-
Yazan: 30 - 08 - 2009 : 18.20 - ebru32
2000 Aralık ayında boşandım. 2001 Ocak ayında boşanma davam kesinleşti.Çalışan bir bayanım. Tüm mal varlığım eşimde kaldı. 2007 yılında eşime katkı payı davası açtım. Zaman aşımı 10 yıl olarak mı değerlendirilir? teşekkürler
-
Yazan: 30 - 08 - 2009 : 18.20 - ebru32
2000 Aralık ayında boşandım. 2001 Ocak ayında boşanma davam kesinleşti.Çalışan bir bayanım. Tüm mal varlığım eşimde kaldı. 2007 yılında eşime katkı payı davası açtım. Zaman aşımı 10 yıl olarak mı değerlendirilir? teşekkürler
-
Yazan: 29 - 08 - 2009 : 11.45 - Cansu
-
Yazan: 28 - 08 - 2009 : 18.32 - Madmax
-
Yazan: 28 - 08 - 2009 : 18.32 - Madmax
-
Yazan: 28 - 08 - 2009 : 18.32 - Madmax
-
Yazan: 28 - 08 - 2009 : 18.32 - Madmax
-
Yazan: 28 - 08 - 2009 : 09.58 - Admin
Kimi dostlarım, ben oruçluyken çok sinirli oluyorum, kimseye tahammül edemiyorum diyor.
Türk Millete aslında sıkça vurgulandığı gibi akdeniz ülkesi insanları gibi acul ve kızgın bir toplum değil benim kanımca. Mert, sözünün eri, duygusal, vatansever, ulvi ve kutsi değerlere sonsuz saygılı bir toplumdur.
Peki kızgın bir toplum mu oluyoruz gitgide? Öyle kötü sonuçlar doğurmakta ki bu kızgınlık; enerjimizden de zamanımızdan da üretkenliğimizden de sürekli bir şeyler aşındırıyor bu kızgınlık. Hem kendimizi hem birbirimizi yıpratıyoruz?
Ramazan, aynı zamanda insanın daha bir içine kapandığı, kendini sorguladığı, eÄŸrisini doÄŸrusunu görmeye çalıştığı bir atmosfer oluÅŸturur. Sonrasındaki bayram da, insanlarla yeniden kaynaşıp barışmanın ifadesidir. Güzel sözlerle, güler yüzlerle, hediyeler ve ikramlarla birbirini ziyaret edip, “nedir bu çekiÅŸme, hepimiz aynı hayatı paylaşıyoruz” deyip kucaklaÅŸmanın ifadesi…
Bu ramazandan önce, siyasi bir takım gelişmeler nedeniyle,bir kutuplaşma var sanki korkunç boyutlarda toplumda ama bu kutuplaşma, il il, kasaba kasaba, mahalle mahalle, ev ev ve kişi kişi yaygınlaşıyor sarmalıyor her yanı. Kutuplaşma, bizim olan bir olan insanımızı birbirinden uzaklaştırıyor, öteliyor, ötekileştiriyor. Sinirler zemberek gibi gerildikçe geriliyor. Alınganlarımız daha bir alıngan, öfkelilerimiz daha bir öfkeli, çaresizlerimiz daha bir çaresizleşiyor sanki. Geçen akşambir iftar yemeğinde sıradan bir sözüme bir arkadaşım alınarak bana darılmış..
Öte yandan herkes birbirini yargılar oldu. İddia, savunma ve yargı üçlemesi her yerde nokta nokta yayılıyor. Ne oluyoruz Allah aşkına? Nereye gidiyoruz? Bu öfke bu kin, bu nefret niye? Niçin bu kadar sevmez olduk birbirimizi? Niçin birbirimizi ötekileştiriyoruz? Niçin asırlardır bir ve beraber yaşayan bu güzel yurdun insanları birbirimize kan davalısı oluyoruz?
Birbirimizi, farklı olanı ötekini dinlemekten ziyade kendi sesimizin yankısıyla avunmayı tercih ediyoruz. Aslında Konuşmayı seven bir toplumuz. Bu çok güzel bir özellik, ama ne yazık ki konuşmaktan çok tartışmaya düşkünüz fakat tartışma kültürümüz hayli sorunlu. Ya ses yükseltip başkalarının sözünü kese kese kendi haklılığımızı ilan etmeyi deniyoruz, ya ağlayarak mağdur kimliğine bürünüyoruz yahut da hep bir ağızdan konuşuyoruz birbirimizi duymadan duyamadan. Adeta konuşmuyor da sanki slogan atıyoruz.
Oysa demişlerki arifler, tartışma dostun dostluğunu azaltır, düşmanın düşmanlığını artırır. Tartışan insanların birbirini ikna ettiklerini tarih yazmadı bu güne dek.
