri, atış giderleri, personel giderleri ve amortisman giderleri ile Askeri liseler hazırlık sınıfları için yabancı dil eğitimi) sarf tarihinden tahsil tarihine kadar geçen süre için hesap edilecek kanuni faizi ile birlikte ayrıca hükme gerek kalmaksızın Hazine emrine ödeyeceğimi şimdiden kabul eyler, yüklenirim.
Bu yüklenme senedinde yazılı bütün hususlar için meydana çıkacak ihtilaflardan dolayı, ANKARA mahkemeleri ile icra dairelerinin selahiyetini kabul ve taahhüt ederim.
Reşit ise Öğrencinin değil ise velisinin
imzası
AÇIK ADRESİ :
KEFALET SENEDİ :
Askeri öğrenci olarak kayıt-kabul olunan.........................oğlu............... ........tarafından verilen yukarıda yazılı yüklenme senedindeki taahhütlerine aykırı hareket etmesi sebebi ile okulla ilişiğinin kesilmesi halinde, bu öğrenci adına tahakkuk edecek okul masraflarını sarf tarihinden itibaren tahsil tarihine kadar geçen süre içinde hesap edilecek kanuni faizi ile birlikte (*)............................................... ................................. Yeni Türk Lirasını geçmemek üzere müteselsil kefil ve müşterek borçlu sıfatı ile ödeyeceğimi, çıkacak ihtilaflardan dolayı Ankara Mahkemeleri ve icra dairelerinin selahiyeti olduğunu beyan, kabul ve taahhüt ederim.
Müteselsil kefil ve
Borçlunun imzası
AÇIK ADRESİ :
(NOT : Bu belge NOTER tarafındın onaylanacaktır.)
NOT : (*) Askeri Liseler için 41.716,27 (Kırkbirbin yediyüzonaltı Yeni Türk Lirası yirmiyedi Kuruş), Bando Astsubay Hazırlama Okulu için 53.988,05 (elliüçbin dokuzyüzseksensekiz Yeni Türk Lirası beş kuruş) olacaktır.
-
Yazan: 29 - 01 - 2008 : 21.01 - sty
Kamu görevlisi doktor tarafından reçete ve istirahat raporu yazılıyor.Daha sonraki süreçte adına rapor düzenlenen şahsın aslında o tarihte yurtdışında olduğu anlaşılıyor.Doktorun bundan haberi yok.Şahıs telefonla şikayetlerini bildiriyor ve çok hasta olduğundan dr un yanına gelemeyeceğini söylüyor. Israr etmesi üzerine dr reçete yazıp rapor veriyor.Şahıs görev yaptığı yerde üst düzey sayılabilecek bir konumda ve telefon görüşmesinde bu durumunu da kullanıyor.Dr un durumu ne olur.Bu olayda herhangi bir kasıt ve menfaati yok.Ayrıca o şahıs hakkında resmi sevk belgesini düzenleyenin durumu ne olur.
-
Yazan: 29 - 01 - 2008 : 20.50 - gonzales
Biz 4 kardeştik 3 kız bir erkek. 2002 yılında babam vefat etti, babamdan kalan 976 metrekare bahçe içinde 2 katlı ev, dolayısıyle ben,annem ve üç kız kardeşime miras kaldı veraset aynen şöyledir: 16/4 annemin kalan 12/3 kardeşlere yani (%25) dört kardeş olduğumuz için bölünmüştür. Annem şu an sağ. Ben iki kız kardeşimle küs olduğumdan (birisi ile küslüğümüz yoktur onunda muakkatini, iznini alarak) bana ait olan hissemi müteahide (topraktan) para karşılığı satmak istiyorum.Kanunen sakıncası varmıdır , yapmam gerekenler ve kanuni zorunluluklar nelerdir
-
Yazan: 29 - 01 - 2008 : 19.47 - S.F.O.M
Açmış olduğum davaya tanık gösterdiğim şahıslar olayın soruşturma evresinde tanıklık yapmak istemezlerse ne olur ?
Eğer ben tanık olarak yazdırmışsam tanıklık yapmak istememe gibi bir hakları var mı ? Teşekkürler.
-
Yazan: 29 - 01 - 2008 : 19.43 - S.F.O.M
Hakaret davasında eşler birbirine şahit olabilirler mi acaba ? Teşekkürler
-
Yazan: 29 - 01 - 2008 : 19.32 - xmannx
Değerli Hukukçu Arkadaşlarım.Öncelikle Böyle Bir Forumun Var Oluşundan Dolayı Sizlere Minnettarız.Benim Bir Sıkıntım Var Ve Sizlerden Gelecek Cevaplara Şimdiden Çok Teşekkür Ederim..Yaklaşık iki Aydan Beri Site Tasarım Şirketi Anlaştığımız Parayı Peşin Ödememe Rağmen Sitemi Bitirmemektedir.Beni Çeşitli Bahanelerle oyalayıp duruyor.Burda Benim Yapabileceğim Ne Olur?Savcılığa suç Duyurusunda Bulunursam bir Netice Alabilirmiyim?Teşekkürler..
-
Yazan: 29 - 01 - 2008 : 19.27 - wegetha
Merhaba ben sitenize yeni üye oldum
Benim bir problemim var geçenlerde dalgınlığıma ve işi aceleye getirmem sebebiyle 5 adet işe giriş bildirgesini yanlış verdim üçünde işe girişini pazara verdim bir kişi çalışmasına rağmen işe ilk girişini yaptım birinde ise işe 21/01/2008 de işe girmesine rağmen 01/01/2008 e girişini verdim zor durumdayım ne yapabilirim.
Şimdiden teşekkürler.
-
Yazan: 29 - 01 - 2008 : 19.10 - ümit34
DAVACI:K.H
MÜŞTEKİ:Ben
ŞÜPHELİ:Meçhul
Suç Tarihi:17.01.2000
SORUŞTURMA EVRAKI İNCELENDİ:
Müşteki adına kimliği meçhul şahsın tanzim ettiği sahte nüfus cüzdanı ile Telekom Müdürlüğüne müracaat edilerek suç tarihinde abonelik işlemleri yaptırdığı,ancak yapılan görüşmelere ait borçların ödenmediği ve müştekinin mağduriyetine sebebiyet verildiği tesbit edilmiş ise de,atılı suçların şuç tarihi itibarı ile şüpheli lehine 765 sayılı T.C.K'u 350,345,503,102/4 maddelerine uyar nitelikte 5 yıl zamanaşımı süresine tabi olduğu,suç tarihinden itibaren zamanaşımını kesen usuli bir işlemde bulunmadığı,zamanaşımı süresinin dolduğu tüm soruşturma evrakı kapsamından anlaşılmakta;
Şüpheli hakkında atılı suçtan kamu adına KOVUŞTURMAYA YER OLMADIĞINA,kararın bir suretinin müştekiye tebliğine,tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içerisinde Eyüp Ağır Ceza Mahkemesine itirazı kabil olmak üzere C.M.K.173 maddesi gereğince karar verildi.28.03.2006
Öncelikle saygılar sunuyorum.
Çalınan kimliğimle adıma açılan telefonun toplam borcu 22 milyardı.Allah'dan gerçek anlaşıldı.Benden bu borcu (ilk başta araştırıp sorulmadan)isteyen Telekom'a dava açmak istiyorum.Bir resim değişikliğiyle sahte hüviyet kullanılarak telefon açtırmak bu kadar basit olmamalı.Bildiğiniz gibi fotoğrafın soğuk damgası vs...var.Telekomun burada ihmalinin,ciddiyetsizliğinin olduğunu düşünüyorum.Onca yıl hizmetten mahrum kalmam,yaşadığım psikolojik durum Telekomu dava etme gerekçelerimdir...
Efendim benim sizden rica ettiğim bilgiler;Dava açarsam,bundan sonraki süreç ne olmalıdır?Örneği varmıdır?Asgari ücrete yakın bir ücretle çalışan biri olarak bu yükü ve zamanı kaldırabilirmiyim?Son olarak mahkemenin aldığı bu karar çalınan kimliğimden doğabilecek başka sorunlar için yeterlimidir?
Saygılarımı sunuyorum...
-
Yazan: 29 - 01 - 2008 : 19.08 - kursun2
Merhaba,
Babam 01.02.2006 yılında vefat etti. Kendisinden altı kardeşe 3 adet daire kaldı. Benim oturduğum yer miras kalan eve uzak olduğu için sürekli gidip ilgilenemiyordum. Fakat öğrendim ki büyük ağbim ile ortanca ağbim diğer kardeşlerden gizli olarak evlerden birini nisan 2007 yılında, diğerini mayıs 2007 yılında kiraya vermiş, diğer evide 01,03,2006 yılında oğlunu oturtmuş o şekilde kullanıyorlar.
Ben bana yapılan bu durumu hazmedemedim. kiracılara ve ağbime ihtarname çektim. Kiracılar ihtarnameyi almışlar ama ağbim adresi doğru olduğu halde ihtarnameyi almamış. Benim öğrenmek istediklerim şunlar
1. kiracılar ihtarnameyi aldığı için hakkım olan kiraları alabileceğimi duydum fakat, diğer ev için ihtarnameyi almayan ağbime karşı nasıl bir hak talep edebilirim.
2. Mesele aslında para meselesi değil, kira çok cüzi birşey, paranın tamamını alsam benim uğraştığım emeği maddi anlamda karşılamaz, benim asıl zararım manevi yöndedir. Yapılan haksızlık ve hakkımın gasbı sözkonusudur. Bu nedenle ileriye dönük olarak yine aynı şekilde bana karşı bir hukuksuzluk yapmamaları için ne yapabilirim?
3. Diyelimki kiracılar çıktı. Daha sonra başka kiracı geldi yine onunla ilgili kiraları kendi menfaati kullanacak ve yine ben yine bir sürü masraf ederek aynı yolumu izleyeceğim, Misarcıların hakkını korumak adına ne yapabilirim lütfen yardımcı olurmusunuz?
-
Yazan: 29 - 01 - 2008 : 18.23 - sceptre
Eşim 5 aylık evlilikten sona evi terketti 4 ay sonra bende eve dön çağrısı yaptım 2 ay sonrada eve dönmeyince boşanma davası açtım dava; eşimin şahitleri tarafından evi haklı sebeplerden terkettiğini dikkate alınarak hakim tarafından reddedildi. (Ortak çocuğumuz yok). Fakat Şimdi farklı bir ilde eşim nafaka davası açmış. Artık derdinin sırf benden bir şekilde para koparmak olduğuna inanıyorum. Bu arada benim soyadımla değilde kızlık soyadlı kimliği ile 2007 nin 6. ayından 11. ayına kadar sigortalı bir işte çalışmış (ben bunu tespit edince sigortadan 11. ayda çıkış yaptırdı). Artık usandım Lütfen bana yardım edin. Ben bu kadından nasıl kurtulacam???
-
Merhaba;
Bir üniversite hastanesinde asistan doktor olarak çalışmaktayım. YÖK'e bağlı olduğum için asistan statüsündeyim, ama aynı zaman da 657'ye tabiyim.
Malum üniversite hastanelerinin durumu devlet hastaneleri gibi değil. Döner sermaye alamıyoruz ve paraya ihtiyacım var.
Dışarıda nöbet tutsam başıma bir dert açılablir mi? Normalde yasak bildiğim kadarıyla. En kötü başıma ne gelebilir, mesela biri şikayet etse dışarıda nöbet tutuyor diye ne olur?
Ben memur çocuğuyum, tek güvencem bu iş. O yüzden benim için çok önemli.
Teşekkür ederim.
-
Selam, biz ailecek artvinliyiz annem babam sag ve 3 kız 1 erkek kardesız... Babam(59 yas) her nedense dukkanını abime notere gıdıp verecegını tekralayıp duruyor. ( aramızda bır husumet yoktur hıcbırımızın) Erkek cocuk muhabbetı, herhalde karadenızlı olmamız bakımından, genlerde var sanırım...
Ama bu dukkanda zaten abım tıcaretle ugrasıyor, babama kıra da vermıyor. Bu dukkanın tapusu yok. Tapu tahsıs belgesı var ve ustu komple bos. Arkasında da tek katlı ev var, su an orda yasıyolar, o da tapusuz...
Yani işin özü bız 3 kıza da bu ev kalır herhalde, konusulan da bu sanırım. Bız babamızın karsısına gecıp de konusabılecek ınsanlar da degılız, o ne derse tamam demelıyız, oyle gorduk, o yuzden de bıse soramıyoruz kendısıne....
Ayrıca bız zaten abımın dukkanı almasına tamam dıyoruz ama ılerıde üzerine kat atma hakkını da ıstıyoruz. Yani üstüne yapılan her ne olursa ortak olsun istiyoruz. Bu konuda ne yapabılıriz?
Babam noterden bu konuda nasıl bır yazı almalı yanı üst katın ortaklıgı hakkında
ya da abıme tamamıyle bırakırsa komple dukkanı... Bız bunu ileride (ölümlerinde) ne sekılde hak arıyabılırız?
Bir de aileler böyle kafasına gore "oğluma hepsinı verıyorum, kızlarıma mal yok" deyıp, notere kosabılıyorlar mı? Şimdiden sağolun...
-
Daha yeni üye oldum fakat daha önceden sitenizi takip ediyordum.
Benim sorunum dükkan sahibimle,dükkanımın üzeri boş yani daire falan yok.Daha sonra yukarı ev yapılır diye dükkanım içinde merdiven bırakılmış,herşey buraya kadar normal.Fakat dükkan sahibi o hazır olan merdiven yerine tam dükkanın ortasından merdiven çıkarmak istiyor.1 haftadır huzurum kalmadı.Daha proje iznini bile almamışlar.Kira kontratım 11.01.2002 de başladı 11.01.2004 te sona erdi fakat yenileme falan yapmadık.Galiba kendini yeniliyormuş.Şu an bana 2-3 gün içinde çık diyor.Ne yapmam gerekli bir fikir verirseniz sevinirim.Teşekkürler.
-
Yazan: 29 - 01 - 2008 : 17.32 - levip
Merhabalar;
Yaklaşık 1,5 ay önce internette hatırı sayılır bir mağazadan elektronik sigara aldım. 15 gün iyi hoş kullandım. Herhangi bir sorun yok. Ancak bundan yaklaşık 15-20 gün önce sağlık bakanlığı aldığım ürünün ve kartuşlarının satışını yasakladı. Şu anda ürünü kullanamıyorum. Bu durumda ürünü iade edebilirmiyim?
-
2003 tılında yargılandığım bir davadan aldığım ceza para cezasına çevrilerek sonuçlanıp kesinleşti.Ben son duruşmada adres değişikliği bildirerek duruşma zaptına yazdırdım.Fakat bana yapılması gereken tebligat eski adresime yapılmış,beni bulamadıkları için hakkımda yakalama emri çıkarılmış,dolayısıyla mahkemenin verdiği taksitlendirme hakkımı da kaybettim.27.01.2008 günü polisler tarafından yakalanıp adliyeye sonrasında cezaevine konuldum.Usulsüz Tebligat itirazında bulunmam sonucu cezaevinde bir gece yattıktan sonra 28.01.2008 günü tahliye edildim.Şimdi yeniden şimdiki adresime tebligat yapılacak taksitle borç ödenecek. Şimdi;
1- Bu usulsüz tebligatın sorumlusu kimdir?
a)Cezayı veren mahkeme hakimi mi?
b)Tebligatı yazıp, hakime onaylatıp, infaz savcısına veren mahkeme kalemi mi?
c)İnfaz savcısı mı?
d)Yoksa savcılık kalemi mi?
2-Bu durumda tazminat hakkım varmıdır?
Ben bu durumda kim yada kimler hakkında, nerede yada nerelerde hakkımı aramam gerekir.
not:Özellikle tecrübeli Avukat arkadaşlarımızın bu konuda bana yardımcı olmalarını rica ediyorum.Şimdiden teşekkürler.
-
Yazan: 29 - 01 - 2008 : 17.22 - cnk_1907
Yeni yol çalışması yüzünden zeytinlikte kesilen fidanların ücretlerinin belirlenmesi nasıl olur? cevaplarınız için şimdiden teşekkürler.:)
-
Yazan: 29 - 01 - 2008 : 17.19 - bekir38
Merhabalar,
Benim 5 tane kredi kartım vardı. 3 tanesini iptal ettirmeye çalıştım ama baya bir zorlandım. Son çare olarak çalındı ihbarı yaptım anında kapattılar. Yenisini istiyormusunuz diye sordular, hayır dedim.
Benim sorum, bundan sonraki süreçte ilgili bankalardan bana; kart aidatı, hesap ücreti, vb. şeylerden bir ücret talep ederler mi?
Başka birşey yapmama gerek varmı?
-
Yazan: 29 - 01 - 2008 : 17.03 - jasmine20
yaş tahsisi hakkında dilekçe örneği istiyorum.
(yaş büyütme)
-
Merhaba!
Ağabeyim 1.9.1985 tarihinde SSK'lı olarak çalışmaya başladı.1995 yılına kadar aralıksız SSK'lı olarak çalıştı. 1995 yılında istifa edip kendi işyerini açarak Bağkur'lu oldu. 1997 yılında gözünde ortaya çıkan bir rahatsızlık nedeniyle ameliyat oldu.Ameliyat sonucunda gözdeki kitlenin 6 milyon kişide bir ortaya çıkan ender bir "kanser" türü olduğu ve bir süre sonra gözün tamamen alınacağı belirtildi.
Ağabeyimin 10 yıl boyunca çalıştığı iş tütün eksperliğidir ve sürekli otomobil kullanması gerekmektedir.Kendi adına açmış olduğu iş ise otel işletmeciliğidir.
"kanser" olgusunun yarattığı psikolojik etkiler nedeniyle 1998 yılında kendi işyerini de kapatmak zorunda kalarak bir yakınımızın otelinde SSK'lı olarak çalışmaya devam etti.Ancak Mayıs 2004 tarihinde "kanser" in ilerlemesi sonucu tekrar ameliyat olarak sağ gözü alındı. Sadece gözün alınması yetmedi göz kapağı ve göz çukuru tamamen tabiri ciz ise oyuldu. 1 yıl kadar radyoterapi ve kemoterapi tedavisi gördü.
Şu anda halen tanıdığımızın yanında otelde çalımakta ancak yüzde oluşan görüntü bozukluğu nedeni ile turizm sektörü olan otelcilikte tam verimli olamamaktadır.
Kendi mesleği olan tütün eksperliğini de otomobil kullanma yasağı nedeniyle yapamamaktadır.
Tüm bunların sonucunda 2006 yılında SSK'ya malülen emeklilik için müracaat ettiğinde %32 sakatlık raporu verildiği için emekli olamadı.
"Kanser" hastası olan ve bir gözü olmayan bir kişi nasıl malülen emekli olabilir?
Nereye müracaat etmesi gerekir? Mahkeme yolu ile mi uğraşmamız gerekiyor? Ne yapabiliriz.?
Yardımlarınız için şimdiden teşekkür ederim.
Ağabeyimin şu anda SSK gün sayısı 5072 dir.
-
Yazan: 29 - 01 - 2008 : 15.52 - meyil
OLAY:A şahsı sigoratsız olarak 1 ay süre ile çalıştırılıyor ve 1 aylık süre sonunda hiç bir ödeme yapılmadan işten çıkarılıyor.Yazlı bir sözleşmede de yapılmamış.
Ne yapılması gerekir? İşveren hakkında savcılığa şikayette bulunulabilir mi? iş mahkemesinde dava açılabilir mi? Çalışma karşılığı olan ödenmeyen para nasıl tahsil edilebilir?
ŞİMDİDEN TEŞEKKÜRLER...
-
-
Yazan: 29 - 01 - 2008 : 15.03 - faruk67
ir internet alışveriş sitesinden kredi kartı ile 12 taksitli bir mal siparişi verdim. Daha sonra malın stoklarında olmadığı anlaşıldı ve siparişim iptal edildi.
Siparişin iptalini ve kredi kartıma iadenin yapılmasını email ile bildirdim ve onlarda teyit ettiler. Geçikme ile de olsa iptal gerçekleşti.
İptal olana kadar 1nci taksit ödeme zamanı geldi. Geçikme faizi ödememek için ödeme yaptım. İptal gerçekleşene kadar hesap kesim tarihi geçtiği için 2nci taksitde şu anda kredi kartı hesabıma işlenmiş durumda.
2nci taksitin de iptalini istediğimde " taksitli satış olduğu için banka tarafından taksitli olarak iptal edilecektir" yanıtı aldım.
Kredi kartı hesap özetimde satış işleminin iptal edildiği ve yaptığım 1nci taksit ödemesinin iade edildiği gözüküyor. Satış iptal edilmesine rağmen 2nci taksit ödeme emri hesap özetine işlenmiş. Yani ödeme yapmak zorundayım.
Verdikleri yanıt geçerliyse yapılmamış bir satış için her ay taksitleri ödeyip bir ay sonra geri almak gibi bir durum sözkunusu. Ayrıca kart limitimde ödenmemiş tutar kadar bir azalma olacak.
Satış işlemi iptal edildiğine göre ilgili taksit ödemelerinin de iptali ve varsa yapılmış ödemelerin iadesi gerekmez mi ?
İnternette yaptığım araştırmada bir bilgiye ulaşamadım.
Banka ile konuyu görüşeceğim. Forum üyelerinden yardımcı olabilen olursa şimdiden teşekkür ederim.
-
bir kaç sorum olucak yanıtlarsanız sevinirim.
1. 2005 yılında bir işyerini kiraladım.halan içinde ticaretimi yapmaktayım. mal sahibim malesef bu zamana kadar 2-3 defa söylememe ragmen kira kontarımı bana vermedi. bunu ne gibi zararlarını görürüm. ??
2. elektrik sayacını üstümüze almadık o zaman kaldı, gerek yok dedi bizimde bilgi eksikligimizden tamam dedik. ama şu anda malesef 1-2 kiram gecikti bu malesef piyasaların kötü gidişinden kaynaklandı. ben kiramı zaten öduyorum ama bazen aksama olabiliyor. ama protesto olmadım, çünkü bir senet yapmadık.bu durumda bana yok elektirigi keserim gibi söylemlerde bulunuyor. nasıl bir önlem alabilirim.?
3.Şu ana kadar sorun olmadı ama olmuycagı anlamına gelmiyor ben kötü niyetli bir kiracı degilim sadece piyasalardan kaynaklanan sıkıntı bizlerede yansıyor malesef bu durumlarda nasıl hareket edebilirim.yani bana yok kiranı ödemedin çık o zman gibi söylemlerde bulunuyor bu bu kadar basit mi ??
dedigim gibi bana kontrat bile vermedi ama 3 senedir burda faliyetimi sürdürüyorum. birikmiş bir kira borcum 2 kira oldu şimdi ye kadar en fazla ama ne senet ne baska bişey yok.
yardımcı olursanız çok sevinirim. ben sadece ekmegini kazanmak için çalışan bir esnafım kiramda ufa rakamlar degil malesef 4-6 bin aralıgında tam rakam söylemiyim. teşekkürler.
-
Saygıdeğer meslektaşlarımız,
Sitemizde bulunan "Dilekçeler" bölümü şu anda aktif durumda değildir. Daha önce, sizlerin de görüşlerini almak sureti ile dilekçeler bölümünün sadece hukukçu üyelere açılmasına karar verilmişti, ancak çalışmalarımız hala devam ettiği için henüz bu bölüm açılmamıştır.
Bazı meslektaşlarımız, aradıkları dilekçe örneklerine ulaşamadıklarını ifade ettikleri için bu açıklamayı yapma gereği duyduk.
Dilekçeler bölümü ile ilgili kararlar kesinleşinceye ve hayata geçirilinceye kadar, meslektaşlarımızın her konuda olduğu gibi dilekçeler konusunda da burada paylaşım ve yardımlaşmada bulunabileceğini belirtmek isteriz.
Saygılarımızla.
www.hukuki.net yönetimi
-
Yazan: 29 - 01 - 2008 : 14.22 - amt
Sulh hukuk mahkemesınden tahlıye kararı cıkar fakat temyiz edilirse ,bu temyiz suresı ıcersınde tahlıye edebılırmıyım?6570 e gore 3 aylık kırayı depo olarak yatırırsa tahlıye durar mı? Borclar kanununda bu nasıl olmaktadır.
Cıkma tahaadunu kontrat yapılırken almıstım ve her 5 senedır almaktayım,fakat bu sene cıkarmam gerektı ,bu sebepten dolayı tahlıye edebılırmıyım,bıldıgım kadarıyla 6570 te bu tahaaut kontratın yapıldıgını gun yazılırsa bır hukmu anlamı yok ,borclar kanunuda da mı oyle? Tesekkur ederım
-
Yazan: 29 - 01 - 2008 : 13.44 - pier014
Merhabalar.
Çalıştığım işyerinden ayrıldıktan sonra fazla mesai ücretlerinin ödenmemesi ile ilgili bir dava açtım ve bu davayı kazandım. İş yerinden ayrılırken istifa dilekçemde hiçbir sebep göstermedim. Şimdi merak ettiğim konu bu davayı haklı sebep göstererek kıdem tazminatımı almak için yeni bir dava açsam kazanabilirmiyim?
-
Yazan: 29 - 01 - 2008 : 13.05 - kaganelli
Yaklasık 2ay önce babama ait bir arazinin mülkiyetini benim üzerime gecirmeye karar verdik.Gerekli işlemleri yapmak üzere tapu dairesine gittik.Orada bize hazırlamamız gereken evrakların bir listesini verdiler.Evraklardan birtanesi de tarım reformu müdürlüğünden alınacak izin belgesiydi.Evrakı almak için müdürlükte gerekli işlemleri yaptık ve son olarak da görevli memurun imza atıp bu belgeyi bize vermesi kalmıstı.
Memur imzayı ancak tarım reformu spor kulubune makbuz karsılıgı bagış yaparsak atabileceğini söyledi,bu emir kendisine üstleri tarafından verilmiş.. O dönemdeki kendi iş yogunlugumuz ve zaman darlıgımız nedeniyle 10ytl zorla bagış yapmak durumunda bırakıldık..
Memurun bizden böyle bir istekte bulunması durumunda hangi kanun yollarına basvurabiliriz? Kanun maddeleriyle birlikte yazarsanız cok memnun olurum.İlerde tekrar basıma böyle bir sey gelirse hakkımı savunmak ve devlet dahi olsa kimseye zorla para yedirmek istemiyorum...
Cevaplarınız için şimdiden tesekkurler..
-
Yazan: 29 - 01 - 2008 : 13.02 - duer
6 yıllık öğretmenim. Eğitim bölgesinde bulunan 3 okula 24 adet lojman tahsis edildi. Bu lojmanların idari işlerinide yürütmesi için bu okullardan birinin müdürüne yetki verildi. Fakat bu müdür arkadaşımız bu lojmanların çoğunu kendi öğretmenlerine tahsis etmeye başladı ve ben lojman isteğiyle ilgili başvurduğumda da boş lojman yok dedi. Bu lojmanları neye istinanen veriliyor. Dilekçe önceliği var mı? Benden daha kıdemsiz bir öğretmeni çıkartabilirmiyim.Yoksa Llojmanların boşalmasını mı beklemeliyim? İlginiz için şimdiden teşekkür ederim.
-
Yazan: 29 - 01 - 2008 : 12.56 - galdirik
Merhabalar,
ben bir arkadaşımla kiraya çıkmıştım, yaklaşık 2 sene beraber aynı evde kaldık ve ben 2 ay önce evlenip evden çıkmak zorunda kaldım. Kira sözleşmesi benim üzerime ve de kefil olan da abim. Şimdi kira sözleşmesini ev arkadaşımın üzerine devretmek istiyorum.
Ne yapmalıyım... Yardım ederseniz çok memnun olurum...
Bu arada ben başka bir ildeyim şu an, devir işlemleri için başkasını vekil tayin edebilir miyim??
Yardımlarınız için şimdiden teşekkürler..
-
Yazan: 29 - 01 - 2008 : 12.24 - levip
Sevgili Hukuki'ci arkadaşlar.
İşe iade ile ilgili 100 den fazla konu okudum. Benim sorunumla ilgili yakın açıklamalar var. Ancak sorunumun tam karşılığı hakkında herhangi bir mahkeme kararı bulamadım. Durumum aşağıdaki gibidir.
2005 senesinde haksız yere işten çıkarıldım. Tazminat ve diğer haklarımı aldım. Haksızlığa uğramışlığın verdiği hırsla ve mahkemelere de güvenerek işe iade davası açtım. Yasa en fazla 4 ay içinde işe dönmem gerektiğini belirttiği için o günkü koşullarda hiç bir sorun yoktu. Haklı bulunursam gidip işe başlayacaktım. Gel zaman git zaman davalının da kurnazlığıyla davam 3.senesine girdi. O gün bugün hayatım değişti. Davalının bütün engellemelerine rğmen yeni bir işe girdim. Yaklaşık 1,5 sene işsiz kaldığımdan ve bu süre içerisinde aldığım tazminatı harcadığımdan bahsetmeme gerek yoktur sanırım. Davamın son celsesi 1 ay sonra görülecek ve çok büyük ihtimalle lehime sonuçlanacak. Ama ben şu andaki işimden memnunum. Dava süresince o kadar sıkıntı çektim, o kadar yıprandım ki yeniden işsiz kalmaktan da aynı dava sürecini yeniden yaşamaktanda çok korkuyorum. Yaşamayanın anlayamayacağı zorluklar bunlar sevgili arkadaşlarım. Hakim hasta diye 2 kere altışar ay ertelenen üstüne üçüncü seferde davalı avukatı hasta diye bi 6 ay daha ertelenen ilk dava benimkidir herhalde. Şimdi sorum şu;
1-) İşe iade kararı çıktığında işverene başvurmazsam ne olur? Aldığım kıdem,ihbar gibi hakları geri vermem gerekirmi ve bu konuda bir mahkeme kararı varmı?
2-) Başvurduğumda kabul gördüğü takdirde işe başlamazsam ne olur?
3-) Dava sonuçlanmadan davadan vazgeçersem ne olur?
Şimdiden hepinize teşekkür eder yaşadıklarımı yüce rabbimin kimsenin başına vermemesini dilerim.
-
Yazan: 29 - 01 - 2008 : 12.24 - megalit
Değerli arkadaşlar.babamı 1985 yılında kaybettik.Geçen yaz yerel bir gazetede Hisedarlara Çağrı İlanıdır başlığı altında babamın adına 10 hissesinin bulunduğunu öğrendim.Bu şirket Osmaniye de kurulu bir un fabrikası.Şirket yetkililerinden biri ile görüştüm hisse başına ilk 300 YTL sonra 500 YTL teklif ettiler. Bir avukattan profesyonel yardım alacağım. Fakat ilk sizden nasıl bir yol izlemem konusunda yardım alabilirmiyim acaba.
-
Yazan: 29 - 01 - 2008 : 12.12 - nurneda
Merhaba,
Bir limited şirket zor günler geçirmekte ve buna bağlı olarak şirket ortaklarından (şirket iki ortaklı) %5 hisseye sahip ortak ortadan kayboldu, ne evinden ne de telefonla kendisine ulaşamıyoruz ve haliyle 6 aydır ortada olmayan ortaktan hisselerinin devrini dahi istemiyoruz. Bu ortağın şirketten tamamen ilişiğini nasıl kesebiliriz hisselerini devralabilmek için ne yapabiliriz. Yardımlarınız için şimdiden teşekkürler.
-
Yazan: 29 - 01 - 2008 : 12.03 - ferdi06
Merhabalar ben forumunuza yeni kayıt oldum ve çok yararlı bilgiler paylaşıldığını gördüm inşallah bildiğim bir konu üzerindeki soruyu cevaplarım ileriki zamanlarda...
Benim başımdan çok kötü bir olay geçti 2007 başlarında yeğenimden değeri 18.000 TL olan bir araba aldım.Ödemesini peşin yapmıştım.Bana arabanın üzerinde rehin olduğunu ve benim ona verdiğim parayla kalan bir kaç taksiti ile rehini kaldıracağını söylemişti , bende güvendim parayı verdim. Aramızda sadece oto satış protokolü yaptık satışı en geç 15 gün içinde vereceğini aksi takdirde 5.000 TL tazminat ödemeyeceğini satış protokolüne eklemdi.Aradan tam 9 ay geçti.Arabanın üstünde yakalama , haciz , vergi borcu olduğunu daha sonraki zamanlarda öğrendim. Telefonlar , Yol Masrafları , Araya adam koymalar fayda etmedi satışı almak için.Bende arabasını geri iade edip paramı istedim bana 3 aylık senet verdi bir kaç şahit huzurunda. Senedin üç aylık vadesi de geldi paramı ödemedi bende yaklaşık 10 gün sonra bürosuna gittim parayı ödemesini rica ettim.Aramızda akrabalık bağı olduğunu ve bu para için kötü olmaya gerek olmadığını tatlı dille konuştum. Maddi durumu gayet iyi alamayacağımı bilsem fazla düşmeyeceğim üstüne. Bana ayağa kalkıp küfretmeler ''- seninle mi uğraşacam düş artık yakamdan beni baya zarara soktun'' gibi kelimelerle üzerime yürüyüp beni dövdü ben 55 yaşındayım o da benden 10 yaş küçük karakola gidip adli rapor aldım kendisinden şikayetçi oldum fakat oğullarım beni karakolda ifade vermeden '' onun cezasını kendimiz verecez '' diye zorla çıkarttılar bende şuan çok çaresizim çocuklarımdan çok korkuyorum.Bana lütfen yardım edin ne yapmam konusunda kimlere başvurmalıyım ? Paramı nasıl kurtarabilirim ? Teşekkür ederim ilgilenenler için...
-
Öncelikle olayı anlatayım; Apartmanın bahçe katında oturuyoruz, 1-2 hafta kadar önce tuvalette ciddi bir su yükselmesi yaşadık. Büyük bir taşkın olmasa da gayet sorunluydu. Olayın gerçekleştiği akşam gidip yöneticiye haber verdik ve ortak kararla aski'ye haber verdik. Ertesi gün aski ancak geldi ve sorunla kendilerinin ilgilenmediğini söyleyip gittiler. Bunun üzerine ben özel bir tesisatçı ile konuştum. Geldi evi inceledi, apartman tesisatının özel bazı durumları yüzünden sorunu çözme garantisi vermeden 75Ytl'ye bu işi yapacağını söyledi. bu esnada yöneticinin eşi'de ve başka bir üye yönetici yerine yanımızdaydı. Durumu onlara anlattım ve garanti vermediğini söyledim. Bunun üzerine binamızda bulunun bir komşumuzun bu işleri yaptığını ve birde onun bakmasını tavsiye ettiler. Bu amca geldi ve ben bunu hallederim dedi. 75Ytl'ye onlada ertesi gün gelip yapılması için anlaştık. Fakat ertesi gün işi yapmak için 75Ytl'ye yanına yardımcı bulamadığını ve bu fiyata yapamayacağını söyledi. İşin raicinin 150 ytl olduğunu söyledi, bizde daha fazla rezillik çekmemek için kabul ettik. Amca geldi bilimum çalışmaların sonunda sorunun bizden değil binanın bahçedeki logarının tıkanmasından kaynaklandığı anlaşıldı. Tam bu sırada bizde gittik yöneticiyi çağırdık. Amca'da apartmandan olduğu için yöneticiyi beklemeden işe devam etti.
İş bittikten sonra ücretin 75ytl sini bizim 75ytlsinide apartmanın ödemesini teklif ettiler. Bende sorunun bizimle ilgisi olmadığını ve 75ytl veremeyeceğimi söyledim. Yönetici sorunun bizle ilgili olmadığını yapan amcaya tastik ettirdikten sonra; "Tamam, biz Ahmet amca ile pazarlığımızı yapar halederiz. geçmiş olsun" dedi gitti.
3-4 gün önce bir apartman toplantısı yapılmış. Yönetici ve bu Ahmet amca biraz tartışmışlar bu konu yüzünden ve "Seni çağıranda, pazarlık yapanda ben değilim. Git kimle anlaştıysan ondan al paranı" deyip Ahmet amcayı bize göndermiş. Ahmet amcada doğal olarak şimdi bizi zorluyor.
Bugün gidip yönetici ile konuşacağım, elimin kuvvetli olması açısından bu konuda ki sorumluluk ve haklarım nelerdir? Ve nasıl bir yol izlemeliyim? Yardımcı olan herkese şimdiden çok teşekkür ederim.
-
Yazan: 29 - 01 - 2008 : 11.27 - sukru34
Bir ilçede yaptığımız inşaatımıza tedaş onayında tarafo şartı getirmiştir ve ancak yeni tarafo yapıp tedaşa hibe edersek ancak ozaman meskenlerimizin aboneliğini yapacaklarını söylemektadirler.Bizim yaptığımız site şeklindeki inşaatın hemen yanında bir site inşaatı daha bulunmaktadır.İki siteyi birleştirerek tek trafo yapılmasını şart koşuyorlar.Buda yaklaşık tedaşın çıkardığı fiyata göre 40.000-45.000 YTL yi buluyor.Bu mantığı anlıyamıyorum.Belediye sınırları içinde Mersin-Antalya karayolu üzerinde ve ilçenin en kalabalık ve inşaat alanı en yoğun yerdeyiz.Yani tedaşın altyapısının olmadığı bir yer değil.Buna rağmen tedaş yeterli trafo güçlerinin olmadığını söyleyerek trafoyo bizim yapıp kendilerine hibe etmemizi istemesi, bize şaçma geliyor.En azından tüketici hakkına uymaz gibi geliyor.Biz 100 kw lık direk tipi trafo koyup onu tedaşa hibe edelim daha ekonomik olur dediğimizde ise ozaman sadece bir aboneliğin olacağını.Tüm sitedeki her dairenin ayrı ayrı abonelerinin olamayacağını söylediler.Site kendi içinde elektrik parasını toplayıp tek abone olarak yatırılması gerekiyormu.Biz de bunu istemedik.Çünkü bu sıkıntı yaratabilecek bir ortam gibi geldi.Bu konuda sizlerin bir bilgisi olan arkadaşlardan Bizi bilgilendirmesini istiyoruz.Biz gerçektende bu haksız kazanca boyun eğip trafo yapmamız mı gerekecek.Teşekkürler....
-
Yazan: 29 - 01 - 2008 : 11.26 - triendly
Merhaba ben bu siteye yeni üye oldum umarım dogru yere konu açmısımdır ve yanıtlanırsa çok memnun olurum. Şimdiden yetkili arkadaslara tesekkur ederim..
Sorunum şu ben 31 aralıkta çalısmakta oldugum şirketten çıkarıldım. İşten çıkarıldıktan 9 gün içerisinde doktora gittim ve rapor aldım ve raparum hala devam etmekte.. İşyerinden bana 10 ay çalıstıgımdan dolayı kıdem tazminatı alamayacagımı fakat ihbar tazminatımı alacagım söylendi ve o da öden di asıl sorum su ben hala raporluyum ve raporum bittiginde para alabilrmiyim ve bu parayı nerden nasıl ve hangi belgelerle alabilrim.. Ben Adana bölgesinde çalısıyordum ama işe Ankara'dan alındım şirketimizin asıl merkezi de İstanbul'da. Para alabilmek için Ankara ya mı gitmem gerek? Ya da ptt banklar da artık para veriyormus Adana'dan alabilrmiyim? Biraz karısık oldu sanırım yardımınız için şimdiden tesekkurler.
-
Yazan: 29 - 01 - 2008 : 11.07 - salsalogy
İşyerimizin binasında büyük tadilat yaptığımız için kendimizi korumak için kira kontratını 8 yıllık yapmıştık. 2 yıl geçti ve şu anda kira masrafımızı düşürmek için çıkmak istiyoruz. Sözleşmede erken tahliye ile ilgili bir özel hüküm yok. Erken tahliye etmek için ne yapmalıyız?
-
Ben memurum ve ilçemizde benim kurumumda geldiğim yılda boş lojman bulunmadığından askeri lojmanlarda boş olduğundan yakıt v.s giderleri çok olduğundan askeri lojman sorumlusu ile yaptığımız bir sözleşme ile askeri personel gelmesi durumunda çıkmak kaydı ile oturmaya başladım.Kendi kurumumdaki lojmanların boşalması sebebiyle başvuruda bulundum ama askeri lojmanlarda oturduğum süreyi yeni başvurumda dikkate alarak lojman sıralamasına giremedim.Bilgi istediğim konu, askeri lojmanların benim için kamu lojmanları olarak değerlendirilip değerlendirilemeyeceği konusunda yardımcı olursanız sevinirim tşk.
Bu yaptığınız sizce hoş mu?
Konularınız birleştirilmiştir.
-
Öncelikle herkese selamlar....
Benim sorum ben yaklaşık 6 aylık evliyim,eşim 2 senedir çalışmış olduğu şirkletten başka bir işte çalışmak için istifa etmek zorunda kaldı.Ancak kanun hükümleri gereği vermiş olduğu dilekçede;
(5. (Değişik : 25/8/1999- 4447/45 md.) 506 sayılı Kanunun 60 ıncı maddesinin birinci fıkrasının (A) bendinin (a) ve (b) alt bentlerinde öngörülen yaşlar dışında kalan diğer şartları veya aynı kanunun geçici 81 inci maddesine göre yaşlılık aylığı bağlanması için öngörülen sigortalılık süresini ve prim ödeme gün sayısını tamamlayarak kendi istekleriyle işten ayrılmaları nedeniyle,
Feshedilmesi veya kadının evlendiği tarihten itibaren bir yıl içerisinde kendi arzusu ile sona erdirmesi veya işçinin ölümü sebebiyle son bulması hallerinde işçinin işe başladığı tarihten itibaren hizmet akdinin devamı süresince her geçen tam yıl için işverence işçiye 30 günlük ücreti tutarında kıdem tazminatı ödenir. Bir yıldan artan süreler için de aynı oran üzerinden ödeme yapılır.)
maddesinide belirtmiştir.
1- Maddede belirtildiği üzere kıdem tazminatını alabilirmi ?
2- Şirketin dilekçeye verdiği cevap,dilekçede bu tarz madde bildirilemez dilekçenizi düzeltip getiriniz;
a) Dilekçede madde belirtebilirmiyiz ?
b) Şayet belirtebilirsek şirketin bu tepkisine karşı hukuki yoldan ne yapabiliriz.?
Şimdiden Teşekkürler...
-
Merhabalar öncelikle verecegınız bılgı ve yardım ıcın tesekkur ederım.
Erkek arkadasım ıtalyan ve Türkiye de yaşıyor. kendi ülkesinde Sepereted durumda yani eşinden ayrılmış durumda. Katolik dini ve onların kanunlarında yeni bir evlilik yapabilmesi için 3 yıl geçmesi gerektiğini söylüyor. Bu bekleme süreci sadece İtalya da evlilik yapabilmek için mi geçerlidir. Yoksa arkadaşımın Türkiyede bir türk bayanla evlilik yapabilmesi için de beklemesine gerek varmıdır.
Saygılarımla,
-
Yazan: 29 - 01 - 2008 : 09.57 - hrclerk
Merhabalar,
Ben 3 yıldır turizm sektöründe İnsan Kaynakları departmanında görev yapıyorum ancak farklı sektörlerde görev yapmak istiyorum bu konuda açılmış iş bulma portallarına özgeçmişimi gönderdim ve görüşmelere davet ediliyorum, sormak istediğim iş mülakatlarında karşılaşacağım sorular neler olabilir ve hangi konulara dikkat edilir?
Teşekkürler.
-
Merhaba;
Öncelikle yardımcı olacak arkadaslara şimdiden teşekkürlerimi iletiyorum.
konu:2 kişinin arasındaki şakalaşmaya dayalı bir kaza sonucu kişilerden birinin yaralanıp diğerini dava ile maddi manevi hak talep etmesi.
Yukardaki dosyalara göre,2 kişinin şakalaşırken taraflardan birinin beton üzerine düşüp yaralanması sonucu dava etmesi sözkonusudur. ve asılsız iddalarla tazminat davasını 2500 ytl maddi 5000ytl manevi olarak kazandılar. Dava şuan temyize gönderildi.
1. sorum: Davanın temyizden yeniden incelenmek üzere bozulması ihtimali var mıdır? Böyle bi ihtimal oldukca düşük ise cezanın artma ihtimali varmıdır?
2. sorum:kaza sonucu yaralanan kişi, diğerine gelip eliyle şakasına taciz edip kaçarken yere düşmesi sonucu yaralandı. Fakat avukat mahkeme salonunda parmak atıp kaçarken düştü demenin ayıp olacagını belirterek davada hiç bu konuyu dile getirmemiştir. Bu gerekçe ile ifade değiştirilip yeniden dava başlatılabilirmi?
Yardımcı olursanız çok sevinirim. Şimdiden teşekkürler.
-
Yazan: 29 - 01 - 2008 : 01.50 - halil2202
Selamlar hastane yanında hemen 10 dairelik lojman da kalıyoruz. Burdaki lojmanda yüzde 35 sağlık personeli yüzde 25 yardımcı sağlık personeli gibi değerlendirmeye tabi tutuyorlar, buna göre de bizim dairenin yardımcı hizmetli sınıfına ayrıldığı örneğin ambulans şöförü lojman isterse bu sebeple çıkabileceğimiz söylendi. Benim araştırmama göre hastane yanında hastane çalışanları için yapılmış lojmanlarda yüzde diye bişey yok sadece görev tahsisi olanlar var onun dışında geriye kalanı tamamen sıra tahsisli yapılıyo yani geriye kalanın şu kadarı doktor şu kadarı hemşire şu kadarı hizmetli olacak diye bişey yok biliyorum ama burdakiler yüzde li olduğunu söylüyorlar bu doğrumu? Cevap için şimdiden teşekkür ederim...
-
Yazan: 29 - 01 - 2008 : 01.32 - halil2202
selamlar hastane yanında hemen 10 dairelik lojman da kalıyoruz burdaki lojmanda yüzde 35 sağlık personeli yüzde 25 yardımcı sağlık personeli gibi değerlendirmeye tabi tutuyorlar buna göre de bizim dairesin yardımcı hizmetli sınıfına ayrıldığı örneğin ambulans şöförü lojman isterse bu sebeple çıkabileceğimiz söylendi (bu lojmanda oturduktan bir yıl sonra söylendi)benim araştırmama göre hastane yanında hastane çalışanları için yapılmış lojmanlarda yüzde diye bişey yok sadece görev tahsisi olanlar var onun dışında geriye kalanın tamamen sıra tahsisli yapılıyo yani geriye kalanın şu kladarı doktor şu kadarı hemşire şu kadarı hizmetli olacak diye bişey yok biliyorum ama burdakiler yüzde li olduğunu söylüyorlar bu doğrumu...yani bizi 5 yıllık süremmiz dolmadığı halde lojmandan çıkarabilmeleri mümkün mü? böyle bişeye kalkışılırsa ne yapmamız gerekiyo...
-
Yazan: 28 - 01 - 2008 : 23.50 - neslicim
17 Haziran 2007 tarihinde bir Türk vatandaşı ile evlenen yabancı uyruklu meslektaşım boşanmak istemektedir.
Oturma izni çıkmıştır ancak çalışma iznin beklemektedir.
Şu an boşansa oturma izni ne kadar süre geçerli olacaktır?
Eğer 17 Haziran 2008 tarihinden sonra boşanırsa kaç yıllık daha oturma iznine sahip olacaktır?
Boşanma tarihinden itibaren ne kadar bir süre sonra tekrar evlenebilir? 3 yıl diye bir duyum almış! Oldukça telaşlı!
Yardımlarınız için şimdiden teşekkür ederiz!.....
-
Yazan: 28 - 01 - 2008 : 23.17 - laudelou
Öncelikle bu siteyi actiginiz icin tesekur ederim.Ben 7 yil evli kaldim.Bu evlilikten bir oglum ve kizim var.2005 yilinda dava actim.Yerel mahkemede bosandik ve cocuklarin velayetleri bana verildi.Anlasmali olmadigi icin karsi taraf davayi temize gondermis.Temyize gideli yaklasik bir yil oluyor.Ben yeni bir evlilik yaptım fakat resmi nikahimi yapamiyorum tabi.Mumkunse bana bu davanin ne kadar uzayabilecegini bir an once bitmesi icin benim ne yapabilecegimi lutfen anlatirmisiniz?Çunku cok zor bir durum taraflardan biri istemedigi taktirde dava ne kadar uzayabilir ben bunu ogrenmek istiyorum.Temyiz kararinin suresi nedir?Karsi taraftan kesinlikle ne tedbir ne de nafaka almadim, ustelik butun mal varligimi verdim. Lutfen surenin uzamamasi icin bana neler yapabalicegimi yazin. Bilgileriniz icin tesekurler.
-
Yazan: 28 - 01 - 2008 : 23.10 - comrade83
Merhabalar,
Hukukçu değilim. Hukukçu arkadaşların bilgisine ihtiyacım var. Yardımcı olabilir misiniz?
Çalışmakta olan bir subayım. Askeri okula girerken yüklenme senedi imzaladık. Senedin metnini aşağıda yolluyorum. Liseye giderken reşit olmadığım için yerime babam imzaladı ve amcamda kefil oldu. Şimdi bir şekilde kendimi ordudan attırırsam devlet okurken yaptığı masrafları benden mi isteyecek yoksa babam ve amcamdan mı? Senette subay çıkıncaya kadar ayırma olursa tazminat ödeyeceğim diyor oysaki ben okulu bitirdim ve subay çıktım. Bu durumda devlet yinede babam ve amcamdan mı ister yoksa sadece benden mi ister? Bu senedin herhangi bir geçerliliği var mı?
Çok teşekkürler.
ASKERI OKULLARA GİRME HAKINI ELDE EDEN ÖĞRENCİLER İÇİN
DÜZENLENECEK YÜKLENME SENEDI
Silahlı Kuvvetler adına öğrenci olarak okulun giriş şartlarına uygun şekilde kayıt ve kabulüm yapıldığı takdirde Subay/Astsubay çıkıncaya kadar, yürürlükte bulunan veya öğrenim süresi içerisinde çıkacak kanun, tüzük, yönetmelik, yönerge ve sair mevzuat hükümlerini kabul ettiğimi, bunlara aynen uyacağımı, öğrencilik sıfatımın devamı süresince evlenmeyeceğimi, karı koca gibi yaşamayacağımı taahhüt ve beyan ederim.
Taahhütlerime aykırı hareket etmem, beyanlarımın gerçek dışı olduğunun tespit edilmesi, herhangi bir nedenle öğrenimi kendiliğimden terk etmem, okul yönetmelik veya yönergelerine göre okul idaresine ibraz ettiğim belgelerden herhangi birinin gerçeğe aykırı olduğunun anlaşılması, derslerden başarı gösterememem, okul yönetmelik veya yönergelerine aykırı harekette bulunmam, yetkili merciler veya mahkemelerce hakkımda verilen herhangi bir ceza nedeniyle yetkili merci veya kurullarca ittihaz olunan karara istinaden okuldan çıkarılmam halinde, Silahlı Kuvvetler adına askeri öğrenci olarak öğrenime başladığım tarihten ilişiğimin kesilmesine kadar Milli Savunma Bakanlığınca zimmetime tahakkuk ettirilecek tazminatı (yiyecek, giyim, kuşam, öğrenci aylığı, kitap ve kırtasiye, vize, diploma, sınav ve benzeri harçlar, öğretim ve eğitimin gerektirdiği ulaşım hizmetleri, şahsım için yapılan ilaç ve tedavi giderleri, barındırma giderleri, atış giderleri, personel giderleri ve amortisman giderleri ile Askeri liseler hazırlık sınıfları için yabancı dil eğitimi) sarf tarihinden tahsil tarihine kadar geçen süre için hesap edilecek kanuni faizi ile birlikte ayrıca hükme gerek kalmaksızın Hazine emrine ödeyeceğimi şimdiden kabul eyler, yüklenirim.
Bu yüklenme senedinde yazılı bütün hususlar için meydana çıkacak ihtilaflardan dolayı, ANKARA mahkemeleri ile icra dairelerinin selahiyetini kabul ve taahhüt ederim.
Reşit ise Öğrencinin değil ise velisinin
imzası
AÇIK ADRESİ :
KEFALET SENEDİ :
Askeri öğrenci olarak kayıt-kabul olunan.........................oğlu............... ........tarafından verilen yukarıda yazılı yüklenme senedindeki taahhütlerine aykırı hareket etmesi sebebi ile okulla ilişiğinin kesilmesi halinde, bu öğrenci adına tahakkuk edecek okul masraflarını sarf tarihinden itibaren tahsil tarihine kadar geçen süre içinde hesap edilecek kanuni faizi ile birlikte (*)............................................... ................................. Yeni Türk Lirasını geçmemek üzere müteselsil kefil ve müşterek borçlu sıfatı ile ödeyeceğimi, çıkacak ihtilaflardan dolayı Ankara Mahkemeleri ve icra dairelerinin selahiyeti olduğunu beyan, kabul ve taahhüt ederim.
Müteselsil kefil ve
Borçlunun imzası
AÇIK ADRESİ :
(NOT : Bu belge NOTER tarafındın onaylanacaktır.)
NOT : (*) Askeri Liseler için 41.716,27 (Kırkbirbin yediyüzonaltı Yeni Türk Lirası yirmiyedi Kuruş), Bando Astsubay Hazırlama Okulu için 53.988,05 (elliüçbin dokuzyüzseksensekiz Yeni Türk Lirası beş kuruş) olacaktır.
-
Bu forum'a yeni üye oldum. Şu anda polis okulu öğrencisiyim. Görev yaptığı zaman içerisinde İdari görevi ile ilgili görevini kötüye kullanan kolluk görevlisinin maruz kalabileceği hukuki yaptırımlar ile ilgili bir makale hazırlamam gerekiyor . Bu konuda Danıştay'ın verdiği kararladan örnekler vermem gerekiyor. Bu konu ile ilgili elinizde daha önceden yayınlanmış makaleler veya Danıştay kararları var ise paylaşırsanız sevinirim.
Herkese uğraştığı işte başarılar dilerim, güzel günler sizinle olsun.
-
Yazan: 28 - 01 - 2008 : 21.05 - uquras
merhaba ben bir tekstil firmasında model makinacı olarak çalışmaktayım 04.07.2005 tarihinde işe başladım fakat sigortam 11.09.2006 yılında başlatıldı. çalışma saatlerim hafta içi 08:30-19:00 cumartesi günleri 08:30-13:30 cumartesi günleri ve resmi tatillerde çalıştırılıyorum. fakat mesai ücreti ödenmiyor idari kadro değilim. Geriye dönük 490 günlük sigorta primimin ödenmesi, cumartesi ve resmi tatillerde çalıştırıldığım günlerin ücretini talep etmek gibi bir hakkım varmı?
YÖNETİM NOTU:
Karşılıklı yardım en güzelidir.
Siz şu forum kurallarına:http://www.hukuki.net/forum/showthread.php?p=151260#post151260
uygun konular açın,biz de bu konulara cevaplar verelim veya daha önce açmış olduğunuz,cevaplanmış konunuza yönlendirelim.
[www.hukuki.net]
-
Yazan: 28 - 01 - 2008 : 20.29 - imgesel
İlginize şimdiden çok teşekkür ederim. Benim sorunum şu. Bir kuaför dükkanı devraldık kardeşim ve ben. Ve eski sahibi ile notere giderek bize satışını yaptı.
Bizden 15,000 YTL para istedi biz bu paranın 8000 kısmını peşin verdik ve geri kalanını kısım kısım ödeyeceğimiz konusunda anlaştık sözlü olarak. Ama sorun şu 'ki dükkanı bize malsahibinin haberi , bilgisi ve onayı olmadan devretmiş . Bizi mal sahibi ile bir araya getirmekten çekindiğini mal sahibinin devir yetkisini vermediği öğrendikten sonra farkettik aptal gibi bu insana güvenmiştik. Ve mal sahibi kontratı bile bizim üzerimize yapmadı.. Yeni kontratı da eski kiracının üzerine yaptı. Şimdi biz bu durumda ne yapmalıyız. Dükkan açılış işlemlerimizi yapmak için kontratın üzerimize mi olması gerekiyor. Yoksa üzerimize olmasada açılış işlemlerimizi yapabilirmiyiz. Dükkanın kira kontratı üzerimize değil ama kirayı elden malsahibine ödedik. Biz bu dükkanı taşıyabilirmiyiz bu konuda bir yükümlülüğümüz olurmu kontrat üzerimize değil çünkü... Ve dükkanda iş yapamazsak ta devir hakkı yine yok dükkanın. Fena halde oyuna geldik eski kiracı tarafından yapmamız ve izlememiz gereken yok nedir. Bu konuda bilgi verebilirseniz çok memnun olurum. Teşekkürler..
-
ben boşanma dilekçesinin nasıl olduğunu ve nesaıl yazıldığını bilmiyorum eğer mümkünse bana bir öğnek yazabilir misiniz etrafımda bu konuda bilgi sahibi olan biri de yok . tek taraflı boşanma dilekçesi örneği lütfen.
-
Yazan: 28 - 01 - 2008 : 20.01 - baymunke
Selam Arkadaslar ben 2 yıllık okuyorum ama normal öğretim süresinde bitmedi ve şimdi tecil hakkım yok bi kagıt geldi yoklama kacagı diye ne yapacam bilmiyorum aceba gitsem hemenmi alırlar askere
-
Yazan: 28 - 01 - 2008 : 19.04 - burcako
52 yaşındayım. 2. evliliğimi yaptım. hiç çocuğum olmadı. 2. evliliğimi yapmadan evvel 1 evim vardı. 2. evliliğimi yaptıktan sonra bu evi sattım ve yeni bir ev aldım. o da yine kendi üzerimeydi. ancak eşimin önceki evliliğinden bir çocuğu var. öğrenmek istediğim ben vefat ettiğimde bu ev kime kalır. çocuk faydalanabilir mi? eşimin öldüğünde benim evimden yine çocuk faydalanabilir mi?
Cevabınız için şimdiden teşekkür ederim.
Saygılar
-
Yazan: 28 - 01 - 2008 : 18.44 - efe_09
SELAMLAR
BEN ALMANYADA YASIYORUM , EVLENELI 3 SENE OLUYOR ( TR DEN GELDIM)
AMA BIR SENEDIR ALMANYADAYIM VE ALMANCA KURSUNA GIDIYORUM ( SUBATIN SONUNDA BITIYOR)
BENIM ESIM HASTA HASTAHANEDE KALIYOR (SINIR HASTASI; COCUK GIBI)
BEN YANLIZ YASIYORUM GELDIGIM GÜNDENBERI
BEN BIR TÜRK KIZINI SEVIYORUM & EVLENMEYI DÜSÜNÜYORUZ
KIZ ALMANYA DOGUMLU; ALMANYADA YASIYOR ,TÜRK VATANDASI BURDA OKUYOR VE MESLEK YAPMAK ISTIYOR (AUSBILDUNG)
BEN ISE SUANDA CALISMIYORUM YARDIM ALIYORUM
BENIM BURDA KALABILMEM ICIN ALMAN VATANDASI OLMAZI MI LAZIM? BIZ EVLENEBILRMIYIZ?
EVLENDIKTEN SONRA BEN BURDA KALABILIRMIYIM?
VE IS BULASIYA KADAR YARDIM ALABILIRMIYIM?
BU AY ICERSINDE VIZE YENILIYECEGIM & BOSANMAYI DÜSÜNÜYORUM BOSANMAMDA BIR SORUN CIKARMI?
BOSANDIGIM AN TÜRKIYE'YE GITMEK ZORUNDAMIYIM?
YOKSA VIZEM BITINCEYE KADAR BURDA KALABILIRMIYIM?
BENI AYDINLATABILIRSENIZ SEVINIRIM SIMDIDEN CEVAPLARINIZ ICIN COK TESEKKÜR EDIYORUM SAYGILARIMLA.............
_________________
efe
acil cevaplandirirsaniz sevinirim
-
Yazan: 28 - 01 - 2008 : 17.48 - hakan73
10 yıllık evliyim.3 ay önce eşim dedigim kadının internetten biriyle görüştügünü ve eve aldıgını internet kayıtlarından yakaladım ama kayıtları kaybettim.Elimde sadece iki tane cep mesajı var.Mesajlarda da zinayla ilgili bir konuşmaları yok.Belki daha önceden bu konuda mesajlaşıp silmiş olabilirler.5 ve 8 yaşlarında iki kızım var.3 ay beklememin sebebi çocukların durumlarını düşündüm ne olacaklar diye.Küçük kızımın sürekli hastane kontrolleri var.Büyük kızımın okulu var.Bir de eşim dedigim kişi intihar etme teşebbüsünde bulundu (yada bana öyle gösterdi emin degilim)(balkona çıkmış öylece aşagı bakıyordu)samimi oldugundan şüpeliyim.Zaten bunu yapmasınıda çocuklarımın annesiz kalmamaları için istemem.Malesef ki anneleri neticede.Yaşları küçük oldugu için annelerine çok düşkünler.Artık bu ihaneti taşıyamıyorum.Anlaşmalı boşanmayı deneyeceğim öncelikle.Çocuklara nafaka konusunda elimden geleni yaparım onlar benim canım kanım,ama eşim dedigim kişi benden madi bir hak talep edebilir mi?Bana ihanet eden birine para vermek bayağı ağırıma gidiyor.Kızlarım eskisi gibi saglık kuruluşlarından benim üzerimden faydalanabilirler mi?
-
Yazan: 28 - 01 - 2008 : 17.46 - emregsi
merhabalar benim anonim şirketim vardı 2003 yılında resmi şekilde bu şirketi devrettim şirket'i alan kişiler aynı şirket üzerinden bankadan çek alıyorlar kullanıyorlar ve çek ödenmiyor 2005 yılında mahkemelik oluyorlar banka mahkemeye benim imza sirkülerimi gönderiyor savcılık bana ulaşıyor ifademi almak istiyor gittim ifade verdim devir evraklarımı gösterdim ve 1.5 aya kalmadan benim bu suçu işlemediğim kanaatine varıldı şüphelinin üzerine atılı suçu işlemediği anlaşıldığından kovuşturmaya yer olmadığına dair bir karar çıktı. şu ana kadar bir problem yok lakin başka çeklerinde mahkemelik olduğunu ve bana ulaşılamadığından haberim olmadığı için itiraz edemeyip hüküm giydiğimi, adli para cezası ve hakkımda arama emri çıkartılmış olup beni tutukladılar ya 4100 ytl adli para cezası yada 41 gün hapis cezası yatacağım söylendi bende bu olay şehir dışında olduğu için ne laf anlatabildim ne itiraz edebildim sert bir şekilde bu 2 seçenekten birisine karar vermem gerektiği söylen di para cezasını yatırdım ve saldılar bu çekler'le ve şirketle hiç bir alakam yok imza benim değil ama ceza aldım şu an ne yapabilirim paramı geri alabilirmiyim tazminat davası açabilirmiyim özellikle bankaya çünki banka müdürünün bu işi kasti yaptığı kanaatindeyim ama delilim yok; bu işte bir dolandırıcılık kesinlikle var ve başka davalarında olduğunu öğrendim aynı şekilde . bu işlerden nasıl kurtulabilirim bilgi verirseniz sevinirim. şimdiden herkeze teşekkür ederim.
-
Salt idari eylemden kaynaklanan bir zararımız olduğunu düşünelim,böyle bir zararın tazmin edilebilmesi için İYUK md.13 uyarınca öncelikle idari başvuru yolunu tüketmemiz gerekiyor,sonrasında ise talebimizin reddi halinde idari yargıda bir tam yargı davası açabiliyoruz.Ülkemizde bu gibi zararların tazmini için bir usul yasası bulunmadığı için idari başvuru yolu sadece bir şekil kuralının yerine getirilmesinden ibaret olan bir müessese ve zaman kaybından başka bir şey değil..Bu durumda bu yola başvurmadan, icra dairesinden idare aleyhine ödeme emri göndertebilir miyiz?(Alacağın muayyen bir alacak olduğunu varsayalım)Ödeme emri gönderdiğimiz taktirde,bir tazmin sistemi olmadığı için,idare bu borca itiraz edecektir,bu halde idare talep halinde %40 icra inkar tazminatına mahkum edilebilir mi?Yine bununla birlikte açacağımız itirazın iptali davası için yetkili ve görevli mahkeme neresidir?İdare mahkemesi olduğu düşünüldüğünde,mahkeme idari başvuru yolu tüketilmediğinden davamızı usulden red mi edecektir?
Saygılarımla..
-
Yazan: 28 - 01 - 2008 : 16.34 - sakar
Son günlerde basında,Salim Yılmaz adlı emekli bir vatandaşımızın Beykoz Kaymakamlığı'na (Tüketici Hakem Heyeti olmalı) başvurarak,sabit telefonlardan sabit ücret alınmasıyla ilgili şikayette bulunduğu,haklı görüldüğü ve parasını TTdan faiziyle geri aldığı yazılmaktadır.
Telefonlardaki bu sabit ücretle ilgili olarak;Danıştay 13.Dairesinin 30.09.2005 tarih ve 2005/4803 sayılı kararında "Yatırımların karşılığı"olarak sabit ücret alınmasının hukuka uygun olduğuna dair kararı vardır.
Hâl böyleyken TTun bundan haberi olmadan,bu ücreti faiziyle iade etmesi mümkün müdür?
Ayrıca bu karar varken,Beykoz THH kararı ne kadar hukukîdir?
-
Yazan: 28 - 01 - 2008 : 16.10 - brayn4
Yaklaşık 1 yıl önce tayinim çıktı ve kabul edip gelmek zorunda kaldım. Ailemi de taşıdım şu an benim yerime başka bir yönetici alıp, tekrar görev değişikliği istiyorlar ve bölge değişiyor. Tazminatlarımı alabilme imkanım var mı ayrılmak istiyorsam?İlginize şimdiden teşekkür ederim.
-
Yazan: 28 - 01 - 2008 : 15.40 - Atekiz
Çalıştığım şirketin yıl sonu kapanışları ile aynı döneme denk geldiği için apartmanda yapılan yıl sonu toplantılarına katılma imkanım olmadı.
Oturduğum 40 dairelik apartmanda 4 kişilik bir yönetim kurulu seçilmiş. Bu kurul daire başı 300 YTL aidat ödemiyor ve aylık toplam 1200 YTL diğer daireler tarafından ödenecek. Bu durumdan hiçkimse hoşnut değil. Ne bir karar defteri gördüm, ne de başka birşey.
Ödeyeceğim rakam önemli değil. Bu duruma düşmekten hoşnut değilim. Ne yapabilirim ? Ne talep edebilirim ? İlginize teşekkür ederim.
-
Yazan: 28 - 01 - 2008 : 15.37 - Yunus1976
ayrıldığım eşime kızımı alabilmek için velayet davası açtım. Eski eşim dava açtığımdan beri kızımı göstermemek için elinden geleni yapıyor. adreste bulunmadığına dair 2 defa icra tutanağı tutturdum son verdiği adres ise bir oteldi. Ve kızımı görüş günlerim ise her iki haftada bir hafta sonları ve yazın bir ay.15 Şubatta davamızın 3.duruşması olacak her duruşmada hakimden tedbir talep ediyorum ama red ediyor sorum şu: Bu defa hakimden yazın hakkım olan 1 aylık görüşümü 15 Şubat- 15 Mart arasına çekmesini talep edebilirmiyim?
-
Yazan: 28 - 01 - 2008 : 15.20 - injured
sorumun yeri tam olarak burası mı bilmiyorum fakat buna benzer bir başlık bulamadım umarım sorun olmaz. benim sorum şu: bir yakınım araba almayı düşünüyor fakat krediyi başkası çekeceği için araba kredi çeken kişinin üzerine olacak. yardımcı olacak kişi ödemeler bitince ruhsatı üzerine geçirirsin demiş. bu durumda işimizi garantiye almak için ne yapmalıyız? karşı taraf ne kadar iyi niyetli olursa olsun neticede bu süreç içerisinde ne olacağını kimse bilemez yaşamak da var ölmek de.. ödeme bitiminde bu işlemin(ruhsatı sahibin üzerine alması) yapılacağını garanti etmek için ne yapmak gereklidir? şimdiden teşekkürler.
-
Herkese Merhaba,
Forumdaki ilk mesajim. Bir konuda fikirlerinizi almak istiyorum.
Esim Bulgar vatandasi ve bir süre sonra evlilik yolu ile Türk vatandasligini almaya hak kazanacak. Bulgaristan kendi vatandaslari icin cifte vatandasligi öngörüyor. Esim Türk vatandasi olduktan sonra ben izin ile Türk vatandasligindan cikip Alman vatandasligini alirsam. Ileride dogan cocuklarimiz anneden dolayi dogum ile Türk vatandasligina hak kazanirlar mi?
Cevaplar icin simdiden tesekkürler.
bara
-
Yazan: 28 - 01 - 2008 : 14.31 - tsömer61
merhaba...ben bu ay kredi kartı borcumu son ödeme tarihinden 5 gün sora ödedim fakat asgarisini ödeyebildim....ödeyemediğim 5 günlük sürede borcuma günlük faiz mi yoksa aylık faiz mi biner? günlük faiz %5.68 ...benim borcum 185 ytl... hesapladığımda günlük faiz olursa 5 günde 55 ytl falan yapıyo.. sizce bu kadar faiz ödermiyim... teşekkürler....
-
Yazan: 28 - 01 - 2008 : 13.23 - b.boy
Öncelikle konuya ilgi gösterecek arkadaşlara şimdiden teşekkür ederim.
Hakkımda yapılan soruşturma kapsamında kamu davası açıldı.İddanamede belirtilen hususlar;
1-Daha önce erzurum Bölge idare mahkemesinin hakkımda soruşturma izninin verilmesine dair lehime bozduğu kararla ilgili suç;
2-Kurumla iş yapan iki şahısın telefon görüşmelerinde birinin diğerine ben de ona(benim için) para verdim demesi ki bu iddaa tamamen asılsız ve iftira.Kaldı ki bu şahıslar savcılıkta ifadelerinde para vermedik dediler.
3-Üzerinde herhangi bir silinti ve kazıntı olmamasına rağmen ve kamuya zarar getirecek ve karşı tarafa menfaat sağlayacak durumu olmayan Yapım İşleri Genel Şartnamesine göre düzenlenen bir projenin bilirkişi raporuna göre sahte evrak olarak nitelendirmesi.Bilirkişi raporunda ise bahsettiğim Genel Şartnamenin ilgili maddeside belirtilmemiştir.Sadece kamu İhale Kanunun farklı bir maddesi ilgi tutularak hazırlanmış ve raporda iğfal kabiliyeti yoktur ibaresi geçmiştir.Kazıntı ve silinti olmadığından da bahsetmiş ve manfaat durumu da yoktur diye belitmiştir.
Bu husularda durumum nasıl olur ve özetle nasıl bir savunma yolu uygulayabiliriz.Yardım edersiniz çok mutlu olurum.Saygılarımla
-
Yazan: 28 - 01 - 2008 : 12.26 - bahar76
İyi günler,
eşimin yüklü miktarda bankalara (kredi ve kredi kartları) ve vergi dairesine borcu var.
Forumları inceledim ve yanlış bilgi edinmediysem şuan eşimin borçlarını ödemekle yükümlü değilim. Fakat allah korusun eşime bir şey olursa bu borçları ödemekle yükümlü olan kişi kim?
Ben çalışmıyorum ev hanımıyım herhangi bir gelirim evim yada arabam yada param yok.
-
Yazan: 28 - 01 - 2008 : 11.53 - eda_naz
Herkese iyi günler dilerim...
2 ay önce kat mülkiyeti bir daireyi konut kredisi kullanarak satın aldım. Aldığım kişi kooperatif üyesi. Ancak biz kooperetifle ilgili hiçbir işlem yapmadık. Tapuyu aldığım için ben bu kooperatife otomatik olarak üye sayılır mıyım?
Bana satan kişi borcu yok dedi kooperatifin devam ettiğinden kendilerinin bile haberi yok. Yıllık aidat borcu olan 1.500,00 YTL eski sahibine borç geldi. Bundan başka borcu olabilirmi? Kooperatife üye olmak istemiyorum bununla ilgilide hiçbir işlem yapmadım. Bana bu daireyi satan kişi üyeliğini tamamen iptal edebilirmi?
-
Yazan: 28 - 01 - 2008 : 11.46 - sense71
İyi günler.
Kızımın babasından ayrıldıktan 2 yıl sonra yeni bir evlilik yaptım. Ayrılırken kendim adına hiçbir talebim olmadıgı eski eşimin kızım için iştirak nafakası ödeme yükümlülüğü var. Ancak 2. evliliğimden sonra sadece 3 ay kızımın nafakasını ödedi. Yaklaşık 2 yıldır hiçbir ödeme yapmıyor, aramıyor... Bu durumda nasıl bir yol izlemeliyim, geriye dönük birikmiş tutarlar zamanaşımına ugruyor mu?
Teşekkür ederim...
-
Yazan: 28 - 01 - 2008 : 11.42 - gkbyugr
Merhaba
Beş ay önce tayin olduğum zaman lojman dilekçesi verdim. lojmanlarda 5 kişinin 5 senesini doldurmasına rağmen bana ocak ayını bekle dediler. Başka bir arkadaşta başvuruda bulundu .Şu anda bir lojman boşta ben daha önce lojmanda bir sene kaldığımdan dolayı o arkadaşa boş lojmanı tahsis edecekler.benim sorum 5 senesi dolan kişilere lojmanı boşaltmaları için ne zaman tebliğ de bulunulması gerekiyor.tebliğin bir süresi varsa bu süre aşıldığında nereye başvurmam gerekiyor .Hukukçu arkadaşlar veya konuyla ilgili bilgis olan arkadaşlar dan yardım bekliyorum .
Saygılar Uğur Gökbay
-
Yazan: 28 - 01 - 2008 : 11.16 - rogurcan
Merhaba, ben hukuki yönünü merak ettiğim bir konunun aydınlatılmasını rica ediyorum. Maaşında haciz olan bir kişi maaşına gelen miktarı ödeyip borcunu bitirdikten sonra kendine bildirilmeden maaşına aynı borcun faizi haberi olmadan kurum mutemetliğine bildirilip işlem başlatılabilir mi? Kaç kez faiz gönderilebiri icra dairesinden borç bittikten sonra ve borçlunun haberi olmasına gerek duyulmaz mı? Teşekkür ederim, saygılarımla.
Açtığınız,cevaplanmış olan ilk konunuzdan devam ediniz.
[www.hukuki.net]
-
Yazan: 28 - 01 - 2008 : 10.27 - tokuslu
Merhabalar... Ben bayisi olduğum firmadan bayiliğimi iptal etmesi için bir yazı göndermek istiyorum. Örnek verirseniz sevinirim... Teşekkür ederim
-
Yazan: 28 - 01 - 2008 : 06.12 - mrbody
Herkese merhaba içinde bulunduğum mağduriyetten dolayı yardım talep ediyorum. Yaklaşık 2 ay önce bir arkadaşımla basit ortaklık şirketi kurduk. Aramızdaki güvenden dolayı herhangi bi ortaklık sözleşmesi yapmadık noterden.Sonradan anladımki bana vadettiği şeyler yalanmış.Kendisine elden 45ooo ytl para verdim şimdi paramı istediğimde veremem diyor .Şirket %50 %50 hisseli aramızda anlaşmaya çalıştım olmadı yuvam bu sebepten dolayı yıkılmak üzere ne yapacağımı bilmiyorum ne olur yardım edin. (şahıs aynı zamanda alman vatandaşı burada bildiğim kadarıyla üzerine kayıtlı bişey yok oturduğu bina babasının)Yardımlarınızı bekliyorum şimdiden teşekkür ederim.
-
Yazan: 28 - 01 - 2008 : 04.37 - mokta
İşyerinde fazla mesai oluşmasını engellemek için haftanın 7 günü çalışan arkadaşlara günde 2,5 saat ara dinlenme veriliyor.
Ben sabah 08:30 - 19:30 saatleri arası çalışıyorum haftanın 5 günü.
Günde 2 saat dinlenme.
Aradinlenme saatini işveren istediği gibi arttırabiliyor mu?
Ara dinlenme saatinin yasal bir süresi yok mu?
Konu ile ilgili bilgi verebilirmisiniz?
Teşekkürler.
-
Yazan: 28 - 01 - 2008 : 04.04 - askito35
Ben iki kat, imarlı, denetimli ve deprem yasasına uygun dükkan üstü daire yaptım.(imar planı bölgede 2 kat) Oturma izni aldıktan sonra, çevremde 4 ve 5 katlı emsaller'e dayanarak 2.5 kat daha çıktım. Şu anda 2.5 kat kaçak durumda. Komşularımdan biri kaçak katlarla ilgili şikayet te bulunmuş. Bende belediye ye gidip kendi kendimi kaçak yapı yaptığım için ihbar ettim. 2600 ytl ceza ödedim. Büyükşehir belediyesinde komisyona girmek üzere bir dosya gönderdiklerini söylediler. Oradan bir sonuç çıkıp daha sonra beni mahkemeye sevkedeceklermiş. Soru1: Mahkemeden ne sonuç çıkar? Soru2:Hapis cezası kesinmidir? Soru3:Ne kadar para cezası gelir? Soru4:Kaçak katları yıkarlarmı? Cevaplarınız için şimdiden çok teşekkür ederim.
-
Yazan: 28 - 01 - 2008 : 01.09 - neslicim
17 Haziran 2007 tarihinde evlenen yabancı uyruklu bir meslektaşım var. Çok şiddetli kavgalar ediyorlar hatta evlerine polis gelip olaya müdahele bile etti. Boşanmak istemekte ancak 1 yıllık oturma izni mevcut. Boşanması halinde oturma izni hangi tarihe kadar geçeli olacak!
17 Haziran 2008 tarihinde sonra boşanırsa ne kadar süre daha oturma iznine sahiptir?
Bu evliliği bitirdiği taktirde ne kadar süre sonra tekrar bir evlilik yapabilir. 3 yıl gibi bir duyum almış. Oldukça telaşlı!
Yardımlarınız için teşekkür ederim.
-
Yazan: 28 - 01 - 2008 : 00.51 - chip
Babamın, şüphelerimize göre resmi nikahsız yaşadığı bir kadından çocuklarının olduğunu duymuştum. Resmi nikah dışındaki eşinin ve çocuklarının bilgilerine nasıl ulaşabilirim, bir işim gereği vukuatlı nüfus örneği almıştım gayri meşru çocukların burada isimleri çıkmadı, bunu resmi yoldan nasıl öğrenebilirim. Bundaki amacım, (Allah gecinden versin) annemin babamdan önce vefatı durumunda annemin mirasından babamdan dolayı nikahsız eşine ve gayri meşru çocuklarına hak düşermi? Düşerse buna mani olmak için ne gibi kanuni tedbirler almam gerekir? Saygılarımla.
-
Yazan: 28 - 01 - 2008 : 00.33 - belinn
Ortağı olduğum LTD.şirket 2007 yılında mahkeme kararıyla iflas etti.Babam şu an karşılıksız çekleri nedeniyle hapiste.Şirketle ilgili hileli iflastan suç duyurusunda bulunulmuş.Babamın ifadesi alınmış.Herşeyimizi kaybettiğimiz bir noktada bütün işyerlerimiz yağmalanırken biz iflas ertelemesi istemişken defterlerimizi teslim edemedik.İcra yoluyla bütün mıhasebe kayıtlarımız gitti.Maaş alamadıkları için zaten muhasebecilerimiz de gitmişti.Ve mahkeme iflasımıza karar verdi.Şu anda hileli iflastan bir suç çıkar mı?Şirket ortaklarının imza yetkisi olmasada suçu oluşur mu?Herşeyimizi kaybetmişken bunun ispatı başka nasıl olur?Bilgisi olan varsa sevinirim.Teşekkürler...
-
Yazan: 28 - 01 - 2008 : 00.22 - hatnec
İş yerinde 6 yıldır modelist olarak çalışmaktayım. Tüp bebek yöntemiyle hamile kaldım hamileliğim problemli olduğu için ara ara istirhatli geçti. Doğum yaptım.doğum öncesi 2 ay doğum sonrası 2 ay yasal doğum iznimi kullandıktan sonra 6 ay ücretsiz izin talep ettim ve iznim onaylandı. iznim bittikten sonra 10 gün modelhanede çalıştıktan sonra modelhanede kadro dolu diye beni depo bölümünde( maaş ve sigorta pirimim aynı kalmak üzere) atölyeden gelen defo sağlam malları ayırıp sayım işlemini yapmam için bana görev değişikliği bildirim tebliğ formunu imzalattılar.Fakat ben depoda çalışmak istemediğimi benim mesleğim ve görevim olan modelhanede çalışmak istediğimi bildiren form verdim.3 gün oldu bir sonuca bağlanmadı.ne yapmam gerekiyor bana yardımcı olursanız çokl sevinirim.
Bu arada beni 1.5 ay önce bir arkadaş evlenmiş onun yerine çağırmışilardı. benim bebeğim bronşit olmuştu kayınvalidemler ve kendi annemler yazlıkta idiler su basmıştı orayı 1 hafta sonra geldiler o arada eleman almışlar.Fakat ben işyerine gittiğimde bana verilen işbaşı zamanında gittim. ne yapmam gerekir.çalışma bakanlığına başvurup dava açsam kazanırmıyım Bana acilen cevap yazarsanız senvinirim.şimdiden tşk.
-
Yazan: 28 - 01 - 2008 : 00.11 - memomemo
Merhaba
Ben uzun yıllardır kredi kartına bulaşmış biriyim ve kurtulamadım. 3 senedir ödediğim faizlerle rahat 1 araba alırdım ama maalesef işlerim çok kötü oldu artık ödeyemez duruma geldim. Daha doğrusu kredi kartlarımı ve 1 tüketici kredimi ödeyecek hiç bir şansım kalmadı. Forumlarda aradım ama bulamadım.
Benim öğrenmek istediğim
* Kredi kartı borcumdan dolayı icra başlatılırsa eşimin üstüne olan eşyalara haciz yapılabilir mi?
(eşimden ayrı değilim beraber yaşıyoruz)
* Bide biz yeni taşındık ve ikametkahımıda yeni yere aldım. Bankalarda eski adresim var bu eve haciz gelirmi?
* Eşim devlet memuru onun maaşına haciz gelirmi?
Teşekkürler bilgileriniz için,
Hayırlı akşamlar
-
Bir otomobil üreticisi/satıcısı firma, taksi ve dolmuş olarak kullanılacak otomobiller için ciddi oranda indirim yapmakta ve faturayı keserken üzerine "34 T .... plakalı taksiye tescil edilmek kaydıyla satışı yapıldı" şeklinde şerh düşmektedir.
Fatura üzerine bu şekilde bir şerh düşülmesi yasal mıdır? Bunun bağlayıcılık durumu nedir?
-
Vekille takip edilen davalarda, ilamlı icranın tebligatının da vekile yapılması gerektiğine dair Yargıtay kararları olduğunu biliyorum ve şu anda acilen bu konudaki kararlara ihtiyacım var. Selamlar.
-
Çıkalım suların kerevetine,
Sen murat nehrine çağla içimde;
Saçının telini bez niyetine,
Dilek ağacına bağla içimde.
Uğurlu doğarmış, hilal ilk gece,
Bak da bir dilek tut, sen de gönlünce,
Talih kuşu olup uçmadan önce,
Bir köşeye konup ağla içimde.
Anlat açılırsın,bu ne hal böyle?
Adını gizli tut,derdini söyle,
Diline pelesenk olan türküyle,
Kapanmaz yarayı dağla içimde.
Mehmet TAŞTAN
Artvin / 1996
-
27 Ocak 2008 günlü MİLLİYET'te Melih Aşık'ın köşesinden "Tuğla Testleri" başlıklı bir yazı;
Tuğla testleri...
İşe adam alırken isabetli seçim yapmak istiyorsanız camlarından biri açık bir odaya 100 kadar tuğlayı belli bir şekilde dizin. Daha sonra odaya 2 veya 3 aday gönderin ve kapıyı kapatın. 6 saat sonra odaya giderek durumu analiz edin.
1- Eğer hala tuğlaları sayıyorlarsa "muhasebe" bölümüne yerleştirin.
2- Eğer tuğlaları tekrardan sayıyorlarsa "denetçiler" bölümüne gönderin.
3- Eğer odanın her tarafına tuğla saçmışlarsa "mühendisliğe" yerleştirin.
4- Eğer tuğlaları garip bir düzende sıralamışlarsa "planlama" bölümüne yerleştirin..
5- Eğer tuğlaları birbirlerine atıyorlarsa "operasyonlar" bölümüne verin.
6- Uyuyorlarsa "güvenlik" bölümüne gönderin...
7- Eğer boş boş oturuyorlarsa "insan kaynakları" bölümüne yerleştirin.
9- Eğer bir tuğlayı bile yerinden kıpırdatmamışlarsa "satış" bölümüne yerleştirin.
10- Eğer odada değillerse "pazarlama" bölümüne yerleştirin.
11- Eğer camdan boş boş dışarı bakıyorlarsa "stratejik planlama" bölümüne yerleştirin.
12- Eğer birbirlerine bir şeyler anlatıyorlar ve tek tuğla bile yerinden oynamamışsa... "Yönetim Kurulu"na yerleştirin. (internetten)
-
Yazan: 27 - 01 - 2008 : 21.32 - MİNOR
Babamın doğum tarihi :06-03-1958
Sigorta Başlangıç tarihi : 1991/2 - 15/06
Prim gün sayısı : 2546
1-) 26 ay askerlik borçlanmasını öderse bu prim gün sayısına eklenirmi?
2-) Sigortalılılk süresi 15 yıl şeklinde bir kanun biliyorum bu sigortaya başlayıp sürekli çalışarak 15 yılmı yoksa başladığı tarihten itibaren arada çalışmadığı süreler olsa dahi 15 yıl mı (yani 1991 den 92 ye kadar çalıştı diyelim sonra 2007 ye kadar çalışmadı yinede 15 yıl geçtiği için sigortalılık süresi dolmuş olucakmı?)
3-) Askerliği yatırıp 3600 gün sayısını doldurursa babam su an 50 yaşında ve ne zaman emekli olabilir
Kısacası emekli olabilmesi için yapılması gerekenler nelerdir?? Babam rahatsız olduğu için çalışamıyor emekli olması için neler yapmamız gerekli??
TEŞEKÜR EDERİM
-
Kardeşim 3 yıldır kredi kartı borçlarını ödemiyor .Bazı arkadaşları belli bir yıl yakalanmayıp ödemedigin zaman, zaman aşımına uğradığını söylemişler. Adamlar banka hortumluyor ama zaman aşımından kurtuluyorlar demişler doğrumu? Doğru değilse de lütfen cevap yazın da kardeşime okutayım...Birde banka hortumlayanlar nasıl oluyorda zaman aşımından ceza almadan kurtulabiliryorlar..Saygılar
-
Ben 2004 yılında evlendim ve babamdan kalan bağkur maaşım kesildi,kardeşimde 2004 yılında 18 yaşını doldurdu ve onunda maaşı kesildi.bizden kesilen maaşlar anneme aktarılmadı bu konuda ne yapmam gerekiyor bana acil verebilirmisiniz.(Yalnız şu an da 2 kız kardeşim ve annem maaş alıyor).eğer bu maaşları alabiliyorsak geçmişe yönelik olarak ta alabilirmiyiz.SAYGILARIMLA
Yönetimin Notu:Açtığınız diğer konu silinmiştir. Mükerrer konu açmayınız.
-
Yazan: 27 - 01 - 2008 : 19.32 - rickkky
Merhabalar, 2000 yılında bir doktorun yaninda calisan sekreter icin (bu sekreter 1998 yılında kurulan ve 2004 yılında kapanan limited saglık sirketi adına calısıyor), muhasebecisinin, 2000-2001 boyunca "ssk primi" odemek uzere almasina ancak bunlari yatırmaması (onun yerine kendi duzenledigi bordları vermesi - doktorun da bunun ssk primi yatırıldıktan sonra alındıgını dusunmesi) sonucu faiziyle gelen (8 yıl sonra) para cezası konusunda (gercek degeri 1500 ytl olan borc faiziyle beraber 20.000 ytl ye cıkmıs) 10 yıllık surec uygulanacagı okudugum konulardan ogrendim.
Ancak aynı muhasebeciyle yapılan senete gore odenmeyen borclar icin 2000 yılında 10.000 ytl lik bir senet duzenlenmis. En azından bu parayı kurtarmak istiyoruz.
Fakat muhasebecinin ad-soyad ve adresi olmasına ragmen telefonu bulunmamakta.
Acaba boyle bir durumda en azından senetin tahsili icin nereye basvurmak gerekir? Simdiden yanıtlayan herkese tesekkurler.
Not: Hukuk konusundaki sınırlı bilgimi maruz gorun, ek bilgiye ihtiyac duyarsanız verebilirim.
-
Yazan: 27 - 01 - 2008 : 19.22 - ArI0666
Merhaba
Şuan kızımın kullanmakta olduğu hattımın savcılığa vereceğim dilekçe ile dinlenmesini isteyebilir miyim? Yoksa telefonun dinlenmesi için illa yasal bir suç mu işlemiş olması gerekir? Telefonun dinlenip kayıtların bana dinletilmesi mümkün mü ya da dinlenirse ne gibi durumlarda beni bilgilendirirler? Aldığı ve gönderdiği mesajların okunması mümkün mü ? Teşekkür ederim
Saygılarımla
-
Yazan: 27 - 01 - 2008 : 17.37 - cakalkurt
Takip halinde uygulanacak temmerrüd faizi ne kadardır.
-
Merhaba,
Geçtiğimiz yıl kendi adıma kredi aldim ancak aslında soz konusu krediyi sahsıma kefil olan kişiiçin almıştık.. Bir dönem odedikten sonra işleri bozuldu ve ocaga dek krediyi odemeye devam edemeyecegini ocak ayından kapatacagını bana maıl ıle bıldırdı. Ocak ayı gelmıs olmasına karsın durumunu duzeltememıs olması sebebi ile krediyi kapatamayacagını yine mail yolu ile bildirdi. Benim kendısıne gonderdıgım maılde sahsıma onun yerınde odedıgım taksıtler sonucu olusmus toplam borc ıle kredı kapatmak ıcın yatırması gereken toplam tutarı bıldırdım.yanıt olarak nakıt durumunun kotu oldugunu odeyemeyecegı verdı. bu durumda bana gondermıs oldugu maıller ıle Alacak/İcra davası acabilir miyi. kredi borcunun aslında ona aıt bır borc oldugunu kanıtlayabilir miyim bu konuda beni aydınlatmanızı rica edecegim.
tesekkurler.
-
Sayin yetkililer,
yurtdisina cikmadan önce 01.02.1979 baslangic tarihli 128 gün ssk primim ödenmis, 1982 -1990 arasi emeklisandigi primlerim ödenmis, arti 24.05.1983 tarihinde bir yil sekiz ay askerlik borclanmam ödenmis bulunmaktatir.
1991 tarihinden itibaran avusturyada calismaktayim türkiyeden emekli olabilmem icin (kesin dönüs yapmadan) bilgilerinizi rica ederim.
saygilarimla
officially_ripe
-
[www.terapistim.com]
http://www.e-psikoloji.com/forum/arc...php?t-973.html
Hipnoz yöntemine bizim yargı sistemimizde başvurulduğuna şu ana kadar hiç tanık olmadım. Ama linkteki yazılardan anlaşılacağı üzere bazı ülkelerde özellikle de Amerika'da adli hipnoz yöntemine tanık ve mağdurların hafızalarını güçlendirmek için başvurulmakta imiş.
Adli hipnoz ülkemizde de kullanılmalı mıdır? Kullanılmalı ise, sanığa da uygulanmalı mıdır? Delil olarak değerlendirilmesi mümkün müdür? Sanığın rızası aranmalı mıdır yoksa suçu ortaya çıkarmak için rızaya gerek olmamalı mıdır?.. Bu yöntem, soruşturma aşamasında hakim kararı olmaksızın kolluk tarafından da kullanılabilir mi? Kötüye kullanmaya çok müsait olduğunu dşündüğüm hipnoz yönteminin ceza yargılamasında yerini alması için nasıl bir yasal düzenleme yapılabilir? Psikoloji uzmanlarımız varsa sitemizde, özellikle onlardan hipnozun ruh sağlığına olumsuz etkisi olup olmadığını, hipnoz yöntemi ile elde edilen bilgilerin güvenilir olup olmadığını yani adli hipnozun kesin delil olarak değerlendirilip değerlendirilemeyeceğini öğrenmek isterim.
Saygılarımla.
-
Yazan: 27 - 01 - 2008 : 14.14 - sceptre
Boşanma aşamasında olan bir kadının kızlık soyadlı kimliği ile SSK ya prim ödeyip mahkemeden nafaka talep etmesi suç mudur? Ayrıca mahkemeyi yanıltmaya teşebbüs etmektedir bunun kanundaki yeri nedir? İlginiz için şimdiden teşekkür ederim...
-
UZAK
Küçük bir dağ ilçesi yüreklere sessizlik dikta eder
Kuşlar rengarenk yeşil yemyeşildir doğa çığırtkan
Kızlar masum delikanlılar deli yaşlılar yorgun
Yaşamak nefes almaksa ne fark eder
Oyunlar oynanır güneş tatlı tatlı elveda derken
Beş taş, körebe, saklambaç, futbol özellikle alman kalesi
Kadınlar sıkılganlık beyler stres solur gün batarken
Aynı nakarat sürse de ilanihaye kim derbeder, kim gider
Çoğul yalnızlıklar paylaşılır ekmek gibi su gibi
Yakar küçük mutluluklar yükselen bir güneş misali
Yoksulluk yoksunluktur gözler küçük açılır doğrulara
Merhamet meşalesi aydınlıktır sevgi acıyı yener
Uzaklardan
Çok uzaklardan duyulmayı bekler
Yollar kapalı, okullar kitapsız, çocuklar oyuncaksız
Gözyaşları dokunmaz, çığlıklar çığ olmaz bir kere
Bir yardım meleği değse ellere yürekler nasıl titrer
Duyarlar büyük kentlerin yakışıklı prensleri güzellik kraliçeleri
Sesler içindeki kanayan çağlayan sessizliği
Ve derler ki inleyen geceye
En büyük merkezlerde yaşanmalı çılgınlıklar
Unutulmalı küçük yerler cıvıltılar hesapsız sevinçler
Yalnızca ben varım dünyası yaşamalı içsel kaderler
Yalın ayak kız çocuğu anne hayalinde kim hisseder kim ah eder
Ersin TOSUN
-
İyi Çaışmalar,
Toplu yapılarda Yönetim Kurulunun,avukat vasıtasıyla icra takibi-ödenmeyen aidatların takibi-herhangi bir nedenle site yönetimi adına kesilen ceza makbuzlarının takibi-vb. işlerin takibinin yapılması isteminde bulunabilir mi? Bu işler için Yönetim Kuruluna Kat Malikleri Kurulunca yetki verilmesi şartı varmıdır?Yetkisi olmayan yönetim kurulu Avukat ile çalışıp,harcama yapabilir mi? "işletme projesinde harcama bütçesi yoksa-site yönetim planında bu konuda alınmış bir hüküm yoksa",yetki şartı esas ise bu şekilde hareket eden yönetim kuruluna kat maliki yasal olarak ne şekilde işlem yapabilir?
-
Yazan: 27 - 01 - 2008 : 12.46 - zeyda
Öncelikle merhaba. Ben daha önce de bu konuyla alakalı bir soru sormuştum. Bu sitedeki arkadaşlardan biri yazılı emir yoluna başvurmamızı önermişti. Biz de başvurduk. Şu an Adalet Bakanlğı ceza işleri dairesi dosyamızı yargılandığımız ağır ceza mahkemesinden yazılı evrakla istedi. Biz yazılı emir kararının Adalet Bakanlığı'ndan çıkmasını bekliyorduk ama bize buradaki savcılıktan durdurma kararı almamız gerektiği söylendi. Bu durdurma kararını aleyhimize karar veren mahkemenin onayıyla almamız gerekiyormuş. Bu ne kadar doğru? Bu durumda ne yapmamız gerekiyor?
Not: Bu dosyada hem nişanlım hem de nişanlımın arkadaşı yargılanmıştı. Nişanlımın arkadaşının kararı yargıtayca bozuldu ancak biz temyiz etmediğimiz için karar onandı. Bir de mahkeme nişanlımın arkadaşının bozma kararına karşı diretti. Eğer yargıtay tekrar bozma verirse biz de bundan yararlanabilirmiyiz?
-
Hukuk Mahkemesinde bir şahısa Manevi tazminat davası açtık,duruşmasına mazeretsiz davayı açan kişi ve avukatı ikiside mazeretsiz katılmadılar bu dava düşermi?
Düşen bu davayı davacının tekrar açma hakkı varmıdır?
-
6. hafta: Seni seviyorum!
6. ay: Tabii ki, seni seviyorum...
6. yıl: Seni sevmesem çoktan çeker giderdim.
6. hafta: Aşkımm, ben geldim...
6. ay: Selam!
6. yıl: Annen ne yemek yapmış?
6. hafta: Zahmet etme, ben açarım.
6. ay: Ben açayım mı kapıyı?
6. yıl: Yahu şu kapıya baksanıza!
6. hafta: Sevgilim, Ayşe telefonda!
6. ay: Seni arıyorlar...
6. yıl: Telefoooon!
6. hafta: Zor bir çocukluk geçirmişsin...
6. ay: Senin anan da cins ha!
6. yıl: Ulan tam da anana çekmişsin.
6. hafta: Bu yaz seni Venedik´e götüreceğim...
6. ay: Tatilde Ankara´ya gitsek ne olur?
6. yıl: Niye, evin suyu mu çıktı?
6. hafta: Bu yüzüğü inş seversin.
6. ay: Resim çerçevesi aldım, her zaman lazım.
6. yıl: Şu parayla kendine bir şey al.
6. hafta: Hangi filmi görmek istersin?
6. ay: Başyapıt´a gidelim mi?
6. yıl: Başyapıt´ı gör, ben çok beğendim.
6. hafta: Üzülme sevgilim, leke yapmaz.
6. ay: Dikkat etsene yahu!
6. yıl: Amma da sakarsın be kadın!
6. hafta: Ben pek bu fikirde değilim.
6. ay: Bu konuda yanlış düşünüyorsun.
6. yıl: Saçma sapan konuşma, Alla´sen...
6. hafta: Yaptığın yemeklere de bayılıyorum!
6. ay: Bu akşam ne yiyoruz?
6. yıl: Gene mi makarna!?
6. hafta: Bir şey içer misin?
6. ay: Bir ayran içerim.
6. yıl: Gene buz koymayı unutmuşsun.
6. hafta: Bu elbise sana çok yakışmış.
6. ay: Bir elbise daha mı aldın?
6. yıl: Kaç para verdin buna?
6. hafta: Özür dileyecek bir şey yapmadın ki...
6. ay: Biraz dikkat etsene be kızım!
6. yıl: Hay senin eline...
:o
-
Taha AKYOL Objektif (25 Ocak 2008, MİLLİYET)
Türkiye'yi yargı yönetsin!
DANIŞTAY İdari Dava Daireleri Kurulu'nun Petkim konusundaki kararını biliyorsunuz: Bir tek oy farkıyla, Petkim'in özelleştirmesinde "yüksek kamu yararı" yok diye yürütmeyi durdurmuştu.
Dün, Türkiye Plastik Sanayicileri Araştırma Geliştirme ve Eğitim Vakfı (PAGEV) Başkanı Selçuk Aksoy bir açıklama yaptı:
"Petkim'in özelleştirilmesinde kamu yararı yok da Türk plastik sanayicisinin hammadde için yurt dışınayılda 7 milyar dolar ödemesinde var mı?"
PAGEV'e göre, bugüne kadar yerli veya yabancı özel sektör, devlete rakip olmaya cesaret edemediği için bu sektöre yatırım yapamadı, Petkim'in üretimi sınırlı kaldı. Bu yüzden piyasa yılda 7 milyar değerinde plastik hammaddesi ithal ediyor!
"Oysa Petkim özelleştirilirse, artan hammadde ihtiyacını karşılamak için ülkeye önümüzdeki beş yıl içinde en az 20 milyar dolarlık yatırım çekilecektir."
Çünkü, özelleştirmede asıl "yüksek kamu yararı" bu değil midir?
Petkim'i alan Azeri-Türk ortaklığına dayalı şirket, yeni yatırımlarla üretim ve kârlılığı artıracak, Türkiye de döviz tasarrufu sağlayacaktı.
Yargının yetkisi?
Şimdi soralım: Piyasa aktörlerinin bilgi, tecrübe ve beceri birikimine, yargıçların, bürokratların, politikacıların, gazetecilerin sahip olması hiç mümkün müdür?! İşte bundan dolayıdır ki, piyasa piyasaya bırakılıyor, özelleştirmeler yapılıyor bütün dünyada!
Dışarıdan veya yukarıdan bakanlar isabetli 'piyasa kararları' verebilseydi sosyalist planlama ve devlet işletmeciliği başarılı olurdu.
Aynı sebepten, yargı belli bir piyasa konjonktüründeki "kâr" ya da "zarar" durumuna bakarak "yüksek kamu yararı"nı takdir edemez! Çünkü maliyet ve kârlılık projeksiyonlarını, ne zaman, ne kadar, hangi yatırımların yapılması gerekeceğini, kaynak maliyetlerini, rekabet şartlarını yargı bilemez.
Onu içindir ki, hukukta "Yargı yerindelik denetimi yapamaz" kuralı vardır: Yargı kâr-zarar işlerine bakamaz, sadece "hukuka uygunluk" denetimi yapar, yani yolsuzluk, kayırma, usullere aykırılık vs. var mı, yok mu?..
Yürütmeyi durdurma kararına "karşı oy" yazan 14 yargıcın söylediği de budur.
'Tarafsız' yargı
Fakat yargının "yerindelik" denetimi ile hükümetlerin ve parlamentoların yerine geçerek, "fonksiyon gaspı" yaparak kararlar vermesi eğilimi bütün dünyada zaman zaman görülmüştür. Bu, bir noktadan itibaren "juristokrasi", yani "yargıçlar yönetimi"ne yol açıyor.
"Juristokrasi" eleştirel bir terimdir. Demokrasiye aykırıdır. Pratikte de kaynak israfına, yönetimde etkinsizliğe yol açar.
Demokraside hâkimler değil, seçilmiş ve halka karşı sorumlu parlamentolar kural koyar, ülkeyi hükümetler yönetir.
"Juristokrasi" ise halka hesap vermez, siyaseten sorumsuzdur, oligarşiktir.
Bizde "uyanık bekçilik" ideolojisi yargıyı "yerindelik" denetimi yapmaya, hatta juristokrasi eğilimlerine daha bir teşvik ediyor.
Merhum Ecevit'in "Yargı devrimcinlerin elindedir" diye kitap yazdığı 1970'lere gitmeyelim. Çok yakın zamanda 312. maddedeki yasal değişikliklere karşı yargı "yorum" yoluyla nasıl direnmişti?!
"Özelleştirme Atatürkçü ekonomiye aykırıdır" diye gerekçeler yazılmamış mıydı?!
Juristokrasi eğilimleri hukuk devletine de demokrasiye de aykırıdır. Yargının işlevi "tarafsız hakem" olmaktır; 'yönetmek' değil.
t.akyol@milliyet.com.tr
-
Hergün sürüler gibi dağılrız
Alaca karanlıkta evlerimizden
Bir lokma ekmek için
İş yeri denilen o ahır gibi yerlere
Sabahtan başlar çöküntün
20 yüz yıla girerken Dünya
İnsanlık Aya bizler karanlıkta yaya
Zil sesleriyle irkilirsin hala
Makinalar senden deyerlidir
Düşünemezsin Özgürce
Okuyamazsın Özgürce
Soru soramazsın düşünemezsin çarpılırsın
Akşam evine gidersin yorgun bitkin
Bir lokma ekmeyi zor yersin
Çocuklarınla doyasıya oturamazsın
Sabah kaçırısın servisi yoksa
Bin bir dertle uyumaya çalısırken.
Sabah olur erken!
12/12/1998
-
Merhaba, ben 4 yıllık bir fakültenin 3.sınıfındayım. 1.sınıfta maalesef kopya çekmekten ötürü bir hafta uzaklaştırma cezası aldım. Şimdi duyduğum bir habere göre 4 yıllık üniversite öğrencileri eğer disiplin cezası almışlarsa askerliği uzun dönem yapacakları yönündeydi. Nette çok araştırdım ancak nitelikli bir bilgiye ulaşamadım forumunuza danışmak istedim.
Bir diğer sorum ise aynı hatanın 4 yıl boyunca tekrarlanmaması ile disiplin cezasının silinmesi mümkün mü? Bu arada sabıkamda her hangi bir disiplin cezası yer almamakta sadece öğrenci belgemde " öğrenci uzaklaştırma cezası almıştır." yazmakta.Yardımcı olursanız sevinirim..
şimdiden çok teşekkür ederim....
-
Yazan: 27 - 01 - 2008 : 00.31 - Aybece
Bir olayı anlatacağım. Bana mantıksız geldi,adaletin çarpıtıldığı yada bilgisizliğe kurban gittiği düşüncesindeyim.Okuyun siz karar verin.....
Asliye Hukuk Mahkemesinden, Kamu kurumu ile yapmış olduğum anlaşmanın, feshinin, yürütmesinin durdurulması ile ilgili bir karar alınması yönünde dava açtım.İlgili mahkeme, dosyamın ağır cezada olmasını misal göstermiş ve ağır cezada görülen mahkememin sonucunun beklenmesine karar vererek, yürütmeyi durdurma başvurumu ağır cezadan cıkacak olan karara göre bekleme kararı almıştır.
Ağır cezada görülen mahkemem lehime sonuçlandı.Kurum, temhiz etti.Yargıtaydan, yerel mahkemenin verdiği karar onandı.Şimdi, Asliye mahkemesinde açtığım davada, temhizden gelen karar doğrultusunda lehimde karar verdi.Yani kurumun yaptığı anlaşma iptalinin yanlış olduğuna karar verdi...
Bu arada 3 sene geçtiii..Tabi bu arada bende anlaşmamın feshi devam ettiğinden dolayı iş yapamadığım için iflas ettim.
Ne kadar güzel değilmi...
İşin içinden çıkamadım..Ben zararımı kimden soracağım???
Bana ihtiyati tedbir kararını vermeyen hakimdenmi, yoksa yanlış ve haksız yere aramızda yapmış olduğumuz anaşmayı fesh eden kurumdanmı?????
Bu arada iş yapamadığımdan dolayı alacaklılara olan borçlarımı ödeyebilmek için eşğimin babasına ait olan ev ve vefat eden babama ait olan miras yolu ile varislere kalan(ablam,ben ve annem) annemin içinde yaşadığı evi satmak zorunda kaldım.Hiçbiriside benim değildi.Ataların eviydi.Vergi borcumu iş yapamadığım için ödiyemedim.Firmalara verdiğim ileri tarihli çekler ödiyemediğim için yazıldı.İş yerimi kapattım.Şimdi bir devlet dairesinde memurum ve maaşımdan içraen tüm borçlarımı vergide dahil ödüyorum.
İhtiyati tedbir kararı verilmiş olsa ve ceza davasının sonuna kadar beklenilmiş olsaydı bu zararlar olmıyacaktı.İşim devam edecek ve borçlarım olmıyacaktı.
Bu durum yaşandı. Bir hakim, bilgisizliğinden diyeceğim ama dilim varmıyor, ihtiyati tedbir istemiyle açmış olduğum bir davada,hakkımda açılan ceza davası sonuna kadar bekleme kararı verdi.Bende, işim ve ailemle beraber o asil hakimin verdiği kararın mağduriyetini ağır cezada aklanıncaya kadar yani 3 sene çektim(temyiz aşamasıda dahil)...
Şimdi bir soru sizlere.
Ben Hakkımı kimden alacağım...
Bana bunun cevabını verebilirmisiniz...
Yoksa sizlerde bana avukatımın dediği gibi,<Hakimin Taktirimi diyeceksiniz????>
Yada <<Bir bakalım tazminat davası açmak için süremiz geçmişmi, geçmemişmi.. hele bir deneyelim..>> mi diyeceksiniz.
Bunu tartışın arkadaşlar.İhtiyati tedbir zararı önlemek amaçladır..Bu karar hakimin insiyatifinde olmamalıdır.Bu kadar boyun bükmeye gerek yok.Çek senet peşinde koşarak para kazanan arkadaşları biliyoruz ama bu ülkede haklıyı savunan ve kollayan insanlarda olabilme olasılığını düşünmeyi tercih ediyorum.
Bana oldu başkasına olmasın.
Çalışmalarınızda başarılar diliyorum.
-
Yazan: 27 - 01 - 2008 : 00.27 - sahit
Devlet memuru olan bir bayan ssk emeklisi babasının vefatından sonra emekli maaşını alabilirmi acaba? veya ne gibi bir hakklara sahip olabilir babasının üzerinden.
şimdiden teşekkürler
-
Yazan: 26 - 01 - 2008 : 23.14 - ancester
Herkese merhaba,
Forum içerisinde çok aradım ama tam istediğimi öğrenemediğim için yeni konu açtım.
Özel bir şirkette 30 aydır çalışıyorum. 1700 net 2733 brüt maaşım var. Sanırım işten çıkarılacağım, ya da bir süre sonra dayanamayıp çıkacağım.
Çıkarılırsam ne kadar kıdem ve ihbar tazminatı alabilirim. Ayrıca 14 gün yıllık izin hakettim ama henüz kullanmadım. Bunun ücretini de alabilirmiyim.
Kendim ayrılırsam sebep olarak yeni atanan yönetici ile anlaşamamak olacak. Bu durumda şirketten neler talep edebilrim?
Teşekkürler,
-
Merhabalar işin özeti , mütahitle noter de kat karşılığı bir sözleşme yaptık
arsamızı ve içinde bulunan müstakil evimizi mütahite verip yerine zemin kat ve 1 kat karşığı bir sözleşme imzaladık ama mütahit üçkağıtçı cıkınca işler biraz değişti. daireler ortalama 80 mt kare olacak diye bir madde koymuşken daireler ortalama 60-65 mt kare yapıldı, ve mutahit girişin yerini değiştirip 3. kattan verince bizim daireler 3. ve 4. kat oldu bu daireleri vermeyi kabul etti fakat projeye uygun yapılmadığında dolayı giriş katına (şimdi 3. kat) kat mülküyet tapusu vermeyeceğini söyledi , ki ben bu daireyi krediye uygun olacağı için satmayı düşünüyordum ama hayel oldu ve bizim dairelerden ortalama 35-40 mt kare zararımız oldu sözleşmede mt kare yi belirttiğimiz halde.
Şimdi hakkım olan zararı mütahitten talep etmek istiyorum. Daireler çok ufak oldu oturamayacağız hem dairelerin değeri düştü hem yerimizden olduk maddi manevi tazminat davası açmak istiyorum durumu nasıl değerlendiriyorsunuz nasıl yardımcı olabilirsiniz saygılarımla..
-
Yazan: 26 - 01 - 2008 : 22.17 - donthuan
merhaba.öncelikle..yorumlarınız ve de yardımlarınız için şimdiden tşk ederim..
yeni bir iş değişikliği yaptım.baştan tüm şartları konuştum ve her hangi bir evrak imzalamadım.
şartlar anlatıldığı ve de anlaştığımız gibi çıkmadı.
satış sektörü bir iş büyük bir kuruluş şartlarımız 7x24 araç. bir diz üstü pc.ve limitli cep telefonu hattı idi.
ancak yukarda belirttiğim şartlar ve de ihtiyaçları bırakın kartvizit vede giriş kartı dahi çıkartılmadı.
çalışmam bölgem olmadı için yaptığım anlaşmalar vede sözleşmeler.bir başkasının bölgesinde izinsiz çalıştığım nedeni ile benden alındı.ve başkasını verildi.daksillenip isim değişikliği yapıldığını gördüm..mail adresi üzerinden yazışmaya çalışmama rağmen ısrar ile mail ile sorduğum sorular cevapsız bırakıldı..
kulllanıldığım açık ve net ortada siz den haklarımı bildirmenizi rica ediyorum..saygılarımla.
-
Yazan: 26 - 01 - 2008 : 22.07 - 3nqin
İyi günler arkadaşlar.Ben ünv.öğrencisiyim okulum haziran ayında bitiyor ve bende haziran ayında tecilimi bozdurup akabindeki celp döneminde silah altına alınmak istiyorum.Aklıma takılan sorular şunlar:
-Tecil bozdurma dilekçesi ve erken sevk dilekçesi ayrı ayrımı verilmesi gerek? yoksa erkensevk dilekçesini vermek ikisi içinde yeterlimi?
-Ask.şubesi ve ASAL arasındaki Tecil bozdurma işlem yazışmaları uzun sürüyormuş buyüzden haziran ayıdan öncemi tecil bozdurma işlemini yapmam gerekiyor?
-Şuan kütüğümün bağlı olduğu ilde ikamet etmiyorum.İkamet ettiğim ve erken sevk için başvuracağım ildeki şubenin celp dönemine göremi silah altına alınırım?
Cevaplarınız için teşekkür ederim.
-
Yazan: 26 - 01 - 2008 : 21.22 - onurlu_80
3 Eylül tarihinde eşimin tayinini istanbul a getirmek için nişan dahi yapmadan nikah yaptık,ben bir bayan olarak aileme bunun gerekliliğini söylemek ve kabul ettirmek zorunda kaldım. Onlarda hiç birşey talebinde bulunmadan ( önce nişan falan olsun gibi) kabul ettiler, istemenin ertesi günü nikahımız yapıldı, eşimin istanbul a tayini stajyer memurluğu kalkmadığı için yapılamadı, ben öğretmenim o zaman tayinimi ben aldırayım diye düşündük, düğün planları yaparken maddi konular yüzünden problemler çıkmaya başladı, en basitinden yüksekliasans yapmaktayım bunun bize maddi olarak zararı varmış, baştan evleneceğimizi düşünüp girişmemem lazımmış bu işe, benim evlenince burnumdan getirilecekmiş, düşüncesiz, anlayışsız,vsss... gibi hakaretlere maruz kalıyorum telefonda, bunları telefonda ben işittiğim ve kimseyle paylaşmadığım için ispatlayamayacağım,ama inanın ki az önce yazdıklarım çok masum hakaretler artık daha da saygısızca şeyler işitiyorum hem bana hem aileme söyleniyo bu sözler, daha düğün dahi yapmamışken geri dönmek istiyorum bu işten ne yapmam gerekiyor nerden başlıyacağımı bilmiyorum, yardımcı olurmusunuz lütfen...
-
Yazan: 26 - 01 - 2008 : 20.45 - garib
Merhaba,
Ben yatılı bir okulda öğretmenim, öğrencilerimden biri kendini 5 gün önce dövdüğümü söylemiş,
aile ilk önce şikayet dilekçesi vermiş daha sonra vaz geçmiştir. Yine de kamu davası açılmıştır.
Öğrencinin yaşı reşit olmadığından avukat tayin edilmiştir.
Öğrencinin raporu yok fakat şahidi var, bende hatırlamadığım için kabul etmedim. ilk mahkeme de Avukat: dava düşermi? diye sordu. Hakim: hayır dedi
Mahkemeye sevk maddeleri:86/3-d 53/1.
Sorum:
ceza alırmıyım? Öğrencimin doğru söylediğini düşünerek kabul etsem ne cezası alırım?
-
Yazan: 26 - 01 - 2008 : 20.21 - mustafa52
Babam ve annem akrabasının kız çocuğunu nüfuslarına almışlar.Ama çocuk direk nüfusa alınmıştır.Babam 1994 yılında vefat etti.Kız kardeşim evli ve eşi mirastan hak istiyor.Ben DNA testi ile kız kardeşimi miras hakkından mahrum edbilirmiyim.Kız kardeşimin öz babası hala hayatta bulunmaktadır.İlginize şimdiden teşekkür ederim.
-
Cinayet davasında, sanığın haksız tahrik neticesinde meydana gelen cinnet anında şuursuz olarak cinayeti işlediği savunması var.
Sizce aradan 9 aylık bir süre geçtikten sonra, bir psikologdan -bilirkişi- sanığın bu savunmasının doğruluğunu tespit etmesi istenebilir mi?
-
Yazan: 26 - 01 - 2008 : 18.22 - neola
kiracımız olan limited şirketini mahkeme kararıyla tahliye ettik. tahliye olurken de arkasında birikmiş kira borçları bıraktı. bildiğim kadarıyla şirketin üzerinde mal varlığı yok ve forumdan anladığım kadarıyla icra için ortaklara yönelemiyoruz. Şu an şirket halen faliyetine devam ediyor. ödemeyi alamasak bile şirkete ne gibi yaptırımlar uygulatabilirz. Şirketi kapattırabilir miyiz?
-
Hukuk Makaleleri ve Mevzuat Kısmına yeni bir hukuki kaynak eklendi, üzerinde tartışmak ister misiniz :
İş Akdinin Haklı Nedenle Feshi- İşçinin Yasak Yerde Sigara İçerek İş Güvenliğini Tehlikeye Düşürmesi
-
Yazan: 26 - 01 - 2008 : 17.35 - neslin
Tamamen karşılıklı güvene dayanarak senetsiz olarak verilen ve ptt aracılığıyla gönderilen borç larda borçlunun borcunu ödememsi durumunda ne yapabiliriz.
Ptt den verilen dekontların bir kısmı var ama bir kısmı yok, yasal yollar aracılığıyla borç veren kişinin borcu alan kişiye göndermiş olduğu toplam miktarı tesbit ettirebilmemiz mümkün müdür? alınan paranın borç olduğunu kanıtlamada borçlunun gönderdiği sms ler kanıt olarak gösterilebilir mi?
-
Hukuk Makaleleri ve Mevzuat Kısmına yeni bir hukuki kaynak eklendi, üzerinde tartışmak ister misiniz :
Çalışma saatlerinde sigara içme-İş akdinin feshi
-
Hukuk Makaleleri ve Mevzuat Kısmına yeni bir hukuki kaynak eklendi, üzerinde tartışmak ister misiniz :
İşyerinde sigara içilmesi yasağı
-
Hukuk Makaleleri ve Mevzuat Kısmına yeni bir hukuki kaynak eklendi, üzerinde tartışmak ister misiniz :
İŞYERİNDE CEP TELEFONUYLA GÖRÜŞMENİN YASAKLANMASI
-
Yazan: 26 - 01 - 2008 : 17.10 - efe42
öncelikle merhaba:
yaklaşık 4 ay önce babam ruhsatı benim üzerime olan araçla kaza yaptı. ve 8-8 suçlu bulunda . kazaya karışan lüks bir otomobilin kasko bedeli benden istendi. ilk olarak babamla bana ayrı ayrı gelen evrakta tutarları ödememiz gerektiği söylendi. ödeyemedim. kazadan 15 gün sonra aracı yaptırıp bir galeriye sattım. noter satışı oldu. ayrıca aramızda birde satış sözleşmesi imzaladık. ancak yakın bir zamanda galeri sahibi beni arayarak aracın banka tarafından haczedildiğini söyledi.
* banka ben aracı sattıktan sonra haczedebilir mi?
* ilgili kasko borcunu ödeyebilecek gücüm yok. bunun için icra müdürlüğüne mal beyanında bulunmam gerekirmi gerekirse başka bir ilin icra müdürlüğüne müracaatım kabul görürmü ?
*maaşımda haczedilmesini istiyorum. 4-1 oranında ailemi geçindirebilecek kadar yapmam gerekenler nelerdir?
* İlgili borçtan hem ben hemde babammı sorumlu?
*ablam bekar kendine ait bir evi var bu haczedilebilir mi? ve onun evinde kaldığım için ev eşyaları haczedilebilir mi?
şimdiden teşekkür ederim?
-
Yazan: 26 - 01 - 2008 : 17.09 - cakalkurt
Ben birinin işi görülsün diye hatır çeki ve senedi verdim, oda çek ve senetleri ödemedi, onları verdiği şahıs beni avukata vereceğini söylüyor ne yapmam gerekir?
-
01/10/2007 tarihinde Motosikletimle karşıdan karşıya geçmeye çalışan adama çarptım
Kaza şöyle oluştu;
3 şeritli cadde de ben en sol şeritteyim hızım 50km civarı ile seyrederken yaklaşık 20-25 metre önümdeki orta şeritteki hyundai accent birden yavaşladı ya saga cekicekti yada sağa yaklaşıp sokak arasına girecekti sağ şerit park için kullanılıyor genelde hyundai yavaşladığı sırada birden adam çıkmasınmı hiç fren yapma zamanım bile olmadı ben adama çarptıgım sırada bile adam dalgındı saliselik bi olay ne yazııki çarptım adamın sol ayagı kırıldı platin takıldı
Hastaneye kaldırdık trafik polisini beklemedik hastane polisi ehliyetimi aldı
yaralanmalı kaza oldugu için polis cagırdı ben ehliyeti ruhsatı verdim
motor benim üstüme alkollü degilim ifade verdik adam şikayetci oldu nezareette yattık :(
Savcılıga sevkedildik
savcı uzlaşma teklifi formu verdi ama adamı 3 günde ikna edemezdim zor bi durum 3 gun geçtigi için kamu davası acıldı ama hala bi haber yok mahkemeden şu zamana kadar
carptıgım kişi ile aram iyi emekli sandıgından emekli,
şimdi benim sorum bu kazada carptıgım kişi şikayetini geri çekse kamu davası düşermi (çarptığım kişi tazminat talep etmeyecek )eğer düşmesse kamu davası nasıl sonuçlanır
-
Yazan: 26 - 01 - 2008 : 16.57 - neola
Kira tespit ilamına dayanarak birikmiş kira farklarının talep edildiği icra takibine borçlu itiraz etti. Bunun üzerine açtığımız itirazın kaldırılması davasında dava kabul edilmiş ardından karar onanarak takip kesinleşmiştir. Bu icra dosyası için zaman aşımı süresi son işlem tarihinden itibaren bir yıl mı yoksa on yıl mıdır? Bu konuda bilgileriniz paylaşırsanız sevinirim.
-
Yazan: 26 - 01 - 2008 : 16.56 - hesapçı
mrb saygı değer hukuk sevenler benim şöyle bir sorunum var benim anne ismim üvey annem adına kayıtlı ve ben bu ismi öz annem adına değiştirmek istiyorum ne yapbilrim tşk
-
Yazan: 26 - 01 - 2008 : 16.26 - cakalkurt
bir bankadan ticari kredi kullandım ilk taksit 28 aralık tı ikinci taksitte geldi gününde yatıramıycam banka takibe atarmı?
-
Yazan: 26 - 01 - 2008 : 14.59 - esin_28
Konuşmak gerekiyor bazen susmak artık çare değilse...Anlatmaya başlamalı kendinle barışıklığını bitirdiğin yerden,Başlıyorum o zaman bak dinle ;İstesemde istemesemde ardından değişti hayatım,geceler değişti anlamsız kara karu oldu biraz daha fazla acı çektirir oldu...mevsim uzun zamandır sonbahar rengi soluk,yüreğim yorulmuş ayaz bir kış gecesi gibi donuk çaresiz.Dinlediğim bütün şarkılar aynı ama farklı anlamlar kazandı,halbuki şarkılar bu kadar canımı yakmazdı,güneşi seven ben, ay ışığında aydınlatmaya çalıştığım dünyamı ve yıldızlar başka türlü parlar oldu gökyüzünde...yalnızlığımı anlatmak istercesine..Artık evim bir başka oldu yavaş yavaş çektim perdelerimi.Çekmeceye çektim çocuksu duygularımı,sevinçlerimi..Sanki büyüdüm bir kerede harcadım bütün yıllarımı,beklediğimden daha fazla olgun bir şekilde yaşadım ayrılığı..kapadım kapılarımı topladım bütün yaşadığım anılarımı attım denizin derinliklerine...Ama sen halen varsın içimdesin gelirsin gidersin ama aynı yerdesin....sen aklıma gelecektin ama sadece yüreğime uğramıyacaktın,düşünecektim ama dokunmayacaktım,üzülcektim ama ağlamayacaktım...Sana gel dedim ama gelmedin..rahat bırak uykularımı gecelerimi,kabus olma,halen içimdesin gitmiyorsun,bit..bit..lütfen..
Yar..!yollarında şimdi kalbim...senin için incindim kahroldum..başardın sonunda oldu bak istediğin yaralı hayallerim..Hep aynı olmak zorunda mı ayrılıklar,yanlızlığımın sesini kimse dinlemedi...ben yanlızlığımı haykırdım ama kimse duymak istemedi...
-
Merhaba,
Geçtiğimiz yıl kendi adıma kredi aldim ancak aslında soz konusu krediyi sahsıma kefil olan kişiiçin almıştık.. Bir dönem odedikten sonra işleri bozuldu ve ocaga dek krediyi odemeye devam edemeyecegini ocak ayından kapatacagını bana maıl ıle bıldırdı. Ocak ayı gelmıs olmasına karsın durumunu duzeltememıs olması sebebi ile krediyi kapatamayacagını yine mail yolu ile bildirdi. Benim kendısıne gonderdıgım maılde sahsıma onun yerınde odedıgım taksıtler sonucu olusmus toplam borc ıle kredı kapatmak ıcın yatırması gereken toplam tutarı bıldırdım.yanıt olarak nakıt durumunun kotu oldugunu odeyemeyecegı verdı. bu durumda bana gondermıs oldugu maıller ıle Alacak/İcra davası acabilir miyi. kredi borcunun aslında ona aıt bır borc oldugunu kanıtlayabilir miyim bu konuda beni aydınlatmanızı rica edecegim.
tesekkurler.
-
Yazan: 26 - 01 - 2008 : 13.45 - blov
Ben iş kazasına maruz kaldım. Ondan sonra performas düşüklügü bahane edilerek işten çıkarıldım. Bu konuda ne yapabilirim? Halen tedavim sürüyor, sskdan tedavi alabilirmiyim, ruhsal tedavi? İyi günler
-
ELLERİN GÖZLERİN DUDAĞIN
Yaz güneşi gibiydin
Zemherilerde
Ellerin iki kanadıydı kelebeğin
Düşünsem ateş basardı
Tutmaya kalksam tutuşurdum
Ondandır ellerimdeki yanık izleri
Hangi avuçlarda can verir şimdi
Daha dokunmadan yandığım
Çiy damlası gibiydin
Sabah ayazlarında
Her zaman buğulu ıslak
Her zaman korkulu ürkek
Her zaman bulutluydu gözlerin
Yabancı bir bakışa gizlenmiş
Şehvetin hançeriyle yaralı
Gözümden kıskandığım
Dağ meltemi gibiydin
Cehennem sıcağında
Yaralarımdan öperdin
Kanayan yerlerimden
Ondandır dudağının kızıllığı
Kim bilir hangi hoyrat yabancının
Vahşi bir iştahla öptüğü
Dokunsam incinir sandığım
M.ÖZKAN
-
Yazan: 26 - 01 - 2008 : 13.31 - bahar76
3 yıl önce geçmişe dayalı faizleri ile birlikte 180bin ytl vergi borcumuz çıktı. Taksitlendirmediler herhangi bir kolaylık yapmadılar.
Bankalarda kredili mevduat hesaplarımız vardı. Vergi dairesi hakkımızda bankalara yazı gönderince bankalar 1 gün içinde hesapların kapatılmasını istedi. Bizimde elimizde hem vergi borcunu hemde bankalara olan borçu kapatacak para yoktu. Eşten dosttan sağdan soldan bir sürü borç aldık. Bankalardan kredi aldık ve bankalara olan kredili mevduat hesaplarını kapattık.
Ama aldığımız bu borçları kısa vade de ödeyecek durumumuzda yoktu. Bir yandan elden alınan borçları ödemeye çalışırken diğer yandan vergi borçlarını ödemeye çalıştık tabi bu arada ev kirası vs.. gibi masraflarımızı da karşıladık.
Artık alacaklıların sabrı kalmadı. Bütün gün işyerimizden çıkmayıp çalışmamızı engelliyorlar. Para kazanmadan para ödeme ihtimalimiz tabiki yok. Sözlü tehditler silahlı bıçaklı tehditler hakaretler küfürler araba camı kırmalara kadar vardı olaylar..
Savcılığa verin diyeceksiniz ama savcılık ne yapacak? Bu adamlar o zaman bize daha fazla saldıracak korkumuz o...
Eşimle boşanma raddesine geldik. Kira ödeyebilecek durumda değiliz evimizi boşaltıyoruz eşyalarımızı dağıtıp ayrı ayrı ailelerimizin yanına taşınacağız. Başka çaremiz yok harhangi bir evin kirasını ödeyecek durumda değiliz..
Hem iş hayatımızı hem evliliğimizi bitiren vergi borcu ile ilgili bir gelişme son olarak...
Yeni çıkan kanun mu tasarımı af mı her ne ise işte.. Ona göre vergi borcumuzun faizleri silinmiş 20bin ytl ye inmiş onuda 18 ay taksitle alacaklarmış..
Heey güzel vergi dairesi ben sana 120bin ytl ödedim şimdiye kadar. Ama sayende battım ister 18 ay taksitle al ister 118 ay taksitle artık ödeyemem ki.. 3 sene önce aklın neredeydi?
İşler bu duruma gelince ve biz çalışamaz bir hal alınca, kredi kartları ve kredi ödemelerini de yapamaz hale geldik. Hacizler başlamak üzere.. Bu arada mal beyanında bulunduk.
**Öncelikli olarak elden alınan borçları ödememiz gerekiyor çünkü can güvenliğimiz yok. Fakat çalışmamıza izin verilmediği için ödeme yapamıyoruz. Savcılığa verirsek nasıl bir işlem yapılır onların hakkında?
** Kredi ve kredi kartları ile ilgili ne yapmamız gerekiyor? Ödeyemiyoruz.
***İflasımızı verirsek bize bir yararı olur mu?
Lütfen yardım edin...
-
Sayın hukukçu arkadaşlar;
3 yıl önce babamın evlilik dışı 10 yaşında bir kızı olduğunu ve bu çocuğu annemin üzerine kaydettirdiğini öğrendik. DNA testi yapıldı ve çocuk annemin üzerinden silinerek kendi annesinin üzerine kaydedildi. Bu olayı öğrenince annemin gidecek hiçbir yeri ve hiçbir geliri olmadığı için babamın babası ve annesi anneme sahip çıktılar. Babam annemin boşanmasını bu sebebe bağlıyor. Yani dedem sahip çıkmasa annem her şeye razı olarak babamla evliliğine devam edicekmiş. Bunu sebep göstererek anneme, dedeme ve babanneme yapmadığı kötülük kalmadı. Babanneme ve dedeme şiddet uyguladı. Şimdi babannem vefat etti ve annemle dedemin birlikte yaşadıkları ve ağza alınmıcak sözlerle iftirada bulunuyor. Dedem mirasından babamın hiçbir şekilde yararlanmasını istemiyor. Taşınır taşınmaz bütün mal varlığını anneme bırakmak istiyor. Bunun için ne yapmamız gerekiyor. Bu arada dedemlerin çocuğu olmadığı için babamı evlatlık almışlar . Babam dedemin tek mirasçısı. Şu anda 16 yaşında kız kardeşim var. Onun giderlerinide dedem karşılıyor. Nafaka bağlandığı halde düzenli olarak nafakasını yatırmıyor. Bu konuda yardımcı olursanız sevinirim.
-
Yazan: 26 - 01 - 2008 : 12.49 - fr_ares
Merhabalar. Babam haziran 2007 de vefat etmiş olup, üzerine kayıtlı olan dükkanın devri sözkonusudur. Devir işlemleri yapılmıştır. Fakat devralanın kendi adına çalıştırma ruhsatı çıkarması için, babamın üzerindeki ruhsatın iptal edilmesi gereklidir. Bunun için belediye başkanlığına bir dilekçe verilmesi gerekliymiş. Bu dilekçenin ne şekilde yazılacağı hakkında bilgi sahibi olan arkadaşlardan yardım istiyorum. Mail veya burada cevap olarak bilgi verebilirmisiniz acabaa, teşekkürler.
-
Yazan: 26 - 01 - 2008 : 12.36 - hkknet
Hayrettin GÜLIŞIK
01.01.1962 Doğumluyum
01.02.1984 SSK Başlangıç Tarihim
03.03.1982’de Askere Gittim
Askerlik Borçlanmamı 20Ay(600gün) üzerinden ödedim.
6300 gün prim günü bulunmaktadır,Ne Zaman Hangi Tarihte Emekli Olabilirim?
-
Calıştığım birimde(Mahkeme Kalemi) 6 memur kadrosu bulunmaktadır, ancak mevcutlarda 7 memur vardır, sınıf olarak hepimiz GİH Sınıfındayız ünvan olarak sadece benim ünvanım farklı(Zabıt Katibi- ben VHKİ) ve VHKİ kadrosu da bulunmamaktadadır, buna rağmen diğer ünvandaki memurlarla fiilen aynı işi yürütmekteyim, aynı ünvanda olmamam ve diğer ünvanlardaki memur arkadaşlar gibi yüksel imkanım olmaması ve kardo fazlası olmam nedeniyle atanma talebim red edilirse; idare mahkemesince 657 sayılı Devlet Memurları Kanunun Kadrosuz Memur Çalıştırılamaz ilkesi ile atanma talebimin reddinin iptaline ilişkin dava açabilirmiyim? ayrıca idare mahkemesinin kararı hangi yönde olur?
Teşekkür ederim.
-
Yazan: 26 - 01 - 2008 : 11.06 - Halemm
Ben kredi kartına odememı 8 ay gec yaptım borcum yok suan ama benım elıme bankadan gonderılmıs bır kagıt gecmedı bu ıdarı takıptemıdır hukukı takıptemıdır guclu bır kurumda ıse baslayacagım hukukı takıp varsa ıse gıremıyecegım bankadan sordum hukukı takıp var dedıler aynı bankanın bı baska subesıne sordum hukukı takıp yok dedı kıme ınanacagımı sasırdım ama elıme kagıt gecmedı odeme yaparkende avukatla falan gel demedıler bana hukukı takıp olsaydı ben bu borcu bu sekılde odeyebılırmıyıdim
tesekkur ederım
-
Yazan: 26 - 01 - 2008 : 10.32 - prinarha
Merhaba,
Çalıştığımız şirket fazla mesaileri ücret olarak ödeme yerine yemek kartımıza 1 günlük yemek ücretini yatırıyor. Resmi tatil, dini bayramlar ve özel günlerde de çalışmamıza rağmen 2 katı ücret ödenmiyor ve yine 1 günlük yemek ücreti yemek kartına yatırılıyor.Haftada 5 gün çalışacağımız söylenmesine rağmen 6 hatta 7 gün çalıtırılıyoruz.Haftada minimum 51 saat çalışıyoruz.8,30 - 17,30 çalışma saatlerimiz olmasına rağmen gece vardiyalarında da çalışıp aynı parayı alıyoruz. Sözleşmede yaptığım mesailer kendi insiyatifimdedir diye bir madde var .Bu madde mesailerin ödenmemesini yasal kılarmı yoksa sözleşmede ne yazarsa yazsın iş kanunları mı geçerlidir?
Eğer yaptıkları yasal değilse nasıl bir yol izlemeliyiz? İlginize teşekkürler...
-
Yazan: 26 - 01 - 2008 : 10.32 - TheEmiN
babam ve amcalarım mal paylasımı yaptı ama kendı aralarında imza vererek senet duzenlemısler. babam 1996 yılında öldu hıssedarladan bırı hıssesını sattı bana dusen hısse 1980 yılında öldü ben bu tasınmazım 1980 yıldan berı kullanıyorum sorum:ben bu tasınmazın tapusunu almak ıstıyorum ama amacam hak ıdıa edıyor dava acarsam ne sekılde dava acacam kazanma ıhtımalım ne kadar.mahkemede 20 yılık zaman asımını kullana bılırmıyım....
-
Yazan: 26 - 01 - 2008 : 10.16 - prinarha
Merhaba,
Benim öğrenmek istediğim vergi iadelerini şirket istediği şekilde ödeyebilir mi?Çalıştığım şirket 10 aya bölüp ödeyeceğini söylüyor.Daha önce çalıştığım yerler en fazla 3 e bölüp ödüyorlardı.Ödemede yasal bir sınır var mıdır yoksa şirketlerin kendi insiyatiflerinde midir?İlginize teşekkürler...
-
Yazan: 26 - 01 - 2008 : 08.06 - ilkay_61
Hayat, zor, ticaret de zor, acımasız, olursan, tutunursun,eskiden, böyle değildi, insanlar, daha gururlu, daha, borcuna, sadıkdı.
Forumlarda, daha açık bilgi bulamadığımdan, sizlerlen , paylaşmak isdedim.
8.6.2004 yılında, verdiğim, ürün, karşılığını, alamayışım ve de halada, uğraşmam, beni, kahrediyor, adam, bir buçuk, sene, beni oyaladı, ben iyi niyetli, bekledim, sonunda, bende, dayanamayıp 4.02.2006 yılında, onu, mahkemeye, verdim,ilk zamanlar,çok iyiydi,icra takibi, ve eve, gidilene kadar, ve de adamın, evini, başka bir tarafa, taşınmasına, kadar uzadı, iki yer, değişti, böyle, sürdü.
Şimdi, adamın, yerini, değişik yollardan, nerede, kaldığını, bulduk, annesinlen, kalıyor, (zaten babası öldüğünden annesini yanına alıp duruyordu şu ana kadar) kalıyordu şu ana kadar) fakat, biz, buna, bir, tebliğ, yapamıyor, orada(muhtarlıkta ikamet etmediğini ) oturmadığını, ve de tebliğin, geri (annesi benlen duruyor diye benim ev diye tebliği almıyo) gelmesine, neden, oluyor.
Benim, bu, saat den, sonra, ne yapamam, gerekir?
Şahsın, orada durduğunu, nasıl, ispat, edebilirim?
Muhtarlıkta, ikamet, ( o mahallede gözükmüyor) adresi, görünmuyor, sa ne yapmam, gerekir?
Ne dersiniz, arkadaşlar, bilginize, ihtiyacım var,:(
-
Yazan: 26 - 01 - 2008 : 07.03 - normandia
Merhabalar Annem ve Kızkardeşim İle Yaşıyorum.Oturduğumuz Daire Annemin üzerine Ama Bizim Soy İsimlerimiz Babamızın Soyismi.Annemin Vefatından Sonra Annemin Kardeşleri Hak talep edebilirlermi hiçbir şekilde onlara hak verilmesini istemiyoruz ne gibi bir yol izlememiz lazım teşekürler
-
Yazan: 26 - 01 - 2008 : 03.02 - Fischer
Değerli forum üyeleri,
Pek çok internet sitesinde bu konuyla ilgili çokça bilgi bulunmakta. Ancak devamlı değişen Alman göçmen ve aile birleşimi yasalarından dolayı pek çok yazı güncelliğini kaybetmiş durumda. Ben ve Almanya'da bulunan Alman vatandaşı nişanlımla evlenmek ve aile birleşimi vizesi almak için yola çıktık...
Almanya'daki yabancılar polisiyle, evlenme bürolarıyla yaptıgımız görüşmeler, çeşitli internet sitelerindeki, konsoloslukta bulunan yazılar derken epey bir yol kat ettik.
