-

-Jelibondan avize-
-
Görünüşü çok güzel değil mi alırmıydınız?
-
Yazan: 30 - 09 - 2008 : 09.56 - Cansu
-
Hindistan'dan eczane resimleri
-
-
-
Çıldırtan Müşteri
Tüketici hakları konusunda Müşteri her zaman haklı mı? sorusunu irdelerken çeşitli ülkelerdeki mahkemelik olayları araştırmışlar ve bulunan belgelerden birisi. Olay gerçek... WordPerfect (Bilmeyenler için yazıyorum, bilgisayarı -elektrikli- daktilo gibi yapan bir programın yapımcısı)... Bu şirketin müşteriye yardım hattında banda alınmış bir telefon konuşmasını okuyacaksınız: Bu konuşma sonrası WordPerfect görevlisi işinden kovuluyor. Kovulan görevli WordPerfecti kendisini "Gerekçesiz" işten çıkardığı için mahkemeye veriyor. İste bu konuşmanın deşifresi. -WordPerfect yardım hattı,
-buyurun, nasıl yardımcı olabilirim.
-WordPerfect`te bir sorun oldu.
-Nasıl bir sorun?
-Yazı yazıyordum, birden bütün kelimeler gitti.
-Gitti mi?
-Yok oldu!
-Ekranda şu anda ne görüyorsunuz?
-Hiç bir şey.
-Hiç bir şey mi?
-Yazdığım hiç bir şey ekrana çıkmıyor.
-Hala WordPerfect programında mısınız yoksa programdan çıktınız mı?
-Bunu nereden bileyim.
-Ekranda bir "C" harfi görüyor musunuz?
-Bir "hece" mi..
-Boş verin. Ekranda yanıp sönen bir çizgi var mı?
-Söyledim ya hiç bir şey yazmıyor.
-Monitör üstünde yanan bir lamba var mı?
-Monitör ne?
-Ekranı olan yer, televizyon gibi.. Çalıştığını gösteren küçük bir lamba var mı?
-Bilmiyorum.
-Monitörün arkasına bakın, oraya bir elektrik kablosu giriyor olması lazım. Görebiliyor musunuz?
-Evet.
-Harika, o kabloyu takip edin duvarda elektriğe bağlı mı bana söyleyin.
-Bağlı.
-Harika. Monitörün arkasına bakınca bağlı olan tek kablo mu gördünüz, yoksa iki tane mi?
-Görmedim.
-Tekrar bakar mısınız, ikinci bir kablonun da bağlı olması lazım.
-Evet buldum.
-Tamam, şimdi onu takip edin bilgisayara bağlı mı diye bakın.
-Kabloya ulaşamıyorum.
-Ulaşmayın, bağlı mı diye bakabilir misiniz?
-Olmuyor.
-Bir şeyden destek alıp eğilip bilgisayarın arkasına baksanız...
-Eğilmek dert değil, karanlık olduğu için bakamıyorum.
-Karanlık?
-Ofisin ışıkları kapalı, pencereden gelen ışık yetmiyor.
-Ofisin ışıklarını yakın.
-Yanmaz.
-Neden?
-Elektrikler kesik.
-Elektrikler mi kesik. Tanrım..! (kısa bir sessizlik) Bilgisayarın kutusu, kitapları her şeyi duruyor mu?
-Evet dolapta.
-Şimdi bilgisayarı sökün, aynen aldığınızdaki gibi paketleyin ve aldığınız dükkana iade edin.
-Durum bu kadar kötü mü?
-Korkarım öyle!
-Peki tamam. Onlara ne diyeceğim?
-"Ben bilgisayar kullanamayacak kadar aptalım" diyeceksiniz. işte böyle, kolay gelsin....."
-
-
Yazan: 29 - 09 - 2008 : 13.00 - Cansu

Bu Resim Yeniden Boyutlandırılmıştır. Resmin Büyük Halini Görmek İçin Buraya Tıklayınız. Resmin Orjinal Boyutu 1036x387 ve Büyüklük 67KB.

Resmi Tekrar Küçültmek İçin Buraya Tıklayınız.
Takvim yaprağı yırtma derdine artık son
Nasıl mı?
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
Ahanda Böyle
Oldum olası bu poşetleri çıtlatmayı çok sevmişimdir '')
-
Yazan: 29 - 09 - 2008 : 03.31 - Cansu
Gercek 1 kadin bekler,annesinin besledigi gibi onu besleyen,
Evini temiz,pak ve sicak tutan
Dir dir nedir bilmeyen,
Paranin kiymetini bilip alisveris etmeyen,
Bütün gün calisip,
Bütün gece dans edebilien,
-
Yazan: 29 - 09 - 2008 : 03.31 - Cansu
Gercek 1 kadin bekler,annesinin besledigi gibi onu besleyen,
Evini temiz,pak ve sicak tutan
Dir dir nedir bilmeyen,
Paranin kiymetini bilip alisveris etmeyen,
Bütün gün calisip,
Bütün gece dans edebilien,
-
Yazan: 29 - 09 - 2008 : 03.29 - Cansu
-
Yazan: 29 - 09 - 2008 : 03.29 - Cansu
-
Yazan: 28 - 09 - 2008 : 17.44 - Gülümse
Evin annesi utu yaparken, evin kucuk yaramazi da
salonda oyuncak treniyle oynuyomus.. derken annesi bir
kulak kabartmis ki oglan soyle bagiriyor:
- EVET..!! SON DURAGA GELDIK..!! DUYMADINIZ MI
ALLAHIN CEZALARI HALA NE OTURUYOSUNUZ?? CABUK DEFOLUN
iNiN ASAGI..!!!