Ne yapalım ne edelim o halde. Ramazanı fırsat bilemez miyiz ki? Ramazan rahmet ve bereket ayı. Ramazan, müthiş bir güzellik. Düşmanları çileden çıkartırken dostlara salkım salkım huzur sunuyor.
Ne olur ki, karşıda konuşanın da kendimizle eşit olduğunu unutmadan, kimseyi ezmemeye gayret ederek, ağzımızdan çıkan sözleri birer zehirli ok olarak saplamak, keskin bir bıçak gibi kesmek için değil anlatmak ve anlamak için kullanarak konuşarak kalpten kalbe yollar açarak, köprüler kurarak kullansak..
İnanıyorum ki bu gerilmeler, bu tartışmalar, bu itişip kakışmalar, bu sevgisizlik, bu kin, bu nefret, bu kendini beğenmişlik, bu acımasızlık, bu gaddarlık, bu inançsızlık bitecektir.
Birbirimizi ve ötekini dinleyelim. Kendi sesinin yankısını dinlemek hoş ise de, yararsızdır.
-
Yazan: 27 - 08 - 2009 : 18.26 - Madmax
-
Yazan: 27 - 08 - 2009 : 18.26 - Madmax
-
Yazan: 27 - 08 - 2009 : 18.26 - Madmax
-
Yazan: 26 - 08 - 2009 : 18.00 - Madmax
-
Yazan: 26 - 08 - 2009 : 18.00 - Madmax
-
Yazan: 26 - 08 - 2009 : 18.00 - Madmax
-
Yazan: 26 - 08 - 2009 : 17.57 - binselas
[FONT='Arial','sans-serif']40 daireden oluşan bir sitede kat malikleri olağan toplantısı yaptık.yönetim seçtik.ancak seçtiğimiz yönetim bir işletme projesi hazırlamış.19 kişi imza toplayarak işletme projesine itiraz ettik.olağanüstü toplantı talep ettik. ancak yönetim, toplantı talebimize red cevabı vererek toplantı yapmadı. bizde haklı sebeplerimiz üzerine yarıdan bir fazla çoğunluğu sağlıyarak (22 kişi) toplanarak olağanüstü toplantı yaptık ve yeni bir yönetim seçtik.eski yönetim seçilen yeni yönetime ihtiyati tedbir müzakeresi çıkartmış.bu durumda yeni yönetim ne yapmalı? nasıl bir yol izlemeli?[/font]
-
Yazan: 25 - 08 - 2009 : 17.52 - Madmax
-
Yazan: 25 - 08 - 2009 : 17.52 - Madmax
-
Yazan: 23 - 08 - 2009 : 17.40 - Madmax
-
Yazan: 23 - 08 - 2009 : 17.40 - Madmax
-
Yazan: 23 - 08 - 2009 : 08.20 - yaÄŸmur
Merhaba babamın kardeşleriyle ortak babadan kalma 2 katlı bahçe içinde evi var 4 kardeşler iki kardeşi evde oturuo 2 dışarda evin satılmasını istemedikleri için evde oturan kardeşler babam izala_i şuu davası açtı.Ayreten geriye dönük kira davasıda açtı.Fakat 3 senedir sürüo halen bi sonuca varılamadı son mahkeme diyor her seferinde avukat hep bir terslik çıkıyor.Şahitler gitti keşif için gidildi eve değer biçildi karşı taraf hep bir sorun çıkartıyor.Şimdide hakim bayan kanser olmuş ekim ayına ertelendi mahkeme.Sizce daha çok sürermi?
-
Yazan: 22 - 08 - 2009 : 17.31 - Madmax
-
Yazan: 22 - 08 - 2009 : 16.51 - zeynep
arkadaşlar merhaba benim bi sorum olacak ben 3 buçuk senedir kurumsal bir firmada satış danışmanlığı yapmaktayım.işe beylikdüzünde başladım fakat mağazam 5 ay önce kapandı ve beni bakırköy şubesine gönderdiler istememe rağmen 5 ay orda kaldım fakat şimdide akmerkez mağazasına gönderiyolarlar benim evim büyükçekmece de yolun çok uzak olmasını söylediğim halde çıkışımı vermemekte şirket ben maddi manevi zarardayım.bana işe girdikten 2 sene sonra süresiz iş sözleşmesi imzalattılar zorunlu olarak, bu durumda ben iş mahmesine dava açabilirmiyim ve şirkete yazılı olarak da orda çalışmayı istememi bildirmem gerekir mi ve kaç gün içinde gerekirse?lütfen cevaplarınızı bekliyorum arkadaşlar çok teşekkürler şimdiden
-
Yazan: 21 - 08 - 2009 : 22.30 - Madmax
-
Yazan: 21 - 08 - 2009 : 17.23 - Madmax
-
Yazan: 21 - 08 - 2009 : 06.40 - incurcisp
Sorry for choosing "Üyelerimizden Yazılar" to leave a offer for men.