İnternet sitelerininde yazılanlardan pek çoğu ne yazık ki iyi niyetli olmasına rağmen yanlış bilgileri içermekte. Bu yüzden 2008 yılında başladıgımız ve en son yasalara göre hazırladıgımız belgeleri ve bu yolda karşımıza çıkabilecek sorunları, bunları nasıl çözebileceğimizi bu başlık altında yazacagım.
Bu yazı dizisi bir nevi günlük gibi olacak ve bir aksilik çıkmaz da yaza kadar aile birleşimi vizesini de aldıktan sonra bütün yazıları derleyerek tek yazı haline getireceğim. Umarım herkese yardımcı bir kaynak yaratabilirim.
Önemli Not: Konu bütünlüğünün bozulmaması için buraya soru sormaz ya da yorum eklemezseniz sevinirim!
Merak ettiğiniz ya da eklemek istediğiniz bir nokta olursa lütfen özel mesaj ile bana ulaşın!
Herkese teşekkürler.
-
Yazan: 26 - 01 - 2008 : 02.57 - bahar76
merhaba,
şuan oturdugumuz evi 10 ay önce kiraladık. fakat eşim iflas etti kira ödeyebilecek durumda değiliz. evi 2 ay önceden tahliye etmek istiyoruz.
ev sahibi ile görüştük fakat 2 aylık kirayı istiyor son ayın kirasını geciktirdiğimiz için onuda faizi ile istiyor. kiramız 1600 ytl. 1000$ da depozitimiz var.
bununla ilgili ne yapa biliriz..
bi sorum daha olacak,
evi kiralarken ev sahibimiz çelik kapı yaptıracağını mutfak dolaplarını yaptıracağını söylemişti hiçbirisini yaptırmadı. ayrıca bina yaklaşık 30 senelik ve herşey eski. balkon kapıları kapanmıyor arkasına koltuk dayıyoruz camlardan giren rüzgar yüzünden perdeler tavana değiyor... evi kiralamak amacı ile süslemişler kapı kolları bile elimizde kalıyor. ayrıca 150-200 ytl aidat geliyor demişti fakat 350-450 ytl arası aidat ödüyoruz.
bunlarla ilgili bir yaptırım yok mu? genel bir bilgi olarak soruyorum
şimdiden teşekkür ederim
-
Yazan: 26 - 01 - 2008 : 02.19 - sdtsglm
İktisat bölümü son sınıf öğrencisiyim. Sınav sonucum beklediğimden çok düşük ve geçmeme de yetmiyor. ancak beklentilerim bu sonucun kat be kat üstündeydi yani kasıtlı olarak bırakıldığımı düşünüyorum. Ben bu konuyla ilgili olarak bölüm başkanlığına bir dilekçe verdim ancak yönetmeliğin "Sınav Sonuçlarına İtiraz
Madde 17- Öğrenciler sınav sonuçlarına itirazlarını, sonuçların ilan tarihinden itibaren on gün içinde yazılı olarak dersi aldıkları yükseköğretim kurumunun dekanlık veya müdürlüğüne yaparlar. İtirazlar, maddi hata bakımından yapılır. İtiraz ilgili bölüm başkanlığı tarafından maddi hata bakımından incelenmek üzere sorumlu öğretim elemanına sevk edilir. Eğer sınav sonucunda değişme olursa bu sonuç, ilgili yükseköğretim kurumu yönetim kurulunca görüşülür fakat dersi okutan öğretim elemanının takdir ettiği not değiştirilmez. Yönetim kurulu kararı on beş gün içinde Rektörlüğe bildirilir."
başlıklı maddesi benim itirazım sonucunda bir kazanım elde edemememe yol açıyor bundan dolayı mahkemeye başvurmayı düşünüyorum ancak aşağıdakileri uzman bir kişiden öğrenmek istiyorum:
1- Hangi mahkemeye, nasıl başvuracağım?
2- Hangi belgelere ihtiyaç duyarım?
3- Kendi başıma mahkeye başvurabilirmiyim yoksa avukat aracılığıylamı başvurmalıyım?
4- Davanın sonuçlanması ne kadar zaman alır?
5- Davayı okula mı, bölüme mi yoksa ders sorumlusuna karşı mı açaçağım?
6- Tahmini olarak bu dava bana kaça patlar (bilirkişi ücreti ve harç masrafları v.b giderlerdir kast etmek istediğimdir)
Yardımınız için şimdiden teşekkürler.
-
Yazan: 26 - 01 - 2008 : 00.31 - sesaglam
Benim Acilen Yardima Ihtiyacim Var. Iktisat Bölümü Son Sinif öğrencisiyim. Bütün Dersleri Verdim Ve Son Bir Derste Hocanin Sinav Kağidima Sürekli Olarak Düşük Not Vermesinden Dolayi Kaliyorum Keyfi Muamele Yani Ben Ilk Itirazimi Bugün Bölüm Başkanliğina Bir Dilekçe Ile Yaptim. Ve Bundan Sonra Mahkemeye Başvurmayi Düşünüyorum. Aksi Halde Tam Bir Sene Okulum Uzayacak Ve Bin Ytl Nin üzerinde Para Yatiracagim.
1- Hangi Mahkemeye Nasil Başvuracagim Dilekce örneği Verebilirmisiniz
2- Avukat Tutmam Gerekirmi.
3- Ne Kadar Sürede Mahkeme Sonuclanir.
4- Ayrica Hangi Evraklari Temin Etmem Gerekiyor.
5- Davayi Okulami, Bölümemi Yoksa Hoca Karşimi Açacagim.
6- Bu Işin Mali Durumu Nedir Harc Vb Yükümlülükler Için Toplam Ne Kadar Nakde Iytiyac Duyarim.
7- Mahkeme Sürdüğü Vakit Eğer Ben O Dersten Geçsemde( Mahkeme Karariyla) 2, Dönem Tek Dersim Olduğundan Dolayi Yil Ortasindan Yapilan Tek Ders Sinavina Girme Hakkimi Kaybediyorum Bu Konuda Herhangi Bir Durdurma Işlemi Yaptirabilirmiyim.
Cevabinizi Bu Işin Uzmani Birisinden Duymak Istiyorum çok Teşekkürler.
-
Yazan: 25 - 01 - 2008 : 23.36 - ayburcun
Sanal ortamda alışveriş yaptım, alışverişime karşılık kredi kartımdan kesinti yapılacak ancak henüz siparişim yollanmadı.Siparişim kargo ile evime geldiğinde almak istemezsem geri iade etmiş olurmuyum ve kartımdan kesinti ortadan kalkar mı?
-
Saygıdeğer meslektaşlarımız,
Yönetim olarak, hem sosyal kimliğimizin bizlere yüklediği sorumluluğu yerine getirmek hem de sitemizdeki üyelerimizle tanışma, kaynaşma imkanı yaratmak için yeni bir projeye imza atma düşüncesindeyiz. Yeni projemiz
"Hukuki.Net Ormanı" oluşturmaktır. Söz konusu proje henüz ön hazırlık aşamasında olup, katılımcı sayısına göre şekillenecektir. Sizlerin de katılımını rica ediyoruz...
Ayrıntılı bilgi için:
[www.hukuki.net]
-
akşamdır şimdi
az önce güneşle vedalaştı tepeler
derken camlar karardı
pencerelere sürüldü perdeler…
akşamdır /şimdi/
sokak lambaları hüküm sürmeye başlar
egzoz bulutlu kaldırımlarda
bir kadının topukları içime batar
akşamdır şimdi
caddelerden kısa huzmeler akar
dışarıda binlerce ev, araba ve insan
yalnızsan sayılar ne işe yarar…
Hayri BUYRUK
02.06.2007 / MENGEN
-
Merhabalar, öncelikle forumda aradım ancak sonuç alamadığım için yazıyorum. Yeni bir yer edindim, sanayi arsası, imarlı ancak tapuda arsa niteliği tarla yazıyor.Ada ve parseli belli, ilgili belediyenin tapu müdürlüğünü aradım, kendilerine bunun sehven bir hata olup olmadığını sordum, yetkili cevabında; önceden orası tarla imiş sonradan bir yasa çıkmış arsa olmuş, ama tarla yazması sorun değil, arsa olarak alım satım yapabılırsınız şeklinde beyanda bulundular. Ne yapmam gerektiğini bilmiyorum. Yardımcıı olursanız sevinirim.
-
Türkiye Elektirik iletim dağıtım AŞ aleyhine müvekkilin taşınmazına enerji nakil hattı geçirildiğinden kamulaştırmasız el atma davası açtık
1- Pilon Yeri (Enerji nakil hattı direği) sağında ve solunda idare lehine nekadar irtifak alanı bırakılması gerektiğini gösterir bir içtihat yada mevzuat bu konu ile ilgili herhangibir düzenleyici işlem bilen meslektaşlarımızın yardımına ihtiyacımız var. somut olayda Pilon Yeri 49 metrekaredir.
2- İkinci bir husus dava konusu parselin değeridir. Bilirkişi taşınmazın irtifak hakkı kurulduktan sonra değer kaybını arazinin koşullarına göre yörede yetiştirilen temel tarım ürünlerini baz alarak çıkaracağı masraf ve verim çizelgesine göre (etkenlerden sadece biri) belirler. Velevki temel tarım üretimi tütün olan bir bölgede bilirkişi raporunda ki DEKARA MASRAF VERİM ÇİZELGESİNDE Buğday,mercimek,mısır ürünlerine yer verilmiş ancak bunlardan çok daha değerli olan ve bölgede temel tarım ürünü olan TÜTÜN ürününe yer verilmemiştir. İtiraz etmemize rağmen mahkeme sayın hakimi bunun mümkün olmadığını daha önce hep böyle yaptıklarını (böyle gördüğünü) bilirkişiden ek rapor isteyemeyeceğini bunu yapabilmesi için kendisine bu konuda yargıtay içtihadı getirmem gerektiğini ifade etti. Olsa dükkanın emrimde olduğu hususunu da önemle belirtti...
Değerli meslektaşlarım yardımınıza, Fikirlerinize ve tavsiyelerinize ihtiyacım var.Şimdiden hepinize teşekkür ederim. Saygılarımla
-
Yazan: 25 - 01 - 2008 : 22.02 - sunbow
--------------------------------------------------------------------------------
Merhaba arkadaşlar ..Bizimde başımıza bir iftira olayı geldi ve nişanlım şuanda bayrampaşa cezaevinde.Eskiden birlikte olduğu sıradan bir bayan nişanlımın adını vererek '1 buçuk yıl önce bana tecavüz etti 'dedi.Kızın ailesi affedersiniz kızın bakire olmadığını öğreniyor ve bu kızda aile korkusundan nişanlıma iftira atıyor.Telefon konuşmalarımızda kız itiraf etti yalan attığını ama nişanlım 8 kasımda girdi içeri we hala ilk mahkemeye bile çıkamadı yani neredeyse iki buçuk aydır cezaevinde mahkeme olmaksızın. Avukatımız war ama yinede bilgi sahibi olan arkadaşlardan yardım istiyorum ? Teşekkürler..
-
Yazan: 25 - 01 - 2008 : 20.58 - ulema
Hapis cezasının ertelenmesi
MADDE 51. - (1) İşlediği suçtan dolayı iki yıl veya daha az süreyle hapis cezasına mahkûm edilen kişinin cezası ertelenebilir. Bu sürenin üst sınırı, fiili işlediği sırada onsekiz yaşını doldurmamış veya altmışbeş yaşını bitirmiş olan kişiler bakımından üç yıldır. Ancak, erteleme kararının verilebilmesi için kişinin;
a) Daha önce kasıtlı bir suçtan dolayı üç aydan fazla hapis cezasına mahkûm edilmemiş olması,
b) Suçu işledikten sonra yargılama sürecinde gösterdiği pişmanlık dolayısıyla tekrar suç işlemeyeceği konusunda mahkemede bir kanaatin oluşması,gerekir
YUKARIDAKİ MADDENİN a) HÜKMÜ UYARINCA;
1997 yılından bir cürüm nedeniyle kesinleşmiş, ertelenmemiş, adli sicilden silinmiş ancak arşiv kaydında görülen Rahşan Affına uğradığı için infaz edilmemiş 3 ay 10 günlük hapis cezam var.
Şimdi taksirli suçtan alabileceğim hapis cezası yukarıdaki maddenin a hükmü uyarınca ertelenmeme nedeni midir?
-
Yazan: 25 - 01 - 2008 : 19.45 - poor
Merhaba,
Bir ilçede 10 yıldan beri bilgisayar ve yabancı dil kursu işletmekteyim. Halk Eğitim Merkezi’nin haksız rekabeti karşısında zaten sıkıntı çekmekteyken, bir de Büyük Şehir Belediyesi üst katımızda bedava bilgisayar ve yabancı dil kursu açarak bizi tamamen bitirdi.
Bu haksız rekabetten dolayı mağduriyetimizi giderecek her hangi bir hakkımız var mı ?
Cevaplarınızdan dolayı şimdiden teşekkürler.
-
Yazan: 25 - 01 - 2008 : 19.28 - lilaaa
Alman vatandasiyim ,17 yasindayim ve 18 yasima girdigim gün evlenmek istiyorum Türkiyede.
Bir baska konudan okuduguma göre herhalde 18 yasini doldurmak gerekiyor kimseden izin almamak icin.
Benim sorum su..
18 yasindan gün aldiktan sonra evlilik olmuyor mu?
Hakimden izin nasil alinir ne kadar sürer bu?
Hangi taktirde hakimden izin cikar?
Aileyle birlikte noterden mi izin aliniyor?
Almanyada 18 yasina girdigin zaman evlenebiliyorsun kimseden izin almadikca benim bildigim kadariyla.
Yani Almanyanin kanunlarina göre izinsiz evlenebiliyorum 18 yasimdan gün alinca.Peki bu Türkiyede göz önüne alinmiyor mu?
Yoksa benim icinde Türk kanunu mu gecerli oluyor?
Bu konuda yardimci olabilirseniz sevinirim..Ayrica daha fazla bilgi icin nerelere basvurabilirim?
Peki alman vatandasi olarak 18 yasimdan gün aldigim gün evlenemez miyim yoksa Türkiye kanunlarina uymak zorunda miyim?
-
Yazan: 25 - 01 - 2008 : 19.16 - fatihce34
Ben 8 yıldır psikiyatrik tedavi görüyorum. Hastalığımın tanısı obsesif kompulsif bir ara asiso psikoz teşhiside kondu şuan halen tedavi görüyorum hastalığım beyinden kaynaklanıyormuş. yani tedavim nöro psikiyatri.Acaba benim gibi hastalara askerlikten muafiyet varmı. Askerlik kanununa göre benim durumum nedir.
-
Eşimden ayrıldıktan sonra çocuğum için bağlanan nafakayı toplu olarak ödememe rağmen,eşim icra takibi başlattı bende icraya itiraz için dava açtım ancak dekontun üzerine nafaka yazmadığım için hakim davayı reddetti...
Bunun üzerine icra ceza davası açmışlar ve tebligatı da eski çalıştığım işyerine yapmışlar ve benim elime zamanında ulaşmadı..
Dava 4/12/2007 tarihin de yapılmış..Karşı tarafın avukatı hapis cezasının çıktığını ve ödemeyi yapmadığım taktirde infaz olacağını sölüyor...ANcak karar ile ilgili bana herhangi bir tebligat yapılmadı..
Toplam tutarın bir kısmını zaten kendisine makbuz karşılığı yapmıştım ...
Kendileri taksitlendirmeyi kabul etmiyor ve paranın tamamını istiyorlar..
Sormak istediğim; giyabımda yapılan bu dava için temyiz hakkım var mı? Bu infazı durdurabilirmiyim?
bir diğer sorum ise avukata makbuz karşılığı yaptığım ödemeleri dosyaya işletmeme ihtimali üzerine ne yapmalıyım..
Yardımcı olursanız Çok sevnirim..saygılar..
-
merhaba...
SSK ya isteğe bağlı prim ödüyorum.ama sağlık hizmetlerinden faydalanamıyorum.Sağlık hizmetlerinden faydalanmak için bir iş yerine çalışıyor gözükmem gerekiyor.Hiç maaş almazsam iş yeri sadece sigorta primimi ve vergimi öderse işverene maliyetim ne kadar olur?
Yardımcı olursanız sevinirimm
-
Yazan: 25 - 01 - 2008 : 17.21 - ebarbaros
"MADDE 27. - Bildirim süreleri içinde işveren, işçiye yeni bir iş bulması için gerekli olan iş arama iznini iş saatleri içinde ve ücret kesintisi yapmadan vermeye mecburdur. İş arama izninin süresi günde iki saatten az olamaz ve işçi isterse iş arama izin saatlerini birleştirerek toplu kullanabilir. Ancak iş arama iznini toplu kullanmak isteyen işçi, bunu işten ayrılacağı günden evvelki günlere rastlatmak ve bu durumu işverene bildirmek zorundadır. "
Maddede açıkça belirtildiği gibi işçi istemesi halinde iş arama iznini toplu halde kullanabiliyor, peki işveren istemesi halinde, iş arama iznini toplu halde kullandırabilir mi? Yoksa tamamen işçinin istek ve insiyatifine mi bağlıdır?
-
Yazan: 25 - 01 - 2008 : 17.19 - iceu
Merhabalar ; Sorumu sormadan önce forumda benzer bir olay araştırdım fakat bulamadım.
Sorum : Bir tanıdığımın yaşı tutmadığı için ona kontörlü bir hat aldım ve hat benim kimlik bilgilerime göre açıldı. bi süre sonra onlarla irtibatım kesildi. Başka bir şehire tasındım. Hattı aldığım cocuk nereleri aradı ise birileri şikayette bulunmuş. Eski oturduğum şehirdeki adresime mahkeme celbi gelmiş. Fakat orada yaşamadığım için kimse almamış. Nedir bu diye sorduklarında cep telefonu ile birini rahatsız etmişler bu onun davası demiş celpleri getiren kişi.
2. kezde aynı şekilde gelmişler şu tarihde mahkemesi vardı neden gelmedi şeklinde Benim orada uzun süredir yaşamadığımı ve suandada askerde olduğumu söylemişler. Mahkeme bildirimi bana ulaşmadı hiç bir şey almadım. neyin davası ve neyle suçlandığımı bilmiyorum. Suçsuzlugumu nasıl isbat edebilirim cep telefonuyla rahatsızlık ise. Kafam Allak bullak ben celbi almadığım için bana bildirim yapamadılar bana bildirimde bulunmadığında dava görülürmü. Görülürse askeri birliğime ulaşırmı ? Lütfen beni bilgilendirin :(
-
yaklaşık 10 gün önce eşim hesabında bulunan 12000 ytl yi bana havale etti. bu para ile firmama minibüs alınacaktık ve buna katkıda bulunulacaktı. benim arabamı kendisine verecektim. bende araba kiralayacaktım. 7 gün önce bir iş karşılığı işveren ev karşılığı işi yapmamızı istedi. bende evin daha önemli olduğu ve ikimiz içinde yatırım olduğunu düşünerek ona anlattım. ertesi gün eşim annesiyle konuşarak (ki bunu kanıtlayamam sadece annesinin 2 aylık evliliğimiz ve öncesinde sürekli problem çıkarmasından eminim) araba işi ne oldu dedi bana (telefonda). bende arabayı bir süre ertelememiz gerektiğini söyledim akşam evde konuşuruz diye belirttim ama o telefonda ısrar edip araba için o parayı bana verdiğini söyledi. ertesi 2 gün konuşmadık. 3 gün eve gelen telefon faturasını mutfakta unutmuşum bana geldi ve bunu ben ödeyeyim diyemi oraya koydun diye çıkıştı. bende ayrılalım biz anlaşamıyoruz psikolojimiz bozuldu artık sürekli tartışıyoruz aynı şeyleri konuşuyoruz bir yere varamıyoruz. sürekli annen ne diyorsa onu yapmaya çalışıyorsun dedim. 1 saat içinde evi terk etti. akşam üstü kuzeni ve eşiyle eve geldi.kişisel bazı kıyafetlerini (2 bavul kadar) topladı . benimle konuşmaya çalışıp sürekli onu savundular bende anlaşamıyoruz mantalitemiz farklı dedim. o akşam gittiler. gidişinin 3 günü beni arayarak haftasonu izmire gideceğini kafasını dinleyeceğini ve bir an önce boşanma işlemlerini bitirip boşanmamız gerekliliği ile ilgili konuşup yarın evde olmasan bazı şahsi eşyalarımı alacağım yüzyüze gelmek istemiyorum dedi.bende tamam dedim ertesi gün eve gitmedim. sonraki gün eve gittiğimde hanfendi iğnesine kadar ne varsa herşeyi toplamış almış. eşyalara tenezül ettiğimi mi düşünmüş annesi acaba bilmiyorum. bu pozisyonda başıma gelecekler ve boşanma için neler yapmam gerekli yardımcı olursanız sevinirim.
not : evliliğimiz süresince annesi yüzünden bu duruma geldik. tabi hanfendi de ayrı bir aile olduğunun farkına varamadı herşeyi annesine danıştı. mantıken ayrılmamız şart ama bu benim için kolay olmuyor.
-
oğlumun kiracı olarak ikamet ettiği başka bir şehirde ona ev almak için kiracımı çıkartıp evimi satabilirmiyim? şimdiden teşekkürler
-
Iyı gunler
www.hukuki.net e girince, baska bir sayfada
www.32vegas....xxxxx.....com diye bir site de otomatik olarak aciliyor. Bu her zaman olmuyor. Ama bu siteden olduguna eminim. 3 farkli makineden de oldu.
-
Yazan: 25 - 01 - 2008 : 16.22 - cont
Merhaba siteye henüz yeni üye oldum.Birkaç konu okudum ve güzel bir forum.Konuyu uzatmadan konuya girmek istiyorum.Ben şahıs şirketi açmak istiyorum.Şahıs şirketini açtıktan sonra hosting satışları(servis sağlayıcısı) yapabilirmiyim yoksa son zamanlarda yasaklar geldi ve telekom, servis sağlayıcı faaliyet belgesi istiyordu bunu almak zorundamıyım.Birde ben öğrenciyim ve öğrenim kredisi alıyorum şahıs şirketi açmam bunu ne gibi etkiler?Yardımlarınız için teşekkür ederim.
-
Yazan: 25 - 01 - 2008 : 13.55 - alikabus
Herkese Merhaba
ben işyerimden maaşımı alamadığım için istifa ettim. işverenden kıdem ve ihbar tazminatımı talep ettim. ancak işveren bana Kıdem ve İhbar tazminatını hak etmediğimi belirterek ödeme yapmaktan kaçınıyor ne yapabilirim.....
saygılar.
-
Yazan: 25 - 01 - 2008 : 13.42 - buldero
İcra borcumu bütünüyle ödememe rağmen ilgili icra dairesi son ödememe ilişkin tahsilat makbuzu dışında tarafıma bir belge vermedi.İlamın icrası belgesini istedim,bunun ilamlı icrada verilebileceği söylendi,benimkisi ise kambiyo yoluyla yapılan icra takibine giriyor.Bu durumda borcumu ödediğime ilişkin bir belgeyi nasıl edinebilirim acaba?:kızgın:
-
Yazan: 25 - 01 - 2008 : 13.20 - serkansi
Emlak gelir vergisi ödenmesi için süre 4'ten 5 seneye çıkartılmıştı. Bu kanunun/yönetmeliğin tam tarih, sayı ve metni lazım bana. Ayrıntılarnı ve oranlarını incelemek için. Yardımcı olursanız sevinirim.
-
Yazan: 25 - 01 - 2008 : 13.11 - bellima
Avea ya olan fatura borcumun avukata geçtiğini öğrendikten sonra avukatla yaptığım görüşmede tarafıma icra dosyasını açılmadığını öğrendim 27.12.2007 tarihinde 360 ytl 02.01.2008 tarihinde 173 ytl avukatın hesabına eft yaptım toplam borcum 608. ytlidi ancak bugün avukat ile görüştüğümde tarafıma 850 ytl gibi bir rakam için icra dosyası açıldını (16.01.2008 tarihinde) öğrendim bu konu ile ilgili nasıl bi işlem yapabilirim şimdiden teşekkürler iyi çalışmalar
-
Yazan: 25 - 01 - 2008 : 12.44 - ercann
iyi günler değerli hukukçular başlık belki size eski bir konu gibi gelebilir ama biraz daha farklı şöyle anlatayım;şimdi ben yaklaşık 9 yıl 5 ay hizmeti olan bir askeri personelim ve muvazzafım ancak önümüzdeki sicil dönemimde (mayıs ayı içerisi ) hakımda disiplinsizlik nedeniyle ayırma işlemi yapılacağını öğrendim ki bununla ilgili alt yapı çalışması zaten yapılıyor benim sormak istediği şu şimdi böyle bir işleme maruz kaldığımda emekli sandığı tarafıma bir defaya mahsus olmak üzere toptan ödeme yapacak ve benimle ilişkisini kesecek bana bir kez defaten yapılan bu ödeme esnasında şu an maaşımda devam eden ve sırada olan bir kaç tane icra kesintisi nedeiyle herhangi bir tedbir olurmu yani burda fark bana ödenecek olan emekli maaşı yada ikramiye değil yani bu tür ödemeler hacze tabimi vereceğiniz cevaplar için şimdiden çok tşk ederim
-
Yazan: 25 - 01 - 2008 : 12.34 - hazama
Sayın avukatlar benim 2 sene önce ortak bir işim oldu ve ayrıldık. Şu anda bu kişi ona 10 000 ytl borcum olduğunu söylüyor ve kendisi benim imzamı taklit ederek istediği rakamı da yazarak bir senet hazırlayıp bana icra gönderecekmiş. Ben ne yapmalıyım? veya o bana bişey yapabilirmi? benim onda resmi olmayan hesap tuttuğumuz ajanda var bide kredi almak için imza sürküsü hazırlatmıştık o kalmış bunlardan yola çıkarak birşey yapabilirmi saygılar sunuyorum.
-
http://www.hukuki.net/modules.php?na... p=nextoldest adresindeki bilgilendirici yazıda
Tanık koruma kararının alınmasında, korunan kişi veya yakınlarının karşı karşıya kaldığı tehlikenin ağırlığı ve ciddiliği ... göz nünde bulundurulacak deniliyor.
Yani burada kişinin can güvenliği söz konusu ve hal böyle iken neden bu koruma yasası sadece tanıklar göz önünde bulundurularak
Tanık Koruma Yasa Tasarısı adı altında çıkarılmış. Benim gibi aile, gelenek kanunları denen saçma kanunlar nedeniyle güvenliği tehlikede olan kişiler düşünülmemiş. Bizim için de bir yasa çıkarılmayacak mı? Adımı değiştirdim, soyadımı değiştireceğim; ama hala Nüfus Aile tablosu ve diğer bilgileri kullanarak beni bulabilirler. İlla TC vatandaşlığını reddetmemiz mi gerekiyor? Bu ülke, vatandaşına bu kadar mı sahip çıkıyor! Benden kırk tane vergi almasını biliyorsunuz; ama benim can güvenliğimi korumuyorsunuz. Bizim için de bir yasa çıkarılmayacak mı?
-
Evi terk hususunda yazılmış bir çok mesaj var ancakhiç birisinde rastlayamadığım bir konu var;
Evi terk durumunda 4 aylık süre sonunda ihtar çekilebiliyor fakat bu sürenin başlangıcı yani evi terkin gerçekleştiği tarihin tespiti konusunda yasal olarak bir tespit yaptırmak gerekiyormu?
Örneğin; eş evi terk etmiş ve 4aylık süre dolmuş ise ihtar çekildiğinde terk'in gerçekleştiği tarih nasıl ispat edilecek.:D
-
Öncelikle sitedeki hizmetlerdenizden dolayı herkese teşekkürler.
Benim sorum şöyle ;Mal beyanında bulunmamış birine hapis cezası verilirse ve bu ceza yerine getirilmeden zaman aşımına uğrarsa , böyle bi durumda sanığa ikinci kez hapis cezası verilebilirmi?Veya başka şekilde bi ceza uygulanabilirmi?
-
Yazan: 25 - 01 - 2008 : 12.02 - PAHABERAM
Yanimizdaki Sitenin Elektrik Trafosu çok Büyük Ayni Zamanda Aritma Sistemi Ile Yanyana .sözkonusu Site 440 Konutluk Büyük Bir Site. şu Anda Bir Rahatsizlik Vermiyor Ama Hemen Bitişiğinde Yaptirdiğim Konutlarin Ilerde Fiyatlrini Düşürebilceğinden Endişeliyim.bu Konuda Sözkonusu Siteye Aritma Ve Trafoyu Kaldirmasi Için Talepte Bulunabilirmiyim...direk Temasi Denedim Yönetimle Ama Cevap Alamadim..
şimdiden çok Teşekkürler..
Saygilar
-
Yazan: 25 - 01 - 2008 : 11.35 - cengizim
Değerli avukatlarım;
Benim 6 yaşında kızıma bir cinsel saldırı eylemi oldu. Şahıs yakalandı. Bize gelen mahkeme davetiyesinde suç çocuğun basit cinsel istismarı (olay; kızıma evimizin kapısındayken merdiven aralığında poposuna elle taciz ve kaçırma teşebbüsü fakat ben kızıma çağırınca adam kaçıyor). Adam çalıştığı işyerinin motorsikletinden bulundu. Kızım işyerinin logosunu okumuş. Karakolda teşhis yaptırıldı. Adamı teşhis etti. Bu adam ceza alabilirmi. Savcı delil olarak sanığın kaçamak savunması, bizim şikayetlerimiz, dosyanın bütünü olarak yazmış. Bu delillerle ceza verilebilirmi. Ceza almadan kurtulabilirmi. Birde bizim adreslerimiz bu mahkeme çağrı kağıtlarına neden yazılıyor. Ben şimdi adresimi değiştirdim ama yeni adresimde adama giden mahkeme yazsısında çıkarmı. Çünkü onun adresi bize gönderilmiş. Yeni adresimin ona gitmesini engelleyememmi. Birde ben kızım küçük olduğu için mahkemelere gidip gelmesini istemiyorum etkilenmesin diye kızım mahkemelere götürmesem olurmu. Adamın yakalanması sürecinde bir çok kez psikolog nezaretinde ifadesi alındı hakimin karşısınada çıkması gerekirmi.
-
Yazan: 25 - 01 - 2008 : 11.20 - kefenci85
Saygı değer Hukuk İnsanları öncelikle yardımınız için şimdiden hepinize teşekkür ederim...
Benim sorumun
Ben 5 katlı apartmanın 1. katında oturmaktayım Apartman merkezi sistemli kömür yakıtı ile ısınmaktadır.Bir süre önce dairemin banyosuna kalorifer peteğini çıkartıp su ısıtma cihazı olan boyler taktırdım.Bunu gören diğer kat malikleri benim yakıt giderini daha fazla ödememi söylüyorlar.Bu arada ne apartmanın diğer katlarında hiçbir şekilde ısı kaybı olmamıştır.Ne de fazladan yakıt yakılmamıştır.Bu durumun hukuki durumu nedir acaba beni bilgilerdirirseniz sevinirim.
Saygılar...
NOT:Apartmanın iskanı bulunmamaktadır ve ne bir resmi karar defteri nede bir gelir gider makbuzu bulunmaktadır..
BOYLER'İN İŞLEVİ: Boyler ayrı bir su deposu olan ve kaloriferin sıcak suyunun bu deponun etrafından geçerek diğer depodaki suyu ısıtmasıyla oluşan bir işlevi bulunmaktadır...
-
Yazan: 25 - 01 - 2008 : 11.18 - serkansi
Avukatlık ve öğretmenlik mesleğinin yasal olarak bir arada yapılabildiğini duymuştum. Bu istisnanın ayrıntıları nasıldır?
-
Yazan: 25 - 01 - 2008 : 11.10 - serkansi
Eskiden kütük taşıyabiliyorduk. Mesela kütüğümüz belki hayatımızda hiç gitmediğimiz bir ilde ise, artık bunu daimi ikamet ettiğimiz yere taşıyamıyor muyuz?
-
Yazan: 25 - 01 - 2008 : 10.54 - sozwarm
Merhaba,
İşyeri hekimi'nin statüsü hakkında bilgi almak istiyorum.Asgari ücret tarifesindeki ücretten daha düşük bir ücret teklif ettiğimizde( Yargıtay'ın bu tarifenin işvereni bağlayıcı olmadığı yönünde kararı vmevcut)kabul etmezse bu değişikliği dava hakkı var mıdır vs..
Cevaplarınız için şimdiden teşekkürler.
-
Yazan: 25 - 01 - 2008 : 09.02 - bekir38
merhaba arkadaşlar,
benim şöyle bir sorum olacaktı. (rakamlar örneklemedir)
ben bir arkadaşa kefil oldum. bir bankadan 2500 ytl kredi aldı. daha sonra 3 taksidi ödemediğini öğrendim. eve yazı geldi, mal beyanında bulundum. daha sonra icra geldi. ama evde kayda değer birşey olmadığı raporu gibi birşey tutulmuş, borcu siz ödeyin dediler. faizlerle birlikte 1000 ytl ödemek için taahhüt mektubu yolladım bankaya.
banka avukatı aynen şöyle dedi; bu taahhüdü bankamız kabul etmiyor. sebebi ise kefil olduğunuz kişinin daha başka borçlarıda var. sizin kefilliğiniz onlarda da geçerli. (gks de böyle imiş ve 10.000 ytl olduğunu ama borçlunun toplam bocunun 5.000 ytl olduğunu söyledi.) dolayısı ile hepsini ödemek için anlaşma yapmalısınız dedi.
sorum şöyle;
1- ben böyle bir durumda yasal olarak ne yapabilirim.
2- benim kredi için kefil olduğum miktar 2.500 ytl iken 10.000 ytl :deli: den sorumlu olabilirmiyim? (o tarihte maaş - 300 ytl iken)
konunun içinden çıkamadım, lütfen acil cevap beklemekteyim,
-
5 yıldır birlikte olduğum bayanın babası haneye tecavuz ve silah çekti diye şikayette bulundu isede mahkemede benim için sadece apartman girişinde benimle karşilaştı konuşmak istedi ceketin altından tabanca gösterdi dedi bende polise haber verdim dedi şahidi yok silahım taşıma ruhsatlı bende havaalanında başteknisyen 657 memurum ben süre iştedim ceza alırmıyım ama ben silah göstermedim kesinlikle ildinize şimdiden tesekkür ederim
-
Yazan: 25 - 01 - 2008 : 03.06 - fırat k.
ben bir bayan arkadasimin basina geleni anlatmak ve fikir almak istiyorum.bir kac ay once tanidigi bi fotografciya poz verdi.kendisi fotomodel degil.daha sonra bu fotograflarin bazi internet sitelerinde karsisina cikmasi durumunda rahatsiz oldu.ailesi ve cevresi basta olmak uzere bir cok kisinin tadi kacti,arkadasimin huzuru kalmadi.
(imzalanmis hic bir sozlesme,odenmis bi para ,makbuz,imza... hicbir sey yok.)
fikrimi degistirdim dedi,bu fotograflarin kaldirilmasi icin sanatci ile gorustu(once mail yolu ile sonra telefonda) bu kisi fotograflari kaldirmadigi gibi fotograflarin cekilmesinden bir iki hafta sonra internet uzerinden yaptiklari olumlu konusmalari sozlesme yerine saydigini iddia etmekte su anda.
savciliga gittigimiz takdirde olabilecekleri kısaca aciklarsaniz seviniriz.
-
Yazan: 25 - 01 - 2008 : 02.59 - toki
Kombim arıza yaptı servis geldiğinde gelen voltajın 220 volt olması gerekirken 230-235 lere kadar yükseldiğini ya da düştüğünü ölçerek gösterdi.
200 lira civarında bir harcama yaparak Regülatör almak zorunda kaldım bu aletle gelen akımı 220 de sabitlemiş olduk. Artık kombide arıza yapmıyor.
Haklı olarak şöyle düşünüyorum.
Tedaş'ın gönderdiği tüm faturaları ödediğim halde tedaş bana verdiği elektriği olması gereken değerler dışında vererek ayıplı-kusurlu bir hizmet sunmaktadır. Bu kusurlu hizmet sonucunda ek masraf yapmamın dışında kombimin neredeyse değiştirilmedik elektronik parçası kalmadı. Soğukta 2-3 gün geçirmekte cabası..
Ancak akım kombi dışında hala olması gereken değerde değil.
Bu kusurlu bir hizmete girer mi? Tedaş'ı ayıplı-kusurlu hizmet vermesinden dolayı dava edebilir miyim? Yaptığım Regülatör masrafını talep edebilir miyim?
Bunu ticaret ve sanayi bak. bünyesinde ki hakem heyetine mi götürmem gerekiyor?
-
Merhaba geçen akşam 23.00 sisli bir yolda sis farlarımı yakarak seyrettiğim bir anda bir trafik polisi ekip arabasının anonsuyla durdum.Yanıma geeln elinde sigarayla evraklarınızı verin ekip arabasına kadar gelin diyen polis e neden gelmem gerektiğini sordum sis farlarınızı gereksiz yakmaktan ceza keseceğiz dedi ve gidip ekip arabasına oturdu.Bende bir müddet bekleyip gelen giden olmadığını görünce indim ve yanlarına gittim...uzatmak istemiyorum Polis in evraklarımı alarak ekip arabasına gidip oturamayacağını biliyorum bu konuda bilgi paylaşımında bulunursanız sevinirim zira savcılığa suç duyurusunda bulunmak istiyorum.Teşekkürler
-
Son günlerde yoğun şekilde Ergenekon çetesinden bahsediliyor. Gazeteler bangır bangır bağırıyor, ama "bizim ulusalcılar" bu işe ne diyor merak ettim. 24 Ocak 2008 günlü Milliyet'te bu konuda yayınlanan 3 adet köşe yazısının linkini veriyorum;
[www.milliyet.com.tr]
[www.milliyet.com.tr]
[www.milliyet.com.tr]
-
Yazan: 25 - 01 - 2008 : 00.44 - cemil256
Merhaba.Ben şu an içinde olduğum dükkanda 5 yıldır kiracıyım.Mülk sahibi her yıl benden yeni bir tahliye senedi alıyor ve yeni bir kontrat yapıyoruz.Bu yıl kirada anlaşamadık %30 artırım yapmak istedi ben razı olmadım .Mülk sahibi de tahliye taahhütnamemem var çıkarırım seni diyor. Kontratta kiralama yılı 01/02/2007 geçiyor.Bir yıllıktır yazıyor.Tahliye taahhütnamesinde ise ;
01/02/2007 tarihinde kiralalan dükkanı 01/02/2008 tarihinde tahliye edeceğime.....diye bir kağıt imzalıyorum.Tahliye taahhütnamesinin tarihi 01/02/2007.Yani kontrat ve tahliye senedi tarihi aynı.Bu durumda taaahhütname geçersiz olur mu?Yada ben 5 yıllık kiracı olduğum için durum değişir mi?(daha önce ilk kontrata eklenen tahliye taahhütnamesi geçersizdir ,ikinci geçerlidir diye duymuştum.)Eğer taahhütname geçersiz ise mülk sahibi beni çıkarabilir mi?kolay gelsin.
-
Yazan: 25 - 01 - 2008 : 00.15 - bacardi29
5 aydır bir evde kiracıyım.sularım dondu evsahibim umursamadı 3.gün evden çıkıyoruz deyince komşudan bahçe hortumu ile su getirtti tamam dedik.şimdide üst katın sobasından sızan gaz benim daireme doluyor.doktor getirdim evde otumayın dedi.10.güne kadar eve gelip gitti çözüm saglamadı.yine çıkacaz dedik.bu kez ^bacaları açalım ^dedi.evin3. katı kaçak kat.ilerleyen günlerdede evle ilgili sorun çıkmasından ve huysuz,vurdumduymaz ev sahibinden bıktıgım için çıkmak istiyorum.yasalar önünde haklı olur muyum?(ben 1.katta oturuyorum.)kontratomuz yok .
-
Yazan: 25 - 01 - 2008 : 00.09 - Doktor48
Selam
İyi Geceler...
Arkadaşlar Benim Bir Arkadaşım Bulundugu İlin 2 Asliye Ceza Mahkemesinde Yakama Emri Cıktı Bu Arkadaşım Eczacı Oldugundan İstanbula Bir Firma ile Görüşmeye Gitmiş İstanbulda Polisler Tarafında Yakalanıp İstanbulda Mahkemeye Cıkmış Bu Mahkeme Tarafında Serbest Bırakılmış. Sizce Bu arkadaşın Şuanki Durumunda Tekrar Yaşadıgı İlde Yakalama Emri Cıkabilir mi? Arkadaşlar Yardımcı Olursanız Sevinirim.... Bana Bilgi Verirseniz Sevinirim Arkadaşlar ..... İyi Geceler
-
Yazan: 24 - 01 - 2008 : 23.48 - jojobaya
Evlenmeyi düşündüğüm kişi dul ve 6 yasında bir kızı var bunu yeni öğrendim.Ve hali hazırda devam eden yüksek miktarlarda borcu var.Evlilik öncesi olduğu için önemsemıyordum ancak çocuğuda öğrendıkten sonra bir sözleşme yapmak istiyorum.Baska bı konuda diğer es maasına hacız gelemez denılmiş.Ama mallar konusunda net bır cevap yok mallar benım ustumede olsa ortak ev olduğundan gidebilirmı?yada ortak edındığımız mallar üstunde çocuğunun bır talebi olsa mümkünmüdür? sanırım sonra öğrendığım için hazmedemıyorum.Hiç bir sekılde eskı es yada çocuğun bu mallardan faydalanmasını istemıyorum.Mümkünmudur?yada sözleşmeye baska neler konabilir
-
Yazan: 24 - 01 - 2008 : 23.22 - bacardi29
Merhaba,benim bir sorunum var yardımcı olursanız sevinirim, hakaret davası nedeniyle 3 duruşmadır mahkemeye giriyoruz,benim için hakaret eden taraf olarak en sonuncu duruşmada karar verildi,karara göre 87 gün adli para cezası verildi bunun karşılığı olarak 1800 ytl civarında bir para cezasına hükmedildi,sormak istediğim konu bu parayı erteletebilirmiyim,eğer erteletebiliyor isem nasıl bir yol izlemeliyim,dava sonuçlanalı 3 gün oldu.Ayrıca belirtmek isterim daha önceden herhangi sabıkam vs.bişeyim yok bana bu konuda yardımcı olursanız duacınız olurm.İyi günler saygılar
-
Yazan: 24 - 01 - 2008 : 23.02 - sann
Şahıs firması olarak iflasımı vermeyi düşünüyorum. İflas nasıl verilir. verilirse neler olur. Bu konuda forumda arama yaptım ama tam olarak tatmin edici bir bilgiye sahip olamadım. Bu konuda görüş ve önerilerinizi bekliyorum saygılar...
-
Yazan: 24 - 01 - 2008 : 23.02 - hakan009
İyi akşamlar ben büyük bir şirkette çalışıyordum işim icabı çatı monte ediyorduk yüksekten düştüm felç oldum hiç bir güvenligi yoktu ceza davasının verecegi karar para cezasımı hapis cezasımı olur
-
Yazan: 24 - 01 - 2008 : 22.43 - admin
Sayın özel bölüm üyelerimiz, sizlere periyodik haberlerimizi göndermeye başladık. Ancak bazı özel bölüm üyelerimizin mail adresleri hotmail veya mynet olduğundan özellikle bu mail adreslerine gönderilen postalar elinize ulaşamadan bize geri döndü.
Siteden haberleri alabilmek ve etkin mesajlaşmayı sağlayabilmek için,
1- Mümkünse hotmail ve mynet adreslerinizi değiştirmenizi rica ediyoruz.
2- Bazı mail adreslerinin kapandığı veya posta kutularının dolu olduğu iletisi geldiğinden mümkün olduğunca bilgilerinizi güncel tutmanızı da rica ediyoruz.
Aksi takdirde bazı haber ve yeniliklerden ancak siteye girdiğiniz takdirde haberdar olabileceksiniz.
Not: E-Mail değişikliklerini
[www.hukuki.net] adresindeki kontrol panelinizden yapabilirsiniz.
Saygılarımızla.
-
Yazan: 24 - 01 - 2008 : 22.05 - themyth
Şimdi ben hazineye ait tasınmazı zeytinlik yapmak suretiyle fuzulen işgal ettim.15 yıldırda ecrimisil ödüyorum,bu işgal ettigim yeri satın almak istiyorum bunun için yapmam gereken nedir ?
Saygılar
Hasan Hüseyin Şengün
-
Şirketin eski ortaklarından ve eski Yetkili şirket müdürü olan şahış, şirket ortaklığından ve şirketin yetkili md.lük görevinden ayrılmasından sonra "şirketin yetkili müdürüyken ortaklarının haberi olmadan bankadan aldıgı (şirket hesabının) internet sifresi" ile şirkette ki ortaklığı ve yetkili müdür görevinin bitmesinden 8 ay sonra şirketin hesabında bulunan yuklu miktardaki parayı kendi hesabına EFT yoluyla illegal bir şekilde aktarmıstır. Kendilerine yapılan uyarılara ragmen para banka hesabına geri yatırılmamıs olup yasal surecin baslatılacagı söylendiği halde neye guvenerek parayı geri yatırmamak konusunda direnmektedir. Acaba şirketin eski yetkili müdürü ve ortaklarından biri olmasından dolayı şirketin hesap şifresinin onda olması ve parayı internet bankacılığı ile çekmesi yasal mıdır?
Birde yetkili müdür oldugu dönemde şirketten habersiz bankadan innternet sifresi temin etmesi bankanın mı yoksa şirket yönetiminin mi hatasıdır?
Şirket avukatına göre direk hapis cezası varmıs eski müdüre ama benm anlamadıgım, sahısın avukatları olmasına ragmen neye guvenerek bile bile lades demesidir? Yani adamın avukatları bunun bir suç oldugunumu bilmiyorlar yoksa bizim bilmedigimiz onların bildigi bu konu ile ilgili bir yasa mı war ?
(Olay yaşanılıncaya kadar şirket hesabının internet bankacılıgına açtırıldıgından habersizdi sirket yetkilileri.Yani daha önce internet bankacılıgı sirket tarafından bu tur bir hadise meydana gelir dusuncesiyle açtırılmamıstı.)
-
Yazan: 24 - 01 - 2008 : 20.49 - hhelin
Merhaba, babam 1933 doğumlu.1971/2 den itibaren sigortası başlamış ve toplamda 1180 günlük sigortası mevcut.Şuanda sadece yaşlılık maaşı almakta.Ssk dan emekli olması için ne yapabilriz.Askerlik parası ödenirse emekli olabilir şeklinde bir bilgi aldık,ne derece doğru bilmiyorum.Bu konuda bilgi verirseniz çok sevinirim.
-
Yazan: 24 - 01 - 2008 : 20.49 - ANIL34
Kira ve aidat borcunu ödemeden kaçıp giden kiracı hakkında yönetim ödenmeyen aidat borçlarına ilişkin 3 ay önce icra takibi başlatmış,kiracıda daireyi boşaltıp başka bir muhite taşınmış.Kiracı borcunun 4/1 ini yönetime ödemiş,100 YTL. de icra dosyasına yatırmış.Geri kalan parayı kiracı ödemediği için Yönetim mal sahibine 3 ay sonra sözlü olarak kiracının borcu olduğunu ve icra dosya masrafı,avukatlık giderleri ile faiz talebinde bulunmuş.
Yarg. 18. HD. 19.07.2005 Tarih ve E:2004/2670 , K:2004/3505 kararda "kat maliki kiracının ödemediği aidatlarla ilgili gecikme faizini kendisine bildirildiği tarihten itibaren öder."diye karar vermiş.Mal sahibi borcu öğrendiği gün kabul ederse fakat faiz ve yargı harç ve giderlerini ödemek istemez ise (icra takibi kiracı adına açılmış) nasıl bir yol izlenmeli.
-
Merhabalar, formunuzu takip ediyorum. Sıkıntım şu forumda olmayan yazdığım konulara yanıt alamıyorum. Nedenleri hakkında bilgisi olan varsa cevap verirse sevinirim.
O kadar saçma sapan sorular yanıt buluyor benim yazdıklarım dikkate alınmıyor. Hayret verici...
-
TÜM KATILIMCILARA VE CEVAP YAZANLARA TEŞEKKÜRLER ÖNCELİKLE. BENİM SORUM ŞU 2000/4 TERTİP ASKERE ALINAN BİR YAKINIM USTA BİRLİĞİNDE YAKLAŞIK TOPLAMDA 4 AYLIK ASKERKEN FİRAR ETMİŞTİR BU ONUN UZUN SÜRELİ İLK VE TEK FİRARIDIR ŞU ANDA TESLİM OLMAK İSTEMEKTEDİR KENDİSİNİN DIŞARDAN GÖRDÜĞÜMÜZ VE BEYAN ETTİĞİ KADARIYLA GERÇEKTEN PSİKOLOJİK HASTALIĞI VARDIR İNANIYORUZ Kİ TAM TEŞEKKÜLLLÜ BİR HASTANEDE MUAYNE EDİLİRSE BU TANI ONA KONACAKTIR SİZ DEĞERLİ CEVAP YAZAN ARKADAŞLARIM VE BAŞINDAN BU TİP OLAY GEÇEN ÜYELERE SORUM ŞUDUR 1)ACABA İYİ BİR AVUKAT DAVAYI ALIRSA CEZA ALMAYA BİLİR Mİ"tüm avukatlar mutlaka iyidir ama avukatda onan inanırsa demek istedim" 2)ACABA CEZA ALIRSA BUNU ASKERLİK BİTİMİYLE BERABER İNFAZ EDİLMESİ MAHKEMECE SAĞLANA BİLİR Mİ ÇÜNKÜ EĞER CEZA VERİELCEKSE ÖNCE ASKERLİĞİ BİTİRMEK İSTEMEKTEDİR 3)BAĞLI OLDUĞU MAHKEME ADANA ASKERİ MAHKEMESİ VE CEZA YATARSA ADANA ASKERİ CEZAEVİDİR NETTE ARAŞTIRDIĞIMIZ KADARILYA AS. CEZAEVLERİNDE SON DERECE FAZLA İŞKENCE HAKARET DAYAK OLAYI YAŞANMAKTADIR ACABA BUNU NASIL AŞARIZ 4)GİDİP KENDİ TESLİM OLDUĞU TAKDİRDE NASIL Bİ İFADE VERMESİNİ TAVSİYE ETMEKTESİNİZ 5)SADECE AVUKATIN TALEBİYLE GATA GİBİ İNANDIRICILIĞI YÜKSEK Bİ ASKERİ HAASTANEYE SEVK EDİLEBİLİR Mİ YOKSA BUNA KİM KARAR VERİR 6)TESLİM OLACAĞI SIRADA YANINDA AVUKAT BULUNMASINI ÖNERİR MİSİNİZ... ŞİMDİDEN HERKZE ÇOK AMA ÇOK TEŞEKKÜRLER YÜCE MEVLAM BU OLAYI HİÇ KİMSEYE YAŞATMASIN ZİRA KENDİSİNİN ÖYLE OLMADIĞINI BİLE BİLE TOPLUMDAN VE BİRLİĞİNDEN VATAN HAİNİ MUAMELESİ GÖRMEK ÇOK ACIDIR ÇOK UZUN MADDELİ SORULAR SORDUM LÜTFEN KUSURA BAKMAYIN AMA İNAN Kİ VERECEĞİNİZ CEVAPLAR BENİM İÇİN ÇOK KIYMETLİDİR İYİ GÜNLER...
-
Yazan: 24 - 01 - 2008 : 19.01 - eminek
Eşim web sitesi yapan bir ltd şti ortaklarından.Elemanlarından biri bir web sitesinden şirketin kendi sayfasında yayınlanmak üzere 3 adet fotoğraf kopyalamış.Kopyaladığı resimlerden altında free yazanlar da olduğu için ücretsiz zannetmiş.Ancak bu yabancı sitede yayınlanan fotoğraflar satılıkmış.Bu yabancı şirketin Türkiyede hukuki konular için vekalet verdiği şirket bunu resmen onaylatıp ilk olarak her fotoğraf için eser olduğunu iddia ederek 3000 usd ye yakın para istediler.Eşim elemanın koyduğu resimleri farkedince uyarı gelmeden resimleri aynı gün kaldırtmış zaten.Buna rağmen dava açtılar hapis istemiyle.Bilirkişi raporunda da fotoğrafların eser olduğuna dair kanıtları var.Bir hafta kadar sonra davası var.Bende ilgili kanunu okudum 5846 72. maddede bu suçun kasten işlenmesi halinde suç sayılacağı yazıyor.Eşim ceza alır mı suçsuzluğunu nasıl ispatlayabiliriz.Ayrıca mahkemeden alınan dosyada yabancı şirketle vekalet verdiği şirket arasındaki sözleşme ve vekalet belgeleri de var vekalet tarihi suçun işlendiği tarihi kapsıyor ancak şikayet tarihini kapsamıyor bu bize bir avantaj sağlar mı ? Sonrasında sözleşme güncellenmiş mi nasıl öğrenebiliriz? Şimdiden çok teşekkür ederim.
-
Yazan: 24 - 01 - 2008 : 18.51 - haykola
merhabalar . bır vatandatan cek aldım. fakat aldıgım kısı cek e cıro yapmadan almıs kullanmıs oldum. ılk cıro yapan bendım. cek te kayıp ılanı cıktı ve cek odenmedı. cek sahıbını tanımıyorum. fakat yasal bır sey yok. cek hamılıne kesılmıs. bu cekın parasını ben odedım . ben bu cekı tahsıl edebılırıyım. ve hangı yolu ızlemem gerekır!!!
-
Yazan: 24 - 01 - 2008 : 18.43 - esrtml
İyi akşamlar ben öğretmenim geçen gün okulda bir veli kıyafetimi düzeltmemi aksi takdirde fotoğrafımı çekeceği ve tanıdıkları vasıtasıyla beni şikayet edeceğini söyledi .hala olayın şokundayım düzgün anlatamaybilirim amirim olan müdür beyede aynı saygısız ifadeler kullandı.savcılığa başvurucam. öğrenmek istediğim yasal olarak benim ne gibi haklarım var yapabileceğim ne varsa yapmak istiyorum yasal olarak. ve bu tehditleri yapan insan ne gibi cezalar alabilir.bilgilendirirseniz sevinirim.şimdiden teşekkürler
-
Yazan: 24 - 01 - 2008 : 17.46 - sccorp
Merhaba;
Kiralayacağımız dükkan için bize verilen tapunun, kontrat yapıldıktan sonra kiraladığımız yerin tapusu olmadığını öğrendik.Kiraladığımız yerin tapusu yok ve dükkan olarakda görünmüyor.Kiramızı ödüyoruz.
1)İleri bir tarihte sorun yaşarmıyız?
2)Bu durumda ne yapmamız gerekir?
Yardımlarınız için Teşekkürler...
-
Yazan: 24 - 01 - 2008 : 17.30 - zehra-koç
Biz eylül'ün 20sinde bir yerde kiralık bir daire tuttuk yalnız 1 ay oturduk. Eşim göreve başlamamştı ,göreve başlayınca lojman müracatında bulunduk. Bir hafta içinde bize lojman çıktı ve kiralık dairede 1 ay oturup çıktık ve lojmana taşındık.
Bunu ev sahibine bildirdik fakat o da kabl etmedi çünkü bir senelik kontrat yapmıştık.
Kontratda lojman çıkar diye birşey yazmadık çünkü eylül aynda gelmiştik, okullar açlmıştı hiç zamanımz yoktu ev araştırmaya..
Hiç bir şeye bakmadan kontratı imzalamıştık özel koşular yazmıştı ondan haberimz yoktu.
Bir yıllık teminat senedi diye birşey yazılmştı...4milyar 400 kiraya karşılık
kiramızda 400 ytl idi...
Şimdi de ev sahibi bizi mahkemeye verdi ve mahkemelik olduk.
Bizden 12 ay mı kira bedeli alır? Bir ay peşin verdik onu bile katlamış üzerine.
Mahkeme bize ne kadar kira bedeli ödettirir? Hiç bir şeklde kiralık yazısı yazmıyor ve kiracısı emlakçı olmasına rağmen emlakçıya vermiyor... Mahkemeden 12 aylk kira alacağını zannettiği için hiç oralı bile olmuyor. Biz notere başvurduk çıktığımıza dair anahtarı almadıkları için noter yoluyla gönderdik.
Biz girerken bizim ne gibi haklarımız olur? 11 aylık kira ve yakıtıda ödermiyiz?
ACİLDİR....
-
Annem iki yıl önce kız kardeşimle birlikte evden ayrıldı.Şu an ablamın evinde yaşıyorlar.Bir ay önce babam boşanma davası açtı.Bizde babama karşı dava açmak istiyoruz ama şahit bulmakta zorlanıyoruz.Annemin yıllarca şiddet gördügünü kardeşler olarak biliyoruz.Mahkeme bizim şahitligimizi ne kadar kabul eder.
-
Yazan: 24 - 01 - 2008 : 16.58 - chevymel
4 Aralık 2007'de ikinci el 74000 km olarak aldıgım aracımın aslında 125000 kmde oldugunu servisten öğrendim. Aracı satın almadan önce bilgisayarlı teste tabi tutmuştum. Test çıktılarında aracım 74000 km olarak görünmekte ve bu çıktılar imzalı ve kaşeli olarak elimde bulunmakta. Ancak serviste aracımın 31.05.2007 tarihinde 125000 bakımına girdiği söylendi. Aracı satın aldığım galeri kendisinin yapmadığını ondan önceki sahibinin yapmış olabileceğini iddia ediyor.Ruhsatta ise aracın 01.06.2007 tarihinde trafiğe çıktığı yazıyor. Yani araç satın alınmadan önce yada satın alınıp ruhsat değiştirilmeden önce 125000 km'de olduğu servis faturalarında mevcut. Şu durumda tüketici mahkemesinde haklarım nelerdir yada kazanma şansım var mıdır? İlginiz için şimdiden teşekkürler
-
Yazan: 24 - 01 - 2008 : 16.04 - S.F.O.M
1. olayda Ev sahibimin kızı bulunduğum bir mekanda bana hakaret etti. Mekanda bulunan kişiler bu kişinin akrabaları.
2. olayda 5-6 ay sonra da evin bahçede aynı kişinin hakaretine maruz kaldım ve ilk olayıda gündem ederek Cumhuriyet savcılığına şikayette bulundum.
Bu iki olayda ben hakaret etmedim . Ancak birinci olaydaki şahit gösterdiğim kişiler benim hakkımda ağız birliği ederek ( şikayetçi olduğum kişinin akrabaları ) benim de hakaret ettiğimi söyleyeceklerini söylüyorlar.
ikinci olay sırasındadaki şahidim ise olayları gördüğünü ve karşı tarafın hakaret ettiğini duyduğunu söyleyecek.
Bu durumda sonuç ne olabilir ? İlk olaydaki şahit gösterdiğim kişiler yalan söylerlerse , ancak ikinci olaydaki şahidim evet hakaret oldu derse ne olacak ?
teşekkürler
-
Yazan: 24 - 01 - 2008 : 15.45 - kaan2812
Merhaba ben bir şey öğrenmek istiyorum.Sözlemede olmadığını varsayalım Müşteri bankaya havale talimatı verdi ve firmanın kaşesiz olarak temsil edilebildiğini söyledi.Böyle bir şey sözkonusmudur?
Yani limited şirketlerde kaşe zorunlulugu yok mudur
Yardımlarınız için teşekkürler
-
Yazan: 24 - 01 - 2008 : 15.38 - ramazane
Merhaba, öncelikle böyle bir site ve paylaşım ortamından dolayı forum yetkililerine teşekkür ederim.
Konu kısaca şöyle, Anneannemin adına kayıtlı bir arsa ve bir ev bulunmakta. Anneannem dedem ile ayrı yaşamakta ancak kanunen boşanmamış durumdalar. Anneannem vefat ettiği zaman dayım ve dedem ile beraber diğer çocuklarına (annem hariç) hak kalmaması için bana vekalet verdi adına kayıtlı malları aile dışından birinin üzerine yapmam için. Anneannemin tüm maddi ve manevi ihtiyaçları annem ve babam tarafından sağlanmakta olup yanlarında yaşamaktadır. Yaşı 80 olan anneannemin bana vekalet verebilmesi için öncelikle akli denge raporu çıkarttık ve noterde bunu onaylatarak vekalet aldım. Sorularıma gelince.
1) Adına kayıtlı evi dayım ve dedemlerin ileride dava açıp hak elde edemeyecekleri şekilde devrini nasıl yapmalıyım.
2) Adına kayıtlı arsa belediye tarafından kamulaştırılmış ve ödeme için gün beklemekteyiz. Ödeme almadan vefat etmesi durumunda adına çıkartılacak olan meblağ miras olarak görünüp bu rakamdan dedem ve dayım hak talep edebilirler mi?
Yukarıdaki sorularım için yardımcı olmanızı rica ederim.
Saygılarımla.
-
Yazan: 24 - 01 - 2008 : 15.09 - ExCePTioN
Belediyeye ait bir bina da kiracıyım. kira sözleşmemiz sona erdi.daha önce ödediğim kira bedeli bana yüksek geldi. Kira bedelinin düşürülmesi için belediye başkanı ile görüşme yaptım fakat yeni bir ihale açmak istemediklerini aynı kira bedelinden sözleşmenin uzatılabileceğini söyledi.Uzatma yapılırken kira bedelinin düşürülmesinin söz konusu olup olmadığını araştırdım fakat bir bilgiye ulaşamadım. bu konuyla ilgili mevzuata göre kira bedelinin düşürülmesi mümkünmüdür?
Cevaplarınızı bekliyorum teşekkürler.
-
Merhabalar.Abim 2 yıl önce trafik kazasında vefat etti. 2 evlilik yaptı 1.sinden 1 oğlu oldu şuanda 4,5 yaşında cocugun kimliği cıkarılmadı,eşi de sınırdışı edilmişti şuanda da ulaşamıyoruz 3 yıldan beri. 2. evliliği resmi idi ve cocugu olmamıştı ki 2 ay sonra vefat etti. Şuanda oğluna biz bakıyoruz annem 55 yaşında baba 58 yaşında.Abimin hiçbir sosyal güvencesi yoktu.Cocuk okula başlayacagi için 1 yıl sonra kimlik gerekiyor nasıl bir hukuki mücadele vermemiz gerek cocugu Anne ve babamın üzerine alabilmemiz ve babamın sosyal haklarından yararlanabilmesi için.Veyahutta kimlik cıkarabilmemiz için ?
Elimizde doğum raporu var ama ortada anne yok resmi nikah yok ve baba vefat etti. Bu konu için yardımlarınızı rica edeceğim.
-
Yazan: 24 - 01 - 2008 : 14.15 - WaGRaNT
Merhaba,
Benim sorum çalıştığım şirkette part time iken bordroda yazan brüt ücretim 870 ytl,Fakat full time geçiş yaptıktan sonra brüt ücretim 640 ytl'ye düşürülmüş.
Böyle bir değişiklik yapmaya hakları varmı?Bildiğim kadarıyla verilen haklar geri alınamaz.Böyle bir durumda ne yapmam gerekiyor?
Yardımlarınız için şimdiden teşekkürler.
-
Yazan: 24 - 01 - 2008 : 14.03 - zeyneep
mrb.cezaevinde tutuklu bulunan birisinin yattığı sürede banka kredi karta borcu nedeniyle faiz uygulanmış buna itiraz edebilirmi ve ne yapması gerekiyor .
-
Yazan: 24 - 01 - 2008 : 13.54 - zeyneep
davası hala devam eden bir devlet memuru şüphe üzerine kurumu memuriyetden çıkara bilirmi bu konuda bir yazı bulamadım yardımcı olur iseniz sevinirim ayrıca davası devam eden birisinin isim ve soyadı açıkça gazetelerde yazılamaz diye biliyordum bu konuda nasıl bilgi edine bilirim yardımlarınız için şimdiden tşk.ler
-
Yazan: 24 - 01 - 2008 : 13.40 - galip61
ben bilgi islem operatorunde calısıyorum. gurcistanda bir turk sirketi var orada bilgisayar kurulumu islerim var yurtdisi icin pasaport lazım benim sicil kaydımda 20 den fazla karsılıksız cek sabıka kaydım var. sicil kaydımı silebilirmi? pasaport alabilirmiyim.
Galip Koral, Trabzon
sebebi sorarsan alt satırdan baslıyayım
Babamın 50 senelik şirketi unlu tuccarlardan ith. ihr. buyuk sermayeli sirketidik ailece cok varlıklı bir aile idik ve butun bunları abim batırdı ve 1996 senesinde iflas ettik, nedeni trabzonun tanınmıs tuccarın şirketi babam emekliye ayrılırken abime goreve bırakıp devretmiş, Abim, babamdan itaatsızlık suistimal ve sozunde duramadıgı ihanet edip babamın 22 daire 5 dukkan 1 bursada fabrika ve 1 kosk evi 3 senede abim batırdı ve arkaya 500.000 mark borcu babamı sıkıstırıyor. bu uzun hikayeyi isteyene anlatırım. ben pasaport konuda yazı yazmak istedim.
sabıka kaydımı kabarmamın sebebi
biz iflas etmeden 1 sene once 18 yaşındaydım bankalarla aram hic yoktu sadece bir tane isbankası vadesiz hesabımla banka kartım vardı. diger bankalar abimin muhattabıdır abim benim adıma banka cek karnesi hazırlamamı istedi.
sebebi ogrenemedim ondan sonra cok gec farkettim abimin kendi cekleri karsılıksız cıkmasına ragmen beni hesap acıp cek karnesini almak istemis ama bunu yaparken hic haberim yoktu yanları ile adamı beni bankaya ve notere goturup imzalamı gerekeni yaptım. ben bunda bisey anlamamıstım. aradan iflas ettikten sonra sonucta 1 sene sonra cok vahim sıkıntı gordum bankanın cekleri benim adıma duzenlenmis karsılıksız cek ve protesto edilmisti tanımadıgım ınsanlardan beni arayıp sormus onlar abimin tanıdık adamlarıdır benim ona odemem gereken para miktarları beni sıkıstırıyordu bunu abime anlattım cek odemeleri birsey yapmıyor 30-40 yakın benim adıma cek imzalayıp aradan kayboluyor ve caresiz icinde polisler jandarmalar savcılıklarda ifadelerde 10 sene butun sıkımtılarımala basa cıktım. aradan polis ve jandarmalardan sicilim cok kabarık mal beyanında bulunmamak sucundan bu cek davaları toplamı 7 ıla 10 yıl hapis aldım. 2000 yılında afla salıverdim cek davalar zaman asımına ugradı ben boyle olmasını davacıların abime verilen ne malı ne parasını hakkını isteyebilir bu ticari olarak dogal hakkıdır. ben boyle hırsız gibi alıp goturme suistimale benim ruhumla ve huyumda boylesi yasamazdım (ben zengin bir aileden dunyaya geldigimde kendime efendi temiz namuslu merhametli comert yardımsever saygılı kul hakkını haram yemeyen luks marka oto sevmeyen giymeyen israf yapmayan kumar oynamayan icki icmeyen bir hayatım vardı benim basıma 10 yıldır bitmeyen davada bunlar basıma geldi) elimde hic bir varlıgım olmadıgı surece vicdanım hic rahat degildi bu sahte imza sucu isleyen abime insafsız ve nefretle kınadım. bu huyumla merhametli kanımla abime nasıl gebertirdim.
-
Yazan: 24 - 01 - 2008 : 13.37 - Harun Gür
Sizleri unutmadık..
24 Ocak üç değerli ismi aramızdan aldı.. Uğur Mumcu, Gaffar Okkan ve İsmail Cem'i anıyoruz..
Gazeteci-yazar Uğur Mumcu ölümünün 15. yılında Şişli'de anıldı
Bombalı suikast sonucu 24 Ocak 1993'te yaşamını yitiren gazeteci-yazar Uğur Mumcu, ölümünün 15. yılında Şişli'de anıldı. Harbiye Uğur Mumcu Anıtı önünde toplanan vatandaşlar mum yakarak, karanfil bıraktı.
Gazeteci-yazar Uğur Mumcu, ölümünün 15. yıldönümünde Şişli Belediyesi'nin düzenlediği proglamla anıldı. Harbiye Uğur Mumcu anıtı önündeki program saygı duruşu ve İstiklal Marşı'nın okunmasıyla başladı. Törende bir konuşma yapan Şişli Belediye Başkanı Mustafa Sarıgül, ölümünün ardından yıllar geçmesine rağmen Uğur Mumcu'nun katillerinin hala bulunamadığını söyledi.
"Allah'ın verdiği canı sadece Allah almalı, Allah'ın verdiği canı bir başka güç asla almamalı." diyen Sarıgül, düşünce ve fikirlerin silahlı eylemlerle susturulamayacağını kaydetti. Sarıgül şöyle konuştu: "Uğur Mumcu'nun düşünceleri kalbimizde yaşıyor. Onun düşüncelerini iktidara taşıyamayanlar aradan yıllar geçti, seçimler geçti hala koltuklarında oturuyor. Ağlamak sızlamak üzülmek önemli ama çare değil. Çare başarıda, çare umutları ileriye taşımakta, çare hesap sormakta. Ben, bugün Uğur Mumcu'nun düşüncelerini iktidara taşıyamayanları Uğur Mumcuya şikayet etmek için buradayım. Uğur Mumcu düşünceleri bir gün iktidar olacaktır."
Konuşmaların ardından törene katılan vatandaşlar Uğur Mumcu heykeli önünde mumlar yakarak karanfiller bıraktı. Grup daha sonra dağıldı.
İsmail Cem, ölümünün birinci yıldönümünde kabri başında anıldı
Geçtiğimiz yıl kanser teşhisiyle tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybeden İsmail Cem, ailesi ve sevenleri tarafından Zincirlikuyu Mezarlığı'ndaki kabri başında anıldı. Eşi Elçin Cem, mezarı başında Yasin-i Şerif okudu.
Zincirlikuyu Mezarlığı'nda anma törenine; eşi Elçin Cem, kızı İpek Cem, oğlu Kerim Cem, siyaset arkadaşı Ercan Karakaş'nın yanı sıra çok sayıda seveni katıldı. Dışişleri Bakanlığı da törene çelenk gönderdi. Kur'an-ı Kerim okumada dünya birincisi olan Fatih Savaş, Cem'in mezarı başında Kur'an-ı Kerim okuduktan sonra dua etti. Duaya eşlik eden Cem'in yakınları ve arkadaşları da, Fatiha Suresi'ni okudu. Eşi Elçin Cem konuşmazken, kızı İpek Cem, kısa bir açıklama yaparak, gazetecilerden İsmail Cem'in değerlerinin yaşatılması, Türkiye'nin aydınlık geleceği için katkı sağlanması konusnda destek beklediklerini söyledi.
Bu arada, İsmail Cem'in mezar taşındaki "Unutmadık, unutmayacağız...Paşalı" yazılı dikkat çekti. Törene katılanlara Şişli Belediyesi tarafından lokum ve kolonya dağıtıldı.
Şehit Gaffar Okkan'ın silahlı saldırıya uğradığı yere karanfil bırakıldı
Diyarbakır'da 24 Ocak 2001 tarihinde uğradığı silahlı saldırı sonucu hayatını kaybeden eski Emniyet Müdürü Gaffar Okkan ile 5 polis memuru düzenlenen törenlerle anılıyor.
Şehit Aileleri ile İnsan Hakları Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği üyeleri, şehit Gaffar Okkan'ın silahlı saldırıya uğradığı yere karanfil bıraktı.
Diyarbakır'da uğradığı silahlı saldırı sonucu şehit olan Gaffar Okkan ile 5 polis memurunun ölümünün 7. yıldönümü için anma töreni düzenleniyor.
Hain saldırıda Okkan ile birlikte şehit olan Mehmet Kamalı, Selahattin Baysu, Mehmet Sepetçi, Atilla Durmuş ve Sabri Gün için ilk tören hain saldırının gerçekleştiği Sezai Karakoç Bulvarı'nda yapıldı.
Hain saldırının yapıldığı yere karanfiller bırakan YURT-SAV ile Muharip Gaziler Derneği Diyarbakır Şubesi'nin üyeleri, daha sonra bir basın açıklaması yaptı.
Okkan'ın Diyarbakır'da çok sevildiğine dikkat çeken YURT-SAV Başkanı Ahmet Büyükburç, her türlü terör saldırısını kınadıklarını söyledi.
Şehit Okkan başta olmak üzere tüm şehitleri rahmetle andıklarını dile getiren Büyükburç, Okkan gibi vatan evlatları sayesinde Diyarbakır'ın özlenen huzura kavuştuğunu söyledi.
Türk Kürt ayrımı yapmadan bebekleri katleden, akrabalarını dahi öldüren terör örgütlerinin terör bataklığında açan kardelen çiçeklerini öldürdüğünü ifade eden Büyükburç, 24 Ocak 2001 tarihinin Diyarbakır için elem ve yas günü olduğunu belirtti.
Büyükburç, açıklamasını okuduğu bir şiir ile sonlandırdı.
Cihan
-
Sitenin değerli avukatları:
2004 yılında şehir merkezindeki evimizi yakın tanıdığımız birine ihtiyacımız olduğunda boşaltmak sureti ile sözlü bir anlaşmayla kiraya verdik.Evi halam 22-10/2007 ' de satın aldı ve tapuyu üstüne geçirdi.Kiracı halamın da tanıdığı olduğu için sözlü olarak eve ihtiyacım var evi boşalt diye söyledi.Kiracı da 2 ay içerisinde boşaltacağını söyledi,ancak 3 aydır ne kira ödüyor nede evi boşaltıyor.İhtar çeksem ihtara yazdığım kira bedeline itiraz edeceğini söyledi ek olarak böyle bir şeye kalkışırsam mahkemenin sonuna kadar çıkmayacağını söylüyor.Çıkakacağı tarihi de sürekli ileri bir tarihe atıyor.Ne yapacağımı şaşırmış durumdayım.Allahtan faturalar kiracının üstüne başlangıç tarihi tam olarak 26-06-2004.Bizim şu an o eve çok ihtiyacımız var kiracı bizi son derece güç bir durumda bıraktı bu onun yanına kar olarak kalır mı ? Kiracı'ya bu tutumundan ötürü bir ceza verilir mi ?
-
Yazan: 24 - 01 - 2008 : 12.15 - TUNCAYJB
Merhaba,
Asliye mahkemesi tarafından 2 ay mahkumiyetle cezalandırıldım, cezamın ilk mahkemesine çıkana kadar kardeşimin benim için görüştüğü Avukat , ne görüşüme gelip bir savunma örneği verdi, ne de ücretini açıkladı .
İlk mahkeme günüme 1 hafta kala , infaz memurları tarafından , bi haber şekilde tutukevinde bulunan bir odaya sokuldum ve Noter olduğunu belirten bir kişi ,okumama izin vermeden çok hızlı bir şekilde sonradan vekaletname olduğunu öğrendiğim evrakları imzalattı ve apar topar koğuşuma götürüldüm.
Şu anda serbestim, dava ile uğraşan Avukatıma çıktığım tarihte 400 ytl ödeme yapmıştım fakat dün tarihli +1600 ytl ücret talep edilen ve Avukat tarafından icra takibi başlatıldığını belirten bir takip yazısı aldım.
Sorum , vekalet ücretinin asgarisi ve azamisi varmıdır? Bu icra takibine itiraz edebilmem için bir örnek dilekçe gönderebilirmisiniz?
Teşekkür eder , iyi çalışmalar dilerim.
-
Yazan: 24 - 01 - 2008 : 11.50 - kutup
Herkese iyi günler,
Ben 27.12.2006 yılında boşandım ve kızımın velayeti bende.Şu an düzenli giden bir ilişkim var ve 2 aylık hamileyim.Evlenmeyi düşünüyoruz fakat ayrıldığım eşimden dolayı korkularım var.Kızımın velayetini istiyebilir diye düşünüyorum.Bu sebebten dolayı velayet verilirmi?
Bir de babası kızımı mahkeme kararına göre 3-4 haftada bir görüyor.İstanbul dışına taşınmamızla bu süre içinde belki göremeyecek.Bununla ilgili yeni bir kararmı almamız gerekiyor?
-
Yazan: 24 - 01 - 2008 : 11.45 - 09efe
Biliyorum kırgınsın bize… Biz insanlar, seni kirlettikçe kirlettik. Seni şekilden şekle soktuk, iflah olmaz egolarımız sayesinde… Biliyor musun, artık adın cinsellikle eş anlamlı kullanılmaya başladı. Kendimizden utanabiliriz!
Eski fotoğraflarda kaldın artık, küf kokulu mekanlarda… Geçmişinle avutuyoruz kendimizi, kaybettiklerimize hüzünlenerek… Seni özlüyoruz. Gerçek olan ‘seni’ özlüyoruz! Bunca çirkinliğe rağmen, güzel kalman beklenemezdi. Bunca pisliğin içinde o temizlik çok görüldü sana…
Biliyor musun, ‘sadakat’ nedir, bilmez olduk. Şimdilerde çiçek çiçek geziyoruz. Modaymış öyle diyorlar. Alışkanlık yaptı nefislerimize… Sadık kalmak ‘out’ diyorlar, ihanet ‘in’… ‘in’ ve ‘out’lar arasında bir yaşam sürüyoruz. Bize sunulanlarla yaşıyoruz. Hoşumuza da gitmiyor değil…
Sana yalan diyorlar artık! Alaylı cümlelerin vazgeçilmezi olmuşsun.
Önceleri ‘karşılıksız’ değer verilirmiş sana… Menfaatsiz düşler kurulurmuş. Şimdi sen bir yana, selam alıp vermede dahi hesap yapar olduk biz insanlar…
Önceleri ‘yüce duygu’ diye başlanırdı seni anlatmalar, şimdi ayaklar altında geziyorsun, haramzade yurdunda…
çünkü seni kaybetmişiz. Seni kaybetmek, kavgayı yitirmek, manayı terk etmek… Seni çocuk saflığında hissedebilmeyi özledik..Karanlıklarda yaşıyoruz artık, güneşe hasret yani sana hasret… Doğmanı bekliyoruz yeniden bu kalplere… Gel desek gelirmisin yeniden… En güzel destanları yazarız bıraktığımız yerden yine… Bizi affet EY AŞK ! Bizi affet!!
-
Ben forumda yeniyim.Böyle bir forum açtığınız için teşekkürler.Lise 1 öğrencisiyim ve hukuk düşünüyorum.Ancak biliyorsunuz ki hukukun bölümleri var(avukatlık hakimlik savcılık vs..) sizden istediğim; bu bölümleri zorluk dereceleri açısından sınıflandırmanız.Şimdiden teşekkürler
-
Yazan: 24 - 01 - 2008 : 10.44 - meldeniz
Merhaba,
Alman vatandasi ile evli olup su an bosanma arifesindeyiz.. 5 yasinda bir oglumuz var.. 1 senedir ayri yasamaktayiz fakat gecen mayis ayinda oglumu 2 hafta tatile diye goturdu ve simdi oglum bensiz Almanya"da..
Burada benim acmis oldugum bir dava surmekte suan.. Bu dava suresinde beni aile mahkemelerinden teftise geldiler, ben ayru yeten evi, sigortali isi ve ailesiyle yasayan bir anneyim.. Ve benim hakkimda "Anne cocuga maddi ve manevi olarak bakabilme gucune sahiptir" diye bir rapor yazildi..
Simdi ben eger T.C.mahkemelerinde oglumun velayetini kazandigim taktirde ulkeler arasi antlasmalara gore karari tanittiktan sonra ogluma kavusabilir miyim?
Yani Alman mahkemeleri T.C.'de alinan karari tanimakla yukumlu mudur?
Tesekkurler
Saygilar
-
Bir Kamu Kurumunda Memur olarak görev yapmaktayım Boş zamanlarımda ve mesaiden sonra Bulunduğum bölgeye yönelik 5 adet internet sitesi kurdum bunların 4 ü haber portalı 1 i arkadaşlık sitesi Sitelere verdiğim emek karşılığında hızla büyüdü ve güçlendi dikkat çekmeye başladı günlük güncel haber portalları haline geldi.
Bu çerçevede sitelerin bana ait olduğu anlaşıldı haberlerde etliye sütlüye dokunmasakta bazen sınırlar zorlanıyor ve sık sık çevremden sen bir memursun yasak değilmi böyle şeyler deniliyor ancak henüz bir uyarıyla karşılaşmadım. Siteler hızla büyüyünce çevre den reklam teklifleride gelmeye başladı reklamda almaya başladım. Bu olay bölgedeki yerel gazete ve sitelerin dikkatini çekti ve rakip olarak görülmeye başlandım ve üzerime oynanmaya başladı. Ben Memur olarak İnternet sitelerimin olmasından bir zarar görürmüyüm ve bir Memurun bu tür işlerle uğraşmasında cezaii bir sorumluluk varmı bana açıklayıcı bir bilgi verirseniz sevinirim şimdiden teşekkürler
-
Yazan: 24 - 01 - 2008 : 09.57 - kon_ak
Arkadaşlar ben şu anda yüzde 50 özürlü raporum var ama rahatsızlığım ilerleyici belki 3-5 yıl sora bu yüzde 60-70 lere cıkabilir. Şu ana kadar hicbir sosyal güvencem yoktu şu an itibariyle bağkur veya ssk ya girmeyi düşünüyorum. Benim sizden ricam ssk veya bağkur hangisine girsem daha önce emekli olabilirim ve kaç yılda malülen emekli olabilirim? Yani ssk da özürlü emekliliği kaç gün bağkurda kaç gün ? İlginize şimdiden teşekkür ederim.
-
Yazan: 24 - 01 - 2008 : 09.39 - Fischer
Merhaba,
Mart ayında bir Alman vatandaşı Türk'le evleneceğim. Bunun için gerekli belgeleri edinmeye başladım. Merak ettiğim belli başlı konuları maddeler halinde yazıyorum, cevaplarsanız sevinirim..
1. Nufüs mudurlugunden formulA ve vukuuatlı nüfus örneği aldım. Bunlara kaymakamlığın apostilisi(kelimeyi biraz yanlış yazmış olabilirim) gerekiyor mu?
2. Nişanlımdan, benim bekar olduguma dair belge istemişler. Aldıgım vukuatlı nüfus örneğinde dini/medeni hali bölümü var.. Orada zaten bekar ve islam dini diye yazıyor. Ayrıyetten bir bekarlık kağıdı var mıdır? Varsa nereden alınır. Nişanlıma söyledikleri kadarıyla mavi bir kagıtmış! Türkiyede bu belgeler bilgisayardan cıkartılıyor ve mavi olan bir çıktı nasıl birşeydir anlamadım. Bilgisi olan var mı?
3. Vukuatlı nüfüs kayıt örnekleri, eskiden hatırladıgım kadarıyla aile bireylerini de içeriyordu. Yani kardeşlerimi de görebiliyordum. Ama verdikleri belgede sadece benımle ilgili bilgiler yer alıyor. Bu değişiklikten haberi olan var mı?
Şimdiden teşekkürler.
-
Yazan: 24 - 01 - 2008 : 03.22 - maydonos
Merhabalar !
Sorunumla ilgili sitede arama yaptım fakat bulamadım,Bu sebele yazıyorum.
2007 Yılında X bankadan halen inşaatı devam eden ev için konut kredisi kullandım. fakat son 3 aydır ödeyemiyorum,banka noterden borcumu ödemem için yazı gönderdi.Sizlerden öğrenmek istediğim, banka nasıl bir yol izler.
Ben özel bir şirkette işçi olarak çalışıyorum.maaşıma ve evime haciz uygulayabilirmi.yada bitmemiş olan konutumu elimden alır.
Çekmiş olduğum konut kredisinde mortage' geçmedim eski sistemde kaldım.
ve bunlardan dolayı kara listeye alınırmıyım.
Herkese şimdiden teşekkür ederim...
-
Yazan: 24 - 01 - 2008 : 01.49 - serkansi
Belki çok temel bir konu ama tam olarak öğrenmek istiyorum. Malum yakın zamanda emlak için gelir vergisi süresi 4 yıldan 5 yıla çıkarıldı. Yani, devlet gayrimenkulünü aldıktan sonra 5 sene içinde satan vatandaştan bu işlemi yatırım ve para kazanmak amaçlı yaptığına hükmederek gelir vergisi alıyor.
1-Şu anda mesela 2005 yılında bir gayrimenkul alan bir vatandaş bu gelir vergisini ödememesi için en yakın hangi tarihte elinden çıkarabilir?
2-O tarihten önce satması durumunda örneğin tapuda 100.000 ytl değerinde görülen bir gayrimenkul için ne kadar gelir vergisi ödemesi gerekir?
Cevaplar için şimdiden teşekkürler..
-
Yazan: 24 - 01 - 2008 : 00.05 - melissam
:D ssk ve emekli sandığı
Jandarma mensubu olan "Babam" 2001 senesinde trafik kazasında hayatını kaybetti. O senelerde ben, erkek kardeşim üniversitedeydik ve annem de çalışmıyordu. Emekli sandığından annem, erkek kardeşim ve bana emekli aylığı bağlandı.
2002 senesinde erkek kardeşimin üniversitesi bitince emekli aylığı kesildi, kesilen miktarın %x i annem ve bana yansıtıldı.
Benim okulum ise 2003 senesinde bitti ve bittigi gün SSK a bağlı bir şirkette sigortalı olarak çalışmaya başladım (SSK sigortam 1994 ten beri vardı). Emekli aylığında kesilme olmadı. (Bu arada 1979 dogumluyum.)
İşe girdiğim gün insan kaynaklarına durumu aktardım; emekli sandığından maaş aldığımı bunun kesilip kesilmeyeceğini sordum ve kesilmeyeceği cevabını aldım. Bir diğeri ise Emekli Sandığı'nın karnesini kullanmak istediğimi yani SSK karnesinin çıkartılmasını istemediğimi bildirdim. Bana yanıt olarak tek bir sağlık kuruluşundan yararlanmam halinde bunun hukuki açıdan sorun olmadığını bildirdi. Yani SSK karnem hiç çıkmadı. Hala askeri hastanelere gitmekteyim
Özetle;
* şu an 29 yaşındayım, bekarım, öğrenciliğim bitti.
* babamın emekli sandığından maaşını almaya devam ediyorum.
* SSK lı bir işyerinde çalışıyorum, prim ödemelerim yapılıyor.
* Emekli sandığının sağlık karnesini kullanıyorum.
* SSK sağlık karnesini hiç çıkarttırmadım, hiç SSK hastanelerine gitmedim yani sadece tek bir sağlık kurumundan faydalanıyorum.
Hukuki açıdan incelendiğinizde "sağlık ve maaş" ile ilgili anlattıklarım olması gereken gibi mi? yoksa yanlış olup ileride ceza ya da borç olarak karşıma çıkacak mı?
İlginiz ve yorumunuz için şimdiden teşekkür ederim, saygılarımla.
-
Yazan: 23 - 01 - 2008 : 23.33 - hakan009
ben iş kazası sonucu felç oldum iş güvenligim yoktu iş verenime dava açtım,mahkemenin verecek oldugu karar ne olur ssk nın iş kazası oldugunun haberi var iş güvenligi için emniyet kemeri ve file olması gerekliymiş
-
Yazan: 23 - 01 - 2008 : 23.26 - Turquito
Gecen ay kredi kartim bir sahis tarafindan kullanilarak kendine TELSIM sirketine bagli yerlerden kontor yuklemis. Bankayi aradim ve itiraz dilekcesi yazdim, itirazim kabul edildi ve odemeler geri iade edildi. Bu arada kartimi guvenlik sebebiyle kapattirdim ve sanirim ben kapattirmadan tekrar bir islem gerceklestirmis. Kontor yukledigi sirketi aradigimda kredi kartiniz sistemde kayitli savcilika verirseniz sahis hakkinda islem yapariz diye aciklama yapildi. Bugun gelen ekstremde ayni kisinin ayni siteden tekrar kontor yukledigini gordum. Simdi hem bu sahisi hemde bu sirketi mahkemeye vermek istiyorum ama hangi savciliga suc duyursunda bulunmam gerektigini bilmiyorum. Ayrica su an Yurtdisinda oldugumdan savciliga basvurma islemi Konsolosluk kanali ile yapilabiliyormu acaba bunu ogrenmek istiyorum.
-
Yazan: 23 - 01 - 2008 : 23.22 - hakan009
Ben büyük bir şirkette kaynakçı olarak çalışıyordum,fabrika inşaatında çatı monte ederken yükşeksen düştüm felç oldum,iş güvenligim yoktu iş yerine dava açtım fakat ssk nın iş yerini denetlememesi nedeniyle ssk ya dava açabilirmiyim?
-
Yazan: 23 - 01 - 2008 : 23.14 - Turquito
Askerden once calistigim is yerinden alacagim olan parayi almadan askere gittim. Aile dostumuz oldugu icin senetle felan ugrasmayalim ben ara ara yollarim diye soyledi bana. Askerde oldugum sure icersinde ve askerlik donusunde hioc bir sekilde odeme yapilmadi. Yurt disina cikacagim icin bu sefer senet aldim. 31.11.2007 tarihine senet yaptik, o zamandan bu yanada hala odeme yapilmadi. Sirketi devredecegim (8 aydir devir edecek), emekli maasimi cekince vercem (maasima haciz konuldu) diyerekten hep oyalama yoluna gitti. Daha once borclu oldugu bir kac kisi icra yoluyla esyalarini almak istemis, gelenlere kapiyi acmamis, mahkemelik oldugu kisiler icin ise mahkemede param yok odicem demis daha sonra bana boburlene boburlene mahkemeye verdikleri icin odemeyi yapmicam diyecek kadar yuzsusz bir insandir kendisi. Simdi daha once yaptiklari goz onune alinirsa ben bu kisiden alacagimi nasil kurtarabilirim? Devletin kanunlarinami givenmeli yoksa kanun felan bir sey yapamiyor diyip guz kullanarakmi bu poarayi tahsil edeyim? Sahis uyanik oldugu icin kendi ustune bir mal bulunmamakta, oturdugu ev kayin pederine ait, arabasi felan yok. Ne yapilmali boyle bir durumda?
-
Yazan: 23 - 01 - 2008 : 23.13 - alpkan
Merhaba formda arastırdım ama bulamadım lutfen bana bır yol gosterır mısınız? Çalıstıgım ısyerıden cıktıgım halde uc boyunca sıgorta yapılmıs.Ben de baska bır yerde calısmaya basladım sıgortalı olarak ve bana ceza geldı. 3.500 ytl. Şımdı ben ne yapabılırım bu benım hatam degıl kı. Lutfen ne yapacagımı soylermısınız ?
-
Yazan: 23 - 01 - 2008 : 22.46 - emrebas
öncelikle herkese merhaba
benim ödenmemiş öğrenim kredisi borcum var. yurtkurun sitesinde
"Borcunuz VERGİ DAİRESİ MÜDÜRLÜĞÜ'ne Tahsil Edilmek Üzere Bildirilmiştir."
şeklinde bir bilgi var.
1 ay sonra yurtdışına çıkmayı planlıyordum.borcumu daha sonra ödemek istiyordum ama bu yazı beni tedirğin etti.
vergi dairesine borç bildirildikten sonra süreç nasıl işliyor? yurtdışına çıkış yasağı uygulanır mı?
sanırım icra takibi başlıyacak yakında.eğer icra takibi başlarsa yurt dışına çıkabilir miyim?
bilgisi olan arkadaşların emeği için şimdiden çok teşekkürler.
herkese her konuda bol şans dilerim.
-
Yazan: 23 - 01 - 2008 : 22.36 - bozok_66
Merhabalar.
Yapı Ortaklığı Hisse Devir Sözleşmesi ilgili yargıtay Kararları ararken bu siteye tesadüf ettim . Biraz inceledim çok yararlı bilgiler paylaşılmış. Webmasterine tşk. ederim.
Arkadaşlar Yapı Ortaklığı Hisse Devcir Sözleşmesi konusunda sorunum var ve burda aydınlatacağınımı sanıyorum. 1999 senesinde Yürütmeciden Düzenleme şeklinde Yapı Ortakjlığı Hisse Devir sözleşmesi ile anahtar teslimi olmak üzere bir daire aldım ve sözleşme gereği Daire tarafıma 3 sene sonra teslim edilecekti. Fakat Yürütmecinin bir takım ekonomik imkansızlıkları nedeniyle verilen süre içerisinde teslim edilmedi. Arsa sahibi ile Yürütmeci arasında hukuki bir sorun bir sorun yaşandı ve davaya Müdahil davalı ve davacı olarak katıldım ancak arsa sahibinin avukatı davadan vaz geçtiğini beyan etti ve sonrasında arsa sahibi ile yürütmeci aralarındaki yapmış olduğu sözleşmeyi muazalı bir şekilde ibra ve fesih ettiklerini açıkça beyan ettiler. Bu durumda ben arsa sahibi ve yürütjmeci aralardındaki sözleşmeyi ibra ettiklerinden dolayı tarafıma vaad edilen ve %83 lük oranda bitmiş olan inşaatdan dairemi almak amacıyla dava açtım ve bu gün Hakim kararını verdi beni red etti . Hakime Avukatım ben ben ne kadar "ibra" konusunda itiraz etmişsekte kabul görmedi. Temyiz cihatine gideceğim bununla ilgili yaşanmış bir dava ya ilikin Yarğıtay Kararı örneğine acil ihtiyaçım var. Yargıtay yerel mahkemein kararını onarsa ki tazminat davası açmayı düşünüyorum. Açacağım tazminat davasında kazanma şansım ne olur? Beni aydınlatırsanız çok sevineceğimi beyan eder saygılar sunarım.
-
Öncelikle herkese selamlar, bu kadar mükemmel bir siteyi oluşturan herkese teşekkürler. Ayrıca siteyi etkin ve olgun kılan üyeler merhaba!
Yazılanları okudum ancak spesifik bir durumum olduğu için yeni bir konu açtım, ben mühendisim ancak yanlış meslek seçtiğimi düşünüyorum, gün geçtikçe derhal hukuk eğitimi almam gerektiğini düşünüyorum. Yaşamda karşılaştığım şahsi ya da diğer insanların sorunları ve çözümleri noktasında bunun beni mutlu edeceğini düşünüyorum. Ankarada bir kamu kuruluşunda çalışıyorum ve bir çıkış noktası arıyorum, nerden başlamam gerektiği konusunda incelemeler yapıyorum. Devam zorunluluğu ve hangi üniversite hatta ve dahi üniversite sınavı ve zorlu hukuk eğitimi beni düşündürüyor. Ancak yaşamda mesleki anlamda değişiklik yapıp çok başarılı olan insanları gördükçe hergün biraz daha ümitleniyor, ertesi gün tekrar işe gittiğimde sil baştan herşeye yeniden başlıyor gibiyim. Bir kıvılcıma ihtiyacım var, yardımlarınızı bekler, saygılar sunarım.
-
Yazan: 23 - 01 - 2008 : 22.21 - mami78
arkadaşlar bu siteyi yeni buldum ve hemen kaydımı oldum.siteyi yapana yaptırana teşekkür eder .desteklerinizi beklerim
bugun son ödeme tarihli halk bankasına senedim mevcuttu iş nedeni ile gidemedim son güne bıraktım.farklı bir şube olan ikitelliye saat 15.50 itibari ile bankaya senet numaramı verdim ve bahçelievler şubesinin 10 dk önce protesto edildigi yanıtını aldım.paramı malesef ödeyemedim ve beni noter parasınıda vererek senetin bulundugu şubeye odemem gerektigini belirttiler.şok oldum iş günü bitmeden ne protestosu ne noter parasıdır bu.elimde o saatte odemeyi almadıklarına dair sıra fişleri ve onlarca şahit vardır..
banka tarafından yapılan muhtemelen içerisinde çıkarları bulunan bu çirkin davranış normalmidir yoksa hakkımı sonuna kadar aramalımıyım...(hangi yollarla)
cevaplarınızı bekler iyi akşamlar dilerim hepinize
-
DÜNYA Çalışma Örgütü'nün (ILO), Davos Toplantıları'ndan bir gün önce yayınladığı raporda, 2008'in kriz yılı olacağını belirtti.
Merkezi İsviçre'nin Cenevre kentinde olan ILO, 2008 yılı ile ilgili hazırladığı raporu açıkladı.
Raporda, 2008 yılının ekonomik olarak zor bir yıl olacağı belirtilirken, dünya genelinde
5 milyon çalışanın işsiz kalacağı kaydediliyor.
Raporda, bu durumun dünyayı ekonomik bir kargaşaya sokacağı belirtilirken, başta petrol
fiyatlarının kontrolden çıkacağı, ülkeler arasındaki gerginliklerin onları savaşın eşiğine
getireceği ve terörizmin tırmanacağı konularına vurgu yapılıyor.
Raporun yetkilileri uyarmak amacıyla hazırlandığı belirtilirken, yetkililer ise özellikle dar gelirli kişileri, hayallere kapılarak ödeyemeyecekleri borçların altına girmemeleri konusunda uyardı. Uzmanlar ayrıca bu zor günlerin 2008 yılının son aylarına kadar süreceğine inandıklarını belirterek, 2009'un ilk aylarında bu krizin sona ermesini beklediklerini umduklarını ifade ettiler.
Vatan
-
Yazan: 23 - 01 - 2008 : 20.08 - concontr
45 gün önce zor doğum vakasıyla doğan bebeğim hakkında hukuk mücadelesi başlatmadan önce önerilerinizi almak isteyorum.Doğuma girmeden önce doktorumuzun odasına gittik ve normal doğum istediğimizi ancak herhangi bi zor koşul sezeryan ile doğum yapabileceğimizi doktorumuza ilettik oda onayladı ve eşimi doğumhaneye götürdük doğumuda epudural ile istedik fakat epudural yapılmadı ve eşime herhangi bir narkoz verilmedi sonra doktor doğuma girdi eşim sezeryan olmak istediğini söyledi fakat doktor ameliyathanelerin dolu olduğunda hazırlanması uzun sürer diyerek normal doguma girdi sonucta bebekvakumla çekilerek omuz takılması distosisi meydana geldi ve köprücük kemiği kırıldı ve sinirleri ezildi bebegin suanda kolu çalışmıyor.hastane çıkıs raporuna fetal bas 0 - +2 arasında iken annenin yeterli ıkınmamasıyla sağ kolda erb-duchenne paralizisi gelişmiş diye çıkış raporu verildi.Bu durumumuzla ilgili hekime bir yaptırım uygulanabilir mi ? bu konudaki önerileriniz bizim için çok faydalı olabilir teşekkürler.
-
İnternette kaçak olarak kumar oynatan bir site domain ismini alırken benim oturduğum eve ait adresi iş adresi olarak göstermiş. Ip numarası benim ip numaramla tutmamakta ve İzmir' de olduğu belirlenmiştir. Ancak hakkımda dava açıldı, sizce sonucu ne olur? teşekkürler
-
Husumetli olduğum kişi avukatı aracılığı ile şahsıma manevi tazminat davası açtı . Fakat son duruşmaya kimse girmediği için (25.12.2007) dava düşmüş.Fakat davacı avukatı Mahkemeye bir dilekçe yazarak hiç mazeret bildirmeden düşen davanın tekrar açılmasını istemiş.(dilekçenin bir örneği bana geldi) Mahkeme tekrar davayı açmış .
bilgiye ihtiyacım var. saygılar şimdiden teşekkür ederim.
-
Merhabalar,
Yaklaşık 1,5 ay önce bir trafik kazası geçirdim ve kalçamda kırık-çıkıklar meydana geldi. Tek gidiş tek gelişli bir yolda karşı yönden gelen aracı sellektörle uyardım ama üzerime gelmeye devam etti. Çarpışmaya birkaç metre kala direksiyonu sola kırdım ve oda aynı tepkiyi verince onun şeridinde çarpıştık. Olay karşı tarafın şeridinde meydana geldiği için 8/8 kusurlu bulundum. Kazadan sonra bazı deliller toplamaya çalıştım. Benzinlik kamera görüntülerini ve polis fotoğraflarını ifademle beraber savcıya sundum. Kamera görüntüleri ile polis fotoğraflarını karşılaştırdığımda karşı şahsın aracının konumunu polis gelmeden önce değiştirdiğini fark ettim.
Maddi-manevi zararımın tazmini için sizce ne yapmalıyım? Ayrıca bir dava açmam gerekir mi? Kamu davası açılırsa bu dava kapsamında zararımı tazmin edebilirmiyim?
Değerli fikirlerinizi paylaşırsanız sevinirim.
Sağlıklı Günler...
-
Yazan: 23 - 01 - 2008 : 18.56 - figent
Kıbrısta yarı devlet yarı özel olan bir üniversitede okumakta olan bir öğrencim, okul yurdu içinde kavga eden iki arkadaşını ayırmaktan dolayı okuldan 1 ay uzaklaştırma cezası almış. Üstelik öğrencim ile kavga eden diğer öğrencilerin savunmaları okul yönetimi tarafından istenmiş ve kavga eden taraflar savunmalarında, öğrencimin kendilerini ayırmak için çabaladığı ve kavgaya karışmadığını yazılı olarak bildirmişlerdir. Buna rağmen okul yönetimi öğrencimi,Yüksek Öğretim Kurumları Öğrenci Disiplin Yönetmeliği 9/e ve 30/a maddelerinden dolayı suçlu bulmuş ve uzaklaştırma cezası vermiştir. Şimdi bu öğrencim okulu mahkemeye vermeyi düşünüyor.
1. Bu ceza mahkeme ile kaldırılabilir mi?
2.Mahkeme açmak için ne gibi yollar izlemelidir? Hangi mahkemeye başvurmalıdır?
3.Öğrencim mahkeme açarsa, mahkenin dava süresince bu kararı yürütmeyi durdurma olasılığı var mıdır?
İlginiz için teşekkürler...
-
-
-
Yazan: 23 - 01 - 2008 : 17.36 - ecesan
Merhaba,
1,5 senedir çalıştığım iş yerimden maaşımın zamanından geç ödenmesi gerekçesiyle 18 Ocak'ta istifa ettim. Ocak maaşımızı henüz almadığımız için ben 2 haftalık süremi doldurup çıktığımda ocak maaşımı da alamamış olacağım ve ilerleyen zamanlarda da alamayacağımı biliyorum, bunun örneklerini çok yaşadık. Bunun için istifa dilekçemi 2 nüsha olarak verdim. Fakat bir nüshasını imzalayıp bana vermek istemiyorlar, dilekçeyi imzalamadan vermeye çalışıyorlar. Defalarca söylememe rağmen henüz imzalatarak dilekçeyi alabilmiş değilim.
Eğer dilekçeyi imzalamazlar ve bana geri vermezlerse ne yapabilirim? Nasıl bir yol izlemeliyim? Bir de maaşın geç ödenmesi nedeniyle istifa ettiğim için 2 hafta çalışma sürem var mı?
Şimdiden teşekkürler,
Ece
-
Yazan: 23 - 01 - 2008 : 17.34 - bluehera
Hepinize selamlar.İşverene açtığım işe iade davasını kazandım.Fakat bana gönderilen yazıda "norm kadro fazlası işçi çalıştırılmakta olduğu için işe alınmamın mümkün olamayacağını" ifade etmişler. Bu yazıyı gönderdikten sonraki bir tarihte de işyerinde çalışan geçici işçileri daimi kadroya geçirilmesi için meclis kararı almışlar.Üstelik eğer bir fazlalık varsa benim işe ilk girdiğim tarihten sonraki zamanlarda alınan kişilerin çıkartılmaya başlaması gerekmiyormu?
Sanıyorum bunu işe başlatmama tazminatını ödememek için yapmışlar.Yine art niyetli bir girişim daha...
Konuyla ilgili görüşlerinizi bildirmeniz bundan sonraki süreçte atacağım adımlar için çok faydalı olacaktır. Teşekkürler.....
-
Yazan: 23 - 01 - 2008 : 17.16 - mescalito
İyi Günler,
Öğrenmek istediğim şudur ki,
İmarda ticaret alanı olarak belirtilmiş bir parselde yapılacak olan bağımsız bölümlerin tapuda ofis olarak kayıtlı olup ta, müstakil yerleşim amaçlı konut olarak kullanılmaları herhangi bir sorun teşkil eder mi? Bu gibi yerlerde mutlaka ticarethane açma zorunluluğu getiren bir hüküm varmıdır?
Teşekkürler
-
-
-
Yazan: 23 - 01 - 2008 : 16.53 - pelinagb
Bir arkadaşım aradı büroyu ve şu soruyu sordu tek böbreği ssk lı çalişirken ameliyatla alınmış bir ssk işçisi iş kura özürlü statüsünde baş vurabilirmi yani şunu soruyor bende diğer özürlüler gibi vergi indiirminden ve iş ararken özürlü statüsünde olup bunlardan faydalanabilirmiyim çünkü 5 iş yerine yaptığım baş vuru tek böbrekli olmam yüzünden red edildi . Hocalarım bu konuda biz stajerlere yardım ederlerse seviniriz
Pelin ÇAĞAN
-
Yazan: 23 - 01 - 2008 : 16.03 - ilkay_61
Az, çok, forumlarda, ne kadarda, örnek, olduğu, halde, teşekküllü, bir, cevap, alamadığımdan,içimdeki, sıkıntıyı, hafifletmek, istedim,sorunuma bir ışık;
Bu, zor, hayat, şartlarında, (Allah herkese nasip etsin) ticaret, yaptığımızdan, dolayı, bir dükkanımız, olsun, dedik, ama ne gördük, sonu hüsran, kiracılan uğraşıyoruz.(Bende şu an kiracıyım iğneyi ilk önce kendime batırdığımdan dolayı ona öyle yaklaştım)
20.11.2007 tarihinde, dükkanın tapusunu, aldım(Borç harç banka kredisinlen)şahıslan, yüz yüze, konuştuğumuzda, tamam, çıkaçağımı, söyledi, fakat, daha sonra, benden, hava, parası, otuz bin ytl istedi, biraz, münakaşa, ettik,bende kendi yerme hava parası vermiyeceğimi,6_7 ay kira vermeden Allah, rızası için kalbimiz, kırılmadan, dükkanı, bana ver, bende kiracıyım, ben geleceğim, dedim olmaz dedi; ikinci (benim hatam) eski mal sahibine 1500$ dolar borcu, varken, ben üstlendim, o nu da verme, dedim, yine olmadı.
Her yolu, denememe, rağmen, kanuni haklarım, olan bir aylık, süresi içersindeki ihtarnameyi çektim; fakat(eski mal sahibinlen olan sözleşmede 12.08.2003 tarihli sözleşme var yenilenmemiş)benim, tahliye, dava, hakkım, 6 ayın dolması, (dava açabilmem için) ondan sonra, bir daha 2. ci bir dava daha açmam, gerekiyor, oda, ne kadar, süre, içersinde, tahliye,edebilirsek(kanuni haklarımıza dahilinde) 3.kez yine, dava, acacağım. (kira vermediğinden)
Gerçekten,forumlarda, okuduğum, dışarıdan duyduğum,gibi,başka hiç bir yolu, yokmudur(tezden tahliye etmeye bende mağdurum,içimi yedim, kendimi bitirdim)ilgi, ve alakanıza, sığınıyorum.(nerede bizim dükkan çok uzaklarda kiracı kira da ödemiyo oturuyor tabiri caizse beleş aynen öyle ):(
-
Yazan: 23 - 01 - 2008 : 16.02 - Ntakmaz
İyi Günler,
Ben daha önceleride siteniz sayesinde bilgi sahibi oldum ve yine bir bilgi için size danışıyorum yardımlarınız için şimdiden teşekkürler.
3 sene önce yapmış olduğum kira sözleşmesi ile dairemi kiraya verdim ve 2 sene sonunda daireyi satışa çıkardım ve dönemi olmasına rağmen zam yapmadım aslında yapmak istedim ama cahilliyim ve insanlara güvenim sonucunda yapamadım. 31/07/2008 tarihi itibari ile sözleşmemizin süresi doluyor ve kiracımdan evi boşaltmasını istedim (bu süre içerisinde ev satılırsa beni ilgilendirmez herhalde) Evde ya kendim oturacağım yada boş olarak satacağım buna henüz karar veremedim.Kiracımda evet temmuz ayı sonu itibarı ile evi boşaltacağını sözlü olarak beyan etti , bende bu sözlü beyanını Noter huzurun da yazılı olarak beyan etmesini isteyince bana ev arkadaşına danışıp cevap vereceğini söyledi ki ; benim ev arkadaşı olduğu konusundan haberim oldu.Aslında iyi niyetimden çok şey kaybettiğim ve kiracımında bundan istifade etmesi beni çok rahatsız ettiği için kendisi her nekadar çıkacağını beyan etsede ev arkadaşının sorun çıkaracağından bahsediyor.Benim bu durumda yapmam gereken resmi herhangi bir şey var mı? ayrıca ev arkadaşı beni ne kadar bağlar yada bu benim için bir koz olabilirmi?
-
Yazan: 23 - 01 - 2008 : 15.57 - ERCANS06
8 Saat çalişmam Gerekirken 12 Saat çalişiyorum Ve Haftalik Izin Hakkimi Kullanamiyorum. 4 Yildir Ayni Işyerinde çalişmakdayim Tazminat Alarak çikmam Için Hangi Yollara Başvurabilirim. Teşekkürler.
-
Dedem ölümünden yaklaşık 1 yıl önce mirasını %80 'ini 5 çocuğundan 2 sine bırakmış bu gayrimenkullerin satıs yoluyla tapularıda ölene kadar bakmak koşuluyla vermiş, kızlarına verirkende diğerlerinin haklarını siz verirsiniz demiş ve bu konuda cok sahidimiz var. Evlatlarından sadece 1 tanesini mirastan men etmek istiyor (cunku ona 20 yıl once hakkını verdigini dusunuyor) ve onunla ugrasmak istemedigi icin ve bizlerin maddi durumu diğer 2 kızına göre daha iyi diye 2 kızına mirasını bırakıyor. mirası alan kızlardan bir taneside veraset ilanı cıkartıcam diye annemi kandırarak 3 sayfalık bir vekaletname imzalatıyor, ve ve vekaletname içeriğinde yasal olarak almaya hak ettigimiz herseyi almaya yetkisi var. Annnem 1 yıl önce vefat etti. Bizi su anda mirastan men ettiler
1- Bu konuda ne yapabiliriz?
2-Dava Açsak kazanma sansımız varmı?
Konuyla ilgili yardımlarınızı rica ederim
-
Yazan: 23 - 01 - 2008 : 15.42 - rolexx84
Babam ssk emeklisi ticaretle uğraşıyorduk bu yüzden kredi kartına baya yüklendik işler yolunda gitmeyince kredi kartlarının borcunu ödeyemez hale geldik şu an borc 45 bin ytl oldu ....Babamın maaşına haciz gelir mi? Hacizi önlesek bile babamın yaşadığı eve yada mallarına haciz gelme şansı varmı? Bunu nasıl önleriz?Teşekkür ederim..
-
İlginize şimdiden tşk ederim.
19 seneden beri turistlik bir köyde restaurant işletmcisiyim.İşletmem köy muhtarlığına ait her ay kusursuz düzenli olarak kiramı ödemekteyim hiç bir gecikme olmadığı halde hiç bir gerekçe göstermeden şahsıma bundan 6 ay önce muhtarlık tarafından 01.01.08 tarıhınde kontrat yeniliği yapılmayacağı dair kagıt geldi.aradan 6 ay geçti ve bundan 7 gün öncede 15 gün süre zarfında restaurantı boşaltınız diye icradan kagıt geldi.1996 da 1.250.00 ytl kira öderken 1997 de 1.500.00ytl istedikleri gibi artış yaptılar bütün isteklerine evet dedim kira bedeli az deme şansları da yok.
sormak istediğim şu...
*Köy muhtarlığı kiracıları ile şehir kiracıları (belediye) aynı haklara sahip midir?
*Muhtarlık kafasına estiği gibi çık diyebilir mi?
-
Yazan: 23 - 01 - 2008 : 14.54 - melser
ölen eşinden dolayı emekli sandığından dul maaşı alan,
ssk dan aynı anda babasından dolayı da yetim maaşı alabilir mi.?
not:kendi çalışmalarından ötürü herhangi bir geliri yoktur....
teşekkur ederim...
-
“…ne kaybetmiştir ki kafka’nın öykülerinden kovulan kadın
sustukça içine işleyeceksin sanrıların
borges’in kum kitabında son sayfa olsa da adın ve varlığın
sadece bir dizede söner, bir başka dizede aleve kesen o yangın
bu denli kırık dökükse arkasına saklandığın aynaların
oyun bitti, sen de yandın…”
l
gözlerim, devasa bir direnişin ön sözüdür benim
bakma hüzzam dediklerine her hecede
bastırılamayan isyanların, dahası fırtınanın türküsü sesim
acının dile gelmiş en sesli haliyim
ağır aksak geçtiğim
o tutsak şehirlerin gölgesinde, yalın kılıç sezgiyim
dize gelmiş kimliğimde nefsim, seçilmişim
yalan yanlış kitabelerde, en doğru sözü ben söyledim
acıya en keskin bıçak, aydınlığa en dulda sığınak
ve bendim en son durak, en sıcak kucak
ll
kaçırmayın hecelerimden gözlerinizi
hecelerim, aynalarda sizi en acıyan yanlarınızdan vuracak
aralık / 2007 / zeugma
www.adalethanim.azbuz.com
-
Yazan: 23 - 01 - 2008 : 14.18 - brayn4
Ben özel bir şirkette 02.10.1995 tarihinde işe başladım.07.07.1977 doğumluyum,21.02.1996 tarihinde aynı şirketten ayrılarak askere gittiim ve 01.09.1997 askerden dönüşümle aynı şirkette girişim yapıldı ve 1998 yılın ağır bir trafik kazasıyla %52 sakat kaldım,şu an yine aynı şirkette çalışmaktayım. 3969 şu an prim ödeme gün sayım var fakat yıla takılıyor 93 yılından ticaret meslek lisesinden stajerlik dönemimdeki sigorta başlangıc tarihi emekliliğimi etkilermi ve ne zaman emekli olabilirim yardımcı olursanız çok sevinirim.
-
Merhabalar. Çalıştığım iş yerinden maaşımı düzenli alamadığımdan dolayı ayrıldım. Ancak ayrılmadan önce Çalışma Bakanlı inceleme başlattı ve bizi haklı buldu geçmiş alacaklarımıza ait senet verdiler ve her ay düzenli maaş vereceklerini söylediler. Ama aradan iki ay geçmeden yine aksatmaya başladılar ve bende maaşımı düzenli alamadığımdan işyerinden ayrılacağıma dair bir istifa dilekçesi doldurarak işten ayrıldım. Bu durumda tazminat alma hakkım oluyor mu? Yardımcı olursanız sevinirim. Şimdiden teşekkürler.
Sayın üyemiz,aynı konuyu ısrarla tekrar tekrar açmaktasınız.Açmış olduğunuz tekrar niteliğindeki diğer konular yönetim tarafından silinmekte veya birleştirilmektedir.Forum kirliliği yaratmamak,benzer sorunlara sahip diğer üyelerimizin verilmiş cevaplara daha hızlı ulaşabilmesisağlayabilmek adına yaptığımız bu çalışmaya yardımcı olmanızı dileriz.Ayrıca bu durumun, üye olurken kabul etmiş olduğunuz forum kuralları arasında yer aldığını,siteye girişiniz sırasında uyulması gereken bu konuda hatırlatmalarda bulunulduğunu tekrar hatırlatırız.
Lütfen daha önce açtığınız konudan devam ediniz.
[www.hukuki.net]
YÖNETİM
-
Yazan: 23 - 01 - 2008 : 11.14 - fero
Merhaba,
Sorumun cevabini forumlarda goremedigim icin soruyorum.
6 aylik calisma suremin dolmasina 5 gun kala saglik sorunlarim nedeni ile 10 gunluk rapor aldim. Ancak 6 ay surem dolmadan raporlu oldugum donemde bana isten cikarildigim teblig edilmek istendi.
Raporlu olmasaydim, 6 ayimi doldurmadan teblig edilen bu is sozlesmesi feshi icin herhangi hakli bir sebep sunmak zorunda olmadiklarini biliyorum ancak ben su anda 10gunluk raporumla beraber 6 ayimi dolduruyorum ve isten cikarilmam icin herhangi hakli bir sebepleri yok.
Ozetle, raporlu oldugum donem 6 aylik calisma suremi doldurdugum anlamina gelir mi? raporlu oldugum donemde teblig edilen fesih tarihinde 6 ayi doldurmadiysam, hakli bir sebep gosterilmeksizin isten cikartilabilir miyim?
tesekkurler
not: sozlesmem suresiz yapilmisti.
-
Yazan: 23 - 01 - 2008 : 11.09 - behramus
Ana cadde üstünde zemin kat olan bir dairem var ve kesinlikle konut olarak kullanılmaya uygun değil. Fakat apartman nsakinleri onay vermediği için burayı bir işyerine çeviremiyorum ve o daire boş kaldığı için sürekli zarara ugramaktyım. bu dairemi yeni kanuna göre nasıl işyerine çevirebilirim bana bir fikri olan varsa verirse sevinirim.
-
Yazan: 23 - 01 - 2008 : 11.04 - behramus
İşyerimde yakalanan ve yeğenlerime aldığım 3 formadan dolayı Marka hakkına ihlalden dolayı dava açıldı. kendimi nasıl savunacağımı bilmiyorum. Satış amacı olmayan bu ürünlerden ceza almam sözkonusu mu acaba? yada ne yapabilirim.
-
Yazan: 23 - 01 - 2008 : 11.04 - GBTY
Merhabalar,
Benim sorum evlendikden sonra nüfus cüzdanını, ehliyeti, sağlık karnesini değiştirmek için bellirli bir süre varmı? yoksa istediğimiz zaman bunları değiştirebilirmiyiz?
Teşekkürler
-
Yazan: 23 - 01 - 2008 : 10.48 - sozwarm
Merhaba,
Süt izni hakkında görüşlerimi sizlerle paylaşmak ve değerlendirmenize sunmak istedim.
İş kanunu madde 74 VI. fıkrasında kadın işçilere bir yaşından küçük çocuklarını emzirmeleri için günde birbuçuk saat süt izni verilir deniyor.Kanaatimce bu izin hernekadar çocuk bir yaşına gelene kadar devam eder deniyor ise de izin anlamında on ay veya kadının doğum sonrası kullandığı ücretli izin süresi nispetinde yedibuçuk ay'a kadar devam ediyor
Kadın işçi,bebeğin bir yaşını sürdüğü dönemde zaten bir süre doğum izninde olduğundan süt izni aslında bir yıl bile değil.Burada kanun koyucu iznin başlangıcından söz etmeyerek ki bu halde zaten raporlu olunan sürede süt izni bahse konu olamayacağından örtülü şekilde bir yıl kullanılmasına mani olmuştur.Tabi bunu kanunun ruhuna uygun olarak varsayımla bir yıl kullandırılması amaçlandığını düşünerek söylüyorum.Aksi halde -e kadar denilerek durum açıklanmış.Orasını gayet iyi anlıyoruz.
Ülkemizde kadın işçilere doğum yapmaları halinde tanınan izin hakkı Avrupa ülkeleriyle kıyaslandığında tam bir komedi.Onu geçtik devletin çocuk sahibi olan kadın işçisine sosyal ve ekonomik yardımı da içler acısı durumda bu da malumunuz..Doğum halinde babaya izinden dahi bahsedilmemiş..vs.vs.
Bir annenin bebeğiyle birlikte olduğu sürenin önemini vurgulamak istiyorum.Onun için lütfen bu iznin kıstası çocuğun yaşı değil kanunun ruhuna uygun olacağını düşündüğüm şekilde direk olarak filen çalışılmaya başlandığı tarihten itibaren bir yıl şeklinde düzeltilsin.Süreyi çocuğun yaşına endekslemeden açıkça bir zaman belirtilerek gizli bir haksızlığın önüne geçilsin.Kaldı ki bu süre dahi bir bebeğin annesine olan ihtiyacını karşılamakta inanın çok çok yetersiz.
Süt izni hakkında görüşlerimi okuduğunuz için ve ayrıca yorumlarınız olursa onlar için de çok teşekkür ederim.
-
Yazan: 23 - 01 - 2008 : 10.38 - French
Merhaba,
Daha önceki forumlarda bulamadım. Sözleşmesiz eleman çalıştırmanın cezası nedir ?
Teşekkürler
-
Yazan: 23 - 01 - 2008 : 10.31 - durmadoy
Merhaba ,
Bir işten ayrılma prosüdürü hakkında bir sorumuz olacak..Acil olduğundan ve bir kaç farklı konu teşkil ettiğinden direk bu konu hakkında yeniden bir forum açtım.Yardımcı olursanız çok memnun oluruz..
Ben bir hastanede 4 aydır çalışmaktayım ancak 45 günlük şu ana kadar sigortalı görünmekteyim. Bu hastanede kendi mesleğim olmayan bir iş icra etmekteyim. Şuan başka bir yer ile görüşmeler sonucu kendi mesleğimi yapacağım bir işte anlaştım. İşten ayrılmak için istifamı verdim ancak elden dilekçemi almıyorlar ve istifamı kabul etmemekteler. Kanuna göre bildiğim kadarı ile noterden de isitifami tebliğ edebilirm. Tebliğ tarihinden itibaren 15 gün sonra işe gelmemem sonucu karşı taraf bir hak eddia etme şansı varmı..
Veya beim elden dilekçemi kabul edip daha sonra çıktığım vakit ihbar süresi dışında işten ayrıldı deyip bizden hak telep edebilirmi.Bu şekilde elden istifa dilekçesi ile başvurduğumda elimde kanıt olarak ne almam lazım.
Ve de diğer şirket benim daha erken 9 gün içinde ihbar süresinden erken ayrılıp ihbar tazminatını ödediğimde bu na karşılık ne tür bir evrak almam lazım.Daha sonra benden hak talep edebilir mi ?
Şimdiden ilginize teşekkürler
-
Yazan: 23 - 01 - 2008 : 10.30 - kapbana
Merhabalar,
taşınır mal satışı yapılacak. Ancak daire, malın değeri yüksek olduğu için tirajı yüksek gazetelerde ilan yapılması gerektiğini bunun da yaklaşık 2.000,00 YTl masrafa neden olacağını bildirdi. Bunu yatırmam şart mıdır, ya da bunun karşısında ne yapmamı önerirsiniz?
Teşekkürler.
-
Öncelikle iyi günler diliyorum. Kimlik Bildirme Kanunu na çalışırken 6nci madde b fıkrasında takıldım. Aslında emin olmak istedim. Şöyle ki;
b) bu kanunun ikinci maddesinde sayılanlar dışında kalan her çeşit ticaret ve sanat amacı güden iş yerlerinde çalışanlar ''' ve ''' buralarda
her türlü barındırmalar için işyerlerinin sorumlu işleticisi tarafından örneğine uygun kimlik belgesi doldurularak üç gün içerisinde genel kolluk
örgütüne verilmesi zorunludur..
''Ve'' dendiği için çalışanlar değil de çalışıp da barınanların kimlikleri bildirilmeli şeklinde yorumluyorum. Bu doğru mudur? Teşekkürler..
-
Merhabalar. Çalıştığım iş yerinden maaşımı düzenli alamadığımdan dolayı ayrıldım. Ancak ayrılmadan önce Çalışma Bakanlı inceleme başlattı ve bizi haklı buldu geçmiş alacaklarımıza ait senet verdiler ve her ay düzenli maaş vereceklerini söylediler. Ama aradan iki ay geçmeden yine aksatmaya başladılar ve bende maaşımı düzenli alamadığımdan işyerinden ayrılacağıma dair bir istifa dilekçesi doldurarak işten ayrıldım. Bu durumda tazminat alma hakkım oluyor mu? Yardımcı olursanız sevinirim. Şimdiden teşekkürler.
-
İlginç bir başlık oldu. Aslında birçok kişinin yani tb-alay seviyesinde kumandanlık yapan birtakım zabitan heyetinin eksik kadrolar nedeniyle düştükleri sıkıntılar neticesinde zihninlerinde belirdiğine şahit olduğum bir fikir bu... Mantık gayet basit TSK nın birçok yerinde kendinin yeterli nicelikte yetiştiremediği ancak askere almakla eksikleri giderebileceği birçok mesleki branş var. Mesela doktor, avukat, veteriner, inşaat mühendisi, eczacı vs. bu niteliklerdeki 20 veya tecilli haliyle 25-30 yaş arası her erkek yaklaşık 12 ayını vatan borcunu ödemekle geçirirken aynı branşlardaki bayanların en büyük sıkıntısı ya iş kurmak ya da evlenmek oluyor. Bir erkek avukat belki askerlik yüzünden bir türlü işini kuramıyor ancak aynı devre mezun olduğu bir bayan avukat hayata seneler önce başlıyor. Bir bayan doktor her ay 3günde bir uğradığı sağlık ocağından 3,5 milyar maaşı kesintisiz götürürken erkek versiyonu dağda 365 gün 24 saat mesai esası ile sorumluluğundaki belki bin kişinin sağlığı ile 1,2 milyar parayla hayatını sürdürmeye çalışıyor.... Hayata geç atılmak da cabası.bir sürü erkek doktor yar.doç luğu sırf askerliğini yapmadığı için alamazken o kadroları hep kadınlar doldurmakta.Bu kadın-erkek eşitliğinin dillere dolandığı bir ülkede çok ilginç bir şekilde hiç gündeme gelmeyen bir konudur.Hele hele asker açığının gırtlağa dayandığı bu ülkede kesinlikle en kısa zamanda planlanan projeler arasında olmalıdır. Eğer iki yıllık MYO tasarısının gerçekleşmesini istiyorsak; bu yolun açılması şarttır. Bu ülkenin erkeği vatana ne kadar borçluysa kadını da o denli bu topraklara borçludur ve borcunu ödemelidir... TSK da muvazzaf bayan doktor, bayan diş hekimi, bayan eczacı, bayan hemşire yok mu sanıyorsunuz? Var hem de yığınla... Bu sesi kim duyar bilmem ama benim kendimi ifade edebileceğim en son nokta burası...Saygılarımla...
-
(A) ile (B) evlidir. (B), iyiniyetli olan (C) ile ikinci bir evlilik yapıyor. Evliliğin butlanı kararı verilmeden (B) ölüyor. Bu durumda (A) ile (C) arasında nasıl bir mal paylaşımı söz konusu olur?
Olay farazidir, saçma sapan gelebilir :)
-
İkamet ettiğimiz 70m²'lik kâgir, tek katlı ev içinde bulunduğu 195m²'lik arsa ile birlikte Belediyenin 1986 yılındaki ada düzenlemesi sonucu yola gitmişti. Belediye bir başkasının 75m²'lik eski kâgir evinin de içinde bulunduğu 232m²'lik arsada bizi de 86m²'lik arsa payı ile ortak etmiştir. Bu kişinin evinde oturması ve kat karşılığı arsaya bina yapımına yanaşmaması üzerine izale-i şüyu davası açılarak arsanın mahkeme kararı ile satışına karar verilmişti. Mahkeme evin ve arsanın değerlerini ve satış sonrası paranın hissedarlara paylaşım oranlarının tespitini de bilirkişiye yaptırmıştı. Ancak mahkeme kararının hüküm kısmında satış parasının tapu kayıtlarındaki arsa payı oranına göre hissedarlara taksiminin yapılması şeklinde madde kayda geçmişti. Bu da evin değeri göz önüne alınmadan satış parasının taksimi demekti. Bu durum fark edilmediği için bu sebeple değil fakat evin fiyatı bilirkişi tarafından fahiş hesaplandı diye karar temyiz edilmesine rağmen onanan karar düzeltme talebinin reddedilemeyeceği kesinleşti. Açılan tavzih ve yargılamanın iadesi davaları da reddedilmiş, Yargıtay temyiz incelemesinde de onanarak kesinleşmişti. Taşınmazın icrada açık arttırma ile satışından elde edilen para da hissedarlara tapu kaydındaki hisseleri oranında masraflar düşülerek pay edilmişti.
Taşınmaz içindeki eski konutun değeri göz önüne alınmadan satışın ve paylaşımın yapıldığı, bu sebeple diğer hissedarların sebepsiz zenginleştiği iddiasıyla konut sahibi hissedar diğerlerine karşı alacak davası açmış ve bankaya yatan paraların üzerine tedbir koydurmuştur. Açılan davanın ikinci duruşmasında evin değerinin, yıkım ve enkaz nakliye bedelleri ile enkaz değerinin tespiti için bilirkişi tayini ve keşfine karar verilmiştir. Bilirkişi evin değerini 25 milyar, enkazın değerini 750 milyon, yıkım ve enkaz taşıma bedelini de 3,5 milyar tespitini yaparak sebepsiz zenginleşmenin kanaatine verildiği yönünde rapor sunmuştur.
Sorular:
1- Evin değeri göz önüne alınmadan satışın yapılacağı şeklinde Yargıtay’ca da onanmış, kesinleşmiş mahkeme kararı ve satış ilanı var iken, Açılan tavzih ve yargılamanın iadesi davaları da reddedilmiş ve Yargıtay’ca onanmış olmasına rağmen, Arsa üzerine konut inşa eden müteahhitler ihalede arsa içindeki eski taşınmazlar için değil arsanın mevki değeri, arsanın büyüklüğü, kaç kat imar verildiği gibi getiri sağlayacak kıstaslara göre değer biçtiklerinden, arsa içindeki bu eski taşınmazın değer değil bilakis yıkım ve enkaz taşınmasının gider olduğu bir durumda hissedarların sebepsiz zenginleşmesinden bahsedilebilir mi? Negatif bir değere karşı davacının hissedarlardan para talep etmesi asıl sebepsiz zenginleşme değil midir?
2- İhalede, açık artırmada arsayı alan davacının ihale satış şartnamesinde değeri göz önüne alınmayan eski evde halen oturduğu yıkılmasının söz konusu olmadığı, tüm tasarrufların da kendinde olduğu bir durumda durup dururken yoktan yere evin bedelini diğer hissedarlardan talep etmesi asıl davacının sebepsiz zenginleşme gayreti değil midir?
3- Bir başka bakış açısıyla irdelersek biz davalılar arsa payı hissemizi ihalede davacıya sattığımızı, onun da hisseyi ihale şartlarında aldığını düşünürsek bu durumda davalıların sebepsiz zenginleşmelerinden bahsedilebilir mi? Kaldı ki izale-i şüyu davası açmadan bu şekilde hissenin para karşılığı devri ile ortaklığın bitirilmesi çabaları davacının yanaşmaması, kötü niyetli davranması sebebiyle sonuçsuz kalmıştı.
Avukat ve değerli hukukçular, yukarıda anlattığım davaya ilişkin mahkeme kararı ne olabilir ileri sürdüğümüz maddelere ve sizce başkaca olabilecek durumlara göre görüşlerinizi bildirmenizi rica ediyorum. Teşekkürler.
-
Yazan: 22 - 01 - 2008 : 23.51 - etore
Aile hekimliği uzmanı olarak mecburi hizmet yükümlüsüyüm. Eşim yaklaşık 5 yıldır özel bir şirkette kesintisiz SSK'lı olarak çalışmakta.
Yasaya göre eş tayini hakkımız olmasına ve bizim durumumuzun da uymasına rağmen. Sağlık bakanlığının atamalarını takip ettiğimizde gördük ki, bakanlık eş tayini için gereken evrakları alıp işleme koyuyor ancak "Atama Nakil Yönetmeliğinin Değişik 21. Maddesine (24/062006 tarihli) göre stratejik personele (uzman ve pratisyen tabip) uygulanmaz." açıklamasıyla atama yapmamaktalar. Bu konu ile ilgili olarak bu link (
[personel.saglik.gov.tr] )
ve bakalığın mecburi hizmet atamalarını açıkladığı diğer dönemlerde pek çok örnek var.
Benim durumumda olup dava açan olup olmadığını ve dava hakkında ki son durumu eğer açılmamışsa ben açtığımda olası sonucu ve sonuçlanma süresini cevaplarsanız memnun olurum. Saygılar.
-
Yazan: 22 - 01 - 2008 : 23.36 - manishing
Ben 22 yaşında öğrenciyim. Babam ssk, annem emekli sandığı ikisinden de öğrenci olduğum için maaş alıyorum, erkeğim. Şunu sormak istedim çoğu yerde rastlıyorum yüksek olanın tamamı düşük olan maaşın yarısı diye, ancak ben maaş oranlarına baktığımda iki senedir ikisininde yarısını almaktayım. Bu durum beni kapsıyormu ? Eğerki böyle bir durum varsa şu ana kadar almadıklarımı alabilirmiyim? Ne gibi işlemler yapmalıyım? Cevaplarınız için teşekkür ederim. Tek varisim, çok teşekkür ederim.
-
Yazan: 22 - 01 - 2008 : 23.10 - dakyanos
mahkemenin verdiği kararı aynen yazıyorum.
1 C: 000002004C0731385 (99109309-04)10.07.2001 CK:491/İ 522 523;647SA4. RİZE;ASLCM 94910000 AP. 11/12/2001 2001/544-2001/389 20/01/2002
2 Y: 000002004Y0289486 (99109552-04) 10.07.2001 CK:491/İ 522 523 ;647SA 4. RİZE;ASLCM 11/12/2001 2001/544-2001/389 94910000 P.21/04/2004
bu durumda memnu haklarımın iadesi için ne zaman mahkemeye başvurabilirim.yoksa 25.05.2005 tarihli adli sicil kanununa göre mahkemeye başvurmadan cezanın çekilmiş olmasından sonra kişi yasaklı haklarına kavuşurmu.
teşekkür eder.
saygılarımı sunarım.
-
Yazan: 22 - 01 - 2008 : 23.09 - safak76
20 dairelik bir apartmanda kiracı olarak oturuyorum. 50 YTL aidat oduyorum ve bunu resmi olarak sozlesmeye yansıtmadan evsahibiyle centilmence analasarak kendim oduyorum. Lakin yönetici herhangi bir toplantı yapmaksızın, haber vermeksizin, aylık gider tutarının 1,195 YTL oldugunu detaylarını yazılı şekilde bildirerek 50 YTL'lik aidatın 75'e cıktıgını bildirdi. 20 daireyle 60 ytl toplasak 1,200 yapıyor ve belirtilen gideri karsiliyor. Yoneticinin kafasına gore istedigi zammı yapma hakkı varmi? Yani niye 75 te, 65 deil 60 deil?
Saygılarımla
Dr Safak
-
Yazan: 22 - 01 - 2008 : 22.29 - kamp
x bankasına verilen paranın sahte çıkması ile verdiğim savunmam ise alınan paranın birden fazla okulun mal karşılında aldığı hizmetin bedeli olarak alındığı ve bu paraların ise bana ait olmadığı daha doğrusu babama ait olduğu ve x şirketinin parası olduğu savunmam bundan ibarettir acaba bu olaydan ötürü
sicilimi etkilermi ve hukuki olarak bi yaptımla karşılaşırmıyım
eğer karşılaşırsam beni sanık tan çok suçlu gören x bankasına dava açabilirmiyim şimdiden teşekkürler
-
Yazan: 22 - 01 - 2008 : 22.13 - pinokyo1
Selamlar
Site yönetiminde yaptığım görev nedeniyle istifa ettikten sonra hakkımda yönetici tarafında çeşitli suçlamalar ve hakaretler gerek kat malikleri kurulunda gerekse site ortak yerlerine asılan yazı ve tutanaklarla maliklere duyuruldu.Bu hususta çok mağdur oldum.Hakımda hiçbir mahkeme tarafından suçlama olmamasına ve suçlu bulunmamam rağmen.Şimdi bu kişi hakında hakaret davası açabilirmiyim.Miktarı ne kadar olabilir.dava için ne kadar masraf etmeliyim.Bu tazminat miktarı arttıkçe mahkemeye yatıracağım parar artarmı.Bu miktarı yatıramazsam mahkeme açamazmıyım.yani parası olmayan hakarete maruz kalmaklamı kalacak.
-
Yazan: 22 - 01 - 2008 : 22.05 - haq355
Merhaba,
Babam 2003 yılında vefat etti. Annem ve 3 kardeşim hayatta. Evin tapu sicil işlemini henüz yaptırmadık. Şimdi evi satmak istiyoruz. Tapu işlemini gerçekleştirmeden satabilir miyiz? Mümkün değilse evi annemin üzerine geçirmek için gerekli işlemler ve bu işlemler için gerekli belgelerin temini ile mali durumları detaylı olarak açıklayabilir misiniz? Ayrıca kardeşlerin 2 si İstanbul 1'i Bodrum ve !i Cezayir'de. Tüm bu işlemleri nasıl yapabiliriz. Teşekkürler.
-
İyi günler, 2003 yılında arsa organizasyon firmasına belirli bir meblağ karşılığı ödemek suretiyle arsa almak için girişimde bulundum, arsa çeşitli nedenlerden teslim edilemedi, para iadesi söz konusu. Şöyle ki, enflasyon oranı ya da dolar kuru karşılığı paramı iade etmek istiyorlar. Ancak ben vaad ettikleri arsayı almak istiyorum, rayiç bedel üzerinden mahkeme kanalı ile talepte bulunabilir miyim, ya da bir ihtar marifetiyle sözleşmede belirtilen sürede arsa tapusunu vermemelerinin sebebini mahkemede delil teşkil etmesi amacıyla isteyebilir miyim?
Teşekkür eder, tüm forum üyelerini ve yöneticilerini saygılarımla selamlarım.
-
Bahar sevgisi
Aşkın gözyaşlarıyla sulanan ırmaklar kurudu
Sevgi oldu tutku soludu kavgaya koştu nehirler
İnce bir sızı döküldü toprağa usulca
Çamurdan bir kalp büyüdü son hazanda
Hissedilen
Hissettirilen karanfil büyüsü koku
Bahar sarhoşluğuna tutuklu gözlerden semaya süzülen
Yağmurların imrendiği kaç ıslak bahar yoruldu
Sondu yoktu hüzünlerin dans edip bulaştığı korku
Biz vardık sen yoktun ey aşkı köleleştiren manasız olgu
Yıldızlar isyan dolunay feryat
Yürekte kaç yangın körüklendi mahvedilen bunca hayat
Ellerin tutuştuğu sokaklar masum bırak yıldızlar parlasın dolunay aydınlansın
Ürkek bir ceylan yorulmaz içten gülen baharlarda koşmaktan
Yanmalısın yangın yeri tükenmez, tükenmez sevdalardan
Ersin TOSUN
-
İşlenmiş bir suça hem maaş kesimi hemde görev yeri değişikliği verildi, oysaki bir suça bir ceza verilmesi gerekmez mi? Hele bu yer değiştirme sürgün niteliğinde ikamet yerinden 80 km uzakta eşin görev yerine 80 km mesafe uzakta ise.
Teşekkürler
-
Yazan: 22 - 01 - 2008 : 21.12 - fyilmaz
Merhaba,
Öncelikle sabrınız ve önerileriniz için çok teşekkür ederim.