Bunlari duyan anne neye ugradigini sasirmis dogru
salona kosmus:
- Sen nerden ogrendin bakiyim boyle konusmayi?? Ne
kadar ayip.. simdi dogru odana gidiyosun tam 2 saat
cezalisin...bi daha da agzindan oyle kotu sozler
duymayayim..!!
2 saat sonra kucuk afacan tekrar salona donmus,
treninin basina oturmus....annesi de mutfakta yemek
yapiyomus, derken yine oglanin konusmalarini duymus:
- Sayin yolcularimiz, iste son duraga geldik.. Umariz
cok guzel bir yolculuk gecirmissinizdir.. Lutfen
esyalarinizi trende unutmamaya dikkat ediniz... Trene
yeni binen yolcularimiz, sizin de cok guzel bir
yolculuk gecirmenizi diliyoruz.. kucuk bagajlarinizi
koltuklarinizin altina koyabilirsiniz.. bu arada
unutmayin yolculuk sirasinda sigara icmek yasaktir..
Bunlari duyan annesi az onceki cezanin ise
yaradigindan memnun gulumserken oglan konusmasina
devam etmis:
-.. ayrica iki saatlik rötar yuzunden mutfaktaki
cadaloz adina hepinizden ozur dileriz...!!
-
Mart 2007 ayında Uzun zamandır Aile huzuru ciddi biçimde tehlikeye düştüğünden kendi kararımla evden ayrılıp kira ile başka bir evde ikamet etmeye başladım.
Eşim birkaç kere evime gelerek aşırı alkol alıp rezillik çıkardı komşulara ve çevreye karşı beni utandıracak hareketler yaptı.
Ardından Ağustos 2008 ayında boşanma davası açtım,Şubat 2008 ayında davam reddedildi. Hakimin tespit ettiği tedbir nafasını kararın kesinleşmesi tarihine kadar ödedim.
Halen evime gelmek istiyor ve benim seninle oturmaya,yaşamaya hakkım var diyor, Rızam olmadan evime girmeye kalkıştı ben engelledim,şikayeti üzerine benim hakkımda sulh ceza mahkemesinde basit yaralama ve tehdit suçlaması ile kamu davası açıldı.
TMK Md.197 bana boşanma davası açılmakla kazanılan ayrı yaşama hakkının devamını sağlamıyormu ki eşim benim hakkım var geleceğim diye ısrarla evime girmeye çalışıyor.
Zor kullanarak konutuma girmeye çalışmaktan bende savcılığa şikayette bulunarak dava açılmasını talep ettim.
Vereceğiniz cevaplarınız için şimdiden teşekkürler,
Saygılarımla,
Nihat Angin
-
Taşınmaz Mallara Tecavüz - Fuzuli İşgal Başvuruları
3091 SAYILI TAŞINMAZ MAL ZİLYETLİĞİNE YAPILAN TECAVÜZ VE MÜDAHALELERE İLİŞKİN BAŞVURULAR
BAŞVURU KOŞULLARI
1. Taşınmaz mala yapılan tecavüz ve müdahalelenin önlenmesi için Kaymakamlık Makamına başvurmaya o taşınmaz malın zilyedi yetkilidir.
2. Başvurular Kamu İdareleri, Kamu kurumları ve kamu kuruluşları ile tüzel kişilerin yetkilisi tarafından yapılır.
3. Başvurular Kaymakamlara bizzat veya kanuni temsilcileri tarafından yapılır.
GEREKLİ BELGELER
1. Başvurunun dilekçesi (Kaymakamlık Yazı İşleri Müdürlüğünden temin edilebilir.)
2. Gayrimenkule ait tapu örneği
3. Memur harcırah makbuzları (Beşiktaş Mal Müdürlüğü veznesine yatırılıcaktır.)
AÇIKLAMALAR
Fuzuli İşgal: Bir taşınmazı, sahibinin izni ve rızası olmayarak işgal etme, başka bir deyişle bir taşınmazın maliki ve onun yerine bu konuda işlem yapmaya yetkili vekil veya mümessil gibi kimselere hukuki bir bağlantı kurmadan rıza dışı, henüz boşaltılmamış veya herhangi bir suretli boşalan damlı bir yapıya, eylemli bir durum yaratılarak kendiliğinden girme durumudur.
