-
Yazan: 19 - 10 - 2009 : 05.10
Avukatlýk Sýnavý Ve Anayasa Mahkemesinin Ýptal Kararý
-
Yazan: 03 - 10 - 2009 : 12.00
Polis olmanýn yanýnda, polis olarak görevine devam edebilme þartý olarak kilo, beden kitle indeksinin hesabýnda kullanýlan önemli bir deðiþkendir.
Ayrýca "göbekli polis" ibaresi ile "beden kitle indeksi yani boy ile kilo uyumu mevzuatýn öngördüðü ölçülerde olmayan polis" kavramlarýnýn bir birinden farklý olduðunun altýný çizmek istiyorum. Yani, mevzuata göre; beden kitle indeksinin uyumlu olmasý yeterli olup, göbek bulunmayacak þeklinde herhan gibi þartýn olmadýðýný, zira beden indeksi sýnýrlarý içinde olup göbekli bulunmanýn hukuken mümkün olduðunu belirtmek isterim.
-
Yazan: 03 - 10 - 2009 : 04.40
Fakülte bitti ve staj baþladý. Türk hukuk sisteminin stajyer avukata tanýdýðý yetkilerle meslek ve hayata dair en önemli adýmlarý atmaya baþladýk.
-
Yazan: 05 - 08 - 2009 : 03.40
Son yapýlan düzenlemelerle bir çok resmi iþlemlerin ikmalinde vatandaþlardan nüfus cüzdaný sureti, ikametgah ilmühaberi, sabýka kayýt belgesi, saðlýk raporu gibi belgelerin istenilmesine son verilerek beyan esaslý bir sisteme geçilmiþtir. Bu sayede zaman, emek ve parasal yönden büyük bir tasarruf saðlanacak ve vatandaþ belge temin etmek için çektiði çilelerden kurtulacaktýr. Ancak resmi belge tanziminde yalan beyanda bulunmak sahtecilik suçlarý kapsamýnda olduðundan tahmin edilemeyen aðýr sonuçlarý bulunmaktadýr. Makale bu aðýr sonuçlarýn hatýrlatýlarak vatandaþýn aðýr maðduriyete maruz kalmamasý amacýyla hazýrlanmýþtýr.
-
Yazan: 10 - 07 - 2009 : 04.50
Türk Ceza Muhakemesi Kanunu ceza hukukunun yürüyüþ þemasýnýn ne þekilde olacaðýný açýkça belirtmiþ olmasýna raðmen uygulamada hala bazý maddelerin hâkim ve savcýlar tarafýndan görmezden gelinmesi kabul edilemeyecek bir durumdur. Bu görmezden gelinen olgulardan biri de hâkimin eþinin ayný davanýn savcýsý olmasý dolayýsý ile hâkimin tarafsýzlýðýndan þüphe duyulup duyulmayacaðý sorunudur.
-
Yazan: 13 - 06 - 2009 : 10.30
Anayasanýn deðiþtirilemez hükümlerinin karþýt gruplar tarafýndan anayasal yorum kurallarýndan uzak ve objektifliði tartýþýlabilir argümanlarýn öne sürülerek yorumlanmasý meselenin hukuki olmaktan ziyade siyasi bir nitelik kazandýðýnýn sarih göstergesidir. Adalet gibi üstün bir erdemi hedef alan hukuk sisteminin kendi içinde barýndýrdýðý kurallarýn yorumlanýþýndaki faklýlýktan dolayý insan zihninde adalet ve nesafet ilkeleri sorgulanmýþ, sonuçta en büyük zararý hukuk ve hukukçular görmüþtür.
-
Yazan: 31 - 05 - 2009 : 09.30
Ülkemizde yabancýlarýn gayrimenkul edinimine iliþkin temel düzenleme 22.12.1934 tarih ve 2644 sayýlý Tapu Kanununun 35 ve 36. maddeleri ile düzenleme altýna alýnmýþtýr. Yürürlüðe girdiði dönemin koþullarýna göre yenilikçi bir nitelik arz eden Tapu Kanunu#8217;nun getirdiði bu düzenlemeler, zaman içerisinde ihtiyaçlara cevap veremez hale gelerek deðiþtirilmiþ ve yeni formlara kavuþturulmuþtur.