Kira sözleşmem bu ay sonu bitiyor ve ocak ayı başında ev sahibime şehirden ayrılmam nedeniyle evi boşaltacağımı ilettim ve şiddetli bir itirazla karşılaştım depozitimi iade etmeyeceğini onu mağdur ettiğimi söyledi.
Kira kontratındaki özel madde kontrat bitiminden 45 gün önce yenilenme olmazsa sözleşmenin geçersiz olduğunu ve tahliye etmem gerektiğini belirtiyor.
Ev sahibim ablasını muhattap olarak gösteriyordu ve kiraları ona veriyordum. Son kira ödememizde kontratı elinde tuttu ve kontratı istediğimde yırtıldığını söyleyip bana kendinde bulunan kontrattan bir kopya gönderdi ve gelen kopyada söz konusu maddeye " kiracı kendi çıkarsa da 45 gün önceden bildirmek zorundadır" diye bir madde ilave ettiğini gördüm.
O maddeden emin olamadığım için İgdaş'a gidip dosyamı çıkartıp kira sözleşmemin fotokopisini istedim ve ilave maddenin orda olmadığını kendisinin eklediğinden emin oldum. Kendisini aradım ve durumu söyledim önce bağırdı ama sahtekarlıktan haberdar olmam onları ürküttü ve ertesi günü ablası uzlaşma için geldi ama yine de iyi niyetli olduğunu sanmıyorum. Kiracı bulmasında da yardımcı oldum ancak kira artışını yüzde 20 olarak istediği için evi kiraya veremedi hatta tutanlar bunlar aksi insanlar diyerek vazgeçti.
30 Ocakta evi teslim edeceğim ancak depoziti (ciddi de bir miktar 1500 YTL) iade etmemek için ne gerekiyorsa yapacaklarından eminim.
Böyle bir durumda depozitimi nasıl iade alabilirim ,yapılan sahtekarlığı böyle bir durumda nasıl bildirebilirim ayrıca stopaj ödememek için kirayı elden alıyorlardı beni zorda bırakırlarsa bunu da şikayet etmek istiyorum.
Önerinize ihtiyacım var teşekkür ederim.
Saygılarımla
Fatma Yılmaz
-
Yazan: 22 - 01 - 2008 : 21.11 - tut_si
Merhaba,
Ben oturduğum apartmanın yöneticisiyim.Apartmanımızın bodrum katındaki bir daire 6 yıldır boş ve eşyasız olarak duruyor.Daireye uğrayan kimse yok.Keza ev sahibindende hiç bir haber alınamıyor.Sorunumuz;bu dairenin mutfağından bir su sızıntısı olması ve bunun apartmana kötü bir koku yayması.Bu daireye çilingir ve yahut başka bir şekilde girme yetkimiz var mı?Bilgi için teşekkür ederim.
-
5 yıldır resmi olarak evliyim. 2,5 yasında bir erkek cocugum var annesi ile birlikte. Esimin ailesi evlilige basından beri karsı. Cocuk olmadan önce küsük tartısmaları fırsat bilerek esimi İstanbuldaki evimizden alıp Adana da kendi evlerine götürdükleri oldu. Zorlama ile degil ama yuvayı dagıtmak amacıyla yapılan eylemlerdi bunlar. Yasadıgım ev ailemin bana verdigi ancak bu calkantılı evlilikte ileride bir bosanma olabilir diye üzerime almadım. Cocugum dogduktan 10 gün sonra kücük bir tartısma sonucu yine esimin babası gelerek zorlama olmadan esimi ve cocugumu alıp götürdü. Aradan 1 sene gecti esim evine dönmedi. Ben bir kez Adanaya gittim ancak esim eve gidip cocugu bana gösteremeyecegini büyük bir olay cıkmasından korktugunu söyledi. Ben de esimin bilgisinde askere gittim. Su an cocuk 2.5 yasında esim bu kadar zamandır ailesi ile birlikte yasıyor. Beni sevdigini bosanmak istemedigini ancak İstanbul'da degil Adana da yasamak istedigini söylüyor. Böyle birseyi kabul etmem söz konusu degil. Bosanmak istiyorum. Bana yardımcı olursanız sevinirim. Burda anlatmadıgım bazı detaylar var tabiiki. Bunları calısacagım avukatla paylasacagım. Simdiden tesekkürler. Hoscakalın.
-
NTV-MSNBC
Güncelleme: 20:17 TSİ 22 Ocak 2008 Salı
İSTANBUL - İnternetin en popüler video paylaşım sitesi YouTube’a, erişim yine yasaklandı. Son olarak 18 Ocak’ta, Ankara 12. Sulh Ceza Mahkemesi, “Turkomaymun” kod adlı kullanıcının yüklediği ve Atatürk’e hakaret ettiği iddia edilen video nedeniyle, tüm dünyada milyonlarca kişinin izlediği siteye, Türkiye’den erişimi yasaklamıştı. Bugün de Sivas 2. Sulh Ceza Mahkemesi, Atatürk’e hakaret içeren görüntüler yayınladığı gerekçesiyle daha önceden erişim yasağı konulması kararı aldığı YouTube’da, benzer nitelikte görüntülerin yer alması üzerine bir yasak kararı daha aldı.
Yasağın kalkması için, kanunda “yer sağlayıcı” olarak tanımlanan YouTube’un videoyu kaldrması ve ilgili savcılığın harekete geçmesi gerekiyor. Bu gerçekleşinceye kadar, Youtube sitesi ve söz konusu video, tüm dünyadan izlenebildiği halde, Türkiye’deki kullanıcılara yasak.
İnternete sansür uygulayan ülkeler
İLK YASAK İSTANBUL’DAN GELDİ
Türkiye’de YouTube yasağı ilk değil. Türkiye’nin ilk “YouTube şoku” 8 Mart 2007 tarihinde gerçekleşti.
YouTube’da, Türk bayrağı ve Atatürk’ün görüntüleri üzerine İngilizce küfürler yazıldığı gerekçesiyle valiliğe yapılan başvuru sonucu, İstanbul Nöbetçi Sulh Ceza Mahkemesi soruşturma başlattı, siteye erişimi kapattı.
Söz konusu videoyu yayından kaldıran YouTube, bu tip görüntülerin bir daha yayınlanmaması için gerekli çalışmaların sürdüğünü duyurdu. YouTube sözünü tutup görüntüleri siteden kaldırınca, 10 Mart tarihinde siteye erişim yasağı kalktı.
“TERBİYESİZ, KENDİNİ BİLMEZLERİN İŞİ”
Yasak 48 saatte bitti ama yankısı günlerce sürdü. Sivil toplum kuruluşları harekete geçip yasağa tepki gösterdi. Bilişim Derneği Hukuk Çalışma Grubu yasağı ” sansür” olarak niteledi.
“Kendini bilmez bir insanın yaptığı terbiyesizce bir durum için YouTube’dan videonun kaldırılmasını istemek yerine tüm Türk halkının bu siteye erişiminin yasaklanmasına karşı gelen insanların başlattığı dijital imza kampanyası” sloganıyla açılan
www.youtubeyasagi.com adlı site, yasağa karşı binlerce imza topladı.
“DÜNYAYA REZİL OLUYORUZ”
MSNBC, BBC, International Herald Tribune gibi uluslararası basın-yayın organları, Türkiye’deki yasağı dünyaya duyurdu.
Konuyu ele alan bazı köşe yazarları, YouTube yasağının Türkiye’nin geleceğini 301’den daha fazla etkileyeceğini vurguladı; “Türkiye’nin dünyaya rezil olduğunu” yazdı.
İKİNCİ YASAK SİVAS’TAN GELDİ
İstanbul Nöbetçi Sulh Ceza Mahkemesi’nin kararından altı ay sonra, bu kez Sivas Sulh Ceza Mahkemesi’nde yasak gündeme geldi.
Sivas’ta yaşayan Ali K.’nin, YouTube’da Atatürk, Cumhurbaşkanı Gül, Başbakan Erdoğan ve Türk Silahlı Kuvvetleri’ne haraket içeren görüntüler bulunduğu iddiasıyla, 3 Eylül 2007’de Sivas Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulundu. Başsavcılık görüntüleri bilirkişiye inceletti; görüntüler cd’ye kaydedilip mahkemeye sunuldu ve YouTube’un yasaklanmasına karar verdi.
YOUTUBE: BAZI ÜLKELERDE POLİTİK HASSASİYET VAR
İkinci yasak kararı üzerine yine bir açıklama yapan YouTube, Türkiye’deki yetkili makamlarla işbirliğine hazır olduğunu tekrar ifade etti.
YouTube ayrıca, “İnternetin herkese kendini ifade etme imkanı tanıdığını, ancak kişilerin ifade biçimlerinin bazı ülkelerin kültürel ve politik konudaki hassasiyetine dokunduğunu” kaydetti.
Yasak kararı üzerine görüntüleri kaldıran Youtube açıldı, ancak bir süre sonra benzer nitelikte görüntülerin tekrar YouTube’da yer aldığını belirleyen Sivas 2. Sulh Ceza Mahkemesi, re’sen soruşturma başlatarak, bir yasak kararı daha aldı.
KRALİÇE BİLE KULLANIYOR AMA...
ABD’nin Berkeley Üniversitesi’nin ders yayını yaptığı, İngiltere Kraliçesi’nin kendi kanalını açtırdığı, eski İngiltere Başbakanı Tony Blair’in Fransa Cumhurbaşkanı Sarkozy’ye kutlama gönderdiği YouTube’u yasaklayan ülke sadece Türkiye değil.
İRAN’DA WİKİPEDİA DA YASAKLANMIŞTI
2006 yılının Temmuz ayında YouTube’a girişi geçici olarak engelleyen İran, yıldızının barışmadığı ABD menşeili ‘ansiklopedi’ Wikipedia’ya ve New York Times gazetesinin sitesine de erişimi yasaklamıştı.
YUNAN SAVUNMA BAKANLIĞI İNTERNET JANDARMASI KURDU
Yunanistan Savunma Bakanlığı da, Türkiye’nin ilk YouTube yasağıyla tanıştığı Mart 2007 yılında, başta YouTube olmak üzere çok sayıda internet sitesini kontrol etmek için harekete geçti. Yunan Kara Kuvvetleri Komutanlığı, internet sitelerindeki ırkçılık, kin ve nefret uyandıran görüntüleri önlemek amacıyla sanal jandarma birimi kurduğunu açıklamış, bu adımın arkasında orduda görev yapan bir binbaşının eşcinsel sitelerinde görüntü yayınlaması olduğu tartışılmıştı.
TAYLAND KRALI “ALAY” EDEN VİDEOYA KIRILDI
2007 yılının Nisan ayında, Tayland Kralı Bhuminol Adulyadej de, YouTube’da kendisiyle alay eden bir videonun yayınlanması üzerine siteye erişimi engellemişti. Yasağı savunan Tayland Haberleşme Bakanı, halkın krallarına ilişkin videonun içeriğine “çok kırıldığını” ve kararı bu yüzden aldıklarını söylemişti. YouTube yöneticileri ise, ABD Başkanı George W. Bush ile alay eden sgörüntüler bulunmasına rağmen yayından kaldırmadıklarını söyleyerek kendilerini savunmuştu.
PENTAGON’UN GEREKÇESİ: BÜYÜK RESİM YAVAŞLATIYOR
ABD’de ise, geçen Mayıs ayında, Irak’ta çekilen savaş ve terörle mücadele görüntüleri YouTube’da yayınlanınca, Pentagon, bölgede savaşan askerlerine YouTube ve MySpace gibi görüntü paylaşım sitelerine girmeyi yasaklamıştı. Pentagon, yasağa gerekçe olarak, askerlerin ailelerine gönderdiği video ve resim dosyalarının çok büyük olmasını ve bilgisayar sistemini yavaşlatmasını gösterdiyse de, yasak kararının operasyonların güvenliğini tehlikeye atmama isteğinden kaynaklandığı konuşulmuştu.
-
Yazan: 22 - 01 - 2008 : 20.50 - esnaf035
15-12-2007 tarihinde bi akarabam ile ortaklık sözleşmesi yaptık sözleşmede
maddeler olarak
1-işyeri bana aittir
2-demirbaslar bana aittir
3-10,000 ytl ile ortaklıga girmiştir sahıs
4-sahısa ben 10,000 ytl lik teminat senedi vermişimdir
YAZIYOR VE 2 SAHİTLE İmzalanarak her 2 taraftada birer nushası bulunuyor.. sahısla 16-01-2008 tarihinde anlasamayarak ayrıldık ve parasının bir kısmını geri iade ettim ve calıştıgımız sure içersinde gunluk olarak 25ytl sahısa verdim sahıs 19-01 tarihinde geldi ve parasının kalanını istedi bende pazartesi yani 21-01tarihinde verecegimi soyledim ve o gunde kalan 7000 ytlsini verecektim fakat 21-01 2008 saat 17:00 da ittiyatlı tedbir kararı ile baska bir sahıs üzerinden 10,000 ytl lik senedi icra usulu tahsiline geldiler ve benim teminat senedi olarak verdiğim senedin bosluklarına nakten yazılmış ve ödeme tarihi de 01-01-2008 yazılarak senette tarih yoktu sadece imza attıgım yerin üstüne tarih yazdım 14-12-2007 yazıyordu sahıs teminat senedini ciro ettiği için suclu duruma dusuyormu ve senedin teminat senedi oldugunu kanıtlamam için baska bir senet cıkaramaması sonucunda bu senet teminat senedi oldugu anlasılırmı birkaç avukatla gorustum her biri baska bi yol izlememi soyledi ne yapacagımı sasırdım acıkcası ve bugun itibari ile avukatı tekrar icraya gelecegini soyledi ve paranın en az 7000 lirasını yatırmam gerektiğini soyledi ve bende avukatına dava numarasını yazdırarak elinden 2008/4xx dosyasına maksuben 7000 ytl aldım yazılı imzalı kagıdımı alarak ödedim sure kazanmak istedim ve 1 hafta sure aldım aslında borcumun tamamını su anda ödedim fakat elimde sadece 7000 lirası ödendi gorunuyor resmi evrakta ama bunu cok fazla sahitlendirebilirim ödediğime dair toplamını sahsın sahtekarlık yaparak bu senedi satması onu suclu duruma dusurdugunu biliyorum ama ne yapmalıyım bana yardımcı olan butun arkadaslarıma simdiden teşekkur ediyorum
-
Yazan: 22 - 01 - 2008 : 20.37 - ümit36
Merhaba,
Muzdarip olduğum bir konu hakkında yorumlarınızı rica ediyorum. 3 ay önce şu an kiracı olduğum en üst katta olan eve taşındım. Karşılaştığım birçok tadilat sorununu evsahibi ile hallettikten sonra, şimdiki sorun benim daireme gelen temiz su hattının alt katta ki evden geçen bölümünün su kaçırması neticesinde onun altındaki evin devamlı su içinde kalması. Alt iki katında su tamiratını benim yaptırmamı istiyorlar. Benim daireme gelen hat olması nedeniyle bütün katlarda olan su tamiratlarından ben mi sorumluyum yoksa o dairede oturan kişi mi sorumlu? Cevaplarsanız memnun olurum. Teşekkürler.
-
Yazan: 22 - 01 - 2008 : 19.49 - laterna
2006 yılında 226 gün, haziran-eylül 2007 de ise 91 gün prim ödemem mevcut. Yeni işimde 7ocak 2008 itibari ile prim ödemelerim tekrar başladı. Sağlık karnem mevcut fakat sağlık kurumlarında ssk sağlık karnemi kullanabilmem için müstehaklık sorgulamasında "MÜSTAHAK DEĞİLDİR...Isten cikis(+9gun) tarihinden bir sene geriye yonelik olarak toplam 120 gunluk prim bulunamamistir" uyarısı veriliyor.
bu durumda
1)90 gününü doldurmadan sağlık kurumlarına başvurularımda ssk karnemi kullanamaz mıyım?
2)"iş kazası ve mesleki hastalık" dışında bir rahatsızlığım oldugunda, ve rapor kullanmak istediğimde üniversite hastanesinden ücretli hasta olarak alacağım raporun geçerliliği olur mu?
şubat ayının ortasında bir operasyon geçirmem gerekiyor, onun için bu bilgi benim için önemli, iş verenimin muhasebecisinden yeterli bilgi alamıyorum.
teşekkürler
-
Şahsın bana açtığı manevi tazminat davsında, 25.12.2007 tarihindeki duruşmaya,avukat ve davacı gelmemiş dava düşmüş , fakat davacı avukatın 04.01.2008 tarihinde düşen davanın tenilenmesini istediği dilekçesi vermiş , mahkeme davayı yenilemiş .
Tazminat davası yenilenmesi doğrumudur? Benim bu durumda ne yapmam gerekir?
Saygılarımla iyi çalışmalar.
-
Yazan: 22 - 01 - 2008 : 18.37 - samet6117
arkadaşlar ben 2500 ytl açık hesap ile bilgisayar aldım senetim var toplam 14 ay taksit yaptırdım 7 taksit ödedim 6 taksit ödeyemedim toplamda 7 ay ödeme yapmadım 1100 kalan taksit senet faizi ne olur tahminen 1600 olur mu? yardımcı olursanız sevinirim açık hesapta faiz olurmu?
-
Yazan: 22 - 01 - 2008 : 18.28 - eribo
Merhabalar
iki arkadaş adi ortak olarak işyeri açtık birtakım sorunlardan dolayı işyeri 90.000 ytl kadar borcu oluştu ve ortağım ortaklıktan ayrıldı.bütün borçlar üstüme kaldi.ve ortağıma verdiğim 15000 dolarlık senet vardı.onuda alamadım.neticede bu 90000 ytl borcu herşeyimi satarak ödedim sande ortak olarak kalan vergi borcumuz kaldı.şimdi eski ortak elindeki senedi icraya verdi.vergi dairesi ortağımın elindeki senedede el koyabilirmi? çünkü bu para haksızda olsa benden çıkacak ama ben en azından ortağa verecek olan parayı vergi dairesinin almasını istiyorum.Konu hakkında yardımcı olursanız çok sevinirim.
-
Sahte kimlikle kredi kartı çıkartmanın cezası nedir?
-
Merhaba grup üyeleri,
başlıktaki cümle ile geçenlerde bir ilan verdim, ve bir firma konuyla ilgilendi.
Yaklaşık 30-33000 ytl vergi borcu olan limited şirket sahibiyim.
Şahıslar firmamım temiz olmasından yola çıkarak (kredibilite ve cirosu) şirketimi alacaklar, daha sonradan etkilenmemem için neler yapmalıyım, nasıl bir devir yapmalıyım, forumlardaki birkaç örnekte şunu gördüm, eğer sadece noter kanalıyla yaparsam sorun çıkıyormuş, ticaret odasına işletmek (benimki Bursa'ya bağlı ,Konya'ya devir olacak ) yani tescil ettirmek benim tüm sorumluluğumu alrmı?
Benim zamanımdaki borçlarım devlet benden alır mı?
Böyle bir soruna karşılaşmamak için ne yapmalıyım.
Selamlar,
ilker,
-
-
-
Yazan: 22 - 01 - 2008 : 17.17 - vangerof
Merhabalar,
Annem kanser hastası ve yaklaşık 2,5 yıldır tedavi görüyor.Ve hastalığının gereği olarak "herceptin" isimli ilacı kullanması gerekiyor.Bu ilaç haftada bir kez olmak üzere ayda dört kez alınıyor ve fiyatı şu an 1300 ytl.
Annemin emekli sandığı güvencesi var ama sigorta builacın sadece dokuz haftalık kısmını karşılıyor,ayrıca bu ilaç en az bir yılkullanılıyor yani geriye kalan kısmını cebimizden vermek zorunda kaldık.Şimdi izmirden bir vatandaşımız bu konuyla ilgili dava açmış ve danıştay da bundan sonra ilacın ücretinin tamamının sağlık bakanlığı tarafından ödenmesine karar vermiş.
Öğrenmek istediğim konu ise,bundan önceki mağduriyetimiz giderilebilirmi hukuki açıdan nasıl bir hak iddaa edebiliriz ?
Saygılar.
-
-
-
Hukuk Makaleleri ve Mevzuat Kısmına yeni bir hukuki kaynak eklendi, üzerinde tartışmak ister misiniz :
Yaş Tashihi Davası - Bir kimsenin doğmadan önce nüfusa tescil edilemeyeceği
-
Yazan: 22 - 01 - 2008 : 16.49 - dapsiya
Yurtdışı çalısmalarından dolayı borçlanma yapılabilmesi için sosyal güvenlik anlaşması imzalanan ülkelerdemi çalışılması gerek,yoksa türkiye dışı herhangi bir ülkede çalışan vatandaş yurtdışı borçlanma yapabilirmi
Şimdiden teşekkür derim
-
Yazan: 22 - 01 - 2008 : 16.28 - mcht_z
Merhabalar değerli arkadaşlar bir konunun çözümünde yardımlarınızı rica ediyorum :
DAVACI : K.H.
MÜŞTEKİ : ....
ŞÜPHELİ : Benim isim ve diğer bilgilerim.
SUÇ : Suç eşyasının alınması veya kabul edilmesi.
SUÇ TARİHİ : 07/02/2007 - 13/05/2007
SEVK MADDESİ : Türk Ceza Kanunu 165/1,53
DELİLLER : 16/05/2007 tarihi iletişimin tespiti raporu,
SORUŞTURMA EVRAKI İNCELENDİ:
Müşteki ........ 'un 31/12/2006 tarihinde Pendik, Kadıköy Dolmuşunda
Nokia N70 cep telefonunun çalınması olayının faillerinin tespiti amacı ike yapılan tahkikatta, yukarıda açık kimliği yazılı şüpheli ........'ın suça konu cep telefonunu 07.02.2007 ile 13.05.2007 tarihleri arasında kullandığı 16.05.2007 tarihli iletişimin tespit raporu çerçevesinde tespit edildiği,
Şüphelinin yargılanması,
Eylemi sabit görüldüğünde yukarıda yazılı sevk maddeleri uyarınca CEZALANDIRILMASINA karar verilmesi kamu adına mütalaa ve talep olunur. 05/12/2007
Cumhuriyet Savcısı
Tarafıma gönderilen iddianame bu. Ben sözü geçen cep telefonunu bir mağazadan ikinci el olarak almıştım fakat fatura kestiremedim. İkinci el cihazlara sanırım fatura kesmek istemiyorlar. Yine sözü geçen zaman zarfında cihazı kullandım ve aynı aldığım yere geri verdim. Tüm bu olanlar sırasında telefonun çalıntı olduğu hususunda bir bilgi sahibi değildim ve emniyetin imei (seri numarası) sorgulama sayfasında da hakkında herhangi bir çalıntı kaydı yoktu fakat tüm bu olanlardan bir kaç ay sonra savcılıktan çağrıldım ifade verdim şimdi ise mahkemeye çağrılıyorum. Bu mahkemenin sonucu hakkında, kendimi savunma sistemim hakkında ve adı geçen kanun maddesinin yorumu hakkında yardımlarını rica ediyorum. Bunların yanında telefonu aldığım bayiden bana o telefonu sattıklarına dair bir belge almam vaziyetin seyrini değiştirir mi ? Bende ufak ve çaylak bir Kamu Yönetimi öğrencisi olsam da işin içinden çıkamadım ve çok canım sıkıldı ilk defa başıma geliyor :(
Teşekkür ederim...
-
arkadaşlar geçen sene diyarbakırdan 2. el ama halen garantisi devam eden Nokia N70 telefon aldım.garanti belgesi elimde ancak telefonun faturası bende yok.telefonun garantisi 12 şubat 2008 de bitiyor.geçenlerde telefonum bozuldu.ekranı garipleşti.telefonum ONPA diye bir şirket garantisinde ve servisi sadece sirkeci/istanbulda varmış.ONPA'ya aradım telefonum bozuldu diye.ben hatayda olduğum için kargoyla gönderin yapalım dediler.3 ocakta kargoyla gönderdim ve 5 gün sonra bana bu arıza garanti dışıdır isterseniz 60 dolara yaparız dediler.ısrar edince en son 40 ytl olur dediler ve posta havalesi ile 40 ytl yi gönderdim.telefonun yapılıp gelmesini bekliyordum.az önce tekrar aradım bana telefonun anakartında sorun var ve bu telefon olmaz size tekrar göndereceğiz dediler.aklımda şüpheler kaldı,belkide içinden parça bile sökmüş olabilirler.tekrar rica falan ettim tamam başka bir anlaştığımız servise gönderelim sonucu bekleyelim dediler.şimdi ben bu durumda ne yapmalıyım?lütfen bana bi akıl verirseniz sevinirim.hatayda kırsal bir yerde olduğum için çokta fazla irtibat kuracağım yer yoktur.bana akıl verirseniz sevinirim.teşekkür ederim şimdiden hepinize.
-
Yazan: 22 - 01 - 2008 : 16.24 - megreti
Merhabalar
Karşı komsum ve eskinden arkadaşım olan fakat su an goruşmedigim bu kişiden email yoluyla ciddi hakaretlere maruz kalmış bulunmaktayım.Psikolojik sorunlusun vb. hatta kufurlu maiilerdir.
Dava açmak istiyorum
Kabul gorur mu?
Bir cezası varmı ?
Bilgi verebilirseniz çok sevinirm.
-
Yazan: 22 - 01 - 2008 : 16.17 - laterna
2006 yılında 226 gün, haziran-eylül 2007 de ise 91 gün prim ödemem mevcut. Yeni işimde 7ocak 2008 itibari ile prim ödemelerim tekrar başladı. Sağlık karnem mevcut fakat sağlık kurumlarında ssk sağlık karnemi kullanabilmem için müstehaklık sorgulamasında "MÜSTAHAK DEĞİLDİR...Isten cikis(+9gun) tarihinden bir sene geriye yonelik olarak toplam 120 gunluk prim bulunamamistir" uyarısı veriliyor.
bu durumda
1)90 gününü doldurmadan sağlık kurumlarına başvurularımda ssk karnemi kullanamaz mıyım?
2)"iş kazası ve mesleki hastalık" dışında bir rahatsızlığım oldugunda, ve rapor kullanmak istediğimde üniversite hastanesinden ücretli hasta olarak alacağım raporun geçerliliği olur mu?
şubat ayının ortasında bir operasyon geçirmem gerekiyor, onun için bu bilgi benim için önemli, iş verenimin muhasebecisinden yeterli bilgi alamıyorum.
teşekkürler
-
Yazan: 22 - 01 - 2008 : 16.16 - megreti
Merhabalar,
Beni tanıyan bilen ve kim oldugunu bildigim bir şahıs tarafından email yoluyla çeşitli hakaretlere ugramış bulunmaktayım.
Dava açmak istiyorum kabul gorur mu?
Nasıl bir yol takip etmeliyim?
Cezası ne olabilir?
Konu ile ilgili bilgi verirseniz çok sevinirim.
İyi Çalışmalar
-
Yazan: 22 - 01 - 2008 : 16.07 - ngncskn
Öncelikle şunu belirtmek isterim ki ; sitenizin yeni bir kullanıcısıyım. Bu yüzden site kurallarına aykırı olabilecek bir tutum sergileyebilecek olmamdan ötürü affınıza sığınıyorum.
Forum icinde arama ragmen cevabını bulamadıgım bazı sorularım var.
Ben üniversite ögrencisiyim ve kefilsiz/garantörsüz dagıtılan kredi kartlarından birine sahibim. Bu karta ait borçlarımdan dolayı yasal takip başlatıldı, elime tebligat geçmedi ama geçtiği takdirde mal beyanında bulunacagımı varsayarak bundan sonraki sürec hakkında bilgi sahibi olmak istiyorum.
Öncelikli sorularım;
1. ) Haciz islemi ne zaman gercekleşir? Bunun yasal / tahmini bir süresi var mıdır?
2. ) Haciz isleminin gerceklesmesinden sonra hacze deger mal bulunmaması yada haczedilen malların, borcun bir kısmını karşılaması halinde, bundan sonraki süreçte nelerle karşılaşabilirim ? Borcumdan tamamıyla kurtulma ihtimalim sözkonusu mu ?
Teşekkür ederim...
-
Yazan: 22 - 01 - 2008 : 15.56 - huzeyfe
Merhaba Arkadaşlar
Yaklaşık 2 sene önce bir kpss kursuna kaydımı yaptırdım.2 aylık bir kursdu.Fakat 1 ay gittim ve hoşnut kalmadım.Daha sonra ayrılmak istedim ve yöneticilere yarı parasını vereyim senedimi verin dedim.Çünki 2 aylık bir kursa 1 ay gittim.2 ay bedeli 400ytl idi.200ytl vereyim bir de kitap vermişlerdi onun da parasını vereyim senedimi verin demiştim.Kabul etmediler.Bende o halde ödemiyorum senedimi deyip terketmiştim ortamı.Şimdi 2 sene geçmesine rağmen arıyorlar ki senedi icraya vereceğiz diye.Bana ne gibi yaptırım uygulayabilirler veya ben hak idda edebilirmiyim?Üzerime kayıtlı hiç bir taşınmaz yok.Sigortam da yok.Yaşım 20.Ayrıca senedin vadesi geçeli yaklaşık 2 sene olmuş.
-
İş mahkemesinden kazandığım tazminatı şahsın nakil terk yaptığından dolayı,35.maddeyi uygulatıp şahsın emekli sandığındaki maaşına icra talebinde bulundum.2 ay oldu cevap yok,bu arada şahısın bağlı olduğu mah.muhtarlığını buldum ama evlenmiş bu arada,şaştım kaldım nerde yanlış yapıyorum yada ne yapmam gerekiyor.Yardımlarınız için şimdiden teşekkür ederim.
-
Yanlış öğrenmediysem kredi kartı borçlarının zamanaşımı süresi 10 yılmış.Bu 10 yıllık sürenin başlangıç tarihi acaba hangi tarihtir.Taksitlerin başladığı,bittiği yada icranın ödeme emri gönderdiği tarihmidir?Ve bu on yıl geçtikten sonra borcumu ödemek istesem uygulanan yüksek faiz o zamanda devam edermi?
Yani daha makul bir fiyat o zaman karşıma çıkarmı?Yahutta 10 yıl geçtikten sonra hiç ödemesem ne olur?
(Mutlaka anaparayı ve bir kısım faizi ödemeyi istiyorum.Ama bankalar çok acımasız.Uyguladıkları faizle, azı ödeyememiş insana daha fazlasını ödettirmeye çalışıyolar.)
-
Yazan: 22 - 01 - 2008 : 15.34 - layla41
Merhabalar daha önceden sizlere yazmıştım eşim uyuşturucu bulundurmaktan cezaevine girmişti.Ancak 65gün geçmesine rağmen mahkemesi yapılmadı.Eşimi bugün c tipi kapalı cezaevine yolamışlar bu bizden çok uzak;benim öğrenmek istediğim mahkemesi davası daha açılmadan c tipine neden gönderiliyor? Ayrıca c tipinde görüş yok deniyor bana bu konuda bilgi veriseniz çok sevinirim.Birde cezaevi numaralarını nerden bulabilirim.... saygılarımla
-
Merhaba arkadaşlar bugün benim hakkımda 39/1-a (Sürücü belgesi sınıfına göre yetkisiz araç kullanmak) maddesinden dolayı tutanak tutuldu. Acaba bundan sonraki aşama nedir? Hangi işleme tabi olacağım? cevaplarınızı bekliyorum şimdiden teşekkürler:)
-
Merhabalar;
Arkadaşımın babası yaşıyorken 5 kardeşten birine, yaşı 70 in üzerinde olmasına rağmen dairesinin birini satmıştır, ve bundan diğer kardeşlerin haberi yoktur. Satış yapılan kardeş ve baba ölmüştür diğer 4 kardeşin bu satılan daireden hak sahibi olup olmadığı ve yapılması gereken hukuki işlemler ne olmalıdır?
Teşekkür ederim..
-
Yazan: 22 - 01 - 2008 : 14.41 - syılmaz
Eşime ev sahibinin kızı evden çıkartmak amacı ile ağır ithamlarda bulunarak ,merdiven temizliği bahana edilerek,küfürve hakaretlerde bulunmuş,eşimde cevap vermiş aynı kelimeleri iade etmiş.,aynı gün karakola giderek eşim mağdur olarak şikayet te bulunmuş.karşı tarafında ifadeleri alınıp savcılığa sevk edilmiş.karşı taraf 15 gün sonra da bizden şikayetci olup aynı işlemleri yapmış.karşı taraf suçlu ve iki tanığı babası ve kardeşi eşimin ise 9,15 yaşında iki çocuğu tanığıdıraynı zamanda çocuklarım'ada küfür,hakaret etmiş. c.savcılığının eşimin 5237 sayılı 106/1-1. 125/1. 53/1-2 maddeleri uyarınca cezalandrılımasına karar vermiş karşı taraf için takipsizlik kararı vermiş.bu durumda Lütfen ne yapmamız gerekiyor., Yardımlarınızı rica ediyorum.
-
Yazan: 22 - 01 - 2008 : 14.31 - sineme
Merhabalar,
Yaklaşık 5 yıldır bir hukuk firmasında asistan olarak çalışıyorum. Başladığım andan itibaren sigortamı yapmadılar yani sigortam 10 ay geç başlatıldı. Bununla birlikte almış olduğum ücret resmi kayıtlarda gösterilmiyor. Asgari ücretten gösteriliyorum.
İş koşullarının uygun olmaması nedeniyle eşim işten ayrılmamı talep ediyor, henüz evleneli bir yıl dolmadı. Kıdem tazminatı alabilir miyim? Alırsam bu kıdem tazminatı nasıl hesaplanacak? Almış olduğum net ücret geçen sene banka için imzalattığım bir maaş yazısında gözüküyor. bunun haricinde elimde maaşımı belgeleyen başka bir şey yok. Sizden ricam problem olmadan firmadan nasıl ayrılabilirim? tazminatımı ödeyeceklerini düşünmüyorum, eğer böyle bir hakkım varsa nasıl alabilirim? Eğer işten bu sebeple ayrılırsam ne kadar süre başka bir yerde çalışmamam gerekiyor? İlginize ve yardımınıza şimdiden teşekkür ederim.
-
Yazan: 22 - 01 - 2008 : 13.55 - horasan34
Iyi gunler ,
Bir arkadasim 10 günlük disiplin hapsi almis cezasini cekmesi icin infaz bolumunden cagri evragi gelmis ve 10 gun icinde infaz bolumune gelmesi belirtilmis.Simdi benim bir kac sorum var acaba bu ceza para cezasina cevrilebiliyor mu ?Borc 1000 Ytl yada avukat ile gorusup bu ucretin yarısını yatırsak 500 ytl cezadan vazgecermi ? Birde 10 gunluk sure taahhüt tarihinde itibaren 10 gun icinde mi arkadasa cuma gunu gelmis ne zamana kadar teslim olmasi gerekiyor.Bu konu ile ilgili bilgi vermenizi rica ediyorum..iyi calismalar
Saygilarimla
-
Yazan: 22 - 01 - 2008 : 13.38 - julius75
- 26.01.2007 de işden çıkarıldım, hemen akabin de işsizlik parası almaya başladım.
- Haziran ayında kısa dönemli bir siğortalı çalışmam oldu, 1 ay içersinde bu durumu İşkur a bildirdim.
- Aralık 2007 de bir tebliğ aldım İşkur dan fazla ödemeleri geri ödememi istiyorlar, Şişli İşkur a gittim ve giriş, çıkış evraklarımı teslim ettiğimi beyan ettim, fakat evraklar işleme alınmamış giriş, çıkış evraklarının fotokopilerinin bende olduğunu ve neden işleme alınmadığı hususunda dilekçe verdim, dilekçeye yanıt olarak yapacak bir şey yok biz kayda alınmamış evrakdan sorumlu değiliz dediler.
- Teslim alırken imza veya teslim alındığına dair bir kağıt vermiyorlar ve takibi imkansız, şu an halen çalışmamaktayım, hem işsizlik paramdan oldum hemde üstüne ceza ödemek zorundayım.
- Lütfen bir yol gösterin.
Saygılarımla.
Metin KAYA
-
Yazan: 22 - 01 - 2008 : 13.28 - eXeXXe
1.4924 sözlesmeli doktor olarak görev yapmaktayız.ilimiz aile hekimliğine 1 yıl icinde gececek bulunmakta.aile hekımlıgını kabul etmememız durumunda sozlesmemıze gore baska yerde calıstırılamayız.toplum saglıgı merkezıne cekılmemızın yanlıs olacagını dusunuyorum.bu durumda ne olacak .aile hekimliğine gecildigi taktırde sozlesmelı doktor kadrosu o saglık ocagından sılınıyor.gecıcı gorevlendırme yapılamyorsak nerede calısacagız.
2.beldede gorev yapıyoruz ve bu beldeye acil 112 saglık ocagına entegre edılme uygulaması var.beldeye 112 acılması uygunmudur.ayrıca 112 nın kendı kadrosu olacagından gorevlendırılemeyen bızler.nasıl calıstırılacagız bu bırımde.ıstemezsek.
saygılarımla....
-
sayın meslektaşlarım, mesleğe yeni başlamış biri olarak aldığım ilk davada fikirlerinize çok ihtiyacım var.Yardımlarınız için şimdiden çok teşekkürler...
Müvekkilim bir zamanların furyası olan jet-pa'dan konut satın almak için jet-pa ile 1997 yılında konut satış sözleşmesi imzalıyor. Sözleşmede konutların 30.06.2001 yılında teslim edileceği taahhüdü yer almasına rağmen, bilindiği gibi jet-pa'nın sahibi olan Fadıl Akgündüz hakkında başlatılan cezai işlemler nedeniyle konutların inşası yarım bırakılıyor. Müvekkilim bütün taksitlerini ödemiş durumda fakat sözleşmede yer alan tapunun konut teslimiyle birlikte verileceği şartı nedeniyle payı üzerinde hiçbir hakka sahip bulunmamakta. Açacağımız dava ile kat irtifakının müvekkil adına tapuya tescilini talep edicez ama sorun şu ki Fadıl Akgündüz'ün bütün malvarlığına 2005 yılında ihtiyati tedbir konulmuş. Bu durumda bizim tescil talebimiz bir sonuca ulaşır mı? İzlemem gereken başka bir yol var mı?
-
Yazan: 22 - 01 - 2008 : 13.06 - lastluxor
1951 doğumluyum. Eğitim nedeni ile çok uzun süredir Mısır da Kahire deyim 2000 yılında Doktora derecesi aldım. Ama Türkiye de denkliği yok.
1985 yılında askerlik yapmadığım için vatandaşlıktan çıkarıldım. 2006 sonunda yeniden vatandaşlığa başvurdum. Eylül 2007 de yeniden vatandaşlığa kabul edildim.
1- Şu anda Türkiye ye geldiğim taktirde askere alınırmıyım?
2- Yaşım 57, Fakat 55 den sonra askere alınmadığına dair bir bilgi geldi doğrumudur?
3- Mısır da yasal çalışmam olmadığı için dovizle askerlik başvurusu yapamıyorum. İşci olmadan dövizle askerlik yapabilirmiyim. Bu konuda görüş ve önerilerinizi acilen bekliyorum.
-
Yazan: 22 - 01 - 2008 : 12.33 - ozancat
Merhaba,
2004 Yılında geçirdiğim trafik kazasında Bilirkişi maddi-manevi 100.000ytl tazminat öngördü.Bunun yaklaşık 40.000ytlsi zorunlu trafik sigortası tarafından karşı tarafa ödendi.Çarptığım araç anneme aitti.ve bedeli yaklaşık 10.000ytl.Üzerime kayıtlı herhangi bir malvarlığı yok.Asgari ücret üzerinden çalışıyorum ve ailemle ikamet ediyorum.
1-Oturduğum evin tapusu babamın üzerine.Maaşımın 1/4ü ,Araba ve Eşyalar dışında tapuyada haciz gelirmi? (Araba dışında annemin de herhangi bir geliri yok)
2-Dava sonuçlandı bundan sonraki süreç nasıl devam edecek? Eve Düzenli olarak icramı gelecek? Ödeyebileceğim bir miktar değil ömrümün sonuna kadar adıma kayıtlı bir mal yapamayacağım heralde. hayatımın sonuna kadar maaşımın 1/4ünden kesinti yapılsa ancak aylık faizini ödeyebilirim galiba?
3-Davanın zamanaşımına girmesi için kaç yıl gerekir?
Şimdiden teşekkürler..
-
Selam arkadaşlar.Yeni üye oldum.Dükkan sahibimle aramdaki bir sorunu paylaşmak istedim.Antalya'da B.onat civarında büfe işletmecisiyim.Kiram 400 ytl.Dükkan sahibim Civardaki kiraları göstererek fazla zam yapmak istiyor.Zaten dükkanın devir hakkınıda vermiyor.Ama ben alırken böyle bir söylemde bulunmadı ve 6 ay devir aldığım kişinin sözleşmesinden yararlandırdı.
Bu dükkan sahibini ne yapmalıyım..Lütfen yardım..Yoksa katil olcam..25 bin ytl hava parası saydım ben o dükkana.Ama şimdi devir hakkı yok diyor..
-
Yazan: 22 - 01 - 2008 : 11.29 - kefum
Sitenin yöneticilerine ve yanıt veren değerli şahsiyetlere milyonlarca teşekkürler.
SSK primi gün sayımı doldurdurup İşverenimden Kıdem tazminatını alarak ayrılmak gibi bir niyetim var.
SSK'nın web sayfasında yaş sınırımı 9 yıl sonra dolduruyorum.Yani 5900 günüm 9 yıl sonra soluyor.
Kendim hesapladığım zaman da;
5900-3310 gün (SSK lı gün sayım) =2590/365gün=7 yıl gibi bir süre buluyorum.
Beni mazur görün nolur kafam çok karıştı.Ben nerede hata yapıyorum:))
Saygı ile kalın
-
Yazan: 22 - 01 - 2008 : 11.24 - erkcan
Üç gün önce bir cep telefonu aldım. Nokia E65. Piyasası 600 YTL ile 660 YTL arasında değişiyor. HSBC kredi kartımda 300 ytl, İş bankası kredi kartımda 300 ytl para kredisi vardı. Ayrıca bir de toplamda 30 ytl hediye para vardı. HSBC kartına 300/6 taksit, iş bankasına 300/2 taksit yaptılar ve telefonu aldım. Toplamda bana 630 a maloldu. Telefonu sonradan yanlış özelliklerde aldığım için ertesi gün gittim ve Nokia 6120 ile değiştirmek istediğimi söyledim. Nokia 6120 nin fiyatı piyasada 460 ile 510 ytl arası değişiyor. Bana E65 e sim kart taktığım için telefonun 2. el e düştüğünü söylediler. Bunu düzeltmek için Turkcell e 70-80 ytl arası bir ücret ödemeleri gerektiğini söylediler. Nokia 6120 nin de fiyatının 585 ytl olduğunu söylediler. HSBC nin 6 taksit seçeneğinde o 300 ytl nin bunların hesabına kesintili olarak eksik geçtiğini söylediler. İş bankasından da kesinti olduğunu söylediler. Ve telefonu aldıktan sonra yeni faturayı da, (bulunduğumuz günün tarihiyle, yeni tarihle) 500 ytl olarak yazmamız gerekiyor dediler. Ve hızlı hızlı hesap makinesinde birkaç işlem yaptıktan sonra benden 60 ytl daha istediler, verdim. Dükkandan çıktığımda 500 ytl faturası görünen bir telefona toplamda 690 ytl ücret ödediğimin farkına vardım. Çok rahat yalan söyleyebiliyorlar. Eve gittim HSBC yi aradım. 300 milyon kesintisiz olarak satıcıya aktarılır dediler. İş bankası da ufak bir kesinti olur dedi. Telekomünikasyon A.Ş. genel müdürlüğünü aradım, IMEI sildirerek telefonu tekrar "0 lama" gibi bir seçeneğin olmadığını söylediler. Bir çok telefoncuya sordum onlar da aynı cevabı verdi. Bundan sonra bir arkadaşımı bu dükkana göndererek telefonun fiyatını sormasını istedim, ona da 510 ytl demişler. Dükkana tekrar girdim arkadaşımla beraber. Gözümüzün içine baka baka hayır öyle birşey söylemedik dediler. "Benim elimde yok ki telefon, niye fiyat veriyim?" dediler. IMEI sildirme gibi bir seçeneğin olmadığını öğrendiğimi ve HSBC nin kesinti yapmadığını öğrendiğimi söyledim. Yalanlarına devam ettiler. Neticede 510 milyonluk telefonu bana 690 milyona satmış oldular. Ve faturaya da 500 ytl olarak işlediler. Yalnız kartımdan ne kadar çekildiği ortada ve onların ellerinde de eski fatura mevcut. Çok kötü bir durumdayım. Mağduriyetim nasıl engellenebilir, ne yapılabilir? Lütfen beni aydnlatırmısınız gerçekten çok kötü durumdayım. Bir yol göstericiye ihtiyacım var. İlginize sonsuz teşekkür ederim. Kolay gelsin.
-
Yazan: 22 - 01 - 2008 : 11.21 - quasar
1- Bulunduğum yerde sahilde uzun bir kordon var. Kordonun bir ucunda marina ve tekne barınağı var, diğer taraflar deniz tarafı boş. Ben bu kordon gezi yolunun kıyısında denize doğru 8x10m ebatlarında bir yeri deniz seviyesinde çevirip bir iskele ekleyerek çocuklara yönelik eğlence ve oyun işi yapmak istiyorum. Kışın kaldıracağım yani sadece yazları açık olacak portatif bir düzen. Karada olsa dükkan tutar işletirim ancak denizde yer kiralayabilir miyim? Kiralanırsa yetkili kimdir? Böyle bir iş kurmam mümkün mü?
2- Kendim memur olduğum için işi eşim yada memur emeklisi babam üzerinden yapacağım. Babam üzerinden yapmamın bana vergi vs. avantajı olur mu?
Şimdiden yardımlarınız için teşekkürler.
-
merhaba benim yıllardır çözemediğim bir sorunumu size aktarmak ve bigisi olan varsa paylaşmak için açtım;1999 yılında taksitle jetpa dan modenas marka motorsiklet aldım.geçen süre zarfında günü gününe taksitleri ödedim(dekontları mevcuttur) ruhsattaki rehinli ibaresini kaldırmak için şirket merkezine telefon ettiğimde beni bşka bir şirkete yönlendirdiler, oda hesap numarası verip önce buraya 40.000tl ozamanın parasıyyla yatırmamızı istedi,bende yatırmadım,daha sonra şirket battı veya devlet elkoydu(basından) tam bilemiyorum,tekrar aradımda muhatap bulamadım,şuan da da bulamıyorum,bu durum da rehinini nasıl kaldırabilirim.
saygılarımla;
-
Yazan: 22 - 01 - 2008 : 10.02 - behramus
Spor malzemelri satışı yapılanmağazamızda Babam torunalarına almış olduğu 2 adet forma ve 1 adet şort marka tescilli olamayan ve marka hakkı bulunan malzemeler bir şikayet üstüne el konuldu. 3 yıldır mahkemesi sürüyor karşı taraf bu 3 parça eşya için 10 bin ytl tazminat ve ceza almamızı istiyor. Bu malzemeler tezgahın altında ve torba içinde idi kesinlikle satış amacı yoktu. Savunmamızda bunu defalarca kez belirttik fakat dava bir türlü kapanmadı. satış amacımız olsa 3 adet değil 100-150 adet forma olması gerekirdi elimizde. Bu konuda neler yapabilirim bana yol gösterirseniz mutlu olurum. iyi çalışmalar..
-
Yazan: 22 - 01 - 2008 : 03.47 - mekal
İyi günler, bu akşam bir arkadaşımla msn'de konuşurken ufak çaplı bir tartışma çıktı, kendisi bana hakaret ve küfür etti msn loglarında kayıtlı kendisine küfür ettiği için tazminat davası açmam mümkünmü ? bu konuda beni bilgilendirirseniz sevinirim saygılarımla
-
Yazan: 22 - 01 - 2008 : 03.41 - mekal
İyi günler, bu akşam bir arkadaşımla msn'de konuşurken ufak çaplı bir tartışma çıktı, kendisi bana hakaret ve küfür etti msn loglarında kayıtlı kendisine küfür ettiği için tazminat davası açmam mümkünmü ? bu konuda beni bilgilendirirseniz sevinirim saygılarımla
-
Yazan: 22 - 01 - 2008 : 02.11 - marita
Konu ile forumda benzer soruları okudum.
Yalnız farklı bir durum sözkonusu ise,nasıl bir yol izlemeli?
Durum:Ltd şti faaliyet dışı (bir kaç yıldır aktif değil ) olarak vergi dairesine bildirilmiştir.Ancak yıllık beyanname ihmalinden kaynaklanan bir miktar ceza bulunmaktadır.
Ortaklıktan ayrılma veya hisse devri isteğine rağmen bu süre zarfında diğer ortaklar(diğer 2) bu isteği gerçekleştirmemiştir (daha doğrusu imza yetkisi sahibi müdür tarafından).
Birde Şti faal olduğu dönemlerde imza yetkisine sahip ortak her türlü adım ve girişimleri kendi isteği ile gerçekleştirmiştir.Ayrılmak isteyen kişinin kuruluştan bu yana sadece "göstermelik" bir ortaklığı olmuştur (kar ve hakları olmamıştır).
Soru:
1-Cezayı ayrılma durumunda ödemelimi?
2-Cezayı ayrıldıktan sonra ödemelimi?
3-Diğer ortaklar hisseyi devir almadığı durumda,nasıl ayrılabilr?
4-Mahkeme kararı ile olması için dilekçeyi nereye vermeli?
5-Mahkemeye başvurmadan ticaret odası ve gazete ilanı ile olurmu?
6-Faaliyet dışı bir şirketten ayrılma durumu daha farklımı?
7-Faaliyet dışı bir şirketin zaman aşımı gibi bir süresi varmı (aktif duruma geçmemesi için yada cezadan muaf olması için)
Açıkcası neler yapılabilir?Bu konu ile ilgili hiçbir bilgim yok maalesef.
Teşekkürler
-
Yazan: 22 - 01 - 2008 : 01.58 - genc55
merhabalar bütün av. ve hukuk görevlilerine görevlerin üstün başarılar dilerim
yegenimle diger asker farklı nöbet yerinde yegenimle tartışıyorlar tartıştıgı kişide nöbet içerisinde nöbet yerini terk edip başka bir arkadaşından bıçak alıyor ve nöbet bitiminde istirahat yerine geliyolar benim yegenimde gel biraz senle konuşalım diyor fakat üzerinde bıçak oldugunu bilmiyo ve kalbinden bıçaklanıyor ankara gata da
beyin ölümü gerçekleşiyo ve vefaat ediyor şu an bi müdahil av. bizim için mahkemeyi takip ediyor
benim ögrenmek istediğim şehit ünvanı alabilirmi yeğenim
ailenin 1 oğlu idi teskereyede 14 günü vardı aileside tabi hepimiz yıkıldık
allah kimseyi böylebir acıyı hiç bir aileye vermesin
TCK 86/3-e 87/4 63 54/1 maddeden yargılanıyor
İLGİLENEN ARKADAŞLARA DETAYLI BİLGİ VERİRİM !!!!
TEŞEKKÜRLER
-
Merhaba..
Babaannem ve üvey dedem 1/2 ve 1/2 payla ortak bir daireye sahiptiler.
Üvey dedem 6 ay önce vefat ettti. Çocuk yok.
Normalde dedemin payının 1/4 ü sağ olan eşine kalması gerekirken, diğer misarçı yeğenleri dava açtılar
gerekçe babaannemin büyükbabama bakmaması ve 10 yıldır yeğenlerinin bakması .( halbuki ölmeden son 6 ay ayrı yaşadı )
Noterden ölünceye kadar bakma akdi ile daireyi almak için kağıt imzalatmışlar ölmeden önce..
Şahit bulmuşlar ama bizde buluruz.
Tapudan yüzde 50 payın kendilerine devrini istiyorlar
Ne kadar geçerli ?
Bilgi lütfen.
teşekkürler
-
Yazan: 22 - 01 - 2008 : 01.16 - kaliferah
Herkese selamlar..
Ben öğrenciyim,önümde takasın şartlarıyla ilgili bir soru var..2 şık arasında kaldım.Öncelikle elimde bulunan borçlar hukuku kitabından,daha sonra ise uzmanlık sınavlarına hazırlık kitabından bu sorunun cevabını bulmaya çalıstım..Soru çok kolay gibi görünüyor ama tamamen emin olmak istedim..
Aşağıdakilerden hangisi takasın şartlarından değildir?
a)Karşılıklı alacaklılık ve borçluluk.
b)Borçlarda özdeşlik.
c)Borçların ifasının istenilebilir olması.
d)Takas beyanında bulunulmuş olma.
e)Taraflar arasında anlaşma.
d ve e şıkkı arasında kaldım..yardımınızı bekliyorum
-
Yazan: 22 - 01 - 2008 : 00.37 - eirdem
Merhaba ben 4 katlı ve 6 daireli bir binada yeni bir daire satın aldım bina henüz 2. kışını geçirmekte ve üst katta terleme sorunu dolayısıyla komşumuz sıkıntılar yaşıyor.
Benim öğrenmek istediğim;
binaya sıvı izolasyonu ile ilgili işlemler yapılmış fakat eksik olması dolyısıyla düzeltilmesi ve akar denen çatı dışında kalan yerlerin komple tekraradan yapımlası gerekiyor kat maliki olarak daha önce yapılan ve 2 yılda nekadar yıpranır bilemiyorum ama yıpranan kısımların malikler tarafından karşılanması fakat eksik olan yerlerin binayı yapan mütahit tarafından karşılanması doğru olmazmı ve de daha önce akar denilen ve çatı dışında kalan yerlere ısı izolasyonu yapılmamış, buraya yapılacak ısı izolasyonu kat maliklerine mi ait olur. Bu işlem daha önce yapılmış olsa ve yıpranma olmuş olsa herkesin katılması gerekir fakat ısı izolasyonu olmayan bölgeyi tüm malikler eşit oranda katılarakmı ısı izolasyonu yaptırmakla mükellef
son olarak ta 6 daireli bir binada yönetim kurulu resmi olarak kurulabilirmi apartamn yöneticiliği nasıl hangi şekilde yapılmalı
-
Yazan: 21 - 01 - 2008 : 23.56 - ersun
21 11 2007 tarihinde sabah cep tlf gelen mesajla muhasebeye gitmemi istendi.Gittiğimde işden çıkarıldığım söylendi.12 07 2001 tarihinden beri çalışıyordum.Sebep sorduğumda hiç bir şey söylenmedi.Çıkış sebebimi yazılı olarak bildirilmesini istedim.Ayrıca çalıştığım yerde mesul müdürüyüm. Daha sonra aramalarıma rağmen ulaşamadım.Diplomam halen iş yeri sahibinde.Sigorta ödemelerim asgari ücret üzerinden gösteriliyordu. Fakat 1150 ytl maaş alıyordum.Maaşımız elden zarf içinde gönderiliyordu.Diplomamı alırken iş yeri bana 8000 ytl borç verdi.Bu borç maaşımdan asgari ücret üzerinden kesiliyordu.İşten çıkış tarihimden itibaren kalan borç 2150 ytl.Bu tutarı karşılamayı talep ettim ilk başta kabul edildi daha sonra tutar sürekli değişti. Diplomamı gasp ediyor. Maaşımı , tazminatımı , ve işden çıktığıma dair hiç bir belge verilmiyor.Ayrıca benimle birlikte 2 kişi daha işten çıkarıldı. Onların ücretlerinin verildiğini öğrendim. İşverenin elinde borcuma karşı kesilen miktarın senedi duruyor. Bana ödendiğine dair hiç bir belge vermiyor. Büyük bir çıkmazdayım.Yardımınızı ve önerilerinizi bekliyorum. Teşekkürler...
-
Yazan: 21 - 01 - 2008 : 23.45 - eagle30
Benzer konulara baktığım zaman birebir aynısını göremediğim için konuyu açıyorum.Eğer atladıysam yöneticilerden özür dileyerek sorumu soruyorum : Geçen sene ticari ilişkide bulunduğum bir firma sahibi benden bir alacağı kalmamış olmasına rağmen alacağı olduğu iddiası ile ofisime sayıları gittikçe artan silahlı kişiler göndermektedir.Geldikleri seferlerde tesadüfen kendim ofiste bulunmuyordum.Ancak çalışanlarımdan bir tanesi borcumuzun değil hatta bakıldığında alacağımızın olduğunu söylemesi üzerine,.biz anlamayız bu parayı alıcaz denerek şahsım ve işyerimle ilgili tehditlere başvurulmuştur.Ofisime gelen kişilerin bildiğim üzere ayrıca bu işyeriyle yasal bir bağı bulunmamaktadır.Açıkcası savcılığa başvursam bile bir sonuç alamayacağım gibi cevaplar alacağımı bilmeme rağmen,şu an can güvenliğim olmadığından ne yapabileceğim konusunda yardımlarınıza ihtiyacım var.Bu şahısların ofisime gelmeleri örneğin lehime bir sonuç geliştirirmi? Şimdiden yanıt veren tüm üstadlara teşekkürler.
-
Yazan: 21 - 01 - 2008 : 22.14 - derinden
2002 yılında rüşvet almak suçundan tarafıma dava açılmış, dava süresince samimi olarak diğer sanıkların yakalanması için uygun ifadelerde bulunmuş, rüşvet olarak verilen para tarafıma ulaşmadan savcıya konu hakkında bilgilendirme yapmış, hatta savcının yanın da rüşvette aracılık edenle sanki yakalanmamış gibi konuşarak diğer sanıkların suçlu olduğu savcı tarafından tespit edilmesini sağlamış olmama rağmen verilen 3 yıl 10 ay 20 günlük bir ceza var. Bu davada 4 yıl ceza aldım ve suç kastı ile birlikte işlendiği için 1/6 oranında artırım ve samimi ikrar ve iyi halden dolayı 1/6 oranında indirim yapıldı.
Dava süresince maddi durumum iyi olmadığından dolayı avukatım olmadı ve ilk ifade verdiğim zaman şahsıma ücretsiz avukat talep edilmedi. Avukat talep edilmesi gerektiğini ancak ceza evinde 7 ay yattıktan sonra dışarı çıktığımda öğrendim.
Bu konu hakkında yazılabilecek bir temyiz dilekçesi nasıl olabilir?
Dava süresince vermiş olduğum ifadeler ve hem ceza evinde hem de mahkemede ki iyi halimden dolayı çok düşük bir indirim aldığım kanısındayım.
Dışardaki avukatların benden yüksek miktarda para istemeleri yüzünden bu dilekçeyi yazamadım. Bana lütfen acil bir yardım etmenizi istiyorum.
-
Yazan: 21 - 01 - 2008 : 22.11 - ilker01
Sağlık Bakanlığı Ünvan sınavını 2007 aralık ayında yapmıştır ve Elektronik teknisyenliğine giren bizler mağdur olduğumuzu düşünmekteyiz...
Sınav duyuru Klavuzunda 'Branşlar ve Sorulacak konular' başlığı altında Bizlere haksızlık yapıldığı düşüncesi oluştu,şöyleki;
Örnek veriyorum Kimyagere 19 Konu veriliyor işte bir kaç tane lise öğrencisinin bile bileceği konulardan örnekler....
*Maddenin Özellikleri
*Gazlar
*Çözünürlük vs.vs. çalış derken;
Elektronik Teknisyenine
14 Liste veriliyor ve Listede Elektronik 2-3 diyerek kitap ismi veriliyor ve 15 kitap değilde 14 kitapmış gibi gösteriliyor..
Benim sorum şu bazı bölümlere konu söylenirken bazılarına ders kitapları kaynak konu olarak gösterilmesi sınav yönetmeliğine aykırı değilmidir?
Bizler için bir mağduriyet söz konusu değilmidir?
Ne yapmam nereye başvurmam lazım?
-
Yazan: 21 - 01 - 2008 : 21.51 - horpoon
Merhaba bu siteye yeni üye oldum. Amcamın oğlu 14/01/2007 Tarihinde Metro Tünel inşaatında İş makinesi ezmesi üzerine hayatını kaybetti. Ailesi Hastanede Oparatörün tek gözünün kör olduğunu ve ciğerinin bir parçasının olmadığını çalışamaz raporunun olduğunu söylediler. Fakat bizim elimizde bunları ispatlayacak bir delil yok.şuan ne yapacağımızı bilemiyoruz. Bizi bu konuda aydınlatırsanız çok sevinirim tşk ederim.
-
Yazan: 21 - 01 - 2008 : 21.42 - abcdefg
01.10.2007 tarihinde yüksek lisansa kayıt yaptırdım bu tarihten önce bakaya kalışlarımda ceza almadım. ancak kayıt yaptırdıktan sonra askerliğimi üniversitem kendiliğinden tehir ettireceğini düşündüğüm için bu işle ilgilenmedim.
aralık 2007 tarihinde tekrar bakaya kaldığımda öğrenci olduğumu belirterek celbe katılmadığımı bildirerek ifade verdim şu an davam sürüyormuş halen sonuçlanmamış
ve ben askerliğimi tehir ettirerek ve bakaya olduğum son davamın düşürülmesini nasıl sağlayabilirim.
bakaya davamdan ceza alırsam askerliğimi tehir edebilirmiyim
tehir edemez isem askerliği yapmadan yüksek lisansımı tamamlayabilirmiyim.
acilen bilgi verebilirseniz bende acilen bir şeyler yapmayı düşünüyorum:)
saygılarımla...
-
Yazan: 21 - 01 - 2008 : 21.36 - mselim207
Merhabalar,
01.04.2007 tarihinde ozel bir sirkette ise basladim, ise girerken sadece SSK icin gerekli evraklari imzaladım, yazılı bir sozlesme yapmadık. Sozlu olarak 6 ay sonra zam yapilacagi soylenmesine ragmen verilen sozde durulmadı. 8 ay sonra bu sartlarda calisamiyacagimi soyledim ve isverenim de ay sonundan itibaren isi birakmami soyledi. Yazili bir dilekçe vermedim ve isten ayrildim, isten ayrilirken de hicbir evrak imzalamdim .
Son aya ait alacaklarim sirket tarafindan odenmiyor. Bu durumda nasil bir yol izlemeliyim? İstifa dilekcesi vermedigim icin benden ihbar tazminati taleb edebilirler mi?
-
Yazan: 21 - 01 - 2008 : 21.33 - kvnc
28.05.2004 Tarihinde Türkcell E Borcum Olan 187 Ytl Lik Tutarı Musteri Hizmetlerinin Beni Araması Üzerinde 2 Ay Gecıkme İle Ödedim Ve Hattı Kullanıma Kapattırdım 21.01.2008 Tarıhınde Elime Ödemeye Davet Adı Altında Ödeme Bildirimi Geldi Bunda 300.60 Ytl Ödemiş Oldugum Faturanın Faizi Oldugunu Bildiriyorlardı.Musteri Hizmetlerini Aradım Ve Bunun Gecikmeli Ödemis Oldugum Faturanın Faizi Oldugunu Bunu Ödedikten Sonra Faizin Faizinide Ödemem Gerektigini Dile Getirdiler.Ana Parayı Ödedikten Sonra Faizin Faizini Benden Talep Edebilirlermi_?Suan Merak Ettigim Konu Bu Yardımcı Olursanız Sevinirim
-
Yazan: 21 - 01 - 2008 : 20.09 - civangee
Oncelikle bu siteyi hazırlayanlardan ve sorulara içtenlikle cevap veren arkadaslarımıza cok tesekkur ediyorum.Durumu madde madde aşağıda anlatmaya calıstım.Umarım yardımcı olursunuz.
-Dairemi 15.03.2007 tarihinde emlakçı vasıtasıyla Ahmet ve Mehmet isimli şahıslara kiraladım.Kirayı bedelini , kiracı emlakçıya emlakçı bana veriyor.(Kontrat bitiş tarihi 15.03.2008)
-Ahmet ve Mehmet isimli kiracılar ,arkadaşları olan Ali ile Ayşe'ye daireyi vermiş.Bu dönem içindede kiramı emlakçıdan aldım.Ali ile Ayşe adına bir kontrat düzenlemedik.(evi öğrenciler tuttuğundan eve gelen giden kişi sayısı fazla,bize de kiracıların değiştiği söylenmedi.
-Kirayı 15.01.2008'den beri emlakçıya ödeyen Ali ile Ayşe(ki aramızda resmi bir sözleşme yok) ev sahibi olarak beni buldu.Emlakçının kendisilerinden ücret talep ettiğini kira bedelini bana vereceğini ve 15.01.2008 tarihinden gecerli olmak üzere yeni bir kontrat yaparsak emlakçıya komisyon vermeyeceğini ve amlakçıyı aradan çıkaracağını söyledi.
-Su an elimde Ahmet ve Mehmet ile bitim süresi 15.03.2008 olan bir sözleşme var.Ahmet ve Mehmet ile Ayşe ve Ali her ne kadar birbirlerini tanısalar bile 15.01.2008 başlangıç tarihli sözleşmeyi yapmam hukuken ne kadar doğrudur?(Emlakçıya komisyon vermemeleri için bu sözleşmeyi yaparsam, iyi niyetim suistimal edilebilir mi?
-Ayrıca önümde bir kira kontratı var.Henüz imzalamadım.Yeni sözleşme yapmak isteyen Ali'nin mesleği avukat;
Maddeler;
Kiralanan şeyin cinsi: Daire
Kiraların ödeme şekli: Her ayın 15-20 si arası.
Kira başlangıcı : 15.01.2008
Müddeti : 1 Yıl
Kira Müddeti Sonu : 15.11.2009 (ki bu neden 11 hala anlamış değilim)
Depozito : (Boş)
Özel Koşullar
1)Konut kiralayan birbaşkasına kiraya verilemez devredilemez.
2)Kiralayan kendi kusurundan dolayı konuta verdiği zarar ve ziyandan sorumludur.
3)Kiralayan konutu ne şekilde teslim almış ise o sekilde teslim etmeye mecburdur.
4)Emlak vergisi dışında konutun her türlü masrafı kiralayana aittir.Kapıcı,kaloriferci su ve elektrik sarfiyat giderleri bilimum apt otopark giderleri.
5)Kiralayan konut icinde eklenti ara bölme tadilat yapamaz.Yapsa mal sahibi ile karşılıklı anlaşma çerçevesinde masrafı kimin sarf edeceği yazılı tutanakla bağlanmalıdır.
6)Kombi,elektirik su sayaçları prizleri noksansız çalışır durumda mutfak dolapları saglam ve projeye uygun yerlesiktir.Batarya musluk kapı pencere sağlam ve calısırdır.
7)Kira müddeti 1 yıllık olup mukavele müddetinin hitamından 1 ay once taraflar mukaveleyi sürdürüp sürdürmeyeceklerini yazılı olarak bildirmeye mecburdur.Kira sürdürülecek ise tüketici artış oranından kararlaştırılacaktır.Kiralayan mevcut adresi kanuni ikametgahıdır.Olabilecek değişiklik malike yazılı olarak bildirmeye mecburdur.Bildirmez ise mevcur adrese yapılan tebligatlar tarafına yapılmış sayılır.
8)Yıl içerisinde 1 taksit kira bedeli ödenmemesi tahliye sebebidir.
9)Apartman yonetimine karşı borç taahhüt yükümlülüklerinin yerine getirilmemesi genel adaba aykırı davranışlar tahliye için sebeplerdir.
10) Elektirik ve su sayaçlarında kayıtlı sarfiyatların yasal sürelerinde ödenmek konut devremülk garsoniyer olarak 3. sahislara tahsis ve kullandırmak iş yeri ve muayenehane,pansiyon kullanmak tahliye sebebidir.
11) İs bu kira mukavelesi taraflarca okundu ve imzalandıu itilafı için TC Icra müdürlükleri ve mahkemeleri yetkinlidir.
Genel anlamda kira kontratında ev sahibi için hangi cümleler sakıncalıdır ve olması gereken cümleler kontratta mevcut mudur?
Saygılarımla.
-
Yazan: 21 - 01 - 2008 : 20.01 - Dackard
Apartman dairemizi bir mimarlık bürosuna kiraya vermeyi düşünüyoruz. Mali müşavirlik (muhasebe) bürosu, avukatlık bürosu gibi kullanımlara yönelik kiraya verme işlemlerinde, diğer apartman sakinlerinden izin alma zorunluluğu olmadığını duymuştum.
Acaba bu bilgi doğru mudur ve bir daire, mimarlık bürosu olarak kullanma amacıyla apartman sakinlerinden izin almadan kiraya verilebilir mi?
-
4 gram esrar maddesi yakalattığım için Elazığ'da mahkemem var ama ben izmir'de yim. Şimdi buradan bir avukat vasıtasıyla Elazığ'da davaya girmesi için bir avukat tayin edeceğim.Elazığ'daki avukat davama girmek için 1500 ytl para talep etti sizce para miktarı makulmudur yoksa fazlamı istemiş?Şimdiden teşekkür ederim.
-
Merhaba benim hakkımda Bakırköy 10. sulh ceza'da dava açılmış. Ben Ankara'da ikamet etmekteyim, bulunduğum yer mahkemesine ifademin Ankarada alınması için dilekçe verdim. Bana henüz bir tebligat gelmedi. Benim 5şubat 2008 deki mahkameye katılmam gerekirmi.
-
Merhaba,
Ben anneme 25 bin ytl borç verdim. Sebebi kendi evi için aldığı eşyalar ve tamirattır. Ben annemden şu an verdiğim borcu talep etmiyorum. Ama vefatından sonra bu parayı geri almak istiyorum. Bunun da şimdilik tek yolu, annemden sağlığında noterden senetle imza almak. Böyle bir durumda, annemin vefatından sonra bu parayı kendi mallarından, mirasçıların talep edemeyeceği şekilde alabilmem mümkün müdür?
Ayrıca annem, şu an tapusu bana ait olan bir evden kira alıyor. Geliri az olduğu için annem vefat edene kadar, benim evimden benim isteğimle kira almaya devam edecek. Annemin vefatında sonra aldığı bu kiraları da tekrar annemin mal varlığı üzerinden, mirasçıların talep edemeyeceği şekilde alabilmem için ne yapmalıyım?
Teşekkür ederim...
İyi çalışmalar.
Sinem Azamat
-
Yazan: 21 - 01 - 2008 : 17.40 - serap123
1990 yılından 1997 yılına kadar 0.28 0.30 kurşluk faturalardan dolayı icralığız.Borcu olan bir sayac başkasının üzerine verilmiş.
Bedaş ta uzun yıllar geçtiği için başkasına verilebilir dedi itiraz edeceğiz, ama nasıl ve ne diye dilekçe yazacağım yardımcı olunnnnnnnn
-
Yazan: 21 - 01 - 2008 : 17.34 - freud
Merhaba. 2005 yılında kapattığım muayenehanemin yaklaşık 28 YTL vergi borcu (1047-1048 damga vergisi diyor kağıtta) olduğunu belirten bir ödeme emri aldım. Ancak şehir dışında olduğumdan elime geç ulaştı ve 7 günlük süre bittikten günler sonra faiziyle beraber borcumu ödedim. (42 YTL civarı.)
Aramama rağmen sitenizdeki mesajlarda da internette de bulamadım. Benim merak ettiğim konu belgede 7 gün içerisinde ödeme yapılmazsa mal bildiriminde bulunulması gerektiği yazıyor. Ödeme yapılmazsa ne olacağı ayrıntılı şekilde internette her yerde yazılmış ancak 7. günden sonra yapılan ödemelerde bir yaptırım olup olmadığı belli değil.Sorum şu şekilde:
1.Borç geç ödendiği için herhangi bir takibat yapılır mı? Borcu ödediğim için yasal süresi içinde mal bildiriminde bulunmadım çünkü bana mantıksız ve saçma geldi. Ödeme yapıldığı halde mal bildirimim olmadığı için hapis cezası alır mıyım?
2.Yurtdışına çıkışımda problem yaşar mıyım?
Yanıtlarınız için çok teşekkür ederim.
-
Yazan: 21 - 01 - 2008 : 17.08 - CoNaCaN
Kısaca olayı anlatmak istiyorum. Babamın ölümünden sonra babamın üstünde bildiğim dükkan için tapu dairesine gittim ve bana orda şu cevabı verdiler o dükkan 5 sene önce küçük kardeşimin üstüne yazılmış üstelik satın almış gözüküyor ama bu olaydan benim hiçbir haberim yoktu.
Şimdi şunu merak ediyorum ben o dükkan üzerinde hak talep edebilirmiyim.
-
Yazan: 21 - 01 - 2008 : 16.33 - bbaydard
Merhaba,
Uzunca zamandır facebook kullanıcısıyım. Site içerisindeki poker oyununda sanal fiş kazanmak için link olarak verilen reklamlardan birine tıklamıştım. Freelotto isimli şirketin sitesinde, sayfada bulunan kullanıcı bilgileri bölümüne kendi bilgilerimi yazıp kayıt olmuş ve sanal pokerde kullanacağım fişleri kazanmıştım. Ancak problem bundan sonra başladı. Söz konusu sitede işaretlemiş olduğum loto rakamlarının tuttuğunu, yaklaşık 1milyon $ kazandığımı bildiren bir mail aldım. Bunun aldatmaca olduğunu düşündüm ve sildim. Müteakip zamanlarda gün aşırı bu mailler gelmeye devam etti, hatta siteye bir mail gönderek bu mailleri artık göndermemelerini istedim. Ama göndermekte ısrar ettiler, birkaç gün önce posta kutusunu kontrol ettiğimde yeni bir e-posta geldiğini gördüm. Bu e-postada; acil olarak kazandığım ikramiye için bazı onaylar vermem gerektiği yazıyordu. Verilen linke tıkladığımda, ikramiye ödemesi için çek mi yoksa eft mi istediğim soruluyordu. Ayrıca, ikramiye alabilmem için katılım bedeli olan "9,99$" miktarı kredi kartı veya banka havalesi yoluyla göndermem gerektiği de yazıyordu.
Bunca açıklamadan sonra sormak istediğim 2 soru var;
1) Bu meblağı söz konusu şirkete gönderirsem, yeni çıkan bahis yasasına göre suç işlemiş olur muyum?
2) Son gönderilen mail bende mevcuttur. Bu parayı gerçekten kazanıp kazanmadığımı nasıl anlayabilirim?
Sevgiler..
(Bu başlığı bahis forumu altında açmayı da düşündüm, ancak ilk sorunun yanıtı bu başlığa daha uygun diye buraya yazdım [Elektronik Verilerin Delil Olarak Kullanılması], bilgilerinize..)
-
Apartman yönetim kurulu üyelerinden biri, -diğer bir kısım kat malikleri gibi- aidat borçlarını ödemiyor. Kat malikleri kurulu, yönetim kuruluna avukat tayin etme yetkisi vermiş. Yönetim Kurulu üyelerinin birlikte hareket etmesi mümkün görünmüyor. Bu durumda, sizce, başkanın tek başına hareket ederek bir vekil atama şansı olabilir mi?
(BK uyarınca vekillerin birlikte hareket etmesi zorunluluğu getirilmiş, bunun aksine bir hüküm arıyorum.)
-
Sayın meslektaşlarım,
İnternet kullanımının ve hukuk sitelerine ilginin arttığı bir dönemde her an hepimizin başına gelebilecek bir konu geldi aklıma. Diyelim ki bir dosyanızda karşı taraf sitemize üye olarak (Kimliğini açıklamadan) bir soru sordu. Siz de sorusuna gayet ayrıntılı bir şekilde yanıt verdiniz, hatta yol gösterdiniz, karşı taraf bu durumu davada kullandı ve dava tamamen aleyhinize gelişmeye başladı.
Böyle bir durumda ne yaparsınız? Durumu öğrenen müvekkilinize nasıl izah edersiniz?.. :)
-
Herkese iyi günler. Öncelikle konu ile ilgili forumlarda ve Tapu Kanunu'nda elimden geldiğince arama yaptığımı belirtmek istiyorum. Bir ev almak üzereyim. Satıcının aynı apartmada 3 adet dairesi var ve 3 ev için ortak tek bir tapu varmış, ve ben bu dairelerden birini almak istiyorum. İncelemelerimin sonucunda aslında öncelikle ayırma işlemi yapılması gerektiğini anlıyorum ama ev sahibi uğraşmak istemiyorum diye buna yanaşmıyor. (Gene kendi iddiası apartmandaki dairelerin kat mülkiyeti varmış) Ayırma işlemi yapılmaması durumunda alım işlemi sırasında nasıl bir yol izlemem lazım (Tapuya metrekare hesabı üzerinden hisseli olarak ortak olacağım, ancak bana düşen hissenin alacağım eve ait olduğunu nasıl belirtebilirim). Bir de bu şekilde hisseli orak olarak alım yapmam durumunda ileride bu evi diğer ortak(lar)dan bağımsız olarak satabilir miyim? (Normalde müşterek yani paylı mülkiyette herkesin kendi payını bağımsız olarak satabildiğini biliyorum). Cevaplarınız için şimdiden teşekkür ederim.
-
Yazan: 21 - 01 - 2008 : 15.40 - yoncam
7 yıllık evliyim.4ve 6 yaslarında iki kızım var.eşim sorumsuz,ve beni çok ihmal eden bir erkek.Son 6 aydır eşimin boşlugundan ilgisizliğinden dolayı internete girmeye basladım.Eşimin bilgisi dogrultusunda.Bana cok bunalıyorsun gır vakıt gecır dedı.Ortak kullandıgımız bır laptobumuz var.Bır sıteye beraber üye oldum.Orada gerçek hayat gibi yasamaya basladım .Bu sıtenın ıcerıgını esım bılıyordu.Bu evlılık zaten cocuklar ıcın yurutuyordum aramızda sevgi saygı cinsellık yoktu.Sadece cocuklara hıssettırmemeye calısıyorduk.Bende bosluktan sitede bırıyle tanıstım.Zamanla arkadaşlıgımız sevgı dolu sozlere dondu.Ama asla gerçek hayata tasınmadı bu ilişki sanal alemde kaldı.Eşim bu yazısmaları bır şekılde buldu.Boşanmak ıcın bır sebep oldugunu bılıyorum.Zaten bende boşanmak ıstıyorum.Tek derdım cocuklarımın velayetını alabılırmıyım?Alamazsın dıye tehdıt edıyor benı.Nasıl bir yol ızlemelıyım?Henuz mahkemeye basvurmadı.Ben cocuklarla annemın evındeyım.Eşimde kendı annesınde.Mahkeme sonuclanana kadar cocuklar bende kalımı?Sanal alemde yaptıgım bu gorusme cocuklarımı almama engel olabılırmı?
-
Merhaba!
Ben SSK'lı olarak 6500 işgünümü doldurdum.Şimdi yaşımı bekliyorum.Ancak bu arada bir işyeri açmak istiyorum.İşyeri açınca mecburen Bağkur'lu olmam gerekiyor ancak benim SSK'da ödenmiş olan primlerim son 12 yılda hep tavandan ödendiği için ben bunu bozmak istemiyorum.
Sorum şu: Açmak istediğim işyerinin kuruluş işlemlerini tamamlayıncaya kadar SSK'lı olarak biryerde çalışıyor görünsem, kuruluş işlemlerini tamamladıktan sonra SSK'dan çıksam, Bağkur beni nasıl denetleyebilir veya yakalanırsam cezai müeyyidesi var mı?
İlginize şimdiden teşekkür ederim.
-
2001 yılında 250 ytl kredi kartı borcum vardı.Ufak çaplı bi işyerim vardı ve malesef çok fazla miktarda olmasada dolar borcu yüzünden etkilendim ve işyerimi kapatmak zorunda kaldım.Bikaç ay boyunca kredi kartı taksitlerini ödeyemedim.Kredi kartı müşteri hizmetlerini aradım ve ödemek için kolaylık istedim.Ama dosyanın avukata verildiği söylendi. Ee haliyle korktum ve avukatı aramadım.İşyerini kapattığım için herhangi bi tabligatta ulaşmadı bana.Defalarca müşteri hizmetlerini arayıp sonuç alamayınca olayı kafamdan sildim.
2001 yılında icra dairesinden bi yazı aileme yollanmış.Ailemle görüşmüyodum ve bu belgeden haberim yoktu.2003 yılında tesadüfen o kağıdı gördüm ve icra dairesinin mal beyanında bulunmam gerektiğini falan anlatan yazıyı okudum.O yazının üzerinden 2 yıl geçmişti ve o yazı haricinde hiç bi adrese hiç bi konuda tebligat gelmedi.
Mal beyanında falan bulunmadım ve olayın üzerinden yaklaşık 7 yıl geçti. 250 ytl lik borç icranın yolladığı belgede faizi falan toplam 500 ytl civarındaydı.
Neler yapmalıyım yada neler yapmamalıyım bana yardımcı olursanız çok sevinecem.Şimdiden teşekkürler.
-
Yazan: 21 - 01 - 2008 : 14.41 - my26
Eskişehir Tepebaşı Belediyesi sınırları içinde 37 parselde 150 metrekare arsa içinde yaklaşık 100 metrekare iki katlı evimiz var.ev sokak tarafında bahçe ise arkada kalıyor.hemen arkasında 33 parselde bulunan yerde tek katlı bina bulunmaktadır.Bu yerin sahibi bizden yaklaşık 14 metrekare yer almadan bu binayı yıkıp yerine 4 katlı bina yapamıyor.biz 3 kardeşiz ve bizden habersiz zaten şuyulu olan yer için sulh hukuk mahkemesinde izale-i şuyu davası açmış.biz bu konuda neler yapabiliriz.yardımcı olursanız sevinirim. şimdiden teşekkürler.
-
Yazan: 21 - 01 - 2008 : 11.52 - Metin ALP
Merhabalar
Ben 4 katlı 8 daireli bir apartmanda oturmaktayım. Apartmanımızdaki sorunlar arttığı için aidat toplamak için birşeyler yapmak istiyorum. Yönetici olmam için noterden veya başka bir yerden belge almam şartmıdır? Birde apartmanımızda oturan bir komşumuz "Ben aydan aya aidat vermeye karşıyım" demekte bu kişinin yönetim kurallarına zorunlu olarak uyması için nasıl bir yol izlemem gerekiyor?
Yardımlarınız için şimdiden çok teşekkür ediyorum
Saygılarımla;
Metin ALP
-
Yazan: 21 - 01 - 2008 : 11.29 - dapsiya
Birkişi anne- babasını ve kardeşini bir bunalım sonucu öldürürse (katlederse) ailesının malları sağ kalan kardeşinemi kalır yoksa kendisininde mirasta hakkı olurmu?
Ben kimseyi katletmedim :))) sadece merak.
Şimdiden teşekkür ederim
-
l
içimden koşulsuz bir kış geçiyor aheste
takvimlere inat ve teğet gerçeğe
harfler tökezlemekten, hece ötelenmekten yorgun
işte öylesine bir kış geçiyor içimden soluksuz ve uzun
zambaklar kadar suskun bir kış
susuz bir yaz kadar yakıcı ve de durgun
aydınlık kadar yoksul, karanlık kadar yoğun
işte öylesine bir kış geçiyor içimden lağvedildiği umudun
ll
şimdi sen, henüz düşmemişken keşkelerin diline
gözleri gülümseyen bir kadın hayalle
yıkılmamış kalelerinden yıllara seslenen
bir kadın işte, bir kadın, umudu henüz seyrelmeyen
sonra koşar adım geç aynaların içinden
gözlerimden geç bir solukta, sesimin en acıyan yerinden
ve bir şiir yaz kendine, avuçladığın bereketli keşkelerden
lll
yokluğun yüreğimde bilenirken
bir yudum su içiyorum seni aklamayan o nehirden
ve bir ses seçiyorum kendime seni yazmayan şiirlerden
seni tanımayan bahçelerden topluyorum adımlarımı
üçüncü tekillerden arınmış, sorgusuz bir aşk geçiyor düşlerimden
hanımeli kokan, nasibini almış seherden
lV
işte bu yüzden, gidiyorum sana adanmış kırk yamalı öykülerden
gidiyorum söylenmemişken o son söz ve henüz çok da geç değilken
ve hala türküler söylenirken
ve hala seviyorken seni, gidiyorum senden
yeniden karışmalıyım hayata o son’bahar gelmeden
ocak / 2008 / zeugma
www.adalethanim.azbuz.com
-
Yazan: 21 - 01 - 2008 : 11.22 - GBTY
Benim nişanlım şuanda çalışmıyor. Cuma günü nikahımız var. Nişanlımın ilk evliliğindende 6 yaşında bir oğlu blunmakta. Ben şuanda özel bir firmada 8 senden beri çalışmaktayım. Benim sorum evlediğimiz zaman şuanda sahip olduğum ssk dan eşim ve oğlumda yararlanabilirmi? onları üzerime alabilirmiyim?
Teşekkürler
-
Yazan: 21 - 01 - 2008 : 11.17 - GBTY
Benim nişanlımın eski işyeriyle ilgili bazı davaları ve icralık olayları var. bunalran dolayı şuanda almış olduğu bir ceza yok. ama bizim bilemediğimiz bir mal beyanı cezası falan çıkabilir. Cuma günü nikahımız var. Acaba tutuklama emri falan varsa nikahta herhangi bir problem çıkabilirmi?
Teşekkürler
-
Yazan: 21 - 01 - 2008 : 11.12 - GBTY
Ben 1 yıldır nişanlıyım. 1 Hafta sonra eşimle nikahımız var. Ancak eşimin eski çalıştığı şirketinden dolayı yaşamış olduğu problemlerden dolayı icralık birkaç ödemesi var. Şuanda kendisi çalışmıyor. Benimde üzerime kayıtlı bir araba var ve bir özel şirkette maaşlı olarak çalışmaktayım. Evlendiğimizde eşimin borçları yüzünden arabaya ve maaşıma herhangi bir icra gelebililirmi?
Teşekkürler
-
Yazan: 21 - 01 - 2008 : 11.11 - dapsiya
Bir arkadsımın sorusu ve henüz net cevabını bulamadık.
25.11.1962 d.tarihim ssk baslangıcım 05.1984 48 yaşında emekli olmalıyım...Sigorta başlangıcım 01.11.1983 olmuş olsaydı 47 yaş a tabi olacaktım ve bıryıl daha erken emeklı olacaktım..(nezaman emekli olurum a bilgilerimi girince hesap böyle çıkıyor).Burada ögrenmek istediğim 6 ay askerlik borçlanması yapar isem sigorta başlangıcım 01.11.1983 e gidermi gitmezmi...? kısacası 48 yaşında degıl 47 yaşında yanı 1 yıl daha erken emekli olabilmek için nekadar askerlik borçlanması yapmalıyım veya ne yapmalıyım? nasıl yapmalıyım ?..Birçok yere yazdım bazıları olur bazıları olmaz bazılarının ise askerlik borçlanmasından haberi dahi yok.
ssk ya e.mail attım sordum cevaben nekadar askerlik borçlanması yaparsanız sigorta başlangıcınız okadar geri gider dendi.SSK NO 2401013002522 bilgisi olanlardan açıklayıcı net bilgi rica ederim.
KEMAL KILÇER
-
Yazan: 21 - 01 - 2008 : 11.06 - dent
Merhabalar,
Diğer konuları buraya yazmadan önce okudum fakat tam olarak soruma cevap bulamadığım için yazma gereği duydum.
Bir bayan arkadaşım annesiyle telefonu ortak kullanıyormuş,rahatsız edilince telefonda annesi savcılıga başvurmuş.Benim numaramı tanımadığı için rahatsız eden kişinin ben oldugunu düşünmüş ancak şikayetçi olmamış.sadece kim olduğumu ögrenmek istemiş.
Ben 27 yaşında kamuda yakın zamanda göreve başlıcak bir diş hekimiyim.Savcılıkta ifade vermem gerekebilirmiş anladıgım kadarıyla.Şikayet olmamasına ragmen.Telefonu birileri benim adıma şaka amaçlı kullandıysa ve rahatsızlık verdıyse ben bu olaydan onurum kırılmadan,yüzüm kızarmadan nasıl kurtulabilirim.Çünkü bu durumdan çok rahatsız oldum.Ailemin karşısına böyle birşeyle çıkmak ya da etrafa böyle görünmek utanç verici birşey benim için.Savcılıga nasıl bir ifade vermem gerekir.
Teşekkürler
-
Yazan: 21 - 01 - 2008 : 10.29 - murat d
Ben mail yolu ile hakarate uğradım , konu ile ilgili mailleri muhafaza ediyorum. Savcılığa başvurmam halinde işlemlerin sonuca ulaşması veya karar aşamasına gelinmesi na kadar bir zaman alır? Daha önce bu konu ile ilgili açılan davaların süresi hakkında da bilgi rica ediyorum.
-
Yazan: 21 - 01 - 2008 : 10.11 - mutili
Sevgili forum arkadaşlar. Benim bir sorum vardı. Yanıtlarsanız sevinirim..
Kocası şehir dişinda olduğu için dilsiz eşi ile 1.5 yıl önce kira kontratosu yaptım anlaşmamızda annesi yardımcı oldu. Belli bir süre kira müddedi bitti ve de kirayı ödemedikleri için de tahlıye davası actım ama dilekcede dilsiz olduğunu belirtmeyi unuttum.2 hafta sonra duruşma var . Ne yapmalıyım? Bir tercuman bulmak zorundamıyım, yada mahkemeye bunu davadan önce bildirmelimiyim?Yardımlarınızdan ötürü şimdiden teşekkür ederim.
-
Yardımcı olursanız sevinirim......
1992 yılında Derince İlçesinde faaliyet gösteren İpek Yolu Yapı Kooperatifine üye oldum. Üye aidatlarımı zamanında ve eksiksiz yatırdım. Kooperatif ile yapılan sözleşme gereği inşaatı kaba olarak yapıp Noter huzurunda kura çekmek sureti ile bana teslim edildi. Dairenin içini de kendim yaptırarak 2 yıl 24 gün oturdum. Fakat kooperatifin ortak ve diğer küçük işleri devam ediyordu. İlimizde meydana gelen 17 Ağustos 1999 depreminde kooperatifimiz tamamen yıkıldı enkazdan yaralı olarak çıktım. Depremde kooperatifimizin faaliyeti durmuş hatta depremde herkes mağdur olmuştu. Depremden önce yapılan yani 1998 yılındaki yapılan genel kuruldaki toplantıda benim kooperatife yaklaşık 128.000.000 Tl. borcumun olduğunu çıkarılan hesaplarda gördüm. Yönetim Kurulunun 2002 yılında yapılan ve ekte sunacağım Bilanço ile de 128.000.000 Tl. borç, 60.000.000 Tl. Aidat ve 504.320.000 TL. faiz olmak üzere toplam olarak 692.320.000 Tl. borcumun olduğunu, 2003 yılında yapılan hesaplarda ise 692.320.000 Tl. paranın faizi ise 69.232.000 Tl toplam olarak borcun 761.552.000 Tl.’ ye çıktığı 2004 yılında yapılan Genel Kurul Toplantısında çıkarılan hesaplar da toplam 761.000.000 Tl borcumun 152.000.000 Tl. faizi ile birlikte toplam olarak 913.000.000 Tl. olduğunu, 2005 yılında yapılan Genel Kurul Toplantısında ise 913.000.000 Tl. paranın faizi ise 182.000.000 Tl. olmak üzere toplam borcumun 1.095 Ytl olduğunu arsanın satılarak üyelere dağıtılarak ortak payların verilmesinde öğrendim.
Benim 1998 yılında yapılan Genel Kuruldaki toplantıda çıkarılan hesaplarda 128. milyon borcumun olduğunu, şimdi ise 2007 yılında senin 1.095.Ytl. gecikme faizi ile Borcumun olduğunu 21.06.2007 yılında Genel Kurulda seçilen Yönetimdeki görevli arkadaşlar (25.12.2007) söylüyorlar.
Fakat, faaliyeti duran aidatı olmayan bana hiç bir Banka, PTT veya Noterden bilgi ve ihbarname gönderilmemiştir. Şimdi ise kooperatif arsasını satmışlar, (21.06.2007 tarihindeki Genel Kurul yapılmadan önce arsayı satmışlardır) benim adıma düşen paradan borcun var diyerek ödemeyi eksik yapacaklarını söylüyorlar.
Toplam 35 üyelik kooperatif de arsayı 150.00 Ytl.’ ye satmışlar, arsa parasından Belediye ve diğer kamu kuruluşlarına borçlarını yatırmışlardır. Benim hukuku durumum nasıl olur sizden yardım istiyor saygılarımı sunuyorum. 9 yıldır hiç bir faaliyeti olmayan yıkılan ve aidatı olmayan kooperatif genel kurul kararları devam etmiş olup, faiz konusunda karar alsalar (Genel Kurul Kararlarında faizle ilgili maddeler ekteki tutanaklarda var) bile benim 128. milyonumun, 1.095. Ytl borç çıkardıkları sizce doğru olurmu, olursa ne yapmam konusunda cevap verirsiniz memnun olurum. Ek bilgi istediğinizde belge de gönderebilirim.
Gereğini arz ederim. 21.01.2008
Sn.necmettinucar;
Lütfen konu tekrarı yapmayınız!Bu konunun tekrarı olan diğer iletiler silinmiştir.Israrınız durumunda konularınız ve üyeliğiniz kilitlenecektir.
YÖNETİM
-
İyi günler,
Banka kredisi ile alınmış bir motorlu taşıtın sigorta sözleşmesinde doğal olarak banka lehine bir daini mürtehin şerhi bulunuyor.
Borçlunun sigorta primlerini ödememesi durumunda ise daini mürtehin şerhi olduğu için poliçe doğrudan iptal edilemiyor.
Şu halde sigortacının yapması gereken nedir? Bankaya ihtarname çekmesi kendisine iptal hakkı kazandırır mı?
Vereceğiniz yanıtlar için şimdiden teşekkür ederim.
Saygıyla...
-
Yazan: 21 - 01 - 2008 : 03.56 - zhlkrt
6 yil once Turkiye de evlendigim esimden ayrildim. Elimde mahkeme sonucunda verilen belge ve nufustan yeni aldigim kayit var. Su anda yurt disindayim. Burada evlenecegim. Bulundugum ulkede evlilik icin basvurdugumda benim mahkemeden aldigim karar kagidinin yaninda ayrica bir bosanma sertifikasi olmasi gerektigini soylediler. Boyle bir belge varmidir? Eger varsa nereden almak mumkundur? Kendim su an Turkiye de olmadigim icin boyle bir evraki vekalet verdigim birisi alabilir mi?
Saygilarimla.
-
Yazan: 21 - 01 - 2008 : 01.40 - squallbo
merhaba ...
benim 2 sorum var:ssk 506 sayılı kanunun 81, maddesi a ve b bendi ile 2925 sayılı kanunun 2, maddesi arasında ne fark var ...?
bunu sormamın nedeni şu :
annem mart 1989 sigorta başlangıç tarihi war eylül 57 doğumlu we 2003 e kadarda primlerini ödemiş bulunmakta ...
ssk nın sitesi ne girip ne zmana emekli olablirme tıkladıımda annem 5300 iş günü istio we mart 2009 da emekli olabilir diyor...yani 20 yıllık sigorta süresini beklicek.
ilgili mevzuatı okudumda bu durumu 506 sayılı konundan kaynaklandını anldım ama 2925 sayılı kanunda farklı bi durum var annem buna neden giremiyor o kanuna göre 2004 te emekli olması lazım ...?
(09.09.1986 - 23.05.1989 tarihleri arası 15 40 44 3600 )
bu duruda ne yapmam gerekiyor...?
-
Eşimle boşanma aşamasındayız aldattığınıda ispatladım ve inkar etmiyor ailesinede söyledim, tek isteğim 1,5 yaşındaki oğlumu velayetini anlaşmalı olarak bana vermesi ve o şahısla evlenmediği sürece velayetin bende çocuğun onda kalması, yani resmi velayet bende fiili olarak annesinde olacak bunu ben oğlumu istemediğim için değil annesinin yanında olmasının daha yararlı olacağından düşünüyorum ;
bu mümkün mü? Eşim bu hafta başvuracak o yüzden acildir.tşk:)
Konu iki yerde gözüküyor pardon:(
-
Yazan: 20 - 01 - 2008 : 23.45 - stalker
Merhabalar,
Daha öncesinden de konuyla ilgili sorum olmuştu, ama maalesef sorularıma bir cevap alamadım. Size yazalı bir aydan fazla oldu, ben hala sorularıma cevap arıyorum. Yardımcı olabilirseniz sevinirim.
Çalıştığım şirkette 3,5 yıldır görev yapmaktayım. Özellikle son aylarda çok fazla yoğunlaşan bir yıldırma politikasıyla karşı karşıyayım. Kendi sıfatımla görevimi yaptırmamak için uğraşıyorlar. Girmem gereken toplantılara giremiyorum ve bilgiler saklandığı için yapmam gereken işleri de yapamıyorum. Genel Müdür yardımcısı sıfatıyla sorumlu olduğum kişi kendi arkadaşını işe aldı ve benim yaptığım işleri onun yapacağını, benim de öylesine şeyler (meslek dışında herhangi sıradan birinin yapabileceği) işleri yapmamı istediğini söyledi. Ayrıca gelen kişi ile aynı sıfat ya da kategori de bile değiliz. Yani eğitim ve deneyim, iş bilgisi çok farklı. Bu olaydan önce de yine yetersiz ve hatta konuyla ilgili hiç bir bilgisi olmayan birini yardımcım diye aldı ve ona karşı da sorumluluğum olduğunu söyledi.
Toplantılara katılamadığım ve gelişmelerden haberdar olamadığım için kendi gayretlerimle haberdar olabildiğim kadarıyla işleri yine yürütüyorum. Ya da sorunu çözemedikleri için yine ben hallediyorum. Fakat bunu genellikle belli etmeden yapıyorlar. Kendi işimi yapamadığım gibi bir şeyden anlamayan insanlarla da uğraşıyorum.
Bunun nedeni, ssk nın gerçek maaş üzeri değil de asgari ücretten yatırıldığı için bu durumu düzeltmelerini istediğimden ve maaşımda düzeltme yapılmasına söz verilmiş olmasına rağmen yapılmadığını zaman zaman hatırlatmamdan kaynaklanıyor. (Yazılı bir sözleşme yok aramızda fakat herkes aynı durumda ve şahit bulabilirim düşüncesindeyim.)
Dolayısıyla iş yerinde sürekli gergin bir ortam ve zaman zaman tartışmalar yaşanıyor. Yeni gelenlerle arkadan konuşmalar, kulisler de cabası. Durumlar böyle olunca da psikolojim çok bozuluyor. Şu an bozuk bir uyku düzenine sahibim. Sürekli gecenin bir vakti sabaha karşı, 02-03 ya da 04 gibi uyanıyor, sabaha kadar da uyuyamıyorum. Saat 07 gibi uyuya kalıyorum, bu benim işe gitmek için kalkma saatim. Uyku düzenim bozuk olduğu için de işe 30 dk kadar geç gidebiliyorum, bu son zamanlarda daha sıklaştı. Sersem gibi dolaşıyorum, günlerim bu şekilde geçiyor.
Açıkça, bu işe ben bu sıfatla başladım, bu şekilde de devam edeceğim dedim fakat bana söylenen, biz sana ne iş verirsek onu yaparsın, oldu.
Lütfen konuyla ilgili yardımcı olur musunuz? Nasıl bir yol izlemeliyim? Burada işe devam etmek gibi bir düşüncem yok, ama emeğimin karşılığını da onlara bırakmak istemiyorum. Çünkü bu şirkette işe başladığımda benim bölümüm yoktu ve ben sıfırdan oluşturdum, tanınırlık ve bilinirliğini sağladım. Bunların karşılığının böyle olmayacağını düşünüyorum. Kanunen ve fikir açısından yardımlarınızı bekliyorum.
Teşekkürler...
-
Yazan: 20 - 01 - 2008 : 23.18 - sinem24
Hakaret küfür ve tehtit içeren birbayan tarafından yapılan aramalar ve gonderilen mesajlar var hat erkek adına kayıtlı fakat erkek msjların kendısı tarafından atıldığını kabulederek bayanın varlığını ınkar etmiştir fakat bayanın varlığı ıspatlanabılır durumda sulh ve cezadan savcı kararıyla kamu davasına dönüşmüştür.verilecek ceza ne olur?
-
Yazan: 20 - 01 - 2008 : 23.18 - fatih530
merhaba size bi sorum olacak HİPOGONADOTROPİK-HİPOGONADİZM hastalığı olan birisi askerlik yaparmı yoksa çürük raporumu verilir şimdiden teşekkür ederim
-
Yazan: 20 - 01 - 2008 : 23.14 - roseesor
Merhabalar...
Ben 6 aylık evli bir erkeğim..Eşim 1,5 aydan beri annelerinin yanında kalıyor..Anlaşamıyoruz ve boşanmak istiyorum.
6 aylık evli olduğumuz için nasıl bir dava açıp boşanabilirim ve ne kadar sürer..
Yardım ederseniz çok sevinirim..
Şİmdiden teşekkür ederim...
-
Yazan: 20 - 01 - 2008 : 23.07 - nzmkck
Yorumlariniz ve ilginiz icin simdiden tesekkur etmek istiyorum...
27 07 2004 tarıhınde ozel bi sirkette işe basladim 2 ay sonra sigartam yatirildi. Calisma saatlerimiz sabah 08:00 aksam 18:00 ve 18:00- gece 04:00 olarak 2 vardiyeli olarak calisiyoruz(Sirket calisana yaklasik 500 kisi) ise basladıgımda gece calısacagıma dair hic bir kagit imzalamadim yaklasık 1 sene sonrasında toplu olarak bır sozlesme ımzalatıldı bızlere fakat su an ımzalamıs oldugumuz seyde nelerın oldugunu bılmıyorum....Benim sizlere sorum
1-Ben bu imzalis oldugum sozlesmeyı okumak ne oldugunu ogrenmek ıcın okuma talebınde bulunabılırmıyım,bole bı talepte bole bır seyın olmayacagını soleddikleri taktirde ne yapmaliyim...
2-Gece calisacagima dair her hangi bir seye imza atmamiş isem vardiyali bi sistemde calisin bi sirkette vardiyeye gelemeyecegimi belirterek gunduz calismak gibi bir hakkim varmi?
-
Yazan: 20 - 01 - 2008 : 22.32 - Sibel54
bir hisseli mülkte hissedarlar a,b,c,d,e olsun a hissedarı e nin karşı çıkmasına rağmen b,c.d nin hiselerini satın alabilirmi ?
-
Yazan: 20 - 01 - 2008 : 22.32 - seko6161
Merhaba ben 3 senedir bir işyerinde çalışmaktayım. SSK prim ödeme sayfasını konntrol ettiğimde 3 ay önce öne yani 10.15.2007 tarihinde çıkış yapılmış ve yine aynı tarihte giriş yapılmış ve bunlardan benim haberim daha yeni oldu.Bu konunun benim açımdan özellikle tazminat konusunda bir sakınca teşkil edermi.Eders ne yapmam gerekir. Teşekkürler
-
Yazan: 20 - 01 - 2008 : 21.57 - Sibel54
1. soru x,y,z,a,b şahışlara ait ortak bir mülk var x şahsı bu mülkü almak istiyor y,z ve a şahısları ile anlasıyor b şahsı karşı çıkıyor bu durum nasıl çözümlenebilir
2.soru y z a sahısları x sahsına hisselerini satabilirmi ?
-
Yazan: 20 - 01 - 2008 : 21.54 - uquras
merhaba ben iSTANBUL'dan uğur bir tekstil firmasında sabah 08:30 akşam 19:00 saatleri arasında çalışmaktayım bunun yanı sıra cumartesi günleri sabah 08:30-13:30 arası mecburi olarak çalışmaktayım bu yasal bir uygulamamıdır?
Ayrıca cumartesi günleri ve resmi tatillerdeki çalışmalarımda bir kuruş dahi mesai parası ödenmemektedir? Bu konular hakkında beni aydınlatırsanız memnun olurum saygılarımla uğur as
19 Mayıs Cuma, 2006 Gençlik ve Spor Bayramı
30 Ağustos Çarşamba, 2006 Zafer Bayramı
23 Nisan 2007, Pazartesi Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı
19 Mayıs 2007, Cumartesi Gençlik ve Spor Bayramı
30 Ağustos 2007, Perşembe Zafer Bayramı
29 Ekim, 2007, Pazartesi Cumhuriyet Bayramı
1 Ocak 2008, Salı Yeni Yıl Tatili
-
Yazan: 20 - 01 - 2008 : 20.38 - Skyy
Merhaba arkadaşlar karışık bir miras olayımız var bu konuda yardım istiyorum..
Olay şu üç kardeş olan anneannem ve 2 kardeşinden bir tanesi geçtiğimiz hafta sonu kanserden vefat etti . Mirasçısı olarak anneannem ve küçük kardeş gözükmede ve mirasçı olarak mahkemeden mahkemeye katılmaları için tebliğ gelmiş bulunmakta . Yalnız ortanca kardeş vefatından önce hastanede imzalatılan noterden adli dengesinde bir sorun olmadığı ve tabip huzurunda adli dengesinde bir sorun olmadığını kanıtlayan ve mirasını 4 kişiye verdiğini açıklayan bir vasiyet yazısı var ortada . Böyle bir durumda anneannem ve kardeşinin bu mirastan hakları yok mu sayılır . Ve 2 gün önce itibari ile anneanneme bir kağıt imzalatılmak isteniyor ama anneanneme kağıdı imzalamaması imzalarsa haklarından vazgeçtiği anlamına geleceğini söylemişler imzalamıyor mahkeme sonucu nasıl çıkacaktır ve kağıt imzalanmalımıdır . İlginize teşekkür eder bilgilerinizi paylaşmanızı rica ederim
Saygılarımla
-
- Kaç çeşit nafaka vardır, hangi şartlarda hükmedilir?
İştirak, yoksulluk ve tedbir nafakası olmak üzere 3 çeşit nafaka vardır. (Bir de yakın hısımlar arasında söz konusu olan yardım nafakası vardır ancak Boşanma Hukuku ile ilgili değildir.)
İştirak nafakası, çocuklar için ödenen nafakadır. İştirak nafakasında tarafların kusuru aranmaz, velayet kendisinde olan anne veya baba diğer taraftan iştirak nafakası talebinde bulunabilir.
Yoksulluk nafakası, boşanma neticesinde yoksulluğa düşecek olan eşe ödenen nafakadır. Kusursuz ya da diğer eşe göre daha az kusurlu olan tarafa hükmedilir. Taraflar eşit kusurlu ise yoksulluk nafakasına hükmedilmemektedir. Buna karşılık her iki taraf da kusursuz ise, nafaka yükümlüsünün kusuru aranmaksızın boşanma neticesinde yoksulluğa düşecek olan eş lehine nafakaya hükmedilebilir.
Tedbir nafakası, boşanma gerçekleşene ve kesinleşene kadar bağlanan nafakadır. İki şekilde talep edilebilir. Boşanma davası açmadan, ayrı yaşamaya hakkı olan eş diğer eşten hem kendisi hem de varsa çocukları için tedbir nafakası talebinde bulunabilir.
Boşanma davası ile birlikte, dava sonuçlanıncaya ve karar kesinleşinceye kadar yine hem eşin kendisi için hem de varsa çocuk için talep edilebilir. Genelde dava dilekçesinde, boşanmaya karar verilmesi halinde, çocuk için hükmedilen tedbir nafakasının kesinleşmeden itibaren iştirak nafakası olarak devamına; eş için hükmedilen tedbir nafakasının ise yoksulluk nafakası olarak devamına karar verilir.
- Nafaka miktarı neye göre belirlenir, kesin bir kriteri var mıdır?
Nafaka miktarının tespitinde kesin bir kriter ya da sınır söz konusu değildir. Hakim her somut olayın özelliğine, tarafların sosyal ve ekonomik durumlarına göre takdir hakkını da kullanarak hakkaniyete göre karar vermektedir.
- Nafaka topluca ödenebilir mi?
Hakimin takdiri nafakanın irat (gelir) şeklinde ödenmesi ise, toplu ödeme mümkün değildir. Nafaka belirlenen miktarda aylık olarak ödenir. Ancak bazen hakim durum gerektirdiği takdirde nafakanın toplu olarak, bir seferde ödenmesine karar verebilmektedir, bu gibi durumlarda nafaka toplu olarak da ödenebilir.
- Nafakanın artırılması, indirimi ya da kaldırılması mümkün müdür?
Lehine nafaka hükmedilen eş, ileride ekonomik şartlarının değiştiğini, ödenen nafakanın içinde bulunduğu ekonomik şartlar nedeniyle geçimini sağlamaya, ihtiyaçlarını karşılamaya yetmediğini ileri sürerek nafakanın artırılması davası açabilir. Hakim yine tarafların, boşanma anındaki şartları ile artırım davası açıldığı andaki şartlarını değerlendirerek karar verir.
Nafaka yükümlüsü eş de , ekonomik şartlarının değiştiğini, ödediği miktarın geçimini ve ihtiyaçlarını zora soktuğunu, bununla birlikte karşı tarafın ekonomik şartlarında iyileşme olduğunu ileri sürerek nafakanın kaldırılmasını ya da miktarın indirilmesini talep edebilir. Hakim yine tarafların, boşanma anındaki şartları ile artırım davası açıldığı andaki şartlarını değerlendirerek karar verir.
- Nafaka ödeme yükümlülüğü ne zaman sona erer?
İştirak nafakası, velayetin taraf değiştirmesi halinde, velayet hakkının sona ermesi halinde sona erer.
Yoksulluk nafakası ise, nafakanın kaldırılması davası neticesinde hakimin kararı ile, lehine nafaka hükmedilen tarafın evlenmesi ya da evliymiş gibi yaşaması halinde, tarafların yeniden evlenmesi halinde ve taraflardan birinin ölümü ile sona erer.
Tedbir nafakası, boşanma davasında hükmedilmişse hakimin boşanmaya karar vermesi halinde kararın kesinleşmesi ile; boşanmaya karar verilmemesi halinde ise hakimin belirleyeceği süreye kadar, belirlenmezse red kararının kesinleşmesi ile sona erer.
Boşanma davası açılmaksızın tedbir nafakası davası açılmış ise, hakimin belirleyeceği süreye kadar, süre belirlenmemişse tarafların boşanmasına kadar ya da talep halinde hakim kararı ile kaldırılmasına karar verilinceye kadar devam eder.
-
Yazan: 20 - 01 - 2008 : 20.31 - timsah55
ufak bi araştırma sonucunda çin hükümetinin bizim soyumuza ait olduğu söylenen
bazı yapılar tespit edilmiş bize düşen ne bunun için bilgili insanların görüşüne ihtiyacım var nerelere mail atarak hükümet tarihcilerimizi harekete geçire biliriz
yardımlarınız için şimdiden teşekkür ederim
buradada tarihini anlatmakta piramitlrin
http://www.turkdirlik.com/Bilgimece/...MKilic0023.htm
-
Yazan: 20 - 01 - 2008 : 20.22 - teomank
Arkadaşlar,bana yardımcı olursanız çok memnun olurum.Durumumu kısaca anlatayım;
Eylül 2006 da İşverenle ilk üç ay için 750 sonraki 3 ay için 1000 YTL net ücrette sözlü olarak anlaşıp işe başladım. İşveren işe başladıktan sonra bana iş detayları konusunda herhangi bir belge vermedi.
Ayrıca sigorta kaydım yaklaşık 5 ay sonra başlamış ve asgari ücret üzerinden çalışıyor olarak gösterilmiştir.
İşveren çalışanlara maaşlarını kafasına göre istediği zaman istediği kadar elden nakit olarak vermektedir. Ayrıca çalışanlara herhangi bir maaş bodrosu vs. vermemekte,sadece imza karşılığı ödeme yapmaktadır.
Aralık 2007 de işi bıraktım ve işi bırakmadan 15 gün önce işverene de sözlü olarak bunu bildirdim.
İşi bıraktıktan sonra bana çalışma belgesi verilmemiştir. Şu an itibariyla 5 aylık ödenmemiş alacağım kalmıştır.
İşten ayrılırken işten çıktığıma dair harhangi bir imza atmadım ve ssk kayıtlarında işten çıkış yaptığım görülmemektedir.Bildiğim kadarıyla da herhangi bir alacağım kalmamıştır diye imza atmadan benim işten çıkışımı yapamazlar.
Bir de 3 ay sonra maaşımın 1000 YTL olacağı söylenmesine rağmen bana hep 750 YTL maaş ödemesi yapılmıştır.
Maaşlarımın ödenmemesi/geç ödenmesi,sigortamın geç başlatılması ve asgari ücretten gösterilmesi nedeniyle hakkımı yasal olarak almak istiyorum.
Haklı sebeplerden derhal fesih hakkımı kullanabilirmiyim veya bana nasıl hareket etmemi tavsiye edersiniz.
(Elimde işe giriş ve çıkış tarihlerimi gösteen çalıştığım firma tarafından düzenlenmiş bir belge mevcuttur)
-
Yazan: 20 - 01 - 2008 : 20.11 - veli34
Öncelikle merhabalar
Esim troid hastası olmasından dolayı sık sık evi terketti ve sonunda anlaşmalı olarak boşandık.7 yasında (84 aylık) bir kızım var. Velayetini kızımın annede kalmasının daha uygun olacağını düşünerek eşime verdim.Ancak velayetin kötüye kullanıldığını düşünüyorum.Esim gecen yıl kızımı Resmi ilköğretime bağlı ana okuluna yazdırdı ancak cok kısa devam ettirildi. Daha sonra bıraktırdı. Bu 2007/2008 eğitim yılında da ilkokul l.sınıfa başlayan kızım 2 aydan sonra yine okuluna gönderilmemiştir. Kızımın geleceği eğitiminin aksaması nedeni ile kızımı almak istiyorum.
Kızımın zorunlu eğitim çağında olması ve okula gönderilmemesinden dolayı velayet davası açsam kazanabilirmiyim ayrıca mahkemede eşimin troid hastası olmasını gündeme getirmemin davaya faydası olur mu teşkekürler
-
Yazan: 20 - 01 - 2008 : 19.37 - Kurban
CAM Nedir? Çeşitleri Nelerdir?
CAM NEDİR?
Conditional Access Module Koşullu Erişim Modülü; yani şu digital uydu alıcılarındaki yuvalara takılan ve şifreli kanalları çözmeye yarıyan dekoder cihazları. İçine şifre kartı takılan Analog Eurocrypt veya Cine5 dekoderleri gözünüzün önüne getiriniz. Bu küçük modüller o analog cihazların digital olanlarıdır ve şekil olarak laptop bilgisayarların modem vs. kartlarının aynidir. Hatta laptop bilgisayarların PCMCIA yuvası alıcılardaki CI yuva ile ayni özellikte olduğundan CAM'ler bu yuvalara takılarak bilgisayardan program yüklenmesi sağlanmaktadır. Alıcı cihazlarda radyo tv yayınlarını çözme sırasında ise normalde bir CAM'in içinde bir de "smartcard" bulunmalıdır. Yani, bunlar kapının kilidi, kart da anahtarı oluyor. Kartta abonenin kimlik numarası, hangi kanalları, hangi, tarihten, hangi tarihe kadar izleme hakkı olduğu, ayrıca ne gibi ilave masrafları olduğu gibi bilgiler yeralır. Kanalın açılması için merkezdeki bilgilerle karttaki bilgilerin birbirini tutması gerekir.Yayın sinyalinin çözülmesi esas olarak uydu alıcının işidir. CAM 'ın işi ise sadece kart bilgilerini şifre sistemine uygun olarak yorumlamaktır Kart CAM'le, CAM de uydu alıcısı ile konuşarak kanal görüntü ve sesinin açılması sağlanır. Modülün takıldığı yuva CI (Ortak Arayüz) bütün digital STB (uydu/kablo/yersel digital alıcı set üstü cihazları) için artık standart hale gelmiştir. Ayrıca, bazı alıcı cihazların içinde kendinden (embedded) modül de bulunur. Tabii bu modüle ilişkin kartın takılacağı bir de kart yuvası vardır.(Kart yuvası ile CAM yuvası kalınlıkları çok farklı olduğu için ilk bakışta ayırd edilebilir.) Birçok cihazda da hem kendinden modül hem de ayrıca modül takılacak CI yuva bulunur. Kendinden (embedded) CA'lı cihaz almak ilk başta ayrıca CAM almaya göre küçük bir maliyet avantajı taşımakla birlikte cihazın içindeki CA çok çabuk demode olduğu ve değiştirilmesi oldukça güç olduğundan fazla tercih edilmemektedir.
Halen arayüz modülü olmayan çeşitli şifre sistemleri var. ABD'de yaygın olan PowerVu ve İngiltere'de Sky Digital'in dekoderi Sky Digibox (içinde NDS Videoguard denilen yeni bir CAM kullanıyorlar) bu türden cihazlar. Dekoder Digibox' ın ayrılmaz bir parçası ve sadece Sky Digital 'in bayilerinden alınabiliyor. İleride modül sistemine geçmesi beklenen bu NDS sisteminin halen avrupada ve orta doğudaki mevcut kullanıcıları İtalya'da "Stream" Yunanistan'da, "OTE" ve İsraildeki "YES" platformları.
CAM satın almanın bir alternatifi kendinden dekoderli cihaz almaksa, diğer bir alternatifi de modül donanımını emüle eden bilgisayar yazılımlarıdır. Bu yazılımlar bazı digital uydu alıcısı kartlarıyla hızlı bazı bilgisayarlarda sadece bazı şifre ve yazılımlar için başarılı olmaktadır. Sonuç olarak bir CAM ve korsan kartla çözülemeyen bir şifreli yayını bu tür yazılımlarla çözme olanağı da yoktur. Yani korsanlığın alternatif bir yöntemi olarak "bilgisayarda çözme" ilk bakışta kullanıcıya CAM ve kart tasarrufu sağlamakla birlikte uzun vadede çok da elverişli bir yöntem olduğu söylenemez. Şifreli yayınları çözmek için bir CAM kullanılması ise neredeyse en elverişli tek yöntem olarak durmaktadır. Bugün üretilen tüm CAM'ler tüm alıcı cihazlardaki CI yuvalarıyla tam uyumludur. (Koşullu Erişim(CA) ve diğer DVB yayın uygulamaları için Ortak Arayüz(CI) şartnamesi EN50221 & ETSI TS 101 699 Ver. 1.1.1 Extensions)
PEKİ HANGİ CAM'I ALMALI?
Eğer izlemek istediğiniz yayının şifresi Mediaguard II ise ve abone kartınız da bu özellikte ise o zaman mutlaka cihazınıza takacağınız modül de Mediaguard II 'yi destekleyen bir CAM olmak zorundadır. Normal olarak her şifre sisteminin kendine uygun bir de modülü bulunduğundan, şifre çeşitleri ve bunlara göre yayın yapan kanal sayısı arttıkça modül çeşidi de artacağından çeşitli kanallar ve modüller arasında karar veremeden boğulup kalmak mümkün. Üstelik geçtiğimiz birkaç yılda CAM çeşidinde standartlaşma ve azalma olacağına çeşitlilikler sürekli arttı. Birçok eski modüller de demode oldu. Artık onları kullanmak neredeyse olanaksız. Önümüzdeki dönemde de durumun çok farklı olmayacağı öngörülebilir. Yine de bazı önemli gelişmeler var. En önemli gelişme şifre lisansörü firmadan bağımsız olarak üretilen çeşitli modüllerin birden çok çeşit şifre modülü yerine aslı kadar mükemmel çalışabilmesi. Nisan ayında duyurduğumuz UNIVERSAL CAM bunun ilk örneklerindendi. Bu sayede birkaç değişik buketin yayınlarını izleyebilmek için tüketici birkaç defa donanım yatırımı yapıp herbirine CAM maliyeti artı lisans bedeli ödemesi gerekmiyor. Ayni CAM'deki yazılımlar gereken tüm işlemleri yapabildiğinden sadece kanallara abone bedeli ödeyerek kanalları yasal olarak izleme imkanına kavuşabilir. Ama bir sorun var. CAM'lerin içindeki yazılımlar lisanssız. Bunlarla ilgili sorunlar yaşandığında kim ilgilenecek?.
Şimdilerde en fazla kendinden söz ettiren modül Magic CI CAM'ler. Bu modüller geliştirme modülü olarak ve içinde yazılımsız halde satılmaktadır (İçinde sadece Dreamload Boot Loader'i var). Ancak internette çeşitli uyglama yazılımları mevcut ve bunlar sayesinde bir süre içinde tüm koşullu erişim sistemlerini emüle edebilir konuma gelmesi beklenmektedir. Şu anda geçerli olan "Pentacrypt v1.07" sürümlü yazılımıyla "Vi~cc~ss I ve II, TPScrypt, AstonCrypt, s~ca Mediaguard I ve II (s~ca 1-2), <b>!</b>rdet~ I ve II, Betacrypt(Beta Digital), N~gr~vision (BoxKey'i seçilebiliyor)" gibi en popüler tüm şifre sistemleriyle kulanılabiliyor. Tüketici bu modülü bir programmer kartıyla birlikte alıp disketteki yükleme yazılımını çalıştırdıktan sonra internetten indirdiği dosyayı modüle yüklüyor. Modül RS232 COM portu üzerinden bilgisayara CAM'in içinde takılı kart üzerinden de uydu alıcısına bağlı. Dolayısıyla bu programmer kartı modülün içine takılarak modül istendiği kadar defa silinip yeniden programlanabiliyor ve yazılımlar sayesinde modüle kazandırılabilecek fonksiyonlar sınırsız. Şu anda kullanılan V1.02 donanım versiyonu 30 MHz ARM7 mikroişlemcisi 256k RAM ve 2 Mb Flash Belleği ile çok geniş teknik imkanlara sahip. Normal CAM'ler her an sadece bir tek koşullu erişim sistemni destekleyebilir durumda. Oysa bu bir teknik zorunluluktan kaynaklanmıyor. O nedenle bir süreden beri CAM'lerin teknik özellikleri daha sona modifiye edilerek fonksiyonları arttırılmaktaydı. İlk önce <b>!</b>rdet~ AllCam yapıldı. Bu esas olarak <b>!</b>rdet~ CAM 'lerin Betacrypt'ler dahil tüm <b>!</b>rdet~ kartları ile çalışabilmesini sağlamak içindi. Daha sonra ise <b>!</b>rdet~ CAM'leri diğer koşullu erişim sistemleri için olan komutları da kullanabilme özelliği sayesinde FreeCAM adı verilen özel bir yazılım kullanılarak başka şifre sistemine sahip kartlar için de kullanabilme devri başladı. Şimdi bu FreeCAM'lerin yapamadığı şey konusunda ise Magic Modül devreye giriyor. FreeCAM'ler başka koşullu erişim sistemlerini yerli modunda destekleyememektedirler. Bu nedenle örneğin FreeCAM'ler resmi Mediaguard II abone kartları ile birlikte kullanılamıyor. Çünkü bu fazladan logging fonksiyonları <b>!</b>rdet~ moduyla yapılabiliyor. Yani <b>!</b>rdet~'yla ilgisi olmayan bir resmi abone kartı FreeCAM'lerde çalışamıyor. Oysa Magic Modüllerin şu anda kullanılan yazılımları yerli modları destekler durumda ve <b>!</b>rdet~ dışındaki koşullu erişim sistemlerini de yerli modda destekleyebidiğinden hem resmi abone kartlarıyla hem de korsan kartlarla çalışabilir durumda. Öte yandan gerek duyulduğunda kullanılabilecek <b>!</b>rdet~ FreeCam'lerde olan komut geçirmeli loglama fonksiyonu PentaCrypt yazılımında da var, yani FreeCam yazılımları ile yapılabilen tüm fonksiyonlar ve üretilen tüm dosyalar MagicCAM ile de kullanılabiliyor. PentaCrypt'i yapanlar bu işin burada kalmayacağını, Con~x ve Cryptoworks'un eklenmesi için de çalışmalarının sürdüğünü, hatta birgün Videoguard'ın eklenmesinin de planları arasında olduğunu söylüyorlar. Tüm bu nedenlerden MagicCam'e olan talep olağanüstü artmış. Şu anda yok satıyor.
Mevcut yazılımın söylendiği gibi tüm örneklerde çalışmasına, kanallar arası geçiş hızının iyi olmasına rağmen farklı şifre tipleri arasındaki geçiş sırasında biraz yavaş kaldığı söylenebilir. Ancak belki bu da bir sonraki yazılım sürümünde giderilebilecek bir sorundur. Şu anda geleceği güvenli ve iyi bir yatırım olarak görünen MagicCam'lerin bu özelliğini sürdürebilmesi birçok şeye bağlı görünüyor. Birincisi, GlobeCam, GlobalCam, UniversalCam(TBD CAM), EuroCAM gibi çeşitli adlarla pazara sürülen malların ne gibi çeşitlilikler getireceği. Örneğin Global CAM içinde "bir daha yüklenmesi gerekmeyeceği, ve mevcut resmi gayriresmi tüm kartlarla çalışacağı iddia edilen kendi yazılımı yüklü halde satılıyor. Uydu alıcıların içine "Eurocam" adıyla takılı(embedded) satılan CAM'ler de aynı iddiaya sahip.
Şunu da eklemek gerekir ki ARM7 mikroişlemcisiyle çalışıp farklı şifre sistemlerine uyum gösterebilen bu CAM'ların hiçbiri Vi~cc~ss, Mediaguard, <b>!</b>rdet~, Betacrypt, N~gr~vision, Con~x, Cryptoworks ve Videoguard gibi adı geçen şifre markalarından herhangi birinin resmi desteğine sahip değil. CAM'lerde herbiri tescilli olan adıgeçen markaların fonksiyonları sadece emüle edilmektedir. O nedenle bu emülasyonları geçersiz kılacak gelişmeler şifre sistemi sahipleri tarafından her an yürürlüğe konabilir. Tabii hukuki olarak da (yasaklanmasına ilişkin) çeşitli sürtüşmeler sürmektedir. Ayrıca, her an daha önce ortada olmayan "Sky Pilot" tipi yeni bir şifre sistemi, ve tabii doğal olarak onun emülatör yazılımları ortaya çıkabilecektir. Daha önce çeşitli şifreli kanalların yayınlarını açmaya ilişkin korsan dosyaların internette bir furyası olmuştu. Şimdi ise önümüzde "CAM emülatörü işletim sistemi yazılımı" gibi şeylerin piyasasının (ve internette satanlarının) ortaya çıkmakta olduğunu görmekteyiz.
AVRUPA PİYASASINDAKİ CAM'LAR NELERDİR?
Vi~cc~ss CI CAM. Patent hakları France Telecomm'a ait olabilir (CCETT araştırma enstitüsünde geliştirilmiş) En son versiyonu kırmızı etiketli Vr 478. İkinci versiyonla çalışır. Halen Fransada "TPS", "ABSAT", "CFi", "MCM" ve "France Telecom" kullanıyor, İskandinav ve Baltık ülkelerinde "Viasat", Slovenyada "RTV", Hırvatistanda, "HRT", İsviçrede "SRG", İspanyada "TeleVisa", Danimarkada "Tele Danmark", İsveçte "SVT" + "Senda", Norveçte " NRK", Yunanistanda "ALPHA DIGITAL", Arap ülkelerinde "ART" , Rusyada "NTV Int" ayrıca tüm avrupada "BBC Worldwide" ve <u>sansür</u>o kanalları "<u>sansür</u> View", "SCT/RCT" ve "Ultra Blue" tarafından kullanılıyor. Çoğu zaman digital kablo (DVB C) ve yersel (DVB T) yayınlarda da aynen kullanılır. Marka sahibi Vi~cc~ss, üreticisi SC Microsystems. dir .Vi~cc~ss ALL CAM. Orijinal 'Siyah Etiket' Vi~cc~ss CAM birinci versiyon resmi ve korsan kartlarla çalışır. Vi~cc~ss2 ile uyumlu değildir. .
<b>!</b>rdet~ SE4.7 ALLCAM. Bu CAM'ler <b>!</b>rdet~ ve BETA Digital CAM olarak çalışır. Orijinal Flaşlanabilir "I chip'li" <b>!</b>rdet~ Cam'lerdir. Korsan "DS9" yazılımı kullanılarak <b>!</b>rdet~, Beta digital, s~ca Mediaguard ve Vi~cc~ss yapılabilir. Beta Digital halen Almanya ve Avusturyada kullanılıyor. <b>!</b>rdet~ ise Hollanda, Italya ve Güney afrikada kullanılıyor. Seri no 900440 veya 900264 olabilir. Teknik bakımdan aynıdır. Yeni Iredto II cam'ler 901275 veya 901633 olabilir. Bunlar da içinde değişiklik yapılarak AllCAM yapılabiliyor.
<b>!</b>rdet~ "Freepass" CAM. Bu CAM'ler <b>!</b>rdet~ 1 & 2 ve BETA Digital CAM olarak çalışabildiği gibi loglama işinde de kullanılabilir. Yukarıdakinin ayni olup içine flaşlanarak yeni yazılım yüklenmiştir. <b>!</b>rdet~ FREE Cam v.2.018 versiyon yapılanları Vi~cc~ss, s~ca, <b>!</b>rdet~ 1/2, Beta Digital, ve N~gr~vision olarak çalışır, sistem geçişi otomatiktir. FunCAM 'de denir. <b>!</b>rdet~ 2 v.1.06 205 Softcell
<b>!</b>rdet~ CAM P/N 901275 Halen kirch/DF1,Nethold/Multichoice,Telepiu, M-Net (C-bandı) tarafından kullanılıyor. Aynı zamanda yunanistanda "NOVA", hollandada "Canal Digital", İtalyada "Stream", güney afrikada "Multichoice", arap ülkelerinde "Showtime" ve "ART" kullanıyorlar. Avustralyada FOX kullanıyor. Resmi en son versiyon <b>!</b>rdet~ 1 & 2 CAM'dir. Hollanda, İtalya, Arap, Rum, Güney afrikalı birçok yayıncı kullanıyor. Kimileri tarafından <b>!</b>rdet~ II CAM olarak da anılıyor ancak <b>!</b>rdet~ 1 yayınlarla da çalışır. Betacrypt CAM halen almanyada "Pr~m~ra World" ve "MediaVision", avusturyada " ORF " kullanıyor. <b>!</b>rdet~, Betacrypt
Astoncrypt CAM 1.05 veya 1.03(flaşlanabilir olanı), s~ca CI CAM, Aston 105 CI Cam olarak da anılır."MediaGuard" olarak da bilinir. Ayrıca, Alman Pr~m~ra buketi de kullanmaktadır. s~ca (Societe Europeene de Controle d'Acces) bir Canal Plus ve Bertelsmann ortaklığı. Mediaguard (Astoncrypt - s~ca) şifre sistemi halen İtalyada "Telepiu", "Stream", "RAI SAT" ve "MediaSet", Fransa'da "Canal Satellite Numerique", "Canal+", "ABsat", ve " NumeriCable " tarafından, Hollanda'da "Canal Digitaal", İspanya'da "Canal Satelite digital" , Polonya'da "Nowa Cyfra+",Orta Doğu ülkelerinde "Orbit" tarafından ve Canal+' nın global olarak sunduğu daha birçok yayında kullanılıyor. Halen kullanılan en popüler şifre sistemi olduğu söylenebilir. Bu CAM V1.05 olarak s~ca1-2 Mediaguard Emulasyonlu hemen tüm yayınlarda güzel çalışmaktadır. Halen, Telepiu, Canal Satellite, MTV Networks, Kanal Digitaal, Canal Satellite Numerique, AB sat, Cyfra, Stream, Orbit ve Canal Plus yayınlarının tümü için (resmi ve korsan kartlarda) kullanılmaktadır. V1.03 versiyonunda izle ve öde (PPV) kanalları arası hızlı geçişte sorun çıkarttığı belirlenmiştir. (Yavaş geçişte sorun olmuyor) Bu versiyonun flaşlanarak Cryptoworks, N~gr~vision gibi başka modüllere dönüştürülebilme imkanı var. V1.03, ITV Digital yayınlarıyla mükemmel çalışmaktadır. Bu CAM'ın ayrıca tedavülden kalkmış olan V1.00 ve 1.04 versiyonları var. (v1.05) Mevcut son versiyon (1.05). Eski (1.03) versiyonu ise tümleşik ITV Digital TV'leri için kullanılıyor Mediaguard (Astoncrypt - s~ca),
N~gr~vision İlk olarak İspanyol paralı TV platformu Via Digital şirketi tarafından geliştirilerek kullanılmıştır. İspanya'da "Via Digital"den sonra "RTVE" tarafından, Portekizde "Tv Cabo" tarafından kullanılmış, "Star Digital" ile türkiyeye gelmiştir. Ayrıca Polonyada "Polsat" İsviçrede "Teleclub"'un kablo yayınında (DVB C), "ABS CBN Mux " da ve Azerbaycan Tv "Az TV1" 'de kullanılmıştır. Servis sağlayıcıya özel Box Key yapılabilme özelliği var. Ancak halen N~gr~ yayınların tamamına yakını korsan olarak izlenmekte, N~gr~ 2 çıkacağı söylenmektedir. N~gr~vision,
Cryptoworks CI CAM. Halen gayriresmi kartları yok. Kullanan platformlar şunlar; Çek Cumhuriyetinden "Czechlink", Türkiyeden " D~giT~rk " İspanya'dan " Telespazio ". Ayrıca tüm avrupada " Viacom" (MTV network) ve "UPC" 'nin şebekeleri kullanıyor. Br de RTL , Avusturya ve İsviçredeki yayınlarında kullanıyor. Markanın patenti Philips'in. Philips bunu genellikle kendi embedded alıcılarıyla veriyor. Philips - Cryptoworks
AlphaCrypt CI CAM Son versiyon AlphaCrypt CAM, <b>!</b>rdet~, <b>!</b>rdet~ II ve BetaCrypt- şifreli platformlarda çalışıyor. AlphaCrypt,
Universal GLOBAL CI CAM. Tüm CI'lı alıcılarla, Via Access 1 ve 2, Aston (s~ca 1-2), N~gr~vision, Cryptoworks, Betacrypt, <b>!</b>rdet~ 1-2, ve <b>!</b>rdet~ ALL CAM ile çalıştığı, örneğin orijinal Alman Pr~m~ra 'in abone kartları ve resmi Vi~cc~ss2 kartlarla hem de ayrıca korsan kartlarla çalıştığı iddia ediliyor. Bunun gelecek nesil çok fonksiyonlu CAM olduğu, ayrıca programmer gerekmeyeceği, çünkü içindeki yazılımın tam ve test edilmiş olduğu söyleniyor. Resmi ve gayri resmi her tür smartcard'la (Funcard 5in1, GoldCard, DS9 v.s.) çalışabiliyormuş.
Con~x CI CAM. Con~x v3.03 Con~x bir Telenor şirketidir. Bu şifre Canal Plus tarafından İskandinav paketleri için kullanılıyor. Halen sadece İskandinav ülkelerinde "MTV Networks", "Canal digital" paketleri tarafından kullanılıyor. Geçerli son versiyonu V3.03. Con~x,
<b>!</b>rdet~ / BetaDigital Nokia 9200/d-buxe ‘a takılınca Beta Digital ve <b>!</b>rdet~ ile çalışır. Ancak, d-buxe’un yazılımı DrOverflow'un DVB2000 ‘e geçirilmelidir. Ortak arayüzlü (CI) dieğr cihazlardan hiçbiriyle çalışmaz. Şimdi "AMON" yazılımıyla Ds9 kartlar ve Funcard 5 in 1 ile çalışır logging için kullanılabilir.
NO-ZAP CAM . Bu CAM halen sadece NoZap isimli ve hergün 24 saat yayını olan, ücretsiz 8 film yayınlayan fransız hardcore <u>sansür</u>o kanalı tarafından kullanılan Sky Pilot isimli şifre sistemiyle çalışmaktadır. (Abonelik ücretsiz, bu CAM kendi başına çalışıyor, hiçbir smartcard gerektirmiyor.)
Yeni Magic Modül. UNIVERSAL CAM 'in bir türü olarak görünmektedir. TBD Cam - Tanımsız Koşullu Erişim Modülü olarak TBD CryptV0.9 yazılımıyla lanse edilen Universal CAM'in yazılım bakımından gelişmeye çok açık olduğu konuşulmuştu. Bu arada son kullanıcı tarafından kolay programlanabilmesi için basit ucuz ve kullanışlı bir programmer çıkmış. Bu programmer CAM'in içine takılıyor. CAM de uydu alıcıda takılı. Programmerin RS232 ucu bir seri kablo ile bilgisayar'ın COM portuna bağlanarak program PC'den aktarılıyor. Receiver sadece özellikle CAM'i beslemek için gerekli. Programmer cihazı Season logger/emülator kartına çok benziyor, ancak üzerinde atmel mikroişlemcisi var. Yeşil LED yanarsa sorun yok demektir. Halen bu CAM sadece bu şekilde flaşlanabiliyormuş.
Yazılım çalıştırıldığında "connect" butonuna "CONNECTED" yazısını görene kadar basıyorsunuz sonra flaşlama yapılıyor. Bu esnada hem kırmızı hem yeşil LED yanıyor. Yaklaşık 6 dakika sürüyor. Sonunda "MODULE LOADED" yazısı çıkınca modül kullanıma hazır hale gelmiş oluyor. İşler kötü giderse paniğe gerek yok, CAM üzerinde programmer takılı değil iken receiver'i üç defa açıp kapayınca (veya CAM'ı üç defa çıkarıp takarak resetletince) cihaz bootloader konumuna geri dönüyor. Siz de yarım hatalı yüklenmiş flaş dosyasını yeniden yükleyebiliyorsunuz. Yani bu şekilde CAM'e flash yüklemek herkesin yapabileceği bir iş haline getirilmiş.
Bu CAM sonuç olarak konunun meraklıları için bir araştırma geliştirme modülü kabul edilebilir. Geliştirmeye de çok açık olduğu kesin. Örneğin halen FREEPASS CAM(<b>!</b>rdet~) ile karşılaştırılınca, farklı şifre sistemleri arasındaki geçişlerde daha yavaş kaldığı eleştirisi var. Gelişme sonucu hem hızlanması, hem de zamanla halen emüle edilemeyen şifre sistemlerini de emüle edebilir hale getirilmesi mümkün...
*******************
Bu mesaj "kopi/pate yapılmıştır" alıntıdır...
yüzeysel bilgi paylaşım amaçlıdır...
-
Fakültede gördüğünüz dersler, size hukuku anlatıp tanıtmaya yardımcı olsa da yeterli değildir. Hukukun aslında bir EZBER olmadığını sanırım daha ilk derslerde hepimiz farketmişizdir. Hukukçu analitik düşünmek zorundadır çünkü karşısında her an bir hukuki olay, bir ilişki, bir kavram, bir kural, bir müessese çıkmaktadır.Hukukçu bir olayı çok yönlü olarak düşünebilmeli, tezleri ve anti-tezleri doğru biçimde saptayarak tanımlamalı ve bir senteze ulaşmalıdır. Bu sentez tek bir yol olabileceği gibi çeşitli alternatifleri de içerebilir ki çoğunlukla böyle olmaktadır. Bu prosesin beynimizde doğru biçimde işletebilmesi sağlam bir mantığa, sezgiye, bilgiye ve en önemlisi bunları biçilendirecek bir metoda (yönteme) dayalıdır.
