Yazan: 27 - 05 - 2008 : 16.42 - Admin
27 Mayıs 2008
Mehmet Altan
Bugün 27 Mayıs 1960 Darbesi’nin yıl dönümü... Ve soru ÅŸu:
‘Menderes’i kim devirdi?’
İsterseniz, gelin cevabı 1986 yılında yayınladığım ‘Süperler ve Türkiye’ adlı kitabımın 99. sayfasından itibaren okuyalım:
1961 yılında yapılacak olan genel seçimler için dönemin başbakanı, çıktığı gezilerde, halka alım gücünün artırılacağını söylemektedir.
Ayrıca yeni yatırımlar vaat etmektedir.
Nitekim 1960 yılının mayıs ayında seçimler için verilen bu yatırım sözlerinin bir kısım ödenekleri 1960 bütçesine dáhil edilmiş ve bütçe bu nedenle 387 milyon TL açık vermiştir.
Bu açığın Batı kaynaklarından karşılanması söz konusu değildir.
Batının saÄŸlayamayacağı dış fonları bulmak için Adnan Menderes ve iktidarı gözlerini Sovyetler BirliÄŸi’ne çevirmiÅŸtir. Ancak, 27 Mayıs Devrimi ile Batının çok tehlikeliÈ bulduÄŸu bu giriÅŸim önlenmiÅŸ olacaktır.
* * *
Olay daha sonraları, dönemin aktif ve öndeki diplomatlarının anılarına da yansıyacaktır, bunların anlamlı ve kısa bir özeti şöyledir:
‘... Zorlu’nun, Amerikalılarla, yardım meselesinden arası açılmıştı. Yeni krediler için çare arıyordu.
Bir sabah, odasında onu, çok dalgın ve düşünceli buldum.
O tarihte bloklararası ‘yumuÅŸama’ baÅŸlamış ya, baÅŸta ABD, bütün NATO ülkeleri SSCB İle yakın alışveriÅŸ iliÅŸkilerine giriyorlar, ‘ayağını sürüyen’ sadece Türkiye.
Semih Günver ortaya bir fikir atıyor:
‘...Biz niçin bazı yatırım projelerini Moskova’ya finanse ettirmiyoruz?
Böylece belki Amerikalıları da harekete geçirir, yardıma teşvik edebiliriz.
(Zorlu’nun) galiba bu fikre aklı yattı.
BaÅŸbakanla görüşmüş, meseleyi derinleÅŸtirmiÅŸler: 1960 Temmuzunda Moskova’ya gitmek, hem siyasi, hem iktisadi görüşmeler yapmak kararını almışlar...’
* * *
O dönemin Tahran Büyükelçisi Mahmut Dikerdem, hatıralarında, Moskova ziyaretinin anlamını, F.R. Zorlu’nun, kendisine şöyle açıkladığını naklediyor:
. evet bu ziyaret, dış politikamızda bir dönüm noktası olabilir, çünkü ‘soÄŸuk savaÅŸ’ döneminde ABD’nin müttefiki olmanın gereÄŸi, SSCB ile iliÅŸkilerimizi, alçak düzeyde tutmaktı.
Mademki ABD, Moskova ile diyalog kurmanın kendileri için zamanı geldiğine inandılar; bizim de vakit yitirmeden, SSCB ile normal ve giderek dostça ilişkiye yönelmemiz zorunludur.
Moskova ziyaretini Amerikalılara danışmadan düzenledik, çünkü danışırsak, engellemek isteyeceklerini biliyorduk. Sovyetler önerimizi hemen kabul ettiÄŸi gibi...’
* * *
İşin arkasını, yine Semih Günver’den dinleyelim: ‘... Ankara’daki ABD ElçiliÄŸine niyetlerimiz hakkında, gerekli bilgiler verildi. Görünüşte normal karşıladılar.
(Oysa) CIA’nın derhal harekete geçtiÄŸi, ziyareti önlemeye çalıştığı intibaı alındı.
Washington, Moskova ziyaretinden hiç mi hiç hoÅŸlanmamıştı. 1947’den beri ABD’nin dümen suyuna girmiÅŸ bir ülkenin hükümeti,, ilk kez kendi başına harekete tevessül ediyordu.
Amerikalılar, Rıza Åžah Pehlevi’yi uyardılar. Türkiye nereye gidiyordu?...’
Lafı uzatmaya ne hacet, bildiÄŸiniz gibi Menderes ve Zorlu’nun 15 Temmuz 1960 Moskova ziyareti gerçekleÅŸmemiÅŸtir: Ankara, sadece öteki NATO müttefiklerinin yaptığını yapmak istemiÅŸti; oysa ABD’nin gözünde onun yeri, onun statüsü demek baÅŸkaydı: BaÅŸka ve aÅŸağı!’ * * *
Türkiye’deki ‘kökü’ içerde sanılan büyük siyasal çalkantıları ‘yeryüzü konjonktürüne’ bakmadan anlamak mümkün deÄŸil...
İşte onların çok dramatik olan bir tanesinin yıl dönümü bugün...
Menderes’i kim devirdi?
Cevap yukarda...