-
MADDE 88. - Gebe veya çocuk emziren kadınların hangi dönemlerde ne gibi işlerde çalıştırılmalarının yasak olduğu ve bunların çalışmalarında sakınca olmayan işlerde hangi şartlar ve usullere uyacakları, ne suretle emzirme odaları veya çocuk bakım yurdu (kreş) kurulması gerektiği Sağlık Bakanlığının görüşü alınarak Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından hazırlanacak bir yönetmelikte gösterilir.
Çeşitli yönetmelikler
MADDE 89. - Sağlık Bakanlığının görüşü alınarak Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı;
a) Ağır ve tehlikeli işlerden başka işler için de işçilerin işe başlamadan hekim muayenesinden geçirilmelerini,
b) Bazı işlerde çalışan işçilerin belirli sürelerde genel olarak sağlık muayenesinden geçirilmelerini,
c) Çeşitli veya bir kısım işlerde çalışan işçilerin sağlık durumlarının aksaması, yaptıkları işin ürünlerine ve genel sağlığa yahut birlikte çalıştıkları öteki işçilere zararlı olursa, bu gibilerin o işlerden çıkarılmalarını,
d) Ne durumda ve ne gibi şartları haiz olan işyerlerinde banyo, uyku, dinlenme ve yemek yerleri ile işçi evleri ve işçi eğitimi yerleri yapılmasını,
Öngören yönetmelikler hazırlayabilir.
-
MADDE 87. - Ondört yaşından onsekiz yaşına kadar (onsekiz dahil) çocuk ve genç işçilerin işe alınmalarından önce işyeri hekimi, işçi sağlığı dispanserleri, bunların bulunmadığı yerlerde sırası ile en yakın Sosyal Sigortalar Kurumu, sağlık ocağı, hükümet veya belediye hekimlerine muayene ettirilerek işin niteliğine ve şartlarına göre vücut yapılarının dayanıklı olduğunun raporla belirtilmesi ve bunların onsekiz yaşını dolduruncaya kadar altı ayda bir defa aynı şekilde doktor muayenesinden geçirilerek bu işte çalışmaya devamlarına bir sakınca olup olmadığının kontrol ettirilmesi ve bütün bu raporların işyerinde saklanarak yetkili memurların isteği üzerine kendilerine gösterilmesi zorunludur. Sosyal Sigortalar Kurumu işe ilk giriş muayenesini yapmaktan kaçınamaz.
Birinci fıkrada yazılı hekimlerce verilen rapora itiraz halinde, işçi en yakın Sosyal Sigortalar Kurumu hastanesi sağlık kurulunca muayeneye tabi tutulur, verilen rapor kesindir.
Bu raporlar damga vergisi ve her çeşit resim ve harçtan muaftır.
-
MADDE 85. - Onaltı yaşını doldurmamış genç işçiler ve çocuklar ağır ve tehlikeli işlerde çalıştırılamaz.
Hangi işlerin ağır ve tehlikeli işlerden sayılacağı, kadınlarla onaltı yaşını doldurmuş fakat onsekiz yaşını bitirmemiş genç işçilerin hangi çeşit ağır ve tehlikeli işlerde çalıştırılabilecekleri Sağlık Bakanlığının görüşü alınarak Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca hazırlanacak bir yönetmelikte gösterilir.
Ağır ve tehlikeli işlerde rapor
MADDE 86. - Ağır ve tehlikeli işlerde çalışacak işçilerin işe girişinde veya işin devamı süresince en az yılda bir, bedence bu işlere elverişli ve dayanıklı oldukları işyeri hekimi, işçi sağlığı dispanserleri, bunların bulunmadığı yerlerde sırası ile en yakın Sosyal Sigortalar Kurumu, sağlık ocağı, hükümet veya belediye hekimleri tarafından verilmiş muayene raporları olmadıkça, bu gibilerin işe alınmaları veya işte çalıştırılmaları yasaktır. Sosyal Sigortalar Kurumu işe ilk giriş muayenesini yapmaktan kaçınamaz.
İşyeri hekimi tarafından verilen rapora itiraz halinde, işçi en yakın Sosyal Sigortalar Kurumu hastanesi sağlık kurulunca muayeneye tabi tutulur, verilen rapor kesindir.
Yetkili memurlar isteyince, bu raporları işveren kendilerine göstermek zorundadır.
Bu raporlar damga vergisi ve her çeşit resim ve harçtan muaftır.
-
MADDE 84. - İşyerine sarhoş veya uyuşturucu madde almış olarak gelmek ve işyerinde alkollü içki veya uyuşturucu madde kullanmak yasaktır.
İşveren; işyeri eklentilerinden sayılan kısımlarda, ne gibi hallerde, hangi zamanda ve hangi şartlarla alkollü içki içilebileceğini belirleme yetkisine sahiptir.
Alkollü içki kullanma yasağı;
a) Alkollü içki yapılan işyerlerinde çalışan ve işin gereği olarak üretileni denetlemekle görevlendirilen,
b) Kapalı kaplarda veya açık olarak alkollü içki satılan veya içilen işyerlerinde işin gereği alkollü içki içmek zorunda olan,
c) İşinin niteliği gereği müşterilerle birlikte alkollü içki içmek zorunda olan,
İşçiler için uygulanmaz.
-
MADDE 83. - İşyerinde iş sağlığı ve güvenliği açısından işçinin sağlığını bozacak veya vücut bütünlüğünü tehlikeye sokacak yakın, acil ve hayati bir tehlike ile karşı karşıya kalan işçi, iş sağlığı ve güvenliği kuruluna başvurarak durumun tespit edilmesini ve gerekli tedbirlerin alınmasına karar verilmesini talep edebilir. Kurul aynı gün acilen toplanarak kararını verir ve durumu tutanakla tespit eder. Karar işçiye yazılı olarak bildirilir.
İş sağlığı ve güvenliği kurulunun bulunmadığı işyerlerinde talep, işveren veya işveren vekiline yapılır. İşçi tesbitin yapılmasını ve durumun yazılı olarak kendisine bildirilmesini isteyebilir. İşveren veya vekili yazılı cevap vermek zorundadır.
Kurulun işçinin talebi yönünde karar vermesi halinde işçi, gerekli iş sağlığı ve güvenliği tedbiri alınıncaya kadar çalışmaktan kaçınabilir.
İşçinin çalışmaktan kaçındığı dönem içinde ücreti ve diğer hakları saklıdır.
İş sağlığı ve güvenliği kurulunun kararına ve işçinin talebine rağmen gerekli tedbirin alınmadığı işyerlerinde işçiler altı iş günü içinde, bu Kanunun 24 üncü maddesinin (I) numaralı bendine uygun olarak belirli veya belirsiz süreli hizmet akitlerini derhal feshedebilir.