cipro used for in Portugal and soma diazepam online
controlling diabetes in Jackson We recommend also:
norvasc drug in Jacksonville and
temp soma in
-
Excuse me for choosing "Üyelerimizden Yazılar" to leave a message for men.
generic accutane Henderson and acomplia overnight no rx
ciprofloxacin hcl 500 in Independence As such ciprofloxacin is not recommended for community acquired pneumonia and other such chest infections. We recommend also:
viagra sildenafil citrate patient information pres in Indianapolis Colorado and
buying acomplia Hialeah
-
Yazan: 20 - 08 - 2009 : 17.01 - Madmax
-
Yazan: 20 - 08 - 2009 : 17.01 - Madmax
-
Yazan: 20 - 08 - 2009 : 17.01 - Madmax
-
Yazan: 20 - 08 - 2009 : 17.01 - Madmax
-
Yazan: 19 - 08 - 2009 : 16.48 - Admin
Ramazan kelimesi ile nostalji kelimesi sanki kardeş gibi. Ramazan diyince hemen akla eski, geçmiş günler, geride bıraktıklarımız ve kaybettiklerimiz geliyor nedense? Aslında ramazan hep yenilenen bir tat. Ramazan hep değişen bir lezzet ve Ramazan başlı başına bir keyif.
Evet ramazan bir keyiftir. Ramazanda oruç tutmaktan aldığım keyfi gene ancak ramazanda oruç bozduğumda alıyorum. Çok kişiye soruyorum, sadece ben mi keyf alıyorum diye ama yok bakıyorum sahiden keyif veriyor bir çok yanıyla ramazan her yanana.
En sevdiğim şey alış veriş yapmak ramazanda. Televizyonda, uzman geçinen bir çok kişi, aman açken alış veriş yapmayın diyor. Çünki olaya sadece ekonomi ve para gözüyle bakıyorlar. Bunlar ekonominin uzmanı olabilirler ama keyfin uzmanı değiller besbelli. Ramazanda alış veriş yapmanın keyfini bir başkadır. O mis gibi sımsıcak pide için fırında yarım saat beklemenin keyfi, keyf almayı bilen için ölçülemez bir zevktir.
Sokağa çıktığımda, sigara üfürenleri, karışık tostları döke saça yiyenleri görünce, onlara acıyorum gerçekten. Ne büyük bir keyiften mahrumlar bilmiyorlar yazık! Benim oruç tutmayanlar zorla tutturulsun gibi bir düşüncem yok elbet. Sadece diyorumki, keşke bilselerdi onlarda ramazanın ramazanda yanmanın, oruç tutmanın, orucu bozmanın, açken iftarı düşünerek alış veriş yapmanın keyfini, ramazanın bereketini, faziletini.
Bütün insanlığa hayra vesile olmasını diliyorum şehr-i ramazının.
-
Yazan: 19 - 08 - 2009 : 04.40 - Madmax
-
Excuse me for choosing "Üyelerimizden Yazılar" to leave a offer for all.
wellbutrin with zoloft in and phentermine without prescription
prescription phentermine in Fort Lauderdale Wellbutrin can cause seizures in people who drink a lot of alcohol and then suddenly quit drinking when they start using the medication. Recommend:
acomplia amp phentermine diet pills in and
discount discount hepsera hydrocodone soma in Australia
-
-
Merhabalar,
Geçen hafta babam vefat etmiştir. Kendisi bankacı idi. Biz 2 kardeşiz, babam yaklaşık 2,5 yıldır başka bir bayanla evliydi ; bu evliliğinden çocuğu bulunmamaktadır.
Babamın üzerinde olarak görünen 1 ev ve 1 araba vardır. Ancak evlilikleri süresince bayanın adına bir ev ve araba alınmıştır. Bayanın kendi maaşıyla bunları karşılayamayacağı öngörülürse,
bu mallar üzerinden bize bir pay düşer mi? (Bayanın önceki evliliğinden bir kızı
vardır.)
Ayrıca miras paylaşımı konusunda birlik sağlanamamıştır. Tereke çıkartılması için ne yapmalıyım?
Bayan, babamın 50.000 TL civarında elden borcu olduğunu iddia etmektedir. Alacaklı olan kişiler banka çalışanları olarak babamın astlarıdır. Bu kişiler bizden hak talep edebilir mi?
Babamdan kalan terekenin tamamını net olarak nasıl öğrenebiliriz (babasından,annesinden kalan mülkler olduğunu sanıyoruz)?