1. Konut, dükkan, depo, ahır gibi damlı yapılarda bu Kanunun uygulanabilmesi, taşınmazın fuzulen işgal edilmiş olmasına bağlıdır
2. Yetkililerin tecavüz veya müdahalenin yapıldığını öğrendikleri tarihten itibaren 60 gün içinde idari makama başvuruda bulunmaları gerekmektedir. Ancak, tecavüz veya müdahalenin oluşundan itibaren bir yıl geçtikten sonra bu makama başvuruda bulunulamaz.
3. Posta ile yapılan başvurular, başvuru için Kanunun öngördüğü süreleri durduramaz.
4. Başvuru şikayetçi lehine sonuçlanırsa, masraflar karşı taraftan (gerekirse icra yolu ile) tahsil edilir.
5. Başvuru şikayetçi aleyhine sonuçlanırsa, masraflar kendi üzerinde kalır.
BAŞVURU YERİ
İlçe Kaymakamlıkları
TAŞINMAZ MALLARA TECAVÜZ BAŞVURULARI
3091 SAYILI KANUN UYGULAMASI
Taşınmaz Mal Zilyetliğine Yapılan Tecavüzlerin Önlenmesi Hakkındaki 3091 Sayılı Kanun’un Uygulama Şekli ve Esaslarına Dair Yönetmelik hükümlerine göre aşağıdaki olay ve durumlar 3091 Sayılı Kanunun uygulamasında taşınmaz mala tecavi veya müdahale sayılır:
a) Bahçe, tarla ve arsa gibi arazi üzerinden devamlı olarak gelip geçmek suretiyle zilyedin taşınmazdan istifade etmesine engel olmak,
b) Ekim ve dikimde bulunmak
c) Bir hak iddia ederek tarla veya bahçedeki mahsulü biçmek, toplamak,
d) Başkasının taşınmaz malına taş, toprak, ağaç, güb ve benzeri şeyleri bırakmak suretiyle zilyedin taşınmazdan istifade etmesine engel olmak,
e) Sulama veya içme sularından, su kuyularından, sarnıçlardan, su yollarından, su borularından ve arklarından yararlanmayı engellemek,
f) Başkasının arazisi üzerinde su geçirmek üzere ark açmak,
g) Temel açmak, hendek kazmak, bina yapmak,
h) Yukarıda sayılanlara benzer diğer davranışlarda bulunmak.
Müşterek veya İştirak Halinde Mülkiyetten Doğan Zilyetlik:
Bir taşınmaz mal üzerinde birden fazla kişilerin bir arada zilyet oldukları müşterek veya iştirak halinde mülkiyet hallerinde, yani anlaşmazlığa düşenlerin taşınmazda hissedar olmaları halinde, o taşınmazı fiilen tasarruf edenin zilyetliğinin hem diğer hissedarlara, hemde üçüncü şahıslara karşı korunması esastır. Bu gibi durumlarda (müşterek hissedarlıktan ) söz edilerek 3091 sayılı Kanunun olaya uygulanmaması yoluna gidilemez. Taşınmazın miras yoluyla birden çok mirasçıya kalması halinde de bu kanuna veya müdahalenin önlenmesi ile ilgili başvurular kabul edilir ve eylemli olarak zilyetliklerini hem diğer mirasçılara hem de üçüncü şahıslara karşı korunur.
TAŞINMAZ MALLARA TECAVÜZ BAŞVURULARI
Ortaklık ve Kira Sözleşmesi:
Taşınmaz mal üzerindeki anlaşmazlığın ortaklıktan ve kira sözleşmesinden kaynaklanmış olması idarenin taşınmaza eylemli olarak kimin veya kimlerin zilyet olduklarını araştırarak karar vermesine engel değildir. Ortaklığın veya kira sözleşmesinin sona erip ermediği, bulunduğu aşamada geçerli olup olmadığı adli yargının çözümleyeceği üstün hak iddiası niteliğindedir.
Damlı yapı ve Fuzuli İşgal:
Konut, dükkan, depo, ahır gibi damlı yapılarda bu Kanunun uygulanabilmesi, taşınmazın fuzulen işgal edilmiş olmasına bağlıdır.
Fuzuli İşgal:
Bir taşınmazı, sahibinin izin ve rızası olmayarak işgal etme, başka bir deyişle; bir taşınmazın maliki veya onun yerine bu konuda işlem yapmaya yetkili vekil veya mümessil gibi kimselerle hukuki bir bağlantı kurmadan rıza dışı, henüz boşaltılmamış veya herhangibir suretle boşalan damlı bir yapıya, eylemli bir durum yaratarak kendiliğinden girme durumudur.