Bu Kanunun 79 uncu maddesine göre işyerinde işin durdurulması veya işyerinin kapatılması halinde bu madde hükümleri uygulanmaz.
-
MADDE 82. - Bu Kanuna göre sanayiden sayılan, devamlı olarak en az elli işçi çalıştıran ve altı aydan fazla sürekli işlerin yapıldığı işyerlerinde işverenler, işyerinin iş güvenliği önlemlerinin sağlanması, iş kazalarının ve meslek hastalıklarının önlenmesi için alınacak önlemlerin belirlenmesi ve uygulanmasının izlenmesi hizmetlerini yürütmek üzere işyerindeki işçi sayısına, işyerinin niteliğine ve tehlikelilik derecesine göre bir veya daha fazla mühendis veya teknik elemanı görevlendirmekle yükümlüdürler.
İş güvenliği ile görevli mühendis veya teknik elemanların nitelikleri, sayısı, görev, yetki ve sorumlulukları, eğitimleri, çalışma şartları, görevlerini nasıl yürütecekleri, Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliğinin görüşü alınarak Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca çıkarılacak bir yönetmelikle düzenlenir.
-
MADDE 80. - Bu Kanuna göre sanayiden sayılan, devamlı olarak en az elli işçi çalıştıran ve altı aydan fazla sürekli işlerin yapıldığı işyerlerinde her işveren bir iş sağlığı ve güvenliği kurulu kurmakla yükümlüdür.
İşverenler iş sağlığı ve güvenliği kurullarınca iş sağlığı ve güvenliği mevzuatına uygun olarak verilen kararları uygulamakla yükümlüdürler.
İş sağlığı ve güvenliği kurullarının oluşumu, çalışma yöntemleri, ödev, yetki ve yükümlülükleri Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca hazırlanacak bir yönetmelikte gösterilir.
İşyeri hekimleri
MADDE 81. - Devamlı olarak en az elli işçi çalıştıran işverenler, Sosyal Sigortalar Kurumunca sağlanan tedavi hizmetleri dışında kalan, işçilerin sağlık durumunun ve alınması gereken iş sağlığı ve güvenliği önlemlerinin sağlanması, ilk yardım ve acil tedavi ile koruyucu sağlık hizmetlerini yürütmek üzere işyerindeki işçi sayısına ve işin tehlike derecesine göre bir veya daha fazla işyeri hekimi çalıştırmak ve bir işyeri sağlık birimi oluşturmakla yükümlüdür.
İşyeri hekimlerinin nitelikleri, sayısı, işe alınmaları, görev, yetki ve sorumlulukları, eğitimleri, çalışma şartları, görevlerini nasıl yürütecekleri ile işyeri sağlık birimleri, Sağlık Bakanlığı ve Türk Tabipleri Birliğinin görüşü alınarak Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından çıkarılacak bir yönetmelikte düzenlenir.
-
MADDE 79. - Bir işyerinin tesis ve tertiplerinde, çalışma yöntem ve şekillerinde, makine ve cihazlarında işçilerin yaşamı için tehlikeli olan bir husus tespit edilirse, bu tehlike giderilinceye kadar işyerlerini iş sağlığı ve güvenliği bakımından denetlemeye yetkili iki müfettiş, bir işçi ve bir işveren temsilcisi ile Bölge Müdüründen oluşan beş kişilik bir komisyon kararıyla, tehlikenin niteliğine göre iş tamamen veya kısmen durdurulur veya işyeri kapatılır. Komisyona kıdemli iş müfettişi başkanlık eder. Komisyonun çalışmaları ile ilgili sekretarya işleri bölge müdürlüğü tarafından yürütülür.
Askeri işyerleri ile yurt emniyeti için gerekli maddeler üretilen işyerlerindeki komisyonun yapısı, çalışma şekil ve esasları Milli Savunma Bakanlığı ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca birlikte hazırlanacak bir yönetmelikle belirtilir.
Bu maddeye göre verilecek durdurma veya kapatma kararına karşı işverenin yerel iş mahkemesinde altı iş günü içinde itiraz etmek yetkisi vardır.
İş mahkemesine itiraz, işin durdurulması veya işyerinin kapatılması kararının uygulanmasını durdurmaz.
Mahkeme itirazı öncelikle görüşür ve altı iş günü içinde karara bağlar. Kararlar kesindir.
Bir işyerinde çalışan işçilerin yaş, cinsiyet ve sağlık durumları böyle bir işyerinde çalışmalarına engel teşkil ediyorsa, bunlar da çalışmaktan alıkonulur.
Yukarıdaki fıkralar gereğince işyerlerinde işçiler için tehlikeli olan tesis ve tertiplerin veya makine ve cihazların ne şekilde işletilmekten alıkonulacağı ve bunların ne şekilde yeniden işletilmelerine izin verilebileceği, işyerinin kapatılması ve açılması, işin durdurulmasına veya işyerinin kapatılmasına karar verilinceye kadar acil hallerde alınacak önlemlere ilişkin hususlar ile komisyonda görev yapacak işçi ve işveren temsilcilerinin nitelikleri, seçimi, komisyonun çalışma şekil ve esasları Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından hazırlanacak bir yönetmelikte gösterilir.
Bir işyerinin kurulmasına ve işletilmesine izin verilmiş olması 78 inci maddede öngörülen yönetmelik hükümlerinin uygulanmasına hiçbir zaman engel olamaz.
Bu maddenin birinci fıkrası gereğince makine, tesisat ve tertibat veya işin durdurulması veya işyerinin kapatılması sebebiyle işsiz kalan işçilere işveren ücretlerini ödemeye veya ücretlerinde bir düşüklük olmamak üzere meslek veya durumlarına göre başka bir iş vermeye zorunludur.
-
Sağlık ve güvenlik tüzük ve yönetmelikleri
MADDE 78. - Sağlık Bakanlığının görüşünü alarak Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı işyerlerinde iş sağlığı ve güvenliği önlemlerinin alınması, makineler, tesisat, araç ve gereçler ile kullanılan maddeler sebebiyle ortaya çıkabilecek iş kazaları ve meslek hastalıklarının önlenmesi, yaş, cinsiyet ve özel durumları sebebiyle korunması gereken kişilerin çalışma şartlarının düzenlenmesi amacıyla tüzük ve yönetmelikler çıkarır.
Ayrıca bu Kanuna tabi işyerlerinde, işçi sayısı, genişlik, yapılan iş, işin özellikleri, ağırlık ve tehlikesi bakımından hangi işyerleri için kurulmaya başlamadan önce planların Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının yetkili teşkilatına gösterilerek kurma izni alınacağı bu işyerleri kurulduktan sonra yine aynı makama başvurularak işletme belgesi alınması gerekeceği, Sağlık Bakanlığının görüşü alınarak Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından hazırlanacak bir yönetmelikle belirlenir.