-
Good eveningI am getting new macair and was thinking what antivirus software to buy?Thanks!
iphone 3gs unlock
-
Yazan: 14 - 08 - 2009 : 17.26 - Admin
ÖSS sonuçları açıklanınca garip bir burukluk oluştu içimde. Kimi çocuklar sevinçilyid aslında. Bütün televizyonlar başarılı çocukları sınav birincilerini gösteriyordu boy boy. Herhalde haber değeri olan birinci olmaktı. Oysa sınavı kazanandan çok kazanamayan vardı. Buruk insanlar, buruk gençler hayalleri yıkılmış, duyguları dumura uğramış gençler vardı. Onları gören hatırlalyan yoktu. Sınav açıklanmadan önce rutin bir "uzman" çıkartılıp " çocuklarınıza kızmayın" uyarısı yapmıştı aslında.
Çok üzüntü verici olay bunlar. Kimse tınmıyor ama, ülkemizde her yıl binlerce psikolojisi bozulmuş insan sokağa bırakılıyor. Psikopatlar meydana getiriliyor. Çılgın bir "okul fetişizmi" ve "eğitim yarışı" var bu ülkede. Anneler babalar yemek sofralarında çocuklarının okul durumlarını, başarı puanlarını, denemelerden kaç puan aldıklarını vs konuşuyorlar. Ve çocuklarının kaç yaşında olduğu hiç önemli olmuyor. İlkokul birdeki de lise sondaki de aynı sohbetlere benzer şekilde konu oluyor. Eğitim dinmeyen bir yarış. Ve anne babalar bu yarışın gönüllü teknik direktörleri. Habire hızlansın istiyorlar evlatları.
Bu arada ben hem bu tür eleştirileri yapıyor hem bir ikilem hissediyorum. Uzaktan eğitim yarışını, çocukların bir sınavdan diğerine itilmesini, eleştirmek kolay. Ama anne baba olup da bu sürecin tamamen dışında kalmak mümkün mü?
-
Yazan: 14 - 08 - 2009 : 10.07 - ilteris07
2008 yılında 25 daireli sitede yakaçak olarak kömür kullanılmış.Mart 2009 da yönetim bir karar alarak 2008
ylındaki yakacak (kömür) giderlerinde
20 000 tl açık olduğu gerekçesiyle ek yakacak aidat almaya karar vermiş.Mart 2009 ayında bu karardan haberi olmadan
3 yıldır oturan kiracım çıktı.Aynı ay başka kiracı girdi.Şimdi 2008 yılına ait bu ek yakacak aidatını kim ödemesi gerekir.
Ben ev sahibi olarak ödeme sorumluluğum var mı? ilter ilbey
-
Müvekkil Belediyenin İller Bankasından gelen payların toplandığı hesaba haciz konuldu şikayette bulunduk mahkeme tensip kararında tedbir koydu ancak karşı taraf parayı tahsil etmiş buna rağmen birkaç gün önce tekrar haciz koymuşlardır. İcra müdürlüğünün Mahkeme kararına rağmen bu kararı vermesine karşı izlenecek bir yol varmıdır?
-
Yazan: 11 - 08 - 2009 : 04.12 - Cansu
İTİRAZIN İPTALİ YOLUNUN İTİRAZIN KALDIRILMASI YOLU İLE KARŞILAŞTIRMASI
Yaptığı icra takibine itiraz edilen alacaklının İcra İflas Kanununa göre iki seçeneği vardır. Birincisi genel hükümlere göre İİK 67 maddesi uyarınca itirazın iptali davası ikincisi ise elinde İİK 68-68a maddelerindeki belgelerden biri bulunan alacaklı için İİK 68 maddesi uyarınca İcra Mahkemesinden itirazın kaldırılması seçeneğidir.
İİK 68/1 maddesi uyarınca; talebine itiraz edilen alacaklının takibi, imzası ikrar veya noterlikçe tasdik edilen borç ikrarını içeren bir senede yahut resmi dairelerin veya yetkili makamların yetkileri dâhilinde ve usulüne göre verdikleri bir makbuz veya belgeye müstenitse, alacaklı itirazın kendisine tebliği tarihinden itibaren altı ay içinde itirazın kaldırılmasını isteyebilir. Borçlunun imzasını taşıyan ve borç ikrarını içeren bir belge alacaklı tarafından sunulması şarttır. Şayet böyle bir belge sunulamaz ise İİK' nun 68/1. maddesinde yer alan, yetkili makamların düzenledikleri belgelerin ise takip dayanağı yapılıp, ilamsız takibe konulabilmesi için, kanunda bu belgelerin, İİK' nun 68. maddesinde sayılanlardan olduğuna ilişkin özel hüküm gereklidir[13]. (İİK' nun 143/2, 105/1, 251/1, 634 sayılı kanunun 37. maddesi gibi).( 634 s.y m 34 Kesinleşen işletme projeleri veya kat malikleri kurulunun işletme giderleri ile ilgili kararları, İcra ve İflas Kanununun 68 inci maddesinin 1 inci fıkrasında belirtilen belgelerden sayılır.)