Başvuru:
Taşınmaz mala yapılan tecavüz veya müdahalenin önlenmesi için yetkili makamlara başvurmaya o taşınmaz malın zilyedi yetkilidir. Zilyet birden fazla ise içlerinden birinin başvurması yeterlidir.Kamu idareleri, kamu kurumları ve kamu kuruluşları tüzel kişilerin başvuruları, taşınmaz malın ait olduğu idare, kurum, kuruluş veya tüzel kişinin yetkilisi tarafından yapılır.Köye ait taşınmaz mallara yapılan tecavüz veya müdahalelerde, köy halkından herhangi biri de yetkili makama başvurabilir.Başvurular bir dilekçe ile merkez ilçelerde Valiliklere, İlçelerde Kaymakamlıklara bizzat veya kanuni temsilcileri tarafından yapılır. Kan hısımları ile sıhri hısımlar tarafından zilyet adına yapılan başvurular işleme konulmaz.Posta ile yapılan başvurular üzerine, başvurunun kanuni süresi içinde bizzat veya kanuni temsilcisi tarafından yapılması gerektiği başvuru sahibine yazılı olarak duyurulur.
TAŞINMAZ MALLARA TECAVÜZ BAŞVURULARI
Başvuruda Bulunma Süresi:
Yetkililerin tecavüz veya müdahalenin yapıldığını öğrendikleri tarihten itibaren 60 gün içinde idari makama başvuruda bulunmaları gerekmektedir. Ancak tecavüz veya müdahalenin oluşundan itibaren bir yıl geçtikten sonra bu makamlara başvuruda bulunamaz.Posta ile yapılan başvurular, başvuru için Kanunun öngördüğü süreleri durdurmaz.Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerle menfaati umuma ait olan taşınmaz mallara bu Kanunun yürürlüğe girdiği 15/12/1984 tarihinden sonra yapılan tecavüz veya müdahalelerde başvuru için süre aranmaz.
Ücretler (Örnek olarak verilmiştir)
2 adet memur harcırahı (2 x 9 YTL)
1 infaz memuru harcırahı (9 YTL)
2 defa olay yerine gidip gelmek üzere tutacağı araba ücretini ödemek zorundadır.
Başvuru şikayetçi lehine sonuçlanırsa; masrafları karşı taraftan (gerekirse icra yoluyla) tahsil eder.Başvuru şikayetçi aleyhine sonuçlanırsa; masraflar kendi üzerinde kalır, ikinci defa olay yerine gidilmeyeceği
-
Miras kalan evin tapusu nasıl alınacak?
Bugünkü konumuz, milyonlarca vatandaşı çok yakından ilgilendiriyor. Kimileri bilmediğinden kimileri de bir türlü eli varmadığından, miras bırakandan kendilerine kalan gayrimenkulleri, uzun yıllar geçmesine rağmen hálá üzerlerine geçirmemiş oluyorlar. Bu durum, birkaç kuşak ve bunların torunlarını da kapsayacak şekilde çok karmaşık bir hale gelebiliyor.
Tapu kayıtlarında, ölmüş kişinin üzerinde kayıtlı gözüken bir gayrimenkul için öncelikle, ölmüş kişi adına mirasçılarının, Veraset ve İntikal Vergisi Beyannamesi verip, vergilerini de ödemeleri gerekiyor.
Veraset işlemleri bittikten sonra, gayrimenkul kanuni mirasçılara intikal edebiliyor
İstisna var mı?
Veraset ve İntikal Vergisi belli bir tarifeye göre hesaplanıyor
**Mirasçıların her biri için ‘Veraset ilamında gözüken’ miras oranına göre, vergileri ayrı ayrı hesaplanıyor. Kanuni mirasçılardan eş için miras payı 4’te 1’i, çocuklar için ise 4’te 3’ü oluyor.
**Vergi hesaplanırken önce eş ve çocuklara tanınan istisna tutarı düşülüyor. Örneğin çocuklara isabet eden miras payı 300 bin YTL ise bundan öncelikle ‘istisna tutarı’ düşülüyor. Daha sonra da tarifeye göre vergisi hesaplanıyor.
**2007 yılı için istisna tutarı; eş için 89 bin 623 YTL. Çocukların her biri de bu istisnadan yararlanabiliyorlar. Çocuk ya da torun bulunmaması durumunda ise eşe isabet eden miras hissesinin 179 bin 352 YTL’si vergiden istisna oluyor.
Veraset ve İntikal Vergisi tarifesi
2007 yılı için Veraset ve İntikal Vergisi, aşağıdaki tarifeye göre hesaplanıyor:
**İlk gelen 140 bin YTL için yüzde 1
**Sonra gelen 300 bin YTL için yüzde 3.
**Sonra gelen 640 bin YTL için yüzde 5.
**Sonra gelen 1.290 bin YTL için yüzde 7.
**Matrahın 2.370 bin YTL’yi aşan bölümü için yüzde 10.
Ödeme şekli
Veraset ve İntikal Vergisi, üç yılda altı eşit taksitte, birinci taksiti mayıs, ikinci taksiti ise kasım ayında ödeniyor. Mirasçılar, miras kalan gayrimenkulü, tapu kayıtlarında kendi üzerlerine geçirirlerken binde 9 harç ödüyorlar. Bu şekilde gayrimenkulün tapusu mirasçılar adına çıkartılabiliyor. Miras kalan gayrimenkul, mirasçılar tarafından satılırsa, elden çıkarılan gayrimenkulden sağlanan kazancın tutarı ne kadar olursa
-
...Dil geçmişden aldığımız en iyi miras,anlaşı aracı.Ama nedense yabancı hayranlığı,başkalarına benzeme alışkanlığı bütün alanlarda olduğu gibi,dilimizdede bütün densizliğiyle sürmektedir...