-
Yazan: 21 - 05 - 2009 : 20.00
Yazýmýzýn konusu; idare mahkemelerinin (Ýdare Mahkemesi-Bölge Ýdare Mahkemesi-Danýþtay) kararlarýnýn þeklen yerine getirip, daha sonra iþlevsiz hale getirilmesine iliþkin uygulamalar ve cezai karþýlýklarýdýr.
Yargý kararýný þeklen uygular görünüp, esas olarak karara uygun iþlem yapmamak hakkýn ve yetkinin kötüye kullanýlmasýdýr. “Hiçbir hukuk düzeni yetkinin ve hakkýn kötüye kullanýlmasýný korumaz ve hukuk kurallarýnýn uygulama dýþý býrakýlmasýna izin vermez, veremez.”
Ýdare Mahkemelerinin kararlarýna, üstten bakarak onlarý; etkisiz ve hükümsüz, dolayýsý ile nafile ve boþ çabalar haline getirmeye çalýþan davranýþ moddeleri aþaðýda örnekler þeklinde sýralanmýþtýr. Bu üstten bakan gözlerin bakýþlarý, Anayasamýzýn 138.maddesi, TCK nýn 257.maddesi, Borçlar Kanunun 41 ve 49.maddesi, 657 sayýlý yasanýn ilgili disiplin hükümleri ile, mahçup ve kaçamak bakýþlara dönüþmeye gebe ve mahkumdur.
-
Yazan: 21 - 05 - 2009 : 03.50
Ülkemizde yerel yönetimler “anayasal” kuruluþlardýr. Mevcut anayasamýzýn 127. maddesi yerel yönetimler sistemimizin hukuki temeli durumundadýr. Bu hukuki temele dayalý olarak mevzuatta yerel yönetimlerle ilgili ve ilintili çok fazla düzenleme bulunmaktadýr.
Turan PÝR ve Hasan PÝR; belediye çalýþanlarýný bir mevzuat rehberi sunmak amacýyla 1 Nisan 2008 tarihi itibariyle yürürlükte bulunan kanun, kanun hükmünde kararname, tüzük ve yönetmelikleri taramýþlar ve “Belediyelerle Ýlgili ve Ýlintili Mevzuat Rehberi” isimli kitaplarýný oluþturmuþlardýr. Kitaplarýnda belediyelerle ilgili ve ilintili 505 mevzuata yer verilmiþtir.
Bu çalýþmamýzda, amacýmýz tüm mevzuatý anlatmak deðildir. Bu bölümde, yerel yönetimler mevzuatýný çok geniþ yere sahip olduðuna dikkat çektikten sonra çalýþmamýzda; belediyeler ve büyükþehir belediyeleri ile ilgili özellikle mali sistemlerine iliþkin bilgiler sunmaya çalýþmaktýr.
-
Yazan: 23 - 04 - 2009 : 17.30
Makalenin;
a-"Uyarma ve kýnama” cezalarýna karþý iptal deðil de, tam yargý yani tazminat davasýnýn açýlýp açýlmayacaðý,
b-Ýç hukukta etkili baþvuru yolu kapalý olan bu cezalara (uyarma ve kýnama) karþý Avrupa Ýnsan Haklarý Mahkemesine dava açýp kazanýp, bunun 2577 sayýlý Ýdari Yargýlama Usul Kanununun 53/1-ý.maddesinde yer alan “Hükmün, Ýnsan Haklarýný ve Ana Hürriyetleri Korumaya Dair Sözleþmenin veya eki protokollerin ihlali suretiyle verildiðinin, Avrupa Ýnsan Haklarý Mahkemesinin kesinleþmiþ kararýyla tespit edilmiþ olmasý” halinde yargýlamanýn yenilenmesine iliþkin hüküm çerçevesinde, Ýnsan Haklarý Mahkemesinin lehe kararý, olaðan üstü temyiz baþvurusu anlamýna gelen yargýlamanýn yenilenmesi sebebi sayýlmak suretiyle istenilen sonuca, yani iptal davasý yolu ile de, amaca ulaþmanýn mümkün olup olmadýðý,
c-Yargý yolu kapalý olan bu cezalara karþý, iptal davasý deðil, tam yargý davasý (tazminat davasý) açma imkanýnýn, Ýç hukukta ve AÝHM’si nezdinde bulunup bulunmadýð, hususularýnda farkýndalýk oluþturmak þeklinde makalenin kýsa bir özeti yapýlabilir..