İİK 68. madde anlamında elinde belgesi bulunmayan alacaklı İcra Mahkemesinden itirazın kaldırılmasını talep edemez. Talep ederse talebi reddedilir.
İtirazın kesin olarak kaldırılması yolu ile itirazın iptali davası arasındaki farklar aşağıda belirtilmiştir.
·İtirazın kaldırılması davası icra mahkemesinde ( İİK m 68) görülür, itirazın iptali davası ise genel mahkemede( İİK 67/1) görülür.
·İtirazın kaldırılması davasının hukuki niteliÄŸi doktrinde tartışmalıdır. İtirazın kaldırılması, alacağın takip hukuku bakımından varlığının tespitine yönelik bir takip hukuku davası iken itirazın iptali takip hukuku prosedürü içinde kalmakla birlikte salt bir takip hukuku davası da deÄŸildir[14]. ·İtirazın kesin kaldırılması İİK 68 maddesi uyarınca itirazın alacaklı veya vekiline tebliÄŸinden itibaren 6 ay içinde talep edilmesi gerekirken itirazın iptali davası aynı tebliÄŸden itibaren 1 yıl içinde (İİK m. 67) açılabilir. Her iki süre de hak düşürücü süre olup hâkim tarafından re’sen gözetilir.
·İtirazın iptali davasında borçlu cevap dilekçesinde, daha önceden icra dairesine bildirmiş olsun yahut olmasın her türlü savunma sebeplerini ileri sürebilir[15]. İtirazın kesin kaldırılması davasında ise borçlu, alacaklının dayandığı senet metninden anlaşılanlar dışında, itiraz sebeplerini değiştiremez ve genişletemez. (İİK. m . 63).·İtirazın kesin olarak kaldırılması, likit alacaklarda ve bu alacakların İİK 68. maddede öngörülen belgelere dayanması halinde talep edilebildiği halde, itirazın iptali, belgeye bağlı olmayan veya belgeye bağlı olmakla birlikte likit olmayan alacaklarda da istenebilir. O halde senede bağlı likit alacaklarda alacaklı ister itirazın kaldırılması yolunu isterse itirazın iptali yolunu seçebilir.
·İtirazın kaldırılması yolunda, alacağın bir para veya para ile gösterilen bir teminat alacağı olması ve aynı zamanda bir senede dayanması gerekirken, itirazın iptali yolunda alacağın niteliği önemli değildir ve bir senede dayanması da gerekmez.
Admin
"İTİRAZIN İPTALİ " başlıklı makalenin tüm hakları yazarı ADMİN'e aittir ve makale, yazarı tarafından Hukukcafe Sitesi (http://www.hukukcafe.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak yazarının izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
-
Yazan: 10 - 08 - 2009 : 16.00 - mechanic
Büyük sıkıntımıza değerli önerilerinizi acilen beklerim,şimdiden çok teşekkürler ediyorum.Sorunum şu :Bir evim var ve babam oturuyor.;Bina altta 2 dükkan ve her katta 3 daire toplam 6 daire olan 2 katlı binadır.Bizim ve üst katımızdaki daire arka bahçeye tam cephelidir.2 ay önce alttaki ön cepheye bakan ) 2 dükkanı (1 ini kiralayarak) bir market açıldı.Marketin soğutucu eşanjör panellerini arkadaki bahçenin köşesine arka cephe dairelerin sahiplerine de sormadan cihazların üzerini de uydurma bir sundurma ile koydular hatta hemen balkonumuzun altına da bir adet daha koydular .Apartman sakinleri (ön cephe sahipleri ile toplandık ancak içlerinden biri de marketin kiralık dükkanının da sahibi olduğundan değil bize ,(2 daire sahibine) destek vermeyi marketi savundular.Ben de market sahibine durumu anlattım ancak izolasyon yapabileceğini daha fazla birşey yapamayacağını bildirdi.Ben de iyi bir cihaz grubu ise dükkanınızın ön cephesine alınız kötü ise neden arkaya ancak 2 dairenin ön cephesine koyuyorsunuz sorusuna cevap veremedi.Sorun şudur bu cihazlar gece o kadar gürültü yapıyor ki tam yatak odası karşısında hizalayan bir konumda olduğundan yazın bu mevsimde pencere açılamıyor .Akşamları balkonda oturulamıyor.Babam gidip kablolarını kesebilir endişesindeyim.Bu durumu çözme yoluna gitmek istiyorum .Kat mülkiyetimizi de aldım.Kat mülkiyeti kanunlarında ortak alanlarda tesis kurmanın 4/5 ortak birliği ile olabileceğini araştırarak öğrenmiştim. 6 daire + 2 dükkan var sadece üstkat komşumla beraber bu oranı % 80 in altına çekebiliyoruz.Bu durumda ne yapmalıyım .Mahkeme yoluna gitmek istiyorum.Şikayeti belediyeye yapmak pek olumlu sonuç getirmeyeceğini biliyorum.Gürültü esas olmakla birlikte bahçenin amaç dışı işgali ,görüntünün kirliliği bize bu davada haklılık verir mi?.Değerli yorum ve görüşlerinizi bekliyorum .