-
İşverenlerin ve işçilerin yükümlülükleri
MADDE 77. - İşverenler işyerlerinde iş sağlığı ve güvenliğinin sağlanması için gerekli her türlü önlemi almak, araç ve gereçleri noksansız bulundurmak, işçiler de iş sağlığı ve güvenliği konusunda alınan her türlü önleme uymakla yükümlüdürler.
İşverenler işyerinde alınan iş sağlığı ve güvenliği önlemlerine uyulup uyulmadığını denetlemek, işçileri karşı karşıya bulundukları mesleki riskler, alınması gerekli tedbirler, yasal hak ve sorumlulukları konusunda bilgilendirmek ve gerekli iş sağlığı ve güvenliği eğitimini vermek zorundadırlar. Yapılacak eğitimin usul ve esasları Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir.
İşverenler işyerlerinde meydana gelen iş kazasını ve tespit edilecek meslek hastalığını en geç iki iş günü içinde yazı ile ilgili bölge müdürlüğüne bildirmek zorundadırlar.
Bu bölümde ve iş sağlığı ve güvenliğine ilişkin tüzük ve yönetmeliklerde yer alan hükümler işyerindeki çıraklara ve stajyerlere de uygulanır.
-
Yönetmelikler
MADDE 76. - Nitelikleri gereği günlük ve haftalık çalışma sürelerinin 63 üncü maddede öngörüldüğü şekilde uygulanması mümkün olmayan iş ve işyerlerinde çalışma sürelerinin günlük yasal çalışma süresini aşmayacak şekilde ve en çok altı aya kadar denkleştirme süresi tanınarak uygulanmasını sağlayacak usuller Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca hazırlanacak yönetmeliklerle düzenlenir.
Nitelikleri dolayısıyla devamlı çalıştıkları için durmaksızın birbiri ardına işçi postaları çalıştırılarak işletilen yahut nöbetleşe işçi postaları ile yapılan işlerde, çalışma sürelerine, hafta tatillerine ve gece çalışmalarına ve çalışma ortasındaki zorunlu dinlenmelere dair özel usul ve esaslar Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca hazırlanacak yönetmeliklerle düzenlenir.
-
Yönetmelikler
MADDE 76. - Nitelikleri gereği günlük ve haftalık çalışma sürelerinin 63 üncü maddede öngörüldüğü şekilde uygulanması mümkün olmayan iş ve işyerlerinde çalışma sürelerinin günlük yasal çalışma süresini aşmayacak şekilde ve en çok altı aya kadar denkleştirme süresi tanınarak uygulanmasını sağlayacak usuller Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca hazırlanacak yönetmeliklerle düzenlenir.
Nitelikleri dolayısıyla devamlı çalıştıkları için durmaksızın birbiri ardına işçi postaları çalıştırılarak işletilen yahut nöbetleşe işçi postaları ile yapılan işlerde, çalışma sürelerine, hafta tatillerine ve gece çalışmalarına ve çalışma ortasındaki zorunlu dinlenmelere dair özel usul ve esaslar Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca hazırlanacak yönetmeliklerle düzenlenir.
-
Yaşamak değil bizi bu telaş öldürecek,
Bırakın Paris'te ılık rüzgarlarla
Taratmayı saçlarımızı,
Sevgilimizle doyasıya sohbet bile edemedik biz,
Gözümüz saatte söyleştik hep,
Koşuşur gibi seviştik, yarışır gibi çalıştık.
Hep yetişilecek bir yerler vardı,
Aranacak adamlar, yapılacak işler,
Bir sonraki günün telaşı,
Bir öncekinin terine bulaştı,
Başkalarının hayatı bizimkini aştı,
Kör karanlıkta çalar saat sesi,
Kuşluk vakti kızarmış ekmek kokusu,
Veya yavuklu öpücüğü ile uyanma düşlerini,
Hababam erteledik,
20 li yaşlardan 30 lara kurduk saatin alarmını.
30 lardan 40 lara, sonra 50 lere
Öyle yanlış kurgulanmış ki hayat,
Kuşlukta uyuma imkanı sunduğunda size,
Artık uyku girmez oluyor gözlerinize,
Doyasıya söyleşmek, telaşsız sevişmek
İmkanına kavuştuğunuzda,
Söyleşecek sevişecek kimse kalmıyor yanınızda
Özenle yarına sakladığınız
Bir sarı lira gibi ömrünüz,
Vakti gelip te sandıktan çıkarttığınızda,
Birde bakıyorsunuz ki
Tedavülden kalkmış, , , ,
Çok sevdiğim bir şiir. Yazanın yüreğine sağlık.
-
Ne garip; yeni yeni farkediyorum ki, çocukları anne olunca çocuklaşıyor anneler... Ve insan, zamanın
nasıl insafsız bir öğütücü olduğunu bu rol değişiminde anlıyor. Eminim karnındaki ilk tekmemden, hatta
doktorların
'Bundan sonra ağır kaldırmak yok' müjdesinden beridir iki kişilik yaşıyorsun yaşamı...
Doğum odasında bir küçük el saçlarına tutununca değişti herşey ve o el, o saçtan hiç eksik olmasın
istedin.
Kimbilir kaç geceyi karyola başuçlarında derin iç çekişler dinleyip hüzünlenerek uykusuz geçirdin, kaç
emzirme seansında bitkin uyuyakaldın. O gün bugündür hayatı, bir toprakla çiçeği kadar ortak üretiyor,
tüketiyoruz.
Yolboyu, kusurlarını hiç görmedik birbirimizin, yeteneklerimizi abarttık karşılıklı; toz kondurmadık
üzerimize, kol kanat gerdik... Ben dünyanın en iyi evladıydım, sense tarihin en iyi annesi... Her çığlıkta
başucumda biteceğini bilmenin güveniyle büyüdüm. Her derdimde benden çok dertleneceğini
bilmenin o bencil alışkanlığıyla ayakta kaldım.
Sevginle donandım...
Ama sonra birden o korkunç çark devreye girdi ve yaşamın acımasız kuralı işledi ;
Büyüdüm... Senin kollarında 'sen'den habersiz, bambaşka bir 'ben' çıktı ortaya. Bazen o eski 'ben' e hiç
benzemeyen bir 'ben'... Çünkü farkettim ki anlattığın masalların yaşamda karşılığı yokmuş. Kızlar bir
prens umuduyla kurbağaları öpedursun, ben her yalanda burnumu yokladım. Şaşırdım. Bostandaki
lahanaların, ısırılmış lahanaların ve benzeri pastoral ninnilerin modasının geçtiğini gördüm sokakta...
Söyleyemedim sana...
'Yaşamın değiştiğini, eski tecrübelerin artık eskisi kadar geçerli olmadığını' anlatan kitapları salonun
ortasında açık bıraktım, açıp okuyasın diye...
Her kuşağın o vazgeçilmez ikilemi depreşti yeniden; 'Devir de amma değişti' diye yakınırken sen; ben
ilginle boğulduğumdan dertlendim. Bir yerim yaralandığında 'Anam görürse ne kadar üzülür' diye
gizlemeye çalışmak küçük bir çocuk için nasıl bir yüktür bilir misin? Acından çok onda yaratacağın acı,
acıtır canını...
Oysa ne çok acılar paylaştık seninle...
Ve ne çok sevinçler yaşadık beraber...Nasıl dar günlerde yardıma koşup, kaç şenliğine ortak olduk
birbirimizin? ... Lakin artık kafesten uçma vaktiydi. 'Danaların girdiği bostan' da ayakta kalabilmenin
yolu, tek başına kanat çırpmayı öğrenmekten geçiyordu.
Yargıladık birbirimizi bir dönem...Sorguladık... Sen bana eş dost çocuklarını örnek gösterdikçe, ben
seni eş dost ebeveynleriyle kıyaslar oldum. Sen her sohbete 'Bizim çocukluğumuzda...' diye başladıkça
ben, değişen takvim yapraklarını koydum önüne...
Nasıl da zalim bir çark bu değil mi? Doğuyor, doğuruyor ve günün birinde yuvadan uçacağını bile bile
koca bir ömrü karşılıksız veriyorsun... ...Ve hayat birden ıssız bir adaya dönüşüveriyor. Sonrası kâh bir
kapı zili beklentisi, kâh bir mektup, kâh bir telefon sesi... Gizliden gizliye özlenen bir torun müjdesi...
Fotoğraflar sarardıkça solan bir yaşam ve uzaklaştıkça yakınlaştığımız bir mazinin geri dönmez anıları...
Yazılarla konuştuk öyle zamanlarda...Bakışlarla anlaştık. Ağlaştık birbirimizden gizleyerek acılarımızı...
Bir mimikle özleştik, bir gülüşle kavuştuk. Ben büyürken seni de büyüttüm.
Şimdi çok daha iyi anlıyoruz birbirimizi...
Çünkü küçücük bir el saçlarımı kavrıyor geceleri...
Karyola başlarında uykusuz geceler geçiriyorum.
Pastoral ninnilerle büyütüyoruz oğlumu;
yalancı çocukların burunları uzuyor masallarda, öpülen kurbağalar prens oluyor.
...Ve yaşamın değiştiğini, eski tecrübelerin geçersizleştiğini anlatan kitapları kaldırıyoruz salondan gizli
gizli... O korkunç çark, acımasız bir hızla dönmeye devam ediyor. Zaman, öğütüyor kuşakları... İnsan
ancak mahrum kalınca anlıyor sevginin değerini...Bense sevginden mahrum kalmaya fazla
dayanamayacağımı biliyorum.
O yüzden bu Anneler Günü'nde sana upuzun bir ömür diliyorum.
Hem biliyor musun? 'SENİ ÇOK SEVİYORUM'......
Can Dündar
-
Davacı davalı işverene ait işyerinde çalışırken cep telefonu ile görüşme yapmıştır. Davalı işveren "işçi sağlığı ve güvenliği açısından işyerinde cep telefonu taşıma ve konuşma yasağına" ilişkin 27.10.2000 tarihli iç talimnameyi gerekçe göstererek iş aktini 8.11.2000 tarihinde feshetmiştir.
Her ne kadar davacı işçinin cep telefonu taşıma ve görüşme şeklindeki eylemi iş yeri talimnamesine aykırı ise de; Davacının bu yöndeki ilk kusurlu hareketi olması eşinin rahatsız olması sebebiyle cep telefonunu yanında taşıdığı şeklindeki savunması yasanın olağan akışı içerisinde mümkün olabilir. Fesih 4 yıldan ziyade hizmeti olan bir işçi için günümüz ekonomik şartlarıda dikkate alındığında ağır bir sonuçtur. Cezanın eyleme orantılı olması gerekir.
Tanık anlatımlarından da çalışmaya fiilen başlamadan eylemin vukubulduğuda nazara alınarak ihbar ve kıdem tazminatı isteklerinin hüküm altına alınması gerekirken sair gerekçelerle reddi bozmayı gerektirmiştir. Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 19.11.2003 gününde oybirliği ile karar verildi. YARGITAY 9. HD E. 2003/6268 K. 2003/19546 T. 19.11.2003
-
Kadının biri Maldivlerde bir kumsalda yürürken ayağı eski bir lambaya takılmış, kadın lambayı kumların içinden çıkarmış, ovalamış lambayı.
Lambadan cin çıkmış. Kadın hemen
-Üç hakkım var değil mi? diye sormuş.
-Tamam, tamam. Beni lambadan kurtardın vs vs vs. .. ama yüksek enflasyon, iç piyasadaki daralma , üçüncü dünya ülkelerindeki düşük maaÅŸ oranları ve Güney Asya’daki Tsunami felaketi yüzünden sadece sana bir dilek hakkı verebilirim, demiÅŸ.
-Evet söyle! nedir dileğin ?
Kadın hiç tereddüt etmeden, cebinden bir harita çıkararak
-Orta DoÄŸu’da barış istiyorum. Bu haritadaki ülkeleri görüyor musun? Bu ülkelerin birbiriyle savaÅŸmayı bırakmasını barışın tesis edilmesini diliyorum.
Cin haritaya bakmış ve dehşetle :
-Tanrı aşkına Kadın! Bu ülkeler binlerce yıldır savaşıyorlar. Tamam işimde iyiyim ama o kadar da değil! Bunun yapılabileceğini sanmıyorum. Başka bir dilekte bulun.
Kadın birkaç dakika düşünmüş ve
-Hayatım boyunca doğru erkeği bulamadım, bilirsin; hem düşünceli hem karizmatik hem eğlenceli biri, mutfağı sevecek, ev işlerinde yardım edecek, işinde kaplan, annemin yanında kuzu olacak, sürekli futbol izlemeyecek ve ömür boyu sadık olacak erkek diliyorum, demiş.
Cin derin bir iç çekmiş:
-Uzat şu kahrolası haritayı.
-
Ayakkabıcı : ah sevdiceğim sensiz hayat bana bi numara küçük geldi, kalbimi vurdu, su toplattı hop hop hoplattı, canım yanıyor ne olur dön..
Bilgisayarcı: açtım kapadım kendimi yine de düzelemedim sensiz.. printerım ol yaz beni yarım yarım..
Moderator: senden kilitli bir topicim olsun istiyorum sevgilimm tam bizim mod'a göre göre...
Müzisyen : kalbimin sol anahtarı, yarımlık notam, bu porte var ya.. sana feda olsun
Kasap: senin o bakışların yarim, iki kere çekilmiş kıyma gibi lap diye yapıştırır tezgaha beni.. sinirlerim ayıklanır sesini duyunca.. ben seninim artık, ister inegöl köfte yap beni ister cızbız..
Şoför: tepnemi kaybettim sen benden gittin gideli.......
Avukat: itiraz ediyorum sayın aşkım.....böğrüm müvekkil misali yanmakta sana tutulalı.....
Manav: domates yanaklım....patlıcan dudaklım......enginar kılıklım......3 kilosu bir milyonluk bir aşk değil benimki......
Milletvekili: bizim kasabaya yapılcak köprünün inşaatına başladık...15 sene sonra....beni ööle değiştirdin ki vaadettiklerimi yapmaya başladım.....
Doktor : öksür sevdiğim, ciğer filmin pırıl pırıl, gönlünce öksür sevdiğim... hapşur sevdiğim grip aşısı gibi senin aşkın, beni mikroplardan korur sevdiğim
Haber Spikeri:Iyi aksamlar..Evdeki telefondan bildiriyorum.Dun aksam beynime ulasan sinyale gore, sana asigim ve seviyorum.Bir dahaki konusmamiza kadar hoscakal
Çiftçi : buğday başağı gibi sarı saçların, rüzgarda mağrur boynunu büker güzeller güzeli.. gel de aşık olma
Benzinci :sulandırılmış mazot gibi motoru bozan adamlardan değilim ben.....petrol rafinerisine döndüm seni seveli.....
Bodyguard :Seni çok pis döverim benim asabımı bozma.....seviyoz dedik ya.....şimdi kaybol.....
Lunaparkçı:gondoldan indim çarpışan otom arızalandı.....sigaralara denk gelmiyor kasnaklar......dönme dolap ettin beni peşinde.....yeter artık aşıkım uleeen
-
KOÇ
Sevimli koç burçları genelde messengerda takılır. Koç burcu bayanı messengerdan bir koca bulacağı hayaliyle yanıp tutuşa dursun. Tüm arkadaşlık sitelerinde koç burçlarını görmek mümkündür.Bikere evde kaldıklarına kendilerinin sevilmediğine inanmış bir burçtur. Dostlukları kuvvetli olsada. Sanal dünyada mutlu yuvanın özlemi içersinde yanıp tutuşur. Koç burcu kadının messenger iletisinde ''Meşgulum börek yapıyorum'' yazısını sıkça gördüğümüz gibi. Koç burcu erkeğinin ne dinliyorum özelliğinde Çelik- Benimle evlenir misin?Şarkısı sıkca duyulur.
BOÄžA
Boğa burcu msnden pek tad almaz bunun yerine internette nefes almaksızın para kazanmanın yollarını arar. Kimi duyumlara göre Venüsün çekimi ile .... sitesi kurma ihtimalleri yüksek olan rivayetlere kurban gitmiş sabıkalı bir burçtur.
İKİZLER
İkizler burcu ise Zodyağın en kıl burcudur.Varsa yoksa forumlarda rep peşinde koşan keza sevilen sevimli bir burçtur. Değişkendir sohbet odalarında bir gün psikolog sonra ki gün astrolog abartıp ürolog bile olabilir.
YENGEÇ
eee artık yorulduk bu burcun duygusal krizlerinden. Msn aleminin en sulu
göz zodyağımn en karamsar burcudur. Gothic resimlerle avatarını
süslerken Spacesnde, blogunda hayata hep bir isyan hep bir dert yanma
havası içine düşmüştür. Beklentileri sabittir. Bir gün bu sanal illetten kurtulacağına inanır.
ASLAN
Tü tü tü maşşalah..Sanal alemin reel alemin en favori burcudur. Tü tü tü kırk bin kere maşallah Aslan burcunu googleda kendini ararken. Messenger iletisinde kendini överken. Messengerına kendi kendini ekleyip kendini izlerken bulabilmeniz çok doğal. 24 saat messengerı açık gezen her an biri kendini övecek diye bekleyen manyak bir burçtur.
BAÅžAK
Tipik titiz başak virüs programıyla her gün her saniye bilgisayarının içini
dışını temizler. Abartır kasayı açar elektirikli süpürgeyle içini temizler. İletisini temizler listesini temizler elinde vileda sopasıyla chatleşir. İletilerinde genellikle sıkça hemen hemen her zaman ''Temizlik yapıııoooorummm gelljemmmm'' şeklinde tuhaf şeyler yazar.
TERAZİ
En gıcık burçtur kendileri. Çünkü photoshopu kapanmaz varsa yoksa resim
çizim onun bunun resmini düzelteyim. Bir kez dedik ya Teraziler el
hünerleriyle meşhurdur diye illa cıvığını çıkartırlar. Forumlarda
enttellektüel sohbetlere dalıp hayatın gerçekliğinin sanal oluşundan
bahsedip enteresan bir felsefeye dalarlar. Bunları genelde şiir
sitelerinde resim sitelerinde yorum yaparken görülür. feci derecede
yeteneklilerdir.
AKREP
Aman aman evlerden ırak. Bunların işi gücü site çökerteyim msn kırayım şifre çalayım. Hayırlı bişey yapıp msnden zevce bulup nikah kıyayım demezler. Hackerdırlar. Onu bunu önüne gelen ne varsa kırarlar. Sevilmezler kimliklerini gizlerler. İllet bir burçtur.
YAY
Yay burcu kıskançlığı ile tanılan gevşekliği ile terkedilen bir burçtur. Sohbet odalarından çıkmazlar. Yay burcu erkeğinin zaafları ''su_perisi, izmirli_güzel_kız20, prenses_18'' bu nicklere aşırı zaafları olduğu gibi sanal alemin don juanı olarak bilinir.
OÄžLAK
Bir oğlağı sanal alemde tanımak çok kolaydır. MEssengerı durmadan açılıp kapanır. Sebebi ise annesi durmadan ''yatttt artıkkk'' diye bağırdığı için. Burçta tırsma eğilimleri gözlenir. Ve burç kendini resetler. Genelde sanal alemde bulduğu karşı cinsle buluşmaya gider. Dağ tepe bayır çayır dinlemez gider buluşur ve listesinden engeller. Ayran gönüllüdür. İletisine aldanılırsa yazık olabilir.
KOVA
Kova burcunu sanal alemde tanımak çok zordur. Gizemli bir havası vardır. Bu burcun asla ne dinlediğini öğrenemezsiniz. Açmaz. İletisi kısa ve özdür artı sosyaldir. Burç genelde geceleri onlıne olur sabah ezanıyla kendini resetler.
BALIK
Balık burcunun en belirgin özelliği sanal alemdeki oynadığı oyunlardır. Zira
Onu chat yaparken nadir görürsünüz. Kendini sanal oyunlara adapte eder.
Durumu sürekli Dışardadır Otomatik msjnda ''Oyun oynuyorumm yazın cevap veriririm''yazar ama cevap verdiğine henüz rastlanmamış ender kozalak burçlardandır.
(alinti)
-
Özürlü çocuk annelerine erken emeklilik
Devlet Bakanı Nimet Çubukçu, özürlü çocuk annelerine 5 yıl erken emeklilik olanağı saÄŸlanmasıyla ilgili “Çalışmak zorunda olan özürlü çocuk annelerinin ağır yükünün paylaşılması adına bu düzenlemeyi çok önemli görüyorum” dedi.
Çubukçu, dün
TBMM'de yasalaşan Sosyal Güvenlik Yasa tasarısında, özürlü çocuğu olan annelere malul bakımı sağladıkları düşüncesinden hareketle 5 yıl önce emekli olma imkanı getirildiğini söyledi.
Özürlü çocuÄŸa sahip annelerin taşıdıkları ağır sorumluluÄŸa dikkati çeken Çubukçu, “Çalışmak zorunda olan özürlü çocuk annelerinin ağır yükünün paylaşılması adına bu düzenleme çok önemli” diye konuÅŸtu.
81 BİN YAŞLI VE ÖZÜRLÜYE AF
Çubukçu, Sosyal Güvenlik Yasa tasarısı görüşmeleri sırasında Meclis'te grubu bulunan tüm partilerin ortak önergesiyle 65 yaÅŸ üstü özürlü ve kimsesiz vatandaÅŸlara yapılan “yersiz ödemelere de af getirildiÄŸini” bildirdi.
2022 sayılı yasadan maaÅŸ alan yaÅŸlı ve özürlülerin, herhangi bir ÅŸekilde sigortalı olmaları durumunda, geçmiÅŸte aldıkları maaÅŸların yüzde 50 faiziyle geri istendiÄŸini belirten Çubukçu, “Bu öyle büyük bir meblaÄŸ oluyordu ki bir özürlü için bunu ödemek imkan dahilinde deÄŸildi. BirçoÄŸu icra takibindeydi. Tüm parti gruplarının ortak önergesiyle bu borçlara af getirildi” dedi.
Çubukçu, yeni düzenlemenin 81 bin kişiyi ilgilendirdiğini ve önemli bir probleme çözüm getirdiğini kaydetti
Hürriyet Gazetesi
-
"40 under 40" da bir Türk
hurriyet.com.tr
Avrupa'nın en iyi 40 genç mimarının seçildiği yarışmada, Mimar Melkan Gürsel Tabanlıoğlu kazanan mimarlar arasına girdi.
Tabanlıoğlu Mimarlık şirketinin ortaklarından Mimar Melkan Gürsel Tabanlıoğlu, "Avrupa Mimari, Sanat, Tasarım ve Şehircilik Merkezi" ve "The Chicago Athenaeum Mimari ve Tasarım Müzesi" tarafından düzenlenen, "40 under 40" yarışmasını kazanan mimarlar arasına girdi.
Tabanlıoğlu, Avrupa Birliği üyesi ve Avrupa sınırları içinde bulunan 47 ülkeden yüzlerce mimarın katıldığı yarışmada, "İstanbul Modern Sanat Müzesi", "Ankara Doğan Medya Center" ve "Levent Loft" için gerçekleştirdiği 3 örnek projeyle, "40 yaşın altında gelecek vaat eden 40 mimar"dan biri seçildi.
Yarışmada Almanya, Belçika, Danimarka,
Fransa, Hollanda, Hırvatistan, İngiltere, İspanya,
İtalya, Norveç, Polonya, Portekiz,
Rusya, Turkiye ve
Yunanistan'dan, geleceğin iş ve yaşam biçimlerinde etkin olacak mimarlar ödüle değer bulundu.
Dereceye giren 15 ülkeden 40 mimarın seçilen eserleri, yıl boyunca Avrupa'nın farklı şehirlerinde sergilenecek. Daha sonra, Amerika'nın Chicago şehrinde bulunan dünyaca ünlü Mimarlık ve Tasarım Müzesi Athenaeum'da izleyicilere sunulacak.
Listede, Stüdyo Architects
İstanbul’dan Cem Yurtsever ve AyÅŸin İpekçi ile Melkan Gürsel TabanlıoÄŸlu olmak üzere 3 Türk mimar bulunuyor.
Hürriyet gazetesi
Yarışmaya katılan projeler; mimaride yenilikçi yaklaşımlar, yeni teori ve düşünceler, çağdaş dizaynlar, son inşaat teknolojilerin kullanımı, farklı materyallerin araştırılması, enerji tasarrufu ve çevre duyarlılığı, inşa edilecek bölgeyle uyumluluk gibi kriterler doğrultusunda değerlendirildi.
-
Kimlik numarası olmayan işlem yaptıramayacak. 2 yıl önce yürürlüğe giren Türkiye Cumhuriyeti Kimlik Numarası uygulamasının salı gününden itibaren zorunlu hale geliyor. 29 Nisan 2008 tarihinden itibaren hiçbir kamu kurumu kimlik numarası olmadan işlem yapmayacak.
Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü'nden ilgili tüm kurum ve valiliklere gönderilen genelgede, Merkezi Nüfus İdaresi Sistemi (MERNİS) projesi kapsamında, kurum kayıtları arasındaki bilgi alışverişini sağlamak ve kamu hizmetlerinin sunulmasında kişiyi tek bir numaradan tanımlamak üzere TC Kimlik Numarası uygulamasına başlandığı ve her bireye bu numara verildiği hatırlatılmıştı.
Genelgede şöyle denilmiÅŸti: “21 Ekim 2006 tarihli Resmi Gazete'de yayınlanan BaÅŸbakanlığın 2006/33 nolu genelgesinde de (kiÅŸilerin adına düzenlenecek olan her türlü form, beyanname, kimlik kartı, vergi kimlik kartı, sürücü belgesi, pasaport gibi bütün tanıtıcı belgelerde Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarasına yer verilir. Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası kurumlar ile diÄŸer gerçek ve tüzel kiÅŸilerin her türlü iÅŸlem ve kayıtlarında esas alınır) hükmü bulunmaktadır” 2 yıl boyunca verilen uyum sürecinin tamamlanması ile beraber salı gününden itibaren artık TC Kimlik Numarası artık her türlü belge ve iÅŸlemlerde TC Kimlik Numarası'nın kullanılması bir zorunluluk olacak.
Hürriyet Gazetesi

-
T.C.
YARGITAY
11. HUKUK DAİRESİ
E. 2004/10822
K. 2005/7674
T. 14.7.2005
• LİMİTED ŞİRKETLERDE ORTAKLARIN SORUMLULUÄžU ( Sadece Åžirkete Karşı Ve Esas Sermaye Payı İle Sınırlı OlduÄŸu - Åžirketten Tahsil İmkanı Olmayan Kamu Borçlarından Sermaye Hisseleri Oranında DoÄŸrudan DoÄŸruya Sorumlu OlduÄŸu )
• KAMU BORCU ( Limited Åžirket Ortakları Sermaye Miktarı İle DeÄŸil Sermaye Payları Oranında Sorumlu OlduÄŸu )
• SERMAYE ŞİRKETİ ( Limited Åžirket Ortakları Åžirketten Tahsil İmkanı Olmayan Kamu Borçlarından Sermaye Hisseleri Oranında DoÄŸrudan DoÄŸruya Sorumlu OlduÄŸu )
6762/m.529, 530, 531
6183/m. 35
ÖZET : Sermaye şirketlerinden olan limited şirketlerde ortaklar açısından sınırlı sorumluluk ilkesi geçerlidir. Ortakların sorumluluğu sadece ortaklığa karşıdır ve esas sermaye payı ile sınırlıdır. Bu ilkenin istisnalarından biri kamu borçlarından sorumluluktur. Limited şirket ortakları, şirketten tahsil imkanı olmayan kamu borçlarından sermaye hisseleri oranında doğrudan doğruya sorumludur. Ortakların bu borcu sermaye borcundan ayrı, bağımsız bir borçtur. Kamu borçlarından limited şirket ortakları sermaye miktarı ile değil, sermaye payları oranında sorumludur.
DAVA : Taraflar arasında görülen davada Erzincan Asliye 1. Hukuk Mahkemesi'nce verilen 21.05.2004 tarih ve 2002/465 - 2004/243 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi M.L. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşü1üp, düşünüldü:
KARAR : Davacı vekili, müvekkili ve davalıların tasfiyesine karar verilen Y. Mobilya İnşaat Turizm Tarım Tekstil İthalat ve İhracat Tic. ve Paz. Ltd. Şti.'nin ortakları olduğunu, anılan şirketin fesih davasının devam ettiği dönemde ve dava sonuçlandıktan sonraki aşamada ödenmesi gereken 16.185.356.000.-Lira şirket borçlarının davacı tarafından ödendiğini, davalı ortakların bu ödemelere katılmadıklarını ileri sürerek, anılan meblağın hisseleri oranında davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, davacının şirketin sorumlu müdürü ve hissedarı olduğunu, basiretli bir tacir gibi davranmayıp şirkete zarar verdiğini, şirkete ait malvarlığının davacıda kaldığını, şirketin iki aracının davacı tarafından satıldığını, davacının tüm ödemeleri şirketin mallarını, demirbaşlarını satmak suretiyle yaptığını, davacının müvekkillerinden herhangi bir alacağının bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda, tarafların ortağı bulunduğu şirkete ait olan araçlardan birinin dava dışı 3. kişi adına, diğerinin ise halen şirket adına kayıtlı olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalılar vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, tasfiyesine karar verilen dava dışı limited şirketin borçlarını ödeyen ortağın payına düşen kısmı aşan miktarın diğer ortaklardan payları oranında tahsili istemine ilişkindir.
Bir sermaye şirketi türü olan limited şirketlerde ortaklar açısından sınırlı sorumluluk ilkesi geçerlidir.
Ortağın asıl borcu, taahhüt ettiği sermayeyi ödemektir. Sermaye borcunu tam olarak yerine getiren ortağın sorumluluğu sona ermektedir. Türk hukukunda ortaklar, limited şirketin borçlarından şahsen sorumlu değildirler. Başka bir ifade ile, limited şirket, iki veya daha fazla gerçek ve tüzel kişi tarafından bir ticaret ünvanı altında kurulup, iktisadi konularda faaliyet gösteren, ortaklık borçlarından sadece ortaklığın malvarlığı ile sınırlı olarak sorumlu bulunduğu, esas sermayesi muayyen ve bu sermaye ortakların sermaye paylarının toplamına eşit olan ortaklıktır. Ortakların sorumluluğu sadece ortaklığa karşıdır ve esas sermaye payı ile sınırlıdır.
İlke olarak kanun, ortaklarla limited şirket alacaklıları arasında bir ilişki kurmamış, alacaklılara gereğinde ortaklara başvurma imkanını tanımamıştır. Bu ilkenin üç istisnası vardır. Birincisi, TTK'nun 532/f.3 maddesindeki açığı kapama yükümü, ikincisi selef sıfatıyla sorumluluk ( TTK. 529, 530 ve 531 maddeleri ) ve üçüncüsü ise kamu borçlarından ortakların sorumluluğudur.
Somut olaya gelince; davacı, davalılarla ortak bulunduğu dava dışı limited şirketin bankaya olan kredi borcu, çek bedeli borcu, vergi borcu, SSK borçları ile ticaret sicil harçları olmak üzere, toplam 16.185.356.000.-Lira borcunu ödediğini iddia etmiştir. Mahkemece, davalıların hisseleri oranında hesaplama yapan bilirkişi raporu benimsenip davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup, davalıların ödenmemiş sermaye borçlan olduğu da iddia edilmediği gibi bu husus kanıtlanmış da değildir.
Bu durumda, mahkemece, yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda, ödeme kalemlerinden olan kredi borcu ile çek bedeli borcuna ilişkin olarak davacının ödediği şirket borcu için ortaklara husumet yöneltilemeyeceği gözetilip, davanın bu kalemlere yönelik olarak husumet yönünden reddi gerekirken kabulü doğru görülmemiştir.
2- Diğer kalemlere yönelik temyiz itirazlarına gelince; Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 4369 Sayılı Yasa ile değişik 35'inci maddesi, limited şirket ortaklarının, şirketten tahsil imkanı bulunmayan amme alacağından sermaye hisseleri oranında doğrudan doğruya sorumlu olacağını ve bu kanun hükmüne göre takibe tabi tutulacağını hükme bağlamıştır. Ortağın anılan bu borcu, onun limited şirkete karşı taahhüt ettiği veya ödediği sermaye borcundan ayrı, bağımsız bir borçtur. Sorumluluk, sermaye payı oranıyla sınırlıdır. Fakat, bahse konu borcun doğabilmesinin ön koşulu, amme borcunun limited şirketten tahsil imkanının bulunmamasıdır.
Başka bir anlatımla, amme borcunun muhatabı şirketten tahsili yoluna gidilmesine rağmen, bunun tahsilinin mümkün olmaması halinde ortakların sorumluluğu söz konusu olur. Kamu borcundan dolayı ortakların sorumluluğu, belli koşulların varlığında sermaye miktarı ile değil, sermaye paylan oranında olup, davacı ortağın ödediğini iddia ettiği bu kalemlere ilişkin borcun tamamının amme alacağı olup olmadığı, borcun kaynaklan, ödemeler anındaki limited şirketin mali durumu, aktif ve pasifleri, uyuşmazlık konusu borçların ödendikleri tarihlerde borçların asıl muhatabı şirketten tahsil imkanı olup olmadığı, davacının bu borçlan hangi koşullarda ödediği, dava hakkı ve rücu koşullarının bulunup bulunmadığı üzerinde hiç durulmamıştır.
O halde, mahkemece yukarıda yapılan açıklamalar çerçevesinde araştırma yapılması, gerektiğinde şirket kayıtlarında bilirkişi incelemesi yaptırılması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde eksik incelemeyle hüküm tesisi doğru bulunmamıştır.
3- Bozma neden ve şekline göre, davalılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ : Yukarıda ( 1 ) ve ( 2 ) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalılar yararına BOZULMASINA, ( 3 ) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 14.07.2005 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
-
ÖSS yaklaşırken tavsiyeler
Elif Kaleli /
elifkaleli@dilko.com.tr
Şüphesiz ki, bütün bir yılı çalışarak geçiren üniversite adayı gençler çok haklı.
Ancak önümüzdeki yaklaşık iki buçuk aylık dönem oldukça önemli. Zira, adayların eksiklerini kapatacağı ve sınav pratiklerini geliştireceği zaman diliminin son çeyreğinde atak yapacak olan gençler, varış çizgisine daha da yaklaşacaktır. İşte ÖSS adaylarının belki de en çok morale ve desteğe ihtiyaç duydukları döneme girmiş bulunuyoruz.
İŞTE ÖSS YAKLAŞIRKEN KAÇIRILMAMASI GEREKEN TAVSİYELER
Hürriyet gazetesi
-
Şükrü KIZILOT
skizilot@yaklasim.com

Çocuklara bir taşla birkaç kuş için son saatler
BÖYLE bir olay ilk kez yaşanıyor.
Anne-babalar, büyük bir telaş ve şaşkınlık içindeler. Bir kısmı da paniğe kapılmış durumda.
Çocuklarını hiç değilse bir gün sigortalı edecek kişilerin ya da firmaların arayışındalar...
Kimi bir şirketin, kimi 10-12 yaşındaki çocuğunu çırak gösterecek bir esnafın, kimi de 3 yaşındaki küçük çocuğu ile reklam filmi çekecek, katalog yapacak, bir reklam ve tanıtım ajansının ya da defile düzenleyen firmanın arayışı içinde...
Geçtiğimiz c
uma günü, bu konudaki yazım üzerine tam 32 bin 160 e-posta aldım. Bu benim için bir rekor...
İnanılır gibi değil... Sanki bütün Türkiye, çocukların sigorta olayının peşine düşmüş. Hepsi birbirinden ilginç, bir kısmı da değişik ülkelerdeki vatandaşlarımızdan gelen, binlerce soru... Ortak nokta; çocukların geleceği...
BİRKAÇ KUŞ
Anne ve babalar, 30 Nisan akşamına kadar çocuklarını sigortalı yaptırmazlarsa, adeta perişan olacaklar.
Daha önce de yazdık.
Bir gecede çok şey değişecek.
30 Nisan akşamına kadar sigortalı olanlar;
1. Yıllar sonra emekli olurken, 10 puan (yüzde 20) fazla, emekli aylığı alacaklar.
Örneğin 25 yıl hizmeti olana yüzde 50 yerine, yüzde 60 yani yüzde 20 fazla emekli aylığı bağlanacak.
2. Yıllar sonra emekli olduklarında, baÅŸka bir iÅŸte çalıştıkları zaman emekli aylıkları kesilmeyecek. Emekli aylıklarının yüzde 15’i oranında
"Sosyal Güvenlik Destek Primi" ödeyecekler.
1 Mayıs’ta sigortalı olanlar ise, 25 yıl hizmeti olduÄŸunda, yüzde 50 üzerinden emekli aylığı baÄŸlanacak. Emekli olduÄŸunda, baÅŸka bir iÅŸte çalışırsa, emekli aylığı kesilecek.
Görüldüğü gibi, bir gecede çok şey değişecek.
Kaldı ki avantajlar bunlarla sınırlı değil. Prim ödeme gün sayısı, emeklilik yaşı gibi başka avantajlar da var.
YAÅž SINIRI YOK
Daha önce de yazdığımız gibi, sigortalı olmak için, yasada belirtilmiş bir yaş sınırı yok.
Geçtiğimiz cuma günü örnek verdik;
CumhurbaÅŸkanı’nın oÄŸlu Mehmet Emre Gül bile, 14,5 yaşında SSK sigortalısı olmuÅŸ. Ayrıca çok sayıda milletvekili ve bakanın çocuÄŸu da küçük yaÅŸlarda SSK sigortalısı oldular. Hukuki açıdan, bu anlamda herhangi bir sorun da yok.
BaÅŸta CumhurbaÅŸkanı’nın çocuÄŸu olmak üzere, bakanların ve milletvekillerinin, küçük çocuklarının bir iÅŸte çalışması ve SSK sigortalısı olması, tamamen yasalara uygun.
O halde, milletin aslının çocukları da küçük yaşta SSK sigortalısı olabilirler. Bu da hukuka uygun.
Yasaların sağladığı avantajdan yararlanmak, vatandaş için de hak. Ancak, 15-18 yaş arasındaki çocuklar ile 15 yaşından küçük olanlar, belli işlerde çalışabiliyorlar. Çocukların çalışabileceği yerlerin bir listesi var buna dikkat etmek gerekiyor (Kapsamlı liste için Bkz.
www.yaklasim.com ).
SON GÜN
Çocukların sigortalılık başvurusu için, yarın akşama kadar olan süre son gün. Ancak,
işe giriş bildiriminin, bir gün önceden verilmesi gerektiği için, bugün akşama kadar vermekte yarar var. Sigortalı işe giriş bildirgesinin zamanında verilmemesi halinde, her bir sigortalı için, asgari ücret kadar (yani 608.40 YTL) idari para cezası kesilir.
Bu nedenle, yarını beklemeden, sigortalı işe giriş bildirgesini bugün vermekte yarar var.
Hürriyet Gazetesi