-
Yazan: 27 - 03 - 2009 : 13.00
Internet aracýlýðýyla yapýlan e-ticaret, çaðýmýzýn vazgeçilmezlerinden olmasýyla birlikte vergilendirme alanýnda bir çok sorunun ortaya çýkmasýna yol açmýþtýr. Vergi düzenlemeleri, bilgi teknolojilerindeki geliþmeler karþýsýnda aciz kalmýþtýr. Elektronik ticaret, coðrafi sýnýrlarý kaldýrmasý nedeniyle, vergiden kaçýnma ve vergi kaçýrma imkanlarýný arttýrmýþtýr.
-
Yazan: 27 - 03 - 2009 : 12.50
Bir kredi kartý þifresinin phishing eylemi ile elde edildiði söz konusu ediliyorsa bunun nasýl, nerede ve ne þekilde yapýldýðý belirlenebildiði takdirde dolandýrýcýlýktan ceza verilebilir ama phishing#8217;in olmadýðý durumlarda sanýða dolandýrýcýlýk suçundan ceza verilmesi mümkün deðildir. Çünkü örneðin kredi kart numaralarý internette para karþýlýðý temin edilebilmektedir.
-
Yazan: 27 - 03 - 2009 : 12.20
Çalýþma özellikle internet medyasýnýn içeriðinin yeni belirleyicisi olan sosyal aðlar ve diðer web 2.0 uygulamalarýndan olan Facebook, Youtube, Skype gibi uygulamalarýn içeriklerinin ötesinde amaçlarý olup olamayacaðý ya da kullanýcýlarýn bunlarý amaçlarý dýþý kullanma ihtimalleri tartýþýlmýþtýr. Kiþilerin saðduyulu kullaným yönünde eðitilmeleriyle, kanun koyucu ve uygulayýcýlarýnýn da bilinçlendirilmesiyle, sözkonusu uygulamalarýn hayatýmýzý olumlu yönde geliþtirmek için en etkili ve sorunsuz þekilde kullanýlabilecekleri sonucuna varýlmýþtýr.
-
Yazan: 11 - 03 - 2009 : 10.50
Yeni asgari geçim uygulamasýna göre, fiþ toplamaya gerek olmaksýzýn, çalýþanlarýn aile durumuna göre belirlenecek belli bir meblað gelir vergisinden indirilecek, böylece, çalýþanlardan daha az vergi kesilmek suretiyle asgari geçim indirimi ödenmiþ olacaktýr.
-
Yazan: 11 - 03 - 2009 : 10.40
Ýdari para cezalarýnýn adli yargýnýn mý yoksa idari yargýnýn mý görev alanýna gireceði yolundaki tartýþma aslýnda idari para cezalarýnýn “idari iþlem” mi yoksa “ceza” mý olduðu yönündeki temel sorunsala dayanmakta olup, özellikle bu yaptýrýmlara karþý baþvurulacak kanun yollarý konusunda kendini göstermektedir.
-
Yazan: 01 - 03 - 2009 : 15.50
551 sayýlý KHK hükümlerinin, 6762 sayýlý TTK’nun haksýz rekabet hükümlerini kendi kapsamýndaki haklarla ilgili olarak yürürlükten kaldýrdýðýna dair görüþün haklýlýðý kabul edilemez.
-
Yazan: 01 - 03 - 2009 : 14.30
Anayasa Mahkemesi, 551 sayýlý KHK’nin 5194 sayýlý Yasa’nýn 2. maddesiyle deðiþtirilen 73/A maddesinin birinci fýkrasýnýn (c) bendinin iptalinin de istendiði davada bu iptal talebinin reddine karar vermiþtir. Dolayýsýyla 551 sayýlý KHK’nin 73/A maddesinin birinci fýkrasýnýn (c) bendi yürürlüktedir.
-
Yazan: 21 - 02 - 2009 : 05.50
NEMA TASARRUFU TEÞVÝK DAVA DÝLEKÇESÝ ÖRNEÐÝ - RIDVAN OSMANOÐLU
-
Yazan: 21 - 02 - 2009 : 05.50
KEY DAVA DÝLEKÇESÝ ÖRNEÐÝ - RIDVAN OSMANOÐLU
-
Yazan: 03 - 02 - 2009 : 01.30
Konuya iliþkin ilk araþtýrmalar 1940'lý yýllarýn baþlarýna rastlar. Ancak asýl bilimsel ilgiyi Gutmann'ýn 1977'de yayýnlanan makalesi ile çekmeye baþlamýþtýr. Kayýt dýþý ekonomiye iliþkin ilk uluslar arasý konferans 1983'te Almanya’nýn Bielefeld eyaletinde yapýlmýþtýr. Tanýmsal sorunlar hakkýnda genel ilkelere varmak, konferansýn temel amaçlarýndan biri olmasýna raðmen katýlýmcýlar bir konsensüse varamamýþlar ve çok farklý tanýmlamalar kullanýlmýþtýr.
Konu ile ilgili literatüre bakýldýðýnda bizim “vergi dýþý piyasa ekonomisi” olarak adlandýrdýðýmýz konunun çok farklý þekillerde adlandýrýldýðýný görmekteyiz. Yer altý ekonomisi, gizli ekonomi, vergilendirilemeyen ekonomi, gayri-resmi ekonomi, görünmeyen ekonomi, enformel ekonomi, ikinci ekonomi v.b.
“Vergi dýþý piyasa ekonomisi” kavramý, hem kayýtlý ve hem de kayýt dýþý ekonomide vergi dýþý kalan ekonomik faaliyetleri ve bu faaliyetler dolayýsýyla devletin uðramýþ olduðu vergi kaybýný ifade etmektedir.
Vergiden kaçýnmak mükellefin vergi yükünü yasal yollarla düþürmesiyken, vergi kaçakçýlýðý, mükellefin vergi yükünü yasa dýþý yollarla azaltmasýdýr.
Friedrich Schneider (2002), geliþmekte olan ekonomiler, geçiþ ekonomileri ve OECD ülkelerinden oluþan 110 ülkede kayýt dýþý ekonominin tahmini büyüklüðünü belirlemiþtir. 2000 yýlýndaki kayýtlý ekonominin ortalama büyüklüðünün yüzdesi olarak kayýt dýþý ekonominin ortalama büyüklüðü, geliþmekte olan ülkelerde %41, geçiþ ekonomilerinde %38 ve OECD ülkelerinde %18 olarak belirlenmiþtir. Türkiye %32,1 ile OECD ortalamasýnýn oldukça üzerindedir.
Maliye Bakanlýðý, Gelir Ýdaresi Baþkanlýðý, 2008-2010 yýllarýný kapsayan “Kayýt dýþý Ekonomi ile Mücadele Stratejisi Eylem Planý”nda Hukuk Uzmanlarý Kurulu tarafýndan 1998–2004 yýllarý arasýnda yapýlan hesaplamalara yer verilmiþtir. Buna göre, 1998 yýlýnda toplam vergi kaybýnýn 3.423 trilyon TL, 2004 yýlýnda ise 22.524 trilyon TL’dir.
Son yýllarda ülkemizde “Vergi Dýþý Piyasa Ekonomisi”ni azaltmaya yönelik çalýþmalar hýz kazanmýþtýr. Ancak istenen sonucun alýnabilmesi için; mücadeleni bir devlet politikasý olarak belirlenmesi, vergi bilincinin yerleþtirilmesi, “ideal vergileme ilkeleri” göz önüne alýnarak vergi sistemi yeniden düzenleme, denetim kapasitesinin güçlendirilmesi ve yaptýrýmlarýn caydýrýcýlýðýnýn artýrýlmasý gibi orta ve uzun vadeli önlemler alýnmalýdýr.