...Yürüdüğüm sokaklarda dükkanların tabelalarını gördükce sinir katsayımın fırladığını düşünüyorum...Yüz yıllarca yoğrulan kültürümüzde o kadar güzel isimler varken,yabancı çağrışımlı uydurukca isimlere anlam veremiyorum...
...Çanakkaleyi tankla topla gecemeyen ingilizler ve işbirlikcileri maalesef beyinlerde amaçlarına ulaşmak üzereler...Özgün dilimize sahip çıkmalıyız...
...saygılarımla....
akdevrim.27.09.2008.istanbul.
-
Yazan: 26 - 09 - 2008 : 08.10 - Madmax
-
Yazan: 25 - 09 - 2008 : 16.30 - Madmax
-
Yazan: 25 - 09 - 2008 : 16.30 - Madmax
-
Yazan: 25 - 09 - 2008 : 16.30 - Madmax
-
Yazan: 25 - 09 - 2008 : 16.30 - Madmax
-
Yazan: 25 - 09 - 2008 : 16.30 - Madmax
-
Yazan: 25 - 09 - 2008 : 16.30 - Madmax
-
Yazan: 25 - 09 - 2008 : 16.30 - Madmax
-
Yazan: 25 - 09 - 2008 : 16.30 - Madmax
-
Yazan: 25 - 09 - 2008 : 15.56 - kartal08
Merhabalar,
Konya'da Hıdırellez Şenliklerinde gençlerin yaktıkları büyük bir ateşin etrafındaki oyunlarından çektiğim bir kare. En büyük hobim fotoğraf çekmek.
Şimdilik paylaşmak istediğim bu
Saygı ve Sevgiler
Eklenmiş Resimler
-
-
Yazan: 25 - 09 - 2008 : 04.55 - Hazar
Deniz Feneri e.V. davası beni 2-3 Haziran 1921’de görülen Soromon Tehleryan davasına götürdü. Tehleryan’ı bugün belki çok az kişi hatırlayacak ama “Alman dostluğu”nu algılamamız açısından bu dava çok hayati bir dava.
***Soromon Tehleryan, İttihat Terakki’nin liderlerinden ve eski sadrazamlardan Talat Paşa’yı 15 Mart 1921’de Berlin’de öldürdü. Tehleryan, yakalandı ve Alman yargısına teslim edildi.
Bu duruşma, baştan sona bütün ayrıntıları ile incelenmesi gereken bir duruşma olarak dünya tarihine geçti.
Dosya hazırlandı ve duruşma 2 Haziran 1921’de Berlin 3. Eyalet Mahkemesi’nde başladı.
Sanık Soromon Tehleryan, duruşmanın başladığı andan itibaren cinayeti işlediğini gizlemedi. “Talat’ı ben öldürdüm” dedi. Ermeni katil, mahkeme salonunu bir film setine çevirdi. “Yaşadığını” söylediği bir senaryoyu anlatmaya başladı.
Mahkeme Başkanı Lehmberg, duruşmanın ilk anından itibaren cinayetin nasıl işlendiğini ortaya çıkarma ve karar verme yerine, katil Tehleryan’ın hayat hikayesinden başlamasını istedi. Kendisinin ve ailesinin yaşadığını iddia ettiği soykırımı anlatmasını ister.
Böylece, mahkeme bir katilin duruşması olmaktan çıkarılır ve dönemin Dahiliye Nazırı (İçişleri Bakanı) Talat Paşa’nın ve Osmanlı İmparatorluğu’nun yargılanmasına dönüştürülür.
Sanık avukatı Gormon, savunmasını “bir milyon Ermeni’nin öldürülmesi”nin karşılığı üzerine kurdu:
“Silahını kapıp aşağıya inen o değil, binlerce yıl, milyonlarca ölüydü. Taciz ve tecavüze uğramış bir halkın bayrağını, gururu çiğnenmiş ailesinin bayrağını taşıyan biriydi söz konusu olan…..”
“’Sanık cinayet işlemiş midir?’ sorusu doğru değildir. Soru, ‘Sanık işlediği cinayetten dolayı suçlu mudur’ sorusudur.” (*)
Savunma bittikten sonra mahkeme heyeti, ikinci günün sonunda karar için duruşmaya ara verdi ve karar açıklandı:
Başkan Lehmberg kararı açıkladı:
“Sanık beraat etmiştir. Mahkeme masrafları devlet bütçesinden karşılanacaktır.”