-
Yazan: 10 - 08 - 2009 : 14.17 - CiLeq
merhabalar ; benim mesleki hastalığım oluştu iş yerinde sürekli rapor alıyorum.meslek hastalıkları hastanesinden aldıgım raporla direk istifa edebilir tazminatımı alabilirmiyim.Yoksa hastanenin is yeriyle temasa gecmesini beklemem mi lazım.Ayrıca sözleşme ile çalışıyorum bittiğinde istifa edersem tazminat alırmıyım ?
konuyla ilgili yardımlarınızı bekliyorum..Şimdiden teşekkür ederim
-
degerli üyeler sorularıma verecegınız cevaplardan dolayı şimdiden teşekkür ederim.babamın kardeşiyle ortak tapulu yerleri var.bu yerde hem ev hemde bahce bulunuyor. babam tapuda bu yerin %25 ine sahip.iki yıl önce kardeşi tarafından yerlerin satışı için izalei şuu davası açıldı ancak sonradan anlaşarak kardeşi davayı geri aldı ve aralarındada bır mutabakat zaptı imzalandı.ancak iki sene sonra kardesi yeniden dava actı.aralarında anlaşma tutanagı varken bu dava gecerlı olurmu babam ıstemez ıse yerın satılma durumu nedır
sımdıden tesekkurler
-
Yazan: 08 - 08 - 2009 : 19.12 - Hollywarr
Zoruma gidiyor arkadaÅŸ,zoruma..
Hemde aLayı ...
Bırakıp gitmek değil de,kalıp bu yükü taşıyamamak zoruma gidiyor..Sana cevap verememek değil de,seni üzmek zoruma gidiyor..
Susmak deÄŸil de,konuÅŸamamak zoruma gidiyor..AÄŸlamak deÄŸil de,aÄŸlaman zoruma gidiyor..
Daha neler zoruma gidiyor,biliyormusun güzelim? bilemezsin.
Çünkü sen daha içimde kalanlari görebilecek kadar derin derin bakamadın bana..Zoruma gidiyor işte şimdi,
o sana uzun uzun baktığımda suratını çevirmen,gözlerini kapatman..Zoruma gidiyor işte şimdi,kulaklarımla o ;
Ömerim deyişini duyamamam..Zoruma gidiyor şimdi,senin sesini duyamamak..Zoruma gidiyor,her sabah kendi başıma uyanmak,
akşamları bir başıma yatmak,tek başıma kahvaltı yapmak,bir bedende çift kişi yaşamak..
Sen bilirsin bunların benim için ne kadar önemli olduğunu..İşte acayip zoruma gidiyor güzelim,şimdi tek başına kalmak,
seni ardımda bırakmak..Sensizliğin sessizliğinde,sensizliği hissetmek..Düşünemediğim sensizliği yaşatmasın Rabbim bana,
derken..Biranda kendini bunun içinde bulmak,zoruma gidiyor işte arkadaş..ZORUMAaa
Sana sarılıp uyuyamadığım o geceler,zoruma gidiyor..Elinden yiyemediğim o kek,
İçemediğim bol havuçlu meyve suyu,öpemediğim gözlerin,doyamadığım gülüşün,yapamadığım süprizler,zoruma gidiyor..
Şimdi pervasız görünüp,aslında çaresiz olmak.. Çok zoruma gidiyor sensizliği yaşamak.
Gözümden sakındığım sevdiğim,yalana teslim oldu.
Ben ise,Gözümün nuRu dediğim sevgilime,sırtımı döndüm.
Ahhh keşke,şu keşkeler olmasaydı da
bende,keşke bunları yaşamamış olsaydık..Demek zorunda kalmasaydım.
Sen gittin de,ben senden gidemedim be güzelim
Doymadım sevdana
Doymadım yaşamaya
Doymadım aşkımmm'aa
doymadım,Oooffff..
Saçının,teli kaldı
Gözünün,izi kaldı
Mutlulukk,sözü kaldı
İçerimdeeeeeee ....
Allah'a emanet oL,Gözümün nuRu.
09.08.2009
İmza
LoL
[img44.imageshack.us]
-
Yazan: 08 - 08 - 2009 : 17.27 - Madmax
-
Yazan: 08 - 08 - 2009 : 05.30 - Cansu
[www.mkk.com.tr]
Merkezi Kayıt Kuruluşu
[www.mkk.com.tr]
Burada kuruluşla ilgili iletişim adres ve bilgileri yer alıyor.