Hukuk metodolojisi bu yüzden size en çok gerekli olan bir silah ve alışkanlık olmalıdır. Karşılaştığınız olayları analitik biçimde saptamak, olayı doğru hukuk kurallarıyla analiz etmek, çözüm yolları üretmek, iddia veya savunma silahlarınızı irdelemek için bir metodolojiye ihtiyaç duyarsınız. Kendinizde bu metodu geliştirmeden mesleğinizi sürdürmeniz mümkün değildir.
Bir dava açılmazdan önce dikkat edilmesi gereken temel kuralların neler olduğu, dava dilekçesinin nasıl kurgulanacağı, olaya uygulanacak hukuk kurallarının neler olduğu, iddianıza karşılık davalının ne gibi savunmalar veya karşı iddialar ileri sürebileceğinin önceden hesaplanması gerekir.
Bunlar elbetteki mesleki süreciniz içinde kazanılabilecektir ancak şimdiden buna hazırlıklı olmalısınız. BU hazırlığınızda size önerebileceğim temel eserlerden birisi, Prof. Dr. Ernest Hirş'in PRATİK HUKUKTA METOD adlı eseridir. ( Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Banka Ve Ticaret Hukuku Araştırma Enstitüsü yayını)
Mutlaka birer tane edinmenizi ve dikkatle okumanızı tavsiye ederim.
-
Yazan: 20 - 01 - 2008 : 19.16 - soner80
1) 1163 sayılı kooperatifler kanununa göre yönetim kurulu üyelerinin almış oldukları 7 ay hapis,6 ay memuriyetten men cezası, daha sonra paraya çevrilerek bu cezaların 647 sayılı kanunun 6. maddesi gereğince tehir edilmeleri yönetim kurulu üyelerinin görevlerine son verilmesini gerektirir mi?
2) Danıştay içtihatları Birleştirme Kurulunun 15.11.1990 günlü E:1990/2,K:19902 sayılı kararına göre; "ertelenmiş bulunan bir mahkümiyet hükmü nedeniyle devlet memurunun görevine son verilemeyeceğine hükmedilmiştir" denilmektedir.
3) Oysa "1163 sayılı yasaya göre kooperatif görevlileri işledikleri suçlardan devlet memuru gibi ceza görürlerse de memurların yargılanmalarına ilişkin usul hükümlerine tabi değillerdir.
KK.62/3 maddesinde kooperatif memurlarının suç teşkil eden eylem ve davranışlarından dolayı devlet memurları gibi ceza görecekleri yazılı ise de bunların Memurin Muhakematı hakkındaki kanunda yer alan usul hükümlerine göre oruşturmaya tabi tutulacaklarını gösterir bir hüküm yoktur.
Bu durumda ilgili yasalarda öngörülen "memur" kavramına girmeyen kooparatif başkanı hakkında ilçe yönetim kurulunun karar vermeye yetkisi yoktur" denilmektedir.(Y.CGK 4.6.1973 E.1973/174 K.455-RKD 1973 III/1 F.9 sh.121)
Sonuç: Bu duruma göre, bu yönetim kurulu üyeleri görevlerinde kalırlar mı giderler mi?
Cevap verirseniz çok memnun olurum,teşekkürler..
-
PS3 cafe acmak istiyorum,ancak kiralamayı düsündügüm yerin iskan ruhsatı yok. Okul cami vb. yerlere yakın degil 80 m2. Dükkan o kadar aklıma yattıki baska bir yer düsünemiyorum. Biliyorum iskansız yere ps cafe icin ruhsat vermeleri cok cok zor. Ancak bir umut burada bana yardımcı olabileceginizi düsündüm. Şimdiden cok tesekkür ederim yardımı gecen herkezi acabilirsem cafe me ücretsiz beklerim...
-
Hukuk eğitimi almak bir ayrıcalıktır. Eskilerin deyişiyle 24 ayar altın bir bileziktir.
Hukuk Fakültesi mezunu için açılmayacak kapı yok gibidir. Herkesin ilk aklına gelen avukatlık-(hakimlik-savcılık)-noterlik, HUKUK EĞİTİMİNİN DOĞRUDAN UYGULANDIĞI mesleklerdir.
Aldığımız eğitime göre yapabileceklerimiz acaba bunlarla sınırlı mıdır? Çoğumuzun aklında bu üç meslekten birisini yapmak geçer ama bu şart mıdır?
Bir işletmenin İnsan Kaynakları departmanının yaptığı her işlemin temelinde Çalışma Hukuku (Bireysel İş Hukuku-Toplu İş Hukuku, Sosyal Güvenlik Hukuku) yok mudur? O halde bir işletmenin İnsan Kaynaklarını bir HUKUKÇU' dan daha iyi kim yönetebilir?
Bir ticari işletmenin her işinin temelinde Vergi,Ticaret,Borçlar,İş,Sosyal Güvenlik gibi mevzuatı yok mudur? O halde bir şirkette hukukçudan daha iyi bir yönetici düşünülebilir mi?
Pek çok sigorta şirketinin hasar-rücü departmanlarında hukukçular istihdam edilmektedir.
Kimi İK ilanlarında hukukçu yönetici aranmaktadır.
Bankalar, müfettişlik departmanlarına hukukçuları almaktadır.
Kaymakamlık yapma olanağı vardır.
Bazı hukukçular bilgisayara olan düşkünlükleri sonucu hukuk programları yazabilecek düzeye gelmişlerdir.
Bunları sadece örnek olarak verdim. Ancak bu örneklerden çıkartılması gereken sonuç, hukuk mezununun kendisini mutlaka başka alanlarda alacağı eğitimle donatması olmalıdır. Böylece kendinize çok farklı alanlarda iş yaratma yada bulma olanağı sağlayabilirsiniz. Kimbilir belki de siz aslında Siyasalı bitirip Kaymakam olmak istemiştiniz ama kader sizi hukuk fakültesine gönderdi. İşletme okumak istemiştiniz ama hukukçu oldunuz. Peki bu hayaliniz elinizden kaçmış mıdır?
Hayır...
Yeter ki siz isteyin. Altın bileziğiniz bileğinizde, unutmayın...
Sevgi ve saygılarımla.
-
Manisa Ticaret Meslek Lisesinde Büro Yönetimi ve Sekreterlik dalında Hukuk Sekreterliği eğitimi verilmekte imiş. Çok sevindirici bir haber. Çoğu işin süreye bağlı olması nedeniyle son derece riskli bir meslek ifa eden avukatın nezdinde bilinçli sekreterlerin çalışmaya başlamalarının yararlarını tartışmaya gerek yok sanırım.
http://manisa.meb.gov.tr/mesleki_egi..._yonetimi.html
: Hukuk Sekreterliği Dalı ::
Tanımı: Hukuk sekreterliği mesleğinin gerektirdiği,günlük işler, dava hizmetleri, toplantı ve seyahat organizesi ile ilgili gerekli olan bilgi ve becerileri kazandırmaya yönelik eğitim ve öğretim verilen daldır.
Amacı: Hukuk sekreterliği mesleğinin yeterliklerine sahip meslek elemanları yetiştirmek amaçlanmaktadır.
-
Hukuk Makaleleri ve Mevzuat Kısmına yeni bir hukuki kaynak eklendi, üzerinde tartışmak ister misiniz :
Tarım Ürünleri Lisanslı Depoculuk Kanunu
-
Yazan: 20 - 01 - 2008 : 17.09 - Takilbery
Ben 1999 yılının Ocak ayında daire almak için kooperatife girdim. Ama girdiğimde kooperatifin yarısı nerdeyse tamamlanmıştı. Belli bir meblağ nakit ödeme yaparak aylık ödemelere başladım. 2000 yılının Şubat ayında da nikahlandım, Eylül 2000 de de düğün yaparak evlendik. Bu arada ev taksitlerimin ödemeleri devam etti (tabii ödemelerimin büyük çoğunluğunu sağolsun kendi babam yaptı) ve 2004 yılı eylül ayında ev ödemelerimiz bitti.
2003 yılında da kızımız dünyaya geldi.
Eşim hemşire olarak 2006 yılı başlarında çalışmaya başladı. 2 yıllık bir çalışmışlığı var. Şu son 1 yıldır beni aldattığı şüphesindeyim. Önceleri eşimin cebini, elime aldığımda hemen gelip cebini benden alıyor, hiç elletmiyor bile. Evde iken cebi çoğu zaman kapalı bi şekilde şarjzda bulunduruyordu. Geçenlerde bi kere cep telefonuna çağrı geldi. Ben yanındayken NO tuşuna basarak gelen aramayı reddetti.(gözlerimle gördüm, ama o hala bunu yalanlıyor). Kimin aradığını sorduğumda da bilmediğini söyledi. Ve sonra o gece cep telefonuna gizlice baktığımda aranan numarayı sildiğini gördüm. İşte o gün benim karagünüm oldu. Oturup konuştuk. Hep inkar etti ama beni tatmin edecek bir açıklama hiç yapamadı. Yani kimin aradığını söyleyemedi. O günden sonra geceleri rüyamda sürekli eşimin beni aldattığını görüyorum.Tarih Ekim 2007 de oldu bu anlattıklarım.
Şimdi sorularıma cevap arıyorum; Eğer boşanırsam;
1- 1 Daire ve 1 araba benim üzerimde. Eşim bu taşınmaz mallarda, ne kadar bir hak sahibi olur?
2- Eğer ben boşanma dilekçemden önce dairemin yarısını babamın üzerine yaparsam, bunda bi hak talebinde bulunabilir mi? ( çoğu ev taksitlerimi babam ödemişti)
3- Eşim şu anda çalışmıyor, aile durumları da pek iyi sayılmaz. Benimse aylık ortalama gelirim 1700 civarında. Buna göre; 5 yaşındaki kızımın velayetini kim alır?
4- Boşanma işlemleri başladıktan sonra, eşimin kullandığı GSM şirketine dilekçe ile başvursam (aranan günü ve saati adım kadar biliyorum) reddettiği aramanın telefon numarasını bana söylerler mi ve konuşma dökümlerini veya mesajlarını bana açıklayabilirler mi?
5- Tüm bu şartlarda eşim benim mal varlığımdan ne kadar alır ve nafaka ödemelerim nasıl olur?
6- Diyelimki kızımın velayetini aldım. Ve 2 sene sonra mesleğimi bıraktım. Kızımın velayeti bende kalmaya devam eder mi?
7- Diyelim ki kızımın velayetini alamadım ve eşim başka birisi ile evlendi. O zaman kıızmın velayetini ben üzerime alabilir miyim?
Şimdiden çoooook teşekkürler.
-
Yazan: 20 - 01 - 2008 : 13.52 - kelleci
Merhabalar ,
Bilenler ile öğrenmek isteyenler arasındaki bu bilgi alışverişini sağlamanız ve haklarımızı öğrenmemiz , bilmemiz bakımından bu ortamı sağlandığınız için sitenize teşekkür ederim.
Benim marka hakkında sorularım olacak ,
1- Marka Tescil işlemleri tamamlandıktan sonra o markaya yeni bir sınıf eklemek için yapabileceğimiz işlemler ne olmalıdır.
2- Marka Resmi Bültende 3 aylık süre ile yayımlanırken , 3 aylık sürenin bitimine son 10-20 gün kala , markamıza bağlı yeni bir sınıf eklemek mümkün müdür?
3- Markamızın , domain ismi olarak kullanılmasında Harf Bazında etkisi nedir acaba? Biraz daha açmak gerekirse , mesela benim Markamın adı "işgücü" buna bağlı domain isminin başkası tarafından , www isgucu..... olarak alınması sonucunda , türkçe karakter bakımından bir hak iddia edilebilir mi? çünkü ş , s olarak yazılmış , ü lerde u olarak yazılmıştır ve markanın anlamı da değişmiştir?
Saygılarımı sunarım.
-
Yazan: 20 - 01 - 2008 : 13.38 - cadi666
Merhaba arkadaslar,
ben yurtdisinda kaliyorum ve maalesef bazi sorular hakkinda ne Türk Konsoloslugundan ne de almanyada avukatlik yapan türk asilli vatandaslarimizdan cevaplar alabildim, arkadasima insallah siz yardimci olabilirsiniz.
Arkadasim 2003 yilinda üniversiteden mezun olduktan sonra yüksek lisans egitimi icin Almanya`ya gelmis bir türk vatandasi. Mezuniyetten hemen sonra askerlik yükümlülügünü yapmadan tecil ettirerek gelmis ve önce dil egitimiyle Almanya`daki egitimine baslamis. Ama maalesef bir Alman üniversitesinde mezuniyet durumuna uygun olarak okumaya baslamanin ilk asamasi olan dil sinavini gecmesi ve okul kaydi yaptirabilmesi elindeki mevcut ve daha sonra burada da özel ögrenci dosyasi actirarak yaptirmis oldugu tecil süresini yaklasik bir semester astigi icin bakaya durumuna düsmüs. Her ne kadar durumu ifade eden sekilde birkac kez konsolosluga giderek savunmasini vermis olmasina ragmen ve son olarak onun durumundaki tüm ögrenci arkadaslarin islerinin daha cabuk sonuca baglanmasi amaciyla dosyalarinin askeri mahkemeden yerel mahkemelere devredilmis olmasina ragmen katiyetle herhangi bir beraat, olumlu yada olumsuz herhangi bir yanit aradan hayli zaman gecmis olmasina ragmen sahsina ulasmamaktadir. Mevcut askere celb dönemlerinin her üc ayda bir olmasi zincirleme bir bakaya durumunu beraberinde getirmektedir. Almanya´da ise kanuni oturumu devamli alabilmek icin gecerlilik süresi bulunan bir pasaport sahibi olmak gerekmekte ve arkadas okul kaydinin olmasina ve ögrencilik durumu devam etmesine ragmen yerel mahkemeden de bir sonuc alamadigi icin askerligi tecil ettirememekte ve bu yüzden pasaportumunda gecerlilik süresini uzatamiyor. Bu durum muhtemelen, uzatilamamis pasaport sebebiyle Almanya`da kalabilmesini engelleyecegi, o kadar emek ve zamanin bosa gitmesine sebep olacagi icin acil bir cözüme ihtiyaci bulunmaktadir.
Bu arkadasimiza yardimci olabilirsek cok büyük hayir islemis oluruz :)
Arkadas 1980 dogumlu.
Saygilar ve sevgiler
N.H.
-
Yazan: 20 - 01 - 2008 : 13.23 - tira
Merhaba.Ben ist.da zabıt katibi olarak görev yapan birisinin psikolojik rahatsızlığı nedeni ile ank.ya tayin isteme hakkı varmıdır, onu öğrenmek istiyorum. bu kişinin ist.da hiç bir yakını yok ve evli.evli olduğu ailesi ist.da ama sorunları ailesini de olumsuz yönde etkilediğinden psikolojik olarak rahatsız. 20 günlük doktor raporu var ve yeşil reçeteli ilaç kullanıyor. en kısa zamanda nasıl bir raporla veya istemle ank.ya ailesinin yanına tayin isteyebilir?
-
Merhaba,
Sorum şu: İstifa ettikten sonra 30 iş günü ihbar sürem var. X gün rapor alırsam 30 iş günü çalışmam gerekir mi yoksa (30-x) gün yeterli olur mu?
Teşekkür ederim,
-
Yazan: 20 - 01 - 2008 : 12.13 - sezginn
Arkadaslar ben 5 yıldır evliyim eşim almanyada ve biz 2 yıldır hiç mi hiç görüşmüyoruz şimdi ise boşanmak istiyorum ne yapmam gerekir ve çok uzun sürermi herhangi bir zorluk çıkarmı ve davayı burdan mı açmam gerekiyor ilgilenenlere şimdiden teşekkürlerimi sunarım
-
Yazan: 20 - 01 - 2008 : 12.06 - caner35
Merhaba arkadaşlar benim babaanneme ve kardeşlerine kendi babalarından bir takım yerler kalmış. Babaannem 2002 yılında vefat etti. Onun hakkı babama ve halama kaldı.Babamda geçtiğimiz mayısta vefat etti yani bababım hakkı anneme ve bize kaldı. Üç kardeşiz diğerlerinin yaşı 18den küçük.Halam olmadan anneme ben vekalet verirsem,halamın vekaleti olmadan,annem oradan bize düşen payın yönetimini yapabilirmi satış tapuyu üzerine alma vb. gibi. Şimdiden teşekkürler.
-
Yazan: 20 - 01 - 2008 : 11.39 - alanya
Ben bundan yaklasık 9 yıl önce boşandım.Mahkeme kızıma o zaman için 50 milyon lira nafaka bağladı.Zaman içinde bu para hiç ödenmedi.Daha sonra ben nafaka artırımı davası açtım ve kazandım 150 ytl oldu nafaka bedeli.Ancak yine nafaka tutarını alamadım.Şu anda eski eşimin enüst basamaktan emekli olduğunu öğrendim.Ben şimdi ki nafaka bedelini ve geriye dönük biriken nafaka tutarını almak için nasıl bir yol izlemem lazım? Bana yol gösterırsenız sevınırım.
-
Müşterek Zahmet (*)
Gözlerimiz
Şeffaf
Temiz
Damlalardır
Her damlada
Demire can veren dehanın
Bir küçücük
Zerresi vardır
Şeffaf
Temiz
Damlalarıyla gözlerimiz
Bir umman içinde birleşmeseydi eğer
Her zerre
Dağılsa idi başka bir yere
Dinamolarla durmayanları çiftçileştirerek
Çelik dağları sof bir klak gibi döndüremezdik!
Müşterek zahmetin şamateri
Yakan
*** *** çevirir akan
İstimar(?) ateşini
Şem’asız kibrit gibi söndüremezdik
Şeffaf
Temiz
Damlalarıyla gözlerimiz
Bir umman içinde o kadar karıştı ki
Kaynayan suda buzu
Nasıl eritirse deniz(?)
İşte biz de
Birbirimizde
Öyle kaybolduk
Yükseldi müşterek zahmetin şamateri!
Demire can veren dehayı bulduk
Moskova / Názım Hikmet
Vehbi ve Náfi Kardeşlerimin Acılarına:
Aldığım Bir Mektup (**)
1337 Mart Ankara
Dün gece mektup aldım bir felakete dair
Siyah satırlarında şöyle yazılı:
"Şair!
Bilmiyoruz nereden başlamalı biz söze
Kara bir hançer gibi zavallı gönlümüze
Saplanan son acıyı sen de duyuyor musun?
Yoksa hülyalarınla hálá uyuyor musun?
Boşluklara atılan ruhumuza bu bir sır:
Bilmiyoruz gönüller bu kadar yakın mıdır?
Dileriz derdimizi avutmasın seneler
Bize son vazifeni yapmış olursun eğer
Zavallı gönlümüzde bu derin mátemi sen
Rüba Beyin sesiyle ebedileştirirsen...
Ah bir hale düştük ki duysa káinat ağlar
Hem bir kardeş kaybettik, hem çok sevgili bir yár
Biz gurbette ağlarken o da gurbette öldü
Biz gurbete gömüldük, o toprağa gömüldü...
Şimdi o uzaklarda, çok uzaklarda bizden!
Hayaline ağlayan yorgun gözlerimizden
Yüzü rüyalardaki yüzler gibi kayboldu.
Zaten o bir çiçekti bir çiçek gibi soldu
Bir bahçeye gitti ki açılmaz çiçekleri
Kahpe felek kendini bildiği günden beri
Gökler zulümleriyle bu kadar alçalmadı.
Artık güzelliklere imanımız kalmadı.
Hiçbir ümidimiz yok hiçbir gayemiz de
Şair? Fani neşeyi artık arama bizde
Şimdi biz bir hayale ağlarız için için
Tesellisi olmayan gönüllerimiz için
Sade ona kavuşmak tesellidir diyoruz
Ona kavuşmak için ölümü bekliyoruz
Müstensihi (Aktaran)
Názım Hikmet
http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/...id=61&sz=46301
-
Yazan: 20 - 01 - 2008 : 11.17 - esin_28
Nedir en derin korkularımızın içinde yatan asıl sebep, nedir bizi dinç tutan, tetikte tutan, yarınlara tedirgin baktıran Yaşlanmaktan mı korkar insan yoksa yalnız kalmaktan mı? Karanlıktan mı korkar yoksa ışığın gözünü almasından mı? Bir gülü tutarken dikeninin batmasından mı korkar yoksa kırılmasından mı? İncinmekten mi kokar incitmekten mi? Ağlamaktan mı korkar ağlatmaktan mı? Yaşamaktan mı korkar ölmekten mi? Nedir bize geri adım attıranlar ya da harekete geçirenler. Duygularımızda yaşadığımız bu karmaşalar, düşüncelerimizde ki belirsizlikler, düşlerimizde ki bulanıklıkların nedir sebebi? En derinlerde, diplerde yatan, gizlediğimiz, bizi belki zayıf gösterecek olan ama aslında yüceltecek olan saklımız nedir? Neden çocuksu yanlarımızı ortaya çıkartmaktan korkarız, saf duygularımızdan neden kaçarız?
Hayata bir çocuğun gözlerinden bakmamızı engelleyen şey ne? Bize olur olmaz yerlerde “dur” diye, “ söyleme” diye seslenen kim? İçimizdeki sesi bizden farklı kılan ne? Kendimiz olduğumuzu sandığımız bir anda aslında olmadığımızı anladığımızda yaşadığımız burukluk neden? Farklı olma ihtiyacı niye? Bizi biz olmaktan uzak kılan bu şey ne..?
-
Yazan: 20 - 01 - 2008 : 05.47 - yunus7
Bursa Osmangazi ilçesi sınırlarında kendi arsam üzerine 1 kat ve 130 metrekare olmak üzere ruhsatsız yapı yaptım. Ruhsatsız bina yapmak belki doğru değil ama yapının geri çekilmesi (yoldan) gerekiyor , şuyulandırma , bürokrasi vs vs ben bunu kısadan hisse kaçak yaptım. Yoksa işyeri olarak kullanmam mümkün olmayacaktı benim de buna ihtiyacım olduğu için bu binayı arsamın tamamını kullanarak mütahide yaptırdım. Benim sorularım şunlar olacak: Bu memlekette imar kanunu aynı ama vatandaşa uygulanan cezalar farklı farklı. Mesela bir çok kaçak bina sadece ceza ödemekle kurtuluyor yıkım yapılmıyor. Kimine ceza bile kesilmediğini duyuyorum. Bir kısmı göstermelik yıkıma uğruyor bir kaç tuğlası kırılıyor. Tamirattan sonra bir daha uğrayan olmuyor konu kapanıyor vede elektrik su vs hizmetlerden yararlanıyor. Gelgelelim birde bizim gibi hem ceza kesilen hem de binası belediye tarafından bomba düşmüş gibi yıkılan vatandaşlar var. Ve üstelik ben burada dükkan açılışını yapmış malımı sattığım bir sırada boşalttırılarak dükkanın içindeki bütün dekor malzemem molozlar altında kalınmasına sebep olundu. Diyeceksiniz ki neden tahliye etmedin tebligattan sonra; çünkü herkesinki gibi göstermelik bir yıkım olacağını zannettim. Öyle olmadı. Hatta ben yürütmeyi durdurma davası açtım , bu davada beklenmedi. Diktatörlüklerde olmayan bir faciaya maruz kaldım. Bununla birlikte duyduğum bir iki örnekte bu derece kötü yıkımı yapılan bir iki bina onarıldıktan sonra 2. ve 3. kez yıkımları yapılmış. Bu adaletsizce uygulamalar neye göre yapılıyor. Bu kanun kişiden kişiye neden bu kadar farklı uygulanıyor. Alınan encümen yıkım kararı doğrultusunda yapılan yıkımda binamız ve hayallerimiz yarı yarıya gitti. Aynı gün aynı cd. üzerindeki yıkımlardaki eşitsizliği bir çocuk bile farkederdi. Birinin bir duvarı yıkıldı bana ait yerin yarısı yıkıldı. İnsanın aklına başka şeyler geliyor. Bu adalaetsizliğe karşı nasıl hesap sorulur? İkincisi kimi binanı onar diyor bu dosya mahkemeye gitti bir daha yıkım olmaz diyor ama şüphelerim var bunların neye göre hareket ettiği belli değil. Sizce ne yapmalıyım? Eğer yıkım bir daha olacaksa bunun kanuni bir sınırı varmıdır? Birde mahkemeden yürütmeyi durdurma kararı çıkarsa şu saatten sonra bana bir faydası olur mu? Teşekkürler...
-
Yazan: 20 - 01 - 2008 : 00.22 - hudalfa
4 ay önce trafik kazası gecirdim kazada 2 kişi öldü bende biraz agır yaralandım ama hiç birimiz karşı taraftan ozaman davacı olmamıştık ölen arkadaşların aileside olmamıştı ama karşı taraf yani suçlu olan taraf bir kere bile arayıp gecmiş olsun demedi buda bizim zorumuza gitti
şimdi suçlu tarafa dava acmak istiyoruz 4 ay gectiginden zaman aşımına ugramış olurmu ölen arkadaşlar 20 yaşındaydı bunlar için kan parası almak istiyoruz birde benim hastane masraflarını almak istiyorum mesela o kazadan dolayı halen sag elimi kullanamıyorum. bizim ne yapmamız lazım
-
Yazan: 19 - 01 - 2008 : 23.54 - mavi82
Şu anda bir üniversitenin mühendislik fakültesinde 33/a kadrosunda araştırma görevlisi olarak görev yapmaktayım. Ancak buradan istifa ederek hemen başka bir üniversitede görev almak istiyorum. Şu an çalıştığım üniversiteden istifa ettiğimde üniversite idaresinin benim istifamı kabul etmemeleri ve beni zor durumda bırakmaları gibi bir durum söz konusu olabilir mi?
-
Yazan: 19 - 01 - 2008 : 23.43 - the__
Aynı pazara ürün sunduğumuz bir firma da bizim tescilli markamızla yurt dışından ürün ithal ederek aynı pazara sunmakta. Bu firmanın bizim markamızı kullanarak ürün ithalatını nasıl engelleyebiliriz? İki üründen birbirinin aynısıdır. Bir kaç yerden Tarım ve köyişleri bakanlığından bu ürünün ithalatını durdurabileceğimizi duyduk. Bunun prosedürü ve maliyeti ne kadardır?
-
Yazan: 19 - 01 - 2008 : 23.39 - the__
İyi günler;
30. Sınıfta tescil ettiğimiz markanın. Aynı şekil ve görüntüyle 35. sınıftan tescil edilmeye çalışılıyor. Biz bu markayla ithalat, ihracat ve yurt içinde satışını yapıyoruz. 35. sınıfta ithalat ve ihracatla ilgili yazılar vardı ne demek istediğin tam anlıyamadım. Bu marka bize tescilliyken başka birine aynı şekil ve görüntüyle sadece sınıfı farklı olmasıyla verilir mi? Bu durumda bizim ne gibi hak kaybımız olur?
35-Reklamcılık, pazarlama ve halkla ilişkiler ile ilgili hizmetler (Ticari ve reklam amaçlı sergi ve fuarların organizasyonu hizmetleri dahil). Büro hizmetleri. İş yönetimi, idaresi ve bu konular ile ilgili danışmanlık hizmetleri (Muhasebecilik hizmetleri dahil). İthalat ihracat acente hizmetleri. Ticari ve sınai ürünler için eksperlik hizmetleri. Açık artırmaların düzenlenmesi ve gerçekleştirilmesi hizmetleri. Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için çeşitli malların bir araya getirilmesi hizmetleri (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, kataloglar ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir).
-
V. TÜRK ALMAN TIP HUKUKU
SEMPOZYUMU
V.TURKISCH-DEUTSCHES SYMPOSIUM ZUM MEDIZINRECHT
“TIP CEZA HUKUKUNUN GÜNCEL SORUNLARI”
AKTUELLE FRAGEN DES MEDIZINSTRAFRECHTS
28.ŞUBAT – 1 MART 2008
28 FEBRUAR – 1 MAERZ 2008
DEDEMAN OTEL - ANKARA
SEMPOZYUM PROGRAMI
28 ŞUBAT 2008 PERŞEMBE / DONNERSTAG, 28 Februar 2008
9.00 - 9.30 AÇILIŞ / ERÖFFNUNG
TBB BAŞKANI AV. ÖZDEMİR ÖZOK
ALMANYA BÜYÜKELÇİSİ (katıldığı takdirde)
PROF. DR. KÖKSAL BAYRAKTAR
PROF. DR. HAKAN HAKERİ
1. OTURUM/SEKTIONBAŞKAN/VORSITZ: PROF. DR. HANS LILIE
I. 09.30 - 09.45
Prof. Dr. Köksal Bayraktar: Tıp Etiği Kurallarının Ceza Hukuku Kurallarına EtkisiAuswirkungen der medizinethischen Regeln auf das Strafrecht
II. 09.45 - 10.00
Doç. Dr. Ayşe Nuhoğlu
Tıp Ceza Hukukunda Iztırar Hali
Notstand im Medizinstrafrecht
III. 10.00-10.15
Yrd.Doç. Dr. Andreas Mosenheuer
Hekimler Bakımından Cezalandırılabilirliğin Sınırı Olarak Varsayılan RızaDie hypothetische Einwilligung als Strafbarkeitsbegrenzung für Aerzte?
10.15 - 11.00 TARTIŞMA/DISKUSSION
11.30 - 12.00 ARA
2. OTURUM/SEKTIONBAŞKAN/VORSITZ: PROF. DR. KÖKSAL BAYRAKTAR
IV. 12.00 - 12.15
Prof. Dr. Bahri Öztürk
ÖtanaziSterbehilfe
V. 12.15 - 12.30
Prof. Dr. Henning Rosenau
Aktif ÖtanaziAktive Sterbehilfe
12.30 - 13.00 TARTIŞMA/DISKUSSION
13.00 - 14.30 ARA
3. OTURUM/SEKTIONBAŞKAN/VORSITZ: PROF. DR. BAHRİ ÖZTÜRK
VI. 14.30 – 14.45
Prof. Dr. Durmuş Tezcan
İHAM Kararları Işığında İşkence Yasağı ve Hekim Raporları
Das Folterverbot und medizinische Gutachten im Lichte der Entscheidungen des EGMR
VII. 14.45 - 15.00
Prof. Dr. Nur Centel:
Tıp Ceza Hukukunda Neticesi Sebebiyle Ağırlaşmış Yaralama (TCK.m. 87/4)
Körperverletzung mit Todesfolge im Medizinstrafrecht
VIII. 15.00 - 15.15
Yard. Doç. Dr. Berrin Akbulut
Hekimin Tıbbi Hatalarından Cezai Sorumlulukta Nedensellik Bağı Problemleri
Kausalitätsprobleme im Medizinstrafrecht
15.15 - 16.00 TARTIŞMA/DISKUSSION
16.00 - 16.30 ARA/PAUSE
4. OTURUM/SEKTIONBAŞKAN: PROF. DR. DURMUŞ TEZCAN
IX. 16.30 - 16.45
Prof. Dr. Ulrich Schroth
Organ Naklinde Hukuksal problemler
Rechtsprobleme der Organtransplantation
X. 16.45 - 17.00
Prof. Dr. Doğan Soyaslan:
Tıp Ceza Hukukunda Organ (özellikle TCK ve ODNK ilişkisi)
Rechtsprobleme der Organtransplantation
XI. 17.00 – 17.15
Prof. Dr. Hans Lilie
Organ Ticaretinin Cezalandırılabilirliği
Zur Strafbarkeit des Organhandels
XII. 17.15 – 17.30
Araş. Gör. Murat Aydın:
Tıp Ceza Hukukunda Organ Ticareti Suçu
Die Strafbarkeit im Bereich der Organtransplantation
17.30-18.30 TARTIŞMA/DISKUSSION
29 ŞUBAT 2008 CUMA / FREITAG, 29. Februar 2008
5. OTURUM /SEKTIONBAŞKAN/VORSITZ: PROF. DR. HENNING ROSENAU
XIII. 9.00 - 9.15
Prof. Dr. M. Emin Artuk
Hekimlerin TCK. m. 257 Karşısındaki Sorumlulukları (görevi kötüye kullanma)Strafrechtliche Verantwortung der Aerzte wegen Art. 257 türk. StGB (Amtsmissbrauch)
XIV. 9.15 - 9.30
Prof. Dr. Mustafa Avcı
Hekimler Açısından İrtikap Suçu
Bestechung (durch Erpressung) XV. 9.30– 9.45
Doç. Dr. Mahmut Koca
Soy Bağını Değiştirme
Strafbarkeit bei Aenderung der Familienstammdaten durch das medizinische Personal
XVI. 9.45– 10.00
Yrd. Doç. Dr. Ali İhsan Erdağ Tıp Ceza Hukukunda Belgede Sahtecilik
Urkundenfälschung im Medizinstrafrecht
10.00 - 11.00 TARTIŞMA/DISKUSSION
11.00 - 11.30 ARA/PAUSE
6. OTURUM/SEKTIONBAŞKAN/VORSITZ: PROF. DR. TİMUR DEMİRBAŞ
XVII. 11.30 - 11.45
Prof. Dr. Ersan Şen
Deney ve Deneme Suçları
Klinische Versuche und Strafrecht
XVIII. 11.45 – 12.00
Doç. Dr. Ali Rıza Çınar
TCK 179/3 ve Tıp Ceza Hukuku
Art. 179/3 des türk. StGB und Medizinstrafrecht
XIX. 12.00 -12.15
Yard. Doç. Dr. Mahmut Kaşıkçı:
TCK. m. 83 ve Tıp Ceza Hukuku
Art. 83 des türk. Strafrechts – Tötung durch Unterlassen – und Medizinstrafrecht
12.15 - 13.00 TARTIŞMA/DISKUSSION
13.00 - 14.30 ARA
7. OTURUM/SEKTIONBAŞKAN/VORSITZ: DEKAN PROF. DR. ULRICH SCHROTH
XX. 14.30 - 14.45
Prof. Dr.Timur Demirbaş
İnfaz Hukukunda Tıp Ceza Hukuku Sorunları
Medizinstrafrechtliche Probleme im Strafvollzugsrecht
XXI. 14.45 - 15.00
Prof. Dr. Metin Feyzioğlu
Açlık Grevi Karşısında Hekimin Sorumluluğu
Der Arzt und Hungerstreik
15.00 – 15.30 TARTIŞMA/DISKUSSION
15.30 - 16.00 ÇAY-KAHVE ARASI / TEE-KAFFEE-PAUSE
8. OTURUM/SEKTIONBAŞKAN/VORSITZ: PROF. DR. DOĞAN SOYASLAN
XXII. 16.00 – 16.15
Yard. Doç. Dr. Handan Yokuş Sevük
Tıp Ceza Hukukunda Kişisel Kayıtların Açıklanması
Schweigepflichtverletzung und strafrechtliche Folgen
XXIII. 16.15 – 16.30
Doç. Dr. Mustafa Ruhan ERDEM
HIV Enfeksiyonu ve Hekimin Bildirim Yükümlülüğü
HIV und Mitteilungspflicht des Arztes
XXIV. 16.30 - 16.45
Yard. Doç. Dr. İlhan Üzülmez
Sağlık Personelinin Suçu Bildirmeme Suçu (TCK. m. 280)
Allgemeine Mitteilungspflichten des medizinischen Personals (Art. 280 türk. StGB)
16.45 – 17.30 TARTIŞMA/DISKUSSION
1 MART 2008 CUMARTESİ / SONNABEND, 1. MÄRZ 2008
9. OTURUM/SEKTIONBAŞKAN/VORSITZ: PROF. DR. EMİN ARTUK
XXV. 9.30 - 9.45
Prof. Dr.Feridun Yenisey:
Tıp Ceza Hukukunda Mağdurun Rızası
Die Einwilligung im Medizinstrafrecht
XXVI. 9.45 - 10.00
Doç. Dr. Yener Ünver
Tıp Ceza Hukukunda Güven İlkesi
Der Vertrauensgrundsatz im Medizinstrafrecht
XXVII. 10.00-10.15
Prof. Dr. Hakan Hakeri
Tıp Ceza Hukukunda Yanılgı
Irrtum im Medizinstrafrecht
10.15 - 11.00 TARTIŞMA/DISKUSSION 11.00 – 11.30 ARA/PAUSE
10. OTURUM/SEKTIONBAŞKAN/VORSITZ: DOÇ. DR. YENER ÜNVER
XXVIII. 11.30-11.45
Prof. Dr. Ahmet Nezih Kök
YSŞ Kararlarında Hekim Kusurunun Tespitine İlişkin SorunlarProbleme der Feststellung der Schuld des Arztes in den Entscheidungen des Hohen Gesundheitsrates
XXIX. 11.45 - 12.00
Av. Sunay Akyıldız
Hekimin Cezai Sorumluluğu Bakımından Uygulamadaki Sorunlar
Probleme der strafrechtlichen Verantwortung des Arztes in der Praxis
12.00 - 12.30 TARTIŞMA/DISKUSSION
12.30 - 14.00 ARA
11. OTURUM/SEKTIONBAŞKAN/VORSITZ: PROF. DR. METIN FEYZİOĞLU
XXX. 14.00 - 14.15
Doç. Dr. Veli Özer Özbek
Tıp Ceza Hukuku’nda DNA İncelemesi
DNA-Analyse und medizinstrafrechtliche Probleme
XXXI. 14.15 – 14.30
Doç. Dr. Faruk Turhan
Ceza Muhakemesi’nde Beden Muayenesinden Kaynaklanan Tıp Hukuku Sorunları
Medizinrechtliche Probleme hinsichtlich der körperlichen Untersuchung
XXXII .14.30 - 14.45
Yrd. Doç. Dr. Özlem Yenerer Çakmut
Tıp Ceza Hukukunda Bilirkişilik
Gutachten im Medizinstrafrecht
15.45 - 15.30 TARTIŞMA/DISKUSSION
15.30 – 16.00 ÇAY-KAHVE ARASI / TEE-KAFFEE-PAUSE
12. OTURUM/SEKTIONBAŞKAN/VORSITZ: PROF. DR HAKAN HAKERİ
XXXIII. 16.00 – 16.15
Yard. Doç. Dr. Recep Gülşen
Suç Sonucu Hamileliğin 20. Haftaya Kadar Sona Erdirilebilmesi (TCK.m. 99/son)
Abtreibung nach einer Vergewaltigung (Art. 99 türkStGB)
XXXIV. 16.15 – 16.30
Yard. Doç. Dr. Nihat Kanbur
Çocuk Düşürtme Suçu Abtreibung
XXXV. 16.30 – 16.45
Yard. Doç. Dr. İbrahim Dülger
Tıp Ceza Hukukunda Genital Muayene
Genitale Untersuchung und strafrechtliche Folgen
16.45 – 17.30 TARTIŞMA/DISKUSSION
KAPANIŞ
PROF. DR. HENNING ROSENAU
PROF. DR. HAKAN HAKERİ
ORGANİZASYON: TÜRKİYE BAROLAR BİRLİĞİ
Prof. Dr. Hakan Hakeri
Prof. Dr.Henning Rosenau
Doç. Dr. Yener Ünver
Yrd. Doç. Dr. Berrin Akbulut
Yrd. Doç. Dr. Nihat Kanbur
Araş. Gör. Murat Aydın
Sekretarya:
ADNAN KILIÇ, TBB
505/2350635
adnan.kilic@barobirlik.org.tr
Arş. Gör. Murat Aydın
arsmaydin@hotmail.com
Tel: 532/3861386
505/7662649
Almancadan simültane tercüme yapılacaktır.
[www.hakanhakeri.com]
[portal.hakanhakeri.com]
-
Yazan: 19 - 01 - 2008 : 22.58 - PAHABERAM
Herkese Selamlar,
Babannem Mallarini çocuklari üzerinde Böldükten Sonra Babamin Hakki Olan Bir Adet Araziyi Babama Hibe Etmek Istiyor.ancak Eniştelerinde Biri Buna Karşi çiktigi Için Yapmaktan Korkuyoruz..duydugumuza Göre Babannem Saglik Raporu Aldiktan Sonra Tapuda Devir Olayini Gerçeklerştirdikten 5 Sene Içinde Diger Cocuklar şikayetçi Olabilirmiş..şimdi Bu Sorunun Altindan Nasil Kalkabilirim...
Ikincisi Mallarin Dagilimiyla Ilgili Vasiyet Ilami Mevcut Yani Zamaninda Herkes Hakkini Almiş .benim Korkum Işte Babam şimdi Hakki Olan Yeri Alirsa Hala Bizi Dava Edebilirlermi?
-
Yazan: 19 - 01 - 2008 : 22.20 - siran_sb
Öncelikle herkese Merhaba
Benim Sorunum bir bayanın telefon numarası internette yayınlanmış ve Bana savcılıktan gelen çağrı üzerine savcılığa gittiğimde ise bu bayanın telefon numarasını gizli numara ile aradığım ve cinsel tacizde bulunduğum iddasıyla karşı karşıya kaldığımdır.
ve bu olay yaklaşık 5 ay önce gerçekleşmiş.
Aranan saatlere bakıyorum ve öğlen 11-12 gibi 2 defa 20 şer saniye görüşülmüş.Benim bu bayanı tanımama ve bu şekilde bir görüşme yapmamama rağmen böyle bir suçlamayla karşı karşıya kaldım.
Bugünde evime savcılıktan gelen belgede hakkımda cinsel taciz suçundan kamu davası açılmış.
Bu durumu nasıl çözebilirim ve önüne gelen bu şekilde dava açarak insanların onurunu zedelemesine nasıl engel olabilirim ve iftira davası açmayıda düşünüyorum.
Önerilerinizi bekliyorum.
-
Yazan: 19 - 01 - 2008 : 21.36 - 20SaDo35
2006 yılında internetle cok hasır nesir olmamdan dolayı cok sey ögrenmistim.. nasıl fake mail yapılır nasıl fake site yapılır filan..ama o oyle kalmıstı .Deneme amaclı yapıp kimseye gostermedigim bir websiteyi microsoft bulmus..Bugun karakoldan aradılar ve benım ıcın suc duyurusunda bulunmuslar..!ve sucum phising yapmakmış karakoldakı bayanda tam anlamıyla bu sucun ne oldugunu bilmiyordu savunmamı verdim ama bilmiyorum ne yapacagımı 2 sene once olan olayı hatırlamıyorum bile polis bayanada soyledim. Amacım sadece kendimi gelistirmekti. dedim hem phising yaptıysam hani kime yapmısım dedim.. Ama oda anlam veremedi.. Bu konu acaba basımı agrıtabilir mi yardımcı olursanız sevinirim.
-
Yotube sitesine girmek istediğimde aşağıdaki yazı ile karşılaştım. Uluslararası bir siteye erişim neden engellenir bir türlü anlamam daha öncede buna benzer kararlar olmuştu
Bu siteye erişim mahkeme kararıyla engellenmiştir.
T.C. Ankara 12. Sulh Ceza Mahkemesi 17/01/2008 Tarih ve 2008/55 nolu kararı gereği bu siteye erişim engellenmiştir.
Access to this web site has been suspended in accordance with decision no: 2008/55 of T.R. Ankara 12th Criminal Court of Peace.
-
Yazan: 19 - 01 - 2008 : 21.13 - erolbi
2002 yılından beri ankara da internet cafe işletmekteyim.yaklaşık 4-5 ay önce karakoldan çağrı geldi,gittim.ilgili polis istanbul cum.savcılığınca benim internet ıp imden isim soyadını hatırlayamadığım bir kişinin istanbulda bir şirketin hesabından 2,100ytl para çektiğini belirterek ifademin alınacağını söyledi
şaşırdım,ilk defa böyle birşey oluyordu.buranın internet cafe olduğunu müşterilerden kimin internette ne gibi işlem yaptığını bilmemizin mümkün olmadığını, bizim internet cafe olarak yasak sitelere erişimi engelleyici filtre programı kullandığımızı, o kişiyide, şirketide tanımadığımı belirttim.polis memuruda internet cafe ile ruhsat vergi levhası gibi belgeleri istedi,tekrar onlarıda götürdüm ifademin ekinde göndereceğini söyledi.
geçen bu süre içerisinde ben bu olayı bitmiş sanırken 3 gün önce ankara sulh ceza mahkemesinden bir duruşma tebliği geldi.nitelikli dolandırıcılık suçundan hakkımda dava açılmış.
3 gündür moralim çok bozuk durumdayım.
lütfen bu konu ile ilgili bilgi, görüş ve önerilerinizi paylaşın.
-
Yazan: 19 - 01 - 2008 : 19.35 - Yabre
Askeri Yüksek İdare Mahkemesine "Komutanlık Emrine" atama işleminin iptali istemi ile yürütmenin durdurulması talebini de içeren dava açtım. Mahkeme Anayasanın 141/3 ncü maddesine aykırı bir şekilde herhangi bir gerekçe göstermeden yürütmenin durdurulmasının reddine karar verdi. AYİM. Kanununda itiraz müessesesi bulunmadığı için ikinci bir dilekçe ile gerekçenin bildirilmesini ve yeniden yürütmenin durdurulmasını istedim. AYİM ikinci defa da hiç bir gerekçe göstermeden talebimin reddine karar verdi.
AYİM'in bu şekilde yargılama yapmasının İnsan Hakları Sözleşmesinin 6 ncı maddesindeki adil yargılama hakkını ihlal anlamını taşır mı? İYUK'ta yürütmenin durdurulması kararlarına karşı itiraz yolu açık iken AYİM Kanununda bulunmaması eşitlik ilkesine aykırılık oluşturmaz mı? AYİM'in bu uygulamalarına karşı yaptığım araştırma sonucunda TBMM İnsan Hakları Komisyonuna müracaat etmek dışında bir şey yapılamadığı sonucuna vardım. Konu ile ilgilenenler var ise başka ne gibi yollar var? Açıklayabilirseniz memnun olurum.
-
Merhaba benim 2003 yılında türkcell e ait ödenmemiş bir faturan bulunmakta
ve bu fatura 500 ytl civarında idi ve ben bunu taksitlendirmek için türkcell abone merkezlerinden birine gittim ve bu rakkam bana 1.200 ytl oldu ben de bunu ödeyemeyeciğimi söyledim ve öylece kaldı aradan 5 yıl geçti ve arayan da soran da yok bu tür ödenmeyen borçlar takipsizlik sonucu davadan düşüyormu veya tekrar davaya alındığı zaman bu rakkamda herhangi bir değişiklik yapıla biliyormu ödemediğim taktirdede bana hapiscezası verileceği söyleendi ve şu andada ödeyecek durumum hiç yok ben ne yapacağımı bilmiyorum.
Bana yardımcı olursanız sevinirim şimdiden teşekkür ederim.
-
Yazan: 19 - 01 - 2008 : 17.39 - kon_ak
Arkadaşlar esnaf bağkuru doğum tarihim /01/01/1955
Mecburi Sigortalılık 20.04.1982 01.08.1983 01 yıl 03 ay 11 gün
Yeniden Sigortalılık 31.03.1995 - 12 yıl 09 ay 18 gün
Toplam hizmet süresi hizmeti devam etmektedir.14 yıl 00 ay 29 gün.
Buna ek olarak ta 3 yıl kadar sigorta yı bağkura eklettim.
Buna göre ben ne zaman emekli olabilirim?Bir de emeklilik için 20/04/1982 bağkura giriş tarihini mi baz alırlar yani ozaman ki kanunlarmı geçerli olur yok sa 31/03/1995 tarihinimi?
Anlayan kardeşler bana yardımcı olurlarsa çok sevinirim.İlginize şimdiden teşekkür ederim.
-
Yazan: 19 - 01 - 2008 : 16.51 - derinden
Rüşvet almak suçundan yargılanan ve ilk başta rüşvet aldığına dair herhangi bir somut delil bulunmayan sadece sanığın vermiş olduğu ifadeden dolayı bu suçtan yargılanması doğrumudur. Çünkü sanığın rüşvet aldığı hiçbir şekilde ispatlanamamış ancak sanığın ifadeleri doğrultusunda rüşvet veren ile bağlantıya geçilmiş ve diğer sanıkların yakalanması için savcıya yardım etmiştir. Bu halde bile sanığa sadece 1/6 oranında samimi ikrar ve iyi hal indirimi yapılmış. 3 yıl 10 ay 20 gün ceza verilmiştir. Davanın görevi kötüye kullanma olarak tekrar açılması mümkünmü.
-
Yazan: 19 - 01 - 2008 : 16.00 - esin_28
Günümüzde özelikle hani hep denilir yaa..ah nerde o eski samimiyetlikler,arkadaşlıklar vs...bitmez anlatmakla ama galiba çok haklıklar eskileri anlatmakla.Ben çalışan bir bayan olarak o kadar yakınımda yaşıyorumki riyakarlıkları,mutsuz arkadaşlıkları.Arkadaşız denilip aslında hemen arkasından onun hakkında konuşmalar o kadar benim canımı sıkıyorki..Bir gün iş yerindeki arkadaşlarımızla yemeğe gitmeye karar verdik,5 kişiydik ve bir arkadaşımız gelmemeye karar verdi oysaki ara ara yemeklerde gelirdi katılırdı bize.Son zamanda ne olduysa vazgeçti gelmekten ama ben şaşırdım gelmediği için.Gittik oturduk yemeğe arkadaşımız bir gün önce yemeğe gelmeğen arkadaşımızı öve öve bitiremiyordu ama sonra ne olduysa yemekte başladı konuşmaya.Çok şaşırdım ve ben dayanamam böyle şeylere.Söyledim arkadaşımız varken neden söylemiyorsun bu söylediklerini veya neden görüşüyorsun..?Hem arkadaşımız hakkında ileri geri konuşuyorsun hemde olduğu zaman canım cicim.Bana verdiği cevap çok komikti" biz arkadaşız onunla".Bu nasıl bir arkadaşlıktı ki?ben çok şaşırdım,neden buna ihtiyaç duyuyoruz ki?yoksa kendimize karşı mı dürüst değiliz?Kafamda halen soru işaretleri var,halen düşündürüyor beni..Bana göre değil bunlar değil...Bunu sizlerlede paylaşmak istedim.
-
Yazan: 19 - 01 - 2008 : 15.16 - esin_28
Uzaklarda bir adam sevdim Egeli...
Baktığım her yer onla dolu.
Adı neydi..?çaresizliğimin umudu..!
Adı neydi...?
Derindi manalıydı gözleri..
Kor parçaları gizlenmişti derinlerinde..
Gözlerine baktığımda yüreğim delinirdi..
Derinlerime derinlerime saklardım..!
Deli hoyrat rüzgardı yüreği...
Uzaklardan bir adam sevdim Egeli..
Beni ıssızlıığna aldı .
Adı neydi..?
Her sesi hoş çakal der gibiydi..
Her bakışı bırakma beni derdi..!
Bendese ne gidişler nede bitişler.."
Esinden Sevgiler..
-
Yazan: 19 - 01 - 2008 : 14.47 - eagenege
Bu arada çok önemli demiştim kilitlendiğini bilmiyordum konunun özür dilerim sayın Admin...
Sayın arkadaşlar facebook atlı sitede profilim var... bir kişi tüm arkadaş listemdeki arkadaşlarıma 100den fazla var istisnasız herkese bana hakarete varan bir mesaj atmıştır aynen yazıyorum....
Egemen adındaki kullanıcı hakkında sizi uyarmak isterim bu kişi yalancının en önde gidenidir... alışveriş merkezinde çalışmakta olup...para karşılığı yaşlı erkeklerle yatmaktadır...sizden de para karşılığı için yapamayacağı şey yoktur...kontör ve para talebi edebilir... dikkatli olun.. çok iyi bir oyuncudur...
hayatı yalandır... o netteki kuzenim dediği insanlarda kuzeni değildir...
kuzenlerimde dahil olmak üzere bana ağır hakaret içeren şeyler yazmıştır ne yapmam gerekiyor lütfen yardımcı olun
-
Yazan: 19 - 01 - 2008 : 13.45 - gulum
Ben işten uzaklaştırma aldım.Bunun nedeni de benim psikolojimin çok kötü olduğu bir dönemde işyerindeki seri numaralı fişlerden biri kayboldu. Ben o dönem işe dikkatimi veremiyordum ve bunu işyerimdeki herkes biliyordu. Babam yoğun bakımda yatıyordu ve resmen ölümle pencelesiyordu.Fişle birlikte para ve müsteri silibide kaybolmus.Ben bu sirkette bes yıl 3 aydır calısıyorum ve ilk defa bir hatam oldu.Beni isten cıkarmaları halinde ne yapabilirim?Ayrıca maaslarımıza zamanında zamda yapmadılar ve sigortam aldığım para üzerindede gözükmüyor.Bana yardımcı olabilirseniz cok sevinirim.
LÜTFEN İMLA KURALLARINA UYUNUZ!
-
Yazan: 19 - 01 - 2008 : 11.03 - ladin76
Merhaba arkadaşımın eşi ceza evinde , eşin den boşanmak istiyor eşinin ceza evinde olması boşanmasına neden olurmu.
Saygılarımla.
-
Yazan: 19 - 01 - 2008 : 10.52 - ladin76
Merhaba arkadaşımın eşi ceza evinde , eşin den boşanmak istiyor eşinin ceza evinde olması boşanmasına neden olurmu.
Saygılarımla.
-
Yazan: 19 - 01 - 2008 : 02.34 - affo75
merhaba annemin bilgileri aşağıdaki gibidir
ssklı olarak kayıt
DoĞUM TARİHİ 1958
TOPLAM PRİM ÖDEME GÜN SAYISI 2.521
Sigorta başlangıcı : 1 mart 1978
ancak SSK hizmet dökümünde başkalarının isimleri var bir karışıklık olmuş sanırım annemin normal prim ödeme gün sayısı : 421
Bağkurlu olarak kayıt
başlangıç tarihi : 04.10.2000
terk tarihi :17.10.2003
hizmet süresi :3yıl 13 gün
son basamak sayısı : 3
1. Bu şartlarda emekli olması için ne gibi şartları yerine getirmiş olması gerekiyor ne yapmak lazım ?
2. Malulen emekli olmak için ne gibi şartlar var ? yani malulen emekliliğe başvurabilmek içinde belirli bir gün sayısını filan doldurmuş olmak gerekiyor mu?
bu konuda bana yardımcı olursanız sevinirim bağkur ve ssk nın emeklilik şartlarını okudum ama bişey anlamadım kafam karıştı şimdiden teşekkür ediyorum
-
Yazan: 19 - 01 - 2008 : 02.03 - onurelmas
Başıma gelen bir olay ile ilgili bir soru sormak istiyorum.
Bir organizasyon şirketi tarafından organize edilen 21 Ekim 2007 tarihindeki bir kongre için internet üzerinden 30 Nisan 2007 de kayıt yaptırdım ve kredi kartımdan ödeme yaptım. Kongreden 1 ay önce aradılar ve o tarihte bulunduğum şehirden kongre yapılacak şehire uçak seferinin olmadığını (sözleşmede uçuş dahildi), masrafını karşılarsam bir gün önce gidebileceğimi veya istersem kaydımı iptal edebileceklerini söylediler. İptal için eposta göndermem gerektiğini söylediler. Bende iptal edilmesi için onlara bir eposta gönderdim. Daha sonra telefonla aradım, kaydımın iptal edildiğini ve kayıt ücretinin kısa zamanda yatırılacağını söylediler. Ancak aradan 4 ay geçmesine rağmen ödeme yapmadılar. Ayrıca epostalarıma ve telefonlarıma yanıt vemediler. (Bu olay aynı yerde çalıştığım 2 arkadaşın başına da geldi ve onlara da ödeme yapılmadı).
Bu durumda;
Bir hizmet satın aldığım için bu olay tüketici haklarına mı giriyor?
Kendilerine ulaşamadığım ve beni dolandırdıklarını düşündüğüm için savcılığa mı şikayet etmeliyim?
Yoksa farklı bir yöntem mi izlemeliyim?
Bu sorunun en kestirme çözüm şekli hangisidir, yardım ederseniz sevinirim.
-
Yazan: 19 - 01 - 2008 : 01.23 - assibax
Merhaba, Benim bir miktar vergi borcum var. Eşime ölen annesinden bir ev kaldı bunu alması halinde benden dolayı buna devlet haciz işlemi yaparmı ? Teşekürler
-
Yazan: 18 - 01 - 2008 : 23.53 - emarti
Merhaba,
[Umarım doğru topiğe yazmışımdır]
2 sene evvel kat karşılığı mütehait ve ortakları ile anlaştık. İnşaata başladılar. İlk öncesi kaba inşaat (tüm katlar çıkılmadan) olmadan satış yapma hakkı yoktu. Parasal olarak sıkıştığını söyleyince kendine ait olan katları satma izni vermemin gerektiğini söyledi. Tamam dedim. Olay burada biraz dallanmakta. Asıl mütehait, şirket ortakları arasında yasal olarak görünmüyor. Kardeşi üzerinden işleri yürütüyor. Bu şirkete 2 kişi daha ortak yani 3 kişiler. Diğer ortaklarla beraber notere gittik Ve satma hakkı için şirket ile alakası yasal olarak görünmeyen mütehaite bu şirket adına satış hakkı vekaletini noter onaylı belge ile verdim.
İnşaat bitti. Yerleştik. Gecikmeli de olsa. Şirketteki ortakların arası inşaat bitmeden bozuldu. Ayrıldılar, kavgalar falan. İnşaatın bittiğine yerleştiğimize sevinirken. Ortaklardan biri geçen telefon etti. Abi tebligat eline ulaştı mı diye? Nedir sorun dedim. Sen vekalet vermiştin ya şirket ile alakası olmayan ortağımıza o yüzden beni zarara uğrattın dedi. Henüz elime tebligat falan geçmiş değil.
Şok oldum vekalet verdim diye adamın yaptığı suçlamaya bak. Vekaleti şirketle alakası görülmeyen ama olan ortağınıza şirket adına satış yapabilir kaba inşaat bitmeden diye izin verdim sadece dedim. Bu yüzden nasıl suçlanabilirim? Mümkün müdür? O zaman ben de anne beni niye doğurdun diye mahkeme açayım?
Moralim bozuldu adam ortaklarından alamadığı parayı yada kaptırdığını benden mi almak istiyor nedir. Lütfen, konu hakkında beni aydınlatınız. Teşekkür ederim.
-
Son dönemde Türkiye'de faaliyet gösteren bankaların birçoğu genellikle bir yıla kadar olan kısa vadelerle ve % 0,95 ila % 0,99 arasında değişen faiz oranlarıyla birkaç bin YTL limitli tüketici kredisi kullandırdıklarını iddia etmeye başladılar.
Bankaların bugünkü faiz oranları itibariyle işletme giderleri hariç olmak üzere topladıkları mevduatın kendilerine maliyeti aylık ortalama % 1,35 dolayındadır. Peki şimdi insanın aklına şu sorular gelmez mi? Banka kendisine aylık % 1,35 faiz maliyeti olan bir parayı vatandaşa yine aylık % 0,95 faiz ile nasıl kullandırabiliyor? Bu faizle kredi kullandıran bir banka zarar etmez mi? Bu iş nasıl oluyor? Neden böyle yapıyorlar? Aklımızdaki bu sorular devam eder gider...
Bizim eskiden beri bildiğimiz, bankaların darülaceze tipi hayır kurumları değil, kar amacı güden ticari birer işletme olduklarıdır.
Devletin, Türkiye Bankalar Birliği'nin, BDDK'nın bildiği halde sadece seyretmekle yetindiği bu durumu vatandaşın da bilmesi hakkdır.
Bize de tüketiciyi korumak adına bankaların bu oyununu açıklamak düşer. Bankaların aslında % 0,95 lerle kredi falan kullandırdığı yok! Hani şu kredi kullanırken bankaların peşin peşin kestiği ve adına dosya parası, işlem masrafı, istihbarat ücreti vb dediği 150 ila 300 YTL var ya, işte gerçekte hiçbir karşılığı olmayan bu parayı vatandaşın kullandığı kredinin faizinin içine bir katın bakalım ne sonuca ulaşacaksınız? Gerçekte kağıt üzerinde aylık % 0,95 faiz ile kullandığınızı sandığınız paranın aslında aylık faizi % 1,80 lere varıyor hatta geçiyor! Üzerine KKDF ile BSMV'yi de eklemek gerektiğini unutmayalım.
Peki bankalar bu oyunu neden oynuyor? Bu kadar yazdığımıza göre onu da açıklayacağız elbette. Bunun iki temel nedeni var;
1- Banka, vatandaş üzerinde sözde çok düşük faizle kredi kullandırdığı imajını yaratmak suretiyle pazarladığı kredi miktarını, dolayısıyla karını arttıracak.
2- Vatandaşın 4822 sayılı yasa ile değişik 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanunun 10. maddesi gereği krediyi erken kapatmak istemesi durumunda bankanın yapmak zorunda olduğu faiz indirimi var ya.. İşte o indirimi yaparken aldığı faizi % 0,95 üzerinden hesaplayarak indirimi o oranda yapacak.
Peki aldığı 150 ila 300 YTL arasındaki paradan herhangi bir indirim yapacak mı? Hayır, çünkü o para dosya parası!!!
Biz bıkıp usanmadan tüketiciyi korumak adına her yere sayfalar dolusu yazılar yazalım. Başta BDDK olmak üzere devletin ilgili kurumları da kanuna karşı bu açık hileyi seyretsin!! Ah benim güzel ülkem!
Devrim Sinan KARAVELİOĞLU
-
ACI-MA-DAN
Yürek laldir,
Konuşamaz küçük gözler.
Yüzünde solgun yaralar.
Konuşur mu ölüler?
Kanatlı bir melek,
Baban ne zaman gelecek?
Anneyi evde bıraktın,
Bu vicdan nasıl gülecek?
Küçük kabir, büyük kabus.
İnleyen tınılar,
Kaybolan küçük aşklar…
Sarı sapsarı yapraklar …
Anılar ah küçük anılar!
Dökülemeden kalmadı yaşlar.
Parıltıyı toprakta unuttu.
Okul zili acıya çalar…
Bilemedi!
...........Düşmeden,
..................Yanmadan,
...........Acıdan,
Acı-ma-dan….
ERSİN TOSUN/OVACIK
-
- ey şiir!…cellâdın kadar masumum…affet!...
cam kırıkları toplardın küçüğüm
gül yavrusu bahçende…
çıplak ayakların öperken toprağı
çilek kokusuyla selâmlardın
ısırganları solardı…
şehvetli akşamlardan kalmaydı
umarsızlığı nefretin
uzaktaydı
çığlığı duyulmazdı...
ardımızda salınan
özgürlüğümüzün izdüşümünden
kotarmıştık oysa aşkı
(c)esaretimiz ondandı…
pamuk ırgatı emeğiyle toplanan sentetik yaşamlar
ölümü damıtsalar da imbiklerinde
yüreğimiz dağlanırdı kör bir bıçakla
ve
acının serumu olmaz…
çıplak ayakların küçüğüm
öperken toprağı
ısırgan karamsarlığı dağılırdı...
cam kırıkları toplardın çilek kokusuyla
gül yavrusu bahçende…
dökülürdü avuçlarımızdan yaşadıklarımız
bir paçavra gibi atılırdı izbe çöplüklere
çöpçüler görmesin diye
köpekler leşe doysun diye…
mi ki?
kim bilir???
Hayri BUYRUK
19.11.2006 / MENGEN
-
Yazan: 18 - 01 - 2008 : 23.05 - sozwarm
Merhaba,
Kooperatif şeklinde üç blok olarak inşa edilmiş apartmanların birinde ev sahibi olarak ikamet ediyorum. Üç blok müşterek tek bir kömür kazanı ile ısınıyorduk.Doğal gaza geçiş işleminde -karşı olmama rağmen- oybirliğiyle doğal gaz kazanının da ortak olması kararlaştırıldı.Bu kararı ev sahibi olarak imzalamadım.Çünkü; daha evvel kömürle ısındığımız zamanlarda biz üst kattakiler alt kattakilere oranla daha az ısınıyorduk ve bu sebeple kendi ısımı kendim ayarlamak istedim.Yaktığımız kadar da ödemeye hazırdım.Tabii apartman ortak kararı gereği doğal gaza geçildi.Şu an 2,3, ve diğer ara katların ısınması için para ödediğimi düşünüyorum.Çünkü kararlaştırılan ısıyla ısınamıyorum.Kalorifer petekleri sıcak değil ılık neredeyse soğuk....yöneticiye durumu bildirdim.2 derece arttırılınca biraz daha iyileşti.Ama bu sefer fatura kabardığı için önceki ısının yeterli olduğunu söyleyen alt katların muhalefeti ile karşılaştım.
Size sorularım;
1-Apt. ortak kararına katılmayıp imzalamadığımız için ortaklıktan ayrılabilir miyiz.? Ya da müstakile dönebilmek için ne şekilde itiraz hakkımız olabilir?
2-Doğalgaz sisteminde ve özellikle müşterek kullanımda sıcaklık ayarlamasında çoğunluk kararı ile sıcaklık düşürülebilir mi?Derecenin arttırılması hususunda itiraz hakkımız var mı?
3-Doğalgaz kullanım bedeli olarak herkesin arsa payı nispetinde gidere katılması gibi bir şey doğru mu? nasıl?
4-Şu an ki durumda diğer yapabileceklerimiz hakkında bizi aydınlatırsanız sevinirim.
Yardımlarınız için şimdiden teşekkür ederim.
-
Yazan: 18 - 01 - 2008 : 22.27 - sann
Arkadaşlar bir esnaf müşterisine laptop satıyor sanal pos sözleşmesi yapıyorlar 1500 ytl lik o sözleşmede 1500 ytl 12 taksit olarak yazıyor ve sözleşmede kart bilgileri var. müşterinin kredi kartı 1500 lirayı vermiyor limit yetmediği için. sonra o esnaf nasıl olsa müşteri üzerini başka kartla tamamlar diye karttan müşterinin haberi olmadan bir miktar parayı çekiyor. müşteri geldiğinde limitiniz yetmedi çekemedik diyor esnaf. müşteri o zaman siparişi iptal edin diyor ve iş yerini terk ediyor ay sonunda müşteriye extre gidiyor ve bunun üzerine savcılığa şikayette bulunuyor esnaf savcı huzurunda müşteriye parasını iade ediyor tam bu işten kurtuldum derken mahkemeden kağıt geliyor duruşma günü yazıyor ve açıklamada başkasına ait kredi kartının izinsiz kullanılması suçu yazıyor.
müşteri savcıya parasını aldıktan sonra şikayetçi olmadığını söylemiş olmasına rağmen neden dava açılmış olabilir.
esnaf bu olaylar esnasında kendisinde mevcut olan sanal pos sözleşmesini müşteriye iade etmiş ve müşteride yırtmış sözleşmeyi. yani esnafın elinde hiç bir evrak yok sadece sözlü ifadesi var.
kredi kartları kanununa göre başkasının kredi kartını izinsiz kullanmak 3 yıldan 6 yıla kadar hapis ve 10 000 güne kadar adli günlük cezası verilirmiş.
bu durumda dava sizce nasıl sonuçlanır.
-
Yazan: 18 - 01 - 2008 : 21.15 - cantur
Sayın yargı mensubu avukatlar,savcılar bir konu hakkında sormak istediğim bir konu var..
Sosyal düzenin bu kadar bozulduğu bir toplumda her insanın ceza almasının mümkün olabilir hale geldiği aşikardır.Yaşanmış bir olay hakkında fikrinize ihtiacım var:
Nedenini vermek istemiyorum ama mesleğim gereği bir kamu davası açılmak üzere idim.Savcı kararıyla ifadem alınmak üzere polis beni aldı ve 1 gün boyunca nezarete aldılar.ilk ifademi polis aldı ve savcıya ifade vermek üzere beklemekteydik.Buraya kadar herşey yasal.Fakat adliyeye polis ile birlikte ulaştığımızda savcı bey ifademizi ALMADAN (hiçbirşey sormayıp yüzlerimizi bile görmeden) "tutuklama talebiyle" ceza mahkemesine sevketti.Hemen savcı sevkettiğinden birkaç saat sonra yapılan Ceza mahkemesinde suçsuzluğum ortaya çıktı ve serbest bırakıldım.Çok şükür ki ceza almadım.Bu durumda dosya savcıya geri gidecek sanırım ve o da ya takipsizlik kararı verecek ya da dava açacak.Şimdi kanunları bilen siz sayın arkadaşlara sormak istiyorum:
- Yasalarda bir savcının SADECE karakolda alınan ifadeyle hiçbir soru sormadan yani ifademizi almadan ceza mahkemesine "tutuklama talebiyle" sevketme hakkı var mıdır ? Bu yasal mıdır?Uygulamada yapılan yasaya aykırı bir durum mudur bu?
-
Merhabalar,
16.04.2004'den beri özel bir şirkette çalışıyorum. 15. Ekim'de doğum izininde ayrıldım, 8.11.2007 de ise doğum yaptım. 21. Ocak 2008 de işbaşı gözüküyor SSK'dan aldığım belge de.
Daha önce yazılı olarak süt izinmi toplu şekilde kullanmak istediğimi bildirmiştim. Şimdi yine mail ile süt izinimi toplu olarak kullanmak istediğimi, ardından da biriken yıllık izinlerimi ve 6 ay ücretsiz izin kullanmak istediğimi bildirdim şeflerime.
Fakat bizim bölüm kapanacakmış, 2008 yılın sonuna kadar herkesi işten çıkartacaklarmış, benim gruptan da 7 kişiyi bu ayın sonunda çıkartıyorlarmış. Bana henüz resmi bir bilgi gelmedi, doğum izininde olduğum için. Ama şefimden aldığım bilgiye göre, beni de bu ayın sonunda kıdem ve ihbar tazminatımı ödeyerek işten çıkartmak istiyorlarmış. Onun dediğine göre (aynı zamanda özel olarak da görüşüyoruz, bu yüzden fazla bilgi veriyor bana) aslında elemana hala ihtiyaçları olduğu için, istersem süt izinimi haftada da iki gün olarak kullanıp, hemen çalışmaya başlamam yada evden çalışmam (gelen mailleri işleme koymak gibi) da bana teklif edilecekmiş.
Ben bu teklife sıcak bakmıyorum, çünkü bebeğim daha çok küçük ve kendime şu an emzirdiğim için günde 2 saat bile ayıramıyorum. Yani haftanın üc günü bir de 3 saat yolda geçirerek çalışamam, evde de günde istenen 6 saat olanaksız gözüküyor. Ayrıca şirket başka proje alamazsa, Aralık 2008 de zaten herkesi işten çıkartacak yada bizi belki daha kötü şartlarda başka projelere kaydıracak. Zaten şu an yaptırdıkları işler sırf proje devam etsin diye, şimdiye kadar yapılan işlerden farklı (iş daha ağır ve daha sinirbozucu).
Ben Ocak ayın sonunda çıkartırlarsam, süt izinim yanıyormuş, doğrumu? Yani bana sadece kıdem ve ihbar ödenecekmiş. Kreş yardımlar, süt izini falan artık ödenmeyecek, halbuki ben daha sonra küçük bir çocuk ile nasıl iş bulacağımı düşünüyorum.
-
Görünmek istemiyorsan niye gittin
18 Ocak 2008
Salih ZEKİ/WASHINGTON, (DHA)
Washington Post gazetesi, bugün Hayrünnisa Gül’ün Cafe Milano’daki ıstakoz keyfine yer vererek “Göstermek istemiyorsan gitme” dedi.
İŞE O AKŞAMIN FOTOĞRAFLARI
Habere gazetenin en cok takip edilen köşelerinden biri olan The Reliable Source bölümünde yer veren Washington Post, Hayrünnisa Gül’un boydan çekilmiş bir fotografını kullandı. Cafe Milano’yu, ‘Washington’da ünlülerin kırmızı halı üzerinde geçit yaptığı restoran’ olarak tanımlayan Washington Post “Görmek ve görünmek, herkese estetikli yeni yüzünü göstermek isteyenler oraya gider. Herkes orda, göstermek istemiyorsan gitme” ifadelerine yer verdi.
Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün Washington ziyareti sırasında eşi ‘dindar ve türbanlı’ Hayrünnisa Gül’ün jetset restoranında ıstakozlu makarna yemesinin Türk medyasında büyük yankı uyandırdığını belirten Post yazarı Amy Argetsinger, garson Kerem Çelik’in bu nedenle işten atıldığını yazdı.
Yazıda Türk Büyükelçiliği’nden gelen telefonun ardından garson Kerem Çelik’in işten atılmasını Cafe Milano yöneticilerinin teyit ettiği de belirtildi.
Garson Kerem Çelik ise konuyla ilgili Washington Post’a konuşmayı reddetti ve bu olayı unutarak yeni bir iş bulmak için ileri baktığını söyledi. İşten atılmaktan dolayı şikayetçi olmadığını belirten Çelik, Cafe Milano yönetimi için “Onlar doğru olanı yaptı” dedi.
Hürriyet
-
Yazan: 18 - 01 - 2008 : 20.00 - tuncaoglu
Merhaba,
3 senedir bir kuruluşta sözleşmeli olarak çalışmaktayım.
Başka bir kuruluştan kabul aldım. O kuruluşa geçmek istiyorum.
Durumdan şuan ki müdürlerim haberdar ve tazminatlı geçmemi onaylıyorlar.
Personel Müdüründen, tazminatlı olarak çıkışımın yapılması için gereğinin yapılmasını istediler.
Ancak;
Personel Müdürü, çok yeni ve deneyimsiz biri. Beni nasıl tazminatlı çıkaracağı konusunda yeterli bilgi sahibi değil. Bana söyleyebildiği tek yol, hastaneden çalışamaz raporu almam ve bu şekilde tazminatlı olarak çıkarılmam.
Bu yolu hem etik bulmuyorum hemde yeni gireceğim işyeri de hastaneden sağlam raporu istemekte.
Bunun dışında etik, sicil bozmayacak şekilde ayrılma şansım var mıdır? Yoksa mecburen tazminatı yakacak mıyız? :(
Okuyup, zaman ayırdığınız için teşekkür ederim.
-
Yazan: 18 - 01 - 2008 : 19.48 - tiesto
Eşimden 1996'da boşandım.En son davadan önce 90 Ytl nafaka veriyordum.Temmuz ayında açılan dava sonrası 478 YTL'ye karşılık 160 YTL aylık nafakaya çıkarılmıştır + Avukat Ücreti olarak 450 Ytl
(her yıl ödemekteyim) + Davanın açıldığı tarihten bu yanada 420 Ytl nafakanın artış yığıntısı taleb edilmiştir.Ankara 26. İcra mahkemesindende 1 hfta içinde ödenmediğinde icra yapılacağı bildirilmiştir.Parayı henüz ödemedim.Kendim bir sitede kapıcıyım.Şeker hastasıyım ve raporum var.Eşimin ve çocuğumun yardımıyla işe devam etmekteyim.Başka bir iş yapmamakla birlikte ek gelirimde bulunmamakta.Bakmakta yükümlü olduğum bir eşim ve lisede okuyan bir çocuğum var.Karşı taraftan açılan davada sadece eşim ve çocuğum göz önüne alınmıştır.Benim masraflarım göz önünde bulundurulmamıştır.Karşı tarafın vekili olan avukat ise ''2. eşinizden çocuk yapmasaydınız.'' diye öneride bulunmakta.Benim çocuğumun yaşama hakkına, varlığına onlar mı karar verecekler?Eski eşimin ise 2 dairesi bulunmakta.Dairenin birinde kendisi oturmakta ve diğeri kiradadır.Yalnız bunu bir türlü bulamadık.Karşı tarafa mahkeme açıp bu durumu değiştirebilir miyim?
-
Soru1)
Konya' da tuhafiye mağazası bulunan (B), Ankara' da bilgisayar firması bulunan (A)' dan 10.000 YTL değerinde (X) marka bilgisayar almış ve karşılığında 1.4.2007 tarihli bir bono vermiştir. (A)' da söz konusu bonoyu İstanbul' daki (C)' ye ciro etmiştir. Bononun vadesi geldiğinde (B), borcunu ödememiştir. Bunun üzerine, (C) alacağının tahsili için icra yoluna başvurmuştur.
1) (C) alacağı için nasıl bir icra takibine başvurabilir, neden?
2) (C) bonoya bağlı alacağını kimden talep edecektir? Başvurunun koşulları nelerdir?
3) (C) bonoya bağlı bu alacağını (a)' dan isteyebilir mi? Neden/nasıl? (C), bu koşulları sağlamadan da (A)' ya karşı icra yoluna başvurabilir mi? Neden?
4) (C), (A)' ya karşı takibe başvurarak bono bedelini tahsil etmiştir. (A), ödemek zorunda kaldığı bu bono bedeli bakımından aynı takip dosyası üzerinden (B)' ye rücu hakkını kullanmak istemektedir. Bu mümkün müdür? Neden?
5) (C), bonoya bağlı bu alacağını hangi yer (veya yerler) icra dairesinden isteyebilir? Neden?
6) Bono borçlusu (B), gönderilen ödeme emrine aşağıdaki gerekçelerle karşı koymak istemektedir. Bu taleplerini nasıl, nerede ve hangi süre içinde ileri sürebilir? Sonuçları ile birlikte açıklayınız.
a) "(C) takip talebine bononu aslını eklememiştir"
b) "bonoda ki imza bana ait değildir"
c) "borcum zaman aşımına uğramıştır"
d) "bonoyu ben (A)' ya ciro yolu ile devrettim, bu nedenle borçlu ben değil (A)'dır"
7) (B) takip konusu bonoyu (A)'ya beyaza imza ile vermiştir. (B), bonoda ki tanzim yeri ile tarihinin onradan alacaklı (C) tarafından anlaşmaya aykırı doldurulduğunu iddia etmektedir. Böyle bir iddia geçerlimidir? Bu iddia nasıl,nereye ve ne şekilde ileri sürülmelidir? Bu iddianın aksi ne şekilde ispat edilebilir? Hüküm ve sonuçlarıyla açıklayınız.
8) Söz konusu bono, (A) tarafından (C)'ye ciro edilmeden önce kaybolmuş ve daha sonra (C)'nin eline geçmiştir. Bu arada (B), mahkemeden "bononun iptaline" karar aldırmıştır.
a) İptal kararına rağmen (C), (B)'ye karşı icra takibine girişmiştir. (C), bu takibe başvuruda haklımıdır? Neden?
b) Söz konusu takip bakımından (B), nereye, hangi süre içerisinde nasıl bir iddiada bulunabilir? Hüküm ve sonuçlarıyla açıklayınız.
9) (B), bilgisayarı satın aldıktan bir süre sonra anakart işlemcisinin bozuk olduğu anlaşılmıştır. Bu durumda (C)'nin bono bedelini tahsil etmemesi için, (B) bu iddiasını ne zaman, nasıl ve hangi yolla ileri sürebilir? Böyle bir iddianın icra takibine etkisini çeşitli ihtimallere göre açıklayınız.
10) (C)'nin (B) aleyhine takibi kesinleşmiş ve kendisine haci isteme yetkisi gelmişir. (B)'nin;
a) Bağ-Kur'dan bağlanmış aylığına,
b) Müştereken malik olduğu apartman hissesine,
c) iştirak haline malik olduğu apartman hissesine haciz koydurmak isterse, bu talebi yerine getirebilir mi? Neden? Çeşitli ihtimallere göre açıklayınız.
d) Yukarıda (b) ve (c) şıklarında haczedilen malların cebri icra satışında diğer maliklerin şufa hakkı var mıdır? Tartışınız.
Soru 2) Aşağıdaki Yargıtay kararı ile karşı oy yazısını birlikte dikkate alarak karar metnini tekrarlamadan değerlendiriniz.
"...davalı iş veren icra takibine karşı somut itirazlarda bulunmuştur. Davacının açmış olduğu itirazın iptali ve icranın devamı isteğini içeren bu davanın yargılanması sonucunda takip talepnamesinde belirtilen, ihtarlardan daha az ve farklı rakamlar tespit edilmiş olması alacakların likit olmadığını bir başka anlatımıyla yargılamayı gerektirdiğini göstermektedir. Bu itbarla icra inkar tazminatı isteğinin reddine karar verilmesi gerekirken kabulü hatalıdır gerekçesiyle bozulan yerel mahkeme kararının direnilmesi karşısında, bozma kararındaki geciktirici nedenlerle, özel daire bozma kararına uyulmak gerekirken önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bu nedenle bozulmasına...."
Karşı oy yazısı: "... Somut olay ele alındığında; davacı alacaklı işçinin iş aktinin haksız feshi nedeniyle fesih tarihinden önce imzalanan ve fesih tarihide yürürlükte olan Toplu İş Sözleşmesi hükümlerine göre hesapladığı alacak isteminde haklı olduğu, işveren Toplu İş Sözleşmesi tarafı olan işveren sendikası üyeliğinden Toplu İş Sözleşemesinin imza tarihinden sonra ayrıldığı olgusu karşısında borçlunun bu yöndeki itirazında haksız olduğu mahkemenin kararı ile kesinleşmiştir...Sonuç olarak takibe ve itiraza konu alacaklardan ihbar ve kıdem tazminatı alacakları belirlenebilir bir alacak olup, borçlu itirazında haksız olduğundan buna dayanarak davacı işçi yararına bu alacaklar yönünden icra inkar tazminatına hükmeden yerel mahkemenin direnme kararı yerinde olup onanması gerekir..." (HGK.,30,1,2002,2002/9-4/29: YKD., Mayıs 2002,c. 28, S. 5, s, 677-680).
-
Yaklaşık iki sene önce sitemizde yazmaya başlamıştı sevgili Abbas Bilgili kardeşim. İş Hukuku konusundaki yetkinliği yazılarında kendini gösteriyordu. Bir gün Adana adliyesindeki işlerim için gittiğimde tanıştık. Bu tanışma bana hukuki. net' in armağanlarından birisiydi. Zaman içinde yoğun baskılarımıza karşı koyamadı ve sitemiz yöneticileri arasında yer aldı.
Bu gün de ricamı kırmadı ve Hatay Barosu Staj Eğitim Merkezimizde "iş güvencesi ve işe iade davaları" konulu bir seminer verdi stajyerlerimize.
Kendisine, bizi kırmayıp davetimizi kabul ettiği için teşekkürlerimizi sunmak istedim.
Saygılarımla
-
Yazan: 18 - 01 - 2008 : 18.11 - ekim22
sayın meslektaşlarım
Benim sorum şu: müvekkilim 20.10.2006 tarihinde 12 yıllığına kira akdi yapıyor ve 12 yıllık kira ücretini peşin vererek hayvan barınağı ve ahşap kargir ev kiralıyor.Ancak kiralayan sözlü olarak kiralanan evin onarılmasını istiyor ve müvekkilde onarıyor.Kiralayan yaklaşık 1 yıl sonra kiracı müvekkili bu evi yıkıp yeniden yapmasını aksi takdirde kiralanan yere sokmayacağını söylüyor ve kiracının evi kullanmasına engel oluyor.Kiracı da bunun üzerine ordan çıkarak başka bir yere taşınıyor.
Sorum şu:Kiracı müvekkil kullanılmayan döneme ilişkin kira ücretini peşin verdiğinden maddi zarara uğruyor yıne ev için yapılan masraflardan dolayı da maddi zarara uğruyor.Bu nedenle kiralanan yerin kullanılmayan dönemi için peşin verilen ücreti ve evin onarımı için yapılan masrafları "Maddi Tazminat Davası" adı altında mı isteyebilir miyim? yoksa "kira akdinin haksız feshi nedeniyle ödenen kira bedeli ve sebepsiz zenginleşme bedelinin(yani eve yapılan masraflar) iadesi adı altında bir alacak davası mı açmalıyım? şimdiden teşekkürler.Saygılarımla
-
Sağda solda ve maalesef içeride herkes güzel yurdumla uğraşıyor. Bölmeye parçalamaya yok etmeye... Dış güçler yetmezmiş gibi şimdi ikdar sahipleride çaktırmadan ( Nesini çaktırmıyorlarsa ) bunun içindeler.
Ermeni bir şey ister Barzini densizi bir şey ister özür dilenen yanlış haritalar çizilir Kaşla göz arası Yunanistan istanbul u alır dikkat edin gelen yok ha bire gider bizden sonra özür dilenir...
Ulu önder Atatürk '' Yurtta barış, dünyada barış '' derken her ahvalde ben susarım demek istememiştir. Aslında bir arap atasözünün çok güzel ifadesini yapmıştır. Men dakka dukka yani çalma kapımı çalarlar kapını otur efendi efendi aşağı işte o zaman barış olur demek istemiştir. Amma ne hikmetse malum idareciler bu sözü hep tek taraflı ve aleyhimize almışlardır.
'' Bizim hiç kimsenin bir karış toprağında gözümüz yok...' harika evrensel bir söz. Ama karşıdakilerin ha bire senin toprağında gözü var ne olacak ? O zaman men dakka dukka olacak yani oda bir kayıptan korkacak ona göre davranacak aslında bu psikolojik bir durumdur. Kaybedeceği değeri olan onu korumak için gerekeni yapar. Kaybedeceği bir değer yokta hasbelkader kazanacağı varsa ? O zaman üzerine biner allah biner. Sende bu psikolojiyle savaşmak zorunda kalırsın...
Atatürk ün doğduğu şehir türkiye sınırları içinde olmalı... de bakalım nasıl bir tepki ve canhıraş karşı koyma gelecek. Aa pardon dersin ağzımdan kaçmış bu hep bizde ukde kalmıştır. Bak bakalım bir daha istanbul tüm kıbrıs bizim diye çıkacaklar mı?
Yada 1933 te Atatürk le Mac Arthur a söylediği iddia edilen sözü kullanın yalanlayan da yok bunu doğrumudur bilemem ama Lozan anlaşmasından dokuz sene sonramac Arthur un çankaya ya geldiği Atatürk le görüştüğü bir gerçek .. Atatürk demiş ki "Allah nasip eder, ömrüm vefa ederse Musul, Kerkük ve Adaları geri alacağım. Selânik de dâhil Batı Trakya’yı TÜRKİYE hudutları içerisine katacağım”... İlginç ama böyle işte... Hadi avrupa tarafını pas geçelim yeni sınırımız şöyle bir şey oluyor...
Haydi kutlu olsun , haydi hayırlı traşlar...
-
Yazan: 18 - 01 - 2008 : 17.56 - samett_27
Selam arkadaslar ben 01/08/1961 Adıyaman doğumluyum.
30/12/1986 ssk girişliyim 30 gün primim mevcuttur.
30/06/1989 bagkur a başladım ve
30/10/2005 bagkur bitiş.Yani toplam 15 yıl 5 ay 29 gün bagkur günüm var ve buna takiben 06/10/2005 tarihinde ssk ya giriş yaptım ve devam ediyorum,18/01/2008 tarihiyle hala devam etmektedir.SSK gün sayım toplam 728 gündür ve askerliğim 1981/1982 tarihleri arasında 20 ay yapmış bulunmaktayım.Ben bu askerlik borçlanmasını yatırdıgım zaman emeklilik tarihime ve yaşıma ne gibi eksisi ve artısı olabilir?
Şimdiden ilgilenenlere teşekkürlerimizi sunarım.
-
Hukuk Makaleleri ve Mevzuat Kısmına yeni bir hukuki kaynak eklendi, üzerinde tartışmak ister misiniz :
Merkezi Finans Ve İhale Biriminin İstihdam Ve Bütçe Esasları Hakkında Kanun
-
Hukuk Makaleleri ve Mevzuat Kısmına yeni bir hukuki kaynak eklendi, üzerinde tartışmak ister misiniz :
Milletlerarası Özel Hukuk Ve Usul Hukuku Hakkında Kanun
-
Merhaba arkadaşlar;
Benim çıktığım iş yerinden kalan alacaklarıma ait Ekim 2007 ye ait 1500 ytl lik bir senedim var. Sürekli ödeyeceğiz demelerine rağmen ödemediler bende iyi niyetimden senede her hangi bir işlem yaptırmadım. Şimdi direkt icra ya koyabilir miyim? Bir de senet için aylık gecikme faiz oranı nedir?
-
Yazan: 18 - 01 - 2008 : 16.03 - c_selin
Bugün icra sınavı olan bir talebe olacaktı buralarda gördünüz mü ;)
-
Yazan: 18 - 01 - 2008 : 15.48 - kapbana
Merhabalar,20 günlük senelik izne ayrılan memur iznin bitiminden itibaren devam edecek nitelikte (yani süre kaybı olmaksızın) 20 şer günlük doktor raporları almış; bu raporları kurumuna sunmuş. Buraya kadar sorun yok; ancak tarih olarak son raporun bitiminden itibaren 10 günlük süreyi aşırarak 30 gün sonra göreve geldiği için 11, günden itibaren memuriyetten çekilmiş sayılarak memuriyetine son verilmiş.
Ancak memurun elinde 10 gün de dahil olmak üzere son 30 gününü fazlasıyla kapsar nitelikte 2 adet daha raporu var. Ancak bu raporları maalesef kuruma sunmamış. Verilen kararın iptalini sağlamak üzere bu raporların kuruma ibrazı olmaksızın salt alınmış olması yeterli midir?
Daha doğrusu bu raporların memurun fiilen işe başlamadığı dönemdeki ruhsal sıkıntılarından dolayı kuruma vermemiş olması ne kadar yeterli bir mazeret olabilir?
Bu konuyla ilgili içtihat olanlar varsa eklerlerse sevinirim.
Teşekkürler
-
Yazan: 18 - 01 - 2008 : 14.56 - okaan
Geçen gün polis eve gelip 2-2007 ile 5-2007 arası çalıntı telefon kullanmışsınız ifade vermeniz gerekiyor diyerek anneme karakola gitmesi gerektiğini söylemiş, hattı ben kullanıyorum ancak annemın adına kayıtlı, telefonu aldığım yerden herhangi bir faturam veya aldığıma dair bir belge yok. Annem çalıntı telefon falan kullanmadım ben diyince polıs de iyi düşünün,yalan ifade vermekten daha çok başınız ağrır diye annemleri geri göndermiş, pazartesi tekrar ifade vermeye gidicekler, ben yeni işe girdim güvenlik soruşturması var orada bir problem çıkmasın diye benim adımı hiç vermiyor annem... Neyse süreç böyle yani bu pazartesi tekrar ifade vermeye karakola gidicekler... Bu isin sonu ne olur ne sonuc çıkar acaba ? Mahkeme kesin oluyormuş sanırım? Beni bu konuda biraz bilgilendirirseniz çok sevinirim, şimdiden teşekkürler.
-
Yazan: 18 - 01 - 2008 : 14.43 - etikhukuk
Yüksek öğretimde yabancı dil eğitimi ile ilgili olan kanunda; hazırlık okuyan bir öğrencinin hazırlık sınıfı sonundaki normal birinci, ikinci, üçüncü, dördüncü sınıflarda gördüğü derslerinin en az %30'u yabancı dil olmak zorunda diye bir kanun var mı acaba? Bu konuyla ilgili bir davam var, ilgili kanunun varlığından bahsediyorlar ama bulamıyorum. Yardımcı olursanız sevinirim.
-
Yazan: 18 - 01 - 2008 : 14.42 - salih0683
merhaba ben 2004 te almanyaya esimle evlenerek gittim ama sonra guzel gunler bitti ve hep kavga etmeye basladik vede en son bu agustosta evi terk edip her seyimi birakip (banka kartim dahil) turkiye geldim kbiraz sakinlesmeye ama o arkamdan oyun ceviriyormus telefonda hep gereksiz yere kavga baslatiyordu ben anlayamiyordum gelmemi istemiyordu bendede inat oldugu icin bende telefon acmiyordum . sonra oturma iznim bitecegi tarihte bana itirafta bulundu beni aldatiyormus inanamadim gitmek istedim geri almanyaya oturma iznim bitmisti gidebilseydim kesin vururdum onu. helekide gidememisim ondan sonra baktim boyle olmuyo bosanmaya razi edebilmek icin sakin olmaya karar verdimalmanyada ben calisiyordum vede oreda bazi faturalar uzerimeydi acaba bu bosanirken sorun cikarirmi vede biz anlasmali bosanmak istiyoruz protokol gondercegim imzalamasi icin vede avukatsiz basvurabilirmiyim cunku ben buraya gelirken hic bir seyimi almadan geldim para dahil.esim turk vatandasi tebligat gondersem ulasirmi eline . vede protokol olmadan dilekceyle basvurabilirmiyim::(
YÖNETİM:
Konu tekrarı yapmayınız,yazım kurallarına uyunuz!
-
Yazan: 18 - 01 - 2008 : 14.24 - aslıaslı
Selam arkadaşlar,
benim bir sorum var. Ben 5 yıllık evliyim kızlık soyismimide eşiminki ile birlikte almak istiyorum.Acaba bu konuda nereye müracat edip ne gibi belgeye ihtiyacım var?Çok zor olurmu? Yardımcı olursanız sevinirim.Tesekkurler
-
Yazan: 18 - 01 - 2008 : 14.14 - LEYLAK
Benim eşim işçi 4857 sayılı yasaya tabi Kütahya da TKİ'de çalışıyor.Ben Ankara çalışıyorum memurum, eşimin tayini olmuyor sözleşmesi gereği iş makinası operatörü ve merkezde bu kadro yokmuş kadrosunu değiştirmiyorlar. ben oraya gidemiyorum küçük çocuklarım var Benim çalışabileceğim Kütahya merkezde iş yerimiz var ve onun iş yerine uzaklığı 60 km. ne yapabilirim....
:( :( :(
-
Yazan: 18 - 01 - 2008 : 14.01 - alaturka
Açtığım konu niye yayınlanmıyor?
-
DAVA DEĞERİ:
01.01.2008 den itibaren (YTL)
Senetle / Tanıkla İspat (HUMK 288) 490,00
Görev - Sulh / Asliye (HUMK 8) 6.330,00
Görev – B.Şehirlerde Tüketici İl veya
İlçe Hakem Heyetleri 2.159,08
Tüketici Hakem Heyetleri Kararlarının
bağlayıcı veya delil olmasına
dair alt ve üst parasal sınır 827,05
Temyiz / Kesinlik (HUMK 427) 1.250,00
Temyiz - İcra Mahkemeleri 3.600,00
Karar Düzeltme (HUMK 440) 7.910,00
Temyizde Duruşma sınırı (HUMK 427) 12.680,00
-
Yazan: 18 - 01 - 2008 : 13.14 - aydin2001
Ben benim gibi memur olan arkadaşımın birisine kefil olmuştum.Kefil oldugum arkadaş bundan yaklaşık 15 gün önce trafik kazasında vefat etti. Arkadaşımın vefatından dolayı ödenmeyen kredi taksitleri için benden ödemem istenmesi söz konusu olabilirmi. Cevabınız için şimdiden çok teşekkür ederim.
-
Yazan: 18 - 01 - 2008 : 13.05 - oderici83
16 aydır bir şirkette çalışıyorum.Mecbur bir yer kapandığı için işveren tarafından işten çıkarıldım.Yanlız almış olduğumuz maaş yüksek olup ssk primlerimiz askeri ücret yatmakta.1 hafta da izin hakkım bulunmakta.Alacağım tazminat nedir?İbraneme hakkım ne kadardır?Haklarım nedir açıklarsanız sevinirm.Teşekkürler.
-
Yazan: 18 - 01 - 2008 : 13.03 - law08
Kat mülkiyet hukukunun 17. maddesi 'Kat irtifakı kurulmuş gayrimenkullerde yapı fiilen tamamlanmış ve bağımsız bölümlerin üçte ikisi fiilen kullanılmaya başlanmışsa, kat mülkiyetine geçilmemiş olsa dahi anagayrimenkulün yönetiminde kat mülkiyeti hükümleri uygulanır.' diyor.
Burada 'fiilen kullanılmaya başlanmışsa' ne demektir ? Sitedeki binanın veya dairenin, içinde oturmasa dahi, sahibi tarafından eşyalandırılması mı ? Yoksa, sahiplerin fiilen orada devamlı ikamet etmesi mi ?
Eğer devamlı ikamet demek isteniyorsa, senede belki de 9 ay boş duran, kat irtifaklı yazlıkçı sitelerindeki anagayrimenküle kat mülkiyet hakkı uygulanmaz mı ?
-
Merhbalar Özür Dilerim Forum Acemisiyim Bya Titiz Bir Forum Burası Neyse...
Ben Askerlikten Çürük Aldım Epilepsi Hastalığı nedeni İle Askerlik Dururum Ozaman 41 Günlük İdi Sadece Acemilik Yaptım Yemin Törenine Bile Katılamadım.Gata Hastahensinde Yatmıştım..
Söyletinye Göre Askerlikten Çürük Alan Kişiler Sanırım Belli Bir Ücret Alıyorlarmış... Ama Söylenti Ama Hukiki Hakmı Ama Nasıl Bilmiyom... Siz Büyüklerimiz Olarak Bana Yardımcı Olurmusunuz...
Hayırlı Günler...
-
Yazan: 18 - 01 - 2008 : 11.45 - sahan_83
Saygıdeğer hukukcularımız;Ablam ve ben yaklaşık 1 yıl önce bir sigorta şirketinin a acentesiydik.İşlerimizin ters gitmesinden dolayı iflas ettik.Ablam çok büyük bir bunalıma girerek psikoljik olarak rahatsızlandı halen çalışamıyor.Ablamın bir kredi kartına yaklaşık % 65 lik faiz oranını içeren ödeme emri geldiğinde onu zorla kaldırarak mal beyanında bulundurdum.Bu süre içerisinde gücümün yettiği kadar bir parayıda onun adına bankaya yatırdım.Yaklaşık 20 gün önce aynı bankanın hukuk bürosundan (icra dairesinden)yeni bir ihtarname gelmiş.Ben başka bir ilde ikamet ettiğim için annem bu ilamı almış aynı bankadan geldiğini anladığı içinde nasılsa ödüyoruz düşüncesi ile bana bildirmemiş.Eve gelipte kağıdı okuduğumda şoka girdim.Aynı banka aynı hesaplı kredi kartını 2 ayrı yerden icraya vermiş.Biri Kartal 3.icra biri kadıköy icra ! Doğal olarak ikinci gelen icraya mal beyanında bulunamadık.Ablamı zaten ilaçlarla ayakta tutuyoruz.Şimdi ne olucak nasıl bir yol izlemeleyim şaşırdım.Ablamın tutuklanmasını istemiyorum!Ne olur yardım edin!10 yaşındaki kızına bile bakamıyacak kadar hasta ceza evine nasıl girecek nasıl bir itirazda bulunmalıyım.Teşekkür eder Saygılarımı sunarım.
-
BULUNDUĞUNUZ YER) SULH HUKUK MAHKEMESİ HAKİMLİĞİ'NE
(Talep 5.000.-YTL veya altında olursa)
(BULUNDUĞUNUZ YER) ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ HAKİMLİĞİ'NE
(Talep 5.000.-YTL'nın üstünde olursa)
Adli Yardım Taleplidir.
DAVACI...............: Adı soyadı ve adresi
(Şehidin annesi, babası, eşi çocukları veya kardeşleri olabilir)
DAVALI...............: Recep Tayyip Erdoğan
Başbakanlık / ANKARA
DAVA MİKTARI.: (Davacı başına 5.000.YTL makuldür ama 3 kuruş üzerinden de açabilirsiniz)
KONU...................: Davalı yaptığı bir radyo konuşmasında şehit olan ğlum/eşim/kardeşim/ babam (davanın tarafına göre yazılacak) ..... (şehidin ismi yazılacak) için kelle diyerek BK. 49.md uyarınca şahsiyet haklarımı ağır surette ihlal ettiğinden haksız fiil tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan ( seçilen miktar yazılacak) YTL'nin tahsiline karar verilmesi talebinden ibarettir.
İZAHATLARIMIZ
1-) Davalı Recep Tayyip Erdoğan, 2000 yılında Avustralya'da yaptığı radyo konuşmasında katil başından 3 defa "sayın" olarak, şehitlerimizden de "kelle" olarak bahsetmiştir.
2-) Söz konusu konuşmaya 15.12.2007 tarihinde basında emsal bir dava ile ilgili çıkan haberler nedeni ile ıttıla ettim.
3-) ...... (şehit düştüğü yer yazılacak) ........ (şehit düştüğü tarih yazılacak) de çıkan çatışma sonucunda oğlum/eşim/kardeşim/babam olan ....(şehidin ismi yazılacak) şehit düşmüştür.
4-) Şehitlik beratını ve Sulh Hukuk Mahkemesinden aldığım veraseti ekte ibraz ediyorum.
5-) Davalı söz konusu beyanda bulunduktan sonra, söylediği "sayın" sözcüğünden ötürü yapılan soruşturmada, savcılıkça verilen kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin karar Sincan Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kaldırılmış ve davalı hakkında Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca 2007/......... sayılı hazırlık dosyasından fezleke düzenlenerek, davalının dokunulmazlığının kaldırılması TBMM'den istenmiştir.
6-) Davalının şehitlere "kelle" demesi sebebi ile hakkında Kartal 2.Sulh Hukuk Mahkemesinin 2007/580-586 sayılı dosyalarından davalar açılmış ve açılan davalarda davalının bu deyimi kullanmakla şehit ailelerine doğrudan hakaret ettiği , şahsiyet haklarını ihlal ettiği gerekçesi ile davaların kabulüne karar verilmiştir. Bu dosyaların emsal olarak celbini talep etmekteyiz.
7-) Davalı " kelle" deyimini kullandığı dönemde Türkiye'yi yönetmeye talip olan AKP'nin kurucu üyesidir. O döneme kadar siyasetin bütün kademelerinde çalışmış , Büyükşehir Belediye Başkanlığı yapmıştır. Terör konusunda toplumumuzun ne kadar hassas olduğunu en iyi idrak edebilecek konumdadır. Şehitler için kullandığı "kelle" tabirinin gerçek hayatta ne anlamda kullanıldığını da bilmesi gerekir. " Benim dilim sürçtü, bu sebeple kullandım" demesi kendisini sorumluluktan kurtarmaz.
Davalı bu sözcüğü kasıtlı olarak kullanmıştır. Asıl maksadı belli etnik kökende bulunan vatandaşlarımıza mesajlar göndererek, oy sömürücülüğü yapmaktır.
Nitekim bu konuşmadan sonra 2002 genel seçim, 2004 yerel seçim ve 2007 genel seçimlerde Güneydoğu Anadolu bölgemizden ve kendisini Kürt kökenli kabul eden vatandaşlarımızın yoğun olarak yaşadığı seçim çevrelerinden aldığı oylar tedrici olarak, Hadep,Dehap ve DTP gibi partilerin üzerine çıkmış ve kendiside alınan bu oy oranları ile övünür olmuştur.
8-) Diğer taraftan davalı kullandığı bu deyimi, doğrudan Güneydoğu Anadolu bölgemizde katil başının yönettiği terör örgütü ile mücadele edip şehit düşen askerlerimiz hakkında kullanmıştır. Bu konuda tereddüt yoktur.
Şehit düşenlere karşı söylenecek bu sözden, şahsiyet hakları ihlal edilecek kesimde belli olup; bu şehidin annesi, babası, çocukları eşi ve kardeşleri olacaktır. Burada hedef alınan gurup bellidir.
Manevi zararın unsurlarının gerçekleşebilmesi için haksız fiilin mutlaka tek bir kişiye değil, belirlenebilir ve tayin edilebilir bir guruba veya birden fazla kişiye yapılması halinde de yeterli olacaktır.
Bu bakımdan davalının; " sözü ortaya söylemiştir, şehidin ismi belli değildir, şehitlerin tamamı kastedilmekle doğrudan zarar kavramı gerçekleşmez" savunması inandırıcı ve samimi olamaz.
PKK terörü nedeni ile şehit düşenler yasal olarak bellidir ve şehitlik beratları söz konusudur. Söylenen sözden ötürü bu şehitlerin yakınları zarar görmüş olduğundan açmış olduğumuz manevi tazminat davası haklı ve hukuki bir taleptir.
9-) Davacı şehit yakını olarak, dava harçlarını ve masraflarını karşılayabilecek maddi imkanımın olmaması nedeni ile adli yardım kurumundan istifade ettirilmemi talep etmekteyiz.
HUKUKİ SEBEPLER......: TMK,TBK ve diğer mevzuat.
DELİLLER.......................: Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 2007/ Hz.sayılı dosyası , Kartal 2.Sulh Hukuk Mahkemesinin 2007/580-586 sayılı davacı şehit aileleri tarafından kazanılmış emsal dava dosyaları, tarafların mali ve içtimai durumlarının tahkik ve tespiti, şehitlik berat belgesi, veraset ilamı, nüfus kayıtları e diğer bilcümle deliller.
TALEBİMİZ....................: Davalı yaptığı bir radyo konuşmasında şehit olan oğlum,eşim,kardeşim, babam (davanın tarafına göre birini kullan) ..... (şehidin ismi yazılacak) için kelle diyerek BK. 49.mad. uyarınca şahsiyet haklarımı agir surette ihlal ettiğinden haksız fiil tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan ( seçilen miktar yazılacak) tahsiline karar verilmesini saygılarımla arz ederim. ( tarih )
Davacı
Ad ve soyadı
İmza
Not: Av.Fuat Turgut'tan forward e-posta olarak gelmiştir.
-
Öncelikle bu tarz bir paylaşım sitesi kurmuş olduğunuzdan dolayı sizlere teşekkür ediyorum.Benim bir sorum olacak yardımınız için şimdiden teşekkür ederim.Ablam kocasından boşanmak istiyor fakat davayı kocasının açması için beklemekte.Ancak kocası dava açmaya pek yanaşmıyor gibi kendisi ise çalıştığı gerekçesiyle mahkemeye gidip dilekçe vererek dava açamıyor.Benim sorum acaba onun yerine davayı başka birisi açabilirmi,açabilirse nasıl?Bu arada acaba bir dava açmak ne kadara masraflıdır bu konularda bilgilendirebilirmisiniz.
:)
-
Yazan: 18 - 01 - 2008 : 10.44 - belinn
Yeni Türk Ticaret Kanunu ile yürürlüktekini karşılıksız çekler açısından değerlendiren bir avukatımız var mı?Yeni kanunda keşideci sadece karşılıksız kalan bedelin %10unu ödemekle yükümlü olacak diye bir ibare var mı,ben mi yanlış değerlendiriyorum.
-
Yazan: 18 - 01 - 2008 : 10.42 - ercan1971
Ben devlet memuru olarak çalışmaktayım. 20.08.2004 tanzim ve 20.09.2004 vade tarihli 284,00.-YTL senedimin 250,00.-YTL Ödedim. Ancak kalan 34,00.-YTL yi ödemeyi unuttuğumdan dolayı Alacaklı olan kişi beni 26.10.2007 tarihinde borcun tamamı olan 284,00.-YTL icraya vermiş bir senet geçikme zammı ve avukatlık ücretiyle beraber borcum 591,00.-YTL olmuş ve zamanında itiraz etmediğimden dolayı maaşıma haciz kondu. Bir senetin geçerlilik süresi ne kadar dır veya ben buna nasıl itiraz ederim.
-
Yazan: 18 - 01 - 2008 : 10.27 - serfloor
Babamın kredi borcunu kefili ödedi. Bankaya kefilin ne kadar ödediğini öğrenmek için noterden ihtarname cekmek istiyorum.Dilekçeyle başvurdum, cevap alamadım 2 ay oldu. Daha da ileri gidip bankanın genel müdürlüğüne yazmak istiyorum, yardımcı olursanız cok sevinirim.
Harun Drak
-
Yazan: 18 - 01 - 2008 : 01.25 - DuncaN
Merhabalar 2007 mayıs ayında üniversitemden kaydım silindi sebeb 5136 sayılı af kanunu ile devam ettiğim okulda bir dersten 3 sınav hakkımı kullanmış ve başarısız olmamdı fakat dersin hocası hakkında benimle ilğili sınav haklarımı kullanırken ve not değerlendirmesinde şahsıma husumet güttüğü iddiası ile soruşturma açıldı ve soruşturma açılan öğretim üyesi fakülte yönetim kurulu üyesi olduğu için ne soruşturmanın bitmesi nede kanuni haklarım incelenmeden kaydım silindi, henüz 5136 sayılı kanundan gelen iki ayrı dersten 1 er sınav hakkım vardı.
İdare mahkemesine yürütmenin durdurulması için başvurdum ara kararla yürütme durduruldu bu iki dersten birinin sınavına girip başarılı oldum.
Diger dersin sınavı bir sonraki dönemdi yaz geçti bu süreçte idare mahkemesi ikinci bir ara kararla yürütmenin durdurulmasının reddi diye ikinci kararı verdi ama okul hemen uygulamadı .
Dönem başında son sınavıma girmek için harç yatırıp ders kaydı yaptım bir gün sonra tekrar kaydım silindi ikinci kez ve tekrar idare mahkemesine yürütmeyi durdurma davası açtım.
Süreci beklerken ilk açtığım dava aleyhime sonuçlandı ama nitelik olarak ilki ile aynı olan davayı etkileyeceğini düşündüğüm bir delil elde ettim zorda olsa 5136 sayılı kanundan yararlanan bir başka öğrencinin kanunun verdiği haktan bir sınav fazla kullandığını belgesi ile idare mahkemesine sundum fakat bu belgeyi sunduğum tarihten 15 gün önce ikinci davam için yürütmeyi durdurmanın reddi diye ara karar çıkmış ve idare mahkeme ara kararda ne derse ana karar öyle gelir diye bir durum kulaktan kulağa yayılıyor halk arasında.
Sorum şu emsal olarak gösterdiğim bu delilleri görmeme ve aleyhime karar alma şansları varmı,savunma avukatı ilk davası ile bu aynı davadır ilki derdest oldu bunun açılmaması gereklidir o yüzden davanın sonlandırılması diye savunma vermiş bu durumda benim nasıl hareket etmem lazım ?
Bana yol gösterecek tüm hukukçulara saygılarımı sunuyorum.
-
YOK EDİLİŞE İSYANIM
Uğuldayan beynimde ki seslerin
Mantıksızlık süzgecinden geçemeyen hayatım
Bir de gittiğim yola döşenen mayınların
Daracık koridorlarında çıkmaz sokaklar
Öyle bir sis var ki ortalık toz duman
Ufkumu kaybetmişim bırak geleceği
Düşünmemek ile yaşamamak arasında bir seçim
Kim karar verecek ben mi yoksa kim?
Kulaklarımı tırmalar her an o ses
Uyuyan beynimi hoplatır çıldırasıya
Bir sağa bir sola koşuştururum nafile
Ne yol yol ne de ben bende
Hangisi hayal hangisi rüya
Başım neden ağrır her semaya baktığımda
Varlarımın kaçı yok olmuş ki yanıyorum
Bir çıkmazda labirentler içinde çırpınıyorum
Dünyanın gücü bende güçsüzlüğe hapsolmuşum
Hangisi doğru kaç tanesi yalan
Bana bakan gözlerin kaçı dostça
Ayaklarım buz pistinde kaymakmı güzel
Yoksa ayakta dimdik durabilmek mi
Sorular sorular cevapsız kalmış hepsi
Limanını arayan gemi gibi fikirler
Kurtaran yok mu yoklukta biri var
Yok oluşuma değil yandığım
Sessizce yok edilişe isyanım
8.2.2007
Hüseyin Tuztaş
-
Yazan: 18 - 01 - 2008 : 00.57 - bade_34
Merhaba,
Eşim vatandaşlık başvurusunda bulunduktan sonra ben ve eşim kurula girdik ve bir görüşme gerçekleştirdik.
Bu görüşmede eşimin çalışmadığını söyledik. Bu bir engelmidir? (şu anda işsiz olması)
Ben çalışıyorum ve iyi bir mesleğe ve yeterli gelire sahibim.
Eşimin mesleği dış ticarettir. Gerekli altyapısı vardır. (üniversite. yabancı dil).
-
Yazan: 18 - 01 - 2008 : 00.54 - denetçi74
Ben 10dairelik bir apartmanda denetçilik yapmaktayım daha doğrusu yapamamaktayım :) çünkü yöneticiden defterleri denetlemek için istediğimde hakaretlerine maruz kaldım.Usulsüz işler yaptığına dair şüphelerim olduğu ve görevimide yapamadığım için APS yoluyla istifa ettiğime dair bir mektup yolladım yöneticiye. Mektubun nüshalarınıda diğer kat maliklerinin posta kutularına attım.Fakat yönetici benim istifamı kabul etmediğini bildiren bir mektup yollamış bana oda APS yoluyla.Şimdi benim merak ettiğim yöneticinin istifamı kabul etmemesi gibi bişey olabilirmi :( olursa nasıl istifa edebilirim.Bu konuda bana fikir verirseniz sevinirim. Şimdiden teşekkürler....
-
....... X sigortabrokerliği yani ..... denen şirketten .........sigortadan 14/11/2007 tarihinde trafik sigortası ve 14/11/2007 tarihinde aynı şirketten.........sigorta ile kasko poliçe yaptırdım.fakat aracımı özel nedenlerden dolayı 26/12/2007 tarihinde sattım ve noter satışımı aynı gün ilgili firmaya fakslayıp telefonlada durumu izah ettim yani aracımın trafik ve kaskoları iptal olacak ve iade mikatarları şahsıma iade edilecekti.o günden sonra en az 15 defa ilgilifirmayı aradım ve nihayet 11 ocak 2008 tarihinde 163 ytl ödediğim trafik sig için 67 ytl 658 ödediğim kasko içinde 84 ytl iade edildi.şimdi topu topu 40 gün sahibi olduğum aracımın 40 günlük trafik sig. bedeli olarak 100 ytl para kesmişler durumu telefonla ilettiğimde ......... B sig. parayı ödüyor biz karışmayız diyorlar oysa .......A sigortayı aradığımda ne münasebet siz bizden sigorta yapmadınız acentemizden yaptınız o yüzden parasal işlemleride ilgili broker acente ile görüşmem gerektiğini belirttiler.şimdi ..........adıyla internet ortamda faaliyet gösteren bu sahtekar firmayı tüm sanal ortama yaymak ve kimsenin bu firmadan sigorta yaptırmamasını ve kendi hakkımında iade edilmesini istirham ediyorum ahmet deveci
SAYIN DEVECİ
BU SİTE KİŞİ VEYA KURULUŞLARIN HAKLI VEYA HAKSIZ NEDENLE KÖTÜLENECEĞİ, TİCARİ FAALİYETLERİNİ İFŞA EDİLECEĞİ VEYA ONLARDAN ŞİKAYETÇİ OLUNACAK BİR BİRİM DEĞİLDİR.
YAZINIZDA GEÇEN ŞİRKET İSİMLERİ ÇIKARTILMIŞTIR.
SAHTEKARLIK İDDİASI CİDDİDİR VE HAKSIZLIĞININ ORTAYA ÇIKMASI HALİNDE ŞAHSINIZIN SORUMLULUĞUNU DOĞURUR.
FORUM KURALLARIMIZI LÜTFEN TEKRAR OKUYUNUZ VE BUNDAN SONRA KONUYU DOĞRU FORUM KATEGORİSİNDE AÇINIZ
YÖNETİM
-
Yazan: 17 - 01 - 2008 : 23.10 - leena
arkadaşlar merhaba,
aslında şimdi yönelteceğim sorunu oldukça detaylı biçimde araştırmaya çalıştım fakat halen eksik birşeyler olduğunu düşündüğüm için yardım veya değişik fikirlere ihtiyaç duydum..yardımcı olabilirseniz sevinirim..
konu şu:
Bir adam gayrimenkulünü kiraya vermiş ve fakat bir süre sonra gayrimenkulü satmıştır.Gayrimenkulü yeniiktisap eden malik ise kiracının tahliyesini talep etmektedir.
tahliye talebini okuduğum ve araştırdığım kadarı ile hukuka ve özellikle 6570 sayılı gayrimenkul kanunu m.7/d 'e uygun olarak yapmış, gayrimenkulü iktisap tarihinden itibaren 1 ay içerisinde kiracıya ihtarname yollamış ve 6 ay sonra kiracının gayrimenkulü terketmesini aksi halde dava açacağını belirtmektedir.
incelediğim kadarı ile yeni malikin kiracıyı çıkarabilmesi için kendisinin,eşinin veya çocuğunun orada işyeri açacağını veya orayı mesken olarak kullanacaklarını ve buna ihtiyaç olduğunu kanıtlaması gerekir..ki olayda bildiğim kadarı ile yeni malik bu hususları da kanıtlayabilmektedir.
Bu arada merak edenler olabilir diye ilave etmek isterim: kiracı bu gayrimenkulü kiraladığında uzun süreliğine kiralamış ve fakat kira sözleşmesi lehine tapuda herhangi bir kira şerhi koydurulmamış ve kira sözleşmesinde eski malik tarafından kiracı lehine verilmiş herhangi bir taahüd de bulunmamaktadır.
Benim bu noktaa merak ettiğim ve halen içime sinmeyen husus şudur ki:
Bu durumda kiracı gerçekten o gayrimenkulü terketmek zorunda (6 ayın sonunda) ve bu durumda uğradığı zarar açısından hiçbir talepte bulunamamakta mıdır??
Yani kiracı olarak,özellikle de o gayrimenkulü işyeri olarak kullanıyor iseniz ve oradan çıkmanız sizi fazlaca zarara uğratıyor ise yine de hiçbirşey talep edilemiyor mu?? bu soru gerek yeni malik gerekse eski malik yönünden aynı mıdır??
yani benim bütün bu saydıklarımdan anlamam gereken,herşeyin üstüne bir bardak soğuk su içmek ve gayrimenkulü terk mi etmektir???
yardımcı olabilirseniz sevinirim...
saygılarımla.
-
Slm avukat ve avukat adayı arkadaşlar...
Daha önce "kız kaçırmaya teşebbüs" başlıklı bir konu açmıştım. çok ilgi gösterip beni aydınlattınız. bunun için sizlere teşekkürü bir borç bilirim...
1 hafta önce olayın olduğu yerdeki emniyet müdürlüğüne hakkımda bir suçlama olup olmadığına ve varsa şayet hangi aşamada olduğunu öğrenmek için bilgi edinme amaçlı bir mail attım. Bu gün emniyetten bir cevap aldım. hakkımda "kişi hürriyetini yoksun bırakma" suçu ile ilgili olarak evrak hazırlandığını ve bu evrakların adliyeye intikal ettirildiğini yazan cevap niteliğinde bir yazıydı.
Olayın geçtiği ilden farklı bir ilde olduğum için bulunduğum yerdeki en yakın cumhuriyet Başsavcılığına ifade vermemin kendi menfatime olduğunuda eklemişler sağosunlar..
arkadaşlar; birinci sorum sayı numarası olan bu mail tebligat yerine geçermi?
ikincisi; ben yazılı bir ifade hazırlamak istiyorum fakat nasıl ve nerden başlayacağım neler yazacağım bilmiyorum. sizden istirhamım olayı kısaca özetlesem kısa bir taslak halinde yazmam için bana yardımcı olmanızdır.ana başlıklar halinde bi ifade nasıl yazılır bunların tıyolarını verirseniz ben gerisini doldururm
teşekkür ederim...
özetle olay;2 yıllık sevgilim, evlenmek istediğim ve aramızda sözlendiğimiz, 15 -20 defa arabamla evinden aldığım, birazında ailesinden haberli birazında gizli gizli buluşup başka illere giderek gezdiğimiz sonra ailesinin baskısıyla irtibatımızın kesildiği bi kızdan bahsediyoruz... bir kaç hafta önce kendisini kaçırmamı istedi bende araba kiralayıp kalktım 15 saatlik bir yoldan sonra evini arkadaşıma arattım. annesi çıktı telefona kızı istedik ve size bir hediye çıktı gelin hediyenizi alın diyerekten evden kızı çıkardık. tenha bi yerde kızla konuşmaya başlarken kız kaçmaktan vazgeçtiğini söyledi. bende bunun üzerine sinirlenerek kolundan tuttum ve kızı arabaya koydum. sonrası kız feryat figan etti bende acıdım 15 dk sonra kızı evine getirdim geri bıraktım. sonra olay duyulmuş ve benden şikayetçi olmuşlar....
bu olay üzerine yazılı bir ifade vermek istiyorum savcıya. İfadeyi yazmam için bana yardımcı olursanız çok minnettar kalacağım... teşekkürler şimdiden
-
Yazan: 17 - 01 - 2008 : 22.44 - deniz02
Hırsızlık malı cep telefonu satın alanlar, cihazı açtıklarında, ekrana gelen SMS ile ikâz edilecek
Cep telefonu çalınanların, polise gitmesine gerek kalmadan Telekomünikasyon Kurumu'na bağlı ücretsiz ihbar hatlarını aramaları yetiyor. Farkında olmadan hırsızlık malı cep telefonu satın alanlar, cihazı açtıklarında, ekrana gelen SMS ile ikâz edilecek.
Hevesleri kursaklarında kalacak
Türkiye Gazetesi'nin haberine göre, hırsızların, kapkaççıların, dolandırıcıların ve gaspçıların hevesini kursağında bırakacak olan bir mekanizma var. Ancak birçok vatandaşın bundan haberi yok. Emniyet de, kendi birimlerini uyararak bu mekanizmadan haberdar olunmasını istedi.
Mekanizmanın işleyiş şekli şöyle:Herhangi bir sebeple telefonunu çaldıran bir kişinin, daha karakola gidip şikayette bulunmadan önce, Telekomünikasyon Kurumu'na bağlı Bilgi ve İhbar Merkezi'ni hemen araması gerekiyor. Kısa adı BİM olan Bilgi ve İhbar Merkezi'ne ücretsiz olan 444 9 777'yi veya 0 (312) 232 23 23 numaralı normal telefonu arayarak ulaşabilirsiniz. Merkez, 7 gün 24 saat esasına göre çalışıyor.
Şu bilgileri yanınızda bulundurun
Telefonunuz çalındığında söz konusu ihbar hattını aradığınızda, ihbar ettiğiniz numaranın size ait olup olmadığını teyit etmek için bazı sorular soruluyor. Bu sorulara doğru cevap vermeniz halinde, telefonunun size ait olduğu kesinlik kazanıyor ve onay vermeniz halinde telefon, haberleşmeye kapatılıyor. Bunun için TC Kimlik Numarası, Cep telefonunun İMEİ numarası, ad ve soyadı, diğer kimlik bilgileri ve annenizin kızlık soyadını bilmeniz ve ilgiliye iletmeniz gerekiyor.
Eğer henüz hiç kullanılmamış telefonlarınız, satış mağazasında iken çalındı ise, çalan kişilerin, söz konusu telefonları satmasını ya da kullanmasını engellemek için, evrakla birlikte BİM'e doğrudan müracaat etmeniz gerekiyor. İhbarda bulunabilmek için firma yetkilisinin kimlik bilgileri, firmanın vergi numarası, çalınan cihazlara ait fatura nüshaları, kolluk kuvveti tutanağı belgelerinin bir dilekçe ekinde sunulması gerekiyor.
'Çalıntı cihaz' mesajı
Her iki durumda da, ihbar işleme konulur konulmaz söz konusu telefon cihazları bloke edilecek ve IMEI numarası sorgulamalarında 'çalıntı cihaz' mesajı gönderilecek. Böylece çalınan telefon hırsızın elinde kalacak!
HaberTürk
-
Yazan: 17 - 01 - 2008 : 22.38 - caner0142
merhabalar.Eşim norm kadro fazlası öğretmen olarak 7 aydır görev yapmakta Norm Kadro yönetmeliği gereği kadrosu uygun olan bir okula ilişkilendirlmeliydi ilçede bi açık oluştu ancak 24/12/2007 tarihinde meb öğretmen atama yer değiştime yönetmeliğinmin 32,1-b maddesine göre ilçenin bir köyüne atana öğpretmen ilçe milli eğitim müdürlüğüne 02/01/2008 de dilekçe ile başvurmamaıza rağmen 04/01/2008 tarihli yazı ile eşimin atanması gereken yere atandı Milli Eğitim Bakanlığı Öğretmen atama ve yer değiştirme yönetmeliğine ve milli eğiitm bakanlığına bağlı öğretmen ve yöneticilerin norm kadro yönetmeliği ve norm kadro uygulamasına göre yanlış bir uygulama ne yapabiliriz.teşşekkürler acil yardım lütfen
-
Sezer’in geçen dönem veto ettiği Vakıflar Yasası, TBMM Adalet Komisyonu’nda hiçbir değişiklik yapılmadan kabul edildi.
TBMM Adalet Komisyonu, 10. Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer’in, 9 maddesini bir kez daha görüşülmesi için Meclise iade ettiği Vakıflar Kanunu’nu aynen kabul etti.
Kabul edilen maddelere göre, yeni vakıflar, vakıf senetlerinde yazılı amaçlarını gerçekleştirmek üzere, Vakıflar Genel Müdürlüğü’ne beyanda bulunmak şartıyla şube ve temsilcilik açabilecek.
Yabancılar, Türkiye’de hukuki ve fiili mütekabiliyet esasına göre yeni vakıf kurabilecek.
Genel Müdürlük tarafından yapılacak tebligata karşın, yasa uyarınca istenen beyanname, bilgi ve belgeleri zamanında vermeyen, organların vakfiye veya vakıf senedine aykırı olarak toplanmasına neden olan veya gerçeğe aykırı beyanda bulunan vakıf yönetimine, görevden alma yerine 500 YTL idari para cezası verilecek.
VAKIFLARIN MAL EDİNİMİ
Vakıflar, izin almadan mal edinebilecek, malları üzerinde her türlü tasarrufta bulunabilecek.
Mülhak, cemaat, esnaf ve yeni vakıflara başlangıçta özgülenen mal ve haklar, vakıf yönetiminin başvurusu üzerine, haklı kılan sebepler varsa denetim makamının görüşü alınarak mahkeme kararıyla, sonradan edindikleri mal ve hakları ise bağımsız ekspertiz kuruluşlarınca düzenlenecek rapora dayalı olarak vakıf yetkili organları kanalıyla daha yararlı olanlarıyla değiştirebilecek ve paraya çevrilebilecek.
Kurucularının çoğunluğu yabancı olan vakıfların, taşınmaz mal edinmeleri hakkında, Tapu Kanunu hükümleri uygulanacak.
AMAÇ DEĞİŞİKLİĞİ
Vakıfların vakfiyelerindeki şartların yerine getirilmesine fiilen veya hukuken imkan kalmaması halinde; vakfedenin iradesine aykırı olmamak kaydıyla mazbut vakıflarda, Vakıflar Genel Müdürlüğünün; mülhak, cemaat ve esnaf vakıflarında vakıf yöneticilerinin teklifi üzerine şartları değiştirmeye, hayır şartlarındaki parasal değerleri güncel vakıf gelirlerine uyarlamaya, Vakıflar Meclisi yetkili olacak.
HAYRAT TAŞINMAZLARININ TAHSİSİ
Genel Müdürlük tarafından değerlendirilemeyen veya işlev verilemeyen hayrat taşınmazlar, fiilen asli niteliğine uygun olarak kullanılıncaya kadar kiraya verilebilecek.
Hayrat taşınmazlar, Genel Müdürlük tarafından işlev verilmek amacıyla vakfiyesinde yazılı hizmetlerde kullanılmak üzere, onarım ve restorasyon karşılığı kamu kurum ve kuruluşlarına veya benzer amaçlı vakıflara veya kamu yararına çalışan derneklere tahsis edilebilecek. Tahsis edilen taşınmaz, ticari bir faaliyette kullanılamayacak; tahsise aykırı kullanımın tespiti halinde taşınmaz tahliye edilecek.
Cemaat vakıflarına ait kısmen veya tamamen hayrat olarak kullanılmayan taşınmazlar, vakıf yönetiminin talebi durumunda Meclis kararıyla aynı cemaate ait başka bir vakfa tahsis edilebilecek veya vakıf akarına dönüştürülebilecek.
ULUSLARARASI FAALİYET
Vakıflar, vakıf senedinde yer almak kaydıyla, amaç ve faaliyetleri doğrultusunda, uluslararası faaliyet ve işbirliğinde bulunabilecek, yurtdışında şube ve temsilcilik açabilecek, üst kuruluş kurabilecek ve yurtdışında kurulan kuruluşlara üye olabilecek.
Vakıflar, yurtiçi ve yurtdışındaki kişi, kurum ve kuruluşlardan, ayni ve nakdi bağış ve yardım alabilecek, yurtiçi veya yurtdışındaki benzer amaçlı vakıf ve derneklere ayni ve nakdi bağış ve yardımda bulunabilecek. Ancak yurtdışı nakdi yardımlar, banka aracılığıyla alınabilecek.
Amacını geliştirmeye yardımcı olmak veya gelir sağlamak amacıyla vakıflar, iktisadi işletme ve şirket kurabilecek, kurulmuş şirketlere ortak olabilecek.
VAKIFLAR MECLİSİ
Vakıflar Meclisi, Vakıflar Genel Müdürlüğünün en üst seviyedeki karar organı olarak görev yapacak.
Vakıflar Meclisi, Vakıflar Genel Müdürü, 3 genel müdür yardımcısı ve 1. hukuk müşaviri olmak üzere 5; vakıf konusunda bilgi ve deneyim sahibi yükseköğretim mezunları arasında Başbakanın teklifi üzerine ortak kararnameyle atanacak 5 üye ile yeni vakıflarca seçilecek 3; mülhak ve cemaat vakıflarınca seçilecek 1’er üye olmak üzere 15 üyeden oluşacak.
Vakıflar Genel Müdürü, genel müdür yardımcısı, 1. hukuk müşaviri ile bölge müdürü ortak kararnameyle, rehberlik ve teftiş başkanı ile daire başkanı, genel müdürün teklifi, Başbakanın veya görevlendirdiği devlet bakanının onayıyla, diğer personel ise Genel Müdür tarafından atanacak.
www.ntvmsnbc.com
-
Hemen hemen hepimiz müvekkillerimizle, danışmak isteyen şahıslarla, ya da duruşmalarda komik, garip anlar yaşıyoruzdur. Ben de geçenlerde bir olay yaşadım, hakikaten fıkra gibiydi, paylaşmak istedim.
Ben adliyedeyken bir bayan büromu arayarak sekreterimize benimle görüşmek istediğini söylemiş. Sekreterimiz de randevu verebilmek için kim olduğunu, hangi konuda görüşmek istediğini falan sormuş. Bayan, Kocaeli'den aradığını, telefonuma internetten ulaştığını (Muhtemelen av.tr sitemizden), benimle görüşmek istediğini söylemiş. Sekreterimizde daha önce sıkı sıkı tembihlediğim gibi, telefonda danışma hizmeti vermediğimi, görüşmek için büroya gelmesi gerektiğini söylemiş ve kapatmış.
Büroma geldim, akşam üzeri telefon çaldı, yine aynı bayan arıyor. Sekreterimiz bayana hala aynı şeyleri açıklıyor ama anladım ki bayan pes etmeyecek. Sekreterimizi bu işkenceden kurtarayım, bayana kısa bir açıklama yapıp kapatayım telefonu diye düşünerek bağlamasını söyledim.
Telefonun diğer ucunda panik, heyecanlı bir ses, kendisini Eczacı Ö. diye tanıttı ve hemen konuya girdi. Lafı kısa keseceğim ya, hanımefendi sekreterimin de dediği gibi telefonda danışma hizmeti vermiyorum, özellikle de internetten arandığımda bu mümkün değil dedim.
Bu kez, ama ben sizin internette yazdığınız kararları gördüm ve çok beğendim sizinle mutlaka görüşmem lazım dedi. Biri benimle dalga geçiyor herhalde diye düşünmeye başladım. Bakın hanımefendi dedim, o kararlar bana ait değil, onlar Yargıtay kararı, kararları veren de yazan da ben değilim, ben sadece sitemize ekledim. Biliyorum dedi heyecanla ve ekledi, ama ben çok beğendim. :)
Ne desem de ikna etsem diye düşünürken, bayan çoktan kalemi kağıdı hazırlamış ve benden adres istiyor. Hanımefendi dedim tekrar derin bir nefes alarak, bu kararlar için buraya kadar yorulmanıza, masraf yapmanıza inanın gerek yok. Bulunduğunuz yerde herhangi bir avukata sorsanız o da size bulur bu kararları, ya da internette bulabilirsiniz ki zaten bulmuşsunuz, buraya gelmenize gerek yok. Öyle mi dedi? Evet öyle dedim. Hala adres istiyor, o kararlar için ben oraya bile gelirim dedi. :o
Son bir kez, tane tane konuşarak verdiğim yanıtları tekrarladım ve hayal kırıklığına uğramış bir ses işittim bu kez, "Hay Allah, ama ben çok beğenmiştim o kararları..."
Nihayet telefonu iyi günler deyip kapattım, kendi kendime gülmeye başladım, sonra da sekreterimize anlattım, beraber kıkırdadık.
Sen aklımıza mukayyet ol Tanrım... :)
-
Yazan: 17 - 01 - 2008 : 22.15 - xwxy
Merhaba,
Bizim 5 ortaklı aileden kalma bir arsamız var. Hissedarlardan birinin hissesinde icra var bu sebeple satışı yapamıyoruz. Satışı yapabilmemiz için ne yapmamız lazım? Satışı yapıp hissedarın payına düşen (tapudaki bedelin 5'te1ini) bedel icraya yatırılsa tapu devir işlemi gerçekleşir mi? Bu konuda bana yardımcı olabilirseniz sevinirim. Şimdiden teşkkürler...
-
Yazan: 17 - 01 - 2008 : 21.19 - kryx
Kooperatif şeklinde yapılan 10 kat 40 daireli bir binada, henüz oturma ruhsatı alınmamıştır. Şu an 16 dairenin kat maliki dairesinde oturmaktadır. Bina merkezi sistem doğalgaz kaloriferle ısıtılmaktadır.Ayrıca Binanın asansörü yapılmamıştır. Oturmayan kat maliklerinden 10 tanesi asansörü ve oturma ruhsatını bahane ederek yönetim kurulmasına karşı çıkıyor. Ortak aydınlatma, kaloriferin yakıt parasına katılmama ve diğer ortak giderlere katılmayacaklarını beyan ediyorlar.
29 kat maliki bir araya gelerek karar defteri işletme defteri alıp noterden imzalatıp bir yönetim oluşturduk. Bankada hesap numarası açtık.
Binada 20 kişinin tapusu verilmiş 20 kişinin tapusunu mütahit henüz vermemiştir.
Bu durumda kurulan yönetim geçerlimidir? Ortak giderlere oturan oturmayan herkes eşit şekilde katılmak mecburiyetindemidir? Bize ne yapmamızı önerirsiniz.
-
İnşaat mühendisliği ve müteahhitlik yapan bir müşterime 350.000-ytl tutarında inşaat malzemesi sattım. Karşılığında da hissedarı olduğu limited şirketin çekini aldım. İşleri kötü gittiğinden çeki ödemedi. Daha sonra şirketin çekini verip şahsi çekini aldım ve bir süre sonra da icra takibi başlatım gayrimenkullerine haciz koydum.
45 yaşında betonarme proje de yapan borçlu inşaat mühendisi, mahkemeden hukuki ehliyetinin olmadığına ( heyet raporu aldı.) dair karar aldı ve çeki onu kandırarak imzalattığımı iddia etti. Sonuçta bana 140.000ytl (%40) tazminat çıktı. Alacağımı tahsil edemediğim gibi bir de borçlu çıktım.
Bu durumda ne yapmamız gerekiyor. Avukatlarımla bir çıkış yolu bulamadık.
-
Yazan: 17 - 01 - 2008 : 21.00 - barbhax
Merhaba,
Mülkiyeti muhafaza kaydıyla yapılmış bir araç satışında, alıcı borcunu ödememekle mülkiyete hak kazanamamış ve satıcı tarafından usulünce araç geri alınmıştır.
Alıcı kendi adına tescilli plaka ile aracı kullanmıştır.
Ancak alıcının başka bir işten dolayı (araçla ilgisi olmayan) vergi borcu dolayısıyla araca haciz konmuştur.
Satıcının mağdur olmamak için ne yapmasını önerirsiniz?
-
Yazan: 17 - 01 - 2008 : 20.44 - muzur
Öncelikle bu ortamı hazırlayan ve emeği geçen herkese teşekkür ediyorum.
Emin olmadığım bir konu hakkında, mümkünse bilgi sahiplerinden bilgi edinmek istiyorum.
%40 ve üzeri özüre sahip özürlüler ( rızası dahilinde veya haricinde ) gece vardiyasında çalıştırılabilirmi?
Gece vardiyasında çalışmaya mecbur bırakılabilirlermi?
Gece vardiyasında çalışmaya mecbur bırakılan özürlü bir insan, çalıştığı şirkete dava açması halinde kazanma olasılığı nedir?
Cevap yazacak tüm hukuki.net kullanıcılarına şimdiden teşekkür ediyorum.
-
TİDAP kapsamında Barolar Birliği tarafından Barolarımız kanalı ile dağıtılmakta olan "MEŞE Yazılım İçtihat ve MEvzuat Bankası " kullananlar için paylaşmak istedim.
Kullanan herkeste oluyor mu yoksa sadece bende mi bilmiyorum
Yada sorun programda mı yoksa benim bilgisayarda mı onu da bilmiyorum,
Bendeki sürüm 2.0 ve çok nadir kullanırım, günlerce bakmadığım bile oluyor
Ancak buna rağmen, "C:Documents and Settings..kullanıcıadı..Local SettingsTemp" klasöründe programın logolarından oluşan binlerce .jpg formatında resim birikmekte. Ve silinmedikçe birikip bilgisayarı boş yere şişiriyor.
-
Dünya hukuklarında yazılı mevzuatın yanısıra bir de önceki yargılamalar sonucunda verilen emsal kararların oluşturduğu bir mevzuat söz konusudur.
Özellikle Amerika'nın belirli eyaletlerinde kanunlar meseleleri çok geniş kapsamda ele alır, ayrıntıları içtihatlara bırakırlar. Bunun en büyük nedeni, Yargı ve Yargı bağımsızlığına, Yargıcın hukukun üstünlüğüne hizmet ettiğine olan büyük bir inançtır.
Her vakıanın birbirinden ayrı ortam ve şartlarda değerlendirilmesi gerektiğinden, bunları aynı kefeye koymamak, olayı vicdani ve hukuki kanaatine göre değerlendirmesine fırsat vermektir amaç.
Bu nedenle birçok Anglo Sakson hukukunu takip eden ülkede içtihatlar, emsal mahkeme kararları hukukun kanuna denk materyalleridir.
Türkiye'de ise izlediğimiz Kara Avrupası hukuk sistemi gereğince, kanun ve diğer mevzuat ile çözüm bulunamayan konularda, hakimin takdir hakkını kullanarak boşluk doldurması sonucunda emsal mahkeme kararları ve yargıtay içtihatları oluşturulur. Kural olarak hiyerarşi gereğince önce kanuna, sonra mahkeme ve emsal yargıtay kararlarına bakılır.
Bazı hukukçulara göre, içtihat hukuku da diyebileceğimiz emsal kararlar hukuku zararlıdır. Her olaya uygulanamaz içtihatlar demektedirler. Yine bu görüşe göre hakimler olayı kendi bünyesinde değerlendirmeli, kanuna bakmalı ve hatta sadece onunla yetinmelidir.