Doğan Akhanlı , Talat Paşa Davası Tutanakları, Belge Yayınları 2003, sf.164-165
Ünal TANIK
-
-
Bugün üzerimden silindir geçmiş gibi kalktım.Son iki haftadır böyle bir halet-i ruhiyede'yim.Uyku sersemliğini atmak oldukça zamanımı aldı.:confused:
Neyse gelen tebliği almak için muhtara gittiğimde üzerinde hayli zamandır uğraştığım ve temyize verdiğim davanın müvekkilim lehine bozulduğunu öğrendim.:D
Aslında bu hafta yaşadığım ikinci temyizle ilgili mutluluk oldu bu.Yine benim müvekkili temyiz eden davalının temyiz itirazı reddedildi.:p
İnşallah bütün meslektaşlarımızın ve site üyelerimizin tüm istekleri kabul olur.Haklı olan kazansın derim.
İşte bu mutluluğumu sizle paylaşmak istedim.:)
-
Yazan: 24 - 09 - 2008 : 16.11 - Madmax
-
Yazan: 24 - 09 - 2008 : 16.11 - Madmax
-
Yazan: 24 - 09 - 2008 : 16.11 - Madmax
-
Yazan: 24 - 09 - 2008 : 16.11 - Madmax
-
Yazan: 24 - 09 - 2008 : 16.11 - Madmax
-
Yazan: 24 - 09 - 2008 : 16.11 - Madmax
-
Yazan: 24 - 09 - 2008 : 16.11 - Madmax
-
Yazan: 24 - 09 - 2008 : 16.11 - Madmax
-
Yazan: 24 - 09 - 2008 : 15.50 - Madmax
-
Yazan: 24 - 09 - 2008 : 15.50 - Madmax
-
Yazan: 24 - 09 - 2008 : 14.14 - Nur Deniz
1-Bir gün %100 haklı olduğunuz konuda tartışırken tavrınızdan dolayı özür dilemek zorunda kaldıysanız,
2-Sonuç sizden yana bile olsa bunu anlamanız uzun sürdüyse,
3-Konuşurken elinizi çarpıyor, ya da elinizde ki herhangi bir şeyi farklı yöne fırlatıyorsanız,
4-Gün de en az bir kere bile olsa da mantıklı çözümün dışın da bir cümleyi ,şu şahsa bu konuyu konuşurken şunu da söyleyim derken kendinizi yakalıyorsanız,
5-Uyku probleminiz varsa,
6- Bu aralarda olması gerekenden fazla bir olayı büyüttüyseniz,
7-Günlük yapmanız gereken bir işi bu gün sinirliyim diyerek ertelediyseniz,
8-Artık ne olacaksa olsun cümlesini kuruyorsanız,
9-Vücudunuzda her hangi bir bölgeyi tahriş ettiyseniz,
10-Ses duymak istemiyorsanız,
11-Size sorulandan fazla açıklama yapıyorsanız,
12-Biri size anlamak istiyor ama ne yapsa anlamıyor bakışı atıyorsa,
Siz normal öfke boyutlarının dışındasınız.
Bu durumda olanlar için önerilerinizi bekliyorum.
Sevgi ve saygı ile..
-
Yazan: 24 - 09 - 2008 : 14.14 - Nur Deniz
1-Bir gün %100 haklı olduğunuz konuda tartışırken tavrınızdan dolayı özür dilemek zorunda kaldıysanız,
2-Sonuç sizden yana bile olsa bunu anlamanız uzun sürdüyse,
3-Konuşurken elinizi çarpıyor, ya da elinizde ki herhangi bir şeyi farklı yöne fırlatıyorsanız,
4-Gün de en az bir kere bile olsa da mantıklı çözümün dışın da bir cümleyi ,şu şahsa bu konuyu konuşurken şunu da söyleyim derken kendinizi yakalıyorsanız,
5-Uyku probleminiz varsa,
6- Bu aralarda olması gerekenden fazla bir olayı büyüttüyseniz,
7-Günlük yapmanız gereken bir işi bu gün sinirliyim diyerek ertelediyseniz,
8-Artık ne olacaksa olsun cümlesini kuruyorsanız,
9-Vücudunuzda her hangi bir bölgeyi tahriş ettiyseniz,
10-Ses duymak istemiyorsanız,
11-Size sorulandan fazla açıklama yapıyorsanız,
12-Biri size anlamak istiyor ama ne yapsa anlamıyor bakışı atıyorsa,
Siz normal öfke boyutlarının dışındasınız.
Bu durumda olanlar için önerilerinizi bekliyorum.
Sevgi ve saygı ile..