-
Yazan: 08 - 08 - 2009 : 05.15 - Cansu
Ankara 7’nci Tüketici Mahkemesi, bankaların kredi kartı sahiplerinden aldığı yıllık üyelik bedellerine iliÅŸkin emsal olabilecek bir karara imza attı.
Mahkeme, kredi kartı kullanıcısının geriye dönük 10 yıllık üyelik bedelini yasal faizi ile birlikte talep edebileceğine karar verdi. Kararın Yargıtayca onanması durumunda bankalar, dava açan tüketicilere geriye dönük 10 yıllık üyelik ücretlerini yasal faiziyle birlikte ödeme durumuyla karşı karşıya kalacak.
Hakem’e gitti
A. S. adlı kredi kartı sahibi, Çankaya Kaymakamlığı 2’nci Tüketici Sorunları Hakem Heyeti’ne baÅŸvurarak, kredi kartı aidat bedellerinin yasal faiziyle iadesini talep etti. Hakem Heyeti BaÅŸkanlığı, 2008 yılına ait aidat bedelinin iptal edilerek tüketiciye iade edilmesine, geriye dönük diÄŸer aidat ücretlerinin iadesi istemini ise ödemeden itibaren bir yıl içerinde talep edilmediÄŸi gerekçesiyle reddine karar verdi. Sakarya, 2008 yılından önceki yıllara ait kesintilerin ödenmesi için Hakem Heyeti BaÅŸkanlığı kararının iptali istemiyle dava açtı.
Zamanaşımı 10 yıl
Kredi kartı sözleÅŸmesindeki üyelik ücreti alınmasına iliÅŸkin hükmün, tek taraflı alındığı ve “haksız ÅŸart” niteliÄŸinde olduÄŸu vurgulanan kararda, şöyle denildi: “Buna dayanarak alınan son yılın ücreti dışında bugüne kadar alınan ücretlerin de zamanaşımı süresi içersinde olmak kaydıyla, kart hamili tarafından her zaman talep edilmesi mümkündür. Taraflar arasında sözleÅŸme mevcuttur. Kural olarak taraflar arasında akdi iliÅŸki bulunması halinde yasal nedeni olmaksızın yapılan ödemeler Borçlar Kanunu’nun 125. maddesi uyarınca 10 yıllık zamanaşımı süresi içerisinde her zaman geri istenebilir. Bu halde sebepsiz zenginleÅŸmeden kaynaklanan bir yıllık zamanaşımı süresi uygulanmaz. Davalı bankanın faaliyet alanı deÄŸerlendirildiÄŸinde, haksız surette alınan yıllık aidat bedellerinin hesaba girdiÄŸi andan itibaren banka tarafından nemalandırılmaktadır. Bundan gelir elde edildiÄŸi kuÅŸkusuzdur. ‘Hiç kimse kendi kusuruna dayanarak menfaat elde edemez’ ilkesi gözetildiÄŸinde, bankanın yasal dayanağı olmaksızın aidat üyelik ücretlerini hesabına girdiÄŸi andan itibaren avans faizi ile birlikte iade etmesi hakkaniyet ve adalete uygun olur.”
Avans faizini de ödeyin
Kararda, davalı bankanın davacıdan 2002’den itibaren yıllık üyelik aidatı kesintisi yaptığı, 2007 yılına kadar yapılan kesinti miktarının 147 TL olduÄŸu, iÅŸlemiÅŸ avans faizinin de 123.28 TL olduÄŸu kaydedildi. Hakim, bu nedenlerle Hakem Heyeti kararının kısmen iptaline, kredi kartı üyelik bedeli olarak davacı tarafından ödenen 147 TL asıl alacak ve 123.28 TL iÅŸlemiÅŸ faiz olmak üzere toplam 270.28 TL’nin davalı bankadan tahsiline karar verdi.
-
Yazan: 07 - 08 - 2009 : 17.00 - Madmax
-
Yazan: 07 - 08 - 2009 : 17.00 - Madmax
-
Yazan: 07 - 08 - 2009 : 17.00 - Madmax
-
Yazan: 06 - 08 - 2009 : 17.51 - Madmax
-
Yazan: 06 - 08 - 2009 : 16.51 - Madmax
-
Yazan: 06 - 08 - 2009 : 16.51 - Madmax
-
Yazan: 06 - 08 - 2009 : 16.51 - Madmax
-
Yazan: 06 - 08 - 2009 : 16.51 - Madmax
-
Yazan: 06 - 08 - 2009 : 16.51 - Madmax
-
Yazan: 06 - 08 - 2009 : 16.51 - Madmax
-
Yazan: 05 - 08 - 2009 : 16.43 - Madmax
-
Yazan: 05 - 08 - 2009 : 16.43 - Madmax
-
Yazan: 05 - 08 - 2009 : 16.43 - Madmax
-
Merhabalar,
Teyzemin oğlundan dolayı teyzemin başına gelen olayla ilgili bilgi almak istiyorum.