Kanımca bu görüş bazı açılardan yerinde değildir. Hakim kanuna bakmalıdır, daha sonra içtihata yani yaşayan hukuka bakmalı, olay hakkında ülkenin genel hukuk mentalitesini öğrenmeli ve ondan sonra takdir yetkisini kullanmalıdır. Bu, kanun tanımamazlık değil bilakis köklü, istikrarlı ve oturmuş bir hukuk sisteminin bir zorunluluğudur.
Hukukun matematik olmadığı da düşünüldüğünde, hukuk sistemi veya yargılamanın otomasyonu düşünülmüyorsa, bidayet hakimi ve yüksek mahmeke (Yargıtay,Danıştay,Anayasa Mahkemesi) hakimlerinin KÖKLÜ ve MÜSTAKAR içtihatlarının değerini tartışmak abesle iştigal olduğu gibi, bu içtihatların ileriki dönemde KANUN olacağını da görmemek hukuk mantığına ters düşer.
Saygılarımla.
-
Yazan: 16 - 01 - 2008 : 16.06 - tturker
Ben 18 yıllık Ekişehir devlet hastaneside 657 e tabi dişhekimi olarak calışmaktayım.Eşim aynı hastaneden 10 yıl önce 657 e tabi hemşirelik görevinden ailevi nedenlerden dolayı istifa etti, 4 ay once tekrar sağlık bakanlığına muracaat etti. Kura da Kütahya sosyalleştirme bölgesi cıktı ve Kütahya devlet hastanesinde 567 e tabi olarak hemşirelik görevine başladı.
Eş durumundan sağlık bakanlığına muracaat ettik eşimin Eskişehir'e alınması için ancak bize gelen cevap olumsuz oldu. Neden olarak ta Kütahya C bölgesi , Eskişehir ise A bölgesi, yönetmeliklerinin 20.maddesine göre A dan C e tayin olamamaktadır.Ancak talebim halinde benim Kütahya'ya tayinim olumlu olacağını bildirmekteler.
Ben eşimden daha kıdemliyim ayrıca Eskişehir'de 1990 yılından beri serbet muayenehane calıştırmaktayım . Dolayısı ile benim Kutahya'ya tayin isteme şansım hem maddi hem manevi acıdan mümkün değildir .
Bu durumda eşimin tekrar istifa etmesi gerekmektedir
Bu konuda sizden ricam eşimin Eskişehir'e tayini için yapabileceğimiz her hangi bir kanuni hakkımız varmı?Ne gibi bir yol izlememiz gerekmektedir?. Vereceğiniz cevaplar için şimdiden teşekkurler ederim.
-
Yazan: 16 - 01 - 2008 : 16.00 - Muzikcix
Patronum çek defterimi alıp kendi imzalayıp çek kesmiş ben gerekli itirazlarımda bulundum ve şahıs hakkında imza takliti ve dolandırıcılık hakkında savcılıga dilekçe verdim adam kayıp bu çeklerden bana icra gelirmi
bankayada tutanakla bildirdim imzalar benim olmadıgı apaçık ortada acaba çek için ceza alırmıyım borçlar bana mı gelir şimdiden teşekkürler
-
Yazan: 16 - 01 - 2008 : 15.40 - brave_law
Herkese Selamlar,
öncelikle böyle bir sitenin olması gerçekden güzel. Birçok Konuda bilgi sahibi olabiliyorsunuz.
Benim soruma gelince;
Geçen yaz evlendim ve düğün sırasında haliyle bir çok hediye geldi. Bunlardan birtaneside Kayınpederim tarafından hediye edildi. Hediye edilen cihazlar (buzdolabı ve bulaşık makinesi)senetle alınmış ve bu güne kadar hiç ödeme yapılmamış (bende yeni öğrendim).Eşimin ailesi boşanmış durumda ve biraz problemliler. senetler kayınpederimin üstüne ve ödemiyeceğini satıcıya bildirmiş, satıcı da doğal olarak haciz yoluna gideceğini söylemiş. Şimdi bu durumda benim evime haciz gelirmi, çünkü cihazlar direk benim evime teslim edildi. Bizim senetlerde imzamız yok. Sadece cihazların teslim adresi bizim evimiz, borçlu olarak kayınpedim gözüküyor. Bu konuda ne yapılabilir bana yardımcı olursanız sevinirim.
-
Yazan: 16 - 01 - 2008 : 15.23 - xman78
4 binalı 84 daireli bir sitede oturmaktayım. 6.katta oturuyorum. Yönetimden karar alınmasına ragmen çatıya izocam döşettiremedik. Bu sefer ben kendim döşettirmek istiyorum ancak çatıda bir alt katımdaki komşunun eşyaları var. Adam bunları kaldırmam diye diretiyor. İzocamında yapısı geregi çiğnenmemesi gerekiyor. Üzerine eşya konulmaması gerekiyor ne yapmam lazım? Beni bilgilendirirseniz sevinirim. Şimdiden teşekkürler.
-
Yazan: 16 - 01 - 2008 : 15.12 - Flipper
Şirketimize 2 yıl önce 780 ytl ye aldığımız cep telefonu klonlu çıktı, Tüketici Hakem Heyeti süreci sonunda lehime yeni bir telefon verilmesi şeklinde karar çıktı, karşı tarafa telefonu iade faturası keserek ve tutanakla teslim ettim, bi süre sonra karşı taraf gerekçeler öne sürerek icra yoluyla tahsil etmemi söyledi, nasıl bir yol izlemeliyim?
1-Daha kolay icra aşaması için Tüketici Hakem Heyetinden kararı para iadesi şeklinde değiştirmesini isteyebilirmiyim?
2-780 ytl değerinde cep telefonumu vermeleri mi gerek? Yoksa aynı cep telefonunu mu verirler? (Aynı telefon şu an 300 ytl civarı, bu durumda cari hesapta 480 ytl bize borçlu kalırlar)
Bu problemi nasıl çözebilirim, yardımcı olursanız memnun olurum.Teşekkür ederim.
-
Yazan: 16 - 01 - 2008 : 14.51 - kanca58
Değerli hukuki.net üyeleri;
Sizlerden başımdan geçen bir olay hakkında bilgi almak istiyorum.Geçtiğimiz şubat ayında üniversiteden 7 yıllık arkadaşım benden kendisi üniversite harcını yatıracağı için bankamatik kartımı istedi.Ek havale masrafı olmaması için bende kendisine verdim.Kartımı bana yaklaşık bir hafta sonra iade etti.10 gün sonra bende bankadan bir işlem yapmak için telefon bankacılığını kullanarak call centeri aradım ve bana bir kaç güvenlik sorusundan sonra hakkımda suç duyurusu olduğu konusunda bilgi verdiler.Kartımın arkadaşımda olduğu günler içerisinde 6000 ytl civarında bazı havaleler yapılmış.havale sahiplerinin şifreleri kullanılarak yapılan bu havalelerden hesap sahiplerininde haberi olmadı için şüpheli durumuna düştüm.Arkadaşıma Güveni kötüye kullanmak hakkında savcılığa suç duyurusunda bulundum. Savcı gerekli işlemleri başlatarak ifadesine başvurdu ve kendisi bizim kartları dayısına verdiğimizi söyledi.Dayısı ise verdiği ifade de kartları bizden aldığını ve bir başkasına verdiğini bizim ve yeğenin başkasına verileceğinden haberimizin olmadığını bize yalan söylediğini çünkü yalan söylemese kartların vermeyebileceğimiz söyledi.Konu mali polise de intigal etti ve oradan savcılığa gelen yazıda ifadelerde göz önünde bulundurularak müşteki olduğumuz belirtiliyor.Arkadaşımız bu şekilde üniversiteden yine ortak bir başka arkadaşımıza da aynı şeyi yapmış.savcılıkta konu hala soruşturma aşamasında benim hakkımdaki suç duyurularının bir kısmıda farklı adliylerden yetkisizlik gerekçesiyle suc duyurusunda bulunduğum adliyeye geldi ve dosyalar benim şikayetim olan dosya numarasında birleştirildi.Ancak bazı dosyalar istanbul dışında olduğundan hakkımda dolandırıcılık şüphesi ile dava açılmış mahkeme de var.Bu mahkemeye mali polis yazısını savunmamda delil olarak sundum.Ancak olay o kadar karışık ki bundan sonra ne olabilir hiçbir fikrim yok.Konu hakkında beni bilgilendirebilirseniz sevinirm.Herhangi bir ceza almam sözkonusu olabilir mi?Buradan alacağım ceza mesleki kariyerimde önemli bir zadelenmeye sbep olacaktır.Ya da herhangi bir hapis cezası durumu söz konusu mudur? Daha önceden herhangi bir şuçum olmadığı için sicilimde de sorun yok.İlginize tesekkur ederim..
-
İyi günler.
Ben şu anda Belediye tarafından yaptırılan konutlarda ikamet ediyorum ve konutlarım şu anda jeotermal yöntemle ısıtılmaktadır.Ancak konutların bir kısmı çok güzel ısınırken bir kısmı(biz dahil) yeterli düzeyde ısınamıyor.Isınma işini Belediye yürütüyor.Sözleşmeye göre ev içi sıcaklığın 20-22 derece olması gerekmektedir.Ancak evimiz 16 derecede.Yetkililere bu durumu sürekli iletmemize rağmen yeterli sonuç alınamadı.Jeotermal merkez binasında her siteye ait uydunun ısısı görülmektedir.Yetkililer bizim uydumuzun düşük ısıda olduğunu merkezden gördüğü halde biz başvurmadıkça müdahele yapılmıyor.
Belediyeye aşağıdaki şekilde bir dilekçe sunduk:
BELEDİYE BAŞKANLIĞI’NA
SORGUN
Sorgun Jeotermal İşletmesi tarafından Beğendik Yapı Kooperatifi 1165 Ada’da yer alan meskenler U2.16 uydusundan ısıtılmaktadır.Fakat , sözleşme gereği mesken içi ısısı en az 20-22 derece olması gerekirken 14.01.2008 tarihine kadar bu ısı seviyesine ulaşılamamıştır. U2.16 uydusunda sık sık ısı düşüklüğü yaşanmaktadır.Bu durumu defalarca görevlilere ilettiğimiz halde yapılan müdahalelerde ısı seviyesi mesken içi 20 derece üzerine çıkarılamamış; hafta sonları ise bu derece 15-16 seviyelerine kadar inmiştir.Sitemizin bu sıkıntısı ya en kısa zamanda giderilmeli; ondan sonra ücret tahakkukuna gidilmeli yahut bu tarihe kadar ısınma için harcadığımız elektrik masrafı tahakkuk edecek ısınma ücretinden mahsup edilmelidir.Hafta sonları da arızalara ve ısı düşüklüğüne müdahale edecek uzman eleman bulundurulmalıdır.
Gerekli müdahaleler yapılmadığı taktirde hakkımızı aramak için gerekli yargı yollarına başvuracağımızı da ayrıca bildiririz.
Gereğinin yapılmasını arz ederiz.14/01/2008
BEĞENDİK YAPI KOOPERATİFİ 1165 ADA SAKİNLERİ:
Bu durumda neler yapabiliriz.Sunduğumuz bu dilekçe bizim işimize yarar mı?
-
Yazan: 16 - 01 - 2008 : 14.31 - ilkine
Milliyet Gazetesi Yazarı Hasan CEMAL Taraf Gazetesinin haberini dayanak göstererek bazı sorular soruyor. Sorular gerçekten çok ilginç. Cevaplarını vermekte bir o kadar zor.
Sn. Commodore1tr'nin de ilgisini çekebilecek emekli askeri hakimlerin görüşleri de dikkatle okunmalı diye düşünüyorum.
Milliyet Gazetesi Yazarı Hasan CEMAL'in 15.01.2008 tarihli yazısından alınmıştır.
Dağlıca davasına yakın markaj gerekiyor!
On iki asker şehit olmuştu Dağlıca baskınında. PKK'nın bu kanlı saldırısı elbette içimizi acıttı. Silahı, şiddeti, terörü bir kez daha lanetledik.
Olayın şimdi bir yanı daha var:
Askeri mahkemedeki Dağlıca davası.
Bu dava hukuk adına çok düşündürücü. Rahatsız edici tarafları var. Ama üzerinde fazla durulmuyor.
İktidar ve muhalefet dahil siyasal çevrelerin, belki daha önemlisi, medyanın fazla ilgisini çekmiyor sekiz askerle ilgili bu dava...
Neden?..
PKK, Dağlıca baskını sırasında, sekiz askeri rehin alarak götürmüş, bir süre dağda tuttuktan sonra serbest bırakmıştı. Şimdi bu askerler hakkında askeri mahkemede dava var.
Kimilerinin deyişiyle:
"Ölmediysen hainsin davası!"
Van Askeri Savcılığı'nın hazırladığı iddianameye, Askeri Yargıtay Onursal üyesi emekli Hakim Albay Ali Fahir Kayacan'la, emekli Hakim Albay Ümit Kardaş'ın yönelttikleri ciddi eleştiriler var.
Kayacan, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası talebine, "Böyle ceza olmaz!" diye tepki gösteriyor.
Ümit Kardaş'ın tepkisi şöyle:
"Sekiz asker yargılanıyor. Erlerin dışındaki görevlilerin hiç mi suçu yok? O askeri birlikteki zaafiyet nedir? Bu zincirleme sorumluluk Genelkurmay'a kadar gider. Belli kişilere vatan haini denilerek, idarenin kusuru böylece örtülüyor."
Gündemde ayrıca 10 tane soru var, Taraf gazetesinin manşetten sorduğu:
Soru 1:
Askeri savcının hazırladığı iddianamede en ağır cezayı istediği Ramazan Yüce, gerek ifadesinde, gerek avukatıyla görüşürken, "Ben PKK'nın Dağlıca'ya baskın yapacağını dinledim, katırlarla geldiklerini termal kamerayla gördüm, hepsini rapor ettim" dedi. Yüce'nin bu sözünü ettiği raporlar nerede?
Soru 2:
Er Ramazan Yüce, birliğin telsiz dinleme ve kestirme görevlisi ve günlük rapor vermek onun temel görevi. Bu yüzden "Rapor vermedi" denemez. Eğer gerçekten vermediyse, bu temel görevini savsaklayan bir er, çatışma günü bile nasıl hala en kritik mevkideki görevde tutulmaya devam edildi?
Soru 3:
Yalan söylediğinin anında belgeleneceğini bile bile, "Ben PKK'nın gelmekte olduğunu bildirdim" diyen telsizci er Ramazan Yüce'nin söylediklerini bu durumda gerçek kabul etmek doğal değil mi? Öyleyse, böyle hayati bir istihbaratı veren bir askerin PKK'lı olduğunu ileri süren savcı ne kadar inandırıcı?
Soru 4:
İddianamade er Yüce'nin PKK'lı olduğunun kanıtlarından biri olarak silahı kullanmamış olması gösterildi. O ise ifadesinde, "Silahımla bir şarjör ateş ettim, ama sonra silah şişti" dedi. Silah da ortada yok ve incelenmedi, o halde Yüce'nin silahını kullanmadığı, dolayısıyla PKK'lı olduğu nasıl ileri sürülebildi?
Soru 5:
PKK'nın rehin aldığı ve şimdi yargılanmakta olan sanıkların hemen tümü cephanelerinin yetersiz, silahlarının arızalı olduğunu, çatışma sonrasında namlularının şiştiğini söyledi. Savcı ise "Doğru değil, silahlardan biriyle 174 mermi atılmış" demektedir. 174 mermi atılan bir silahın şişmesi doğal değil mi?
Soru 6:
İddianamede yine Yüce'nin PKK'lı olduğunun kanıtı olarak bir süre önce arkadaşlarına, "Ben sivilde dağa gideceğim" dediği yazıldı. Bu kadar kritik görevdeki bir asker için bu suçlama inandırıcı mı? Bu nasıl rehavettir ki, bunu söyleyen bir asker üstlerine bildirilmedi ve baskın anında bile o mevzideydi.
Soru 7:
Sonradan, Dağlıca baskını sırasında çatışmanın 36 saat sürdüğü resmen açıklandı. Bu askerler o 36 saatin hangi diliminde teslim oldu? Eğer çatışmanın son anlarında teslim oldularsa bu doğal değil mi ve asıl sorulacak sorunun şu olması gerekmez mi: O saate kadar neden askerlerin yardımına gidilmedi?
Soru 8:
Yok, askerler çatışmanın hemen başında ve er Ramazan Yüce'nin teşvikiyle teslim oldularsa ve dolayısıyla Yüce gerçekten PKK'lı ise, başına bunların geleceğini bile bile neden geri döndü?
Soru 9:
PKK'nın burnu dibindeki bir askeri time, saatlerce süren çatışmaya rağmen neden yardım gitmedi? Er Ramazan Yüce ve öteki yedi asker, onları kurtarmaya geldiği halde,"Bizi kurtarmayın!" dedikleri için mi 'vatana ihanet'e varan suçlamalarla karşı karşıyadır?
Soru 10:
İran'ın bir süre önce esir aldığı İngiliz askerleri çıkarıldıkları televizyonda, bu sekiz askerden çok daha 'yenmez yutulmaz' şeyler söylediler ama dönüşte serbest kaldılar. Devletlerinin saklamak istediği bir şey olmadığı için olabilir?
Taraf'ın bu sorularını düşünmekte yarar var. Hukuk diyorsanız, adalet diyorsanız, vicdan diye bir derdiniz varsa, o zaman bu soruların üzerinde durmak zorundasınız.
Ve unutmayın:
Hukuk bir gün hepinize lazım olabilir!
Saygılarımla.
-
Yazan: 16 - 01 - 2008 : 14.13 - KARAM2
Ortak Kiraladiğim Iş Yerinin ödenmeyen Kira Borcundan Dolayi Benim Adima Icra Geldi Fakat Ben Mart 2007 De Ortakliktan Ayrildim 2007 Eylül Ve Daha Sonraki Kira Borçlari Için Icra Gelmiş
Icarya Itirazimi Nasil Ve Nereye Yapmam Gerekir
-
Sayin arkadaslar,
CMK 267'ye gore, hakim kararlari ile kanunun gosterdigi hallerde, mahkeme kararlarina karsi itiraz yoluna gidilebilir.
Bu maddeyle ilgili iki sorum var:
1) Hakim kararlari ile mahkeme kararlari arasindaki fark tam olarak nedir? Bir kararin hakim karari mi yoksa mahkeme karari mi nereden anlasilir?
2) Hem itiraz, hem istinaf yoluna gidilebilecek kararlar var mi, yoksa itiraz varsa istinaf mumkun degil ve istinaf varsa itiraz mumkun degil gibi bir durum mu var?
Simdiden tesekkurler!
Yasar Yadigar
-
Yazan: 16 - 01 - 2008 : 13.11 - m@vi
Kendi arsamız üzerine bir dükkan ve üzerine 2 kat daire yaptık. Evin bulunduğu çevreye 2 kat imar izni verilebiliyormuş. Çevremizde bir çok 5 katlı evler var ve onlarda hep kaçak olarak görünüyor. Ama önceden çıkan af ile tapu çıkartabilen o kaçak katlarada tapusunu almış. Çıkan af bizim evin yapımından önce olduğu için biz alamadık.Oturduğum katı sanırım 2000 yıllında yaptık.
Dükkanın ve üstündeki dairenin ortak tapusu var.Sadece oturduğum katın tapusu yok. Tapu babamın üzerine. Dükkan babamın, üzerindeki daire abimin ve onun üstü benim dairem. 2 dairelerin ve dükkanın elektrik su saatini 4 yıl kadar önce çıkan af ile ayırtmışdık. Oturduğum kat şu an kaçak gözüküyor. Ben bu katı satmak istiyorum. Bu katın satışını nasıl yapabilirim? Ne gibi bir satış anlaşması yaparsam ileride alan kişiyede problem çıkartmaz?Tapu alma imkanım varmı? İmar affı bu yıl çıkacak diye tv de izlemişdim acaba öyle bir şey çıkacakmı?
Şimdiden teşekkürler.
-
Merhaba yeni yasanın 26687 sayılı kanun 9 madde c bendinde internet kafeler ve kapalı alanlarda tütün ve tütün mamülleri bölümü olması gerekir diyor.
Geçenlerde ; denetimde polis tutanak tuttu sigara konusunda bölümü gösterdiğim halde kaale almadı. Sizce buna yasal bir çabam olabilirmi? .
Ayrıca tutanağa imza attım imza atma zorunluluğumuz varmı onuda öğrenebilirmiyim.
-
İyi günler ben 14 yıllık devlet memuruyum 20 yılımı doldurup emekli olmak istiyordum ama bu kanun değişti artık olamıyoruz.. Daha önceden verilmiş hakkımız elimizden alındıbu konudaki mağduriyetten dava açan olmuşmu yada biz açarsak sonuç alabilir miyiz..bilgilendirirseniz sevinirimiyi günler
-
iyi günler devlet memuru hemşireyim daha önceden bir çocuk sahibi olduğum ve şu an tıbben ikinci bir çocuk istememe rağmen yapamadığım için bütçe talimatları gereğince ödenek dışıyım..benim gibi pek çok aile olduğunu ve böyle bir konuda mağdur edildklerini düşünüyorum.......biz ne yapmalıyız ki bunu değiştirip insani hakkımızı elimize alalım..................böyle bir örnek var mı bu konuda dava açan olmuş mu merak ediyorum..........ilgilenen varsa haberdar edilmek isterim iyi günler,,,,,,,,,
-
Hukuk Makaleleri ve Mevzuat Kısmına yeni bir hukuki kaynak eklendi, üzerinde tartışmak ister misiniz :
HUKUKİ AÇIDAN AKREDİTİF VE UYGULAMA SORUNLARI
-
Yazan: 16 - 01 - 2008 : 12.32 - kral59
İyi günler 4 yıl önce dükkanımı kiraya verdim 4 yıl boyunca kiralarmı çok düzgün bir şekilde aldım.. Bu gün de kira sözleşmesi sona erdi kiracımı çıkartmak istiyorum ama onlar buna pek yanaşmıyor kira da bayağı ucuz.. İlk kiraya verdiğim zaman normaldi ama çevrede kiralar çok arttı. Başka bir kiracıya vermek istiyorum ne yapabilirim yardımcı olursanız inanın çok sevinirim... Çıkmama gibi bir hakları varmı acaba?
-
Yazan: 16 - 01 - 2008 : 12.28 - dapsiya
4 bankadan k.kartım vardı ve işlerim bozulunca hiçbirisini ödeyemedim.2002 yılında bır kartım için haciz işlemine geldiler ve evde degerli birşey olmadıgı için tutanak tutup gittiler ve daha sonra bu evden taşındım.Eski adresime birkaçkez diğer bankadan ödeme emri gelmiş fakat haciz için ya kimse gelmedi yada geldiysede haberim olmadı.k.kartı borçlarımı ödememin imkanı yok şimdilik.
Asıl ögrenmek istedüğim babam ağır hasta ve (Allah gecinden versin) vefat ederse bana sadece 1(bir) daire kalacak (kirada oturuyorum) bu daireyi bankalar elimden alabılırmi.herhangi bir malvarlığım yok.daire bana kalırsa kendim oturacagım.
Şayet bankalar alabilir ise daireyi babam vefatedince mirastaki payımı almayıp kardeşlerime bağışlayabilirmiyim(tapu kardeşime aitolup yine ben oturmak düşüncesiyle) veya bukonu hakkında yapabileceğim birşey varmı
Şimdiden teşekkür ederim
-
iyi günler devlet memuru hemşireyim daha önceden bir çocuk sahibi olduğum ve şu an tıbben ikinci bir çocuk istememe rağmen yapamadığım için bütçe talimatları gereğince ödenek dışıyım..benim gibi pek çok aile olduğunu ve böyle bir konuda mağdur edildklerini düşünüyorum.......biz ne yapmalıyız ki bunu değiştirip insani hakkımızı elimize alalım..................böyle bir örnek var mı bu konuda dava açan olmuş mu merak ediyorum..........ilgilenen varsa haberdar edilmek isterim iyi günler,,,,,,,,,
-
İyi günler.
Benim sorunum, başlıktan da anlaşılacağı gibi, temyiz aşamasında tedbir talebine ilişkin.
Eşimle 2004 yılında anlaşmalı olarak boşandım. 2005 yılında eşim 4 yaşındaki müşterek çocuğumuzu da yanına alarak 15 günlüğüne Hollanda'ya gitti. O tarihten bu güne kadar da dönmediği gibi, çocuğumuzu da birdaha bana göstermedi. 2006 yılında velayetin yeniden düzenlenmesi için dava açtım ve kazandım. Velayet tarafıma verildi. Bu arada eşim çocuğu dedesi ile Türkiyeye gönderdi. 2 yıldır görmediğim çocuğumu bir daha göndermek istemiyorum. Çünkü giderse, elimde velayet kararı olduğunu bilen eşim birdaha çocuğu geri göndermeyecek. Ancak benim elde ettiğim karar süresinde temyiz edildi ve kesinleşmedi.
Şimdi sorum şu;
Karar kesinleşene kadar mahkemeye müracaat ederek velayetin tedbiren tarafımda bırakılmasını ve çocuk hakkında yurt dışına çıkış yasağı konulmasını isteyebilir miyim?
Saygılarımla...
Karar kesinleşmeden mahkemeye müracaat eder
-
Yazan: 16 - 01 - 2008 : 11.32 - e-ekonomi
Merhaba,
Internet uzerinden acik arttirma ve satis hakkinda yasadigim bir problemi paylasmak istedim. Henuz birkac hafta once unlu bir acik arttirma sitesi liste fiyatlari ve satislari hakkinda onemli degisiklikler yaptilar.
Mantik olarak en az iki noktada hukuki ihlal oldugu kanaatindeyim, birincisi zorunlu taksit, ikincisi taksit secenegi adi altinda pesin fiyatina taksit imkani diyerek hem alicidan hem saticidan verilmeyen bir hizmetin ucretinin kesilmesi. Kanimca burda hukuki birihlal var, ticareti engelleme, yanlis bilgi ile taksite zorunlu faizli ticaret ve verilmeyen bir hizmetten gizli kesinti soz konusu.
250YTL nin uzerindeki satislardan pesin odeme secenegini tamamen kaldirmislar, yani alici da saticida pesin alisveris yapmak istese bile bunu gerceklestiremiyor?!?!?
Alici pesin odese bile taksit yapilmis gibi busefer saticidan taksitin faizi komisyon adi altinda kesiliyor...
Bu rakkamin uzerindeki satislarda hem saticidan daha fazla komisyon aliyorlar (pesin fiyatina taksit sunuyorus sizin adiniza) diyerek hem de alicilardan banka vasitasi ile faiz topluyorlar. Pesin tek odemede verilmemis hizmerin parasini alicidan kesiyorlar, taksitli satista alicidan faizlerinialdiklari halde gene asaticidan bu ad altinda yuksek komisyon aliyorlar.
100YTLlik pesin bir satistan %10 komisyon alinirken, 1000 YTL lik satistan pesin odeme imkani kaldirilip, 12 ay pesin fiyatina taksit tek opsiyon verilip, sebep gosterilerek saticidan %15 kesiliyor?!?!?
Asagida sadece isimleri kaldirip baska hicbir degisiklikyapmadan tam metni ile sitenin destek hatti le gecen diyalogu oldugu gibi kopyaliyorum.
Dusunce tavsiye ve fikirleriniz icin tekrar tesekkurler:
Konu: 7705603 , Sabit fiyat sorunu/bilgi talebi Fiş açılış saati/tarihi: 09:24:07 16/01/2008
Mesajınız:
Merhaba Sabit fiyatli bu urunu listelerken, hemen al/sabit fiyat olarak 575YTL sectigimiz halde, listeleme servisi, otomatik olarak 6 ay secenegini secerek urun fiyatini 594.90 olarak degistirmistir.
Uc kere yeniden urun yaratik listelemeye calistigimizda her seferinde bize 6 ay secenegini tek opsiyon olarak sunup, "Peşin Fiyatına Taksit seçeneklerini kullanmak istemiyorum" secenegini secmeyi kapatmistir.
Acaba alicilar bu urunu direk kredi kartlari ile taksitsiz alamiyacaklar mi, nicin gercek fiyat olan 575YTL ig oremiyorlar, veya biz bufiyati pesin fiyat olarak belirleyemiyoruz?
Tesekkurler
Gönderen: Ek mesaj giriş tarihi:09:46:41 16/01/2008
Sn. ,
Peşin fiyatına 3, 6, 12 taksit seçeneklerinde, vade farkı maliyetinin bir kısmı ........ tarafından karşılanmaktadır. Ancak, yüksek fiyatlı ürünlerde düşük taksit seçenekleri, bankanın uyguladığı vade farkı oranı nedeniyle, hem satıcı hem de alıcı için avantajını yitirmektedir. Ayrıca, yapılan istatistiksel çalışmalar göstermiştir ki, ürün fiyatı artış gösterdikçe, alıcılar daha yüksek taksit seçeneklerini tercih etmektedirler.
Bununla birlikte, alıcılar, vade farkını ödemek suretiyle, ürünlerinizi, 3-12 ay arası tüm taksit seçenekleriyle ya da belirlemiş olduğunuz peşin fiyatına taksitli satış bedeli üzerinden, kredi kartına tek çekim veya EFT/havale seçenekleriyle tek seferde ödeme yaparak satın almaya devam edebileceklerdir.
Size aktarılmasını istediğiniz fiyat üzerinden Hemen AL seçeneğinizi belirleyebilirsiniz.
---------------------------------
İyi Çalışmalar. Saygılarımızla,
Eklenen Not:7705603 , Sabit fiyat sorunu/bilgi talebi Ek mesaj giriş tarihi:09:57:35 16/01/2008
Biz sadece pesin satisla 575YTL olarak urunu listelemek istiyoruz, fakat listede pesin fiyat opsiyonu kapali olarak geliyor. Nasil yapabiliriz? Sadece 575YTL pesin sabit fiyatli urun... Tesekkurler
Gönderen: Ek mesaj giriş tarihi:10:00:13 16/01/2008
Sn. ,
Belli bir fiyatın üzerinde peşin fiyatına satış seçeneğinin olmamasının sebebi, alıcıların, bu tutarlar için, büyük çoğunlukla taksitli alımı tercih ediyor olmalarıdır.
Ancak, alıcının, tek seferde ödeme ile işlem yapmaktan alıkonulması sözkonusu değildir: Alıcılar, belirlemiş olduğunuz peşin fiyatına taksitli satış bedeli üzerinden, kredi kartına tek çekim veya EFT/havale seçenekleriyle, tek seferde ödeme yaparak satın almaya devam edebileceklerdir.
---------------------------------
İyi Çalışmalar. Saygılarımızla,
Eklenen Not:7705603 , Sabit fiyat sorunu/bilgi talebi Ek mesaj giriş tarihi:10:08:00 16/01/2008
Yanliz satici bu durumda magdur olmuyor mu?
Diyelim 575YTL ile urunu listeledik, ve alici tek seferde kredi karti odeme ile urunu satin aldi... Urun pesin olarak satildigi halde, taksitlesatilmis gibi alicidan %4 daha fazla kesinti yapmis oluyorsunuz.
Biz alici ile antlasmis ve 575YTL fix pesin tek seferde urun satmak istiyoruz, bu nasil mumkun olmazki...
Sistem tek opsiyon olarak 6 ay taksit sunmakta ve sonuc olarak bizden %14 kesmekte, alici pesin tek seferde odedigi halde ?!
77.30YTL komisyon oduyoruz, halbuki 575YTL normal %10 pesin satis komisyonu sadece 57.5YTL. Nicin kullanmiyacagimiz bir servis/taksit icin 19.8YTL odeyelim? Bu neyin ucreti pesin odenmis bir satisin faizi mi yoksaverilmemisbir servisin ucreti mi?
Tesekkurler
Eklenen Not:7705603 , Sabit fiyat sorunu/bilgi talebi Ek mesaj giriş tarihi:10:12:00 16/01/2008
Problem 1000YTLve uzerinde daha da korkunc vaziyette, sadece 12 taksit imkani sunulmus ve kesinti %15! Bir alici pesin urun aldiginda tek seferde odediginde, kullanilmayan bir servis, 12 ay taksitadi altinda neden saticidan fazladan 50YTL kessin?
Gönderen: Ek mesaj giriş tarihi:10:17:21 16/01/2008
Sn. ,
Yeni ödeme sistemimizde belli bir bedelin üstündeki satışlarda peşin fiyatına satış seçeneği bulunmamaktadır.
Bilgilerinize.
---------------------------------
İyi Çalışmalar. Saygılarımızla,
Eklenen Not:7705603 , Sabit fiyat sorunu/bilgi talebi Ek mesaj giriş tarihi:10:24:47 16/01/2008
peşin satış seçeneği olmamasinin mantiksizligi bir yana, acaba bunun acisi nicin saticidan cikariliyor? Fiyatlar yukseldikce komisyonlarin dusmesi gerekmez mi?
100YTL lik bir urun satarken %10 ile 10YTL komisyon oduyorken, 1000YTL lik urun satisinda nicin %15 ile 150YTL odiyelim, bu %5 ekstra kesintinin aciklamasi nedir? Alici tek seferde kredikarti veya EFT ile oduyorsa, burda bir usulsuzlukyok mu? Kullanilmayan bir servisin 12 ay pesin fiyatina adi altinda alicidan ucretini kesiyorsunuz, fazladan %5 kesinti ile sunulan hizmet nedir?
Bunun aciklamasini nasil ogrenebilir ve nasil pesin satis yapabiliriz? Alici ve satici pesin alisveris yapmak istiyorsa bu nicin engellensin, ve verilmeyenbir hizmet icin %5 kesilsin? yonetiminiz bunun ticari hukuka aykiri oldugunun farkinda degil mi?
"alıcının, tek seferde ödeme ile işlem yapmaktan alıkonulması sözkonusu değildir" cevabini veriyorsunuz, ardindan "belli bir bedelin üstündeki satışlarda peşin fiyatına satış seçeneği bulunmamaktadır." Hangisi dogru?
Gönderen: Ek mesaj giriş tarihi:10:45:25 16/01/2008
Sn. ,
Önceki fişler üzerinden tarafınıza bilgi verilmiştir. Komisyon oranları, satış formunda yaptığınız seçimler (peşin fiyatına 3, 6, 12 taksit) doğrultusunda hesaplanmakta olup alıcının tercih edeceği ödeme şekline bağlı olarak değişmeyecektir.
Komisyon oranlarını detaylı olarak incelemek için, Satış Formu’nda yer alan peşin fiyatına taksit tablosunu kullanabilirsiniz.
---------------------------------
İyi Çalışmalar. Saygılarımızla,
Eklenen Not:7705603 , Sabit fiyat sorunu/bilgi talebi Ek mesaj giriş tarihi:10:51:37 16/01/2008
Maalesef problemi anlatamadik herhalde...
1000YTL ye bir urun sattik, alici pesin almak istedigini belirtti, kredi karti ile gelip tek seferde odedi veya EFTyapti.
3-6-12 ay hicbir taksiti kullanmak istemedi, o zaman niye bizden taksitle satis yapilmiscasina ekstra %5 kesilecek? Boyle bir hizmet kullanilmadigi halde nicin 1000YTL de 50YTL fazla odeyelim?
Baska bir ornekle alici ve satici 1000YTL lik bir urun icin, pesin alisveris yapmak isterse nicin bunu bir opsiyon olarak artik sunmuyorsunuz?
-
Yazan: 16 - 01 - 2008 : 10.55 - asker34
Forumlarda bende soruma cevap bulamadım banka 36 bin ytl borcumu 3.5 milyara indirdi neden acaba af çıkacak diye birşey duydum dogrumu acaba geçmiş dönem borçlar silinecek diye bilgi verirseniz sevinirim şimdiden teşekkür ederim
-
İstanbul Adalet Sarayına bir grup partili ile gelen Cumhuriyet Halk Partisi İstanbul İl Başkanı Gürsel Tekin, avukat Hıdır Tanrıverdi tarafından hazırlanan suç duyurusu dilekçesini savcılığa verdi.
Dilekçede, Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulunun Four Seasons Oteli ek inşaatına izin veren kurul üyeleri, inşaatın yapımına ruhsat veren İstanbul Büyükşehir Belediyesi yetkilileri, Eminönü Belediyesi İmar ve Şehircilik Müdürü, otel yetkilileri ile suça sebep olan diğer yetkililer “şüpheli” olarak gösterildi.
Yapılan işlemlerle “2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu’na muhalefet etmek”, “görevi suistimal”, “haksız menfaat temin etmek ve ettirmek” suçlarının işlendiği öne sürülen dilekçede, şöyle denildi:
“Bu günlerde kamuoyu üzerinde büyük bir elem ve ıstıraba neden olan ve UNESCO tarafından dahi kültür başkenti ilan edilmiş olmasına rağmen Büyük Bizans Sarayı kalıntıları üzerinde yükselmekte olan Four Seasons Oteli ek bina inşaatı sanki resmi ve yasalara uygunmuşçasına hala devam etmektedir ki bu durum bir tarihin katledilmesi ve bir tarih cinayetidir.”
Dilekçede, “Hırs ve yasa tanımaz bir tutum sergilenerek otelin yatak kapasitesinin arttırılması konusunda Bizans ve Osmanlı dönemine ait tarihi kalıntıların bulunduğu alanda çelik konstrüksiyonlar üzerine bir tarihi hiçe sayan projeler üretildiği” savunuldu.
Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulunun çalışmalar sırasında “tarihi esere itina gösterilmediği” gerekçesiyle özel bir “Bilim Kurulu” oluşturduğu ifade edilen dilekçede, “Bu da demek oluyor ki, iddia ettiğimiz üzere söz konusu tarih katledilmiştir ki, böyle bir kurulun kurulup buna müdahale etmesi sağlanmaya çalışılmıştır” denildi.
Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay’ın da konuya ilişkin inceleme başlattığına yer verilen dilekçede, inşaata ilişkin verilen ruhsatın mutlak butlanla sakat olduğu (tam geçersizlik hali) öne sürüldü.
Dilekçede, şöyle denildi:
“Çünkü mutlak butlanla sakat olan bir işleme dayanılarak verilen belgeler de kendiliğinden sakattır ve yok hükmündedir. Dolayısıyla bu belgeye dayanılarak yapılan tüm işlemlerin geçersizliği gerekmekte olup mutlak butlanla sakat olacak bir işlemi bilerek yapıp düzenleyen ve tanzim ederek bir başka hukuka aykırı işlemlerin başlamasına sebep olan kişilerin ivedilikle cezalandırılması ve kamuoyu nezdinde belirlenmesi gerekmektedir.”
Gürsel Tekin, söz konusu olaya ilişkin İstanbul İdare Mahkemesine de dava açtıklarını, yasaya aykırı işlemlerin iptalini ve yürütmenin durdurulmasını istediklerini bildirdi.
[www.ntvmsnbc.com]
-
1 - 1475 sayılı Yasanın yürürlükte olduğu dönemde; Yargıtay'ın istikrar kazanmış uygulamasına göre haftalık 45 saati aşan çalışmanın fazla çalışma süresi olarak kabulünün gerekmesi karşısında, davacının, 10 gün ve günde 14 saat çalıştığı kabul edilerek, bu çalışma devresinin ilk 7 günlük kısmında 45 saati aşan ( 14 saatx7gün=98 saat, 98 saat-45 saat=53 saat ) sürelerde fazla çalışma yapıldığının çalışma devresinin ikinci haftasına sarkan 3 günlük kısmında ise ( 14 saatx3gün = 42 saat çalışıldığından ) fazla çalışmanın olmadığının kabulü gerekmektedir.
2- 4857 sayılı Yasa döneminde günlük 11 saate kadarki çalışmalar yönünden örtülü bir denkleştirmenin varlığı kabul edileceğinden, denkleştirmeye esas günlük 11 saati aşan süreler yönünden ( 14 saat - 11 saat = 3 saat, 10 günx3saat = 30 saat ) fazla çalışmanın varlığı kabul edilmelidir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 21.3.2007 gün ve 2007/9-150-160, 21.3.2007 gün ve 2007/9-174-164 sayılı bozma kararlarında da aynı ilkeler benimsenmiştir.
YARGITAY HUKUK GENEL KURULU E. 2007/9-582 K. 2007/557 T. 18.7.2007
-
Yazan: 16 - 01 - 2008 : 09.58 - emaakbas
İyi çalışmalar,
Biz yaklaşık 2 yıl önce konut kredisi ile kendi evimizi aldık.(ailevi sorunlar nedeniyle babamın enişteme sattığı evi ondan geri aldık)Şimdi banka bizi arayıp diyorki müfettişler krediyi inceledi bu işlem sahte görünüyor o yüzden kredinin hepsini kapatın diyorlar. Böyle bir hakları varmı?
Birde yaptığınız işlem hatalı, yanıltıcı diyorlar böyle bişey yok var olsa bile o zaman vermemeleri gerekirdi, şimdi bizi mağdur duruma sokmuş oluyorlar hak talebimiz doğmuyormu?
Teşekkürler
-
.C.
YARGITAY
HUKUK GENEL KURULU
E. 2007/6-329
K. 2007/333
T. 6.6.2007
• İKİ AYRI VEKİLLE TEMSİL ( Oturumda Hazır Bulunan Diğer Vekil Eliyle Süresinde Temyiz Yoluna Başvurma Olanağı Mevcut İken Yasal Sürede Temyiz Talebinde Bulunulmaması Nedeniyle Temyiz Talebinin Reddi Gereği )
• TEMYİZ TALEBİ ( İki Ayrı Vekille Temsil - Oturumda Hazır Bulunan Diğer Vekil Eliyle Süresinde Temyiz Yoluna Başvurma Olanağı Mevcut İken Yasal Sürede Temyiz Talebinde Bulunulmaması Nedeniyle Reddi Gereği )
• OTURUMDA HAZIR BULUNAN VEKİL ( İki Ayrı Vekille Temsil - Süresinde Temyiz Yoluna Başvurma Olanağı Mevcut İken Yasal Sürede Temyiz Talebinde Bulunulmaması Nedeniyle Temyiz Talebinin Reddi Gereği )
1086/m.167
2004/m.363
ÖZET : Dava, itirazın kaldırılması ve tahliye istemine ilişkindir. Somut olayda, davalı vekili Av. Nazike Altıntaş'ın temyiz dilekçesine eklediği, 20 gün süreyle istirahatının uygun olduğunu bildiren rapor münderecatından, adı geçen vekilin temyiz dilekçesini süresinde birisi ile gönderme imkanı bulunmadığı sonucuna yarılamadığı gibi; esasen davalı vekilinin, HUMK.nun 167. maddesi hükmü uyarınca eski hale getirme talebinin de olmadığı anlaşılmaktadır.
Yine, az yukarıda yapılan açıklamalardan da anlaşıldığı gibi, davalı iki ayrı vekille temsil edilmekte olup; on günlük süre geçirildikten sonra temyiz talebinde bulunan Av. Nazike Altıntaş dışında, direnme kararının tefhim edildiği oturumda hazır bulunan diğer vekil Av. Sevilay Altıntaş eliyle süresinde temyiz yoluna başvurma olanağı mevcut iken, yasal sürede temyiz talebinde bulunulmamıştır.
Hal böyle olunca; Yerel Mahkemece, direnme hükmünün tefhim edildiği 22.03.2007 tarihinden başlayarak on günlük süre geçirildikten sonra 09.04.2007 günü yapıldığı anlaşılan davalı vekilinin temyiz talebinin süre nedeniyle reddine dair verilen 09.04.2007 tarihli ek kararı usul ve yasaya uygun olup, onanmalıdır.
DAVA : Taraflar arasındaki "İtirazın kaldırılması ve tahliye" davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Antalya 4.İcra Hukuk Mahkemesince davanın kabulüne dair verilen 04.05.2006 gün ve 2006/145-335 sayılı kararın incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 6.Hukuk Dairesi'nin 05.10.2006 gün ve 2006/7456-9619 sayılı ilamıyla;
( ... Davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine kira alacağı ve tahliye istekli olarak başlatılan icra takibine davalı borçlunun vaki itirazı üzerine davacı icra mahkemesinden itirazın kaldırılması ve tahliye isteminde bulunmuş mahkemece itirazın kaldırılmasına, asıl alacak üzerinden %40 oranında icra inkar tazminatının davacıya verilmesine ve 12 ve 13 no'lu dükkanların eklentilerinden tahliyeye karar verilmiş karar davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
Takip 01.08.2001 başlangıç tarihli kira sözleşmesine dayanılarak yapılmış olup, bu sözleşme 12 ve 13 no'lu dükkanları kapsamaktadır. Oysa yargılama sırasında istem borçlunun eklentilerden tahliyesine ilişkin olarak düzeltilmiş ve mahkemece, eklentilerden tahliyeye karar verilmiştir. Bu durumda tahliyesi istenen yer ile tahliyesine karar verilen yer farklı olup bu husus yargılamayı gerektirdiğinden mahkemece davanın bu sebeple reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir... ) ,
Gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Hukuk Genel Kurulu'nca incelenerek, dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
KARAR : Dava, itirazın kaldırılması ve tahliye istemine ilişkindir.
Davacı/kiralayan tarafından davalı/kiracı aleyhine kira alacağı ve tahliye istemiyle girişilen icra takibine, davalı/kiracının itirazı üzerine davacı, İcra Mahkemesinden itirazın kaldırılması ve tahliye talebinde bulunmuş; Mahkemece "davanın kabulü ile, davalının 12 ve 13 nolu dükkanın eklentilerinden tahliyesine" dair verilen karar; Özel Daire'ce yukarıda yazılı gerekçeyle bozulmuştur.
İcra Mahkemesince verilen 22.03.2007 gün ve E: 2007/68 K: 2007/225 sayılı direnme kararı, davacı vekili ile, davalı vekillerinden Av.Sevilay Aslantaş'ın yüzlerine karşı tefhim edilmiş; direnme kararına karşı, davalının diğer vekili Av. Nazike Altıntaş tarafından 09.04.2007 harç ve hakim havale tarihli dilekçe ile temyiz talebinde bulunularak, mazeretine ilişkin 20.03.2007 tarihli doktor raporu temyiz dilekçesine eklenmiştir.
Mahkemenin, "davalı vekilinin temyiz isteminin süre yönünden reddine" dair verdiği 09.04.2007 tarihli ek karar, davalı vekillerinden Av. Nazike Altıntaş tarafından temyiz edilmektedir.
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 363/son maddesi uyarınca İcra Mahkemesi kararlarına karşı temyiz süresi on gün olup; bu süre, kararın taraflara tefhim edildiği tarihten itibaren işlemeye başlar. İcra Mahkemesi kararı taraflardan birinin yokluğunda verilmiş ( tefhim edilmiş ) ise, on günlük temyiz süresi, yokluğunda karar verilmiş olan taraf için icra mahkemesi kararının kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren işlemeye başlar.
Gerçekten, davalı vekillerinden Av. Nazike Altıntaş tarafından verilen temyiz dilekçesinin; direnme hükmünün, davalının diğer vekili olan Av. Sevilay Aslantaş'ın hazır bulunduğu 22.03.2007 tefhim tarihinden itibaren on günlük temyiz süresi geçirildikten sonra, 09.04.2007 tarihinde ibraz edildiği anlaşılmaktadır.
Diğer taraftan; 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 167. maddesine göre, belirli bir süre içinde belli bir işlem yapması gereken tarafın veya vekilinin, arzu ve ihtiyarı dışında olarak o işlemi yapmaktan aciz bulunduğunun tahakkuk etmiş olması, eski hale getirme sebebidir.
Somut olayda, davalı vekili Av. Nazike Altıntaş'ın temyiz dilekçesine eklediği, 20 gün süreyle istirahatının uygun olduğunu bildiren rapor münderecatından, adı geçen vekilin temyiz dilekçesini süresinde birisi ile gönderme imkanı bulunmadığı sonucuna yarılamadığı gibi; esasen davalı vekilinin, HUMK.nun 167. maddesi hükmü uyarınca eski hale getirme talebinin de olmadığı anlaşılmaktadır.
Yine, az yukarıda yapılan açıklamalardan da anlaşıldığı gibi, davalı iki ayrı vekille temsil edilmekte olup; on günlük süre geçirildikten sonra temyiz talebinde bulunan Av. Nazike Altıntaş dışında, direnme kararının tefhim edildiği oturumda hazır bulunan diğer vekil Av. Sevilay Altıntaş eliyle süresinde temyiz yoluna başvurma olanağı mevcut iken, yasal sürede temyiz talebinde bulunulmamıştır.
Hal böyle olunca; Yerel Mahkemece, direnme hükmünün tefhim edildiği 22.03.2007 tarihinden başlayarak on günlük süre geçirildikten sonra 09.04.2007 günü yapıldığı anlaşılan davalı vekilinin temyiz talebinin süre nedeniyle reddine dair verilen 09.04.2007 tarihli ek kararı usul ve yasaya uygun olup, onanmalıdır.
SONUÇ : Davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile, direnme kararının temyizine ilişkin talebin süre nedeniyle reddine dair verilen 09.04.2007 tarihli ek kararın yukarıda açıklanan nedenle ONANMASINA, gerekli ilam harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 06.06.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.
yarx
-
2918 SAYILI TRAFIK KANUNU MUTLAKA OKUYUN
Trafik kazasi sonucu yaralanan ve hastaneye kaldirilarak tedavi altina alinan kazazedelerin,
kanuna gore tedavi icin ucret odememesi gerektigi belirtildi.
Tuketiciler Birligi, kazazedelerin haklariyla ilgili bir rapor hazirladi.
Kaza sonucu yaralanan ve herhangi bir hastanede tedavi goren kazazedelerin bu tedavileri sonucu hastane tarafindan ucret talep edilemeyeceginin belirtildigi raporda, 2918 Sayili Trafik Kanunu'na gore herhangi bir trafik kazasi sonucu yaralanan kisi en kisa surede hastaneye yetistirilmek ve gereken tedavinin yapilmasi hukumlerini iceriyor. Yonetmelige gore,hastane acil servisi, kendisine gelen kazazedenin maddi durumu, sosyal guvencesinin olup olmadigina ve hastanin ozelligine bakmadan gereken tedaviyi ve mudahaleyi herhangi bir ucret talep etmeden yapmak zorunda.
Bu tedavi sonucu olusan masrafin ise Saglik Bakanligi Karayollari
Trafik Doner Sermaye Isletmes i tarafindan karsilanacaginin
belirtildigi rapora gore, vatandaslarin haklarini bilmedigi icin
sorunlar yasandigini ve hastanelerin bu kanundan bihabermis gibi
gozukup vatandastan para talep etmelerinin suc oldugu belirtildi.
TEDAVİ GİDERLERİNİN ÖDENMESİ:
Madde 98 - Motorlu araçların sebep oldukları kazalarda yaralanan kimselerin ilk yardım, muayene ve kontrol veya bu yaralanmadan ötürü ayakta, klinikte, hastane ve diğer yerlerdeki tedavi giderleri ile tedavinin gerektirdiği diğer giderleri aracın zorunlu mali sorumluluk sigortasını yapan sigortacı başvurma tarihinden itibaren sekiz iş günü içinde ve zorunlu mali sorumluluk sigortası sınırları kapsamında öder.
(Değişik fıkra: 25/06/1988 - KHK - 330/6 md.; Aynen kabul: 31/10/1990 - 3672/5 md.) Birden çok aracın karıştığı bir trafik kazasında zarar gören kişiler, araçların sigortacılarından herhangi birine veya 108 inci maddede belirtilen durumlarda Karayolu Trafik Garanti Sigortası Hesabı'na başvurarak zararın giderilmesini isteyebilirler. Giderleri ödeyen sigortacı veya Karayolu Trafik Garanti Sigortası Hesabı, ödediği miktarın sorumluluk oranlarına göre paylaşılmasını talep edebilir.
Zarara sebep olan aracın bilinmemesi veya geçerli bir zorunlu mali sorumluluk sigortasının bulunmaması veya sigortacının iflas etmesi veya çalınan aracın işleteninin sorumlu tutulamaması hallerinde, birinci fıkrada belirtilen giderler, 108 inci maddede öngörülen Karayolu Trafik Garanti Sigortası Hesabı tarafından ödenir.
(Değişik fıkra: 21/05/1997 - 4262/4 md.) Bu madde hükmüne uymayan sigortacılar, 108 000 000 lira hafif para cezası ile cezalandırılırlar.
SAĞLIK BAKANLIĞININ GÖREV VE YETKİLERİ
Madde 12 - Sağlık Bakanlığının görev ve yetkileri aşağıda gösterilmiştir.
1) Karayollarında meydana gelen trafik kazaları ile ilgili ilk ve acil yardım hizmetlerini planlamak ve uygulamak.
2) Trafik kazalarında yaralananların en kısa zamanda sağlık hizmetlerinden istifadelerini temin etmek üzere, İçişleri Bakanlığının ve Karayolları Genel Müdürlüğünün uygun görüşü de alınarak karayolları üzerinde ilk yardım istasyonları kurmak, bu istasyonlara gerekli personeli, araç ve gereci sağlamak.
3) Her ilde trafik kazaları için eğitilmiş sağlık personeli ile birlikte yeteri kadar ilk ve acil yardım ambulansı bulundurmak.
4) Bu Kanunla ve mevzuatla verilen trafikle ilgili diğer görevleri yapmak.
Üniversitelere bağlı hastaneler ve diğer bütün resmi ve özel sağlık kurum ve kuruluşları, acil olarak kendilerine getirilen trafik kazası geçirmiş kişilere, Sağlık Bakanlığı tarifesini uygulamak suretiyle, vermiş oldukları hizmetlerin bedelinin tamamını yükümlü sigorta şirketlerinden tahsil ederler.
Sağlık Bakanlığı bu görevlerin yerine getirilmesi ile ilgili olarak; verilen hizmetlerin bedellerini yükümlü sigorta şirketlerinden tahsil etmek için Maliye Bakanlığının görüşünü alarak döner sermaye saymanlığı kurar. Bu amaçla döner sermaye saymanlığı tarafından tahsil edilen gelirin tamamı, bu Kanun ile Sağlık Bakanlığına verilen görevlerin yerine getirilmesinde kullanılır.
( Değişik bend 18/05/2007 - 26526 S.R.G Yön/4.mad ) Sağlık Bakanlığı tarafından yapılan harcamaların tamamı, Sağlık Bakanlığı Trafik Hizmetleri Döner Sermaye İşletmesine 8 iş günü içinde yükümlü sigorta şirketlerince ödenir. Sağlık Bakanlığı Trafik Hizmetleri Döner Sermaye İşletmesinin verdiği hizmetler için uygulayacağı fiyat tarifesi, Karayolu Trafik Güvenliği Kurulunun da uygun görüşü alınarak Sağlık Bakanlığınca belirlenir. Sigorta şirketleri, zorunlu mali sorumluluk sigortası geçerli teminat limitleri ve şartları dahilinde ödemekle yükümlü bulundukları tutarı aşan kısım için Karayolu Trafik Garanti Sigortası Hesabına başvurur. Buna ilişkin usul ve esaslar Sağlık Bakanlığının görüşü alınarak Hazine Müsteşarlığının bağlı bulunduğu Bakanlıkça çıkarılacak bir yönetmelikle düzenlenir.
-
Yazan: 16 - 01 - 2008 : 03.45 - hokc
Merhabalar, öncelikle iyi çalışmalar dilerim. Kısa ve öz olarak bir sorum olacak birileri fotoğraflarımı çalıp arkadaslık sitelerinde sahte profiller açmaktadır ve sağa sola küfür yağdırmaktadır. Dün basıma bir olay geldi bu fotoğraflarımı çalan şahıs oturduğum semtten bir kaç kişiye küfürler etmiş ve bu şahıslar benim yolumu kesip darp etmeye kalktılar, sen bize su sitede küfür ettin diyerek vurmaya kalktılar. Fotoğraflarımı calan kişiyi tahmin edebiliyorum bu konuda yardımlarınızı bekliyorum,ayrıca bu sahıs benim msn adresime benzer mail adresleri açıp çevremizde ki insanlarla diyaloga geçmektedir ve bu mail adresleri, sahte profillerin isimleri bende mevcuttur ne yapabilirim?
-
Merhaba ben 2 günlüğüne araç kiraladım ve aracı başkası kullanırken kaza yaptı.Kullanan şahıs ehliyetsiz 2 aracta pert olmuş. Acaba ne yapmam gerekli?
Aracı kullanan şahıs mahkemeye sevk edildi.
Kiralık aracın kaskosu var ise masrafı karşılar mı?
Kaza yapan diğer araç ticari taksi kaskosu yok.
Ne yapmalıyım?
-
Yazan: 16 - 01 - 2008 : 02.13 - huriş
Ben sözleşmeli öğretmen olarak çalışıyorum benim bir sorunum var.sözleşmeli olarak çalıştığım okulda müfredat değişikliği nedeni ile ders saatim azaldı.bu nedenle çalışmakta olduğum okulda ders saatim 15 in altına düştü ve bu nedenle çalıştığım okuldan 03/09/2007 tarihinde ilişiğim kesildi ve başka bir ilçeye atamam yapıldı.müfredat değişikliği 2006-2007 öğretim yılında gerçekleşmişti.ve 13/09/2007 tarihinde bakanlık bir yazı yayınladı ve sözleşmeli öğretmenlerin ders saatler azalsada atandıkları okulda kalacağını söyledi. Benim bu haktan yararlanmam mümkün müdür
T.C.
MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI
Personel Genel Müdürlüğü
Sayı : B.08.0.PGM.0.23.05.04 / 59951 13/09/2007
Konu : Sözleşmeli Öğretmenler
………….…. VALİLİĞİNE
(İl Millî Eğitim Müdürlüğü)
İlgi: a) Millî Eğitim Bakanlığına Bağlı Okul ve Kurumların Yönetici ve Öğretmenlerinin Norm Kadrolarına İlişkin Yönetmelik
b) Millî Eğitim Bakanlığı Öğretmenlerinin Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliği.
c) Talim ve Terbiye Kurulunun 12/07/2004 tarih ve 119 sayılı, 12/05/2006 tarih ve 133 sayılı, 30/11/2006 tarih ve 387 sayılı kararları,
d) 24/07/2007 tarihli B.08.0.PGM.0.23.05.04/48745 yazı,
e) 27/08/2007 tarihli B.08.0.PGM.0.23.05.04/55783 sayılı onay.
Bakanlığımıza bağlı eğitim kurumlarında yeni uygulanan müfredat programına göre dersi kaldırılan öğretmenler ile Bakanlıkça atandığı alanda yeterli ders yükü bulunmaması nedeniyle farklı alanlarda görevlendirilen öğretmenlerin, atıl bırakılmadan rasyonel bir şekilde eğitim-öğretim sürecine katılımlarının sağlanabilmesi amacıyla ilgi (a-b) Yönetmelikler ve ilgi (c) kararlar çerçevesinde ilgi (e) onay ile alan değişiklikleri gerçekleştirilmiştir.
İlinizde 657 Sayılı Devlet Memurları Kanununun 4/B kapsamında sözleşmeli öğretmenlerin görev yapmış oldukları eğitim kurumlarına çeşitli özür gruplarından öğretmen ataması ile ilgi (e) onay gereğince alan değişikliği yapılması nedeniyle sözleşmeli öğretmenlerin bulundukları eğitim kurumunda görevlerine devam edip edemeyecekleri hususunda tereddüde düşüldüğü tespit edilmiştir.
Bu kapsamda, sözleşmeli öğretmenlerin halen görev yapmış oldukları eğitim kurumlarında görevlerine devamının sağlanması, gerek ilgi (e) onay gerekse çeşitli özür gruplarından iliniz eğitim kurumlarına atanan ve norm kadro fazlası durumuna düşen öğretmenlerin istekleri de dikkate alınarak sırasız ve norm kadro açığı bulunan eğitim kurumlarına hizmet puanı üstünlüğüne göre, istek ve ihtiyaç bulunmaması halinde ise kadroları bulunmuş oldukları eğitim kurumunda kalması kaydıyla ihtiyaç olan eğitim kurumlarına Valiliğinizce görevlendirilmeleri uygun görülmektedir.
Bilgilerinizi rica ederim.
Remzi KAYA
Bakan a.
Genel Müdür
-
Yazan: 16 - 01 - 2008 : 01.36 - Platinum
Merhabalar, bundan 1 ay önce mailime bir shop tarafından 30 ytl indirim kazandınız diye mail geldi.
Sitelerine girdim ve bir ürün beğendim.
Online destek bölümüne girip ürün hakkında ayrıntılı bilgi almak istedim ve online olarak görüştüğüm müşteri temsilcisi siparişi online olarak yapabileceğimi söyleyip adres ve telimi aldı. 2 gün sonra kargodan ürün geldi,ödemeyi yapıp kargodan aldım.
Bana istediğim ürünün gönderilmediğini paketi açtığımda farkettim.
Firma yetkilileriyle online olarak irtibata geçtim.
Arkadaşlar depoda yanlışlık yapmışlar efendim, bize geri gönderin elimize ulaşında istediğiniz ürünü burdan tekrar yollayacağız dediler.
Ürünü hiç kullanmadan ertesi günü kargo ile geri iade ettim. 1-2 hafta kadar beklememe rağmen ses seda çıkmadı.
Bunun üzerine müşteri temsilcisini arayıp durumu anlattım.
Ürünün ellerinde olmadığını bayramdan sonra geleceğini söylediler.
Bayram geçti 3-4 gün bekledim yine haber yok.
Bunun üzerine tekrar aradım henüz gelmedi şu oldu bu oldu gibi bahaneler buldular.
Defalarca aramama rağmen müşteri temsilcisinin şu gün yollıycaz bu gün yollıycaz lafları hiçbir türlü gerçekleşmedi.
Fiyat farkı olan başka bir ürün istediğimi ve fiyat farkını ödeyeceğimi söyledim.
Müşteri temsilcisi buna da tamam dedi.1 hafta beklememe rağmen ses seda çıkmadı.
Bunun üzerine avukatla ihtarname çektim.
Neredeyse 1 hafta olucak hala ses seda yok.
Şimdi ben
Edirne'de yim, firma
İstanbul'da.
Davayı
İstanbul'dan mı açmam gerek?
Eğer oradan açarsam git gel bir sürü masraf olucak.
Bu masraf 145 ytl lik bir ürün için değer mi?
Yani dava açıp kazansam ne kadar tazminat alırım?
Ayrıca kargodan geri yolladığım fişi kaybettim.
Müşteri temsilcisiyle yaptığımız telefon görüşmesinde yanlış gelen ürünün ellerine geçtiğini teyid etti.
Sizden ricam bu konuyu yorumlarsanız çok memnun olurum.
Aklıma takılan sorular şunlar
1.
Davayı
İstanbul'dan mı açmam gerek?
2.
Davayı açsam her duruşmaya katılmak zorunda kalırmıyım?
3.
Dava açıp kazansam avukat masraflarını ve diğer masrafları (ihtarname ücreti git gel yol parası gibi) ödemek zorunda kalırlar mı?
Yardımlarınız için şimdiden teşekkürler...
Lütfen cümlelerinize büyük harfle başlayınız.Forum kurallarına uyunuz.
http://www.hukuki.net/forum/showthre...260#post151260
-
Merhaba,
15.07.2007 tarihinde bir apartman dairesi kiraladım. Bir yıllık kira sözleşmesi yaptık.Ancak kira kontratosunda "kiraya verenin adı soyadı" kısmında ve belgenin sonunda imzaların atıldığı "kiraya veren" kısmında yazan kişi,imzayı atanın annesi.Yani oğlu,annesinin isminin altına imza atmış durumda,kendi ismi sözleşmede geçmiyor.Aralarında vekalet sözleşmesi var mı yok mu bilmiyorum ancak bana bu yönde bir bilgi verilmedi.
Bu durumda sözleşmenin geçersizliğini önesürebilir miyim? Sözleşmenin geçersiz olması durumunda nasıl bir hukuki durum ortaya çıkacaktır? (Elektirik-su-doğalgaz ev sahibi üzerine,telefon ve kablo tv benim üzerime)
Sözleşmenin iptalini istememin nedeni,mahkemeye "mazeret" olarak sunamayacağım sebepler ile evi tahliye etmek istemem (Evi kiraladıktan 10 gün sonra farkettiğim 10m uzağımdaki devasal bir baz istasyonu(varlığı hakkında bana bilgi verilmedi), yüksek miktarda aidat ödememe rağmen merkezi sistemli evin ısınmaması,apartmanın ön cephesinde geniş bir çatlak oluşması ve neredeyse 2. kata ulaşması)
Keza ev sahibi ve emlakçı, sözleşmeye muğlak bir ifade ile evden çıkarken badana boya ve yerleri cila yapmamı gerektirecek bir özel şart eklediler,ancak bana bunun eve hasar vermem durumunda olacağını söylediler.(Kullandıkları ifade her iki anlama gelebilecek bir yapıda...) Ancak ben evi tahliye etmek istediğimi söylediğimde ev sahibi sadece 6 ay oturmama ve henüz evi bile görmemesine rağmen evi boyatıp yerleri cilalatmamı talep etti ve yeni kiracı bulana kadar kira ve aidatı benim ödemem gerektiğini söyledi.Burada amaç,açık şekilde depozitomun üstüne yatmak :)
Kısacası,ben bu sözleşmeden, isim ve imzanın farklı kişilere ait olduğunu öne sürerek kurtulabilir miyim? Konu hakkında bilgisi olan arkadaşlar cevap verirse çok sevinirim.
-
Yazan: 16 - 01 - 2008 : 00.52 - BerkCe
Merhabalar size danışmak istedim benim bir suçtan yargılanıyorum sadece ifade verdim hiç mahkeme cagrısı gelmedi ve temyiz yolu acik diye bir kağıt geldi bana temyize yollamadim sonradan bir tane daha geldi Hükümlüler içindir diye geçen.
Hükümlünün Adı Soyadı : ...
baba adı anadı : ...
doğum yeri tarifi : ..
Adresleri-işi : ....
Suç Tarihi : ...
Hüküm Veren Mahkeme Tarih Es/Kar no : ...
Hükmedilen Cezanın nevi ve Miktarı : ..
Hakkınızda ilamın infaz için 10 gün içerisinde Cumhuriyet Başsavcılığına ilamat bürosuna gelmenizi belirten süre içerisinde gelmediğiniz taktirde hakkınızda 5275 sayılı kanun 19/1 madde gereği yakalama emri çıkarılacağı hususu tebliğ olunur..
bana böyle bir kağıt geldi bunun anlamı nedir yani hapis cezasımı verilmiş tutuklamamı bu C.başsavcılığına cıktığımda tutuklanırmıyım yardımcı olursanız sevinirim tşk ederim.. :(
-
Sigorta Kuruluşlarının Müşteriye sormadan poliçe yenilemesi evet sağlık-kasko-ev sigortalarında farketmiyor sigorta firmalarının otomatik yenileme gibi bir uygulamada olması yasal bir suçtur.Müşteriye haber vermeden bilgi vermeden teyit almadan müşteri hesabına izinsiz girmek bir şekilde dayatma oluyor.
İtiraz etmek gerekiyor 3 hafta vs bir süre sonra iade oluyor fakat telefon parası sinirlenmeniz cabası.
Hukuk adamlarına soruyorum bu uygulamaya son verelim ne yapmamız lazım değerli fikir görüşlerinizi bekliyorum.
İlginize şimdiden teşekkürler...
-
2 yıl önce alınmıs bilgisayar parcası fatura bedeli 277ytl+kdv olarak geciyor bu süre zarfında birkac defa garantı kapsamında tamire gitti en sonunda ürünün tamir olamadıgı ve iyade faturası kesmemi istediler bu noktada bi problem olustu suan aldıgım ürün piyasada yok bana bir üst model bir kart vermeyi yada iyade faturasını bir üst kartın bedelinden yapmayı teklif ettiler tabi bu süre zarfında benim kartım kullanılmadan eskidi ayrıca yerine yeni kart aldım üst model kartın bedeli 125ylt+kdv ...
şimdi adamların teklif ettigi ürünü alma mecburiyetim varmı yoksa iyade faturası bedeli hangi fiyat üstünden olmak durumunda...
Simdiden ilgilenecek arkdaslar tesekkurler sunuyorum.
-
Yazan: 16 - 01 - 2008 : 00.23 - ozvefa
Örnek;
Anne, baba ve oğul aynı arabada seyahat ederlerken trafik kazası yaşıyorlar. Aracı kullanan ve aracın sahibi olan oğuldur. Kaza sonucunda her üçü de yaralanıyor ve Tıp fakültesine kaldırılıyorlar. Baba ayakta tedavi görüyor, anne ve oğul üçer hafta hastanede tedavi görüyorlar. Baba ve oğul sigortalıdır. Anne, baba üzerinden sigortalıdır. Kaza raporunda oğlun asli kusuru bulunduğu saptanıyor.
Böyle bir durumda Sigorta (SSK) , oğuldan; anne ve baba için yapılmış olan tedavi giderleri tazmin edebilir mi? Oğlun itiraz hakkı var mı dır ?
Teşekkür Ederim. Saygılarımla.
-
Yazan: 15 - 01 - 2008 : 23.22 - oco100
Arkadaşımdan krediyle alınmış aracını aldım ,18 aylık kredinin 1 ini o diğerlerini ben ödemekteyim. Şu anda 8 taksidim kaldı fakat araç sahibinin ekonomik durumu kötüleşti ve icralık duruma henüz gelmediysede gelmek üzere ,kredi finansörü otomobil firması kredi devrini kabul etmiyor.Kendimi nasıl güvenceye alabilirim.Teşekkürler.
-
Yazan: 15 - 01 - 2008 : 23.20 - cheetos
Merhaba benim bir sorum olacaktı, ben 38 yaşında bir bayanım, kendim ve eşim alman vatandaşıyız ve Türkiye'de yaşıyoruz, ben boşanmak istiyorum ama eşim istemiyor. Davayı açtım ama bana Türkiye'de Alman kanunlarına göre boşanacağımızı söylediler ve bu konuda pek bilgi vermediler. 12 yaşında bir Kızımız var ve onun velayetini almak istiyorum, yanlız sigortam yok ama çalışıyorum. Eşim de çocuğu istediğini söylüyor ve ben bu konuda çok endişe duyuyorum. Eşim de Almanyadan emekli. Lütfen bana bir yol gösterebilirmisiniz??? Şimdiden Teşşekkürler...
-
Yazan: 15 - 01 - 2008 : 23.14 - qwxx81
Sn. Hukuk Dostları
Size bir hukuki durumum ile ilgili danışmak istiyorum. Cevaplayabilirseniz çok memnun olurum.
Babam ve Annem 25.12.2005 tarihinde vefat etti. Birkaç ay sonra resmi işlemlerin yürüyebilmesi için veraset ilamı çıkarttık. Veraset ilamı sonucunda 3 kardeş (Abim, Ablam ve Ben) mirasta hak sahibi olduk.
Babam üzerine bir Yemek Şirketi ve birkaç arsa bulunmaktaydı. Annem üzerinde de bir kaç arsa bulunmaktaydı. Aslında sıkıntı olan kısım Şirketin ve 3 evin olduğu arsa üzerinde bu mülkler ile ilgili bir resmi bir durum olmamasıdır. Zamanında babam hem şirketin mülkünü hem de 3 adet müstakil evi şehir içinde bir arsa üzerine yapmış ve hiç biri için resmi bir işlem yaptırmamıştır. (hiçbir mülkte ruhsat ve iskân yok)
Aynı zamanda şirketin çeşitli alacakları ve borçları bulunmaktaydı.
Sorun büyüyeceği için ablam ve ben bir avukata gitmeye karar verdik. Bu avukat ile görüşmeler sonucunda işi tatlıya bağlayalım kendi aranızda anlaşın tarzında bir yaklaşım oldu. Sonrasında avukat tarafından hazırlanan bir 1. protokol ile şirketin ablam ve bana düşen hisselerini abime sattık, fakat şirketin bulunduğu arsaya dokunmadan, satışta vadeli olarak gerçekleşti.. Ama alacaklarımıza ilişkin vade tarihlerine göre senet almayı zorunlu tutmuştum. Aramızdaki sorun bir müddet düzeldi fakat daha sonra abim avukat tarafından düzenlenen 1. protokolde bazı maddelere uymayınca (Senetlerden birini ödemedi) sıkıntılar çıktı ve ablam İzale-i Şuyu davası açtı. (Farklı bir avukat ile)
Abim bu durum karşısında sıkıntıya düşeceğini düşünerek ablamın avukatı ile görüştü ve bir toplantı planlandı. Bu toplantıda yeni bir 2. protokol ile anlaşıldı. Ablamın avukatı İzale-i Şuyu davasının devam etmesini sağlayacağını yerlerin satışı gerçekleşmezse 2. Protokol; anlaşarak şirketin ve evlerin bulunduğu arsa haricindeki bütün ortak mülklerin satışını öngörmekteydi. Ayrıca Abim tarafından kullanılmakta olan şirketin mülkünün kirasını 3 yıl boyunca ödemesini, kira bedeli bilgilerini de içermektedir. Bu 2.protokol sayesinde sadece 1 adet arsa satabildik. Abim 2. protokol sonrasında 5 ay kadar kira ödedi ve oda İzale-i Şuyu davası açtı ve artık kira ödemiyor. Sanırsam yerlerin satışa çıkartılmasını ve şirket yerini ihale sonrasında almayı planlıyor.
Sonuç olarak;
1. Aslında bu anlattığım konular arasında bir çok konu var ama olayımızın özeti bu. Benim size sormak istediğim abimin bu mülkü kullanmasını nasıl durdurabilirim yada bana mülkü kullanması karşısında bedelini nasıl ödettirebilirim.?
2. Bu açılmış olan 2 adet İzale-i Şuyu davası karşında benim ne yapmam gerekir.?
3. Bu davalar sonucunda bizim resmi olamayan evler ve şirket mülklerinin durumu ne olur.? (geçmişten bugüne vergi durumları, ruhsat ve iskan durumları) bilirkişi heyeti incelemesinde bunlar meydana çıkacak ve ayrı bir sorunlar topluluğu da oluşacak diye düşünmekteyim.
Yardımlarınız için teşekkür ederim.
-
Yazan: 15 - 01 - 2008 : 22.29 - kemal67
Yüz kızartıcı bir suçtan dolayı yakında mahkemeye çıkacağım, karşı tarafın mağduretini (zararını ödeme vs) yoluna gitsem. Ayrıca mahkemeden bir para cezasi alırmıyım.
Tesekkurler.
-
Stajyer avukatların bilirkişilik yapması mümkünmüdür? Bilgilendirirseniz sevinirim. ( Bazı dosyalar için hukukçu olmak yetiyor)
-
Yazan: 15 - 01 - 2008 : 22.23 - polat46
Bu gün forumları aradım ama hala aradıgım cevabı bulamadım.
Yaklaşık 20 yıl esnaflık sonucunda ıflas etmıs bulunmaktayım. Kredı kartlarına ödememin hiç bir zaman mümkün olamayacağı borçlarım var. Yaklasık 200 bin ytl elde avuçta bir şey yok. Ev, araba vs. bu durumda ne yapabilirim? Hapislik kararı çıkar mı, çıkarsa ne kadar? Borçlarım bundan sonraki hayatımı nasıl etkiler? Yardımcı olursanız sevinirim.
-
Yazan: 15 - 01 - 2008 : 21.59 - buruc.06
3 Bankadan ayrı ayrı kıredi aldım biri konut diğeri ihtiyaç kredisi hepsininde ayrı hayat sigortası var son almış olduğum bankaya söyledim farketmez dediler tekrar sigorta yaptılar.Duyumlarıma göre bir tane olunca diğerlerine gerek yokmuş bunların parasını alabilirmiyim bilgilerinize.
-
AKP Bursa Milletvekili Mehmet Tunçak tarafından hazırlanan ve hem öğretmen hem de avukat olan kişilere iki mesleği de yapabilme şansı getiren yasa teklifi Meclis Başkanlığı’na sunuldu.
AKP Bursa Milletvekili Mehmet Tunçak tarafından hazırlanan Avukatlık Yasasında değişiklik öngören yasa teklifiyle 2001 tarihinden önce ilköğretim ve ortaöğretimde öğretmenlik yaparken avukatlık yapanlarla, hukuk fakültesinde okuyan, staj yapanlar öğretmenlik yapabilecek. Tunçak, “Türkiye’de öğretmen ve avukat olan yaklaşık 2 bin 500 kişi var. Bu değişiklikle iki meslek aynı anda yapılacak” dedi.
“ÇİFTE MESLEK” ŞANSI
AKP Bursa Milletvekili Mehmet Tunçak tarafından Avukatlık Yasası'nın geçici 20. maddesinin birinci fıkrasının değişmesini öngören teklif şöyle:
“10.05.2001 tarihinden önce ilköğretim veya ortaöğretimde öğretmenlik görevi ve avukatlık mesleğini birlikte yapanlar ve aynı durumda olup avukatlık stajına veya hukuk fakültelerinde öğrenime devam edenler hakkında 11. madde hükmü uygulanmaz"
Sözkonusu 11. madde ise avukatlıkla bağdaşmayan işleri düzenliyor ve ‘Aylık, ücret, gündelik veya kesenek gibi ödemeler karşılığında görülen hiçbir hizmet ve görev, sigorta prodüktörlüğü, tacirlik ve esnaflık veya meslekin onuru ile bağdaşması mümkün olmayan her türlü iş avukatlıkla birleşemez’ hükmünü içeriyor.
2 BİN 500 KİŞİYE MÜJDE
AKP’li Tunçak, hazırladığı yasa teklifiyle ilgili şu açıklamalarda bulundu:
“Türkiye’de 10 Mayıs 2001’den önce öğretmen olan ve aynı zamanda hukuk fakültesinde okuyan ve hukuk fakültesini bitirenleri kapsıyor. Öğretmenlik ve avukatlık mesleklerini aynı anda birlikte yapan düzenleme daha önce vardı. Ancak, 10 Mayıs 2001’den öncekilerini kapsamıyordu. Yaklaşık bu durumda olan 2 bin 500 kişi var. Bunların mağduriyetlerini ortadan kaldırmak için bu düzenlemeyi yaptık” diye konuştu.
Hürriyet
-
Yazan: 15 - 01 - 2008 : 21.36 - vaiokid
mrb öncelikle soruma cevap verecek kişiye şimdiden teşekkür ediyorum
[www.ihlas.net.tr]
bu haberde üniversitede yüz kızartıcı suçtan dolayı sabıkası olanların askerlikte kısa dönem veya uzun dönem askerlik yapamayacagı yazıyo benimde başıma 6 ay önce benzer bi durum geldi şimdi ben mezun olunca kısa dönem asker olamıcakmıyım veyaz uzun dönem
-
Yazan: 15 - 01 - 2008 : 21.21 - hyaman
Arkadaşlar benim sorunum biraz karışık ve bana yardımcı olabilecek kişilere şimdiden çok minnetarım.Babam 1994 yılında isteğe bağlı ssk müracat etmiş bu zaman zarfı içinde maddiyattan dolayı bir zaman ödemiş sonra ödemeyi durdurmuş ve isteğe bağlı sigortayı durdurmamış.1998 yılında 4 yılı cezası ile birlikte yatırmış ondan sonra aksatmadan devam ettirmiş.Taki 2001 yılına kadar.1996 yılnda annemin rahatsızlığından dolayı bir yerde sigortalı yaptırmış kendini bir arkadaşına.2001 yılında günleri toplatmaya gittiğinde bu çakışmanın farkına varılıyor.ve ordaki çalışanlar ödenen bütün paraları geri veriyorlar ve makbuzları alıyorlar.
Konum bundan ibaret.Şimdi biz ne yapabiliriz?2003 çıkan kanuna göre bu günleri geri kazanmanın yolu varmı?bilemiyorum bi yardımınızı rica ediyorum.
YÖNETİM NOTU : Sorunuza yanıt vererek size yardımcı olmayı isterdik, ancak sitemize üyelik sözleşmesine aykırı olarak "ssk yardım lütfen" diye konu başlığı açtığınızdan, Sosyal Sigortalar Kurumu'ndan yardım istediğiniz sonucuna vardığımızdan yardımcı olamıyoruz. Konu kilitlenmiştir.
-
merhabalar.
kız kardeşim 06.05.2007 yılında evlendi. kendisi kişisel kararlarını verebilmekle beraber zihinsel özürlü sayılır. bunun doktor tarafından şimdiye kadar herhangi bir tespiti yapılmamıştır.
kocası ise %70 oranında kör olup özürlü kadrosundan bir firmada sigortalı ve ücretli oalrak çalışmaktadır. evlilikleri her iki tarafın isteğiyle yapılmış evlenen çiftin kusurları kendilerine nikahtan önce bildirilmiştir.
kız kardeşim annesinin üzerine olan evde kocasıyla birlikte ikamet etmektedir. 3 ay önce kocası evi terketmiştir. gerekce olarakta kız kardeşimin yemek yapamadıgını, temizlik beceremediğini söylemiştir. Düğününde taktığı ziynet eşyaları ile birlikte düğün kasetlerini fotograflarını yanında götürmüştür.
14.01.2008 tarihinde düğün için ev eşyalarını tespit ve tedbir ettirerek hakim aracılıgıyla babasının evine taşımıştır..
Kız kardeşimin kocası boşanma istemektedir. evlilikleri 1 yılı doldurmamıştır. ziynet eşyalarını da vermek istememektedir. henüz boşanma davası açılmamıştır..
eşya teslimatında hakim hem kız krdeşime hem de kocasına psikolojik dstek isteyip istemediklerini sormuş; her ikisi de istemediğini beyan etmiştir.
1.. Bu süreç içerisinde boşanma davası açılmadan kız kardeşim nafaka alabilir mi?
2.. Ziynet eşyalarını almak için ne yapmamız gerekmektedir.
3.. Ziynet davası açmadan takıları için tıpkı kocasının eşyalarını aldıgı gibi tespit ve tedbir yapılabilir mi?
4.. ziynet davası açılır da kız kardeşim lehine sonuçlanırsa karşı tarafın ödememe gibi durmu var mıdır?
5.. manevi tazminat davası açılırsa sonuçları ne olur? her iki tarafında özürlü olduğu göz önüne alınarak..
-
Merhabalar.
Ben Ağustos 79 doğumluyum.. açıköğretimde iki sene üst üste sınıfta kaldım. Ondan sonra işlem yaptırmadım ve bana kasım sonunda (üzerinde 01-kasım-2007 tarihli), yoklama kaçağısınız 3 ay içerisinde askerlik şubesine başvurmanız gerekmektedir, diye kağıt geldi. Ben şu anda askeriyeye baş vursam sanırım beni devre kaybı olarak askere alıyorlar. Devre kaybı olmamak için şubat başında askeriyeye başvursam beni şubat döneminde devre kaybı olmadan askere alırlar mı? Peki bu seferde 3 aylık zaman dilimini ocak sonunda geçmiş olduğum için asker kaçağı durumuna düşermiyim.
Beni aydınlatırsanız gerçekten çok sevinirim.
Saygılar..
-
Yazan: 15 - 01 - 2008 : 19.53 - arkadaszz
Merhaba arkadaşlar,
Ben Yüksekokulda okuyorum 2003 girişliyim okulum 2 senelik benim alttan derslerim olduğu için 5. senem fakat okulun tecil etme süresi yani öğrenim süresi 4 sene şuan öğrenci olmadığım için tecilimde kalktı ve şubeden son yoklamamın geçtiğini belirten kağıt geldi. Şuana kadar şubeye gitmedim 4 foto diploma ile 3 ay için de geliniz aksi halde hapis ve para cezası olcağı yazıyor.
Topladığım bilgiler sonucunda 2 seçenek kalıyor bana;
1. okulu dondurup askere gidicem
2. okul devam edecek sınavlarda askeriyeden izin alıp sınava gircem çıkcam : )
Benim sormak istediğim şubeye gidip mazeretsiz tecil etme hakkımı kullanabilirmiyim bana 6/7 ay müsade edilebilse okulu bitirip diplomamı alabilirim.
Yardımcı olacak arkadaşlara şimdiden çok teşekkür ederim...
-
ben bir kamu kurumunda çalışmaktayım. kurumca yut dışı görevine geçici görevle görevlendirildim.ve bu konuda bakanlıkça olurum alındı. yurt dışındaki işveren vekili keyfi olarak beni göreve çağırmıyor. bende maddi olarak zarar görmekteyim kurum hakında maddi ve manevi olarak tazminat davası açabilirmiyim.
-
13 Ocak 2008 tarihli Radikal'de İsmet Berkan, "Ulusalcılar Bu İşe Ne Diyor" başlıklı bir yazı yaynladı. Bana ilginç geldi.. Ama ben esasen "bizim ulusalcılar" ne düşünyor diye merak etttim.
Ulusalcılar bu işe ne diyor?
İsmet Berkan
13/01/2008 (4182 kişi okudu)
Türkiye, 1964'te Kıbrıs olayları çıktığında adaya müdahale tehdidinde bulundu, Amerikan Başkanı Johnson'un meşhur mektubu sonrasında da müdahale yapılmadı. Ama o zaman ortaya çıktı ki, Türkiye'nin Kıbrıs'a çıkartma yapabilmesine zaten imkân yoktu, çünkü çıkartma gemimiz yoktu! 10 yıllık sürede çıkartma gemisi eksiği tamamlandı ve 1974 Kıbrıs müdahalesi mümkün olabildi.
Türkiye, 1980'lerin başlarından itibaren F-16 savaş uçaklarını üretiyor. Ama bir savaş uçağı için motoru, tasarımı, manevra yeteneği kadar önemli bir şey de onun savaşmasını sağlayan uçuş bilgi sistemleri. Türkiye'nin F-16'larının radarlarında, (yakın zamana kadar) Ege'deki devriye uçuşları sırasında Yunanistan'a ait uçakları 'düşman' olarak algılanmıyordu; çünkü Yunanistan'ın kullandığı uçaklar F-16'ların bilgisayarında 'dost' olarak geçiyordu. Öyle olunca da havadaki pilotun Yunan uçağı ile Türk uçağını otomatik ayırt etmesi mümkün olmuyordu. Bu teknoloji en sonunda İsrail'in Türk F-4'lerini modernleştirmesi sonrasında Türkiye'ye gelebildi.
90'lı yılların ortalarına kadar, Türk MİT'i de, Türk silahlı Kuvvetleri de, Dışişleri Bakanlığı da, Amerika'dan satın alınan veya hibe yoluyla bize geçen şifreleme cihazlarını ve şifreleme algoritmalarını kullanıyordu. Yani, Türkiye'nin en gizli haberleşmesi aslında başta Amerika olmak üzere teknoloji sahibi her ülke için gizli falan değildi, bütün haberleşmemiz okunabiliyordu. Ancak 90'lı yıllarda Türkiye kendi teknolojisini ve şifre algoritmalarını gerçekleştirdi, bugün bir ölçüde haberleşme güvenliğine sahip oldu.
Türkiye 1984'ten beri PKK terörüyle mücadele ediyor ama geniş PKK gruplarının hangi an nereden nereye gittiklerini Türkiye sınırlarının içinde kalan bölümler dahil olmak üzere uzaktan an be an izleyecek teknolojiye hâlâ sahip değil. 90'ların ortalarında Amerikan uydularının anlık istihbaratı Ankara'ya aktarıldı, o dönem Türkiye içi dahil çok sayıda başarılı PKK operasyonu yapılabildi. Şimdi yapılan operasyonlarda da Amerikan istihbaratı çok önemli rol oynadı. Kendi topraklarımızı ve düşman bir güç tarafından kullanılan komşu toprakları bile izleyemiyoruz açıkçası.
İki yıl önce İsrail Lübnan'da Hizbullah'a saldırdığında, Hizbullah'ın insansız hava aracına sahip olduğu, bu araçların sadece gözlem yapmakla kalmadığı füze de atabildiği ortaya çıktı. O sırada Türkiye'nin elinde böyle bir teknoloji yoktu. Kısa zamanda ihalesi yapıldı, bir İsrail firması ihaleyi kazandı ama araçlar hâlâ Türkiye'ye gelmedi. Ne var ki son PKK operasyonlarında İsrail'den kiralanan iki insansız hava aracının gönderdiği görüntüler etkili oldu, Genelkurmay Başkanı, 'PKK kampları bizim için BBG evi gibi' benzetmesini bu araçlar sayesinde yaptı.
Son PKK operasyonlarıyla öğrendik, Amerikalıların 70'lerin ortalarından beri sahip olup geliştirdiği gece uçuş, çok alçaktan uçuş ve hedef vurma sistemi olan LANTIRN'e sadece birkaç yıl önce hava kuvvetlerimiz de sahip olmuştu. Sistem sayesinde pilot gece karanlıkta radar seviyesinin altında çok alçaktan arazinin yükselip alçalmasına göre yükselip alçalarak otomatik uçuş yapabiliyor, böylece hedeflerini çok daha etkili biçimde vurabiliyordu.
Bu sistemin etkinliğinin en önemli parçası olan lazer güdümlü füze ve bombaları da kendimiz üretmiyoruz, ithal ediyoruz!
* * *
Teknolojik eksiklerimiz ve yeni yeni kullanmaya başladığımız teknolojiler sadece bunlar değil. Örnekleri özellikle askeri teknolojilerden seçtim, çünkü milliyetçi damarımız çok kuvvetli olsa da, bu işler sadece nutuk atmakla olmuyor.
Üstelik dikkat ediyorsanız, aslında aradaki teknolojik boşluk da dolmuyor gerçekte.
Biz teknolojiyi transfer etmiyoruz, sadece satılabilir hale geldiğinde satın alıyoruz. Oysa teknolojiyi yaratmamız da gerek.
Bunun için araştırma-geliştirme lazım. Para lazım. İnsan lazım. Ama her şeyden önemlisi, belli seviyede bilginin herkesle paylaşılması ve özgür yaratıcı ortamın varolması gerek.
Özgür yaratıcı ortam ise nasıl yarım hamilelik olmazsa yarım özgürlük de olamayacağı için, ancak ve ancak düşüncenin, hatta hepimize çok aykırı gelecek düşüncelerin de özgürce ifade edilebildiği şartlarda yaratılabilinir.
301. maddeyi değiştirmemekte, hatta tamamen ortadan kaldırmamakta direndiğiniz sürece aslında kendi teknolojinizi üretecek beyinlerin, düşüncelerin ortaya çıkmasını da engellemiş olursunuz.
Ne ilgisi var demeyin, yaratıcı düşünce böyle bir şeydir, ancak mutlak özgürlük ortamında, özgürlüklerin içe sindirildiği, kimsenin düşüncesine ket vurulmayan bir ortamda var olabilir.
Yoksa biri, 'Senin dediğin Türklüğe hakaret' der, ötekisi çocuğunu 'İcat çıkarma' diye azarlar ve herkes birbiri gibi düşünmeye başlar.
Siz de görece basit ama en hayati teknolojileri bile başkalarından dilenmeye başlarsınız.
-
Yazan: 15 - 01 - 2008 : 18.16 - perde
Efendim merhaba, 2 sene evvel bir güzellik merkezine çeşitli hizmetler almak için gittim, şartlar ve konularda anlaşıp senet imzaladık. Henüz hiç hizmet almaya fırsatım olmadan mekan ile ilgili; sağlık açısından zarar verici ve temizlik konusunda zayıf olduğu hakkında duyumlar aldım bunun üzerine hizmeti almayacağımı ve senetlerin iptalini istedim, bunun imkansız olduğunu senetleri imzaladığım için geri dönüşü olmayacağını söylediler. Tutar 400.ytl civarında olduğu için önemsemedim.
Yaklaşık 1 ay önce bir avukat evime telefon açtı, söz konusu yerin devredildiğini ve bana ait olan senetlerinde deviredilirken satıldığını, benim gidip bu hizmeti kullanmamı yada başkasına kullandırtmamı aksi taktirde hukuk yolu ile, faiz ve bütün masraflar dahil tahsil edileceğini izah etti.
Bu konuda hukuk yoluna başvurmak istiyorum ama haklılık payım nedir önce bunu sormak istedim, bu hizmeti kesinlikle kullanmayı ve kullandırtmayı düşünmüyorum yapabileceğim birşey varmıdır?
Yardımcı olup cevaplarsanız çok sevinirim hürmetler.
-
Yazan: 15 - 01 - 2008 : 18.01 - Bart
Yaklasik 6 ay oncesinde buyuk bi cafeterya kiraladim.Isyerini kiraladigim kisi de isyerinde kiraci idi vede kira sozlesmesinde alt kira yasagi oldugu icin benimle isbirligi sozlesmesi altinda bi anlasma imzaladi.
Kendi si ile anlasmam bir kiraci olarak ;isyerinin tum masraflari (isyeri sahibine odenen kira,elektrik su,sigorta .etc) karsilamam ve ayrica iceride bulunan kendi malzemeleri icin kendisine her ay ayrica kira vermem idi.
Isletmeyi calisitirirken binada bazi elektrik problemleri oldugunu farkettik ve aylik kira verdigimiz cihazlar bozulmaya basladi,zatende anlasmadan once kontrol etmedigimiz bircok cihazin da arizali oldugunu sonradan farketik. Ve dogal olarak hepsinin onarimi benim tarafimdan yaptirildi.Benim de isyerine koydugum birkac cihazim vardi ve problemler nedeniyle kullanilmaz hale geldi;garanti de elekrtik problemini kabul etmedigi icin bu cihazlar ise yaramaz olarak atildi.
Bahsedilen elektrik problemleri buyuktu ve bu problemler surekli yasanmaya basladi(ki kablolar ,duvardaki prizle yanmaya basladi ) cozum elektrik tesisatinin degismesi gerekiyordu.Durumdan sorumlu oldugumuz kisiye (anlasmayi yaptigimiz kisi) bahsettik :sorun yok siz kiranizi verin ben halledecegim diyerek 1-1.5 ay bizi oyaladi.Sonra...kira zamani geldi ve kendisine bi teklif sunduk:Gelin ev sahibi ile bi toplanti yapalim ve bu problemi cozelim.-Cunku cok zarar ettik.-siz problemi cozun bizde kirayi verelim.kabul edildi.Ve bu sekilde birkac toplanti yaptik.Fiyat arastirmalari yapildi ,muhendisler ile konusuldu...Evsahibi bizi baz almadigi icin ,bize isyerini kiralayan kisiye yari yariya paylasalim teklifini yapmis..Ki bu sure zarfinda ben kirayi hale vermedim yaklasik 20-25 gun gecmisti.
Sonra birgun bize isyerini kiralayan kisi isyerine gelip “ sizi burada istemiyorum hemen yarin sabaha esyalariniz toplayim gidiyorsunuz deyip.masanin uzerine bi ihbarname koydu(avukati tarafindan yazilmis) ve gitti.Bu ihbarname de 1 aylik sureden bahsederken 10-15 gunluk bi sure sonra bir sabah isyerinde gelip calisan personeli uzerine yuruyup,tehditler savurup zorla anahtarlari almislar :deli: .Bu olaydan 3-4 saat sonra bana bir gecici bi ara emri teblig edildi.Teblig de :bagli bulunan isyerine gecici ara emri nedeniyle benim tarafimdan hickimsenin giremeyecegi soyleniyordu:deli: :kızgın: .Sebep olarak da yukumluluklerimizi yerine getirmememiz gosteriliyordu.---Ayrica karsi taraf ara emrinin haksiz gorulmesi taktirde odemekler yukumlu olacaklari ... ytl lik bi senet imalamislar.
Bizde gecici ara emrinin kaldirilmasi icin itirazimi yaptik.Hafatadan haftaya toplantilar yapildi.Bu sure zarfinda ogrendik ki bize isyerini kiralayan kisi isyerine yuklu hava parasini pesin veren bi musterisi varmis .Daha gecici ara emri devam ederken isyeri baskasina kiralandi.tabiki bu sefer isyerinin asil sahibine durum anlatilmis,anlasma saglanmis
Ve suana iceride baska bi isletmeci var.Bana isyerini kiralayan kisi yeni isletmeci ile yapilan anlasmada tamamen disarida goruluyor.Yeni anlasma toprak sahibi ile yeni kiraci arasinda goruluyor.
Ve ara emri halen kesinlesmis degil.Herkes ara emrinin iptalinin mumkun olmadigini soyluyor,cunku iceride baska bi kiraci var ve benim geri donusum mumkun degil diye .
Bende dusunuyorum ki bu ara emri adil degildir.Benimde kiraci olarak haklarim olmalidir.Bi kiraciyi bu sekilde disariya atmak adil olmamalidir.Ayrica eger bu ara emri geri cekilirse ... ytl lik senetten de hicbir talebimin olamayacaktir.
Ayrica gecici ara emri uzerinden yaklasik 3 aydan fazla gecti.isyerin kullanamdigim sure zarfi icin ayrica ne talebinde bulunabilirm.
Simdi siz hukuk severlere soruyorum(Biliyorum biraz uzun yazdim ) Sizce nasil davranilmalidir.Karsi taraftarda tazminaz olaak neler talep edilebilir :rolleyes:
-
CUMHURİYET SAVCILIĞINA
SALİHLİ
30 yıl önce Jandarma ile girdiği bir çatışmada sırtından vurularak ölen Eruğrul Karakaya'yı anmak için mezarını ziyaret eden 73 yaşındaki annesi Ayşe Karakaya ve 16 arkadaşının yargılandığı davada verilen beraat kararına ilçeniz Cumhuriyet Savcılarından Bülent Canoğlu'nun itiraz ettiğini ve kararı temyiz için Yargıtay a gönderdiğini büyük bir gurur ve coşkuyla öğrendim.
Her ne kadar öldüğünde hakkında bir suç isnadı veya davası yoksa da eğer ölmeseydi ''silah bulundurmak ve TSK mensubu jandarmaya direnmek suçlarından'' yargılanacağını ve muhtemelen bu suçtan ceza alacağını ÖNGÖREREK ''"suç ve suçluyu övmek" suçunun oluştuğuna karar verilmesini istemek hukuk adına göğüslerimi kabarttı. Coşkumdan ağlamak istedim ama ağlayamadım göğsüm sıkıştı.
İşte Cumhuriyet savcısı böyle olmalı . Suç oluşmasada oluşabileceği öngörüsü ile harekete geçerek suçluların en ağır biçimde cezalandırılmasını istemeli ve toplumu korumalı. Ancak vatandaşın görevide ''suç ve suçluyu öven'' fiil oldumu savcılığa sıç duyurusunda bulunarak adaleti harekete geçirmeli bu çok önemli bir yurttaşlık görevidir. İşte ben bu yurttaşlık bilimci ile ve ÖNGÖRMEDEN OLANLARI İHBAR ETMEK istiyorum.
1. Güzel yurdumun tüm il ve hatta ilçelerinde ADNAN MENDERES bulvarı/caddesi vardır. Bu isimler il/ belediyece konmuş isimlerdir. Malum merhum idama mahkum edilmiş bir SUÇLUDUR VE SUÇU SABİT GÖRÜLMÜŞTÜR. Dolayısı ile tüm bu sokaklara cadde ve bulvarlara isim verenler bu suçu defaeten ve yaygın biçimde işlemişlerdir. Eski Cumhurbaşkanlarından Süleyman DEMİREL eski siyasetçilerin çoğu başta Mehmet AĞAR Mesut YILMAZ olmak üzere bu suçu ayrıca basın yayın yoluylada çok kez işlemişlerdir. Bundan dolayı herbir suç için ayrı ayrı ve basın iletişim yolu ile işlendiğinden cezalarının arttırılarak ta verilmesini,
2. Halihazırda TC Cumhurbaşkanlığını yürüten Abdullah GÜL hakkında çok ciddi dosyalr mevcuttur. Ancak bu şahısta başta Kayseri olmak üzere bir çok ilde övülmekte TBMM sinde destek görmekte hakkında bazı basın övgüyle söz etmektedir. Bahse konu suç tam olarak oluşmuştur. İlgili basın organlarının başta kayserili vatandaşlar olmak üzere bir çok vatandaşın bu suçu işlediği sabit olduğundan cezalandırılmasını,
3. Başbakanlık görevini yüretün RTE hakkında onlarca fezlek ve suç duyurusu ve daha önemlisi '' halkı din dil .... bölmeye çalışmak.'' suçlarından mahkumiyeti bulunmaktadır. Ancak ne hilmetse TBMM nin bir çok milletvekili halkın yüzde 47 si bir kısım medya ve hatta yurt dışından kendisine övgüler yapılmakta kendisi övülmektedir. Bu suçlarda bir çok defa işlenmiş hatta basın yayın intermet gibi tüm iletişim araçları kullanılmıştır. Bu suçları işleyenlerin her biri hakkında ayrı ayrı dava açılmasını ,
Arz Ederim....
-
Yazan: 15 - 01 - 2008 : 17.24 - birtan35
Merhabalar, yeni evlendiğim için yeni bir ev kiraladım ,kira kontratosu 1 yıllık olarak ve 12 adet senet düzenlendi.maddi durumdan dolayı kiralık evden çıkmayı ve ailemin yanında yaşayacağımı ev sahibine yazılı tutanak halinde 1,5 ay önceden bildirdim.bu yazılı tutanağı kira kontratosundaki maddeden dolayı tuttum.Kira kontratosundaki madde şöyle;
(10-Kiracı mecuru kendi isteği ile tahliye edeceğinde mal sahibine veya vekiline 1 ay öncesinden yazılı olarak bildirmek zorundadır.Aksi taktirde diğer aylara ait kira bedellerini peşin ödemeyi kabu ve tahhüt eder.) diye bir madde var.ev sahibi kalan 4 aylık kira bedelini benden talep edeceğini aksi takdirde mahkemeye başvuracağını belirtti.Avukatına yalan yalnış beyanlarda bulunmuş.evin elektrik borcunun olduğunu(bütün faturaları ödedim ve makbuzları var), ve eve çeşitli zarar verdiğimi söylemiş.ben eve girerken bu belirttiği zararlar vardı zaten ve kontrata 1 mayıs tarihine kadar bütün tadilatlar bitecek diye bir not düşülmüş ve evi gösteren emlakçı bu zaraların var olduğunu biliyor emlakçıyla konuştuğumda bana şahid olacağını söyledi.
sizden ricam burda kim haklı çıkabilir ve kontrattaki madde geçerli bir maddemidir ? benim tuttuğum tutanak bir işe yarayabilirmi ? bana yardımcı olabilirmisiniz ! şimdiden herşey için teşekkür ederim
-
3 senedir ödemediğim kredi kartı borçlarım yüzünden polis beni buldu ve elime dosya numaralarını verdi.Fakat Ankara'daki icra ve ceza mahkemesini sonrada barolar birliğini aramama rağmen bir türlü dosyamla ilgilenen avukatın kim olduğunu bulamadım.Bu sıralar Ankara'ya gidecek fırsatım ve imkanım yok.Bana bir fikir verebilirmisiniz.Bir şekilde anlaşıp borçlarımı ödemek istiyorum yardımcı olun lütfen.Teşekkürler
Lütfen imla kurallarına uyunuz!
-
Yazan: 15 - 01 - 2008 : 15.37 - onur98
Emekli Sandığı'ndan emekli olmuş bir dul bayan hem Emekli Sandığı emeklisi ölmüş eşinden hem de SSK'ya bağlı ölmüş babasından kendisine maaş bağlatabilir mi?
Cevabınız için şimdiden teşekkür ediyorum.
-
Yazan: 15 - 01 - 2008 : 15.10 - gülay6464
30 aralık 2007 tarihinde iş kazası geçirerek iş yerimden acil hastaneye gittim 2 gün rapor verildi fakat rapor bitimim 31 aralık 2007 olmasına rağmen iş çıkışım 31 aralık olarak verilmiş neyapabilirim? Hukuki mercilere başvurursam ne hak elde edebilirim?
-
Sn Meslektaşlarım
Avukatlık Meslek Kuralları gereğince aynı şahsa karşı tek bir icra takibi olanağı varken birden fazla vekalet ücreti almak ve mal beyanında bulunmayan borçlu için ayrı ayrı disiplin hapsi istenmesinin mesleğin etik kurallarına aykırı olduğu yönünde bir karara rastlamıştım. Ancak şimdi tüm aramalarıma rağmen bulamadım. elinde olan arkadaşlar varsa buraya eklerse sevinirim.
Saygılar
-
Yazan: 15 - 01 - 2008 : 14.31 - Yunus1976
Herkese merhaba
2006 yılında boşandığım eski eşime 2002 doğumlu kızımın velayetini alabilmek için dava açtım.Eski eşim şu an evli ve üç cocuklu bir adamla beraber yaşıyor ve bu adamdan 8 aylık hamile. Ve bunlar mahkeme kayıtlarına her ikisinin de ifadesi ile geçti. Beraber yaşadıklarını inkar ettiler ama hamileliği kabul ettiler. Eski eşimin annesi,babası,teyzesi ve iki komşuları ise talimatla başka yerde alınan ifadelerinde her ikisinin bir kaç ay önce evlendikleri ve kendi evlerinin üst katında yine kendilerine ait olan evde oturduklarına dair ifade vermişler. verdikleri ifade de söyledikleri kızımız ile hüseyin (beraber yaşadığı adam) bir kaç ay önce evlenmişlerdir kısmı yalan. Yalan ifade vermek suç değilmidir? Yalan ifadeden dolayı cezalandırılmaları için ne yapmalıyım? Zaman ayırıp Yardımcı olan herkese teşekkürler
-
Başıma gelen bir olaydan dolayı makemeye çıkmam gerekiyor ama bu zaman zarfında ikamet değişikliği yaptım. Mahkeme yeri Van ben ise İzmir deyim bu durumda Van'a gitmeden bu işi halletmenin bir olanağı varmıdır acaba?Şimdiden teşekkür ederim..
-
Yazan: 15 - 01 - 2008 : 14.25 - Engin_Er
Ankara Mamak'ta xxxxx hastanesinde bir yıl süre ile çalıştım (19/12/2006-29-12-2007 arası) bu süre içerisinde maaşlarımız sürekli düzensiz ödendi ve son dört ay içerisinde de hiç maaş alamadık,
bu nedenle;
istifa dilekçemde
"maaşların ödenmemesi ve düzensiz ödenmesi dolayısı ile istifamın kabul edilmesini arz ederim." şeklinde bir dilekçe verdim.
işten ayrlırken alacaklarımın bir kısmını diretmem sonucu aldım ancak içeride bir kısım daha alacağım kaldı ve bana 15 ocak 2008 de öderiz dedikleri halde ödeme yapmıyorlar ve 15 günlük bir süre daha istiyorlar. 15 gün sonrada yine başka bahaneler bulacaklarını sanıyorum.
Bu durum karşısında içeride kalan alacaklarımı nasıl alabilirim nereye müracaat etmeliyim, resmi bir yere müracaat edersem ne kadar sürede sonuçlanabilir acaba?
Birde tazminat alma hakkım varmıdır,
nasıl bir yol izlemeliyim?
bilgilerinize ;
saygılarımla
-
Sayın meslektaşlarım;
Yabancı sermayeli bir şirketin hukuk müşaviriyim. Bu Şirket Almanya' ya acentelik vermek istiyor. Ancak, şirket olarak Acentelere para tahsil yetkisi vermiyoruz. Müşteri bizden aldığı gayrimenkulün parasını bizim hesabımıza yatırıyor. Bunun üzerinden Acenteye ücreti ödeniyor. TR' deki acentelerimiz için bu durum problem kesbetmiyor. Ancak Almanya acenteliği için bir kaç takıldığım hususu aşağıda bilgilerinize sunuyorum. Yardımcı olabilecek meslektaşlarıma şimdiden zaman ayrıdıkları ve de cevap verdikleri için teşekkürler:
1- Almanya' dan Türkiye' ye para transferi yaparken Alman Bankalarının uyguladığı özel bir sistem var mı? (ekstra istedikleri belgeler vs... Şayet Almanya ile çalışmış arkadaşlar varsa diye soruyorum. Yoksa elbette Alman iç uygulamasını bilmesini beklemiyorum kimseden )
2- Sözleşme bedelleri "göstermelik" değildir. Şirket herşeyi resmi olarak gösteriyor ve gerekli yerlere gerekli bildirimleri yapıyor. Yazılı bir Sözleşmenin varlığı bedelin ispatı bakımından yeterli olur mu? (Bunu şunun için soruyorum; Almanya' da ve Avrupa' da çalışan Türk işçilerinin sürekli olarak Türkiye' ye para yatırmaları sonucunda Alman Bankaları bütün transferlerin TC Merkez Bankası üzerinden geçmesi gerektiğini ayrıca 10.000 DM (o zaman Alman Markı idi) üzerindekiler belgelemek zorunluluğunu getiren bir dizi uygulama başlatmıştı. Bunun akıbeti hakkında bir bilgisi olan sayın meslektaşım var mı acaba?
Cevap almak hususunda çok umutsuz isem de zamanınız için teşekkürler..
Saygılarımla,
-
Yazan: 15 - 01 - 2008 : 14.00 - bkaratay
Öncelikle belirli süreli iş sözleşmesi başlıklarının neredeyse tümünü okudum.Fakat tam olarak aradığımı bulamadım.
Ben 9 aydır özel bir firmada mühendis olarak çalışmaktayım. 1 yıllık belirli süreli iş sözleşmem var. Su anda bir kamu kurumunu kazandım ve 1-2 ay icerisinde kamu kurulusunda işe başlamam gerek.Bu yüzdende sözleşmem bitmeden sözleşmemi fesh etmem gerek. Acaba firmama ayrılacagımı kac gun onceden bildirmeliyim(feshi ihbar sürem ne kadar).
Not:Sözleşmem de sözleşme feshi ile ilgili madde şöyle: "Taraflar, Borçlar Kanunu ve İş Kanunu hükümleri uyarınca, feshi ihbar süresi içerisinde sözleşmeyi feshedebilecekleri gibi İş Kanunun 24 ve 25. maddelerine istinaden derhal fesih hakkını kullanabilirler."
İlgilenen tüm herkese şimdiden sonsuz şükran ve teşşekkürlerimi sunarım. İyi Çalışmalar...
-
Yazan: 15 - 01 - 2008 : 13.56 - SEALIGHT
Merhabalar,
Ben 2007 Ağustos ayında mevcut bir işletmeye sermaye koyarak %50 ortak oldum,ortaklık sözleşmemi de noter kanalı ile yaptım...Sözleşmeye göre ortağım işletmenin tüm alet,edavat,techizatını temin edecek sözleşme tarihindeki mevcut işletmesini yeri belirtilen adrese taşıyacak ve işler konumuna getirecekti ben de diğer ortak olarak nakit olarak belirlenen tutarı verecektim...Ben üzerime düşen tutarı banka kanalı ile ortağımın hesabına geçtim ve her ihtimale karşıda kendisinden verdiğim para kadar senet aldım..
Ancak ortağım sözleşmede belirtilen şartların hiç birine uymadı,belirlemiş olduğumuz tarihe kadar işletmeyi ne farklı bir yere taşıdı ne de taşınması gereken tarihe kadar sözleşmede belirtilen şekilde yapılan işden doğan ciro ve hasılattan pay verdi,yapmış olduğum görüşmeler neticesinde bugün yarın bugün yarın diye beni oyaladı ve son olarak mevcut işyerini de kapatarak eşyalarını taşıdı...Şuan bu şahısla icralık aşamaya geldik,ben madur olarak koymuş olduğum sermayeyi ve uğramış olduğum zararı ne şekilde tahsil edebilirim..Elimde noterden yapılmış ve cezai şartları olan sözleşmem ve verdiğim nakit tutar kadar senedim var ancak ortağım üzerinde ne nakit ne de g.menkul olarak her hangibir şey yok,en azından bize verilen bilgi bu yönde...İzlemem gereken yol nedir ve mağduriyetimi ne şekilde giderebilirim...Şimdiden teşekkürler...
-
Yazan: 15 - 01 - 2008 : 12.15 - kapbana
Mrblar,
Banka Genel Merkezinden şubeye kargo yoluyla gönderilen yüzlerce çek yaprağı ulaşacak adrese varmadan çalındığı takdirde hukuki koruma sağlamak adına nasıl bir yol izlemek gerekir?
teşekkürler
-
İyi günler, 2005 haziran ayında bir arkadaşıma kefil olduğumdan dolayı 33.000 YTL icra gelmişti. bunu ödememek için kendimi icraya verdim ve şu anda kendime yaptırmış olduğum icra ilk sırada diğeri ise beklemede. beklemede olan icra benden hiç birşekilde para alamadığından dolayı zaman aşımına uğrayıp düşme ihtimali varmı. birde araba ve benzeri eşyaları eşimin üzerine aldığımda icra gelme ihtimali varmı. araba almayı düşünüyorum ve ruhsatı da eşimin üzerine yaptıracağım. arabaya icra gelirmi. bu konuda bana yardımcı olursanız sevinirim.
-
Yazan: 15 - 01 - 2008 : 10.02 - sebber
1997 senesinde evlendim ve 2003 senesinde ayrıldığım eski eşimden, 2001 doğumlu oğluma, aylık nafaka 75YTL-100YTL ve en son 150YTL olarak nafaka almaktayım oğlum ilkokula başladı bu sene nafaka artırım talebinde bulunmak istiyorum fakat Amerika'da olduğu için nasıl bir dava açabilirim.Amerika'da bulunduğu kaldığı adres elimde var.Bana bu konuda yol gösterirseniz sevinirim.
-
Yazan: 15 - 01 - 2008 : 09.31 - emaakbas
İyi çalışmalar,
biz yaklaşık 1,5 yıl önce konut kredisi ile kendi evimizi aldık.(ailevi sorunlar nedeniyle babamın enişteme sattığı evi ondan geri aldık)Şimdi banka bizi arayıp diyorki müfettişler krediyi inceledi bu işlem sahte görünüyor o yüzden kredinin hepsini kapatın diyorlar. Böyle bir hakları varmı? Nasıl olur? Teşekkürler.
-
Yazan: 15 - 01 - 2008 : 00.12 - admin
Kişi ya da Kuruluşlarda Aylık Ücret Karşılığı, Serbest ya da Sadece Bu Kişi/Kuruluşun Vekili Olarak Avukatlık Görevini Yürüten Avukatların Taraf Oldukları Sözleşmelerdeki Avukatlık Yasası, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi ve Meslek Kuralları'na Aykırılıkların Yarattığı Sorunların Çözümü Çalışmalarını Yürütmek Üzere Oluşturulan Komisyon'un 10.1.2008 Tarihinde Ankara'da Türkiye Barolar Birliğinde Yaptığı Toplantı Raporu
Komisyonumuz barolar ve Türkiye Barolar Birliği'nin gerekli yasa değişikliği çalışmalarını sürdürmesinin yanında Avukatlık Yasası'nın yüklediği görev ve verdiği yetkiler kapsamında söz konusu sözleşmelerle ilgili olarak gerekli tedbirleri alabileceği görüşü ile aşağıdaki önerilerde bulunmaktadır:
1. Avukatlık Yasası'nın 2/1., 110. ve 121. maddelerinin TBB ne verdiği yetkiden hareketle, 25.12.2001 tarih ve 2001/48 sayılı Duyuru'ya ekli "Hukuki Danışmanlık Tip Sözleşmesi"nin de güncelleştirilerek içine alınacağı;
Kişi ya da Kuruluşlarda Aylık Ücret Karşılığı Çalışan Avukatların Hak ve Yükümlülüklerine İlişkin Yönetmelik düzenlenmelidir.
2. Bu Yönetmelikte;
a. TBB'nin bu konuda hazırladığı örnek bir tip sözleşme yer almalıdır.
- Bu sözleşmede mesleki sorumluluk sigortası zorunlu tutulmalıdır,
- Bu sözleşme kapsamında avukatın işe başlayabilmesi için sözleşmenin baro onayından geçirilmesi zorunluluğu düzenlenmelidir.
- Avukatlık Yasası 35/3. maddesi kapsamındaki sözleşmelere göre ödenen avukat ücretine ilişkin serbest meslek makbuzları her yıl sonunda avukat tarafından bir liste ekinde avukatın kayıtlı olduğu baro başkanlığına sunulması koşulu düzenlenmelidir.
- Avukatlık Yasası 35/3. maddesine aykırı davranan tüzel kişilerin barolar tarafından takip edilerek haklarında suç duyurusunda bulunulması, bu konudaki çalışmaların sonuçlarının sözleşmeye taraf olan avukatları da içeren bir rapor ile her yıl sonunda TBB ne bildirilmesi yükümlülüğü düzenlenmelidir.
- TBB nin bu madde kapsamındaki kuruluşların meslek örgütleri ile temasa geçerek maddenin uygulanmasında işbirliği geliştirilmesi,
- Sözleşmenin baro onayından geçirilmesi zorunluluğu AAÜT nin Birinci Kısmı'nın Üçüncü ve Dördüncü Bölümlerinde ayrıca düzenlenmelidir.
- Bu yönetmelik hükümlerine aykırı davranışların Avukatlık Yasası'nın 164/4. maddesi ve ilgili hükümleri ile Meslek Kurulları'na aykırılık oluşturacağı ve disiplin kovuşturması gerektireceği belirtilmelidir.
Baroların ve Türkiye Barolar Birliği'nin bugünkü mevzuatın koşullarını zorlayarak yapabileceklerine ilişkin önerilerini belirten komisyonumuz bunlardan başka, yasa değişikliği gerektiren konular hakkında da görüşünü belirtmeyi uygun görmüştür.
Şöyle ki;
1. Bütün sorunların temelinde hukuk fakülteleri sayısı ve mezunlarının hiçbir elemeye tabi tutulmadan avukat olabilmeleri bulunduğu dikkate alınarak, yeni hukuk fakültesi açılmasının engellenmesi, öğrenci sayısının sınırlanması, hukuk fakültelerindeki yetersiz eğitim kalitesinin yükseltilmesi, barolar ve Türkiye Barolar Birliği'nin hukuk fakülteleri müfredatı üzerinde yönlendirici olabilmeleri ve her hukuk fakültesi mezununu mesleğe kabul etme gibi bir zorunluluğunun bulunmadığı anlayışının benimsenmesi,
2. Mesleğe girişin sınav koşuluna bağlanması,
3. Avukatlık ücret sözleşmesinin barodan geçirilmesi ve belirlenen ücretin yarısının peşin olarak ödendiğine ilişkin serbest meslek makbuzunun ibrazı zorunluluğu getirilmesi, ya da avukatlık ücretinin doğrudan baroya yatırılmasına ilişkin düzenlenmelerin yapılması,
4. Avukatlık Yasası'nın 35/3. maddesi kapsamındaki şirket ve kooperatif türlerinin genişletilmesi ve aksine davranışların müeyyidesinin caydırıcı hale getirilmesi,
5. Avukatlıkla birleşmeyen işlerin yeniden belirlenerek sınırlamaların daraltılması,
6. Mesleki sorumluluk sigortası zorunlu hale getirilmesi,
7. CMK Ücret Tarifesi düzenleme yetkisi tekrar TBB ne verilmeli ve AAÜT ile eşitlenmesi,
8. Avukatlık ücretinde uygulanan KDV % 8'e indirilmeli ve KDV tahakkuku hizmetin başlangıcında değil ücretin tahsilinde yapılması.10.1.2008
Komisyon Başkanı Üye
Av. İ. Güneş Gürseler Av. Aydın Erdoğan
TBB Genel Sekreteri Ankara Barosu
Üye Üye
Av. İsmail Aksu Av. Tayfun Demirçak
Edirne Barosu İstanbul Barosu
Üye Üye
Av.Nuri Almaz Av. Yusuf Akbaş
Kocaeli Barosu Nevşehir Barosu
Üye Üye
Av. Mehmet Ejder Av. Serkan Barış Örten
Şanlıurfa Barosu Tokat Barosu
Hazır Bulunan
Av.Hasan Kılıç
http://www.barobirlik.org.tr/calisma...yon_rapor.aspx
-
Yazan: 15 - 01 - 2008 : 00.07 - eda_sener
Merhabalar,
Full ve part çok sayıda personel çalıştıran bir firmayız. Parttime çalışırken fulle veya full çalışırken parttime a geçmek isteyen personelimizin taleplerini, İş Kanununu dayanak alarak kabul etmekteyiz. Bu talebin neticesinde de sözleşmesine ek bir protokolle bu değişikliği de karşılıklı imza altına almaktayız.
Ancak, personelin yeni maaşını belirlerken doğru yolu izlediğimden pek emin değilim. Şöyle ki; ayda 12 gün çalışma karşılığı olarak 300 YTL. verdiğim bir parttime personel fulle geçtiğinde 750 YTL. mi vermek zorundayım, yoksa aynı kıdemdeki bir full personele verdiğim (örneğin 600 YTL.) bir aylık maaşı verebilir miyim? Normalde 12 gün karşılığı aldığı rakamın altında bir maaş vermem, ücret eksiltmesi olarak mı değerlendirilir?
Vereceğiniz cevaplar için şimdiden teşekkür ederim.
-
Yazan: 14 - 01 - 2008 : 23.47 - alper28
Anneannemden dogru rahmetli anneme kalan tarla hakkını almak istemiyoruz.Nedeni 40 senedir anne anemin kardeşleri ekip biçiyorlar zaten cok az bir yer oldugu için o kişileri zor duruma sokmak istemiyoruz,ama dayım ben hakkımı alacam diyor.Bana vekalet verin diyor. Biz kardeşler olarak annemize düşen miras hakkını almak istemedigimizi vekalete yazabiliyormuyuz yada vekalet vermessek dayım hakkını alabilirmi?Bizim düşüncemiz oradaki kişiler mağdur olmasın kendi yağlarında kavrulsunlar. Şimdiden teşekür ederim saygılarımla.
-
Yazan: 14 - 01 - 2008 : 22.59 - fatihtepe
Merhaba
Öncelikle zamanınızı ayırıp bana yardım ettiğiniz için şimdiden teşekkürlerimi sunarım.
03 EYLÜL 2003 tarihinde özel bir şirkette çalışmaya başladım ; ancak gecen gün çalıştığım şirketin ilgili departmanına vizite kağıdı almak için gittiğimde yaklaşık olarak 90 gun önce şirketten çıkışım gorunuyor ve bunun sonucunda aynı kişiye ait başka bir şirkette yeni işe başlamış olarak gorunuyorum.Bu durumdan dolayı ben özlük haklarımı ve kıdem tazminatımı alabilirmiyim, askerlik görevi yapmak için şirketten ayrıldığımda kıdem tazminatımı alabilirmiyim.
Acıkcası işten çıkartılma korkum yuzunden bunu gidip şirket yetkilimle konuşumayorum.Ancak bunu ilgili departman mudurumle konuştuğumda haklarımın korunduğunun hiç bişey olmayacağını diyerekten beni başından savuşturdu ve ben daha fazla konunun üzerine gidemiyorum ve beni korkutuyor.Herhangi bir olumsuzluk olduğunda ben yasal olarak hakkımı arayabilirmiyim?Gerçekten boyle bir durum ilk defa başıma geldi.İnşallah kusuruma bakmassınız.Ne gibi bir yol izlemeliyim.
Saygılarımla...
-
Merhaba Benim Bir Sorunum Var Ama Bir Türlü Cevap Alamadim....
2002 Yilinda Bir Bankaya Kredi Karti Borcum Vardi O Günden Beri Hep Kaçiyordum Ama Geçen Yil şirkettim Maaşimi Bu Bankaya Yatirmaya Başladi Yani Tam 1 Yildir Maaşim Bu Bankaya Yatiyor Ve Ben Hiç Bir Sorun Yaşamadan Gidip Maaşimi Aliyorum Her Ay Sonu Yakalanacağim Korkusu Ile Yaşamaktan Biktim Ama Merak Ettiğim Konu Bu Banka Benim Borcumu Sistemlerinde Görmüyorlarmi Veya Başka Bir şeymi Var Anlamadim
-
Bu gün izlediğim bir haberde, PTT idaresinin kredi kartı vs borçları nedeniyle çalışanların maaşlarına haciz konulmasının kurumun prestijini sarstığı nedeniyle bundan böyle ihtar ve sonunda iş sözleşmesi feshi yoluna gidileceği söyleniyordu.
4857 sayılı yasanın TBMM' nde görüşülmesi sırasında ve Komisyon görüşmelerinde ve yasa gerekçelerinde, işçinin borçlanmasının geçerli bir fesih sebebi oluşturacağı örnek olarak kullanılmıştı.
Gerek uzun yıllardır işveren vekilliği ve gerekse banka avukatlığı yapmam dolayısıyla bu gibi durumlarla çok sık karşılaşır oldum.
Her zaman ifade ettiğim gibi tekralamam gerekirse, özellikle bireysel iş hukuku ihtilaflarının her biri kendine özgü (sui generis) bir yapıdadır. Bu nedenle her somut olay ilgili yasa maddelerinin hukuk kuralları, içtihatlar ve hayatın olağan akışı ile birlikte ancak somut olayın da özellikleri göz önünde bulundurularak çözümlenmelidir.
Görüyorum ki işçinin borçları nedeniye maaşı üzerine haciz tatbik edilmiş olmasını işverenler çok rahat bir biçimde işçi aleyhinde kullanabilmekteler. Bunu da "şirket prestiji, işçinin işe yoğunlaşmasının azalması vb. gerekçelere sığdırmaktalar. Ancak işçinin neden bu hale düştüğünü pek az işveren gerçekten sorgulamakta, daha da azı bu olumsuzluğu ortadan kaldırmak için çaba sarfetmekteler.
Günümüzde özellikle kredi kartı borcu olan yada ödeme güçlüğü çeken pek çok çalışan var. Bunların bir kısmı bir başkasının borcuna kefil olmuşlar. Böylesi bir kefalet borcu nedeniyle dahi maaş haczi işverenler tarafından hiç bir şekilde hoş görülmemekte. Karşılaştığım bazı vakalarda ya çocuğu yada eşinin hastalığı nedeniyle kredi kartına yüklenmek zorunda kalan insanların çaresizliklerine tanık olmak kahrediciydi. Sırtına binen borç yükü altında ezilirken bir de işsiz kalma korkusu, baskısını sanırım pek çoğumuz bilemeyiz, anlayamayız da.
Demem o ki, bu konuda karşılaşılan örnekleri ve örnek yargı kararlarını , düşünce ve yorumlarımızı aktarabilirsek birşeyleri başlatmış olabiliriz.
-
Yazan: 14 - 01 - 2008 : 22.26 - mmuren
Ben evlendikten sonra kimliğimi yeniletmemiştim. Yani hala bekar yazan kimliğimi kullanıyorum. Kimlik yenileyebilmem için evlilik cüzdanıyla muhtarlğa gidip nüfus cüzdanı talep belgesi almam gerekiyormuş. Boşanma davası açmayayım diye eşim evlilik cüzdanını akrabalarında birine vermiş saklaması için.
Dava dilekçesine ek olarak nüfus cüzdanı fotokopisi de vermem gerekiyormuş. Acaba eski kimliğimin fotokopisini yada internette tc kimlik doğrulama kısmında aldığım dökümü versem olur mu?
-
Yazan: 14 - 01 - 2008 : 22.26 - sumaf
4 Bloktan olusan bir sitede oturuyorum. Sitemizde merkezi anten sistemi var ama ben taşındığım günden beri (1,5 senedir) arızalı olduğundan düzenli bir şekilde kullanamıyorum. Yöneticimize birkaç kez bildirdim. İki kez sevis çağırdı ama gerekli tamirin yapılmaması nedeniyle hala bazı kanalları seyredemiyorum. Ne yapmam lazım sonuçta kullanamadığım halde bu sistemin bedeli benden alınıyor. Teşekkürler.
-
Yazan: 14 - 01 - 2008 : 22.15 - asker34
Benim 2001 Yilindan Kredi Karti Borcum Var Taksitlendirme Yapmiştim 5 Taksitinide ödedim Fakat Işlerim Bozuldu Kalan Taksitleri ödeyemedim şuan Bankadan Aradilar 38 Milyar Borcum Olmuş 3.600 Getir Borcunu Kapatalim Dediler Neden Bu Kadar Bir Anda Düştüler Zaman Aşimi Oldugu Içinmi Birde Bu Kadar Yildan Sonra Hapis Yatarmiyim Mal Bildirimide Yapmamiştim 7 Yildir Borclu Olmama Ragmen Neden Beni Bulmadilar şimdiden Teşekkür Ederim
-
Yazan: 14 - 01 - 2008 : 22.03 - hukusen
Merhabalar,
Annemizden miras yolu ile kardeşim ve bana kalan ve üzerinde ev olan bir gayrimenkul var.Konu olan gayrimenkul izaleyi şuyu ile satışını kardeşim talep etmiştir. Mahkeme satışa karar verir ve onanırsa ve bu gayrimenkulun değeri 70,000 YTL keşif bedeli ile satışa çıkarsa;
( Tapuda gayrimenkul üzerinde kardeşimin adına bir banka tarafından hissesine düşecek miktar için 20,000 YTL haciz şerhi vardır.)
1, ilk satışta % 60 yani (42,000 YTL + satış masrafları 3,000 ytl ) ulaşılamazsa ikinci satışta % 40 (28,000 YTL + satış masrafları) ulaşılırsa satış gerçekleşirmi?
2, Bankanın kardeşimden alacağı olan 20,000 YTL satış tarihinde tekrar güncellenirmi (+ ekstra faiz ve masraflar)
3, Satış gerçekleştiğinde kardeşime satış bedelinden 1/2 hisse düşeceğine göre; bankanın alacaği olan 20,000 YTL ye ulaşmadığı için satış gerçekleşmezmi?
4, Yoksa ,bankanın alacağı olan 20,000 ytl ve (satış masrafları yaklaşık 3,000 YTL)toplam 23,000 ytl hisse kardeşime düşmesi için gayrimenkul en az 46,000 ytl 'ye mi satılması gerekli olacaktır.
İlgilerinize teşekkür ederim.
-
Yazan: 14 - 01 - 2008 : 21.24 - flander
Merhaba
Üniversite 4. sınıfın tamammını bir şirkette stajyer adı altında hiçbir para karşılığı olmaksızın çalıştım (3 ayda bir harçlık veriyorlardı allaha şükür) sigortada yok tabi ki 4. sınıf bitti 2007 haziranda mezun oldum master planım vardı daha sonra sözleşme sözkonusu oldu bana verdikleri ücret asgari ücretin ta kendisiydi hatta çalışma saatlerine göre hesaplanıyor asgarinin altına bile düşebiliyordu o yüzden master yapmanın hiç bir karı olmayacağını düşündüm ve vaz geçtim 6 aylık sözleşme dönemim aralık sonu itibarı ile sona ermiş bulunmaktadır, ingilizce desen var anadolu lisesi üniversite desen var 4 sene iibf mezunu yurt dışı tecrübesi var ama asgari ücrete çalışıyorum askere gitmekde pek istemiyorum ama asgari ücrete çalışmakda koyuyor açıkçası bilgisi olan varsa bu konuda bana haklarımı söyleyip beni aydınlatırsa sevinirim tşk.
-
Yazan: 14 - 01 - 2008 : 21.00 - bedrettin
Sevgılı dostlar bır sorum var babam 70 yasında ve sağ ve vasıyet hazırlamak ıstıyor.14 daireden bırtanesını uzerıme geçırmek ıstıyor. Şuan oturduğum daireyi diğer daireler normal paylasılmasını ıstıyor ve ben bu daireye masraf yapacam abımler mıras baylaşımında bu vaziyetnameyı boza bılırlermı ?
Şımdıden tesekurler.
-
Öncelikle selamlar. Forumda iyice araştırma yaptım ama ben hala korku içindeyim.1978 doğumluyum resim bölümü 4 sınıftayım. 2007 ağustosunda yoklama kağıdım geldi. Şubeye gittim. Sordum soruşturdum bana sen şimdi git ocak 2008 de gel seni tecil edelim dediler. Yüksek lisans yapacağımı söyledim. Tamam şimdi git ocakta gel dediler. Bu gün gine gittim şubeye yoklama kaçağı olduğumu yakalanmamam gerektiğini sölediler. Okulum mayıs 2008 de hayırlısıyla bitiyor.mezuniyet belgeni al hemen tecil edelim dediler. Y.lisans a ağustosta başvurup eylülde sınava girmem gerekli ne yapmalıyım?Teşekkürler.
-
Yazan: 14 - 01 - 2008 : 20.35 - Ctrl
Arkadaslar merhabalar..
Öncelikle bu konu ile ilgili epey bir konu açıldığını ve tamamına yakınını okudugumu belirtmek istiyorum. Ama hiç birisi benim merakımı gidermedigi için tekrar bu konuyu açmak zorunda kaldım...
Bir rehabilitasyon merkezi işletmekteyim ve bütün personelimizle mebin standart sözleşmesini 1 seneligine belirli olarak ve ek herhangi bir madde olmaksızın imzaladık... Öğretmenlerimizden birisi sözleşmesi devam ederken 6 ncı ayında istifa etme istegini özel sebeplere dayandırarak dilekçe ile tarafıma bildirdi.. bende kendisine sözleşmemizin süreli sözleşme olduğunu ve süresinden önce feshedilemeyecegini en azından fesih için gerekli şartlar oluşmadan feshedilemeyecegini belirttim. bu aradada baglı bulundugum meb e konu ile ilgili bilgi verip soruşturma açılmasını istedim ki, sadece istifa etmekle kalmayıp kurum hakkında karalayıcı beyanlarda bulunan personelim, işe gelmemezlik, işi aksatma ve iş yerinde huzursuzluk çıkarmaya baslamıstı... soruşturma bir kaç gün önce neticelendi ve meb. son 15 gününde işe gelmeyen ve işe gelmeyecegini bize ihtarname ile bildiren bundan 10 gün sonrada baglı bulundugumuz mebe yazı ile basvurarak istifasının onaylanmasını isteyen personelimizin istifasını on gün öncesinden olmak üzere onaylayıp bi şekilde istifası onaylanmış ve kurumla olan ilişiği kesilmiştir..
sormak istediklerim şunlar....
(işe gelmedigi her gün için kurum personeli tarafından tutanak tutulmuştur. 10 gün üstüste işe gelmedigi içinde müstafi duruma düşecek olan personelimizin ceza yememesi için meb istifayı on gün öncesinden onaylamıstır. )
gerekli şartlar olulşmadan keyfi olarak ve özel sebepleri bahane ederek ayrılan personelimizin istifası iş kanuna aykırımıdır.
Mahkemeye versem davayı kazanabilirmiyim.....
ikincisi meb in bu istifayı hemde geçmişe dönük olarak onaylaması mümkünmüdür. eğer mümkün degilse meb e dava açabilirmiyim?
şimdiden ilgi ve alakanızdan dolayı teşekkür ediyorum
-
Yazan: 14 - 01 - 2008 : 20.20 - b.boy
Hakkımda hazırlanan bir iddaname sonucu hakkımda kamu davası açıldı.İdaanamede yer alan maddeler :
1-İki kişi telefonda görüşme yapıyor ve A kişisi B kişisine sözde bana verilmesi için bir başkasına 10-15 milyar lira para verdiğini söylüyor.Bu telefon görüşmesinde sadece benim adım geçiyor.Ben bu görüşmeye bizzat kendim dahil değilim.Nitekim ben böyle bir parayı da hiç bir şekilde ne aldım ne de talep ettim.
2-Daha önce Bölge İdare Mahkemesinin bozduğu bir kararada iddanemede yer veiliyor.
Sormak istediğim benim dahil olmadığım bir telefon görüşmesinde bana iftira atılarak ismimin geçmesi delil teşkil ederimi ve Bölge İdare Mahkemesinin bozduğu bir karar tekrar mahkemeye gönderilebilirmi.
Bana yardımcı olursanız çok sevinirim.Şimdiden teşekkürler.
-
Yazan: 14 - 01 - 2008 : 20.06 - kemal67
Öncelikle herkese merhabalar ve bu forumda olan emeği olan herkeze çok tesekkür ediyorum çünkü mp3, film yerine bilgi dağitiyorsunuz.
Daha once ne mahkeme nede karakola gitmis değildim ama son donemle ailevi sorunlar işsizlik ve kız arkadaslarımla olan sorunlarımdan dolayi piskolojik sapkınlıklar yaşadım alkol kullanmaya basladim hayatım sarpa sarmisti ve gittiğim spor salonunda bir pantolonun cebinden cuzdan aldım icinden nakit kullandıum ve kredi kartiyla alısveris yaptim ve 2008'in ilk haftasında tefkif edildim emn mudurlugunde sucumu kabul ettim olaylari oldugu gibi anlattim aynı gün savcılıga sefk edildim aynı ifademi savcılıkta verdim ayrica cok pisman oldugumu ve karsı tarafın zararını odemeyi kabul ettim ifademi verdim serbest bırakıldım karsı taraf şikayetini geri alırsa durumum ne olur? avukat tutacak gücüm yok barodan avukat istemem gerekir mi? yardımcı olursanız cok mutlu olurum.
-
Yazan: 14 - 01 - 2008 : 19.04 - dreamtrap
Merhaba benim takıldığım ve karşılaştığım bir sorun var cevap veren olursa sevinirim.
Bir personel ssk ya ilk giriş olarak 1 ay önce giriş yaptı.ve bu kişi bir rahatsızlık geçirdi.SSK ya göre ameliyat veya muayene olması için 120 günü doldurmuş olması gerekir.Fakat bu durum bu kişide mümkün değil.
Benim sorum;
bu kişi ameliyat olması için nasıl bir yol izlemeliler?Annesinin faal olan ssk güvencesi var ve hala çalışıyor durumda annesinin SSK sından faydalanbılırmı?SSK kaydı olduğu ve çalıştıgı için annesinin ssk sından faydalanamazmı? Bunun için izlenecek yol nedir?
Yardımcı olunursa seviniirm.
Teşekkürler.Bu konu ile kanun maddesı ile cevap yazma şansınız varsa iyi olur çünki konu ile ilgili SSK kanununun ilgili maddesini okumak isterim.
FORUM KURALLARIMIZI TEKRAR OKUYUNUZ, "ACİL YARDIM" GİBİ BAŞLIKLARLA KONU AÇMAYINIZ
YÖNETİM
:(
-
Eşime 2006 ağustosta tarım bağkurlu olarak sigorta yaptırdık.
Eylül 2007 de ayrıldı.Şimdi de SSK ya kayıt yaptırmak istiyoruz.
1) Bunun mümkün olmasının koşulları nedir?
2)Bağkura olan 1 aylık prim borcum ne gibi etkiler?
3)Kayıttan sonra SSK internet sistemine geçiş ne kadar zamanda oluyor?
4) Kayıt için gerekli belgeler nedir?
5)Kayıt için eşim gitmeden takipçimiz halledebilir mi?
Soruların cevaplarını aradım ama herkes bir şeyler söylüyor.Sizlerin net cevap verceğinizi düşündüğüm için bilgilerinize başvuruyorum.Yardımlarınız için teşekkürler.
-
Yazan: 14 - 01 - 2008 : 18.51 - avalancha
Ben Kendim Dava Açarak 17.10.2007 Tarihinde Resmen Eşim Ile Boşandim,iki çocuğum Var.ve Bununla Ilgili Olarak Boşanma Belgemi Bile Almadim.
Sorun Olan şu Ki;geçinmek Problem Olmaya Başladi,annem Geçen Yilbaşinda Yani 1 Yil Kadar önce Vefat Etti.emekli Maaşi Alamiyordu Ama ölüm Halinde Kisa Bir Süre Kaldiği Için Emekli Oldu Ve Ablam Bekar Kizi Olarak Maaşini Almakta.ben Bu Paradan Faydalanabiliyor Muyum...eğerki;olabiliyorsa Nereye Başvurmaliyim? Ilginize Teşekkür Ederim :)
-
Yazan: 14 - 01 - 2008 : 17.30 - blerifia
Merhaba .Benim bilgi almak istedigim konuyu kısaca anlatıyım size :Kardeşim kuyumculuk sektöründe bir firmada yaklasık 12-13 senedir calışıyordu ve bu firma 2-2,5 sene önce sigorta yaptı.Basına iş dışında gelen bir kazadan dolayı 3 ay kadar calışamadı hastanede ve evde bakım yapıldı.işverenin bundan haberi var.3 gün önce isyerinden aradılar ve gelmesini söylediler .kardeşim gitti ve işten cıkarıldıgını ögrendi fakat işveren durumunu bildigi halde ve yasalar yükümlülügünce işten cıkarılmadan önce işten cıkarılacagını bildirmek zorunda .işveren bildirmeden cagırdıgı gün işten cıkarıp sadece 2-2,5 senelik tazminatını verdi.işyerinden neden cıkartıldıgını ögrenmek istedigimde işveren bana işyerini küçülttügünü söyledi.Şimdi sormak istedigim sorular sunlar :1.işveren işcisine iş bulması için hiç bir süre vermedi işten cıkarıldıgını önceden söylemedi buna ne yapabiliriz ve hakkımız nedir ?2.yaklasık 12 senedir bu işyerinde calışmakta ve sigortası yapılalı 2-2,5 sene olmuştur .Bundan önce işveren sigorta yapmadıgından kacak işci calıştırma statüsüne giriyor ve vergi kacırma sucunu işliyor biz bu işverenden bu gecmiş zamanın ücretini nasıl alırız ?veya bunun için nasıl bir yol kullanmalıyız ?cevaplarınız için şimdiden tesekkür ederim .iyi günler..
-
Yazan: 14 - 01 - 2008 : 17.21 - alem67
Rahatsızım ve işsizim 19 yasındayım asker adayıyım epilepsi hastayım is arıyor ancak hastalıgımı ogrenen iş verenler iş vermiyor kredi kartı borcundan icralık oldum avukatla anlasıp taksite bağladım hayla ödemekteyım ve bugun alısveriş yapmısoldum mağazan icra teblikatı aldım 2500 ytl lik kefil ise annem aynı evde oturmaktayız ve avukatı ile görüstüm taksıt yapmıyorlar düzgün bir ev eşyamız yok icra yapabilecekleri maasım veya mal varlığımda yok ne yapmalıyım icra yapacak birseyim yok ve bu mağaza icra sırasına girermi
-
Yazan: 14 - 01 - 2008 : 17.16 - esmer2000
Merhaba
Yaklaşık 5 yıldır bir firmada çalıştım ve 02/01/2008 tarihinde işe geç kalmam sebebi ile işverenimle tartışma yaşadık.Patronum şahsıma ağıza alınmayacak hakaretler etti.İşyerinde çalışma arkadaşlarımda şahit oldu.İfadesinde hakaret ettiğini itiraf etmiştir. Ben mahkemeye başvuruda bulundum.İlk olarak işverene verilecek muhtemelen ne olacaktır? Ayrıca işden kovulduğum için tazminatımı istedim. Fakat sigorta primlerini asgari ücretten gösterdiği için asgari ücretten vereceğini bildirdi. Fakat ben kabul etmedim.Çalışırken bana vermiş olduğu maaş yazısı var elimde.Gerçekte almış olduğum maaşım bu kağıtta yazıyor.Acaba bununla birlikte iş davası açılabilir mi? Bordrolarımı imzalamıştım her ay ama son bordroları imzalamadım.
Şimdiden teşekkür ederim.
-
Yazan: 14 - 01 - 2008 : 17.12 - invisible
Eşimle anlaşmalı boşanma için anlaştık fakat sonra eşim vazgeçince ben davamı açtım. Boşanma davasını açtıktan sonra eşim eşyalarımın olduğu yere gelerek bana ait eşyaları aldı. Tamamen tahrik amaçlı işine yarayan yaramayan ne varsa almıştır. Boşanma davasında da ayrılmak istemediğini söylemektedir. Bu eşyalarımı ben geri istediğimde ise kendisine ait olan eşyaları aldığını söylemiştir. Bende bunun üzerine mal kaçırma ve hırsızlıktan savcılığa suç duyurusunda bulundum. Savcılık bu konuda takipsizlik verdi. Özel eşyalarımı aldım, yalnız halıyı yanlışlıkla aldım onuda iade edecem demiş.
1- Boşanma süreci başladıktan sonra bana ait eşyaların alınması suç teşkil eder mi?
2 - Bana telefonda sana ait bende bişey yok diyen insan savcıya halıyı yanlışlıkla aldım diyor; ki ortadaki halı yanlışlıkla nasıl alınır? Bu suçunu örtebilecek bişey mi?
3- Savcılık kararına itiraz etsem sonuç alabilir miyim?
-
Benim Merak Ettiğim Şu
gayrı tabii mukeneratı askeri ceza kanununda okudum gayrı tabii mukarenatın anlamının kısacası düzgün olmayan ilişki olarak sözlük anlamına baktım fakat bu konuda ayrıntılı bilgiye ulaşamadım Gayrı Tabii Mukarenetten askeri Mahkemeye gitmiş kişinin kurtulma şansı varmı bu gayri tabii mukarenatta hep asker kişiler arasından bahsediliyor fakat asker ile sivil arasındaki bir ilişkide şahıslar askeri mahkemedemi yargılanır yoksa sivil mahmekemi bakar açığa alınma işlemi askerler arasındaki ilişki gibi hemen mi olur yoksa mahkeme kararımı beklenir bir de bu konudaki mahkeme ne kadar sürer tahmini olarak aydınlatırsanız sevinirim
-
Yazan: 14 - 01 - 2008 : 17.04 - şilem
Çalıştığıma kuruma 2006 yılında başladım TİS'de gecen yıl (2007-2008 yılları için) yapıldı. Bu yapılan TİS de bende önce giren işçilerin maaşı 1750 civarında ben onlarla aynı iş i yapmama rağmen benim maaşım TİS de 1100 olark belirlenmiştir. Ben Toplu sözleşmeye itiraz edebilirmiyim iş kanunda toplu sözleşme hükümleri hakkında bi şey göremedim.
-
Yazan: 14 - 01 - 2008 : 16.51 - bade_34
Eşim Kırgız ben Türküm. Eşim kısa bir süre sonra Türk vatandaşlığına geçecek. Şu anda 32 yaşında. Türk vatandaşlığına geçtikten sonra askere gidecekmidir ?
-
Merhaba.Ben konuyu kısaca anlatayım.Bir baba var.İlk evliliğinden 1 erkek çocuğu var.Ayrıldıktan sonra da 2. evliliğini yapıyor ve 1 kızı oluyor.O zamana kadar hiç malı yok.2.evliliğinde 3 tane ev alıyor ve bütün hepsini karısının üzerine yapıyor.Benim sorum şu:
1) Babanın ilk evliliğinden olan erkek çocuğu bu evler üzerinde hak iddia edebilir mi?
2) Bütün evlerin eşinin üzerine olması bişey ifade eder mi? Yani ilk çocuğun hak talep edememesi durumu gibi...
3) İlk çocuğun hakkının olması durumunda;babanın anneden önce vefat etmesi veya tam tersi durumda mal paylaşımıyla ilgili farklılıklar olur mu?Bilgilendirirseniz çok mutlu olurum...
Lütfen imla kurallarına uyunuz!
-
Yazan: 14 - 01 - 2008 : 16.30 - ahmet3341
Emniyet genel müdürlğünde görevli bir polis memuruyum.Görev yaptığım sırada araç içerisinde oturuyordum bir şahıs geldi ( Alkollü bir şahıs ) ve cama vurarak camı açmamı istedi camı açtım ve buyrun dedim,şahıs bana hitaben siz polis misiniz dedi bende evet dedim şahıs bana sizin yaptığınız işin a....koy..,tüm polislerinde a...koy..ve seninde a...,koy... diyerek sinkaflı küfürler söyledi bende telsiz ile anons ettim ve bir asayiş ekibi istedim ekip geldi durumu anlattım şikayetçi olduğumu söyledim ve şahıs o gece savcının talimatı ile nezarette kaldı artı sarhoşluktan idari yaptırım kararı cezası kesildi,ve savcı şahsı nezaret sonrası serbest bıraktı..
1-Şahıs yaptığı bu hakaret ve sövmelerden ceza alırmı alırsa ne ceza verilir,
2-Ben ve diğer meslektaşlarım şahıs hakkında tazminat davası açabilirmiyiz,ne kadarlık tazminat davası açabilirim,
-
İcraPro
0312 430 12 64
Satış Sorumlusu:İlkay ÜNLÜ
ARTIK İcraPro İLE TANIŞMA ZAMANI
İcraPro bir ZİRVE BİLGİSAYAR ÜRÜNÜDÜR.
-
Yazan: 14 - 01 - 2008 : 14.12 - mavi35
Herkese merhaba
şu an annemin evinin üstüne kat yapıyorum elektrik ve suyum bağlı ama inşaata başlarken inşaat ruhsatı almadım .Diğer palanlarım olsun herşeyim hazır
Bir tek inşaat ruhsatım yok .
Şu an oturma ruhsatı almak istiyorum karşıma bir sorun çıkarmı ?
-
Yazan: 14 - 01 - 2008 : 13.55 - tobeor
Bir şahıs şirketi kurup bir firmanın bayiliğini aldığımda ve 2 kişiyi asgari ücretle çalıştırdığımda vergi yükümlülüklerim ve oranları nelerdir? Bilgi veren olursa çok memnun olurum.
-
Müvekkiller kanunsuz grev yapmaları sonucu işten çıkarılmışlardır. Bu greve ön ayak olan ve prosedürleri tamamlayan, işçilerin bağlı bulunduğu sendikadır. İşe iade davası açılmış dava kaybedilmiş ve yargıtayda da onanmıştır. Şuan sendikanın düzenlediği ve yasaya uygun olmayan bu grev nedeniyle işçiler işsiz kalmış ve mağdur olmuşlardır. Bu mağduriyet sebebiyle sendikaya başvurabilmemiz,en azından kıdem ve ihbar tazminatı oranında tazminat davası açabilmemiz mümkün müdür?
-
Yazan: 14 - 01 - 2008 : 13.31 - fatih72
Lojmanda oturuyorum.Lojmanda kaloriferle ilgilenmesi için yaklaşık 10 yıl önce biri tutulmuş.Aradan geçen zamanda lojman yönetimi defalarca değişti.Şu an kaloriferci ile yapılan anlaşmayı bilen yok, elde anlaşma yok.
Sigorta düzenli yatırıldı.Şimdi kaloriferciyi işten çıkarsak tazminat ödermiyiz?
Kaloriferi iptal edip sobaya geçsek yine tazminat ödermiyiz?
-
Bugun elime ulasan Turk Telekom faturasina baktigimda, tahsil ettikleri Katma Deger Vergisi (%18) ile Ozel Iletisim Vergisine(%15), sirkete odenen aylik ucretin (10.64 YTL) de dahil edilmis oldugunu fark ettim.
Telekom'un, kendilerine odenen aylik ucret icin kdv ve iletisim vergisi almasi nasil bir mantik?
Yani Telekom, kullanicidan aldigi aylik sabit ucretin vergisini yine kullanicidan alip, devlete veriyor.
Bu uygulamaya itiraz etmek icin ne yapmak gerekir?
-
Yazan: 14 - 01 - 2008 : 13.00 - serrapd
Merhaba,
Ben 13 Mayıs 2007 tarihinde alkollü iken bir trafik kazasına karıştım. Aynı kazada karşı araçta bulunan iki kişi yaralandı. Yaralılardan ikisi de alkollü idi. Ancak araçta arka koltukta bulunan ve yaralanmayan başka bir şahıs sürücü olduğu beyanında bulundu.
Ben kazadan sonra hiçbirşey hatırlamıyordum ve olay yerine gelen trafik zabıtası bana başka bir araca çarptığımı söyledi. Beni jandarma ekipleri gözaltına alırken, diğer araçta bulunan yaralılar hastaneye kaldırıldı. Sürücü olduğu beyanında bulunan kişi de trafik ekipleriyle beraber gitti.
Bana kazaya benim sebep olduğum söylendiği için ben de jandarma da suçu kabul ettim. Ancak sonradan araştırdığımda araçtakilerin alkollü olduğunu araçlarından rakı şişesi çıktığını ve bizi taciz etmekte oldukalrını öğrendim. Ayrıca jandarma gözetiminde kaldığım gecenin sabahında özel bir hastanede panik atak krizinde olduğum için diyazem aldım. Nöbetçi mahkemeye çıktığımda da diyazem etkisi altında idim. Mahkemede olayı hiçbir şekilde hatırlamadığımı ifade ettim.
Olayı kendim araştırmaya başladım. Sonradan da görgü tanıklarından biri benimle bağlantıya geçerek taciz edildiğimizi gördüğünü aynı güzergahta servis minibüsü ile servis çekmekte olduğunu söyledi. Araçların fotoğraflarını çektim ve karşı tarafın aracında polis tutanağında belirtildiği gibi arkadan darbe olmadığını gösterir fotoğrafları savcılıktaki dava dosyasına sundum.
Olayı gören ve servis minibüsünde bulunan tanıklardan üç kişi dinlettim. Kaza gecesi yanımda olan kız arkadaşım en başından beri, önümüze aniden geçtiklerini ve bizi taciz etmekte olduklarını söylüyordu. Aynı ifadeyi tekrar verdi.
Göğüs kafesinde kırık olan alkollü yaralı özel sağlık sigortası olduğu için Bursa'da faaliyet gösteren özel bir hastaneye kaldırılmıştı. Şahsın alkollü olduğu ve ağzının içki koktuğu hastane kayıtlarında ve savcılıktaki dosyada belli. Ancak hastanede, içkili olan, göğüs kafesinden ve burnundan yaralanan kişinin direksiyondaki kişi değil de 3. kişi olduğuna kanaat etmişler ve özel sağlık sigortasından parayı almışlar. Bana ceza davam henüz sürerken 17 milyar civarında hastane masrafının rücu etmesi için dava açıldı.
Karşı tarafın aracı, bir renta car firmasından kiralık olmasına ve kiralayan kişi sürücü olmamasına rağmen, araç emanet verilmiş gibi gösterilerek kasko şirketinden parası yine polislerin belirlediği kusur oranına dayanılarak alınmış. Bu aracın masrafları da kasko şirketi tarafından bana rücu etsin diye dava açılmış. Trafik tutanaklarında ben 8 de 8 oranında suçlu gösterilmişim.
Biz savcılığa başvurarak, sürücünün yaralılardan özel hastanede yatan kişi olduğunu ve bu kişinin de röntgen ve grafilerinde darbeyi göğsüne direksiyondan aldığının belli olduğunu, bu sebeple yaralıya ait hastane kayıtlarının, röntgen ve grafilerin adli otomotivde incelenmesi talebinde bulunduk. Henüz bunların sonucu gelmeden hastane yaralının 3. kişi olduğuna kanaat ederek, özel sağlık sigortasından parasını almış.
Benim öğrenmek istediğim, yaralının üçüncü kişi mi yoksa sürücü mü olduğuna hastanenin karar vermesi hak mıdır?
Benim cezamı belirlemek özel bir hastane ve iki trafik zabıtasının işi midir? Davam neticeye ulaşmadan, bana rücu davalarının açılması ne kadar doğrudur?
Kolay olan ve hiç bir araştırma yapmadan mini etek giymiş ve içkili bir bayanın üzerine bütün suçu yıkarak, koparabilenin koparabildiği kadar parayı koparması hukuka uygun mudur? Bu ülkede trafik zabıtası ve özel hastaneler hukuktan üstün müdür?
Kaza gecesi, bütün yerel gazeteler ve televizyonlar olay yerine gelerek benim mini etekli görüntülerimi aldılar. Anneler gününde annem, televizyonda ve gazetelerde hakkımda yazılan ' alkollü kadın üç kişiyi ezdi ' başlıklarını okudu. Ben bekar bir bayanım. Gazetecilerin benim kadın yada kız oluşumla ilgili kamuoyuna açıklama yapmaya hakkı var mı? Bekaret sebebiyle töre cinayetlerinin işlendiği bir ülkede ve henüz ceza davam sonuçlanmamışken gazeteciler benim suçlu olduğuma hükmedip, alkollü kadın sürücü ibaresi kullanarak beni ifşa edebilirler mi? Suçlu isem benim cezamın, hukuk tarafından verilmesi gerekmez mi? Bana karşı yapılan bu linç girişimi kadın olmamdan, içkili olmamdan ve mini etekli olmamdan mı kaynaklanmaktadır? Türkiye cumhuriyetinde hangi delikanlı davası sona ermeden benim gibi cezalandırılmıştır?
Aynı kazada, karşı tarafın aracı sadece yan yatarken, benim kullandığım araç takla atmıştır. Biz yara almadan kurtulurken emniyet kemeri kullanmayan ve araçları bizimki kadar sağlam olmayan yaralıların yaralanmasından tamamen beni sorumlu tutmak, trafik zabıtasının takdiri midir?
Bu kadar karmaşık bir olayda lise mezunu trafik zabıtalarının hüküm vermesi doğru mudur?
Şimdiden görüş bildirecek hukukçu arkadaşlara teşekkür ederim.
Serap Doğru
-
Merhaba..2002 yılında bekar iken kredi kartı borcum vardı ödeyemedim ve şuan da ödenmiş değil..Yaklaşık 1 yıl sonra,2003 yılında evlendim..şuan eşim bir işyeri açmayı düşünüyor..Sormak istediğim benim geçmişteki kredi kartı borcumu şuan eşimden tahsilat yoluna gidebilirlermi..Bu konuda yardım ve görüşlerinizi rica ederim.
-
Yazan: 14 - 01 - 2008 : 12.56 - aimar82
Bu Ayin 20sinde Odemem Gereken Senet Var Fakat Odeyecek Durumum Yok Su An 1-2 Ay Sonra Anca Odebilecegim.bir Iste Calismiorum Ailemle Kaliyorum.alacakli Olan Kisi Ailemin Evine Haciz Yollayabilirmi.eger Oyleyse Ben Ikametgah Adresimi Degistirsem Bu Durumdan Kurtulabilirmiyim.ayin 21inde Islemler Baslatilacakn Ne Kadar Surem Olur Acaba.bana Teblig Edilmesi Benim Mal Beyaninda Bulunmam Yoksa Ayin 21inde Direk Esyalari Almayami Gelirler.
Yardimci Olursaniz Cok Sevinirim.simdiden Tesekkurler
-
Yazan: 14 - 01 - 2008 : 12.19 - eebrk
9.5 yıldır bir üniversite hastanesinde hemşire olarak çalışmaktayım. Ancak uğradığım bir haksızlıktan dolayı kurum değiştirmek istiyorum. Eğer kurum değiştirmeme izin vermezlerse istifa etmeyi düşünüyorum. İstifa ettikten sonra tekrar memur olabilirmiyim? Haklarım nelerdir? Bana yardımcı olabilirmisiniz?
-
Yazan: 14 - 01 - 2008 : 11.42 - g_cihan
Merhaba, 15.12.2007 tarihinde Bağcılar xxxxx Hastanesinden tansiyon,bel ağrısı problemi konusunda sağlık taraması yaptıklarını söyleyen Sibel ve Ebru isminde 2 bayan evde yaşlı annemi ziyaret ettiler.Tansiyon ölçmüşler.Annem kilo problemi olduğunu söylediğinde Kemer satışı yaptıklarını söylemişler.Elektrikli bu aleti eğer istersek 1 ay süresince deneyebileceğimizi 10 YTL karşılığında kulllabileceğimizi söylediler.Kiralamadan 1 ay sonra eğer ürünü beğenmezsek iade edebileceğimizi,beğendiğimiz taktirde ürünün fiyatı olan 130 YTL den düşeceklerini belirtip bir sözleşmeye imza atmasını istediler.Ürünü eve bıraktılar ancak hiçbir kiralama vb gibi bir evrak verilmeden.Dün (10 Ocak 2008) tarihinde posta kutumuza sözleşmenin sureti bırakılmış.Telefonla ilgili firmayı arayarak cihazı satın almadığımızı sadece kiraladığımızı ürünü geri almalarını ve sözleşmeyi fesh etmelerini talep ettim.Geri alamayacaklarını istediğimiz merciye şikayet edeceğimizi ifade ettiler.Kapıdan Satış Yetkili Belgesine sahip bu kişinin başkalarını da dolandırmaması için ne yapabiliriz?Yardımınızı rica ederim.Saygılarımla.
-
İyi günler..
Ben 22 yasındayım.3yıl liseden tecilliyim.%65-70 derece skolyoz hastasıyım.Acaba askerden muaf sayılırmıyım?İlginize şimdiden teşekkürler.
-
Yazan: 14 - 01 - 2008 : 10.10 - byfobi
Merhabalar herkeze;
Kendi yazdığım ve tasarladığım bir sitem var casus bir programla şirket bilgisayarıma girip tüm dosyaları almışlar böylece siteyi kopyalamışlar bi şekilde site şirket üzerine kayıtlı yanlız yazılım olarak sitede herhangi bir lisans yok yani şirketimiz bünyesinde yazılan bir site ve zaten bu işi yapan bi firmam bulunmakta.
Bu yazılımı dağıtan veya satanlar hakkında ne gibi işlemler yapabiliriz.
-
Yazan: 14 - 01 - 2008 : 09.26 - musti99
Geçen sene tek başıma rabamla giderken yoldan çıktım ve bariyerlere çarptım. Aradan baya bi zaman geçmişti ama alkol almıştım. Aracım kaskoluydu bende kaskodan yararlanmak amacı ile trafik çağırdım. Ancak yapılan kontrolde 60 promil alkol çıktı. Kaskodan yararlanamadığım gibi ehliyettende oldum. Daha sonra idare mahkemsine dava açtım. Sonuçta kimseye verdiğim bir zarar yok ayrıca alkole bağlı bir kaza değildi ve ekipleri kendim çağırdım. Elimde yargıtayın daha önce vermiş olduğu kararlar var.sonuç ne olur acaba. olumlu olması durumunda yaptığım masfarı sigortadan alabilirmiyim.
-
Yazan: 14 - 01 - 2008 : 09.23 - megeli
Merhaba,
26 yasindayim. Babam yaklasik 10 sene once almanyada bir teshis klinigine gitti ve kendisine crohn hastasi oldugunu soylediler. senelerden beri ilac kullaniyor azulfidine, salofalk, B12 vitamini. Bu hastaligin genetik ve kronik oldugunu biliyorum. Son bir kac senedir bende de belirtileri baslamisti. Surekli ishal olmalar, mide agrilari, agzimda bogazimda cok sayida aftlar. Bir turlu kontrol e gidemedim. Nisan ayinda askerlige gitmek icin kararimi aldirdim. Askere gitmeden oncede bu hastaligimi bi kontrol ettireyim dedim. Bu hastaligi internetten arastirirken bu foruma rastladim ve crohn hastalarinin askerlikten muaf oldugunu gordum. Yeni acilan anadolu saglik grubunun gebze deki hastanesine gittim. kan tahlillerim yapildi, kansizlik sinirinda ciktim. Bugunde kolonoskopi yapildi. Bagirsaklarimda da yaralar oldugu gozlendi. Parca alindi ve biyopsi yapilacak bunun sonuncunda crohn hastasi olup olmadigim meydana cikacak. ama uzman doktorun bana soyledigi yuzde 99 crohn sun butun belirtiler mevcut.
Eger crohn hastasiysam askerlikten muafim ama ben askere gitmek icin basvurumu yaptim ve gumussuyu askeri hastanesinden saglam raporumu almistim. Simdi ben bunlari geri cevirmek icin ne yapmaliyim?
Daha önce crohn hastalığıyla ilgili bi konu konuşulmuş forumda oraya da yazı yazdım ama cvp alamadım. bilgilendirirseniz sevinirim.
-
Yazan: 14 - 01 - 2008 : 02.51 - akkaya53
Ben doğunca halama çocuğu olmadığı için evlatlık verilmişim.Öz babam 1990 yılında vefat etti.Mirasçı olarak öz annem 2 abim 2 ablam ve ben olduğumuz için 20/3 hisse oranı düşüyordu.Ben evlatlık olduğum için böyle bir miras beklemiyordum.Öz babamın ölümünün üzerinden 2-3 gün geçti ki benden imza istediler.O zaman 18 yaşındayım.Öz ailemle aram iyi olduğu ve güvendiğim için noterden vekalet verdik.Noter 2-3 sayfalık metni okurken ben ne şekilde imza
attığımızı sorduğumda ablam bana tüm herşeyin kullanımının annemize verildiğini olur da herhangi bir şeyin satılması durumunda herkese hissesinin verilceğini söyledi.Bana çoğu kişi sakın imza atma derken ben aileme güvenmeyi tercih ettim.Ama bana karşı iyi görünerek arkamdan iş çeviriyorlarmış.Öz annem bu vekaletle hem alış hem satış yapamayınca 2 ay sonra yengeme ayrı bir satış vekaleti verdim.Ben yine konuya uyanamıyorum.
Aradan 2 yıla yakın bir zaman geçtğinde Trabzon'daki evin satıldığını duydum.
Gidip araştırdığımda gerçek olduğunu gördüm.Arhavi'de de 1 daire vardı.Onu da 2 abimin üzerine satış yapmışlar.Yakın çevremiz İstanbul'da da 1 daire olduğunu söylüyorlar.O da ya satıldı yada yine abimlere satış yapıldı.Köydeki arazi ve üzerindeki evin tapusu olmadığı için bir işlem yapamadılar.Ben bunları öğrendiğimde öz annemle konuştum.Bana halamın mal varlığı olduğunu hem ordan hem burdan mal alamayacağımı söyledi.Bu malları abimler çalışarak edinmişler.Onların hakları olduğunu söyledi.Bunun üzerine tanıdık bir avukata danıştım.Dava açıp kazanacağımızı söyledi.Bütün bu konuları anlatan ve ellerindeki vekaletlerini kullanmamalarını ve kendilerine dava açıp hakkımı arayacağımı belirten iadeli taahhhütlü bir mektup gönderdik.Bu arada bir kaç avukata daha danıştığımda hiç boşuna uğraşmamamı bir hak talep edemiyeceğimi söylediler.Ben de Allah'a havale ederek işin ucunu bıraktım.Mantık olarak dolandırıcılığa bile girebilecek bir senaryoyla gerçekleşen bu olaydan herhangi bir sonuç alma şansım olabilir mi.
-
Yazan: 14 - 01 - 2008 : 02.11 - akkaya53
Babam 1990 yılında vefat etti.2 Kız 3 erkek kardeşiz.Ben halamın çocuğu olmadığı için evlatlık verilmişim.Annem de hayatta.Bana 20/3 hisse düşüyor.Köyde arazimiz tapu kadastro tarafından tespit ediliyor.Benim ailem araziyi 2 abime paylaştırmak istiyor.Ben de erkek olmama rağmen beni devredışı bırakmak için feragatname istediler.Ben feragatname vermeyip bir de tapu kadastroya dilekçe verdim.Şimdi abilerim böyle bir durumda tapu tescilinin olmayacağını devletin dava açacağını söylüyor(Konuştukları tapu kadastro mühendisi öyle söylemiş).Böyle bir durumda devletin geriye doğru giderek varislerin bulunmasını isteyeceği amca ve dede arazilerinin de tekrardan mahkeme tarafından paylaştırılması yada açık arttırma sureti ile satılması gerekeceğini söylüyorlar.Bu yüzden akrabalarımızla aramızın açılabileceğini söylüyorlar.Bir de tapu kadastronun 5 dönümden aşağı tapu vermediğini söylüyorlar(bizim toplam 11 dönüm yerimiz var).Bu durumda ne yapmam gerekir?
-
Yazan: 14 - 01 - 2008 : 02.10 - admin

Kızılderililerin Türk olduğu yönündeki iddia, ilk kez her iki tarafın da katılacağı bir zirvede ele alınacak.
İstanbul Üniversitesi Mezunlar Derneği Başkanı Ali Çınar'ın girişimleri ile 26 Ocak'ta Türkevi'nde yapılacak zirveye, George Washington Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Türker Özdoğan, Amerikan İçişleri Bakanlığı Kızılderililer Doğu Yakası Daire Başkanı Frank Keel, Michigan Devlet Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Timur Kocaoğlu, Birleşmiş Güney ve Doğu Kabileleri Başkanı Brian Paterson, Araştırma Profesörü Marjorie Mandelstam Balzer ve Amerikan Kızılderilileri Araştırma Bölümü Arizona Devlet Üniversitesi öğretim üyesi Doçent Carol Lujan katılacak.
Zirvede 'En Genç Şarkıcı ve En İyi Genç Sanatçı Albümü, 50. Grammy Ödülleri Giriş Kategorisi 2007, Yılın En İyi Flüt Sanatçısı, Kızılderililer Müzik Ödülleri 2007 sahibi Ozan Evren'in yanı sıra Orta Asya'dan Melodiler albümünün sahibi İlhan Sami Özülü de müziklerinden örnekler sunacak.
Ali Çınar konu ile ilgili açıklamasında, "Yıllardır Türk ve Kızılderililerin benzerliklerini ve bağlarını konuşuruz. Şimdi her iki taraftan da araştırmacıların katılımıyla bu bağların ne olduğunu öğrenip, herkese duyurma imkanı bulacağız" dedi.
Öte yandan Kızılderililerin Türk olduğunu öne sürenler, gelenek benzerliklerin yanı sıra dillerdeki ortak kelimeleri de delil olarak ortaya koyuyor. İşte o kelimeler:
Yatkı: Ev, yatılan yer, Dodohişça: Dudak, Lı-ık: Vatan, ili, Tamazkal: Hamam, temiz kal, T-sün: Uzun, Hogan: Kerpiç ev, Hopan, Missigi: Mısır, Tepek: Tepe, Hu: Selam, Tete: Dede, Türe: Türe, Töre, Atış-ka: Ateş, Yanunda: Yanında, Aş-köz: Yemek, Tapa: Tuba, Yu: Su, yu-mak, yıkamak, İldiş: Dişleme, Kün: Gün, Tepek: Tepe, Kuşa: Kuş, Köç: Göç..
-
Benim babam tek çocuk ve iki kere evlenmiş.20 yıl önce vefat etti.ilk hanımından 7 çocuğu var.Eşi ölünce benim annamle evlenmiş ve bizde 6 kardeşiz.Benim annem sağ ve hayatta.Babamın ilk eşinden olan bir ağabeyim evliyken vefat etti.(bir kızı bir oğlu var).Yine ilk eşten bir ablam vefat etti (3 kızı var).ikinci eşten benim annemden olan en küçük erkek kardeşimde vefat etti.(Bu kardeşimde bir rus bayanla evlenmiş ve bayla hala evli gözüküyor,ancak kardeşim öldü.)Dedelerimizden babamıza kalan bu malların kimini üvey abilerim,kimini öz abilerim kullanmakta,işletmekte veya kiralarını almakta.Bu insanlar yani hayırsız erkekler hiçbir kız kardeşe beş kuruşluk yardım yapmadılar.Hatta ve hatta hayatta olan anneme bile beş kuruş vermiyorlar.Anneme ve biz kız kardeşlere yapılan bu haksızlığa son vermek ve bu mirasın bölünerek herkesin babasının malı olan mirastan hakkını almasını istiyorum.
1.)Ben izmirde oturmaktayım.Bu dava Ordu'nun Kumru ilçesindeki mallarla ilgili.Dava kumrudamı açılmak zorunda.
2.)Bu tip bir olay için ne davası açmalıyım.
3.)Böyle bir dava çok uzun sürermi.1 yıl içinde falan sonuçlanabilirmi emsalleri varmı.
4.)Kendisinden yardım alacağım bir avukat önerirseniz ve ayrıca böyle bir davaya dava sonuçlanınca para vermek üzere avukatlar bakarmı.(Şu an buraya ayıracak param yok)
5.)Dava devam ederken kiradaki malların durdurulmasıda talep edilebilirmi.
Karadenizde ezilen bayanları temsilen vede bizim ilçede erkeklere ibret olması açısından bu işi çözmek ve hakkımı almak istiyorum.Böylelikle bütün kız kardeşlerde hakkını alacak ve inanın yardımlarınızdan dolayı sizlerede dua edecekler.
Yardımlarınız için şimdiden teşekkürler.
-
Dedik ya her gün en az bir şiir okumak gerek... İşte bu bölüm her gün bir şiirin aktarıldığı ve okunduğu bölüm olsun bundan böyle...
Bugünün şiiri Özdemir Asaf'tan, buyrun okuyun... :)
ANSIZIN
Ben sensiz olanlara seni aratıyorum,
Ben sensiz kalanlara seni yaratıyorum,
Seni saklayacağım, seni yazıp-andıkça
Kendimi çoğaltıyor, seni kuşatıyorum.
Unutturmayacağım, seni yaşatacağım,
Kendimi çoğalttıkça, seni kuşatacağım,
Her zamanda, her yerde sen bende yaşadıkça...
Sen evreninde sana seni aratacağım. . Özdemir Asaf
-
Yazan: 14 - 01 - 2008 : 00.02 - atakan01
Sözleşmeli öğretmenlerin sigorta primleri 30 gün ödenmesi gerekmiyor mu?
-
Yazan: 13 - 01 - 2008 : 23.30 - kbilici
Forumun neredeyse tamamını incelememe rağmen tam olarak bir yanıt alabilmiş değilim. Yardımcıolabilirseniz çok minnettar olacağım. Aslında öyle sanıyorum ki 15 ay er olarak vatani görevimi yapacağım. Durumumu kısaca özetlemem gerekirse. 1982 doğumluyum. 1999 yılında gerçekleşen, yüz kızartıcı kategorisine giren bir suçtan 2006 yılının Nisan ayında 6 ay 20 gün hapis cezası aldım. Ceza ertelendi. Aradaki 7 yıl süresince mahkemeler, yargıtay oldukça yorduğu için bir kez daha itiraz etmeyip cezanın kesinleşmesine seyirci kaldım. 2007 yılının Haziran ayında 4 yıllık işletme lisans eğitimimi tamamlayıp, vatani görevimi yerine getirmek üzere şubeme başvurdum. 2008 temmuz'una celp vermelerine rağmen erken gitmek üzere dilekçe verdim. Yedek subay adayı olarak işlemlerim gerçekleştirildi. Sınava girmeme 1 hafta kala daha önce askerlik şubesinde belirttiğim söz konusu davadan dolayı zarfım alınıp sınava girmemem ve bir sonraki celbe kadar beklemem söylendi. Dosyam tahmin ettiğim kadarıyla askeri mahkemeye gönderilip yedek subaylığa engel olduğundan 15 ay yapmam yönünde bir karar çıkacak. Ancak kararın üzerinden 5 yılın geçmesinin akabinde memnu haklarımı geri alıp kısa dönem yapma ihtimalim üzerine; yeni çıkan lisans mezunlarına 2 yıllık tecil hakkından yararlanmak üzere dilekçemi askerlik şubesine sundum. Kararın üzerinden 1 buçuk yıl geçti. 2 yıl tecil ve sonrasında 2 yıl yüksek lisans yaparak 5 yılı doldurup memnu haklarımı aldıktan sonra, borcumu kısa dönem olarak ödemem mümkün olur mu? Tecil dilekçemin kabul görmesine, 2008 temmuzunda olan sevk tarihini erkene aldırmış olmam engel olur mu? Yoksa mukadderat diyip 15 ay askerlik yapacağımı şimdiden kabullenmeli miyim? İlginiz ve alakanız için şimdiden teşekkür ederim.
-
Yazan: 13 - 01 - 2008 : 23.15 - aysemebe
Bir şahıstan darp ve hakaret suçlaması ile şikayetçi olmuştum aradan 1,5 sene gibi bir zaman geçti yeni bir çağrı kağıdı geldi.Sulh ceza mahkemesinden basit yaralama suçlaması ile mahkeme görülecek,dava açılması acaba neden bu kadar uzun sürdü?Şikayetçinin katılan olarak talep etme hakkı var mı?eğer varsa ne gibi bir işleyiş izleniyor,şahıs bundan dolayı ceza alırsa tazminat hakkım olur mu?Dava açılması uzun sürdü mahkeme sonucunda tazminat davası açsam zaman aşımına uğrarmı Sizce nasıl bir yol izlemiyim bu konuda bilgi paylaşımı yapmanız dileğiyle....
-
Yazan: 13 - 01 - 2008 : 22.49 - B_A_R_I_S
Merhabalar
Bir sorum olacaktı.kredi kartı borcum atıyorum 1200 YTL miktarında ve bunun üzerine 300 YTL miktarında bir alışverişi 12 ay taksitle ödeme şartı ile yapıyorum.sonraki ay asgari tutarı 1200 YTL üzerine 300 YTL eklenerek mi hesaplanıyor yoksa taksit tutarım olan 25 YTL eklenerek mi hesaplanıyor.
şimdiden cevaplarınız için teşekkürler
-
Yazan: 13 - 01 - 2008 : 22.14 - preator84
merhaba.
Almanyada ticaret hukuku alanında yüksek lisans yapmak istiyorum.İnternetten biraz araştırma yaptım, yeteri kadar ingilizcem var.Almancam hiç yok, ancak almanca derslerin 2.sınıfta başladığını biliyorum.Burs olanaklarını aratrdım , burs almam zor görünüyor.
Bana almanyada önerebileceğiniz bir üniversite varmı ?İlginiz için şimdiden teşekkürler.
-
Yazan: 13 - 01 - 2008 : 21.55 - gevefe
36-42
26-45
kara paraçasının diğer yüzünden
bir serüven benim hayatım
bazen dolunaya aşık
bazen şelalenin akışına
bir kalem bir kağıt
dünyalar yaratır düşlerim
dün gece kırmızı başlıklı kıza
anaanesinin evinde beklediğini söyledim
daha öncede uyuyan güzeli uyandıran
prenstim
bu gece ise randevum var tanrıyla
altıncı günün her bitiminde olduğu gibi
kavga kelimesini
anlamı yok sözlükte
aslan geç kalmıştı işe
kuzu yövmiyesinden kesmiş
fesleğenler
çam ağaçlarına sevdalı
nerde kaldı bu şirinler
daha saklambaç oynayıp
ip atlayacaktık
birlikte kaçacaktık gargamelden
ziyafet çektim
ama karnım aç
topraklar suya doydu
yapraklar dışında
ıslanan yok
bir çocuk küskünlere
masum bir tebessüm yolladı
gözlerinden
silahlar sustu bu sefer
kurşunlar boyun eğdi
el sıkıştım güneşle
rüzgarla yarıştım
deniz kızlarına şarkılar söyledim
birlikte yüzdük batıklara
köpek balıklarından paçayı zor kurtardık
öğlen denize girdim
akşamada kardanadam yaptım
kartopu oynadım perilerle
dün bayram
bugün bayram
yarında
hüzünler tatilde sonsuza dek
nefretin
son kullanma tarihi geçmiş
eşeği suya yolluyorum ,
sudan dönünceye kadar
bir güzelle sevişiyorum
yoldan oyalansın diye
eşeğe kitap yolluyorum
tavşan kardeşle
hiç acele etmesine gerek yok
ağır ağır gelsin
bir yanlış onlarca doğruyu götürüyor
nedense yanlışlar yaşamıyor bu şehirde
her filmin başrolünde
her kitabın kahramanıyım
--hey mr. Speak ışınla beni
kuşlarla ayın saklandığı
ini aramaya çıktık
yapraklar
sarı,kırmızı,mavi,mor
bugünlük bu kadar benden
sıra sende
gözlerini kapat
haydi sende kur dünyanı
tüm isteklerini yerine getir
unutma
düşlerde bir kural geçerlidir
burada herşey
sevgi için yapılır.
-
Yazan: 13 - 01 - 2008 : 21.44 - gevefe
Özel bir yurt üniversite forumumuzda hakkında yazılan yazılar dolayısıyla bizleri mahkemeye vereceklerini söylemiş...
Yazılanlar doğrultuusunda karşı tarafın veya bizim kaybetme olasılığımız nedir?
İlgili yurt ile ilgili yazılanlar şunlardır:
http://www.kafkasuniversitesi.com/in...0&topic=7708.0
Ayrıca üyelik sözleşmesinde tüm sorumluluk yazanındır ibaresi bizlere avantaj olur mu?
-
Yazan: 13 - 01 - 2008 : 21.40 - gevefe
Konu başlığında da anlaşıldığı gibi 6 ay 22 gün hapis cezası aldım...
Avukat bunu temyize gönderdi..
Sanırım bir de benim temyiz yapmam gerekiyor değil mi?
Ayrıca erteleme ne manaya geliyor?
savcı diyor ki bu böle ertelene ertelene olay kapanır ceza falan almazmışım ve sicilime işlemezmiş... Bu konu da ne düşünüyorsunuz?
Bilir kişi raporuna göre kaçak kullnamadığım halde böle bi ceza almam şaşırttı. Sanırım teşebüsten dolayı ceza aldım...
Şimdi ne olcak? Üniversite öğrencisiyim memuriyetim etkilenir mi?
Ayrıca şu an haberlerde üni hayatında suç kızartıcı suç işleyenlerin kıs dönem askerlikten faydanalamayacağı söyleniyor...
Kaynak:http://www.internethaber.com/news_de..._id=1200852201
Haber şu şekilde:
Tartışmaların odağındaki YÖK Başkanı'ndan ilginç bir uyarı geldi: Elektrik hırsızlığı yapan üniversiteli 15 aylık er olur.
Yüksek Öğretim Kurulu Başkanlığı (YÖK) üniversitelere gönderdiği yazıyla, ’elektrik hırsızlığı’ yapan üniversite mezunlarının, yedek subay olma hakkını yitireceğini, askerlik görevlerini 15 ay er olarak yapmak zorunda kalacağını belirterek, öğrencilerin uyarılmasını istedi.
Hayat pahalılığı altında ezilen ve çareyi kaçak elektrik kullanmakta bulan üniversite öğrencilerinin ileride kötü sürprizlere karşılaşmamaları için YÖK harekete geçti. YÖK, Milli Savunma Bakanlığı’nın uyarısıyla üniversitelere bir yazı göndererek öğrencilerin, mezuniyetin ardından askerlik görevini yaparken kötü sürprizlerle karşılaşmalarının önlenmesi için bilgilendirilmelerini istedi. YÖK, üniversitelerden “yüzkızartıcı suç” işleyen üniversite mezunlarının yedek subay yapılmadığını, yapılan inceleme sonucu bu durumdaki kişilerin büyük bölümünün öğrenciliği sırasında kaldığı evlerde ya kendileri ya da kapatmayı ihmal ettikleri için üzerlerinde görünen saatlerden yapılan elektrik hırsızlığı olduğunun saptandığını belirtti.
-
Yazan: 13 - 01 - 2008 : 21.33 - tk___46
Şiir kitabını fotokopi ile çoğaltmak suç mudur?Cezası nedir?Burada çoğaltmaktan kasıt maddi durumu olmayan öğrencilerin şahsi olarak eseri fotokopi çektirmeleridir.Şimdiden teşekkürler.
-
Yazan: 13 - 01 - 2008 : 21.21 - mesmes
Merhaba, sizlerden iş yerimle ilgili yaşadığım sorundan dolayı yardımınızı rica edeceğim.
İşe girdikten 8 ay sonra sigortam başladı. Sigortamın başlama tarihi 20/10/2006. İş yerinde erkek arkadaşımla birlikte çalışıyordum ve patronumuz 1 yıldır bu durumu biliyordu. Geçtiğimiz Salı günü beni çağırarak ya nişanlanmamız gerektiğini ya da babamı çağırmamı ona aramızdaki ilişkiyi açıklaması gerektiğini söyledi! Aksi taktirde orada çalışmam mümkün değilmiş. Bende böyle bir isteği kabul edemeyeceğimi söyledim. Ve mecburen kendisi bana şart koştuğu için 8 Ocak Salı gününden bu yana işe gitmiyorum. Erkek arkadaşıma Pazartesi gelip istifa dilekçesini versin demiş patronum. Ayrıca bana üst üste haber vermeksizin işe gelmediğime dair bir belge imzalatacakmış. Ama ben işe o istemediği için gitmedim. Benim işten çıkmak gibi bir düşüncem de yoktu. Yarın görüşmeye gideceğim. Ne yapmam gerekiyor yardımcı olabilirseniz çok sevinirim.
Saygılarımla.
-
Yazan: 13 - 01 - 2008 : 21.01 - timsah55
sayın hocalarım bi konuda bilginize başvurmak istiyorum
ben çalıştığım işyerindeki müdür,amir,şef veya üst'üme odasında,masasında veya ofisinde yani ona ait bölgede darp uygulasam her hangi bi ceza alırmıyım
ben tazminattan bahsetmiyorum zaten ondan vaz geçtik hani olduda darp ettik
cezası nedir para cezası veya hapis cezası varmıdır....
YÖNETİM NOTU: Başlık açarken forum kurallarına uyunuz, sorduğunuz soruya nasıl bir yanıt beklediğinizi bilmiyoruz ancak ne dememizi bekliyorsunuz, "amirinizi dövün birşeycik olmaz" mı?
Konu kilitlenmiştir.
-
Yazan: 13 - 01 - 2008 : 20.48 - fth.d1881
Arkadaşlar öncelikle yaşım daha reşit değil..
8 ay önce kadar bir hosting firmasından "domain" ve "hosting paketi" satın almıştım..
4 ay sonra siteye giremedim..4 aydır da hala girilemiyor....
sonra hosting firmasını msn den bana ulaştı anlamadığım bir şekilde mağduriyetimiz için 1 yıllık hosting vereceklerini söledi...yapmam gereken de sadece msnden yollamış olduğu world dosyasını kendime göre düzeltmekti
Alıntı:
..................... BİLİŞİM HİZMETLERİ
(KULLANICI SÖZLEŞMESİ)
Tarih : Müşteri Sözleşmenin doldurulduğu tarihi girecektir.
a.Genel Satış Biçimi Hakkında Bilgi
Hosting siparişleriniz 15 dk – 14 saat arasında açılır.Hosting ücret ödenmeden bir gün önce açılabilir.(Bu bir günlük süre test süresidir.)
Domainler 24 saat veya 48 saat içinde aktif olur.Domainler ücret ödenmeden kesinlikle aktif edilmez.
b.Teknik Destek
Firmamız müşteri memnuniyetini en üst safahada tutabilmek için 7/24 Destek Sunmaktadır.Bu destek forum üzerinden sağlanmaktadır destek forumumuzun adresi aşağıdadır.
......................
Firmamız Msn üzerindende destek sunmaktadır.Msn Destek Adresimiz : ...........
c.Müşterilerimizin Uyması Gereken Zorunlu Kurallar
Firmamız sunucusunda Adult,hack,warez,TC. Cumhuriyetine zarar verici içerik bulundurulan , Mp3 vb. telif hakları korunan dosyalarını paylaşan siteler uyarılmadan KAPATILIR.Bu tür sitelerin yedek talep etme hakkı yoktur.Özellikle T.C Cumhuriyetine zarar verici sitelerin hostlarına el koyma hakkı gizli tutulur.
Aylık ödemelerini 10 gün veya daha fazla süredir ödemeyen siteler suspend(ücret ödenene kadar kapalı tutulur.) edilir.
Müşteri her destek talebinde güvenlik nedenleriyle Tel no ve TC.Kimlik nosunu vermek zorundadır.
Lisansız CMS yazılımları (Vbulletin vb.) gibi yazılımların kurulması yasaktır.
Firmamız YEDEKLEME yapmamaktadır.Sadece müşteri isteği üzerine yedek alınır ve hardiskimizde tutulur.Gerektiğinde hardiskimizden alınarak müşterimizin kullanımına sunulur.Yılda müşteri 5 kez bize yedek aldırma hakkına sahiptir.5. yedekten sonra firmamız o sitenin yedeğini almaz bundan sonraki yedekleri kendiniz alırsınız.Eğer bizim almamızı isterseniz ekstra ücret talep etme hakkımız gizlidir.
d.Firmamızın Yükümlülükleri
%99 uptime oranının altına düşmemek.
7/24 problemsiz sitenize erişim sağlayabilmek.
Sunucunun güvenliğini sağlamak
Siteleri belli aralıklarla içerik bakımından gerek kurulu olan CMS bakımından denetlemek.
NOT: Eğer bu yükümlülüklerimizi yerine getirmezsek ekstra hosting veya domain isteme hakkınız vardır.
e.Sözleşme
Firmamız sözleşme süresi boyunca sözleşmede değişiklik yapma hakkını gizli tutar.
f.Kişisel Bilgileriniz
Adınız ve Soyadınız .............
TC Vatandaşlık Numaranız :
Telefon Numaranız :.................
Fax (varsa) :
Msn Adresiniz : .................
Mail Adresiniz (msnden ayrı ise) :.....
Adresiniz (Ülke Türkiye dışıysa ülkeyide belirtiniz) : .................
BU SÖZLEŞMEYİ DOLDURAN HERKES KULLANICI SÖZLEŞMESİNİ KABUL ETMİŞ SAYILIR.SÖZLEŞMEYE GÖRE YANLIŞ BİR DURUMDA İTİRAZ ETME HAKKI YOKTUR.SÖZLEŞME İKİ TARAF ARASINDA 1 (BİR ) YIL SÜREYLE KABUL EDİLMİŞTİR.
BU METİNİN ÇIKTISI ALINARAK ARŞİVE ALINMIŞTIR.
|
ben sadece adımı soyadımı,cep numaramı ve adresimi yazdım
herhangi bir şekilde imza atmadım,tc kimlik numaramıda yazmadım
ama hosting firmasındaki adam msnden "teşşekür ederim,sunucumuz faaliyete geçince görüşmek üzere" yazıp aniden çevrim dışı olunca içime bir kurt düştü
bir kaç kişiye sorduğumda bunun gerçek biz sözleşme bile olmadığını sölemesi üzerine rahatlamama rağmen genede sizinle paylaşmak sizden yardım almak istedim...adam bu bilgilerle veya sözleşme dosyası ile bana herhanbi bir şekilde maddi veya manevi zarar verebilir mi?
şimdiden teşekkürler..
-
Yazan: 13 - 01 - 2008 : 20.25 - ayturk
Meraba benim sorunum şu; ben geçtiğimiz sene bir trafik kazasına karıştım aracımla yüksek hızda seyrederken ışıklandırmalı bir kavşakta yol hakkı bana yeşil iken kırmızı ışıkta geçen bir araca çarptım.Araçtaki iki kişi ve ben yaralandım karşı arac sürücüsünün kolu kırıldı ve aracı hurda oldu.Benim yaralanmam hafif ama aracımdaki hasar ağırdı.İkimiz de yeşil ışıkta geçtiğimizi iddia ettik, ben aracımın hasarını kasko şirketinden tazmin ettim. Karşı taraf da tespit yaptırıp dava açmış ben aracım kaskolu diye olayın üstüne düşmedim karşı taraf aracının masrafını benim sigorta şirketimden tazmin etmiş. Fakat savcı bey bana dava açmış! Sanıyorum taksirle yaralamaya sebebiyet verdiğim için? Sorum şu ben davayı takip etmediğim için suçlu duruma düşmüş olabilirmiyim? İkincisi savcı beyin hakkımda açtığı davadan dolayı bana bir ceza gelir mi gelirse ne kadar? Bu dava için kendime bir müdafi avukatı bulmalımıyım? Yoksa dava gitmemi gerektirmeyecek önemsiz bir dava mı? Yardımcı olursanız sevinirim. Ankara'dayım uzman avukat arkadaşların yardımını bekliyorum. Cevap veren arkadaşlara şimdiden teşekkür ederim! ( Ben kesinlikle yeşil ışıkta geçtim ve sigorta şirketimin aynı görüşle karşı tarafa dava açma talebi mahkeme tarafından reddedildi!!!)
-
Yazan: 13 - 01 - 2008 : 20.00 - ANIL34
Annem ve benden oluşan gayri faal LTD. Şirket' im adına almış olduğum cep telefonu,ticari amaçla olmayıp şahsi kullandığım için Tüketici Mahkemesine dava açtım. Fakat görevsizlik sebebi ile nöbetci sulh hukuk mahkemesine gönderilmesi kararı vermiş.
ahaltuner rumuzlu arkadaşımızın daha önce başka bir soruya verdiği cevap,
Sayın nesrin_ml,
Ben öceki cevabımda siz rabayı 4822 sayılı kanunla değişik 4077 sayılı tüketicinin korunması hakkındaki kanunun 2.maddesindeki tüketici tanımına uymayan bir durumda yani malı ticari veya mesleki amaçla kulanma halinde bu yasadan faydalanamazsınız demiştim.Eğer sizi bunun özel olarak kullnıldığını yani bu işletmede ticari amaçla kullnılmadığını belgelerseniz elbetteki şirketlerde tüketici sayılabilir.Zaten yasada tüketici gerçek veya tüzel kişiler diye belirtilmiş..
Saygılarımla..
tüketici mahkemesinin kararına itiraz etmelimiyim.
-
Yazan: 13 - 01 - 2008 : 18.30 - senada44
Bir akrabam şuan ceza evinde 17 yaşında.Amcası silahıyle adam yaralamış.Çocugun elıne vermış.Çocuk sucu kabul etmıs ıfadesınde. Yaralanan şahıs ayaklarından 2 kurşun atılmış.Şu an askerde.Şüpheli mahkemesi olduğu gün mahkeme salonundan kaçmış.Hakkında yakalandıgı yerde tutuklansın dıye karar cıkmıs.Yakalandıgından berı ceza evınde mahkeme gunu ocak sonunda bellı oldu.Şu an ailesi ne yapacaklarını bilmiyorlar.Avukat tutmamız gereklımı yoksa barodan avukat gonderılıyormu?Ne kadar ceza yer.Amcası soylememe konusunda baskı yapıyor kimse ispatlayamaz diyor. Ne yapılması gerek. Cahıl oldugu ıcın mahkemeden sonra salıverılırım dıyor. Lütfen bizi bilgilendirin.
-
Yazan: 13 - 01 - 2008 : 18.11 - yolcumix
Rüşvet alan bir kolluk görevlisinin maruz kalabileceği hukuki yaptırımlar nelerdir.
-
Yazan: 13 - 01 - 2008 : 17.24 - enrique34
İyi günler benim bir sorum olucaktı.Üniversite okurken kaçak elektrikten Sakarya tedaştan para cezası aldım.Daha sonra İstanbul'daki ikametgahıma kaçak elektrik kullanmamdan dolayı ifade vermem için adliye ye bir kaleme gitmem gerekti ve ifademi verdim.2006 da daha sonra hiçbirşey olamadı, şuanda gazetelerde yer alan bir habere göre kaçak elektrik kullananlar askerliği er olarak değerlendirecek diye bir söylenti var.Ama yasal hakkım kısa dönem sizce bu beni etkiler mi? Etkilerse nasıl bir süreç izlemeliyim?Yardımcı olursanız sevinirim.
-
Yazan: 13 - 01 - 2008 : 16.38 - admin
Hukuki net bildiğiniz üzere geçen sene köklü değişikliklere gitmiş, yepyeni bir yüz ve kod ile yayına devam etmiş idi.
Bu sene sitede büyük değişiklikler yapma gereği duymamakla birlikte bazı yeni özellikler ekledik.
1- Sitede arananı kolay bulabilmek için bildiğiniz üzere,
a) Forum arama motoru
b) Forum üstlerindeki hukuki terimler (etiket veya tag denebilir)
c) Forum altlarındaki 'Benzer Konular' kutusu
d) YENİ : Forum konusu açarken konunun benzerinin olup, olmadığını kontrol edebileceğiniz 'YAZACAĞINIZ KONUNUN BENZERİ VAR MI' sorgulaması. (12.1.2008)
2- Siteye kayıtlı ÖZEL GURUPLARA (Hukukçular özel, Stj.Avukatlar ve Hukuk Öğrencileri Kulübü üyeleri) münhasır olmak üzere HUKUKİ SOHBET ODASI. Bu chat odası sadece bu guruplar tarafından görünmekte, normal üyelerimiz veya ziyaretçiler sohbet odasını görmemektedir. (12.1.2008)
-
Emekli sandığından emekli maaşı almaktayım. Kefillikten dolayı Maaşımın 1/4'ü icra yoluyla haciz edilmiştir.
Asliye Hukuk Mahkemesinde devam eden bir dava ile ilgili olarak mahkemece menkul ve g.menkul varlığıma ihtiyati tekbir kararı çıkmıştır. Bu nedenle T.C.Ziraat bankası Torbalı Şubesindeki Emekli hesabımdan aldığım emekli maaşımın 3/4'ü de bloke edilmiş ve maaş alamıyorum. maaşımı alabilmem için ne yapmam gerekir. Teşekkür ederim.
-
Ben 33 yaşında bir kadınım. Erkek arkadaşım benim onunla olan telefon kavgamı kayıt etmiş. Telefonda açık bir şekilde öldürürüm seni şeklinde konuşmalarım oldu. Bunu kayıt etmiş ve şimdi de savcılığa beni tehdit etti diyerek şikayette bulunmuş. Kayıtları delil olarak kullanabilirmi. Ve msn üzerinden ona yazdığım yazıları kopyalayıp basmış. Bu gerçeğe dayalı delil sayılabilirmi. Bu adam benim 3 senelik sevgilimdi.
-
Yazan: 13 - 01 - 2008 : 13.40 - dtlc
Merhaba
04.07.2007 tarihinde 16.07.2007 itibariyle gecerli olmak üzere (ssk ya da bildirilen işe başlama tarihi bu) bir banka ile 2 senelik sözleşme imzaladım. Sözleşmede eğer ayrılmak istersem 7000 YTL tazminat ödemem gerektiği yazıyor. konu ile ilgili birkaç sorum olacak. İlk sorum ihbar sürem olacak mıdır? Olursa hangi tarihten itibaren 2 hafta, ne zamandan sonra 4 hafta olur? (istifa etmeyi planlıyorum.) İkinci sorum ise eğer ben böyle bir tazminat ödüyorsam ihbar süresi gene olurmu? Banka yetkilileri bu tutar yerine sadece eğitim ücretini ödeyerek (2000-3000 YTL arası) istifa edebileceğimi soylediler. Bu durumda da gene ihbar süresine gerek olmaksızın böyle bir ayrılma gerçekleştirebilirmiyim? Tazminatı böyle düşürmelerinin bir sakıncası varmıdır?
Teşekkurler.
Çok değil 10dk.önce üye olurken kabul ettiğiniz forum kurallarını ne çabuk unutmuşsunuz.İmla kurallarına uyunuz,başlıklarınızda acil vb.ifadeler kullanmayınız.
-
Günaydın devlet memuruyum. Taşıma ruhsatlı tabancam var. Salı günü mahkemem var. 5 yıldır beraber olduğum sevgilimin babası 1 ay önce konuşmak için sokakta karşılaştık 2 dakika konuştuk, polis çağırdı. Karakolda silah çektiğimi söyledi, bilahere 2 yalancı şahit bulmuş. Savcı dava açtı. Ne yapmalıyım, ne ceza alırım, memuriyetimi bitirir mi? Cevap verirseniz memnun olurum, saygılarımla.
-
Yazan: 13 - 01 - 2008 : 12.34 - sibel_yas
Merhabalar,
Benim bazılarınıza ilginç gelebilecek bir sorum var. Bilgisizliğimi affedin. Herhangi birisi gidip hakkımda savcılığa şikayette bulunsa, savcılık olayı inceledikten sonra bunu ileri taşıyıp taşımayacağına karar verse ve benimde ifademe başvurmak isterse; bana ulaşması gerekir değil mi? Benim sorum bu noktada başlıyor, eğer bana ulaşamazsa ne oluyor? Tamamen kendi hatasından dolayı adresime gerekli bilgi gelmediğinde ve benim hakkımda dava açılıp açılmadığında veyahut birinin şikayette bulunup bulunmadığımdan haberim bile olmadığı halde hakkımda arama iznimi çıkartılıyor? Veyahut ne oluyor bu durumda? (Bu soru daha önce bir kaç gazeteci yazarın başına gelmişti, durumdan mahkeme sonuçlanınca haberleri olmuştu)
Burada ince nokta şu, savcı veya hakim arama izni çıkartıyorsa bu polis kayıtlarına giriyor sanırım. Yani biz adli sicil kaydı alarak hakkimizda dava açılmış mı, hakkımızda arama izni var mı veya hakkımızda herhangi bir mahkemeden sonuç alınmış mı hepsini öğrenebilir miyiz? Ve ben hakkımda şikayette bulunulduysa bunu nasıl öğrenebilirim? Veya bunun durumunu.. Eğer bunu adli sicil kaydında bulamıyorsam bunun için illa ki polise gidip bir bakın bakalım hakkımda herhangi bir dava var mı(beni mahkemeye ifade vermek için çağıran var mı?) diye sormam mı lazım? Veyahut yurtdışına çıkarken ki polislere mi sormam lazım? Yani onlar nereye bakıp görebiliyor ki bende oraya bakıp hakkımda herhangi bir şikayet, ifade isteği veya arama izni çıkıp çıkmadığını anlayabileyim.
Biraz karışık oldu ama aslında sorunun temeli aynı. Yardımcı olabilirseniz çok memnun olurum.
-
Yazan: 13 - 01 - 2008 : 11.43 - demirmask
29 AĞustos 2007 de içinde kiracısı olan bir daire satın aldık.
06 Eylül 2007 de ihtiyaç nedeniylen evde oturmak için ,kiracıya tahliye taahhütnamesi gönderdik.
Eylül ve Ekim kirasını kiracı ekimin 20 sinde ödedi.
kasım kirasını da 14 kasım olmasına rağmen ödemeyince 14 kasım 2007 de noterden ihtar çektirdik.
kiraların her ayın 5 inde ödenmesi gerektiğine(daha önce evi satın aldığımız kişiye kiraları ne zaman ödüyordu tam bilmiyorum ama ay başında diye anımsıyorum.) kirayı da bir miktar arttırarak o miktarı ödemeleri gerektiğine dair bir ihtar yolladık.
İhtardan sonra 20 kasım 2007 de kasım ayının kirası geldi.Yalnız arttırmış olduğumuz miktar değil de kendilerinin arttırdığı bir miktar geldi.
Aralaık 2007 de de kirayı getirmeleri gene 20 sini falan buldu.
Ocak 2008 kirası 13 ü olmasına rağmen hala gelmedi.
Ben şimdi kiracıya 2. ihtarı yollasam ödese de ödemese de evden çıkarmak için dava açabilir miyim???
Zaten Mart ayının başında 6 aylık süre dolacak o zaman her halukarda dava açıp çıkartacağız.
Bir an önce bu kiracının çıkmasını istiyoruz,tahammül edilecek gibi bir kiracı değil çünkü,
-
Yazan: 13 - 01 - 2008 : 03.25 - filiz78
2470358316 nolu nema hesabımla ilgili bankada çalıştıgım dönemde 85ytl nema aldım.Bir süre sonra nema ödemesini hak etmediğimi ve faizli geri ödemem gerektigini söyledi bankadaki muhasebecimiz.Daha sonrada nema hesapları kapandı dediler ama benim konu ne oldu bilmiyorum kime sorduysam hiçbir cevap alamadım.İleride benden milyarlar olarak geri isterlerse çok zor durumda kalırım.
ssk no:3407199716851
ilk işe giriş 1997 ama daha sonra 1-2 iş değiştirdim daha sonra bankaya girdim 1999-2003 yılları arasında çalıştım şimdide bir firmada çalışıyorum
ne olur bana fikir verin teşekkürler
-
Yazan: 13 - 01 - 2008 : 03.23 - admin
Birçok hakim ve savcı arkadaşımın staj döneminde kendilerine telkin edilen bir hususu burada tartışmaya açmak istiyorum.
Hakim ve savcı adaylarına ve stajyerlere hep " sakın ha avukatlarla" evlenmeyin, arkadaş olmayın, dolaşmayın şeklinde telkinde bulunurlar. Sizce bu nasıl bir düşünce?
-
Merhaba,
7 ay evvel bir firmada yazılım mühendisi olarak çalışıyordum. O firmada çalışmaya başladığımda imzaladığım belirsiz iş sözleşmesinde rekabet yasağı bölümünde 1 sene boyunca işverenin faliyet alanına giren şirketlerde, müşterisi veya ticari rakibi olan kişi ve kuruluşlar ve bunların temsilcileri, ortakları, yöneticileri yahut danışmanları nezdinde çalışmamayı kabul ettiğim maddesi mevcuttu.
İşyerimden ve çalıştığım bölümden memnunken bir gün bana sormadan başka bir bölümde başka bir göreve atandığım, bundan sonra yazılım mühendisi olarak çalışmayacağım bildirildi. Ben de bu bildirimden sonra, eski bölümümde, eski işimde çalışmak istediğimi müdürüme bildirdim, fakat olumsuz yanıt aldım. İş kanununa baktığımda (Çalışma koşullarında değişiklik ve iş sözleşmesinin feshi - MADDE 22) başlıklı maddeye dayanarak hakkımı şirketten aradım. Tabi yeni görevimi kabul etmediğimi (yazılı olarak) 6 işgünü bekleyerek bildirdim fakat eski görevime iade edilmedim. İşten atılmayı beklerken ve tazminatımı almayı beklerken tam 1 ay geçti. Şirket sonunda bir kılıfına uydurarak bir istifa mektubu hazırladı. İçeriğinde maaşımın yaklaşık 4 katı bonus adı altında veriliyordu. Ben de yasal şeylerle uğraşmak istemediğimden, yeni bir iş bulduğumdan ve şirketin iyi niyetine inanarak, imzaladım ve söylenen miktar hesabıma yansıdı. Fakat geçtiğim firma da aynı sektörde rakip sayılabilecek bir firma ve bundan duyduğum endişeler artmaya başladı. Çünkü şirketin tanıdığım aynı konumdaki insanlara dava açtığını duydum. Bana da dava açılırsa kendimi nasıl savunabilirim. Elimdeki atama belgesinin kopyası, ya da şahitler işe yarar mı? Yoksa sözleşmede belirtilen tüm tazminatı ödemek zorunda mı kalırım?
Teşekkürler.
-
Yazan: 13 - 01 - 2008 : 00.59 - kaan_ulaş
Merhabalar benim paylaşmak istediğim konu şöyle, 4 ortaklı bir ltd şirketimiz var şirketin %50 lik hissesi benim imza yetkiside sadece bende. %30 luk hissesi olan ortağım şirketten ayrılmak istiyor.Bizde aramızda toplantı yaparak karar aldık hissesine düsen miktarı belirledik.Verilen miktarı az bulan ortağımız hissesini başka şahıslara da devredemeyince de şirketin mallarına tesbit ve fesh olmasını istedi,ben ve ortaklarım şirketten ayrılmak isteyen ortağımın istediği hissesine düşen miktarı veremesek veya fiyatta anlasamasak şirketimiz mahkeme kararı ile kapanır satışamı çıkarılır?İş yapamaz durumamı gelir?Elimiz bağlı şirketin satılmasını mı bekleyeceğiz.Burada yapmamız gereken nedir hukuki olarak?Yani kısaca ben bu hisseyi ortağımın istediği fiyattan almak zorundamıyım?Alamazsam da şirketi kapatıp satılmasını mı beklemeliyiz?Bu piyasa şartlarında birde fiyat konusunda mahkemenin bilirkişi ile belirlediği fiyata itiraz hakkım varmı?İtiraz etmesem bile maddi manevi dolaylardan hisseyi devralmak zorundamıyız?Yardımcı olursanız ayrıntıları size aktarabilirim teşekkürler.
-
Yazan: 13 - 01 - 2008 : 00.40 - ersyno
benim sorum şu kardeşimin bir tasarım ofisi var.Masraflar düşüldüğünde aylık geliri 500 ytl civarı...Boşanma davasında kardeşimin eşi gerçekte 2000 ytl aylıkla çalıştığı halde ( bu işe onu kardeşim yerleştirdiği için gerçek aldığı aylığın da bu olduğunu hakime belirtti.)ssk ya asgari ücret gösterildiği için 450 ytl aldığını belirtti ve kardeşimden aylık 500 ytl tedbir nafakası bağlandı.Bu rakam çok yüksek halbuki kardeşim de polisin yaptığı tahkikatte 500 ytl geliri olduğunu belirtmişti.Bu nafakaya itiraz ettiler ancak hakim itirazı redetti.Hakimin bizce haksız olan bu kararının geriye hiçbir şekilde dönüşü yok mudur?Çünkü 9 aylık geçmiş ödemeler ve mahkeme masrafları falan 6500 ytl'yi buluyor.İş yerini kapatması onun yararına olur mu?
neler önerirsiniz?
-
Yazan: 13 - 01 - 2008 : 00.31 - TanerL
Öncelikle Marhaba,Kelime Kirliliği yapmadan sorunumu anlatacağım.Şimdi Ben Konyada Öğrenciyim.2 kişi eylül ayında eve çıktık.Evsahibi evini emlakçıya bıraktığı için 1yıllık senet ve sözleşme imzalandı.daha sonra şiddetli geçimsizlikten ev arkadaşım ile ayrılma kararı aldık.Ben Evden Çıktım,Arkadaşım evde kalmaya devam etti. Emlakçıyla Görüştüm ve bana 410 milyon verdiğim takdirde senet ve kira kontratını sadece arkadaşımın üzerine geçireceğini söyledi.bu 410 milyonluk mevlada 2 aylık su elektirk ve kömür masraflarıda varmış.Yani ben yasal olarak oturmadığım evin kömür,su ve elektirik parasını vermek zorundamıyım?ayrıca evin kefili arkadaşımın kefili,ben bu parayı ödemediğim takdirde,Bir Yıllık Senet bedeli benden mi alınır yoksa evin kefilinden mi?
İlgilenirseniz Çok Minnettar Kalırım.
Şimdiden Teşekkürler..
-
Yazan: 13 - 01 - 2008 : 00.11 - ibrahim23
Merhaba. Şimdiden yardımlarınız için teşekkürler
Temmuz 2007 den 1 Mayıs 2008 kadar ev sahibi ile bir kira sözleşmesi yaparak ( Sözleşme nedense ev sahibinin isteği üzerine birinin başlangıc tarihi Mart diğerinin ise Temmuz olarak emlakcı kanalıyla 2 farklı sözleşme düzenlendi) oturmaya başladım. 500 YTL depozit verdim ve ev kirasını her ay peşin olarak ödedim. Ödemeler elden yapıldı hiç bir belge elimde yok gibi. Yanlızca ev sahibinin bana noterden gönderdiği ocak ayı borclu olduğuma dair noter ihbarnamesi var.
Aralık ayında emlakcıya giderek tayinim çıkacağından dolayı evi ocak sonu boşaltmak istediğimi bu nedenle Ocak ayı kirasının vermeyeceğimi bunu depozite saymasını söyledim. Emlakcı ev sahibine bildirmiş. Ev sahibi noter aracılığı ile Ocak ayının kirasını ödemediğimi bana ihtarname ile tebliğ etti.
- Ocak ayının sonunda tayinim çıkaçağı için bir başka ile gideceğim. Bu nedenle sözleşmeyi tek taraflı iptal edebilirmiyim.
-Evin duvarlarının dişa bakan kısımlarının yarıdan yukarısı, nemden dolayı tamamen küf ve kararmış bir halde. Ev yeni tadilat görmüş evin ayıplı kısımları duvar kağıdı ile kapatılmıştı. kış mevsimi ile beraber evin duvarları tamamiyle nem çekiyor, mutfak dolabının arkasıda aynı vaziyette. Tayinim çıkmadığı taktirde bunu gerekçe göstererek kira sözleşeme süresi dolmadan evi boşaltabilirmiyim.
-
Yazan: 12 - 01 - 2008 : 22.28 - moli
İnternetde
www.xxxxxxx.com tarzında açık artırma esasına dayanan satıcıların ve alıcıların buluştuğu bir web sitesi yapmak istiyorum. Ancak herhangi bir ticari kimliğim yok. Hangi adımları atmam gerekiyor.
Teşekkür ederim.
-
Yeni bir binada oturuyoruz.Binamızın sığınağı dört taraftan su sızdırıyor. Muhtemelen yeraltı suyu muhtemelen diyorum çünkü ne iski ne de belediye konuyu ciddiye almıyor.Bina sakinleri olarak bizde suyun sığınamıza bilahare binamıza ve binanın taşıyıcı sistemine zarar verdiğini düşünüyoruz. Muhatabımız kimdir ve mevzuatın hangi kısmı bizim olayı dava konusu yapmamıza gerekçe olur. Yardımcı olursanız sevinirim. Teşekkürler...
-
Yazan: 12 - 01 - 2008 : 21.32 - alper242
Geçen sene bir araba almıstım. Noterden satışını almamıştım.Bende sadece aracı aldığıma dair kendi aramızda yapılmıs imzalı bir yazı var. Araca haciz geldi satan kişi bana bir yerden mal aldığını ve senet yaptıklarını senetleri taksitli şekilde yatırdıgını son taksiti oderken senete mukavilen parayı yatırmadıgını ve karsı tarafın seneti vermeyip mehkemeye basvurdugunu söyledi. Şu an aracı aldığım kişi dava açtığını ve elinde dekontların olduğunu söylüyor. Size sorum :
Aracı aldığım kişi bu şekilde hacizi kaldırtabilir mi?
Bu şekilde bir dava uzun sürer mi?
Davayı kaybetmesi halinde aracın dısında haciz nerelerden alınabilir?(yani şahsın diğer mal varlıklarından karsılarlar mı)
Şimdiden çok teşekkür ederim.
-
Yazan: 12 - 01 - 2008 : 21.06 - tanerdag
Merhaba,
8 seneden beri bilgisayar mağazası işletiyorum. Dükkan sahibimin benim işyerim gibi 6 dükkanı daha var.
Dükkan sahiplerim kardeşler, kiraları kendi aralarında paylaşıyorlar. Fakat aralarında kavga çıkmış ve kardeşlerden bir tanesi 3 dükkanı yıkıp oğluna market açıcam nedeni ile 1 ila 3 ay arasında çıkmamızı istiyor.
Diğer dükkanlarda enaz benim kadar eski geçmişleri var. Benim herhangi bir kontratım yok, diğer dükkan sahibinin bir tanesinin kontratının bitmesine daha 4 yıl var.
Ben kendi dükkanıma gerek iç gerekse dış birçok masraf yaptım ve 3 tane sigortalı çalışanım var, vergimi ödüyorum ve en önemlisi tüm müşterilerim beni bu adresden biliyorlar.
Size sormak istediğim bunca senelik emeğimin olduğu bu işyerinde, ne gibi haklarım var ? Herşey bu kadar basit mi ? Benim gibi diğer dükkan sahipleride çıkmak istemiyor. Bu konuda neler yapılabilir ?
Cevaplarsanı sevinirim, teşekkürler.
-
Yazan: 12 - 01 - 2008 : 20.14 - atakan01
iyi günler ben sigorta tescil dökümüme girdiğimde 01A,13A,13E,13I gibi kısaltmalar çıkıyor.bunların anlamı nedir?
-
Yazan: 12 - 01 - 2008 : 19.57 - ktukek
Merhabalar.. Benim sorum şu olacak, benim kendimin tamamen kodlama ( php ) yaptığım bir web sitem var ve ben bu siteyi 2 kişiye sattım.. Bu siteyi bir kişi çaldığını ve internete rızam olmadan yayacağı şeklinde tehtidde bulundu beni.. Bunu bana aynı bu tarz bir forum'dan özel mesaj yoluyla yollamıştır. Mesajı forum özel mesaj bölümünde kayıtlı olup ekran görüntüsü kaliteli bir şekilde alınmıştır. İlk olarak sitemin içeriğini ( tasarımı ) tescil ettirip daha sonra adliyeye ya da neresi ise öğrenmek istiyorum buradan; şikayette bulunsam bu kişi hakkında yasal süreç başlar mı ve sonucu ne olabilir? Sabırsızlıkla yanıt bekliyorum, ona göre pazartesi günü işlemleri başlatmayı planlıyorum..
-
Yazan: 12 - 01 - 2008 : 19.50 - doğal
Yöneticilik yapmak yasal olarak zorunlu mudur?Zorunlu ise kaçış yolu var mıdır?Yapılmazsa sonuç ne olur?
-
Yazan: 12 - 01 - 2008 : 19.33 - brooks
2 ay önce ehliyetime alkollü olduğumdan dolayı el konuldu.6 ay hapis cezası paraya çevrildi. Ehliyetsiz araç kullanırken tekrar yakalandım.Hapis cezası varmıdır, bu cezayı paraya çevirebilirmiyiz. Sonuç nasıl olabilir. Lütfen yardımcı olun.Teşekkürler.
-
Yazan: 12 - 01 - 2008 : 18.48 - rita
ŞÜPHELİ MAİLLERİ AÇMAYIN
Gazetede Yahoo, Google, MSN Messenger gibi haberleşme programlarının şifrelerini kıran kötü niyetli kişilerin vatandaşları dolandırdığını. Şifresi kırılan internet kullanıcısının adresinde bulunan kişilere ulaşan hırsızların kontör talebinde bulunduğunu bazı hırsızların da kırdıkları MSN messengerde kayıtlı adreslerden borç para talep ettiğini ayrıca bazı sitelere yönlendirerek ya da dosyalar göndererek, kullanıcılara ait şifre bilgilerinin haksız kazanç elde edebilmek için ele geçirilmeye çalışıldığını. Bazı zararlı yazılımlarla bilgilerin ele geçirildiğini ''Bir başka yöntemle ise 'haberi gördün mü, girip okusana, senin için bak ne yazdım, ne hazırladım' tarzı ilgi çekici söylemler ile vatandaşları hazırlanan sahte web sayfalarına yönlendirip MSN şifreleri yazmaları sağlandığını . ve bilgileri hackerların eline geçmekte. Olduğunu Modern ve teknolojik hırsızların , MSN kullanıcılarını mağdur ettiğini okudum
Hıhhh daha yeni uyarıyorlar.Ben bunu öğreneli çok oluyor.
Her zamanki gibi MSN’im açık çalışıyordum.aysedemir adlı bir adresten davet aldım
Aaaa,ne hoş bu eşimin tayfasından biri.Aslında biraz şaşırdım ama yinede sevinçle kabul ettim.Kısa bir hoş beşten sonra zanettiğim kişi olmadığını anladım Bu Ankaralı bir Kız kardeşimiz idi benden 10 yaş ufaktı.Biraz havadan sudan bahsettik.daha sonra kendisinin sapkınlık içinde olduğunu öğrendim.Ablayız yaa,eee toplumsal sorumluluk ta var (bizde öyle sorumluluk bilinci var işte)Kendimce Nasihatler,nasihatler Söz verdi bana bir daha yapmayacak.Aslında iyi Kız yanlışa düşmüş bir kere düzelir inşallah Birde Tatlı dilli sürekli ablacım ablacım diyor.Neyse niyetim kendisine selamet dileyip engellemek Abla sana cam açayım dedi Tamam Kız aç hadi dedim.
Sonra?
Efendim sonrası şok tabi, ne zaman bu tarz mevzular geçse bu değerli kardeşimizi beddua ile anarım.
Ne yapalım hayatta bunlar da var bizde daha yeni yeni öğreniyoruz.Bundan sonra kendimce karar aldım kendi deyimimle asil kadın mantığı uyguluyorum
“BEN SEÇİLMEM SEÇERİM”
Tanımadığım daveti kabul etmem ,maili de almam.
-
Yazan: 12 - 01 - 2008 : 18.08 - emneacar
bir özel okulda çalışan öğretmen devlet okuluna atandığından sözleşme süresi dolmadan istifa etmiştir. Kurum sözleşme şartlarına uymadığından dava açacağını söylemiştir.. Hukuki yönden kurum öğretmenden tazminat alabilir mi.
-
Yazan: 12 - 01 - 2008 : 17.14 - brky01
cevaplarsanız çok sevinirim.
kiracımız bir gece vakti kamyonla evi boşalttı, yani kaçtı.
geride 4 aylık ödenmemiş kira ve su,elektrik faturaları....
şimdi elimizdeki ödenmemiş senetleri avukata versek kiracı yok yurtdışında
yakın zamanda da gelmeyecekmiş öğrendiğimize göre..
3 milyara yakın alacağımız mevcut.
vereceğiniz cevap için şimdiden çok teşekkür ederim
-
Yazan: 12 - 01 - 2008 : 17.05 - bahtsız7
HACİZLİ(H)(1) anlamını ogrenebilirmiyim
-
Merhabalar;
Benim bir sorum var: Dedem çok zengin ve malı mülkü olan birisi ve 2 tane dayım var ve bütün mallarını dedem ölmeden önce 2 dayıma paylaştırmış ama anneme hiç bişey vermememiş. Annem en büyük çoçuğu olduğu halde annem hiç bir haktan maldan - mülkten yararlanamaz mı? Hakkını aramak için ne yapması gerekiyor? Yani annem şu an basit de olsa 2 tane daire hukuki yollardan alamaz mı kardeşlerinden? Böyle bir yasa var mı? Dedemin 12 tane dairesi var. Bir çok tarlası, arsası olan zengin bir insan ama anneme dayılarım bişey vermiyor. Çünkü dedem tapuyu diğer çocuklarına vermiş. Ne yapmamız gerekiyor? Saygılarımla, iyi günler...
-
Yazan: 12 - 01 - 2008 : 15.24 - derush
Merhaba...Müvekkilim(bayan) eşinden boşanmak istiyor.1997 de evlenmişler, o zamandan bu yana eşi hiç çalışmamış, uyusturucu bagımlısı ve müvekkilimin iş hayatını hep zora sokmus.Müvekkilim 24 saat çalışan, kocasına ve iki cocuga bakan ve kocasından şiddet tehdit gören bir bayan. Bunların hepsi ispatlanabilir durumda. 2002 den sonra müvekkilim iki ev almış.Şimdi canına tak etmiş ve bosanmak istiyor. Edinilmiş mal sistemi var diye eşinden hergun dayak yiyen, evlendiklerinden beri hiç çalişmayan ve uyusturucu bagımlısı olup sizi de uyusturucu bagımlısı yaparım diye tehdıtler savuran eşine evlerin yarısı verilecek mi ? yardım ederseniz sevinirim...
-
Yazan: 12 - 01 - 2008 : 13.40 - c_selin
Yargıtay , 6 kez akü ve elektrik aksamında arıza olmasına rağmen, sorunu düzeltilemeyen lüks otomobilin hatalı üretildiği gerekçesiyle geri iade edilmesini ve bedelinin faiziyle birlikte müşteriye ödenmesini kararlaştıran İstanbul 5. Tüketici Mahkemesinin kararını onadı.
2004 model lüks bir otomobili aksesuarlarıyla birlikte, 334 bin 259 YTL `ye satın alan Mustafa Arpacı , 11 Mart 2004 tarihinde 90 kilometrede olan otomobilinin çalışmadığını fark etti.
Yetkili servis görevlilerince çektirilen ve bittiği belirtilen aküsü değiştirilen Arpacı `nın aracı, 4 gün sonra kendisine teslim edildi. Teslim aldığı otomobilinde 3 gün sonra yeniden akü kaynaklı arıza çıkan Arpacı , benzer sorunlar nedeniyle aracını 15 Ağustos 2004, 4 Nisan 2005, 18 Nisan 2005 ve 15 Kasım 2005 tarihlerinde servise götürdü.
Otomobilinde yaşanan sorunlardan rahatsız olan Arpacı , daha sonra "aracının değiştirilmesi" talebiyle, otomobili üreten şirkete ve bu şirkete bağlı yetkili servis şirketi hakkında İstanbul 5. Tüketici Mahkemesinde dava açtı.
Mustafa Arpacı `nın avukatı tarafından hazırlanıp mahkemeye verilen dava dilekçesinde, Arpacı `nın ihtarnameyle arızalı aracın aynı markalı yeni bir otomobille değiştirilmesini ya da bedeli olan 334 bin 259 YTL `nin, otomobilin alındığı tarihten itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte kendisine ödenmesini istediği bildirdi.
Davalı şirketlerin avukatları ise, mahkemeye sundukları itiraz dilekçelerinde,mahkemenin davanın reddine karar vermesini talep etti.
Arızalı otomobili bilirkişi olarak inceleyen İstanbul Teknik Üniversitesi Makine Fakültesi Otomotiv Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof . Dr. Turgut Özaktaş, raporunda, otomobilin arızasının kullanım hatasından kaynaklanmadığını, otomobilin onarımının da mümkün olduğunu vurguladı.
Davayı karara bağlayan hakim Sevtap Kaya , kararında, davacının, açıklanan yasa ve yönetmeliklere göre "bedel iadesi" talebinde haklı olduğunun anlaşıldığını belirterek, malın ayıplı olduğunu ve ayıbın üretim hatasından kaynaklandığının belirlendiğini bildirdi.
Hakim Kaya , dava konusu lüks otomobilin davalılara iade edilmesine ayrıca, aracın fiyatı olan 334 bin 259 YTL `lik bedelin, söz konusu aracın davalılara iade tarihinden itibaren faiziyle birlikte davalılardan alınarak Arpacı `ya verilmesine karar verdi.
Dosyayı inceleyen Yargıtay 13. Hukuk Dairesi de bir süre önce yayımladığı ilamında, mahkemenin kararını onadı.
Kaynak:Haber 7
-
Yazan: 12 - 01 - 2008 : 13.31 - Tolga91
Selam arkadaşlar
Bugün msn listemde önceden beri ekli olan biri vardı beni ne için eklediğinide bilmiyordum . Uzun zaman sonra bugün bana mesaj attı ve ilk mesajında ağıza alınmayacak laflar hakaretler küfürler "sen nerde oturuyosun lan" gibi tehdit içerikli mesajlar yazdı . Konuşma dökümanı bilgisayarımda kayıtlı . Hukuki yönden ne yapılabilir acaba ? İşleri zorlaştırmak istemiyorum ama adamın amacı ne onu anlayamadım ben. Bende kendisini korkutmak amaçlı kayırları savcılığa vericem gibi sözler söyledim bu bir sorun olabilirmi acaba?
-
Yazan: 12 - 01 - 2008 : 13.26 - ilkcan35
Biz 17 yıllık evliyiz.Eşim(hanımım) evi terk ederek 6 aydır annesinin yanında kalıyor.Evi terk ettiği için boşanma davası açmasını istiyorum fakat kabul etmiyor.Eğer ben dava açarsam; 2002 yılında annesinin almış olduğu eşimin üzerine olan evin bahçesine yapmış olduğum inşaatın masraflarını, boşanırsam talep edebilirmiyim?
Ayrıca eşimin üstüne olan evden hak alabilirmiyim?
Şimdiden vereceğiniz cevaplar için teşekkür ederim.
-
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, boşanma davası açtığı eşine ilişkin yakın çevresine “Eşim kız değil. Benimle evlenmeden başkasıyla ilişkiye girmiş” diyen kocanın tazminat ödemesi gerektiğine karar verdi.
Eşine karşı açtığı boşanma davasında, eşinin evlenmeden önce başkasıyla ilişkiye girdiği iddiasında bulunan kocanın açtığı boşanma davası reddedildi. Eşi de, kendisini, ‘kız değilsin' diye suçlayarak boşanma davası açan kocası aleyhine manevi tazminat talebiyle dava açtı. Adana 2. Aile Mahkemesi kadının manevi tazminat talebinin reddine karar verdi. Dosyanın temyiz incelemesini yapan Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, yerel mahkemenin verdiği kararı bozdu.
-YARGITAY, “KIZ DEĞİLSİN İDDİASI KADININ ŞAHSİYET HAKLARINI ZEDELER”
Yargıtay, eşine ‘kız değilsin' suçlamasında bulunan kocanın tazminat ödemeye mahkum edilmesi gerektiğine hükmetti. Yargıtay'ın gerekçeli kararında şu görüşlere yer verildi:
“Davalı, elinde hiçbir kanıt ve emare olmadığı halde davacının kız olmadığını, kendisiyle evlenmeden evvel başkasıyla ilişkiye girdiğini iddia etmiştir. Tanıklar, davacının kız olmadığını davalıdan duyduklarını ifade etmiş. Bu iddia, davalı tarafından ortaya atıldıktan sonra köyde davacı kadının kız olmadığı ve başkasıyla ilişkisi olduğu yönünde dedikodu çıktığı anlaşılmıştır. Boşanma davası, davalı kadının davacıyla evlenmeden önce kız olmadığı yolundaki iddianın kanıtlanamaması nedeniyle reddedilmiş ve bu red kararı temyiz edilmediği için kesinleşmiştir. Boşanma davasında dinlenen bir kısım tanık beyanlarına göre, kadının ısrarla doktora muayene olmak istediğini belirtmesine rağmen, davalı kocanın doktor muayenesi yaptırmadığı anlaşılmaktadır. Kocanın, davacının kız olmadığını iddia etmesi, savunma amacını aşar ve kadının şahsiyet haklarını zedeler. Bu durumda davalının manevi tazminatla sorumlu tutulması gerekirken isteğin reddi doğru görülmemiştir.”
ANKA
-
Aslında bu yazıyı dün yazacaktım ama elde olmayan nedenlerden dolayı bugüne sarktı. 11 Ocak 1921 Her nekadar hukuki.net in kuruluş yıldönümü ve yaş günüde olsa Türkiye Cumhuriyeti içinde çok büyük bir anlam ifade eder.
1. İnönü zaferinin kazanıldığı ve TC temellerinin sağlamlaştığı tarihtir bu tarih.
11 Ocak 1921 de TBMM si balkonunda milletvekilleriyle bu olayı halka anlatırken...
4 haziran 1921 de 1. ve II. inönü zaferleri kazanılmış yaklaşan zafer net olarak ortaya çıkmışken iki kader arkadaşı iki liderin çankaya da kendinden emin halde durum değerlendirirkenki halleri ne kadar keyifli ve gururlular Nasıl da hak ediyorlar...
11 Ocak 1925 te Atatürk Konyadaydı. Bu rtarih 1. İnönü zaferinin 4. yıl dönümüne denk geliyordu. Konya Alaaddin tepesinde bir konuşma yaptı. Burada tarihe not düşülen konuşmalardan birini yapan Mustafa kemal Atatürk ''Zafer benimdir !'' sözünüde burada söylemiştir. işte çağımıza ışık tutacak o günü anlatan konuşma...
''Birinci İnönü Meydan Savaşı, devrim tarihimizin çok önemli, çok verimli bir sayfasıdır. Gelecek kuşaklarımız ve bütün dünya bu sayfayı inceleyip üzerinde düşündükçe, Türk Devrimini yapan bugünkü Türk Ordusu’nu ve bu orduyu bağrından çıkaran bugünkü Türk toplumunu, kuşkusuz, saygıyla anacak ve değerlendirecektir.
Bu önemli ve parlak zafer, yeni Türk devletinin her anlamıyla yeni oluşmaya başladığı günlerde elde edilmişti. Ordumuz yeni düzenlenip örgütlendirilmekte idi. Büyük cephenin çok üstün düşman güçleri karşısında korunması için her türlü güçten yararlanmak zorunluğunda bulunuyorduk. Bu zorunluluk yüzünden idi ki, cephenin önemli bir parçasının üzerinde niteliği ve amacı kuşkulu kuruluşlar bulunuyordu. Bu kuruluşların başında bulunanlar, Türk ulusunu, düşman uçaklarıyla atılan halife fetvalarına başeğdirmek, doğal olarak ulusu düşman isteklerine tutsak etmek için ayaklandılar; düşman ordusuyla birleştiler. Bir avuç Türk ordusu bu hainleri cezalandırıp bastırmak için Gediz yakınlarında toplandı. İşte bu sırada idi ki, Yunan ordusunun Bursa’daki güçleri, Eskişehir yönünden hareket ve saldırıya geçti.
Durum güç idi. Ama Türk ordusu Türk ulusal amacının haklılığından ve bu amacın zaferinden öyle emin idi ki, bir an duraksamadı. Her yön için düşündüğü önlemleri uyguladı. Ve üç zayıf tümen ile üç katı düşman gücünü İnönü sırtlarında karşılamaktan ve onunla sonuç-verici meydan savaşı kabul etmekten çekinmedi.
Bu meydan savaşı öylesine olayların yaşanmasına yol açtı ki, o gerçekleri kısaca anlatmak için diyeceğim ki, zafer, “Zafer benimdir!” diyebilenindir; başarı, “Başaracağım!” diye başlayanın ve “Başardım!” diyebilenindir. Bilirsiniz ki çarpışma, sürekli mücadele durumunda bulunan gözle görülmez güçlerin görünürdeki biçimidir. Onun için I. İnönü savaş meydanının ufuklarında yükselen zafer güneşi, Türk ulusunun yüksek erdeminin ve içsel-zenginliğinin belirişidir. Bu yükseliş üzerine büyük bozgunlar oldu ...
Birinci İnönü Zaferi, İkinci İnönü Zaferinin, büyük Sakarya kanlı-boğuşmasının ve en sonunda Türk yurdunun, Türk bağımsızlığının ilk zafer müjdecisi olmuştur. Bu nedenle I. İnönü Zaferini kazanan Türk Ordusu’nun bütün bireyleri, dünya tarihine unutulmaz, şanlı bir destan sahibi olarak sonsuza değin yaşayacaklardır.
Bu gün dolayısıyla Türk Ordusu gazilerini saygı ve gönül-borcuyla anarım. Ve şehitlerin değerli ruhlarına kutsamalarımı sunarım.''
-
-
Yukarıda resmini gördüğünüz '' tipleri'' ve benzerlerini gerçekte gördüğünüz an en yakın polis jandarma gibi devlet güvenlik güçlerine bildiriniz. Çünkü sonunda gerçek düşmanın bu olduğu yetkililerce belirlendi..
Orman genel müdürü Osman Kahveci '' Ormanlarımızın asıl düşmanı keçilerdir başka bir şey değil.... '' buyurmuş. Ben bugüne kadar hep '' ormanı yakan, kesen yok edeni'' hep insan sanırdım. meğersem tatil yörelerindeki ormanları çaktırmadan yakıp tatil köyü yapan, ormanı yok ederek ekim yapan tarla yapan bağ yapan, ormanları yok ettirip Alfabenin ikinci Harfini yan yana getirerek uyduruk bir harf ile bu arazileri sağa sola peşkeş çeken hep ''keçiymiş...'' Gerçi insanoğlu doğada bu kadar çok değilken keçiler gene vardı ve her yer yemyeşildi ama neyse...
Koskoca müdür yalan söylemeyeceğine göre vatandaşlık görevini yapalım gerçek düşman olan ''keçileri'' yakalatalım.
Ama ben genede aşağıdaki tiplerede dikkat edin derim , iyi bakın hangisi daha masum !!!!
-
Yazan: 12 - 01 - 2008 : 12.15 - gemra
mrb
örnek 13 ile ihtarneme çektikten sonra halen hem borcunu ödemiyip hemde çıkmıyorsa açacağımız derhal tahliye davası acaba ne kadar sürer erkene aldırma mümkünmü acaba
bilginize ihtiyacım var
-
Yazan: 12 - 01 - 2008 : 11.55 - kasım66
slm basıma gelenleri yazsam inanmaz hiç kimse , ordudan ihraç edilen arkadaşlar varsa bilgi paylaşımında bulunmak isterim. ne zanan yargıda bize diğer meslekler gibi yargı yolu açılacak hayatımı mahveden şeyler çok küçük ama cezası çok büyük ALLAH yardımcım olsun...
-
Yazan: 12 - 01 - 2008 : 11.48 - arhabi
Değerli meslek mensupları, ben 5 ortaklı br A.Ş. te kurucu ortağım ve yönetim kurulu üyesiyim. Hisselerimi devredip yönetim kurulu üyeliğinden de çekilmeyi düşünüyorum.
Hisse sahibi ve yönetim kurulu üyesi olduğum zamanlarda yapılmış ve geçerliliğini sürdüren anlaşmalar var. Bu anlaşmaların hükümleri ileri tarihlerde yerine getirlmediği zaman benim sorumluluğum varmıdır.
İlginiz için teşekkür ederim.
-
Yazan: 12 - 01 - 2008 : 11.08 - stone3
doğum yılı 1961 bagkura gırıs 20-04-1982 bagkur a gırıs suana kadar 6060 gun hızmetım var 1987 ile 1989 arası 290 gun ssk var suan bagkurluyum ne zaman emeklı olabılırım erkek ıcın degerlendırın
-
Yazan: 12 - 01 - 2008 : 10.43 - avhsm
Sayın forum üyesi meslekdaşlar konu ile ilgili fikir ve yorumlarınızı bekliyorum.
Takip konusu bir kira sözleşmesi var fakat elimde takip konusu kira sözleşmesi ile aynı tarihte yapılmış başka bir kira sözleşmesi daha var ve takip konusu olmayan 2. sözleşmenin miktarı daha düşük.Yürürlükteki kira sözleşmesinde bu 2. kira sözleşmesi
Yani takip dayanağı olan kira sözleşmesinin aslında o değil elimdeki 2. kira sözleşmesi olduğuna dair itiraz edicem.Fakat takibe konu sözleşmedeki aylara ilişkinde gerçekten borç mevcut tabi 1.sözleşmedeki meblağ değil yürürlükte olan 2. kira sözleşmesi şartlarına göre.
itirazım kabul edilirse takip dayanağı gerçek sözleşme olmadığından takibin iptaline karar verilirmi?
-
Yazan: 12 - 01 - 2008 : 10.21 - Onur-34
Selamlar,
Babamdan kalan mirası annem kardeşim ve ben reddetmek için mahkemeye başvurduk. Fakat oradaki memur eşiminde reddetmesi gerektiğini söyledi acaba doğru mudur? (çocuğumuz yok)
Eşim, babamın mirascısı mıdır? Benim mirası reddetmem yeterli değil mi?
-
Yazan: 12 - 01 - 2008 : 04.10 - erolkocak
kiracım dolandırıcıymış borc takıp kactı. ayrıca telefon hattıma girip konuşmuş 750 ytl telefon parası ödedim. kiracımı mahkemeye verdim 2 senedir mahkeme devam ediyor. ben her duruşmaya gittim kendisi gelmedi. mahkeme surekli sanığın duruşmaya gelmediği için duruşmayı erteliyor. sanığı bulamıyorlar. öğrendiğime gore dava dosyasında sanığın dolandırılıcıktan bir cok sabıkası varmış. bu dava sanık gelmediği surece devam edermi eyer dava sonuclanırsa sanığın alacağı ceza nedir. 2 tane şahit götürdum lehime tanıklık yaptılar ve konuştuğu kişilerin dokümanını da dava dosyasına koydum dava lehime sonuclanırsa kiracım ssk dan emekli bana olan borcunu ssk maaşına haciz koydurup alabilirmiyim bu konuda bana akıl veerbilirmisiniz saygılar
-
Yazan: 12 - 01 - 2008 : 02.35 - makmuh
Şahsıma ait 4 adet kredi kartım bulunmakta. Bunların limitleri sırasıyla 1500,1000,800,1000 YTL. 1500 YTL limiti olan kredi kartımın limitinin arttırılması için bankaya başvurduğumda, limitim de bir artış söz konusu olmadı. Her ay ortalama 800 YTL civarı olan harcamalarımı düzenli olarak ödememe rağmen limitimin arttırılmaması ile ilgili detaylı bilgi almak için bankanın müşteri hizmetlerini aradım. Müşteri hizmetleri bana verdiği cevapta;
“Kredi kartları yasası gereği kart limitimin arttırılamayacağı cevabını verdiler.Ayrıca eğer ilk kredi karınız 1Mart 2006’dan önce çıkarmış olsaydınız bu kanundaki "limitinizin gelirinizin ilk yıl için 2 katını aşamaz hükmünün" uygulanmayacağını söylediler.Yani geliriniz ne olursa olsun İLK KREDİ kartınızı 1 mart 2006 dan önce çıkarmış olsaydınız kart limitinizin arttırılmasında gelirinizin 2 katı yada 4 katı hükmü uygulanmazdı dediler” Bu durum pek mantıklı gelmediği için 5464 no’lu Banka Kartları Ve Kredi Kartları Kanunu incelediğimde,Kanunun 9.Maddedesin de düzenlenen kart limit sınırlarının bana söylendiği gibi sadece 1 Mart 20006 dan sonra ilk defa kart çıkaranlar için değil tüm herkesi ilgilendirdiği kanaatine vardım.Konuyu internetten araştırdığımda, Bankacılık Denetleme ve Düzenleme Kurulu Bankacılık Başuzmanı İhsan Ülgentürk’ün NTV ye sorun programında bir izleyiciye kart limit hakkında verdiği cevaba ulaştım.Programda Ülgentürk’ün limit artışı konusunda izleyiciye aşağıdaki cevabı veriyor:
“Bu hususta banka ve kredi kartları kanununda düzenlenmişti hatırlarsınız. 9. ncu maddenin 2. nci fıkrasında maaşla orantılı bir limit tespit edildi. Yalnız şu husus sanırım gözden kaçırılıyor bazen; bu limitler yani birinci sene maaşınızın 2 katı, ikinci sene maaşınızın 4 katı olan limit sadece ve sadece kredi kartını ilk defa alan kişiler için uygulanan bir hükümdür. Daha önceden kredi kartı sahibi olan ve örneğin cebinizde iki kredi kartı var ve üçüncüsünü almak istiyorsunuz, bu limit hükmünden zaten siz etkilenmiyorsunuz. ETKİLENEN ŞAHISLAR DEDİĞİM GİBİ SADECE VE SADECE İLK DEFA KREDİ KARTI ALACAK KİŞİLERDİR.”cevabını veriyor
Kaynak (
[www.turkforum.net])
5464 no’lu Kredi kartları kanunun 22. maddesinde ;
“Kart çıkaran kuruluş tarafından bir gerçek kişinin sahip olduğu tüm kredi kartları için tanınacak toplam kredi kartları limiti, ilk yıl için, ilgilinin aylık ortalama net gelirinin iki katını, ikinci yıl için ise, dört katını aşamaz. Bu fıkra uygulamasında bin Yeni Türk Lirasına kadar limitler hariç olmak üzere, aylık veya yıllık ortalama gelir düzeyi kart hamili tarafından beyan edilen ve ilgili kuruluşlarca teyit edilen gelirler üzerinden tespit edilir. Kart hamilinin talebi üzerine üçüncü kişiler adına asıl karta bağlı ve asıl kart limitini aşmamak kaydı ile ek kredi kartı düzenlenebilir.
Kurul, ikinci fıkrada yer alan sınırlama da dahil olmak üzere, kart çıkaran kuruluşların
genel ve bireysel risk sınır ve oranlarını belirlemeye yetkilidir.” demektedir.
Yukarıda yaptığım açıklamalar doğrultusunda aşağıda soracağım sorulara hukukçu bir arkadaş cevap verirse sevinirim;
1) 5464 no’lu banka kartları ve kredi kartları kanunun çıkış tarihinden önce herhangi bir bankadan kart çıkaranların limitlerine herhangi bir sınırlama getirilmemesi bu kanunun hangi hükmüne dayanmaktadır. En azından eski kullanıcıların var olan limitleri korunsa da yeni kart çıkarmak için bir bankaya başvurduklarında kart limit sınırlarının bu kişilere de uygulanması gerekmez mi.Zaten bu sınırların sadece ilk defa kart çıkaranlara uygulanması ne kadar adil olur.
2)Bazı firmalar ayın bazı günlerinde promosyon olarak bir ürünü belli bir bankın kredi kartına % 20 indirim ile 5 taksit satmaktadırlar. Eğer ürünü peşin alsanız dahi % 20 indirimden faydalanamıyorsunuz.O bankanın kredi kartını çıkartıp alacağınız ürünün fiyatına uygun bir limit istediğinizde bankanın müşteri hizmetlerinden yeni yasanın duruma izin vermediği yanıtını alıyorsunuz Bu durum tüketiciler arasında HAKSIZ REKABET oluşturmuyor mu? Ben hem peşin hem de daha pahalı almak durumunda kalıyorum.Buda HAKSIZ REKABET değimlidir? Haksız rekabette yasalar tarafından yasaklanmamışmıdır
3)Ben makine mühendisiyim. Ülkemizdeki makine mühendisleri ne yazık ki ayda 4000- 5000 YTL ücret almıyor. Ortalama 1100–1200 YTL maaşla çalışan bir çok makine mühendisi var. Durum makine mühendisleri odasına sorulursa da benzer bir cevap alınacaktır.Kısaca yasadan sonra kredi kartı çıkaran bir makine mühendisi,sadece market alış verişlerine yetecek düzeyde bir kart limiti olacaktır. Bu da demektir ki siz kullanmanız gereken televizyon buzdolabı vs… gibi eşyalarınızı eğer kredi kartınızı yasa çıkmadan önce almamışsanız PEŞİN almak zorundasınız.Hatta mesleğiniz icabı kullanmanız gereken cad programlarını kullanabileceğiniz bir bilgisayarın ortalama 2000-2500 YTL olduğunu düşünürsek,1 mart 2006 dan sonra kredi kartı çıkarmamışsanız yasadan önce kredi kartı çıkarmış olan arkadaşınızın peşin fiyatına 12 taksit alacağı ürünü siz peşin paraya almak zorundasınız.Bu da tüketiciler arasındaki haksız rekabet oluşturmaktan başka bir şey değilmidir
4)5464 no’lu banka kartları ve kredi kartları kanunu 9.maddesinde kart limiti belirlenirken kıstaslardan biri olarak da, kart talep eden kişinin ekonomik ve SOSYAL durumunun, göz önüne alınacağı hükmü getirilmiştir. Buradaki sosyal durumu neyi ifade etmektedir.Yani 1100 YTL maaş alan ve limiti maksimum 2200 YTL olabilecek olan bir makine mühendisinin toplumdaki sosyal konumuna uygun bir limit verilmiş olur mu?
5)Bir yasanın iptali için kimler,nereye başvurabilir.Kişisel olarakda başvuru yapılabilir mi.?Ayrıca böyle bir sürecin maddi külfeti nedir
Saygılarımla
-
Yazan: 12 - 01 - 2008 : 02.04 - neczer
Emniyet personeli olarak 1 yıl asalet tasdikinden sonra eğitim durumundan tayin isteğim reddedilirse mahkeme tarafından tayinim çıkabilir mi ? bu konuda trabzon bölge idare mahkemesinin kararını gördüm fakat bu emn.gn.müd. içinde geçerlimidir? İkinci sorum yürütmenin durdurulmasına ilişkin açacağım dava kaç gün içerisinde sonuçlanır? Teşekkürler..
-
Merhabalar ben 1997 yılında ilk kez Türkiye Cumhuriyetine ayak bastım Gürcü kökenliyim. 2001 yılında askerliğimi yapmak üzere ülkeme geri dönmek zorunda kaldım 2004 yılından bu yana Türkiyede yaşamaktayım kesintisiz diyeceğim ama bazen en fazla 5 günlüğüne Türkiye dışında kaldım...
Türkiye cumhuriyeti vatandaşı ablalarım var hepsi de evli çocuk sahibi aile düzeni kurmuş insanlar...
Ben şimdi vatandaşlığa geçiş için ne yapmalıyım Nüfüs Müd. başvursam 5 yıl kesintisiz oturum gerekiyor ise ozaman PES EDECEĞİM... ? mi
yoksa bunun evlilik dışında bir yolu var mı ?
yaşım 24 kız arkadaşım da TC değil zaten o konuda da şansım yok...
peki ablalarımın velayetine geçme şansım var mı ?
var ise nasıl olur?
SAYGILARIMLA
-
Yazan: 12 - 01 - 2008 : 01.23 - guney_12
Merhabalar
Kişi adında bir web sayfamız var. (mesela
www.mehmetgüney.com) ve şimdi ilgili sayfaya .../forum ekledik Başlangıçta kendi içeriğimizi kullandık ve bi süre sorunsuz devam etti. şimdilerde forum büyüdü ve yeni bölümler ekledik. şimdi prolem şu ki forumda ne yasaldır ne değildir. bu konuda herhangi bi içerik bulamadım.
mesela oyun bölümü yaptık şimdilerde üyeler full oyun linkleri vermeye başladılar. bu linklerin bulunması yasalmı. sonra aynı oyunların crack ve serial linkleri. yani rapid vs. site linklerinin (oyun program film) yasalmı. özetle verinin kendimize ait hostumuzda barındırmayıp linklerinin verilmesi bi sorumluluk yaratırmı. ve eğer böyleyse bu yasal sorumluluk tam olarak kimindir ve ne tür yaptırımları olabilir.
son olarak baştada belirttiğim gibi sayfamız kişisel bir sayfadan gelişiyor. örnek vermek gerekirse
www.mehmetgüney.com kişisel sayfası gibi. ama gerek domain gerekse host bizim tarafımızdan açılıp kullanılıyor. bu durumda mehmet güney beyin yasal bi sorumluluğu doğarmı. kısaca çekingemiz bi problem yaşasak bile bunu mehmet güney beye bulaştırmayalım.
cevaplarınız için şimdiden teşkrler.
saygılar
-
Nihayet sonbahar yağmaya başladı ruhumuza, bir dua gibi pencerelerde yağmur, damarlarımızda küllenmiş tanıdık bir tutkuyu kıvılcımlandırıyor. Şiir
bahçedeki yaprak yağmuruyla uyanıyor yaz uykusundan. Yağmurlarla gelen mısralar, ansızın geceye sızıp can suyu veriyor kurak ruhlarımıza.
"Gözyaşlarının gücü vardı eskiden" diyor Adnan Özer, "...ırmak yüklü adamlardık, tuz katarlarının ardınca giden/gölgemizde damlaların bıraktığı izlerden/açılırdı hayal, tuzun suda bukağısı çözülürken"...
Şiir çekip alıyor bizi gömüldüğümüz seviyesiz bataklığın kucağından...
Dizelere yapışıp ayaklanıyoruz.
Meğer ne çok olmuş O'nu kovalı hayatımızdan...
Ne çok olmuş, uykuda bir sevgilinin alnına bir minik buse, sofranın kenarına bir küçük mum kondurmayışımız.
Abdülhak Hamid, kendisinden 40 küsur yaş küçük Lüsiyen'ine yazdığı mektuplara "Bahar-ı Ömrüm" diye başlıyordu:
"Bahar-ı ömrüm; aşk bir maniadır ki ya aşmak veya tahrip etmek lazım; yahut da huzu*runda kalmak ve yok olmak..."
Biz, tahrip ettik o "mania"yı; huzurunda kalmanın bedelini göze alamadığımızdan...
O yüzdendir "ömrümün baharı" diye başlayan mektuplar almamamız nicedir...
Sevdiğine "Yüreğim" diyen o tılsımlı zerafeti yitirdiğimizden beridir, burkulmaz oldu yüreğimiz bunca nefretin karşısında...
Gözyaşlarımız gücünü kaybetti.
Şimdi şairler ağlıyor bizim yerimize, bizim halimize...
Yeni yetmeler şarkı sözü ezberliyor artık taşlama yerine küfür, seranad yerine taciz...
Felaket haberlerine alışırken şehir, "dilsiz bir kuytuda ölüyor şiir"...
"Şiir toplumdan kopmuyor, asıl toplum şiirden kopuyor" demişti Tuğrul Tanyol, birkaç yıl önce, yaklaşan bir ihaneti haber verircesine...
Şiir, popüler kültür gibi lümpenleşmeyle uzlaşmamış, direnmiş ve belki de o yüzden okurunu yitirmişti.
Akın akın loto kuponu doldurmaya koşan bir kalabalığın ardından dizeler haykırmak, ancak bir şairin göze alabileceği bir soylu direniş, bir nafile çabaydı.
Duymadı toplum...
Ucuz pop şarkıları söyleyerek başıbozuk bir dere gibi akarken, önüne kattı sanattan yana ne varsa; bir tek şiir hariç...
Şiir, soylu bir çınar gibi direndi köklerini oyan bu sele... terkedilmiş bir sevdalı gibi yapayalnız ama mağrur durdu tarihin akışına inat...
Ve sonunda bir o kaldı soysuzlaşan ruhlarımızı avutacak...
Haydi bir şiir okuyun bugün...
Bunaldıysanız haberlerin aleladeliğinden, sıkıldıysanız şarkıcı dedikodularından, futbolcu fıkralarından, lotaryayla köşe dönme hesaplarından, bıktıysanız ekranların, sayfaların işportacı ağızlarından gelin, siz de şiire sığının...
...ve hatırlamaya çalışın bir zamanlar nasıl, "ırmak yüklü adamlardık, tuz katarlarının ardınca giden.../ Yağmur bir dua gibi geçerdi pencerelerden/ yetim insan, toprağın vicdanıyla doyardı/ gözyaşlarının gücü vardı eskiden."
Can Dündar
-
Yazan: 12 - 01 - 2008 : 00.52 - bagera
eşimleanlaşmalı olaraka boşanmaya karar verdik .dava görüldü karar aşamasına gelindi fakat şehri terk etti.yani kararı almaya gelmeyaceğini öğrendim.şimdi de başka biriyle yaşamaya başladı.ne yapmalıyım.o davadan vazgecip başka bir davamı acmam gerekir.teşekkürler..
-
Türk dokturunun geliştirdiği beyin piline patent koruması.
ULUSLARARASI Nöroteknoleji Merkezi Başkanı Prof. Dr. Metin Tulgar, ilaçlara dirençli epilepsi (sara), kronik depresyon ve alzheimer hastalığının tedavisinde kullanılan beyin pilleri konusunda geliştirdiği teknikle, arıza riskini sıfıra indirip 2 ile 5 yıl arasında değişen kullanım süresini ömür boyu uzatarak, uluslararası patent koruması aldı.
Prof. Tulgar, geliştirdiği beyin pilinin vücut içine koyulan kısımlarında hiç bir aktif elektronik devre elamanı bulunmadığını belirterek, böylece 5 santimetre çapındaki pili, 2 santimetre çapına indirdiğini kaydetti.
Prof. Tulgar, "Boyut olarak yüzde 80 küçülmenin yanında, pillerin dışarıdan aktive edilmesini sağlayarak, ömrü dolan pilin değiştirilmesi için gereken cerrahi müdahaleyi de ortadan kaldırdık" dedi.
ABD'nin bu alandaki patent süresinin dolduğunu ve şu anda dünyada beyin pilleri alanında patent sahibi tek ülkenin Türkiye olduğunu söyleyen Prof. Tulgar,ilk Türk yapımı beyin pili implantasyonunun 24 yıllık dirençli epilepsi hastası olan Hacı Ömer Güner'e başarıyla yapıldığını ifade etti.
10/ OCAK / 2008 Hüriyet Anka.
-
Yazan: 11 - 01 - 2008 : 23.41 - cetos
Önce Merhaba Herkese ve şimdiden ilginize teşekkürler & Bir çözüm veya cevabını yazarsanız minnetkar olurum .
Sorunumuz şu;
Yeğenim 1967/8 Doğumlu
SSK Başlangıcı 1987/1 ayı
1987 yılı 80 gün SSK
1989 yılı 110 gün SSK
1990 Bağkur a iş yeri olarak giriş ama ssk aktarması yok
1990 1993 arası 3 yıl 7 ay BAĞ-KUR
1993 de iş yerini kapatıyor ve 1995 de ssk yatırıyor normal çalışan olarak
1995 yılı 15 gün SSK
1996 yılı 30 gün SSK
1997 yılı 210 gün SSK
1998 yılı 88 gün SSK
1998 de tekrar iş yeri acıyor ve bağkura geciyor
1998 2005 yılı arası 6 yıl 10 ay BAĞ-KUR
2005 de iş yerini kapatıyor ve işe giriyor
2006 yılı 120 gün SSK
2007 yılı 241 gün SSK
2008 yılı halen ssk lı çalışıyor ama suan rahatsız
Bağkur toplamı 10 yıl 5 ay
SSk Toplamı 910 gün
bu arada 1988 1990 arası askerlik yaptı ama suanda askerliğini borçlanmadı ssk için askerlik in faydası olurmu gerekirse
ve suan ssk lı çalışıyor en son bağkurdan sonraki ssk günü 390 civarı ve hiç ssk veya bağkur birleşmemiş ayrı ayrı duruyor
2006 ve 2007 yılllarında ssk lı çalısırken rahatsızlanıyor ve 9 ayında rapor alıyor ve vergi indirimide alıyor raporu yeni onaylandı ve %60 vergi indirimi aldı
hastalığının ağırlık derecesi ruhsal şizofren ve deprasyon orta derece pisikoz işi bilgisayar tamir ve programcısı idi şu durumda Terimlerini tam biliyorum ama Malülen emekli olabilirmi olursa ssk dan olmak istiyor ssk dan olabilirmi veya olamazsa bağkurdan olabilirmi yada neyapmalı nasıl nereden olur size ayrıntılı yazdım teşhis doğru olsun diye yardımcı olursanız çok memnun oluruz
-
Yazan: 11 - 01 - 2008 : 23.06 - pinokyo1
Selamlar
119 daireli yazlık bir sitede haziran ayında yapılan genel kurulda yönetim kurulu seçilemedi 15 gün sonra yapılan olağan üstü toplantıda yönetim kurulu ve denetim kurulu seçildi.Buraya kadar herşey normal gibi.Normal olmayanlar öncelikle site yönetim planını tapudan aldım ve yönetim planında kat malikleri toplantısı Ocak ayında yapılır maddesi var.İkinci olarak denetim kurulu bildiğim kadarıyla sadece kat maliklerinden olması gerekirken yine tapudan aldığım kat malikleri listesinde seçilen denetim kurulu üyelerinin hiçbiri kat maliki değil.Devam ediyorum yönetim işletme projesini imza karşılığı maliklere tebliğ etti ve maliklerden haklı sebeple bu projeye zamanında itiraz edildi ve hiçbir işlem yapılmadı.Kat mülkiyeti kanununa göre yanlış anlamadıysam denetim her yılın Ocak ayı içinde yapılır ve denetim sonucu tüm maliklere bildiririr ibaresi var galiba ama denetim kurulundan böyle bir rapor uşmadı .Şimdi bu yönetim ne kadar geçerli bir yönetimdir bu yönetimin yaptırımı varmıdır denetim bu raporu vermesse ne yapabilirim.Ayrıca yönetim hakkındada en kısa yoldan ne gibi işlem yapabilirim.
-
Yazan: 11 - 01 - 2008 : 22.59 - galenos
Selamlar..
öncelikle bu siteye emeği geçenlere teşekkür ederim...benim sorunum şu:
2 sene önce 17 hisseli bir koparatifin bir dükkanını yönetici ile sözleşme yaparak ve içerdeki kiracıya hava parası ödemek koşulu ile kiraladım..
bu iki dükkanın arasında duvar var idi...yönetici hane sakinlerinden imza toplıyacağına ve bize tadilat için gerekli izni ulaştıracağını söyledi...biz 6 ay sonra dükkana usta soktuk...ve yeni yönetici geldi yeni sözleşme yapmaz isek tadilat için imzaları vermiyeceğini söyledi...
mecburen yeniz sözleşme yaptık ve bu sözleşmede dükkanı devredemiyeceğim yazıyor...
fakat ilk sözleşmede böyle bir ibare yok ve onunda süresi henüz dolmadı...
ben eczaneyi ve ruhsatımı devretmek istiyorum...
çünkü dükkana çok masraf yaptım 30 mlyar kadar...
ilk sözleşmeye göre devir yapabilir miyim...
yada 1 hisse satın alarak dükkanı devir edebilir miyim...teşekkürler
-
Yazan: 11 - 01 - 2008 : 22.10 - gazii
ben22 yaşında bir maden işçisiyim ve ayağımı iş makınasına kaptırdım avukatım bana maduriyet maaşı bağlandığını söyledi bu maaşın miktarı nedir ve 2 ayı geçmesine rağmen maaş gelmedi ne yapmalıyım
-
AŞKIN VE AYRILIĞIN ÇİÇEKLERİ
El ele kovardık kara bulutları
Dinmeyen bir coşku bir oynak hava içimizde
Umut tarlası yüreklerimize
Çiçekleri de buğdaylar gibi serperdik
Kısacık bahar günlerimizde
Hayatımız gelip gitmelerden ibaretti
Şiirler söylerdik sevdalıydık bir de
Sevgili gülümsese gelirdik giderdik bakmayıverse
Yaralı yüreklerimiz kaldı o sarhoş mevsimden
Biraz da hüzün gözlerimizde
Aşkın ve ayrılığın çiçekleri
Gece kokuları ve solgun beyazlarıyla
Saygı duruşunda şimdi eski güzelliğe
Ve güneşsiz kalmış gölgesiz kalmış
Kanayan gövdeleriyle akasya ile iğde
M.ÖZKAN
-
Yazan: 11 - 01 - 2008 : 21.13 - deniz02
Nasreddin Hoca'nın Hayatı
Sivrihisar'ın Hortu yöresinde doğdu, Akşehir'de öldü. Babası Hortu köyü imamı Abdullah Efendi, annesi aynı köyden Sıdıka Hatun'dur. Önce Sivrihisar'da medrese öğrenimi gördü, babasının ölümü üzerine Hortu'ya dönerek köy imamı oldu. 1237'de Akşehir'e yerleşerek, Seyyid Mahmud Hayrani ve Seyyid Hacı İbrahim'in derslerini dinledi, İslam diniyle ilgili çalışmalarını sürdürdü. Bir söylentiye göre medresede ders okuttu, kadılık görevinde bulundu. Bu görevlerinden dolayı kendisine Nasuriddin Hâce adı verilmiş, sonradan bu ad Nasreddin Hoca biçimini almıştır. Onun yaşamıyla ilgili bilgiler, halkın kendisine olan aşırı sevgisi yüzünden, söylentilerle karışmış, yer yer olağanüstü nitelikler kazanmıştır. Bu söylentiler arasında, onun Selçuklu sultanlarıyla tanıştığı, Mevlânâ Celâleddin ile yakınlık kurduğu, kendisinden en az yetmiş yıl sonra yaşayan Timur'la konuştuğu, birkaç yerde birden göründüğü bile vardır.
Nasreddin Hoca'nın değeri, yaşadığı olaylarla değil, gerek kendisinin, gerek halkın onun ağzından söylediği gülmecelerdeki anlam, yergi ve alay öğelerinin inceliğiyle ölçülür. Onun olduğu ileri sürülen gülmecelerin incelenmesinden, bunlarda geçen sözcüklerin açıklanışından anlaşıldığına göre o, belli bir dönemin değil Anadolu halkının yaşama biçimini, güldürü öğesini, alay ve eğlenme türünü, övgü ve yergi becerisini dile getirmiştir. Onunla ilgili gülmeceleri oluşturan öğelerin odağı sevgi, yergi, övgü, alaya alma. Gülünç duruma düşürme, kendi kendiyle çelişkiye sürükleme, Şeriat'ın katılıkları karşısında çok ince ve iğneli bir söyleyişle yumuşaklığı yeğlemedir. O, bunları söylerken bilgin, bilgisiz, açıkgöz, uysal, vurdumduymaz, utangaç, atak, şaşkın, kurnaz, korkak, atılgan gibi çelişik niteliklere bürünür. Özellikle karşısındakinin durumuyla çelişki içinde bulunma, gülmecelerinin egemen öğesidir. Bu öğeler Anadolu insanının, belli olaylar karşısındaki tutumun yansıtan, düşünce ürünlerini oluşturur. Nasreddin Hoca, halkın duygularını yansıtan, bir gülmece odağı olarak ortaya çıkarılır.Söyletilen kişi, söyletenin ağzını kullanır, böylece halk Nasreddin Hoca'nın diliyle kendi sesini duyurur.
Nasreddin Hoca, bütün gülmecelerinde, soyut bir varlık olarak değil, yaşanmış, yaşanan bir olayla, bir olguyla bağlantılı bir biçimde ortaya çıkar. Olay karşısında duyulan tepkiyi ya da onayı gülmece türlerinden biriyle dile getirir. Tanık olduğu olaylar, genellikle, halk arasında geçer. Hoca soyluların, yüksek saray çevresinde bulunanların aralarına ya çok seyrek girer ya da hiç girmez. Sözgelişi onun tanıştığı söylenen Selçuklu sultanlarıyla ilgili gülmecesi yoktur. Timur'la ilgili "hamam, Timur ve peştemal" gülmecesi de, Timur'dan çok önce yaşadığı için, sonradan üretilmiştir. Halk beğenisi Hoca'yı Timur gibi çevresine korku salan bir imparatorun karşısına hamamda çıkarak, "kızım sana söylüyorum, gelinim sen işit" türünden bir yergi yaratmıştır. Burada yerilen, dolaylı olarak, kendi toplumun, halkın üstünde gören saray insanlarıdır.
Nasreddin Hoca gülmecelerinde dile gelen, onun kişiliğinde, halkın duygularını yansıtan başka bir özellik de eşeğin yeridir. Hoca eşeğinden ayrı düşünülemez, onun taşıtı, bineği olan eşek gerçekte bir yergi ve alay öğesidir. Anadolu insanının yarattığı gülmece ürünlerinde atın yeri yoktur denilebilir.
Eşek, acıya, sıkıntıya, dayağa, açlığa katlanışın en yaygın simgesidir. Soyluların, sarayların çevresinde üretilmiş gülmecelerde eşek bulunmaz, oysa at geniş bir yer tutar. Bu konuda, başka bir çelişki sergilenir, gülmecede güldürücü öğe ile yerici öğe yanyana getirilir. Bunun örneği de kendisinden eşeği isteyen köylüye, "eşek evde yok" deyince ahırda onun anırmasını duyan köylünün "işte eşek ahırda" diye diretmesi karşısında, Hocanın "eşeğin sözüne mi inanacaksın benimkine mi" demesidir.
Onun gülmecelerinde, kaba sofuların "ahret" le ilgili inançları da önemli bir yer tutar. "Fincancı Katırları", "Ben Sağlığımda Hep Burdan Geçerdim" başlıklı gülmeceler katı bir inanç karşısındaki duyguyu açığa vurur. Toplumda neye önem verildiğini anlatan "Ye Kürküm Ye" gülmecesi, Hoca'nın dilinde, halkın tepkisini gösterir.
Nasreddin Hoca'nın etkisi bütün toplum kesimlerine yayılmış, "İncili Çavuş", "Bekri Mustafa", "Bektaşi" gibi çok değişik yörelerin duygularını yansıtan gülmece türlerinin doğmasına olanak sağlamıştır. Bunlardan ilk ikisi saray çevresinin oldukça kaba beğenisini, üçüncüsü de gene halkın Şeriat'ın katılığına karşı duyduğu tepkiyi dile getirir.
Kaynak:
www.kultur.gov.tr
-
Yazan: 11 - 01 - 2008 : 21.11 - bacardi29
Merhaba benim sormak istediğim konu, yaklaşık 5 ay önce kiracı olarak bir eve taşındım ve ev sahibiyle herhangi bir kontrat,sözleşme vs. imzalamadık, oturduğım evin suları bir kaç gün önce soğuk hava nedeniyle dondu, ve suların açılması aylar sürer deniliyor, bende haklı olarak evden çıkmak istiyorum, ev sahibine evden çıkmak istediğimi bildirdiğimde bana suların açılmasını beklemeden çıkarsam ve yeni bir kiracı bulamazsam evin boş kaldığı süre içerisinde kirayı ödemem gerektiği talebiydi,ben bu talebe karşı çıktım, eğer beni mahkemeye verir ise ne sonuç çıkabilir yardımcı olursanız sevinirim iyi günler diliyorum.
-
Gözlerin bulutlandı, yağmur mu var ufukta
Sanki tüm kelimeler, dudağında üşüyor
Hayalinin aklımı, yitirdiği sokakta
Attığım her adıma, bir yıldırım düşüyor…
Sırayla tükeniyor, aşkın bütün halleri
Saatler ayrılığa beş kalayı vuruyor
Saçlarımı okşayan, hüznün soğuk elleri
Alıcı kuşlar gibi, üstümde uçuşuyor…
Gözlerim hâlâ nemli, sesin kulaklarımda
Şimdi gönül biçare, hasretini soluyor
Bir gün dönersin diye, sana uzanan yolda
Giderken çiğnediğin, papatyalar soluyor…
Hayri BUYRUK
23.12.2006 / MENGEN
-
Merhabalar,
Bilindiği üzere bazı pilot illerde Aile Hekimliği Uygulamasi başlatildi ve halihazirda var olan sağlık ocaklarinda Aile Hekimi olarak görev yapmaya başladık. Devlet tarafindan bu binalar ve içindeki donanımlar bize belirli ücretler karşılığında kiralandı. Bir Aile Sağliği Merkezinde 5 Dr. çalışmaya başladık.
Bu Merkezlerde işlerin yürütümü için yardımcı elemanı yani temizlik işlerini yürütecek elemanı tedarik etmek ve giderlerini karşılamak bizim sorumluluğumuzda. (yani bu merkezde görev yapan 5 doktorun)
Bunun için uygulamamız gereken yol hakkında yardımlarınızı rica ediyorum. Ssk Mevzuati Ve Yasal Yükümllüklerimiz hakkında bilgilerinizi paylaşır mısınız? Şimdiden teşekkür ediyorum. Saygilar.
-
Yazan: 11 - 01 - 2008 : 19.45 - Erdal4420
Hepinize merhaba;
3 tane sorum olacak;
1-Havaya saçmalı tüfekle ateş eden kişinin tüfeğinden saçılan mermiler 1 kişinin yaralanmasına 1 kişinin ölmesine neden olmuştur...
fail bu suçları bilinçli taksirle mi olası kastla mı işlemiştir?
2-Milletvekili meclis kürsüsünden başka bir vekile şerefsiz demiştir....
milletvekiline bu hakaret suçundan dolayı dokunulmazlığı meclis tarafından kaldırılırsa dava açılır mı yoksa bu fiil sorumsuzluk kapsamında mıdır?
3-Diyarbakırdaki bombalı saldırının manevi unsuru gayrimuayyen kast mı muayyen kast mı?(saldırıda nitelikli kişilerin hedef alındığına dair bir iki ipucu vardı)
şimdiden teşekkür ederim.hepinize iyi çalışmalar...
-
Yazan: 11 - 01 - 2008 : 19.41 - hc01
mrb
babamın;
doğum tarihi 05-04-1964
sigorta giriş 01-02-1980
sigorta 01-02-1980 01-06-1989 arası 2600 gün
bağkur 23.08.1989 30.06.2007 arası 6427 gün
babam yukarıdaki bilgiler ile şuanda 9027 gün ile emekliliğini hak etti. bağkurdan 13. basamaktan 05-04-2010 günü maaş almaya hak edecek. bugünkü para ile 500 ytl civarı. eğer askerlik (540 gün) öderse 05-04-209 günü maaş almaya hak edecek. şimdi ;1260 gün yani 3.5 yıl ssk ödesek ve sskdan emekli olsa şuan ki para ile 750 ytl alır. acaba 1260 gün daha ödesek bizim tahmin ettiğimiz gibi 750 ytl civarı maaş alır mı yoksa yeni yasa ile aylık bağlama oranları düştüğünde bağkurun vereceği paraya yakın bir para alırsa ödediğimiz 1260 gün boşuna mı gider. ve eğer ödersek isteğe bağlı mı yokda normal sigorta üzerinden mi ödemeliyiz?
-
4 yıl önce ödeyemediğim kart borcum nedeniyle bugun polisle görüştüm.hapis cezası çıktığını söledi.
1- borç ne kadar olursa olsun yatacağım hapis yasal olarak en fazla kaç gündür?
2-ödeyemiyecimi sölediğim takdirde neler olabilir(çünkü ödeyemem)
lütfen cevap verin zor durumdayım
-
Yazan: 11 - 01 - 2008 : 18.25 - facer
Ev sahibim ile altlı üstlü oturma durumum sözkonusu, ve sürekli olarak ev sahibim tarafından üst kattan yere vurulmak sureti ile gürültü olmadığı halde gürültü yapılmaması konusunda uyarılıyorum, benden önceki kiracı aynı gerekçe ile evden kaçmış, eve taşınmak için belli bir masarfta bulunmam nedeni ile şu anda çok rahatsız olmama rağmen evden taşınamıyorum, kira hukukunda normalde olan durumun aksine ev sahibinden şikayetçi olan kiracının hakları varmıdır, konu ile ilgili yardımcı olursanız çok memnun olurum.
-
Yazan: 11 - 01 - 2008 : 18.10 - sccorp
Merhaba,
Dükkan olarak kiraladığımız yerin tapusu olmadığını ve bize verilen tapunun farklı bir bağımsız bölüme ait olduğunu öğrendik bu durumda ne yapmamız gerekir? Yardımlarınız için teşekkürler.
-
işyerime dava açmak için gerekli evraklar nelerdir?
-
Benim kefil olduğum bi senet var 500 ytl lik bu senet icraya verildi ama asıl borçlu elini kolunu sallayarak geziyor ve alacaklı bu şahsı biliyor.Ona dokunmuyor direk bana gelebilir mi veya asıl borçlunun evi ve eşyaları var ve alacaklı evini biliyor oraya gidip orayı icra edemezmi?Yoksa kefil olan bana mı gelmelimi gelirse haklımı bu konuda yardım ederseniz sevinirim ve bu kefillik hakkında bilgi alabilirmiyim?Ben Kütahya Tavşanlı'dayım ama şuan evim Kayseri Develi'de.Ben olmadan haciz işlemi yapabilirlermi?Bunun hakkında bana yazı tebliğ edilmedi.
Özgür Karaca
-
Yazan: 11 - 01 - 2008 : 15.51 - injured
Bir velim 6 sene önce evlat edinmiş ve çocuk otistik büyüyünce nasıl olacak üzüntüsüyle geri vermeyi düşünüyor. Prosedür nedir? Yardımcı olabilir misiniz?
-
Çok değerli hukukçu arkadaşlar yürütmeyi durdurma istemli davamı reddeden idare mahkemesinin kararının iptali için bölge idaresine dava açmam gerekiyor. Bilen arkadaşımızdan bölge idare mahkemesinde açılacak dava için bir örnek (şablon)istiyorum.Şimdiden çok teşekkürler.
-
SSK mevzuatına göre 2013 yılında emekli olabiliyorum.
5300 olan prim gün sayımı aşmış-doldurmuş durumdayım.
2006 Ekim itibarı ile on ay işsizlik ödeneği aldım ve halen çalışmıyorum.
1- Emeklilik başvurumu şimdiden yapmalı mıyım ?
2- Yaparsam ve 2013'e kadar çalışmazsam maaşım nasıl hesaplanır ?
3- Çalışmaya başlarsam prim ödemeli miyim ?
Çok teşekkür ederim.
-
Yazan: 11 - 01 - 2008 : 14.21 - Becca
7 ay once babami kaybettim. Kalp krizi nedeniyle bir devlet hastanesine kaldirilan babam yogun bakima alinmasi gerekirken, 3 saat yakinlari gelene kadar acilde bekletiliyor yogun bakimda yer yok diye. Sadece temel girisimler uygulaniyor ve ardindan hastanin acilen bir yogun bakima transferi icin ugrasilmiyor ve yakinlari bekleniyor. Biz yakinlari hastanaye 3 icinde ulasabildik ve o sure zarfinda ababm komada acilde, entube bir sekilde basinda ambulyan bir hastabakici ile bekletilmis. Doktor sevk ettikleri yerin Silivri'de SSK ile anlasmali bir ozel hastane oldugunu soyledi ve biz Sislideydik. Sehrin icindeki hastanelerde yer yokmus diye koma durumundaki bir hastayi 3-4 saatlik yol kaybini goze alarak doktor bizi Silivriye yonlendirdi, biz doktorla tartistik, bunun yanlis oldugunu soyledik fakat doktor gidebilir dedi.
Babam 52 yasindaydi, 2.5 yil once emekli oldu ve ssk primleri yuksek ucretten ve duzenli yatti. Tam ihtiyaci olan zamanda devletin ona saglamasi gereken hizmetlerden, hakki olan hizmetlerden yararlanamadi. Devletin hastanede yer olmamasini ozur gostermesi durumu soz konusu olabilirmi? Sonucta babam uzerine dusen gorevi, primlerini duzenli odeyerek yerine getirmis, devlet ise bu hizmeti tam sunamamis. Burda devlet ya da hastane ayarlamalarini yapan kisiler, kurumlar kusurlu degil mi? Benim yaptigim bir arastirmaya gore o tarihte yogun bakimlarinda bos yer olan bir suru SSK ile anlasmali ve sehrin icinde hastaneye ulastim. Demekki birileri yanlis yonlendirme ve planma yapiyor.
Babam Silivri'ye giderken ambulansta vefat etti cunku 3 saat hastanede ve 2 saat yolda toplam 5 saatlik bir kayipla goz gore gore gitti. Kimse dogru duzgun ilgilenmedi. Ayrica ambulans doktoru entubasyon tupunu, yani soluk borusundaki tupu cikardi, sonra yenisini takamadi soluk borusuna. Yanlis yere midesine takti ve babam solunum arresti ve kardiak arrest nedeniyle vefat etti.
Yukarida bahsettigim olaylarla ilgili il saglik mudurlugune ve Tabipler Odasina sikayet dilekceleri gonderdim. il saglik mudurlugu 6 aylik bir inceleme surecinden sonra tedaviyle ilgilenen kisileri suclu bulmadigina dair bir dilekce gondermisti ve bende buna itiraz ettim gerekcelerimi gosterip. Kusurlu taraf tamamen sorumluluklarini yerine getirmeyen, magdur durumda biz olan hasta yakinlarini dogru yonlendirmeyip, dogru bilgilendirmeyen ve hastamizin basina bir hasta bakici koyan doktorlar. Bende yogun bakimda calismis bir hemsireyim ve hersey gozumun onunde oldu.
Bir avukatla gorustum bu konularda uzmanmis fakat bana Turkiye'de hergun boyle yuzlerce olay oluyor, sonuc cikmayabilir, yillar surebilir, bosa enerji, zaman ve para kaybi dedi.
Sizin fikriniz nedir? Ben Cumhuriyet Savciligina suc duyurusunda bulunup, maddi ve manevi olarak dava acmayi planliyorum. Baslamam gereken yer Cumhuriyet Savciligimi? Dava acmayi bu kadar uzun zaman ertelememin nedeni basvurmus oldugum kurumlardan olayla ilgili bir rapor alip, bu raporla davayi acmak istememdir. Bir iki gun once Istanbul Tabip Odasi'nin dilekcelerim dogrultusunda bir iki hekim hakkinda sorusturma baslattiklarini ogrendim. Sizce bu inceleme raporlarinin elime ulasmasini bekleyipte mi dava acayim, yoksa simdiden davayi acip belirttigim incelemeleri dava dilekcemde belirtip davayi ve diger kurumlarin incelemelerini birlikte mi takip edeyim? En azindan zaman asimi ve zaman kaybi olmasin diye? Ben bu kadar bilgim oldugu icin elimdeki verileri anca bu kadar yorumlayabildim, siz bu konun uzmanlari ne oneririsiniz dava konusuyla ilgili?
Yardimlarinizdan dolayi simdiden tesekkurler.
Saygilar.
Bu ulkede Adalet'in isledigine inanmak istiyorum.
* Lutfen birileri cevap yazsin. Tek basima, yasadigim o travmadan sonra bu olayla mucadele etmeye calisiyorum. Fikirlerinize, onerilerinize cok ihtiyacim var.
-
Yazan: 11 - 01 - 2008 : 13.22 - fenersad
2001 yılında esrar içtim ve yakalandım mahkeme bana 1 yıl ceza verdi bu cezayı 10 aya düşürdü 10 ayı paraya çevirip aldı
özel gövenlik okuluna başvurup sınavı kazandım emniyet kimliğimi vermeyip aldığım askıya alınmış cezayı gerekçe gösterip kartımı iptal etti
kartımı alabilirmiyim
not özel gövenlik olabilmek için siyasi harıç diğer suçlar için bir defaya mahsus olmak özere bir af çıktığı söylenmektedir doğrumudur
iyi calışmalar dilerim
-
Sitemiz doğumgünü mesajlarını buradan kabul ediyor. :)
[www.hukuki.net]
Hep birlikte nice senelere, iyi ki doğdun Hukuki.Net
-
Yazan: 11 - 01 - 2008 : 11.40 - Becca
Bu konu Saglik hukuku bolumune konulmustur.
-
Yazan: 11 - 01 - 2008 : 10.48 - Meric42
Merhaba,
Ben her şeyden önce 10 milyonu aşkın kiracısı olan bir ülkede kiracı-site veya apartman ilişkilerini düzenleyen bir kanun yapılmamasını kınıyorum. Kiracı neden mesul neden mesul değil belli değil. Apartman-site giderlerinin nerdeyse tamamı kiracı tarafından ödendiği halde bu giderleri oylama hakkı yok. Ev sahipleri vicdansızlıklarını tavana vurdurup 20 bin ytl maaşla kapıcı tutmakta karar alsalar kiracı olarak ağzını açmaya hakkın yok.
Şimdi başıma gelen ama herkesi ilgilendirecek bir konuda acil yardımlarınızı bekliyorum.
Ben Temmuz 2007 de bir daireye kiracı olarak taşındım. Hiç bir kontrat falanda yapmadık. Ev sahibine, kapıcıya kurallar, yakıt giderleri, aidatlarla ilgili sorular sordum. Yakıt 600 dolar, aidat bazı tamiratlar yapıldığı için (yani ben gelmeden önce) 50 ama 35 ytl olacak dendi. Apartmana taşınınca bana söylenenden farklı bir manzarayla karşılaştım. Yönetici olduğunu söyleyen ama hiçbir şekilde bunu ispat etmeye yanaşmayan adamdan imza karşılığı, Apartman Yönetim Planını, beni ilgilendirecek eski ve yeni kararları, işletme projesini istedim (dilekçeyle) hiç bir cevap vermedi. Üstelik önemli bir yolsuzluğunuda ortaya çıkardım. Elektrik bedelleriyle ilgili. Apartmanın altı 6 daire ye karşılık gelecek şekilde dükkanla kaplı olduğu (yarısı kullanılıyor) halde onlardan hiç bir masraf alınmadığını gördüm. Çünkü dükkanlar Apartman Yönetim Kurulunda olanların ve yönetcinin. Baktım huzur yok ev sahibine tüm bunları söyleyerek daireyi boşaltacağımı 1 ay önceden söyledim. Oda rıza gösterdi. Bu arada ben 600 doları ve diğer giderleri ödedim. Evi tam 4 ay sonra Kasım 2007 de boşalttım. Yönetici olduğunu ama bir türlü resmiyetini öğrenemediğim adam (çünkü bana verilen makbuzlara yönetci olarak başka bir isim imza atmış) bana çıktığım tarih itibariyle 65 dolarlık yakıt kullandığımı 535 dolarlık alacağım olduğunu ama bunu benim ev sahibimden istemem gerektiğini söyledi. Ben kabul etmedim. Muhatabım apartman yönetimi dedim. Ev sahibim de aklı sıra beni cezalandırmak istiyor onu mağdur ettiğimi söyleyerek. Ben ödemem diyor. Yani dürüstlük ve ödevlerimizi zamanında yerine getirme kurbanıyız!
Şimdi siz hukukçuların yada yüksek tecrübe sahiplerinin görüşlerini bekliyorum. Haksızsın derseniz eyvallah diyeceğim. Haklıysam nasıl bir yol izlemem gerekli SELAMLAR
Not; Kirayı 4 ay elden ödedim belgem yok. Ama orada oturduğumu ispat edecek şahitlerim var. Birde apartman yönetiminin verdiği makbuzlar var. Telefon kaydım var o daire üzerine.
-
Yazan: 11 - 01 - 2008 : 09.53 - Meric42
Merhaba,
Ben her şeyden önce 10 milyonu aşkın kiracısı olan bir ülkede kiracı-site veya apartman ilişkilerini düzenleyen bir kanun yapılmamasını kınıyorum. Kiracı neden mesul neden mesul değil belli değil. Apartman-site giderlerinin nerdeyse tamamı kiracı tarafından ödendiği halde bu giderleri oylama hakkı yok. Ev sahipleri vicdansızlıklarını tavana vurdurup 20 bin ytl maaşla kapıcı tutmakta karar alsalar kiracı olarak ağzını açmaya hakkın yok.
Şimdi başıma gelen ama herkesi ilgilendirecek bir konuda acil yardımlarınızı bekliyorum.
Ben Temmuz 2007 de bir daireye kiracı olarak taşındım. Hiç bir kontrat falanda yapmadık. Ev sahibine, kapıcıya kurallar, yakıt giderleri, aidatlarla ilgili sorular sordum. Yakıt 600 dolar, aidat bazı tamiratlar yapıldığı için (yani ben gelmeden önce) 50 ama 35 ytl olacak dendi. Apartmana taşınınca bana söylenenden farklı bir manzarayla karşılaştım. Yönetici olduğunu söyleyen ama hiçbir şekilde bunu ispat etmeye yanaşmayan adamdan imza karşılığı, Apartman Yönetim Planını, beni ilgilendirecek eski ve yeni kararları, işletme projesini istedim (dilekçeyle) hiç bir cevap vermedi. Üstelik önemli bir yolsuzluğunuda ortaya çıkardım. Elektrik bedelleriyle ilgili. Apartmanın altı 6 daire ye karşılık gelecek şekilde dükkanla kaplı olduğu (yarısı kullanılıyor) halde onlardan hiç bir masraf alınmadığını gördüm. Çünkü dükkanlar Apartman Yönetim Kurulunda olanların ve yönetcinin. Baktım huzur yok ev sahibine tüm bunları söyleyerek daireyi boşaltacağımı 1 ay önceden söyledim. Oda rıza gösterdi. Bu arada ben 600 doları ve diğer giderleri ödedim. Evi tam 4 ay sonra Kasım 2007 de boşalttım. Yönetici olduğunu ama bir türlü resmiyetini öğrenemediğim adam (çünkü bana verilen makbuzlara yönetci olarak başka bir isim imza atmış) bana çıktığım tarih itibariyle 65 dolarlık yakıt kullandığımı 535 dolarlık alacağım olduğunu ama bunu benim ev sahibimden istemem gerektiğini söyledi. Ben kabul etmedim. Muhatabım apartman yönetimi dedim. Ev sahibim de aklı sıra beni cezalandırmak istiyor onu mağdur ettiğimi söyleyerek. Ben ödemem diyor. Yani dürüstlük ve ödevlerimizi zamanında yerine getirme kurbanıyız!
Şimdi siz hukukçuların yada yüksek tecrübe sahiplerinin görüşlerini bekliyorum. Haksızsın derseniz eyvallah diyeceğim. Haklıysam nasıl bir yol izlemem gerekli SELAMLAR
Not; Kirayı 4 ay elden ödedim belgem yok. Ama orada oturduğumu ispat edecek şahitlerim var. Birde apartman yönetiminin verdiği makbuzlar var. Telefon kaydım var o daire üzerine.
-
Yazan: 11 - 01 - 2008 : 06.00 - Fischer
Merhaba,
Lisans eğitimini tamamlayalı 4 yıl oldu. Şu anda yüksek lisans yapıyorum ancak onun da tamamlama süresi geçen sene bitmişti. Okulumun bana verdiği 1 senelik ek süreyi okuyorum. Bu sene ögrenci belgesi vermiyorlar, sadece sınavlara giriş kartımız var. Yani şu anda pratikte ögrenci olsam da teorik olarak öğrenci değilim!
1979 dogumluyum.28 yasını doldurdum! Bu yaz (dogum gunumden sonra!) evlenip almanyaya gideceğim. Forumdan anladıgım kadarıyla, şubatta geçecek dogum gunumün ertesi günü asker kaçağı olacagım.
Sorularım şöyle:
1. Vize için askerlik durumu sorulmuyor. Ancak yurtdışına 3 haftalık turist vizesiyle çıkarken polis kontrolunde asker kaçagı oldugum anlaşılır mı? Yurt dışına aile birleşimi vizesiyle ya da turistik vizeyle çıkmak arasında askerlik durumu açısından bir fark var mıdır?
2. Asker kaçağı oldugum anlaşılırsa ne olur? Çıkışıma engel olurlar mı? Sonucta vizem sadece 3 haftalık.
3. Askerlik Şubesine basvurup askerlik için gün alsam 1 sene sonrasına gün vereceklerini tahmin ediyorum. Ben zaten 1 sene sonra Almanyaya yerleşmiş olacagım. Askerlik için gün aldıktan sonra Türkiyeden çıkış yapabilir miyim?
4. Yapabiliyorsam, aile birleşimi vizesiyle çıkmam sorun yaratır mı? [Mantıken alanen kaçıyorum cünkü!:) ]
5. Almanyaya yerleştikten sonra Almanyada yasamaya/çalışmaya basladıgıma dair belge göndersem, yurtdısında yasayanlara verilen 38 yasına kadar erteleme şansı bana da verilir mi? Yoksa bana cezai işlem uygulanır mı, giriş çıkışlarda sorun yaşar mıyım?
4. Biraz komik olacak ama; asker kaçağı olarak yakalandıgınızda yapılan işlemler nelerdir? Kışlaya mı gönderilirsiniz yoksa şube size gün mü verir?
5. Facebookta ya da bu ve benzeri sitelerde asker kaçaklarının bulundugu dogru mudur? Artık sokağa cıkamayacak hale geldim! Araba kullanmak bile zulüm olmaya basladı
6. Asker kaçaklarını muhtarlıktan alınan ikametgah adresiyle arıyor olmalılar. Gündüzleri evde olmadıgım için polis gelirse beni bulamaz. Polis not bırakırsa ve gidersem beni tutuklarlar mı? Gitmezsem polisin bir sonraki adımı ne olur?!
7. Kahroluyorum, lütfen yardım
Şimdiden çok teşekkür ederim.
#Ayrıca askerlikle ilgili soru soran arkadaslar, lütfen eski baslıkları okuyun, cunku aynı sorular soruldugu için buradaki avukatlar bezmiş. Sizin yüzünüzden benim soruma cevap vermek istemeyen olmaz umarım:(
-
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu aşağıdaki kararında devamlılık arzetmeyen, arızi nitelikteki ücret eklerinin kıdem tazminatının hesabında dikkate alınmayacağını belirtmiş ve bu öedemelere örnek verirken ilk başa fazla mesai'yi almıştır.
Yargıtayın bu kararını, devamlılık arzetmeyen ödemelerin kıdem tazminatı hesabında dkkate alnmayacağına ilişkin önceki kararlarla uyumlu olması ve yerleşmiş içtihat kararlarına uygun olması bakımından isabetli buluyorum.
Fazla çalışma da iş yaşamının olağan süreci içinde devamlılık arzetmeyen, zaman zaman ortaya çıkan bir çalışma biçimidir ve ücretinin de İş Kanununda belirlenen esaslar çerçevesinde ödenmesi gerekir. Ancak uygulamada karşılaştığımız bir gerçek vardır ki, bazı işkollarında ve işyerlerinde işçiler kanunla belirlenmiş olan haftalık (ya da günlük) iş süresinin üzerinde sürelerle çalıştırılmaktadırlar ve çoğu zaman bu çalışma süreleri normal çalışma süresi imiş gibi yerleşmektedir. Ücret ödenirken de işçiye ücreti kanuni sürelerin üzerinde olan çalışma süresini dikkate alarak değil, örneğin yasal asgari ücret üzerinden ödenmektedir. Yani bir işçi yıllarca yasal çalışma süresinin üzerinde çalıştırılıp, fazla çalışmalarının ücreti ödenmemektedir.
İş Müfettişleri bu gibi işyerlerinde yaptıkları denetimlerde, uygulanan çalışma sürelerinin yasal iş süresi olan haftalık 45 saatin üzerinde olduğunu tespit ettikleri takdirde, bu uygulamanın 4857 sayılı İş kanununun 63. maddesine aykırı olduğunu, bu nedenle işyerindeki çalışma saatlerinin yasal haftalık çalışma süresi olan 45 saat dikkate alınarak yeniden düzenlenmesini ve işçilerin çalıştıkları sürece haftalık 45 saatin üzerinde yaptıkları fazla çalışmadan doğan fazla çalışma ücreti alacaklarının ödenmesini istemektedirler. Ayrıca, İş Kanununun 41. ve 63. maddelerine aykırılık nedeniyle işverenlere idari para cezası uygulamaktadırlar.
Yukarıda anlatılan şekilde çalışma süresinin yasal çalışma süresi olan 45 saatin üzerinde uygulanması nedeniyle çalıştıkları sürece aralıksız olarak fazla çalışma yapan ve bu çalışmaların ücreti daha sonra işyerinde denetim yapan Müfettişin tespitlerine göre İş Kanunu hükümleri doğrultusunda ödenen işçilerin yaptıkları fazla çalışmalaların devamlılık arzeden niteliğinin, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun kararında sözü edilen fazla çalışmanın arızi niteliği ile ilgisinin bulunmadığı açıktır.
Bana göre yukarıda belirttiğim şekilde fazla çalışma yapan işçilerin sürekli olarak yaptıkları bu fazla çalışmaların ücretinin kıdem tazminatı hesabında dikkate alınması gerekmektedir.
Bazı meslektaşlarımın, somut durumu dikkate almadan Yagıtay Hukuk Genel Kurulu'nun yukarıdaki ve benzeri kararlarına üstü açık ya da örtülü atıfta bulunarak fazla mesai ücretlerinin hiçbir şekilde kıdem tazminatı hesabında dikkate alınamayacağı yönündeki görüşlerine katılmıyorum.
Hukukçu arkadaşlarımızın bu konudaki görüşlerini bekliyorum.
Saygılar.
__________________________________________________ ________
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu
Esas No:2004/9-86
Karar No:2004/124
Tarihi :3.3.2004
Özü:Arızi nitelikte ücret ekleri kıdem tazminatının hesabında nazara alınmaz. Örneğin fazla mesai, mamul yardımı, tahsil yardımı, işyerinde giyilmek ve kullanılmak üzere verilen iş eşyaları, primler, ücretli izin parası, çalışılan hafta tatili ücreti, yolluk, otel ve ev gideri olarak ödenen paralar, gezici görev ödencesi, belirli sürelerde verilen özendirme ikramiyesi (teşvik ikramiyesi), avans ödemesi gibi daimilik arz etmeyen ödemeler geniş anlamdaki ücret kavramına dahil olmadıkları için kıdem tazminatının hesabında dikkate alınmazlar.
Dava : Taraflar arasındaki “kıdem tazminatı, işçilik alacakları” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; ( ) 1. İş Mahkemesince davanın kısmen kabulüne dair verilen 18.12.2002 gün ve 367-693 sayılı kararın incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 24.3.2003 gün ve 4174-4894 sayılı ilamı ile;
(......1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davacı dava dilekçesinde ödenmeyen 2001 Şubat ayı ikramiyesini talep ettiği halde sırf tanık beyanlarında bahsedilmesi nedeniyle teşvik ikramiyesi de kıdem tazminatına esas alınan ücrete dahil edilmiştir.
Davacının böyle bir iddiası ve talebi olmadığı halde ücretin hesabında teşvik ikramiyesinin dahil edilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir...)
gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda, mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Karar : Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Dava, kıdem tazminatı ve işçilik alacaklarının tahsili isteğine ilişkindir.
Davacı, davalı işveren tarafından iş akdinin feshi nedeniyle kıdem tazminatı ve üç aylık ikramiye, ramazan ve kurban bayramı parası, ramazan ayı yemek parası, izin, yakacak parası gibi işçilik alacaklarının davalıdan alınmasını istemiş, davalı işveren davanın reddini savunmuş, yerel mahkemece davanın kısmen kabulüne ilişkin olarak verilen karar, özel dairece teşvik ikramiyesi yönünden yukarıda yazılı gerekçe ile bozulmuştur.
Kıdem tazminatına esas ücret ile ilgili somut olaya uygulanması gereken 1475 sayılı İş Kanununun 14. maddesinin konuya ilişkin dokuz, on ve onbirinci fıkrası hükümleri aynen şöyledir;
“Kıdem tazminatının hesaplanması son ücret üzerinden yapılır. Parça başı, akort, götürü veya yüzde usulü gibi ücretin sabit olmadığı hallerde son bir yıllık süre içinde ödenen ücretin o süre içinde çalışılan günlere bölünmesi suretiyle bulunacak ortalama ücret bu tazminatın hesabına esas tutulur.
Ancak, son bir yıl içinde işçi ücretine zam yapıldığı takdirde, tazminata esas ücret, işçinin işten ayrılma tarihi ile zammın yapıldığı tarih arasında alınan ücretin aynı süre içinde çalışılan günlere bölünmesi suretiyle hesaplanır.
13’ncü maddenin (C) bendinde sözü geçen tazminat ile bu maddede yer alan kıdem tazminatına esas olacak ücretin hesabında 26. maddenin birinci fıkrasında yazılı ücrete ilaveten işçiye sağlanmış olan para ve para ile ölçülmesi mümkün akdi ve kanundan doğan menfaatler de gözönünde tutulur...”
Onbirinci fıkrada sözü edilen 26. maddenin değişik birinci fıkrasında ise “genel anlamda ücret, bir kimseye bir iş karşılığında işveren veya üçüncü kişiler tarafından sağlanan ve nakden ödenen meblağı kapsar” hükmü yer almaktadır.
Anılan hükümlere göre kıdem tazminatına esas alınan ücret, iki ana unsurdan oluşmaktadır; 26. maddenin 1. fıkrasında yazılı asıl ücret; işçiye sağlanmış olan diğer menfaatler.
Genellikle ücret belirli bir miktar para olarak gözükür. Fakat para olarak verilen kısımdan ayrı, parayla ölçülmesi mümkün ayni ödemeler/e, temel ücret dışında yine para olarak işçiye sağlanan diğer ödemeler de ücrete dahildirler. Ücret ekleri ya da ücretin tamamlayıcısı niteliğinde olan ve ücret dışında ayrıca verilmesi gerekli ödemeler, işin, işyerinin özelliğinden doğabileceği gibi, sözleşmelerle (özellikle toplu iş sözleşmeleriyle) işçiye sağlanmış olabilir.
İş Kanunu’nun 14. maddesinin 11. fıkrasında belirtilen “para ve para ile ölçülmesi mümkün” menfaatlerin devamlı yada arızi nitelikte olmalarına ilişkin herhangi bir hüküm bulunmamaktadır. Konu Yargıtay uygulamasıyla çözümlenmiştir.
Kıdem tazminatının hesabında nazara alınacak ücret eklerinin niteliği yürürlükten kalkmış bulunan 3008 sayılı İş Kanunu döneminde verilen 15.5.1957 gün ve E:13, K. 10 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Karan ile tutar/ilik kazanmıştır. Anılan İçtihadı Birleştirme Kararının sonuç bölümü aynen “işçinin, gıda, mesken, sağlık, yakacak ve aydınlatma gibi zaruri ihtiyaçlarını karşılayacak kifayette olmak üzere iş karşılığında para veya ayın olarak yapılan ve arızi olmayan her türlü ödemelerin ve bu arada hususi surette iyi olan bir hizmetin karşılığı olarak ödenen primlerin veya bu mahiyetteki yıllık ikramiyelerin İş Kanununun 13’ncü (şimdi 14) maddesine göre hükmedilecek kıdem tazminatının hesabına esas olan ücret mefhumuna dahil bulunduğuna şeklindedir.
Bu durumda kıdem tazminatının hesabında nazara alınacak ücret eklerinin arızi nitelikte olmaması gerektiği açık bir şekilde ortaya konulmuştur. İşçiye sağlanan diğer bazı menfaatler daimilik arzetmemeleri ya da sosyal yardım vasfı taşımamaları gibi nedenlerle kıdem tazminatı hesabında nazara alınmazlar. Örneğin fazla mesai, mamul yardımı, tahsil yardımı, işyerinde giyilmek ve kullanılmak üzere verilen iş eşyaları, primler, ücretli izin parası, çalışılan hafta tatili ücreti, yolluk, otel ve ev gideri olarak ödenen paralar, gezici görev ödencesi, belirli sürelerde verilen özendirme ikramiyesi (teşvik ikramiyesi), avans ödemesi gibi.
Somut olayda yerel mahkemece diğer işçilik alacaklarına ilişkin olarak verilen karar onanmış olup, uyuşmazlık teşvik ikramiyesinin (özendirme ikramiyesi) kıdem tazminatına esas alınan ücrete dahil edilip edilmeyeceği noktasında toplanmaktadır. Davacı dava dilekçesinde teşvik ikramiyesi talebinde bulunmadığı gibi, teşvik ikramiyesi, İş Kanununun 14. maddesinin onbirinci fıkrasında yer alan geniş anlamdaki ücret kavramına dahil değildir. Bu nedenle hükme esas alınan bilirkişi raporunda nazara alınan teşvik ikramiyesinin, kıdem tazminatına esas alınan ücrete ilave edilmesi olanağı bulunmamaktadır.
O halde gerek bozma kararında gerekse yukarıda açıklanan nedenlerle direnme kararının bozulması gerekir.
Sonuç : Davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile direnme kararının Özel Daire bozma kararında ve yukarıda gösterilen nedenlerden dolayı HUMK.nun 429. maddesi gereğince BOZULMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının geri verilmesine 3.3.2004 gününde, oybirliği ile karar verildi.
-
Yazan: 11 - 01 - 2008 : 01.08 - K.V.
DUYURU
Bakanlığımızca 2008 yılında açılması planlanan adlî yargı hâkim ve savcı adaylığı, avukatlıktan adaylığa geçmek isteyenler için adlî yargı hâkim ve savcı adaylığı ile idarî yargı hâkim adaylığı yazılı yarışma sınav tarihleri ve söz konusu sınavlara başvuru tarihleri aşağıdaki şekilde belirlenmiştir.
1- 30 Mart 2008 pazar günü adlî yargı hâkim ve savcı adaylığı yazılı yarışma sınavı, Yükseköğretim Kurulu Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM) tarafından Ankara’da yapılacaktır. Anılan sınava ilişkin ÖSYM ile Bakanlığımız arasında imzalanan protokol uyarınca 400 adlî yargı hâkim ve savcı adayı alınacaktır.
Başvurular 21 Ocak 2008 pazartesi günü başlayacak 8 Şubat 2008 cuma günü mesai saati bitiminde sona erecektir.
2- 26 Nisan 2008 Cumartesi günü Avukatlık mesleğinden adaylığa geçmek isteyenler için adlî yargı hâkim ve savcı adaylığı yazılı yarışma sınavı, Yükseköğretim Kurulu Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM) tarafından Ankara’da yapılacaktır. Anılan sınava ilişkin ÖSYM ile Bakanlığımız arasında imzalanan protokol uyarınca 150 adlî yargı hâkim ve savcı adayı alınacaktır.
Başvurular 18 Şubat 2008 pazartesi günü başlayacak 7 Mart 2008 cuma günü mesai saati bitiminde sona erecektir.
3- 30 Kasım 2008 Pazar günü idarî yargı hâkim adaylığı yazılı yarışma sınavı, Yükseköğretim Kurulu Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM) tarafından Ankara’da yapılacaktır.
Başvurular 15 Eylül 2008 pazartesi günü başlayacak 10 Ekim 2008 Cuma günü mesai saati bitiminde sona erecektir.
4- 20 Aralık 2008 Cumartesi günü adlî yargı hâkim ve savcı adaylığı yazılı yarışma sınavı, Yükseköğretim Kurulu Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM) tarafından Ankara’da yapılacaktır.
Başvurular 13 Ekim 2008 pazartesi günü başlayacak 31 Ekim 2008 cuma günü mesai saati bitiminde sona erecektir.
İlgililere duyurulur.
KAYNAK
-
Yazan: 11 - 01 - 2008 : 00.49 - bytheway*
Öncelikle merhaba demek istiyorum. 22.04.2007 tarihinde nikah yaptım. Eşimin tayininin Ankara'ya alınması için erken nikah yapma yoluna gittik. Ağustos ayında ise düğün yapıp tuttuğumuz evde yaşamaya başladık. Buraya kadar herşey normal ve güzel gitti.
Ancak son iki aydır eşimin sebepsiz çıkardığı kavgaların sonucunda devamlı olarak boşanmak istemesiyle karşı karşıya kaldım. Durumun garip tarafı boşanma davasının da benim tarafımdan açılmasını istiyor. Bu duruma ek olarak davayı ben açmazsam tazminat ve nafaka isteyeceğini dile getirdi ayrıca ailesinden de boşanma davası açma konusunda tehdit boyutuna varan baskılarla karşılaşıyorum.
Benim bu olaylardan çıkardığım tek anlam şudur ki, eşim benimle Ankara'ya tayin olabilmek için evlendi şimdi de işi bitti boşanmak istiyor. Davayı kendisi açarsa atamasının iptal edileceğini düşündüğünden benim dava açmamı istiyor. Ben iki aydır yaşadığım bu sıkıntıları bırakın çevremdekilere, aileme bile anlatamadım utancımdan. Yani mahkemeye çıksam ailem dahi şahidim olamaz yaşadıklarıma çünkü bizi mutlu mesut yaşıyor biliyorlar.
Artık bende bu durumdan yeterince bunaldım ve boşanmak istiyorum. Benim merak ettiğim konu davayı ben açarsam tazminat ve nafaka verirmiyim. Ortada bir çocuk yok eşim çalışıyor ve kendi geçimini sağlayabilecek durumda.
Vereceğiniz cevaplar için şimdiden teşekkür ederim.
-
Yazan: 11 - 01 - 2008 : 00.26 - admin
Sayın üyelerimiz;
Hukuki net alan adı ilk olarak 11.1.2002 yılında tescil edilmiştir. Geçen süre zarfında yoğun bir katılım ile beklenenden çok daha fazla ilgi görmesinde siz üyelerimizin payı büyüktür.
Geçen sene bu zamanlar 60 bin üyemiz ve günlük 20 bin kişi ziyaretçimiz vardı. Bu sene ise şu an itibariyle 87.305 üyemiz, günlük 30 bin kişi ziyaretçimiz olmuş.
2007 senesinde
yeni yaşımızı böyle kutlamıştık, bu sene sıra sizde...
Her zamanki gibi site sizin, söz sizin...
Saygılarımızla,
HUKUKİ NET Ekibi
-
Yazan: 10 - 01 - 2008 : 23.38 - ksarac
Merhaba
Ben eşimle 2006 yılı başında anlaşmalı olarak boşandım. Mahekeme sonucu 4 yaşındaki oğlumuz için aylık 200ytl iştirak nafakası ödüyorum. Kararda eşim bir madde koydurmuştu "ortak çocuğun bakım eğitim sağlık vs. gibi giderlerinin yarısının davacı tarafından karşılanması"diye ve eski eşim bu maddeye istinaden benden sürekli ek para talep etmektedir. Benim maaşım 830 ytl ve bu ay %10 artışla beraber 220ytl nafaka yatıracağım. Benden bu ay için ayrıca 200ytl daha istiyor.Kendisi 2000ytl civarında maaş alıyor ve kasım ayı içinde birisiyle yeniden evlenmiş(evlendiği kişinin maaşı da 1500ytl civarında). Bende 2 ay içinde evleneceğim ve bu miktarda para göndermeme imkanım yok. Bu durumda yapabileceğim birşey var mı? Yardımcı olursanız cok sevinirim. Saygılarımla...
-
Yazan: 10 - 01 - 2008 : 23.23 - loco
Annem ve babama ait olan eve (hali hazırda içinde kiracısı bulunmakta) yakında evlenecek olmam nedeniyle yerleşmek istiyorum. Kiracı ile konuştum. En erken 4 ay içinde evden çıkabileceğini söyledi.
Benim sormak istediğim kiracıyı evden daha erken çıkarabilmek için uygulanan hukuki bir yaptırım varmı? Kendi üzerime bir gayrimenkulüm yok ve kiracının kontratı Aralık 2007'de uzatılmış.
-
Yazan: 10 - 01 - 2008 : 23.13 - sadal
Kardeşim 1994 yılında bir araç alıyor. Noterden satışını alıyor. Ama trafiğe tescil ettirmiyor. Başka bir şehrin haciz müdürlüğü tarafından 2007 yılının şubat ayında bu arabaya eski sahibinin borçluları tarafından haciz konuluyor. Bu hacizi kaldırmak için ne yapmalıyız? Hacizi kaldırmak için o şehre gitmemiz mi gerek, yoksa kendi bulunduğumuz şehirden hacizi kaldırabilir miyiz? Bize yardımcı olursanız çok memnun oluruz.
-
Yazan: 10 - 01 - 2008 : 20.41 - ilkcan35
Biz 17 yıllık evliyiz.Eşim(hanımım) evi terk edip 6 aydır annesinin yanında kalıyor.Evi terk ettiği için boşanma davası açmasını istiyorum fakat kabul etmiyor.Şayet ben dava açarsam 2002 yılında annesinin almış olduğu eşimin üzerine olan evin bahçesine yapmış olduğum inşaatın masraflarını boşanırsam talep edebilirmiyim?
Ayrıca eşimin üstüne olan evden hak albilirmiyim?
Şimdiden vereceğiniz cevaplar için teşekkür ederim.
-
Bekirağa bölüğü günlerinden sonra Mustafa kemal kurtulduğuna inanamıyor ama sürgün bekliyordu. Gerçi kendilerine nereyi isterlerse oraya tayin edileceklerini söylemişler oda anacığının yanı Selanik i istemişti. 11 Ocak 1905 te Kurmay Yüzbaşı olarak Hark akademisini bitirmiş hiç olmayacağını bildiği halde Selanike tayinini beklemeye başlamıştı. Beklenen haber gecikmedi Selanik e tayin olamamıştı ama Alfabede bir sonraki harf olan ( Gerçi o gün bu alfabe yoktu ama olsun ben yazdım oldu kızmayın ) Ş harfinden bir yere Şam' daki 5. orduya atandı 5 Şubat1905 te görevine başladı. ( Tesadüfe bakın Şam - Şubat . Ordu 5 1905 ) Neyse tarih bilgisi gibi oldu ben anıya dömeyim.
İngiliz Ajanlar Suriye ve Arap topraklarında cirit atarken Mustafa Kemal ve Müfit görevlerini en iyi yapabilmek için çalışıyorlardı. Aslında birer bölük komutanıydılar fakatgerçek anlamda bir komutanlıkları yoktu. Sadece eğitim alanlarındaki çavuşlara emir verebiliyorlardı. Bu durum şüphesiz stajer olmalarından değil sürgün olmalarından dolayı idi.
Gerçekte durumları Şam sokaklarından daha pisti ama ikiside mesleklerini öyle seviyorlardı ki her türlü sıkıntıya rağmen kendilerine emanet edilen askerleri çok iyi yetiştirmeye çalışıyorlardı. Bu konuda da en büyük yardımcıları onbaşı ile çavuşlardı. Onbaşı ve çavuşların hemen hemen tamamı Türk erlerin çoğu ise Arap tı.
Ordunun sorumluluk bölgesinde , İngiliz e uşaklık eden birçok Arap kabile reisi varken ordu içindeki bu erlere ne kadar güvenilebilirdi? Bu soruyu kendisine soran Mustafa Kemal alınacak tedbirleri biliyordu ancak ne Rütbesi ne mevkii buna yeterli değildi. Buna rağmen kendi bölüğündeki eğitim için canla başla çalışıyordu onbaşı çavuş ve erlerle iyi bir diyaloğu vardı. ( Zaten daha sonra anılarda çokça yer alır Şam anıları ) Ancak emrindeki Mekadon bir Türk yüzbaşısına canı çok sıkılıyordu . Ve işte bu yüzbaşı ile olan bu hikaye 2007 ile kıyaslama yapacağımız hikayeyi oluşturuyordu. Unutmayalım Mustafa Kemal sadece ve sadece sürgünde bulunan bir kurmay yüzbaşıdır. Yani o güne göre aslında bir hiçtir....
Bu Makedonyalı Türk yüzbaşı '' necip Millet'' hikayesini çok ciddiye alıyor bu yüzden Arap erlerine olağanüstü yüz veriyorAnadoludan gelmişkıt'a onbaşı çavuşlarına bağırıp çağırıyordu. Yüzbaşının bu haline tahammül edemeyen Mustafa Kemal ' ya sabır'' çekip duruyordu. Ve bir gün zurna zırt dedi....
O gün Makedonyalu yüzbaşı eğitimden kaytardıkları için Arap erleri azarlayan çavuşu görünce bağırmaya başladı
'' Sen nasıl olurda peygamber efendimizin mensubu olduğu Necip Arap kavminin çocuklarına kaba davranabilirsin ? Haddini bil densiz ! Sen onların ayaklarına su bile dökemezsin....''
Mustafa kemal ile Müfit olanları uzaktan izliyordu. Çavuş makedon yüz başıya ses çıkarmayınca yüzbaşı hakaretlerini biraz daha arttırdı . Her zaman itaat sembolü olmuş olan Mehmetçil , kumandanının bu haksız davranışı karşısında önce bakışlarındaki saygıyı kaybetti sonra dişlerini sıktı ve nihayet gözlerinden yaş boşandı...
Çavuşluktan yükselerek kumandan olmuş alaylı yüzbaşı hala '' Necip milletin itibarlı gençlerinden'' bahsediyor susmak bilmiyordu. Mustafa kemal daha fazla dayanamadı ve sonunda dağarcığındaki '' ya sabırlar '' tükeniverdi....
'' Yüzbaşı Efendi susunuz.....
Bu gürleme üzerine yüzbaşı anında sustu koşa koşa geldi Mustafa kemal e selam çaktı
''Kötü bir şey mi yaptım komutanım ? ''
Mustafa kemal bu sefer daha yüksek sesle bağırdı
'' Hemde çok fena bir şey yaptınız. Buna hakkınız yok ! Araplar necip bir kavim olabilir, lakin senin de benim de çavuşun da Müfit'inde mensubu olduğumuz Türk milleti, Arap kavminden aşağımıdır ? Türklerin asaletinden şüphe mi ediyorsunuz ? Bu ne soysuzluk.........
10 Kasım 2007...
5 kilo Bulgur 250 kg kömür karşılığında Cumhurbaşkanı ve başbakan olmuş iki zat Aşiret reisi bile olamayacak bir çöl bedevisinin ayağına gitti Bu bedevi bu iki zatı birini bir yanına birini bir yanına oturttu protokoldeki en ağır hakareti yaptı. Orası bu iki zat için beni hiç ilgilendirmedi ama bu çöl Bedevisi TÜRKİYE CUMHURİYETİNDE ANITKABİR İ ZİYARET ETMEDİ. ATATÜRK RESMİNİ İNDİRİP KENDİ RESMİNİ KOYDURDU 10 KASIMA SAYGI BİLE DUYMADI ÜSTÜNE ÜSTLÜK MADALYA ALDI Bu kepazeliği bu iki zat gelişme taktik çağa ayak uydurma olarak geçiştirdi şakşakçı medyada destekledi...
İşte benim Kalbimdeki CUMHURBAŞKANI
-
13 Mart 1899 da Mustafa Kemal Pangaltı daki Harp Okulu Piyade sınıfına 1283 no ile yazılmıştır. Artık harbiyelidir Mustafa Kemal çok samimi arkadaşlıklar ilk planlar ilk hapis ilk ciddi çekişmeler burada yaşanacaktır. Yaşıtı olan ancak kendisinden iki sınıf büyük birisi vardır Harbiyede Enver...
İki ayrı kutubun sonunda karşılacakları bellidir. Bellidirde nasıl olacaktır bu ?
Enver yakışıklı, güler yüzlü, herkesle iyi geçinen, çevresini etkileyen bir gençti. Ama aşırı kibirli ve hayalperestti.
Deleleri Gagavuz Türklerinden olup Romanya'nın Kilye kasabasından göç etmişlerdi. Annesi Ayşe Hanım babası Fen memuruAhmet Efendiydi. Amcası Halil babası enverle üvey kardeşti. Enver'in Hasene veMediha adında ikide kardeşi vardı.
Mustafa Kemal gibi Enver de Abdülhamitten nefret ediyordu. Padişah ellerine geçse bir kaşık suda boğardı.
Enver farklıydı hayalleri çok büyüktü. Bir gün gelecek Osmanlı ordusunun başına geçecek padişahın tüm yetkilerini kendisinde toplayacak ve sömürgecilere haddini bildirmekle kalmayıp Orta Asya daki Türk soylu kardeşlerinide alarak Osmanlıyı yeniden en büyük yapacaktı. Bu fikir ve hayallerini arkadaşlarıyla paylaşıyor taraftaarda buluyordu. Ama... gerek öğretmenleri gerekse arkadaşları övgüyle '' Mustafa kemal '' diye birisinden söz ediyorlar bu isim sık sık kulağına geliyor ve rahatsız oluyordu. Ne demekti bu onun olduğu mekanda başkası olamazdı. enyakışıklı bilgili ve başarılı o olmalıydı.
Dayanamadı bir gün Ali fethi 'ye ''Beni şu Mustafa Kemal denen çocukla tanıştırın görelim bakalım nasıl zekiymiş''dedi. Ali Fethi 'de Enver ile Mustafa kemal'i dört köşe olan okul bahçesinin bir köşesinde buluşturdu. Bu onların ilk karşı karşıya gelişi oldu....
Meraklı bir dinleyici grubunun karşısında iki genç subay adayı memleketin geleceği konusunda bir süre sohbet ettiler. İdarenin baskıcılığı vatanın ufkundaki tehlikelr gibi bir çok konuda anlaşabiliyorlardı ama görünen oyduki Mustafa Kemal alabildiğine gerçekçi Enverde alabildiğine hayalperestti.
Sohbetleri sona ererken Enver birazda alaycı bir şekildeküçük bir çocuğun elini tutar gibi Mustafa Kemal in elini tutup
''Devletimizin geleceği için kaygılarına katılıyor ve saygı duyuyorumMustafa Kemal Efendi , lakin bunlar sana göre değil , büyük işler. Memleket, cemiyet kurmak, dergi çıkarmakgibi çocukça şeylerle düzelmez düzeltilemez. Memleketimiz için çok daha ciddi anlamda çalışmak istediğin zaman beni bul, ne yapacağını sana söylerim''
diyivermişti. Herkes şaşırmış FethibozulmuştuKemal bu kaba davranışı hazmedemezkesinlikle karşılık verirdi. Herkes '' Al başına belayı!'' diyorduki hep birlikte yanıldılar. Bela filan çıkmadı tam tersine Mustafa Kemal Enver'in kabalığını gülümseyerek karşıladı
''Hay hay Enver efendi, büyük işler yapacağım zaman zat-ı alinize danışırım...''
Bu sözleri öyle bir alaycı tavıla söylemiştikiEnver önce şaşırdı sonra Mustafa Kemal e ters ters bakarak çekti gitti...
Her ikisinide tanıyanlarşimdilik büyük fırtınanın geçtiğini ama bu olayın böyle kapanmayacağını anlamışlardı... Tarih daha yeni başlamıştı....
-
Merhaba ben Bahadır 16 yaşında lise ögrencisiyim bundan tam 96 gün önceydi babam tutuklandı ben bilmiyordum tutuklanınca ögrendim.Olay şu babamın çekleri varmış 18 adet çekten yargılanıyor bunların 2 tanesi iş yaptıgı firma ancak krizden dolayı şirket batınca ödeyememiş diğerleri galiba tefeciler onlarla konuşmuş ödeyeceğine söz vererek senet imzalamış.Bu arada dosyaların aralarında 3 tanesi turkcell telefon faturası gibi daha küçük seyler var onların cezası 10 günmüş dediler.Senet imzaladığı kişilerle 3 ay önce konuştuk çekeriz geri çekleri demişti bizde rahatlamıştık.Avukat olarakda görüştügümüz kişilerin avukatını tuttuk çünkü babamın durumunuda iyi biliyordu.Şimdi ise çekmiyorlar para istiyorlar dedemin evinin ölünce onlarını kalmasını istiyorlar.Bizde bunları kabul etmediğimiz için çekmeyecekler gibi görünüyor.Eğer çekmezlerse babam ne kadar yatar? Bu ticari suçun belli bir zamanı geçmiyormuş acaba bu süre ne kadar ? bu dosyalar birleştirilip tek bir dosya olup daha az sürede yatamazmı ? Son olarak yeni çıkacak bir kanuna göre borçdan hapis yatma kalkıcakmış bu olursa babam hemen dışarı çıkacakmış acaba bunun çıkma olasılıgı ve zamanı ne olur ? herkese iyi akşamlar
-
saygı değer site yöneticileri;
24.04.2007 tarihinde almış olduğum iş yerimi 24.04.2008 tarihinde teslim edilmek üzere tahliye taahhütnamasi (noterde) düzenlendi.taahhütnamede geçmeyen bir durumla karşılaştık.3, kişiye iş yerinin satılması durumu
kişi işletmekte olduğu işyerini babasına devretmiştir.Benim bu durumda nasıl davranmam gerektiğini aaçıklar mısınız?
(taahhütnamede devri konusu geçmemektedir)
-
öncelikle herkeze slm..
ben 1988 doğumluyum
askerlik muayene kağıdım gelmiş memlekete yollamışlar daha yeni geldi kağıt & muayene günüm geçmiş..
şimdi ben Grafikerlik & Web tasarım kurslarına gidicem..
lise 3 den 2 tane sorumlu sınavım var... Yani diplomam yok
1 sene tecil ettire bilirmiyim acaba ?
kaç gündür başıma ağrılar giriyor..
yardımınız için şimdiden çok teşekkürler :mahcup:
-
Şiir tabiiki benim değil . Geçemnerde dostlarda otururken Hikmet Hocanın orada yaşlıca bir amca geldi. Bende baktım tokalaştım sanki tanıdık geldi ama tam çıkaramadım. Dediler ki Mehmet Sait Ergenç sanki şehir tiyatrolarından anımsar gibi oldum ama çıkaramadığımdan gülümsedim seksen yaşında dimdik.
Sonra bana daha iyi tanıtmak için '' Halil Ergenç'in babası'' dediler. Ben iyice mal mal baktım. İçimden dedim bu Halil Ergenç melhur biri olsa gerek ama ben bilmiyorum çaktırma!!!! Allah sizi inandırsın babası daha tanıdık geldi. Benim merak sardığım zamanda emekli olmuş sonunda çözdüm. Ama söz yazarı şailik devam ediyormuş. Bu arada Halil Ergenç Aliye ve 1001 Gece adlı dizilerde baş rol oyuncusuymuş tabiiki Hikmet Hoca dahil herkes benden tepki bekliyor.. Muhtemel HAAAAA bildim diye... Ama heyhat ben o dizileri bilmiyorum ki.... Adlarını annem sayesinde biliyorum ama hiç izlemedim dolayısıyla gereksiz bir tanıtım oldu benim için ben sadece gülümsemeye devam ettim. Böylece benim bu dünya dışında yaşadığım konusunda hemfikir oldular...
Neyse Mehmet bey bir şiir yazmış bastırmış çok güzel.. Ben üç kere okudum vay dedim ne güzel... Umarım beğenirsiniz . 80 Yaşındaki Mehmet Sait ERGENÇ şiirini...
Ey Gafil !.. Utanmadan ikibinli yıllarda
Kendini arıyorsun hala çıkmaz yollarda
Keramet sanıyorsun sakalında saçında
Sen hala namusunu arıyorsun kıçında
Sanma İffet saçtadır, fazilet sakaldadır
Keramet kılda değil ! imanda akıldadır
İnsanın asaleti ruhunda özündedir
Namusu şerefi verdiği sözdedir
Selamet istiyorsan asam ol sözünde dur
Başka yerde arama senin namusun budur.
-
Yazan: 10 - 01 - 2008 : 17.10 - selyuc77
Merhaba,
1 hafta önce evime hirsiz girdi. Çelik kapiyi kırmış. Ev sahibimi aradim ve kapının durumunu gösterdim. Ev sahıbımde usta gönderdi ve kapıyı değiştirdik. Bu durumda kapının ücretini ev sahibi mi öder yoksa kiraci olarak benım mi ödemem gerekiyor??
Yardimlarınız için şimdiden teşekkürler,
Selim Yücel
-
Yazan: 10 - 01 - 2008 : 17.03 - canan.un
Merhaba,
Şu an için karşıma çıkmış bir sorunla ilgili görüşlerinizi almak istiyorum.
Elimde daha önceden takibe konulmuş ve tahsil edilmemiş senetler var. Ancak bu senetlere dayalı takip başlatırken senette kefil olan kişiyi borçlu olarak göstermemiş ve ödeme emri göndermemiştim.
Sadece bu kefile karşı yeni bir takip başlatabilir miyim?
Yardımlarınız için şimdiden teşekkür ederim.
-
Mal sahibi annedir.Oğlu evinde 20 yıldır oturmaktadır.Ancak oğlu ile araları son zamanlarda bozuk olduğu için ve diğer mirasçılarında etkisi ile şimdi anne oğlunu evden çıkarmak istemektedir.Evi satacaktır.
Oğlu çıkmalımıdır?
Tapuya satışın yapılmaması için şerh konulabilir mi?
Mal sahibi evi habersiz satarsa mirasçının hakkı nedir?
Mahkemeye dava açarak miras paylaşımı yapılabilir mi?
Cevaplarınızı bekliyorum.
-
Yazan: 10 - 01 - 2008 : 16.12 - redlock
Anlaşmalı boşanma tebligatı geldi bir iki gün oldu sanırım buna 10 gün içersinde itiraz yazısı yazmam gerekiyormuş, protokole o anki psikolojik baskı altında imza attım fakat eşimden boşanmak istemiyorum. Bu 10 günlük süre içersinde hazır matbu bir dilekçe örneği varmıdır, nasıl bir savunma yazmak gerekiyor.
-
Yazan: 10 - 01 - 2008 : 15.46 - er78en
Kiracım kiralarını surekli gecikmeli olarak yatırıyor.Kira doneminin 7,8,9.aylarını toptan 10.ay içinde 10,11,12. ayların kira bedelininin yarısını sonrakı kira doneminde yatırıyor. Sürekli uyarılarıma rağmen tamamını yatırmıyor yada geciktiriyor. Kanuni olarak nasıl bir takip başlatabilirim? Kiracımdan kira bedelini ve tahliyeyi nasıl isteyebilirim. Sözkonusu kira bedelinin yarısını yatırırken hangi aya ait olduğunu belirtmemiş. Buna rağmen icra dairesinden takip başlar mı? Teşekkür ederim.
-
Yazan: 10 - 01 - 2008 : 15.36 - vangerof
Merhabalar,
Benim bir yakınım Almanya'da ve boşanmak istiyor.Eşiyle yedi yıldır evli ve eşi Alman vatandaşı ayrıca 5 yaşında bir çocukları var ama evlilikleri 2 yıldır kağıt üzerinde devam ediyor sadece şiddetli geçimsizlikleri var.
Bilgi sahibi olmak istediğim konu şu: Boşanmak için yakınımın ne yapması gerekiyor o ülkenin hukuk'u bu konuda nasıl işliyor ve çocuğun velayet konusu nasıl sonuçlanabilir?
Ykınımın eşiyle anlaşması mı gerekiyor yoksa kendi dava açıp onunda kabul etme durumu olabilirmi?
Beni bilgilendirebilirseniz memnun olurum
Saygılar.
-
Yazan: 10 - 01 - 2008 : 15.30 - selmas
1989 yılında resmi nikahla evlendim eşim emniyet mensubuydu 93 yılında öğrendimki eşim 87 yılında abisinin ölümünden sonra yengesiyle bir beraberlik yaşamış ve 88 yılında bir çocukları olmuş öğrendiğimde çok kötü günler yaşadım bu arada 90 yılında bir çocuğumuz olmuştu direnmeme karşın yengesinden olan çocuğu benim nüfusuma kaydettik yani annesi ben gözüküyorum sizden öğrenmek istediğim konu şimdi 20 yaşında olan bu genci gerçek annesinin kaydına geçirmek mümkün mü baba yine aynı fakat anne değişebilir mi ? şimdiden tşk ederim saygılarımla
-
Yazan: 10 - 01 - 2008 : 15.27 - DONMEZ79
Merhaba, 05.01.2007 Tarihinde kiralamış olduğum mülkü kontrat bitiş tarihinden 19 gün önce telefonla evsahibine haber vererek boşaltacağımı bildirdim.Maalesef araya bayram girdiğinden yasal süre içerisinde yazılı bildirimde bulunma imkanı bulunmuyordu.Evsahibine yapılan görüşmede ev için kiralık yada satılık ilanı verilebileceği ve evin gösterilebileceği konusunda anlaştık.Sonrasında evi 31.12.2007 tarihinde boşaltarak anahtarları teslim ettik.
Ancak mevcut durumda evsahibi depozitoyu ödeme konusunda anlamsız gerekçeler öne sürerek işi yokuşa sürmeye başladı.Mevcut durumda yapabileceklerim nelerdir?
-
Yazan: 10 - 01 - 2008 : 15.25 - NPC
Bir apartmanda farklı dairelerde (metrekare olarak) farklı ısınma sözkonusu olmaktadır. Ön cephedeki daireler iyi ısınırken arka daireler iyi ısınmamaktadır. Yaptığım ölçümlerde metrekare bazında yaklaşık petek kullanılırken yönler düşünülmediğinden kuzey tarafta ve arka tarafta olan daireler ısınmamaktadır. Dairemizin ısınması için ne yapmamız lazım.
-
Yazan: 10 - 01 - 2008 : 14.54 - tolg
Maaşımın yatmış olduğu bir bankada 600 ytl. Limitli kredi kartım bulunmakta. Bu karttan internet ortamında 2 ay süreyle, aynı bankadaki diğer hesabıma 600 ytl. nakit para aktardım. İşleyen faizin haricinde hesap özetinde 20 ytl.lik nakit çekme masrafı adı altında bir ücret alınmakta. Bu masrafı almak hakları mıdır ?
-
Yazan: 10 - 01 - 2008 : 14.44 - baturica
Tüzel bir kişilikle yaptığımız işlerden dolayı verdiğimiz teminat senedi ve işlere karşılık ödeme için verdiğimiz çekler ilgili firmanın muhasebe müdürü tarafından zimmetine geçirelerek alehimizde icra takibi başlatıldı. İcra takibi ile mallarımız haciz edildi.
Fakat biz suç duyurusunda bulunduk. Savcılık davayı açtı ve bahsi geçen senet ve çeklere müsadere kararı verdi.
Bu karara rağmen ve dolandırılık suçu ile ilgili dava devam etmesine rağmen karşı taraf haciz işlemlerine devam etmekte ve borcun acilen ödenmesi sürekli baskı yapmakta.
Müsadere altına alınan bu çek ve senetle icra takibine devam etmeleri hukukimidir?
Bu çek ve senetle ilgili daha önceden yaptıkları haciz işleminin iptali ve kaybettiğimiz parasal değerleri geri talep edebilirmiyiz ya da bunlarında müsadereseni isteyenbilirmiyiz.
Yardımlarınız içn şimdiden teşekkür ederim.
Not : Müsadere ile ilgili bir çok kanunu okudum fakat genelde suç eşyalarından bahsettiği için tam olarak bizim bu layla bağdaştıramadım. Ayrıca görüştüğümüz Avukatlar icra takibinin durması gerektiğini söylüyorlar. Peki bu karşı taraf avukatı icraa devam ederek suç işlemiş olmuyor mu?
-
Yazan: 10 - 01 - 2008 : 14.24 - LooPUS67
2007 yılındaki ödediğimiz vergilerin iadesi ne oalcak yardımcı olurmusunuz???
-
Yazan: 10 - 01 - 2008 : 13.42 - platinyum
İlgili yazıları okudum fakat tam anlamıyla çözemedim,
1982 dogumluyum ve ticaret lisesi mezunuyum,lisede okurken stajerlik donemimi bir belediyede yaptım. Sigorta kartım var.Fakat kartın üstünde sigorta sicil no su bulunmuyor.Benim ilk işe giriş tarihim 14 ,09 ,1998 olarak görünüyor.Yani ben 16 yaşında ilk işe girmiş oluyorum.Arastırmalarımdan bir sonuca ulaşamadım.
Eger bana ait sigorta primlerim yatmamışsa ve sigorta sicil kaydım da yoksa sayet bunun sorumlusu kim olur?Ben kanuni hakkımı arayabilirmiyim, zaman aşımı söz konusu olurmu? Yardımcı olabilirseniz çok sevinirim.Şimdiden teşekkürler...
-
Kiracımız yaklaşık 1 ay kadar önce 2 ay sonra evi boşaltacağını haber verdi.(kontratta 2 ay önceden haber verme maddesi var) Bahsettiği boşaltma tarihi kontrat bitiminden 2 ay öncesine denk geliyor. Telefon konuşmamızda kiralık ilanı astırabileceğimi ve evi isteyene gösterebileceğini söylediği halde 1 aydır emlakçının ilan asmasına izin vermiyor. Bu durumda bana erken tahliyesini haber vermesinin( ki bunu sms yolu ile yaptı ve bende olumlu cevap verdim) bir anlamı kalıyor mu? Yasal hakkımı kullanarak kalan kirayı talep etmeyi denersem bu sms olayı benim aleyhime mi olur? Ayrıca bu ayın kirasınıda yatırmıyor ve sadece evi tutarken verdiği 1 kira depozitonun zam farkını vereceğini bu ayın hesaplaşma ayı olduğunu söylüyor. İlk telefon görüşmesinde kirayı yatıracağı ve evi boşalttığında evin durumuna göre depozitoyu iade edeceğim konusunda anlaşmıştık. Evi boyalı badanalı ve şohben takılı olarak teslim etmiştik. Evi kendisinin boyayacağını temiz tuttuğunu ve şohbeninde eski olduğu için bozulduğunu ve bunun onunla bir alakası olmadığını iddia ediyor.
Bu durumda ben hakkımı korumak için ne yapabilirim,nasıl yapabilirim? Açıkçası maddi durumum çok kötü olduğu için bu yasal işlemlerin neye malolacağı ve nekadar süreceği konusuda elimi kolumu bağlıyor. Bana bu konuda yardımcı olabilirseniz çok sevinirim. Ayrıca kontrata göre kirayı herayın 7 sinde yatırması ve en fazla 5 işgünü geciktirebileceği yazılı. Yani 2 günü kaldı. bunu lehime kullanabilirmiyim?
-
Yönetici arkadaşlar,
Cevabımın forumlarda olacağını söyleceksiniz, fakat çok aradım, istediğim konuyu bulamadım,...
Onun için özür dileyerek kısaca sorum şöyle;
Devlet Memuruyum, birkaç bankadan kredim ve kredi kartlarım var,
Şu anda ödeyememe durumum oluştu...
Maksimum ne zaman sonra (yani son ödeme tarihinden sonra) yasal olarak icra ve haciz işlemleri başlar...?
Devlet Memuru olduğumdan yani maaşım olduğundan dolayı icra mı öncelik olur, yoksa haciz mi...?
Yani anlatmak istediğim sadece maaşıma mı icra olur veya evimede haciz olur
mu...?
Teşekkürler...
-
Yazan: 10 - 01 - 2008 : 13.02 - cowinus
ben 27 yaşındayım ama yaşımı 25 indirmek istiyorum ama nasıl yapacağımı bilmiyorum yardımcı olursanız sevinirim
-

Geç geldi ama aldığımda şaşırdım. Belçikadan birisi yollamış. Tanımıyorum ama çok hoşuma gitti paylaşmak istedim . Daniel Dumoulin Belçikada bir bankacıymış ama çok sıkı bir Kemalistmiş her sene yeni yılı böyle bir özel tasarımla kutlarmış sağ olsun var olsun.
Kartı gönderen altına şunuyazmış Türkçe olarak Belkide buda özel formattır ama çok güzel ....
''
TÜRKİYE; ATATÜRK'Ü ALLAH'A BORÇLUSUN ,
GERİYE KALAN HERŞEYİ DE ATATÜRK'E...
-
Adalet Bakanlığı Kanunlar Genel Müdürlüğü, “İcra İflas Kanunda ve Çeşitli Kanunlarda Değişlik Yapılmasına Dair Kanun” taslağı hazırladı. Hazırladığı kanun taslağını ilgili yerlerden görüş almak üzere gönderen Bakanlık, gelen görüşler sonrası taslağa son şeklini verecek.
Taslağa göre, icra ve iflas davalarında yapılacak her türlü işleme ilişkin alınacak paralar, doğrudan banka hesaplarına yatırılacak. Yasada yapılması öngörülen bu değişiklik ile icra dairelerinde "rüşvet" söylentilerinin önüne geçilmesi amaçlanıyor.
Bakanlık, yargı reformu çerçevesinde İcra ve İflâs Kanununu Avrupa Birliğine üye ülkelerdeki uygulamalarla uyumlu hâle getirmek, icra ve iflâs dairelerinde yaşanan aksaklıkları gidermek amacıyla değişiklik taslağını hazırladı.
İcra İflas Kanunu'nun 9. maddesinde yer alan düzenleme şöyle:
“Her türlü para tahsilatı, icra ve iflas müdürlüklerinin banka hesap numarası üzerinden yapılır. Haciz sırasında para tahsilatı yapılmış ise tahsil edilen paranın, en geç ertesi işgünü çalışma saati sonuna kadar icra ve iflas müdürlüklerinin banka hesabına yatırılması zorunludur.
Tahsil edilen paralardan kanunen alacaklıya ödenmesi gerekenler, talep edilmesi hâlinde icra ve iflas müdürlüklerinin hesap numarasının bulunduğu bankaya talimat verilmek suretiyle gecikmeksizin ödenir; talep edilmezse masrafı alacaklıya ait olmak üzere en geç üç gün içinde 58 inci maddenin ikinci fıkrasının (1) numaralı bendinde gösterilen alacaklının banka hesap numarasına talimat verilmek suretiyle aktarılır. İcra ve iflas müdürlükleri aldıkları kıymetli evrak ve değerli şeyleri kasalarında muhafaza ederler. İcra ve iflas müdürlüklerince alacaklı dışındaki diğer gerçek ve tüzel kişilere yapılması gereken ödemeler, bankaya verilecek talimat yoluyla yapılır.”
MYNET
-
Tck'daki adli para cezaları için olan bir maddede, ödeme süresi tebligat tarihinden 30 gün içinde başlar diyor.
İlk taksitin erken yatırılması diğer taksitleri önde çeker mi ? yani gün olarak tebligattan bir ay sonrası mı dır her taksit için yoksa erken yatan taksitin gününden itibaren mi bir aydır ?
teşekkürler.
-
Yazan: 10 - 01 - 2008 : 11.44 - tobeor
Şahıs şirketini emekli bir memurun üzerine kurmanın vergi avantajı var mı?
-
Yazan: 10 - 01 - 2008 : 10.46 - cetos
Önce Merhaba Herkese ve şimdiden ilginize teşekkürler & Bir çözüm veya cevabını yazarsanız minnetkar olurum .
Sorunumuz şu;
Yeğenim 1967/8 Doğumlu
SSK Başlangıcı 1987/1 ayı
1987 yılı 80 gün SSK
1989 yılı 110 gün SSK
1990 Bağkur a iş yeri olarak giriş ama ssk aktarması yok
1990 1993 arası 3 yıl 7 ay BAĞ-KUR
1993 de iş yerini kapatıyor ve 1995 de ssk yatırıyor normal çalışan olarak
1995 yılı 15 gün SSK
1996 yılı 30 gün SSK
1997 yılı 210 gün SSK
1998 yılı 88 gün SSK
1998 de tekrar iş yeri acıyor ve bağkura geciyor
1998 2005 yılı arası 6 yıl 10 ay BAĞ-KUR
2005 de iş yerini kapatıyor ve işe giriyor
2006 yılı 120 gün SSK
2007 yılı 241 gün SSK
2008 yılı halen ssk lı çalışıyor ama suan rahatsız
Bağkur toplamı 10 yıl 5 ay
SSk Toplamı 910 gün
bu arada 1988 1990 arası askerlik yaptı ama suanda askerliğini borçlanmadı ssk için askerlik in faydası olurmu gerekirse
ve suan ssk lı çalışıyor en son bağkurdan sonraki ssk günü 390 civarı ve hiç ssk veya bağkur birleşmemiş ayrı ayrı duruyor
2006 ve 2007 yılllarında ssk lı çalısırken rahatsızlanıyor ve 9 ayında rapor alıyor ve vergi indirimide alıyor raporu yeni onaylandı ve %60 vergi indirimi aldı
hastalığının ağırlık derecesi ruhsal şizofren ve deprasyon orta derece pisikoz işi bilgisayar tamir ve programcısı idi şu durumda Terimlerini tam biliyorum ama Malülen emekli olabilirmi olursa ssk dan olmak istiyor ssk dan olabilirmi veya olamazsa bağkurdan olabilirmi yada neyapmalı nasıl nereden olur size ayrıntılı yazdım teşhis doğru olsun diye yardımcı olursanız çok memnun oluruz
-
Yazan: 10 - 01 - 2008 : 10.17 - sirinsu
Türkiye Vatandaşı olan ve İstanbulda ikametgah eden biriyim. Nişanlım ise Hindistan vatandaşı ve Amerika'da yaşıyor. Aynı ülkede yaşayabilmemiz için gerekli resmi işlemlerin zamanında yapılabilmesi için, önümüzdeki 6 ay içerisinde Türkiye'de evlenmemiz gerekiyor. Sorun şu ki; nişanlım önümüzdeki 6 ay içerisinde sadece 1 kereye mahsus olmak üzere ve 5 iş günü süreli Türkiye'de kalabilecek kadar bir izne sahip.
Bu durumda yani 5 iş günü süresi içerisinde;
Türkiye'de yıldırım nikahı ile evlenebilir miyiz?
Yıldırım nikanının uluslararası düzeyde herhangi bir hukiki geçerlilik sorunu var mıdır?
Yıldırım nikahı için özellikle nişanlımın sağlaması gereken resmi belgeler nelerdir?
Yardımlarınız için şimdiden teşekkürler...
-
Sevgili Hukukçu Arkadaşlar;
24/06/2007 tarihinde çok severek evlendiğim eşim ile henüz askerlik görevimi, bu yaşıma dek tamamlamamış olmam sebebini göz önünde bulundurarak ailemin(anne-baba) yaşadığı ve 4 kişinin kolaylıkla barınabileceği geniş yüz ölçümüne sahip evimize yerleştik. Kaldı ki 24/06/2007 olan evlilik tarihimizden 6 ay önce yani nişanlandığımızda, eşim ailesinin kent dışında yaşıyor olması ve ev arkadaşı ile yaşadığı problemler sebebiyle zaten benim ailemle yaşadığım eve taşınmıştı. Bu noktaya kadar olan kısımda herhangi bir problem yoktu ve eşimden rica ettiğim süreyle mevcut baba ocağında, ben askerlik hizmetimi aradan çıkartıncaya dek kalmayı da hem ailesi hemde kendisi kabul etmişti.
Genel aile yapısı ve sosyo-kültürel yapı olarak eşim ve ailesi varoş diye tabir edebileceğimiz bir bölgede, düzenli gelire sahip olmadan çeşitli ekonomik güçlüklerle yaşamaktaydı buna karşın ben ve ailem yaşadığımız büyük kentin gelir ve kültürel düzeyi en yüksek ilçesinde, saygın bir sosyal statüyle yaşamaktaydık ve hala da bu böyle devam etmektedir. Eşim bahsettiğimiz bu bölgedeki pek de iyi olmayan bir liseden mezundur ve ben de İ.İ.B.F Kamu Yönetimi mezunu, belirli bir süre yurt dışında yaşamış ve kamu sektöründe iyi bir kariyere sahip bir işte çalışmaktayım.
Henüz evliliğimizin ilk 30 günü dolmamıştı ki eşim çok basit gerekçeler sebebiyle beni terk etti ve 1 hafta süreyle ailesinin yanında yaşadı...Kendisine karşı herhangi olumsuz bir davranışım, hakaretim, şiddet yanlısı bir girişimim olmamasına karşın gidip kendisini ailesinden geri getirmiş ve bu arada da malesef sosyo-kültürel olarak bana fikir ve telkin etmelerine ihtiyaç duymadığım ailesinin fikirlerini de eşime olan saygım ve sevgim sebebiyle sessizce dinleyerek içime attım. Eşimin eve geri dönüşünün ardından tekrar, henüz 1 ay geçmişti ki yine sudan bir sebepten çıkan bir tartışma sebebiyle ben evde yokken tüm eşyalarını toplayarak eşim bir kez daha beni 1 haftalığına terk etti ve aynı problemleri bir kez daha bana yaşattı. Yaklaşık 1,5 ay önce yine gözle görülür büyük bir sebep olmaksızın eşim beni terk etti ancak bu kez durum biraz farklı! Şöyle ki eşim tüm bu beni terk edişlerinin ardında her defasıonda farklı sebepler sunmuştu ve buna ek olarak da ayrı bir evde yaşamak istediğini de belirtmişti ancak eşimi tanıdığım ilk günden bu yana her istediğini gerçekleştirmeye çalışırken ve arada bir de nikah-düğün gibi maddi külfet getiren organizasyonlar yaşadığımdan oldukça borçlu bir noktaya ulaştım. Kendisine borçları kapatmadan kiralık bir ev tutmanın getireceği yükü defalarca matematiksel hesaplarla anlatmış olmama karşın bu isteğinden vazgeçmedi.(üstelik daha önce beli bi süre mevcut evimde, ailemle yaşamayı hem kendisi hem de ailesi kabul etmişti)
Geçtiğimiz haftalarda bir gece kendisini ayrı bir ev tutma kararı aldığımı açıklamak için geç vakit aradığımda telefonunun meşgul olduğunu gördüm. Yaklaşık 2 - 2,5 saat boyunca gece 03:15e dek biriyle görüşme yaptı ve biraz zorladığımda bu görüştüğü kişinin bir erkek olduğunu ancak yalnızca dertleştiğini söyledi. Kaldi bana ait olan telefon hattının dökümünü aldığımda bu kişiye ait farklı telefonları defalarca aradığını gördüm. Son olarak dün kendisiyle görüştüğümde tüm görüşmeleri ve hatta 1 kez buluştuğunu bile itiraf etti ancak yaşadığı ağır psikolojik travmalı dönemde yalnızca bu kişiyle dertleştiğini söyledi.Ayrıca kendisi dün, MK 134/1 inden bana boşanma davası açtı.ŞİMDİ MERAK ETTİĞİM KONU ŞUDUR Kİ HENÜZ 1 YILI DOLDURMAMIŞ BİR EVLİLİKTE MK 134/1 DEN(ANLAŞMALI BOŞANMA) ŞEKLİNDE VERİLEN BİR DİLEKÇE İLE BOŞANMA GERÇEKLEŞİR Mİ? YOKSA BİZİ EVLİLİK DANIŞMANINA MI YÖNLENDİRİRLER.DAHA ÖNCE BUNA BENZER GÖRÜLMÜŞ DAVALARLA KARŞILAŞAN ARKADAŞLARIN FİKİRLERİNA İHTİYACIM VAR. BU ARADA EŞİMİ HALA SEVİYORUM...
Bugüne dek ne ben ne de ailem tarafından eşime hiç bir şekilde hakaret, sözlü saldırı, şiddet girişimi olmamıştır ANCAK EŞİMİN TEYZELERİ VE KENDİ ANNESİ PROBLEMLİ EVLİLİKLER YAŞAMAKTADIR, EŞİMİ HER TARTIŞMANIN ARDINDAN BOŞANMASI YÖNÜNDE TEŞVİK ETMİŞLERDİR. SON OLARAK DA BENİMLE BOŞANMAK İSTEDİĞİNİ SÖYLEDİĞİ VE EVİ TERK ETTİĞİ GÜN YANİ 27/11/2007 TARİHİNDE BENİ BOŞANMA TALEBİYLE ARAMADAN ÖNCE YİNE TEYZELERİNDEN BİRİYLE YAPTIĞI NEREDEYSE 1 SAATLİK TELEFON GÖRÜŞMESİNİ DE TESPİT ETMİŞ BULUNMAKTAYIM. KALDI Kİ KENDİSİ O SABAH BENİ ÖPEREK, HERHANGİ BİR PROBLEM OLMAKSIZIN EVDEN AYRILMIŞ ANCAK ÖĞLENDE TEYZESİ İLE YAPTIĞI BU UZUN GÖRÜŞMESİNİN ARDINDAN BENİMLE BOŞANMA KARARI ALARAK BENİ ARAMIŞTIR...
Vereceğiniz nazik cevaplara şimdiden teşekkür ederim...
Sevgiler...
-
Yazan: 10 - 01 - 2008 : 08.35 - pcbocugu
İyi günler sayın hukukçular;
benim sorum şu şekilde: Binanın dış cephesine yapılacak boya ve mantolama farklı işlemlerdir diye düşünüyorum. Boya dış cephenin güzelleşmesi ve bakımı için bir sorumluluktur, buna katılıyorum ancak mantolama sadece mantolama yapılan daireyi ısıtan bir durum olduğu için genel gider olarak görülmez. Yani 15 daireli bir apartmanda 3 adet dairenin sahibi mantolama yaptırmak istemeyebilir. Geri kalanlar da kendi arsa payı oranında değil; dış cephedeki mantolama yapılacak sathın ölçüsü oranında ödemeye katılır.
Doğru mu?
-
2004 yılında bi kaç bankaya borçlandım ve ödeyemediimden dolayı şehir deiştirdim.bulunma ihtimalim varmı.uğraşıp bulmak avukata mı bağlıdır?birde yasal takip süresi ne kadardır.?
-
Yazan: 10 - 01 - 2008 : 02.05 - has-bi
Selam,16 yıl önce beni ögrenci gösterip almanya ya aldılar ve orda resmi olarak evlendim.Şimdi boşanmak istiyorum.Türkiyede ailemle beraber kalıcam.
1.Ben Türkiye'den boşanma davası acabilirmiyim?
2.Eşim boşanmayı istemezse ki muhtemelen istemiyecek dava ne kadar sürer?
3.İki tane cocugum var kızım 14 oglum 10 yaşında cocuklarım çifte vatandaş ve burda Türkiye'de benimle kalmak istiyorlar, mahkeme cocukları kime verir?
4.Türkiye'de ayrılma gercekleşirse ben cocuklar için nafaka alabilirmiyim?Eşim taksi şöförü olduğundan dolayı verilen cocuk nafakasını alma şansım varmı? Ödemezse ne yapabilirim?
5.Almanya'da alınan cocuk parasını,cocuklar burda benimle kalırsa alabilirmiyim?Şimdi Türkiye'de izindeyim cocukların okul kayıtları için ordan evrak istediler.O evrakları alıp geri döneceğim fakat bu konuda bana yardımı olacak bir avukat arkadaş olursa gercekten minnettar olurum.
Saygılarımla
-
Yazan: 10 - 01 - 2008 : 00.54 - asimomoto
NORMAL ÇALIŞMA:30,0 ===== 995,00
fazla mesai :===========0
EK KAZANÇLAR
çocuk yardımı 7,00
yakacak yardımı:48,00
ıkramıye:331,00
yolyardımı:100,00
KAZANÇLAR TOPLAMI:1481,67
ÖZEL KESİNTİLER
vakıf kesintisi:60,00
bordro:299,00
TOPLAM 359
YASAL KESİNTİLER
SSK:206,45
İŞSİZLİK PRİMİ:14,75
GELİR VERGİSİ:250,69
DAMGA VERGİSİ:8,89
TOPLAM:480,78
KESİNTİLER TOPLAMI:839,78
NET ÖDENEN 641,78
MAAŞ SAAT ÜCRETİ :995,00 ( BU NET OLARAK BANA ODENEN MAAŞIMBURDAN-60,00 YTL VAKIF KESINTISI VAR)
benim burada anlamadığım bordro:299.00 ytl ne anlama gelıyor nereye gıdıyor bu 299.00 ytl avans mıdır bu 299.00ytl
:(
not: bakın buradaki fazla mesai:0 olarak gozüken yer diğer konumdda belırttığım mahkemem de delil olarak çok işime yarıyor tamamen %100 kanıta gırıyor
-
Yazan: 10 - 01 - 2008 : 00.33 - Hirra
Merheba öncelikle böyle faydalı forum için teşekkürler.
Ben 4 yıldır daimi olarak gece çalışıyorum 12 saat hatta hiç hafta sonu bayram izinide vermiyor vermedigi gibi parasınıda vermiyor istememize ragmen bu işyerinde sadece 2 kişi calışıyoruz bir gündüzcü bir gececi olarak vede ssk,lı 2 kişi gözüküyor işyerinde maaş dökümanlarında gece vardiyası hiç gözükmüyor bende bu işyerinde ayrılmak istiyorum çünkü yeni evlendigim için zor olmaya başladı ama tazminat haklarımı ala bilirmiyim ssk,ya asgari gösteriyor vede bize yüksek veriyor bu hususlardan iş fessi isteye bilirmiyim.
Ben bu konuların hepsini ispat edebilirim hem belgelerle hemde şaitlerle.
Hangi konuda iş fessi istersem tazminat alabilirim.
Şimdiden alakanıza vede ilginize teşekkürler.
-
2007'nin temmuz ayında yol aramasında çantamda 4 gram kenevir maddesi bulundu ama kağıda sarılı olduğu için kağıtla tarttılar 12 gram geldi (bana söylediklerine göre paketiyle tartılırmış)jandarmaya verdiğim ifadede içmek için bulundurduğumu söyledim ama hayatımda ilk defa kullanacaktım oda olmadı zaten pişman olduğumu falan söyledim savcıyı aradılar oda bırakın dedi şimdi mahkemeden ilam geldi.Ne yapmam gerekiyor avukat tutmamı tavsiye edermisiniz bugüne kadar hiç kullanmamış olmam bişey değiştirirmi bu işin sonunda en kötü ihtimal ne olur.Teşekkürler
-
31.12.2007 tarihinde 1,5 yıl çalışmış olduğum iş yerinden ayrılmış bulunmaktayım. 24.12.2007 tarihinde asgari geçim indirimi ile ilgili aile bildirim formunu doldurup, şirketin muhasebe departmanına teslim ettim.
02.01.2008 tarihi itibariyle yeni bir şirkette işe başladım. yeni başladığım şirkete aile bildirim formu vermem gerekir mi? yoksa zaten eski şirketime vermiş olduğum aile bildirim formu geçerlimidir?
ayrıca bu asgari geçim indirimi için ödenecek olan ücretinin ödenmesi gereken şekli nasıldır? ocak / 2008 ayı için ödenecek olan ücret maaşıma yansıtılmazsa ne gibi bi yol izlemem gerekir.
aydınlatıcı ve yol gösterici cevaplar için şimdiden teşekkür ederim?
-
30 yıldan bu yana dedem arazi üzerinde ÇKS kaydı vermektedir. Köyümüzün arazisi üzerinde kadastro çalışmaları başlamakta olup çalışan ekip arazi paylaşımında dedemin kardeşlerininde hak sahibi olduğunu ileri sürmektedir. Oysa ki mantıken dedem bu araziye 30 yılı aşkın bi zamandan bu yani sahip çıkmış-korumuş, ekip biçmiş ve geçimini bu arazi üzerinden sağlamıştır. Ayrıca dedem; anne ve babasınada bakmış herhangi bir kusurda bulunmamıştır. Devlet tarafından ödenen DGD (Doğrudan Gelir Desteği) de dedeme ödenmiştir. Ayrıca belediye verilen arazi beyanlarıda dedem tarafından verilmiş ve vergi borçları tarafından ödenmiştir.
Bence bu mal paylaşımı yapılırken dedemin kardeşleri aranmadan direk dedemin adına verilmesi gerekmez mi? Çünkü dedemin bu araziler üzerinde diğer kardeşlerine oranla daha fazla hakkı olduğu söylenemez mi?
Oysa ki dedem aynı şekilde diğer kardeşlerinin edindikleri mallardan hak sahibi olamazken; kardeşleri dedemin mallarından hak sahibi olabilirler mi?aydınlatacak bir arkadaş olursa sevinirim!
Şimdiden teşekkürler.
-
Yazan: 09 - 01 - 2008 : 23.25 - iletken
Merhaba arkadaşlar,
bu bölüm vesile oldu siteye üye oldum .
bi kaç sorum war bilgisi olan arkadaşlar yanıtlarsa çok sevinirim.
ben 1985 doğumluyum.lise mezunuyum .askerliğimi tecil ettirmiştim .2007 nın sonunda tecıl doldu ve 21 ağustos 2008 de askere gitmem gerektiğini öğrendim.ancak ben haziranda ki öss ye girmek istiyorum ve ona paralel olarak hazırlanıyorum 2008 öss ye.
ancak haziran ayında olmasına karşın sınav ; bir yeri kazanamassam zaten ağustosta askere gidicem.ancak kazandığımı varsayarsak olay benım ıcın içinden çıkılmaz bır durum oluyor. buna nazaran;
1-Askerliğimi dilekçe vererek yani öss sınavını mazeret göstererek 3 ay sonraya tecil ettirebilirmiyim yani bi sonraki döneme?
1 olmassa ;
2-yerleştirmeler hangı ay yapılıyor. sanırım ağustostan sonra .ben bır okula yerlesırsem veya açıköğretime, askerlik durumumdan dolayı bır cezai uygulama warmı?
3-ben bir okula giremessem ne olur .yani kaçak duruma düşersem herhangi bir cezai uygulama nedir?(para cezası vs.)?
şimdiden çok çokkk teşekkürler.
ii çalışmalar diliyorum...
-
Babam 13 yıl önce halamların yani kız kardeşlerinin durumu iyi olmadığı için bir dairemize oturmaları için onlara izin vermişti. Hiçbir zaman kira almadık ve bir kira sözleşmemiz de yok.. Bugün durumları düzeldiği için dairemizi geri almak istiyoruz, çünkü ihtiyacımız var. Ancak daireden çıkmıyorlar.. Ve de amcam daire kendininmiş gibi onlara daireyi para karşılığı tapusuz satmış. Bu durumda biz daireyi alabilir miyiz? Veya dava açsak ne kadar sürede biter?
Yardımcı olursanız sevinirim..
-
Yazan: 09 - 01 - 2008 : 22.54 - serkan120
izale-i suyu davası bu dava sadece miras durumunda mı söz konusudur
tesekkürler
-
Yazan: 09 - 01 - 2008 : 22.33 - aliseydi
Öncelikle önceki yazımda yaptığım imla hatası yüzünden özür dilerim.Benim sorum bir nedenden dolayı (daha önce bahsettiğim tayin olayı)bir arkadaşımla nikah yapacağım fakat öncelikle size danışmak istedim bu nikah gizli olacak ve kimseler farketmeden de boşanacaz acaba böyle bir nikah doğru olurmu ilerde başıma dert alırmıyım ve boşanınca ikinci evliliğimde nikah memuru nikah aşamasında 2.evliliğim olduğunu açıklarmı(belediyemize 2.kez başvurdunuz gibi)
teşekkür ederim
-
Yazan: 09 - 01 - 2008 : 21.54 - etofay
Merhabalar.11 yıldır bir işyerinde çalışmaktayım.İşveren işçilerle bir toplantı yapıp, mali yapılarının bozulduğunu,6 ay boyunca ssk prim ödemelerini aylık 30 gün den 10 güne düşüreceğini açıkladı.Bunu kabul etmeyenleri 6 ay ücretsiz izine göndereceğini beyan etti.Kabul edenlere de konuyla ilgili bir kağıt imzalatacağını söylediler.İşverenin bunları yapması için hukuki bir dayanağı var mıdır?Eğer yoksa işten ayrılmada tazminat hakkı doğar mı?İlgilenen arkadaşlara teşekkür ederim.
-
Merhaba kısaca konuyu izah edeyim ben internette frelance yani serbest olarak webtasarımı yapmaktayım kendime bir sözleşme bularak bunu kullanmak istiyorum herhangi bir vergi levham yok bu işleri açtığım siteme gelen siparişlerle yürütüyorum
Benim merak ettiğim şehir dışı veya yutdışından gelen talepleri nasıl kauni duruma sokabilirim örneğin sözleşmeyi imzalamalarını isteyip fax yolu veya email yolu ile alsam bu geçerli olurmu yada aps ilemi yapmalıyım bunuda riski gerçek kişinin imzalayıp imzalamadığı olur tabi
Herhangi bir firmaya bağlı değilim sözleşmeyi kendi ismim ile ve müşteri ismi ile mi hazırlamalıyım
Aramızdaki para alış verişini nasıl garanti altına alabilirim bu konuda yardımcı olursanız sevinirim.
örnek bilgi formu ve sözleşme
Yardımcı olanlara şimdiden teşekkürler
-
Zorlu bir miras davası : 5 mirascı var, sadece birine miras bırakılıyor, mirasın borcuda var, mirascılardan biri yargı yolu açık bırakılarak itiraz ediyor, itiraz süresi dolduğu için kesin karar çıkıyor, gayrimenkulün tapusu yok (toki), evraklar bankaya gidince daire/blok numarası yanlış diye kabul edilmiyor
Noterden yapılmış olan vasiyetnamede mirasa konu olan gayrimenkul,tabusu olmadığı için BORÇ/ALACAK şeklinde düzenlenmiştir. Fakat söz konusu olan mülkiyetin blok ve daire numarası yanlış yazılmıştır. Miras davası sonuçlanmış, vasiyet edilen kişiye kesin karara bağlanarak intikal etmiştir. Yasal olarak intikal eden gayrimenkule devir işlemi yapılamıyor noterdeki hata yüzünden.
Çok karışık olmasına rağmen sanırım bir çözüm yolu vardır.
İlgilerinizi bekliyorum
-
Yazan: 09 - 01 - 2008 : 21.07 - deniz02
Nâzım Hikmet, ilk kez sergilenen kişisel eşyaları, özel belgeleri ve elyazmalarıyla, Yapı Kredi Kültür Merkezi Sermet Çifter Salonu’nda memleketinin insanlarıyla buluşacak.
9 Ocak – 22 Mart tarihleri arasında açık kalacak “Şehrime ulaşamadan bitirirken yolumu…” / Nâzım ve Vera, Moskova’dan İstanbul’a başlıklı sergi, Nâzım Hikmet’in eşi Vera Tulyakova’yla paylaştığı ve yaşamının son yıllarını geçirdiği Moskova’nın 2. Pesçannaya Sokağı’ndaki evinden getirilen çok sayıda özel eşyayı şairin sevenlerine ve edebiyat meraklılarına sunucak.
BAHTİYAR OL NÂZIM
Nâzım Hikmet’le Vera Tulyakova’nın bilinen bazı fotoğraflarına yansıyan kıyafetlerinden örnekleri de içeren ve Nâzım Hikmet’in Moskova’daki dünyasını, ilk kez sergilenen özel eşyalarıyla İstanbul’a taşıyan sergi, büyük şairin yaşadığı mekâna dair ilginç ayrıntıları izleyicilerle buluşturacak. İzleyiciler, bu eşyaların/giysilerin çiftin yaşamında nereye denk geldiğini ve günlük hayatlarının neresinde durduğunu, YKY’nin bu ay yayımlayacağı Vera Tulyakova imzalı Bahtiyar Ol Nâzım adlı kitaptan alıntılanan metinlerden takip edebilecekler. M. Melih Güneş’in küratörlüğünde hazırlanan ve Sadık Karamustafa tarafından tasarlanan sergi, Vera Tulyakova’ya ait bazı kişisel eşyaları da kapsıyor.
PESÇANNAYA SOKAĞI’NDAKİ EVİNDEN İSTANBUL’A NAZIM...
Sergi, Nâzım Hikmet’i sabahlığından pijamasına, yeleklerinden takım elbiselerine, cüzdanından telefon defterine, oyuncaklarından plaklarına, çoğu ilk kez sergilenen fotoğraflarından evlilik cüzdanına, üzerinde özel notları da bulunan 1963 yılı masa takviminden mektuplarına, daktilosundan kalem kutusuna, elyazmalarından bavuluna, imzalı kitaplarından banka hesap cüzdanına uzanan eşyalarıyla, Pesçannaya Sokağı’ndaki evinden İstanbul’una getiriyor. Bu eşyalara, Vera Tulyakova’nın elbiseleri, şapkaları, ayakkabısı, seyahat çantası ve şairin ölümünden çok sonra gerçekleştirebildiği İstanbul gezisinin fotoğrafları ile yatak odalarının perdesi eşlik ediyor.
MOSKOVA’DAKİ SON YILLAR
Küratör M. Melih Güneş, sergiyle ilgili düşüncelerini şu sözlerle açıklıyor:
“Bu sergiyle olanaklar elverdiğince, Nâzım Hikmet’in Moskova’daki son yıllarının dünyasını, büyük ustanın ‘hasret gittiği’ İstanbul’da, İstanbullularla buluşturmaya çalıştık. Nâzım Hikmet ve Vera’nın birlikte yaşadığı evde bulunan eşya ve belgelerin sergilenmesi genel ilke olarak kabul edildi. Sergide Vera’nın kullandığı, Nâzım’ın etkisini taşıyan bazı giysiler ve eşyalar da yer alıyor. O eşyalar ki, ak yakalı kara paltodaki “kocaman sedef düğmeler” gibi Nâzım Hikmet’in sanatının da içine girmişti.”
NÂZIM HİKMET’İN GİYSİLERİNİ, NÂZIM’SIZ GÖRMEK...
Vera Tulyakova’nın kızı Anna Stepanova da, Vera’nın Nâzım Hikmet arşiviyle ilgili şu bilgileri veriyor:
“Nâzım’ı seven ve onun nasıl yaşadığını öğrenmek isteyen insanlar, ölümünün ardından annemi ziyaret ettiler. Nâzım’la ve Nâzım hakkında konuşmak annem için önemliydi. (…) Evde Nâzım Hikmet’in ayak seslerini işitip, bir şekilde onun evde yaşamayı sürdürdüğüne inandığı için çalışma odasıyla, konuk odasını hemen hemen hiç değiştirmemişti. Vera, sadece evi değil Nâzım Hikmet’in arşivini de korudu. Sadece, mezarına anıt taşını koydurabilmek için bazı evrakları Edebiyat ve Sanat Devlet Arşivi’ne bedel karşılığı vermek zorunda kaldı. (…) Nâzım Hikmet’in arşiviyse eskisi gibi korunmakta. (…) Vera, Nâzım Hikmet’in kişisel eşyalarını da sakladı. Onların durduğu bavulu çok ender açardı. Yıllar geçse de annemin özlemi hiç azalmadı, Nâzım Hikmet’in giysilerini, Nâzım’sız görmek hep acı verdi ona.”
Nazım'ın cüzdanında para değil, şiir ve sevdiği kadının fotoğrafı görünüyor.
NTV
-
Benim oğlum yaklaşık beş ay önce arkadaşları tarafından kandırılarak istanbula bir lokantada garson olarak çalıştırılmak üzere götürülmüş. Ama daha sonra ne yapmışlarsa çocuğu uyuşturucu işine bulaştırmışlar ve bildiğim kadarıyla kokaini polise satarkan yakalanmış. Yakalandığı tarihte iki ay kadar olmuştu 18 Yaşına girmişti. (Bildiğim kadarıyla derken bu olay çok arıma gittiği için hiç ilgilenmedim.) annesine mektup gönderiyor dedesi ziyaretine gitmiş onların anlattığına göre ilk yakalandığında ben içiciyim diye ifade vermiş. Daha sonra mahkemeye çıkarılırken olayı olduğu gibi anlatmış beni çalıştırmak üzere kandırıp getirmişler ve Tlf. dan kokain istenilince belirtilen adrese beni göndermişler. Makkemesi ertelenmiş yaklaşık ikibuçuk ay sonraya. her nekadar kızsam ilgilenmesemde evlattır diyerek yine içim sızlıyor. bu konuda ben ne yapabilirim kendisini nasıl müdafaa etmeli veya avukat tutarsam bu konuda herhangi bir faydası olurmu. Veyahut oğlumun talep etmesi halinde İstanbul Barosunca ücretsiz Avukat görevlendirilebilirmi Zaten avukat tutacak durumda olsaydım belkide tutmuş ola bilirdim şimdiye kadar. Bu konuda yardımcı olanlar ve yol gösterenler olursa memnun olurum.
-
Yazan: 09 - 01 - 2008 : 20.59 - deniz02
Yaralı, ambulansa götürülürken sedyeden düştü
Adana'da, kullandığı otomobilin kanala uçması sonucu yaralanan 43 yaşındaki Metin Topçu, beyin tomografisi çekinmek üzere başka bir hastaneye götürülürken sedyeden düştü. Başını yere çarpan Topçu'yu sağlık görevlileri aynı sedyeye koyup, yeniden hastaneye götürürken, Topçu'nun alnına ve dudağına düşmeden dolayı 6 dikiş atıldı. Metin Topçu'nun kardeşi Saime Göksu, "Sağlam adamı öldürüyorlardı. Bu ne sorumsuzluk" diye isyan etti.
Görüntü
-
Yazan: 09 - 01 - 2008 : 20.47 - deniz02
Yasemin Bay Hülya Aksular'ın rejisi ve koreografisiyle sahneye konan ve Mart 2007'den itibaren sekiz temsili verilen İstanbul'u gösterime hazırlayan Plan Prodüksiyon, İstanbul Devlet Opera ve Balesi'nin (İDOB) sözleşmedeki yükümlülükleri haklı bir neden olmaksızın yerine getirmediği ve maddi, manevi zarara uğradıkları gerekçesiyle dava açtı.
Plan'ın avukatı Figen Koral Binyıldız, İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi'nde açılan davanın dilekçesinde, İDOB'un 15 Ocak 2007'de imzaladıkları sözleşmenin hükümlerine aykırı davranarak eseri, Ekim, Kasım ve Aralık 2007'de repertuvara almaması nedeniyle müvekkilinin 476 bin YTL zarara uğratıldığını iddia etti.
Altınay'ın suçlamaları:
Plan Prodüksiyon'un yöneticisi İpet Altınay, sözleşme gereğince eserin sahnelenmeye devam ettiği süre içerisinde gişe gelirlerinden herhangi bir pay almadıklarını, sadece sponsorların kuruma bağışlayacağı tüm gelirden yüzde 25 pay alacaklarını açıkladı. Eserin sahnelenmesinin gerekçesiz iptal edilmesi nedeniyle de sponsorlar karşısında zor durumda kaldıklarını dile getirdi:
“Hülya Aksular’ın ısrarı üzerine ve 2010 yılı için İstanbul’a kapsamlı bir prodüksiyon hediye etmek amacıyla bu işe girmiştik. Eserin tüm masraflarını biz üstlendik. Ekim-Aralık 2007 gösterimleri için de yeni sponsorlarla görüşmelere başladık.
Fakat eylül ayında, İDOB Genel Müdürü ve Sanat Yönetmeni Kerim Soysal’ın görevden alınarak, yerine Suat Arıkan’ın getirildiğini ve 'İstanbul’un gösterimden kaldırıldığını öğrendik. Bu durumda da biz maddi ve manevi sıkıntı yaşadık. Üstelik sözleşmede belirtilen yüzde 25’lik payı da bugüne kadar hiç alamadık.”
'Sanatsal kaygım vardı’
İDOB Genel Sanat Yönetmeni Suat Arıkan ise “İstanbul”u neden repertuvara almadıklarını şöyle açıkladı:
“Sadece 'İstanbul’ değil, başka birçok eser de ekim ayında sahnelenemedi. Çünkü biz AKM’nin havalandırma sorunu nedeniyle ekim sonunda açtık sezonumuzu. Bir eserin sahnelenip sahnelenmeyeceğine sanat yönetmeni karar verir.’İstanbul’ için sanatsal bir kaygım vardı. Eserin daha önce sahnelenmiş olan şeklini doğru bulmuyordum. Ve 'İstanbul’ üzerinde rejisörün ve koreografın da düşünceleri doğrultusunda bazı düzeltmeler, değişiklikler yapmamız gerekiyordu. Bu değişiklikleri yapabilmek için de eseri Şubat 2008 programına koyduk.”
'640 bin YTL harcadık’
Altınay, eseri 2 ay gibi kısa bir sürede sahnelenmeye hazır hale getirdiklerini vurgulayarak, “İstanbul”un yaklaşık 640 bin YTL’ye mal olduğunu sözlerine ekledi: “Gerekli olan parayı özel sektör firmalarından ve kendi kaynaklarımızdan temin ettik. Kalan yarısını da ekim, kasım ve aralık ayları içindeki sahnelemelerden kotaracaktık.”
Arıkan İDOB’un şirketlere ticari kâr elde etmelerine imkan veren bir kurum olmadığına dikkat çekti: “Devletin verdiği imkanlar doğrultusunda sponsorlarla da desteklenerek sanatsal etkinlikler yapıyoruz. Sponsorluk ilişkisinde yatırım yapıp da karşılığında daha fazlasını kazanmak gibi bir kaygı olamaz. Sezonda sahnelenseydi yeni sponsorlarla görüşecektik denilebilir mi?”
Fatura tartışması
Altınay ise eserin yüksek fiyata mal olmasına İDOB’u neden gösterdi: “Siparişler İDOB tarafından verildi. Biz sadece faturaları ödedik. Zaten İDOB’un sipariş edip faturaları şirketimize gönderilen ve eserde kullanmadığı malzemeler de var. Bir kısım malların da ihtiyaçtan fazla satın alındığı belirlendi.”
Arıkan söz konusu iddiaya “Bunlar afaki şeyler” diyerek cevap verdi ve sözlerini şöyle sürdürdü:
“İDOB sözleşme gereği yapmaması gereken katkıyı da sağlamış durumda. İDOB’un hiçbir sorumluluğu yok. Kullanılmayan malzemeler olduğu iddiası da doğru değil.”
'Devre dışı bırakıldık’
Altınay İDOB’un eseri sözleşme bitiminden sonra repertuvara almasının da kendilerini devre dışı bıraktığını belirtti: “Sözleşmemizin biteceği 15 Ocak 2008’e kadar eseri gösterimden kaldırarak, Şubat 2008’e 5 temsil koymaları bizi ve bize destek veren özel sektör firmalarını devre dışı bıraktı.”
'Bir art niyet yok’
Arıkan ise bir art niyet taşımadıklarını vurguladı: “İstanbul’a ya da başka yapıtlara karşı değiliz. Seyircinin kulağına, gözüne gelecek her türlü zararı engellemek ve kaliteli eserleri sahnelemek gibi bir kaygım var. Onun için bazı eserleri kaldırabilirim, bazı eserleri değiştirebilirim, tabii yaratıcılarının görüşleri doğrultusunda.”
Milliyet
-
Yazan: 09 - 01 - 2008 : 20.42 - güvenlaw
Acilen cevaplanması gereken bir sorum var.
Ben "hamile" "eşime" karşı o "uyurken" "bıçakla" "yüzünde sabit iz bırakacak şekilde" ve "kemiklerini kırarak" kasden yaraladım.
Hakkımda hangi nitelikli haller uygulanır.
Yani tam olarak sormak istediğim tck m.86daki nitelikli hallerden birde fazlası ve m. 87deki nitelikli hallerden birden fazlası aynı anda varsa hepsi bir arada uygulanır mı?
not= cani bir insan değilim tamamen hayal ürünüdür yukardaki olay. ayrıca da bekarım :)
ilgilenenlere teşekkürler
-
Yazan: 09 - 01 - 2008 : 20.39 - deniz02
Bundan 44 yıl önce 9 Ocak 1964 tarihinde vefat eden Halide Edip Adıvar'ın 82 yıllık hayatı, romanlarında olduğu gibi mücadelelerle dolu geçti.
2. Meşrutiyet'in ilanıyla yazarlığa başlayan Halide Edip, gerek kadın hakları savunuculuğu, gerekse işgal günlerinde savunduğu mücadele fikriyle zor günlerin kahramanca mücadele veren aydınları arasında yerini aldı.
İstanbul'un 16 Mart 1920'de işgali üzerine milli mücadeleye katılmak üzere eşi Adnan Adıvar'la birlikte Anadolu'ya geçen Halide Edip, Geyve'de Yunus Nadi ile buluştu.
Akhisar tren istasyonunda verilen mola sırasında bu iki aydın, ''İstiklal mücadelesinin bütün dünyaya duyurulması'' amacıyla ''Ankara'ya gider gitmez bir ajans teşkilatı'' kurulmasını görüştüler.
Yunus Nadi ve Halide Edip, ajansın adını konuşurlarken; ''Türk,'' ''Ankara,'' ''Anadolu'' seçenekleri arasından ''Anadolu Ajansı'' adında birleştiler. Kafile 5 Nisanda Ankara'ya ulaştığında Yunus Nadi'nin ifadesiyle Mustafa Kemal Paşa'nın karargahında ajansın kurulması gündeme getirildi ve 6 Nisan 1920'de Anadolu Ajansı kuruldu.
-MİLLİ MÜCADELE RUHU-
Kurtuluş savaşı yıllarını anlatan romanlarıyla tanınan Halide Edip, 1. Dünya Savaşı sonrası ülkenin işgaline karşı gerçekleştirilen ve 200 bin kişinin katıldığı ünlü ''Sultanahmet Mitingi''ndeki halka seslenişiyle de zihinlerde yer etti.
Halide Edip'in dönemin genç şairleri arasında en çok beğendiği isim olan Yahya Kemal Beyatlı, ''Sultanahmet Mitingi''nde Halide Edip'in kürsüdeki halini ''O meydanda, o topluluk, o siyah bayraklar, o siyahlar giyinmiş ızdırap timsali ve onun canlı sesi İstanbulluların kalbinde son hatıra gibi nakşedilmiş duruyordu'' diye anlatır.
Halide Edip kürsüye geldiğinde Sultanahmet minarelerinde sala okunmaya başlamıştı. O günün tanıklarından Nizamettin Nazif de anılarında o günü şöyle anlatıyor: ''Halide Edip kürsüde iken birden yanık bir sala okunmaya başladı. O koca meydan ürperiverdi. Ve büyük Halidemiz, siyah çarşafı içinde daha alevli bakan gözlerini yığına daldırarak kolunu havaya kaldırmış ve öyle bir 'Allah var' deyivermişti ki, Türkçe tek kelime bilmeyen o tıknaz Korsikalı Sekaldi'nin gözlerinden bile şaraptan kızarmış tombul yanaklarına iki damla yaş yuvarlanıvermişti. Halide Edip kürsüde önce minarelere hitap ederek onlardan Türkün şanlı tarihinin devamını istedi. Daha sonra vecize halini almış 'Milletler dostumuz, hükümetler düşmanımızdır' diyerek, o muhteşem kalabalığa 'hangi şartlar altında olursa olsun hiçbir kuvvete boyun eğilmeyeceğine' dair yemin ettirdi. Yüzbinler 'Yemin ediyoruz' diye haykırıyordu. Kürsü sanki sallanıyor, tekbir sesleriyle hıçkırıklar karışıyordu...''
-KADIN HAKLARI KONUSUNDA MÜCADELE-
Kadın hakları alanında da mücadele eden Halide Edip, Türk kadının kendi öz değerleriyle birlikte, alacağı eğitimle çok daha başarılı olacağını düşünüyordu.
İlk eşi Salih Zeki'nin ikinci bir kadınla evlenmek istemesini kabul etmeyen ve kendisinden ayrılan Halide Edip, milli mücadele öncesi Teali-yi Nisvan Cemiyetinde (Kadınları Yükseltme Cemiyeti) kadınların eğitimi ve kendilerine haklar tanınmasıyla ilgili önemli konuşmalar yaptı ve çeşitli faaliyetlerde bulundu. Ünlü şair Necip Fazıl Kısakürek, Halide Edip Adıvar ile ilgili düşüncelerini, ''Türk kadını teknesinde böyle bir örnek yoğurduğu için övünebilir'' cümlesiyle ifade etmişti.
-HAYATI-
İstanbul Beşiktaş'ta 1882 yılında büyükannesinin ''Mor Salkımlı Evi''nde doğan Halide Edip, annesi Fatma Bedrifem'i daha küçükken kaybetti. Küçük Halide, çocukluğunu Mevlevi büyükannesi ile dedesinin yanında geçirdi.
II. Abdülhamit'in Ceyb-i Hümayun Başkatibi olan babası Edip Bey'in evinde de kalan Halide Edip, dindar bir dede evi ile batılı bir baba evi arasında gidip geldi. 1893 yılında Üsküdar Amerikan Kız Kolejine gönderilen Halide Edip, bir yıl sonra II. Abdülhamit'in iradesiyle bu okuldan alınır ve eğitimine evinde devam eder.
Arapça, İngilizce ve müzik derslerinin yanı sıra Rıza Tevfik'ten edebiyat, Salih Zeki'den matematik dersleri alır. 1899 yılında koleje ikinci kez başlayan Halide Edip, 1901 yılında koleji bitirir.
Salih Zeki ile evlenen Halide Edip'in Ayet ve Zeki adında 2 çocuğu olur. I
I. Meşrutiyet'in ilan edildiği 1908 yılında Halide Edip'in ilk yazısı Tevfik Fikret'in çıkardığı Tanin gazetesinde yayımlanır. Bunu daha sonra
Yeni Tanin,
Şehbal,
Musavver Muhit,
Mehasin,
Resimli Roman Mecmuası gibi süreli yayınlarında çıkan yazıları izler.
''31 Mart vakası''nda öldürüleceği söylentileri sebebiyle Mısır'a geçen Halide Edip'in, 1909 yılında Türkiye'ye döndükten sonra siyasi makalelerinin yanında, şiir, hikaye ve edebi yazıları da görülmeye başlanır.
Halide Edip'in
''Heyyula'' ve
''Raik'in annesi'' adlı romanları basılır. 1910 yılında Salih Zeki'nin ikinci bir kadınla evlenmek istemesi üzerine kendisinden boşanan Halide Edip, aynı yıl
''Seviyye Talib'' romanını yayımlar. Kız öğretmen okullarında öğretmenlik, vakıf okullarında müfettişlik yapan Halide Edip, İstanbul'un eski ve arka mahallelerini tanıma fırsatı da bulur.
Halide Edip,
''Sinekli Bakkal'' isimli romanını bu gözlemlerle yazacaktır. Ziya Gökalp, Yusuf Akçura, Ahmet Ağaoğlu, Hamdullah Suphi ve genç kalemler yazarlarıyla başlayan dostluğu Halide Edip'te etkin milliyetçilik fikirleri uyandırır. Turancılığı benimseyen Halide Edip, kültürel anlamda bir öz kimliği tanıma taraflısı olarak bu etkilerle ''Yeni Turan'' adlı eserini kaleme alır.
1911 yılından itibaren Türk Yurdunda makaleleri yayımlanan Halide Edip'in, aynı yıl
''Harap Mabetler'' ve
''Handan'' adlı romanları basılır. Balkan Savaşı sırasında ilk kadın derneklerinden Teali-yi Nisvan Cemiyetine üye olan Halide Edip, cemiyetin açtığı hastanede yaralı askerlere hastabakıcılık eder, yardım toplantılarında etkili konuşmalar yapar.
Bir yandan
''Son Eseri'' adlı romanı basılır. 1916 yılında Beyrut ve Şam'daki okulları düzenleyip açmak üzere Suriye'ye giden Halide Edip, 1917 yılında kendisi Suriye'de iken babasına verdiği vekaletle Dr. Adnan Adıvar ile evlenir. Halide Edip, aynı yıl
''Mevud Hüküm'' ve ilk tiyatro eseri ''Kenan Çobanları''nı yazar. 1918-1919 yılında İstanbul Darülfünun'unda batı edebiyatı dersleri verir.
-KURTULUŞ SAVAŞI-
Halide Edip, 1919 yılından itibaren işgal kuvvetlerine karşı girişilen hareketlerin içinde görülür. Anadolu'ya silah ve cephane taşıyan karakol teşkilatında görev alan Halide Edip, ilk defa ''Fatih Mitingi''nde, daha sonra Üsküdar, Kadıköy ve Sultanahmet mitinglerinde halka seslenir. İstanbul'un işgali üzerine eşi Adnan Adıvar'la Anadolu'ya geçen Halide Edip, milli mücadeleye katılır.
Kurtuluş savaşı yıllarında Hilal-i Ahmer'de (Kızılay) hastabakıcı olarak çalışan Halide Edip, Sakarya savaşından sonra kendi isteğiyle batı cephesinde birinci ve ikinci şubede çalışır. Kendisine onbaşı unvanı verilir. 1921-1922 yılları arasında Tetki-i Mezalim Komisyonu'nda Yunanlıların Anadolu'dan çekilirken bıraktıkları hasarı ve yaptıkları zulümleri Yakup Kadri Karaosmanoğlu ve Yusuf Akçura ile birlikte rapor eden Halide Edip, Türk ordusunun İzmir'e girdiği gün de oradadır. Savaş sonunda Çavuş unvanını alır. Halide Edip'in
''Ateşten Gömlek'' romanı ve
''Dağa Çıkan Kurt'' adlı hikaye kitabı bu gözlemlere dayanarak 1922'de,
''Vurun Kahpeye'' 1923'te yayımlanır.
-SİVİL HAYATA GEÇİŞ-
Cumhuriyet'in ilanından sonra sivil hayata geçen Halide Edip, Akşam, Dergah, İkdam, Vakit, Hakimiyet-i Milliye, Son Telgraf gazete ve dergilerinde yazı hayatına devam eder. 1924 yılında eşi Adnan Adıvar'ın kurucuları arasında yer aldığı Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası nedeniyle eleştiriler alır. Eleştirilerin çıkış yeri, Halide Edip'in Kurtuluş Savaşı'nın başlarında savunduğu
''Amerikan mandası'' fikri ve Wilson Prensipleri Cemiyeti ile ilgisidir. Bunun üzerine Halide Edip ve eşi yurt dışına çıkar. İngiltere ve Fransa'da bir süre yaşarlar.
Bu arada, 1924 yılında
''Kalp Ağrısı'' ve 1927'de
''Zeyno'nun oğlu'' Vakit'te yayımlanır. 1928'de Amerika'da Williamstown Üniversitesinden başlayarak 7 aylık bir turla Türkiye konusunda konferanslar veren Halide Edip, ikinci kez Columbia Üniversitesinde Türk tarihi dersleri vermek üzere Amerika'ya gider. Hindistan'da da dersler veren Halide Edip'in yazıları Tan ve Yeni Sabah gazetelerinde yayımlanır. 1935'te
''Sinekli Bakkal'', 1937'de
''Yolpalas Cinayeti'' romanları ile
''Maske ve Ruh'' isimli ikinci tiyatro eseri yayımlanır. Bunları 1938'de
''Tatarcık'' romanı izler.
1940 yılında İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesinde İngiliz Dil Edebiyatı profesörü olan Halide Edip'in, 1946 yılında
''Sonsuz Panayır'' isimli eseri yayımlanır. 1950 yılında Demokrat Parti listesinden İzmir milletvekili seçilen Halide Edip, 1954'de istifa ederek üniversitedeki görevine döner. Halide Edip,
''Mor Salkımlı Ev" (1951),
''Döner Ayna" (1953),
''Akile Hanım Sokağı" (1957),
''Kerim Usta'nın Oğlu" (1956),
''Sevda Sokağı Komedyası" (1959),
''Türk'ün Ateşle İmtihanı" (1959-1960),
''Çaresaz" (1961),
''Hayat Parçaları" (1963) adlı eserleri birbiri ardına hazırlayarak basımını sağlar. Halide Edip Adıvar, 9 Ocak 1964 yılında böbrek yetmezliği sonucu İstanbul'da ölür.
Haber7
-
Yazan: 09 - 01 - 2008 : 20.10 - aliseydi
merhaba ben arkadaşımın tayininin doğuya çıkması üzerine durdurmak için nikah yapacağım kimsenin haberi olmayacak bu durumdan peki böyle bir nikah başıma iş açarmı önerirmisiniz teşekkürler (yani böyle bir nikah doğru olurmu)acilen cevaplarsanız sevinirim
-
Evet 2 adam geldi mal pazarladı bana ve ben
aldım 1 ay boyunca deneyebilirsiniz biz 2 hafta sonra burda oluruz dediler.
ve
Aynı sayfada olmak koşulu ile bana hem sözleşme hemde altında senet imzalattılar.2 adet imza attım biri sözleşme için diğeride senet için.
ayrıyeten bana ne sözleşme nede senet ile ilgili hiç bir evrak bırakılmadığı gibi malesef iade etmek için bile bir bilgiye ulaşamadım
malzeme hiç kullanmadım aynı şekilde duruyor
mebla 380 YTL
Öğrendiğim kadarı ile sözleşme ile senet in aynı sayfada olması yasak ve bu durumdan dolayı cayma hakkım 1 hafta değil de çok daha uzun olarak öğrendim....
bana bu konuda detaylı bir bilgi verirseniz sevinirm..
-
-
Hukuk Makaleleri ve Mevzuat Kısmına yeni bir hukuki kaynak eklendi, üzerinde tartışmak ister misiniz :
Hazine Taşınmazlarının İdaresi Hakkında Yönetmelik
-
Hukuk Makaleleri ve Mevzuat Kısmına yeni bir hukuki kaynak eklendi, üzerinde tartışmak ister misiniz :
Pasaport Kanunu
-
Hukuk Makaleleri ve Mevzuat Kısmına yeni bir hukuki kaynak eklendi, üzerinde tartışmak ister misiniz :
Katma Değer Vergisi Genel Tebliği (Seri No: 107)
-
Hukuk Makaleleri ve Mevzuat Kısmına yeni bir hukuki kaynak eklendi, üzerinde tartışmak ister misiniz :
Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği (Sıra No: 379)
-
Hukuk Makaleleri ve Mevzuat Kısmına yeni bir hukuki kaynak eklendi, üzerinde tartışmak ister misiniz :
Emeklilik Şirketleri Kuruluş Ve Çalışma Esaslarına İlişkin Yönetmelik
-
Yazan: 09 - 01 - 2008 : 18.41 - cemusta
2 kardeşe ait bir iş yerini kardeşlerden biri ile kontrat imzalayarak kiraladım
6 ay sonra bu iş yerinin onundeki yol metro calışması nedeni ile iş yerimin onunde 1-1,5 metre genişlikte geçis yeri kalacak sekilde 3 seneye yakın kapalı kaldı
ben de metronun bitisinin ticari faydasını dusunerek çıkma yoluna gitmedim
ancak
metro bitmese de yolun acılması ile birlikte sozleşme yaptıgım kardeş işyerini ortak olan diger kardeşe 17.7.2007 tarihinde sattı bana 27.8.2007 tarihinde çıkmam için 1 hafta sonra elime ulaşan iş yerine ihtiyacları oldugunu ve bu sure içinde de kirayı 825 ytl den 1500 ytl ye çıkartmamı bildiren bir ihtarname çekildi
ihtar suresi geçmiş olmasına ragmen iyi niyetle işi halledip gereksiz surtusmeye girmemek için iş yerini meslegime uygun bir yer buldugum da çıkacagımı bildirdim herhangi bir kira artışıda yapmadım
kontratımın bitiş suresi 15.03.2009
mesleki olarak çok uygun bir yeri devam eden aramama ragmen bulamadım ve aramaya devam ediyorum
şimdi beni sıkıstırarak alel acele çıkmaya zorluyorlar
tahliye davası açılırsa ne olur
metrodan faydalanabilmek için muazalı satış yaptıkları yonunde bir iddia bulunabilir miyim
her hangi bir tazmınat talebinde bulunabilir miyim
-iyi niyetli tavır karsında gosterdikleri tavırdan nedeni ile yoksa bu işten bir çıkar saglama peşinde degilim-
konuyu daha once açmıstım ama
[www.hukuki.net]
başlıgında verilen cevaba ek olarak bir şey soylenebilirmi
yardımcı olursanız
şimdiden teşekkur ederim
-
Yazan: 09 - 01 - 2008 : 18.17 - ugmutlu
Bir müvekkilim lehine ilamlı icra takibi yaptım. Borçlunun bilinen adresine yapılan tebligat bila döndü, muhtarda da kaydına rastlanmadı. Ancak, muhtarlıktaki kayıttan anlaşıldığı üzere mahkeme kararı verildikten bir süre sonra adam kaydını muhtarlıktan alıp başka yer naklettirmiş. Bu durumda acaba benim bilinen adrese dönüp icra takibini kesinleştitip, devam etmemi sağlayacak bir yol-kötüniyet, muvazaa vs. ileri sürerek- veya bu hususta bir yargıtay kararı olup olmadığı hususunu paylaşırsanız çok sevinirim.
-
Yazan: 09 - 01 - 2008 : 17.24 - nebat
Memurun yanlış anlaması Aileninde ihmalkarlığı sonucu maalesef ismim yanlış yazılmış daha sonrada ailemin düzeltmek için herhangi bir girişimi olmamış.İsmimi değiştirmek istiyorum.kendim uğraşmak istiyorum neler yapmam gerekir bana açıklayıcı bilgi verirmisiniz
teşekkürler
-
Çalışma süreleri yönetmeliğinde yer alan yoğunşatırılmış iş haftası konusunda bir sorum olacaktı.
İşveren (A), işyerinde çalıştırdığı (B) ile yoğunlatırılmış iş haftası konusunda yazılı olarak hazırladıkları anlaşmayı onaylamıştır. Buna göre (B), 5 hafta boyunca 330 saat çalışacak (11x6=66, 66x5= 330), 6. hafta 30 saat çalışacak ve 7. ve 8. haftaları çalışmadan geçirecektir. (B) 6. hafta sonunda İŞK md 25' te sayılan sağlık sebeplerinden olan tedavisi mümkün olmayan bir hastalığa tutulmuştur. Alınan sağlık raporunun ardından işveren (A) derhal fesih hakkını kullanmıştır.
Soru: (B)' bu işyerinde yoğunlaştırılmış iş haftası uygulamasından önce çalışmış olduğu süre 10 aydır. (B) kıdem tazminatı almaya hak kazanmış mıdır?
Kusura bakmayın basit bir soru ise ama kitapta bulamadım cevabını.
Saygılar.
-
Yazan: 09 - 01 - 2008 : 16.30 - tobeor
Merhabalar,
Bir kamu kurumunda 657 saylı Devlet Memurları Kanununa bağlı çalışan kadro karşılığı sözleşmeli bir devlet memuruyum. Kendi adıma bir şahıs şirketi kurarak bir işyeri açmam mümkün mü? Bilgi veren olursa çok sevinirim.
-
Yaşadığım şehirden çok uzakta hakkımda açılan bir davada "davalı" durumundayım. Gelen tebligatta, ne ile suçlandığım bütün detaylarıyla yazıyor. Duruşma gününe 1 ay var.
Sorum şu: Mahkemeye bu davayla ilgili ifademi iadeli taahhütlü posta ile gönderebilirmiyim? Eğer gönderebiliyorsam buna imkan veren mevzuat hangisidir?
Cevaplarsanız çok memnun olurum.
Saygılarımla.
-
Öncelikle siz değerli hukukçuları böyle bir site kurdukları için teşekkür ederim. Forumlarınızdan bilgiler aldım ama tam olarak emin olmak için bir kaç sorum var. Eğer mümkünse cevaplayabilrseniz sevinirim.
Öncelikle ben Türk Silahlı Kuvvetlerden Emekli olmuş bir albayım çeşitli sağlık sorunlarından dolayı bankalardan kredi çekildi ve akabinde kredi kartlarıda kullanıldı. 2 Adet kredimi aylık (1200 YTL ödemesi) şu dakikadan itibaren ödeyemez hale geldim. Maaşım 2000 ytl eşim ve 2 çocuğum var biri askerliğini yapıyor biride askerliğini bitirip yeni döndü iş arıyor. Bu kredilerimin toplam borcu 35 bin ytl civarı sorularım ise;
1.Bu kredileri ödeyemeyeceğim için haciz kararı çıkacak bir kaç ay sonra ama bunları emekli sandığından aldığım aylık maaşımdan 1/4 oranında haciz edilmesini istiyorum. Arabam veya evim yok ne benim üstüme nede ailemin üstüne... Bu haciz kararı çıktığında direk olarak maaşıma haciz konurmu? Evimde taşınır olarak benim adıma Buzdolabı, Televizyon, Çamaşır makinası, Bulaşık makinası var. Hepside yaklaşık 7 ila 10 yaşında ürünler.. Oğlumun üstüne bir adet bilgisayar var hepsi bu geri kalan koltuk ve yataklar zaten... Bu malları alınmasını istemiyorum ve direk olarak maaşımın aylık tutarına 1/4 oranında haciz konulmasını istiyorum. Acaba bu mümkünmü?
2.İlk banka borcunu maaşıma haciz ile belli bir sürede tahsil ettikten sonra ikinci banka bildiğim kadarı ile beklemek zorunda bu tahsilata kadar. O zamana kadar yasal faiz işletiliyor değilmi?
3.Mal beyanı vermem gerekiyormu? Görevde iken Genel Kurmay istemedikçe verilmiyordu bizde.. Emekli ordu mensuplarında aynı uygulama geçerlimi yoksa vermem gerekiyormu? Bu mal beyanını haciz gelmeden önce versem olurmu?
4.Bakmakla yükümlü olduğum bir eşim ve iki çocuğum var. 1/4 oranından fazla bir kesinti olurmu? Çünkü oturduğum ev kira küçük çocuğumun üniversite masrafları var birde.. E malum yaşamak için birde yemek ve içmek için para ayırmamız lazım..
Sorularım bunlardır. 35 yıl ülkeme şerefiyle gerek ülke içinde gerekse ülke dışında hizmetlerim oldu ve bu iş beni çok yıprattı. Zorunlu olduğu için alınan krediler olduğundan dolayı keyfi çekilmiş paralar değildi. Bu konuda bana bir yol gösterirseniz çok memnun olurum. Sizlere sorularımı cevaplandırdığınız için şimdiden teşekkür eder çalışma hayatınızda başarılar dilerim.
-
1.katta oturanlar asansör için aidat vermek zorundamıdırlar
-
Yazan: 09 - 01 - 2008 : 15.21 - mmucize
merhaba ben 28 yaşında biriyim yaklaşık 4 ay önce anlaşıp kaçarak evlendik eşim le aramızda en küçük bir sorun yoktu ama eşimin ailesi devamlı baskı yaparak her gün kızı arayıp boşanması için baskı yaptılar ve sonunda bayramda ailesine gitti giderken bütün takılarını takmıstı bayramda döndü ama döndükten 2 gün sonra altınlarının annesinde bıraktıgını söyledi yani annesi almıs ve seslenmedim dediki 1 hafta sonra köye gidince takar getiririm dedi ve 1 hafta sonra köyüne gitti gittikten 2 gün sonra bana mesaj attı ve dönmeyecegim boşanacagım dedi acaba ne yapmalıyım yardımcı olursanız sevirim ve ben asla boşanmayı düşünmüyorum
-
Sayın arkadaşlar geçen gün sitemizde genel kurul olup yönetim ve diğer kurullar oluşturuldu. Benim sorum bu site yönetiminin düşürülmesi için ne yapmalıyız?
-
Yazan: 09 - 01 - 2008 : 15.02 - bilge74
7 senedir esim issiz,vize basvurusu yaptim ve benden esimin türkiyeye giris cikis tarihlerini istediler..esim turkiye ye izinsiz cok giris cikis yapti..o belgeyi gosterirsek basimiza ne gelir?..konsolosluk ve arbeitsamt beraber mi calisiyor?ne yapmam gerek?yardimci olursaniz sevinirim..tsk ler
http://www.hukuki.net/forum/showthre...260#post151260
Forum kurallarına uymayan konu başlığı,
Forum kurallarından olan imla kurallarına uyma gerekliliği nin ihlali,
ÇOK ACİL KONUYA KİLİT
Yönetim
-
Yazan: 09 - 01 - 2008 : 15.01 - yokan
Merhaba,
hakkımda yapılan bır sıkayetten dolayı 600 ytl hafıf para cezası aldım. Adresıme bır sey falan gonderılmedı, acaba bu parayı ne zaman ve kıme nasıl odeyecegım?Normalde ceza alındıktan sonra ne kadar zaman ıcerısınde odenmelıdır?Eger odeyecek durumum yoksa yapabılecegım bır sey varmı? Yada taksıtle falan odeme ımkanı varmı bırazcık bılgı verebılırmısınız?
-
Yazan: 09 - 01 - 2008 : 14.53 - carizma76
21.07.2007 tarihinde modemim var kampanyasına başvuru yaptım.28.07.2007 de bağlanabildim.aylık 19 ytl ödeyecektim.Telefon hattını iptal ettikten sonra 30.10.2007 de adsl iptali için ...adsl’yi aradım. Aylık 9 ytl indirim farklarını ödersem iptal edileceği söylendi.ben kabul ettim ve iptal edilmesini istedim.talebim alındı.maile gönderilecek iptal talep formunun doldurulup fakslanmasını istediler.Mail adresine birşey gönderdiklerinde bir türlü indiremiyordum.sanki bilinçli olarak hatalı bozuk dosya gönderiyorlardı.başka numaraya nakil edelim ücretsizdir dediler.bende kabul ettim.3-5 gün geçti ama o numaradan bağlantı yapılmadı.nihayetinde bir gece kızıp aradım tekrar iptal formu istedim.bu kez maile talep formu gelmişti.formda çıkacak faturaları ödeyeceğim taahhütnamesi de vardı. Çaresizlikten formu doldurup kimliğimi ekleyip 14.11.2007 de iptal talep formunu faksladım.sonra beni aradılar. en son gelecek bir fatura ödenecek ve ayrıca indirimden faydalanmışsınız. bu indirimlerin tutarı 56,78-ytl dir (galiba aktivasyon ücreti de eklenmiş oldu). bu tutarı akbank batı kurumsal şube (ş.kodu:787 ve hesap no:663) ye havale edin dediler. havale için bankaya gittim ama hesapta bloke var dediler. ... bayisine gittim,adınıza fatura çıkmadan neden ödeme yapasın ki dediler.ben de ödemedim.fatura bekledim. 12,52 ytl fatura geldi hemen ödedim. Bir sonraki ay ise 29 ytl nakil ücreti adı altında bir fatura daha geldi.bunu ödemedim ve çareyi size başvurmakta buldum. Ne olur bana yardım edin.onlar her adıma fatura çıkarınca ben ödeyecek miyim.
Faturalar: 31.08.2007 = 25,57-ytl 28.09.2007 = 52,23-ytl 31.10.2007 = 36,70-ytl 30.11.2007 = 12,52-ytl ve 31.12.2007 = 29-ytl (nakil ücreti diye)
-
Arkadaşlar A ile B Hollanda'da 12.01.2005 tarihinde boşanıyor.A boşanma ilamını Türkiyşe'de tenfiz ettirmek istiyor ve 15.02.2006'da tenfiz davasını açıyor.Dava 12.12.2006'da son buluyor.Şimdi bu kişinin B'den nafaka alması için dava açma hangi tarihe kadar dava açması gerekir.( Olay tamamen kurgu olup sorumu daha rahat anlatmak için bu yola başvurmuş bulunmaktayım)
-
Yazan: 09 - 01 - 2008 : 14.25 - kefum
Efendim, öncelikle yardımları dokunan insanlara şimdiden teşekkür ederim.
Kiracıyım.2 yıl önce taşındığım evde kira artışı yapmam gereken tarih Haziran ayı.
Bu günlerde kiralarla ilgili yeni düzenlemeler gündemde, bakan açıklamalar yaptı yasalaştımı bilemiyorum...Şimdi ben, malsahibine kira artışını enflasyona oranla zam yapıp verdim diyelim,ya bana malsahibi "çık evimden" derse, beni çıkartamaması için ne gibi haklarım var acaba...
Sevgi ile kalın..
Saygılar,
Seçkin Soylu
-
1. Velayet konusunda ne gibi kriterler aranır?
Velayet davasında da diğer davalarda olduğu gibi önemli olan somut olaydır, kesin ve tek bir kriter belirlemek mümkün değildir. Asıl olan çocuğun menfaatlerinin korunacağı, ihtiyaçlarının (maddi ve manevi) karşılanacağı, ruhsal ve fiziksel gelişimini sağlıklı bir şekilde tamamlayabileceği ortamda yetişmesini, yaşamasını sağlamaktır.
2.Velayet konusunda çocuğun yaşının önemi nedir?
Kural olarak yaşı itibarı ile anne bakım ve ilgisine muhtaç olan çocukların velayeti anneye bırakılır. Kesin bir yaş sınırı olmamakla birlikte uygulamada genel olarak 7 yaşına kadarki çocukların velayetleri anneye bırakılmaktadır.
Ancak baba, olağanüstü hallerde (Örneğin: Annenin akıl sağlığının çocuğun fiziksel ve ruhsal gelişimini olumsuz etkileyecek derecede bozuk olması, annenin hayasız yaşam sürmesi, madde bağımlısı olması… vs.) çocuğun velayetinin kendisine bırakılmasını talep edebilir, bu durumda iddialarını ispat edebilirse çocuğun yaşına bakılmaksızın velayet babaya da bırakılabilmektedir.
3.Velayet konusunda çocuğun cinsiyetinin önemi var mıdır?
Hayır, velayette çocuğun cinsiyetinin hiçbir önemi yoktur. Halk arasında, kız çocuğunun velayeti anneye, erkek çocuğunki babaya bırakılır şeklinde yaygın bir anlayış vardır, bu anlayış kesinlikle doğru değildir.
4.Velayetin değiştirilmesi/kaldırılması mümkün müdür?
Evet, açılacak bir dava ile (Velayetin Nez-i) velayet hakkını kullanmakta olan tarafın velayet hakkını kötüye kullandığı ya da velayet görevini yerine getirmediği ispat edildiği takdirde velayetin kaldırılarak diğer tarafa verilmesi ya da her iki tarafa da bırakılmayarak çocuğa vasi atanması mümkündür. Bu nedenle velayet hakkı kullanılırken de çocuğun menfaatleri gözetilmeli, çocuk şahsi çekişmelere alet edilmemelidir.
5.Velayet hakkı ne zaman sona erer?
Küçüğün ya da velayet hakkını kullanmakta olan tarafın/velinin vefatı, velinin vesayet altına alınması, velayet altındaki küçüğün 18 yaşını tamamlayarak reşit olması, velayetin diğer tarafa bırakılması hallerinde velayet hakkı ortadan kalkar.
-
Yazan: 09 - 01 - 2008 : 13.44 - ASL79
Adli sicil kaydı olanların memuriyete girmesiyle ilgili forumları okurken,okuduklarımdan bazı çıkarımlarda bulundum.Kaçakçılık suçundan para cezası alanların adli sicil kaydı beş yıl bekledikten sonra siliniyor,ancak arşiv kaydı seksen yıldan önce silinmiyor.Bu suç on yıl da geçse memuriyete başvurmamda arşiv kayıtlarında görüneceğinden,sildirmem pek işime yaramıyor.Çünkü 657 ye göre kaçakçılık suçu işleyenler devlet memuru olamıyor.Adli sicilden silinse dahi askerliğimi er olarak uzun dönem yapmak zorundayım.Peki adli sicil kaydını sildirmek ne işime yarayacak?
-
Yazan: 09 - 01 - 2008 : 13.37 - sedatx
Merhabalar iyi çalışmalar...
Sitemiz mahkeme kararı ile kapandı.Ancak mahkemenin adı dosya numarası yazmadığından ne olup bittiğini bilmiyorduk.Taki aklımıza gelen firmayı arayana dek..AMPEC değil söz konusu firma.Başka bir firma.
Bu firmanın yaptıklarını şöyle özetlersek , sitemize gelip üye oldular.Daha sonra müzik paylaşımı yapılan bölümdeki konuyu görüp sitenin hosting veya adminine değil moderatörüne özel mesaj gönderip konunun kaldırılması istendi.ben şans eseri özel mesajları kontrol ederken farkettim..Ve aynı gün değil, aynı saat içinde tüm linkler kaldırıldı.
Ve aradan 5-6 gün civarında bir zaman geçtikten sonra site kapandı...Kapandıda, ne bir yerden kapandığına dair yazı yada mail nede birşey var oratada...Kafamızda fikirlerle tahminlerde bulunuyoruz kim yaptı diye..Sonradan aklıma geldi bu tür birşey olduğu ( düşünün aradan geçen zamanı ) ve düşündüklerimiz çıktı...Lakin uyarı yapıldığı anda ( bildiğim kadarı ile bu özel mesaj ile yapılmıyor) kaldırıldı..Hemde sadece o firmaya ait olanlar değil tümü...
Şirketi tespit edip görüşme yaptığımızda ise , çıkan bayanın nasıl konuştuğunu anlatmam imkansız size."Yapılacak birşey yok...Siz zaten çok yayınladınız bunları...Siz açın farketmez kapattırırız.." vs vs gibi akıl almaz tavırlarda hitaplarda bulunuldu..
Önceki konulardan biraz daha farklı olduğundan dolayı açtım konuyu...
Bu durumda izlemem gereken yol nedir? İtiraz hakkım var ise kullanmak istiyorum derhal...Bana yardımcı olabilirmisiniz ?
-
Yazan: 09 - 01 - 2008 : 13.32 - ekop10
Merhaba, ben 13 ay önce 35000 YTL lik bir konut kredisi kullandım ve mortage yasası çıkıncada mortage konununa geçtim. Ben şimdi kredimin tamamını ödemek istiyorum, Ödemem gereken ana para şu an itibari ile banka ile konuştuğum kadarı ile 34000 YTL olarak görünüyor. Ancak ben aşağı yukarı 13 ayda bankaya 10000 YTL ödeme yaptım, bunun büyük kısmı faizlere gitti tabi ana paradan 1000 YTL düşmüş oldu. Şimdi mortage ile gelen "Konut Kredisinde Erken Ödeme İndirimi" diye bir yönetmelik var link şu
http://www.sanayi.gov.tr/webedit/goz...x?sayfano=1433 ancak ben bu indirimin ve eğer bana indirim yapılacak ise nekadar indirim yapılacağı ile ilgili bir şey anlamadım. Öncelikle banka bana erken ödeme indirimi yapacakmı yapacak ise nekadar yapacak bu konuda bilgilerinizi alabilirmiyim.
-
Yazan: 09 - 01 - 2008 : 13.32 - ASL79
657 de sayılan yüz kızartıcı suçlar içinde kaçakçılık suçu da var mı?
-
Yazan: 09 - 01 - 2008 : 13.30 - ceniko
Temmuz ayında abimin işledigi bir suctan dolayı bende 3 gun gözaltında tutuldum.Savcı benim herhangi bir alakam olmadıgına kanıt getirip beni bıraktı ve sen git isine devam et dedi.
3 gün gözaltinda tutuldum yani tutuklu olarak yattım savcıya cıkana kadar..savcı beni serbest bıraktıgına gore herhalde sucum olmadıgına kanaaat getirilmiştir.
Olayda biz zimmete gecirme sözkonusu idi..
Ve benim maaşıma bloken kondu.Ben bir öğretmenim doguda görev yapıyorum ve evliyim.Maaşımı alamıyorum ve inanılmaz zor durumdayım istifa edecegim nerdeyse çünkü parasız ne yapacagımı bilmiyorum.Avukatim bu konuyla ilgileniyor ama nedense acılmıyor.
Acaba savcı beni serbest bıraktıgına gore neden benim maaşıma bloke konuyor?
Parasız ben ne yaparım nasıl gecinirim düşünmüyorlarmı..çok zor durumdayım cok zor..İnsan hicbir alakası olmadıgı ve bu yonde karar verilmesine ragmen hala maaşı bloke konumda olunca öyle bir acı cekiyor ki anlatamam...
Ne yapacagım ben birisi acıklama getirebilirmi?
-
Yazan: 09 - 01 - 2008 : 13.19 - kefum
Efendim, öncelikle yardımları dokunan insanlara şimdiden teşekkür ederim.
Kiracıyım.2 yıl önce taşındığım evde kira artışı yapmam gereken tarih Haziran ayı.
Bu günlerde kiralarla ilgili yeni düzenlemeler gündemde, bakan açıklamalar yaptı yasalaştımı bilemiyorum...Şimdi ben, malsahibine kira artışını enflasyona oranla zam yapıp verdim diyelim,ya bana malsahibi "çık evimden" derse, beni çıkartamaması için ne gibi haklarım var acaba...
Sevgi ile kalın..
Saygılar,
Seçkin Soylu
-
1. Boşanma davası hangi mahkemede açılır?
Boşanma davası, eşlerden herhangi birinin ikametgahının bulunduğu yer Aile Mahkemesinde, müstakil aile mahkemesi bulunmayan yerlerde ise Asliye Hukuk Mahkemesinde açılır.
2. Boşanma davasını hangi tarafın açtığı önemli midir?
Hayır önemli değildir, davanın seyrine olumlu ya da olumsuz hiçbir etkisi olmaz. Önemli olan iddiaların ispatıdır.
3. Anlaşmalı boşanma ile çekişmeli boşanmanın farkı nedir? Anlaşmalı boşanma hangi hallerde mümkündür?
Anlaşmalı boşanma, adından da anlaşılacağı üzere eşlerin boşanma ve boşanmanın mali sonuçları hakkında (Tazminat, nafaka, velayet, eşya paylaşımı vs.) anlaşmaya varmaları, bu doğrultuda bir protokol hazırlamaları ve yine bu doğrultudaki iradelerini hakim huzurunda bizzat beyan etmeleri ile mümkündür. 1 yılını doldurmamış evliliklerde anlaşmalı boşanma mümkün değildir.
Çekişmeli boşanma ise, tarafların boşanma ya da boşanmanın mali sonuçlarında anlaşmaya varamamaları halinde ya da 1 yılını doldurmayan evliliklerde söz konusu olmaktadır. Taraflar iddialarını ispat etmekle yükümlüdür. Boşanma davalarında en önemli delil tanık/şahit delilidir. Tanıkların yakın akraba olması, yaşının küçük olması tanıklıklarının kabul edilmeyeceği anlamına gelmez. Önemli olan tanık beyanlarını değerlendirecek olan hakimin kanaatidir.
4. Boşanma davaları ne kadar sürede biter?
Bu sorunun tek ve kesin bir yanıtı olmamakla, süreç mahkemelerin iş yoğunluğuna ve dosyadaki delil durumuna göre değişmekle birlikte, genel olarak anlaşmalı boşanma tek celsede; çekişmeli boşanma ise en iyi ihtimalle 5-6 celsede tamamlanabilmektedir.
5. Boşanma davasında vekilimin/avukatımın olması zorunlu mudur, olmasının sonuca etkisi var mıdır?
Hiçbir davada vekil tayin etme zorunluluğu yoktur, kişiler avukatları olmaksızın dava ve işlerini takip edebilirler. Ancak elbette davayı avukat ile takip etmenin -özellikle yargılama usulü açısından- önemi büyüktür.
-
Yazan: 09 - 01 - 2008 : 12.35 - aliseydi
Merhaba öncelikle herkesin yeni yılını kutlar saglık ve mutlu daha nice senelere dileklerimi sunarım.Ben bir devlet dairesinde memurum aynı iş yerinde çalışan bayan arkadaşımın doğuya tayini çıktı ve durdurmak içinde benden nikah rica etti.Bu bayan arkadaşımıda yıllardır tanıyorum oldukça güvenilir şayet nikah olursa bu herkesten gizli tutulacak çünkü herhangi bir şüphe uyandırmak istemiyoruz ve hiçbir talepte bulunmadan boşanma olacak şimdi benim sorum şayet nikah olursa boşandığımızda ikimizin nüfus kağıdında bekar yazar mı?
İlerde başkasıyla evlenirsem bu bahsettiğim evlilik ortaya çıkarmı(mesela nikah memuru belediyemize ikinci kez başvurdunuz der mi filmlerdeki gibi)?
Böyle bir şeye de değerli avukatlarıma danışmadan yapamam sizce böyle bir nikah yapmalımıyım ilerde başıma dert alırmıyım?
-
Öncelikle Selamlar.Babamın çalıştığı şirket emeklilik sonucunda 40.000 Liralık kıdem tazminatımızı vermeyince avukatımıza başvurduk. O da yaptığı icralar sonucunda kıdem tazminatımızı 5000-1000-20000 vs. taksitlerle 6 aydır düzenli olarak ödüyor. Size sorum şu olacak.
Asıl paraya faiz, şirket temerrüde düştüğünden yani tazminatımızı ödemesi gereken zamanda ödemediği günden itibaren başlıyor. Avukatımız bize ilk taksit olarak 5000 lira verdiğinde geriya kalan paranın faizi 35000 liradan mı hesaplanır yoksa 35000+40000 Liranın o güne kadar getirdiği faizle mi hesaplanır?
Birde bu konuyu derslerimle birleştireyim. 2. seçenekte bahsettiğim durum mürekkep faiz midir?
İş Kanunu'nda işçi işverene karşı korunur. Yani ben asıl paramı alıp bankaya koysa idim faiz aylık olarak hesaplandığında 1 ay sonunda hem 40000 liranın hem de o güne kadar almış olduğum faizin faizini alacaktım. Bu durumda İş Kanunu'nda da böyle bir düzenleme olması(2. seçenek) daha mantıklı değil mi?
Cevaplarınızı büyük bir merakla bekliyorum.
İyi çalışmalar.
-
TBMM Genel Kurulunda, temel ceza kanunlarına uyum amacıyla bazı kanunlarda değişiklik öngören tasarının, 90 maddeden oluşan 3 bölümü kabul edildi.
TASARI NE GETİRİYOR?
170 kanunda değişiklik düzenleyen 651 maddelik tasarının kabul edilen 90 maddesine göre, akarsular üzerinde izinsiz balık üretim tesisi kuranlar, 250 YTL idari para cezasına çarptırılacak. Türkiye limanlarına girip çıkan gemilerden, Limanlar Kanununa muhalefet edenlere, liman başkanı tarafından 500 YTL'den 20 bin YTL'ye kadar idari para cezası verilecek. Türkiye limanları arasında, kanunlara aykırı kabotaj yapan gemilerin kaptanlarına ve yabancılara ait deniz taşıtlarının sahiplerine 1000 YTL'den 25 bin YTL'ye kadar idari para cezası verilecek. Ayrıca yabancı gemiler ve diğer deniz taşıtları, idari para cezası tahsil edilinceye kadar elverişli bir limanda, masrafları kendisine ait olmak üzere tutulacak. Denizde Can ve Mal Koruma Hakkında Kanunda öngörülen yükümlülükleri yerine getirmediği gerekçesiyle el konulan gemi, limanın bulunduğu yerin mülki amirliğince, ihale mevzuatı hükümlerine bağlı olmaksızın satılacak.