-
-
Yazan: 24 - 09 - 2008 : 08.07 - Hazar
Hukuk İhtisas Forumları
HİF, Hukukun belirli bir alanına ilgi duyan site üyelerimizin, alan konusu ile ilgili, çalışma, bilgi akışı, bilgi üretme ve ilgili alanda kendini geliştirme yönünde ihtisas forumları. Forumun gayesi; üyelerimizin, ilgi duydukları alanda kendilerini geliştirirken, bir yandan da hukuk camiasına yönelik bir bilgi bankası ve bilgi akışı sağlamalarıdır.
Bu alanda üyelerimiz gerekirse kendi aralarında (sanal ortamda) toplantılar yapabilir, konferans vs. etkinlikler organize edebilir, birlikte belli konularda konuyla ilgili makaleler ve çalışma programları hazırlayabilir, ilgili haber ve gelişmeleri derleyerek forumlarda yayınlayabilirler.
Hukukçu olmayan üyelerimiz de, bilgi, tecrübe veya faaliyetleri ile katkı sağlayacaklarına inanıyorlarsa paylaşımda bulunabilirler
-
Yazan: 24 - 09 - 2008 : 06.17 - Cansu
-
Yazan: 24 - 09 - 2008 : 06.13 - Cansu
-
Yazan: 24 - 09 - 2008 : 06.00 - Cansu
Kırmızı Başlıklı Kız: Anneannesini yiyen kurtla, bu
vahim olaydan 5 yıl sonra sade bir törenle evlendi. Dünya evine
nikâhtan sonra giren Kırmızı Başlıklı Kızın bu mutlu evlilikten Bobi,
Tobi ve Hüsrev adlarında 3 eniği oldu. Eşinin anneannesini yediği
için vicdan azabından geberen Kurt, sonunda tiner ve bali
batağına düşerek intihar etti.
Pamuk Prenses: Kendini öperek uyandıran beyaz atlı
prensin azılı bir beyaz kadın simsarı olduğunu öğrendiğinde onun için
artık çok geçti.
Avrupa'da pek çok kötü yerlerde çalıştıktan sonra
"Smooth on the Water" yani Koy Koy Suyundan da Koy Koy
adlı bir kitap yazarak Orta Çağ Avrupasının fuhuş âlemini anlattı.
Peter Pan: Havada uçan, karada kaçan bu
kahramanımız uçmak ve kaçmakla
bir yere varamayacağını anlayarak tövbeye geldi.
Mistik Doğu'yu merak ederek yollara düşen genç adam,
gezisinin Anadolu durağında çok etkilendiği yurdumuza
yerleşme kararı aldı.
Erciş Pan Turizmin de kurucuları arasında yer alan Peter Pan,
birkaç yıl sonra Hac farizasını yerine getirmek için gittiği kutsal
topraklarda, taşlanan şeytandan seken irice bir taşın omurilik soğanını
ezmesi sonucu hayatını kaybetti. Kabri, Şattülarap'tadır.
Pembe Panter: Şanlı panter ırkının karizmasını
âleme papyon ettiği ve atalarının adını lekelediği iddiasıyla
Kara PanterlerÖrgütü tarafından sokak ortasında hunharca
parçalanarak öldürüldü. Sağlığında pembe rengi yüzünden,
şööle bööleymiş, yumurtaymış, cillopmuş, karpuzmuş,
hötöröfmüş gibi iddialarla karşı karşıya kalan Pembe Panter aynı zamanda
Mazlum-Der Kuzey Amerika Şubesi üyesiydi.
Heidi: Çizgi filmde Dedesi rolünde oynayan
aksakallı, nur yüzlü, tevekkül adamı kisvesine bürünmüş ihtiyar oyuncu Hans
Manfred Singer tarafından mesajlı tacize uğradığı iddiasıyla film
şirketiyle olan anlaşmasını feshetti. İhtiyar Oyuncu her ne kadar, O
mesajları,kendisini torun rolüne motive etmek için ben
gönderdim. Bunu Peter'e de yaptım, Klara'ya da,
öbür kızlara da dediyse de kimseyi inandıramadı.
Genç ve çıtır formatındaki Heidi, 1975
yılında Almanya'da yaşayan Becayiş İstempele adlı Pülümürlü
bir gurbetçimizle evlenerek Türkiye'ye yerleşti. Ömercik Aslan
Parçası,Kezban Paris'te ve 3 Süpermenler İsmail Dürüt'e Karşı gibi
filmlerde yardımcı kadın oyuncu rollerine çıktığında ise o eski
şöhretinden eser kalmamıştı. Heidi, 1983 yılında Şile'deki evinde, 5
numara örgü şişini şah damarına sokarak intihar etmiş olarak bulundu.
Red Kit: Vahşi Batı'nın bu gözü pek kovboyu,
Dalton Kardeşlerin ortancalarından Vilyım'la uygunsuz bir pozisyonda
yakalandı. Sevenleri tarafından linç edilmek istenirken son anda kaçmayı
başaran Red, 1895 yılında atı Düldül'ü Masaçuset Sucuk Pastırma ve Et
Mamulleri Fabrikasına satarak küçük bir kanoyla Amerika'danMalezya'ya kaçtı.