Forumda ve başka kaynaklarda bir çok araştırma yaptım ve sorabileceğiniz tüm soruları ve durumu maddelerle özetleyeyim.
1- Teyzemin oğlunun faizler hariç yaklaşık 20.000 TL (5 banka) kredi kartı borcu var.
2- Kredi kartlarının en erken çıkarılanı 8 ay önce çıkarılmış. (Yani hepsi son 8 ayda çıkarılmış)
3- İcra işlemleri yaklaşık 1 ay önce başlamış. (Bazı bankalar henüz başlatmamış)
4- Teyzemin oturduğu ev oğlunun adınaydı. Yaklaşık 16 ay önce oğlu Tapu Dairesinden satış işlemi yaparak evi teyzemin adına yaptı. (Ev aslında zaten teyzemindi ama oğlunun adınaydı. 16 ay önce teyzemin adına yapıldı)
5- Teyzemin oğlunun ikamet adresi farklı bir adreste. (1 yıldır) Aslında şu anda ne o resmi adreste ne de teyzemde ikamet etmiyor. Ara sıra teyzemi arayıp telefonda konuşuyor ama nerede olduğunu söylemiyor. (Bizim tahminimiz şahıs şu anda yurt dışında)
6- Kredi kartları çıkartılırken Teyzemin adresi hiç verilmemiş. Ama 3 - 4 yıl önce Teyzemin adresini oğlu "ikamet adresim" diyerek bankalara vermiş. O dönemki kredi kartları ile ilgili sorun yok. 3 - 4 yıl önce muhtarlıkta kaydı da vardı.
7- Tekrar söylemem gerekirse icralık olan kartların hepsi son 8 ayda çıkarılmış ve o kartların sözleşmelerinde Teyzemin ev adresi ile ilgili bilgi yok. (Sadece eskiden kullandığı ve iptal ettirdiği kartlarda var)
Bir yakınımız Teyzemin evinin 16 ay önce satış işlemi ile oğlundan almış olmasının "icradan mal kaçırmak" olarak adlandırılabileceğini, satış işleminin iptal edilip bankaca evin (daire-kat irtifakı yok, hisseli arsa tapusu) icra edilip satılarak borcun tahsil edilebileceğini söylüyor.
Böyle bir şeyin başımıza gelme ihtimali var mı?
Cevaplayacak herkese şimdiden teşekkürler.
-
Yazan: 04 - 08 - 2009 : 16.33 - Madmax
-
Yazan: 04 - 08 - 2009 : 16.33 - Madmax
-
Yazan: 04 - 08 - 2009 : 16.33 - Madmax
-
Yazan: 04 - 08 - 2009 : 16.33 - Madmax
-
Yazan: 04 - 08 - 2009 : 16.33 - Madmax
-
Yazan: 04 - 08 - 2009 : 16.33 - Madmax
-
Yazan: 04 - 08 - 2009 : 16.33 - Madmax
-
Yazan: 04 - 08 - 2009 : 04.22 - Madmax
-
Yazan: 03 - 08 - 2009 : 16.20 - Madmax
-
Yazan: 03 - 08 - 2009 : 16.20 - Madmax
-
Yazan: 03 - 08 - 2009 : 16.20 - Madmax
-
Yazan: 03 - 08 - 2009 : 16.20 - Madmax
-
Yazan: 03 - 08 - 2009 : 10.37 - SARAR
iyi günler.babamdan bana bir daire kaldı.veraset ilamı çıktı.daha henüz hiç bir işlem yapmadım.şu an bu dairede annem oturmaktadır.annem derki bu daireyi benim üzerime yap.ben öldükten sonra sana kalsın.yalnız benden hariç 2 tane abim var.gerçi onlarada birer daire verilecek.fakat ben bu daireyi anneme verirsem ne yapmalıyımki sağlıgında benden habersiz bu daireyi satamasın.vefatından sonra ne yapmalıyımki abimlerde bu daireden pay almasın.tşk
-
Yazan: 02 - 08 - 2009 : 16.16 - Madmax
-
merhaba. geriye dönük gasp suçunu ve emniyeti suistimal suçlarını bildirmenin süresi varmıdır? ve ikişer tane şahit yetelimidir? bana yardımcı olursanız sevinirim. herkese iyi günler..
-
Yazan: 02 - 08 - 2009 : 04.11 - Madmax
-
Yazan: 01 - 08 - 2009 : 16.10 - Madmax
-
Yazan: 01 - 08 - 2009 : 16.10 - Madmax
-
Yazan: 01 - 08 - 2009 : 16.10 - Madmax
-
Yazan: 01 - 08 - 2009 : 03.58 - Madmax
-
Yazan: 01 - 08 - 2009 : 03.58 - Madmax