SAHTE DOKTORLARA CEZA
Uzman olmayıp da laboratuar açanlar veya izinle açtıkları laboratuarları uzman olmayan kişilere bırakanlara, bin YTL'den 5 bin YTL'ye kadar idari para cezası uygulanacak.
Sahte doktor ve diş hekimlerine 3 yıldan 5 yıla kadar hapis ve 1000 güne kadar adli para cezası verilecek.
Diploma ve belgesi olmadığı halde ebelik yapanlara, 250 YTL idari para cezası uygulanacak. Ruhsatsız ve izinsiz sünnetçilik yapanlar, 6 aydan 2 yıla kadar hapis cezasına çarptırılacak.
Diploması veya meslek belgesi olmaksızın diş protez teknisyenliği yapan kişilere, 1 yıldan 3 yıla kadar hapis ve 1000 güne kadar adli para cezası verilecek.
İZİNSİZ ÖLÜ NAKLİNE CEZA
Defin ruhsatı olmadan cenaze defneden mezar bekçileri veya ölü sahipleri ile izin almadan bir şehir ve kasabadan diğerine ölü nakledenlere, 100 YTL idari para cezası verilecek.
Belediyelerin karar organları veya ilgili komisyonlar tarafından mevzuata uygun olarak belirlenen yolcu nakil araçlarına ilişkin ücret tarifelerine uymayan kişi, belediye encümeni tarafından 250 YTL'den 5 bin YTL'ye kadar idari para cezasına çarptırılacak.
ORMAN YAKAN ÖRGÜT ÜYELERİNE MÜEBBET HAPİS
Dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı olarak orman yangınına yol açanlara 2 yıldan 7 yıla kadar, kasten orman yakanlara ise 10 yıldan az olmamak üzere hapis; devletin güvenliğine karşı suç işlemek amacıyla kurulmuş bir örgütün faaliyeti çerçevesinde orman yakanlara da müebbet hapis cezası uygulanacak.
Fidan ekim sahasını bozan kişi, 1 yıldan 5 yıla kadar hapis cezasına çarptırılacak.
Yasak bir bitkiyi yurda sokanlara, 3 aydan 1 yıla kadar hapis; Tarım ve Köyişleri Bakanlığınca muayene edilmemiş veya izin verilmemiş tohumlukları ithal ve ihraç edenlere de 1000 YTL idari para cezası verilecek.
ÖZEL HASTANELERİN CEZALARI ARTIYOR
Kayıt, malzeme, alet, eşya ve binaların sıhhi şartlarında ve hastane hizmetlerindeki noksanlar ile diğer eksiklikleri uyarıya rağmen zamanında yapmayan özel hastanelerin işletenlerine, 5 bin YTL idari para cezası verilecek.
Yatan hastalardan, fazla ücret alan özel hastanelere 10 bin YTL idari para cezası uygulanacak.
Özel hastanelerde, gerekli laboratuvar tetkiklerini yapmadan, karın, göğüs ve beyin ameliyatları yapan doktorlara 5 bin YTL idari para cezası verilecek. Tedavisini üstlendiği hastaları, yerine vekil bırakmadan izinsiz terk eden uzman doktorlar, 2 bin YTL idari para cezasına çarptırılacak.
KENEVİR EKİMİ
İzin belgesi almadan veya izin belgesi almasına rağmen, bilerek izin verilen kısmın dışında fazla ya da farklı yerde kenevir ekimi yapan kişiler, 100 günden az olmamak üzere adli para cezasına çarptırılacak.
Esrar elde etmek amacıyla kenevir ekimi yapan kişiye ise 1 yıldan 7 yıla kadar hapis cezası verilecek.
Yurda kaçak ilaç sokanlar, ilaçların miktarı ve değerine göre 100 günden 5 bin güne kadar adli para cezasına mahkum edilecek.
İzinsiz olarak çeltik ekenlere, ektikleri her dekar için idari para cezası verilecek. Ayrıca kazanç sağlanan yerlerdeki çeltiklerin suyu kesilecek.
MYNET
-
Yazan: 09 - 01 - 2008 : 11.31 - furmich
Bir dükkan sahibiyim.4 ay sonra kira sözleşmesi ve tahliye taahhütnamesi süresi dolacak bir kiracım var.3 yıllık bir sözleşme yapılmıştı. Bildiğim kadarıyla kira sözleşmesi ile tahliye taahhütnamesinin aynı tarihli olması tahliye taahhütnamesini geçersiz kılıyormuş. Bizim ise kira sözleşmesinden 5 gün sonra tahliye taahhütnamesi yapılmış. Sözleşme süresinin sonunda kiracıyı çıkartmak istiyorum. Çıkartmak için neler yapmam gerekli?. Yardımlarınız için şimdiden teşekkür ederim.
-
Yazan: 09 - 01 - 2008 : 11.05 - ASL79
Memurluğa başlarken arşiv kaydına bakıyorlar mı?
-
Yazan: 09 - 01 - 2008 : 11.03 - tolga10
Merhaba,
01/12/2001 tarihinde girdiğim işyerimden 29/02/2008 de askerlik sebebiyle ayrılacağım.
Buna göre 01/12/2007 de 6. senem dolmuş oldu. Benim çıkacağım tarih ise29/02/2008. Peki ben kıdem tazminatım ile birlikte 6. senemin dolmasıyla hak ettiğim ve kullanmadığım 3 haftalık izin paramın tamamını da alabilecekmiyim?
Saygılar.
-
Yazan: 09 - 01 - 2008 : 11.01 - halildaut
Sayın arkadaşlar;
31.12.2008 tarihli bir senedimi iş karşılığı bir elektirikçiye verdim.Günü gelmeden elektrikçiyi defalarca aradım ulaşamadım telefon numarasını değistirmis, yine defalarca senedin gününden önce işyerine gittim işyerini kapatmış.Senedimi bir başkasına diğer bir elektrik firmasına vermis hoş firmayıda tanıyorum ama bana herhangi bir bilgi vesaire bildirmediler.05.01.2008 tarihinde senedi verdigim elektrikçi çıktı geldi ve senedimin protesto olduğunu söyledi.Kendisine yasadıklarımı defalarca kendisini aradığımı işyerine gittiğimi söyledim.Söylediği senedi baska bir elektrikçiye vermiş ve senet ziraat bankasından protesto olmuş.Ama bana herhangi bir ihbarname gelmedi.09.01.2008 tarihnde ziraat bankasıyla senetle ilgilenen memurla görüştüm senedi iade etmişler.Hemen diğer sahsı aradım ve senedimi ödedim.Senet suan elimde ama iyi niyatimle beraber senedim protesto oldu.Banka bu protestonun subat ayında merkez bankasına bildirileceğini,daha önce herhangi bir düzeltme yapılamayacağını söyledi.Bu durumda sizce ne yapabilirim?Bir işadamı olarak ticari hayatıma sürülen bu lekeyi nasıl temizleyebilirim?Çok acil yardımlarınızı rica ediyorum.Saygılarımla;Halil
-
Yazan: 09 - 01 - 2008 : 09.50 - beytrap
Merhaba,
Boşanma davası açan eşimin avukatı vekillikten istifa ettiği için davamız şu an bekleme süreci içine girdi.Avukatını istifasının üzerinden 1 ay geçmiş olmasına rağmen henüz yeni bir avukat tayin etmediler. Ancak ben de boşanmak istiyorum.Bu durumda izlemem gereken yol ve haklarım hakkında beni aydınlatırsanız sevinirim.
Öğrendiğim kadarı ile mahkemeye bir dilekçe sunmam gerekiyormuş.Bu dilekçenin içeriği ve ne kadar zaman sonra bu dilekçeyi verme hakkına sahip olabileceğim hakkında bilgi rica ediyorum.Ben duruşmalara avukatsız girdiğim için sizlerin aydınlatıcı fikirleri bana yol gösterici olacaktır.
-
Yazan: 09 - 01 - 2008 : 09.44 - beytrap
Merhaba
Eşim ile 8.aydan beri süren bir boşanma davamız var kendisi davayı evi terkedip annesine gittikten 1 ay sonra açtı ve boşanma davası ile birlikte benim adıma olan ve 1/3'lük kısmını annemin evini satarak ödediğim evin üzerine satılmaması için tedbir koydurdu.Ancak boşanma davası açılmadan önce kendisine ait borçları ödeyebilmek için babamın evini ipotek gösterek kredi aldım ve borçlarını kapattım.(Borçların kendisine ait olduğunu ve ev geçimi ya da idaresi için harcanmadığını kanıtlama imkanım var)Ancak şimdi boşanma davamdan kaynaklı yaşamış olduğum maddi kriz neticesinde almış olduğum kredinin taksitlerini ödemede zorluk yaşadığım için babamın evinin banka tarafından satılması gibi bir risk oluşuyor.Şimdi ben bu durumda mahkemeye eşimin adına ödemiş olduğum borç dekontlarını ve çektiğim krediyi sunarsam evimi kiralama ya da satma hakkına sahip olur muyum?(Ancak eşimin avukatı davadan çekildi ve hala bir vekil tayin etmedikleri için dava bir bekleme sürecine girdi.Mahkeme gününü eklemeden dairemi kiralarsam ya da satarsam suçlu duruma düşer miyim?)
-
Babam öldükten sonra aracı bana miras kaldı tek varisi benim. Bu aracı vekaleten verdim ama karşılığında ücret alamadım,vekaleti azil ettirdim ve savcılığa başvurdum.Bana "harici satış olduğundan kovuşturmaya ver yoktur " dendi . Bir süre sonra aracla birlikte geldiler fakat arabayı vermiyorlar ve onları dolandırdığımızı ifade edip savcılığa başvurmuşlar.
yapabileceğim birşey var mı acaba?
-
Yazan: 09 - 01 - 2008 : 04.34 - has-bi
Selam,16 yıl önce beni ögrenci gösterip almanya ya aldılar ve orda resmi olarak evlendim.Şimdi boşanmak istiyorum.Türkiyede ailemle beraber kalıcam.
1.Ben Türkiye'den boşanma davası acabilirmiyim?
2.Eşim boşanmayı istemezse ki muhtemelen istemiyecek dava ne kadar sürer?
3.İki tane cocugum var kızım 14 oglum 10 yaşında cocuklarım çifte vatandaş ve burda Türkiye'de benimle kalmak istiyorlar, mahkeme cocukları kime verir?
4.Türkiye'de ayrılma gercekleşirse ben cocuklar için nafaka alabilirmiyim?Eşim taksi şöförü olduğundan dolayı verilen cocuk nafakasını alma şansım varmı? Ödemezse ne yapabilirim?
5.Almanya'da alınan cocuk parasını,cocuklar burda benimle kalırsa alabilirmiyim?Şimdi Türkiye'de izindeyim cocukların okul kayıtları için ordan evrak istediler.O evrakları alıp geri döneceğim fakat bu konuda bana yardımı olacak bir avukat arkadaş olursa gercekten minnettar olurum.
Saygılarımla
-
Üniversite 6. sınıf öğrencisiyim tekders sınavından 2 senedir mezun olamıyorum tekrar sınava gireceğim. Sorun şu ki bana verilen sınav kağıdının sınav kurallarına uymadığını düşünüyorum. Bu sınav kağıdından dolayı hoca hakkında nasıl bir hukuki süreç başlatabilirim yada doğrudan Danıştay'a başvurabilirmiyim. Teşekkür ederim
-
Yazan: 09 - 01 - 2008 : 02.21 - bartok
Öncelikle hepinize simdiden tesekkur ediyorum.Ben yaklasık 8 ay önce bosandım, dava sonucunda 13 yasıdaki kızımın velayeti annesine verildi.İlk baslarda kızım devamlı yanıma gelıyordu hiçbir sorun yoktu. Son 3 aydır kızım benden resmen kacıyor ne yanıma gelıyor nede telefonlarıma cıkıyor.Eski eşimin ve ailesinin kızımın beyninin yıkadıgından kızımın hareketlerinden davranıslarından anlıyordum.Yaz ayında mahkeme kararına gore 1 ay boyunca kızıım yanımda kalacakdı, ancak annesi buna kesimlikle musade etmedi.Bana icra yoluyla kızımı alabilecegimi soylemıslerdi ama bu kızımn psikolojisini bozar diye kesinlikle buna karsı cıktım.Sizden ricam kızımı görebilmek için ne yapabilirim?İnanın hergun okuluna ve gittigi kursun onune onu gorebilirim umuduyla gidiyorum ama bir türlü goremıyorum.
-
Yazan: 09 - 01 - 2008 : 01.38 - nolcek
2006 yılında üye olduğum bir forum sitesine bir kez girip bir mesaj yazmıştım. Uzun zaman geçti.
Geçen günler can sıkıntısıyla google da kendi isim ve soy ismimi tırnak içinde arattırdığımda üye olduğum o siteyi ve bir takım küfürlü yazıları farkettim. Derhal linke tıklayarak sayfayı açtım.
Gördüklerim karşısında dehşete ve sinire kapıldım. Çünkü benim kullanıcı adım ve şifremle foruma girilmiş ve sitenin adminlerine öncelikle ağıza alınmayacak küfürler edilmiş. Okuduğumda benim bile kan beynime sıçradı.
Küfürlerin sonunda da yine küfürler edilerek
"... yiyosa gelin beni bulun. ........... ilinde, .... ilçesinde ... falanca okulda 1/A sınıfı öğretmeniyim"
şeklinde açıkça adım adresim, tüm bilgilerim verilmiş ve adeta benim adresime davet edilmişler.
Ne yapmalıyım bilmiyorum... Benim kullanıcı adımı ve şifremi bularak giren bu kişi kimdir, nereden, hangi bilgisayardan bu mesajı yazmıştır, IP adresinden tespit edilebilir mi?
Hukuki olarak bir sonuca varabilir miyim? Yoksa aldırmayıp yoluma devam mı etmeliyim?
-
Eşime boşanma davası açıcagım şiddetli geçimsizlik üzerine. Ama eşim benden boşanmak istemiyor. Eşimle ayrı yaşıyoruyz şu an. Bana da çocuklarımı göstermeyeceğini söylüyor. Mahkemeden bir karar çıkana kadar. Bu süre zarfında çocuklarımı görmeye hakkım var mıdır? Eğer varsa ve hala çocuklarımı bana göstermezse hangi yollara başvurmalıyım. Mesela karokola gidip şikayette bulunmam işe yarmı. Böyle bir hakkım var mı?
-
Merhaba.Ben Dokuz Eylül Üniversitesi öğrencisiyim.En son temmeuz ayında para yatırdım ogunden bugune kadar hic para yatırmadım.Bankada kayıtlı telefon numaram ve ev adresim değistiği icin ulasamadiar bana .En son ben müsteri hizmetlerini aradim ve tel nuımaramı verdım.O gün icinde beni aradilar ve temmuzda 750 ytl olan borcum simdi 1084 ytl oldugunu belirttiler ve 3-4 gün icinde ödemessem %40 daha fazla ödeyecegimi sölediler.Ertesi gün tekrar bankaya gittim taksitlendirme hakkinda bilgi almak icin bankadaki görevli, telefon bankacılığına, telefon bankacılıgındaki hanimefendi baska birine yönlendirdi beni ve 1 gün önce ;%40 faizli ödeyecegimi söyleyen kisi, 3-4 gün içinde ödemediim taktirde % 50 fazla ödeyecegimi söyledi.Taksitlendirmek istediğimi söyleyince benim borcumun taksitlendirilemeyecegini belirttii.Benim sorum ;
1- 1gün önce % 40 ertesi gün neden %50 fazla oluyor?
2- Ne yapmam gerekiyor ve taksitlendirmem icin ne yapmam lazim?Bu arada adres ve tel numaram değistiği icin hic bir tebligat ulasmadi elime...Şimdiden tesekürler.
-
Yazan: 09 - 01 - 2008 : 00.59 - omer76
merhabalar
Öncelikle bu siteyi kurarak yöneten yöneticilerine teşekkürlerimi sunarım.
Aşağıda bahsettiğim konu hakkında cevap verebilenlere şimdiden teşekkür ederim.
Çalışmakta olduğumuz firma yaklaşık 7 yıldır yılda 1 defa her sene sonu ikramiye ödemekte idi. Bu işe alımlarda da işyeri tarafından belirtilen bir husus idi. Öyleki 2007 yılı içerisinde alınan personele dahi bu belirtilmekte idi. Bu herhangi bir yazılı metne bağlı değildir.
İşyerinin büyük hissedarı yurtdışı olup, yabancı sermayelidir.
2006 yılında işyeri yönetimi tarafından üretim kapasitesini büyütme kararı alınmış olup, dışardan hazır alınan ticari mallar da işyerinde üretilmek istenmiştir. Bunun neticesinde bugün itibari ile işyeri ekonomik anlamda krize girmiştir. Firma şu an için her ay zarar etmektedir. Şimdilik finansmanı dışardaki ortak tarafından sağlanmaktadır.
İşyerindeki personel sayısı 2006 itibari ile 30 kişiyi, 2007 yılı sonu itibari ile 120 kişiye geçmiş durumdadır.
2007 yılı sonunda ödenmesi gereken ikramiyeler hiçbir neden gösterilmeksizin keyfi olarak ödenmemektedir.
İşyeri personelinin imzalamış olduğu Belirsiz Süreli İş Sözleşmesi dışında bir evrak bulunmamaktadır. Bu sözleşmenin 1.1 ci maddesinde "personel, tecrübe ve mesleki birikimine uygun olarak, şirketin vereceği bütün işleri ve görevleri yapmayı taahhüt eder. Bu hizmetleri karşılığında belirtilen aylık ücret dışında herhangi bir ücret talep edemez" yazılıdır. Ancak buna rağmen firma şimdiye kadar yazılı olmayan bu ikramiye ödemelerinde hiçbir sorun çıkartmamıştır.
Benim sormak istediklerim :
1- Yukarıda anlattıklarıma göre bu ikramiyeler kazanılmış bir hak değil midir ?
2- Geçmiş yıllarda ödenen ikramiyeler bordrolarda görünmektedir.
3- Sözleşmede yazılı olmayıp işyeri tarafından sözlü olarak belirtilen ve geçmiş kayıtlarda görünen ikramiye ödemeleri, işyerini haklı çıkarır mı ?
4- Firma bunların geçmişte prim olduğunu iddaa edecek olur ise, mahkemede eski firma yöneticisinin bunların ikramiye olduğunu belirtmesinin yararı olur mu?
5- Bu durum işçiye haklı nedenle fesih hakkı tanır mı ? Tazminata hak kazanır mı ?
6- Böyle bir durum karşısında işçinin yapması gereken nedir ?
7- Firmadaki çalışan personel toplu olarak bu davayı açarak haklı fesih yoluna gidebilir mi ?
Bu konu hakkında bir avukata kesinlikle gidilecektir. Sizlerden ricam bu konu hakkında neler yapılması sonucun neler olabileceği ile bilgi verilebilir mi ?
Şimdiden teşekkürler.
-
Yazan: 09 - 01 - 2008 : 00.23 - öztin
Saygıdeğer hukukçular söyle bir olay arz edeyim kira kontratı bitiminde tarafıma bir ihtarname ile yeni kira miktarı bildirilerek ya bu miktarı ödersin yada sizi üzülerek tahliye edeceğiz denildi fakat miktar %100 gibi bir artışdan sözettiğinden bunu dikkate almayıp %10 gibi bir artış yapıldı.
Daha sonra mal sahibi tahliye taleb etmiş ve bize bununla ilgili yazı gönderilmiş fakat buda bizim elimize ulaşmadığından olay aleyhimize olarak tahliye emri ile sonuçlanmış oldu.Tahliyeyi durdurmak için mal sahibi ile görüşülmeye gidilincede ya benim dediğim miktarı verirsiniz yada sizi tahliye ederim sözleri ile karşılaştık ve mecburen yeni kontrat %100luk bir kira artışı ile imzalanmış bulunmaktadır
Bu konuda yapabileceğim hiç bir itiraz vs. yokmudur?Hak arama adına teşekkür ederim.
-
Yazan: 09 - 01 - 2008 : 00.16 - asah07
Merhabalar.Ben yaklaşık 5 yıldır özel sektörde bir işyerinde sigortalı olarak calısmaktayım.sigortam asgari ücret üzerinden ama maasım 800 ytl.işveren maasımı geri cekerek (asgari ücrete yani),beni işten cıkmam için bir nevi zorluyor.çok zor bir durum.sonucta senin maasın asgari ücret üzerinden diyor.ama benim elimde bir ara bir iş için verdiği;Yanımda calışan eleman 700 ytl maaş almaktadır diye yazdığı ve imzaladığı bir boş kagıdın fotokopisi var.
Sizce ben ne yapmalıyım kaderime boyunmu eğmeliyim arkadaslar anlamadım.bendeki bu yazı bir işe yararmı.lütfen yardımcı olabilecek biri varmı.şimdiden teşekkürler.
-
Ağlayan Çocuklar
Kafesli evlerde ağlar çocuklar,
Odalarda akşam olurken henüz.
O zaman gözümün önünde parlar,
Buruşuk buruşuk, ağlayan bir yüz.
Ne vakit karanlık kaplasa yeri,
Başlar çocukların büyük kederi;
Bakınır, korkuyla dolu gözleri:
Ya artık bir daha olmazsa gündüz?
Gittikçe kesilir derken sedalar,
Gece; bir siyah el gözümü bağlar;
Duyarım, içime sığınmış, ağlar,
Bir ufacık çocuk, bir küçük öksüz...
1924
Necip Fazıl Kısakürek
*******************************
Anneciğim
Ak saçlı başını alıp eline,
Kara hülyalara dal anneciğim!
O titrek kalbini bahtın yeline,
Bir ince tüy gibi sal anneciğim!
Sanma bir gün geçer bu karanlıklar,
Gecenin ardında yine gece var;
Çocuklar hıçkırır, anneler ağlar,
Yaşlı gözlerinle kal anneciğim!
Gözlerinde aksi bir derin hiçin,
Kanadın yayılmış çırpınmak için;
Bu kış yolculuk var, diyorsa için,
Beni de beraber al anneciğim!..
1926
Necip Fazıl Kısakürek
*******************************
Aynadaki Hayalime
Akmayan yaşlarla sıcacık yüzün;
Yavrum, bugün seni pek ölgün gördüm.
Gözünde bir küçük noktadır hüzün,
Neş'eni ne bugün, ne de dün gördüm.
Eğri dallar gibi halsiz, yorgunsun,
Birikmiş sulardan daha durgunsun,
Görünmez bıçakla içten vurgunsun,
Seni öz yurdunda bir sürgün gördüm.
Geçti bir cenaze peşinde ömrüm;
Bilemem, vardığın neresi, bugün?
Hergün yürüdüğün kadar yürüdün,
Arkasından kendi ölünün; gördüm.
1926
Necip Fazıl Kısakürek
*********************************
Bendedir
Ne azap, ne sitem bu yalnızlıktan,
Kime ne, aşılmaz duvar bendedir,
Süslenmiş gemiler geçse açıktan,
Sanırım gittiği diyar bendedir.
Yaram var, havanlar dövemez merhem;
Yüküm var, bulamaz pazarlar dirhem.
Ne çıkar, bir yola düşmemiş gölgem;
Yollar ki, Allah'a çıkar, bendedir.
1936
Necip Fazıl Kısakürek
****************************
Veda
Elimde, sükutun nabzını dinle,
Dinle de gönlümü alıver gitsin!
Saçlarımdan tutup, kor gözlerinle,
Yaşlı gözlerime dalıver gitsin!
Yürü, gölgen seni uğurlamakta,
Küçülüp küçülüp kaybol ırakta,
Yolu tam dönerken arkana bak da,
Köşede bir lahza kalıver gitsin!
Ümidim yılların seline düştü,
Saçının en titrek teline düştü,
Kuru bir yaprak gibi eline düştü,
İstersen rüzgara salıver gitsin!
1923
Necip Fazıl Kısakürek
sevgili dostlar..."şairler sultanı"ndan küçük bir güldeste hazırladım sizlere...selam ve sevgilerimle....
-
Merhaba, gectigimiz kasım ayında 2008 model 0 km alfa romeo marka bir arac satın aldık. 2hafta öncesine kadar hersey cok güzeldi fakat 2hafta önce yagan yagmurda yani aracımızın ilk yagmur görüşünde arka camın altından su sızdıgını tavanda ıslaklık oldugunu gördük. İnanılmaz derecede sasırdık cünkü 2008 model 0 km ve daha 1aylık bile olmayan bir otomobilde böle bir sorun nasıl olurdu?? Bu kesinlikle bir üretim hatası olması gerekir degil mi? Bununlada kalmayıp aracın arka stop lambaları soguk havada buğulanma yapıyor, bu karsımıza ayrı bir sorun olarak cıktı. Ayrıca eklemek istiyorum bahsettigim aracın su aldıgı yer can güvenligi olarak cok önemli bir bölge havayastıgının acılıs yerinedeki delik. Yani ben arac konusunda uzman degilim ama bukadar hayati önem tasıyan bi konuda sessiz kalmayı kendime yakıstıramadım. Biz dogal olarak ve bence hakkımız olarak aracımızın yenisiyle degiştirilmesi veya para iadesi istiyoruz. Bu haklarımızı nasıl ararız hangi yollarla neler yapabiliriz? Yardımcı olursanız cok sevinirim. Tesekkürler.
-
Yazan: 08 - 01 - 2008 : 21.59 - karaaslan
Ücretlilere Vergi İadesi veya Vergi İndirimi Amaçlı Getirilen Yeni Düzenleme:
04.04.2007 tarih, 26483 sayılı Resmi gazete’de yayımlanan, 5615 sayılı “Gelir Vergisi Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun” ile uzun zamandır uygulanmakta olan ücretlilere vergi iadesi sistemine 31.12.2006 tarihi itibariyle son verilmiş ve 01.01.2008 tarihinde uygulanmak üzere “asgari geçim indirimi” adı altında yeni bir sistem getirilmiş bulunmaktadır.
Yukarıdaki metne göre kamuda çalışan işçi ve memurlar 15/01/2008 tarihinde alacakları maaşla birlikte Asgarî geçim indirimini de alabilecekler mi?
-
Yazan: 08 - 01 - 2008 : 21.29 - deniz02
Çin'de kürkleri için öldürülen kedi ve köpeklerle ilgili geçen yıl ortaya çıkan görüntülerin ardından yeni bir video daha ortaya çıktı.
Geçtiğimiz yıl uluslararası hayvan hakları dernekleri tarafından kamuoyuna ve medya kuruluşlarına dağıtılan bir video, dünyadaki kürk ticaretinin yüzde 70'ini tek başına üstlenen Çin'de süregiden vahşeti açığa çıkarmıştı.
Film, kürkleri için öldürülen kedi ve köpeklerin görüntülerini içermekteydi. Birçok insanın tepkisini çeken bu görüntülerle ilgili protestolar yapılmıştı.
Merkezi ABD'de bulunan PETA (People For The Ethical Treatment of Animals / Hayvanlara Etik Muamele İçin Mücadele Edenler Derneği) tarafından yeni yayınlanan bir video kürkleri için öldürülen kedi ve köpeklerin durumunu bir kez daha gözler önüne seriyor.
Sözkonusu videoda kedilerin ve kopeklerin kafeslerinden çıkarılıp bağlandığı ve kaynar suya atıldığı izleniyor. Görüntülerden, kürkleri yüzülen bazı hayvanların bu esnada bilinçlerinin kaybolmamış olduğu gözlemleniyor.
Peta tarafından yeni yayınlanan videoyu aşağıdaki linkten izleyebilirseniz. Ancak uyarıyoruz videoyu 18 yaşından küçüklerin izlemesi kesinlikle sakıncalıdır.
VAHŞİCE Katliam!
CNN TÜRK
-
Yazan: 08 - 01 - 2008 : 20.50 - G_V_Z
bunun hakkında proje hazırlıyorum..
bildiğiniz kaynak veya bilgi varsa paylaşırsanız beni sevindirirsiniz.
hepinize kolay gelsin..
-
Yazan: 08 - 01 - 2008 : 20.50 - saetta
Ananem 2. evliğini yaptığı için tapu çıktığında ananemin soyadı 2. evliliğinin soyadını aldı.Ananem evlendiği kişiden yani üvey dedemden önce vefat etti.Üvey dedem daha sonra vefat etti.Annemler 3 kardeşler fakat en büyük olan yani(dayım) da vefat etti.Yalnız üvey dedemin varisleri var üvey dedemin ananemden çocuğu yok. Üvey dedem hiç evlenmemiş çocuğu yok bu varislerler üvey dedemin kardeşleri ve kardeş çocukları.Annemler üvey dedemin varislerine ulaşamıyorlar ve tanımıyorlar bu sebebten dolayı annem ve teyzem evi üzerelerine alamıyorlar ama evin vergisi düzenli olarak ödeniyor. evi üzerlerine almaları için ne yapmalıyız veya neler yapmalıyız ?
saygılarımla
-
Yazan: 08 - 01 - 2008 : 20.36 - zozoz
Merhabalar;
Çalışmış olduğum şirketten ayrılmak üzereyim.Yalnız daha önce rakip firmada çalışamayacağıma dair bir belge imzaladım.
Yeni çalışmaya başlayacağım firma tam olarak rakip değil.Yalnız sadece 2 kalem malda bu firmalar rakip durumda.Bu da onların ürün bazında maksimum % 5 lik kısmı.
Benim öğrenmek istediğim iki firmanın rakip sayılması için gerekli kanun veya kural nedir?
-
Yazan: 08 - 01 - 2008 : 20.13 - ulastan
İyi günler
2006 yılının ağustos ayında askere gittim ve kredi kartlarımın borcunu ödeyemedim. Eve icra takip kağıdı da geldi ve şimdi yeni bir işe gireceğim ve yeni işte benden ehliyet istiyorlar. Benim sorum ehliyet için başvurduğumda sabıka kaydı alırken sabıka kaydında benim bu icradan doğabilicek herhangi bir problem çıkar mı? Ya da ehliyeti alma sürecindeki herhangi bir mevkide benim ehliyet almama engel olabilecek bir problem çıkar mı? Yardım ederseniz sevinirim. İyi çalışmalar.
-
Yazan: 08 - 01 - 2008 : 19.46 - nihat_ak
Merhaba arkadaşlar,
Ben bir firmada maaşlı olarak çalışmaktayım. Bunun dışında da yurtdışından aylık 100 YTL ile 1.000 YTL arasında değişen bir gelirim var. Bu gelirin kaynağı web siteme aldığım reklamlardır.
Sizlere sormak istediğim ; ben bu kazancımın vergisini nasıl ödeyebilir ve bu kazancımı yasal hale getirebilirim ?
Teşekkür ederim
-
Yazan: 08 - 01 - 2008 : 19.05 - lowkuki
Apartmanımızın giriş tarafında oluşan bi rutubet sebbiyle apartmanda yaptığımız araştırma sonucu bu rutubetin bizden değil de yan apartmanın bir dairesinden sızıntı olduğu kanısındayız. Yan apartmandaki kiracı olan kişinin banyosunda bir sızıntı olduğu kanısındayız ama bakmamıza izin vermediği gibi içeri bile almıyor hatta her türlü masrafı yapacağız dememize rağmen kadın içeri girmemize müsade etmiyor, acaba bu hususu Borçlar Kanunu 58 ile çözmemiz mümkün mü ve kiracıya ihtar gönderecek bir çözüm var mı şimdiden teşekkür ederim...
-
Yazan: 08 - 01 - 2008 : 17.45 - zatzot
Öncelikle hepinizi saygıyla selamlıyorum.Böyle bir ortamda gerçekten he konuda bilgili insanların bizim gibi yardımı olanlara yardım etmesi küçümsenmeyecek birşey.Konuyu arattım ama bulamadım tamamıyla.
Tt net in adsl kampanyasındani24 aylık anlaşma yapmıştık.Onda sorun yok sayılır ama sabit telefonlar zamlanacakmış ve bu pahalılık yüzünden ev telefonumuzu iptal ettirmeyi düşünüyoruz.İptal olunca,adsl de iptal olmak zorunda kalacak.Kendi lehime kullanabilir miyim bu durumu?Bir de,kablolu tv nin daha ucuz internetini örnek gösterip,tüketicinin haksızlığa uğradığı gerekçesiyle adsl yi iptal ettirebilir miyim?
Cevap duymayı umuyorum.Saygılar...
-
Öncelikle sitenin yapımında emeğe geçen ve bizi bilgilendiren herkese teşekkür ediyorum. Lafı fazla uzatmadan konuya girmek istiyorum.
Bundan iki ay önce bende bulunan ancak nişanlıma ait olan kredi kartının takibe alındığı haberini aldım. Durum çok talihsizdi çünkü yurtdışında olmam ve süregelen koşuşturmacalar sonucunda bu kartın bırakın borcunu varlığını bile unuttum. Kart üniversite öğrencilerine verilen 200 YTL limitli bi karttı. Bildiğiniz üzere 196 YTL borcu olan kart temerrüt ve artı fazileriyle beraber 307 YTL'ye ulaştı. Olayı haber almamdan sonra ilgili bankaya 307 YTL ödemeyi yaptım.
Talihsizlikten kastım şu ki, benim ihmalim yüzünden kartın asıl sahibinin sicili artık Merkez Bankasında...
Kendisi bir ay öncesinde öğretmen oldu, gerekli belgeler ve bordrosuyla bankaya gitmesine rağmen başvuruları doğal olarak geri çevrildi.
Değerli arkadaşlar size sormak istediğim soru -bir çıkar yolu var mı?- Devamlı çalıştığım bir bankanın müdürüne sordum ve bana şunu dedi "verdiğimiz belgeleri eksiksiz doldurursa, banka olarak bi görüş bildirerek sicil kalkmasını sağlayabiliriz" Bu sizce etkili olabilir mi?
-
-
AK Parti Grubunda, Türk Ceza Kanununun (TCK) 301. maddesi için değişiklik çalışmaları sürerken, maddede yer alan ''Türklüğü'' kelimesi ''Türk Milletini'', ''Cumhuriyeti'' kelimesinin de 'Türkiye Cumhuriyeti Devletini'' şeklinde değiştirilmesi görüşü ağırlık kazandı.
AK Parti Grubunda değişiklik çalışmaları bütün hızıyla devam ederken, 301. maddenin 1. fıkrasında geçen ''Türklüğü'' kelimesinin ''Türk Milletini'', ''Cumhuriyeti'' kelimesinin de ''Türkiye Cumhuriyeti Devletini'' şeklinde değiştirilmesi görüşü benimsendi. Böylece değişiklik, Yargıtay'ın içtihatlarına da uygun olacak.
Değişiklikte, maddenin ilk iki fıkrasının birleştirilmesi öngörülürken, ''Türklüğü aşağılamanın yabancı bir ülkede bir Türk vatandaşı tarafından işlenmesi halinde, verilecek ceza üçte bir oranında artırılır'' şeklindeki 3. fıkra, madde metninden çıkartılacak.
Madde hükümlerine aykırı hareket edenlerle ilgili kovuşturma açma yetkisi de eskiden olduğu gibi Adalet Bakanlığına bırakılıyor. 301. maddeye aykırı hareket
edenlerle ilgili cezanın üst sınırının da 3 yıldan 2 yıla düşürülmesi planlanıyor.
Bu arada AK Parti grubuna, kovuşturma açma yetkisinin Cumhurbaşkanına bırakılması yönünde öneriler de geldiği öğrenildi. Bu öneriyi yapanların, ''Adalet Bakanı, hükümetin bir üyesi. Vereceği kovuşturma izinleri siyasi bulunabilir. Bunun için kovuşturma iznini tarafsız bir kurum olan Cumhurbaşkanlığı versin'' görüşünü öne sürdüler.
MADDENİN YENİ HALİ
AK Parti grubunda başka bir değişiklik yapılmazsa, Meclise sunulması beklenen kanun teklifinde TCK'nın 301. maddesinin yeni hali şöyle olacak:
''(1) Türk Milletini, Türkiye Cumhuriyeti Devletini veya Türkiye Büyük Millet Meclisini, Türkiye Cumhuriyeti Hükumetini, Devletin yargı organlarını, askeri veya emniyet teşkilatını alenen aşağılayan kişi, altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(2) Eleştiri amacıyla yapılan düşünce açıklamaları suç oluşturmaz.
MEVCUT HALİ
TCK'nın 301. maddesinin yürürlükteki mevcut hali ise şöyle:
''(1) Türklüğü, Cumhuriyeti veya Türkiye Büyük Millet Meclisini alenen aşağılayan kişi, altı aydan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(2) Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini, Devletin yargı organlarını, askeri veya emniyet teşkilatını alenen aşağılayan kişi, altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(3) Türklüğü aşağılamanın yabancı bir ülkede, bir Türk vatandaşı tarafından işlenmesi halinde, verilecek ceza üçte bir oranında artırılır.
(4) Eleştiri amacıyla yapılan düşünce açıklamaları suç oluşturmaz.''
AÇILAN DAVALAR
Öte yandan, TCK'nın 301. maddesine aykırı hareket edildiği gerekçesiyle,
2006 yılında 328, 2007 yılının ilk 9 ayında ise 182 kişi hakkında dava açıldı.
AA
-
-
Hukuk Makaleleri ve Mevzuat Kısmına yeni bir hukuki kaynak eklendi, üzerinde tartışmak ister misiniz :
Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanmak suçu - Sanığa yüklenen suçun sabit olup olmadığı sorunu
-
Yazan: 08 - 01 - 2008 : 16.00 - French
Merhaba,
13. maaş, yani ikramiye hesabın nasıl yapılıyor ? Bu ikramiyeden SSK kesilir mi ? Kesilirse, bu kesilen SSK primi işçi hesabına mı, işveren hesabına mı SSK'ya yatırılıyor, ya da nereye yatırılması gerekiyor ?
Teşekkürler.
-
-
-
Medeni Kanun, savurgan ya da evi idare edemeyen eşe karşı boşanmaya gerek kalmadan çeşit çeşit nafakalar ve kısıtlamalar öngörüyor. Hukukçu Prof. Burcuoğlu bu düzenlemeleri anlattı.
NTVMSNBC’nin haberine göre Susurluk Aile Mahkemesi'nin kararını bozan Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, 45 yıllık evli kocanın evine bakmadığını, elektrik-su faturasını ödemediğini ve kumar oynadığını ileri sürerek aylık 300 YTL nafaka bağlanmasını talep eden davacı eşi haklı buldu. Yargıtay, Bağ-Kur emeklisi kocanın maaşının karısına bağlanması gerektiğine karar verirken, “Bağ-Kur Yasası yönünden bir engel bulunmamaktadır. Davalı kocanın sorumluluk sahibi olmadığı ifade edilmektedir. Medeni Kanun'un 198. maddesinin öngördüğü koşulların gerçekleştiği kabul edilebilir” dedi.
Kararda sözü edilen Medeni Kanun'un 198. maddesi şöyle:
Madde 198 - Eşlerden biri, birliğin giderlerine katılma yükümlülüğünü yerine getirmezse, hâkim onun borçlularına, ödemeyi tamamen veya kısmen diğer eşe yapmalarını emredebilir.
ALKIŞLANACAK BİR KARAR
Prof. Dr. Haluk Burcuoğlu, kararı değerlendirirken, karara dayanak oluşturan Medeni Kanun hükmünün 1 Ocak 2002'den beri yürürlükte olduğunu belirtti ve şöyle dedi:
“Alkışlanacak bir karar. Yargıtay'ı kutluyorum. Böyle hayta bir adam varsa, dava açılabilir. Aynı şekilde kadın para basıyor, evinin giderleriyle hiç ilgilenmiyorsa koca da dava açabilirdi. 1 Ocak 2002'deki değişiklikten itibaren bu da olabiliyor. Yargıtay, böyle bir karar vermiş. Kutluyorum. 1 Ocak 2002'deki değişiklikten önce de vardı. Koca ‘ailenin reisi' olduğu için karısına ve çocuklarına bakmakla yükümlüydü. 2002'deki değişiklikle eşler arasında tam eşitlik getirildikten sonra durum biraz daha farklı oldu. Normalde bizde koca ekonomik olarak kadından güçlü olduğu için, bakım yükümlüsü esas olarak hâlâ koca. Ama prensip eşitlik.”
TÜRLÜ TÜRLÜ NAFAKA VAR
Prof. Burcuoğlu, eşlerin birbirinden talep edebileceği çeşitli nafakalar olduğunu belirterek şu bilgileri verdi: “Nafaka için boşanma davası açmaya gerek yok. Kararda, evlilik birliğinin korunması amacıyla nafaka verilmesi sözkonusu. Biz buna ‘bakım nafakası' diyoruz. Aile hukukunda farklı nafaka türleri var. Evlilik birliği devam ederken eşlerin birinin diğerinden istediği nafaka ‘bakım nafakası'dır. Boşanma davası açıldıktan sonra dava süresince ödenen nafaka ise ‘tedbir nafakası'dır. Genelde kadın kocasından nafaka ister ama, teorik olarak eşitlik olduğu için ikisi de birbirinden nafaka isteyebiliyor. Boşanmadan sonra eşlerin birbirlerinden talep edebilecekleri ‘yoksulluk nafakası' denen bir nafaka türü daha var. Bu üç nafaka türü birbirinden farklı. Yargıtay'ın kararında koruyucu bir tedbir olarak ‘bakım nafakası' talep edilmiş.”
Prof. Burcuoğlu, Medeni Kanun'un 406. maddesinde öngörülen “aileyi yoksulluğa düşürme tehlikesi olan kişinin kısıtlanması” hükmünü de değerlendirdi. Sözkonusu madde şöyle: “Savurganlığı, alkol veya uyuşturucu madde bağımlılığı, kötü yaşam tarzı veya mal varlığını kötü yönetmesi sebebiyle kendisini veya ailesini yoksulluğa düşürme tehlikesine yol açan ve bu yüzden bakıma muhtaç olan ya da başkalarının güvenliğini tehdit eden her ergin kısıtlanır.
SAVURGANLIK HALİNDE KISITLAMA İSTENEBİLİR
Prof. Burcuoğlu, bu hükmü de şöyle anlattı: “406. maddenin uygulanabilmesi için çok daha ağır koşullar gerekiyor. Kadın veya yakınlarından biri, sözgelimi Ahmet beyin son derece savurgan olduğunu, alkolik olduğunu ve bu durumun kendisi ve ailesine zarar verdiğini ortaya koyarak Ahmet beyin kısıtlanmasını isteyebilir. Mahkeme bunu sabit görürse Ahmet beyi kısıtlar ve kendisine bir vasi tayin edebilir. Bu vasi, Ahmet beyin karısı da olabilir. Bu başka bir şeydir. Diyelim ki; ailede tek para kazanan benim. Çok doğru bir aile babasıyım. Aile reisliği kalmadı Medeni Kanun değişikliğinden sonra, biliyorsunuz. Parayı eşime veriyorum ve ‘al sen değerlendir' diyorum. Sonra eşimin son derece kumarbaz biri olduğunu öğreniyorum. Eve hiçbir katkısı yok, doğru dürüst yemek bile bulamıyoruz. Bu şartlarda 406. madde çerçevesinde eşimin kısıtlanmasını isteyebilirim. Parayı kazananın savurganlığı değil sadece, parayı harcayanın da savurganlığı kısıtlama tedbiri alınmasına konu edilebilir.”
MYNET
-
07.11.2005 tarihinde bir 2 ortaklı bir Ltd.Şti.'nde çalışmaya başladım.Sigortam sürekli bir sonraki ay kesin yapıcaz diyerekten aksatıldı.İyi niyetim ve iş hayatındaki tecrübesizliğim kötüye kullanıldı, şirket yeni kurulduğu için çalışanlardan yaklaşık 10'unda aynı sorun mevcuttu. 06.10.2006 tarihinde işe girişim verilerek nihayetinde 11 ay sonra sigortam yatırıldı.(prim asgari ücretten yatırılmıştı benim o tarihte aldığım ücret 600 ytl idi) 04.01.2007 tarihinde benim ve şirkette sigortalı görünen 2 iş arkadaşımın daha sigortası kesilmiş ve tasviye işlemleri başlatılmış, bu durumu ancak 05.02.2007 tarihinde çalışmakta olduğumuz şirketimizin aynı alanda faaliyet gösteren başka bir şirketle(ki burda da deneme süresi bahanesiyle 2 ay sigortam yatırılmadı) birleştirileceği söylendiğinde öğrendim.Bu tarihten itibaren çalışma adresimiz söz konusu yeni şirket olmuştur. Sözlü ortaklık yapılmıştır ve eski işverenlerimiz anlaşarak çalışmış olduğumuz ilk şirketi kapatarak yollarına ayrı şekilde devam etme kararı vermişlerdir. Bize önceden haber vermeden aniden artık diğer şirkette çalışacağımız söylendi ve haklarımız,tazminat, yatmayan sigorta primleri vs. konuşulmadı. Ben vatani görevimi yapmak için mart ayında şu an çalıştığım iş yerimden ayrılacağım. Eski şirketimizin patronu şu anki şirkette de ortaktır fakat bu kağıt üzerinde değil sözlü olarak yapılmıştır. Bu durumda ben yatırılmayan sigorta primlerimle vede tazminat ile ilgili ilk çalıştığım şirket(tasviye işlemleri başlatılmış olduğu halde) ve sonradan sözlü birleşilen ve şu anda çalışmakta olduğum şirketten hak talep edebilirmiyim? Ne yapmam gerekiyor, ne talep etmem gerekiyor lütfen beni yönlendirirmisiniz? Çok zor durumdayım beni bilgilendirirseniz sevinirim, şimdiden teşekkür ederim.
-
CEZA MUHAKEMESİ KANUNU GEREĞİNCE GÖREVLENDİRİLEN MÜDAFİ VE VEKİLLERE YAPILACAK ÖDEMELERE İLİŞKİN 2008 YILI TARİFESİ
Amaç
MADDE 1 – (1) Bu Tarifenin amacı, 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu gereğince soruşturma ve kovuşturma makamlarının talebi üzerine görevlendirilen müdafi veya vekillere ödenecek meblağları belirlemektir.
Kapsam
MADDE 2 – (1) Bu Tarife, Ceza Muhakemesi Kanunu gereğince görevlendirilen müdafi veya vekillerin yapacakları hukuki yardımlar için uygulanır.
Dayanak
MADDE 3 – (1) Bu Tarife, 23/3/2005 tarihli ve 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 13 üncü maddesi gereğince hazırlanmıştır.
Tarife
MADDE 4 – (1) Ceza Muhakemesi Kanunu gereğince yapılan hukuki yardımlara yönelik işlemlerde;
a) Soruşturma evresinde takip edilen işler için 135 YTL,
b) Sulh ceza mahkemelerinde takip edilen davalar için 210 YTL,
c) Asliye ceza mahkemelerinde takip edilen davalar için 230 YTL,
ç) Ağır ceza mahkemelerinde takip edilen davalar için 420 YTL,
d) Çocuk mahkemeleri:
1) Çocuk mahkemelerinde takip edilen davalar için 230 YTL,
2) Çocuk ağır ceza mahkemelerinde takip edilen davalar için 420 YTL,
e) Kanun yolları mahkemeleri:
1) Bölge adliye mahkemelerinde görülen duruşmalı davalar için 420 YTL,
2) Yargıtayda görülen duruşmalı davalar için 470 YTL,
ödenir.
Yürürlük
MADDE5 – Bu Tarife l Ocak 2008 tarihinde yürürlüğe girer.
-
Yazan: 08 - 01 - 2008 : 14.32 - zoraki
Süreli hizmet akdi imzalayarak girmiş olduğum işyerimden sözleşme bitimine henüz 8 ay var iken çıkmak istiyorum. Hizmet akdinde işveren her yılın ocak ayında zam yaptığını söylemesine rağmen bir buçuk seneye yakın çalışıyorum henüz ssk hizmet dökümümde zam görünmemekte. Bu durumda işyerim sözleşme bitiminde beni tazminat maddelerini yerine getirmem için mahkemeye verirse (ki verdikleri sözleri yerine getirmedikleri için çıkmak istiyorum). Benim mahkemede bunu delil olarak gösterme ve sözleşme fes oldu deme hakkım var mı? İlgini için teşekkür ederim.
-
Yazan: 08 - 01 - 2008 : 14.01 - mehmet51
Merhaba,
yaklaşık 2 yıldır süren boşanma davamda, Pedagog raporu tamamen lehime.Fakat son 2 davadır , ilkinde bu rapora karşılık hazırlık yapma isteği , 2.sinde ise mahkemeye gelmeyerek en son şubat başına ertelendi davam.
son karar davası olacak sanıyorum bu dava...zira, ertelemek için 2 davada gün atmasından 6 ay kazandı karşı taraf.
avukatım, raporun lehime olmasının davanın da lehime olacağı konusunda umut veriyor, ama size sormaktaki amacım, bu tür davalarda, red olma ihtimali yüksek midir?
iyi çalışmalar
-
Yazan: 08 - 01 - 2008 : 13.57 - alex28
Değerli Hukukçular,
Leasing ile alınan bir makineyi süresinde iade etmemekten asliye ceza mahkemesinde açılan hizmet nedeniyle emniyeti suistimal davası ile ilgili acilen yargıtay kararlarına ihtiyacım var.
Yardım edebilecek herkese şimdiden teşekkürler.
-
Yazan: 08 - 01 - 2008 : 13.46 - güneş_85
İyi gunler bana hakaret ve tehdit davasi acıldı. Hic birsey demedigim halde sırf bana olan gıcıklıgından savciliga hakkımda suc duyurusunda bulundu,guya ben ona kufur etmisim ve evini basina yıkacam demisim.Birde o kisinin cevresi genis oldugu icin bir tane yalancı sahit bulmus. Ben boyle birsey demedigimi nasil ispat edebilirim.. Birde bu kisi kahvelerde benim kızımın gelinimin namusuna surekli iftiralar atiyor.Benim ne yapmam gerek?Birde ' ben zenginim ona yalanci sahitler bulup ondan maddi tazminatlar alıp cami onlerine mendil serdirecek duruma getirecem' diyormus. Demedigim bir sey hakkında hakim onune cıkacak olmam zok zoruma gidiyor .. Lutfen bir yol gosterin.
-
Yazan: 08 - 01 - 2008 : 13.44 - etikhukuk
İyi günler. Ben affınıza sığınarak bir sorunumu sizlerle paylaşıp, neler yapabileceğim konusunda sizlerin fikrini almak istiyorum.
Ben Gazi Üniversitesi İletişim Fakültesi mezunuyum. Daha doğrusu mezunu değilim. Şöyle ki; okulumdaki bütün derslerden başarılı olmama ve kredimi tamamlama rağmen isteğe bağlı hazırlıktan başarısız olduğum için diploma talebimi geri çeviriyorlar. Benim gibi bir çok insan var ve bu ilerde başımızı ağrıtacağa benziyor. Ben biraz araştırma yaptım ve söylenene göre okul bize büyük haksızlık yapıyor.
İsteğe bağlı ingilizce hazırlık sınıfından başarısız olmama rağmen fakültede norlam eğitimime devam ettim. Her yıl yapılan muhafiyet sınavlarında yine başarısız oldum. Sonuç olarak 2006 yılında okulumu tamamlamama rağmen, her yıl yapılan o sınavdan yine başarısızım. Ne yapsam olmuyor.
Şimdi sizlere şunları sormak istiyorum:
1-İsteğe bağlı ingilizce hazırlık eğitimi veren veya zorunlu hazırlık eğitimi veren üniversiteler, bu eğitimi almış öğrencilere kendi fakültelerinde alan derslerinin en az %30'unu ingilizce vermek zorundadır diye bir şey söyleniyor. Bunun doğruluğu var mıdır? (Kendi bölümümde böyle bir eğitim sözkonusu değildir.) Eğer öyle ise mahkemeye başvursam diplomamı hakedebilir miyim?
2-Ankara Üniversitesi İletişim Fakültesi'nde de aynı durum söz konusudur. İsteğe bağlı ingilizce hazırlık sınıfına gitmek isteyen öğrenciler gider, başarılı yada başarısızlar fakültedeki eğitimine başlar ve dört yıl sonunda halen başarısız olan öğrenciler diplomalarını haketmiş sayılır. Sonuçta isteğe bağlı hazırlıktan kaldığı için ingilizce hazırlık başarı belgesi verilmez ama diploması verilir. Mahkemeye bu denkliği göstermem ne kadar işime yarar?
3-Diploma alamadığımdan dolayı gerek iş hayatında gerek özel hayatımda bir çok problemlerle karşılaşıyorum ayrıca her yıl her hangi bir öğrenim görmememe rağmen katlanarak harç kredisi ödemek zorunda kalıyorum. Okulu bitiremediğim görüldüğü için askere gidemiyorum, iş bulma olanağım azalıyor. Hayatımı her sınavdan sonra bir yıl daha erteliyorum ama o imkanda gelecek yıl son buluyor. son hakkımızı kullanacağız. Sonuçta yine kalırsak okuldan atılacağız ve bunu aileme, arkadaşlarıma açıklamakta güçlük çekeceğim. Bu nedenleri mahkemeye sunduğum takdirde ne gibi bir sonuç alabilirim?
4-Bu göstergeler ışığında mahkemeye başvurmalı mıyım?
Başınızı ağrıttığım için affınıza sığınarak bu sorularım konusunda bana yardımcı olmanızı rica ediyorum. Şimdiden teşekkür ederim.
-
Yaklaşık altı yıl önce hoqkin lenfoma ( lenf kanseri ) tanısıyla tedavi gördüm ve rahatsızlığım geçti.Ancak askerlik kanunlarına göre askerliğe elverişsiz olduğum ve askerlik yapamayacağım söylendi. Askerlik işlemlerim başladığında okuyordum ancak tecil için şubeye başvurduğumda muayene ve yoklama kaçağı olarak gözüktüğüm söylendi tasnif dışı olarak muayene için askerlik şubesi beni ana ve çocuk sağlığına gönderdi oradaki pratisyen hekime durumu bildirmeme rağmen hastalığın geçtiği için bi sorun olmayacağını söyledi ve olur verdi kasım ayının 21.de birliğime teslim oldum ancak ilk muayenede boynumdaki biopsi izini gören doktor astteğmen erbaş cüzdanıma acil olarak çanakkale askeri hastanesine sevk edilmemi yazdı ancak birlikteki işlemlerden dolayı 18 gün boyunca askerlik yaptım ve ç.askeri hastanesinden gata haydarpaşa onkoloji kliniğine sevkim yapıldı gataya gittim ve ailemden raporlarımı göndermelerini istedim raporlar ve biopsi preparatları geldiğinde heyete girdim ve askerliğe elverişsiz raporu aldım. bu işlemlerin ilk muayenede 2-3 günde sonuçlanması gerekirken ben 42 gün boyunca tabiri caizse süründüm bu süre zarfında mecburen işimden ayrılmak zorunda kaldım. Bu durumda nereye ve ne koşulda bir dava açabilirim bu konuda bana yardımcı olacak arkadaşlara şimdiden teşekkür ederim...
-
Benim sıkıntım;
A) Babam ticaretle uğraşıyordu, 2007 mayıs ayında alkole dayalı beyin tahribatı geçirdi ve hafızasının güncel kısmını kaybetti. Kısaca son 10 seneyi hatırlamıyor. 29.07.2006 tarihinde imzaladığı senet 10.07.2007 tarhinde icraya verilmiş ve davası mal beyanı bulunmadığından karşı taraf 10 gün disiplin cezası başvurusunda bulunmuş mahkemeye. Eve gelip eşya tespitinde bulunmuşlar. Babama tutanağı imzalatmışlar. Bende icra dairesine giderek dosyayı inceledim. İmzalar babama ait senet gerçek. Annemi 31.5.2006 yılında kaybettik. Babam bu tarihten öncede aşırı alkol tüketmekteydi ve başka kadınlarla mal varlığımızı tüketmekteydi. Annem öldükten sonra 7 ay gibi bir sürede herşeyini kaybetti. Bende hacir altına alınması için dava açtım, vasi tayinliği istiyorum. miktarı ödeyebilecek gücüm yok. Babamın babasından kalan 3 hisseli intikali yapılmamış ev bulunmakta. resmiyette 2 kat, gerçekte 3,5 kat. bu evin akıbeti ne olur. böyle bir eve keşif ve bilir kişi fiyat belirlerken neleri göze alır.
B) Annem öldüğünde veraset ilanı çıkartıp annemden kalan para ve maaş işlemlerini hallettik. Yeni çıkan kanunda 2001 yılından sonra ortak edinilmiş mallar eşler arasında paylaşılmaktadır. Babama kalan evin intikali yapılmadığına göre anneme babamın intikal işleminden sonra pay düşer mi?
C) Ben vasi olursam, dava açıp babamın borcunu ödeyeceğimi tahahhüt etsem ve karşılığnda babamın evdeki hissesini istesem hakimden bana olumlu bir karar çıkarmı?
bana vereceğiniz cevaplar karşısında hukuki yollara başvuracağım.
-
Yazan: 08 - 01 - 2008 : 13.09 - aalper26
Merhabalar . Benim sorunum ile ilgili forumlarda epey gezdim ve ev sahibim ile konusmayı denedim ; ancak adam laftan anlamıyor yardım lütfen.
Kira kontratımızda ( noterden falan değil adi sözleşme ) 14. maddede şu ibare var.
"Kiracı, kiraya verene 2 ay önceden yazılı olarak ihbar etmek sureti ile mecuru boşaltabilir . Bu süre zarfında kiracı, kiralayanın mecuru kiraya verebilmesi için, haftanan belirlenen 3 günü mecuru gezdirmeyi kabul etmiştir ."
deniliyor buna istaneden yaptığım nedir.
1-) Kontratta ev sahibinin adresi bulunmaması nedeni ile şifayen yani sözlü olarak evi boşaltmak istediğimi söyledim.( yıllık kira süremin dolmasına daha 10 ay var.) Gerekçem evin ısınma probleminin bulunması ve site yönetiminin ancak ısıtma sisteminin kapanabileceği kadar güzel olan bir havada tamirata izin vereceğini belirtmesi( ocak ayındayız. ). Herneyse... Ben bu nedenle 2 aylık kira bedelini ödeyeceğimi kabul ederek tüm zararıma ragmen (eşim ve ben doktora para vermekten bıktık) evi değiştirmek istediğimi dile getirdim.
2-) Ev sahibim bir avukat ve bu kontratın bağlayıcı olmadığını bu maddenin onu ilgilendirmediğini (altında imzası var) ve beni mahkemeye verip cok fazla uğraşıp, canımdan bezdirip on aylık kira bedelini peşinen isteceğini, alacağını ve benim bundan kurtulamayacağımı bu davayı kesinlikle kazanacağını söyleyip beni tehdit ediyor.
Ben ne yapabilirim.dediklerini yapabilir mi? Kontrat bağlayıcı değil mi? Ben mecurun ısınmadığını site yönetimi tarafından ve kendisininde gelip görmesi ile ispatlayabiliyorum ama illa noter kanadı ve mahkeme kanadıylamı hareket etmeliyim.
yardım lütfennn!!!!!
-
Yazan: 08 - 01 - 2008 : 12.45 - ASL79
Mali müşavir olmak çok zor mu?Sınava her giren sınavı kazanamıyor mu?
-
İyi günler,
Forumları aradım. Ev sahibinin erken tahliyeden dolayı kiraları isteyebileceğini okudum ancak ben iki kez ihtarname çektim. Evimde evin temiz bırakıldığına dair video kayıtları mevcut. Ayrıca ben evde otururken evimin penceresine kiralık yazısı da astı ve evi kiraya verdi akabinde. Ben de evine kiracı bulması için yardımcı oldum. Ancak şimdi birikmiş 4 aylık kira diye benden talep ediyor. ne yapabilirim?
Teşekkür ederim
-
Yazan: 08 - 01 - 2008 : 11.17 - carizma76
Merhaba.Babam emekli.İşyerini onun adına basit usulde açarsam maaşında kesinti olur mu? Vergi türü basit usul yerine ticari olursa ne gibi fark doğar?Kendi adıma açarsam(ki deftere tabi olurum) ne gibi vergiler ödemem gerekecek?Beni biraz aydınlatırsanız çok müteşekkür olacağım.İyi çalışmalar dilerim.
-
Yazan: 08 - 01 - 2008 : 10.47 - mmuren
Biz eşimle 2 yıldır beraber yaşıyoruz ama 5 aydır evliyiz. 1 yaşında da kızımız var. Eşimin, yaşları 27-37-38 olmak üzere bizimle beraber yaşan ve çalışan 3 ablası var. Başından beri evlenmemizi istemiyorlardı, çocuğumuz olmasına rağmen sürekli ayırmak için uğraşıp durdular. Eşimle birbirimizi çok seviyoruz ve ayrılmak istemiyoruz. Eğer evimizi ayırırsak mutlu ve herşeyden önemlisi huzurlu bir yuvamız olacağını biliyorum ama eşim kardeşlerini kırmak istemediği için yanaşmıyor. Bu durumda kızımın o evde sağlıklı ve ahlaklı bir şekilde büyümesi kesinlikle mümkün değil. Çünkü hiç biri örnek davranışlar sergilemiyor ve sürekli kavga edip duruyorlar.
Kısacası "ailesiyle beraber yaşamaya dayalı şiddetli geçimsizlik" var aramızda.
Sırf bu nedenlerden dolayı boşanma davası açmak istiyorum. Acaba ailesiyle beraber yaşadığımız için boşanma kararı çabuk onaylanır mı? Ve kızımı karşı taraf alabilir mi? Çünkü eğer ayrılmaya kalkasam çocuğumu benden ayırmakla tehdit ediyor eşim. Ben 21 yaşındayım ve çalışmıyorum. Eşim ise 29 yaşında ve geliri iyi.
-
Yazan: 08 - 01 - 2008 : 10.43 - Mulder
İyi günler;
Ben halen 4857 sayılı iş kanununa tabi olarak TÜBİTAK Marmara Araştırma Merkezi'nde görev yapan bir bilgisayar mühendisiyim. Şu sıralar Ar-Ge faaliyetlerinin desteklenmesi ile ilgili bir yasa tasarısı gündemde. Bu tasarıya göre Ar-Ge personelinin stopaj kesintisi %80-90 oranında düşürülüyor. Fakat burada kamu personeli hariç yazıyor. Bu durumda biz bu yasadan yararlanabilecek miyiz?
Tasarıya ilişkin bağlantı:
[www2.tbmm.gov.tr]
Teşekkürler...
-
Yazan: 08 - 01 - 2008 : 10.28 - jivago
2007 Şubat ayında aracımı arkadaşa 1 günlüğüne verdim. Arkadaşımda gece 12 sularında tek taraflı olarak orta tretuar taşlarına çarparak araçta büyük ölçüde maddi hasar meydana getirmiş. Olayın vermiş olduğu şok ve korkuyla aracın yanından uzaklaşmış. Kendine geldiğinde aracın yanına hemen geri dönmüş. Geldiğinde polisler aracın yanında olayı inceliyorlarmış. Aracın sürücüsü olduğunu ve korkup şoka girdiğini söylemiş. Hastaneye götürüp alkol raporu almışlar. Raporu ertesi gün almasını söylemişler. Biz raporu aldığımızda şok olduk. Raporda polis olayın anlatışıyla oluşu farklı olduğundan sürücü olmadığı kaanatine varılmıştır diye bir kelime kullanmış. Olay yerine kusur olduğundan biz hemen mahkemeden keşif istedik. Sürücüde bu keşfe katıldı. Daha sonra kaskoya müracaat ettik eksper geldi. Tahmini hasar yaklaşık 32.000 ytl çıktı. Bu arada araç kaza yaptığında 10 aylıktı ve yeni değer klozu vardı. Aracın yaniside o tarihte 31.000 ytl.idi. Sigorta tam 2 ay bizi oyaladı. Hemen ihtarname çektik. Ama ona bile cevap vermediler. Sonunda acenta aracılığı ile hasar ödemesinin ret edildiğini öğrendik. Daha sonra hemen karşı dava açtık. Dava şu anda devam ediyor. Böyle bir olayda sizin fikirlerinizide öğrenmek istedim. Şimdiden teşekkür ederim.
-
Yazan: 08 - 01 - 2008 : 10.17 - cembou
Ben beyaz eşya bayisiyim ve satıcı olarak müşterime express limit kullandırdım. Bize gerek bayisi olduğumuz markadan gerekse bankalardan gelen tüm yazılarda express limitle yapılan işlemlerde faturalandırmanın faizli tutardan değil ana tutar üzerinden olması gerektiği söylendiği için bizde tüm işlemlerimizi o şekilde faturalandırdık. Ancak vergi denetmenleri bunun neye dayanarak yapıldığını yasal kaynağının gösterilmesi gerektiğini soruyorlar. Banakadan gelen emailleri ve yazıları göstermemiz onları ikna etmiyor. Yasal dayanak istiyorlar. Lütfen acil yardım. Teşekkür ederim.
-
Yazan: 08 - 01 - 2008 : 10.14 - jivago
Yardımınız için şimdiden teşekkür ederim. Benim sorunumda kredi kartı sorunu. 2007 yılı Ocak ayında başıma gelen bir trafik kazası sonucu mali durumum bozuldu. Ancak 2 ay öncesine kadar en azından kartların asgari tutarlarını yatırabiliyordum. Ancak iki aydan buyana asgari tutarı bile yatıramıyorum. Beni arıyorlar onlara borcumu taksitlendirmeleri konusunda rica ediyorum. Ve hep aynı cevap bankamızın böyle bir uygulaması yok. Bu mudur müşteri memnuniyeti. İnsan oğlu sıkıntıya düşemezmi. Tabi bankalardan birisi kartı iptal ederek taksitlendirdi. Son taksidini bu ay ödeyeceğim. Bu konuda diğer bankalara karşı ne yapabilirim. Olay henüz icra takibine dönüşmemiştir.
-
Yazan: 08 - 01 - 2008 : 10.07 - m&n
Elimde devam eden davamda mahkemeye delil olarak sunacağım bazı ses kayıtları var fakat gürültülü bir ortamda kayıt yapıldığından sesler çok net değil.Bunları nasıl netleştirebilirim?Bu iş için çözümleme yapanların kullandığı bir program var mı?Olduğu gibi verirsem dikkate alınmaz diye endişeleniyorum.
-
Ticaret Mahkemesinde davası devam eden ve henüz harçları yatırılmadığından derdest olan bir davamız var, bu dava konusu ise akdin feshi dava değerini arttıran taşınmazın, davalı tarafından satılmaması için tedbir talebinde bulunduk, malesef ! bu tedbir reddedildi, davaya sözkonusu taşınmazın satılması durumunda davanın konusuz kalacağınıda belirtmemize rağmen malesef mahkemeden tedbiri alamadık (deliller vs. satılacağına dair ilanlarında verilmiş olmasına rağmen)
Bizde kendi sitemizde bu konuyla ilgili kendimizce taşınmazımızın satılmaması için tedbir aldık ve bu olayla ilgili aşağıda yazdıklarımızı yayınladık.
1) taşınmazın adını ve yerini ve tapu bilgilerini resimlerini vs. belirttik
2) davalı olan kişilerin isimlerini ve yaptığımız sözleşmeleri belirttik
3) dava ile ilgili bazı dilekçeleri ihtarnameleri ekledik
4) kamuoyunu aydınlatması için ise bu taşınmaz ile ilgili davalar olduğunu ve burayı satın alan kişilerin ileride karşılaşacakları problemlerden sorumlu olmadığımızı yazdık.
Bu duruma rağmen davalı taşınmazın kendi paravan bir kuruluşuna satıp kötü niyetle davayı konusuz bırakmıştır,
İşin enteresan tarafıda ben dürüst bir işadamıyım diyerek ismimi kirletiyor, çok ciddi maddi kayıplarım var diyerekte hakkımızda savcılığa suç duyurusunda bulundu.. (yavuz hırsız misali)
Bu enteresan olayla ilgili yorumlarınızı bekliyorum..
sevgiyle kalın
-
Yazan: 08 - 01 - 2008 : 09.16 - redlock
Merhabalar, adım mustafa 8 yıllık evliyim. Eşim 1 ay önce kendi eşyalarını alarak evini terk etmiştir. Ve karşılığındada boşanma davası açmıştır. Anlaşmalı boşanma olarak, psikolojik baskı altında protokolü imzaladım karşılıklı birbirimizden birşey istemiyoruz. Fakat şöyle bir durum sözkonusu 8 yıllık bir evlilikten sonra aramızda hiçbir şiddetli geçimsizlikten tutunda, ne içkim ne kumarım ne de karı kız şeyi olan biri değilimdir. Evimden işime işimden eve giden normal bir insanım, sanırım eşimin istekleri çok farklı şeyler sıkılmış, tabi birde artık kendi ayaklarının üstünde durabiliyor benim iki veya üç katım maaş alıyor ve iş hayatındaki arkadaşları kendisini etkilemiş bunlar benim ve onun ailesinin ve etrafımızda bizi tanıyan herkezin düşünceleri, bana bende bittin diyor sana anlatamıyorum herhalde diyor, ben ailesi ile görüşüyorum boşanma oğlum diyorlar artık ailesinide dinlemiyor ayrı bir eve çıkmaya çalışıyor. ben 32 eşim 29 yaşında bunuda belirteyim. Gerçekten kendisini çok seviyorum. Bütün hayatımı onun üzerine kurdum, bütün ilişkilerim onun üstüne kuruldu. Hayatımda çekip gitti bütün düzenim bütün dünyam yıkıldı. Şimdi benim buradaki sorum şu daha henüz mahkeme için gün kağıdı gelmedi eli kulağındadır. Bu anlaşmalı boşanmada ben karımı seviyorum boşanmak istemiyorum diyeceğim ve bunları söyledikten sonraki gelişmeler ne yönde olacaktır. Bundan sonra sanırım bir avukat tutmam gerekecekki anlaşmalı boşanmadan sonra eğer hakim boşanmamıza izin vermezse bu süre ne kadar olur, bundan sonra açacağı dava sanırım şiddetli geçimsizlik olacaktır. Bu süre içersinde ben kendisi ile devamlı irtibatlar kurmaya çalışıyorum devamlı görüşmeye çalışıyorum ama kendisi mahkemeye kadar görüşmenin uygun olmayacağını söylüyor bu aşamadan sonra benim kazanacağım zaman nedir ve neler yapabilirim bu konuda yardımcı olabilirmisiniz.
-
Yazan: 08 - 01 - 2008 : 09.04 - ASL79
Adli takip adli sicil kaydında görünüyor mu?
-
Yazan: 08 - 01 - 2008 : 03.01 - çakal45
yiğenim yaklaşık olarak 3 ay firar etti.Halen daha askerri birliğime teslim olmadı.Kendisi teslim olursa ne kadar ceza alır?Şu ana kadar aranması çıkmadı.Ne zamana kadar arnması çıkar?yakalanırsa ne kadar ceza alır?yanıtlarsanız sevinirim.teşekkürler..
arkadaşlar acil olarak cevap yazarsanız.çok sevinirim.saygılar..
-
Yazan: 08 - 01 - 2008 : 01.21 - beyazfil
Merhabalar, özel eğitim kurumları, sinema salonlarında filmden önce reklam verebilirler mi acaba? Yeni özel eğitim kurumları kanununda bu yönde bir belirsizlik var. Yardımcı olabilir misiniz?
-
Oturduğum sitede, işçilik adı altında 60.000 ytl gibi bir gider çıkarıldı. fakat yapılan bu harcamalar belgelenemiyor. İşçilik harcamalarının nasıl belbelenmesi gerekir? bu durumda site sakini olarak ben ne yapabilirim. nereye ve nasıl müracaat etmem gerekir.
teşekkür ederim.
-
-
Yazan: 07 - 01 - 2008 : 23.26 - Arda34
Öncelikle merhaba. Aslında bu soracağım soru burasıyla alakalı mı bilmiyorum ama; bu polislik mesleği ile ilgili soracağım 1-2 şey var..
Öncelikle; lise mezunu polis adayları, sınav, mülakat vs.. gibi seyler tamamlandıktan sonra, yani kısaca mesleğe kabul edildikten sonra, sivil ekip olma gibi bir olanak var mı?
Ya da söyle soralım; sivil polis olmak için polis meslek yüksek okulu yerine akademiye mi gitmek gerekiyor?
Şimdiden tesekkürler.
-
Yazan: 07 - 01 - 2008 : 22.39 - zeybek07
Evlendiğimizin ilk gününden itibaren bana karsı saygı göstermedi ben işe giderken kalkıp kahvaltımı hazırlamadı aksam eve marketten alıp getirdiğim malzemeleri buzdolabına bile yerleştirmezdi tezgahın üzerinde duran yiyecekleri ben kendim yerleştirdim daha sonraları köye gitmesi gerekti köye gittiğinin ikinci gününde telefon etmeye ve beni çağır ben burada durmak istemiyorum çağırmazsan ben kaçar gelirim demeye başladı daha sonraki günlerde beni çağır yoksa ben kendimi öldüreceğim demeye başladı bu köye bir kaç sefer gidip geldi her gidişinde aynı olaylar tekrarlanıyordu en son gitmesinde beni hemen çağır yoksa ben gidiyorum buradan dedi telefonda ettiğimiz kavgadan sonra bana benim kimliğimi ve elbiselerimi gönde ben gidiyorum dedi nereye gideceksin diye sorunca ben bulurum gidecek yer dedi.alyansını telefonunu köydeki evin gardaroba bıraktığını ve bide mektup bıraktığını söyleyerek beni burada zor durumda bıraktı bende buna sinirlenerek iş yerimden izin bile almadan köye gitmek üzere iş yerinden cıktım fakat gitmemin daha da zor duruma sokacağını düşünerek korkuteli yolundan döndüm.iş yerime geri döndüğümde patronum işe gelmememi ve işten ayrılmamı istedi beni öfkelendirmesinden dolayı işim den de oldum.köyden buraya geri geldikten sonra benimle hiç konusmadı aksam eve gelirim kapıyı açmaz otururum yemek hazırlamaz tek eklime etmez sorduğum sorulara cevap vermez. bütün gece oturup kalkıp yatarım kendisi yatağını ayırdı içerideki kanepeye yatmaya başladı bunu neden yaptığını sorunca artık benle birlikte olmak istemediğini söyleyerek parmağındaki yüzüğü çıkararak önüme attı aynı hareket daha sonraları 3 defa daha tekrarlandı ama ben bir şekilde konuşup bu kararından onu vazgeçirdim.fakat aynı hareketleri yinede devam ediyordu daha sonra aile büyüklerinden yardım istedim kendi annem babam onun annesi babası defalarca yanımıza geldiler her seferinde oturup bütün aile konusuldu benim bu olaylarda bir sucumun olup olmadıgını sordular o da bi sucu yok ben yapmıyorum yapamıyorum diyerek cevapladılar onun kendi ailesinide cagırarık sadece annesi babası ve ben olmak üzere konutsum benim baksa ne yapmam gerekli siz söyleyin siz yardımcı olun diyerek yardım istedim onlarda daha yapılacak bir şey yok sen yapacağını yapmışsın biz konuşuruz dediler.daha sonraki günlerde sabahları erken uyandığı zamanlarda uyandırmaya gelirdi ama her seferinde kafamı ya iteleyerek yumruğuyla yada ayağıyla teperek uyandırırdı.açıköğretim öğrencisi olduğum için sınavım vardı ve Cuma aksamı erken yattım o ise uyumamış gece saat üçte beni uyandırıp beni götür ben gitmek istiyorum beni annemin evine götür diyerek çığlıklar atamaya başladı kızıp attığım tokattan sonra kendi kendini parçalamaya sacını basını yolmaya başladı ve daha sonrasın da mutfağa gidip antibiyotikleri suda eritip intahar etmek amacıyla hapları içti.ve evden kaçmaya kalktı kapıları kilitleyerek zorla evde tutum kendini yatak odasına kapatıp bileklerini kesmeye kalktı bütün bunları neden yaptığını sorunca ben deliyim de ondan cevabını verdi bir psikiyatriye gitmeyi teklif ettim kabul etmedi bana bu sıkıntılarında kurtulması amacıyla dışarı çıkardım gezmeye alış verişe fakat cadde ortasında elimi bırakıp koşmaya başladı nereye gidiyorsun diye sorunca bırak beni ben bulurum gidecek yer orospuluğa gideceğim diyerek cadde ortasında beni hem esnaf arkadaşlarıma hemde elaleme rezil etti kolundan tutup zorla eve getirdim bi kaç gün sonra sakinleştini düşünerek gezmeye götürdüm.arkadas ortamımda arkadasımın karısı o ve ben çarsıda gezerken bir yerde oturduk bir şeyler içmek için daha sonrasında bu oturduğu yerde elini kolunu yırtmaya beni tehdit etmeye ben gidicem kalk ben burada bunlarla durmak istemiyorum diyerek beni hem arkadaslarıma rezil etti kardeşimin askere gitmesine yakın bereberce köye gittik burada beni götür annemin evine ben yapamıyacagım seninle diyerek ağlamaya basladı bunu sırası olmadıgını ve kardeşimi yarın gidecegini o gittikten sora bunu konusacagımızı söylediysemde dinletemedim.ısrarla gitmek istedini söledi bende tamam hadi hazırlan gidelim diyince bu sefer zaten seninde istediğin bu diyerek cıglık cıglıga ağlamaya başladı aile büyüğü olarak dedemle bu konuyu konustugumuzda kendisine tekrar sordu Mustafa nın ne sucu var sana ne yapıyoprda tüm bunları yapıyorsun diyerek konusmaya basladı verdiği cevap hep aynı onun bi sucu yok kendim daha sonra basbasa konustugumda neden bunları yapıyosun diye sorunca ben böleyim beni böle kabul ederseniz edersiniz etmezseniz etmezsiniz ama nası olsa bosayamazsında akrabayız buna ailen izin vermez sen benim böyle davranmama katlanmak zorundasın mecburen cekeceksin ben senin istediğin gibi asla olmam diyerek bana rest cekti benim ondan olmasını istediğim tek şeyse güler yüz tatlı dil birazda ilgi benim ona söylediğim sevgi sözcüklerini hiç birini evliliğimiz boyunca o bana söylememiştir.arkadas ortamlarına girip cıktık kafası dağılsın diyerek beni sabah işe ugurlamayı kahvaltı hazırlamayı aksam yemeği hazırlamsını bi kenara bıraktım artık elbiselerimide kendim ütülemeye basladım arkadaslarımızın yanına giderken giyecegim gömelğimi kendim ütüledim sabah işe gideceğim gömleği kendim ütüledim oda kapının basında durarak beni seyretti.evliliğimizin 6 ayında sonra zaten yanımda yatamamaya baslamıstı bunu yapmaması gerektiğini sölediğim zamansa artık seni istemiyorum cevabını verdi bana alyansını cıkardı cekmecesine attı soranlara kaybettim diyerek aylarca alyanssız gezdi amacı bosanmaktan ziyade beni böyle kabul edeceksin fikrini bana yerleştirmekti bosanalım kelimesini defalarca tekrarladı bunu yapamayacagımı zannettiği için sık sık bu sekilde konumsalar yapardı bunun bu durumundan ve suratının asık olmasından gelenlere misafirlere ilgisizliğinden dolayı artık ne misafifrim gelir oldu ne de ben bir yere gidebilir oldum.evde bulasıkları ben yıkar yemekleri ben yapar oldum ütümü kendim yapıyodum buna dayanamayarak aile büyüklerini cagırdım onların yanında tamam bi daha olmayacak özür dilerim diyerek yeminler ederek söz verdi fakat onlar kapıdan cıkar cıkmaz yine aynı hareketlerine devam etti bu benim işlerimede yansıdı girdiğim her işten aile huzursuzlugumdan dolayı kendimi işime veremiyordum hep korkuyla duruyordum acaba evdenmi kaçtı acaba intiharmı etti diyerek düşüncesiyel işlerimde yaptıgım hatalardan dolayı işten atıldım.hem onun hemde benim rahatlamamız biraz kafamın sakinleşmesi için köye göndereceğimi söledim aksam gitmeyeceğini söleyerek yolda iner kaçarım tahdidinde bulundu ertesi günü iş yerime gittiğimde telefon açarak ayagımı yaktım dedi korku ve teleşla eczaneden aldıgım ilaçlarla eve gittim ayagına sıcak su döktüğünü ayagını ybilerek ve isteyerek yaktıgını ve bu yüzden bi yere gidemeyeceğini söleyerek kaldı kendime ait açtıgım iş yerimde işyerimi yeni açmam sebebiyle gece saatlere kadar calısmam gerekti beni baksa kadınlara gitmekle sucladı eve babam annem gelince onarla ilgi göstermezdi bana hazırlamadığı gibi evime misafir olan babama anneme ve kardeşime bile kahvaltı hazırlamaz öğlene kadar yatardı.telefonu değiştirmek istediğini söledi maddi durumumuzun iyi olmadıgını ve değiştiremeyecagimiz söleyince telefonu kırıp attı maksadı onu merak ettiğim için yeni telefon almaya mahkum odlumu bilerek bunu yaptını kendi agzıyla ban söyledi.ona aldıgım elbiseleri begenmeyerek saga sola dagıtmaya basladı gönlü olsun diye aldgım hediyelerimi begenmeyerek dagıttı ben calısıp didinip para biriktirmeye calısırken o elindeki künyelerini ve altınlarını satarak kendine elbiseler aldı.bütün bu olaylardan dolayı sinirlerim yıprandı ve ruh saglıgım bozuldu.evimde yatagımda muskalar bulmaya basladım bunun nereden geldini sormama rağmen cevap vermedi kendi babası o ve benim aileminde bulundugu bi yerde yien bizi barıstırmaya calısırlarken sordum muska nerden geldi diyerek babası ben yaptırdım diyerek kendi agzıyla beyan etti.hasta olurdu tuvalette kullnadıgımız su tasını alır yataga yatar yatakta bu tasın içine kusardı peçeteye balgamlarını aktırı yattıgım yastıgın altına bu peçeteleri sokardı gizli gizli telefonla konusur sonrasında karsıma gecip sende erkekmisin be diyerek hakaretler ederdi.gelen mesajları okumama asla izin vermezdi.hepsini silerdi.bi ara cebimde son 500milyon param kaldı 27 milyon yatması gereken elektrik faturası odlunu paramızın kalmadını idareli olmasını istedim sabah elektrik faturasını yatırmaya gidince cebimde paranı olmadığını gördüm telefon acıp sorunca ben aldım parfümüm bitti parfüm alıcam dedi yapmamasını söyleyerek eve gittim benden önce çıkıp parfümü almış ve kalan 5 milyon liraya da sigara ve kola aldığını söyledi.ailesininyanına gidince de iftiralarına devam etti kumarbaz oldugumu alkolik olduğumu söylemeye başladı.
ayrıca bunlara ilaveten anlaşmalı boşanmayı kabul ettiler bi ara benden para altın ve mal istediler 10 milyar para altın v.b şeyler vermeyi taahhüt etttim fakat benden altınları alıp kuyumcuda inceletemek istediklerini söylediler ben şu durumda altınları iş yeri açmak için satmıştım fakat anlaşmal boşanma için altınları tekrar alacaktım maksatları bana altınları alıp altınların var oldugunu şahit altına alıp hem benden altınları almak hemde anlaşmalı boşanmaya yanaşmamamkmış bu davranışlarını şahitlendirebilirim bu konununda mahkemede bana faydası ne olur.lütfen yardım edin bi yol gösterin mayıs 2008 de askere gidicem bu davayı nasıl sonuçlandırırırm yada ne kadar sürede biter
-
Yazan: 07 - 01 - 2008 : 22.32 - manovarx
Merhaba,
Annem ve babam 30 yıllık evliler. 4 aydır adamın başka bir kadınla ilişkisi olduğu ortaya çıktı. Durum şöyle : Adamın üzerine 9 adet ev + para var, anneme ait 2 adet ev.
Kafamıza takılan bir kaç soru var.
1- Boşanma davasını hangi tarafın açtığı önemli midir, dava seyrinde etkisi olur mu? Bazıları dava kadın tarafınfan açılırsa hak elde edemeyeceği şeklinde yazılar yazmış. (???)
2- Annem ssk dan emekli, maaşı var. Bu neleri değiştirebilir?
3- Aralarında mal rejimi belirleyen anlaşma yok. Bütün taşınmazlar yeni kanundan önce edinilmiş durumda. Bu durumda mal paylaşımı nasıl oluyor? Bir çok yerde farklı şeyler yazıyor çok kafamız karıştı.
4- Manevi + maddi tazminat neye göre belirleniyor ?
Cevaplarınız için teşekkürler.
-
Yıldızlar gece ölür
Büyür gözlerde aşk alabildiğince büyür
Okyanuslar taşar kalplerden seller dökülür
Kapkara dünyanın sessiz çığlığında doğar ay ışığı
Yıldızlar gece ölür
Hazin bir güftenin son inlemesi duyulur
Papatyalar sarılarını gökkuşağıyla ovuşturur
Görür sahtelik masumiyeti görür
Yıldızlar gece ölür
Sarmaşıklar sarmaş dolaş gezinir kumsallarda
Güneş yakmaz su anlamaz yağmur bilmez
Yaprak örtemez ayıpları
Dal dayanmaz gövdeye
Hayatın al damlaları akar cananı süründürür
Yıldızlar gece ölür
Seni seviyorum seni seviyorum seni seviyorum
Kekeme bir ruh geveze bir papağana dönüşür
Kardelenler deler satılan beyazlıkları ah hepsi sahte
Vur vur durma yüreğime doğru vur
Yıldızlar gece ölür
Ersin TOSUN
-
Biz 72 mustakil dubleksten oluşan bir siteyiz ama resmi oalarak bir yaptırımımız yok resmi site yönetimi kurabilmemiz için neler yapmamız gerekiyor şimdiden teşekkürler
-
8 ay öncebir yakınım 8 ay taksitle bir alışveriş yapmış 4 senet düzenli olarak ödemiş. daha sonraki senetleri ödemeye gittiğinde mağazanın kapandığını öğrenmiş ve muhattap bulamamış. sonradan öğrendiğine göre senetlerine mağazanın alışveriş yaptığı fabrika el koyarak senetleri icraya vermiş. 10 gün önce bu senetlerimden dolayı icraya verildiğine dair bi tebligat almış.1750 ana borcu kalmıştı. bu borcuna karşılık 3500 ytl para istemişler.
avukat arkadaşlardan ricam. senet tahsilatı için gelmemelerine karşı vede borcunu ödeyecek muhattap bulamamasına karşı nasıl olurda bu kişi icraya veriliyor.hemde ana borcna karşılık bu kadar faiz ne kadar yasal ve ne kadar olması gerekir. bundan sonra izleyeceği yol ne olmalıdır. bu sorularıma cvp verirlerse sevinirim. iyi çalışmalar...
-
Yazan: 07 - 01 - 2008 : 21.53 - cilimpuli
Umarım doğru başlığa yazıyorumdur.
Sormak istediğim Almanya'dan emekli bir babanın vefatı üzerine Türkiye'de yerleşik dul kızının maaş alması ve gerekli işlemler hakkında bir araştırma içindeyim. Yapmış olduğum telefon görüşmeleri sonucunda bu işlemin Türkiye'deki ayağının İhtiyarlık olduğunu öğrendim. İhtiyarlık ile görüştüm ve vuukuatlı nüfus kağıt örneği, 2 adet resim ve vefat eden babanın Almanya'dan emekli olduğuna dair belge istediler. Şimdi Almanya'da vefat eden babanın öz evlatları var fakat Türkiye'de ki dul kızı bu kardeşlerinden bu belgeyi isteyemiyor. Nedeni ise Almanya'da ki kardeşlerin buna karşı çıkması. Bu belgeyi (vefat eden babanın emekli olduğuna dair belge) nasıl ve ne şekilde talep edebiliriz. Almanya'ya gitmek söz konusu değil takdir edersinizki. Buradan bir kurum aracılığı ile veya bir kurumla faks/mail yolu ile irtibat kurarak bu belgeyi edinme mümkünmüdür, veya söz konusu maaşın bağlanabilmesi için bu belge şartmıdır.
Şimdiden yardımlarınız için teşekkür ederim.
-
7 daireli hisseli tapuya sahip binanin 4 dairesine sahibim.Simdiye kadar resmi olarak bir yonetici seçilmemis.Herkes biribirini tanıdığı icin herkes ortak aylik para verip elektirik,temizlik vs gibi giderler odeniyormus.Iki daire sahibi olan diğer kişi artik para vermeyecegini söylüyor.Ayni zamanda bina 30 senelik dış cebepesi ile ilgili sorunlari var ama diğer 3 daire sahibipleri para vermek istemiyorlar.Bu konuda resmi olarak bir yönetici nasil secilebilir.Ve toplantida dış cepesinin yenilenmesini sadece ben istesem 4 daire sahibi olarak kabul olurmu?Üzerlerine düşen parayi ödemezlerse nasıl tahsil edebilirim?saygılar
-
Yazan: 07 - 01 - 2008 : 21.26 - Zipillas
İlgilenen, bilgilenen herkese selamlar,
Tartışmak istediğim ve bilgilenmek istediğim husus; Mağaza içinde gezen müşterinin, kaza sonucu bir uzvunun takılmasıyla kırılan cam-porselen ürünlerin ücretinin, mağaza sahibine ödenme zorunluluğu olup olmadığıdır?
Kimi raflar yeterli güvenliğe sahip olmayıp, üflesen düşecek şekilde ürünler dizilmişken, müşteri hiç hak etmediği şekilde suçlu konumuna sokulup mağaza sahibi mağdur gözükerek ürünün en azından yarı parasını talep ederken;
bazı durumlarda da ürünler oldukça güvenli şekilde dizilmesine rağmen ürünü elinde incelemek isteyen müşteri, elinden düşürüp kırabiliyor. Bu durumda da mağaza sahibi hakikatten mağdur durumda kalırken hak olarak gördüğü parayı tahsil etmek istiyor.
Bu konuda forumlarda arama yapmama rağmen bir başlık göremedim o nedenle yeni bir konuyla kirlilik yaratıyorum,üzgünüm ama bu konu ile ilgili bir resmi yazı var ise bulmama yardımcı olacaklar için şimdiden teşekkür ederim.
Ben Mağaza sahibiyim ve hiç istemediğim şekilde bazı durumlarda müşterilerimle karşı karşıya kalıyorum. Bu konuda uyarıcı yazılar yazmak gerekiyorsa(hukuken haklı olabilmek için) bunlar neler oluyor genelde? Aynı sekilde tüketici olarak herhangi bir mağazada gezindiğim zamanlarda da bu sefer karşı tarafta kalabiliyorum, Mağaza yetkileleri çıktı olarak aldıkları "Kırılan eşyadan müşterilerimiz sorumludur" yazısını gösterip ürünün parasını benden tahsil ediyorlar. Bu hukuki bir çözüm müdür? o ücreti verme zorunluluğum var mıdır_?
Saygılarımla
İlyas E.
-
Yazan: 07 - 01 - 2008 : 21.14 - alenibric
Bosna Hersek vatandaşıyım.10 yıldır Türkiyedeyim.1997 yılında üniversitede okumak için geldim.Bilgisayar Mühendisliğini bittirdim.2,5 yılldır bir Türk vatandaş ile evliyim.Benim vatandaşlığıma başvurmam için içinde bulunduğum şartlar yeterli mi ayrıca evliliğimde 3 yılı doldurmam gerekiyor mu?Yani 10 yıldır burda kalıyor olmamı herhangi bir avantajı olabilir mi?Şimdiden teşekkürler.
-
Yazan: 07 - 01 - 2008 : 20.23 - sakinem
Babam ticaret yaparken 100.000 ytl lik teminat senedi veriyor, senede de yazıyor ama firmaya borcu yok. Firma icra davası açtı; evin tapusuna haciz geldi. Sanırım babam davayı kaybedecek ama duyduğum kadarı ile bir evi olanın,ki, babam emekli ve 75 yaşında evi icrada satılamıyor galiba... Vereceğiniz cevaplar için şimdiden teşekkür ederim.
-
Yazan: 07 - 01 - 2008 : 19.32 - deniz02
Türk bilim adamları, dünyada sadece birkaç üreticisi bulunan bitki ve hayvan biyoteknolojisi çalışmalarında kullanılacak son teknoloji ürünü ''gen tabancası'' üretti.
Yeni teknoloji, bitkilere ve hayvanlara gen transferi yoluyla direnç kazandırmaktan, "yenilebilen aşı" çalışmalarına kadar pek çok çalışmada kullanılacak.
ODTÜ Fen Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hüseyin Avni Öktem, projelerinin üç yıl önce başladığını ve TÜBİTAK-TEYDEB (Teknoloji ve Yenilik Destek Programları Başkanlığı) ve KOSGEB tarafından da desteklendiğini söyledi.
Gen silahının, canlı hücrelere gen aktarabilmeye yaradığını anlatan Öktem, silahın tek ya da çok hücreli organizmalarda başarıya ulaştığını bildirdi.
Gen tabancasının BİOLAB Firması ile ortak yürütülen bir çalışma sonucunda iki yıl süren AR-GE çalışmaları ile 10 kişilik bir ekip tarafından üretildiğini anlatan Öktem, gen tabancasının ticarileşmesi için ODTÜ Teknopark'ta bir firma kurduklarını belirtti.
Gen tabancasının dünyada sadece bir kaç firma tarafından, Türkiye'de ise ilk kez ODTÜ ve BİOLAB şirketi ortaklığı ile üretildiğini ifade eden Öktem, şunları kaydetti:
"Yaklaşık iki yıl önce, kendi aramızda konuşurken, dedik ki 'Bu aleti dünyada bir firma üretiyor biz neden üretmiyoruz'. Başladık ve 6 ay içerisinde ilk prototip ortaya çıkardık.
Kendisi de ODTÜ'lü olan, Elektrik Elektronik Mühendisliği bölümünden mezun Sinan Vasfi beyle ODTÜ Teknopark'ta OBİTEK firmasını kurduk. Tabancayı geliştirdik ve ticari hale getirdik. Yurt içinden iki araştırma merkezine satışını yaparken, yurt dışından da Rusya ve Çin ile bağlantıya geçtik. Halen sistem bir İngiliz firması tarafından da dünya çapında pazarlanmaktadır.
Teknolojiyi BİOLAB ve OBİTEK Firmaları ile geliştirirken gen transferi çalışmaların da ODTÜ Fen-Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Meral Yücel'in katkıları olmuştur."
-"SU DOLU BALONA GENLE KAPLI MİSKET ATMAK"-
Canlı hücrelere istenilen geni aktarmayı başardıklarına işaret eden Öktem, milimetrenin binde biri oranında çalıştıklarını söyledi. Öktem, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Gen tabancasıyla yaptığımız, su dolu bir balona misket atmak. Gen tabancası ile yapılan basit olarak, su dolu balon olarak tasvir ettiğimiz bir hücreye, genle kaplanmış misketlerle ateş etmeye benziyor.
Söz konusu gen kaplı misketler hücrenin içine girerek istenilen değişiklikleri yaratıyor. Böylece yeni genler yerleştirerek ya yeni karakterler yaratıyoruz ya da yeni ürünler elde ediyoruz.
Şu an yürüttüğümüz projelerden birinde buğday bitkisine tuz ve kuraklık direnci sağlayan genlerin aktarılması üzerinde çalışmaktayız.
Geliştirilen bu tip bitkiler tuzlanmaya ve kuraklığa çok daha yüksek oranda tolerans göstermektedirler."
'Yenilebilir aşı'
Gen tabancasının, yeni araştırmalar yapma noktasında bir araç olduğunu anlatan Öktem, normal aşılar yerine "yenilebilir aşılar"ın yakın bir gelecekte insanların kullanımına sunulabileceğini bildirdi. Öktem, şöyle konuştu:
"Çok çeşitli kullanım alanına sahip gen tabancısıyla geliştirilebilecek muzu yiyen çocuklar, sabah kalktıklarında örneğin Hepatit-B aşısı olmuş olacaklar. Çocuklar için iğne kabus olmaktan çıkacak. Afrika'da özellikle kolera aşısının taşınması ve saklanması ile ilgili sorunlar olabiliyor. Bu yöntemle bu sorun ortadan kalkacak.
Ya da ineklerin süt sağlayan hücreleri gen tabancasıyla mutasyona uğratılarak gene aşılı ya da bol proteinli-vitaminli süt elde edilebilecek. Örneğin, büyükbaş hayvanların yediği yoncalara şap aşısı enjekte edilecek, onu yiyen hayvanlar otomatik olarak aşılanmış olacak.
Çiftlik balıkları çeşitli hastalıklara karşı son derece duyarlılar. Bu teknoloji ile balıkların yemleme ile aşılanması da mümkün olacaktır."
Öktem, gen tabancasının, TÜBİTAK, TTGV (Türkiye Teknoloji Geliştirme Vakfı) ve TÜSİAD tarafından organize edilmekte olan 7. Teknoloji Ödülleri kapsamında Biyoteknoloji, Nanoteknoloji ve Nanobioteknoloji Özel Ödülü kategorisinde birincilik ödülü aldığını da sözlerine ekledi.
Cihaz nasıl çalışıyor?
Gen tabancası, bir kontrol ünitesi ve atış kutusundan oluşuyor. Aşılanacak hücre plakaya yerleştiriliyor ve elektronik kontrol ünitesine gerekli atış bilgiler giriliyor.
Üzeri istenilen genlerle kaplanmış olan mikron boyutundaki altın veya tungsten parçacıklar atış başlığına yüklenmekte ve sıkıştırılmış azot veya helyum gazı ile hızlandırılarak hedef dokulara püskürtülüyor.
CNN TÜRK
-
Yazan: 07 - 01 - 2008 : 19.26 - deniz02
Türkiye'deki 42 bitki ve hayvan türü yok olma tehlikesiyle karşı karşıya.
Milli Eğitim Bakanlığı (MEB), Çevre ve Orman Bakanlığı, Bölgesel Çevre Merkezi (REC) Türkiye, Kuş Araştırmaları Derneği ve Doğa Derneği'nin işbirliğinde üç yıllık hazırlık aşamasından sonra hazırlanan ve bu yıl okullarda kullanılmaya başlanan "Yeşil Kutu" adlı eğitim setinde, Türkiye'deki biyolojik çeşitliliğe ilişkin veriler yer aldı.
Coğrafi konumu dolayısıyla yaklaşık 12 bin bitki çeşidine ev sahipliği yapan Türkiye'de 120 memeli, 400'den fazla kuş, 130 sürüngen ve 300 balık türü yaşıyor.
Bitki ve hayvan türlerinin bölgelere göre dağılımına bakıldığında, Marmara, Doğu Karadeniz, Doğu Anadolu, Toros Dağları, Amanos Dağları ve Tuz Gölü çevresi en zengin bölgeler olarak görülüyor.
Tüm bu zenginliklere rağmen yaşam alanlarının yok olması, çevre kirliliği, yasadışı ticaret ve avcılık ile yangınlar nedeniyle türler yok olma tehlikesi yaşıyor.
Sadece Türkiye'de yetişen (endemik) "İstanbul nazendesi", "Konya gaşağı" ve bir yonca türü olan "Trifolium Parchycalyx"in de aralarında bulunduğu bitkiler yok olma tehlikesi altında bulunuyor.
Giderek azalan yaban keçisi, alageyik ve çizgili sırtlan gibi hayvanların sayıları, av üretme ve koruma istasyonlarında çoğaltılmaya çalışıyor.
Bu arada Avrupa'da bitki ve hayvan türlerinin korunması için 1979'da kabul edilen, Türkiye'nin 1984 yılında imzaladığı Bern Sözleşmesi ile yok olma tehlikesi altındaki bitkiler de koruma altına alındı.
"10 hayvan türünün nesli tamamen tükendi"
Geçmişte sadece Türkiye'de yaşayan Anadolu Parsı ile Anadolu topraklarında görülen Asya fili, yabani sığır, yaban eşeği, aslan, çita, kunduz, yılanboyun, kelaynak ve kaplanın ülkedeki nesilleri tamamen tükendi.
Türkiye'deki yok olma tehlikesi altında bulunan 42 bitki ve hayvan türü şunlar:
Hayvanlar
Bozayı: Sayılarının çok azaldığı tahmin ediliyor.
Telli Turna: Türün az sayıda kalan nesli, özel koruma altına alındı.
Akdeniz Foku: Türkiye denizlerindeki sayısının 50-60 arasında olduğu tahmin ediliyor.
Alageyik: 1970'lerin başında sayıları 50'nin altına düşen tür, sadece Antalya ve Muğla'daki av üretme ve koruma istasyonlarında yaşıyor.
Ceylan: 1982'de Şanlıurfa Ceylanpınarı'nda koruma altına alındı.
Çizgili Sırtlan: Sadece Güneydoğu Anadolu bölgesinde az sayıda bulunuyor.-
Mezgeldek: 'Küçük toy' olarak da bilinen hayvan türüne 1998'de Orta Anadolu'da rastlandı. Sayılarının çok azaldığı tahmin ediliyor.
Su samuru: Yakın zamana kadar Türkiye'nin tüm nehir ve çaylarında yaşayan türün sayısı hızla azaldı.
Kuyruksüren: "Firavun sıçanı" olarak da adlandırılan ve ülkenin güney kısmında görülen tür, yok olma tehlikesiyle karşı karşıya.
Ulu Geyik: Geçmişte, Orta Anadolu ve Trakya'da yaygın olarak rastlanan türün av üretme istasyonları dışında sayısı çok azaldı.
Yaban koyunu: Konya Bozdağ'da koruma altına alınması sonucu sayıları 2 bin 500'ü geçti.
Yaban keçisi: Av üretme ve koruma istasyonlarında sayıları artırılıyor.
Karakulak: "Step vaşağı" olarak da anılan tür, aralarında Çanakkale, İzmir, Muğla, İçel'in de bulunduğu bazı illerde görülüyor.
Çengel boynuzlu dağ keçisi: Av üretme ve koruma istasyonlarında sayıları artırılıyor.
Vaşak: Marmara, Karadeniz, Doğu Anadolu ve İç Anadolu bölgelerinde nadir olarak görülüyor.
Kurt: Avrupa'nın bir çok ülkesinde olduğu gibi Türkiye'de de nesli tükenmek üzere olan kurtlar için acil önlem alınması gerekiyor.
Dikkuyruk: Tüm dünyada sayılarının 15 bin olduğu bilinen türün, bazı yıllarda yüzde 70'inin Türkiye'de kışladığı biliniyor. Yaşam alanlarının yok olması nedeniyle türün nesli tükenmek üzere.
Şah Kartal: Türkiye'de yaklaşık 60 tane yaşıyor.
Kara Akbaba: Daha çok yaşlı ağaçların bulunduğu ormanlarda yaşayan türün sayısı, yaşam alanlarının yok olması nedeniyle azalıyor.
Huş tavuğu: "Kafkas horozu", "dağ horozu" olarak da adlandırılan hayvan türü, Kuzeydoğu Anadolu'da yaşıyor. Nesli, tüm dünyada tükenmek üzere.
Toy: Avrupa ve Anadolu'nun en iri kuşlarından olan Toy'un nesli tükenmek üzere.
Çöl Varanı: Sürüngenler familyasından olan Çöl Varanı, sadece Ceylanpınar ve Birecik ilçelerinde görülüyor.
Bitkiler
Konya gaşağı: Dünyada sadece Konya'da yetişen bitkiden, 2006 verilerine göre doğada yalnızca 9 kök kaldı. Bitkiyi koruma çalışmaları sürüyor.
Sevgi çiçeği: Halk arasında "gelin düğmesi" olarak da bilinen bitki türü, Türkiye'ye özgü ve sadece Ankara'nın Gölbaşı ilçesinde yetişiyor. Bu bitki, Bern Sözleşmesi ile korumaya alındı.
Sığla: Dünya üzerindeki tek doğal yayılış alanı Türkiye'nin güneybatısıyla Rodos Adası olan sığla ağacı, Türkiye'de bin 348 hektarlık ormanda bulunuyor.
Beyaz Çiçekli Çakal Nergisi: Dünyada sadece Türkiye'de Muğla-Fethiye çevrelerinde yetişiyor.
Termopsis Turcica: Dünya'da sadece Konya'daki Akşehir Gölü çevresinde yetişen bitki türü, Dünya Doğal Yaşamı Koruma Konseyi tarafından koruma altına alındı.
Narin Acı Çiğdem: İstanbul'a özgü küçük çiçekli acı çiğdem türü, denetimsiz kentleşme ve yanlış ağaçlandırma nedeniyle tükenme tehlikesi yaşıyor. Bern Sözleşmesi ile koruma altına alındı.
Mavi Yıldız: Türkiye'nin kuzeybatısında ve Yunanistan'ın bazı bölgelerinde ender görülen bitki türü, Bern Sözleşmesi'yle koruma altına girdi.
Yabani Siklamen: Yumrulu bitkiler familyasındaki tür, Bern Sözleşmesi ile korunuyor.
Çan Çiçeği: Sadece Çoruh Vadisi'nde yetişen türün soyu, tüm Avrupa'da tehlike altına girdi.
Karadeniz Salkımı: Soyu, tüm dünyada tehlike altına girdi.
Kilyos Peygamber Çiçeği: Türkiye'de Batı Karadeniz kıyılarında yetişen bitki türü, Bern Sözleşmesi ile koruma altına alındı.
Göl Soğanı: Bern Sözleşmesi ile koruma altına alındı.
Çöven: İç Anadolu'nun tuzlu steplerinde yetişen bitkinin soyu, tüm dünyada tehlike altında.
İstanbul nazendesi: Dünyada sadece Türkiye'nin kuzeybatısında görülüyor.
Erzincan süt otu: Dünyada sadece Erzincan Ovası'nın doğusundaki tuzlu bataklıklarda yetişen bitki, Bern Sözleşmesi ile korumaya alındı.
Çorak Gülü: Tuz Gölü civarında yetişiyor.
Kardelen: Türkiye'de doğal olarak yetişen 9 türü bulunuyor. 2 türü dışında kardelen soğanlarının doğadan toplanarak ihraç edilmesi yasaklandı.
Sphaerophysa Kotschyana: Dünyada sadece İç Anadolu'da 800-1000 metre arasında değişen yükseklikte yetişiyor.
Trifolium Parchycalyx (Yonca): Bern Sözleşmesi ile koruma altına alındı.
Yabani Karanfil: Balıkesir ve Aydın'da görülüyor.
CNN TÜRK
-
Yazan: 07 - 01 - 2008 : 19.22 - hexer001
iyi günler benim istanbulda babamdan kalan bi ev ve arsa var,İzale-i Şuyu Davası açtım, 3 mirasçı var ,ben ve annem ve kardışım yanlız anlamadıyım bir konu var bu tür davalar genelde ne kadar süre alır, ve geneliklede kaç mahkemede biter yardımınız için teşekürederim.
-
Forumu biraz araştırdım ama bilgi karışıklığı var o yüzden tekrardan sormak istiyorum..
Doğum ücreti alablimek için doğumdan önceki 1 yıl içerisinde eşimin 90 gün mü yoksa 120 gün mü sigortalı olması gerekiyor? ( bazı konularda 90 bazılarında 120 diye geçmiş)
ayrıca ne kadar doğum ücreti alacağımızı hesaplamak için bir formül ya da bir site var mı?
teşekkürler..
-
size bir sorum olacak.. anlaşmalı boşanma için başvuru yaptık.. eşim vekalet vermişti ve avukat davayı açtı.. davaya kadar olan sürede biz vazgeçtik ve vekalet veren eşim dilekçe verdi ve davaya çıkmadık. avukatımız bundan sonra 1 yıl içinde anlaşmalı boşanma davası açamazsınız dedi. doğrumu... normal dava açabilirmiyiz... veya ben vekalet versem anlaşmalı boşanma davası açılabilirmi... veya tek celsede boşanmak için ne yapmalıyız.. acele cevap gönderirseniz çok sevinirim...
-
Yazan: 07 - 01 - 2008 : 18.25 - marr
Merhaba,
09/2006'da Maslak'ta 1000 metrekare alana kurulu büyük bir teknoloji mağazası kampanyasından bir bilgisayar sipariş ettim ve 150 lira peşin ödedim. türlü sebeplerden dolayı 2007 başına kadar oyalandık, bilgisayarlar 15 gün içerisinde teslim edilmesi gerekirken, maalesef dükkanı kapatıp gitmişler. Elimde sadece mağaza adına imzalanmış ödediğim para karşılığı makbuz var. Ortaklarla ilgili bir hukuk bürosunun devreye girdiği söylendi, ancak birtakım sebeplerden dolayı sanırım bu büro çekilmiş. Kişisel nedenlerden ötürü bu zamana kadar ilgilenemedim ama mağazada polis denetiminde çok büyük kampanya düzenleyen birileri tarafından bu şekilde dolandırılmak bu ülkede bu kadar basitse, kime güvenip de mal alacağız... Dolandırılan kişi sayısının 100'ü geçtiğini zannediyorum. Bu aşamada ne yapabilirim, normal şartlarda böylesine büyük bir dolandırıcılığın böyle göz göre bir şekilde olamayacağını zannettiğimden, kamu davası vs.. açılabilir veya vakti olan birileri kesinlikle sonuç alabilir diye düşünüyordum ancak olumlu hiçbir gelişme olmadı.
Böylesine nitelikli bir dolandırıcılıkta Mali Suçlar Şubesi'nin devreye girmesi gerekmez miydi? Şuanda savcılığa mı suç duyurusunda bulunmam lazım? Zaman aşımı söz konusu mu?
İlgilenen olursa süreci ayrıntılı biçimde anlatabilirim. Teşekkürler.
-
Yazan: 07 - 01 - 2008 : 18.13 - GhostTr
01.11.2007 tarihinde çıkan yasa da iç ip log larının bir sene saklanması demek,
ne demektir(neyin logu hangi bilgiler)?
Kısaca
LOG kelimesinin yasadaki anlamı ve detayları nelerdir.
(TC KIMLIK, WEB ADRESI, KULLANIM SAATI, IP NO su)
Bu konuda bizleri IVEDI bir şekilde bilgilendirmenizi arz ederim.
Çünkü kanunen 1 Kasımdan itibaren bunları kaydetmeliyiz, ama neyi ve hangi detayları kaydedeceğimizi hiç kimse bilmiyor.
SAYGILARIMLA
(Eğer TC Kimlik bilgisi alınmayacaksa, biri gelip int.cafe deki bir pc den suç işlediğinde, bu log bilgileri ne işe yarayacak?)
-------------------------------------------
Bu arada yanılmıyorsam 30.11.2007 de çıkan yasadada POST ve DATA bilgilerinin yani ne konuştuklarımızın, yazıştıklarımızın kaydının tutulması zorunlu kılınmış(servis ve web sağlayıcılar için)
Bizler cep telefonuyla konuşurken tüm görüşmelerimiz kayda alınıp bir kopyası bir sene boyunca saklanıyormu, soruyorum çünkü bir arkadaşımıza, sevgilimize bir mail(posta, mektup) atarsak bunu başkasıylada paylaşmak zorunda kalacağız! Bu Dogru mu, pardon soruyu dahi nasıl soracağımı şaşırdım şok olmuş durumdayım, Bu özel hayata tecavüz değilmi?
-
Adalet Bakanı Mehmet Ali Şahin, bakanlık faaliyetlerini ve projelerini düzenlediği basın toplantısı ile kamuoyuna aktardı. Bakanlık Konferans Salonu'nda yapılan toplantı da konuşan Bakan Şahin, çıkan ve çıkacak olan yasalar ile gündelik hayatın pek çok sorunun çözüleceğini belirtti.
Bakan Şahin, önümüzdeki günlerde yasalaşması beklenen yasa tasarılarının gündelik hayata nasıl etki edeceğini şöyle açıkladı:
-Türk Ticaret Kanunu değişecek. Ödünç sözleşmelerinde mürekkep faize son verilecek. Halktan para toplanabilmesi Sermaye Piyasası Kurulu'nun iznine bağlanacak. SPK dan izin alınmaksızın özellikle yurt dışında para toplanmasına engel olacak hükümler getiriliyor. Bu yolla halkın aldatılmasının önüne geçilecek.
-Temel ceza kanunlarına uyum amaçlı 171 yasada değişiklik yapılacak. Bu düzenlemelerle, gündelik hayata yeniden çekidüzen gelecek.
-Türk Borçlar Kanunu yeniden düzenleniyor. Yasa, bankalarla yapılan kredi sözleşmeleri, taksitle satış sözleşmeleri, sigorta sözleşmeleri ve her türlü abonelik sözleşmelerinde tüketicinin korunmasına yönelik hükümler getiriyor. Güvenli elektronik imza da, el yazısıyla atılan ıslak imzayla aynı hukuki sonuçları doğuracak. Eşlerden biri, ancak diğerinin yazılı rızasıyla kefil olabilecek. Kefilin sorumlu tutulacağı miktar, kefil tarafından belirlenecek. Yıllık kira artış oranı, enflasyon kadar olabilecek. Ayrıca, bir kira yılı içinde, kira bir defa ödenmediğinde kalan diğer ayların kirasının peşin ödenmesi zorunluluğu kaldırılıyor. Kiracının vereceği depozito, üç aylık kira bedelini geçemeyecek.
-Yargıtay Kanunu'nda değişiklik yapılmasına Dair Kanun tasarısı, Türkiye Hakimler ve Savcılar Birliği kanun Tasarısı, Türk ticaret Kanunu'nun Yürürlüğü ve Uygulama şekli Hakkında Kanun tasarısı TBMM alt komisyonunda görüşülmeyi bekliyor.
-Yedi kanun tasarısı Başbakanlığa sevk edildi.
- İçinde “Hukuki uyuşmazlıklarda arabuluculuk kanun tasarısı” da olan 7 kanun tasarısı üzerinde çalışmalar devam ediyor.
Bakan Şahin TBMM'de kabul edilen yasalarla da önemli düzenlemelerin getirildiğini şu örneklerle aktardı:-Kat Mülkiyeti Kanunu'nda yapılan değişiklik sonrası depreme karşı binalarını güçlendirmekte zorlananlar rahatladı. Bir kat malikinin karşı çıkması halinde depreme karşı alınacak tedbir engelleniyordu. Yasa ile bu sorunlar çözüldü.
-Terör örgütleri ve organize suç çeteleri ile mücadelede tanık faktöründen yararlanama kolaylıklar sağlayan ve bu tür örgütlerin çözülmesine yardımcı olacak tanık Koruma Kanunu yürürlüğe girdi.
-CEZAEVLERİNE ‘KAMPÜS' MODELİ
Bakan Şahin, cezaevlerine ‘kampüs' modelini uygulamaya başladıklarını belirterek, “Metropol kentlerde cezaevi sorunlarına köklü çözüm getirmek amacıyla birden fazla kurumun bir arada yer aldığı ve bir çok hizmetin ortak olarak karşılandığı ceza infaz kurumları kampusü modeli geliştirildi” diye konuştu.
Şahin, hükümlü ve tutukluların iyileştirilmesi, ihtiyaçların tek merkezden karşılanması ve güvenliğin sağlanması konusunda önemli kolaylıklar sağlayan cezaevleri kampüsü modelini Ankara'dan sonra İstanbul, Kocaeli ve İzmir'de de hayata geçireceklerini açıkladı.
-488 MAHKUM ÜNİVERSİTELİ OLDU
Bakan Şahin, 2007 yılında 856 hükümlü ve tutuklunun üniversite sınavına girdiğini ve bunların 488'inin bir yükseköğretim kurumuna yerleştirildiğini açıkladı. Hükümlülere yönelik eğitim faaliyetlerine ağırlık verdiklerini de belirten Şahin, cezaevi personelini de eğitimden geçirdiklerini vurguladı.
-2007 YILINDA 24 SUÇLU TÜRKİYE'YE İADE EDİLDİ
Adalet Bakanı Şahin 2007 yılı içerisinde 24 suçlunun Türkiye'ye iadesinin sağlandığını açıkladı. Şahin, Türkiye'nin de anlaşmalar çerçevesinde 11 suçluyu talep eden ülkelere iade ettiğini de belirtti.
ANKA
-
gözlerin nasıl bulanık
gözlerin sisli bir orman
saklı korkulardan sanık
sanki kaçarken vurulan
kirpiklerin diken diken
tel örgüler kirpiklerin
yasak sınırlar geçerken
geride kaybettiklerin
dudakların nasıl ürkek
ne kadar uzakta sesin
sen gece gelen konuğu
hiç kimsenin ve herkesin
Yağmur Atsız
epeydir paylaşmayı düşündüğüm bir şiir...bugüne nasip oldu...sevgilerimle........
-
Yazan: 07 - 01 - 2008 : 16.21 - price18
Yasaklı sitelerden oyananan bahis konusunda epey bir araştırma yapmama rağmen halen kafamdaki soru işaretini giderebilmiş değilim.Sizlerden ricam şudur;
betsson...vs illegal sitelerden bahis oynayana yasaya göre bir fiil ceza varmı yokmu?ayrıca bu sitelere para transferini özel bankalar yasakladığı halde ziraat bankası para transferi yapmaya devam ediyor.Devlet bankası bunu yaparsa bu nasıl düzenlemedir anlamış değilim..vereceğiniz cevaplara şimdiden teşekkür ederim.
-
Yazan: 07 - 01 - 2008 : 16.21 - price18
Yasaklı sitelerden oyananan bahis konusunda epey bir araştırma yapmama rağmen halen kafamdaki soru işaretini giderebilmiş değilim.Sizlerden ricam şudur;
betsson...vs illegal sitelerden bahis oynayana yasaya göre bir fiil ceza varmı yokmu?ayrıca bu sitelere para transferini özel bankalar yasakladığı halde ziraat bankası para transferi yapmaya devam ediyor.Devlet bankası bunu yaparsa bu nasıl düzenlemedir anlamış değilim..vereceğiniz cevaplara şimdiden teşekkür ederim.
-
Yazan: 07 - 01 - 2008 : 15.01 - s_yayli
iyi çalışmalar
Benim sorunum; annem bundan 1,5 yıl önce iş kazası geçirdi(sol ayağı yük asansörüne sıkıştı) sol ayak 1 ve 4 üncü parmakları kesildi.Tedavisi devam ederken işkazası heyet tarafından hastalığa çevrildi.Son olarak 14.12.2007 tarihinde bu iş kazasının devamı olarak tekrar amaliyat oldu.Doktorlar raporu verirken iş kazası olarak düzenlediler.İş yeri iş kazası vizite kağıdını düzenlemeyi kabul etmiyor.SSK ile yaptığımız görüşmede ya vite kağıdı almamız gerektiğini yada raporu değiştirmemiz gerektiğini söylediler.Bunun üzerine bizde raporu hastalık olarak değiştirdik fakat iş kazası raporu hastahane tarafından ssk ya gönderildiği için iptal edilemedi.SSk dan rapor parasını alıp alamayacağımız tam olarak belli değil.Biz iş yeri bu güne kadar hastalık masraflarını karşıladığı için mahkemeye başvurmadık ama şimdi manevi tazminat davası açabileceğimizi öğrendim.Zaten vizite kağıdını vermediklerine göre işten çıkarmayacaklarına da güvenemiyorum artık.
Manevi tazminat davası açmak istiyorum ama sonuç ne olur nekedar bedelle bir dava açabilirim bu konuda bilgi verirseniz sevinirim.
Şimdiden yardımcı olacak herkeze teşekkürler.
-
Yazan: 07 - 01 - 2008 : 14.42 - Harun Gür
Devlet üniversiteleri paralı olsun
YÖK Başkanı Özcan: "Herkes üniversite okumamalı"
YÖK Başkanı Prof. Dr. Yusuf Ziya Özcan, “Bütün yasaklar kalkacak” açıklamasının ardından, çok tartışılacak bir başka açıklama daha yaptı. Özcan, devlet üniversitelerinde eğitimin paralı olması gerektiğini savunan Özcan, “İsteyen öğrencilere 8-10 bin YTL kredi verilebilir. Öğrenci mezun olduktan sonra bu krediyi taksitler halinde geri öder. Böylece, üniversiteler de sağladığı gelirle kendi ayakları üzerinde durur” dedi.
Gazi Üniversitesi’nde önceki gün gerçekleşen. Ulusal Öğrenci Konseyi Toplantısı’nda öğrencilerle sohbet eden YÖK’ün yeni Başkanı Prof. Dr. Yusuf Ziya Özcan, gündem yaratacak değerlendirmelerde bulundu.
BEDAVA DİYE İSTİYORLAR
Bir öğrencinin “Hocam herkes üniversite mezunu olmalı mı? Herkesin üniversite okuması gerekir mi?” sorusu üzerine Özcan, “Herkes üniversite okumamalı. Ara eleman ihtiyacı için öğrencilerin bir bölümü meslek yüksek okullarına yönlendirilmeli” yanıtını verdi.
Ortaöğrenimi tamamlayan öğrencilerin neredeyse tümünün üniversiteye yöneldiğini de hatırlatan YÖK Başkanı Özcan, konuşmasına şöyle devam etti: “Liseyi bitiren her öğrenci üniversiteye gitmek istiyor. Neden herkes üniversiteye yöneliyorlar? Çünkü, üniversiteler bedava. Bu, dünyanın hiçbir yerde görülmemiştir. Aslında üniversite eğitiminin paralı olması gerekiyor. Üniversiteler paralı olursa, isteyen öğrenciye 8-10 bin YTL kredi sağlanabilir. Üniversiteleri paralı yaparsak, Amerika Birleşik Devletleri’ndeki (ABD) sistemi uygulayabiliriz. Bu sisteme göre, ihtiyacı olan herkese 10 bin YTL’ye kadar eğitim kredisi verilecek.
Öğrenci okulunu bitirip işe başladıktan sonra bu krediyi, taksitler halinde geri ödeyecek. Tıpkı, şu anda uygulanan öğrenim kredisinde olduğu gibi. Bu sayede, üniversitelere de ciddi bir kaynak sağlanmış olacak ve üniversiteler kendi ayakları üzerinde durabilecek. Böyle bir üniversitede okumak istemez misiniz?”
Beni çabuk indirirler
Paralı sistemin, ÖSS kapısındaki yığılmaları da engelleyebileceğini ifade eden Özcan, herkesin üniversiteye gitmek durumunda olmadığını da hatırlatarak, “İdeal olan sadece belli sayıda insanı üniversiteye taşımaktır. Üniversiteye gitmeyen diğer öğrenciler, yüksek teknik okullara ve meslek yüksekokullarına yönlendirilebilir. Böylece hem Türkiye’nin ara elemana ihtiyacı karşılanmış olur hem de istihdam sorunu çözülür” dedi. YÖK Başkanı Yusuf Ziya Özcan, bir öğrencinin “Madem böyle düşünüyorsunuz, neden düşüncenizi uygulamak yerine, yeni üniversiteler açıyorsunuz?” sorusu üzerine, “Ben göreve geleli henüz üç hafta oldu. Bu kadar kısa sürede bunu uygulamaya kalkarsam, herhalde beni oradan çabuk indirirler” yanıtını verdi. Bazı yabancı ülkelerin de Türkiye’de üniversite açmak istediğini dile getiren Özcan, “Dört ülkeden teklif geldi. Bina ve arsa talebini karşılarsak üniversitelerin içini ve kadrosunu kendileri oluşturacaklar” diye konuştu. Özcan, vakıf üniversitelerinin de destekleneceğini dile getirdi.
Akşam
-
Yazan: 07 - 01 - 2008 : 14.03 - fundaxy
fundaxy@hotmail.com
Bir ay kadar önce 05.12.2007 de babam vefat etti.Kendisine ait kredi
kartları borcu olduğunu ve bazılarının yasal işlem sürecine girdiğini öğrendik.Reddi miras durumunda biz bu borçlarla yükümlümüyüz.Ayrıca henüz reddi miras yapmadık sanırım 2 aylık süremiz daha varmış.Bu durumda bankaların bizim üzerimizdeki hesaplara,gelirlere bu itiraz süresinden önce yani şu 2 aylık dönemde herhangi bir işlem uygulamaları söz konusu mudur?
Şimdiden gösterdiğiniz ilgi için teşekkür ederim.
-
Herkese merhaba.
05/07/2005 tarihinde ev kiralarken imzaladığım boş bir senet var evsahibinde.Eve ilk girerken kontrat yaptık ve bir daha kontrat yapmadık.Şimdi taşınmak istiyorum ama evsahibim bu zamanda kiracı bulamam diye zararı tazmin etmemi istiyor.Yoksa evden çıkmamam için beni senetle tehdit ediyor.Senette imzamdan başka hiçbir şey yok.Başıma ne iş açar?
Ayrıca bu senetleri tüm kiracılarına imzalatmış ve evinden çıkan nerdeyse herkese en ufak şeyi sorun yaratarak senetleri bahane etmiş fakat kimseye dava açmamış.Bir çeşit blöf yapıyor yani.
Cevaplarsanız sevinirim.Teşekkürler.
-
Yazan: 07 - 01 - 2008 : 12.09 - yagız
Sayın Arkadaşlar 2003-2004 Egitim Öğretim yılında bir okulda idareci olarak görev yaparken 5(beş) fiilden dolayı Kademe durdurma cezası ile tecziya edildim.İdari Dava açmayarak Adli Mali ve Disiplin yönünde dava açtımher üç davada lehime İPTAL edildi.Disiplin yönünde İdare Mahkemesi cezayı Şekil yönünde İPTAL ettiği için İdare İl Disiplin Kurulunu Soruşturmanın Başlatıldığı tarihten yaklaşık dört yıl sonra tekrar toplanarak aynı fillerden aynı cezayı tekrar verdi.İdareye dilekçe yazarak verilen Disiplin cezasının aynı zamanda 5525 sayılı Disiplin affı kapsamında olduğunu ve cezamın kaldırılmasını talep ettim.ancak idare bana isnat edilen cezanın D.M.K.125D/ı-cmaddelerinden verildiğini yani görevin yerine getirilmesinde kişilerin yarar ve zararını hedef tutan davranışlarda bulunmak ve Görevi ile ilgili her ne olursa olsun çıkar sağlamaktan verildiğini ve bu suçların af kapsamında olmadığı savunarak olumsuz cevap verdi.Oysa açmış olduğum davalarda Bölge İdare ve İdare Mahkemesi tarafıma haksız ödeme yapılmadığını yapılan işlemin hukuka uygun olduğu kararına vararak davayı lehime İPTAL etti.Dava Açmadan İdareye nasıl bir dilekçe yazmalıyım? bu konuyla ilgili emsal kararlar varmı? Yardımcı olursanız sevinirim çok teşekkürler.
-
Yazan: 07 - 01 - 2008 : 12.04 - ercan2008
Merhaba,
sorum aslında kararı Temyiz etme süresiyle ilgili:
Boşanma davasında verilen kararların tebliği için davacı taraf diyelim ki 5 Kasım günü gerekli masraf harcını yatırdı (pul vs masrafı falan) ve aynı gün masrafı yatırırken karar davacıya tebliğ edildi. Ama davalıya posta ile tebliği edileceği için gecikmelerden dolayı diyelim ki karar 13 Kasım günü davalıya tebliği edildi.
Bu durumda, yani davacı ve davalıya farklı tarihlerde kararın tebliğ edilmesi durumunda, 15 gün olan temyiz hakkı süresi nasıl değerlendirilr? Bu temyiz hakkı süresinin bitiş tarihi kararın davacı ve davalıya tebliğ tarihine göre taraflar için ayrı ayrı mı değerlendirilir?
Yani mesela yukarıda anlattığım durumda davacı için son temyiz tarihi 20 Kasım, davalı için 28 Kasım mıdır? Yoksa mesela her iki taraf için de temyiz süresinin son tarihi 28 Kasım mıdır, yani her iki taraf için temyiz süresinin son tarihi hesaplanırken kararın taraflardan birine en son tebliğ edildiği tarihi mi baz alınır?
Teşekkür ederim.
-
Yazan: 07 - 01 - 2008 : 11.33 - mskocabay
4 yaşında ufak tür olarak bilinen cocker cinsi köpeğimiz var. taşınalı 8 ay oldu. ilk başlarda apart. sakinleri biraz soğuk baksalarda zamanla alıştılar. fakat dün yöneticiden öğrendiğimize göre apartman yönetimi hsonu toplanacakmış ve köpeğimizin tahliyesi için karar alacaklarmış. sebep bazı daireler şikayetçiymiş. haliyle köpek bu derdini havlayarak anlatıyor. çok canımız sıkıldı bu duruma yeni kat mülkiyeti kanununa göre köpeğimiz tahliye edebilirlermi, ne yapmamız gerek. bir de şunu biliyorum apartmna ilk yapıldığında evcil hayvan beslenemez diye bir karar alınmamış.
-
İyi günler ...
2 Ekim tarihinde kredi kartı ile vadeli olarak bir notebook için ödeme yaptım ve makbuz aldım.. Notebook hazır değildi ve 30 Kasım' da teslim edildi ve faturası da bu tarihte kesildi... 16 Aralık' ta notebook çalındı... Ödeme yaptığım kredi kartının Alışveriş Sigortası vardı bunu kullanmak istedim.. Alışveriş sigortasında Satınalınan malın 30 gün içinde çalınması, kaybolması yada kırılması halinde tazminat hakkı veriyordu.. Fatura tarihi 30 Kasım olmasına rağmen, satınalmayı kredi kartı ödeme tarihi olarak kabul eden banka bu başvurumu kabul etmedi..
Bu durumda satınalma tarihi olarak geçerli olan ödeme (slip) tarihimidir yoksa fatura tarihimidir.. Bu konuda beni aydınlatabilirseniz sevinirim.
Saygılarımla.
Çetin ÖZTÜRK
-
Merhaba , 18/01/2007 tarihinde hastanenin acil servisinde yatarken ihtiyaç duyan birine cep telefonumu verdim. Kişide bir şahsa sms yolu ile hakaret etmiş . Kişi benden davacı . Mahkemeden nasıl bir sonuç çıkar?İlginize şimdiden tşk
-
Yazan: 07 - 01 - 2008 : 10.41 - elaca
Merhaba
Ben babamın tek çocuğuyum. Babam 7 yıl önce vefat etti. Babamdan bana miras olarak bir arsa kaldı. Arsa babama dedem tarafından kalmıştı. Babamlar beş kardeştir. Dedem sağlığında arsanın yarısını bir oğlunun üstüne yapmıştır. Tapudan öğrendiğim kadarıyla satış olarak üstüne geçirtmiştir. Ancak buna rağmen yerin yarısını alan amcam dedeme bakmamıştır. Şu an arsadan imar geçti ve kısa bir süre sonra mal paylaşımı yapılacaktır. Bu arada arsanın diğer yarısı hala dedemin üstünde gözükmektedir. Sizlere bir kaç sorum olacaktır.
1. Arsanın eşit paylaşımı için arsanın yarısını alan amcama dava açabilirmiyim?
2. Bu tür davalarda zaman aşımı var mıdır?
3. Davayı kazanabilme ihtimalim nedir sizce?
Şimdiden teşekkür ederim ve iyi çalışmalar dilerim.
Saygılarımla,
-
Kısa süreli hapis cezasına seçenek olarak belirlenen adli para cezasının elde olmayan nedenlerden dolayı zamanında ödenmemesi durumunda seçenek yaptırım değiştirilebiliyor.(5275 TCK 50/7).
Bu konuda emsal karar arıyorum.
Bu ceza bana bakaya suçundan dolayı verildi,kendi isteğimle yaptığım askerlik yüzünden böyle bir ceza almak bana dokunuyor,
lütfen yardımcı olun. (karar ve esas no vermeniz bile yeterli,metine ulaşabilirim)
Çok teşekkür ederim şimdiden,
Saygılar.
-
Bu bölümde, borçlular tarafından icra dairelerine verilmiş olan mal beyanı dilekçelerinden ilginç bölümler yer almaktadır.
--------------------------------------------------------------------------------
Ø Ø “Geçimimi çalışarak sağlamaktayım, bilgilerinize arz ederim.”
o o Geçimini çalışmadan sağlayanlar da var demek ki.
Ø Ø “Borçlu Mustafa’ nın keçi sürüsü olduğundan kendisinden bu paranın alınması, benden mal beyanı istemektesiniz, mal beyanında bulunuyorum.”
o o Başkasının malını beyan etmek kolay tabii.
Ø Ø “Gayrimenkul malım olarak, 1977 model reno marka steyşın arabam bulunmaktadır.”
o o Eski arabalar gayrimenkul sınıfına giriyor galiba.
Ø Ø “Evimde borca yetecek kadar televizyon ve buzdolabı vardır.”
o o Ev, ev değil, beyaz eşya deposu.
Ø Ø “Borcumu müsait bir zamanda ödemek istiyorum.”
o o Mesela ne zaman?
Ø Ø “Borcumu karşılayacak adıma kayıtlı menkul ve gayrimenkul malım olarak evimde bulunan televizyon ve buzdolabım vardır.”
o o Hangisi menkul, hangisi gayrimenkul acaba, nerede kayıtlı olduğunu da bir öğrenebilsek.
Ø Ø “Kendime ait tapulu taşınır ve taşınmazım bulunmadığından mal beyanında bulunamadığımı saygılarımla arz ederim.”
o o Olsa bulunacakmış.
Ø Ø “Borcumu şu an için ödeme imkanım yoktur, imkanım olduğu anda ödeyeceğim.”
o o İmkanı olur olmaz ödeyecek, paranın kokusu gelmeye başladı.
Ø Ø “Kiraladığım tarlada bir dönüm salatalık paramı alamadım, salatalık paramın mal beyanı olarak kabul edilmesi.”
o o İyi de salatalık parası kaç para? onu anlayamadık.
Ø Ø “Kendim içkili lokanta işi yaparak geçimimi sağlamaktayım, işyerimdeki tüm demirbaşlarımın mal beyanı olarak kabulünü arz ederim.”
o o Bu demirbaşlar rakı şişeleri ile kadehler mi acaba?
Ø Ø “Adıma kayıtlı gayrimenkul ve menkul malım yoktur, bu nedenle mal beyanımı boş olarak veriyorum.”
o o Demek ki malı mülkü olsa mal beyanına ekleyip de verecekmiş.
Ø Ø “Geçimimi çalışarak belediye yardımı ile sağlamaktayım”
o o Anlayan varsa beri gelsin.
Ø Ø “Ben asıl borçlu değilim, grubumuzda bulunan sıradan borçluyum”
o o Sıradan borçlu nasıl oluyor acaba? İcra İflas Hukuku yeni terimler kazanıyor.
-
Bu bölümde, borçlular tarafından icra dairelerine verilmiş olan mal beyanı dilekçelerinden ilginç bölümler yer almaktadır.
--------------------------------------------------------------------------------
Ø Ø “Geçimimi çalışarak sağlamaktayım, bilgilerinize arz ederim.”
o o Geçimini çalışmadan sağlayanlar da var demek ki.
Ø Ø “Borçlu Mustafa’ nın keçi sürüsü olduğundan kendisinden bu paranın alınması, benden mal beyanı istemektesiniz, mal beyanında bulunuyorum.”
o o Başkasının malını beyan etmek kolay tabii.
Ø Ø “Gayrimenkul malım olarak, 1977 model reno marka steyşın arabam bulunmaktadır.”
o o Eski arabalar gayrimenkul sınıfına giriyor galiba.
Ø Ø “Evimde borca yetecek kadar televizyon ve buzdolabı vardır.”
o o Ev, ev değil, beyaz eşya deposu.
Ø Ø “Borcumu müsait bir zamanda ödemek istiyorum.”
o o Mesela ne zaman?
Ø Ø “Borcumu karşılayacak adıma kayıtlı menkul ve gayrimenkul malım olarak evimde bulunan televizyon ve buzdolabım vardır.”
o o Hangisi menkul, hangisi gayrimenkul acaba, nerede kayıtlı olduğunu da bir öğrenebilsek.
Ø Ø “Kendime ait tapulu taşınır ve taşınmazım bulunmadığından mal beyanında bulunamadığımı saygılarımla arz ederim.”
o o Olsa bulunacakmış.
Ø Ø “Borcumu şu an için ödeme imkanım yoktur, imkanım olduğu anda ödeyeceğim.”
o o İmkanı olur olmaz ödeyecek, paranın kokusu gelmeye başladı.
Ø Ø “Kiraladığım tarlada bir dönüm salatalık paramı alamadım, salatalık paramın mal beyanı olarak kabul edilmesi.”
o o İyi de salatalık parası kaç para? onu anlayamadık.
Ø Ø “Kendim içkili lokanta işi yaparak geçimimi sağlamaktayım, işyerimdeki tüm demirbaşlarımın mal beyanı olarak kabulünü arz ederim.”
o o Bu demirbaşlar rakı şişeleri ile kadehler mi acaba?
Ø Ø “Adıma kayıtlı gayrimenkul ve menkul malım yoktur, bu nedenle mal beyanımı boş olarak veriyorum.”
o o Demek ki malı mülkü olsa mal beyanına ekleyip de verecekmiş.
Ø Ø “Geçimimi çalışarak belediye yardımı ile sağlamaktayım”
o o Anlayan varsa beri gelsin.
Ø Ø “Ben asıl borçlu değilim, grubumuzda bulunan sıradan borçluyum”
o o Sıradan borçlu nasıl oluyor acaba? İcra İflas Hukuku yeni terimler kazanıyor.
-
Arkadaşlar şirketimize ait kamyon ile malımızı taşıyor idik. Trafik polisi çevirmesinde tonaj fazlalığından dolayı ceza yazdı. Biz tonaj fazlalığına birşey demiyoruz ama iki tane tutanak tutmuş. İkiside şirket adına ve aynı kanunun aynı maddesinden dolayı. Aslında bu uygulama birisi yük verene diğeri ise yükü taşıyan kamyon şöförüne olurmuş. Ama şirkette bizim kamyonda bizim malda bizim yani aynı suç için birden fazla tutanak tutulmuş olmuyor mu? Bilgi verebilirmisiniz.
Yönetim:Açtığınız konularda iletişim bilgilerinize yer vermeyiniz.
-
Yazan: 07 - 01 - 2008 : 07.58 - illemez
Merhaba.
Bir akrabam gazete ilanı ile iş başvurusuna gitti,gitmeden önce telefonla görüştüğünde başvuru için resim,nüfüs kağıdı fotokopisi,diploma fotokoposi, gibi belgeler istemişler.o da vermiş.
Ancak iş başvurusundan sonra aylar geçmesine rağmen işe alınmadı.Uyarılarımız sayesinde şirkete gitti ve belgelerini istedi ancak olumsuz sonuçlanan başvurularla ilgili belgeleri çöpe attıklarını söyleyerek geri vermemişler.
Bu konu ile ilgili olarak neler yapmalıyız?
Karşı taraf bu belgeler ile şirket açmak gibi bir işlem yaparsa sorumluluğumuz ne olur ?
Teşekkürler
-
İhbar üzerine yapılan aramada üzerinde belli bir miktar uyuşturucu madde ( esrar) ile yakalanan bir şahıs lehine kendi isteğiyle, sanığın uyuşturucu satmadığına, yalnızca kullandığına dair şahitlik yapmak maksadıyla ismini vermiş bir kişi, bundan vazgeçebilir mi?
-Sanık gerçekten de uyuşturucu satıyor bu bilinen ancak kanıtlanmamış bir durum