Bir daha da izine rastlanamadı.
Keloğlan: Can Kızla evlendikten 3 yıl sonra
şiddetli geçimsizlikten ayrıldılar. Benzini Şelden, Akılı Kelden düsturunun
yaratıcısı olan Keloğlan, kahramanlık dünyasından ayrıldıktan sonra
bozacılık, şıracılık, tellaklık gibi işlere girip çıktı. Bir dönem Yeniçeri
Ocağına kaydını yaptıran kahramanımız, Fındıkkurdu 1 adlı askeri
tatbikatta kafasına mancınık taşı çarpmasıyla eğitim zayiatı oldu.
Cin Ali: Asıl adı Fehim Bilgeyts'tir. Çizgi diziden
ayrılmasının ardından, Bunca Yıl Nasıl Çiroz Kaldım adlı bir diyet
kitabı yazdı. Bu eseri, dönemin Hükümeti tarafından toplatılan
Fehim Bilgeyts, İstanbul DGM'de yargılanarak cezaevine konuldu. Cin
Ali dizisinde oynadığı yıllarda, rol arkadaşı olan Karagözlü
Kuzu'yu mangal yaparak eşini dostunu rakı alemine çağırdığı ve dostunun
derisini Türk Hava Kurumu'na vermediği iddiaları yüzünden zor durumda
kaldı. Bir dönem Beşiktaş'ta futbol da oynayan Bilgeyts, daha sonra
Deli Yürek, Deli Dumrul, Baba Evi ve Ali Veli Kırk dokuz Elli gibi
önemli TV dizilerinin senaryosunu kaleme aldı.
Kızıl maske: Ormanda 10 kaplan gücünde olduğunu
ispat etmek için Show TVyi arayıncaya kadar harbiden de ormanın en kuul, en
gizemli, en delikanlı şahsiyetlerinden biriydi. Yıllarca rantını
yediği 10 kaplan gücündeyim bilaaader tribinin sonu artık gelmişti.
Baseniyle beşe on dilme üzerinden 20'lik çivi söktüğünü iddia eden
Malatyalı Berber Cebrail Künefe ile karıştırılarak canlı yayında
kendisinden çivileri sökmesi istendi. Bu arada Kızıl maske zannedilerek
arenaya sürülen Cebrail de kaplanlar tarafından lime lime
parçalanmaktaydı. Bu olaydan sonra bir daha insan içine çıkamayan Kızıl maske,
ormanın en denyo çocuğu olarak hayvanat ve nebatatın hafızalarına kazındı
Alıntıdır.
-
Yazan: 24 - 09 - 2008 : 04.33 - Beran
Bir sitenin veya apartmanın olagan genel kurulunda alınan "Sitemizde hane başına düşen aidat yıllık xx YTLdir. Bu aidat 12 taksitte her ayın 20.günü ödenir. Ancak kat maliki 2 aylık aidatını ödemediyse dönem sonuna kadar kalan tüm aidatlar muaccelliyet kesbeder" şeklinde madde geçerli midir? Buna dayanarak takip yapılabilir mi?
-
Yazan: 24 - 09 - 2008 : 04.01 - Hazar
Zaman zaman olur ya ben de kaybediyorum umudumu. Umutsuz umutsuz bakıyorum boşluğa. Mümkün değil artık. Nasıl düzelir ki bozulan? Nasıl yapılır ki kırılan ? Gözümün önüne bazen filmlerdeki o sahne gelir, hiç umut yok mu doktor bey?! Doktorun büyük bir teslimiyet ve tevekkülle; Allah’tan ümit kesilmez diyişi beynimde şaklar kırbaç gibi.
Sevdiğiniz insanlar için umudunuzu asla yitirmek istemezsiniz. Bu insanın mümkün olmasa bile kabul etmek istemediği bir duygudur. Belki de bu, sevginin o inanılmaz gücünden kaynaklanıyordur.
Aslında hep ümitle yaşamak isteriz biz. Ne kadar umutsuz gözüksekte, kendimize hiç umut kalmadı desek bile içimizde bir ses, hatta o ses çok sessiz bile olsa sanki bir umut varmış hissi verir bize. Yoksa zaten yaşamak imkansızlaşır belki..
Dostlarımızdan ümidimizi yitirmek ise başlı başına önemli bir sorundur.
Dostlarımız belki bize kısa bir süre kırılır ama bu ebediyen sürmez.
Ümitle yaşamak istiyorum ben.
Sevginin inanılmaz gücüne inanarak..
-
Yazan: 23 - 09 - 2008 : 23.48 - Madmax
-
Yazan: 23 - 09 - 2008 : 16.03 - Madmax
-
Yazan: 23 - 09 - 2008 : 16.03 - Madmax
-
Yazan: 23 - 09 - 2008 : 16.03 - Madmax
-
Yazan: